Digital technology

65 theses under this subject heading

Master'sOpen AccessTR

Finansal hizmetler inovasyonu: Açık bankacılık

Teknolojide ve veri kullanımında yaşanan gelişmeler, birçok sektörü olduğu gibi bankaları ve finansal hizmetler sunan diğer kuruluşları da derinden etkilemiştir. Giderek artan internet erişimi, finansal hizmet sunumunu şubelerden akıllı mobil cihazlara yönelterek hizmet sunan kuruluşların dijital kanallara yönelimini artırmıştır. Bunun bir sonucu olarak rekabetin yoğun olarak yaşandığı bu alandaki hizmetlerin, finansal teknoloji (FinTek) şirketleriyle daha çok iş birliği içerisinde sunulması kaçınılmaz hâle gelmiştir. Bireylere ait olan bankalardaki verilerin, bireylerden izin alınarak üçüncü taraf hizmet sağlayıcılarıyla paylaşımını sağlayan açık bankacılık prensibi; dijital bankacılığın ileri bir aşaması olarak, bankalarla FinTek şirketlerinin iş birliğine yöneldiği bu alanda güçlü bir şekilde ortaya çıkmıştır. Dijital dönüşüm çerçevesinde açık bankacılık, İngiltere ve Avrupa Birliği (AB) ülkelerinin öncülüğünde birçok ülkede, yasal zorunluluk hâline gelmiştir. Hızlı, güvenli, rekabetçi ve verimli finansal hizmetlerin gerçekleştirilmesini sağlamak üzere AB'de İkinci Ödeme Hizmetleri Direktifi (PSD2) gereğince açık bankacılık uygulanmaya başlanmıştır. Türkiye'de de 2020 yılında atılan adımlarla açık bankacılığın mevzuat altyapısı AB'ye uyumlu bir şekilde gerçekleştirilmeye başlanmıştır. Bu tez çalışmasında açık bankacılığın gelişimi incelenerek Türkiye'deki düzenleyici kurumların atacağı adımlara yönelik değerlendirme yapılmıştır. Çalışmada sözkonusu alanın arka planı literatür taramasıyla verildikten sonra dijital dönüşüm ve dijital teknolojiler tanıtılmış ve bu kavramların finansal hizmetler sektöründe ne şekilde karşılık bulduğu değerlendirilmiştir. İzleyen bölümde Türkiye'de bankacılığın gelişimi ve dijital bankacılıkla ilgili temel hukuki düzenlemeler ele alınmıştır. Takip eden bölümde açık bankacılık kavramının doğuşu PSD2 bağlamında incelenerek farklı ülkelerin bu kavrama yaklaşımı ve şirketlerin izleyebilecekleri stratejiler açıklanmıştır. Son bölümde ise Türkiye'ye yönelik değerlendirmeye yer verilmiştir. Anahtar Kelimeler: Açık Bankacılık, Dijital Bankacılık, Dijital Teknolojiler, PSD2

Açık bankacılıkBankacılık sektörüBankalar+6
Buğra Sabri Uşaklı
TOBB Economics and Technology University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2021
00
DoctorateOpen AccessEN

EFL instructors' digital technology perceptions, motivation, and job satisfaction levels in emergency remote education

The present study investigated EFL instructors' digital technology integration, motivation, perception and job satisfaction levels regarding SAMR Model in the Emergency Remote Education (ERE) process caused from Covid-19 pandemic. The study was employed at 20 universities in Türkiye, and 162 female and 81 male EFL instructors participated in the quantitative study, and 14 of them participated in the qualitative part via convenience sampling method. A mixed-method explanatory research design was employed. Quantitative data was collected via online questionnaires, and qualitative data was collected via semi-structured interviews, reflection journals, and open-ended resposes. Descriptive Statistics, Pearson Correlation Analysis, Hierarchical Multiple Regression, Anova, and Content analysis methods were utilised. The results discovered that EFL instructors' digital technology integration levels circulated around the Substitution and Modification levels, and instructors were neither motivated nor satisfied with teaching online during the ERE. It was revealed that there was not a significant relationship between instructors' digital technology integration levels and their motivation and job satisfaction levels. Multiple Hierarchical Regression results showed that instructors' gender, background education, and online teaching experiences have a siginificant relationship with their digital technology integration levels, age and seniority do not have. The findings pointed that instructors' digital technology integration practices were rendered mainly because of passive students and insufficient infrastructure. To ensure a sustainable education, educational bodies are recommended to strengthen infrastructure, and develop regular Professional Development Units to meet the addressed gap of the instructors' insufficient background education and online teaching experiences with the upgraded methods.

MotivationSAMR modelDigital technology+7
Suheyla Demirkol Orak
Hacettepe University · Eğitim Bilimleri Enstitüsü
2023
00
Master'sOpen AccessTR

Halkla ilişkilerin dijitalleşmesi bağlamında konum tabanlı pazarlama

Tüketicinin taleplerinin giderilmesi için yapılandırılan yeni medya teknolojilerinin pazarlama alanında da sıklıkla kullanıldığı gözlenmekte ve tüketiciye hızlı, kolay ulaşılabilme adına firmaların pazarlama stratejilerinin değişerek, mobil pazarlamaya kaydığını göstermektedir. Günümüz teknolojilerinin ışığında akıllı mobil telefonlar hayatımızı kolaylaştırmakta ve yaşamımızın vazgeçilmez bir öğesi olmaktadır. Bu bağlamda, tüketiciye mobil mesaj yoluyla ulaşılması maliyet düşüklüğü ve etkili olması nedeniyle tercih edilmektedir. Mobil pazarlama kanallarından biri olan konum tabanlı pazarlama, bireyin ağ-konum bilgileri doğrultusunda tüketiciye "sen neredeysen ben ordayım" algısını yerleştirdiği ve tüketicinin tüketim alışkanlıklarını değiştiren pazarlama yöntemi olarak karşımıza çıkmaktadır. Çalışma, mobil pazarlama kanallarından biri olan konum tabanlı pazarlama bağlamında bireylerin konum tabanlı pazarlama mesajlarına yönelik tutum ve davranışlarının ölçülmesine yöneliktir. Araştırmanın konum tabanlı pazarlama stratejilerinin oluşturulmasında alışveriş tutumlarını ne yönde etkilediğine ilişkin başvurulabilecek bir kaynak olacağı düşünülmektedir.

Bütünleşik pazarlamaHalkla ilişkilerKonum tabanlı veri+7
Elif Tuba Tezcan
İstanbul Aydın University · Sosyal Bilimler Enstitüsü
2017
00
Master'sOpen AccessTR

Dı̇jı̇tal teknolojı̇dekı̇ gelı̇şmeler ve tasarıma etkı̇lerı̇

Teknolojinin hayatımızın her alanına girdiği artık herkesin bildiği bir gerçektir. Ancak kullandığımız ya da yaşantımızda var olan bu teknolojilerin geçmişini, öncesini sorgulamak ya da hatırlamak pek önemsediğimiz konular arasında değildir. Özellikle her gün bir şekilde dokunduğumuz ya da hayatımızın bir yerinde var olan bilgisayar teknolojisi gündelik hayatımızın içerisinde öylesine olağan bir durum haline geldi ki, kimse bilgisayar ya da dijital teknoloji yokken ki günleri hatırlar durumda değil. Araştırmada değinilmiş olan ana temanın önemli sebeplerinden biri de eski zamanları, teknolojileri, hatırlamak, hatırlatmak ve yaşanan değişim ve etkileri tasarımsal alanda açıklamaktır. Bu araştırmada, dijital teknolojideki gelişmeler ve tasarıma etkileri, geleneksel ve teknolojik gelişmelerin ele alındığı sanatçı ve tasarımcıların yaptığı iş ve eserlerinin incelendiği ve aslında önceleri hayal ürünü olarak düşünülen işlerin, teknolojinin katkılarıyla nasıl geliştiği araştırılmakta ve anlatılmaktadır. Grafik tasarım, sayısal teknolojilerin bulunmaya başlanmasıyla sürekli olarak kendini yenilemiş ve geleneksel anlayışı yok saymadan kendini daima bu yeniliğin içerisinde geliştirmiştir. Birinci bölümde, iletişim dönemi ele alınmış, ele alınan bu dönem içerisinde var olan alanlar; iletişim tarihi, yazı ve semboller, matbaa ve endüstri devrimi konuları içerisinde incelenmiştir. İkinci bölümde, dijital teknolojinin toplumsal yaşama getirdiği yenilikler ve bu yeniliklerin sanat anlayışına getirdiği değişikliklere değinilmiştir. Dijital teknoloji ile dijital tasarımın ilk örneklerinden, günümüze kadar olan grafik tasarım unsurlarının değişimleri araştırılmış ve bu değişimlerin hayatımıza getirdiği yenilikler, teknolojik ve sosyolojik yönden açıklanmıştır. Üçüncü bölümde ise, grafik tasarım konularının ağırlığını hissettirdiği, illüstrasyon, animasyon ve bilgisayar destekli tasarım ürünlerinin tarihi gelişimi, yeni oluşumların etkisiyle yaşanan gelişmeler geleneksel ve teknolojik yönleri ile açıklanmış, eski ve yeniye dair örnekler verilip yaşanan gelişmeler ve etkiler incelenmiş, teknolojinin sağlamış olduğu yeni gelişmeler ve farklı disiplinlerle olan işbirlikleri araştırma kapsamında açıklanmıştır.

CanlandırmaGrafik tasarımıSayısal sanat+4
Sercan Karaçeper
İstanbul Aydın University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2018
00
Master'sOpen AccessTR

Çağdaş teknolojiler ve grafik tasarım ilişkileri

Çağdaş teknolojileri kullanarak grafik tasarımları yapmak, bize çok fazla zaman kazandırır. Mesleğimiz gereği yeni tasarımlar üretip, aynı şeyleri tekrarlamak yerine, yenilerini üretip yaratıcılığımızı sürekli taze fikirler ile aktif tutmalıyız. Aynı kalıpların ve çözümlerin dışında farklı çalışmalar için kullanım araçları ve teknikler kullanmalıyız. Böylece yenilikler bizi daha ileriye götürecektir. Tasarımlarımızı üretirken kullandığımız programlar da bizim için en önemli unsurlardandır. Bu nedenle tasarım süreci başlamadan önce yapılması gereken işlerin başında hangi programda ne tür bir çalışma yapılacaksa ona göre tasarım için gerekli programın seçilmesi önemlidir. Dijital devrimin başlangıcından beri farklı alan ve sektörler için sürekli ve eskiye oranla daha işlevsel yazılım programları üretilmiş ve değişen yaşam koşullarına hizmet veren yeni ve daha pratiklerinin de gelecekte üretileceği aşikârdır. Tezimin konusu yaşamın dinamiği içinde dijital teknolojinin evrim sürecini incelemektir. Anahtar Kelimeler: Grafik Tasarım, Çağdaş Teknolojiler, Bakı Teknikleri, Bilgisayar Tasarım Programları, Tipografi, Fotoğraf, 3D Dijital Teknoloji, Gerilla Reklamcılık.

Baskı teknikleriBilgisayar programlarıFotoğraf+7
Nurdan Gümüşsoy
İstanbul Arel University · Sosyal Bilimler Enstitüsü
2018
00
Master'sOpen AccessTR

Grafik tasarımın fotoğraftan etkileşimi

Grafik tasarım ile birlikte fotoğraf tekniklerinin gelişimine en önemli desteği verenler arasında teknoloji ön plana çıkmaktadır. Fotoğraf analog dönemden sayısal döneme doğru bir süreç tamamlamış ve bu sayede sayısal verilere dönüştürülmüş görüntüler üretme olanağı sunmuştur. Dijital görüntüler görme biçimlerimizi ve algılarımızı değiştirerek, tasarım süreçlerinde daha yaygın bir şekilde kullanılmaya başlanmıştır. Bu gelişim sürecinde de olduğu gibi her teknolojinin arka planında birikimle birlikte ilerleyen temel bilgi vardır. Analog dönemin karanlık odası neyse dijital dönemin ki de bilgisayar olmuştur. Fotoğraf ortaya çıktığı andan itibaren anlatım dili bulunan ve mesajını izleyicisine direkt aktaran en güçlü iletişim aracı olarak grafik tasarım süreçlerinde iletişimsel bir işlev görerek kullanılmıştır. Bir grafik tasarımcı daha etkili tasarım ürünleri ortaya çıkartabilmek için fotoğraf ögesi üzerinde de uzmanlaşmalıdır. Çünkü fotoğraf tarihsel ilerleyişi ve toplumlar üzerinde yaratmış olduğu gerçeklik algısını günümüzde koruyarak, kendine has teknikleriyle geniş bir alandır. Fotoğrafın Grafik Tasarımın birçok alanında hizmet verdiği kaçınılmaz bir gerçek olarak karşımıza çıkmaktadır. Fotoğraf ögesinin yadsınamaz görsel algı gücü, bilgisayar ortamında ki yazılımlar ile görüntü işleme tekniklerinin aşamalarında kullanılması grafik tasarımın fotoğraftan etkileşimini göstermektedir. Bu nedenledir ki fotoğraf bilgisi doğrultusunda tasarlanacak görsellerin daha etkili ve doğru bir şekilde hedef kitleye iletildiği düşünülmektedir. Fotoğrafın, Grafik Tasarım alanlarında ki kullanımını ve iletişim sürecine olan etkisini gösteren, faydalı bilgiler sunmak amaçlanmıştır.

EtkileşimFotoğrafFotoğraf sanatı+6
Sevgi Aktay
İstanbul Arel University · Sosyal Bilimler Enstitüsü
2019
00
Master'sOpen AccessTR

Dünden bugüne mekanik alanında teknik illüstrasyonlar

Mağaralara çizilen ilk resimlerden günümüzde kullanılan dijital platformlara kadar insanlar bilgiyi paylaşmak için çok büyük emek harcamaktadırlar. Düşünce ve duyguları görsel yolla insanlara aktarmak görsel sanatların temel unsurlarındandır. İllüstrasyonda bu görsel yolların önemli bir parçasıdır. Bu tezin de konusu olduğu üzere teknik illüstrasyon, illüstrasyonun önemli türlerinden biridir. Teknik illüstrasyon sadece mekanik alanında değil jeoloji gibi teknik detay ve uzmanlık isteyen alanları da içerir. İlk örnekleri mekanik alanında karşımıza çıkar. Tanımlama ve bilgilendirme özelliğine sahiptir. Bu özelliği sayesinde gözün dışarıdan gördüğünden daha fazlasını anlatabilmesini sağlar. Birçok bakış açısıyla elde edilen bilgiye bir teknik illüstrasyonla ulaşılabilir. Anlatımda sade ve kolay anlaşılır bir dil kullanır. Görsellerde gerçek dışı görseller oluşturulabilir. Amaç doğru bilgiyi evrensel ve sade bir dille anlatabilmektir. Özellikle sanayi devriminde ortaya çıkan üretim artışının karşılanabilmesi için ürünü ve makineyi anlatan illüstrasyonlara ihtiyaç duyulmuştur. Oluşturulan teknik detay, bu görsellerle anlaşılır bir hale getirilebilir. Mekanik alanında teknik illüstrasyon, günümüzde endüstri ve toplu üretimin gelişmesi ile birlikte insanların kendi çevrelerinde bulunan nesnelerin nasıl çalıştığı hakkında daha çok şey öğrenme gereksinimleri ile birlikte gelişmiştir. Da Vinci'den Inomoto'ya birçok temsilci çalışmaları ve örnekleri ile dijital illüstrasyonlar tezde yer almaktadır.

MekanikMekanik sanatSayısal sanat+6
Erdem Keskin
İstanbul Arel University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2015
00
Master'sOpen AccessTR

Günümüz bilgi teknolojileri devriminin grafik tasarıma yansımaları

Bu araştırmada, sanayi devriminin etkilerini, ortaya çıkan sanat akımlarını ve zaman ile gelişen kavramlar sonucu ortaya çıkan değişimlerin grafik tasarıma olan etkileri araştırılmış ve yorumlanmaya çalışılmıştır. Sanayi devriminden günümüze bilgi teknoloji büyük gelişme göstermiştir ve her alan bundan etkilenmiştir. Grafik tasarımda bilgi teknoloji devriminin gelişiminden büyük ölçüde etkilenmiştir. Bu tez çalışmasında da etkilenilen bu değişim sürecini ve etkilerini grafik tasarımın alt dallarına uygun aşamalı bir şekilde araştırılması hedeflenmiştir. Bunun yanı sıra bilgi teknoloji devrimin gelişim evreleri sırasında doğan teknolojik gelişmeler oldu bu gelişmeleri yaptığım tez çalışmasında yer vererek, grafik tasarıma olan etkileri yorumlanmaya çalışılmıştır. Anahtar Kelimeler: Bilgi Teknoloji Devrimi, Bilgi Teknoloji, Grafik Tasarım

Bilgi teknolojisiGrafik tasarımıSanal gerçeklik+2
Eray Kurt
İstanbul Arel University · Institute of Graduate Studies
2021
00
Master'sOpen AccessTR

Sanatın dijital dönüşümü ve sanal gerçekliğin görsel algı ile öğrenme motivasyonu üzerine bir çalışma

Geleneksel sanat anlayışının yerini alan dijital sanat, teknolojinin hızlı gelişimi ile yeni bir boyut kazanmıştır. Sanatçılar artık dijital araçlar ve teknolojilerle eserlerini yaratıyor ve sanatın dijital dönüşümü bu alanda önemli bir etkiye sahip oluyor. Sanal gerçeklik ise son yıllarda popüler hale gelerek pek çok farklı alanda kullanılmaya başladı. Sanal gerçeklik teknolojisi, kullanıcılara farklı bir dünya deneyimi sunuyor ve tasarım, görsel algı ve öğrenme gibi alanlarda önemli bir rol oynuyor. Sanatın dijital dönüşümü ve sanal gerçekliğin tasarıma, görsel algıya ve öğrenmeye etkisi konusu, bu teknolojilerin sanat ve diğer disiplinlerdeki kullanımı, yaratıcılık, inovasyon, sanat deneyimi ve iletişim, estetik algı ve psikolojik etkiler gibi pek çok farklı konuyu kapsamaktadır. Bu konu ile ilgili yaptığım araştırmalarda, dijital teknolojilerin sanat dünyasında yaygın olarak kullanıldığını, sanat eserlerinin üretiminden sergilenmesine kadar pek çok farklı aşamada dijital teknolojilerin kullanıldığını gösteriyor. Aynı zamanda sanal gerçekliğin de farklı alanlarda kullanıldığı ve kullanım alanının giderek genişlediği görülüyor. Bu teknolojilerin sanat, tasarım, görsel algı ve öğrenme gibi alanlarda kullanımı, bu alanlarda yeni deneyimler ve fırsatlar sunuyor. Bu nedenle, bu konuyla ilgili yapılan araştırmalar ve çalışmalar, teknolojinin sanat ve diğer disiplinlerle birleşmesin de önemli bir yer tutuyor. Bu araştırmada, sanal gerçeklik teknolojisinin sanat dünyasındaki yeri, görsel algı etkileri ve eğitim alanındaki etkisi irdelenmektedir. Sanal gerçeklik teknolojisinin tarihçesi, nasıl uğraşıldığı ve temel içerikleri hakkında bilgiler verilerek, sanal gerçeklik teknolojisi ile ilgili temel kavramlar ele alınmıştır. Ayrıca, sanal gerçeklik teknolojisi ile üretilen sanat eserlerinin sanat dünyasına etkisi de yer almaktadır. Sanal Gerçeklikte görsel algılama nasıl gerçekleşir? Eğitimde sanal gerçeklik teknolojisi kullanılarak nasıl faydalar sağlanabilir? Sorularına cevap aranmaktadır

Görsel algılamaSanal gerçeklikSanat+4
Esra Banu Zorba Tuncer
Haliç University · Institute of Graduate Studies
2023
00
Master'sOpen AccessTR

Jean Baudrillard'ın 'Simülasyon Kuramı'nın tiyatroya yansıması

Bu tez çalışması ile amaçlanan, Baudrillard'ın Simülasyon Kuramı'na değinilmesinin ardından, elde edilen bulgularla simültif kurguların tiyatro oyunlarındaki yansımalarını incelemektir. Baudrillard'ın Simülasyon Kuramında bahsettiği simülasyon, gerçek, simülakr ve sanal kavramları günümüz sahne teknolojilerinin oluşumunda temel alınmaktadır. Teknolojinin her alanda olduğu gibi tiyatro oyunlarında da kullanılmaya başlanması ile birlikte yeni bir teatral dil arayışına girilmiş, ancak bu yeni dijital tiyatro anlayışı ile birlikte oyuncunun teknoloji ile etkileşimi, oyun bütünlüğü ve seyirciye doğru aktarımı daha fazla önem kazanmıştır. Tez çalışmasının ilk bölümünde Baudrillard'ın yaşam öyküsü ve çalışmalarının ardından, Simülasyon Kuramı ve bu kurama aitkavramlarına yer verilmiştir. Simülasyon Kuramı günümüzün sahne teknolojilerine ışık tutmuş ve birçok sahne tasarımcısı gerçeklik ve simülasyon kavramlarından esinlenerek dijital sahne anlayışına yön vermiştir. Bu kuramın günümüz teknolojisinde sahnede uygulanabilirliği açısından ise mapping ve holografi teknolojileri incelenmiştir. Tezin ikinci bölümünde ise simültif kurguların tiyatro oyunlarındaki yansımaları incelenecektir. Tiyatrokare tarafından oynanan Mark Haddon 'un yazdığı Süper İyi Günler oyunu, TheatreduNouveauMonde tarafından oynanan William Shakespeare' in yazdığı Fırtına oyunu, ThéâtreNational de Chaillot tarafından oynanan, Leprince De Baumont' un yazdığı Güzel ve Çirkin oyunu ve Tiyatro 4 tarafından oynanan DeyanDukovski' nin yazdığı Boş Şehir oyunundaki dijital teknolojilerin incelemesinin ardından, oyuncu ve yönetmenlerin teknoloji ve tiyatro arasındaki görüşlerine yer verilmiştir. Anahtar Kelimler: Baudrillard, Teknoloji, Tiyatro

Baudrillard, JeanBenzetimSayısal teknoloji+3
Ahmet Rasim İşeri
Haliç University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2020
00
Master'sOpen AccessTR

Endüstriyel satın almada dijital teknolojilerin kabulü: TAM ve TOE modelleri kapsamında havacılık sektöründe bir uygulama

Satın alma ve tedarik zincirinde kullanılan dijital teknolojiler, süreçlerin verimliliğinin artırılması, risklerin en aza indirilmesi, tasarruf sağlanması, şeffaf, güvenilir ve denetlenebilir bir süreç kurgulanması gibi önemli faydalar sunmaktadır. Söz konusu faydalara rağmen, satın almada dijital teknolojilerin kabulüne ilişkin tutum, bireylerin risk algısı ve teknolojinin özelliklerine yönelik değerlendirmeleri çerçevesinde farklılık gösterebilmektedir. Bu çalışmada endüstriyel satın alma sürecinde dijital teknolojilerin kabul edilmesinde etkili olan unsurların Teknoloji Kabul Modeli (Technology Acceptance Model, TAM) ve Teknoloji-Organizasyon-Çevre modeli (Technology-Organization-Environment, TOE) kapsamında ortaya konması amaçlanmıştır. Bu çerçevede, göreceli avantaj, uyumluluk, karmaşıklık, algılanan risk ve organizasyonel yetkinlik değişkenlerinin algılanan fayda ve algılanan kullanım kolaylığı üzerindeki etkileri ile algılanan fayda ve algılanan kullanım kolaylığının tutum üzerindeki etkileri araştırılmıştır. Veri, Türkiye'de havacılık sektöründe faaliyet gösteren ve satın alma süreçlerinde dijital teknolojileri aktif olarak kullanan işletmelerin satın alma birimlerinde çalışan 134 katılımcıdan anket yöntemiyle elde edilmiştir. Hipotezlerin test edilmesi amacıyla Yapısal Eşitlik Modellemesi kullanılmıştır. Analiz sonucunda, uyumluluk, göreceli avantaj ve organizasyonel yetkinliğin algılanan kullanım kolaylığı üzerinde; algılanan kullanım kolaylığı ve algılanan faydanın da tutum üzerinde pozitif etkilerinin olduğu ortaya konmuştur. Bunlara ek olarak karmaşıklığın algılanan kullanım kolaylığı ve algılanan fayda üzerinde; algılanan riskin, algılanan kullanım kolaylığı ve algılanan fayda üzerinde negatif etkiye sahip olduğu belirlenmiştir.

Endüstriyel ürünHavacılık sektörüSatın alma+4
Sercan Tümer
Hacettepe University · Sosyal Bilimler Enstitüsü
2022
00
DoctorateOpen AccessTR

Dijitalleşmenin muhasebe mesleğine ve işletme performansına etkileri: Bir uygulama örneği

Dijitalleşmenin muhasebe mesleğine ve işletme performansına etkilerinin değerlendirildiği çalışmada gerçekçi sonuçlara ulaşabilmek için sıklıkla kullanılan nitel yöntem kullanılmıştır. Çalışmada, amaca uygun bir örnekleme yoluna gidilmiştir. Verilerin analizi, içerik analizi yöntemi kullanılarak yapılmıştır. Araştırma katılımcılarının %22,6'sı kadın, %77,42'ü erkektir. Katılımcıların %38,7'si 30-39 yaş aralığında ve %29'u 40-49 yaş aralığındadır. Katılımcıların %77,4'ü Lisans mezunu ve %61,3'ü SMMM olarak görev yapmakta olup; %38,7's, 20 ve üstünde mesleki tecrübeye sahiptir. Araştırma sonunda katılımcıların mezuniyet sonrası meslekle ilgili teknoloji alanında aldıkları eğitim konusundaki görüşleri doğrultusunda "teknoloji alanında alınan eğitim" teması altında "eğitim alınan yer" ve "eğitimin içeriği" olarak iki alt tema oluşturulmuştur. Katılımcıların tümünün mezuniyet sonrası meslekle ilgili teknoloji alanında eğitime ihtiyaç duydukları belirlenmiştir. Bu konuda özellikle office programları, temel muhasebe programları, sertifika programları, paket programlar ve inovasyon setleri konusunda eğitim aldıkları görülmüştür. Katılımcıların dijitalleşme ve teknolojik gelişmelerin muhasebe mesleğine katkıları ile ilgili görüşleri değerlendirildiğinde mesleki gelişime katkıları, "zaman tasarrufu sağladı", "daha hızlı çalışmayı sağladı" ve "muhasebesel hata payını minimize etti" olarak kodlara ayrılmıştır. Müşteriye katkısı, "hizmet kalitesini arttırdı" ve "müşteri memnuniyetini arttırdı" olarak kodlara ayrılmıştır. Kuruma katkısı alt teması ise "Kâğıt israfını önledi", "Veri saklamak kolaylaştı", "Verilere ulaşımı kolaylaştırdı", "Operasyonel verimliliği arttırdı", "Güncel durum ile geçmişi kıyaslanabilir hale getirdi" ve "Daha az personelle çok işler yapmayı sağladı" olarak kodlara ayrılmıştır. Teknolojinin gelişmesiyle birlikte muhasebe meslek mensuplarının iş yükümlülüğünde yaşanan değişiklik ile ilgili olumsuz katkı sağladığını düşünen katılımcılar bunların sebepleri kamu tarafından yapılan işlemlerin önemli kısmının meslek sahiplerine devredilmesi, teknolojiye adaptasyon sorunu, sistemlerin aşırı yoğun olması, internet alt yapı sorunlarının yaşanması ve iş yükünün artması olarak sıralanmıştır. Yapılan çalışmada işlerin tekrar kontrol etmeye gerek kalmadan yapılması, hız ve zaman kazandırma, mekândan bağımsız olarak işlem gerçekleştirmesi, bilgiye ulaşılabilirliğin kolaylaşması gibi nedenlerle muhasebe meslek mensuplarının iş yükümlülüğüne teknolojik değişimlerin olumlu katkı sağladığını belirtmişlerdir. Dijitalleşmenin muhasebe mesleğine ve işletmelerin muhasebe servis ve birimlerine katkıları katılımcı görüşleri açısından muhasebe mesleğine ve işletmelere katkıları olarak iki alt temada değerlendirilmiştir. Muhasebe mesleğine katkısı, "Bilgiye çabuk ve hızlı ulaşılabilmektedir", "Sağlam bilgi ağı akışı ve köprü kurulmaktadır" ve "Zaman ve enerji kazancı sağlamaktadır" olarak kodlara ayrılmıştır. İşletmelere katkısı ise "Kayıt ve raporlama süreçlerinde verimlilik artmaktadır", "Karma verme süreci hızlanmaktadır", "Anlık bilgi alışverişi mümkün hale gelmektedir" ve "Kâğıt tüketimini azaltmış ve depolama arşivleme maliyetlerini azaltmıştır" olarak kodlara ayrılmıştır.

MuhasebeMuhasebeciPerformans+6
Ateşali Göker
İstanbul Gelişim University · Lisansüstü Eğitim Enstitüsü
2023
00
DoctorateOpen AccessEN

Proposal of a decision-making model for digital technology adoption: A blockchain case study

Blockchain Technology promises significant benefits in the scope of the supply chain and attracts the attention of both scholars and practitioners. In this direction, academic research on revealing the disruptive potential of Blockchain in supply chains' functional and structural dynamics is understandably increasing. However, despite the immense potential of technology and the academic and practical effort to accelerate its diffusion in supply chains, not much progress has been made in its industrial applications. Hence, the main shortcoming in the extant research is that the proposed adoption models are mostly conceptual, with low applicability. Notably, extant literature does not adequately address whether a firm should adopt Blockchain Technology, and therefore, in this study, the net value of adoption is introduced to fill this gap in the literature. The theoretical grounds of the proposed adoption decision framework lie in the technology-organization-environment framework and force field theory, while it represents a single numerical metric that uncovers "the net value" of Blockchain adoption for a particular enterprise. The suggested framework is further supported by dynamic capabilities and relational view theories. The proposed metric, the net value of adoption, is the computational difference between the expected benefits from the summation of the expected risks and adoption barriers. The research employs a two-step modified Delphi and DEMATEL-based Analytical Network Process (DANP) methodology.

Blockchain systemDEMATELDecision making models+4
Serkan Karakaş
Piri Reis University · Institute of Graduate Studies
2022
00
Master'sOpen AccessTR

Resimli çocuk kitaplarında artırılmış gerçeklik teknolojisinin kullanımı ve bir resimli hikaye kitabı uygulaması

Günümüzde hızla gelişmekte olan dijital teknolojiler; eğitim, öğretim, eğlence gibi birçok sektörde yeni kullanım alanları sunmaktadır. Bu özelliğiyle taşınabilir dijital teknoloji aygıtları, kullanıcılar arasında en çok tercih edilen araçlardan biri haline gelmiştir. Sunduğu sınırsız olanakların yanında, kullanım biçimlerine bağlı olarak belli koşulların sağlanmasını gerektiren dijital teknolojilerin etkisi, sanatsal üretim sürecinde ve bu süreç sonucunda ortaya çıkan ürünlerde de görülmektedir. Günümüzün artan teknoloji gereksinimleri karşısında geliştirilen teknolojilerden olan artırılmış gerçeklik; kullanıcıya gerçekliğin algısal olarak gösterildiği zenginleştirilmiş ortamlar sunmaktadır. Artırılmış gerçeklik teknolojisinin ve sunduğu olanakların, çocuklara yönelik hazırlanan resimli hikaye kitaplarında kullanımının örnek bir uygulama üretilerek gösterildiği bu araştırmada, geleneksel medya ve dijital teknolojilerin verimli bir şekilde kullanımına ilişkin bir önerme sunmak amaçlanmıştır. Araştırmanın ilk bölümünde resimli çocuk kitaplarının tarihsel gelişimi, özellikleri, türleri ve resimli hikaye kitaplarındaki tasarım ve biçim özelliklerine ilişkin alanyazın taramalarına yer verilmiştir. İkinci bölümde ise artırılmış gerçeklik teknolojisinin gelişimi, kullanım alanları ve bu teknolojinin resimli çocuk kitaplarındaki kullanımı ile ilgili taramalar sunulmuştur. Resimli hikaye kitabında artırılmış gerçeklik teknolojisinin kullanımına ilişkin örnek bir uygulamanın geliştirildiği araştırmanın son bölümünde ise; resimli hikaye kitabının ve artırılmış gerçeklik uygulamasının geliştirilme sürecine ilişkin tasarım aşamalarına ve örnek görsel çalışmalara yer verilmiştir.

Artırılmış gerçeklikGrafik sanatlarHikaye kitapları+5
Fazlı Metehan Şirin
Hacettepe University · Güzel Sanatlar Enstitüsü
2019
00
Proficiency in ArtOpen AccessTR

Dijital teknolojik gelişmelerin Türk sinemasının çekim sonrası işlemlerine olumlu ve olumsuz etkileri

Dijital teknolojinin gelişmesi insanların yaşamının her alanını büyük ölçüde etkilemiştir. Kuşkusuz ki bu değişimin insanların hayatını kolaylaştırması gibi olumlu etkilerinin yanında olumsuz etkileri de olmuştur. Bu yeni yaşam biçiminin bize sunduğu hızlı üretim ve tüketim anlayışına kendimizi öyle bir kaptırıyoruz ki bizde yarattığı olumsuz etkileri görmüyoruz ve verdiği zararları düşünmeden hayatımıza devam ediyoruz. Günümüzde sinema sanatı da hayatın her alanında olduğu gibi dijital teknoloji ile iç içe geçmiş bir yapıdadır. Tıpkı hayatta olduğu gibi sinema alanında da dijital teknolojinin olumlu ve olumsuz yansımaları mevcuttur. Film malzemesinin yerini dijitale bırakmasının ardından dijital teknolojide yaşanan gelişmelerle sinema sanatı; özellikle çekim ve çekim sonrası aşamalarda olumlu ve olumsuz birçok durumun etkisi altında kalmıştır. Çekimi tamamlanmış bir filmin; kurgu, efekt uygulamaları, renk ve yoğunluk düzenleme, ses tasarımı ve dağıtım-gösterim aşamalarında dijital bir dönüşüm yaşanmıştır. Dijital teknoloji sürekli kendini yenilemekte olduğu için bu dönüşüm de sürekli devam etmektedir. Ülkemizde dijital teknolojinin gelişmesiyle film yapım maliyetlerinin nispeten azaldığını ve film yapım sayılarının arttığını görmekteyiz. Fakat, düşük maliyetlerle, kısa sürede tamamlanan filmlerin büyük çoğunluğuna bakıldığında niteliksel ve estetik anlamda büyük bir kayıp yaşandığı görülmektedir. Üstelik sinema seyircisinin ilgisini çekebileceği düşünülenerek gerçekleştirilen bu filmler çoğu seyirci tarafından benimsenmemektedir. Bu film yığını arasında kaliteli yapımlara çok nadir rastlanmaktadır. Dijital teknoloji estetik açıdan filmleri daha kaliteli yapmak için kullanılmalıdır. Sinema insanların kalbine işleyecek hikayeleri anlatabilmek için çok güçlü bir silahtır. Dijital teknolojiyi kullanmak bir amaç olmamalı, bu hikayeleri seyirciye aktarabilmek için bir araç olmalıdır.

Görsel efektKurguSayısal teknoloji+2
Hande Erez
Mimar Sinan Fine Arts University · Institute of Fine Arts
2023
00
Master'sOpen AccessTR

Sinematografik mirasın korunması ve dijital teknolojik gelişmelerin film korumasına etkileri

İnsan, varoluşunun başlangıcından itibaren yazı, resim ve müzik gibi yöntemlerle kendini ifade etmenin yollarını bulmuş, bu sayede geçmişin ışığında geleceğin temellerini atmıştır. Hareketli görüntünün keşfiyle birlikte bu bilgi ve deneyimi aktarmanın daha etkili bir yolu olduğu fark edilmiştir. Keşfedildiği yıllarda yalnızca bir eğlence aracı olarak değerlendirilen sinema, belge niteliği taşıyan bir sanat dalıdır. Filmler, aktardıkları dönemin kültürel özelliklerini, ekonomik yapısını ve içinde bulundukları toplumun sosyolojik yapısını yansıtmaktadır. Edebi, dramatik ve plastik tüm sanatlardan izler taşıyan sinema, gelecek kuşaklara bilgi aktarımını sağlaması bakımından çok önemlidir. Filmlerin kültürel miras birikiminin büyük bir bölümünü oluşturdukları için korunmaları zorunludur. Teknolojik yenilikler sinemayı doğrudan etkilemektedir. Sinema sektörünü ve film yapım sürecini yöneten teknoloji dolaylı yoldan filmlerin korunması gerektiğini de işaret etmiştir. İlk film koruma çalışmaları sinemaya sesin gelmesi ve sessiz filmlerin terk edilmesiyle ortaya çıkmıştır. Aydın kesimin küçük gruplar halinde yürütmeye başladıkları film koruma çalışmaları, Uluslararası Film Arşivleri Federasyonu'nun kurulmasıyla hız kazanmış ve koruma alanında bilimsel standartlar belirlenmiştir. Filmlerin korunabilmesi için ilk olarak derleme çalışmalarının yürütülmesi gerekmektedir. Ülkelerin film arşivleri imkan ve stratejileri doğrultusunda zorunlu (yasal) veya gönüllü derleme yöntemleriyle filmleri arşive kazandırmaktadır. Arşive kazandırılan filmler uzmanlar tarafından incelenir, filmin özelliklerine göre bir koruma planı oluşturulur. Oluşturulan plan doğrultusunda film üzerinde gerekli işlemler yapılarak filmin uygun koşullarda depolanması sağlanır. Pelikül film, zaman, depolama koşulları ve dış etkenler nedeniyle bozulabilen bir yapıya sahiptir. Bu malzeme üzerinde gerçekleştirilen uygulamalar deneyim ve uzmanlık gerektirmektedir. Pelikül film üzerinde yapılan yanlış müdahaleler eser üzerinde geri dönülemeyecek hasarların oluşmasına neden olabilmektedir. Bu durum sinema mirasının önemli bir kısmını oluşturan pelikül film malzemesinin korunması konusunda gerekli önlemlerin alınmasını gerektirmektedir. Dijital teknolojinin gelişmesiyle birlikte sinema endüstrisinde iş akışı bütünüyle değişmiştir. Bu değişim, film koruma uygulamalarında yeni yöntemlerin doğuşuna zemin hazırlamıştır. Filmlerin dijital ortama aktarılması olarak tanımlanan dijitalizasyon işlemi, eserlerin bilgisayar ortamında yenilenmesini sağlamaktadır. Fiziksel restorasyon uygulamaları tamamlanan film, tarama cihazlarıyla gerçekleştirilen dijitalizasyon işlemi sonucunda sayısal ortama aktarılır. Eserin aktarımı gerçekleştikten sonra film üzerinde yapılan her müdahale gerektiği takdirde geri alınabilir. Bu durum film restorasyonu uygulamalarının sağlıklı bir şekilde yürütülmesini sağlamakta ve filmin orijinaline zarar verecek etmenleri ortadan kaldırmaktadır. Sayısal ortamda yapılan restorasyon uygulamalarının dezavantajları da vardır. Dijital teknolojinin sunduğu imkanlar film üzerinde radikal değişiklikler yapılabilmesinin önünü açmaktadır. Fakat restorasyon uygulamalarında filmin onarımını sağlarken orijinalini de korumak oldukça önemlidir. Film koruma alanında çalışan kurumların görevi, teknolojinin sağladığı imkanları filmin orijinaline sadık kalarak kullanmak ve eserin gelecek kuşaklara sağlıklı bir şekilde aktarılmasını sağlamaktır. Bunun yanı sıra dijital teknolojinin imkanlarıyla film koruma çalışmalarını yürütmek maliyetli bir işlemdir. Teknolojinin sürekli olarak gelişmesi, dijitalizasyon, bilgisayar ortamında gerçekleştirilen işlemler ve filmlerin depolanması alanında yenilikler yapılmasını gerektirmektedir. Film koruma alanında faaliyet gösteren pek çok kurum, sahip olunan cihazları, yazılım ve donanımları sürekli olarak yenileyemeyecek durumdadır. Fakat özellikle filmlerin dijital veri dosyaları halinde depolanıyor olması eserlerin erişilebilirliğini sağlamak için yeni formatlara aktarılmasını gerektirmektedir. Dijitalize edilen filmlerin orijinal malzemesi olan pelikül filmler muhafaza edilmeye devam ediyor olsa da, direkt olarak dijital teknolojinin imkanlarıyla çekilen ve depolanan filmler pelikül filmler kadar şanslı değildir. Çünkü pelikül film uzun zamandır üzerinde çalışılan, gözlemlenen ve ömrü belirli olan bir malzemedir. Fakat dijital veri dosyaları için aynı güveni duymak ne yazık ki söz konusu değildir. Sürekli gelişen teknoloji, değişimi zorunlu hale getirmektedir. Bu değişim de cihazlarla sınırlı kalmamalıdır. Film koruma alanında çalışan uzmanların hem eski hem de yeni teknolojiye hakim olmaları, gelişmeleri takip etmeleri ve öğrenme heveslerini yitirmemeleri gerekmektedir. Ne yazık ki film koruma alanında çalışan uzmanların sayısı, korunması gereken malzemeye oranla oldukça azdır. Üretimin hız kesmeden devam ettiği sinema sektörünün belki de en önemli sorunlarından biri film koruma alanına yapılan yatırımların yeterli olmamasıdır. Bu sorunun temeli ise filmlerin korunması gerektiğine dair gerekli duyarlılığın gösterilmemesidir. Bilimsel veriler ışığında belirlenen stratejiler, maddi olanakların sağlanması ve yeterli donanıma sahip uzmanların yetiştirilmesi film koruma alanında karşılaşılan sorunların büyük ölçüde çözülmesini sağlayacaktır. ANAHTAR KELİMELER: Sinematografik miras, koruma, dijital teknoloji, derleme, konservasyon, restorasyon, yararlandırma.

FilmKonservasyonKoruma+5
Kumsal Kıvılcım
Mimar Sinan Fine Arts University · Güzel Sanatlar Enstitüsü
2023
00
Master'sOpen AccessTR

İş gücünün dijital yetkinlikleri: Sektörel yetkinlik talep analizi

İş gücünün dijital yetkinlikleri, çalışanların dijital teknolojileri anlama, kullanma ve bu teknolojilere uyum sağlama becerilerini ifade eder. İş gücündeki bireylerin bu yetilere sahip olması, iş sınırlarını, rekabet avantajını sağlar ve iş kontrolünü daha etkin bir şekilde yönetmeyi mümkün kılar. Günümüzde hızla dijitalleşen iş ortamında, bu yetkinlikler giderek daha önemli hale gelmektedir. Bu araştırmada; dört farklı sektörün dijital beceri gereksinimleri ve taleplerinin analiz edilmesi amaçlanmıştır. Yapılan çalışmada veri toplama aracı olarak; otomotiv, tekstil, perakende ve finans sektörleri özelinde orta ve üst düzey yetkililer ile derinlemesine görüşmeler yapılmıştır. Derinlemesine görüşmelerde; görüşülen sektör yöneticilerinin iş gücünün dijital yetkinliklerine ilişkin 100 üzerinden verdikleri puanların ortalaması sırasıyla şu şekildedir: otomotiv sektöründe 87,5, tekstil sektöründe 85, perakende sektöründe 77,5 olurken, finans sektörü ortalaması ise 86,25 çıkmıştır. Farklı sektörlerde çalışmakta olan profesyonellerin görüşleri doğrultusunda iş gücünün dijital yetkinliklerine ilişkin olumlu ilerlemeler olduğu saptanmıştır. Sonuç olarak, tez çalışmasında elde edilen bulguların, Türkiye'de, işverenlerin hangi dijital yetkinliklere ihtiyaç duyduğunu belirlemek ve çalışanların bu becerileri geliştirmeleri için doğru eğitim ve kaynakları sağlamak için rehberlik edeceği düşünülmektedir.

Sayısal teknolojiSayısal yeteneklerSektörel analiz+4
Betül Üçer Akgün
Bahçeşehir University · Lisansüstü Eğitim Enstitüsü
2023
00
DoctorateOpen AccessTR

Sürdürülebilir büyüme üzerine üç makale

Sürdürülebilir büyüme, araştırmacılar ve kurumlar tarafından birbirinden farklı şekillerde tanımlansa da bu tanımlar ekonomik ve çevresel olmak üzere iki temel çerçeveye sahiptir. Başlangıçta sürdürülebilir büyümenin ekonomik boyutu üzerinde durulmasına karşın, İkinci Dünya Savaşı sonrası üretim yapısındaki hızlı makineleşmeden kaynaklanan çevresel etkilerin 1970'li yıllarda ortaya çıkmasıyla çevresel boyutu ön plana çıkmıştır. Bu tez çalışmasında sürdürülebilir büyüme ekonomik ve çevresel boyutuyla ele alınmaktadır. 2008 Büyük Resesyonu'ndan sonra büyüme oranlarındaki artışlar azalma trendine girmiştir. Özellikle yirmi birinci yüzyılda bilgisayar ve bilişim teknolojilerindeki gelişmeler yeni bir boyuta evrilirken ekonomilerin dijital dönüşümünün durağanlaşma sorununa çözüm olabileceği düşünülmektedir. Tezin birinci makalesinde üretim deseninin dijitalleşmesini temsil eden robotlaşma ile büyüme arasındaki ilişki araştırılmaktadır. Gelir grubuna bakılmaksızın robotlaşma ile büyüme arasında pozitif yönlü bir ilişki bulunmaktadır. Bununla birlikte yüksek-orta gelir grubu ülkelerde robotlaşmadan kaynaklanan büyüme, yüksek gelir grubu ülkelerden daha fazladır. Sürdürülebilir büyümedeki temel itici güçlerin başında inovasyon yer almaktadır. İkinci makalede ileri dijital teknolojiler ile inovasyon arasındaki ilişki incelenmektedir. İleri dijital teknolojilere adaptasyon ile inovasyon arasında önemli bir ilişki bulunmaktadır. Dijital teknolojiler içerisinde ise yapay zekâ, bulut bilişim, büyük veri ve akıllı cihazlar teknolojileri ön plana çıkmaktadır. Ekonomilerin dijital dönüşümü enerji sektörünü de yapısal olarak değiştirirken yenilenebilir enerji kaynaklarının ileride daha cazip bir alternatif olmasını vaat etmektedir. Diğer yandan artan Dünya nüfusuyla birlikte enerji ihtiyacı artarken, Avrupa Yeşil Mutabakatı ve Rusya-Ukrayna savaşı gibi gelişmeler ülkelerin yenilenebilir enerji kaynaklarına yönelerek enerji bağımlılığını azaltacak politikaları uygulamasına zemin hazırlamaktadır. Üçüncü makalede Türkiye'de fotovoltaik (PV) sistem adaptasyonu ele alınarak güneş enerjisine geçişte alternatif politikalar analiz edilmektedir. Türkiye'de PV sistem adaptasyon oranlarının hızlı bir şekilde yükselmesini sağlamak için geri ödeme süreleri azaltılırken zorunlu PV sistem düzenlemelerinin de yapılması gerekmektedir.

Ajan tabanlı modellemeEkonomik büyümeMakale+6
Özlem Fikirli Yücel
Ankara University · Sosyal Bilimler Enstitüsü
2023
00
DoctorateOpen AccessTR

Bilişim iletişim teknolojileri ve bir etkileşim biçimi olarak öznellik

Tarihsel süreç içerisinde "öznenin" ne olduğu incelendiğinde onun akış halinde olan bilginin bir ürünü olduğu görülmektedir. Özne, çeşitli "öznellik deneyimleri" gerçekleştirerek içinde bulunduğu dönemin egemen bilgisine göre "özneleşmektedir." Özne ile ilgili böylesi türden bir düşünce; bilginin üretim, dağıtım süreçlerinin önemli bir aracını oluşturan bilişim iletişim teknolojileri (BİT) ve öznelliği birlikte düşündürmektedir. BİT, öznelliği üreten bir araç, başka bir deyişle bir "dispositif" olarak görülmektedir. Öznenin dijital teknolojilerle haşır neşir olması bir "dijital öznellik deneyimidir." Günümüzde BİT, öznenin uzantısı, bedeninin bir parçası haline dönüşmüştür. Bu durum, özne meselesini posthümanizmin merkezine yerleştirmektedir. Eleştirel posthümanizm insanın merkezde olduğu diğer varlıkların ikincil olarak tanımlandığı hümanist düşünsel temelleri eleştirerek insan, makine, hayvan, bitki gibi tüm canlıların eşitlik içerisinde yaşayacağı yeni bir etik düzen önermektedir. "Öznenin dijital teknolojilerle eklemlenmesinin onu posthuman kılmasından hareketle öznenin bu yeni durumu eleştirel posthümanist düşünürlerin ileri sürdüğü türden bir etik düşünce çerçevesinde mi gerçekleşmektedir?" "Eleştirel posthümanist düşüncenin önerdiği türden bir öznellik mümkün müdür?" gibi sorulara bu tezde cevap aranmaktadır. Tezde yöntem olarak "literatür taraması" ve "dijital etnografi" yöntemi kullanılmıştır. Öznellik; düşünce tarihi içerisindeki yeri, BİT ve dispositif ilişkisi çerçevesinde incelenmiştir. Öznelliğin BİT'lerle yeniden üretim biçimi, portre sanatının geleneksel ve dijital biçimleri karşılaştırmasıyla ele alınmıştır. Öznenin dijital teknolojilere devamlı bağlanması bir "dijital öznellik deneyimidir. Bu deneyimin bir sonucu olarak öznenin en öznel yeri; "yüzü" değişime uğramaktadır. Bu noktada özellikle portre üretim araçları, dispositif olarak "öznelliği" biçimlendirmektedir. Yüzün bir temsili olan portre ve dijital portre üretim araçları olan; DALL-E, Midjourney, Meta Spark ve Instagram, Drawanyone tezin sınırlılığını oluşturmaktadır. Üretim aracının yapısı, üretim sürecinin nasıl gerçekleştiği, üreten özne, üretilen nesne; "öznellik deneyiminin" nasıl gerçekleştiğinin bunun bir sonucu olarak "posthuman öznenin" anlaşılmasının anahtarıdır. Anahtar Sözcükler: Öznellik, Özne, Bilişim İletişim Teknolojileri, Portre, Posthümanizm

Bilgi ve iletişim teknolojileriBilişim teknolojisiFotoğraf+6
Cansu Kösem İşık
Maltepe University · Institute of Graduate Studies
2023
00
Master'sOpen AccessEN

The use of EBA (Education Information Network) in teaching vocabulary and grammar to efl young learners

In our rapidly changing world, technology and the Internet have created new and important opportunities to foster foreign language learning. Digital technologies used in language education have enabled students to improve communication and collaboration skills in a student-centered environment. In parallel with these developments, educators and researchers have shown a growing interest in online tools and platforms to evaluate learning through online studies in recent years. This study aimed to investigate the effects of online follow-up activities conducted through EBA, a digital learning platform, on student success and to identify EFL young learners' perceptions and attitudes towards these activities. For the study conducted in 2019-2010 education year, 32 4th grade students (aged 7-8) at a primary school in Muğla were selected as participants and divided into two groups as experimental (N=17) and control (N=15) groups. During the 7 weeks process, the experimental group performed online follow-up activities while the control group followed traditional ones. To meet the objectives of this study adopting embedded mixed method design, data were gathered quantitatively from vocabulary and grammar achievement test applied as pre-test, post-test and delayed test, and qualitatively from semi-structured student interviews. Quantitative data were analyzed by SPSS 22.0 programme with independent and paired samples t-tests, and qualitative data were analyzed using content analysis. The findings revealed that the levels of vocabulary and grammar achievement and retention of the experimental group were higher than those of the control group; however, these results were not statistically significant. On the other hand, the findings from the delayed tests showed that the experimental group performed significantly better than their post-tests unlike the control group i.e. traditional activities were not efficient in retention of language items as much as online activities. The qualitative data results indicated that online activities affected their ideas about English positively and EBA created an enjoyable learning atmosphere for young learners.

GrammarEducation Information NetworkRetention+7
Dilber Simay Pehlivan
Muğla Sıtkı Kocman University · Eğitim Bilimleri Enstitüsü
2020
00
Master'sOpen AccessTR

Seramik tasarımında dijital teknolojilerin kullanımı

"Dijital Teknolojilerin Seramik Tasarımında Kullanımı" başlıklı bu yüksek lisans tezi; seramik tasarımında gelişen dijital teknolojilerin kullanımına odaklanmaktadır. Bu tezde; Seramik sanatı ve tasarımı, gelişen ve değişen teknolojilerin kullanımı ile her zaman güncel olan bir sanat dalı olarak değerlendirilmiştir. Bu teknolojilerin genel olarak seri üretim sektöründe kullanıldığı düşünülse de sanatta yerlerini almışlardır. Dijital teknolojiler, tasarımcıların ve üreticilerin kullanımıyla sınırlı değildir, birçok sanatçı da bu teknolojilerden yararlanmıştır. Sanatta teknoloji bir malzeme olarak kullanılmaktan ziyade bir üsluba dönüşmüş ve bazı sanat dallarının ayrılmaz bir parçası haline gelmiştir. Bu çalışma üç bölümden oluşmaktadır. Birinci bölümde bilgisayar destekli 2D ve 3D tasarım yazılımları ve bu yazılım ve programların seramik tasarımında nasıl kullanıldığı örneklerle anlatılmıştır. İkinci bölümde hem yüzey hem de form olarak dijital teknolojileri kullanan uygulamalar değerlendirilmektedir. Bilgisayar destekli üretim kısmında; CNC makinelerinin ve 3 boyutlu yazıcıların seramik üretiminde rolü araştırılmıştır. Üçüncü bölüm, tasarım ve uygulamaya ayrılmıştır. Tasarım için Roma döneminden kalma bir davette verilen yemek menüsü seçilmiştir. Günümüz teknolojisinin imkanlarından yararlanılarak mutfak akımlarına paralel bir masa tasarımı oluşturulmuştur. Tasarlanan bu sofra takımının 3 boyutlu çizimleri ve üretim aşamaları yer alır ve uygulama ile tez sona erer.

Bilgisayar destekli tasarımBilgisayar destekli üretimSayısal teknoloji+7
Arda Oral
Muğla Sıtkı Kocman University · Sosyal Bilimler Enstitüsü
2021
00
Master'sOpen AccessTR

Dijital teknolojilerdeki dönüşümlerin, müzik üretim, tüketim ve paylaşım pratiklerine yansımaları: sosyal medya ve mobil müzik platformları üzerinden bir değerlendirme denemesi

Son yüzyılda, soyut ya da elle tutulamaz olarak görülen sesin tespiti ve bir fiziksel aktarıcı madde üzerinden yapılan transfer süreci, birbiri ardına yapılan teknolojik buluşlarla önemli bir gelişim göstermiştir. Özellikle 1980'li yıllardan itibaren, verilerin sayısallaştırılarak, maddesel olarak var olmayan medya aracılığı ile kaydedilip muhafaza edilmesi ve taşınabilmesi mümkün olmuştur. "Dijital dönüşüm" olarak tanımlanabilecek bu sürecin, müziğin hem tasarım ve üretim hem de erişim ve dolaşım süreçlerini paradigma değişimine uğrattığı açıktır. Giderek küçülen ve hızlanan mobil cihazlar, kulağın içinde kaybolan kulaklıklar, İnternet kotası kaygısı ile farklı çözünürlüklerde dinlenilen müzikler, sosyal medyada kaç kişinin dinlediğine göre yapılan "iyi" ya da "kötü" sınıflandırmaları gibi etmenler, müzikal tasarımların bu sınırlara göre yapılanmasına ve orkestraların değişimine sebep olmuştur. Ayrıca, hızla değişen standartlar sebebiyle, bir ses tasarımı üretilirken, ortaya çıkacak "sonuç ürünün", hangi koşullarda dinleneceği de önem kazanmaya başlamış, üreticiler ise tasarımlarını tam olarak duyurmak istedikleri şekilde aktarabilmek için, dijital formatları, yazılımsal ve donanımsal standartları daha çok göz önünde bulundurmaya başlamışlardır. Müzik erişiminde, cloud data ve streaming gibi teknolojiler bazı ekonomik kolaylıklar sağlamış, geleneksel müzik dinleme aktarıcıları/taşıyıcıları için gereken hammadde gereksinimini ortadan kaldırmıştır. Mobil müzik platformları ile birlikte tüm müzikal arşivler bir tuş ile insanların ayağına gelmiş, tek bir üyelik ile, sanatçıların tüm albümlerine ulaşmak mümkün olmuştur. Müziğin erişimi kadar üretim pratikleri de dönüşmüş, bilgisayar ekranından bağımsız müzik üretmek neredeyse imkânsız hale gelmiş, küçük ve "akıllı" yeni nesil cihazlarla "herkes müzik üretebilir" söylemi toplumlara iyiden iyiye benimsetilmiştir. Öte yandan dijitalleşme ile birlikte telif hakları yönetimleri de büyük ölçüde şekil değişikliklerine uğramıştır. Bu çalışmada, birçok kaynaktan kolaylıkla edinilebilecek olan verilerin tekrarından mümkün olduğunca kaçınılarak, bilgisayar başındaki tasarımcılardan bestecilere, ses mühendislerinden müzik icracılarına, yazılımcılardan yatırımcılara, ya da tüketiciden sanatçıya olmak üzere insan gruplarının ve müzik sektörünün, mevcut dijital dönüşüm süreçlerinden nasıl etkilendiği incelenmiştir.

Elektronik dönüşümMobil teknolojiMobil uygulama+6
Uğur Baloğlu
Yıldız Technical University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2018
00
Master'sOpen AccessTR

Yabancı dil olarak Türkçe öğretiminde dijital sunu materyallerinin kullanımının Suriye kökenli öğrencilerin Türk kültürünü tanımalarına katkısı

Yabancı dil olarak Türkçe öğretimi, özellikle Türkiye'de artan göçmen nüfusu ile birlikte çok daha yaygın bir hal almış olup bu durum konuya ilişkin çalışmaların artmasına da katkı sağlamıştır. Bu çalışma kapsamında yabancı dil olarak Türkçe öğretimine farklı bir açıdan yaklaşılmış ve öğretim sürecinde kullanılan materyallerin Türk kültürünü tanıma üzerine katkıları incelenmiştir. Suriye kökenli öğrenciler özelinde çalışma spesifikleştirilerek daha yoğun bir açıdan ele alınmıştır. Bu doğrultuda yabancı dil olarak Türkçe öğretiminin yöntemlerine, ölçme ve değerlendirme süreçlerine ve karşılaşılan sorunlara yer verilmiştir. Ayrıca yabancı dil öğretiminde kültürün rolüne, Avrupa Ortak Başvuru Metninin konuya ilişkin değerlendirmesi ve yabancı dil öğretiminde kullanılan materyallere yer verilerek çalışmanın teorik kısmı tamamlanmıştır. Yapılan saha çalışması neticesinde elde edilen veriler analiz edilip yorumlanarak teorik olarak ele alınan konunun uygulamadaki karşılığına dair de tespitlerde bulunularak çalışma tamamlanmıştır. Anahtar sözcükler: kültür aktarımı, materyal, Türkçe, yabancı dil

Dil eğitimiDil öğretimiGörsel sunum+7
Fatma Yalçın
Bursa Uludağ Üni̇versi̇ty · Eğitim Bilimleri Enstitüsü
2022
00
DoctorateOpen AccessTR

Çevrimiçi ortamda oluşturulan dijital öyküleme etkinliklerine ilişkin öğretmen adayları ve ilköğretim öğrencilerinin görüşlerinin incelenmesi

Bu araştırmanın amacı çevrimiçi dijital öyküleme etkinliklerinin Bilgisayar ve Öğretim Teknolojileri (BÖTE) öğretmen adayları tarafından ilköğretim altıncı sınıf öğrencilerine uygulanması sürecinde öğretmen adayları ve öğrencilerin görüşlerinin incelenmesidir. Araştırma durum çalışması olarak desenlenmiştir. Araştırmanın çalışma grubunu Bilgisayar ve Öğretim Teknolojileri Eğitimi (BÖTE) bölümünde öğrenim gören sekiz dördüncü sınıf öğretmen adayı ve Eskişehir Özel Çağdaş İlköğretim Okulu 47 altıncı sınıf ilköğretim öğrencisi oluşturmaktadır. Araştırma iki aşamada gerçekleştirilmiştir. Araştırmanın ilk aşamasında BÖTE bölümü dördüncü sınıfında öğrenim gören öğretmen adaylarına 2012-2013 güz döneminde dijital öyküleme etkinliklerine yönelik eğitim verilmiş, ikinci aşamasında ise öğretmen adayları 2012-2013 bahar döneminde öğretmenlik uygulaması dersi kapsamında Eskişehir Özel Çağdaş İlköğretim okulunda öğrenim gören ilköğretim altıncı sınıf öğrencileri ile çevrimiçi ortamda dijital öyküleme etkinliklerini gerçekleştirmişlerdir. Araştırmanın verileri gözlem, yarı yapılandırılmış görüşmeler, günlükler, öğrenci ürünleri ve video kayıtları aracılığıyla elde edilmiştir. Ayrıca dijital öyküleme etkinliklerinin ilköğretim öğrencilerinin 21. yüzyıl becerilerinin gelişimine etkisini belirlemek amacıyla bir anket kullanılmıştır. Araştırmanın sonuçlarına göre ilköğretim altıncı sınıf öğrencileri dijital öyküleme etkinliklerinin 21. yüzyıl becerilerini geliştirdiğini düşünmektedirler. Öğrenciler ayrıca dijital öyküleme sürecinde internet bilgilerinin güvenirliğinden emin olamadıklarını, araştırdıkları konularla ilgili yeterli kaynağa erişemediklerini ve teknik sorunlarla karşılaştıklarını ifade etmişlerdir. Öğretmen adayları ise dijital öyküleme etkinliklerinin hem kendilerinin hem de öğrencilerin 21. yüzyıl becerilerini geliştirdiğini düşünmektedirler. Ayrıca etkinlikler yoluyla birçok konu ile ilgili bilgi edindiklerini, öğretmenlik becerileri konusunda deneyim kazandıklarını ve etkinliklerin çevrimiçi ortamda gerçekleştirilmesinin uygulama sürecinde birçok kolaylık sağladığını ifade etmişlerdir. Diğer taraftan uygulama sürecinde dijital öyküleme etkinliklerin uzun sürdüğünü, zamanın yeterli olmadığını ve öğrencilerin isteksiz olduklarını belirtmişlerdir. Öğretmen adayları ayrıca dijital öykülemenin öğrencilere hem içerik bilgisi kazandırdığı hem de öğrencilerin teknolojik becerilerini geliştirdiği için bilişim teknolojileri dersine uygun olduğunu ve dijital öykülemeyi gelecekte eğitim hayatlarında kullanmayı düşündüklerini ifade etmişlerdir. Anahtar sözcükler: Dijital öyküleme, teknoloji entegrasyonu, 21.yüzyıl becerileri

Aday öğretmenlerElektronik öğrenmeSayısal teknoloji+5
Ferit Karakoyun
Anadolu University · Eğitim Bilimleri Enstitüsü
2014
00

Related subjects