Students perceptions

299 theses under this subject heading

Master'sOpen AccessTR

Sosyal bilgiler ortaokul 8. sınıf öğrencilerinin aile birliğine önem verme değerinin metaforlar yoluyla incelenmesi

Aile; günümüz toplumunda çekirdek aile olarak ortaya çıkan tanıma istinaden kan yoluyla akrabalık kurulan baba, anne ve çocuklardan oluşan toplumun en küçük kurumdur. Bireylerin eğitiminin ilk başladığı yer olan aile kurumu çocukların doğruyu yanlışı öğrendiği ilk yerdir aynı zamanda toplumumuzu ayakta tutan kök değerlerimizin ilk öğrendiği yer aile birliğidir. İnsanların sosyal hayatta birbirine karşı davranışı, yaklaşımı bireyleri etkilemektedir. Çocuğun gelişimini de birçok faktör etkilemektedir. Aile içinde birbirimize olan tutumumuz çocuğun mizacını şekillendirmektedir: Aile içinde bireylerin birbirine karşı etkili iletişimi, hoşgörülü ve anlayışlı olması aile birliğinin temellerini atmaktadır. Bu çalışmada Sosyal Bilgiler ortaokul sekizinci sınıf öğrencilerinin "Aile birliğine önem verme değerine" yönelik tutumlarının metaforlar yoluyla belirlenmesi istenmektedir. Araştırmanın katılımcıları 2019-2020 eğitim-öğretim yılı içerisinde Ankara ilinde öğrenim gören Sosyal Bilgiler ortaokul sekizinci sınıf öğrencilerdir. Araştırma 447 Sosyal Bilgiler ortaokul sekizinci sınıf öğrencisiyle gerçekleştirilmiştir. Araştırmanın verileri tüm anket formlarında bulunan "Aile Birliği….…gibidir, çünkü…" ifadesi yardımıyla toplanmıştır. Araştırma verilerinin analizinde içerik analiz tekniğinden yararlanılmıştır. Araştırma sonucunda "Aile birliği değerine" yönelik Sosyal Bilgiler ortaokul sekizinci öğrencileri tarafından en fazla ağaç, çiçek, zincir, su hayat, güneş olarak algıladıkları görülmektedir. Ayrıca öğrencilerin aynı metaforları farklı kategoriler altında kullandıkları belirlenmiştir.

AileAile bağlarıAlgı+6
Muhammet Mustafa Akçay
Muğla Sıtkı Kocman University · Institute of Educational Sciences
2020
00
Master'sOpen AccessTR

Psikolojik danışman adaylarının kendini engelleme algılarının özgünlük düzeyleri ve aldıkları süpervizyon açısından incelenmesi

Bu araştırmada, psikolojik danışman adaylarının kendini engelleme algılarının özgünlük düzeyleri ve aldıkları süpervizyon açısından incelenmesi amaçlanmıştır. Bu bağlamda, psikolojik danışman adaylarının kendini engelleme algıları; özgünlük düzeyleri, cinsiyetleri, meslekte çalışma konusunda kararlılıkları, daha önceden danışan olarak psikolojik yardım almaları, alınan süpervizyonun türü, alınan süpervizyonun biçimi ve alınan süpervizyonun niteliği değişkenleri açısından incelenmiştir. Psikolojik danışman adaylarının kendini engelleme algılarının, özgünlük, psikolojik danışman olarak çalışma, cinsiyet, alınan süpervizyonun niteliği, alınan süpervizyonun türü ve daha önce psikolojik yardım alma değişkenleri tarafından yordanması da incelenmiştir. Araştırmanın örneklemi Anadolu Üniversitesi, Çukurova Üniversitesi, Gazi Üniversitesi, İnönü Üniversitesi, Mersin Üniversitesi, Ondokuz Mayıs Üniversitesi ve Osmangazi Üniversitesi Psikolojik Danışmanlık ve Rehberlik Programı son sınıf öğrencilerinden oluşan 298 psikolojik danışman adayından oluşmaktadır. Araştırmanın verileri, "Kendini Sabotaj Ölçeği", "Özgünlük Ölçeği" ve "Kişisel Bilgi Formu" aracılığıyla elde edilmiştir. Verilerin analizi; betimsel istatistiksel verilerin çözümlenmesi tek ve çift yönlü varyans analizi ve adımsal regresyon analizi ile gerçekleştirilmiştir. Araştırma bulguları psikolojik danışman adaylarının kendini engelleme algılarının özgünlük düzeylerine göre anlamlı biçimde farklılaştığını göstermiştir. Psikolojik danışman adaylarının kendini engelleme algılarının daha önceden psikolojik yardım alıp almamalarına, psikolojik danışman olarak çalışma konusundaki kararlılıklarına, aldıkları süpervizyonun türüne ve biçimine göre ise anlamlı düzeyde farklılaşmadığı ortaya çıkmıştır. Regresyon analizi sonucunda psikolojik danışman adaylarının kendini engelleme algılarının, özgünlük, alınan süpervizyonun niteliği ve meslekte çalışma konusundaki kararlılık değişkenleri tarafından anlamlı bir şekilde yordandığı bulunmuştur. Regresyon analizi sonucunda toplam varyansın %19'u özgünlük, %2'si algılanan süpervizyon niteliği ve %1'i de psikolojik danışman olarak çalışma konusundaki kararlılık değişkeni tarafından açıklanmıştır.

AlgıKendini sabotajPsikolojik danışma+5
Mehmet Sarıçalı
Anadolu University · Institute of Educational Sciences
2014
00
Master'sOpen AccessEN

The factors affecting teacher efficacy perceptions of pre-service English language teachers

Teacher efficacy is considered to be one of the most important constructs which affect not only teacher practices but also learner performances. It has been asserted that teacher efficacy is also influenced by some factors such as subject areas, motivation, and teaching practice in its developmental phase; that is, in pre-service years. In order to understand the judgments that teachers make about themselves better in these years, what kind of factors affect the perceptions of pre-service teacher efficacy can be explored. This might provide some benefits in terms of the things that can be done to improve teacher efficacy positively early in learning. Indirectly, this may give some insights about the quality of teacher education programs and the practicum. With these in mind, the present study aims to investigate the factors that may have an impact on the efficacy perceptions of pre-service English language teachers. A total of 113 pre-service English language teachers who were at their final year at Anadolu University participated in the study. Since the current study is based on the explanatory design, surveys and focus group interviews were utilized. Descriptive statistics were run to examine the quantitative data, and content analysis was used to examine the qualitative data. The results showed that the sample had a moderate level of perceived teacher efficacy. Moreover, their perceived efficacy in classroom management, instructional strategies and student engagement were found to be close to each other, though efficacy in classroom management had a little higher mean score than the other two components. Focus group discussions, carried out by 22 representative pre-service ELT teachers, revealed four main factors that affect their efficacy perceptions: ELT education they received at university, their practicum experiences, perceived language proficiency and their affective states. Compared to others, practicum experiences had the biggest role in the development of teacher efficacy. Furthermore, these factors were found to have either positive or negative effects in their perceived teacher efficacy. While classroom practices, students, the view of teaching as a profession, personality characteristics, and motivation contributed positively to efficacy, the content of the teacher education program, cooperating and supervisor teachers, perceived language proficiency and emotions had negative effects. The findings of the study are believed to provide new perspectives into the efficacy perceptions of pre-service ELT teachers.

Candidate teachersPerceptionStudents perceptions+4
Aylin Sevimel
Anadolu University · Institute of Educational Sciences
2014
00
DoctorateOpen AccessTR

Üniversite öğrencilerinin mobil iletişim teknolojileri hakkındaki algılamaları

Bu çalışma kapsamında Anadolu Üniversitesi İletişim Bilimleri Fakültesi öğrencilerinin, mobil iletişim teknolojileri hakkındaki algılamaları araştırılmıştır. Bu amaç çerçevesinde literatür taraması gerçekleştirilmiş, mobil iletişim teknolojilerine ve kullanıcılarına ilişkin bilgilere ek olarak algı, tutum, algılama ve kullanım eğilimlerine ilişkin bilgi ve tanımlamalara erişilmiştir. Algılamalara ilişkin verilerin elde edilebilmesi için İletişim Ortamları Doğallığı Kuramı ve Teknolojinin Kabulü Modeli çerçevesinde bir kuramsal temel ve veri toplama aracı geliştirilmiştir. Veri toplama aracı olarak öğrencilerle yapılan yarı yapılandırılmış bireysel görüşmeler kullanılmıştır. Elde edilen veriler tematik analiz yoluyla incelenmiş, bulgular kuramsal temel ve alanyazın ile ilişkili olarak değerlendirilmiştir. Elde edilen bulgular arasında üniversite öğrencilerinin mobil iletişim teknolojileri hakkındaki algılamalarında eşzamanlılığın ve sesli iletişimin öncelik taşıdığı, yüz mimikleri ve vücut dilinin yansıtılması ile mekan ortaklığının ise aranan nitelikler olmadıkları tespit edilmiştir. Katılımcıların ifadelerinin tematik analiz yoluyla yorumlanmasıyla katılımcıların öne çıkan kullanımları arasında bilgi erişimi, sesli eşzamanlı iletişim ve metin tabanlı gecikmeli iletişim çıkmıştır. Gerçekleştirilecek olan iletişimin yakın kişilerle mi yoksa tanıdık olunmayan kişilerle gerçekleştirileceği, katılımcılar için anındalık, yüz mimikleri ve vücut dilinin yansıtılması için belirleyici bir etken olmuştur. Cihaz sınırlılıkları, rahatsız edilmeme arzusu ve metin tabanlı iletişimin bazı katılımcılar tarafından yeterli, bazıları tarafından yetersiz görülmesi ise algılanan kullanışlılık ve algılanan kullanım kolaylığı olumsuz etkileyen etkenler olmuştur. Çalışma kapsamında İletişim Ortamları Doğallığı Kuramı, metin tabanlı iletişime olan yatkınlığı açıklamakta yetersiz kalırken Teknolojinin Kabulü Modeli, algılamaların ölçülmesi için etkili ölçütler sağlamıştır.

Faydalılık algısıGörsel-işitsel medyaHareketli iletişim+6
Onur Yumurtacı
Anadolu University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2015
00
Master'sOpen AccessTR

İletişim fakülteleri öğretim üyelerinin ve öğrencilerinin sayısal vatandaşlık özyeterliklerine ilişkin algılarının değerlendirilmesi

Sayısal teknolojilerin, özellikle internet teknolojisinin, bilgi devrimi sonrasında toplumsal tabana oldukça hızlı bir biçimde yayılması ve çevrimiçi yaşantının bireylerin günlük yaşamının vazgeçilmez bir parçası haline gelmesi sonucu vatandaşlığın yeni bir formu olan sayısal vatandaşlık bireylerin öğrenmeleri ve geliştirmeleri gereken bir yeterlik olarak kendine yer bulmuştur. Özellikle 2000'li yıllarla birlikte bir bütün olarak iletişim ve eğitim sektörlerinin sayısal teknolojilerle iç içe geçmesi, beraberinde iletişim fakültelerinde sayısal teknolojilerin kullanımının yaygınlaştırılması, bu teknolojileri kullanabilecek ve öğretebilecek kişilerin istihdam edilmesi ve sayısal teknolojilere hakim "sayısal vatandaşların" yetiştirilmesi gerekliliğini getirmiştir. Bu bağlamda, bu araştırmanın genel amacı iletişim fakültelerinin birer üyesi olarak öğretim üyeleri ve öğrencilerin sayısal vatandaşlık özyeterlik algılarının belirlenmesidir. Araştırma, betimsel bir çalışmadır. Öncelikle sayısal vatandaşlık ile ilgili alanyazın taraması yapılmıştır. Daha sonra ölçümün yapılabilmesi için Likert tipi bir ölçek geliştirilmiştir. Geliştirilen ölçek üç bölümden oluşmuştur. İlk bölümde bireylere ilişkin genel bilgiler toplanmıştır. İkinci bölümde sayısal vatandaşlığın gerçekleşebilmesi için bir ön koşul olarak bireylerin teknoloji hakimiyetleri ölçülmüştür. Üçüncü bölümde ise Mike Ribble (2008) tarafından ortaya atılan sayısal vatandaşlığın dokuz bileşeni çerçevesinde hazırlanan ifadeler katılımcılara yöneltilmiştir. Daha sonra sorular SPSS aracılığıyla analiz edilmiştir. Ardından örneklem içerisinden gönüllü olan kişilerle yarı yapılandırılmış görüşmeler gerçekleştirilmiştir. Nicel ve nitel verilerin yorumlanması ile de bazı çıkarımlarda bulunulmuştur. Katılımcıların genel olarak sayısal vatandaşlık özyeterlik algılarının yüksek olduğu görülmüştür. Bununla birlikte sayısal vatandaşlığın bileşenleri üzerinden cinsiyete, statüye, bölümlere, gelir gruplarına ve unvana göre belirlenen gruplar arasında karşılaştırmalar yapıldığında çeşitli farklılıklar çıkmıştır. Nicel veriler yarı yapılandırılmış görüşme sonucunda elde edilen verilerle karşılaştırıldığında bir fark olduğu gözlemlenmiştir. Bu fark kendisini şu şekilde göstermiştir: Likert ölçeği sonucunda hem öğretim üyelerinin hem de öğrencilerin kendilerini sayısal vatandaşlık konusunda yeterli gördükleri gözlemlenmiştir; ancak yarı yapılandırılmış görüşmelere katılan öğretim üyeleri kendilerini, öteki öğretim üyelerini ve öğrencileri bu konuda yetersiz gördüklerini belirtmişlerdir. Bununla birlikte öğrenciler de yarı yapılandırılmış görüşmeler esnasında öğretim üyelerinin sayısal vatandaşlık konusunda yetersiz olduklarına inandıklarını belirtmişlerdir. Ayrıca katılımcıların üyesi oldukları kurumun ve ayrıca hükümetin konu ile ilgili çalışmalarını yetersiz gördüğü, konuyla ilgili olarak çeşitli eleştirilerinin ve geleceğe ilişkin endişelerinin olduğu sonucuna ulaşılmıştır. Bu da gerek belirtilen farkın sebebinin anlaşılması için fiili durumun ölçülmesini gerekse bireylerin yetersiz gördüğü noktaların ve endişelerinin giderilmesi için çeşitli çalışmaların yapılması gerekliliğini ortaya çıkarmaktadır. Anahtar Kelimeler: Sayısal Vatandaşlık, Sayısal Yerliler, Sayısal Göçmenler, Bilgi Toplumu, Likert Ölçeği.

Bilgi toplumuSayısal iletişimSayısal vatandaşlık+6
Taner Kızılhan
Anadolu University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2016
00
DoctorateOpen AccessTR

İlkokul sosyal bilgiler dersi bağlamında öğrenci ve öğretmenlerin küresel vatandaşlık algıları

Bu araştırmada ilkokul 4. sınıf öğrenci ve öğretmenlerinin küresel vatandaşlık algılarının ve Sosyal Bilgiler dersinde gerçekleştirilen uygulamaların ortaya çıkartılması amaçlanmaktadır. Karma modelde desenlenen bu araştırmada ardışık açıklayıcı desen kullanılmıştır. Araştırma verileri 2014-2015 öğretim yılı bahar ve güz döneminde araştırmacı tarafından hazırlanan ve İlkokul 4. sınıf öğrencilerine uygulanan Küresel Vatandaşlık Algı Ölçeği ile öğrencilerle ve öğretmenlerle yapılan görüşmelerden toplanmıştır. Araştırma sonuçlarına göre öğrencilerin yüksek düzeyde küresel vatandaşlık algısına sahip olduğu ve küresel vatandandaşlık düzeylerinin cinsiyete, anne- baba eğitim düzeyine, internete erişim durumlarına göre anlamlı bir farklılık yaratmaz iken ailelerin ve okullarının bulunduğu sosyo-ekonomik düzeye ve yurt dışına çıkma durumuna göre anlamlı farklılık oluşturduğu görülmüştür. Öğrencilerin dünya vatandaşlığı algılarına ilişkin olarak dünya vatandaşlığına yönelik yaptıkları tanımlar, dünya vatandaşlarının sahip olması gereken özellikler ile dünya ve dünya vatandaşlığına yönelik farkındalıklar temaları ortaya çıkmıştır. Öğretmenlerin küresel vatandaşlığa yönelik algıları küresel vatandaşlığa yönelik yaptığı tanımlar ve küresel vatandaşların sahip olduğu özellikler olarak ortaya çıkmıştır. Ayrıca araştırma sonuçlarına göre öğretmenlerin küresel vatandaşlık eğitiminde yaşadığı sorunlar ve buna yönelik çözüm önerileri ortaya koyulmuştur. Anahtar Sözcükler: İlkokul, Sosyal bilgiler, Küresel vatandaşlık, Küresel vatandaşlık eğitimi

Küresel vatandaşlıkSosyal bilgilerSosyal bilgiler dersi+7
Nur Leman Balbağ
Anadolu University · Institute of Educational Sciences
2016
00
Master'sOpen AccessTR

Turizm fakültesi öğrencilerinin konaklama işletmelerinde hizmet robotlarının kullanımına yönelik algısı

Bu araştırmada temel amaç konaklama işletmelerinde kullanılan hizmet robotlarına yönelik turizm fakültesi öğrencilerinin algılarının incelenmesidir. Bu doğrultuda detaylı bir alanyazın incelemesi yapılmış ve daha sonra araştırma amacına uygun olarak model geliştirilmiştir. Geliştirilen modelin test edilmesi için Nisan 2023-Mayıs 2023 tarihleri arasında gerçekleştirilen uygulamada ESOGÜ Turizm Fakültesi öğrencilerine ulaşılmış ve 253 öğrenciden çevrimiçi ve yüz-yüze olarak anket yoluyla veri toplanmıştır. Verilerin geçerliliğinin test edilmesinde faktör analizi kullanılmıştır. Araştırma kapsamında geliştirilen hipotezlere ilişkin korelasyon analizi gerçekleştirilmiştir. Ayrıca cinsiyet, staj yapma durumu, robot kullanım deneyimi ve araştırmada yer alan değişkenler üzerine farklılık testleri yapılmıştır. Elde edilen bulgular doğrultusunda güven, performans, algılanan risk ve kullanım kolaylığı ile robot kullanım niyeti ile arasında anlamlı bir ilişkinin olduğu görülmüştür. Diğer taraftan güven ile performans ve kullanım kolaylığı, performans ile algılanan risk ve kullanım kolaylığı, algılanan risk ile kullanım kolaylığı ve güven arasında anlamlı bir ilişki tespit edilmiştir. Araştırma, turizm işletmeciliği öğrencilerinin konaklama işletmelerinde kullanılan hizmet robotlarına yönelik algılarını ölçerek, konaklama işletmelerinde kullanımına katkı sunmaktadır.

Konaklama işletmeleriKonaklama sektörüOteller+7
Agil Abdulrazagov
Eskişehir Osmangazi University
2023
00
DoctorateOpen AccessTR

Koro eğitiminde yapılandırmacı yaklaşımın tutum, öz-yeterlik algısı ve akademik başarıya etkisi

Bu araştırmanın amacı; bir öğrenme kuramı olarak yapılandırmacı yaklaşımın, Müzik Öğretmenliği Programı öğrencilerinin yedi yarıyıl boyunca aldıkları ?Koro? dersine yönelik tutum, öz-yeterlik algısı ve akademik başarılarında ne ölçüde etkili olduğunu tespit etmektir. Araştırmanın yürütülmesinde kontrol gruplu öntest- sontest deneysel araştırma modeli kullanılmıştır. Buna göre araştırmanın çalışma grubunu; İnönü Üniversitesi Eğitim Fakültesi Güzel Sanatlar Eğitimi Bölümü Müzik Öğretmenliği Programı 2010?2011 Eğitim-Öğretim Yılı, Bahar Yarıyılı 2.sınıf (n=30) öğrencileri oluşturmuştur.Araştırmada veri toplama aracı olarak, Tutum, Öz-yeterlik Algısı, Akademik Başarı Ölçeği ve Uzman Görüşü Alma Formu kullanılmıştır. Buna göre öğrenciler; 2010?2011 Eğitim-Öğretim Yılı, Güz Yarıyılı, ?Koro II? dersinde aldıkları akademik başarı puanlarına göre eşleştirme yoluyla denklik gruplarına ayrılmış, deney ve kontrol grupları oluşturulmuştur. Araştırmacı tarafından sekiz hafta ve haftada dört ders saati süresince, deney grubuna (n=15) yapılandırmacı (öğrenci merkezli), kontrol grubuna (n=15) ise geleneksel (öğretmen merkezli) koro eğitimi verilmiştir. Araştırma verilerinin analizi için nonparametrik testlerden faydalanılmış; bu testlerin istatistiksel çözümleri, SPSS.17 paket programıyla yapılmıştır. Araştırmadan elde edilen bulgular doğrultusunda;(a)Yapılandırmacı yaklaşıma dayalı koro eğitimi verilen deney grubuyla, geleneksel yaklaşıma dayalı koro eğitimi verilen kontrol grubunun Öz-yeterlik Algısı Ölçeği sontest puanları arasında p<.05 anlamlılık düzeyinde deney grubu lehine farklılaşma olduğu ancak Akademik Başarı sontest puanları arasında ve Tutum Ölçeği sontest puanları arasında (p>.05) anlamlılık düzeyinde bir farklılaşma olmadığı,(b)Yapılandırmacı yaklaşıma dayalı koro eğitimi verilen deney grubunun Tutum Ölçeği öntest-sontest puanları arasında sontest lehine farklılaşma olduğu ve Öz-yeterlik Algısı Ölçeği öntest-sontest puanları arasında sontest lehine farklılaşma olduğu ancak Akademik Başarı Ölçeği öntest-sontest puanları arasında anlamlı bir farklılaşma olmadığı,(c)Geleneksel yaklaşıma dayalı koro eğitimi verilen kontrol grubunun Tutum, Öz-yeterlik Algısı ve Akademik Başarı Ölçeği öntest-sontest puanları arasında anlamlı bir farklılaşma olmadığı sonuçlarına ulaşılmıştır.Anahtar kelimeler: koro, koro eğitimi, yapılandırmacı yaklaşım, tutum, öz-yeterlik algısı, akademik başarı

Akademik başarıAlgıKoro+7
Zeynep Kaya
İnönü University · Institute of Educational Sciences
2011
00
Master'sOpen AccessTR

Ortaöğretim öğrencilerinin divan edebiyatına bakışı: Çorum il merkezi örneği

Divan edebiyatı devri eserleri, uygun inceleme yöntemlerinden yararlanılması kaydıyla, öğrencilerin bilişsel-duyuşsal yeteneklerini geliştirir ve onlara nitelikli bir güzellik algısı edinmeleri noktasında katkı sağlar. Ne var ki Tanzimat'la birlikte divan edebiyatı ve bu edebî dönemin özellikleri farklı nedenlerden ötürü etkisini kaybetmiştir. Öğrenciler bu dönemin lisanına, güzellik anlayışına, biçim hususiyetlerine ve anlatım şekillerine iyice yabancılaşmışlardır. "Ortaöğretim Öğrencilerinin Divan Edebiyatına Bakışı: Çorum İl Merkezi Örneği" baş-lıklı bu incelemede divan edebiyatı hususunda öğrencilerin belleğine yerleşen düşünceler tespit edilmeye çalışılmıştır. Bu çalışmada sorunların fark edilmesi için divan edebiyatının idrakiyle alakalı öngörüler üstünden likert ölçeğine bağlı anket oluşturulmuştur. Divan edebiyatıyla ilgili ders almış, ortaöğretim onuncu sınıfta olan öğrencilere divan edebiyatıyla alakalı sorular yöneltilerek bulgular derlenmiştir. Toplanan bulgular, SPSS yazılımında çözümlenerek bu verilerin frekans ayrımları ile yüzdelik dilimleri belirlenmiştir. Üç bölümden oluşan tezin ilk bölümünde araştırma ile ilgili hususlar hakkında bilgiler verilirken ikinci bölümünde araştırma ile ilgili çalışmalar ve nihâyet üçüncü bölümünde ise araştırma ile elde edilen bulgular açıklanmıştır. İnceleme bitiminde ortaya çıkan veriler ışığında da divan edebiyatının öğrencilerin gö-zünde olumsuz bir şekilde algılanmasında en önemli hususun döneme ait dilin anlaşıl-masındaki zorluklar olduğu ortaya çıkmıştır. Anahtar Kavramlar: Divan edebiyatı, öğrenci algısı, inceleme, likert ölçeği.

Divan edebiyatıEdebiyat dersiEdebiyat eğitimi+4
Ferhat Ocak
Hitit University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2019
00
DoctorateOpen AccessTR

Sosyal bilgiler öğretmen adaylarının medya okuryazarlığı algılarının incelenmesi

Bu araştırmanın amacı sosyal bilgiler öğretmen adaylarının medya okuryazarlık algılarının çeşitli değişkenlere göre farklılaşıp farklılaşmadığını bir ölçek geliştirerek incelemektir. Bu amaçla araştırmacı tarafından Medya Okuryazarlık Algı Ölçeği (MOAÖ) geliştirilmiş ve uygulanmıştır. Araştırma betimsel tarama modelinde desenlenmiştir. Araştırmanın çalışma grubu, belirlenen yedi devlet üniversitesinin birinci, ikinci, üçüncü ve dördüncü sınıflarında 2016-17 eğitim-öğretim yılında öğrenim gören öğrencilerden tesadüfî örnekleme yöntemi ile belirlenen toplam 1000 kişilik sosyal bilgiler öğretmenliği öğrencisinden oluşmaktadır. Araştırmada oranlı tabakalı örnekleme yöntemi kullanılmıştır. Araştırmanın bağımlı değişkeni sosyal bilgiler öğretmen adaylarının medya okuryazarlık algıları iken araştırmanın bağımsız değişkeni demografik özelliklerdir (yaş, cinsiyet, sosyo-ekonomik durum, kardeş sayısı, coğrafi bölge vb.). Elde edilen araştırma verilerinin çözümlenmesinde ve yorumlanmasında, One-Way Anova Testi ve T-Testi analizleri kullanılmıştır. Araştırma sonuçlarına göre sosyal bilgiler öğretmenliği bölümünde öğrenim gören öğrencilerin, genel olarak medya okuryazarlığı algılarının hem ölçek hem de alt boyutlar bazında yüksek seviyede olduğu bulunmuştur. Yapılan araştırmada, TV izleme süresi, internet kullanım süresi ve yaşanılan bölge ile yaşanılan yerin niteliği gibi bazı değişkenlerin, öğrencilerin medya okuryazarlığı algılarına önemli ölçüde etki ettiği saptanmıştır.

Aday öğretmenlerAlgıMedya+5
Aykut Özel
Kütahya Dumlupınar University · Institute of Educational Sciences
2018
00
Master'sOpen AccessTR

Ortaöğretim mesleki eğitimi muhasebe ve finansman alanında işletmelerde beceri eğitimi uygulamalarının hizmet kalitesi üzerine bir araştırma

Türkiye'de ortaöğretim mesleki eğitiminde kalite sorunlarının giderilmesi ve yaygınlaştırılma çabaları devam etmektedir. Bu çabalara destek olunabilmesi için ortaöğretimde, muhasebe ve finansman alanında okuyan 12. Sınıf öğrencilerinin işletmelerde beceri eğitimi hizmet kalitesine yönelik olarak öğrenci odaklı beklentilerinin ve algılarının ölçülmesi amaçlanmıştır. Öncelikle öğrencilerin beklentileri, SERVQUAL Yöntemiyle beklenti ifadeleri kullanılarak tespit edilmiştir. Eğitim sona erdiğinde aynı ifadeler kullanılarak, aynı öğrencilerin algıları belirlenmiştir. İşletmelerde beceri eğitiminin öznesi ve müşterisi konumundaki öğrencilerin, hizmet kalitesinden beklenti ve algılarının karşılanıp karşılanmadığı tespit edilmiştir. Çalışma, İstanbul'da üç, Eskişehir ve Kütahya'da birer okulda olmak üzere toplam beş mesleki ve teknik Anadolu lisesinde, muhasebe ve finansman alanında 12. Sınıfta işletmelerde beceri eğitimi alan 426 öğrencinin katılımıyla gerçekleşmiştir. Ayrıca katılımcıların demografik özelliklerinin beceri eğitimi hizmet kalitesine yönelik beklenti ve algılarında anlamlı farklılık oluşturup oluşturmadığını tespit etmek için ANOVA testi yapılmıştır. Yapılan analizler sonucunda, öğrencilerin staj yeri (beceri eğitimi aldıkları kurum), eğitim bölgesi ve mesleki lisesi tercih sebebi değişkenlerinde beklenti boyutlarında anlamlı farklılıklar bulunmazken, hizmet kalitesi algı boyutlarında anlamlı farklılıklar bulunmuştur.

Beceri eğitimiFinansmanHizmet kalitesi+6
Feride Savaş
Kütahya Dumlupınar University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2018
00
Master'sOpen AccessTR

Sosyal bilgiler öğretmen adaylarının değer algıları ile benlik saygıları arasındaki ilişki

Değerler, bireyi ve toplumu ayakta tutan, düzenli bir toplum oluşturup bu düzenin gelecek nesillere aktarılmasını sağlayan olgulardır. Sosyal bilgiler dersi toplum içerikli bir ders olması dolayısıyla değerlerin aktarılması noktasında büyük öneme sahiptir. Değerlerin aktarılması noktasında büyük öneme sahip diğer aktör şüphesiz öğretmenler ve öğretmen adaylarıdır. Geleceği şekillendirecek olan öğretmen adaylarının kendilerini doğru algılamaları, yeterliliklerinin bilincinde olmaları ve uygun benlik saygısı geliştirmeleri bu açıdan büyük önem taşımaktadır. Bu araştırmanın amacı sosyal bilgiler öğretmen adaylarının değer algıları ile benlik saygıları arasındaki ilişkiyi incelemektir. Araştırmanın örneklemini 2012-2013 eğitim öğretim yılında Ankara ve Aksaray devlet üniversitesinde eğitim gören 300 sosyal bilgiler öğretmen adayı oluşturmaktadır. Veri toplama aracı olarak ?Kişisel Bilgi Formu?, ?Portre Değerler Ölçeği? ve ?Benlik Saygısı Ölçeği? kullanılmıştır. Araştırma bulgularına göre sosyal bilgiler öğretmen adaylarının değer sistemlerine ilişkin algıları ile cinsiyet, yaş, anne eğitim düzeyi, mezun oldukları okul ve gelir düzeyine göre anlamlı farklılık bulunmuştur. Baba eğitim düzeyi ve yaşadığı yerin niteliğine göre ise anlamlı farklılık bulunamamıştır. Sosyal bilgiler öğretmen adaylarının benlik saygılarına ilişkin algıları ile yaşları arasında anlamlı farklılık bulunmuştur. Cinsiyet, anne- baba eğitim düzeyi, mezun oldukları okul, toplam gelir düzeyi ve yaşadığı yerin niteliğine göre ise anlamlı farklılık bulunmamıştır. Anahtar Kelimeler: Değer Algısı, Benlik Saygısı, Sosyal Bilgiler Öğretmen Adayları

Aday öğretmenlerBenlik saygısıDeğer algısı+7
Hafize Er
Kütahya Dumlupınar University · Institute of Educational Sciences
2013
00
Master'sOpen AccessTR

Suriyeli ortaokul öğrencilerinin sosyal bilgiler algısının çiz-yaz-anlat tekniği ile incelenmesi

Bu araştırmanın amacı Suriyeli ortaokul öğrencilerinin sosyal bilgiler algılarını çiz-yaz-anlat tekniğiyle incelemektir. Araştırma sosyal bilgilerin Suriyeli ortaokul öğrencileri için ne anlam ifade ettiğini ortaya çıkarmak için yapılmıştır. Nitel araştırma yöntemlerinden fenomenoloji deseni kullanılmıştır. Araştırmanın katılımcılarını 2020-2021 eğitim-öğretim yılında Gaziantep il merkezi ve Şahinbey ilçe merkezinde eğitim gören devlet okullarından rastgele seçilmiş 100 Suriyeli ortaokul öğrencisinden oluşturmaktadır. Verilerin analizinde içerik analizi yöntemi kullanılmıştır. Araştırma üç aşamada yapılmıştır. Birinci aşamada Suriyeli ortaokul öğrencilerinin sosyal bilgiler algılarını ortaya çıkarabilmek amacıyla öğrencilerden sosyal bilgiler deyince akıllarına gelen beş tane karakalem çizimi yapmaları istenmiştir. Araştırmanın ikinci aşamasında öğrencilerin yapmış olduğu bu beş çizim içerisinden sosyal bilgiler ile en fazla ilişkilendirdikleri bir çizimi seçerek bu çizimi niçin seçtiklerinin sebeplerini yazmaları istenmiştir. Araştırmanın son aşamasında gönüllülük esasına dayalı olarak seçilmiş 15 öğrenci ile yarı yapılandırılmış görüşme gerçekleştirilmiştir. Araştırma sonucunda öğrenci çizimleri ve kompozisyonlarında sosyal bilgilerin en çok tarih, beşeri coğrafya ve fiziki coğrafya ile ilişkilendirildiği tespit edilmiştir. Ayrıca öğrencilerin sosyal bilgilere yönelik tutumlarının olumlu yönde olduğu belirlenmiştir. Araştırma sonuçlarına dayanılarak sosyal bilgilere karşı olumlu tutum beslemeyen öğrencilere yönelik olumsuz tutumlarının nedenlerinin tespitine yönelik bir çalışma yapılabileceği önerilerinde bulunulabilir.

MültecilerOrtaokul öğrencileriOrtaokullar+6
Hüsameddin Ekinci
Gaziantep University · Institute of Educational Sciences
2021
00
Master'sOpen AccessTR

Çalgı eğitim kurslarına katılan çocukların yönelim sebepleri ve müzikal yeteneklerinin incelenmesi

Özengen çalgı eğitimi müzik eğitiminin temelini oluşturmakla birlikte, çocukların psikomotor gelişimine de önemli katkılar sağlar. Son yıllarda özellikle belediyeler de bu konuda yoğun ve etkin çalışmalar yürütmektedirler. Yeteneğe dayalı olan ve hiçbir ön şart belirtmeden verilen özengen müzik eğitimin amaçları ve sonuçları arasındaki ilişkiyi irdelemek ve kurslara katılım sağlayan çocukların yönelim sebepleriyle müzikal yetenekleri arasındaki ilişkiyi incelemek amacıyla yapılan bu araştırma Gaziantep Şehitkâmil Sanat Merkezinde çalgı kurslarına katılan 7-14 yaş aralığındaki 152 çocuk üzerinde yapılmıştır. Çocukların kurslara yönelim sebeplerini belirlemek için araştırmacı tarafından geliştirilen yapılandırılmış görüşme formu, müzikal yeteneklerini belirleyebilmek için ise Anadolu Üniversitesi Müzikal Algı Testi (AMAT) uygulanmıştır. AMAT test puanlarıyla görüşme formundaki verilerin dağılımını incelemek için normallik analizi yapılmıştır. İkili karşılaştırmalar için Bağımsız Örneklem t-testi, çoklu karşılaştırmalar için ise Tek Yönlü ANOVA testi uygulanmıştır. Araştırmadan elde edilen veriler SPSS 22 programı kullanılarak analiz edilmiş ve anlamlılık düzeyi p<0,05 olarak belirlenmiştir. Katılımcıların AMAT test puanlarına göre müzikal algı düzeylerinin iyi ve orta düzeyde olduğu, ancak çaldıkları çalgı ve cinsiyetlerine göre müzikal algı düzeylerinin etkilendiği görülmüştür. Öğrencilerin müzikal algı düzeyleriyle enstrüman tercihleri, ebeveyn desteği ve önceden çalgı çalma durumları arasında anlamlı bir ilişki olduğu, müzikal algı durumlarıyla ebeveyn davranışları, dinledikleri müzik türleri, sosyal etkinliklere katılımları ve aileyle birlikte yaşama değişkeni arasında ise anlamlı bir ilişki olmadığı tespit edilmiştir.

AlgıKurs öğreticileriKurslar+5
Hatice Yıldız
Gaziantep University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2023
00
Master'sOpen AccessTR

Öğrenmede öz-düzenleme yetkinlik algısına ilişkin bir ölçek geliştirme çalışması

ÖZET ÖĞRENMEDE ÖZ-DÜZENLEME YETKİNLİK ALGISINA İLİŞKİN BİR ÖLÇEK GELİŞTİRME ÇALIŞMASI Huriye TÜRKMEN Yüksek Lisans Tezi, Eğitim Bilimleri Anabilim Dalı Danışman: Yrd. Doç. Dr. Meral ATICI Nisan, 2004, 107 Sayfa Bu çalışma, lise öğrencilerinin öğrenmede öz-düzenleme yetkinlik algılarını ölçmeye yönelik bir ölçme aracı geliştirmek amacıyla yapılmıştır. Ölçeğin geliştirilmesi altı aşamada gerçekleştirilmiştir: Birinci aşamada, lise öğrencilerinin öğrenmede öz-düzenleme yetkinliği hakkında madde havuzu oluşturmak amacı ile nitel araştırma yöntemlerinden görüşme kullanılarak, başarı düzeyi yüksek ve düşük toplam 8 öğrenciye öğrenme ve akademik görevlerini yerine getirme davranışlarını etkileyen faktörlerle ilgili sorular yöneltilmiştir. Elde edilen nitel verilerden ve literatürden yararlanılarak madde havuzu oluşturulmuştur. İkinci aşamada, 100 maddeden oluşan ve 5 noktalı derecelendirmeyle taslak ölçeğe dönüştürülen madde havuzu, farklı cinsiyet, okul, sınıf düzeyi ve alanlardan 593 kişilik bir örnekleme uygulanmıştır. Elde edilen verilerle yapılan açıklayıcı faktör analizi sonuçlan doğrultusunda 5 faktörlü ve 14 maddeli bir ölçek oluşmuştur. Üçüncü aşamada, 5 faktör yapışma sahip ve 14 maddeden oluşan ölçek 858 kişilik bir örnekleme uygulanmıştır. Elde edilen veriler rastlantısal bir biçimde ikiye ayrılmış, ilk yansıyla açıklayıcı ve Cronbach Alfa güvenirlik katsayıları hesaplanmıştır, ikinci yansında ise, doğrulayıcı faktör analizi öğrencilerin ölçekten aldıkları puanlar ile cinsiyet, sınıf düzeyi ve alanlar arasında anlamlı bir farklılık olup olmadığı11 araştırılmıştır. Öğrencilerin yıl sonu ortalamaları ile ölçekten aldıkları puanlar arasındaki ilişki incelenmiştir. Dördüncü aşamada, benzer ve ayırdedici geçerlik çalışmaları yapılmıştır. Ölçek, 86 kişilik bir öğrenci grubuna, benzer ölçek olarak Matematik Yetkinlik Beklentisi Bilgilendirici Kaynaklar Ölçeği ve ayırdedici ölçek olarak Smav Kaygısı Envanteri ile birlikte uygulanmış. MYB-BKÖ alt ölçeklerinden kişisel performanslar alt ölçeği ile ÖDYAÖ Bilişsel Düzenlemeler alt ölçeği arasında.42 (p<01) düzeyinde, Model Alma alt ölçeği ile Sınıf Ortamına İlişkin Düzenlemeler alt ölçeği arasında.37 (p<.01), Yetişkin ve Akran Görüşü Alma arasında.46 (p<.01) ve Planlama ile İlgili Düzenlemeler alt ölçeği arasında.31 (p<.01) düzeyinde anlamlı bir ilişki olduğu görülmüştür. MYB-BKÖ Cesaretlendirilme alt ölçeği ile ÖDYAÖ Bilişsel Düzenlemeler alt ölçeği arasında.36 (p<05) düzeyinde, Heyecanlanma ile Yetişkin ve Akran Görüşü Alma arasında da.35 (p<.01) düzeyinde anlamlı bir ilişki olduğu görülmüştür. SKE toplam puan ve Duyuşsal alt ölçeği ile ÖDYAÖ alt ölçeklerinden Yetişkin ve Akran Görüşü Alma arasında.28 ve Kuruntu alt ölçeği ile ise.23 (p<.01) düzeyinde anlamlı bir ilişki olduğu görülmüştür. SKE -Kuruntu alt ölçeği ile ÖDYAÖ- Bilişsel Düzenlemeler alt ölçeği arasında ise -.20 (p<.05) düzeyinde anlamlı bir ilişki olduğu ortaya çıkmıştır. Beşinci aşamada, ölçeğin 81 kişilik test-tekrar test çalışması, ölçeğin iki hafta ara ile uygulanması sonucu gerçekleştirilmiştir. Test-tekrar test korelasyon değeri ÖDYAÖ alt ölçekleri için sırasıyla Sınıf Ortamına İlişkin Düzenlemeler için.64, Bilişsel Düzenlemeler için.73, Yetişkin ve Akran Görüşü alma için.62 ve Planlama ile İlgili Düzenlemeler için.50 olarak bulunmuştur. Son aşamada ise, ölçekten yüksek ve düşük puan alan 8 öğrenciyle görüşme yapılmış, ve ölçeğin geçerliği nitel verilerle desteklenmiştir. Anahtar kelimeler: Öğrenmede Öz-Düzenleme Yetkinliği, Yetkinlik Beklentisi, Akademik Yetkinlik Beklentisi, Öz-Düzenleme Stratejileri, Akademik Basan.

Akademik başarıAkademik yetkinlikLise öğrencileri+7
Huriye Türkmen
Çukurova University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2004
00
Master'sOpen AccessTR

Öğrenci algılarına göre lise müdürlerinin öğretim liderliği görevlerini yerine getirme dereceleri

Bu araştırmanın genel amacı lise son sınıf öğrencilerinin algılarına göre, okul müdürlerinin öğretim liderliği davranışlarını yerine getirme derecelerini tespit etmektir. Araştırma tarama modelindedir. Araştırmanın çalışma evrenini İstanbul İli, Şişli İlçe'sindeki 13 devlet lisesinin son sınıflarında okuyan 364 öğrenci oluşturmaktadır. Araştırmada kullanılan veri toplama aracında öğrencilerin değerlendirebileceği 41 davranışa yer verilmiş, ön araştırma sonucunda anketin geçerlilik ve güvenirliği test edildikten sonra (Alpha değeri =.9330) uygulamaya geçilmiştir. Deneklere uygulanan anketlerden araştırmada kullanılabilecek durumda olan 330 anketin verileri SPSS programında analiz edilmiş ve sonuçlar tablolaştırılarak yorumlanmıştır. Araştırmanın genel sonucu bize öğrenci algılarına göre lise müdürlerinin öğretim liderliği davranışlarını genel olarak ara sıra yerine getirdiklerini göstermiştir. Araştırmada Anadolu Lisesi Müdürleri öğretim liderliği görevlerini yerine getirme bakımından daha başarılı görülürken, en düşük ortalamaları Endüstri Meslek Lisesi müdürleri almışlardır. Okul müdürleri en fazla derslerin zamanında başlaması ve bitmesine önem verirken en az ilgiyi özel yeteneği olan öğrencilerin yetiştirilmesi almıştır. Kız ve erkek öğrenci görüşleri iki konuda farklılık göstermiş, kız öğrenciler okul müdürlerinin ulaşılabilir olma ve öğretim zamanını koruma konularında daha başarılı bulurken erkek öğrencilerin bu konulardaki görüşleri anlamlı bir farkla olumsuz olmuştur. Bu araştırmanın sonuçları bize okul müdürlerinin öğretime liderlik etmekten çok okuldaki idari işleri takip eden bir yönetici portresi çizmektedir. vııı

AlgıEğitim yönetimiGörev temelli öğretim+6
Sevgi Hilton
Yıldız Technical University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2004
00
Master'sOpen AccessTR

Adana il sınırları içerisindeki yatılı ilköğretim bölge okullarında bulunan öğretmen ve öğrencilerin okul yaşam kalitesi algılarının incelenmesi

Bu araştırma, Adana il sınırları içinde bulunan yatılı bölge ilköğretim okullarındaki öğretmen ve öğrencilerin okul yaşam kalitesi algılarını belirlemeye yönelik olarak nicel araştırma desenlerinden tarama modelinde betimsel, öğrenci ve öğretmenlerin bulundukları okulun yaşam kalitesiyle ilgili görüşlerini derinlemesine incelemeye yönelik olmasıyla da nitel bir çalışmadır.Araştırma için belirlenen okullar, Adana il merkezine en yakın, orta ve merkeze en uzak mesafede nitelendirilebilecek yatılı bölge ilköğretim okullarıdır. Verilerin toplanmasında iki aşamalı bir desen izlenmiştir. Birinci aşamada öğretmen ve öğrencilerin bulundukları okulun yaşam kalitesine yönelik algılarını belirlemek amacıyla veri toplama aracı olarak nicel veri toplama yöntemlerinden ölçek kullanılmıştır. Araştırmanın bu aşamasına belirlenen üç YİBO' da görev alan 36 öğretmen ve bu okullarda okuyan 643 öğrenci katılmıştır. İkinci aşamada ise okul yaşam kalitesi düzeyi en yüksek ve en düşük olan iki okuldaki 10 öğretmen ve 20 öğrenciyle görüşülerek, okul yaşam kalitesi ile görüşleri incelenmiştir.Araştırma sonucunda YİBO' ların okul yaşam kalitesi ile ilgili olarak öğretmen ve öğrenci algılarının büyük oranda benzer olduğu ve her iki grubun okullarını yaşam kalitesini orta düzeyin biraz üzerinde olumlu algıladığı görülmüştür. Öğretmen ve öğrencilerin YİBO' ların okul yaşam kalitesi ile ilgili en olumlu algıları kendi statülerine en olumsuz algıları ise okul yönetimine yönelik olmuş, kız öğrenciler ve bayan öğretmenlerin algılarının daha olumlu olduğu belirlenmiştir. Öğretmenlerin öğrencileri kendilerinden, öğrencilerin ise okul yönetimini öğretmenlerinden daha olumlu algıladığının belirlendiği araştırmada öğretmenlerin okulun yaşam kalitesini genel olarak daha yüksek algıladığı görülmüştür.Adana il merkezine en uzak olan YİBO öğrencilerinin okula yönelik duyguları, okul yönetimi, öğretmenler, okuldaki sosyal etkinlikler, okul yaşam kalitesi ve kendilerine yönelik algıları daha olumlu olurken, okula yönelik duyguları ile okuldaki sosyal etkinliklere yönelik algıları en olumsuz olan öğrenciler, Adana il merkezine mesafe olarak en yakın olan YİBO' nun öğrencileri olarak belirlenmiştir. Benzer şekilde Adana il merkezine en uzak YİBO' larda görev yapan öğretmenlerin de okuldaki statülerine, okul yönetimini, okuldaki diğer öğretmenler ve öğretim programına yönelik algıları daha olumlu olmuş, okula yönelik duyguları ve okul yaşam kalitesi algıları en olumlu olan öğretmenlerin ise uzaklık bakımından Adana il merkezine orta mesafede olan YİBO öğretmenlerin olduğu saptanmıştır.Görüşmeler sırasında okul yaşam kalitesini düşük algılayan öğretmenlerin daha çok okulun fiziksel alt yapı yetersizlikleri, öğrencilerin hazır bulunuşluk düzeylerinin düşüklüğü, akademik başarısızlık, disiplin problemleri ve yatılı okul olmanın getirdiği ek sorumlulukları, algıları daha olumlu olan öğretmenlerin ise okulun fiziksel olarak sağladığı olanakları, arkadaşlık ortamı ve yöneticilerin olumlu ilgisini vurguladığı görülmüştür. Okul yaşam kalitesini düşük algılayan öğrencilerin okulun fiziksel özellikleri, öğretmenlerin ilgisi, arkadaşlık ortamı ve eğitim görme şanslarından dolayı memnun oldukları belirlenirken, okul yönetimi, öğretmenler ve okuldaki öğrencilerin bazı davranışlarından rahatsız oldukları saptanmıştır.Okul yaşam kalitesi algısı yüksek olan öğrencilerin ise görüşme sırasında çoğunlukla yemekhanede genellikle aynı yemeklerin çıkması, kapalı spor salonu olmayışı, oyun alanı eksiliği, okuldaki şiddet davranışları, öğrencilerin kaba ve küfürlü konuşmaları ve lavaboları temiz olmamasından şikâyet etkileri belirlenmiştir.Anahtar Kelimeler: Okul Yaşam Kalitesi, Yatılı İlköğretim Bölge Okulları, Örtük Program, Öğretmen, Öğrenci.

AdanaOkul yaşam kalitesiYatılı ilköğretim bölge okulları+5
Uygar İnal
Çukurova University
2009
00
Master'sOpen AccessTR

Yerli ve göçmen ortaokul öğrencilerinin toplumsal cinsiyet rollerine yönelik algıları

Bu araştırmanın amacı yerli ve göçmen ortaokul öğrencilerinin toplumsal cinsiyet rollerine yönelik algılarını belirlemek, bu algılardaki benzerlikleri ve farklılıkları ve bu farklılığa etki eden değişkenleri ortaya koymaktır. Ankara ili Keçiören ilçesinde bir ortaokulda 2022- 2023 eğitim öğretim yılında öğrenim gören 12-14 yaş aralığındaki 11 yerli ve 9 göçmen öğrenciden oluşan 20 katılımcılı çalışma grubu ile gerçekleştirilmiştir. Nitel araştırma yönteminden yararlanılan çalışmanın veri toplama aşamasında katılımcı tarafından hazırlanan yarı yapılandırılmış görüşme formu uygulanmıştır. Araştırma sonucunda yerli ve göçmen ortaokul öğrencilerinin toplumsal cinsiyet rollerine yönelik algılarının benzerlik gösterdiği, meslek seçiminde cinsiyet eşitliğini destekleyici tutuma sahip oldukları sonucuna ulaşılmıştır. Katılımcıların kadın kelimesini edilgen sıfatlarla ilişkilendirdikleri, erkek kelimesini ise etken sıfatlarla ilişkilendirdikleri sonucuna ulaşılmıştır. Katılımcıların toplumsal cinsiyet eşitliğini destekleyici tutumlarına rağmen günlük yaşantılarındaki davranış, oyun, arkadaş seçimlerinde toplumsal cinsiyet rollerinin etkisinde kaldıkları sonucuna ulaşılmıştır. Ailelerin kız ve erkek çocuklardan beklentilerinin toplumsal cinsiyet rolleri çerçevesinde şekillendiği, katılımcı ailelerinde ev içi görevlerden kadınların sorumlu olduğu bulgusuna ulaşılmıştır. Yerli ve göçmen öğrencilerin toplumsal cinsiyet rolleri nedeniyle gerçekleştiremedikleri eylemlerin nedenlerinin aile, sosyal çevre ve toplum olduğu sonucuna ulaşılmıştır. Farklı kültürlere, eğitim düzeylerine, sosyo-ekonomik düzeylere sahip ailelerin çocuklarının toplumsal cinsiyetle ilgili algılarının benzerlik gösterdiği görülmüştür. Katılımcı görüşlerinden yola çıkılarak toplumsal cinsiyet rollerinin aktarımında aile, sosyal çevre ve akran grubunun etkili olduğu sonucuna varılmıştır.

Cinsiyet rolleriGöçmenlerKadın-erkek eşitliği+4
Fatma Derya Acar Öztürk
Gaziantep University · Göç Enstitüsü
2024
00
Master'sOpen AccessTR

İlköğretim 5. sınıf öğrencilerinin öğrenilmiş çaresizlik düzeyleri ve algıladıkları sınıf atmosferinin sosyodemografik değişkenlere göre incelenmesi

Bu araştırmada ilköğretim beşinci sınıf öğrencilerinin cinsiyet, akademik başarı, anne eğitim düzeyi, baba eğitim düzeyi, okulun sosyo-ekonomik durumu ve sınıf mevcuduna göre öğrenilmiş çaresizlik düzeyleri ile algıladıkları sınıf atmosferi açısından farklılık olup olmadığının incelenmesi amaçlanmıştır.Araştırmanın çalışma evrenini 2009-2010 eğitim-öğretim yılında Adana ili Çukurova, Sarıçam, Seyhan ve Yüreğir merkez ilçelerinde öğrenim gören ilköğretim beşinci sınıf öğrencileri oluşturmuştur. Araştırma ?Tabakalı küme örnekleme? yöntemi ile tesadüfî olarak seçilen toplam 530 öğrencisi ile yürütülmüştür. Araştırmada, veri toplama aracı olarak, Aydın (1985) tarafından Türkçe'ye uyarlanması ve standardizasyonu yapılan ?Çocuklar İçin Öğrenilmiş Çaresizlik Ölçeği? ile ilköğretim öğrencilerinin sınıf atmosferine ilişkin algılarını belirlemek amacıyla Şendur (1999) tarafından geliştirilen ?Sınıf Atmosferi Ölçeği? kullanılmıştır. Ayrıca araştırmacı tarafından öğrencilerin cinsiyet, akademik başarı, sınıf mevcudu, anne eğitim düzeyi ile baba eğitim düzeyine ilişkin soruları içeren bir ?Kişisel Bilgi Formu? hazırlanmış ve uygulanmıştır.Araştırmada elde edilen veriler üzerinde (One Way) Tek Yönlü Varyans Analizi, t-testi, dağılımın normal olmadığı durumlarda Kruskal Wallis ve Mann-Whitney U-testleri kullanılmıştır. Tek yönlü varyans analizinde farklılığın hangi gruptan kaynaklandığını belirlemek için LSD testinden yararlanılmıştır. Öğrenilmiş çaresizlik düzeyi ile algılanan sınıf atmosferi arasında anlamlı bir ilişki olup olmadığının belirlenmesinde Pearson Momentler Çarpımı korelâsyonu kullanılmıştır. Tüm analizlerde .05 anlamlılık düzeyi ölçüt olarak kabul edilmiştir.Araştırma sonucunda öğrencilerin öğrenilmiş çaresizlik düzeyleri ile algıladıkları sınıf atmosferi arasında anlamlı bir ilişki olduğu tespit edilmiştir. Elde edilen bulgulara göre öğrenilmiş çaresizlik düzeyi ile cinsiyet, akademik başarı, anne eğitim düzeyi, baba eğitim düzeyi, okulun sosyo-ekonomik durumu ve sınıf mevcudu arasında anlamlı bir fark tespit edilmiştir. Sınıf atmosferinin alt boyutlarından sınıf büyüklüğü ile akademik başarı, anne eğitim düzeyi, baba eğitim düzeyi, okulun sosyo-ekonomik durumu ve sınıf mevcudu arasında anlamlı bir fark olduğu bulunmuştur. Sınıf atmosferinin alt boyutlarından öğretmen etkisi ile akademik başarı arasında anlamlı bir farklılık tespit edilmiştir. Sınıf atmosferinin alt boyutlarından sınıf düzeni ile de sosyo-ekonomik düzey arasında anlamlı bir fark bulunmuştur. Sınıf atmosferinin alt boyutları ile cinsiyet arasında anlamlı bir fark tespit edilmemiştir.Anahtar Kelimeler: Öğrenilmiş çaresizlik, algılanan sınıf atmosferi, ilköğretim.

Sosyodemografik değişkenlerSosyoekonomik durumSınıf atmosferi+6
Eda Cananoğlu
Çukurova University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2011
00
Master'sOpen AccessTR

İki dilli olan ve olmayan öğrencilerde okul yaşam kalitesi algısı ve okula aidiyet duygusu ilişkisi

Bu çalışma, Adıyaman ilinde ilköğretim ikinci kademeye devam eden; iki dilli olan ve olmayan öğrencilerin, okul yaşam kalitesi algılarının ve okula aidiyet duygularının incelenmesi amacıyla gerçekleştirilmiştir.Araştırmanın evreni 2009 ? 2010 Öğretim Yılında Adıyaman ilindeki ilköğretim okullarına devam eden; ana dili Türkçe olan ve olmayan altıncı, yedinci ve sekizinci. sınıf öğrencilerinden oluşmaktadır. Örneklem ise, Gerger, Besni ve Tut ilçelerindeki 12 ilköğretim okuluna devam eden ve anadili Türkçe olan 563, iki dilli olan 477 olmak üzere toplam 1040 öğrenciden oluşmaktadır. Araştırmanın verileri, Okul Yaşam Kalitesi Ölçeği (OYKÖ), Okula Aidiyet Duygusu Ölçeği (OADÖ) ve Kişisel Bilgi Formu kullanılarak toplanmıştır. Verilerin analizinde betimsel istatistikler ile bağımsız gruplar t testi, tek yönlü varyans analizi ve regresyon analizi kullanılmıştır.Ulaşılan bulgulara göre, ana dili Türkçe olmayan iki dilli öğrencilerde, OYKÖ alt ölçeklerine ait ortalamalar 3.01 ile 3.82 arasında iken, OYKÖ toplam puanlarına ait ortalama ise 3.46'dır. Ana dili Türkçe olan öğrenciler için hesaplanan aritmetik ortalamalar ise alt ölçekler bazında 2.83 ile 3.89 araında; OYKÖ toplam puanları için de 3.45'tir. Anadil değişkeni bakımından öğrencilerin OYKÖ alt ölçeklerinden Öğrenci-öğrenci iletişimi ve Okul yönetimi alt boyutlarında iki dilli öğrenciler lehine; Okula yönelik duygular ve Statü alt boyutlarında ise ana dili Türkçe olan öğrenciler lehine anlamlı farklar olduğu belirlenmiştir. OYKÖ puanlarında cinsiyet açısından kız öğrencilerin puanları lehine; anne-baba eğitim düzeyi açısından ise anne-babası ilkokul mezunu olan öğrencilerin puanları lehine anlamlı farklar olduğu görülmüştür.Araştırmada incelenen diğer değişken öğrencilerin okula aidiyet duygusudur. Bulgulara göre, her iki grubun aidiyet duygusu puanları ortalamanın üzerindedir. Araştırmada yapılan karşılaştırmalar sonucunda, OADÖ puanlarının, ana dili Türkçe olan öğrenciler lehine anlamlı bir şekilde farklılaştığı; cinsiyet bakımından ise kız öğrenciler lehine anlamlı farklar olduğu belirlenmiştir.Ayrıca anne-babası okula hiç gitmemiş olan öğrencilerin en düşük OADÖ puanlarına sahip olduğu ve OADÖ puanlarının diğer gruplar lehine anlamlı bir şekilde farklılaştığı belirlenmiştir. Bunun yanısıra, öğrencilerin ailesinin gelir düzeyine göre OADÖ puanlarında anlamlı farklar bulunduğu belirlenmiştir.Araştırmada ulaşılan diğer bir sonuç da okula aidiyet duygusu yüksek olan öğrencilerin OYKÖ'nün tüm boyutlarında daha yüksek ortalamalara sahip oldukları ve iki grubun ortalamaları arasındaki farkların istatistiksel olarak anlamlı olduğu şeklindedir. Ayrıca yapılan korelasyon analizinde, OYKÖ ve OADÖ puanları arasındaki ilişkilerin anlamlı olduğu belirlenmiştir. Bunun yanısıra, OADÖ puanlarının, OYKÖ puanlarındaki varyansın yüzde 33'ünü anlamlı bir şekilde açıkladığı ortaya çıkmıştır. Yordayıcı değişkenlerin okul yaşam kalitesi algıları üzerindeki göreli önem sırası Reddedilmişlik duygusu (.439) ve Okula aidiyet duygusu (.239) şeklindedir.Anahtar Kelimeler: Okul Yaşam Kalitesi (OYK), Okula Aidiyet Duygusu (OAD), İki Dilli Öğrenciler, Regresyon

Ait oluş sorunuBağlılıkKalite+7
Fatma Alaca
Çukurova University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2011
00
Master'sOpen AccessEN

A study on metaphorical perceptions of EFL learners regarding foreign language teacher

As a research tool, metaphor has been used recently in eliciting teacher or learner belief as a result of the assumption that our thought processes are largely metaphorical in nature. Indeed, the metaphors we use not only represent the way we perceive the world and reality but also shape our professional ideas, attitudes, and practices.This study aimed to investigate the conceptual metaphors of both ELT major and non-ELT major learners in regard to their perception of an English language teacher. In addition, the study searches into the similarities and/or discrepancies between ELT major learners and non-ELT major learners in how they perceive an English language teacher.Data were collected through metaphor elicitation sheet, semi-structured interviews, and personal essays. Both qualitative and quantitative methods of analysis were used. Personal metaphors were analyzed and main conceptual themes were identified.The main results of the study indicate that while some metaphors are peculiar to English language teacher such as oracle, schizophrenic, and gum, some metaphors seem to be common with the ones developed for the concept of a teacher such as "light", "guide" and "bridge".Keywords: Conceptual Metaphor, Foreign Language Teacher, Learner Perception

PerceptionLanguage teachingMetaphorical image+9
Hasan Ahkemoğlu
Çukurova University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2011
00
Master'sOpen AccessTR

Beşinci sınıf öğrencilerinin sınıf atmosferi algıları ile eleştirel düşünmeye karşı tutumları arasındaki ilişkinin incelenmesi

Bu araştırmada, beşinci sınıf öğrencilerinin sınıf atmosferi algıları ile eleştirel düşünmeye karşı tutumlarının; cinsiyet, genel başarı, sınıf mevcudu ve ailelerinin sosyo-ekonomik düzeyleri açısından farkılılaşıp farklılaşmadığı ve araştırmaya katılan öğrencilerin sınıf atmosferi algıları ile eleştirel düşünmeye karşı tutumları arasında anlamlı bir ilişkinin olup olmadığının araştırılması amaçlanmıştır. Nicel araştırma desenlerinden biri olan ilişkisel tarama yöntemi ile gerçekleştirilen bu araştırmanın örneklemini Kayseri ili merkez ilçelerindeki orta okullardan tesadüfi olarak seçilen 600 beşinci sınıf öğrencisi oluşturmaktadır. Araştırmada; Şendur (1999) tarafından geliştirilen ''Sınıf Atmosferi Ölçeği'', Akar Vural (2005) tarafından geliştirilen ''Eleştirel Düşünmeye Karşı Tutum Ölçeği'' ile ''Kişisel Bilgi Formu'' kullanılmıştır. Verilerin analizinde betimsel istatistik, bağımsız gruplar t testi, tek yönlü ANOVA ve Pearson Moment Korelasyon teknikleri kullanılmıştır. Verilerin analizleri sonucunda, araştırmaya katılan beşinci sınıf öğrencilerinin sınıf atmosferi algılarının olumsuz olduğu belirlenmiştir. Öğrencilerin sınıf atmosferi algıları ile cinsiyetleri arasında ise anlamlı bir fark olmadığı tespit edilmiştir. Öğrencilerin, eleştirel düşünmeye karşı tutumlarının da orta düzeyde olduğu belirlenmiştir. Sınıf atmosferi algıları ile eleştirel düşünmeye karşı tutumları arasında düşük düzeyde negatif yönde bir ilişki tespit edilmiştir. Anahtar Kelimeler: Sınıf Atmosferi Algısı, Eleştirel Düşünmeye Karşı Tutum, Öğretmen Etkisi, Sınıf Büyüklüğü, Sınıf Düzeni.

Eleştirel düşünceOrtaokul öğrencileriSınıf atmosferi+2
Gözde Turan
Çukurova University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2014
00
Master'sOpen AccessTR

Ortaokul öğrencilerinin öğrenme sürecinde yardım isteme eğilimlerinin, sınıf iklimi ve öğrenme sorumluluğu algılarının incelenmesi

Bu çalışmada, ortaokul öğrencilerinin öğrenme sürecinde yardım isteme eğilimleri, sınıf iklimi ve öğrenme sorumluluğu algılarının sınıf düzeyi, cinsiyet ve anne baba eğitim durumlarına göre incelenmesi; sınıf iklimi ve öğrenme sorumluluğu algılarının yardım isteme eğilimini yordama düzeyinin belirlenmesi amaçlanmıştır. İlişkisel tarama modelinde olan araştırma, 2021-2022 eğitim öğretim yılında Ankara ili Çubuk ilçesinde öğrenim gören 750 ortaokul öğrencisinin katılımıyla gerçekleştirilmiştir. Araştırmanın verileri Sınıf İklimi Envanteri, Öğrenme Sorumluluğu Ölçeği (ÖSÖ-I) ve Öğrenme Sürecinde Yardım İsteme Ölçeği (ÖSYİÖ) ile toplanmıştır. Araştırma verilerinin analizinde, normallik varsayımı incelendikten sonra gruplar arası farklılıkların olup olmadığını incelemek için bağımsız gruplar t-Testi, tek yönlü varyans analizi (ANOVA), post hoc testlerinden Games Howell, Tukey HSD testleri; değişkenler arası ilişkiyi incelemek için Pearson korelasyon katsayısı ve çoklu doğrusal regresyon analizi teknikleri kullanılmıştır. Araştırmanın sonuçlarına göre yardım istemeden kaçınma ve yüzeysel yardım isteme alt boyutlarında 8. sınıf öğrencilerinin anlamlı düzeyde yüksek eğilime sahip oldukları tespit edilmiştir. Etkili yardım istemede kız öğrenciler lehine anlamlı farklılık bulunurken kız öğrencilerin erkek öğrencilere göre daha fazla yardım istemeden kaçınma eğilimi gösterdikleri; erkek öğrencilerin de kız öğrencilere göre daha fazla yüzeysel yardım isteme eğiliminde oldukları saptanmıştır.Öğrenme sorumluluğu ölçeği ve alt boyutlarında 5.sınıflar lehine anlamlı bir farklılık tespit edilmiştir. Sınıf düzeylerine göre öğrenme sorumluluğu ölçeği ve ders süreci öğrenme sorumluluğu alt boyutunda kız öğrenciler lehine bir farklılık bulunmuştur. Araştırma sonucuna göre ortaokul öğrencilerinin yardım isteme eğilimleri ile sınıf iklimi algıları ve öğrenme sorumluluğu düzeyleri arasında anlamlı ilişkiler bulunmaktadır. Sınıf iklimi ve öğrenme sorumluluğu algılarının yardım isteme eğiliminin anlamlı yordayıcıları olduğu saptanmıştır.

Ortaokul öğrencileriSınıf iklimiYardım arama davranışı+4
Şenay Ünalan
Yozgat Bozok University · Institute of Graduate Studies
2023
00
Master'sOpen AccessTR

Üniversite öğrencilerinin sosyal bütünleşme algılarının geliştirilmesine yönelik bir uygulama

Bu araştırmanın amacı sosyal bütünleşmenin geliştirilebilir olma durumunu ampirik olarak ortaya koymak ve üniversite öğrencilerinin uygulanan Sosyal Bütünleşme Geliştirme Programı'na (SOBGEP) ilişkin algılarını ve deneyimlerini incelemektir. Araştırmanın ilk basamağında, 8 haftalık bir Sosyal Bütünleşme Geliştirme Programı (SOBGEP) tasarlanmış ve deney grubunda yer alan üniversite öğrencilerine uygulanmıştır. Ayrıca, araştırmanın bütün oturumları bir kamera aracılığıyla kaydedilmiştir. Araştırmada, nicel ve nitel yöntemlerin bir arada kullanıldığı iç içe karma araştırma deseni kullanılmıştır. Araştırmanın çalışma grubunu 2017-2018 eğitim-öğretim yılında sınıf öğretmenliği programındaki üniversite öğrencileri oluşturmaktadır. Araştırmaya deney (N=36) ve kontrol (N=31) grubunda yer alan 67 üniversite öğrencisi katılmıştır. Nitel görüşmeler ise deney grubunda yer alan 10 üniversite öğrencisiyle gerçekleştirilmiştir. SOBGEP'in etkililiğinin incelenmesi amacıyla, Şimşek ve Şimşek (2013) tarafından geliştirilen Sosyal Bütünleşme Ölçeği kullanılmıştır. Son olarak, programa katılan üniversite öğrencilerinin programla ilgili tutum ve algılarını incelemek amacıyla günlük sayfaları ve kaydedilen videolar analiz edilmiştir. Araştırmada elde edilen bulgulara göre, uygulanan SOBGEP deney grubunda yer alan üniversite öğrencilerinin sosyal bütünleşme algıları üzerinde anlamlı bir farklılığa yol açmıştır. Hiçbir eğitimin verilmediği kontrol grubunda ise sosyal bütünleşme son test puanlarında anlamlı bir farklılığın oluşmadığı saptanmıştır. Nitel araştırma sonuçlarına göre ise, uygulanan SOBGEP üniversite öğrencileri üzerinde hem bireysel hem de toplumsal açıdan olumlu katkılar sağlamıştır. Katılımcıların, benzer programların olumlu etkilere yol açacağına inandıkları sonucuna ulaşılmıştır. Araştırma bulgularına dayalı olarak araştırmacılara ve uygulayıcılara yönelik önerilerde bulunulmuştur.

Sosyal bütünleşmeÖlçeklerÖğrenci algısı+1
Şahabettin Akşab
Gaziantep University · Institute of Educational Sciences
2018
00

Related subjects