Çevrimiçi
Bu konu başlığı altında 77 tez
Tüketici şüpheciliği ve marka güvensizliği ilişkisi: Online alışveriş siteleri üzerine bir araştırma
Bu çalışmada, tüketici şüpheciliği ile marka güvensizliği kavramları ele alınmış ve bu kavramlar arasındaki ilişkiler, Türkiye'deki bazı online alışveriş siteleri bağlamında incelenmiştir. Dikkate alınan kavramların literatürde oldukça az sayıda incelendikleri anlaşılmakta iken; söz konusu ilişkinin Ülkemizde neredeyse hiç inceleme konusu olmadığı dikkat çekmektedir. Ulaşılan sonuçlara göre şüphecilik, iki alt boyuta ayrılmakta; ancak marka güvensizliği tek bir boyut olmaktadır. Bunun yanı sıra, iki kavram birbirleriyle ilişkilidir ve tüketici şüpheciliğinin boyutları hem tek tek ve hem de bir bütün olarak marka güvensizliğini etkilemektedir. Anahtar Kelimeler: Tüketici şüpheciliği, marka güvensizliği, online alışveriş siteleri,Türkiye.
Çevrimiçi bilinçli farkındalık temelli bilişsel terapi uygulamasının algılanan stres ve ruminatif düşünce düzeyi üzerine etkisi
Çevrimiçi bilinçli farkındalık temelli bilişsel terapi uygulamasının bireylerin algılanan stres ve ruminatif düşünme biçimi düzeylerine etkisi açısından karşılaştırmayı hedefleyen bu araştırmada tek grup öntest-sontest kontrol grupsuz model uygulanmıştır. Araştırmanın çalışma grubu; İstanbul ili, Sultanbeyli, Arnavutköy, Güngören, Bakırköy ilçeleri okullarında çeşitli kademelerde çalışan 12 rehber öğretmenden oluşmaktadır. Araştırmada 'Kişisel Bilgi Formu', 'Algılanan Stres Ölçeği (ASÖ-14)' ve 'Ruminatif Düşünme Biçimi Ölçeği' katılımcı grubuna program öncesi öntest ve program sonrası sontest olarak uygulanmıştır. Elde edilen verilerin analizi SPSS programı, Bağımlı-T Testi ile gerçekleştirilmiştir. Araştırmada, 8 oturum 90 dakikadan oluşan bir program uygulanmıştır. Elde edilen veriler, bireylerin algılanan stres ve ruminatif düşünme biçimi düzeyi puanlarında anlamlı bir farklılık olmadığını göstermektedir.
6. sınıflarda çevrim içi okuryazarlık becerisinin geliştirilmesi
Bu araştırmanın amacı, 6. sınıf öğrencilerinin çevrim içi okuryazarlık becerilerinin geliştirilmesine yönelik bir model ortaya koymaktır. Araştırma iki kısımdan oluşmaktadır. Birinci kısımda, çevrim içi okuma alanyazın ve öğretim programları incelenmiş, buradan hareketle Türkçe derslerinin çevrim içi okuma eğitimiyle ilişkilendirilmesine yönelik bir model önerisi geliştirilmesi amaçlanmıştır. Çalışmanın bu aşamasında, alanyazından ve ilgili öğretim programlarından elde edilen veriler doküman incelemesi yöntemiyle içerik analizine tabi tutulmuştur. İçerik analizi sürecinde, üç uzman tarafından veriler kodlanmış, temalar belirlenmiş ve düzenlenmiş, bulgular tanımlanarak yorumlanmıştır. Analiz sonucunda, çevrim içi okuma kazanımları tespit edilmiş, bu kazanımlar "problem oluşturma ve tanımlama", "çevrim içi bilgilere ulaşma", "çevrim içi bilgileri analiz etme", "sentezleme" ve "çoklu ortamları kullanarak bilgiyi iletme" temaları başlıklarında toplanmıştır. Yaygın olarak yer verilen kazanım ve standartlardan hareketle Türkçe Dersi Öğretim Programı'na yönelik çevrim içi okuma kazanımları önerilmiştir. Uygulama öncesinde uzman görüşleri doğrultusunda kazanımlara son şekli verilmiştir. Araştırmanın ikinci kısmında, eylem araştırması süreci gerçekleştirilmiştir. Eylem araştırması sürecinde, model önerisinde ortaya konacak çevrim içi okumaya yönelik kazanımlar doğrultusunda etkinlikler hazırlanmıştır. Hazırlanan etkinlikler, araştırmanın çalışma grubunu oluşturan İzmir il merkezinde yer alan bir ortaokulun altıncı sınıfında öğrenim görmekte olan 21 öğrenciye 11 hafta uygulanmıştır. 11 haftalık uygulama sonunda öğrencilerden toplanan 1054 sayfalık veri, analiz edilmek için veri analiz sürecine dâhil edilmiştir. Elde edilen veriler içerik analizi yöntemiyle analiz edilmiştir. 11 hafta süren eğitim sürecinde, önerilen model doğrultusunda hazırlanan dersler betimlenmiştir. Eylem araştırmasının nicel kısmında; araştırmacı tarafından geliştirilen "Çevrim İçi Araştırma ve Okuduğunu Anlama Ölçeği", Putman (2014) tarafından geliştirilen ve araştırmacı tarafından Türkçe'ye uyarlanan "Çevrim içi Tutum ve Davranışları Ölçeği", "Çevrim İçi Araştırma ve Okuduğunu Anlama Erişi Testi" kullanılmıştır. Araştırmanın nitel kısmında ise "Araştırmacı Gözlem Formu", "Öğrenci Günlükleri" ve öğrencilerin işlenen modele göre görüşlerini tespit edebilmek için "Yarı yapılandırılmış Görüşme Formu" kullanılmış ve dersin başından sonuna kadar "OBS Studio" programı kullanılarak öğrencilerin yaptığı araştırmalar kayıt altına alınmıştır. Araştırmanın nicel verileri, ön test ve son test olarak uygulanan ölçekten elde edilen veriler "SPSS 23.0 for Windows" ile analiz edilmiştir. Araştırmada çalışma grubu öğrencilerinin ön test ve son test sonucu aldıkları puanların aritmetik ortalama ve standart sapmaları hesaplanmış ve grup içi karşılaştırmalar yapılmıştır. Elde edilen veriler, ilişkili örneklemler t-testi ve Wilcoxon işaretli sıralar testi kullanılarak analiz edilmiştir. Araştırmanın nitel kısmında, çevrim içi araştırma ve okuduğunu anlamaya yönelik uygulanan öğretimden elde edilen öğrenci görüş ve algılarından hareketle, disiplinler arası ilişki kurma, köprü metin kullanma, günlük yaşamla ilişkilendirme, yazmaya ilgi duyma, yazım ve noktalamaya katkı sunma, kelime hazinesine katkı sunma, internette etkili araştırma yapma, çevrim içi okumanın ilgi çekici ve eğlenceli olması, çevrim içi okuma yaparken öğretmen ve arkadaşlarıyla iş birliği yapma ve son olarak Türkçe dersini diğer becerilerle ilişkilendirme olmak üzere on ana temada toplanmıştır. Eylem araştırmacı süreci sonunda, önerilen model doğrultusunda gerçekleşen eğitim ile öğrencilerin çevrim içi okuma düzeylerinin arttığı, derslerin eğlenceli hâle geldiği ve öğrencilerin Türkçe dersine yönelik tutumları ve çevrim içi okumaya yönelik tutum ve davranışlarını olumlu yönde etkilediği sonucuna ulaşılmıştır. Sonuç olarak araştırma süreci boyunca yapılan uygulamaların ortaokul 6. sınıf öğrencilerinin çevrimiçi okuryazarlık becerilerinin gelişimine katkı sağladığı söylenebilir. Anahtar Kelimeler: Çevrim İçi Okuma, Dijital Okuryazarlık, Yeni Okuryazarlık Becerileri.
Anımsatma istemlerinin öğrencilerin çevrimiçi akademik yardım arama davranışlarına etkisinin öğrenme analitikleri ile incelenmesi
Çevrimiçi öğrenmede, öz düzenleme süreçlerinin etkili kullanılabilmesi oldukça önemli görülmekte ve öğrenenlerin bu bağlamda desteğe ihtiyaç duydukları araştırma bulgularıyla desteklenmektedir. Akademik Yardım Arama (AYA), akademik başarı ile de ilişkilendirilen öz düzenlemeli öğrenme (ÖDÖ) stratejilerinden biridir ve bu stratejilerin desteklenmesinde, anımsatma istemlerinin etkili bir araç olduğunu araştırmalar ortaya koymaktadır. Ancak, mevcut araştırmalar gözden geçirildiğinde, öğrenme analitiklerine dayalı çalışmaların azlığı dikkat çekmektedir. Bu araştırmanın amacı, yüksek öğrenim öğrencilerinin, çevrimiçi AYA davranışlarını teşvik etmek amacıyla kullanılan anımsatma istemlerinin etkisini, öğrenme analitiklerine dayalı olarak incelemektir. Araştırma, deneysel araştırma deseni ile yürütülmüştür. Yüksek öğrenim lisans öğrencisi otuz dokuz katılımcı deney ve kontrol gruplarına rastgele atanmıştır. Çevrimiçi öğrenmede AYA davranışları bağımlı değişken, bu davranışları teşvik etmek amacıyla kullanılan anımsatma istemleri ise bağımsız değişken olarak ele alınmıştır. Çalışma kapsamında, belirli uygulama görevleri, deney grubu için anımsatma istemi eklenerek farklılaştırılmıştır. Araştırmanın veri seti, AYA davranışlarının vekil göstergesi olarak kabul edilen dijital iz verileri ve aynı bağlamda toplanan öz bildirime dayalı verilerden oluşmaktadır. Bulgular, öğrencileri yardım aramaya davet eden, yardım arayışında olanlara, yardıma daha hızlı ve kolay erişmeleri için yönlendirmeler sunan istemlerin, AYA davranışlarını teşvik ederek, çevrimiçi yardım kaynaklarından faydalanma durumunu olumlu etkilediğini, görevi tamamlama çabasını artırdığını ve görevin başarıyla tamamlanmasında etkili olduğunu desteklemektedir. Bulgular alanyazın temelinde tartışılmış, uygulama ve araştırmaya yönelik öneriler sunulmuştur.
Digital democratization: the place of smart card readers in the 2019 general election in Enugu West Senatorial Zone, Enugu State, Nigeria
Nigeria's electoral malpractices since 1999 have reduced electorates' chances of changing government, leading to fraud accusations and a need for improvement. Post-election violence and tribunals have exacerbated these anomalies, highlighting the need for improvement in the electoral process. INEC must align electoral system with global innovations for digital democratization in Nigeria, addressing anomalies in previous elections. The study used Davis' Technology Acceptance Model for a cross-sectional survey in Nigeria, involving 255 electorates in the 2019 election, using mean and standard deviation. In 2019, Nigerian election utilized smart card readers, simplifying voting and promoting INEC's online presence, reducing double registration and accreditation issues. Keywords: Tribunal, INEC, Global innovation, Digital democratization, Electorate, Online, Accreditation
Teaching collocations through data-driven learning: Comparison of two approaches
The present study aimed to investigate the effects of two data-driven collocation learning approaches (Corpus Consultancy and Practice on English-Turkish Parallel Texts) on participants' receptive and productive collocational knowledge of form, use and meaning. The study employed a quantitative research design; the data were collected through a vocabulary size test, a vocabulary knowledge scale, and a receptive and productive knowledge tests with a total number of 43 participants (N 14 in the Web-based group, N 16 in the Parallel Texts Group, and N 13 in the Control group). The Corpus Group received training on using a corpus to find and induce the meaning of the target collocations (10 adjective-noun and 10 verb-noun) through the COCA corpus. On the other hand, the Parallel Texts Group studied a small corpus consisting of English extracts containing target collocations taken from COCA corpus side by side with their L1 translations. The Control group, however, was expected to find the meanings of the collocations by resorting online dictionaries. The perceptions of the participants on both experimental approaches were also elicited via a structured survey consisting of open-ended questions. The results showed that The Corpus Group outperformed the Control Group both in both receptive and productive tests, while the Parallel Texts Group's scores remained to be in between in most cases. The participants in the Corpus Group and the Parallel Texts Group shared their perceived benefits and drawbacks of the approaches.
Tıp fakültesi öğrencilerinin sanal zorba/kurban olma ve farkındalık durumu ile çevrimiçi teknolojilere yönelik özyeterlik algı düzeylerinin incelenmesi
Sanal zorbalık, cep telefonu, e-posta, web siteleri vb. bilişim teknolojileri aracılığı ile bireyin diğer bireye/bireylere tehdit, taciz, korkutma vb. kötü amaçlı, sürekli, kasıtlı davranışlar sergilemesi olarak tanımlanmaktadır. Bu çalışmada fakültelerinde henüz eğitime başlayan tıp fakültesi öğrencilerinin sanal zorba/kurban olma düzeyleri, sanal zorba farkındalık durumları ve çevrimiçi teknoloji kullanım özyeterlik algı düzeylerinin çeşitli değişkenlere göre incelenmesi amaçlanmıştır. Araştırma ilişkisel tarama modeline göre gerçekleştirilmiştir. Çalışma grubu 307 öğrenciden oluşmuştur. Veriler; Kişisel Bilgi Formu, Sanal Zorba/Kurban Ölçeği, Sanal Zorba Farkındalık Ölçeği, Çevrimiçi Teknolojilere Yönelik Özyeterlik Algısı Ölçeği ile elektronik yoldan toplanmıştır. Verilerin analizi SPSS 22.0 istatistik paket programı ile yapılmıştır. Araştırmada öğrencilerin sanal zorba ve kurban olma düzeylerinin oldukça düşük düzeyde olduğu belirlenmiştir. Bununla birlikte öğrencilerdeki sanal zorbalık farkındalığı ve çevrimiçi teknoloji kullanım yeterlik algı düzeyi yüksek çıkmıştır. Kadın öğrencilerin ve akademik başarısı yüksek olan öğrencilerin daha yüksek farkındalığa sahip oldukları belirlenmiştir. Öğrencilerin sanal zorba olma durumları ile cinsiyet, akademik başarı, internet kullanım süresi ve yaşanılan yer değişkenlerine göre anlamlı bir ilişki bulunmazken, sanal kurban olma durumu ile interneti uzun süre kullanan öğrenciler lehine anlamlı bir ilişki olduğu belirlenmiştir. Çevrimiçi teknoloji kullanımına ilişkin özyeterlik algısı ile sanal zorba/kurban olma arasında anlamlı bir ilişki bulunmamıştır. Öğrenciler sanal zorbalığı en çok şaka amaçlı yaptıkları, sanal kurban olanlarında kızgınlık, endişe ve stres yaşadıkları belirlenmiştir.
Ürdün'de çevrimiçi eczanelerin kabulünü etkileyen faktörler
Teknolojinin hızlı ilerlemesi ve İnternet'in yaygın kullanımı, çevrimiçi eczanelerin de dahil olduğu sağlık hizmetlerinin çeşitli yönlerini devrimleştirmiştir. Bu tez, Ürdün gibi gelişmekte olan ülkelerde çevrimiçi eczanelerin kullanıcı kabulünü, bir teorik çerçeve olarak Teknoloji Kabul Modeli'ni (TAM) kullanarak araştırmaktadır. Küresel çapta çevrimiçi eczane yaygınlaşması, Ürdün gibi mevcut olmayan bölgelerde kabul ve kullanım niyetinin incelenmesi ihtiyacını doğurmuştur. Ana yapıların yanı sıra güven ve algılanan riski de içeren TAM'ı genişleterek, bu yeni kavramın kullanıcı kabulünü etkileyen faktörleri incelemek için kapsamlı bir perspektif sunmaktadır. Bu çalışma, Ürdün'deki çevrimiçi eczane potansiyel kullanıcılarından veri toplamak için standart bir anketin dağıtılmasıyla nicel bir yaklaşım kullanmaktadır. Veriler, Spss yazılımı kullanılarak analiz edilmiştir. VIII Bu çalışmanın bulguları, Ürdün'de çevrimiçi eczanelerin kullanıcı kabulünü etkileyen faktörlere (algılanan fayda, algılanan kullanım kolaylığı, güven) odaklanarak mevcut literatüre ışık tutmaktadır. Bu faktörlerin, müşterinin çevrimiçi eczanelere karşı tutumunu önemli ölçüde etkilediği ve bunun da davranış niyeti ve çevrimiçi eczane kullanımı üzerinde önemli bir etkisi olduğu ortaya çıkmıştır. Bu araştırmanın sonuçları, politika yapıcılar ve sağlık uzmanları da dahil olmak üzere çeşitli paydaşlara etki etmektedir. Çevrimiçi eczane başlangıçları, kullanıcı davranışını etkileyen faktörleri anlayarak, bu yeni hizmetin verimli ve etkili kullanımını optimize eden yenilikçi pazarlama ve tedarik zinciri stratejileri geliştirebilirler. Bu çalışma, bu alanda gelecekte yapılacak araştırmalar için bir temel oluştururken, Ürdün'de çevrimiçi eczanelerin etkili ve güvenli kullanımını teşvik eden ve sağlık hizmetlerinin dinamik yapısında başarıyla yol almayı sağlayan stratejilerin geliştirilmesine katkıda bulunmaktadır
Normal işiten çocuklarda montreal müzikal beceri değerlendirme bataryası'nın Türkçe geçerlik ve güvenirliği ile yüz yüze ve online uygulama sonuçları arasındaki ilişki
Müzik algısı, müziğin öğelerinin işitsel olarak algılanmasının yanı sıra biliş, dikkat, hafıza gibi birçok değişkenin de bir araya geldiği ve etki gösterdiği, işlemlenmesi için sağlıklı beyin mekanizmaları gerektiren kompleks bir beceridir. Konjenital amüzya, nüfusun %3-4'ünü etkileyen, yaşam boyu süren, melodileri ve melodik konturları ayırt etme, hatırlama, müzikal perdeyi işlemlemedeki eksikliklerle karakterize nörogelişimsel bir bozukluktur. Uluslararası literatürde Montreal Müzikal Beceri Değerlendirme Bataryası (MBEMA)'nın Batı ve Asya çocuklarında müzikal becerilerin değerlendirilmesi ve amüzya varlığının belirlenmesi için uygun olduğu belirtilmiştir. Araştırmamız, Türk çocuklarda müzik algısının değerlendirilmesine ve özellikle amüzya varlığının belirlenmesine yönelik yapılan ilk çalışma niteliğini taşımaktadır. Bu araştırmanın genel amacı, normal işiten Türk çocuklarında müzik algısının değerlendirilmesidir. MBEMA'nın Türk çocuklarında geçerlik ve güvenirlik çalışmasının yapılması, yüz yüze ve online uygulama sonuçları arasındaki ilişkinin belirlenmesi amaçlanmıştır. Bu amaçla MBEMA'nın 3 alt test (melodi, ritim, hafıza) ve toplam 60 maddeden oluşan kısa versiyonu 6-9 yaş arasındaki 360 çocuğa uygulanmıştır. MBEMA'nın yapı geçerliği incelediğinde; melodi, ritim, hafıza alt test ve toplam test puanları ile müzik ilgisi-VAS ve müzik algısı-VAS puanları arasında istatistiksel olarak anlamlı, pozitif ve düşük dereceli bir ilişki bulunmuştur (p<0,01). MBEMA, müzik algısını ölçmede yapısal olarak geçerlidir. MBEMA'nın güvenirlik analizinde; maddelerin iç tutarlılık güvenirlik kestirimini değerlendirmek için uygulanan KR-20 güvenirlik katsayısı toplam test için 0,871, melodi alt testi için 0,822, ritim alt testi için 0,829 ve hafıza alt testi için 0,850 olarak hesaplanmıştır. Bu değerler, testin güvenirliğinin yüksek olduğunu göstermektedir. Ayrıca, MBEMA'nın test-retest sonuçları istatistiksel olarak anlamlı bir uyum göstermiştir. Buna göre uyum; melodi alt testi için orta dereceli (ICC=0,602 ; p=0,007), ritim alt testi için yüksek dereceli (ICC=0,813 ; p<0,001), hafıza alt testi için orta dereceli (ICC=0,500 ; p=0,032) ve toplam test için orta dereceli (ICC=0,770 ; p<0,001) olarak güvenilirdir. MBEMA'nın güvenirliğinin kabul edilir düzeyde olduğu sonucuna varılmıştır. Yüz yüze ve online uygulanan MBEMA'nın alt test ve toplam test puanları istatistiksel olarak anlamlı farklılık göstermektedir (p<0,05). Online uygulamadan elde edilen melodi, ritim, hafıza alt test puanları ve toplam test puanları, yüz yüze uygulamaya göre anlamlı olarak daha yüksektir. Aynı çocuklardan alınan yüz yüze ve online test sonuçları arasındaki uyum değerlendirildiğinde ise online ve yüz yüze uygulama sonuçlarının yüksek derecede uyum ile yüksek güvenirliğe sahip olduğu görülmüştür (ICC>0,80 ; p<0,05). Araştırmamızda çocukların toplam test puanına göre amüzya olup olmadığı incelendiğinde; toplam 9 çocuk (3 kız, 6 erkek) amüzya olarak kabul edilmiş ve Türk çocuklarında amüzya görülme oranı %2,5 (9/360) olarak belirlenmiştir. MBEMA, konjenital amüzyası olan veya görece zayıf/güçlü müzik algısı becerileri olan çocukları belirlemek için bir ön tarama aracı olarak kullanılabilir. MBEMA; odyoloji, müzik eğitimi, özel eğitim ve örgün eğitim gibi pek çok alanda değerlendirme ve takip için rahatlıkla yüz yüze ve online uygulanabilen, yeni, pratik ve kullanışlı bir testtir.
Online emzirme eğitiminin emzirme motivasyonuna etkisi
Bu araştırmanın amacı online emzirme eğitiminin emzirme motivasyonuna etkisini incelemektir. Araştırma ön test-son kontrol gruplu, tek körlü, prospektif, randomize kontrollü deneysel tiptedir. Veriler, sosyal medya aracılığıyla online ortamda, Pamukkale Üniversitesi Hastanesi gebe polikliniğinde, kadın hastalıkları ve doğum servisinde ve sosyal medya aracılığıyla online ortamda Şubat 2022-Kasım 2022 tarihlerinde arasında toplanmıştır. Verilerin toplanmasında "Kişisel Bilgi Formu" ve "Primipar Emzirme Motivasyon Ölçeği" kullanılmıştır. Araştırma 25 deney, 25 kontrol olmak üzere toplam 50 kadın ile tamamlanmıştır. Grupların oluşturulmasında basit randomizasyon yöntemi kullanılmıştır. Veriler SPSS 24 paket programı ile analiz edilmiştir. Verilerin değerlendirilmesinde Wilcoxon işaretli sıralar testi ve Mann Whitney U testi kullanılmıştır. Deney grubuna uygulanan eğitim sonrasında içsel motivasyon ve özdeşleşmiş düzenleme ile dışsal düzenleme-ek yararlar alt boyutuna ilişkin toplam puan ortalaması anlamlı düzeyde artmıştır (Z= -2.185, p<.05). Deney ve kontrol gruplarının son test toplam puan ortalamaları karşılaştırılmış ve istatistiksel olarak anlamlı düzeyde fark bulunmuştur (p<.05). Deney grubunun eğitim sonrasında kontrol grubuna göre bütünlemiş motivasyonunun (U=284, p=.041), içsel motivasyon ve özdeşlemiş düzenleme alt boyutlarından (U=196, p=.023) aldığı toplam puan ortalamasının anlamlı düzeyde arttığı belirlenmiştir. Sonuç olarak, postpartum dönemde uygulanan online emzirme eğitiminin bütünleşmiş motivasyonu ile içsel motivasyon ve özdeşleşmiş düzenlemeyi arttırmaktadır.
Çevrimiçi iş ilanlarının veri ve metin madenciliği yöntemleri ile analizi: Bilgi ve iletişim sektörü örneği
Son yıllarda internetin hızla gelişmesi ve web tabanlı uygulamaların kullanılması ile veri miktarı hızlı bir şekilde artmaktadır. Artan verilerin iş dünyası için kullanışlı hale getirilmesi, veri ve metin madenciliği yöntemlerinin etkin kullanılması ile mümkündür. Veri madenciliği büyük veri yapıları içerisinden çeşitli algoritmalar yardımıyla anlamlı ve kullanışlı bilgiler elde etme sürecidir. Metin madenciliği, veri madenciliği ile ilişkili ya da veri madenciliğinin alt dalı olarak görülse de esasen ayrı bir disiplindir. Metin madenciliği, her türlü metin içeren ifadenin çeşitli algoritmalar yardımıyla işlenip analiz edilmesi ve sonucunda katma değer yaratacak çeşitli bilgilerin açığa çıkarılması sürecidir. İşletmeler metin ve veri madenciliği uygulamalarını kullanarak rekabetçi ortamda kendilerine avantajlar yaratabilirler. Bu çalışmada hem iş gören hem iş veren hem de eğitim kurumları için yararlı bilgilerin açığa çıkarılması amaçlanmıştır. Bunun için, veri ve metin madenciliği yöntemleri kullanılarak, Bilgi ve İletişim Sektörüne ait çevrim içi iş ilanları analiz edilip iş gücü piyasasına ilişkin tespitler yapılmıştır. Veriler, bir çevrimiçi iş ilanı sitesinden elde edilmiştir. Elde edilen veriler, Rastgele Orman (Random Forest) Karar Ağacı Algoritması ve Gizli Dirichlet Ayrımı yöntemleri ile analiz edilmiştir. Sonuç olarak iş ilanlarında yer alan nitelikler kullanılarak yapılan analizlere elde edilen konular için iş tanımları oluşturulmuştur. Bu iş tanımlarının yakın gelecekte iş ilanlarında yer alması muhtemeldir. Bununla birlikte teknik becerilerin son derece önemli olduğu bilgi ve iletişim sektörü için ikna, iletişim, motivasyon, liderlik, sorumluluk, esneklik, karar verme, tutarlılık gibi hassas becerilerin de baskın konular içerisinde ağırlıklı olarak yer aldığı saptanmıştır.
Çevrimiçi marka topluluğuna üye olmalarına yönelik motivasyon faktörlerinin tüketici katılımı aracılığı ile marka sadakati üzerine etkisi
Günümüzde, küresel pazardaki rekabet, işletmeleri yenilikçi yaklaşımlar bulmaya itmektedir. Özellikle internet ortamındaki olanaklar rekabet edebilmek için yeni kaynaklar yaratmaktadır. Bunlardan en kayda değeri ise marka toplulukları ve Web 2.0 teknolojilerinin bileşiminden doğan çevrimiçi marka topluluklarıdır. Bu kapsamda, çalışmanın amacı; çevrimiçi marka topluluğuna katılma motivasyon faktörlerinin, tüketici katılım aracılığıyla marka sadakati üzerindeki etkilerini incelemektir. Bu amaç doğrultusunda, Türkiye'nin en popüler X online alışveriş sitesinin marka topluluğu üzerine bir araştırma yapılmıştır. Elde edilen bulgulara göre, motivasyon faktörlerinin tüketici katılım boyutları aracılığıyla marka sadakati üzerine etkisi pozitif yönlü istatistiksel olarak anlamlıdır. Motivasyon faktörlerinden; eğlence, güncel bilgiler ve doğrulama, marka topluluğuna bağlanma, diğer üyelerden yardım, marka tutkusu, marka etkisi, tüketici katılım aracılığıyla marka sadakati üzerindeki etkisi istatistiksel olarak anlamlı ve pozitiftir.
Bidding behaviours in online auctions: Evidence from a used car market
This thesis investigates the impact of sellers' different strategies and the bidders' behaviors on the auction outcome among different auction formats. We aim to complement and extend the existing literature by providing evidence on how different levels of the secret reserve price affect the winning bid and the probability of sale in an emerging market by using high-frequency bid data of an online auction website for second-hand cars, ikinciyeni.com. Furthermore, we discuss how the bidders' entry decisions and bidding strategies change according to their experience and perception of the different auction formats. Using the data on 42,621 auctions with 2,228,960 bids recorded in 2020, we find a significant and positive impact of the secret reserve price level on the sales price controlling for the auction and car characteristics. Also, we conclude that the presence of a secret reserve with a positive opening price decreases the sellers' revenue compared to a zero secret reserve-positive opening price auction. Lastly, it is found that setting a higher secret reserve price significantly reduces the likelihood of a sale.
An unsupervised and refractoriness-supported algorithm design for real-time spike sorting
Neural spike sorting algorithms have been used to group the action potentials in electrophysiological signals according to their characteristics to use them in neuroscience studies. In this study, we developed an unsupervised and online spike sorting algorithm that performs better than existing online and unsupervised sorting algorithms, calculates thresholds variably, and can be used for real-time studies when applied on FPGA boards. A template matching algorithm OSort, based on Euclidean distance, functioned as the base for this algorithm. We used the NEO method to detect the spikes and the Windowed Sinc Interpolation method to upsample the detected spikes four times. We developed a refractoriness control mechanism that works according to the peak points of the spikes to prevent assigning a spike to the wrong cluster. We designed a second block that considers the probability of a spike belonging to the second closest cluster to itself. It controls this issue to prevent assigning a spike to the wrong cluster if the spike waveforms of the different neurons are similar. We avoided using more complex mathematical operations like calculating standard deviation with the aim of future real-time studies on cheaper FPGA boards. When we compared the performance of our algorithm with the well-known algorithms in the literature, we saw that ours performed significantly better than the online ones and insignificantly worse than offline ones. The presented thesis shows that more accurate online and unsupervised spike sorting is possible without complex algorithms. It is expected that this kind of algorithms will support the increment in the number of neuroscience studies that use spike sorting.
İntihar girişiminde bulunan depresyon tanılı bireylere çevrimiçi uygulanan bilişsel davranışçı terapinin intihar düşüncesi, bilişsel esneklik ve umutsuzluk üzerine etkililiği: Randomize kontrollü çalışma
Amaç: Bu çalışmanın amacı intihar girişiminde bulunan depresyon tanılı bireylere çevrimiçi uygulanan bireysel bilişsel davranışçı terapinin intihar düşüncesi, bilişsel esneklik ve umutsuzluk üzerine etkililiğini incelemektir. Gereç ve yöntem: Araştırma randomize kontrollü ön test, 1., 3. ve 6. ay izlem desenlidir. Araştırma Haziran 2021-Kasım 2022 tarihleri arasında yürütülmüştür. Araştırmanın örneklemini bir devlet hastanesinin psikiyatri polikliniğine başvuran son altı ay içinde en az bir kez intihar girişiminde bulunmuş standart tedavi alan depresyon tanılı 50 birey oluşturmuştur. Basit randomizasyon yöntemi ile müdahale ve kontrol grubuna 25'er birey atanmış ve müdahale grubundaki bireylere 20 seans bireysel Çevrimiçi Bilişsel Davranışçı Terapi uygulanmıştır. Araştırma verileri öz bildirime dayalı İntihar Olasılığı Ölçeği, Bilişsel Esneklik Envanteri, Beck Umutsuzluk Ölçeği, Beck Depresyon Ölçeği ve Beck Anksiyete Ölçeği ile toplanmıştır. Verilerin analizinde tanımlayıcı istatistikler, bağımsız gruplarda t testi, Mann Whitney U, tekrarlayan ölçümlerde ANOVA ve Wilcoxon Signed Ranks Test kullanılmıştır. Bulgular: Çevrimiçi Bilişsel Davranışçı Terapi sonrası 1. ve 3. ay izlem ölçümlerinde İntihar Olasılığı Ölçeği puan ortalamaları müdahale grubu lehine anlamlı düzeyde düşmüştür (p=0,000). Müdahale grubuna uygulanan Çevrimiçi Bilişsel Davranışçı Terapinin etkisinin 1. ve 3. aylarda korunduğu saptanmıştır (F=26,132; p=0,000). Uygulanan Çevrimiçi Bilişsel Davranışçı Terapi müdahale grubu bireylerinin İntihar Olasılığı Ölçeği puan ortalamaları üzerine anlamlı düzeyde etki etmiştir (F=72,589; p=0,000). Çevrimiçi Bilişsel Davranışçı Terapi sonrası 1., 3. ve 6. ay izlem ölçümlerinde Bilişsel Esneklik Envanteri puan ortalamaları müdahale grubu lehine anlamlı düzeyde yükselmiştir (p=0,000). Müdahale grubuna uygulanan Çevrimiçi Bilişsel Davranışçı Terapinin Bilişsel Esneklik Envanteri puan ortalamaları üzerine etkisinin 1., 3. ve 6. aylarda korunduğu saptanmıştır (F=31,260; p=0,000). Uygulanan Çevrimiçi Bilişsel Davranışçı Terapi müdahale grubu bireylerinin Bilişsel Esneklik Envanteri puan ortalamaları üzerine anlamlı düzeyde etki etmiştir (F=223,568; p=0,000). Çevrimiçi Bilişsel Davranışçı Terapi sonrası 1., 3. ve 6. ay izlem ölçümlerinde Beck Umutsuzluk Ölçeği puan ortalamaları müdahale grubu lehine anlamlı düzeyde düşmüştür (p=0,000). Müdahale grubuna uygulanan Çevrimiçi Bilişsel Davranışçı Terapinin Beck Umutsuzluk Ölçeği puan ortalamaları üzerine etkisinin 1., 3. ve 6. aylarda korunduğu saptanmıştır (F=7,199; p=0,000). Uygulanan Çevrimiçi Bilişsel Davranışçı Terapi müdahale grubu bireylerinin Beck Umutsuzluk Ölçeği puan ortalamaları üzerine anlamlı düzeyde etki etmiştir (F=19,688; p=0,000). Çevrimiçi Bilişsel Davranışçı Terapi sonrası müdahale grubu bireylerinin Beck Depresyon Ölçeği ve Beck Anksiyete Ölçeği puan ortalamalarının anlamlı düzeyde düştüğü saptanmıştır (p=0,015; p=0,002). Araştırmada 6 aylık izlem boyunca kontrol grubunda 4 birey ve müdahale grubunda 1 birey intihar girişimini tekrarlamıştır. Sonuç: Bu araştırmada uygulanan Çevrimiçi Bilişsel Davranışçı Terapi'nin bireylerin intihar riskini, intihar girişiminin tekrarlanmasını, umutsuzluğu azalttığı ve bilişsel esnekliği arttırdığı saptanmıştır. Çevrimiçi Bilişsel Davranışçı Terapi'nin bireylerin depresyon ve anksiyete düzeylerini de düşürdüğü saptanmış olup klinik seyirlerinde de iyileşme sağlanmıştır.
Çevrim içi sanatla terapi uygulamasının spina bifida tanılı bireylerin depresyon, anksiyete ve psikolojik dayanıklılık düzeylerine etkisi
Amaç: Bu araştırma çevrim içi sanat terapi etkinliklerinin kullanıldığı aktivite uygulamasının Spina Bifida tanılı bireylerin depresyon, anksiyete belirtileri ve psikolojik dayanıklılık düzeylerine etkisinin incelenmesi amacıyla yapılmıştır. Gereç ve Yöntem: Araştırmada ön test, son test ve üç aylık izlem yarı deneysel yöntem kullanılmıştır. Araştırmanın evrenini Türkiye Spina Bifida Derneği'ne (TSBD) üye olan 18-65 yaş Spina Bifida tanılı bireyler (N:820) oluşturmaktadır. Araştırma, TSBD üyesi 18-65 yaş SB tanılı bireylere çevrim içi olarak, 09.08.2021-23.02.2022 tarihleri arasında yürütülmüştür. Araştırma örneklemine 38 gönüllü SB tanılı birey (Deney:18 ve Kontrol:20) alınmıştır. Deney grubuna 13 oturum sanatla terapi uygulamaları yaptırılırken, kontrol grubuna herhangi bir uygulama yapılmamıştır. Veriler, Kişisel Bilgi Formu, Beck Anksiyete Ölçeği, Beck Depresyon Ölçeği, Kısa Psikolojik Sağlamlık Ölçeği kullanılarak toplanmıştır. Verilerin analizinde tanımlayıcı istatistiklerin yanı sıra Ki-Kare Testi, bağımsız örneklem t testi, eşleştirilmiş iki grup t testi, Friedman testi ve tekrarlı ölçümlerde ANOVA kullanılmıştır. Bulgular: Araştırmada deney Spina Bifida tanılı bireylerin ön test, son test ve izlem psikolojik sağlamlık puan ortalamalarının, kontrol grubu Spina Bifida tanılı bireylere göre istatistiksel olarak anlamlı bir farklılık bulunmamıştır (p=0.160). Araştırmada deney grubunun grup içi Kısa psikolojik sağlamlık ölçeği ön test ölçüm puan ortalaması (18.72±5.45), son test ölçüm puanı ortalaması (20.33±4.81), 3 aylık izlem sonrasında elde edilen puan ortalaması(19.55±4.93) arasında istatistiksel olarak anlamlı fark bulunmuştur (p=0,045). Deney ve Spina Bifida tanılı bireylerin ön test, son test ve izlem anksiyete puan ortalamalarının, kontrol grubu Spina Bifida tanılı bireylere göre istatistiksel olarak anlamlı bir farklılık bulunmamıştır P=0.622). Deney grubu Spina Bifida tanılı bireylerin ön test, son test ve izlem depresyon puan ortalamalarının, kontrol grubu Spina Bifida tanılı bireylere göre istatistiksel olarak anlamlı bir farklılık bulunmamıştır (p=0.80). Deney grubunun grup içi Beck Depresyon Ölçeği ön test ölçüm puan ortalaması (13.06±12.01), son test ölçüm puanı ortalaması (8.72±9.03), 3 aylık izlem sonrasında elde edilen puan ortalaması(9.17±8.99) arasında istatistiksel olarak anlamlı fark bulunmuştur (P=0.036). Sonuç: Bu çalışmada Spina Bifida tanılı bireylere verilen çevrimiçi sanatla terapi uygulamasının, psikolojik sağlamlık puanlarını arttırdığı, depresyon puanlarının azaldığı fakat anksiyete düzeyinin değişmediği sonuçlarına ulaşılmıştır. Sağlık bakanlığınca toplum ruh sağlığı hizmetleri kapsamında Spina Bifida tanılı bireylere çevrimiçi sanatla terapi uygulamasının yapılacağı kurumsal yapıların oluşturulması ve bu sayede Spina Bifida Derneklerinin de katılımı ile belli aralıklarla grup veya bireysel çevrimiçi sanatla terapi uygulamasının planlanması önerilmiştir.
Bilişim teknolojileri öğretmen adayları arasında çevrimiçi sosyal ağların öğretim amaçlı kullanımı
Bu çalışmanın temel amacı, bilişim teknolojileri (BT) öğretmen adaylarının yoğunlukla kullandıkları çevrimiçi sosyal ağların (ÇSA'ların) öğretim amaçlı kullanımını bir yenilik olarak kabul etme süreçlerinin değerlendirilmesidir. Bu genel amaç doğrultusunda, katılımcıların ÇSA sitelerinin öğretim amaçlı kullanımına ilişkin gereksinimlerinin belirlenmesi; bu gereksinimler paralelinde ÇSA'lar ile harmanlanmış bir öğrenme ortamının hazırlanması; uygulama deneyimlerine ve ilgili alanyazına uygun bir ölçek geliştirilmesi; geliştirilen ölçek yardımıyla bilişim teknolojileri öğretmen adaylarının var olan durumlarının belirlenmesi ve uç değerlere sahip durumların derinlemesine incelenmesi hedeflenmiştir. Çalışmada, karma desenli yöntemler arasından eşzamanlı çoklu desen yaklaşımı kullanılmıştır. Genel amaca yanıt verebilmek için çalışma, dört aşamadan oluşmaktadır. Çalışmanın ilk aşamasında öğrencilerden ayrıntılı bilgi elde edebilmek ve bu bilgiler doğrultusunda ölçek maddeleri geliştirebilmek için Anadolu Üniversitesi, Eğitim Fakültesi, Bilgisayar ve Öğretim Teknolojileri Eğitimi (BÖTE) Bölümü öğrencilerinden 2011-2012 öğretim yılı bahar döneminde açılan BTÖ426 Proje Geliştirme ve Yönetimi II dersini alan 53 öğretmen adayından veri toplanmıştır. İkinci aşamada öğretmen adaylarının belirttiği gereksinimler doğrultusunda, yüz yüze derslerin ÇSA'lar üzerindeki etkinliklerle desteklendiği harmanlanmış bir öğrenme ortamı sunulmuştur. Harmanlanmış öğrenme ortamında yapılan etkinlikler 2011-2012 öğretim yılı bahar dönemi boyunca (14 hafta) sürdürülmüştür. Çalışmanın üçüncü aşamasında, bir önceki aşamadan elde edilen veriler ışığında "Çevrimiçi Sosyal Ağların Öğretim Amaçlı Kabulü ve Kullanımı" ölçeği geliştirilmiştir. Ölçek geliştirme ve faktör analizi için Anadolu Üniversitesi ve Eskişehir Osmangazi Üniversitesi BÖTE öğrencilerinden veri toplanmıştır. Bir sonraki aşamada ölçek, Türkiye genelinde var olan durumun belirlenmesi amacıyla, seçilen yedi devlet üniversitesinin BÖTE bölümlerinde okuyan birinci ve dördüncü sınıf öğrencilerine gönderilmiştir. Örneklem seçiminde, "2012 Sosyal Bilimler Alanında Üniversitelerin Sıralaması Raporu"nda yer alan sıralamadan her alt kümeyi temsil edecek seçkisiz örneklemler alınması süreci izlenmiştir. Gönderilen ölçek, 567 birinci ve dördüncü sınıf öğrencisi tarafından yanıtlanmış ve %66,36 geri dönüş oranı sağlanmıştır. Bu aşamanın bir uzantısı olarak uç değerlere sahip üniversitelerin öğrencilerinden çok düşük ya da çok yüksek kabul etme ve kullanım düzeyine yol açan etmenler hakkındaki görüşleri alınmıştır. Bu aşamadaki nitel veriler, uç değerlere sahip üniversitelerde seçkisiz olarak belirlenen ikisi birinci sınıf ikisi de dördüncü sınıf olmak üzere toplam dört BÖTE bölümü öğrencisinden toplanmıştır. Çalışmanın nicel verileri anketler ve ölçek yardımıyla, nitel verileri ise gözlem, yarı-yapılandırılmış görüşme, odak grup görüşmesi ve ÇSA etkinlik kayıtları yardımıyla toplanmıştır. Çalışmadan elde edilen nicel verilerin analizinde SPSS 20 yardımıyla betimsel istatistikler, açımlayıcı faktör analizi ve parametrik testler gerçekleştirilmiştir. Araştırmada istatistiksel anlamlılık düzeyi 0.05 olarak kabul edilmiştir. Ayrıca LISREL 8.0 yardımı ile ölçek verileri üzerinde doğrulayıcı faktör analizi yapılmıştır. Araştırmadan elde edilen nitel veriler ise, içerik analizi yöntemiyle çözümlenmiştir. Gerek sınıf içi uygulamalardan gerekse ölçekten elde edilen bulgular eşliğinde BT öğretmen adaylarının ÇSA'ları öğretim amaçlı olarak kabul ve kullanım durumlarının performans beklentisi, çaba beklentisi, sosyal etki ve kullanma niyetlerinden etkilendiği sonucuna ulaşılmıştır. Geliştirilen ölçekte bu faktörlerin varyansın %64,37'sini açıkladığı belirlenmiştir. Elde edilen bulgular eşliğinde, BÖTE öğrencilerinin ÇSA'ları öğretim amaçlı olarak kullanmaya ilişkin olumlu yaklaşım sergiledikleri gözlemlenmiştir. Araştırmaya katılan BOT öğretmen adaylarının ÇSA'ların öğretim amaçlı kabul ve kullanımına ilişkin ortalama puanlarının cinsiyet ve üniversite bağlamında farklılaştığı görülmüştür. Araştırmada irdelenen bir diğer değişken sınıf düzeyidir. Gerçekleştirilen çözümlemeler sonucunda, sınıf düzeyi değişkeninin kabul ve kullanım üzerinde anlamlı bir fark yaratmadığı sonucuna ulaşılmıştır. Üniversite ve sınıf düzeyi değişkeninden elde edilen bulgular, var olan BÖTE bölümü öğretim programlarının öğrencilerin benimseme düzeylerini etkileyip etkilemediği sorusunu akla getirmiştir. Farklılığın doğasını belirlemek amacıyla uç değerlere sahip üniversitelerdeki öğrencilerle yarı-yapılandırılmış görüşmeler yapılmıştır. Görüşmeler sonucunda, var olan BÖTE bölümü programlarının ÇSA'ların öğretim amaçlı kabul ve kullanımı üzerinde herhangi bir etkisinin olmadığı sonucuna varılmıştır. Ancak, var olan farklılığın, üniversitelerde görev yapmakta olan öğretim elemanlarının kendi derslerinde ÇSA'ları öğretim amaçlı kullanma düzeyleriyle açıklanabildiği görülmüştür.
Online support application for oral communication skills course: A case study
The purpose of this research study is to explore how first year candidate teachers of English made use of online asynchronous speaking and listening activities outside the classroom as an online support to their EFL oral communication courses. In relation with the purpose of the study, a case study research paradigm was conducted. There were three research questions posed for the study. The first research question explored how the participants used the online support. The data for this research question came from the learning logs and researcher's logs. The second research question targeted at revealing the opinions of the participants. The last research question examined the factors that prevented the participants from using the online support. The study lasted for one whole semester and a total of 21 first year candidate teachers of English participated the study. The findings of the study suggest that the online support has potentials as a supplementary independent study tool to support oral communication courses. Those who used the online support found it useful and necessary to support the oral communication skills course. They reported gains in language proficiency, fluency, and confidence to speak in English. Especially, the feedback they received helped them to realize their weaknesses in grammar, vocabulary and pronunciation. They also believed that the activities in the online support helped them to make spontaneous speech and prepared them for unrehearsed speech. Half of the participants thought it helped them to develop their pronunciation, whereas the other half disagreed. Similarly, half thought completing the speaking activities helped them to reduce their anxiety, whereas the other half disagreed. The participants used the activities in the online support mainly to expand the learning that takes place in the classroom and to revise the relevant content. Previewing was another reason to use the activities; however, it was not as common as the other two purposes. However, participants' effective use of the online support depends on availability of internet connectivity and finding suitable study environments. Furthermore, personal factors, such as disinclination, the presence of other required course work and poor time-management, also have a role in participants' effective use of the online support. One last factor that affects participants' decision to use the online support is attitudes towards computer mediated asynchronous communication. Participants who have negative attitudes towards computer mediated asynchronous communication decide not to use the online support from the beginning. Others, who are neutral prior to the implementation, may develop negative feelings towards computer mediated communication in the course of implementation and decide not to use the online support.
Harmanlanmış öğrenme ortamlarında oyunlaştırma bileşenlerinin etkililiği
Bu araştırma kapsamında harmanlanmış öğrenme ortamlarının etkililiğini arttırmak için oyunlaştırma bileşenleri kullanılmış ve bu ortamın etkililiğinin belirlenmesi amaçlanmıştır. Araştırmanın amacı doğrultusunda 2015 - 2016 öğretim yılı güz döneminde öğrenim gören ve Eğitimde Bilişim Teknolojileri I dersine kayıt yaptıran 63 katılımcıyla uygulama süreci gerçekleştirilmiştir. Araştırma nicel ve nitel verilerin ilişkilendirilerek açıklandığı yakınsayan paralel karma desene göre desenlemiştir. Araştırmanın amacı kapsamında, bu ders iki ayrı grup olarak açılmıştır. Araştırmanın deney grubu, yüz yüze ortamda çarkıfelek etkinliği; çevrimiçi ortamda yönergelerin verilmesi, ilerleme çubuğu, rozet, seviye, deneyim puanı, liderlik sıralaması, ödül, dersin tamamlanma oranı, etkinlik tamamlama, etkinliklerin belirli ölçütlere göre sınırlanması, etkinliklere ilişkin katılımcılara bildirimlerin sunulması, alternatif etkinliklere yer verilmesi sayesinde oyunlaştırma bileşenleriyle zenginleştirilmiştir. Araştırmanın kontrol grubunda bu bileşenlere yer verilmemiştir. Araştırmanın verilerine göre gruplar arasında araştırma topluluğu modeli, akademik başarı, motivasyon, duygu durumu açısından bir farklılık oluşmamıştır. Ancak katılımcılar oyunlaştırma bileşenlerinin ilgi çekici olduğunu belirtmişlerdir. Ayrıca grupların çevrimiçi ortamda harcanan ortalama zamanları arasında deney grubu lehine anlamlı bir farklılığın oluştuğu görülmüştür. Ayrıca katılımcıların çevrimiçi katılımlarında oyunlaştırma bileşenlerinden ödülün, rekabetin, seviyenin, rozetin ve kısıtlamanın etkili olduğu görülmüştür.
Gender differences on online consumer behaviour in Turkey
Analysing gender differences in the field of consumer behaviour is not noteworthy topic for both marketers and scholars. The advent of information and communication technologies and new media platforms have created a new market reality and added a new dimension to this study area. With the rise of the online shopping, theories on the consumer behaviour started to focus on the online consumer behaviour. Consequently, understanding gender differences during online shopping is an essential part of the today's marketing strategies. Considering this change and need, this thesis has investigated gender differences on online consumer behaviour in Turkey. With this purpose the first part of the study covers the fundamental topics including the concept of the consumer behaviour, its determinants and theoritical framework. In the second part, gender differences in consumer behaviour were analyzed from the social, cultural and physical perspectives. Lastly, using the survey as a primary data and statistical tools, the research part of the study analyzed gender differences on online shopping in Turkey. In this context, this thesis explored that there are no differences between the women and men consumers in online shopping in terms of preferred payment methods, risk taking and concern. However, the results also found that mostly bought products or services over the Internet, effects of promotions, number of platforms visited by consumers to make comparison vary by gender. The findings of the study can be used from both marketers and scholars who interested in consumer behaviour in digital communication environment. Key Words: Consumer Behaviour, Gender, Gender Differences, Online Shopping, Online Consumer Behaviour
Effectiveness of social media advertisements on online shopping behaviours of generation Y
Evolution of technology in last twenty years is incredible. The internet that was developed in the beginning of sixties to make possible for research and development oriented information sharing, thanks to user friendly interfaces, penetrated into life of ordinary people in the years end of 20th and beginning of 21st centuries. With the widespread usage of internet, technological devices such as computers, tablets, smart phones and many others have connected people to each other as well. User friendly applications, internet and technological devices also connected people with each other. Social networks that gained momentum in the last ten years have connected people who know each other or not around the world quickly and easily. Thus, social networks developed easily and found high number of users quickly. The marketers who realize the potential of this area, also quickly integrated into social networking web sites hence a new marketing medium arouse. The specialists those make marketing communication in conventional ways throughout ages, found an opportunity to reach high number of people in cheaper and quicker way than offline communication. Certainly, by these opportunities, importance of digital marketing increased and it almost become more important than offline marketing. And aim of this study is to guide marketers about the one of the digital marketing methods, social media advertisements and compare advertisement types within Facebook and Twitter in terms of effectiveness. In the light of this information, the most important factor that influence trust in social media is found reputation in Facebook and information quality in Twitter. This study also presents that advertisements within newsfeeds sections of these websites, are more successful to establish trust than other type of advertisements. In terms of conversion from trust to trust performance variables, Twitter are more successful to convert into purchase intention and Facebook is more successful to convert into word of mouth intention. This study will contribute to the general body of literature and will guide marketers and business world about the effectiveness of social media advertisements.
Bilgi teknolojisindeki gelişmelerin seyahat acentalarına yansımaları: Bir alan araştırması
Hızla değişen ve gelişen global iş ortamında tüm sektörlerde olduğu gibi turizm sektöründe de işletmeler avantaj sağlayabilmek, ayakta kalabilmek ve karlılıklarını arttırabilmek için farklı yollar ve stratejiler aramaktadırlar. Bir hizmet işletmesi olan seyahat acentaları da emek yoğun özelliğe sahip olmalarına rağmen, bu gelişen teknolojiyi iyi takip edebilmek durumunda kalmışlardır. Rekabet politikalarını da bu kavram üzerinde oluşturmaya başlamışlardır.Bilgi ve iletişim teknolojisindeki gelişimlerin bir ürünü olan bilgisayar, bilginin sistemli olarak düzenlenmesini, saklanmasını, işlenmesini ve gerektiğinde yeniden ulaşılmasını mümkün kılmıştır. 1968 yılında fiilen faaliyete geçen internet ise, günümüzde hayatın hemen her alanına girmiş ve kişilerin, işletmelerin ve devlet kuruluşlarının işleyişinde etkileyici konuma gelmiş durumdadır.Bilginin internet ortamında sunumu genel dağıtım sistemlerine göre daha düşük maliyetle olup, bilginin eskiye oranla büyük bir kitleye kısa bir zaman içerisinde ulaştırılabilmesine olanak tanımıştır. Zaman ve mekan sınırının olmayışı ticari işletmelerde kullanılmasına yol açmış, online (gerçek zamanlı) satış sistemi kavramını gündeme getirmiştir.Bu teknolojik gelişmelerden büyük ölçüde etkilenen sektörlerin başında turizm sektörü gelmektedir. Özelliklede seyahat acentaları bilgi ve iletişim teknolojisindeki gelişmelerle yeniden şekillenmiştir.Bu nedenle, hızla gelişen bilgi teknolojilerinin seyahat acentalarına yansımalarının incelenmesi ve etkilerinin analiz edilmesi bu çalışmanın odak noktasını oluşturmaktadır. Çalışma üç bölümden oluşmaktadır. İlk bölümde; bilgi teknolojisi ve internet kavramları üzerinde durulmuş, internet üzerinden pazarlamanın avantajlı ve dezavantajlı yönleri tartışılmıştır. İkinci bölümde seyahat acentalarında bilgi teknolojilerinin kullanımı ve uygulamalarına ilişkin özellikle son on yıla ait yazın taraması yapılarak genel bilgiler sunulmuştur. Son bölümde ise, seyahat acentalarının bilgi ve iletişim teknolojilerini ne oranda kullandıkları, online (gerçek zamanlı) satış sistemlerini etkin bir biçimde kullanıp kullanmadıkları irdelenmiş, Ankara'da faaliyet gösteren seyahat acentaları üzerinde bir alan araştırması yapılmış ve sonuçları tartışılmıştır.Yapılan araştırmaya Ankara'da faaliyet gösteren 100 seyahat acentası katılmıştır. Elde edilen verilere göre; acentaların % 60'ının interneti ana iletişim aracı olarak gördükleri ve interneti geleneksel pazarlama yöntemlerine tercih ettikleri görülmektedir.. Ayrıca, internetin satışları önemli ölçüde artırdığı görüşüne % 57'lik bir oran sıcak bakmaktadır. % 63'lük bir oran ise internet kullanımının acentanın faaliyet giderlerini azalttığı görüşünü savunmaktadır. Öte yandan, seyahat acentalarının % 71'inin online satış sistemini etkin bir şekilde kullandığı, önümüzdeki yıllarda ise bu oranın daha da artacağı belirlenmiştir.
Şiddet içerikli online bilgisayar oyunlarının ilköğretim öğrencilerinin saldırganlık tepkileri üzerindeki etkisi
Bu araştırma, ilköğretim 4. ve 5. sınıf öğrencilerinin şiddet içerikli online bilgisayar oyunları oynamalarının, saldırganlık tepkileri üzerine olan etkisinin incelenmesi amacıyla yapılmıştır. Şiddet içerikli online bilgisayar oyunları oynamanın, öğrencilerde saldırgan tepkiler meydana getirip getirmediği cinsiyet değişkeni açısından da karşılaştırılmıştır.Araştırmada, kontrol gruplu öntest-sontest deneysel araştırma modeli kullanılmıştır. Çalışma evrenini 2010-2011 eğitim-öğretim yılında Çanakkale ili, Biga ilçesi, Güvemalan İlköğretim Okulu'nda öğrenim gören ilköğretim 4. ve 5. sınıf öğrencileri oluşturmaktadır. Araştırma örneklemini, evrenden yansız atama yolu ile seçilen 10 deney grubu öğrencisi ve 10 kontrol grubu öğrencisi oluşturmaktadır. Deney grubu öğrencilerine dört gün boyunca, her gün 20 dakika şiddet içerikli kitlesel katılımlı online rol yapma oyunu oynatılmış, kontrol grubuna ise herhangi bir işlem uygulanmamıştır.Öğrencilerin saldırganlık tepkilerini ortaya çıkarmak için araştırmacı tarafından geliştirilen örnek olaylar kullanılmıştır. Öğrencilerden kendilerini örnek olaylarda yer alan ana karakterlerin yerlerine koymaları ve devamında: ?Örnek olayda yer alan ana karakterin yerinde siz olsaydınız nasıl tepki verirdiniz?? sorusuna cevap vermeleri istenmiştir. Yanıtlar ise; fiziksel saldırganlık, sözel saldırganlık ve saldırganlık içermeyen tepki (alternatif tepki) biçiminde alt boyutlarda değerlendirilmiştir.Araştırma sonucunda, şiddet içerikli online bilgisayar oyunu oynamanın, öğrencilerin fiziksel ve sözel saldırganlık tepkileri üzerinde anlamlı bir etkisinin olmadığı bulunmuştur. Alternatif tepkilerde ise, yalnızca birinci gün uygulaması sonucunda anlamlı bir farklılaşma meydana gelmiştir. Cinsiyet değişkeni açısından ise, şiddet içerikli online bilgisayar oyunu oynamanın, öğrencilerin fiziksel saldırganlık tepkileri ve alternatif tepkileri üzerinde anlamlı bir etkisi olmamıştır. Ancak dördüncü gün uygulamasından sonra kızların sözel saldırganlık tepkilerinde, erkeklere göre anlamlı bir farklılaşma meydana gelmiştir.
Online seyahat acentacılığı ve hotelspro örneği
Bilgi teknolojilerinin hayatın her alanında yer alması, turizme katılan bireylerinde bilgi teknolojilerini daha sık ve etkin kullanmasına neden olduğu söylenebilir. Turizm pazarlamasının en etkin aktörlerinden olan seyahat acentaları da artan bilgi teknolojisi kullanımına paralel olarak bilgi teknolojisine dayalı sistemleri kullanmak durumdadır. Turizm endüstrisinde rekabetin yoğunlaşması ve küreselleşmesi seyahat acentalarını sürekli dinamik kalmaya zorlamaktadır. Turizme katılan bireylerin, arz ve rekabetteki artışa bağlı olarak daha nitelikli ve uygun fiyatlı turistik ürün talebinde bulundukları gözlenmektedir. Seyahat acentalarının bireylerin taleplerini etkin ve verimli karşılayabilmeleri için bilgi teknolojilerini ve dolayısıyla interneti kullanmaları kaçınılmazdır.Perakendeci seyahat acentaları için bilgi teknolojileri ve internet, vazgeçilmez bir iletişim ve pazarlama strateji aracı olarak ön plana çıkmaktadır. Bireylere doğrudan ve rahat ulaşmayı sağlayan internet ağırlıklı bilgi teknolojileri seyahat ve turizm pazarlamasında çok yoğun kullanılmaya başlanmıştır. Küresel Dağıtım Kanalları (GDS) ve Merkezi Rezervasyon Sistemleri (CRS) başta olmak üzere seyahat acentalarında internet kullanımı, yeni pazarlara ulaşabilmek, talepte çeşitliliği ve devamlılığı artırmak, rekabet avantajı sağlamak ve işletmenin karlılığını artırmak amacıyla yaygınlaşmaktadır. Expedia.com başta olmak üzere birçok küresel ve yerel internette turistik ürün sağlayıcı mevcuttur. İnternetin elektronik posta ve 3G teknolojisi ile bireysel kullanımının bu kadar yaygınlaştığı bir süreçte, seyahat acentalarının internet üzerinden sanal ortamda faaliyet göstermeleri kaçınılmazdır.Bu çalışma, bilgi teknolojilerinin ve internetin seyahat acentaları açısından önemini belirlemek amacıyla yapılmıştır. Çalışma üç bölüm olarak tasarlanmış ve bir örnek incelemesi ile desteklenmiştir. Çalışmanın birinci bölümünde, bilgi teknolojileri ve internet üzerinde durulmuş, bilgi teknolojisi ve internetin gelişimi ve önemi irdelenmiştir. Çalışmanın ikinci bölümünde, seyahat acentalarında bilgi teknolojileri ve internet kullanımı üzerinde durulmuştur. Seyahat acentacılığı, bilgi teknolojilerinin ve internetin seyahat acentalarına yansımaları ile internet acentacılığı irdelenmiştir. İnternet acentacılığı kavramı ve internet acentacılığı işleyişi üzerinde durulmuştur.Çalışmanın son bölümü olan üçüncü bölümünde örnek olay incelemesine yer verilmiştir. B2B stratejisini benimseyerek, internet üzerinden online seyahat ve tatil ürünleri sunan hotelspro sistemi örnek olarak incelenmiştir. Tatil.com sitesi ile nihai tüketiciye online hizmet sunan(B2C) ve Hotelspro adı altında aracı işletmelere profesyonel tedarik hizmet veren sistem, internet acentacılığı hizmeti vermek isteyen seyahat acentaları acısından önemli özelliklere ve örnek uygulamalara sahiptir. İnternet acentacılığı yapacak seyahat acentaları için önemli fırsatlar sunan Hotelpro, gelişmiş bir online acenta tedarik sistemi fonksiyonuna sahiptir.