Football players
298 theses under this subject heading
Futbol ve voleybolculara uygulanan kor antrenman programının fiziksel uygunluk paremetrelerine etkileri
Bu çalışma futbol ve voleybolculara kor antrenman programının fiziksel uygunluk ve performans parametrelerine etkilerini araştırma amacı ile planlandı. Çalışmaya Pursaklar Belediyespor Kulübü'nde futbol oynamakta olan 20 erkek futbolcu (yaş ortalamaları 15,40±0,82 yıl, boy ortalamaları 1,70±0,06 m, vücut ağırlığı ortalamaları 59,85±5,00 kg) ile Halk Bankası Kulübü'nde voleybol oynayan 14 erkek voleybolcu (yaş ortalamaları 15±00 yıl, boy ortalamaları 1,86±0,06 m, vücut ağırlığı ortalmaları 73,57±7,24 kg) gönülülük esasına göre dahil edildi. Antrenmanlar öncesi futbolcu ve voleybolcuların ön testleri (sürat 10-20 m, 30 saniye mekik, 20 metre mekik koşusu, dikey sıçrama, kor stabilzasyon ) alındı. Her iki gruba normal antrenmanlarına ek olarak ilk 6 hafta (3 gün/ hafta) ve son 2 hafta ( 2 gün/hafta) olmak üzere 8 hafta boyunca kor antrenman programı uygulandı. Antrenmanlar sonunda grupların son test ölçümleri protokole uygun bir şekilde alınmıştır. Elde edilen veriler, IBM SPSS Statistics 22.0 istatistik programı kullanılarak değerlendirilmiştir. Araştırmanın sonucuna göre antrenman programı sonunda futbol ve voleybolcuların performans paremetrelerinde anlamlı artışlar tespit edildi (p<0.05). Anaerobik güçte ise sadece futbolcularda anlamlı fark gözlemlendi (p<0.05). Her iki grubun prone bridge, gövde fleksiyon ve gövde ekstansiyon son ölçüm değerlerinde anlamlı artış gözlemlenirken, voleybolcularda lateral fleksiyon testinde anlamlı fark bulunmamıştır. Futbol ve voleybolcuların performans ve kor stabilizasyon testleri karşılaştırıldığında performans değerleri anlamlı bir fark gösterirken ,gövde fleksiyon testinde bu fark görülmemiştir (p<0.05). Araştırmadan elde edilen sonuçlara göre futbol ve voleybol antrenmanlarına ilave olarak uygulanacak kor antrenman programlarının genç futbol ve voleybolcuların kuvvet, sürat, dayanıklılık gibi performans paremetrelerinin gelişimine katkı sağlayacağı söylenebilir. Anahtar kelimeler: Futbol, kor antrenmanı, performans, voleybol,
Türk futbolunda alt yapı sorunsalı: Bir sistem arayışı
Bir futbol alt yapısı ve bu alt yapıdan istikrarlı şekilde yetişen futbolcuların eksikliği Türk futbolunun varoluşundan günümüze kadar gelmiş en büyük sorun olmuştur. Türkiye'nin çeşitli liglerinde ve seviyelerinde mücadele eden birçok futbol takımının dış transferlerle takım yapısı oluşturması ekonomik açıdan ciddi yük getirmektedir. Buna karşın, Avrupa futbolunda başarılar elde eden takımların alt yapılarının güçlü olduğu bilinmektedir. Bu araştırmanın amacı, Barselona Futbol Kulübü, Liverpool Futbol Kulübü ve Ajax Futbol Kulüplerinin alt yapılarını, alt yapıdaki mevcut futbolcu sayıları, kulüp tarihinde yetiştirilen futbolcular, bu futbolcuların piyasa değerleri ve en yüksek piyasa değerleri, kulüp kariyerlerinde attıkları goller ve oynadıkları maç sayıları, kulüplerin alt yapıya antrenör seçimi, tesisler, diğer kurumlarla eğitim açısından iş birliği ölçütler açısından inceleyerek Türk futbolu için bir sistem önerisi sunmaktır. Araştırma kapsamında FC Barcelona, Liverpool FC ve Ajax FC takımlarının gençlik yapılanması ve alt yapı sistemleri incelenmiştir. Kulüplerin resmi internet sitelerinde, basında ve bilimsel çalışmalarda yer alan alt yapıya ilişkin bilgiler belirlenen ölçütlere göre incelenmiştir. İngiliz akademi modelinde akademi koordinatörlüğünün aldığı kararların tüm kulüpleri bağladığı, dört farklı kategoride akademiden sporcu yetiştirildiği tespit edilmiştir. Liverpool futbol kulübü sporcunun yanında antrenör yetiştirme sistemine de sahiptir. Alman modelinde ise oyuncuların performansını artırmak için akademi düzeyinde yabancı oyuncu transferi serbest bırakılmıştır. İspanya'da Barselona Futbol Kulübü özeline bakıldığında, tüm sporcuların "Barselona Kimliği" altında takip edildiği, eğitimlerinin her kademede desteklendiği görülmüştür. Bulgular doğrultusunda, Türkiye'deki çeşitli sistemlerde incelenerek "Türk Futbolcusu," "Türk Futbol Sistemi" ve "Türk Futbol Anlayışı" geliştirilmesine katkı sağlayacak bir sistem önerilirmiştir. Araştırmada, bir futbol alt yapısının iyi bir yönetim yapısına ihtiyacı olduğu, sporcu seçme ve yetiştirme sisteminin gerektiği, alt yapıya belli sayıda yabancı transferinin serbest bırakılmasının uygun olduğu, tesislerin yenilenmesi gerektiği sonucuna ulaşılmıştır.
Genç sporcularda takım sargınlığı ve kolektif yeterlik inançlarının incelenmesi
Bu araştırmanın amacı, genç sporcularda takım sargınlığı ve kolektif yeterlik inançlarının incelenmesidir. Araştırmaya takım sporları (basketbol, voleybol ve futbol) altyapı liglerinde mücadele eden 180 erkek (yaş: 15.41±1.15) ve 70 kadın (yaş: 14.70±1.09) sporcu olmak üzere toplam 250 sporcu (yaş: 15.10±1.16) katılmıştır. Sporcuların kolektif yeterlik inançlarını değerlendirmek üzere Kolektif Yeterlik Ölçeği kullanılırken, takım sargınlığı algıları için ise Genç Spor Çevre Envanteri kullanılmıştır. Envanter, iki boyutta yer alan 16 madde ve geçersiz yanıtları tespit etmek amacıyla yer verilmiş 2 olumsuz madde olmak üzere toplam 18 maddeden oluşmaktadır. Genç Spor Çevre Envanteri araştırmacı tarafından Türkçe'ye uyarlanarak geçerlik ve güvenirlik çalışmaları yapılmıştır. Genç Spor Çevre Envanterinin iç tutarlığına ilişkin Cronbach Alpha güvenirlik katsayıları, envanterin tümü için .89 olarak, görev ve sosyal sargınlık boyutları için .87 olarak; Kolektif Yeterlik Ölçeğinin iç tutarlığına ilişkin Cronbach Alpha güvenirlik katsayısı ise .72 olarak hesaplanmıştır. Araştırma verilerinin analizinde tanımlayıcı istatistikler, doğrulayıcı faktör analizi, madde toplam korelâsyonu analizi, T-testi, tek faktörlü MANOVA, tek yönlü ANOVA ve korelâsyon analizlerinden yararlanılmıştır. Sonuçlar değerlendirildiğinde, takım sargınlığının görev ve sosyal boyutlarında cinsiyete göre anlamlı bir farklılık olduğu (p<.05), ancak kolektif yeterlik inançlarının farklılaşmadığı gözlemlenmiş (p>.05), sporcuların takımda bulunma sürelerine göre takım sargınlığı ve kolektif yeterlik inançlarının farklılaşmadığı görülmüştür (p>.05). Son olarak, araştırmaya katılan sporcuların takım sargınlığı ve kolektif yeterlik inançları arasında negatif bir ilişkinin varlığı tespit edilmiştir. Buna göre, genç sporcularda yüksek düzeyde takım sargınlığı algısı, sporcuların kolektif yeterlik inançlarının zayıflamasına neden olabilmektedir. Bu bağlamda takım sargınlığı ve kolektif yeterlik arasındaki negatif ilişkiyi etkilediği düşünülen faktörler tartışılmıştır.
Futbolcularda bilateral kuvvet ve denge imbalansının baskın bacağa dayalı olarak şut hızı ve isabetine etkisinin araştırılması
Bu çalışmanın amacı futbolcularda bilateral kuvvet ve dengenin şutun hızı ve isabeti üzerine etkileri ile bu etkilerin sağ ve sol baskın bacaklı futbolcularda fark yaratıp yaratmadığını araştırmaktır. Bu amaçla çalışmaya 34 sağ baskın bacak (SağBB) (yaş:21.12±1.85yıl) ve 23 sol baskın bacak (SolBB) (yaş:21.70±2.03yıl) amatör futbolcu gönüllü olarak katılmıştır. Yapılan testlerde izokinetik dinamometreyle futbolcuların baskın bacak (BB) ve baskın olmayan bacak (BOB) diz ekstansiyon ve fleksiyon haraketinde 60°.sn-1, 180°.sn-1 ve 300°.sn-1 açısal hızlarda sergilenen zirve torkları, sıçrama testleriyle tek ve çift bacak ile aktif sıçrama (AS), skuat sıçrama (SS) yükseklikleri, yatay sıçrama (YS) mesafeleri, kinestetik denge cihazıyla bilateral statik ve dinamik dengeleri, şut hızı ve isabeti, Wingate testiyle anaerobik güç ve kapasiteleri, T drill testiyle çeviklikleri, YO-YO IR testiyle indirek yolla maksimal oksijen tüketimleri belirlenmiştir. Gruplararası ve gurupiçi fark olup olmadığını belirlemek için T testi uygulanmıştır. Grupiçi test parametrelerinin birbiriyle ilişkili olup olmadığını belirlemek için Pearson Korelasyon analizi uygulanmıştır. Futbolcularda YS (p<0.05), 60°.sn-1 izokinetik kuvvet H/Q oranında (p<0.05) ve dinamik denge değerlerinde BOB'de (p<0.001), şut hızı ve isabeti açısından ise BB'de (p<0.01) istatistiksel anlamlı fark tespit edilmiştir. Şut ve kuvvet açısından sadece yatay sıçrama mesafesi ile gerek BB gerekse de BOB şut hızı arasında istatistiksel anlamlı pozitif ilişki (r=0.303 ve 0.450, p<0.05) tespit edilirken izokinetik kuvvet ile şut performansı arasında herhangi bir ilişki bulunmamıştır. Denge açısından ise destek bacağı ile BB şut isabeti performansı arasında pozitif yönde istatistiksel anlamlı ilişki tespit edilmiştir (r=0.451, p<0.01). Sağ ve SolBB'li futbolcular karşılaştırıldığında BB AS, BB 300°.sn-1 hamstrings zirve tork ve BB 60°.sn-1 H/Q oranında SağBB'li futbolcularda (p<0.05), BB statik denge, BOB dinamik denge ile BB şut isabeti açısından SolBB'li futbolcularda istatistiksel anlamlı fark (p<0.01) tespit edilmiştir. Sonuç olarak; futbolcularda yatay sıçramanın kuvvetle ilişkisine bağlı olarak şut hızını etkilediği, denge bakımından özelleşmenin dinamik dengede olduğu ve bunun şutun isabetine yansıdığı, SolBB'li futbolcuların SağBB'li futbolculardan daha yüksek denge kabiliyetine ve daha yüksek şut isabetine sahip oldukları belirlenmiştir. Bu sonuçlardan hareketle şut hızını arttırmak için pliyometrik antrenmanlarda yatay sıçramalara, şut isabetini geliştirmek için tek bacak denge ve proprioreseptif egzersizlere yer verilmesi, küçük yaşlardan itibaren her iki bacağın kullanılarak her iki hemisferin geliştirilmesi önerilmektedir.
Bursa birinci amatör ligindeki futbolcuların özyeterlik ve saldırganlık düzeylerinin incelenmesi
Öfkenin saldırganlığa dönüşmesi kişilere maddi ve manevi zararlar vermektedir. Bir spor dalı ile meşgul olmanın saldırgan davranışlar üzerinde etkisi olduğunu inceleyen pek çok araştırma yapılmıştır. Bu çalışmanın amacı; amatör futbolcuların özyeterlik inançlarının ve saldırganlık düzeylerinin incelenmesidir. Araştırmanın evrenini, 2012-2013 sezonunda Bursa ilinde amatör ligde futbol oynayan bireyler, örneklemini ise Bursa ili merkez ilçesinde 1. amatör liginde futbol oynayan 17-25 yaş arası, %33.3 17 yaş 37 kişi, %11.7 18 yaş 13 kişi, %9.0 19 yaş 10 kişi, %5.4 20 yaş 6 kişi, %8.1 21 yaş 9 kişi, %32.4 21 yaş ve üzeri 36 kişi olmak üzere, %9.9 1-2 yıldır spor yapan 11 kişi, %9.0 3-4 yıldır spor yapan 10 kişi, %18.0 5-6 yıldır spor yapan 20 kişi, %22.5 7-8 yıldır spor yapan 25 kişi, %40.5 8 yıl ve üzeri spor yapan 45 kişi olmak üzere 1-10 yıldır spor yapan, amatör futbolculardan oluşan 111 denek oluşturmaktadır. Yöntemsel olarak çalışma evreni, basit tesadüf güvenlik esasına bağlı alındı. Araştırmada Riggs ve arkadaşları tarafından geliştirilen (2002) "Özyeterlik İnancı" ve Kiper tarafından geliştirilen (1984) "Saldırganlık Envanteri" kullanılmıştır. Veriler SPSS 21 paket programı ile analiz edilmiştir. Analizde yapılan tüm çalışmalar 0.05 anlamlılık düzeyinde sınanmıştır. Bu çalışmada elde edilen veriler, Tanımlayıcı İstatistik, Korelasyon, Anova, Manova ve Regresyon Analizi ile incelenmiştir. Araştırma da özyeterliğin yıkıcı saldırganlık ve edilgen saldırganlık üzerinde anlamlı bir etkisi olmadığı, atılgan saldırganlık üzerinde anlamlı ve negatif yönlü bir etkisi olduğu görülmüştür. Araştırma sonucunda öz yeterliğin atılgan saldırganlık üzerinde olan etkisini incelemek için yapılan basit doğrusal regresyon analizinde öz yeterliğin atılgan saldırganlık üzerinde anlamlı ve negatif yönlü bir etkisi olduğu görülmüştür. (p=.001, p<.05). Diğer bir ifade ile örneklem grubuna yer alan futbolcuların öz yeterlik düzeyleri arttıkça atılgan saldırganlık düzeyleri düşmektedir. Anahtar Kelimeler: Saldırganlık, Öz Yeterlik, Futbol, Spor.
Futbolda erkeklik ve şiddet: Nefer taraftar grubu örneği
Bu çalışmanın amacı; futbol taraftarlarının (saha içi ve saha dışındaki futbol ile ilişkili faaliyetlerde) erkeklik kültürünün, gözlenen şiddet ile olan ilişkisini araştırmaktır. Araştırmanın örnekleminin oluşturulmasında yargısal örnekleme yöntemiyle Eskişehirspor taraftar gruplarından biri olan Nefer grubu seçilmiştir. Nefer taraftar grubuna üye taraftarlar arasında kolayda örnekleme yöntemiyle 348 taraftara internet ortamında Google Drive formları aracılığıyla ulaşılmıştır. Araştırmanın amacı doğrultusunda, BEM Cinsiyet Rolü Envanteri ve Şiddet Kültürü Ölçeklerinden yararlanılmıştır. Verilerin bilgisayar ortamına aktarılması ve analizinde SPSS 22.0 paket programı kullanılmıştır. Araştırmada kullanılan ölçme araçlarının geçerlik ve güvenirlik analizleri için Açımlayıcı Faktör Analizi(AFA) yapılmış ve Cronbach alpha katsayıları hesaplanmıştır. Elde edilen verilerin analiz edilmesinde t-testi, ANOVA ve Pearson Korelasyon analizlerinden yararlanılmıştır. Elde edilen bulgular incelendiğinde; erkeklik kültürü ile şiddeti onaylama arasında ve şiddete maruz kalma ile şiddeti onaylama arasında anlamlı ilişkiler bulunmuştur. Bunun yanında katılımcıların şiddeti onaylama düzeyleri yaş gruplarına ve eğitim durumlarına göre anlamlı şekilde farklılaştığı ortaya konulmuştur. Çalışma sonucunda elde edilen bulgular, Türkiye'deki futbol ile ilintili şiddetin anlaşılması ve önlenmesi hususunda yararlı olabilecek teorik öngörülerin, pratik bulgular ile de desteklenebileceği sonucuna katkı sağlamıştır.
Futbolda 3x3, 6x6 küçük alan oyunları ile 11x11 oyununun fiziksel kondisyona ve teknik parametrelere akut etkisi
Bu çalışmada 3x3, 6x6 küçük alan oyunları ile 11x11 oyun esnasındaki sürat, çeviklik, güç ve teknik testlerin akut etkilerinin incelenmesi amaçlanmıştır. Çalışmaya 12 genç futbolcu (yaş 16,5±0,5 yıl, boy uzunluğu 175,16±4,74 cm, vücut ağırlığı 64,25±2,34 kg) katılmıştır. 3x3 ve 6x6 küçük alan oyunları (kalecili) 4 dakika oyun 4 dakika aktif dinlenme olacak şekilde 10 set oynanmıştır. 11x11 oyun ise her bir set 40 dakika olacak şekilde 2 set ve set arası 15 dakika ara verilerek oynanmıştır. 3 farklı oyun uygulamasının öncesinde, arasında ve sonrasında dört adet saha testi (30m sprint, uzun pas, çeviklik, yatay sıçrama) gerçekleştirilmiştir. Normallik testi olarak Shapiro-Wilk ve küreselliğin belirlenmesi için Mauchly's Sphericity testi kullanılmıştır. Parametrik varsayımların yerine gelmesi durumunda tekrarlı ölçümlerde Tek Yönlü Varyans Analizi ve takibinde Bonferroni Post-Hoc düzeltmesi, parametrik varsayımların yerine gelmemesi durumunda Freidman Tek yönlü Varyans Analizi ve takibinde Wilkoxon eşleştirilmiş iki örnek testi uygulanmıştır. 3x3 oyunlarda 6x6 ve 11x11 oyunlarına göre kalp atım hızı değerlerinin daha yüksek olduğu gözlemlenmiştir (p<0,05). 6x6 ve 11x11 oyunlarda oyuncular daha çok kısa pas, uzun pas, kafa vuruşu ve top kazanma davranışları sergilemelerine karşın (p<0,05) 3x3 küçük alan oyunları esnasında şut, top sürme ve gol sayıları anlamlı bir şekilde daha yüksek oluşmuştur (p<0,05). 3x3 küçük alan oyunlarından sonra sürat ve çeviklikte önemli bir düşüş olurken (p<0,05), 6x6 küçük alan oyunlarından sonra yatay sıçrama performanslarında önemli değişiklikler gözlenmiştir (p<0,05). Bu çalışmanın sonuçları 3x3 küçük alan oyunlarının fiziksel kondisyon ve teknik gelişme açısından 6x6 küçük alan oyunlarından daha yüksek uyarıcı sağladığını ve genç futbolcuların eğitimi için tavsiye edilebileceğini göstermiştir.
Futbolda eril söylem ve bunun televizyon futbol tartışma programlarına yansıması: Yenilsen de Yensen de ve Beyaz Futbol örnekleri
"Futbolda eril söylem ve bunun Türkiye'deki futbol tartışma programlarına yansıması: Yenilsen de yensen de ve Beyaz futbol örnekleri" konulu Yüksek Lisans tez çalışmasında, erkekliğin inşasının ve kullanımının sporun en popüler dalı olan futbol'da nasıl geliştiği incelenmiştir. Futbol maçları öncesi veya sonrasında yayın yapan futbol tartışma programlarının, erkekliğin inşasına olan "desteği" bu çalışmada ele alınmıştır. Spor ve beden arasındaki ilişki sonucu kadının, erkeğin gerisinde kalması ve bu duruma spor programlarının etkisi incelenmiştir. Televizyonun, futbolu ilgi odağına almasıyla birlikte toplumdaki eril dilin futbola ve bu çalışmanın da ilgi odağı olan futbol tartışma programlarına yansıması ve çeşitli gelişmelerle birlikte kadınların da artık futbolda var olma mücadelesi bu çalışmanın temelini oluşturmaktadır. Anahtar Kelimeler: Futbol, Futbol Tartışma Programları, Eril Söylem, Toplumsal Cinsiyet,Televizyon
Kadın futbolcularda antrenmanın algılanan stres, sporda güdülenme, sürekli öfke ve öfke tarzı düzeylerine etkisi
Bu çalışmanın amacı kadın futbolcularda antrenmanın algılanan stres, sporda güdülenme, sürekli öfke ve öfke ifade tarzı düzeylerine etkisini incelemektir. Araştırmaya 19'u birinci ligde, 19'u ise ikinci ligde oynayan toplamda 38 kadın futbolcu katılmıştır. Verilerin toplanmasında Kişisel Bilgi Formu, Algılanan Stres Ölçeği, Sporda Güdülenme Ölçeği ve Sürekli Öfke ve Öfke İfade Tarzı Ölçeği kullanılmıştır. Ölçekler hazırlık kampı antrenmanları öncesinde ve hazırlık kampı sonrası uygulanmıştır. Verilerin değerlendirilmesinde IBM SPSS 21 yazılımı kullanılmıştır, normallik düzeyine Kolmogorov-Smirnov, varyans eşitliğine ise Levene testi ile bakılmıştır, istatistiksel anlamlılık düzeyi p<0,05 olarak belirlenmiştir, Paired Sample t, Independent Sample T, tek yönlü varyans analizi ANOVA ve post-hoc Scheffe testi uygulanmıştır. Lig değişkenine göre puan ortalamaları incelendiğinde yetersiz öz yeterlik algısı, içsel güdülenme, dışsal güdülenme, güdülenmeme, sürekli öfke, öfke dışa vurumu ve öfke kontrolü alt boyutlarında istatistiksel farklılık tespit edilmiştir (p<0,05). Birlikte yaşanılan kişi değişkenine göre puan ortalamaları incelendiğinde içsel güdülenme ve dışsal güdülenme alt boyutlarında istatistiksel açıdan anlamlı bir farklılık görülmüştür (p<0,05). Spor deneyim yılı değişkenine göre puan ortalamaları incelendiğinde güdülenmeme ve öfke kontrolü alt boyutunda istatistiksel olarak anlamlı bir farklılık olduğu tespit edilmiştir (p<0,05). Kadın futbolcularda hazırlık kampı antrenmanları öncesinde ve hazırlık kampı sonrasında algılanan stres düzeyi, sporda güdülenme düzeyi ve sürekli öfke ve öfke tarzı düzeyi puan ortalamaları arasında istatistiksel olarak anlamlı bir farklılık bulunmamıştır (p>0,05). Kadın futbolcularda hazırlık kampı antrenmanlarının algılanan stres, içsel güdülenme, dışsal güdülenme, güdülenmeme, sürekli öfke, öfke içe vurumu, öfke dışa vurumu ve öfke kontrolü düzeylerini etkilemediği sonucuna varılmıştır. Kadın futbolcuların hazırlık kamplarında spor psikoloğu bulundurulması önerilmektedir. Hazırlık kamplarında psikolog bulundurmayan takımların teknik heyeti psikolojik anlamda futbolcularına destek olmalıdırlar. Kadın futbolcuların stres düzeyleri, güdülenme durumları ve öfke düzeyleri ligin başlangıcında, devre arasında veya ikinci devre başında da kontrol edilmelidir. Benzer çalışmalar farklı lig düzeylerindeki veya değişik branşlardaki kadın sporcular ile yapılabilir. Anahtar Kelimeler: Antrenman, Güdülenme, Kadın Futbolcu, Öfke, Stres
Adölesan dönemdeki futbolculara uygulanan core ve pliometrik antrenmanın motorik ve teknik beceriye etkisi
Çalışmamız, ergenlik döneminde olan ve düzenli futbol antrenmanı yapan erkek futbolcular üzerinde uygulanmıştır. Araştırmaya, core antrenman grubu (n:15), pliometrik antrenman grubu (n:15) ve kontrol grubu (n:15) olmak üzere toplamda üç grup ve 45 kişi katılmıştır. Çalışmaya başlamadan önce toplam 45 kişinin yaş, boy, ağırlık ve vücut yağ yüzdelerinden oluşan bilgi formları oluşturulmuştur. Vücut yağ yüzdeleri skinfold caliper ile vücudun biceps, triceps, scapula, subscapula, chest, spinailiaca, abdominal, thigh bölgelerinden deri kıvrım kalınlıkları alındı. Vücut yağ yüzdeleri "lange" formülüne göre hesaplandı. Çalışma grupları oluşturulurken spor yaşı ve antropometrik özellikler (BKİ, vücut yağ yüzdesi) göz önüne alınarak, değerleri birbirine yakın olan sporcuların birlikte grup olmalarına özen gösterilmiştir. Grupların motorik özelliklerini ölçmek amacıyla; dikey sıçrama, 20 metre sprint, illinois çeviklik, flamingo denge testi ve otur uzan esneklik test ölçekleri kullanılmıştır. Grupların futbol teknik becerilerini ölçmek amacıyla; slalom testi, top sektirme testi, hızlı pas ve kaleye şut testleri kullanılmıştır. Her üç grubun çalışmaya başlamadan önce ön testleri ve 8 haftalık çalışma sonrasında son testleri alınmıştır. Daha sonra ön-test ve son-test verileri karşılaştırılmıştır. Sonuç olarak, core ve pliometrik antrenmanın vücut yağ oranını azalttığı, kas kütlesi, anaerobik güç, motorik ve teknik beceri gelişimini sağladığı bulunmuştur. Anahtar Kelimeler: Biyomotor kapasite, Core antrenman, Futbol, Teknik kapasite
Futbolcuların antrenörlerine güven düzeylerinin incelenmesi
Bu çalışmanın amacı futbolcuların antrenörlerine güven düzeylerinin incelenmesidir. Bu amaç doğrultusunda Samsun ilinde halen aktif olarak spor yapan lisanslı ve liglerde yarışan 193 erkek, 30 kadın toplam 223 futbolcudan veri toplanmıştır. Çalışmada "Kişisel Bilgi Formu" ve "Antrenöre Güven" ölçeği kullanılmıştır. Yapılan analizler sonucunda; güven boyutunda yalnızca futbolcuların oynadıkları takımdaki statülerine göre farklılık gösterdiği; eşitlikçi tutum boyutunun futbolcuların spor yaşı ve oynadıkları takımdaki statülerine farklı olduğu; yardımseverlik boyutunun üç boyutta farklılık gösterdiği bunlarında; futbolcuların spor yaşı, oynadıkları takımdaki statüleri ve çalıştıkları antrenörlerinin eğitim düzeylerine göre farklılıaştığı; doğruluk boyutunda, futbolcuların yaşları, eğitim durumları, sporculuk yaşları ve takımdaki statüleri arasında farklılıklar olduğu; uzmanlık boyutu futbolcuların, yaş, eğitim durumu ve oynadıkları takımdaki statülerine göre değişmektedir; adanmışlık/bağlılık boyutunda herhangi bir alt grupta fark yoktur; iş birliğine hazır olma boyutu futbolcuların oynadıkları takımdaki statülerine göre değişirken; son olarak performans boyutu futbolcuların eğitim durumu ve çalıştıkları antrenörlerin yaşlarına göre farklılık göstermektedir. Bunlara ek olarak diğer değişkenlerde anlamlı fark ortaya çıkmamıştır. Sonuç olarak, antrenörler açısından; antrenörler kendi sporcularına uygulayarak takım sporcularının kendisine güven konusunda zayıf ve güçlü yönlerini görmelerini sağlayabilir. Antrenörlerin zayıf oldukları boyutlarda iyileştirme çalışmaları yapmaları gerektiğini fark etmelerine yardımcı olabilir. Antrenör-sporcu kapsamında başarıda önemli olan güvenin inşa edilerek performanta gelişme ve iyileşmeler sağlanabilir. Sportif güven, her seviyedeki sporcular için kritik bir başarı faktörü olarak kabul edilebilir yapılan antrenmanlar, beslenme ve diğer etkenler kadar "antreönere güven" sportif başarıda kritik bir öneme sahiptir.
Sporda marka değer ve marka kişilik ilişkisi: Türk futbol taraftarı örneği
Bu çalışmada taraftarın favori sporcu ve teknik direktörün marka kişiliği algısıyla marka değer algısı arasındaki ilişkinin incelenmesi amaçlandı. Marka değeri ölçmek için Spectator-Based Brand Equity in Professional Soccer ölçeğinin Türkçe uyarlaması, geçerlik ve güvenirlilik analizi yapıldı. 11 faktörden oluşan 29 maddeli 5'li likert tipi Seyirci Tabanlı Sporda Marka Değer Ölçeği'nin (STSMDÖ) Cronbach α değeri 0.893 idi. Galatasaray (GS), Fenerbahçe (FB), Beşiktaş (BJK) ve Trabsonspor (TS) taraftar evreninden taraftarlık düzeyi 3-5 olan 600 taraftar çalışmanın örneklemini oluşturdu. Taraftar Whatsapp gruplarına STSMDÖ ve favori sporcu ve teknik direktör Spor Marka Kişilik anketleri 2021/22 Spor Toto Süper Ligi (STSL) sonu ve 2022/23 STSL'nin ilk devre sonunda çevrimiçi uygulandı. Ön adı uyuşmayan, anketlere art arda 10 kez aynı cevabı veren 100 taraftarın verileri çalışma dışı bırakıldı. Elde edilen veriler SPSS (Versiyon 22. Inc Chicago, IL, USA) programı ile analizi edildi. Verilerin normal dağılım analizi için Kolmogorov Smirnov ve Shapiro Wilk testi uygulandı. Normal dağılan değişkenler ortalama±standart sapma (en küçük-en büyük), normal dağılmayan değişkenler ortanca ve çeyrekler aralığı (Q1-Q3) olarak sunuldu. Tekrarlı ölçümlerden elde edilen veriler Wilcoxon Testi, kategorik değişkenler arasındaki ilişki Spearman's Korelasyon analizi ile incelendi. İstatistiki anlamlılık düzeyi p<0.05 olarak kabul edildi. Bulgulara göre taraftarın yaş ortancası 31 (18-57) yaş ve taraftarlık düzey ortancası 5 (3-5) idi. GS, FB ve BJK taraftarının marka değer ve teknik direktörün marka kişiliği algısında sezonlar arası fark saptandı (p<0.05). Tüm kulüplerin taraftarının favori sporcu marka kişiliği algısında ise sezonlar arası fark saptanmadı (p>0.05). 2021/22 STSL sonrası GS, FB, BJK taraftarının marka değer algısıyla favori sporcunun marka kişiliği algısı arasında düşük ve orta, 2022/23 STSL'in ilk devre sonunda tüm kulüplerde orta düzeyde korelasyon saptandı (p<0.05). 2021/22 STSL sonrası GS, FB, BJK taraftarının marka değer algısıyla teknik direktör marka kişiliği algısı arasında çok düşük ve düşük; 2022/23 STSL'in ilk devre sonunda tüm kulüplerde orta düzeyde korelasyon saptandı (p<0.05). GS, FB ve BJK taraftarınnın marka değer algısında sezonlar arası fark olması lig sıralaması ve teknik direktör değişimi giibi olumsuz deneyimlerin yansıması olabilir. Bir sezonda yaşanan teknik direktör değişiklikleri sonrası yenilerin beklenen performansı gerçekleştirememesi, sonraki sezonda görev alan teknik direktörün beklenen başarıyı sergileyememesi teknik direktörün marka kişiliğiyle marka değer arasındaki ilişkinin değişimesinin nedeni olabilir. Olumsuzlukların giderilmesiyle taraftarın teknik direktör marka kişiliği algısıyla marka değer arasındaki korelasyon düzeyi artması bu görüşü desteklemektedir. GS ve FB'nin başarılı oyuncuları ulusal ve uluslararası arenada dikkat çekmesi, BJK taraftarının sporcuya bağlılığı, TS taraftarının favori sporcuları her iki sezonda da oynaması sezonlar arası favori sporcu marka kişiliğinde fark olmamasının nedenleri olabilir. Ancak taraftarın marka değer algısında favori sporcunu marka kişiliğinin etkisi olduğu ve deneyimlere bağlı bu etkinin değişmesi favori sporcunun marka değerde önemli olduğunu düşündürmektedir. Taraftarın favori sporcu marka kişiliği algısında sezonlar arasında fark olmamasına teknik direktörde olması taraftar için teknik direktörün daha önemli olduğunu düşündürmektedir. Sonuç olarak olumlu olumsuz deneyimler taraftarın marka değer algısını değiştirmektedir. Marka değeri oluşturan faktörlerin haricinde favori sporcu ve teknik direktörün marka kişiliğinin değişimde etkisi olabilir. Kulüplerin marka yöneticileri taraftarın marka değer algısında değişime neden olan tüm değişkenleri de göz önünde bulundurarak güçlü marka olmak için gerekli önlemleri almalı ve stratejiler geliştirmelidir. Özellikle olumlu olumsuz duyguların yaşandığı stadyumların mimari özelliklerinin tüm taraftara hitap edecek şekilde tasarlanması gerektiği düşünülmektedir. Çalışmanın önemli kısıtı taraftar tipolojisinin belirlenememesidir. Maç öncesi, sonrası stadyum ya da sosyal medya aracılığıyla farklı taraftar tiplerinde marka değere etki eden faktörlerin belirlenmesi geliştirilecek stratejileri daha etkili yapabilir. Bu nedenle kesin sonuçlar elde edebilmek için taraftar tiplerini analiz edebilecek uzmanlar ile daha fazla örneklemle yapılacak uzunlamasına çalışmalara ihtiyaç vardır.
Taraftarların futbolda şiddetin kaynağına ilişkin görüşleriyle sporda özdeşleşme düzeyleri arasındaki ilişkinin incelenmesi
Bu araştırmanın amacı taraftarların futbolda şiddetin kaynağına ilişkin görüşleriyle sporda özdeşleşme düzeyleri arasındaki ilişkinin incelenmesidir. Bu kapsamda verilerin elde edilmesi amacıyla katılımcılara ölçek ve demografik bilgilerini belirlemek amacıyla anket uygulanmıştır. Araştırmamıza 252'si erkek 31'i kadın olmak üzere 283 kişi katılım göstermiş ve sonuçlar SPSS programı ile analiz edilmiştir. Elde edilen sonuçlar taraftar özdeşleşmesine ilişkin görüşlerin şiddet arasındaki bağlantının kurulmasına yönelik analiz edilmiştir. Toplanan veriler SPSS 22 paket programına kullanılarak analiz edildi. Katılımcıların cinsiyet, yaş, medeni durumu, eğitim gibi değişkenlere ait veriler betimsel olarak analiz edilmiştir. Verilerden alınan değerlerin normallik testleri için örneklem grubu 50'den büyük olduğu için Kolmogorov-Smirnov testi kullanılmıştır. Veriler normal dağılım gösterdiği için Tek-Yönlü Varyans Analizi (ANOVA) ve İndepented t testi kullanılmıştır. Homojenliği sağlanan veriler Scheffe ve Hochberg GT2 testi ile homojenliği sağlamayan veriler ise Tamhane Post-Hoc çoklu karşılaştırma testi yapılmıştır. Ölçek alt boyutları arasındaki ilişkiyi belirlemek için veriler normal dağılım gösterdiğinden Pearson Korelasyon testi kullanılmıştır. İstatistiksel değerler %95 güven aralığında değerlendirmeye alınmıştır. Araştırmanın bulgularına göre özdeşleme ile spor medyasından, hakem kararlarından, antrenör ve teknik direktörden ve sporcu davranışlarından kaynaklanan şiddet alt boyutları arasında pozitif zayıf bir ilişki bulunmuştur (p<0,05). Katılımcıların takımla özdeşleşmesi arttıkça spor medyasından, hakem kararlarından, antrenör ve teknik direktörden ve sporcu davranışlarından kaynaklanan şiddet artmaktadır. Özdeşleşme ile taraftar ve amigolardan kaynaklanan şiddet arasında bir ilişki saptanmamıştır (p>0,05).
Futbolcularda pliometrik çalışmaların sıçrama, şut hızı ve izokinetik kuvvet üzerine etkisi
Bu çalışmanın amacı izokinetik kuvvet geliştirmeye yönelik yapılan pliometrik çalışmaların şut hızı üzerine etkisinin belirlenmesidir. Çalışmaya yaşlarının ortalaması 21.16 ± 2.91 yıl, boyları 176.50 ± 6.11, kilo 71.14±2.12,futbol yaşları 12.11 ± 2.58 yıl olan 18 amatör lig futbolcusu; yaşlarının ortalaması 20.88±3.16 yıl, boyları 177.35 ±6.19, kilo 71.43±2.04, futbol yaşları 13.55±2.43 yıl olan 18 amatör lig futbolcusu gönüllü olarak katılmıştır.İzokinetik cihazla (isomed2000) futbolcuların dominant ve dominant olmayan bacakları diz ekstansiyon ve fleksiyon kasılmasında (hareketinde) 600sn-1 ve 1800.sn-1 açısal hızlarda uygulanılan zirve torkları, ortalama güçleri belirlenmiştir, Futbolcuların şut hızları Cep radarıyla (pocket radar) belirlenmiştir. Futbolcuların çift bacak dikey sıçrama ve doğrusal sıçrama değerleri (mesafeleri),metre ve jump meter cihazıyla belirlenmiştir. Ölçümler arasında istatistiksel yönden anlamlı fark olup olmadığının belirlenmesi için paired-T testi uygulanmıştır. Deney ve Kontrol grubunundominant ve dominant olmayan bacak 600sn-1 ve 1800sn-1fleksiyon ve ekstansiyon zirve tork ve ortalama güç ölçümlerinde anlamlı gelişme görülmemiştir (p>0.05). Deney ve Kontrol grubunun dominant bacak şut hızı ölçümünde istatistiksel yönden anlamlı gelişme görülmemiştir (p>0.05).Kontrol grubundan farklı olarak deney grubunun çift bacak dikey sıçrama ve doğrusal sıçrama ölçümlerinde anlamlı gelişme görülmüştür (p<0.05).
Profesyonel futbolcularda kendi taraftarları ve rakip taraftarların yaptıkları kötü tezahüratın etkileri
Bu çalışma profesyonel futbolcuların kendi taraftarlarının ve karşı takımın taraftarlarının olumsuz tezahüratlarından etkilenip etkilenmediğini ölçmeyi amaçlamıştır. Araştırma grubunu Spor Toto Süper Ligi 2014-2015 sezonunda bulunan 10 farklı takımdan toplamda 226 profesyonel futbolcu oluşturmaktadır. Araştırmada Çepikkurt ve Erkuş tarafından 2004 yılında geliştirilen SLISBP (Scale on the Level of Influence of Supporter Booing on the Player) ve Türkçeleştirilmesi araştırmacı tarafından yapılan Profesyonel Futbolcuların Olumsuz Tezahürattan Etkilenme Düzeyleri Ölçeği kullanılmıştır. Öncelikle ölçeğin güvenirliliği ve geçerliliği test edilmiştir. Ölçeğin güvenilirliğini test etmek için Cronbach alfa skorlarına bakılmıştır. Daha sonra ölçeğin geçerliliği PCA (principal component analysis) ile test edilmiş ve futbolcuların kendi taraftarlarından etkilenmeleri ile karşı takımın taraftarlarından etkilenmeleri iki faktör olarak belirlenmiştir. Daha sonra futbolcuların kendi takımlarının taraftarlarının ve karşı takımın taraftarlarının olumsuz tezahüratlarından etkilenme skorları karşılaştırılmıştır. Ayrıca futbolcuların yaşları ve profesyonel oyunculukta geçirdikleri sene ile olumsuz tezahürattan etkilenmeleri arasındaki ilişki korelasyon ve regresyon analizi ile araştırılmıştır. Analizler SPSS 22 paket programı ile gerçekleştirilmiştir. Yapılan analizler sonucunda futbolcuların hem kendi taraftarlarının hem de karşı takımın taraftarlarının olumsuz tezahüratlarından etkilenme düzeyleri belirlenmiştir. Özellikle kendi takımlarının taraftarlarının olumsuz tezahüratlarından daha fazla etkilendikleri saptanmıştır. Ayrıca futbolcuların yaşları ve profesyonel oyunculukta geçirdikleri sene ile olumsuz tezahürattan etkilenme süreleri arasında pozitif ilişki bulunmuştur. Bu ilişki futbolcuların yaşları ve profesyonel futboldaki seneleri arttıkça olumsuz tezahürattan daha etkilenme düzeylerinin düştüğünü göstermektedir. Anahtar Kelimeler: Futbol, Olumsuz Tezahürat, Taraftar
Türkiye'de kadın futbol liglerinde mücadele eden sporcuların saldırganlık ve sosyal karşılaştırma düzeylerinin incelenmesi
Bu çalışma, 2015-2016 sezonunda "Türkiye Kadın Futbol Liglerinde Mücadele Eden Sporcuların Saldırganlık ve Sosyal Karşılaştırma Düzeylerinin İncelenmesi", amacıyla yapılmıştır. Çalışma evrenini 2015-2016 sezonunda Kadın Futbol 1. Lig, 2. Lig ve 3. Ligde mücadele eden takımlardan 244 sporcu oluşturmuştur. Çalışmada veri toplama aracı olarak kullanılan anket 3 bölümden oluşmaktadır. Birinci bölümde katılımcıların kişisel bilgilerinin belirlenmesi için kişisel bilgi formu yer almaktadır. İkinci bölümde sosyal karşılaştırma, üçüncü bölümde ise saldırganlık ölçeği yer almaktadır. Elde edilen verilerin değerlendirilmesi için SPSS 20 Windows paket programı kullanılmıştır. Katılımcıların saldırganlık ve sosyal karşılaştırma puanlarının kadın futbolcuların bireysel ve ailesel faktörlerine göre değişip değişmediğini belirlemek amacıyla T testi ANOVA ve MANOVA analizlerine yer verilmiştir. Elde edilen anlamlı farklılıkların hangi gruplar arasında kaynaklandığını belirlemek amacıyla tamamlayıcı hesaplardan TUKEY testi kullanılmıştır. Çalışmada anlamlılık düzeyi P<0,5 olarak alınmıştır. Yapılan istatistiksel analizler sonucunda sporcuların saldırganlık ve sosyal karşılaştırma puanları ile bireysel ve ailesel faktörleri arasında anlamlı bir ilişkiye rastlanmamıştır (p>0,05). Buna ek olarak; annenin eğitimi ve ailenin geliri ile sporcuların saldırganlık puanları arasında istatistiksel açıdan fark vardır. (P<0,001) Sonuç olarak; kadın futbolcularda ailesel faktörlerden annenin eğitimi ve aile geliri saldırganlık puanlarına etki etmekte, anne eğitimi yükseldikçe ve ailenin geliri arttıkça sporcuların saldırganlık düzeyleri artmaktadır.
Futbol antrenörlerinin ve takım kaptanlarının empatik, eleştirel düşünme yetenekleri ile takım liderliğinin çeşitli değişkenler göre incelenmesi
Bu araştırmada futbol antrenörlerinin ve takım kaptanlarının empatik, eleştirel düşünme yetenekleri ile takım liderliğinin çeşitli değişkenlere göre incelenmesi amaçlanmıştır. Bu çalışmanın evreni; İzmir ilinde yaşamakta olan ve Türkiye Futbol Antrenörleri Derneği İzmir şubesine kayıtlı antrenörler ile Amatör Spor Kulüpleri Federasyonu kayıtlı amatör futbol takımlarının kaptanlarından oluşturmaktadır. Çalışmanın örneklemini; İzmir İli merkez ve ilçelerinde yaşayan futbol antrenörleri (n=497) ve amatör futbol takımlarının kaptanlarından (n=189) oluşturmaktadır. Betimsel tarama modelinin kullanıldığı araştırmada katılımcılara, kişisel bilgi formu, Empatik Eğilim Ölçeği, California Eleştirel Düşünme Eğilimi Ölçeği ve Takım Liderliği Özellikleri Ölçeği uygulanmıştır. Elde edilen veriler SPSS 22.0 programıyla analiz edilmiştir. Katılımcılara ilişkin kişisel bilgilerin değerlendirilmesinde tanımlayıcı istatistiksel yöntemleri olarak sayı, yüzde, ortalama, standart sapma kullanılmıştır. İki bağımsız grup arasında niceliksel sürekli verilerin karşılaştırılmasında t-testi, ikiden fazla bağımsız grup arasında niceliksel sürekli verilerin karşılaştırılmasında ise Tek Yönlü (Oneway) Anova testi kullanılmıştır. Anova testi sonrasında farklılıkları belirlemek üzere tamamlayıcı post-hoc analizi olarak Scheffe testi kullanılmıştır. Araştırmanın sürekli değişkenleri arasındaki ilişkinin belirlenmesi için Pearson Korelasyon Katsayısı Analizi yapılmıştır. Anlamlılık düzeyi p<0,05 olarak belirlenmiştir. Bu bulgular doğrultusunda, Futbol antrenörlerin ve takım kaptanlarının empatik eğilim düzeyleri, eleştirel düşünme yetenekleri ve takım liderliği düzeyleri arasındaki ilişkinin pozitif yönde anlamlı bir farklılık olduğu sonucuna ulaşılmıştır. Anahtar Kelimeler: Spor, Futbol, Antrenör, Takım Kaptanı, Empatik Eğilim, Eleştirel Düşünme, Liderlik.
Futbol seyircilerinde saldırganlık, şiddet ve holiganizme yönelik davranışların önlenmesinde serbest zaman etkinliklerine katılım etkisinin incelenmesi
Bu çalışmada, futbol seyircilerinde saldırganlık, şiddet ve holiganizme yönelik davranışların önlenmesinde serbest zaman etkinliklerine katılım etkisinin incelenmesi amaçlanmıştır. Yapılan bu araştırmaya, Türkiye Futbol Federasyonu 2014/2015 sezonu Süleyman Seba Süper Liginde farklı coğrafi bölgelerden katılım sağlayan 13 futbol kulübünden 2625 futbol seyircisi katılmıştır. Veri toplama aracı olarak araştırmada, seyircilerin saldırganlık ve şiddet düzeylerini belirlemek için Güçlü ve Şanlı (2013) tarafından geliştirilen ve 21 maddeden oluşan Sporda Seyirci Saldırganlığı ve Şiddet Ölçeği ve Witt ve Ellis tarafından 1985 yılında geliştirilip Türkçe uyarlaması Yerlisu Lapa ve Ağyar (2011) tarafından yapılan, 17 maddeden oluşan Serbest Zamanda Algılanan Özgürlük Ölçeği kullanılmıştır. Anketlerden elde edilen veriler Microsoft Office Excel programı kullanılarak bilgisayar ortamına aktarılmış ve verilerin analizi ve değişkenler arası karşılaştırmalarda SPSS 20.0 programından faydalanılmıştır. Bu araştırmanın sonucunda katılımcıların cinsiyet, yaş, medeni durum, aylık ortalama gelir, sahip oldukları haftalık serbest zaman durumları ile sporda saldırganlık ve şiddet düzeyleri arasında istatistiki açıdan anlamlı farklılıklar olduğu tespit edilmiştir. Ayrıca, katılımcıların cinsiyet yaş, medeni durum, sahip oldukları haftalık serbest zaman durumları ile serbest zamanda algılanan özgürlük düzeyleri arasında istatistiki açıdan anlamlı farklılık bulunurken (p<0,05); katılımcıların aylık ortalama gelirleri ile serbest zamanda algılanan özgürlük düzeyleri arasında istatistiki açıdan anlamlı bir farklılık tespit edilmemiştir (p>0,05). Anahtar Kelimeler: Futbol, Serbest zaman, Saldırganlık, Şiddet, Holiganizm
Kadın futbolcular ile futsalcıların bazı fizyolojik ve motorik özelliklerinin karşılaştırılması
Bu çalışmada "Kadın Futbolcular ile Futsalcıların Bazı Fizyolojik ve Motorik Özelliklerinin Karşılaştırılması" amaçlanmıştır. 2015-2016 sezonu TFF Kadınlar 1. Ligi'nde oynayan kadın futbolculara ve Ünilig'de dereceye giren takımlardaki kadın futsalcılara ölçümler uygulandı. Çalışma grubunu gönüllülük esasına göre katılan 30 kadın futbolcu (yaş ort. 20.60 ± 1.610 yıl, antrenman yaşı ort. 8.50 ± 1.676 yıl, boy uzunlukları ort. 161.47 ± 5.649 cm, vücut ağırlıkları ort. 54.91 ± 6.623 kg) ve 30 kadın futsalcı (yaş ort. 20.33 ± 1.918 yıl, antrenman yaşı ort. 8.37 ± 1.752 yıl, boy uzunlukları ort. 163.40 ± 5.393 cm, vücut ağırlıkları ort. 55.00 ± 4.906 kg), toplamda 60 sporcu oluşturdu. Sporcuların fiziksel, bazı fizyolojik ve motorik özelliklerini belirlemek için boy uzunluğu, vücut ağırlığı, deri kıvrım kalınlığı, VC, FVC, FEV1, esneklik, el pençe kuvveti, bacak kuvveti, 10 m - 30 m sürat koşusu, çeviklik, Yoyo-1, çoklu sıçrama testleri uygulandı. Verilerin düzenlenmesinde ve grafiklerin çizilmesinde MS Excel tablolama paket programı, istatistik analizler ve tabloların düzenlenmesinde SPSS 17 istatistik paket programı kullanıldı. İstatistiksel yöntem olarak çalışma sonunda elde edilen farklılıkları ortaya koymak için α=0.05 anlamlılık düzeyinde Independent Simples T- testi uygulandı. Sonuç olarak, kadın futsal oyuncuları ile futbol oyuncularının 10m-30m sürat koşusu testi ve çeviklik testi ölçüm değerlerinde (p<0.05) kadın futsal oyuncuları lehine, Yoyo-1 ve çoklu sıçrama testi ölçüm değerlerinde (p<0.05) kadın futbol oyuncuları lehine önemli bir fark olduğu bulundu. Anahtar Kelimeler: Kadın, Futbol, Futsal, Fizyolojik, Motorik Özellikler
Profesyonel bir takımın şehrin sosyo-kültürel ve sosyo-ekonomik yapısına etkisinin araştırılması (Tavşanlı örneği)
Ülkemizde oldukça yaygın olarak oynanan futbol, sporun en çok rağbet gören bir dalı olarak pek çok bilimsel ve akademik araştırmaya konu olmuştur. Bunun yanında kitlelerin futbola verdikleri önem futbolu bir spor dalı olarak değil, aynı zamanda bir işletme aracı olarak ta gören pek çok araştırmanın yapılmasına da olanak vermiştir. Bu çalışmalara ilave olarak sporun toplum üzerindeki etkileri ve birey üzerindeki etkileri ile ilgili de pek çok araştırma yapılmaktadır. Öte yandan sporun bir şehrin sosyo-kültürel ve sosyo-ekonomik yapısı üzerindeki etkileri ile ilgili herhangi bir çalışmaya rastlanmamıştır. Bu nedenle bu araştırmada profesyonel bir spor takımına, futbol takımına sahip olmanın şehrin sosyo-kültürel ve sosyo-ekonomik yapısına olan katkısının incelenmesi amaçlanmıştır. Araştırmada örnek seçilen Kütahya T.K.İ. Linyit Spor Kulübü'nün faaliyet gösterdiği ilçe olan Kütahya'nın Tavşanlı ilçesinde bulunan yerel halk ile spor müsabakalarının getirileri hakkında bir anket uygulaması yapılarak, yerel halkın spor müsabakalarının getirisi hakkındaki görüşleri alınmış ve toplanan veriler SPSS 15.0 for Windows paket programında analiz edilmiştir. Araştırma sonuçlarına göre halk şehrin sahip olduğu futbol takımını benimsemekte, takımın maçlarında dışarıdan gelen taraftarların şehrin sosyo-kültürel yapısına olumlu katkılar sağladığını, müsabakalar için gelen taraftarın şehrin sosyo-ekonomik yapısına katkıda bulunduğunu ve halkın çoğunluğunun müsabakalar için gelen taraftardan memnun olduğu görülmüştür.Anahtar Kelimeler: Profesyonel futbol, Sosyo-ekonomik yapı, Sosyokültürel yapı, Spor kulübü, Spor.
Denizli süper amatör kümede başarılı olan takımlarla başarısız olan takımların oyuncularının bazı fiziksel ve fizyolojik özelliklerinin karşılaştırılması
Bu araştırmanın amacı, Denizli Süper Amatör Kümede oynayan ve sezon sonunda başarılı olarak ilk 3 sırada yer alan futbol takımları ile başarısız olarak son 3 sırada yer alan futbol takımlarının genellikle ilk 16 da oynayan sporcuları olmak üzere toplam 96 sporcunun bazı fiziksel ve fizyolojik özelliklerinin karşılaştırılmasıdır. Toplam 7 fiziksel uygunluk değişkeni (vücut yağ yüzdesi, dikey sıçrama, 20m. sürat, vital kapasite, sırt kuvveti, bacak kuvveti, esneklik) sezon sonu ölçümleri yapılarak başarılı ve başarısız takımlar arasındaki farklar belirlenmeye çalışılacaktır. Verilerin düzenlenmesinde MS Excel tablolama paket programı ve istatistik analizler için SPSS 15 istatistik paket programı kullanıldı. Tüm istatistik analizlerde anlamlılık düzeyi a=0.05 olarak kabul edildi. Başarılı ve başarısız takımlar arasında alınan ölçümler sonucunda; Yaş ölçümleri arasındaki farkın önemli olduğu (2,351; P>0,020). Boy ölçümleri arasındaki farkın önemli olduğu (4,259; P>0,000). Sırt kuvveti ölçümleri arasındaki farkın önemli olduğu (3,513; P>0,000). Bacak kuvveti ölçümleri arasındaki farkın önemli olduğu (4,893; P>0,000). Dikey sıçrama ölçümleri arasındaki farkın önemli olduğu (5,951; P>0,000). 20 m. sürat ölçümleri arasındaki farkın önemli olduğu (8,107; P>0,000). Vital Kapasite ölçümleri arasındaki farkın önemli olduğu (3,411; P>0,001). Esneklikleri ölçümleri arasındaki farkın önemli olduğu (2,625; P>0,006). Vücut Yağ yüzdesi ölçümleri arasındaki farkın önemli olduğu (4,412; P>0,000) gösterdi. Alınan ölçümler sonucunda; kilo ölçümleri (0,215; P>0,889) istatistik olarak anlamlı bulunmamıştır.Bu çalışmadan elde edilen sonuçlar önceki çalışmaları destekler niteliktedir. Vücut yağ yüzdesi, dikey sıçrama, 20m. sürat, vital kapasite, sırt kuvveti, bacak kuvveti ve esneklik ölçümlerinde görülen önemli farklılıklar; takımların oyuncularının bireysel farklılıklarının yanında, düzenli antrenman yapılmamasından, doğru antrenman programlarının uygulanmamasından kaynaklanabilir. Bunun yanında takımların ekonomik güçleri de takım oluştururken oyuncu seçiminde etkili bir faktördür, antrenman malzemeleri ve tesis olanakları da başarıyı etkileyen etmenlerden sayılabilir.Anahtar Kelimeler: Futbol, Fiziksel ve fizyolojik özellikler.
10-14 yaş erkek futbolcu ve badmintoncularda bazı fiziksel fizyolojik ve biyomotorik özelliklerinin karşılaştırılması
Fatma, K. 10-14 Yaş Erkek Futbolcu Ve Badmintoncularda Bazı Fiziksel, Fizyolojik ve Biyomotorik Özelliklerinin Karşılaştırılması. Dumlupınar Üniversitesi Sağlık Bilimleri Enstitüsü, Beden Eğitimi ve Spor Anabilim Dalı, Yüksek Lisans Tezi, Kütahya, 2012. Bu çalışmada, 10-14 yaş grubundaki okullar arası müsabakalara katılan futbolcu ve badmintoncuların bazı fiziksel, fizyolojik ve biyomotorik özeliklerinin karşılaştırılması amaçlanmıştır. Yapılan bu araştırmada, Eskişehir Mehmet Gedik İlköğretim Okulu15 futbolcu ve Eskişehir Cengiz Topel İlköğretim Okulu 15 badmintoncu olmak üzere toplam 30 sporcu konu edilmiştir. Çalışmada; sporcuların fiziksel, fizyolojik ve biyomotorik özelliklerini belirlemek amacıyla yaş, vücut ağırlığı, uzunluk ölçümleri, genişlik ölçümleri, çevre ölçümleri, deri altı yağ oranları, kalp atım sayısı, sistolik kan basıncı, diastolik kan basıncı, 30 metre sürat testi, uzun atlama, esneklik ve el kavrama kuvveti ölçüldü. Futbolcu ve badmintoncularda ölçümler sonucunda elde edilen bulgular arasındaki farklılıklar SPSS for Windows 17.0 paket programında tanımlayıcı istatistik ve bağımsız gruplarda t- test uygulanarak değerlendirildi. Bu araştırma sonucunda elde edilen sonuçlara göre futbolcu ve badmintoncuların istirahat diastolik kan basıncı değerleri arasında farkın istatistiksel olarak önemli olduğu (p<0,05), diğer fiziksel, fizyolojik ve biyomotorik özellikler arasındaki farkın istatistiksel olarak önemli olmadığı bulunmuştur (p>0,05).Anahtar Kelimeler: Fiziksel, Fizyolojik Ve Biyomotorik Ölçümler, Futbolcu, Badmintoncu
11 yaş grubu futbolcularda uygulanan koordinasyon çalışmalarının bazı biomotor ve teknik becerilerin gelişimi üzerine etkisi
Bu çalışmanın amacı; haftada 3 gün, toplam 8 haftalık çalışmanın sonunda; futbola yeni başlayan, aynı zamanda FTEM (Futbol Tekik Eğitim Merkezi) çalışmalarında yer alan futbolcuların, normal antrenmanlarının dışında yaptıkları koordinasyon çalışmalarının, bazı teknik becerileri ve biomotor gelişimleri üzerine etkisinin olup olmadığının tespiti ve değerlendirilmesidir. Araştırmaya; Kütahya Yenidoğan İlkokulu futbol takımında bulunan, aynı zamanda FTEM çalışmalarında yer alan; 12 deney, 12 kontrol grubu olmak üzere toplam 24 futbolcu katılmıştır. Araştırmaya katılan futbolculara; 8 hafta süreyle antrenman yapılmıştır; deney grubu, kontrol grubunun yaptığı futbol antrenmanın dışında, koordinasyon çalışması yapmıştır, çalışma öncesinde ve sonrasında, her iki grubunda; esneklik, dikey sıçrama, durarak uzun atlama, 10 metre sürat, 20 metre sürat, çabukluk(illinois), toplu çabukluk (illinois), top sektirme, pas ölçümleri yapılmıştır. Normallik Analizi yapıldı, verilere normal dağılımın sebep olup olmadığına bakıldı, grupların homojen olduğu görüldü. İki grup arasındaki futbolcuların, bazı teknik becerileri ve biomotor gelişimlerinin karşılaştırılması için; SPSS 21.00 paket programında ?=0.05 anlamlılık düzeyinde, 2x2 Two Way Anova testi uygulandı. Test sonuçlarında; gruplar arası test sonuçları, ölçümler arası test sonuçları, ölçüm x grupların test sonuçlarına bakıldı. Gruplar arası test sonuçlarına bakıldığında; hiçbir değerde istatistiki açıdan fark bulunmadı, ölçümler arası test sonuçlarında bakıldığında; durarak uzun atlama, 20 metre sürat, çabukluk, toplu çabukluk, top sektirme, pas, esneklik, 10 merte sürat, ve dikey sıçrama değerlerinde, istatistiki açıdan anlamlı farka rastlanmıştır, ölçüm x gruplar arası test sonuçlarına bakıldığında fark olmasına rağmen, istatistiki açıdan, sadece; çabukluk ve dikey sıçrama değerlerinde anlamlı farka rastlanmıştır. (p<0,05). Bu sonuçlar doğrultusunda, düzenli olarak antrenman yapıldığında; durarak uzun atlama, 20 metre sürat, çabukluk, toplu çabukluk, top sektirme, pas, esneklik, 10 metre sürat, ve dikey sıçrama değerlerinde olumlu değişime görülürken, koordinasyon çalışmasının ise sadece çabukluk ve dikey sıçrama değerlerinde olumlu değişime sebep olduğu görülmüştür. Anahtar Kelimeler: Biomotor, Çocuk, Futbol, Gelişim, Koordinasyon.
Ergen futbolcular da şiddet eğilimi ile sosyal destek arasındaki ilişkinin incelenmesi(Ankara İLİ örneği)
Bu çalışmada ergen futbolcuların şiddet eğilimleri ile sosyal destek düzeyleri arasındaki ilişki incelenmiştir. Araştırmaya U14 yaş grubundan 200, U17 yaş grubundan 200 amatör futbolcu olmak üzere toplam 400 kişi katılmıştır. Araştırmanın verileri anket formu ile toplanmıştır. Veriler SPSS 15 istatistik programı ile analiz edilmiştir. Araştırmada "Şiddet Eğilimi Ölçeği" ve "Sosyal Destek Düzeyi" ölçeği kullanılmıştır. Araştırma sonunda sporcuların yaşları ile şiddet eğilim durumları arasında (p-değeri=,000), anne çalışma durumlarıyla, algılanan sosyal destek düzeyleri arasında (p-değeri=,047), baba çalışma durumlarıyla, şiddet eğilim durumları arasında (p-değeri=,030), baba eğitim düzeyleriyle, algılanan sosyal destek düzeyleri arasında (p-değeri=,039), televizyonda izlenilen program içerikleriyle, şiddet eğilim durumları arasında (p-değeri=,020) ve sporun hoşgörüyü arttırma durumuyla, algılanan sosyal içerik düzeyleri arasında (p-değeri=,000) anlamlı bir ilişki bulunmuştur. Diğer demografik bilgiler ile şiddet eğilim durumu ve algılanan sosyal içerik düzeyleri arasında anlamlı bir ilişki bulunamamıştır.