Education

2,384 theses under this subject heading

DoctorateOpen AccessTR

Diyabetle ilgili bilgilendirme eğitiminin sınıf öğretmenlerinin tip 1 diyabete yönelik bilgi ve farkındalık düzeylerine etkisi

Bu araştırma sınıf öğretmenlerine uygulanan "Öğretmenler İçin Diyabet Eğitimi"nin öğretmenlerin Tip 1 diyabete yönelik bilgi ve farkındalık düzeylerine etkisini belirlemek amacı ile yürütüldü. Müdahale-kontrol gruplarında ön-test ve son-test yarı deneysel tasarımda yürütülen araştırma Eylül-Aralık 2023 tarihleri arasında resmi 6 ilkokulda 87 sınıf öğretmeni (müdahale=42, kontrol=45) ile gerçekleştirildi (n=87). Veriler, "Öğretmen Bilgi Formu" ile bu çalışma kapsamında geliştirilen "Öğretmenler İçin Tip 1 Diyabet Bilgi Testi" ve "Öğretmenler İçin Tip 1 Diyabet Farkındalık Ölçeği" ile toplandı. Uluslararası Diyabet Federasyonu'nun Kids and Diabetes in Schools (KiDS) projesi kapsamında geliştirdiği diyabet eğitim materyalleri bu çalışma kapsamında Türkçe'ye çevrilerek eğitim materyali olarak kullanıldı. Verilerin analizi IBM SPSS (Statistical Package for the Social Sciences) Statistics Version 25 for Windows ve JASP (Version 0.17.2.1) paket programları kullanılarak tanımlayıcı analizler, Shapiro-Wilk testi, Ki-kare testi, Mann-Whitney U testi, Wilcoxon İşaretli Sıralar testi, Student t testi, Spearman'ın Sıralama Korelasyon testi ile yapıldı. p<0,05 istatistiksel anlamlılık sınırı olarak kabul edildi. Müdahale grubunda bulunan sınıf öğretmenlerin, "Öğretmenler İçin Tip 1 Diyabet Bilgi Testi" son-test sıra ortalamalarının kontrol grubuna göre anlamlı olarak daha yüksek olduğu bulundu (p<0,001). Müdahale grubunda bulunan öğretmenlerin "Öğretmenler İçin Tip 1 Diyabet Farkındalık Ölçeği" toplam ve tüm alt boyutlarda son-test sıra ortalamalarının kontrol grubuna göre anlamlı olarak daha yüksek olduğu belirlendi (p<0,001). "Öğretmenler İçin Diyabet Eğitimi"nin sınıf öğretmenlerinin Tip 1 diyabete yönelik bilgi ve farkındalık düzeylerini arttırmada etkili olduğu sonucuna ulaşıldı. Öğretmenler ile yapılacak çalışmalarda; "Öğretmenler İçin Tip 1 Diyabet Bilgi Testi", "Öğretmenler İçin Tip 1 Diyabet Farkındalık Ölçeği" ve Türkçe'ye kazandırılan diyabet eğitim materyallerinin kullanılması önerilmektedir.

BilgiDiabetes mellitus-tip 1Eğitim+2
İsmail Çetintaş
Trakya University · Sağlık Bilimleri Enstitüsü
2024
00
Master'sOpen AccessTR

Meme kanseri tanısı alan kadınlara oral mukoziti önlemeye yönelik verilen eğitimin yaşam kalitesine etkisi

Giriş ve Amaç: Bu randomize kontrollü araştırma, meme kanseri tanısı alan kadınlara oral mukoziti önlemeye yönelik verilen eğitimin yaşam kalitesine etkisini değerlendirmek amacıyla planlandı. Gereç ve Yöntemler: Bu araştırma, Şubat-Ağustos 2023 tarihleri arasında bir onkoloji hastanesinin ayaktan kemoterapi ünitesinde tedavi görmekte olan 43 deney ve 42 kontrol olmak üzere 85 meme kanseri tanılı hasta ile yürütüldü. Araştırmanın verileri; Hasta Bilgi Formu, DSÖ Oral Toksisite Kriterleri, Ağız Değerlendirme Rehberi, EORTC QLQ-C30 Yaşam Kalitesi Ölçeği, ECOG Performans Skalası kullanılarak toplandı. Bulgular, SPSS 26.0 programında değerlendirildi. Veriler, Mann-Whitney U testi, Kruskal-Wallis testi, bonferroni post hoc testi, Wilcoxon signed-rank testi kullanılarak analiz edildi. p<0,05 istatistiksel olarak anlamlı kabul edildi. Bulgular: Hastaların yaş ortalaması 57,08±10,97 yıl olup deney ve kontrol grubunda yer alan hastaların kişisel, hastalığa ve tedaviye ilişkin özellikler açısından benzer özelliklere sahip olduğu belirlendi. Deney grubunda eğitim sonrası oral mukozit evresinde anlamlı düzeyde gerileme, ağız sağlığında iyileşme olduğu saptandı (p<0,05). 21. günde yapılan değerlendirmelerde deney grubunun genel sağlık puan ortalamasının ve fonksiyon skorunun alt boyutları olan fiziksel işlev, rol işlevi, duygusal işlev, bilişsel ve sosyal işlevi kapsayan yaşam kalitesine ilişkin puan ortalamalarının kontrol grubuna kıyasla istatistiksel olarak anlamlı derecede arttığı; deney grubunda yorgunluk, iştahsızlık, bulantı-kusma, dispne ve uykusuzluğu içeren semptom puan ortalamalarının anlamlı derecede azaldığı, kontrol grubunda ise yorgunluk ve uykusuzluğun anlamlı derecede arttığı bulunmuştur (p<0,05). Sonuç: Meme kanseri tanısı ile kemoterapi alan kadınlara oral mukoziti önlemeye yönelik verilen eğitimin oral mukozit şiddetini azalttığı ve yaşam kalitesini arttırdığı saptanmıştır. Hemşirelerin oral mukoziti yönetebilmek ve yaşam kalitesini arttırmak için hastalara bu konuda eğitim vermeleri önerilmektedir.

EğitimHemşirelikMeme kanseri+2
Yaren Özbek
Trakya University · Institute of Health Sciences
2024
00
DoctorateOpen AccessTR

Hafif düzey zihinsel engelli bireylerin okuma anlama becerilerini geliştirmedeki yardım stratejilerinin etkisi (HELPS): Bir eylem araştırması

Bu araştırma, hafif düzey zihinsel engelli öğrencilerin okuma akıcılıklarını iyileştirmek için HELPS (Pratik Stratejilerle Erken Okuryazarlığa Yardım) Akıcı Okuma Stratejisinin uygulanmasının etkilerini incelemeyi amaçlamaktadır. Bu genel amaç doğrultusunda; akıcı okuma, okuduğunu anlama ve sosyal geçerlik başlıkları altında alt amaçlar belirlenmiştir. Araştırma, nitel araştırma modelinin eylem araştırması deseni ile tasarlanmış olup, uygulayıcının aynı zamanda araştırmacı olduğu bir yaklaşımla gerçekleştirilmiştir. Araştırmada çalışma grubunu belirlemek için "Ölçüt Örnekleme" yöntemi kullanılmıştır. Çalışma grubu, Kırklareli ili Lüleburgaz ilçesindeki 80. Yıl Ortaokulu'nda özel eğitim sınıfına devam eden hafif düzeyde zihinsel engelli bir öğrenci ile tam zamanlı kaynaştırma eğitimi gören başka bir hafif düzey zihinsel engelli öğrenciden oluşmaktadır. Bu çalışmada veri toplama araçları olarak, öğretmen ve veli görüşme formları, araştırmacının tuttuğu günlükler, program temelli ölçme araçları ve öğrencilerin okuma performansını değerlendirmek amacıyla ses kayıtları kullanılmıştır. Veriler, program bazlı ölçme sonuçları ile öğretmen ve veli görüşme formlarından derlenmiştir. Çalışma grubu öğrencilerine, 15 dakikalık ortalama 40 oturum boyunca HELPS Akıcı Okuma Stratejisi uygulanmıştır. Veriler, betimsel analiz ve içerik analizi gibi nitel veri analiz yöntemleriyle incelenmiştir. Nitel verilerin sayısal hale getirilmesi için yüzde ve frekans analizleri kullanılmıştır. Araştırmanın bulguları, programın uygulanması sonucunda kelime tanıma, okuma akıcılığı ve okuduğunu anlama becerilerinde belirgin iyileşmeler olduğunu ortaya koymuştur. Uygulamanın sonunda öğrenciler, okuduğunu anlama becerilerinde basit ve derin anlama seviyelerinde ya öğretim düzeyinden bağımsız okuyucu seviyesine ulaşmış ya da belirgin bir gelişim göstermiştir. Ayrıca, öğrencilerin velileri ve öğretmenleri, HELPS akıcı okuma stratejisinin öğrencilerin okuma becerilerini artırmada etkili olduğunu ve okuma motivasyonlarını yükselttiğini belirtmiştir.

EğitimOkuduğunu anlama becerisiOkuma akıcılığı+2
Nesrin Özdoğan Şahin
Trakya University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2024
00
DoctorateOpen AccessTR

Gebe sınıflarında ve okullarında verilen eğitimin gebelerin bilgi ve tutumlarına etkisi: Kırklareli ili örneği

Giriş ve Amaç: Bu çalışmanın amacı, Kırklareli ilindeki gebe sınıflarında ve okullarında verilen eğitimin gebelerin bilgi ve tutumlarına etkilerinin değerlendirilmesidir. Gereç ve Yöntemler: Araştırmamızın tipi, Kırklareli İlindeki gebe sınıflarında ve okullarında düzenlenen eğitimlere katılan gebelere verilen eğitimin bilgi ve tutumlarına etkisini belirlemeye yönelik müdahale çalışmasıdır. Araştırma Kırklareli İlindeki tüm gebe sınıflarında ve okullarında 7 Kasım 2022 –14 Nisan 2023 tarihleri arasında yürütülmüştür. Bu tarihlerde eğitime katılan ve araştırmaya katılmayı kabul eden tüm gebeler ile çalışılması hedeflenmiş, örneklem seçimine gidilmemiştir. Araştırmaya 120 gönüllü gebe katılmış ve evren olarak alınmıştır. Araştırmanın birinci aşamasında 34 adet sosyodemografik özellikleri (yaş, gelir, eğitim durumu, sosyal güvence vb.), gebelik öncesi, doğum ve doğum sonrası döneme soruları da kapsayan ait birey tanıtım formu, gebelik, doğum, lohusalık, emzirme, bebek bakımı ile ilgili 30 adet soru kısımlarını içeren eğitim öncesi gebelerin bilgi düzeyini ölçen anket yapılmıştır. Araştırmanın ikinci aşamasında gebe sınıflarında/okullarında verilen eğitim sonrasında eğitimini tamamlayan gebelere eğitim öncesinde cevapladıkları 30 adet bilgi düzey anketi, eğitim sonrası tekrar uygulanmıştır. Gebe sınıflarından ve okullarından memnuniyeti ölçmek için ayrıca eğitimini tamamlayan gebelere 15 soruluk bir memnuniyet anketi de düzenlenmiştir. Bulgular: Araştırmaya katılan gebelerin yaş ortalamaları 28,73 ± 4,14 yaş (minimum:19 maksimum:46 ) olup, katılımcıların 64,2 %'si ilçelerde ikamet etmektedir. Gebelerin % 70'inin eğitim durumu lisans ve üstüdür. Araştırma grubumuzdaki gebelerin ortalama aylık geliri incelendiğinde, 17.830 TL ± 8.221 Türk Lirası (TL) (minimum: 6.000 TL maksimum: 60.000 TL) olarak bulunmuştur. Gebelerin % 97,5'inin sağlık güvencesinin bulunduğu görülmektedir. Gebeler içinde 90 kişi birinci gebeliği olduğunu belirtirken, 23 kişi ikinci gebeliği olduğunu belirtmiştir. Bir önceki gebeliğinin sonlanma şekli ile ilgili soruya verilen yanıtlar incelendiğinde; % 32,0'si sezaryen yöntemi ile doğum yaparken, % 28,0'i normal doğum yaptıklarını belirtmişlerdir. Doğumun normal fizyolojik bir olay olduğu önermesine, eğitim öncesinde yedi kişi (% 5,8) yanlış yanıt verirken, eğitim sonunda katılımcıların %99,2'si doğru şekilde yanıtlamıştır. Eğitim öncesinde ve eğitim sonrasında bilgi düzeyleri arasındaki fark istatistiki yönden anlamlıdır (p<0,016). ''İlk 6 ay yalnızca anne sütü bebeğin beslenmesinde yeterlidir." önermesine eğitim öncesinde katılımcılar içinden 110 kişi ( % 91,7) doğru yanıt verirken, eğitim sonunda doğru yanıt verenlerin sayısı 119 ( % 99,2) olmuştur. Aradaki fark istatistiki yönden anlamlıdır (p<0,004). Araştırmaya katılan gebelerin tamamı eğitimden memnun kaldıklarını belirtmişlerdir. Sonuç: Araştırmamıza katılan gebelerin hane halkının refah düzeyi eğitim seviyesinin yükselmesi ile artmaktadır. Gebe bilgilendirme sınıflarında ve gebe okullarında gebelik döneminde verilen eğitim ile normal doğum oranları ile alakalı genel görüş bu eğitim ile anne adaylarının doğum hakkında sahip olduğu olumsuz düşüncelerini değiştirdiği, doğum korkularını azalttığı, bununla beraber doğumla baş etmelerinin kolaylaştığı ve doğum sürecine aktif katılımlarının sağlandığı yönündedir. Bu eğitimlerde doğumun fizyolojik bir olay olduğu anlatılarak gebeler normal doğuma teşvik edilmekte ve elektif sezaryen tercihlerinin azalması hedeflenmektedir. Eğitim ile birlikte gebe bilgilendirme sınıflarında ve gebe okullarında eğitici ile anne adayı arasında güven veren bir iletişim kurulmalı, eğitim alan anne adaylarının özgüvenleri yükseltilerek sadece doğum öncesi ve doğuma değil, doğumdan sonraki sürece hazırlanmaları sağlanmalıdır.

DoğumEğitimGebelik+1
Aylin Can
Trakya University · Sağlık Bilimleri Enstitüsü
2025
00
Master'sOpen AccessTR

Türkiye'de uluslararası ilişkilerin lisans eğitiminde gizli müfredat ve oryantalizm: Eleştirel pedagojik bir yaklaşım

Bu çalışmada Türkiye'deki Uluslararası İlişkiler lisans programlarındaki bölüm müfredatlarına odaklanılacaktır. Ders müfredatları, başlıkları ve içerikleri, kullanılan materyallerin metinlerde tespit edilen söylemleri, tekrarlar ve anlamlar, eleştirel pedagojik bir yaklaşımla analiz edilecektir. Alanında daha önce hiç denenmemiş biçimde, eleştirel pedagoji ile Uluslararası İlişkiler disiplinini bir araya getirmeye çalışacak olan bu tez, müfredat incelemesinde öne çıkan Oryantalist temalar üzerine yoğunlaşacaktır. Eğitimin dokusunda sosyal bir kontrol mekanizması olarak bulunan gizli müfredatın taşıdığı Oryantalist karakter, Uluslararası İlişkiler metinleri üzerinden yapısöküme uğratılacaktır. Söz konusu Oryantalizm çözümlemesi pozitivizm, neoliberalizm ve bir iç-öteki olarak 'İslam' başlıkları üzerinde ilerletilecektir. Bu çalışmanın, Türkiye'deki Uluslararası İlişkiler araştırmalarında akademik özgünlüğün sağlanması adına ontolojik bir çoğulculuğun ortaya çıkmasına katkı sağlaması hedeflenmiştir. Anahtar Kelimeler: Eleştirel Pedagoji, Oryantalizm, Yapısöküm, Uluslararası İlişkiler, Gizli Müfredat.

Ders programlarıEleştirel kuramEleştiri+7
Selman Emre Gürbüz
TOBB Economics and Technology University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2017
00
Master'sOpen AccessTR

Anadolu sahası tezkirelerinde eğitim, öğretim ve yetiştiricilik

Şâir tezkireleri, şâirlerin hayatlarıyla ilgili biyografik bilgiler vermenin yanı sıra dönemin edebiyat ortamı, şiir anlayışı, toplumsal ipuçları hakkında da malumat veren biyografi kaynaklı eserlerdir ve edebiyat araştırmaları için başvurulacak kaynakların başında gelmektedir. Tezkireler, yazıldıkları dönem hakkında okurlara ipucu verme işlevi üstlenmekle beraber edebi eser niteliği taşıdığı için kültürel, siyasî ve sosyal etkilerin edebiyata yansımalarını takip etmek; türün ve dilin yüzyıllar içindeki dönüşümlerini gözlemleyebilmek için önemli başvuru kaynakları olarak Türk edebiyatında önemli bir yer tutmaktadır. Tezkireler, bütüncül bir yaklaşımla, neden-sonuç ilişkisi içerisinde, kronolojik bir biçimde incelendiğinde okura incelenen mevzu hakkında aydınlatıcı bilgiler sunmaktadır. Bu bakımdan bu çalışmada 16. yüzyıldan 20. yüzyıla Anadolu sahası tezkireleri incelenmiş ve ele alınan tezkirelerde eğitim-öğretim ve yetiştiricilik meselesi mercek altına alınarak kavram takibi yapılmış; şâiri kimler, ne şekilde yetiştirdi sorusuna yanıt aranmıştır. Bu bağlamda çalışmada; eğitim-öğretim meselelerine en fazla yer veren tezkirelere, bu meseleler için tezkirelerde hangi kavramların kullanıldığına, kavramların terimleşme sürecine, yetiştiricilik hususunda öne çıkan isimlere ulaşılmıştır. Dolayısıyla tezkire türü üzerinden yapılan bu inceleme, şâirlerin ve dönemin şartları altında oluşan şekillenmelerin görülebilmesi için olumlu bir işlev üstlenmektedir. Çalışmada elde edilen malzeme sayısal verilerle desteklenerek Osmanlı şâirlerinin eğitim-öğretim durumlarına dair bütüncül bir değerlendirmede bulunulmuştur. Anahtar Kelimeler: Anadolu sahası şâir tezkireleri, tezkirelerde eğitim-öğretim kavramları, yetiştiricilik.

AnadoluEğitimTezkireler+3
Beril İzel Esmer
TOBB Economics and Technology University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2020
00
Master'sOpen AccessEN

Causal effects of education on the behaviour of parents toward their children

The research question is whether there is a causal impact of parental education on the behaviors of parents toward their children. The goal, in particular, is to investigate how the education of parents affects their punishment styles. The methodology that is used is the Fuzzy Regression Discontinuity Design. The 1997 education reform is used as an instrumental variable. The results indicate that maternal education raises the probability of banning the children from using mobile phones, playing games, watching TV, and also the probability of not giving pocket money and slapping. The negative impacts of maternal education on the usage of punishment are presented. The outcomes for region categorization reveal that there is a positive correlation between maternal education and the probability of banning the children from using mobile phones, playing games, watching TV, and also the probability of not buying what children want, and slapping in high-income regions. But, the probability of beating, punishments, not talking with them, not letting them see friends, and banning the children from the internet was lower among mothers with more education and living in high-income regions. The findings are checked for household income level, labor force participation, and the exclusion of the 1986 birth cohort. The outlines of this research are as follows. Chapter I is the introduction section. In chapter II, education, parental education, and child discipline methods are described. Then, the identification problem and its solution are explained. In chapter III, the data, methodology, and model are offered. In chapter IV, the findings are presented. Chapter V is the conclusion section of the research.

Family educationParents attitudeParenting behaviors+5
Esra Düzgün
TOBB Economics and Technology University · Sosyal Bilimler Enstitüsü
2022
00
Master'sOpen AccessTR

Seramik sanatçılarının ve endüstriyel seramik tasarımcılarının seramik eğitimine yönelik görüşleri

Bu araştırma ile seramik eğitimcilerinin, sanatçılarının ve endüstriyel seramik tasarımcılarının lisans düzeyinde seramik eğitimine ve bu eğitimin sanatsal ve endüstriyel uygulamalara katkılarına yönelik görüşlerinin değerlendirmesi amaçlanmıştır. Bu araştırma, 2021-2022 eğitim ve öğretim yılında uygulanan seramik eğitim programları konusunda görüşülen güzel sanatlar fakülteleri seramik bölümü öğretim elemanları, seramik alanında tasarımlarını gerçekleştiren tasarımcılar ve seramik sanatçıları ile sınırlı olmuştur. Araştırmada yöntem olarak nitel araştırma desenlerinden durum çalışması kullanılmıştır. Araştırmadan elde edilen bulgulara göre seramik eğitim programına ilişkin olumlu ve olumsuz durumlar belirlenmiştir. Bu durumlar seramik eğitim programında yer alan dersler, bu derslerin sayıca ağırlıkta olduğu alanlar, fiziki yeterlilik ve programların imkânları ile ilgilidir. Ayrıca eğitimci kadrosunun niteliği, bütçe imkânlarının sınırlılığı, yetersiz ekipman ve donanım, mezun istihdamında yaşanan sorunlar ortaya konulmuştur. Araştırmanın katılımcılarının görüşlerine göre, eğitim programı açısından seramik eğitimine yönelik kimi öğretim elemanı olumlu görüş bildirirken kimi öğretim elemanı da seramik eğitiminin olumsuz taraflarını dile getirmiştir. Seramik eğitiminde sanat ve tasarım alan seçimine yönelik görüşler de farklılaşmıştır. Bu araştırma göstermiştir ki, çok yönlü olması beklenen seramik eğitim programlarına ilişkin gerekli yenilikler ve düzenlemelerin yapılması hem öğrencilerin mezuniyetlerine ve istihdamlarına hem de seramik sektörüne olumlu katkılar sağlayabilecektir.

Endüstriyel seramikEğitimSanatçılar+4
Azra Gürsoy İnceoğlu
TOBB Economics and Technology University · Sosyal Bilimler Enstitüsü
2022
00
Master'sOpen AccessTR

Türkiye'de eğitimin toplumsal cinsiyet bağlamında istihdam üzerindeki etkisi

Bu çalışmada Türkiye'de kadın ve erkeğin cinsiyet bakımından toplumsal durumu ve buna dayalı olarak eğitim durumunun istihdam ve işsizlik açısından bir literatür araştırması yapılmıştır. Ülkemizde kadın ve erkek istihdamının bulunduğu durumunu ortaya koyabilmek amacıyla kadın ve erkeğin işgücü piyasasındaki durumu TÜİK'ten elde edilen veriler ışığında birçok açıdan değerlendirilmiş bulunmaktadır. Bu bağlamda, genellikle 2014 sonrası dönemi verileri kullanılarak, Türkiye'deki eğitim, istihdam ve işsizlik arasındaki ilişkinin belirlenmesine yönelik istatistiksel veriler uygulanmıştır. Bu istatistiksel verilere dayanarak kadın ve erkeğin eğitim seviyesi ve istihdamı arasında ilişki kurularak bazı sonuçlara ulaşılmıştır. Ulaşılmış olan bu sonuçlara göre, erkek çocuklarının eğitim ve istihdam durumlarına göre kız çocuklarına kıyasla daha avantajlı olduğu ve bunun birçok alanda kendini göstermiş olduğu anlaşılmaktadır. Bu verilere göre Türkiye'de yıllar bakımından kadın istihdamının artış gösterdiği tespit edilmiştir. Sektörel açıdan değerlendirildiğinde kadınların tarım sektöründe çalıştırılmalarına karşın son yıllarda bunun düşüş gösterdiği ve hizmetler sektöründe ise mühim bir şekilde yükselişlerin söz konusu olduğu belirlenmiştir. Bu gelişmelerin paralelinde kadınların işteki durumlarının da değişiklik gösterdiği görülmektedir. Kadınlar ücretsiz aile işçisi olmaktan ayrılmış ücretli ve yevmiyeli olarak çalışma hayatında bulunmaya başlamışlardır. Bölgesel düzeyde incelendiğinde ise Türkiye'de bulunan bölgelerin gelişmişlik seviyelerine göre bu durumun değişkenlik gösterdiği belirlenmiştir.

Cinsel kimlikEkonomik etkiEğitim+2
Elif Pekel
Tekirdağ Namık Kemal University · Sosyal Bilimler Enstitüsü
2018
00
Master'sOpen AccessTR

Belediye çalışanlarının hizmet-içi eğitimlere ilişkin tutumları: Tekirdağ Büyükşehir Belediyesi ve TESKİ örneği

İnsan kaynakları yönetiminin başlıca sorumluluklarından biri hizmet içi eğitimleri düzenlemektir. Hizmet içi eğitimler, çalışanların işleri ile alakalı bilgi, beceri ve yeteneklerini artırmak amacıyla düzenlenmektedir. Hizmet içi eğitimlerle çalışanların hizmetleri yerine getirme sürecinde hata ve yanlış işler yapmalarını azaltmak mümkündür. Böylece personel daha bilinçli hareket ederek zamanını ve enerjisini daha verimli kullanabilir. Etkin bir şekilde uygulanabilecek hizmet-içi eğitimler personelin kendisini güncellemesine, geliştirebilmesine imkân tanımakta ve üretip sunduğu hizmetin kalitesini iyileştirebilmektedir. Bu çalışmanın amacı, belediyelerde verilen hizmet içi eğitime ilişkin çalışanların tutumlarını belirlemektir. Bu çalışma ile belediyelerde etkin bir şekilde verilecek hizmet içi eğitimlerin hizmet kalitesini artırabileceğine dikkat çekilmektedir. Bu çalışmada mevcut literatür taranarak ikincil kaynaklardan yararlanılmıştır. Bu çerçevede ilgili kitap, makale ve tezler üzerinde "Doküman Analizi" yapılmıştır. Bu bakımdan çalışma belge tarama özelliği göstermektedir. Aynı zamanda ikincil kaynak olarak TBB ve bağlı kuruluşu TESKİ'nin eğitim anketleri analiz dilerek anlamlı sonuçlar çıkarılmıştır. Ortaya çıkan sonuçların benzer kurumlarda görevli ve ilgili personele önemli ipuçları sağlayacağı beklenmektedir. Belediyelerde eğitimler doğru planlanırsa hizmet kalitesini iyileştirici etki yapması kuvvetle olasıdır.

BelediyelerEğitimHizmet içi eğitim+4
Kübra Erel
Tekirdağ Namık Kemal University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2019
00
Master'sOpen AccessTR

Türkiye'de eğitim ve sosyal göstergelerin mutlulukla ilişkisi

Bu çalışmada, mutluluk ve sosyoekonomik göstergelerin ilişkisi incelenmiştir. Mutluluğa dair teorik bir alt yapı sunularak, literatür özetlenmiş ve ampirik olarak mutluluğun belirleyicileri araştırılmıştır. Bu amaçla; bireyin yaşı, cinsiyeti, eğitim durumu, medeni durumu, yerleşim yeri, çalıştığı sektör, çalıştığı işteki kariyer basamağı bireysel ve hane halkı geliri gibi faktörler bağımsız değişken olarak seçilmiştir. Kategorik bağımlı ve bağımsız değişkenler arasındaki ilişki sıralı logit modelle tahminlenmiş ve bireyin mutluluk düzeyinin belirleyicilerine yönelik değerlendirmeler yapılmıştır. Değişkenlere ilişkin tanımlayıcı istatistikler detaylı şekilde açıklanmıştır. Uygulama bölümünde sosyoekonomik göstergelerin mutlulukla bağlantısını gösteren çapraz tablolara yer verilmiştir. Bağımlı değişken mutluluk ile bağımsız değişkenler arasındaki ilişkiyi çözümleyen sıralı logit model tahmini ve yorumlarına yine uygulama bölümünde yer verilmiştir. Elde edilen bulgular yardımıyla, bilimsel literatürde yer alan eğitim-mutluluk yaklaşımlarından hangisinin ülkemizde geçerli olduğunun tespitine çalışılmıştır. Bulgular değerlendirildiğinde, kadınların erkeklere göre daha mutlu olduğu, en mutlu yaşın 65 ve üzeri en düşük mutluluk oranı ise 45-54 yaş grubunda olduğu, evli bireylerin nispeten daha mutlu olduğu bulguları saptanmıştır. Eğitim düzeyi değerlendirildiğinde en düşük ve en yüksek eğitim düzeyine sahip bireylerin en mutlu bireyler olduğu gözlenmektedir. Çalışma durumuna bakıldığında, çalışan bireylerin çalışmayanlardan daha mutlu olduğu çalışmayan veya ev işleri ile ilgilenen bireylerin daha mutlu olduğu saptanmıştır. Öte yandan elde diğer diğer bulgulara göre, kamu çalışanlarının özel sektör çalışanlarına göre daha mutlu olduğu, çalışan bireylerden ücretsiz aile işçileri olan bireylerin daha mutlu olduğu görülmüştür. Gelir ve mutluluk incelendiğinde, en yüksek mutluluk düzeyinin en yüksek gelir grubuna ait olduğu görülmektedir. Anahtar Kelimeler: Mutluluk, Yaşam Memnuniyeti, Sübjektif Refah, Eğitim

EğitimMutlulukRefah+1
Arife Yinanç
Tekirdağ Namık Kemal University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2020
00
Master'sOpen AccessTR

İttihat ve Terakki'nin eğitim politikası(1908-1918) Cemiyet'in kendi insan tipini yaratma politikası

II. Jön Türk kuşağı, 1908 senesinde II. Abdülhamit'in istibdat rejimine son vererek Osmanlı Devleti'nde anayasal süreci ikinci kez başlatmıştır. İttihat ve Terakki'ye göre, meşruti yönetim yıkılmakta olan imparatorluğun tek kurtuluş yoluydu. Bu sebeple toplumu şekillendirmede eğitimin dönüştürücü rolünün bilinciyle, halk eğitimi politikası güttüler. Cemiyet yurdun dört bir tarafında açtığı İttihat ve Terakki Mektepleri ile formel eğitim yanı sıra gece dersleri, konferanslar, gazete ve dergilerle de ülke geneline ideolojisini yaymaya çalışmıştır. Balkan Savaşları ardından egemen olan milliyetçilik politikası doğrultusunda hedeflediği yeni insan tipine ulaşmak için savaş koşullarında dahi eğitimi ihmal etmeyecektir. Eğitimle oluşacak yeni insan tipi, meşrutiyet değerlerine sahip çıkması yanı sıra cemiyetin faaliyetlerini meşru temellere oturmak ve iktidarının devamı sağlamak içinde önemlidir.

EğitimEğitim politikalarıMeşrutiyet II+3
Nehir Küçükkeleş
Tekirdağ Namık Kemal University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2021
00
Master'sOpen AccessEN

The shift in global political economy and international relations education in Turkey

As political and economic systems of the world become increasingly globalized, IR education is also influenced from this trend. In this study, I look at the institutions of IR education and the curricula to analyse the impact of globalization on IR education patterns. IR education trains the experts who will protect the interests of his/her nation in international affairs and the future scholars. As the world becomes increasingly interconnected, the IR curriculums should become standardized. So this study asks "Can IR education be seen as a tool for global governance?" The patterns in IR education can be examined by three types of sources: textbooks, curricula and journals. This study focuses on the curricula. In order to see the influence of globalization I look at the top 5 universities in the Anglophone tradition as listed in the Times Higher Education university rankings. I analyse their curriculums and derive their main characteristics. Then I look at the curriculums of the top 4 universities from Turkey and determine their main characteristics. Then I will compare them with the Anglophone universities. The findings suggest that undergraduate IR curricula in the analysed Turkish universities are similar to that of the analysed Anglophone universities. This can be interpreted as the influence of globalization on IR education in Turkey. The results are important for the discussions on the degree of how IR education should be structured to pursue national interests.

CurriculumChangeEconomy+5
Emel Yılmaz
Tekirdağ Namık Kemal University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2022
00
Master'sOpen AccessTR

Oyun temelli beslenme eğitiminin ilkokul çocuklarının beslenme tutum ve davranışları üzerine etkisi

Sağlıklı toplumların oluşturulabilmesi için beslenme eğitimleri aracılığıyla çocukluk döneminden başlayarak sağlıklı beslenme davranışlarının geliştirilmesi ve farkındalığın kazandırılması önemlidir. Oyun temelli eğitim yaklaşımları ise geleneksel eğitim metotlarının dışına çıkılarak oyunun bir parçası haline getirilen bilgilerin öğrenilmesi için motivasyon sağlamaktadır. Çalışmamızda, ilkokul çağındaki çocukların besinleri tanımalarını sağlayacak bir kutu oyunu tasarımı gerçekleştirilmiş ve bu oyun temelli beslenme eğitimi müdahalesinin çocukların beslenme özellikleri, tutumu, öz-yeterliği ve davranışları üzerine olan etkisi randomize kontrollü olarak değerlendirilmiştir. Geliştirilen Besin Avı oyunu Mart-Mayıs aylarında 3 özel okulda eğitimine devam eden 24'ü müdahale 26'sı kontrol grubunda yer alan toplam 50 4. sınıf öğrencisi üzerinde 4 hafta/haftada 1 gün/40 dakika olarak uygulanmıştır. Katılımcıların beslenme alışkanlıkları "Besin Tüketim Sıklığı Formu", beslenme tutumu "Beslenme Tutum Alt Ölçeği (BTÖ)", beslenme öz-yeterliği "Çocuk Beslenme Öz-yeterlik Ölçeği (ÇBÖÖ)" ve beslenme davranışları "Beslenme Davranış Ölçeği (BDÖ)" kullanılarak kutu oyunu müdahalesinden önce ve sonra değerlendirilmiştir. Kutu oyunu müdahalesi sonucunda, müdahale grubunda kontrol grubuna kıyasla tüm ana ve ara öğün tüketim sıklıklarının istatiksel olarak anlamlı şekilde artırdığı bulunmuştur (p<0,05). Grupların müdahale sonrası BTÖ, ÇBÖÖ ve BDÖ puanlarının karşılaştırılmasında ise müdahale grubu lehine istatiksel olarak anlamlı bir şekilde artığı bulunmuştur (p<0,05). Besin Avı Oyun Değerlendirme (BAOD) puanı ve BTÖ puanı arasında (r=0,419, p<0,05), BAOD puanı ve BDÖ puanı arasında (r=0,474, p<0,05), BTÖ puanı ve BDÖ puanı arasında (r=0,448, p<0,05), ÇBÖÖ puanı ve BDÖ puanı arasında (r=0,574, p<0,05) orta düzeyde pozitif ve istatiksel olarak anlamlı bir ilişki saptanmıştır. Sonuç olarak, kutu oyunu temelli beslenme eğitimi müdahalesi, ilkokul çağındaki çocukların beslenme özelliklerinin, tutumunun, öz-yeterliğinin ve davranışlarının iyileştirilmesinde etkili olmuştur.

Beslenme davranışıBeslenme eğitimiBeslenme incelemeleri+7
Beyzanur Çamlıbel
Tekirdağ Namık Kemal University · Sağlık Bilimleri Enstitüsü
2023
00
Master'sOpen AccessTR

Türkiye Cumhuriyeti ile Bosna-Hersek arasındaki siyasi, sosyal, kültür, eğitim ve ekonomi alanındaki ilişkiler (1990-2022)

Bu araştırmada Bosna-Hersek Devleti ile Türkiye Cumhuriyeti arasındaki siyasi, sosyal, kültür, eğitim ve ekonomi alanındaki ilişkiler 1990-2022 yılları arasında incelenmiştir. Araştırmanın birinci bölümünde Türkiye Cumhuriyeti ve Bosna-Hersek arasındaki ilişkilerin tarihsel arka planı incelenmiş ve tarihsel kökleri olan ilişkilerin ortaya konulmasına çalışılmıştır. Araştırmanın ikinci bölümünde Türkiye Cumhuriyeti ile Bosna-Hersek arasındaki siyasi, sosyal ve kültürel ilişkiler başlıklar halinde incelenerek ilişkilerin genel yapısı analiz edilmeye çalışılmıştır. Araştırmanın üçüncü bölümünde Türkiye Cumhuriyeti ile Bosna-Hersek arasındaki eğitim ve ekonomik ilişkiler başlıklar halinde incelenerek ilişkilerin genel yapısı analiz edilmeye çalışılmıştır. Araştırma sonucunda Türkiye Cumhuriyeti'nin tarihsel kökleri nedeniyle özellik taşıyan Bosna-Hersek Devleti arasındaki kültürel ilişkilerin yoğun olduğu siyasi ve ekonomik ilişkilerin de gelişme gösterdiği belirlenmiştir. Türkiye Cumhuriyeti ile Bosna-Hersek arasında eğitim alanında yapılan anlaşmaların da önemli olduğu eğitim iş birliğinin de son derece gelişmiş olduğu görülmektedir. Türkiye Cumhuriyeti ile Bosna-Hersek arasındaki siyasi, sosyal, kültürel, eğitim ve ekonomik ilişkilerin geliştirilmesi için önümüzdeki yıllarda uluslararası konjonktürel yapıya uygun yeni iş birliklerinin geliştirilmesi gerekmektedir.

Bosna-HersekEkonomik ilişkilerEğitim+7
Filiz Bozkurt
Tekirdağ Namık Kemal University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2023
00
Master'sOpen AccessTR

Tip 2 diyabet tanısı almış insülin kullanan hastalarda metaverse evrende hazırlanan ameliyat öncesi stres yönetimi eğitiminin ameliyat sonrasındaki süreçte kan şekeri, yaşam parametreleri ve anksiyete düzeyine etkisinin incelenmesi

Günümüzde ciddi bir sağlık sorunu haline gelen ve mevcut hastalık halinde çeşitli komplikasyonlar oluşturarak büyük maddi ve manevi kayıplara sebep olan Diyabet; birçok ülkede hastalığa bağlı ölüm nedenlerinde ilk sıralardadır. Diyabetin en yaygın formu olan Diabetes Mellitus Tip 2 (Tip 2 DM), insülin direnci ve beta hücre fonksiyon kaybı ile karakterize kronik bir hastalıktır. Diyabet görülme sıklığındaki artış ve diyabetin cerrahi girişim gerektiren komplikasyonları nedeni ile cerrahi müdahale yapılan diyabetli bireylerin sayısı giderek artmaktadır. Bununla birlikte ameliyat öncesi oluşabilen cerrahi stres nedeni ile bazı hormonlar artarak, insülin salgısını inhibe edip, kan şekeri regülasyonunda da bozulmaya sebep olabilmektedirler. Bu araştırma Diabetes Mellitus Tip 2 tanısı alarak insülin tedavisi başlanmış olan hastalarda, metaverse evrende hazırlanan ameliyat öncesi stres yönetimi eğitiminin ameliyat sonrasındaki süreçte kan şekeri, yaşam parametreleri ve anksiyete düzeyine etkisinin incelenmesi amacıyla; randomize kontrollü bir çalışma olarak planlanmıştır. Araştırmanın evrenini, Süleyman Demirel Üniversitesi Araştırma ve Uygulama Hastanesi Genel Cerrahi Servisi'ne preoperatif dönemde yatan, hastaneye yatışından daha eski bir tarihte Tip 2 DM tanısı alarak insülin tedavisi kullanmaya başlamış olan ve araştırmaya katılmayı kabul eden hastalar oluşturmuştur. Örnekleme alınacak hasta sayısını belirlemek amacıyla G. power analizi yapılmış, toplam 60 hasta kapalı zarf randomizasyon yöntemi kullanılarak deney ve kontrol grubuna ayrılmıştır. Deney grubundaki hastalara metaverse evrende hazırlana stres yönetimi videosu ameliyat öncesi iPad 9.Nesil 64GB Wi-Fi 10.2 ile izletilmiş, kontrol grubuna ise geleneksel anlatım yöntemi ile eğitim verilmiştir. Araştırmanın verileri: Hasta tanılama formu, anksiyete değerlendirmesi için DASS-21 ölçeği, stresin fizyolojik bulgularını değerlendirmek için geliştirilen form yardımı ile toplanmıştır. Hastaların yaşam parametrelerinin değerlendirmeleri hastanın ameliyatından önce (24 saat, 12 saat ve hemen önce) ve ameliyattan sonra (12 saat ve 24 saat) olacak şekilde 5 farklı zaman diliminde yapılmıştır. Verilerin istatistiksel analizinde; Kruskal-Wallis, Mann Whitney-U, anova ve eşleştirilmiş gruplarda t testleri kullanılmıştır. Tüm çalışma grubundaki hastaların %51,70'i kadın, %81,70'i evli, yaş ortalaması 55,88±11,14, ortalama diyabet süresi 24,75±9,36 yıl ve son HbA1c değeri ortalama %7,26±0,63 olarak bulunmuştur. DASS-21 ölçek puanları incelendiğinde ilk ölçümlerde deney ve kontrol grupları arasında hiçbir alt boyutta anlamlı farklılık görülmezken; son ölçek puanları arasında tüm alt boyutlar arasında ileri düzeyde anlamlı farklılık izlenmiştir (p<0,001). Deney grubunun anksiyete, stres ve depresyon puanları kontrol grubundan istatistiksel anlamlılık göstrecek şekilde daha fazla azalmıştır. Stresin fizyolojik göstergesi olarak değerlendirilen parametreler açısından 5 farklı zamanda yapılan ölçümler değerlendirildiğinde deney ve kontrol gruplarında kan şekeri, nabız, sistolik ve diyastolik kan basınçları, solunum sayısı ve oksijen saturasyonu parametrelerinin zaman*grup ikili interaksiyonlarının anlamlılık gösterdiği izlenmiştir (p< 0,05). Çalışma sonuçlarına dayanarak; ameliyat öncesi kan şekeri regülasyonu, yaşam parametreleri stabilizasyonu ve anksiyetenin giderilmesine katkı sağladığı için stres yönetimi eğitiminin verilmesinin önemli olduğunu ve bu eğitimlerde seçilecek yöntemin eğitim etkinliğini değiştirdiğini göstermektedir. Metaverse evrende verilen eğitim geleneksel anlatım yöntemiyle verilen eğitime göre daha etkin bir yöntem olduğu için hasta eğitimlerinde tercih edilebilir bir eğitim yöntemidir.

AnksiyeteDiabetes mellitus-tip 2Eğitim+1
Havva Kuşçu
Süleyman Demirel University · Institute of Health Sciences
2024
00
Master'sOpen AccessTR

Din eğitiminde hac öğretimi

ÖZET Bu çalışmanın amacı; imam hatip lisesi fıkıh ve temel dini bilgiler dersleri ile ilköğretim ve ortaöğretimdeki din kültürü ve ahlâk bilgisi derslerinde, anlatımında zorluk çekilen konular arasında yer alan hac konusunun etkili, verimli ve kalıcı bir biçimde öğretilmesine katkı sağlamaktır. Bu çalışmada hac konusunun öğretiminde kullanılacak farklı ilke, yöntem, araç, gereç ve materyaller ele alınmıştır. Bu ilke, yöntem, araç, gereç ve materyallerin haccın öğretimine uyarlanarak kullanılması ve öğretimi sırasındaki zorlukları ortadan kaldırması amaçlanmıştır. Bu çalışmada teorik bir araştırma yöntemi olan literatür taraması kullanılmıştır. Arama, tarama, derleme ve yorumlama aşamalarından oluşan bu yöntem kapsamında hacla alakalı yazılmış eserlerle eğitim, din eğitimi, din öğretimi, öğretim ilke, yöntem ve materyalleri ile ilgili yazılmış kitaplar, makaleler ve tez çalışmaları gözden geçirilmiş, elde edilen bilgiler özenle düzenlenmiş, bir plan dâhilinde ve bütünlük içerisinde yazılmıştır. Bu çalışmada eğitim, din eğitimi, öğretim, din öğretimi ve ibadet gibi terimlerin tanımının yapıldığı kavramsal çerçeveye yer verilmiştir. Hac ibadetinin tanımı, amacı, hikmetleri, çeşitleri gibi genel çerçevesi ve haccın fıkhî boyutu kısaca açıklanmıştır. Hac konusunun öğretimi esnasında dikkat edilmesi gereken öğretim ilkeleri, kullanılabilecek yöntemler, öğretimi zenginleştirmek ve kalıcığını arttırmak amacıyla kullanılan günümüze en yakın ve güncel öğretim araç, gereç ve materyallerinin haccın öğretiminde nasıl kullanılacakları hakkında bilgi verilmiştir. Sonuç olarak; haccın öğretiminde farklı ilke, yöntem, araç, gereç ve materyallerinin kullanılmasının, hac öğretimdeki güçlükleri ortadan kaldırılabileceği, öğretimi zenginleştireceği, zevkli, verimli, kalıcı, etkili hale getirebileceği sonucuna varılmıştır.

Din eğitimiEğitimHac+3
Rumeysa Kansu
Süleyman Demirel University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2025
00
Master'sOpen AccessTR

İlköğretim öğrencilerinin din kültürü ve ahlak bilgisi dersine yönelik tutumları (Muğla ili örneği)

ÖZET Bu araştırmanın temel amacı, ilköğretim öğrencilerinin Din Kültürü ve Ahlak Bilgisi dersine yönelik tutumlarını Muğla ili örneklemi üzerinden incelemektir. Bu amaç kapsamında cinsiyet, sınıf düzeyi, annenin DKAB dersinin gerekliliğine inanma durumu, babanın DKAB dersinin gerekliliğine inanma durumu, anne eğitim durumu, baba eğitim durumu, yaşanılan ilçe ve bu ilçenin sahil ilçe-iç bölge ilçesi olma durumu kapsamında öğrenci tutumları mukayese edilmiştir. Bu doğrultuda, araştırmanın tarama modelinde yürütülmesine karar verilmiştir. Araştırma verilerinin toplanmasında araştırmacının geliştirdiği Kişisel Bilgi Formu ile Özdemir ve Çelik (2017)'in geliştirdiği DKAB Dersi Tutum Ölçeği kullanılmıştır. Bu süreçte elde edilen verilerin analizinde bağımsız gruplar t testi ve ANOVA analizleri kullanılmıştır. Araştırma sonunda, ilköğretim öğrencilerinin DKAB dersine yönelik tutum düzeylerinde cinsiyet, baba eğitim durumu ve öğrenim görülen ilçenin sahil ilçe-iç bölge ilçesi olma durumuna göre anlamlı sonuçlar elde edilememiştir. Ancak sınıf düzeyine göre 5. sınıf öğrencilerinin puanı 7 ve 8. sınıf öğrencilerinden anlamlı düzeyde yüksek bulunmuştur. Ayrıca, annesi DKAB dersinin gerekliliğine inanan öğrencilerinin puanı annesi inanmayan ve kararsız olan öğrencilerinden anlamlı düzeyde yüksek bulunmuştur. Ek olarak, babası DKAB dersinin gerekliliğine inanan öğrencilerinin puanı babası inanmayan ve kararsız olan öğrencilerinden anlamlı düzeyde yüksek bulunmuştur. Buna ilaveten, toplam puan ile ilgi ve güven boyutlarında annesi ilkokul ve ortaokul mezunu öğrencilerinin puanı annesi okuma yazma bilmeyen öğrencilerinden anlamlı düzeyde yüksek bulunmuştur. Son olarak, Kavaklıdere'de öğrenim gören öğrencilerinin puanı Yatağan'da öğrenim gören öğrencilerinden anlamlı düzeyde yüksek olduğu sonucuna ulaşılmıştır.

Din eğitimiDin kültürüDin kültürü ve ahlak bilgisi dersi+3
Kamil Göksal
Süleyman Demirel University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2025
00
Master'sOpen AccessTR

Yoksulluk ve göç ilişkisi: Yüksekova örneği

Bu çalışmanın amacı uluslararası gündemin ana maddelerinden biri olan göç, eğitim ve bununla birlikte yoksulluk olgusunu inceleyerek, bu incelemeyi Hakkari ili Yüksekova ilçesi için değerlendirmektir. Bu nedenle, tez için belli aralıklarla gözlemler yapılmış, yerel halkla görüşmeler ve yüz yüze anket çalışmaları uygulanmıştır. Uyguladığımız anket çalışmasıyla Yüksekova ilçesi için göç, eğitim ve yoksulluk sebep sonuçları tespit edilmeye, göç ve yoksulluk etkisinde çalışanların büyüklüğü saptanmaya çalışılmıştır. Yüksekova'da ihtiyaç sahiplerini pasif alıcı konuma iten karşılıksız ve sadece günlük ihtiyacı karşılayabilen yardım biçimlerinin varlığı ve büyüklüğü tespit edilmeye çalışılmıştır. Bu çalışma inceleme açısından Yüksekova ilçesi için ve kapsam genişliği açısından Hakkari ili için bir ilk olmaktadır. Göçmenlerin demografik nitelikleri, sosyoekonomik özellikleri, göçten sonraki durumları ve Yüksekova ilçesi ile ilgili algıları incelenmiştir. Bu çalışma hane reisleri ile yapılan derinlemesine görüşmelerin ve yüz yüze anketlerden elde edilen sayısal verilerin detaylı analizine dayandığı için göç ve yoksulluk olgularının yarattığı sorunların çözümü için önemlidir. Çalışmanın en önemli bulgusu yoksulluğun; güvenlik, eğitim ve göç sorunlarına sebep olduğudur. Anahtar Kelimeler: Göç, Yoksulluk, Yüksekova, Anket

EğitimGöçlerHakkari-Yüksekova+2
Sibel Canan
Siirt University · Sosyal Bilimler Enstitüsü
2017
00
Master'sOpen AccessTR

Naki Tezel'in "Türk Masalları" adlı kitabının çocuk edebiyatının temel ilkeleri bakımından incelenmesi

Masal türü, halk edebiyatı alanında çocuk eğitimine katkıları ile ön plana çıkan ürünlerden biridir. Masalların çocuk edebiyatının temel ilkeleri açısından incelenmesi, son yıllarda birçok araştırmacının akademik araştırma alanlarından biri olmuştur. Bu araştırmada ünlü masal araştırmacısı Naki Tezel tarafından derlenmiş masallardan oluşan "Türk Masalları" adlı eserin biçim ve içerik özellikleri çocuğa görelik ilkesi başta olmak üzere çocuk edebiyatının temel ilkeleri açısından değerlendirilmiştir. Çalışmada, örneklem grubunda yer alan ve Naki Tezel tarafından derlenerek "Türk Masalları" adlı kitapta toplanan elli dört adet masal, nitel araştırma yöntemlerinden biri olan doküman analizi yöntemi kullanılarak çözümlenmiştir. Masalların çözümlemesi; tasarım ve içerik özellikleri başlıkları altında gerçekleştirilmiştir. Tasarım özellikleri bölümünde masalların kapak, sayfa, punto, resim, boyut nitelikleri ele alınmış; içerik özellikleri başlığında masallar konu–kurgu, izlek– tema, ileti, dil ve anlatım, eğitsel ve yazınsal ilkeler karakter ve çevre özellikleri bakımından değerlendirilmiştir. Çözümlemeler çerçevesinde Naki Tezel'in "Türk Masalları" adlı VI eserinde yer alan masalların genel olarak çocuk okurlara okuma alışkanlığı kazandırabilecek ve estetik zevk verecek nitelikte olduğu fakat bazı masalların gerek tasarım gerekse de taşıdığı eğitsel değerler açısından çocuğa görelik prensibine ters düştüğü tespit edilmiştir.

EdebiyatEğitimMasallar+6
Erhan Kılıçaslan
Siirt University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2019
00
Master'sOpen AccessTR

Şark medreseleri ders müfredatı

İslam'ın ilk dönemlerinde eğitim-öğretim câmî merkezli olup, ilerleyen dönemlerde müstakil birer kurum olarak medreseler inşâ edilmeye başlanmıştır. Medreseler İslam dünyasında genellikle orta ve yükseköğrenim kurumları olarak faaliyet göstermişlerdir. Anadolu'daki medrese faaliyetleri ilk olarak Anadolu Selçukluları ile başlamış, beylikler döneminde de birçok medrese yapılmıştır. Osmanlı Devleti ile zirveye ulaşan medreseler, Cumhuriyet Dönemi'nde kapatılmıştır. Ancak bu dönemde de medreseler küçük çaplı da olsa gayr-ı resmi olarak faaliyet göstermeye devam etmişlerdir. Çalışmanın birinci bölümünde İslam tarihinde medreselerin genel olarak geçmişi, Şark medreseleri, bu medreselerdeki eğitim-öğretim faaliyetleri, öğretim yöntemleri, eğitim kadrosu ve günlük yaşam incelenmiştir. İkinci bölümde de Şark medreselerinde okutulan ilimler, müfredattaki ders kitapları, kitapların içerikleri ve bu kitapların müellifleri hakkında bilgiler verilmiştir. Anahtar Kelimeler: Medrese, Şark Medreseleri, Eğitim, Müderris, Müzakere, Müfredat.

Ders kitaplarıDers programlarıEğitim+3
Abdullah Gökalp
Siirt University · Sosyal Bilimler Enstitüsü
2020
00
Master'sOpen AccessTR

Ahmet Mithat Efendi'nin romanlarında çocuğa görelik ilkesi ve erdemler

Geçmişten günümüze çocuk eğitimi konusunda yüzbinlerce eser kaleme alınmıştır. Bu eserlerin önemli bir kısmını ise, çocuk hikâye ve romanları oluşturur. Çocuk konusuna önemle yer veren yazarlardan birisi de Ahmet Mithat Efendi'dir. Ahmet Mithat Efendi, her eserinde okuyucusuna mesaj olarak, alınması gereken bir ders vermek ister. Bu mesajlarını bazen kahramanları vasıtasıyla bazen de kendisi bir yazar olarak vermeye çalışır. Kimi zaman da tercihi okuyucuya bırakır. Yine erdemli insan yetiştirmek her toplumda önemsenen bir konudur. Bu öneminden dolayı son yıllarda bu alanda birçok akademik çalışma yapılmıştır. Bu sahada bizim de bir katkımız olsun diye Ahmet Mithat Efendi'nin bir kısım romanlarındaki Erdem konusu bu açıdan incelemeye tabi tutulmuştur. Romanlarda tespit edilen erdemler, çocuğa görelik olarak da değerlendirilmiştir. Konunun kapsamı da göz önünde bulundurularak Ahmet Mithat Efendi'nin on romanı temel alınmıştır. İncelemeye esas alınan romanlar şunlardır: Felatun Bey ile Rakım Efendi, Hüseyin Fellâh, Paris'te Bir Türk, Acâyib-i Âlem, Diplomalı Kız, Bahtiyarlık, Dürdane Hanım, Vah, Hayret, Demir Bey yahut İnkişaf-ı Esrar. Bu çerçevede tezimizin konusu Ahmet Mithat Efendi'nin Romanlarında Çocuğa Görelik İlkesi ve Erdemler olarak belirlendi. Çalışma, Ön Söz ve Girişten sonra iki bölüm, sonuç ve önerilerden oluşmaktadır. Ön Sözde çalışmanın amacı belirlenmiştir. Çalışmanın giriş bölümünde tezin amacı, önemi, materyal ve yöntemi konusunda kısaca bilgiler verilmiştir. Burada yine çalışmanın sağlam bir temele oturması için "Öncesinde Yapılmış Olan Akademik Çalışmalar" alt başlığıyla bu sahada önceden yapılmış olan tüm akademik çalışmalara da bir başlık açılarak onlar hakkında da kısaca bilgiler verilmiştir. Çalışmanın birinci bölümünün üst başlığı "Kavramsal Çerçeve"dir. Alt başlıklarda ise "Ahmet Mithat Efendi ve Roman", "Çocuk Kitaplarının Taşıması Gereken Özellikler", "Romanların Çocuk Eğitimine Katkısı" ve "Çocuğa Görelik İlkesi" yer almaktadır. Hem giriş kısmında hem de bu bölümde çalışmanın teori kısmı oluşturulmaya çalışılmıştır. Tezin ikinci kısmının üst başlığı "Erdemler ve Çocuğa Görelik" şeklinde oluşturulmuştur. Eser incelemesi kısmındaki bu bölümde, Erdemler ve Çocuğa Görelik genel başlığı altında elde edilen asıl malzeme tasnif edilip tahhlil edilmiştir. Erdemler ve çocuğa görelik konusu; Adalet, Azim, Cömertlik, Paylaşma, Dayanışma, Kardeşlik, Yardımlaşma, Dostluk, Dürüstlük, Güven, Ahlaklı Olma, Saygı, Sevgi ve Vefa şeklinde bir tasnife tabi tutulmuştur. Elde edilen bulgular bu başlıklar çerçevesinde yorumlanmıştır. Yine bu tasnifte yer alan kelime ve kavramların anlam ve önemine de kısaca değinildikten sonra bu konuların, incelemeye esas alınan romanlarda, nasıl işlendiği tespit edilip irdelenmiştir. Sonuç ve öneriler kısmında ise elde edilen tüm bulgular vurgulanmış ve bu konuda yapılması gerekenler de birer öneri olarak tüm akademik camianın dikkatlerine sunulmuştur. Anahtar Kelimeler: Ahmet Mithat, Roman, Hikâye, Edebiyat, Çocuğa Görelik, Erdem, Eğitim.

Ahmed Mithad EfendiEdebi eserlerErdem+6
Ömer Timur
Siirt University · Sosyal Bilimler Enstitüsü
2022
00
Master'sOpen AccessTR

Eğitim ya da Eğitim dergisinde yer alan metinlerin söz varlığı ve değerler eğitimi açısından incelenmesi

Bu araştırmanın temel amacı Eğitim ya da Eğitim dergisinde yer alan söz varlığı unsurlarını ve değerler eğitimini tespit etmektir. Derginin 2019 Kasım ayından itibaren iki ayda bir yayımlanan sayıları incelenmiştir. 1 yıllık yazılı basım süreci takip edilmiştir. Araştırma, dört bölümden oluşmaktadır. Araştırmanın giriş bölümünde problem durumuna, alt problem cümlelerine, amaca, öneme değinilmiş ardından sayıltılar, sınırlılıklar ve tanımlar üzerinde durulmuştur. Birinci bölümde ise kavramsal çerçeve üst başlığıyla sözcük kavramına, söz varlığı ve unsurlarına, değerler eğitimine değinilmiştir. İkinci bölüm olan yöntem kısmında betimsel araştırma modeli kullanılmıştır. Araştırmanın çalışma evrenini YA DA dergisinin ilk altı sayısı oluşturmaktadır. Üçüncü bölümdeyse bulgular ve yorum başlığıyla tespiti yapılan söz varlığı unsurlarına, değerler eğitimine dair çıkarımlara yer verilmiştir. Daha sonra dergideki söz varlığı unsurlarının içerisinde yer alan değerlere değinilmiştir. Değerlerin daha çok deyimler içerisinde yer aldığı tespit edilmiştir. YA DA dergisinin başta deyim olmak üzere ikilemeler konusunda zengin bir içeriğe sahip olduğu görülmektedir. Atasözleri, ilişki sözleri ve kalıplaşmış sözlerin kullanımı sınırlı kalmıştır. Tespiti yapılan söz varlığı unsurları ve değerler eğitimi tablo halinde sunulmuştur. Değerler eğitiminin kök değerleri her sayıda yer almıştır; fakat bazı alt değerlerin yer almadığı tespit edilmiştir. Son bölüm olan dördüncü bölümde ise tartışma, sonuç, öneriler, kullanılan kaynaklar ve ekler sunulmuştur. Türkçe Öğretim Programı (2019), Türk Dili ve Edebiyatı Öğretim Programı'na (2017) göre tespiti yapılan değerlerden yararlanılabilmesi için önerilerde bulunulmuştur. Bu çalışma, sonrasında yapılacak araştırmalara farklı bir bakış açısı kazandırmayı hedeflemektedir. Yapılacak çalışma Eğitim ya da Eğitim dergisini inceleme ile sınırlıdır.

DergilerDeğerler eğitimiEğitim+4
Sevnur Korkut
Siirt University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2021
00
Master'sOpen AccessTR

Eğitim sektörünün il ekonomisine etkisi: Siirt ili örneği

Eğitim, bireye sağladığı faydalar etkisiyle bireyi geliştirmekle birlikte gerek ülkelerin gelişmişlik düzeyi gerekse toplumların kalkınma sürecindeki rolüne etkisi büyük önem taşımaktadır. Bu nedenle eğitime verilen önem de giderek artmakta, ülkelerin ekonomik rekabet edebilirliğinin sağlanması, nitelikli iş gücüne olan ihtiyacın artması ve teknolojik gelişmelere ayak uydurmaları için eğitimde farkındalığın oluşması gerekmektedir. Bu tez çalışmasında; eğitimin tanımı yapılarak eğitim hizmetinin kamusal yönü açıklanmıştır. Ardından kamu harcamalarının tanımı, niteliği ve sınıflandırılması açıklanmış daha sonrasında kamu harcamalarının etkileri, eğitim harcamaları ve eğitim harcamalarının ekonomik etkileri ele alınarak açıklanmıştır. Türkiye' de eğitim sisteminin tarihi ve genel yapısı ve finansman kaynakları genel olarak açıklandıktan sonra Siirt ili hakkında genel bilgiler verilerek Siirt' te eğitim sektörünün ekonomik görünümüne dair istatistiklere yer verilmiştir. Çalışmada son olarak Siirt ilinde eğitim sektöründeki sorunların ve çözüm önerilerinin tespitine yönelik bir alan araştırması yapılmıştır.

Bölgesel kalkınmaEkonomik etkiEkonomik kalkınma+7
Özlem Aykut
Siirt University · Sosyal Bilimler Enstitüsü
2021
00

Related subjects