Religious education
398 theses under this subject heading
Din kültürü ve ahlak bilgisi öğretmenlerinin mesleki gelişim öz yeterliklerinin incelenmesi
Bu çalışmanın amacı Din kültürü ve ahlak bilgisi öğretmenlerinin (DKAB) mesleki gelişim öz yeterliklerini incelemektir. Araştırmanın evrenini 2022-2023 eğitim öğretim yılında Nevşehir ve Şanlıurfa illerinde bulunan ve MEB'e bağlı okullarda görev yapan 203 DKAB öğretmeni oluşturmaktadır. Yapılan araştırmada nicel araştırma yöntemlerinden olan betimsel tarama (survey) modeli kullanılmıştır. Veri toplama aracı olarak Yenen ve Kılınç (2021) taraflarından geliştirilen ''Öğretmenlerin Mesleki Gelişim Öz Yeterlikleri Ölçeği'' kullanılmıştır. Geliştirilen ölçeğin faktör yük değerleri .46 ile .85 arasında değişirken, madde test korelasyon değerleri .44 ile .77 arasında değişmektedir. Faktörler; "öğretimsel gelişim", "kurumsal gelişim", "kişisel gelişim" ve "alansal gelişim" olarak isimlendirilmiştir. Ölçek 5'li likert tipinde '' Hiç katılmıyorum, katılmıyorum, kısmen katılıyorum, katılıyorum ve tamamen katılıyorum'' formatında hazırlanmıştır. Araştırmanın Kaiser-Meyer-Olkin ve Bartlett testi yapılarak KMO değeri 0,833 ve Cronbach Alpha değeri α =,803 olduğu tespit edilmiştir. Bartlett sonucu ise χ2= 1809,192 olduğu görülmüştür. Elde edilen nicel veriler IBM SPSS Statics 26 paket programından yararlanılarak ve frekans (f) ve yüzde (%) değerleri hesaplanarak analiz edilmiştir. Ayrıca ölçekten elde edilen verilerin yaş, cinsiyet, öğrenim durumu, mesleki deneyim, görev yaptığı okul türüne göre anlamlı farklılık gösterip göstermediği araştırılmıştır. Araştırmanın sonucunda DKAB öğretmenlerinin mesleki gelişim öz yeterlilik algılarının orta düzeyde yer aldığı görülmüştür. DKAB öğretmenlerinin cinsiyet değişkenine göre mesleki gelişimlerine yönelik öz yeterliliklerine bakıldığında erkek ve kadın öğretmenler arasında anlamlı bir farklılık bulunmadığı görülmektedir. DKAB öğretmenlerinin görev yaptığı okul türüne göre mesleki gelişimlerine yönelik öz yeterliliklerine bakıldığında devlet okulu ve özel okullar arasında anlamlı bir farklılık olduğu ve bu farklılığın özel okullarda görev yapan öğretmenlerin lehine olduğu görülmektedir. DKAB öğretmenlerinin yaşlarına göre mesleki gelişimlerine yönelik öz yeterliliklerine bakıldığında 21-30 yaş grubundaki DKAB öğretmenleri ile 41-50 yaş grubu öğretmenler arasında anlamlı derecede bir farklılık olduğu bununda 21-30 yaş grubu öğretmenlerin lehine olduğu görülmektedir. DKAB öğretmenlerinin öğrenim durumlarına göre mesleki gelişimlerine yönelik öz yeterliliklerine bakıldığında doktora mezunu öğretmenler ile lisans ve yüksek lisans mezunu öğretmenler arasında anlamlı bir farklılık olduğu yine Yüksek lisans mezunu öğretmenler ile lisans mezunu öğretmenler arasında da anlamlı bir farklılık olduğu ve bu farklılıkların doktora mezunu öğretmenlerin lehine olduğu görülmektedir. DKAB öğretmenlerinin mesleki deneyimlerine göre mesleki gelişimlerine yönelik öz yeterliliklerine bakıldığında 21 yıl ve üzeri mesleki deneyime sahip DKAB öğretmenleri ile 11-15 yıl mesleki deneyime sahip öğretmenler, 5-10 yıl mesleki deneyime sahip öğretmenler ve 1-5 yıl mesleki deneyime sahip öğretmenler arasında anlamlı derecede bir farklılık olduğu ve bu farklılığın 21 yıl ve üzeri mesleki deneyime sahip öğretmenlerin lehine olduğu görülmektedir. Anahtar Sözcükler: Din kültürü ve ahlak bilgisi, mesleki gelişim, öz yeterlik, öğretmen.
Özel eğitim III. kademe din kültürü ve ahlak bilgisi dersi öğretim programının değerlendirilmesi
Bu çalışmanın amacı özel eğitim III. kademe DKAB dersi öğretim programını incelemektir. Araştırmanın evrenini 2022-2023 eğitim öğretim yılında Nevşehir, Şanlıurfa ve Konya illerinde bulunan ve MEB'e bağlı okullarda görev yapan 112özel eğitim öğretmeni oluşturmaktadır. Bu çalışmanın sonuçları, araştırmanın sorularına cevap arayışını yansıtmak amacıyla, anket ve görüşme formlarının yorumlanması esas alınarak sunulmuştur. Yapılan araştırmada tarama modellerinden karma model kullanılmıştır. Veri toplama aracı olarak Duzcu (2015) taraflarından geliştirilen 'Özel Eğitim Mesleki Eğitim Merkezi Türkçe Dersi Öğretim Programı Değerlendirilmesi Öğretmen Anketi Ölçeği'' kullanılmıştır. Faktörler; "Genel Amaçlar", "Özel Amaçlar", "Programın İçeriği", "Öğrenme Öğretme Süreci" ve "Ölçme Değerlendirme" olarak isimlendirilmiştir. Ölçek 5'li likert tipinde '' Hiç katılmıyorum, katılmıyorum, kısmen katılıyorum, katılıyorum ve tamamen katılıyorum'' formatında hazırlanmıştır. Araştırmamızın Kaiser-Meyer-Olkin ve Bartlett testi yapılarak KMO değeri 0,89 ve Cronbach Alpha değeri α =0,98 olduğu tespit edilmiştir. Bartlett sonucu ise χ2= 7788,863 olduğu görülmüştür. Elde edilen nicel veriler IBM SPSS Statics 26 paket programından yararlanılarak ve frekans (f) ve yüzde (%) değerleri hesaplanarak analiz edilmiştir. Ayrıca ölçekten elde edilen verilerin yaş, cinsiyet, mezun olunan bölüm, görev süresi, görev yaptığı okul türüne göre anlamlı farklılık gösterip göstermediği araştırılmıştır. Araştırmanın sonucunda cinsiyete göre özel eğitim III. kademe DKAB dersi öğretim programının yeterliliğine bakıldığında anlamlı derecede farklılıklar oluşmamıştır. Fakat erkek öğretmenler kadın öğretmenlere göre programı daha uygun bulmuşlardır. Öğretmenlerinin yaşlarına göre özel eğitim III. kademe DKAB dersi öğretim programının yeterliliğine bakıldığında tüm yaş grubu öğretmenlerinin programın uygun olduğuna kanaat getirdikleri ancak 22-30 yaş grubunda olan ve mesleklerine yeni başlayan öğretmenler diğer yaş gruplarına göre programın uygunluğunu daha çok benimsedikleri saptanmıştır.Öğretmenlerin mezun oldukları bölüme göre özel eğitim III. kademe DKAB dersi öğretim programının yeterliliğine bakıldığında genel olarak özel eğitim, sınıf öğretmenliği ve eğitim bilimleri mezunu öğretmenlerin tamamı programın genel, özel, içerik. Öğrenme öğretme süreci ve ölçme değerlendirme bölümlerini uygun bulmuşlardır. Aralarında anlamlı farklılıklar oluşmamıştır. Öğretmenlerin görev sürelerine özel eğitim III. kademe DKAB dersi öğretim programının yeterliliğine bakıldığında ise 1-5 yıl görev yapan öğretmenler 6-10 ile 31 yıl üzeri görev yapan öğretmenlere kıyasla programın yeterli olduğunu düşündükleri saptanmıştır. Öğretmenlerin görevli olduğu kademeye göre programa bakıldığında ise Rehabilitasyonda görev yapan öğretmenlerin programı daha yeterli buldukları saptanmıştır. Diğer kademeler de genellikle programı uygun bulmuşlardır. Anahtar Sözcükler: Özel eğitim, Öğretim programı, DKAB, Program değerlendirme
İlahiyat fakültesi öğrencilerinin sosyal medya fenomenleri kanaat önderliği algıları üzerine bir inceleme
Hayatın her alanına yönelik sözü olan din ile insan yetiştirmeyi hedefleyen eğitim günümüzde yeni bir mecra ile karşı karşıyadır. Teknoloji ve kitle iletişim araçları eğitim süreçlerini ve eğitimin öznesi olan insanı doğrudan ve dolaylı yollarla etkileyebilmektedir. Özellikle bireylerin beslendiği epistemik kaynaklar, enformasyonun bolluğu ve başıboş dolaşıma girmesi din eğitimi süreçleri açısından da incelenmesi gereken bir konu olarak öne çıkmaktadır. Gelişen internet teknolojisinin bireylere sağladığı etkileşim imkanı beraberinde sosyal medya fenomenlerini de getirmiştir. Geçmişte "kanaat önderi" olarak öne çıkan bireyler bulunurken günümüzde fenomenler tanınırlık ve etki anlamında önemli bir yere sahip olabilmektedir. Yine öğretmenlerin formal alanda sahip oldukları alan, bireyin hayatında fenomenlerden daha az yer edinebilmektedir. Bu çalışmanın amacı yüksek din eğitimi veren kurumlar olan ilahiyat fakültesinde öğrenim gören öğrencilerin sosyal medya fenomenleri kanaat önderliği algılarını ölçmek olarak belirlenmiştir. Bu doğrultuda kişisel bilgi formunda bulunan değişkenlerin sosyal medya fenomenlerini kanaat önderliği noktasında takip etme motivasyonlarına yönelik analizler gerçekleştirilmiştir. Çalışmaya 2021-2022 eğitim öğretim yılında Necmettin Erbakan Üniversitesi Ahmet Keleşoğlu İlahiyat Fakültesinde öğrenim görmekte olan 466 öğrenci katılmıştır. Hazırlıktan 4. sınıf düzeyine kadar her kademeden, %30 ve %100 Arapça eğitim gören 1. ve 2. öğretim öğrenciler çalışmanın örneklem grubunu oluşturmaktadır. Katılımcılara "Takipçiler nezdinde sosyal medya fenomenleri kanaat önderliği ölçeği" uygulanmıştır. Verilen cevaplar demografik değişkenlere yönelik elde edilen bilgilerle analiz edilerek veriler toplanmıştır Katılımcıların verdikleri cevaplar SPSS 27. paket programı ile analiz edilmiştir. Belirlenen problem ve alt problemlere yönelik yüzde, frekans, standart sapma ve aritmetik ortalama değerlerine ulaşılmıştır. Veriler karşılaştırılırken iki grup arasında t-testi, ikiden fazla grubun karşılaştırılmasında tek yönlü varyans (One-way ANOVA) analizleri kullanılmıştır. Ortaya çıkan anlamlı farklılıkta ileri analizler için Post-hoc Tukey testine başvurulmuştur. Analiz sonuçlarına göre ilahiyat fakültesi öğrencileri sosyal medya fenomenlerini daha çok eğlence ve iletişim boyutlarında kanaat önderliği motivasyonlarıyla takip etme eğilimindedir. Ayrıca dini paylaşımda bulunan fenomenlere dini paylaşımda bulunmayanlara oranla daha fazla kanaat önderliği rolü yüklenmektedir. İlahiyat fakültesi öğrencilerinin bilgi, güven, yakınlık, taklit, iletişim ve eğlence boyutlarında sosyal medya fenomenlerine karşı kanaat önderliği noktasında olumlu düşüncelere sahip oldukları da elde edilen bulgular arasındadır.
Mali'de Kur'an-ı Kerim çalışmaları
Kuzey ve Batı Afrika İslamiyet'in ilk yayıldığı yerlerden biridir. Batı Afrika'da bulunan günümüz Mali Cumhuriyeti'nin bulunduğu yerde Gana İmparatorluğu bulunmaktaydı. Gana miladi VII. yüzyılda tüccarlar vasıtasıyla İslam'la tanışmıştır. Gana İmparatorluğu yıkıldıktan sonra yerine kurulan Mali İmparatorluğunda İslam daha yaygın bir hale gelerek hâkim kültür olmuştur. XIII. yüzyılda Mali İmparatoru Mansa Musa (1312-1337) bir hac yapmış ve hacdan ilim ve bilim adamlarıyla beraber dönmüştür. Beraberinde getirdiği bu âlimler sayesinde Mali'de eğitim faaliyetleri, sanat, mimarlık vb. çalışmaları ivme kazanmıştır. Songay Devleti bu gelişmeleri devam ettirmiştir. Diğer taraftan da XIX. yüzyıl sonlarında Mali, sömürgeye direniş mücadelesini kaybederek Fransa'nın sömürgesi altında yaklaşık 70 sene kalmış 1960 yılında Mali cumhuriyet olarak tekrar bağımsızlığını kazanmış ve sonrasında üç kere yönetim biçimi değiştirmiştir. Bu çalışmanın amacı, bu tarihi gelişmeler göz önünde bulundurularak Mali'deki Kur'ân eğitim-öğretim, tefsir ve anlayışına, bunun toplumdaki karşılığının nasıl olduğuna ve yerel dilde yazılmış meal çalışmalarına ışık tutmaktır. Çalışmada Mali'de Kur'ân çalışmalarının tarihsel gelişimi, kurumları ve âlimler hakkında yazılmış kaynaklardan elde edilen bilgiler çerçevesinde ilmi-akademi tasvir yapılmıştır. Tarih boyunca yaşanan değişimler (imparatorluk, kısa ömürlü ve küçük devletler, sömürgecilik hareketleri, rejim değişmeleri vb.) Mali'de Kur'ân eğitim-öğretimine ilişkin fazla farklıklık etmemişken uygulama ve anlayışı konusunda farklıklık etmiştir. Eskiden Mali, Songay İmparatorlukları ve Masina gibi devletlerde Kur'ân-ı Kerîm, siyasî, hukukî gibi alanlarda aktif rol alırken şimdi ise bu tür konularda pasif olmakla birlikte Kur'ân-ı Kerîm, toplumda kutsallığını ve saygınlığını korumaktadır.
Bir zanaat olarak 4-6 yaş Kur'an kursu öğreticiliği
Bu çalışmanın konusu 4-6 yaş Kur'an kursu öğreticilerinin bir zanaat olarak mesleki icraları ve bu mesleki icralarına yönelik aldıkları eğitimlerdir. Buradan hareketle çalışmamızın amacı ilahiyat fakültelerinden mezun olup Kur'an kursu öğreticiliğine atanan kişilerin mesleki deneyimleri ve bunları nasıl anlamlandırdıklarını değerlendirmektir. Çalışmada nitel araştırma yöntemlerinden birisi olan fenomenolojik desen kullanılmıştır. Amaçlı örneklem çeşitlerinden kartopu ve ölçüt örneklem uygulanmıştır. Araştırmanın çalışma grubu 11 farklı ilde görev yapan 27 Kur'an kursu öğreticisidir. Görüşmede katılımcılara yöneltilen sorular neticesinde iki tema ortaya çıkmıştır. Bu temalar eğitim ve performans şeklinde ele alınmıştır. Eğitim teması kurumsal (ilahiyat) ve bireysel eğitim kategorisi şeklinde ayrılmıştır. Kurumsal eğitim (ilahiyat eğitimi), mesafe, hasret, körelme, verimsiz (eksiklik) olarak alt kodlarla ele alınmıştır. Bireysel eğitim sertifika, seminerler ve bireysel çaba olarak değerlendirilmiştir. Performans teması ise performansla ilgili sınıf içi maddi unsurlar, manevi unsurlar, sınıf dışı unsurlar ve öğreticilere göre performans icrasına katkı sağlayan nitelikler şeklinde ele alınmıştır. Performansla ilgili sınıf içi maddi unsurlar pedagojik yeterlilik ve alt kodları, tecrübe ve yetenek kodları şeklinde yorumlanmıştır. Performansla ilgili sınıf içi manevi unsurlar yakınlık, geleceği inşa, duygusal annelik, hayat tarzı, tatmin ve coşku alt kodlarıyla ifade edilmiştir. Performansla ilgili sınıf dışı unsurlar velilerle ilişki ve alt kodları, ekonomi, kariyer ve kurumsal ilişki olarak yorumlanmıştır. Öğreticilere göre performans icrasına katkı sağlayan nitelikler güç, fedakârlık, ilgi, bakım, sabır, yenilenebilirlik şeklinde ele alınmıştır. Öğreticilerin ilahiyat eğitimleriyle kurdukları bağın mesleklerini değerlendirme ve icra etmelerinde farklı bir çerçeveden bakmalarına sebep olduğu görülmüştür. Bu çerçevede çalışmanın sonuç bölümünde bazı önerilere yer verilmiştir.
Okul öncesi eğitime temel yaklaşımlar ve din eğitimi
Bu çalışmanın amacı okul öncesi eğitim konusuna temel yaklaşımlar içerisinde din eğitiminin yeri, boyutu ve değerinin belirlenmesidir. 0-6 yaş arasını kapsayan ve temel gelişimin tamamlandığı bu dönem, çocuğun yeteneklerinin geliştirilmesi yanında kişiliğinin biçimlenmesi açısından da oldukça önemlidir. Bu dönemde din eğitimine yer verilip verilmemesi konusunda ilki çocuğun gelişimine uygun olmadığı, diğeri ise uygun, hatta gerekli olduğunu ileri süren iki farklı görüş bulunmaktadır. Çocuğun eğitiminde dine yer verilmemesi gerektiği düşüncesi çocuğun soyut kavramları anlayamayacağı fikrinden hareket etmektedir. Okul öncesi eğitim yaklaşımları incelendiğinde Montessori, Reggio Emilia ve Waldorf yaklaşımlarında din eğitimine yer verildiği görülmektedir. Bütünsel gelişimi hedefleyen bu yaklaşımların, insanın beden ve ruhtan oluşması sebebiyle din eğitimine yer verdikleri görülmektedir. Ancak bu eğitimin ilmihal öğretimi şeklinde değil, yaparak ve yaşayarak öğrenmeye fırsat sağlayacak çevre oluşturma şeklinde yapılması gerektiği vurgulanmaktadır. Ayrıca Montessori ve Steiner, çocuktaki dini yönelimin doğuştan geldiğini ve 0-6 yaşın çocuğun manevi gelişiminde özel bir yeri olduğunu belirtmektedir. Ülkemizde okul öncesi eğitim ile ilgili çalışmalar Batı dünyası ile paralel olarak Osmanlı Devleti'nin son yıllarında başlamıştır. Batı'daki gelişmeler izlenmiş, yazılan eserler Türkçe'ye çevrilmiştir. Konuyla ilgili ilk program 1914'te hazırlanmış, yasal düzenleme ise 1915 yılında tamamlanarak ilk uygulamalar başlatılmıştır. Ancak daha sonraki yıllarda savaşlar ve eğitimde diğer konulara öncelik verilmesi nedeniyle 1960'lara kadar önemli bir gelişme kaydedilememiştir. Bu tarihten itibaren yapılan yasal düzenlemeler ve hazırlanan programlarla okul öncesi eğitim tekrar gündeme gelmiş, son yıllarda da önemli sayılabilecek adımlar atılmıştır. Bu gelişmeler esnasında okul öncesi dönemde din eğitimine de yer verilmesi konusu tekrar gündeme gelmiştir. Din eğitimi veren özel okullar yanında Diyanet İşleri Başkanlığı bünyesinde açılan 4-6 yaş Kur'an Kursları da bulunmaktadır. Bundan sonraki süreçte atılacak adımlarda planlama ve uygulama konusunda bilimsel birikimden en ileri düzeyde yararlanmak gerekecektir.
Bir öğretim yöntemi olarak hizmet ederek öğrenme uygulamalarının din kültürü ve ahlâk bilgisi derslerindeki yeri ve değeri
Hizmet Ederek Öğrenme (Service Learning), akademik hedeflere toplum hizmetinin eklendiği bir öğrenme şeklidir. Öğrencilerin, akademik öğrenim içeriğini gerçek hayattaki özgün öğrenme deneyimleri ile destekleyen etkili bir yaklaşımdır. Bu haliyle öğrenmenin bilişsel boyutu ile birlikte duyuşsal ve davranışsal yönünü içerir. Bu çalışmanın amacı; öğrenmenin sosyal ve davranışsal boyutunu öne çıkaran bir yaklaşım olarak Hizmet Ederek Öğrenme metodunun DKAB dersi öğretmenlerince bilinme düzeyini ve din eğitiminde uygulanabilirliğini ve etkisini araştırmaktır. Çalışmada karma araştırma yöntemi tercih edilmiştir. Eğitim, eğitimin amaçları ve sosyal yönü, eğitimin sosyal yönünü öne çıkaran yaklaşımlar ve Türkiye'de hizmet ederek öğrenme uygulamaları ele alınmıştır. Bu alanlarda literatür taraması yapılarak kavramsal çerçeve oluşturulmuştur. Daha sonra Hizmet Ederek Öğrenme metodu tanıtılmış, ABD de Hizmet Ederek Öğrenme uygulama örnekleri incelenmiş, bu yaklaşımın din eğitimine uygulanabilirliği tartışılmış, din eğitiminde bu yöntemle yapılabilecek uygulamalara örnekler verilmeye çalışılmıştır. Ayrıca, HEÖ metodunun öğretmenler tarafından bilinirliğini tespit etmek; derslerde kullanılıp kullanılmadığını, kullanılıyorsa nerelerde, ne şekilde kullanıldığını belirlemek; bu yöntemin kullanılmasının din öğretimine katkısı olup olmayacağı hakkındaki düşüncelerini öğrenmek amacıyla Ankara'daki farklı okullardan 64 (altmış dört) DKAB dersi öğretmenine anket çalışması uygulanmış, anket sonucunda elde edilen veriler IBM–SPSS 22 programında analiz edilmiştir. Ayırca ankete katılanların içinden 10 öğretmenle de mülakat yapılmıştır. Çalışmaya katılan ortaokul DKAB dersi öğretmenlerinin büyük bir kısmının HEÖ metodunu ya hiç bilmediği ya da çok az bildiği dolayısıyla bu yöntemi derslerinde kullanmadıkları, daha çok düz anlatım ve soru-cevap yöntemlerini tercih ettikleri görülmüştür. Yine öğretmenlerinin çok büyük bir kısmı DKAB derslerinde öğrenmenin psikomotor boyutunun eksik kaldığını, bu derste yeni öğretim yöntem ve tekniklerine ihtiyaç duyulduğunu belirtmişlerdir. Öğrenci merkezli, eğitimin sosyal boyutunu öne çıkaran, yaparak-yaşayarak öğrenme esasına dayalı bir yaklaşıma olumlu baktıkları görülmüştür.
Yetişkin din eğitimi açısından dini iletişim ve sabır değeri
Çalışmamız yetişkin din eğitiminde başarılı bir sonuç elde edebilmek için tüm problemlere rağmen kaynak konumunda olan yetişkin din eğitimcisinin ve alıcı konumundaki yetişkinlerin arasında meydana gelmesini istediğimiz faydalı bir dini iletişim sürecini ve bu süreçte sabır değerinin yetişkin din eğitimcisine olan katkısını içermektedir. Giriş kısmında konu problem, amaç, önem ve çalışmanın yöntem ve sınırlılıkları açısından ele alınmıştır. Birinci bölümde yetişkin din eğitiminin neliği kavram ve tanımları ile ele alınmış ayrıca yetişkin din eğitiminin alanlarından bahsedilerek yetişkin din eğitimindeki tarihsel süreç anlatılmıştır. Yine bu bölümde yetişkin din eğitimcisinde aranan ve beklenen özellikler işlenmiştir. İkinci bölüm dini iletişim, yetişkin din eğitiminde etkili iletişim ilkeleri ve dini iletişimde sosyo-psikolojik engelleri içermektedir. Üçüncü ve son bölüm de ise yetişkin din eğitiminde sabır değeri, Kur'an-ı Kerim'de ve Hz. Muhammed'in hayatında yer alan sabır örnekleri ele alınarak ve yetişkin din eğitimi kurumlarındaki eğitim sürecinde sabır değerinin yetişkin din eğitimcisine olan katkıları çerçevesinde işlenmiştir. Anahtar Kavramlar: Yetişkin din eğitimi, dini iletişim, yetişkin, yetişkin din eğitimcisi, sabır
Okul öncesi din eğitiminde kavram öğretimi
Bu tez; okul öncesi dönemde çocukların kavramları nasıl algıladıklarını ortaya koymayı ve okul öncesi din eğitiminde kavram öğretim sürecini betimlemeyi hedefleyen nitel bir araştırmadır. Araştırmanın giriş bölümünde; araştırmanın konusu, amacı, önemi ve yöntemine değinilmiştir. Birinci bölümde ise okul öncesi dönemde çocukların bedensel, zihinsel, kişilik ve ahlaki gelişimleri irdelenmiştir. Ayrıca okul öncesi eğitim, okul öncesi din eğitimi ve 4-6 yaş Kur'an kurslarının amacı, önemi, ilkeleri ve özellikleri üzerinde durulmuştur. İkinci bölümde kavram kelimesinin tanımı, özellikleri ve çeşitleri incelenmiştir. Bu bağlamda okul öncesi din eğitiminde sıkça karşılaşılan soyut dini kavramların çocuklar tarafından nasıl tasavvur edildikleri anlatılmıştır. Çocukların kavramları nasıl öğrendikleri, kavram öğrenme ve öğretme kuramları, kavram öğretim sürecinin planlanması, içeriğin organize edilmesi ve kavram öğretme sürecinin değerlendirilmesi başlıkları üzerinde durulmuştur. Ayrıca okul öncesi Kur'an kurslarında Dini Bilgiler dersinde bulunan "Saygı", "Allah'ı Seviyorum" ve "Sorumluluk" adlı ünitelerin çocuklara nasıl öğretilebileceğini göstermek amacıyla örnek ders işlenişi ve örnek etkinlikler planlanmıştır. Araştırmanın sonuç bölümünde ise; okul öncesi dönemdeki çocukların kavramları daha kolay anlamalarını ve kullanabilmelerini sağlayacağı düşünülen tavsiyelerde bulunulmuştur. Anahtar Kavramlar: Okul Öncesi Eğitim, Din Eğitimi, Kavram Öğretimi, Dini Kavramlar, Soyut Kavramlar
Çocuklarını imam-hatip ortaokuluna gönderen veliler üzerine betimsel bir araştırma Çorum örneği
Bu araştırmada çocuklarını İmam-Hatip Ortaokuluna gönderen veliler üzerine betimsel bir inceleme yapmak amaçlanmıştır. Günümüz şartlarında bünyesinde 700 binin üzerinde öğrenci barındıran İmam-Hatip Ortaokullarını velilerin tercih etme nedenleri, bu okullardan eklentileri, ailelerin sosyal profili belirlenmeye çalışılmıştır. Araştırmamız nitel bir araştırmadır. Araştırmamızın evreni Çorum ili Merkez ilçesinde dört ayrı mahallede bulunan dört İmam-Hatip Ortaokulunda öğrenim gören 40 öğrencinin velilerinden oluşmaktadır. Araştırmamıza katılan velilerimiz 20 anne ve 20 babadan oluşmaktadır. Araştırma yöntemi olarak yarı yapılandırılmış mülakat(görüşme) tekniği seçilmiştir. Yapılan mülakatlar esnasında velilerimizin kendilerini rahat ifade edebilmeleri için kimlik bilgilerinin alınmayacağı belirtilmiştir. Yapılan mülakatlar sonucunda edinilen veriler başlıklarına göre incelenmiş ve ihtiyaç görülen yerlerde alıntılar yapılarak kullanılmıştır. Araştırmamız beş bölümden oluşmaktadır. Birinci bölüm, araştırmamızın problemi, amacı, önemi, sınırlılıkları ve alanla ilgili yapılmış çalışmalardan oluşmaktadır. İkinci bölüm, yöntem, örneklem, veri toplama teknikleri, verilerin analizi başlıklarından oluşmaktadır. Üçüncü bölüm de araştırmamızın daha iyi anlaşılması için imam-hatip Okullarının tarihsel gelişimi ve günümüze kadar olan öğrenci haraketliliği ele alınmıştır. Dördüncü bölümde araştırma sonucunda elde edilen bulgular ortaya konmuş ve bu bulgular yorumlanmıştır. Beşinci bölümde ise araştırmamızın sonucuna yer verilmiş ve öneriler getirilmiştir. Araştırmamızın sonucunda elde etmiş olduğumuz bulgulara dayanılarak, ebeveynlerin öğrencilerini İmam-Hatip Ortaokuluna, Kur'an-ı Kerim'i öğrenmelerini, ibadetlerine dikkat eden terbiyeli ahlaklı bireyler olmalarını, iyi bir din eğitimi almalarını istedikleri için ve aynı zamanda akademik olarak da başarılı bireyler olmalarını istedikleri için gönderdikleri soncuna varılmıştır. Anahtar Kavramalar: Din, Din Eğitimi, İmam-Hatip Okulları, Tercih.
Vaazların niteliği ve katılımı etkileyen faktörler (kadınlara yönelik cami vaazları-Ankara-Yenimahalle örneği)
Yaygın din eğitimi faaliyetlerinden olan vaaz, nasihat etmek, öğüt vermek, birinin kalbini yumuşatacak şeyler söylemek manalarına gelmektedir. İnsanları din konusunda aydınlatmayı, iyilik ve güzelliğe teşvik etmeyi, ibadetlerini doğru şekilde yapabilmelerine rehberlik etmeyi ve doğru davranışlara yönlendirmeyi amaçlamaktadır. Bu gayeye hizmet eden vaazın konusu, planı, hazırlık ve sunum aşaması, vaazın niteliği açısından oldukça önemlidir. Bu çalışma, vaazların niteliği ve kadınların cami vaazlarına ilgisini, kadınların din eğitimlerinin davranış değişikliğine etkilerini ölçmeyi amaçlayan bir yüksek lisans tezidir. Çalışmada öncelikle cami merkezli din eğitiminin önemi, vaizliğin tarihsel süreci, bu süreçte kadınların cami vaazlarına katılımı, günümüzde cemaatin vaazlardan beklentileri, vaizlerin hedef kitlenin ilgi ve ihtiyacına yönelik görüş ve düşünceleri, nitel yöntemle değerlendirilmiştir. Nitel yöntem kapsamında, vaizlerden ve vaazlara katılan bayanlardan, vaazların bireysel ve toplumsal etkileri ile ilgili betimsel tarama yapılmıştır. Bu amaç doğrultusunda, Yenimahalle müftülüğünde görev yapan 20 vaiz'e 15 açık uçlu soru sorularak, vaazların niteliği ve cemaatin ilgisi vaiz bakış açısıyla değerlendirilmiştir. Aynı zamanda, Yenimahalle bölgesinde vaazlara katılan 20 bayan cemaate de 15 açık uçlu soru yöneltilmiş, cemaatin vaazlardan beklentileri ve katılımı etkileyen faktörler araştırılmıştır. Yapılan mülakatlar neticesinde, ulaşılan bilgiler, eğitim yöntemleri ve daha önce çalışılmış akademik çalışmalar ışığında analiz edilmiştir. Elde edilen verilerle, vaazların etkisini ve kadınların cami vaazlarına katılımı arttırmak için din eğitimi noktasında ilgi ve ihtiyaçları tespit edilmiştir. Bulgular neticesinde, camilerin fiziki şartlarının kadınların rahat gelebilecekleri şekilde iyileştirilmesi, kadınların vaaz için camiye gelmeleri, cami cemaati içindeki yerlerini tekrar almaları noktasında, müftülük, din görevlileri ve cami cemaatini işbirliği içinde olunması gerektiğine dair, vaizler ve cemaatin çözüm önerileri ortaya konulmuştur. Anahtar Sözcükler: Yaygın Din Eğitimi, Cami, Vaaz, Kadın Eğitimi
İmam hatip ortaokulu öğrencilerinde tanrı tasavvuru
Din psikolojisi insanoğlunun yaşamının dini ve ruhsal yönünü ve bu ruhsal yönün insan davranışları üzerindeki etkilerini, olası neden ve sonuçlarını da göz önünde bulundurarak inceleyen bilimdir. İnsan hayatında din duygusunun oluşum nedenlerinin temelinde Tanrı kavramının önemli bir yeri vardır ve Tanrı tasavvuru konusu da din psikolojisi açısından büyük önem taşır. Piaget'in bilişsel gelişim dönemlerinden somut işlemler dönemi olarak adlandırmış olduğu dönemde çocuk yeterli zihni olgunluğa erişemediği için tasavvurları da daha çok var olan şeyler üzerinden yapmaktadır. Somut işlemler dönemi ile soyut işlemler döneminde bulunan çocuklar arasında Allah tasavvuru konusunda ne gibi farklılıkların olduğu, somut işlemler döneminde bulunan bir çocuğun Allah gibi soyut bir kavramı ne şekilde tasavvur ettiği, tasavvur konusunda gerekli zihni olgunluk dışında dış etmenlerinde etkili olup olmadığı gibi hususlar hep merak edilegelmiştir. Çalışmamızda somut işlemler döneminde bulunan çocukların Allah tasavvurunun nasıl olduğu ve bu tasavvur üzerinde alınan eğitim veya sosyal çevrenin etkilerinin olup olmadığı gibi konular incelenmiştir. Araştırmamızın örneklemini Çorumda bulunan Danişment Gazi İHO, Suheybi Rumi İHO, Yıldırım Beyazıt İHO ve Türkiyem İHO'da okuyan 10-11 ve 13-14 yaş grubunda bulunan 48 öğrenci oluşturmaktadır. Çalışmamızı oluştururken veri toplama amaçlı yarı yapılandırılmış mülakat metodu kullanılmıştır. Araştırmamızda elde ettiğimiz bulgular betimsel çözümleme yöntemiyle yorumlanarak değerlendirilmiştir. Sonuç olarak şunları söyleyebiliriz. 10-11 yaş grubu öğrencilerimiz için genel bir değerlendirme yapacak olursak Allah'ı tasavvur ederken onun bazı sıfatlarını her ne kadar soyut özelliklerle tasavvur etmiş olsalar da öğrencilerin genelinde somut işlemler döneminin bilişsel özelliklerinin etkin olduğu görülmüştür. Kullanmış oldukları ifadelerinden de anlaşıldığı üzere soyut tasavvurlarının altında almış oldukları dini eğitimin ve sosyal çevrelerinden edinmiş oldukları hazır, ezberlenmiş bilgilerin yattığı görülmüştür. Bu dönem çocuklarının Piaget'in bilişsel gelişim kuramının somut işlemler döneminin genel özelliklerini taşıdığı görülmüştür. 13-14 yaş grubunda bulunan öğrencilerimizde ise Allah'ı insan biçiminde tasavvurlarının gitgide zayıfladığı, ancak bu yaş grubundaki çocukların soyut işlemler dönemine giriş yaptıkları söylenememekle birlikte zihinsel olarak bir geçiş dönemi içerisinde oldukları söylenebilir. Çocukların Allah'ı çoğunlukla soyut zaman zaman da somut olarak tasavvurlarının temelinde bu yatmaktadır. 14 yaşından sonra çocuk zihinsel olgunluk düzeyine erişecek ve Yaratıcıyı soyut özelliklerle tasavvur etme kabiliyetini tam olarak kazanacaktır denilebilir. Anahtar Kavramlar: Bilişsel Gelişim, Tanrı, Tasavvur
Buhârî'nin el-Edebü'l-Müfred adlı eserindeki aile konulu hadislerin din eğitimi açısından değerlendirilmesi
Aile; toplumun gelişimini ve devamlılığını sağlayan, bir toplumun diğer toplumlar arasındaki statüsünü belirleyen bir kurumdur. Çünkü toplumu meydana getiren her birey, ilk eğitimini ailede alır. Aile, toplumun yapısında belirleyici bir role sahip olduğu gibi toplumda yaşanan değişim ve gelişmeler de aile kurumunun yapısını ve niteliklerini şekillendirmektedir. Özellikle XX. yüzyılda sanayi devrimi ile başlayan ve köyden kente göç ile devam eden toplumsal değişim; aile kurumunu da etkilemiş, yeni aile tipleri ortaya çıkarmıştır. Yaşanan bu değişimle birlikte ailelerin dinî davranış ve eğitim anlayışı da yeniden biçimlenmiştir. Bu araştırma;Buhârî'nin el-Edebü'l-Müfred adlı eserinde geçen aile konulu hadislerin günümüz din eğitimi yöntem ve ilkeleri doğrultusunda incelenmesiyle, günümüz ailesinin din eğitimi anlayışına katkı sağlamayı hedefleyen bir değerlendirmedir.Araştırmada, Hz. Peygamber'in ailede din eğitimi konusunda nasıl rol model olabileceği ortaya konulmaya çalışılmıştır. Araştırma betimleyici bir tez niteliğinde olup araştırmada belgesel tarama modeli kullanılarak içerik çözümlemesi yapılmıştır. Araştırma sonucunda kentleşme, göç, kitle iletişim araçları, sanayileşme ve modernleşme gibi etkenlerin; aile, akrabalık ve komşuluk gibi sosyal kurumların din eğitimi açısından işlevini olumsuz yönde etkilediği görülmüştür. Bu bağlamda,Hz. Peygamber'in din eğitiminde kullandığı metodların; modern din eğitimi yöntem ve teknikleriyle örtüştüğü, bu konuda ailelere rol model olabileceği tespit edilmiştir. Araştırma, M. Yaşar KANDEMİR tarafından iki cilt olarak tercüme ve şerh edilen el-Edebü'l-Müfred adlı eserle sınırlandırılmıştır. Eserin Tahlil Yayınları'ndan çıkan 2. baskısı kullanılmıştır.
Ergenlere yönelik din eğitiminde hayatın anlamı (İmam hatip liseleri düzce örneği
Bu araştırmanın amacı genel hatlarıyla ergenlerde hayatın anlamı kavramını açıklayarak, ergenin anlamlı bir hayat sürmesinde din eğitiminin etkisini incelemektir. Bu nedenle çalışmanın amacına uygun olarak ergenlerin özellikleri, din eğitimin ergenlerin hayatı anlamlandırmasındaki etkisi araştırılmıştır. Çalışmanın verimli olabilmesi için çalışma yapılan grubun özelliklerinin bilinmesi gerekir. Bu nedenle ergenlik döneminin özellikleri ele alınmıştır. Ergenlik sorunları, ergenlik evreleri, ergenlerin hayatına etki eden anne baba tutumları hakkında bilgi verilerek, anlam arayışı ve hayatın anlamı; din eğitimi kavramları incelenmiştir. Araştırmanın problemini, ergenlerin hayatı anlamlandırmasında din eğitiminin etkisinin ne olduğu konusu oluşturmuştur. Bu bağlamda, din eğitiminin ergenlerin hayatı anlamdırmasıyla ilişkisi üzerinde durularak ayrıca dinin ergene kazandırdıkları araştırılmıştır. Araştırmanın amacı ise ergenin anlamlı bir hayat sürmesinde din eğitiminin fonksiyonunu belirlemektir. Araştırmada nitel araştırma tekniği ve tarama modeli kullanılmıştır. Evreni Düzce ili, örneklemi İmam Hatip Lisesi olarak belirlenmiştir. Bu çalışma 2018-2019 öğretim yılı Bahar döneminde Düzce ili, Merkez ilçesinde Ömer Seyfettin Akdoğan Kız Anadolu İmam Hatip Lisesi, Tevfik İleri Anadolu İmam Hatip Lisesi 9. 10. 11. ve 12. Sınıflar üzerinde gerçekleşmiştir. 2018-2019 eğitim-öğretim yılının bahar döneminde 40 öğrenci üzerinde mülakat uygulaması yapılmıştır. Elde edilen sonuçlar değerlendirilerek tablolaştırılmıştır. Öğrencilerin % 30'u hayatın anlamının din olduğunu söylemiştir. Verilen cevaplarda öğrencilerin % 25' inin hayatlarında model olarak Hz. Muhammed (sav) 'i seçmeleri din eğitiminin ergenler üzerindeki etkisini göstermiştir. Dinin kurallarına uymanın ergenler üzerinde % 77,5 lik bir oranla huzur oluşturduğu gözlemlenmiştir. Sevginin ergenin hayatında büyük bir yerinin olduğu saptanmıştır. Bu sonuçlardan ergenin hayatı anlamlandırması, model seçimi ve dini hükümleri yaşamasında din eğitiminin etkili olduğunu söylemek mümkündür. Anahtar Kelimeler: Ergen, Anlam, Hayatın Anlamı, Din Eğitimi, Eğitim
Aile kurumuna katkısı açısından din eğitiminin rolü
Araştırmamızın amacı din eğitiminin, aile kurumuna katkısını incelemektir. Araştırma Çorum İlinde yapılmıştır. Bu bölgede yaşayan 20 evli birey araştırmanın örneklemini oluşturmaktadır. Araştırma kapsamında öncelikle aile kurumu ve din eğitimi üzerine kavramsal çerçeve verilmiştir. Aynı zamanda ailede gözetilmesi gereken ahlaki ve manevi unsurların önemi üzerinde durulmuştur. Konuyla ilgili literatür taraması yapılmış ve bu kapsamda YÖK tez merkezinde konuyla ilgili yapılmış çalışmalar araştırılmıştır. Çalışmanın uygulama bölümünde ise araştırmanın örneklem gurubu için saptanan katılımcılara yüz yüze görüşme formu uygulanarak 10 açık uçlu soru sorulmuştur. Yapılan mülakatlar neticesinde ulaşılan bilgiler, eğitim yöntemleri ve daha önce çalışılmış akademik çalışmalar ışığında analiz edilmiştir. Yapılan analizde ayrıca Aile Araştırma Kurumu'nun istatistiklerine yer verilmiştir. Araştırmamız giriş kısmından sonra üç bölümden oluşmaktadır. Giriş kısmında araştırmanın problemi, amacı, yöntemi, modeli, evren ve örneklemi, sınırlılıkları, verilerin toplanması, analiz ve değerlendirilmesi ile ilgili bilgiler verilmiştir. Birinci bölümde araştırmamızın konusu ile ilgili kavramlar din eğitimi kapsamında tanımlanarak açıklanmıştır. Ayrıca ailede din eğitimi kavramı ve aile eğitiminin temel prensipleri çalışmalarımıza ışık tutması noktasında alt başlıklar halinde açıklanmıştır. İkinci bölümde ailede gözetilmesi gereken ahlaki ve manevi unsurlar açıklanmıştır. Üçüncü bölümde ise, toplanan veriler tablolar yardımıyla aktarılmış, yapılan anket sonuçları ve değerlendirmeler literatürdeki diğer araştırmalarla karşılaştırılmıştır. Sonuç ve öneriler kısmında ise, değerlendirme ve önerilerde bulunulmuştur. Aile kurumuna katkısı açısından din eğitiminin rolünün araştırıldığı bu çalışmada ulaşılan bulgularda bu görüşü destekler niteliktedir. Öyle ki araştırmaya katılan katılımcıların büyük çoğunluğu din eğitiminin aile kurumu için önemli olduğunu ifade etmişlerdir. Katılımcıların çoğunluğunun çocuklarına din eğitimi vermesi, evlerinde dini bilgi veren kitapların okunması aynı zamanda eşlerin birbirleri ile ve çocuklarıyla yaşanan sorunlarda dini öğretilerin referans alınması ulaşılan sonuçlar arasındadır. Anahtar Kavramlar: Aile, Din, Din Eğitimi ve Aile Kurumu
4-6 yaş Kuran kursu öğreticilerinin öğretim yöntem ve teknikleri konusundaki görüşleri
Bu araştırma, Diyanet İşleri Başkanlığı'na bağlı 4-6 yaş Kur'an kurslarında görev yapan öğreticilerin öğretim yöntemleri konusundaki görüşlerini ortaya koymak ve kurslarda karşılaşılan sorunların tespit edilmesi amacıyla nitel araştırma yöntemi ve durum çalışması deseni kullanılarak yapılmıştır. Araştırmanın örneklemini Samsun İl Müftülüğü bünyesinde bulunan 4-6 yaş Kur'an kurslarında görev yapan 37 öğretici oluşturmuştur. Veriler 20.11.2020-20.02.2021 tarihleri arasında yarı yapılandırılmış form kullanılarak yazılı olarak toplanmıştır. Verilerin değerlendirilmesinde betimsel analiz yöntemi kullanılmıştır. Araştırma sonucunda çalışmaya katılan 4-6 yaş Kur'an Kursu öğreticilerinin çoğunluğunun 35-41 yaş aralığında olduğu belirlenmiştir. Araştırmada elde edilen bulgulara göre öğreticilerin sırasıyla drama yöntemi, eğitsel oyun tekniği ve anlatım yöntemini kullandığı tespit edilmiştir. Araştırmaya katılan 4-6 yaş Kur'an Kursu öğreticilerinin çoğunluğunun öğretim yöntemlerinin kullanımı konusunda kendisini yeterli görmediği ve geliştirmesi gerektiğine inandığı belirlenmiştir. Öğrenci merkezli yöntemleri yeterince kullanamadıklarını ifade eden öğreticilerin bu durumu öğrenci özelliklerine bağlı problemler, okul yapısına dair problemler, araç ve gereç sıkıntısı, öğretim yöntemleri konusunda yeterli donanıma sahip olmama gibi nedenlere dayandırdığı belirlenmiştir.
İmam hatip okullarında kurum kültürü (Kastamonu ili örneği)
Bu çalışmada; Kastamonu ili imam hatip liselerinde ve imam hatip ortaokullarında görev yapan öğretmen ve yöneticilerin imam hatip okullarındaki kurum kültürüne ilişkin görüşleri ve algıları ele alınmıştır. Bu nedenle imam hatip okullarındaki kurum kültürünü inceleyerek bu okulların gelişmesine katkı sağlaması, daha verimli çalışmanın imkan ve şartlarının oluşturulmasına yardımcı olunması amaçlanmıştır. Araştırmada nitel yöntem çoklu durum deseni kullanılmıştır. Bu çalışmada Kastamonu ilindeki öğretmen ve yöneticilerin imam hatip okullarıyla ilgili görüşlerini incelemek ve ortaya koymak amacıyla 44 katılımcıyla mülakat yapılmıştır. Mülakat yoluyla elde edilen veriler, Nvivo12 programı kullanılarak kodlanmış, kategori ve temalar oluşturulmuştur. Araştırma sonucunda araştırmaya katılan öğretmen ve yöneticilerin görüşleri, okul değerleri ve kimliği, kurumsal işleyiş ve uygulamalar, motivasyon ve okula bağlılık başlıklarında ele alınmıştır. Okul değerleri ve kimliği; imam hatip okullarından beklentiler, imam hatip okullarına bakış, iletişim ve sosyal ilişkiler, okul-sosyal çevre ilişkileri, manevi iklim ve ahlaki değerler, öğretmen eğitimi ve yeterliliği olarak altı başlıkta değerlendirilmiştir. İmam hatip okullarında kurumsal işleyiş ve uygulamalar; demokratik yönetim ve katılım, işbirliği, destek ve güven, okulun personel yeterliliği, yönetici özellikleri ve uygulamaları, okul içi uyum ve okul başarısı olarak altı başlıkta ortaya konmuştur. İmam hatip okullarında motivasyon ve okula bağlılık; bireysel ve örgütsel faktörler olarak ele alınmıştır. Öğretmenin mesleğini ve öğrencileri sevmesi, görevin yapılış amacı, verilen emek, beklentiler ve beklentilerin karşılanması, öğretmen ve yöneticilerin motivasyon ve okula bağlılığını etkileyen bireysel faktörler olarak; motivasyon ve okula bağlılığı etkileyen örgütsel faktörler ise yöneticilerin tutumu ve yaklaşımları, gönül bağı ile örülmüş sıcak bir ortam, çevresel-dış faktörler olarak değerlendirilmiştir. Araştırma sonuçlarının imam hatip okullarındaki okul kültürünün daha iyi anlaşılmasına ve bu okullarda kurum kültürünün geliştirilmesine katkı sağlayacağı düşünülmektedir. Araştırma sonunda sonuç ve önerilere yer verilmiştir.
Türk modernleşme tarihi çerçevesinde Demokrat Parti dönemi (1950-1960) eğitim politikalarının ideolojik içeriği üzerine bir inceleme
Bu çalışmada, Osmanlı-Türk modernleşmesinin ana etkeni olan eğitim politikaları, dönemin şartlarına bağlı kalarak büyük bir dönüşüm, gelişim Batılılaşmayla beraber sosyolojik ve ideolojik fraksiyonlara bölünmesi neticesinde, neden olduğu siyasal ve toplumsal değişimleri incelemek üzere hazırlanmıştır. Eğitim politikaları, son dönem Osmanlı ve Cumhuriyet rejiminin kurulmasıyla birlikte büyük oranda bir Batılılaşmaya doğru evrilmiştir. Türkiye Cumhuriyeti'nin, içerisinde bulunduğu siyasi yalnızlıktan kurtulmak için Batı ile yakınlaşması nedeniyle demokratikleşme zorunluluğu, eğitim başta olmak üzere birçok noktada kendini hissettirmiştir. Milli, çağdaş ve seküler bir yönetim benimsetilme amacıyla tek parti iktidarının egemen olduğu 1923-1950 yılları, birçok olumlu-olumsuz zıt tezleri beraberinde getirmiştir. Cumhuriyet dönemi Milli eğitim ideolojisi, büyük oranda bir okuma-yazma seferberliği ve dogmatik fikirlerden arınmaya sebebiyet verdiği için devrim niteliğinde uygulamalarının da olmasıyla, sosyolojik ve ideolojik etkenleri tüm toplumu olumlu ve olumsuz anlamda etkilediği gözlemlenmiştir. Dönemin toplumsal ve siyasal anlamda köklü değişime hazır olmaması nedeniyle de demokrasi dışı, tamamıyla bir üst zümrenin cılız bir halk söylemi üzerinden politika geliştirdiği ortaya konulmuştur. Özellikle bu dönemde; demokratik söylemler ışığında, despotik uygulamaların da yürütüldüğüne dair tezler kuvvet kazanmıştır. Türk siyasal hayatında demokrasinin pratiğe geçişi, tek parti (CHP) içerisindeki ekonomik bölünmeyle ortaya çıkan Demokrat Parti (DP) aracılığıyla olmuştur. Türk modernleşme tarihi çerçevesinde DP, halka mal edilen eğitim olgusunu kullanarak, liberal muhafazakâr nesil yetiştirme eğiliminde politikalar uygulanmıştır. Cumhuriyet Halk Partisi'nin (CHP) halka benimsetmeye çalıştığı seküler ve çağdaş eğitim modeli, Demokrat Parti (DP) döneminde bir zümrenin etkisinde, çoğunlukla da halkın ve çeşitli aktörlerin istekleri doğrultusunda şekillenmiştir. DP'nin bu noktada iradeli bir politika geliştirememesi nedeniyle, demokratik bir yönetim olduğuna dair tezlerin yanında kukla bir yönetim olduğu da ortaya atılmıştır. Bu hareketler doğrultusunda eğitim faktörü, mevcut ve gelecek nesiller üzerinden sürekli bir değişiklik ve konum elde etme yarışına maruz kalmıştır. Cumhuriyet döneminde benimsetilmeye çalışılan seküler eğitim modeli, Demokrat Parti (DP) iktidarıyla dinsel, küresel ve sömürgeci aktörlerin yönlendirmeleriyle birden çok ideolojik formasyona bölünmüştür. Türkiye Cumhuriyeti'nde sağ-sol ikileminin neden olduğu muhafazakâr ve seküler söylemler, her hükümet değişikliği ile birlikte eğitimde de ideolojik bir çıkar alanına dönüşmektedir. Bu noktadan kaynaklanan olumsuz gelişmeler; Türk eğitim yapısında köklü bir reform, sistematik bir işleyiş ve çok yönlü bir kalkınmayı engellemektedir.
Ortaokul Din Kültürü ve Ahlak Bilgisi öğretim programında irade eğitimi ve öğretmen görüşlerinin değerlendirilmesi
Dünya üzerinde artan çeşitli bireysel ve toplumsal sorunlar, davranışlar üzerindeki kontrolsüzlük, şiddetin ve hoşgörüsüzlüğün ciddi boyutlara ulaşması çocuk ve genç nesilleri ciddi anlamda etkilemektedir. Çeşitli ülkelerde, uluslararası organizasyonlarda ve Türkiye'de pek çok din eğitimcinin ve ailelerin bireyin yaşam kalitesini azaltan, kişiyi ve toplumu mutsuz eden bu sorunlardan kurtulmak için etkili bir din eğitimi ve ahlaki değerler eğitimi alanında önemli çalışmalar yapmasını sağlamıştır. Zira ülkemizde artan bireyselleşme, kontrolsüz özgürlüğün oluşması gibi hususlar, içsel denetim yapan iradenin eğitimini önemli hale getirmiş ve bireysel ve toplumsal anlamda daha da giderek hissedilir olmuştur. Çalışmamızın amacı; irade eğitimini gelişim ve eğitim yönünden inceleyip, ortaokullarda uygulanmakta olan Ortaokul Din Kültürü ve Ahlak Bilgisi Öğretim Programının irade eğitimine nasıl katkı sağladığını ve öğretim süreçlerinde nasıl yer aldığını incelemek ve öğretmen görüşleri açısından değerlendirerek irade eğitimine katkı sağlayabilecek uygulamalar için öneriler geliştirmektir. Çalışmamızda nitel araştırma yöntemlerinden doküman incelemesi ve yarı yapılandırılmış görüşme tekniği kullanılmıştır. Çalışmamız giriş ve dört ana bölümden oluşmaktadır. İlk bölümde literatüre dayalı olarak irade kavramının tanımı, temel bileşenleri ve modern psikolojinin yaklaşımları ve gelişim kuramları ile açıklanmaya çalışılarak kavramsal bir çerçeve oluşturulmuştur. İkinci bölümde eğitim ve irade ilişkileri ve öğretim ortamlarında irade eğitimi konuları çerçevesinde eğitim boyutlarıyla ele alınmıştır. Üçüncü bölümde Ortaokul Din Kültürü ve Ahlak Bilgisi Öğretim Programı ve ders kitaplarının irade eğitimine katkısı açısından incelenmiştir. Dördüncü bölümde ise Ortaokul Din Kültürü ve Ahlak Bilgisi Öğretim Programının irade eğitimine katkısı DKAB öğretmenlerinin görüşlerinden yararlanılarak değerlendirilmiştir. Çalışmamızın sonuç bölümünde, elde ettiğimiz bulguların yanı sıra bu bulgulara dayanarak yaptığımız öneriler de sunulmuştur.
4-6 yaş Kur'an kursu eğitimi hakkında veli görüşlerinin değerlendirilmesi (Çorum örneği)
Yaygın din eğitimi çalışmaları içerisinde yer alan, DİB tarafından açılarak faaliyet gösteren 4-6 yaş Kur'an Kursları, eğitim veren resmî kurumlardır. 17.09.2011 tarihinde 28057 sayılı Resmî Gazete de yayınlanmış 633 sayılı Kanun Hükmündeki Kararname ile toplumun din eğitimi ihtiyacının karşılanması konusunda ilköğretimi bitirme zorunluluğu kaldırıldığı için; DİB, 2012 yılında 4-6 yaş Kur'an Kurslarını açarak, çocuklara gelişim özelliklerine uygun ahlak ve din eğitimi vermek suretiyle, onları geleceğe dair iyi bir Müslüman olarak yetiştirmeyi hedeflemiştir. Bu amacına ulaşmak için programlar hazırlamış, kazandırılmak istenen hedef davranışlara ulaştıracak planlı, programlı, sistemli eğitimler düzenlemiştir. Hedeflere ulaşılıp ulaşılmadığına dair de değerlendirmeler yapmıştır. Çocuklar bir takım gelişim alanlarından geçmektedir. 4-6 yaş, dinî tutum ve becerilerin kazanılması, bireyin kişiliğinin şekillenmesi açısından önemli bir dönem olduğu için, din eğitimi verilirken bireyin gelişim özellikleri dikkate alınmalıdır. Fıtraten din duygusunun temelini oluşturan inanma duygusuyla dünyaya gözlerini açan çocukların, bu duygularının eğitilerek, kalıcı davranış değişikliğine dönüştürülmesi sağlanmalıdır. 4-6 yaş Kur'an Kursunda alınan ahlak ve din eğitimi, çocuğun yetişkin dindarlığında etkili olacaktır. Aileler din eğitiminde yeterli olmadıklarını düşünerek, çocuklarına kaliteli ve doğru bilgiyi ulaştıracak bir kurum arayışına girerler. Çocukların ahlaki ve dinî gelişimlerini destekleyen eğitim ve öğretimin verildiği bir kurum olarak 4-6 yaş Kur'an Kursları, veliler tarafından tercih edilmektedir. Bu kurslarda Kur'an eğitimi ve değerler eğitimi verilmektedir. Erken çocukluk döneminde alınan bilimsel temelli din eğitimi sayesinde, bireyde sağlıklı bir inanç gelişimi gerçekleşirken, gelişim düzeyine uygun olmayan bir din eğitimi sebebiyle de bireyin dinden soğuması ve uzaklaşması kaçınılmaz olur. 4-6 yaş çocuğunun gelişim özelliklerine uygun, ahlak ve din eğitiminde kullanılacak materyaller de önem arz eder. Bu sebeple, çocukların ahlaki ve dinî gelişimine katkı sağlayacak, içinde değer yargıların ve dinî temaların olduğu videolar, oyunlar ve oyuncakların kurslarda bulunması gereklidir. Araştırma ile, 4-6 Yaş Kur'an Kursu eğitimi hakkında veli görüşlerinin değerlendirilmesi hedeflenmektedir. Bu çalışmada, 4-6 yaş Kur'an Kursu eğitiminin bütün kapsamları hakkındaki veli görüşleri dikkate alınarak, daha verimli ve kaliteli ahlak ve din eğitimi imkânı amaçlanmaktadır. Araştırma konusunun, muhatap kişiler tarafından farklı değerlendirmelerinin görülmesi açısından nitel araştırma yöntemi tercih edilmiştir. Öncelikle literatür çalışması ile konu hakkında geniş bilgi edinilmiş, daha sonra mülakatta kullanılacak konuyla ilgili sorular oluşturulmuştur. Hazırlamış olduğumuz mülakat sorularımız iki kısımdan oluşmaktadır. Birinci kısım; velilerin yaş, cinsiyet, eğitim durumu, ekonomik durumu, din ve inanç bakımından sosyokültürel durumlarından oluşan kişisel bilgileridir. İkinci kısım ise, 4-6 yaş Kur'an Kursu eğitimi (öğretim programı, müfredat, fiziki yapı vs.) ve bu eğitimin değerlendirilmesiyle ilgili soruları içermektedir. Katılımcı belirlemesi yaparken ise, özel bir kriter aranmamış, sadece çocuklarını 4-6 yaş Kur'an kursuna gönderen veliler tercih edilmiştir. Araştırma evreni, Çorum il merkezindeki 2022-2023 eğitim- öğretim yılı 18 adet 4-6 yaş Kur'an Kursu; örneklem ise, çocukları bu kurslarda eğitim gören 70 adet öğrenci velisidir. Mülakat, velilerin 4-6 yaş Kur'an Kursu eğitimi hakkındaki görüşlerini içerdiği için, 2022-2023 eğitim- öğretim yılının 2. dönem sonunda yapılmıştır. Mülakat neticesinde ulaşılan bulgular değerlendirilmiştir. Buna göre, 4-6 yaş Kur'an Kursu, çocukların gelişim özelliklerine uygun din eğitimi almaları için öğretim programı, müfredat, materyal, fiziki yapı, öğretici yeterliliği itibariyle veliler tarafından yeterli bulunmuştur. Öğretim programı ve müfredat, çocukların manevi gelişimlerini destekleyici ve gelişim özelliklerine göre hazırlanmış; materyaller ve sınıf yapısı bu kazanımı sağlayacak şekilde oluşturulmuş, ailelerin de çocuklarına din eğitimi vermedeki eksikliklerini tamamlayıcı yer olarak gördükleri 4-6 yaş Kur'an Kursu'nun, işlevini yerine getiren güvenilir bir kurum olduğu görülmüştür.
Cecily O'Neill'in süreçsel drama yaklaşımı ve değerler öğretimine etkisi
Bu çalışma drama alanı öncülerinden Cecily O'Neill'in süreçsel drama yaklaşımını kendi görüşleri, eserleri, ilgili literatür ve alan uzmanlarının görüşleri doğrultusunda tespit etmek, bu doğrultuda bir drama ders uygulama planı geliştirmek ve bu uygulamanın ortaokul yedinci sınıf Din Kültürü ve Ahlâk Bilgisi öğretim programında yer alan on kök değerden birisi olan 'dürüstlük' değerinin öğretilmesindeki etkisini incelemek amacıyla gerçekleştirilmiştir. Araştırma, nitel araştırma desenlerinden eylem araştırması deseniyle yapılandırılmıştır. Alanyazın taraması, röportaj ve uzman görüşleri anketi ve öğrencilerle yapılan deneysel bir uygulama olmak üzere üç farklı aşamada gerçekleştirilen çalışmanın veri toplama kaynak, araç ve yöntemleri de her aşamaya göre değişiklik ve çeşitlilik göstermiştir. Araştırmanın ilk aşamasında genel olarak değerler ve din eğitimi, değerler eğitimi ve drama ilişkisi ve Cecily O'Neill'in süreçsel drama yaklaşımı alanyazın taraması yapılarak ele alınmış ve betimlenmeye çalışılmıştır. İkinci aşamada hem betimlemede eksik kaldığı düşünülen yönlerin tamamlanması hem de daha güncel ve çoklu bakış açılarını içeren bir değerlendirme yapılabilmesi ve ayrıca buna uygun bir drama uygulama planının hazırlanabilmesi amacıyla Cecily O'Neill ve 11 alan uzmanının görüşlerine başvurulmuştur. Üçüncü ve son aşamada ise elde edilen bu verilerden yararlanılarak 'Dürüstlük Değerine Yönelik Süreçsel Drama Ders Uygulama Planı' hazırlanmış ve bir grup öğrenciyle 13 oturum şeklinde gerçekleştirilmiştir. Bu aşamada araştırmanın çalışma grubunu, 2021-2022 eğitim öğretim yılında Bursa'nın Kestel İlçesinde bulunan bir özel okulda öğrenim görmekte olan 20 ortaokul 7. Sınıf öğrencisi oluşturmuştur. Çalışma için gerekli veriler alanyazın taraması, gözlem, anket ve röportaj yapılarak toplanmış ve ayrıca öğrenci günlükleri, video kaydı ve ders içi üretimler gibi dokümanlar da veri olarak kullanılmıştır. Araştırmada elde edilen bulgular içerik analizi tekniği kullanılarak çözümlenmiş ve öğrenci günlükleri için ayrıca kelime bulutları oluşturulmuştur. Araştırma sonucunda Ceciliy O'Neill'in; diğer drama öncüleriyle ilişkili olmakla beraber birçok yönden onlardan bağımsız, eğitici dramanın tiyatral, estetik ve doğaçlama yapısını ön plana çıkaran bir drama öncüsü olduğu ve onun süreçsel drama yaklaşımının değerlerin kazandırılmasında olumlu bir etkiye sahip olduğu tespit edilmiştir. Süreçsel dramanın katılımcılarına; yoğunlaştırılmış bir akıl yürütme, tasarlama, eyleme geçme, deneme/yanılma, müzakere etme, ahlâkî muhakeme ve muhasebe yapma, empati yapma gibi çoklu imkânlar sunduğu ve değer öğretimi anlamında öğretmen ve öğrencilere konsantre bir ortam ve zemin sağladığı gözlemlenmiştir. Bu bulgulardan hareketle sanat yoluyla eğitim bağlamında tiyatral ve estetik özellikleri ön planda olan süreçsel drama yaklaşımının din ve değerler eğitimi alanında aktif bir şekilde kullanılması ve genel drama uygulamaları içinde de daha fazla yer bulması önerilmiştir.
Çok kültürlü ortamda sosyal bütünleşmeyi sağlamada din kültürü ve ahlak bilgisi derslerinin rolü (Iğdır ili örneği)
Fenomenolojik desende nitel araştırma yöntemi kullanılarak gerçekleştirilen bu çalışmayla, 2018 DKAB öğretim programları ve ders kitaplarının sosyal bütünleşmeyle uyumluluk durumlarını tespit etmek ve Iğdır ili örnek alınarak çok kültürlü bir ortamda sosyal bütünleşmeyi sağlamada DKAB derslerinin etkililiği/yeterliliğini DKAB öğretim programlarının uygulayıcı aktörleri olan öğretmenlerin görüşlerinden hareketle ortaya koyup bu konuda öneriler geliştirmek, program çalışmalarına bu noktada katkılar sunmak amaçlanmıştır. Araştırma, 2020-2021 eğitim öğretim yılında Iğdır'da farklı sosyo-kültürel çevrelerden gelen öğrencilerin eğitim gördüğü bazı okullarda görev yapan 13'ü erkek, 12'si kadın olmak üzere toplamda 25 DKAB öğretmeninden veri toplanarak yürütülmüştür. Örneklem belirlemede amaçlı örnekleme yöntemi seçilmiş ve yaklaşım olarak da kartopu veya zincir örnekleme yaklaşımı tercih edilmiştir. Araştırmada nitel veri toplama yöntemlerinden görüşme (mülakat) ve gözlem yöntemleri kullanılmış ve görüşmelerde ise birebir görüşme yaklaşımı benimsenmiştir. Veri toplama aracı olarak yarı yapılandırılmış görüşme formu kullanılmıştır. DKAB derslerinin sosyal bütünleşmedeki etkilik/yeterlilik durumunun saptanmasını konu edinen bu çalışma, alanında mevcut çalışmaların az olması ve çok kültürlü ortamlarda görev yapan DKAB öğretmenlerine bir kılavuz olma düşüncesi açısından literatür için önemli bulunmuştur. Araştırma sonucunda, DKAB öğretim programları ve ders kitaplarında doğrudan ya da dolaylı olarak sosyal bütünleşmeyle ilgili bir takım anlam ve ifadelerin yer aldığı bu yönüyle sosyal bütünleşmeyle uyumluluk gösterdiğini söylemek mümkündür. Öte yandan DKAB dersleri içerik olarak dini ve milli değerler üzerinden bütünleştirici temalara yer verme, bu değerler üzerinden sosyal bütünleşmeyi sağlama hususunda yeterli olduğu, ancak bunların çok kültürlü bir yapı gösteren ortamlarda muhatap alınan kitle üzerinde etkili olabilmesinde DKAB öğretmenlerinin dersi anlatış tarzları, tutum ve davranışları başta olmak üzere bazı faktörlerin etkin rol oynadığı sonucuna varılmıştır.
Batı Trakya Müslüman Türk azınlığın din ve eğitim sorunları
Tez çalışmasında, Yunanistan'da yaşayan Müslüman Türk Azınlığının din eğitimi faaliyetlerini yürüten örgün ve yaygın eğitim kurumlarının durumu ve sorunları konu edinilmiştir. Çalışmada, azınlığın örgün eğitim tarihi ve güncel durumu, yaygın din eğitiminde Kur'an kursu programları, amaç ve hedefleri hakkında bilgilere yer verilmiş ve azınlık eğitim sorunlarının tespiti gerçekleştirilmeye çalışılmıştır. Batı Trakya'da anaokul sorunu, azınlık ilkokullarının kapatılması, orta ve lise öğretim kurumlarının yetersizliği sebebiyle eğitim konusunda birtakım problemler vardır. Azınlık toplumunun Müftülük sorunu, din eğitimi imkânlarının örgün eğitimdeki eksikliği ve yaygın eğitim destekli ilerleyişi, devlet tarafından atamaları kabul etmeyen azınlığın desteklediği seçilmiş müftülük kurumlarının yapısı ve toplumun tamamına hitap eden din eğitimi faaliyetlerine yer verilmiştir. Devletin azınlığa ait atlaşmalardan doğan özerk eğitim hakkının iadesi, azınlığın kendi okullarını kurarak, yönetim ve denetiminin azınlığa bırakılması, güncel eğitim sorunlarının Batı Trakya'nın etnografyasına uygun bir metotla çözülmesi adına talep ve istekleri ele alınmıştır. Sorunların çözümü konusunda eğitim politikasının temelinde yer alan milli kimlik inkârı, ekonomik darboğazlık, vakıf sorunu, dini özgürlükler konusundaki kısıtlamalar irdelenmiştir. Azınlık toplumunun bilinçlenmesi, sorunlar konusunda farkındalık yaratma ve eğitim desteği sunan sivil toplum örgütlerinin durumu kapsamında, azınlığın en temel sorunlarından hareketle atılan adımların eğitim yapısının şekillenmesi ve tanınması açısından üstünde durulmuş ve eğitim sorunlarının ortaya konulması bakımından önem arz eden bir çalışma olduğu ifade edilebilir.
İletişim ve sosyal medya çağında din eğitiminin dönüşüm ve etkileri
İçerisinde bulunduğumuz iletişim çağının hiç şüphesiz en önemli unsuru internettir. İnternet aracılığı ile kullanıcılar tarafından üretilen, ortaya koyulan içeriklerin yine bu kullanıcılar tarafından paylaşıldığı sanal ağ, sosyal medya olarak tanımlanmaktadır. Sosyal medyanın etkileri sadece bireysel olgu ve düşüncelerin paylaşılması ile sınırlı kalmayarak geleneksel yaşamı, kültürü ve dini hayatı doğrudan etkilemektedir. Bu çalışmada hayatımızın her alanına aktif olarak yerleşmiş olan sosyal medyanın din eğitiminin dönüşümü üzerine etkileri incelenmeye çalışılmıştır. Çalışmanın incelenme aşamasında nitel araştırma yöntemlerinden biri olan durum çalışması deseni kullanılmıştır. Öncelikle iletişim, medya, sosyal medya ve din eğitimi kavramları tanımlanmaya çalışılmış, devamında insanlığın iletişim tarihi ve sosyal medyanın hayatımıza dahil oluşuna, iletişim ve sosyal medya çağında dini eğitimin dönüşümüne ve sonrasında sosyal medyadaki dini dönüşüm ve algılara değinilmiştir. İlerleyen bölümlerde ise sosyal medyada mahremiyet sınırlarından bahsedildikten sonra tezin temel konusu olan iletişim ve sosyal medya çağında din eğitiminin nasıl olması gerektiği üzerinde durularak çalışma özetlenmeye çalışılmıştır.