Death

297 theses under this subject heading

Master'sOpen AccessTR

Türkiye Türkçesi ağızlarında ölüm kavram alanına ait söz varlığı

Bir dilde, aynı yer ve zaman diliminde dilin konuşurları arasında konuşma farklılıkları bulunması doğaldır. Seslik farklılıklar başta olmak üzere biçimsel farklılıklar, söz varlığı düzeyinde çeşitlenmeler ve hatta bazı durumlarda söz dizimsel farklılaşmalar ağızları oluşturur. Bu noktada ağızlar, bir üst dilin konuşulduğu coğrafyanın daha küçük yerleşim birimlerinde varlığını sürdüren, yazı diline kıyasla birbirinden az çok ayrılan konuşma biçimleri olarak genel itibarıyla tanımlanabilir. Yaklaşık bir asır öncesinde diyalektolojik farkındalığı oluşmaya başlayan Türkiye Türkçesi ağızları üzerine bu zamana değin pek çok araştırma ve çalışma yapılmıştır. Derleme faaliyetlerinin yaygın olduğu bu araştırmalar arasında müstakil bir konu üzerine yapılan ağız çalışmalarının sayısı oldukça azdır. Bu nedenle var olan çalışmalara ek olarak hazırlanan ve "ölüm" temasının esas alındığı bu çalışmada, Türkiye Türkçesi ağızlarında yakın tarihsel süreçte kullanılmış ya da hâlihazırda kullanılmaya devam eden ölüm kavram alanına ilişkin mevcut söz varlığının dokümantasyonu ve incelemesi yapılmıştır. Var olan çalışmalar esas alınarak derlenen söz varlığı unsurlarının özgün biçimlerine bağlı kalınmış, bunlar ilgili bulundukları başlıklar altında sınıflandırmaya tabi tutulmuştur. Çalışmada yer alan söz varlığı unsurları arasında madde başı olarak verilen sözcükler ve diğer söz varlığı unsurları köken bilgisi itibarıyla araştırılmaya çalışılmış, tarihsel süreç içerisindeki gelişimleri dikkate alınmış ve bu doğrultuda tanım ve izahı yapılarak hemen ardından ağız çalışmalarından temin edilen ilgili bağlamlar alfabetik sırayla sunulmuştur.

Anadolu ağızlarıAğızlarSöz varlığı+2
Ümmügülsüm Biçer
Hitit University · Institute of Graduate Studies
2021
00
Master'sOpen AccessTR

COVID-19'a bağlı olarak yakınını kaybeden bireylerde travma sonrası stres bozukluğu ve depresyon ilişkisinin incelenmesi

Bu çalışmanın amacı, COVID-19'a bağlı olarak yakınlarını kaybeden bireylerin depresyon ile travma sonrası stres bozukluğu düzeylerinin bazı değişkenler bakımından nasıl bir farklılaşma gösterdiğini ve depresyon ile travma sonrası stres bozukluğu düzeylerinin birbiri ile olan ilişkisini incelemektir. Araştırmanın örneklemini Bursa Uludağ Üniversitesi Tıp Fakültesi Ruh Sağlığı ve Hastalıkları Polikliniği'ne COVID-19' a bağlı olarak yakın kaybı nedenli ruhsal yakınmalar ile veya daha önceden takipli hastalardan COVID-19' a bağlı olarak yakın kaybı nedeni ile semptomlarında bir artış veya değişkenlik gösteren hastalardan toplam 92 kişi oluşturmaktadır. Katılımcıların sosyodemografik özellikleri hakkında bilgi alabilmek için Demografik Bilgi Formu, depresyon düzeylerinin belirlenmesi için Beck Depresyon Envanteri ve travma sonrası stres bozukluğu düzeylerinin belirlenebilmesi için de Travmatik Stres Belirti Ölçeği kullanılmıştır. Araştırmanın sonuçları, medeni durum, eğitim durumu, gelir düzeyi, maneviyat düzeyi, kaybedilen kişi ile ilişki niteliği, taziyeye gelen kişi sayısı, alkol tüketiminde artış gibi değişkenlerin yüksek depresyon ve travma sonrası stres bozukluğu belirtilerini açıklamada anlamlı bir etkisi bulunmadığını ancak; cinsiyet, kaybedilen kişinin ölüm yaşı, kaybedilen kişinin ölüm şekli, kaybedilen kişi ile yakınlık derecesi, cenaze töreninin gerçekleştirilebilmesi, cenaze törenine katılım, yas süresinin uzunluğu, sosyal destek sağlayan yakınlar ile görüşme fırsatı, sigara tüketiminde artış, sahip olunan hayatı sonlandırma fikri ve dini inançlarda gerçekleşen değişim gibi değişkenlerin ise yüksek depresyon ve travma sonrası stres bozukluğu belirtilerini açıklamada anlamlı bir etkisinin bulunduğunu göstermektedir. Ayrıca, COVID-19'a bağlı olarak yakın kaybı deneyimleme durumu ile yüksek düzeyde depresyon ve travma sonrası stres bozukluğu belirtileri arasında pozitif yönlü bir ilişki ve yüksek düzey depresyon ile travma sonrası stres bozukluğu belirtileri arasında ise pozitif yönde anlamlı bir korelasyon bulunmuştur. Anahtar Kelimeler: COVID-19, Yas, Travma Sonrası Stres Bozukluğu, Depresyon.

COVID 19DepresyonStres bozuklukları-post travmatik+2
Esra Amet
Bursa Uludağ Üni̇versi̇ty · Institute of Health Sciences
2022
00
Master'sOpen AccessEN

The concept of isolation in Sylvia Plath's works

In this study it is emphasized how the isolation and death concept ofSylvia Plath?s works applied into the poetry pattern. Foreknowledge on isolation is putforward and the period of the poet is analyzed related to the works and past. Generally,twentieth century is the concept of isolation, and in detail, it is the examination of theisolation related works of Sylvia Plath who is a writer of the Post modern period.In the first chapter, the concept of isolation is explained in a social way and itsevolutions are given from the beginning of history. The concept of isolation is evaluatedin sociological, psychological and theoretical ways.In the second chapter the themes of death and suicide developing related to theconcept of isolation are explained in Plath's works. The poems with the comparativeanalysis and The Bell Jar are presented by an analysis deeply made in the concepts ofisolation and death.

Plath, SylviaAlienationDeath+3
Hale Erdoğmuş Altunay
Kütahya Dumlupınar University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2010
00
Master'sOpen AccessTR

Cahit Sıtkı Tarancı'nın ölüm konulu şiirlerine psikolojik bir bakış

ÖZET CAHİT SITKI TARANCI'NIN ÖLÜM KONULU ŞİİRLERİNE PSİKOLOJİK BİR BAKIŞ YETİŞTİREN, Nuri Yüksek Lisans Tezi, Türk Dili ve Edebiyatı Anabilim Dalı Tez Danışmanı: Yrd. Doç. Dr. Abdullah ACEHAN Temmuz, 2014, 169 sayfa Cahit Sıtkı Tarancı (1910-1956), Cumhuriyet Devri Türk edebiyatının önde gelen sanatçılarından birisidir. Özellikle şiir alanında adını duyurma başarısı gösteren ünlü şair, ''Otuz Beş Yaş '' şiiriyle ünlenmiş ve ''ölüm şairi'' olarak anılmıştır. Daha lise yıllarında iken ilk şiirlerinin ''Muhit'' dergisinde yayımlanması, iyi bir şair olma yolunda onu kamçılamış ve 1933'te ilk şiir kitabı olan ''Ömrümde Sükût'' eserini edebiyat dünyasına hediye etmiştir. Bunu sırasıyla 1946'da ''Otuz Beş Yaş'', 1952'de ''Düşten Güzel'' ve şairin ölümünden sonra da 1957'de ''Sonrası'' kitapları takip etmiştir. Gerek yaşadığı dönemde gerekse günümüzde sevilerek ve beğeniyle okunan şair hakkında birçok çalışma yapılmıştır ve daha da yapılacağı kanaatindeyim. Çünkü Cahit Sıtkı'nın; Türkçeye olan hâkimiyeti, duygularındaki samimi ifade tarzı ve klasik konuları özgün bir şekilde ele alması edebiyatçıları her zaman kendisine çekmeyi başarmıştır. Diğer çalışmacıların, şairin en çok üzerinde durduğu ''ölüm'' temine sadece konu olarak yaklaşmalarına karşın biz de aynı konuya farklı bir bakış açısı getirerek, ''ölüm'' kavramını psikolojik yönden değerlendirmeyi yeğledik. Şairin; Ramazan Korkmaz tarafından 43, Enver Okur tarafından ise 62 adet ölüm konulu şiiri incelenmiştir. Bu iki çalışmadaki ortak şiirleri göz önünde bulundurduk ve biz de bu ele alınan şiirlerden farklı olarak, şairin 21 adet şiirini daha ölüm perspektifinden değerlendirdik. Cahit Sıtkı'nın yayımlanmamış şiirleri üzerine incelemeleri olan Nuran Özlük ve Hakan Sazyek'in çalışmalarında, şairin ölüm konulu şiiri bulunmadığı için bu şiirleri değerlendirmeye tabi tutmadık. Cahit Sıtkı'nın ölüm konulu şiirlerini psikolojik açıdan değerlendirdiğimiz bu çalışma dört bölümden oluşmaktadır: Birinci bölümde Tarancı'nın resmi hayatı anlatılmaktadır. İkinci bölüm şairin kültür hayatından oluşmaktadır. Şairin sanat anlayışı, şair ve şiir hakkında düşündükleri ile eserleri ayrıntılı bir şekilde ele alınmıştır. Ayrıca, diğer sanatçıların Cahit Sıtkı Tarancı'nın sanatı üzerine söyledikleri de ayrı bir başlık altında verilmiştir. Üçüncü bölümde ölüm temi; materyalizm, pozitivizm bakımından ve dinî açıdan incelenerek bu görüşlerin temsilcilerinin görüşleri üzerinde durulmuştur. Dördüncü bölümde edebiyat ve psikolojinin bir bilim dalı olarak birbirine yakınlık ve uzaklığı ile ilişkileri ele alınmıştır. Edebiyatta ölüm teminin yerinden de kısaca bahsedilmiştir. Ayrıca, Cahit Sıtkı'nın ölüm konulu şiirlerine psikolojik açıdan yaklaşılmış ve şairin ölüm karşısındaki psikolojisi ortaya konulmaya çalışılmıştır. Anahtar Kelimeler: Ölüm, Ölüm Psikolojisi, Edebiyat ve Psikoloji, Materyalizm ve Ölüm, Pozitivizm ve Ölüm, Dini Açıdan Ölüm, Cahit Sıtkı Tarancı ve Ölüm Korkusu, Cahit Sıtkı Tarancı.

PsikolojiPsikolojik analizTarancı, Cahit Sıtkı+3
Nuri Yetiştiren
Kütahya Dumlupınar University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2014
00
Master'sOpen AccessTR

Tasavvufta ölüm

Bu çalışmamızda ilk dönemden itibaren son döneme kadar yaşamış olan mutasavvıfların ölümle ilgili görüş ve yaklaşımları üzerinde durulmuştur. Tezimiz giriş ve üç bölümden oluşmaktadır. Giriş kısmında araştırmanın konusu ve önemi, çalışmanın metodu, tezde izlenen yöntem ve başvurulan eserler hakkında bilgi verilmiştir. Birinci bölümde ölümün dini literatürdeki ve sûfîlere göre tanımı yapılmıştır. Ayrıca ölümün türleri, konusu ve mahalli gibi genel bilgilerden bahsedilmiştir. İkinci bölümde tasavvufî terbiye yöntemi olarak ölüm konusu hakkında bilgi verilmiştir. Burada önce ölüme hazırlanma, ardından seyrü sülûk ve ölümle ilgili âdab üzerinde durulmuştur. Üçüncü ve son bölümde ise ölümle ilgili kavram ve işârî yorumlara yer verilmiştir. Ölümle bağlantılı olarak değerlendirilen ve üzerinde durulan bu kavramlar genellikle menâzil kitaplarında ve diğer tasavvufî eserlerde yer aldığı şekilde ilk mertebelerden üst mertebelere doğru ele alınmıştır. Yine bu kısımda sûfîlerin, Kur'ân-ı Kerim'de yer alan ölümle ilgili ayetlere getirdikleri işârî yorumlar üzerinde durulmuştur. Bu yorumlar da kavramlarda olduğu gibi bir tertib ve sınıflandırmaya tâbî tutulmuştur. Anahtar Kelimeler: Tasavvuf, Ölüm, Nefis, Fenâ

NefsSufiTasavvuf+2
Damral Bashırov
Bursa Uludağ Üni̇versi̇ty · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2021
00
Medical SpecialtyOpen AccessTR

COVID-19 pandemisi bir yıllık dönemi ile bir yıl öncesi erişkin yoğun bakımlarındaki ölüm nedenlerinin karşılaştırılması

AMAÇ: Geçtiğimiz üç yılda Çin'in Wuhan kentinden ortaya çıkarak tüm dünyayı etkisi altına alan COVID-19 pandemisi, tüm dünyada milyonlarca insanın hayatını kaybetmesine yol açmıştır. Maske kullanımı, sosyal mesafe, sokağa çıkma yasağı gibi tedbirler alınması toplumun sosyal dinamiklerinde değişiklikler oluşturmuştur. Ölüm nedenleri ve bu nedenlerin istatistikleri, bir popülasyonun içinde bulunduğu sosyal ve sağlık durumunun anlaşılmasında önemlidir. Ciddi mortaliteye neden olan böyle bir pandeminin ölüm nedenlerinde yaptığı değişiklik merak konusu olmuştur. GEREÇ VE YÖNTEM: Pandemi öncesi ve sonrası birer yıllık süreçte Gaziantep Üniversitesi Şahinbey Araştırma ve Uygulama Hastanesi erişkin yoğun bakımlarında ölen hastaların yoğun bakım notları, konsültasyon sonuçları, radyoloji ve laboratuvar tetkikleri, COVID-19 PCR sonuçları yaş, cinsiyet parametreleriyle beraber geriye dönük olarak incelenmiştir. Elde edilen verilerin SPSS 22. ile istatistiksel analizleri yapılmıştır. BULGULAR: Çalışma, dahil edilme kriterlerini karşılayan pandemi öncesi 831, pandemi sonrası 989 olmak üzere toplam 1820 hasta ile gerçekleştirilmiştir. COVID sonrası dönemde toplam ölüm sayısının arttığı, COVID-19' a bağlı ölümlerin erkeklerde daha fazla olduğu görülmüştür. SONUÇ: Bu ve benzeri çalışmalardaki ölüm istatistikleri sağlıkta etkili kaynak dağıtımında ve alınacak önlemler hakkında fikir verici olabilir. ANAHTAR KELİMELER: COVID-19; Ölüm nedenleri, Acil servis

Acil servis-hastaneAcil tıpCOVID 19+5
Mehmet Serdar Yılmaz
Gaziantep University
2023
00
Master'sOpen AccessTR

Albert Camus felsefesinde yabancılaşma ve ölüm

Saçma ve başkaldırı kavramları Albert Camus'nün düşüncesinin mihenk taşlarıdır. İnsan zihni ve dünya arasındaki iletişimde oluşan boşluk yine insanı yabancılaşma ile yüz yüze getirir. Camus'nün öğretisi bu yabancılaşma ile ortaya çıkan uyumsuzun idrakinden hareketle bir başkaldırı felsefesine geçiştir. Bu düşünce sistemindeki geçiş evresinde ölüm kavramı önemli bir basamaktır. Albert Camus'nün felsefesinde yabancılaşma ve uyumsuzluk probleminden hareketle başkaldırı ve intihar kavramları ön plana çıkar. Bu kavramlar üzerinden hareketle yaşamın anlamına dair bir sorgulama meselesinin ortaya çıkışı Camus'nün tüm ana kavramlarıyla bütünsel bir anlam taşımaktadır. Bu çalışma Albert Camus felsefesinde yabancılaşmanın rolünü ve Camus'nün düşüncesinde ölüm kavramını irdelemeye çalışmıştır. Onun felsefi öğretisinin derinine inebilmek adına Camus'nün varoluş felsefesindeki yerine ve temel kavramlarına yer verilmiştir. Tezin birinci bölümünde Albert Camus'nün varoluş felsefesi içindeki yerine değinilmek istenmiştir. İkinci bölümde tezin ana meselelerinden biri olan yabancılaşma kavramı irdelenmiş neden ve sonuçları üzerinden tartışılmıştır. Üçüncü bölümde ise tezin diğer bir ana meselesi olan Albert Camus felsefesi içinde ölüm kavramı incelenmiştir.

Camus, AlbertFelsefi düşünceUmut+6
Özgün Zülal Şimşek
Ankara Yıldırım Beyazıt University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2020
00
Master'sOpen AccessTR

Evde sağlık hizmeti alan ve almayan yaşlı bireylerin yaşam kalitesi, yalnızlık ve ölüm korkusu

Ülkemizdeki yaşlı nüfusunun artmasıyla beraber kişilerin kendi bakımlarını engelleyen sağlık sorunlarının ortaya çıkma hızıda artmaktadır. Kronik hastalıklar sebebiyle işlev kayıplarının yaşanması sağlığı her yönüyle etkilemekle birlikte bireyin sosyal adaptasyon durumunu da zayıflatmaktadır. Üretkenliği ve gücü azalan yaşlı birey kendini diğer insanlara göre daha yalnız ve ölüme daha yakın hisseder. Evde sağlık hizmetleri bu duygular içindeki fizyolojik ve psikolojik sıkıntı yaşayan yaşlı bireyler için hayatı biraz daha kolaylaştırmak amacıyla profesyonel sağlık hizmeti sunmaktadır. Bu araştırma evde sağlık hizmeti alan ve almayan yaşlı bireylerin yaşam kalitesi, yalnızlık ve ölüm korkusunun incelenmesi amacıyla yapıldı. Araştırma, Prof. Dr. Cemil Taşcıoğlu Şehir Hastanesinin Evde Sağlık Hizmetleri birimine kayıtlı 266 hasta ve Prof. Dr. Cemil Taşcıoğlu Şehir Hastanesinin poliklinik birimlerine başvuran, çalışmanın yapıldığı altı bölge içinde yaşayan ve herhangi bir yerden evde sağlık hizmeti almayan 242 birey üzerinde gerçekleştirildi. Araştırmanın verileri, araştırmacı tarafından hazırlanan Kişisel Bilgi Formu, DSÖ Yaşam Kalitesi Ölçeği Yaşlı Modülü, Templerin Ölüm Kaygısı Ölçeği ile Yaşlılar İçin Yalnızlık Ölçeği kullanılarak toplandı. Analizler SPSS 27 istatistik programı ile yapıldı. Bulguların yorumlanmasında frekans tabloları ve tanımlayıcı istatistikler kullanıldı. Tanımlayıcı testler için sayı, yüzde, ortalama, standart sapma, iki bağımsız grubun ölçüm değerleriyle karşılaştırılmasında "Mann-Whitney U" testi (Z-tablo değeri), normal dağılıma sahip olmayan iki nicel değişkenin ilişkilerinin incelenmesinde "Spearman" korelasyon katsayısı kullanıldı. Araştırmada; evde sağlık hizmeti alan bireylerin %60,5'i, hizmet almayan bireylerin ise %59,1'inin kadın olduğu bulundu. Evde sağlık hizmeti alma durumu yaş sınıfları, cinsiyet, medeni durum, eğitim düzeyi, çocuk varlığı ve ikamet edilen yer arasında istatistiksel olarak anlamlı ilişki (p>0,05) olmadığı, birlikte yaşanan kişiler (χ2=14,025; p=0,003), bakıma yardımcı kişinin olması durumu (χ2=9,716; p=0,002) ve gelir düzeyi arasında (χ2=16,888; p<0,001) istatistiksel olarak anlamlı ilişki tespit edildi. Evde sağlık hizmeti alan bireyler WHOQOL-OLD ölçeğinin tüm alt boyutlarında hizmet almayan bireylere göre daha yüksek puan aldı. Evde sağlık hizmeti alan bireylerin yaşam kalitesi almayan bireylere göre daha yüksek, yalnızlık ve ölüm kaygısı ölçeği değerleri ise evde sağlık hizmeti alan bireylerde hizmet almayanlara göre daha düşük bulundu. Evde sağlık hizmeti alma durumunun biriyle birlikte yaşayan kişilerde daha fazla (χ2=14,025; p=0,003) olduğu, bakımına yardımcı olan kişilerin ağırlıklı olarak hizmet aldığı (χ2=9,716; p=0,002), bakımında yardımcısı olmayan kişilerin ise ağırlıklı olarak hizmet almadığı, geliri giderine eşit veya geliri giderinden fazla olanların geliri giderinden az olanlara göre daha fazla hizmet aldığı (χ2=16,888; p<0,001) tespit edildi. Yaşanılan bölge, Covid-19 geçirip geçirmeme durumu ve eşiyle, çocuklarıyla, bakıcıyla, yalnız yaşama durumlarına göre evde sağlık hizmeti alan bireylerin yaşam kalitesi düzeylerinin hizmet almayanlara göre daha yüksek, yalnızlık durumlarının ve ölüm korkusunun ise daha düşük olduğu bulundu. Anahtar Kelimeler:Evde Sağlık Hizmetleri, Yaşlı, Yalnızlık, Ölüm Korkusu, Yaşam Kalitesi

Evde sağlık hizmetleriSağlık hizmetleriSağlık hizmetleri araştırmaları+5
Fatmanur Yanartaş
Bezmialem Vakıf University · Institute of Health Sciences
2023
00
Master'sOpen AccessTR

Albert Camus'de uyumsuz insan

Albert Camus 20.yüzyılın en önemli filozoflarından birisidir. Camus felsefesini edebiyatla birleştirmiş ve çağının sorunlarını insanlara, sanatıyla sunmuştur. Camus'ye göre insanın dünya ile olan iletişimsizliği uyumsuzluğun kendisidir. Bu uyumsuzluk sadece dünya ile insan arasındaki iletişimsizlikten kaynaklanır oysa dünyanın kendisinde bir uyumsuzluk yoktur. Camus'nün uyumsuz insanı, bu noktada şekil alır. Uyumsuz insan anlamsızlığın dünyada olmadığını fark eder ve anlam arayışını bırakır, ölümden sonrası için bir başka dünya inancı taşımaz, çünkü inanç umut barındırır umut ise insanı sürekli bir beklenti ve anlam arayışına sokar. Uyumsuz insan gerçeğin üzerini boyamak yerine onu açığa çıkarandır. Bu tezde ben bu doğrultuda Albert Camus'nün uyumsuz insan profilini tarif edeceğim; insanın dünya ile olan ilişkisindeki çelişkileri Camus felsefesi çerçevesinde değerlendireceğim; insanın ölüm karşısındaki durumu ve yabancılaşmasını ele alacağım ve sonuç bölümünde ise tezin tamamında anlatılmış olan insan-dünya ilişkisinin genel ifadesini vereceğim. Anahtar Kelimeler: Albert Camus, Ölüm, Yabancılaşma, Uyumsuzluk

Camus, AlbertUyumsuzlukUyumsuzluk felsefesi+3
Hasret Ertürk
Çankırı Karatekin Üniversitesi · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2021
00
Master'sOpen AccessTR

Riskli birimlerde çalışan hemşirelerin ölüme ilişkin farkındalık düzeyleri ile ölümcül hastaya tutumları arasındaki ilişkinin belirlenmesi

Araştırma riskli birimlerde çalışan hemşirelerin ölüme ilişkin farkındalık düzeyleri ile ölümcül hastaya tutumları arasındaki ilişkinin belirlenmesi amacıyla tanımlayıcı nitelikte yapılmıştır. Araştırmanın evrenini Çankırı Devlet Hastanesi, Çankırı Özel Karatekin Hastanesi'nde riskli birimlerde çalışan hemşireler (N: 278), örneklemini ise, dahil edilme kriterlerini taşıyan hemşireler oluşturmuştur (n:190). Veriler; Kişisel Bilgi Formu, Çok Boyutlu Ölüm Farkındalığı Ölçeği (ÇBÖFÖ), Ölüm ve Ölümcül Hastaya Yaklaşım Tutum Ölçeği (ÖÖHYTÖ) kullanılarak toplanmıştır. Veriler sayı, yüzde, Kruskal-Wallis testi, Mann-Whitney U, regresyon ve korelasyon analizi testleri ile değerlendirilmiştir. Araştırmada, hemşirelerin yaş, cinsiyet, medeni durum, eğitim durumu, mesleği isteyerek seçme durumu, meslekte toplam çalışma süresi, görev yaptığı klinik, görev yaptığı klinikte toplam çalışma süresi, görev yaptığı klinikten memnun olma durumu, çalışılan birimde ölüm olaylarında diğer hastaların etkilenmesini önleyebilme, kendisinde bir sağlık sorunu varlığı, ölümü düşünme sıklığı, çalışılan birimde ölümle karşılaşma sıklığı ve ölüme yönelik hizmet içi eğitimleri yeterli bulma durumlarının ÖÖHYTÖ ve ÇBÖFÖ puanlarını etkilediği saptanmıştır. ÖÖHYTÖ ve ÇBÖFÖ puanları arasındaki korelasyon analizinde önemli ilişkiler olduğu, ölümcül hasta ve yakınlarıyla yaklaşımlarda kaçınıcı tutumlar arttıkça, ölüm farkındalığının azaldiğı, öz yeterlilik algısı arttıkça ölümü kabul etmenin arttığı belirlenmiştir (p<0.05). Sonuç olarak; çalışma hemşirelerin ölüm farkındalık düzeylerinin, ölümcül hastaya tutumlarını belirlemede önemli bir etken olduğunu göstermiştir. Bu bakımdan hemşirelerin ölüm farkındalığının oluşturulması, ölüme ve ölümcül hastaya yaklaşım konusunda olumlu tutumlarının geliştirilmesine yönelik eğitim ve geliştirici uygulamalara öncelik verilmelidir. Anahtar Kelimeler: Ölüm, Ölüm Farkındalığı, Ölümcül Hasta.

FarkındalıkHemşirelerHemşirelik+3
Nilay Göktaş
Çankırı Karatekin Üniversitesi · Institute of Health Sciences
2021
00
Master'sOpen AccessTR

Sağlık profesyonellerinin yaşadığı ölüm kaygısı ile iş yaşam kalitesi ve motivasyonlarının incelenmesi

Sağlık profesyonelleri, yaptıkları iş gereği ölüm ve ölümcül hastayla, diğer meslek gruplarına göre daha sık karşılaşmaktadır. Bu durumun özellikle pandemi sürecinden geçen sağlık çalışanlarında ölüm kaygısı, iş yaşam kalitesi ve motivasyon düzeylerini etkilediği düşünülmektedir. Tanımlayıcı tipte ve kesitsel olarak yapılan bu araştırma, bir kamu hastanesinde çalışan sağlık profesyonellerinin ölüm kaygısı, iş yaşam kalitesi ve motivasyon düzeyleri ile tanıtıcı özellikler arasındaki ilişkiyi belirlemek amacıyla yapılmıştır. Araştırmanın evrenini Mayıs 2021-Temmuz 2021 tarihleri arasında bir kamu hastanesinde çalışmakta olan hemşire, ebe, sağlık memuru, acil tıp teknisyeni doktor, laborant, eczacı, röngen ve anestezi teknisyeninden oluşan 453 kişi; örneklemini ise bunlar arasında çalışmayı kabul eden 242 sağlık profesyoneli oluşturmuştur. Veriler, Kişisel Bilgi Formu, Ölüm Kaygısı Ölçeği, Çalışanlar İçin Yaşam Kalitesi Ölçeği ve Yetişkin Motivasyon Ölçeği kullanılarak toplanmıştır. Elde edilen verilere göre sağlık profesyonellerinin ölüm kaygısı orta, motivasyon puanlarının ise yüksek düzeyde olduğu sonucuna ulaşılmıştır. Çalışanlar için Yaşam Kalitesi ölçeği alt puanlarından Mesleki Tatmin puanları yüksek, Tükenme ve Eşduyum puanları düşük çıkmıştır. Çocuk sahibi olanların olmayanlara göre Ölümü Düşünme ve Tanıklık etme alt boyut puanları yüksek çıkmıştır. Acil serviste çalışanlar ile, mesleği ebe, hemşire ve sağlık memuru olanların eş duyum yorgunluğu yüksek bulunurken;özellikle acil serviste çalışanların tükenme puanları diğer servislerde çalışanlara göre istatistiksel olarak anlamlı düzeyde yüksek bulunmuştur. Ayrıca ölümle ilgili eğitim alanların MeslekiTatmin alt boyut puanları, Motivasyon ve Eşduyum Yorgunluk puanları yüksek çıkmıştır. Sonuç olarak sağlık profesyonellerinin yaşadığı aksaklıklar tespit edilerek sahada çalışan konsültasyon liyozon psikiyatri hemşireleri tarafından bu gruplara yönelik olarak müdahale ve girişimler planlanmalı. Çalışanlara yönelik olarak bireysel ve kurumsal desteklere öncelik tanınmalıdır. Anahtar Kelimeler: Ölüm, İş Yaşam Kalitesi, Motivasyon, Sağlık Profesyoneli

MotivasyonSağlık personeliYaşam kalitesi+3
Emine Sarıca
Çankırı Karatekin Üniversitesi · Institute of Health Sciences
2022
00
Master'sOpen AccessTR

Kur'an'da kelime kader ve ecel kavramlarının tahlili

Kendine has bir kavram dünyası olan Kur'an, miladi yedinci yüzyıldaki Arapçanın dil yapısına göre nazil olmuştur. Bu açıdan nüzul döneminde kullanılan Arapçanın bilinmesi Kur'an'ı anlamada son derece öneme sahiptir. Ayrıca ayetlerin siyak ve sibakı ile kelimelerin asli anlamları mutlak surette dikkate alınmalıdır. Bu çalışmamızda, Ku'an'daki ?kelime?, ?kader? ve ?ecel? kavramlarını yukarıdaki hususlar çerçevesinde etraflıca inceledik. Araştırmamızın konusunu teşkil eden mezkûr kavramları tercih etmemizin sebebi, söz konusu kavramlara Kur'an'daki kullanımının dışında anlamlar yüklendiği yönündeki tespitimizdir.Mesela kader kelimesi, insanın değiştirilemez alın yazısı şeklinde anlaşılmıştır. Çalışmamızda kader kavramının Kur'an'da ?bir şeyi ölçmek, biçmek, belli bir plan dahilinde yapmak? anlamlarında kullanıldığını gördük. Bunun yanında ?Allah'ın ezelde takdir ettiği hüküm? şeklindeki anlamın ?kelime? kavramı tarafından karşılandığını tespit ettik. İncelediğimiz diğer kavram olan ecel, belirli bir sürenin sonunu ifade eder. Bu süre, önceden takdir edildiği için kader ve kelime kavramlarıyla dolaylı da olsa ilişkilidir. Bütün bunların neticesinde şu sonuca vardık ki, Kur'an'daki herhangi bir kelime ayetlerin sebeb-i nüzulüne, Mekki veya Medeni oluşuna göre çok farklı anlamlara gelebilmektedir. Bu itibarla bir kavram Kur'an'da geçtiği her yerde aynı anlama gelmemektedir.Anahtar Sözcükler: Kader, Ecel, Kelime, Ölçü, Ölüm, Süre.

KaderKur'an-ı KerimÖlçü+2
Abdullah Esen
Çukurova University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2009
00
Medical SpecialtyOpen AccessTR

Yaşlı bireylerde ölüm kaygısı

Amaç: Bu çalışmanın amacı bir üniversite hastanesinde çeşitli polikliniklerden konsültasyonla psikiyatri polikliniğine yönlendirilen yaşlı bireylerde ölüm kaygısı düzeyinin belirlenerek bazı sosyodemografik ve klinik değişkenlerle ilişkisinin değerlendirilmesidir.Gereç ve yöntem: Çalışmaya Çukurova Üniversitesi Tıp Fakültesi Ruh Sağlığı ve Hastalıkları polikliniğine çeşitli kliniklerden konsültasyon ile başvuran 60 yaş üstü 200 hasta (117 erkek, 83 kadın) alındı. Çalışmaya alınan hastalarla psikiyatrik görüşme yapılıp, sosyodemografik verileri kaydedildi. Yaşlılık Depresyon Ölçeği (YDÖ), Durumluk-Sürekli Kaygı Ölçeği (STAI-I,STAI-II), Ölüme ilişkin Depresyon Ölçeği (ÖDÖ), Templer Ölüm Kaygısı Ölçeği (ÖKÖ), Kısa Form-36 (SF-36) Yaşam Kalitesi Ölçeği uygulanmıştır.Bulgular: Çalışmaya dahil edilen hastaların %58,5'u erkekti, ortalama yaşları 67,16(5,0) idi. Hastalara ortalama ÖKÖ puanı 7,7 bulundur. SF-36 ölçeği ile ÖKÖ ve ÖDÖ arasında hafif pozitif korelasyon saptandı. Sosyodemografik değişkenlerle ölçekler arasındaki korelasyonlar değerlendirildiğinde ÖKÖ ve ÖDÖ ile eğitim süresi arasında negatif, çocuk sayısı açısından pozitif korelasyon saptandı. Fiziksel hastalık türü ile ÖKÖ ve ÖDÖ puanları arasında istatistiksel anlamlı bir fark saptanmadı. Son 1 yılda yaşanmış yas reaksiyonu ile ÖKÖ arasında anlamlı bir fark saptanmazken, son 1 aydır ölüm düşüncesinin sıklığının artması ile ÖKÖ puanlarının arttığı saptanmıştır.Sonuç: Bu çalışmada yaşlı bireylerde ölüm kaygısının eğitim süresi, çocuk sayısı ve ölüm düşüncesi sıklığı ile ilişkili olduğu; ancak fiziksel hastalık varlığının ölüm kaygısını etkilemediği saptandı. Yaşlı bireylerde farklı değişkenlere gözertek yapılacak uzunlamasına çalışmalar ölüm anksiyetesinin önemini ve fiziksel ve ruhsal hastalıkların süreci üzerindeki etkisini saptayıp daha iyi anlamamıza yardımcı olacaktır.Anahtar sözcükler: Ölüm kaygısı, yaşlılar, kaygı bozukluğu

AnksiyeteAnksiyete bozukluklarıYaşlanma+4
Zehra Kalaoğlu Öztürk
Çukurova University
2010
10
Master'sOpen AccessTR

Modernleşme sürecinde ölüm hadisesine din sosyolojisi açısından bir yaklaşım

Bu çalışma ile modernleşme sürecinde ölüm hadisesinde meydana gelen değişimleri açıklamayı amaçlamıştır. Ölüm sosyal hayatın içinde yer alan bir gerçekliktir. Bütün canlıların ortak kaderi olması anlamında da evrensel bir nitelik taşımaktadır. Ölüm, modern ve modern öncesi toplumlarda farklı anlamlar yüklenen bir olgudur. Çünkü toplumsal yaşamdaki her türlü değişimden etkilenmektedir. Modern öncesi toplumlarda sosyal hayatın bir parçası olarak algılanırken, modern toplumlarda tabu niteliği kazanmıştır.

Din sosyolojisiKültürModernleşme+5
Filiz Çiftçikal
Çukurova University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2010
00
Master'sOpen AccessTR

Konya ili Kulu ilçesi halk kültürü araştırması

Bu çalışmada Konya'nın Kulu ilçesindeki geçiş dönemleri olan doğum, evlenme, ölüm âdetleri ve bunlara bağlı inanışlar, bayram tören ve kutlamalar, halk inanışları, halk mutfağı, halk hekimliği ve anonim halk edebiyatı ürünleri üzerinde durulmuştur.Halk kültürü ile ilgili olan birinci bölümde ele alınan konularda yazılı kaynaklardan elde edilen bilgilerin verilmesinin ardından sözlü kaynaklardan edinilen âdet ve inanmalar aktarılmıştır. Sözlü kaynaklardan elde edilen bilgilere dayalı âdet ve inanışların eski Türk kültürü ile olan ilişkileri tespit edilmeye çalışılmıştır.Anonim halk edebiyatı ile ilgili olan ikinci bölümde; manzum, manzum-mensur, mensur anonim halk edebiyatı ürünlerine yer verilmiştir. Her bölümün sonunda biçim ve içerik yönlerinden değerlendirmeler yapılmıştır. Çalışmanın son bölümünde metinler içerisinde geçen yerel kelimeleri kapsayan bir de sözlük hazırlanmıştır.Bu araştırmanın sonucunda Kulu halk kültüründe, hem Orta Asya'nın hem de Anadolu'nun inanç ve kültür yapısının izlerinin bulunduğu görülmüştür. Bütün bu izler İslâmiyet'in kabulünü izleyen süreçte yeni dinin rengini alarak bugünkü Kulu halk kültürünü oluşturmuştur.Anahtar Kelimeler: Kulu, Halk Kültürü, Geçiş Dönemleri, İnanışlar, Anonim Halk Edebiyatı.

DoğumDoğum öncesiEvlilik+7
Yavuz Çoban
Çukurova University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2011
00
Master'sOpen AccessTR

Kahramanmaraş ili Göksun ilçesi halk kültürü araştırması

Bu çalışmada Kahramanmaraş'ın Göksun ilçesindeki geçiş dönemleri olan doğum, evlenme, ölüm âdetleri ve buna bağlı inanışlar, bayram, tören ve kutlamalar, halk inanışları, halk mutfağı, halk bilgisi, anonim halk edebiyatı ürünleri ve âşık edebiyatı ürünleri üzerinde durulmuşturBirinci bölümde, araştırma alanı ile ilgili bilgiler verilmiştir. Göksun yöresini araştırmadaki amaç, araştırma alanının kapsam ve sınırları, tarihi, nüfusu, sosyo-ekonomik yapısı ile ilgili bilgiler verilmiştir.Göksun halk kültürü ile ilgili olan ikinci bölümde ele alınan konularda, yazılı kaynaklardan elde edilen bilgilerin verilmesinin ardından, sözlü kaynaklardan elde edilen bilgilerin verilmesi, ardından sözlü kaynaklardan edinilen bilgilere dayalı âdet ve inanışların eski Türk kültürü ile ilişkileri, değerlendirme bölümlerinde tespit edilmeye çalışılmıştır.Anonim halk edebiyatı ile ilgili olan üçüncü bölümde; manzum, manzum-mensur, mensur anonim halk edebiyatı ürünlerine yer verilmiştir. Her bölümün sonunda biçim ve içerik yönlerinden değerlendirmeler yapılmıştır.Âşık edebiyatı ile ilgili olan dördüncü bölümde; günümüz Göksun yöresinde âşıklık geleneği hakkında bilgi, geçmişte yaşamış âşıklar ve şiirleri ve günümüzde yaşayan âşıklar ve şiirlerinden örnekler verilmiştir.Bu araştırmanın sonucunda, Göksun halk kültüründe, hem orta Asya'nın hem de Anadolu'nun inanç ve kültür yapısının izlerinin bulunduğu görülmüştür. Bulduğumuz bu inanç ve pratikler, bölüm değerlendirmelerinde anlatılmıştır.Anahtar Kelimeler: Göksun, Halk Kültürü, Geçiş Dönemleri, İnanışlar, Pratikler, Anonim Halk Edebiyatı, Âşık Edebiyatı.

Aşık edebiyatıBayramlarDoğum+11
Duygu Arslan
Çukurova University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2011
00
Master'sOpen AccessTR

Mukâtil B. Süleymân'ın tefsirinde ölüm ve ötesi

Mukâtil b. Süleymân ilk dönem müfessirlerinden olup hicrî ikinci asırda yaşamıştır. Tefsir alanında önemli bir yeri olan Mukâtil b. Süleymân'ın et-Tefsîru'l-kebîr adlı eseri Kurân-ı Kerîm'in baştan sona tefsiri niteliğindeki ilk eserdir. Eser övgülere mazhâr olmasının yanında yergilerden de nasibini fazlasıyla almıştır. Üzerinde çeşitli çalışmaların yapıldığı bu eser, araştırmamızın temel kaynağıdır. Çalışmamız, Mukâtil b. Süleymân'ın et-Tefsîru'l-kebîr adlı eserindeki ölüm ve ölümden sonraki hayat ile ilgili âyetleri yorumlamasını konu edinmektedir. Bu çalışmamız giriş ve üç bölümden oluşmaktadır. Giriş bölümünde; Mukâtil b. Süleymân'ın hayatı ve âhiret hakkında genel bir bilgi verilmesinin yanı sıra, çalışmamızın konusu, amacı ve yöntemi anlatıldı. Birinci bölümde; Âhirete iman, ölüm, kabir, kıyâmet alâmetleri, kıyâmet ânı ile ilgili âyetlerin tefsiri incelendi. İkinci bölümde; Mukâtil b. Süleymân'ın yeniden diriliş, amel defterlerinin dağıtılması, hesap, mîzan dirilişten so nra olacak olaylarla ilgili konulardaki görüşleri ele alındı. Üçüncü bölümde; cehennemin özellikleri, cehennemde yaşam cennetin özellikleri ve cennette yaşam konuları incelendi. Anahtar Kelimeler: Mukâtil b. Süleymân, Tefsir, Ölüm, Âhiret, Hesap, Ceza, Mükâfat, Cehennem, Cennet

Kur'an-ı KerimMukatil bin SüleymanTefsir+2
Halime Akkuş
Yozgat Bozok University
2019
00
Master'sOpen AccessTR

Malatya ili Doğanşehir ilçesi halk kültürü araştırması

Bu çalışmada Malatya İli Doğanşehir İlçesi doğum, evlenme ve ölüm evrelerinikapsayan geçiş dönemi adetleri ve bunlara bağlı inanışlar, bayram, tören ve kutlamalar,halk mutfağı ve buna bağlı unsurlar, halk bilgisi, oyunlar ve anonim halk edebiyatıürünleri üzerinde durulmuştur.Çalışmanın birinci bölümünde araştırma; konu, amaç, kapsam ve sınırlar ileçalışmada kullanılan yöntemler dâhilinde ortaya konmuştur. Bunun yanı sıra araştırmaalanının tarihi, coğrafi, demografik ve ekonomik yapısı ile sosyo-kültürel durumlarıhakkında da bilgiler verilmiştir.Doğanşehir yöresi halk kültürü ile ilgili olan ikinci bölümde geçiş dönemiadetleri ve bunlara bağlı inanışlar, yazılı kaynaklardan yararlanarak Türk Dünyası veAnadolu Türkleri arasındaki inanç ve pratiklerden bahsedildikten sonra sözlü kaynaklarvasıtasıyla edinilen bilgiler doğrultusunda araştırma alanındaki adet ve uygulamalarayer verilmiştir. Aynı şekilde bayramlar, törenler, kutlamalar, halk inanışları, halkmutfağı ve halk bilgisi de hem yazılı hem sözlü kaynaklar ışığında gözler önüneserilmiştir. Bütün bunların sonucunda âdet ve inanışların eski Türk kültürü ile ilişkilerideğerlendirme bölümlerinde tespit edilmeye çalışılmıştır.Üçüncü bölümde anonim halk edebiyatı ürünlerine yer verilmiştir. Halkedebiyatı ürünleri biçim ve içerik yönünden de incelemeye tabi tutularak manzum,manzum-mensur ve mensur ürünler olarak sınıflandırılmış, ayrıca seyirlik oyunlara dadeğinilmiştir.Bu çalışmanın sonucunda Doğanşehir halk kültürünün hem Orta Asya hem deAnadolu inanç ve kültür yapısının izlerini taşıdığı görülmüştür. Bütün bu yansımalariiİslamiyet'in kabulünü izleyen süreçte şekillenerek Doğanşehir halk kültürünüoluşturmuştur.

BayramlarDoğumEvlilik+7
Begüm Kurt
Çukurova University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2012
00
Master'sOpen AccessTR

Adana ili pozantı ilçesi halk kültürü araştırması

Bu çalışmada Adana'nın Pozantı ilçesindeki geçiş dönemleri olan doğum, evlenme, ölüm âdetleri ve buna bağlı inanışlar, bayram, tören ve kutlamalar, halk inanışları, halk mutfağı, halk bilgisi ve anonim halk edebiyatı ürünleri üzerinde durulmuşturBirinci bölümde, araştırma alanı ile ilgili bilgiler verilmiştir. Pozantı yöresini araştırmadaki amaç, araştırma alanının kapsam ve sınırları, tarihi, nüfusu, sosyo¬ekonomik yapısı ile ilgili bilgiler verilmiştir.Pozantı halk kültürü ile ilgili olan ikinci bölümde ele alınan konularda, yazılı kaynaklardan elde edilen bilgilerin verilmesinin ardından, sözlü kaynaklardan elde edilen bilgilere dayalı âdet ve inanışlar aktarılmıştır. Ayrıca bu adet ve inanışların eski Türk kültürü ile ilişkileri, değerlendirme bölümlerinde tespit edilmeye çalışılmıştır.Anonim halk edebiyatı ile ilgili olan üçüncü bölümde; manzum, manzum-mensur, mensur anonim halk edebiyatı ürünlerine yer verilmiştir. Her bölümün sonunda biçim ve içerik yönlerinden değerlendirmeler yapılmıştır. Ayrıca yöreye ait yerel kelimeleri kapsayan bir sözlük de hazırlanmıştır.Bu araştırmanın sonucunda, Pozantı halk kültüründe, hem Orta Asya'nın hem de Anadolu'nun inanç ve kültür yapısının izlerinin bulunduğu görülmüştür. Bütün bu izler İslamiyet'in etkisiyle şekillenerek varlığını devam ettirmiştir. Bulduğumuz bu inanç ve pratikler, bölüm değerlendirmelerinde anlatılmıştır.

Adana-PozantıBayramlarDoğum+7
Hilal Gülben Gerek
Çukurova University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2012
00
Master'sOpen AccessTR

Kıyamet suresi bağlamında kıyamet ve ölüm sahneleri

Kur'an-ı Kerim ve hadislerde defalarca bahsedilen ölüm, kıyametin kopuşu, dünyanın sonu ve ahiret halleri tüm insanlar için merak edilen bir konudur. Ölümün ne zaman geleceği, kıyamet saatinin belirli olmaması gibi hususlar insanlar tarafından bilinememektedir. Bu yüzden kimi insanlar ölümden sonra yeni bir hayatın olmayacağı, ölümle birlikte yok olunacağı hatta çürüyüp toz haline gelen kemiklerin yeniden yaratılamayacağı gibi düşüncelere kapılmışlardır. Çoğunlukla Mekkî sûrelerde zikredilen kıyamet kavramıyla, kıyamet ve ölüm sahneleri anlatılmak istenmiştir. Bu kıyamet ve ölüm sahnelerinde, kıyamet günü yaşanacak olan dehşet verici korkulardan, ölüm ve dirilişten, ahiretteki mükâfat ve cezadan hatırlatmalar yapılmaktadır. Kur'ân-ı Kerim'de anlatılan bu bilgiler, o kadar etkileyici bir şekilde dile getirilmiştir ki, önemseyerek okunduğu zaman kalplerin titrememesi ve tüylerin ürpermemesi mümkün değildir. Kur'ân-ı Kerim'in birçok sûre ve ayetinde değinilen kıyamet ve ölüm sahnelerine, Kıyamet Sûresi'nde de yer verilmiştir. "Kıyamet Sûresi Bağlamında Kıyamet ve Ölüm Sahneleri" isimli iki bölümden oluşan bu tezimizin birinci bölümünde, Kıyamet Sûresi ile alakalı, sûre adı, ayet sayısı, nüzulü gibi genel bilgiler ve konuyla alakalı bazı kavram ve kelimelere yer verilmiş, ikinci bölümde ise, sûrenin kısa bir tefsiriyle beraber tez konumuz olan kıyamet ve ölüm sahnelerine, Kıyamet Sûresi'ne bağlı kalarak Kur'an bütünlüğünde değinilmiştir. Anahtar Kelimeler: Kıyamet Sûresi, Kıyamet, Ölüm, Kıyamet ve Ölüm Sahneleri, yaratılış, insan

Kur'an-ı KerimKıyame suresiKıyamet+4
Ömer Evci
Yozgat Bozok University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2020
00
Medical SpecialtyOpen AccessTR

Acil serviste ölüm haberi verme sırasında hasta yakınlarının tepkilerini etkileyen faktörlerin saptanması

AMAÇ: Bu çalışmada kontrol gruplar oluşturularak acil serviste kötü haber verme sırasında hasta yakınlarının tepkilerini etkileyen faktörler değerlendirilmiştir. GEREÇ VE YÖNTEM: Çalışma Mayıs 2014 ve Şubat 2015 tarihleri arasında Gaziantep Üniversitesi Tıp Fakültesi Acil Tıp Anabilim Dalı tarafından yürütülmüştür. Kötü haber karşısında hasta yakınlarının tepkilerini değerlendirmek için Gaziantep Üniversitesi Hastanesi acil servisinde vefat eden hastalar ve yakınları grup 1; Gaziantep Dr. Ersin Arslan ve Şehitkamil Devlet Hastanesi acil servislerinde vefat eden hastalar ve yakınları grup 2 olarak belirlenmiştir. İstatistiksel analizler için SPSS for Windows sürüm 22,0 paket programı kullanılmış ve P<0.05 istatistiksel olarak anlamlı kabul edilmiştir. BULGULAR: Çalışmaya her gruptan 100 vaka olmak üzere toplam 200 vaka alınmıştır. Vakaların %34'ü kadın, %66'sı erkek idi. Her iki grupta en fazla arreste neden olan hastalık (%29,5) trombüs (MI ve pulmoner emboli) idi (p=0.002). Her iki grupta da ölümlerin çoğunluğu (%75,5) beklenmeyen ölümler olarak kayıt edilse de üniversite hastanesinde beklenen ölümlerin yüksek olması istatistiksel olarak anlamlı idi (p=0.024). Üniversite hastanesinde arrest öncesi hastanın arrest olabileceği bilgisi daha yüksek oranlarda hasta yakınlarına verilmişti (p=0.011). Arrest olayını duyduktan sonra hasta yakınları grup 2'de daha fazla sayıda tepki göstermişlerdir (p=0.001). Grup1'de (KPR) sırasında hasta yakınlarına resüsitasyon odasında hastaları gösterilerek bilgi verme durumu daha yüksek idi (p=0.001). Grup 2'de hasta yakınları KPR sırasında hastalarını görmek için daha çok fiziksel şiddet uygulanmıştır (p=0.001). Ölüm haberi karşısında grup 1 de hastaların çoğu (%60) sadece ağlayarak tepki göstermişlerdir. Grup 2 de genellikle birden fazla sayıda (%40) tepki göstermişlerdir (p=0.001). SONUÇ: Üniversite hastanesinde tanıklı arrest oranı, arrest öncesi hasta yakınlarına bilgi verme oranı, KPR sırasında hasta yakınlarına hastayı resusitasyon odasında göstererek bilgi verme oranı ve sayısı daha yüksekti. Devlet hastanelerinde kötü haber karşısında hasta yakınlarının tepki verme oranları daha yüksek idi.

Acil servis-hastaneAileHaber verme hakkı+3
Tufan Yıldırım
Gaziantep University
2016
00
Master'sOpen AccessTR

Koroner yoğun bakımda yatan hastaların manevi iyilik hali ve ölüm kaygısı düzeyleri

Bu araştırma koroner yoğun bakımda yatan hastaların manevi iyilik hali ve ölüm kaygısı düzeylerini belirlemek amacıyla tanımlayıcı, kesitsel ve ilişkisel olarak yapılmıştır. Araştırma bir şehir hastanesinin koroner yoğun bakım ünitesinde yatan ve araştırmaya katılmayı kabul eden 222 hasta ile yapılmıştır. Veriler Tanıtıcı Özellikler Formu, Manevi İyilik Ölçeği ve Ölüm Kaygısı Ölçeği kullanılarak toplanmıştır. Verilerin değerlendirilmesinde Levene testi, Shapiro-Wilk testi, Student's t Testi, Mann Whitney–U testi, Tek Yönlü Varyans Analizi ve çoklu karşılaştırma testlerinden Tukey HSD testi, Kruskal Wallis testi, Bonferroni-Dunn testleri, spearman korelasyon analizi ve pearson korelasyon analizi kullanılmıştır. Hastaların yaş ortalaması 59,15±12,70 olup %32,9'unun kadın, %83,3'ünün evli ve %34,2'sinin çalıştığı saptanmıştır. Araştırmaya katılan hastaların cinsiyet, eğitim, meslek, gelir düzeyi, medeni durum, çalışma durumu, kronik hastalık durumu ve sağlığını değerlendirme düzeyi gibi bazı tanıtıcı özelliklere göre manevi iyilik ölçeğinin anlam alt boyutlarından aldıkları puan ortalamaları arasında istatistiksel olarak anlamlı fark saptanmıştır (p<0,05). Araştırmaya katılan hastaların, cinsiyet, medeni durum, meslek, aile durumu ve mevcut sağlık durumuna göre ölüm kaygısı ölçeğinden aldıkları puan ortalamaları arasında istatistiksel olarak anlamlı fark saptanmıştır (p<0,05). Hastaların anlam ve manevi iyilik ölçeği puanı arasında anlamlı kuvvetli düzeyde pozitif yönde ilişki görülürken (r=0,797), barış ve ölüm kaygısı ölçeği puanı arasında anlamlı, zayıf düzeyde negatif yönlü ilişki bulunmuştur (r=-0,159). Çalışma sonucunda hastaların ölüm kaygısını azaltılması manevi iyilik düzeylerinin artırılması için hemşirelik bakımına manevi bakım uygulamalarının daha çok katılması önerilir.

Kalp hastalıklarıKoroner arter hastalığıKoroner hastalık+7
Burcu Baş
Yozgat Bozok University · Institute of Health Sciences
2022
00
Master'sOpen AccessTR

Yoğun bakım hemşirelerinin yaşam sonu bakıma yönelik tutum ve davranışları ile ölüme karşı tutumlarının incelenmesi

Bu araştırma yoğun bakım hemşirelerinin yaşam sonu bakıma ilişkin tutum ve davranışları ile ölüme ilişkin tutumlarını incelemek amacıyla yapılmıştır. Araştırma Çorum İli'nde faaliyet gösteren hastanelerin yoğun bakım ünitelerinde çalışan ve araştırmaya gönüllü katılan 200 hemşire ile yapılmıştır. Çalışma için gerekli etik kurul onayı ve kurum izinleri alınmıştır. Araştırma verileri tanıtıcı özellikler formu, Yoğun Bakım Hemşirelerinin Yaşam Sonu Bakıma Yönelik Tutum ve Davranışları Ölçeği ve Ölüme İlişkin Tutum Profili (Death Attitude Profile Revised) kullanılarak toplanmıştır. Verilerin analizinde sayı, yüzde, ortalama, standart sapma, t testi ve spearman korelasyon analizi kullanılmıştır. Hemşirelerin yaş ortalaması 28,78±6,43, hemşirelikte toplam hizmet yıl ortalaması 6,72±5,65 olup %63,5'inin kadın olduğu saptanmıştır. Hemşirelerin Yaşam Sonu Bakıma Yönelik Tutum ve Davranış Ölçeği alt boyutlarından aldığı puanlar incelendiğinde; Yaşam Sonu Bakıma Yönelik Tutum ve Davranış Ölçeği tutum alt boyut puan ortalamasının 34,07±5,02, Yaşam Sonu Bakıma Yönelik Tutum ve Davranış Ölçeği davranış alt boyut puan ortalamasının 16,56±4,18, Yaşam Sonu Bakıma Yönelik Tutum ve Davranış Ölçeği genel toplam puan ortalamasının 50,62±7,31 olduğu belirlenmiştir. Araştırmaya katılan hemşirelerin hastanın öleceğini bilip bilmeme durumu ve hastaya öleceğinin kim tarafından söylenmesi gerektiği durumuna göre Yaşam Sonu Bakıma Yönelik Tutum ve Davranış Ölçeği genel toplam, tutum ve davranış alt boyutlarından aldıkları puan ortalamaları arasında istatistiksel olarak fark bulunmuştur (p<0,05). Hemşirelerin Ölüme İlişkin Tutum Profili ölçeği alt boyutundan aldığı puanlar incelendiğinde; ölüm korkusu alt boyut puan ortalamasının 26,12±8,06, ölümden kaçınma alt boyut puan ortalamasının 18,14±6,46, tarafsız kabullenme alt boyut puan ortalamasının 27,10±5,27, kabul edici yaklaşım alt boyut puan ortalamasının 48,77±11,22, ölümü kabullenmeme alt boyut puan ortalamasının 19,37±7,15 ve genel toplam puan ortalamasının 139,50±22,61 olduğu saptanmıştır. Hemşirelerin Ölüme İlişkin Tutum Profili ölçeği toplam puanı ile Yaşam Sonu Bakıma Yönelik Tutum ve Davranış Ölçeği tutum puanı arasında anlamlı, pozitif yönde ve çok zayıf düzeyde ilişki (r=0,178), Ölüme İlişkin Tutum Profili ölçeği toplam puanı ile Yaşam Sonu Bakıma Yönelik Tutum ve Davranış Ölçeği davranış puanı arasında pozitif yönde, çok zayıf düzeyde ilişki (r=0,002) ve Ölüme İlişkin Tutum Profili ölçeği toplam puanı ile Yaşam Sonu Bakıma Yönelik Tutum ve Davranış Ölçeği toplam puanı arasında pozitif yönde, çok zayıf düzeyde ilişki saptanmıştır (r=0,138). Hemşirelere, yaşam sonu süreç ve ölmekte olan hasta ve ailesine yönelik bakım hizmetlerine ilişkin hizmet içi eğitimlerin düzenlenmesi, ölümcül hastaya ve ölüm farkındalığına yönelik tutumları ile ilgili nitel araştırmalar yapılması önerilmiştir.

DavranışHemşirelerHemşirelik+6
Halit Yücel
Yozgat Bozok University · Institute of Health Sciences
2022
00
Master'sOpen AccessTR

Kronik obstrüktif akciğer hastalığı olan bireylerde ölüm anksiyetesinin psikososyal uyum üzerine etkisi

Bu araştırma Kronik Obstrüktif Akciğer Hastalığı (KOAH) olan bireylerde ölüm anksiyetesinin psikososyal uyum üzerine etkisini belirlemek amacı ile tanımlayıcı olarak yapılmıştır. Araştırma 1 Ocak- 20 Nisan 2016 tarihleri arasında bir kamu hastanesinin göğüs hastalıkları servisinde yatarak ve ayaktan tedavi alan 150 hasta ile yapılmıştır. Verilerin toplanmasında Kişisel Bilgi Formu, Ölüm Kaygısı Ölçeği (ÖKÖ) ve Hastalığa Psikososyal Uyum Öz-Bildirim Ölçeği (PAIS-SR) kullanılmıştır. Veriler IBM SPSS 22 programında analiz edilmiştir. Hastaların ÖKÖ puan ortalaması 6.96±3.45, PAIS-SR toplam puan ortalaması 67.54±14.96 olarak bulunmuştur. Hastaların PAIS-SR alt ölçeklerinden en fazla etkilenenler: en yüksek ortalama ile Mesleki Çevreyi (13.62±2.62) sırasıyla Sosyal Çevre (12.81±4.07) ve Seksüel İlişkiler (10.22±3.55) ile ilgili alanlar takip etmektedir. Hastaların ölüm kaygısı ölçeği puanı ile psikososyal uyum ölçeği toplam puanı arasında pozitif yönde anlamlı bir ilişki belirlenmiştir (p<0.05). Çalışmanın sonucunda KOAH hastalarının ölüm kaygılarının orta düzeyde, hastalığa psikososyal uyumlarının kötü düzeyde olduğu, ölüm kaygısı arttıkça hastalığa ve hayata psikososyal uyumlarının bozulduğu belirlenmiştir. Psikiyatri hemşiresi, hasta ve ailesinin yaşam tarzı değişikliklerinde uyumlarını arttırarak, uyum bozukluklarını önleyerek, hasta ve ailesinin baş etme becerilerini geliştirerek, hastalıkla ilgili ölüm anksiyetesini değerlendirme ve buna yönelik planlamaları yaparak hastanın hastalığa psikososyal uyumunu arttırabilir. Anahtar Kelimeler: Kronik Obstrüktif Akciğer Hastalığı, Ölüm Kaygısı, Psikososyal Uyum, Psikiyatri Hemşireliği

Akciğer hastalıklarıAkciğer hastalıkları-obstrüktifAnksiyete+4
Sabri Toğluk
Gaziantep University · Institute of Health Sciences
2017
00

Related subjects