Essential oils

100 theses under this subject heading

Master'sOpen AccessTR

Korunga yem bitkisinde tohum kökenli Alternaria alternata'nın uçucu yağlar ile mücadele olanaklarının araştırılması

Bu çalışmada, korunga yem bitkisinde tohum çürüklüğü hastalığına neden olan Alternaria alternata (Fr.) Keissl.'ya karşı, kekik (Thymus vulgaris), okaliptus ( Eucaliptus globulus), defne (Laurus nobilis), mersin (Myrtus communis) ve adaçayı (Salvia officinalis) uçucu yağlarının in vitro koşullarda antifungal aktiviteleri araştırılmıştır. Bu amaçla in vitro koşullarda 1 μl/petri, 10 μl/petri, 50 μl/petri dozları uygulamaya alınmıştır. Uçucu yağlar otomatik mikro pipetlerle steril kültür antibiyogram disk kâğıtlarına damlatılmıştır. Parafilm ile kapatılan petri kapları 22±2 °C' de 8 gün boyunca inkübe edilmiştir İnkübasyon süresi tamamlandıktan sonra ölçümler yapılmış ve misel gelişiminin engellenmesi yüzde olarak belirlenmiştir. Bu araştırma sonunda, uçucu yağlardan kekik, okaliptus, defne mersin ve adaçayı 50 μl/petri dozlarında A. alternata 'ya karşı sırasıyla %100, %94,21, %84,92 %80,64 ve %43,46 oranında antifungal etki göstermişlerdir. Denemeye alınan tüm uçucu yağlarda 1 μl/petri, 10 μl/petri dozları arasında fungal patojenin baskı altına alınması yönünden herhangi bir fark olmadığı gözlemlenmiştir. Uçucu yağlardan kekik, okaliptus, mersin, defne ve adaçayı 1 μl/petri, 10 μl/petri dozlarında A. alternata 'ya karşı sırasıyla %99.80, %63.57, %58.78, %56.78 ve %37.68 oranlarında antifungal etki göstermişlerdir. Bu araştırmada doğaya dost uçucu yağlar ile in vivo çalışmalara ışık tutabilecek veriler elde edilmiştir.

Alternaria alternataKorungaUçucu yağlar+1
Rahşan Taner Kırca
Tekirdağ Namık Kemal University · Institute of Graduate Studies in Science
2022
00
Master'sOpen AccessTR

Azot dozlarının aynısefa (Calendula officinalis L.) bitkisinin agronomik özellikleri üzerine etkisi

Bu araştırmada, Siirt ekolojik koşullarında aynısefa (Calendula officinalis) bitkisinin, bazı agronomik özelliklerine azot dozlarının etkisi araştırılmıştır. Bu çalışma 2019 yılında Siirt Üniversitesi Ziraat Fakültesi Araştırma ve Uygulama alanında, tesadüf blokları deneme desenine göre 4 tekerrürlü olarak yürütülmüştür. Azotun beş farklı dozu (0, 5, 10, 15 ve 20 kg/da) uygulanmıştır. Çalışmada; ilk çiçeklenme süresi (gün), % 50 çiçeklenme süresi (gün), bitki boyu (cm), bitki başına çiçek sayısı (adet/bitki), tek çiçek ağırlığı (g), yaş çiçek verimi (kg/da), kuru çiçek verimi (kg/da), uçucu yağ oranı (%) ve uçucu yağ verimi gibi bazı verim ve kalite özellikleri incelenmiştir. Azot dozları arasında ise incelenen tüm parametrelerde istatistiki olarak önemli farklılık bulunmuştur. Çalışmada ilk çiçeklenme süresi 38.3-43.5 gün, % 50 çiçeklenme süresi 52.5-57.5 gün, bitki boyu 24.65-32.33 cm, bitki başına çiçek sayısı 53.00-99.50 (adet/bitki), tek çiçek ağırlığı 0.51-0.68 g arasında değişim göstermektedir. Ayrıca yaş çiçek veriminin 248.60-501.90 kg/da, kuru çiçek veriminin 50.27-118.72 kg/da, uçucu yağ oranının % 0.08-0.11 ve uçucu yağ veriminin 4.35-12.99 L/da arasında değişim gösterdiği, Siirt ili ekolojik koşullarında, aynısefa yetiştiriciliğinde 15 kg/da azot dozunun yeterli olduğu belirlenmiştir. Anahtar Kelimeler: Calendula officinalis, azot, yaş çiçek verimi, kuru çiçek verimi, uçucu yağ oranı

AynısefaAzotUçucu yağlar+1
Gülbahar Akkoç
Siirt University · Fen Bilimleri Enstitüsü
2021
00
DoctorateOpen AccessTR

Hyacinthella siirtensis endemik bitkisinin uçucu yağlarının biyolojik aktiviteleri ve fizikokimyasal özelliklerinin belirlenmesi

Türkiye sınırları içerisinde Orta Fırat ve Dicle Bölümlerinde yayılış gösteren Hyacinthella siirtensis B. Mathev bitkisi biyolojik, kimyasal ve fizikokimyasal özellikleri açısından incelenmiştir. H. siirtensis bitkisinin soxhlet ve maserasyon ekstraksiyon yöntemi kullanılarak toplam fenolik ve flavonoid madde miktarı, antioksidan aktivitesi, kimyasal bileşimi, metal içeriği, antibakteriyel aktivitesi ve fizikokimyasal özellikleri tespit edilmiştir. Farklı çözücülerle ekstraksyonlar yapılarak elde edilen ekstraktlar GC MS ile analiz edilmiştir. GC-MS analizi sonucunda soxhlet yöntemiyle elde edilen ekstraktlardan en fazla bileşik tespiti 51 bileşik ile aseton ekstraktından, metanol ekstraktının LC-MS/MS analizi sonucunda ise 19 farklı fenolik bileşik tespit edilmiştir. Toplam fenolik madde miktarları, Folin-Ciocalteau Reaktifi (FCR) yöntemi ile antioksidan aktiviteleri FRAP ve DPPH yöntemleriyle tespit edilmiş ve toplam flavonoid miktarları bulunmuştur. Toplam fenolik madde miktarının en yüksek değeri 95,87 mg/mL gallik asit eş değeri ile %80'lik metanol ekstraktından, toplam flavonoid bileşik miktarı ise 564,63 mg/mL rutin eş değerliği ile saf su ekstraktından elde edilmiştir. Antioksidan aktivitesi ise DPPH serbest radikal süpürme aktivitelerinin en yüksek inhibisyon değeri %68,72 değeri ile %80'lik aseton ekstraktından, FRAP yöntemiyle yapılan antioksidan kapasite analizlerinde en yüksek değerin 1,91 ug/mL FeSO4 eş değeri ile %80'lik metanol ekstraktına ait olduğu görülmüştür. H. siirtensis bitki ekstraktının birçok çözelti konsantrasyonunda gram-negatif bir yapıya sahip E. Coli bakterisine karşı etkili olduğu ve gram-pozitif yapıya sahip S. aureus bakterisine karşı yok denecek kadar az antibakteriyel etki gösterdiği gözlenmiştir. ICP-OES cihazıyla yapılan metal analizi sonucunda en fazla 5,33±0,00 g/kg ile mikrodalga numunesinde kalsiyum elementi, ICP-MS analiz sonucuda ise en fazla 15,65±0,49 g/kg ile mikrodalga numunesinde kalsiyum elementi tespit edilmiştir.

Biyolojik aktiviteEndemiklerFizikokimyasal özellikler+2
İdris Yolbaş
Siirt University · Fen Bilimleri Enstitüsü
2023
00
Master'sOpen AccessTR

Gökkuşağı alabalıklarında (Oncorhynchus mykiss) anestezik madde olarak kekik (Origanum onites) ve kişniş (Coriandrum sativum) uçucu yağlarının kullanılması

Bu çalışmada, kekik (Origanum onites) ve kişniş (Coriandrum sativum) uçucu yağlarının gökkuşağı alabalıkları (Oncorhynchus mykiss)'nda anestezik etkileri tespit edilmiştir. Denemede ortalama ağırlığı 10 gr olan gökkuşağı alabalıkları kullanılmıştır. Anestezik etkinin tespiti için uçucu yağlar farklı konsantrasyonlarda (20, 50, 70, 100, 150, 200, 300, 400, 500, 600 mg/L) hazırlanmıştır. Anesteziye giriş ve çıkış süreleri her balık için ayrı ayrı değerlendirilmiştir. Deneme sonunda, alabalıklar 50 ve 70 mg/L kekik uçucu yağı içeren dozda derin anesteziye girmiş, fakat her iki konsantrasyonda da 10 dakikada anesteziden çıkamamıştır. Kişniş uçucu yağı balıklarda en ideal 200 mg/L'de derin anestezi, 50 mg/L'de derin sedasyon yapmıştır. Kişniş uçucu yağı alabalıklarda ölüm yapmamıştır. Deneme sonunda, gökkuşağı alabalıklarında 200 mg/L kişniş uçucu yağının anestezik olarak kullanımının uygun olacağı tespit edilmiştir.

AnesteziGökkuşağı alabalığıKekik+2
Hüsnü Kocaayan
Isparta University of Applied Sciences · Institute of Graduate Studies
2022
00
Master'sOpen AccessTR

Isparta ekolojik koşullarında yetiştirilen farklı nane türlerine ait klon ve çeşitlerin verim ve kalite özelliklerinin biçim zamanına göre değişiminin araştırılması

Bu çalışmada, 2021 yılında Isparta ikliminde nanede biçim zamanlarının verim ve kalite özellikleri (uçucu yağ oranı ve renk değerleri) üzerine etkisi araştırılmıştır. Bitki materyali olarak bir çeşit (Basilicuminze) ile yerli ve yabancı orijinli klonlar (Dumetorum-1, Dumetorum-2, PI 557828, PI 557617) kullanılmıştır. Bitkiler tomurcuklanma (TO), çiçeklenme başlangıcı (ÇB) ve tam çiçeklenme (TÇ) dönemlerinde hasat edilmiştir. Hasat edilen bitkilerde agronomik özelikler ile, uçucu yağ oranı ve uçucu yağ verimleri incelenmiştir. Ayrıca yapraklarda renk değişimleri karşılaştırılmıştır. Uçucu yağ oranı Clevenger aparatında distilasyon yöntemiyle, renk değerleri renk ölçerle belirlenmiştir. Çalışma sonucunda incelenen özelliklerde yeşil herba verimi ile uçucu yağ oranı biçim zamanlarına göre değişimi önemli olmuştur. Çeşit/klonlar arasındaki fark ise bitki boyu hariç diğer özelliklerde önemli bulunmuştur. Çalışma sonucunda en yüksek değerler yeşil herba veriminde 3820.6 kg/da, kuru herba veriminde 1038.2 kg/da, kuru yaprak veriminde 518.1 kg/da değerler ile PI 557828 nolu klondan alınmıştır. Çalışmada uçucu yağ oranları %1.5-2.3 arasında değişmiş, Dumetorum-1 klonunda en yüksek değer elde edilmiştir. Uçucu yağ verimleri ise 5.4-10.7 L/da arasında değişmiş en yüksek verim PI 557828 klonundan alınmıştır. Klonlarda biçim ortalamalarına göre ilk biçimden üçüncü biçime doğru renkte hafif açılmalar olduğu belirlenmiştir. Çeşit/klonlar arasında taze ve kuru yapraklarda a ve b değerleri bakımından önemli farklılıklar gözlenmiştir. Çalışma sonucunda PI 557828 nolu klonda verim, PI 557828 ve Dumetorum-1 klonlar ise uçucu yağ oranı ve uçucu yağ verimi yüksek olmuştur. Ayrıca iki klonda birinci biçimde yağ verimi diğer biçimlerden yüksek olmuştur. Özellikle bu klonlar tomurcuklanma ve çiçeklenme başlangıcı dönemlerinin uçucu yağ hasadı için uygun olduğu belirtilmiştir.

HasatKlonMentha+3
Hasan Hüseyin Karadeniz
Isparta University of Applied Sciences · Lisansüstü Eğitim Enstitüsü
2022
00
Master'sOpen AccessTR

Isparta yöresinde doğal olarak yetişen ve ticarette önemli potansiyele sahip kekik ve çörekotu yağının kimyasal yapısı üzerine araştırmalar

Bu çalışmada, Isparta bölgesinde yetişen ve ticarette önemli potansiyele sahip olan farklı firmalardan elde edilen çörekotu ve kekik yağlarının kimyasal bileşimi araştırılmıştır. Kekik ve çörekotu uçucu bileşenleri ve miktarları belirlenmesinin yanısıra çörekotu yağ asidi bileşenler ve miktarları belirlenmiştir. Kekik kimyasal bileşimi için 7 farklı firmadan elde edilen uçucu bileşenler Gaz Kromatografisi-Kütle Spektrometresi (GC-MS) yöntemi kullanarak GC-MS sonuçlarında kekik bitkisinin A firmasında 25 bileşen, B firmasında 33 bileşen, C firmasında 37 bileşen, D firmasında 28 bileşen, E firmasında 35 bileşen, F firmasında 8 ve G firmasında 35 bileşen tespit edilmiştir. Kekik bitkisinde önemli bir bileşen olan carvacrol miktarı A (%72.85), B (%17.59), D (%68.60), E (%51.38), G (%25.98) olarak belirlendi. Çörekotu kimyasal bileşimi için 4 farklı firmadan elde edilen uçucu bileşensayısı ise A firması 29 bileşen, B firması 34 bileşen, C firması 28 bileşen, D firması 27 bileşen tespit edilmiştir. Çörekotu bitkisinde önemli olan Thymoquinon miktarları A (%42.40), B (37.16), C (%1.04), D (%0.32) olarak belirlenmiştir. Çörekotu yağ asidi bileşeni ve miktarı supelco 37'li yağ asidi karışımına göre yağ asidi miktarları belirlenmiştir. Çörekotu yağ asidi bileşen sayısı A firması 13, B ve C firması 10 D firmasında ise 9 bileşen tespit edilmiştir. Linoleik asit miktarı sırası ile A (%54.57), B (%55.29), C (%58.08), D (%54.31) olarak belirlenirken, oleik asit miktarı ise sırası ile A (%32.25), B (%26.41), D (%24.62), C (%22.70) olarak tespit edilmiştir.

KekikSoğuk sıkımUçucu yağlar+2
Sevim Yılmaz
Isparta University of Applied Sciences · Lisansüstü Eğitim Enstitüsü
2022
00
Master'sOpen AccessTR

Bazı elma çeşitlerinde hasat sonrası kuşburnu esansiyel yağı ve kalsiyum klorür uygulamasının muhafaza süresi ve meyve kalitesine etkisi

Bu çalışmada, 'Starkrimson Delicious', 'Golden Delicious' ve 'Granny Smith' elma çeşitleri meyvelerinde derim sonrası kalsiyum klorür (CaCl2), kuşburnu esansiyel yağı (KEY), ve CaCl2 ile KEY'ının kombinasyon şeklindeki yenilebilir kaplama uygulamalarının meyvelerin depo ömrü ve depolama boyunca meyve kalitesi üzerine etkileri araştırılmıştır. Bu amaçla, meyveler derim sonrası 4 gruba ayrılmış, 1. gruptaki kontrol meyveleri saf suya daldırılmış, 2. gruptaki meyvelere %1.5 CaCl2, 3. gruptaki meyvelere %2 KEY ve 4. gruptaki meyvelere de CaCl2 (%1.5) ile KEY'nın kombinasyon (%2) şeklindeki yenilebilir kaplama uygulamaları yapılmıştır. 'Starkrimson Delicious' çeşidinde en düşük ağırlık kaybı (%2.59) CaCl2 + KEY kombine uygulamasında, 'Golden Delicious' çeşidinde (%0.80) KEY uygulamasında saptanmıştır. 'Starkrimson Delicious' ve 'Golden Delicious' çeşitlerinde depolama sonunda en yüksek meyve eti sertliği (sırasıyla 7.90 ve 6.05 lb) KEY uygulamasından elde edilmiştir. 'Granny Smith' çeşidinde KEY uygulaması (%56.48) meyve sertliğini diğer uygulamalara göre daha iyi korumuştur. 'Starkrimson Delicious' ve 'Granny Smith' çeşitlerinde titre edilebilir asitlik kaybı en az (sırasıyla %8.20 ve %40.21) CaCl2 uygulamasında, 'Golden Delicious' çeşidinde KEY uygulamasında (%21.9) olmuştur. 'Starkrimson Delicious' ve 'Granny Smith' çeşitlerinde depolama sonunda en düşük solunum hızı KEY uygulamasında (sırasıyla 43.02 ve 44.64 µLCO2/kg.s), 'Golden Delicious' çeşidinde CaCl2 + KEY kombine uygulamasında (35.27 µLCO2/kg.s) kaydedilmiştir. 'Starkrimson Delicious' ve 'Granny Smith' çeşitlerinde meyve kabuğu rengini ve canlılığını en iyi koruyan uygulama KEY olmuştur. Sonuç olarak tüm bu parametreler incelendiğinde 'Starkrimson Delicious', 'Golden Delicious' ve 'Granny Smith' elma çeşitleri meyvelerinde derim sonrası CaCl2, KEY, ve CaCl2 ile KEY'nın kombinasyon şeklindeki yenilebilir kaplama uygulamalarının depolama boyunca meyvelerin kalite özelliklerinin korunmasında olumlu katkılarının olduğu saptanmıştır.

ElmaHasat sonuKoruma+2
Emine Korkmaz
Isparta University of Applied Sciences · Lisansüstü Eğitim Enstitüsü
2022
00
Master'sOpen AccessTR

Derim öncesi salisilik asit uygulamasının depolama boyunca taze kekiğin (Origanum onites L.) bazı kalite özellikleri üzerine etkisi

Çalışma, 2021-2022 yıllarında, Eğirdir Meyvecilik Araştırma Enstitüsü ve Isparta Uygulamalı Bilimler Üniversitesi Ziraat Fakültesi Bahçe Bitkileri Bölümü Derim Sonrası Fizyolojisi Laboratuvarı'nda yürütülmüştür. Araştırmada, kekik (Origanum onites L.)'te derim öncesi salisilik asit (SA) uygulamasının ürünün depolama süresi ve kalitesi üzerine etkileri incelenmiştir. Bu amaçla tam çiçeklenmeden 10 ve 20 gün önce 1.5 mM SA uygulaması yapılan kekikler, tam çiçeklenme döneminde derilerek, vakit kaybetmedenden laboratuvara getirilmiştir. Modifiye atmosfer paketleme (MAP) için geliştirilen poşetlere yerleştirilen kekik örnekleri 1°C sıcaklık ve %90±5 oransal nem koşullarında 25 gün süre ile normal atmosfer (%21 O2 ve %0.03 CO2) koşullarında depolanmıştır. Depolama boyunca 5 gün aralıklarla depodan çıkarılan kekiklerde kalite analizleri (ağırlık kaybı, yaprak rengi, MAP içi gaz bileşimi, solunum hızı, etilen üretimi, duyusal değerlendirme, uçucu yağ miktarı ve uçucu yağ bileşenleri) yapılmıştır. Araştırma sonuçlarına göre, genel olarak SA uygulamaları kontrole göre daha iyi sonuçlar vermiştir. Salisilik asit uygulamasıyla kekiklerde solunum hızı, etilen üretim miktarı, uçucu yağ miktarı, uçucu yağ bileşeni miktarı ve dış görünüş bakımından olumlu sonuçlar alınmıştır. Sonuç olarak derim öncesi SA uygulamasının, MAP koşullarında kekiklerin depolanması sırasında kalite kayıplarının geciktirilmesi bakımından, ucuz ve kolay uygulanabilir yöntemlerden biri olabileceği ortaya konmuştur.

KekikOriganum onitesSalisilik asit+2
Serhat Akyüz
Isparta University of Applied Sciences · Lisansüstü Eğitim Enstitüsü
2023
00
Master'sOpen AccessTR

Adaçayının (Salvia officinalis L.) kurutulmasında sıcaklığın ve hava hızının yağ verimi üzerine etkilerinin belirlenmesi

Bu tez çalışmasında, farklı kurutma sıcaklıkları ile farklı hava hızlarının tıbbi adaçayı (Salvia officinalis L.) bitkisinin uçucu yağ verimine etkileri araştırılmıştır. Denemelerde kullanılan adaçayları taze olarak hasat edilip yaprakları saplarından ayrıldıktan sonra -20 °C sıcaklıkta muhafaza edilmiştir. Denemelerden önce dondurucudan çıkarılan adaçayları oda sıcaklığında bekletilmiştir. 40 °C sabit sıcaklıkta 1, 1.3, 1.5 ve 1.8 m/s hava hızlarında yapılan denemeler ile 45 °C sabit sıcaklıkta 1, 1.3, 1.5 ve 1.8 m/s hava hızlarında yapılan denemeler süresince materyalin nem içeriği, kuruma hızı, ayrılabilir nem oranı, uçucu yağ verimi, renk değerleri ve özgül enerji tüketimi değişimleri ölçülmüştür. Kurutma fırınında yapılan çalışmaların sonucuna göre en yüksek uçucu yağ verimi 40 ºC sıcaklıkta yapılan çalışmadan elde edilmiştir. 40 ºC sabit sıcaklıkta en yüksek uçucu yağ verimi sırası ile 1.5 ve 1.8 m/s hava hızlarında yapılan denemelerde ölçülmüştür. 45 ºC sabit sıcaklıkta yapılan denemelerde ise en yüksek uçucu yağ verimi 1.3 m/s ve 1.8 m/s hava hızlarında ölçülmüştür. İstatistiksel analiz sonuçlarına göre uçucu yağ verimleri arasında fark bulunmamıştır. Özgül enerji tüketimi açısından en verimli çalışmanın 45 ºC ve 1 m/s hava hızı koşullarında yapılan kurutma çalışması olduğu belirlenmiştir. İkinci en verimli çalışmanın ise 40 ºC ve 1 m/s koşullarında yapılan çalışma olduğu belirlenmiştir.

Ada çayıKurutmaSalvia officinalis+2
Anıl Albayrak
Isparta University of Applied Sciences · Lisansüstü Eğitim Enstitüsü
2023
00
Master'sOpen AccessTR

Rezene (Foeniculum vulgare L.), kişniş (Coriandrum sativum L.), kimyon (Cuminum sativum L.) ve anason (Pimpinella anisum L.) tohumlarından biyodizel üretim olanaklarının belirlenmesi

Bu tez çalışmasında genellikle uçucu yağ eldesi ve baharat amaçlı kullanılan anason (Pimpinella anisum L.), rezene (Foeniculum vulgare L.), kişniş (Coriandrum sativum L.) ve kimyon (Cuminum sativum L.) tohumlarından biyodizel üretim olanakları incelenmiştir. Bu tohumların yağ asidi profilleri incelendiğinde yapılarında yüksek miktarda biyodizel için elverişli olan C18:1C6 (petroselinik asit) ve C18:2 (linoleik asit) içerdikleri tespit edilmiştir. Çalışmada petroselinik ve linoleik asit açısından zengin olan bu tohumların, uçucu yağları alındıktan sonra ve uçucu yağları alınmadan önceki sabit yağ profilleri incelenerek muhtemel bir biyodizel üretiminde ortaya çıkabilecek sonuçların kıyaslanması amaçlanmıştır. Çalışmada uygulanan bir yöntem; tohumların hiçbir işlem görmeden soğuk sıkım ile sabit yağlarının alınması ve ardından çıkan posalardan clavenger cihazı ile su distilasyonu işleminin uygulanıp uçucu yağlarının alınması, diğer yöntem ise; buhar destilasyonu uygulanarak uçucu yağlarının elde edilmesi ve çıkan posaların soğuk sıkım işlemi ile sabit yağlarının eldesi şeklindedir. Uçucu yağları alınan tohumların posalarında kalan sabit yağların değerlendirilebilirliğini görebilmek amacıyla tezde yöntem iki farklı şekilde yürütülmüştür. Her iki uygulamada da; yağ asidi profilleri incelenmiş ve çıkan değerler sonucunda muhtemel bir biyodizel üretiminde ortaya çıkabilecek veriler hesaplanmıştır. Yapılan çalışmada her iki uygulama için de; uluslararası biyodizel standartlarına uyumlusonuçlar elde edilmiştir.

AnasonBiyodizelCoriandrum sativum+6
Ceren Başdoğan
Isparta University of Applied Sciences · Institute of Graduate Studies
2023
00
DoctorateOpen AccessTR

Şeker pancarında tohum kaplamada kullanılan bazı uçucu yağ ve aktif maddelerin antifungal aktiviteleri ile verim ve kalite üzerine etkileri

Bu tez çalışmasında, bazı uçucu yağ ve ana bileşenlerin tohum ilaçlaması yapılarak şeker pancarında kök çürüklüğüne neden olan Phoma betae, Pythium spp. ve Rhizoctonia solani patojenlerine karşı antifungal etkilerin, tohumlarda çimlenme ve fitotoksisite ile arazi şartlarında verim ve kalitenin araştırılması amaçlanmıştır. Laboratuvar çalışmalarında, yüksek antifungal etkinlik gösterirken, fitotoksik etkisi olmayan veya en az seviyede olan çucu yağ ve ana bileşenler belirlenerek oluşturulan 4 farklı formülasyon şeker pancarı tohumluklarına, kaplama ve ilaçlama işlemlerinde olmak üzere 2 farklı yöntem ile uygulanmıştır. Çimlendirme test sonuçlarında, formülasyon uygulamalarına bağlı olarak normal çimlenen tohum oranları, %37.7 ile %97.7, anormal çimlenen tohum oranları, %1.3 ile %62.0, çimlenmeyen tohum oranları, %0.01 ile %1.3 ve serin çimlendirme oranları %74.3 ile %94.3 arasında tespit edilmiştir. Formülasyonların uygulandığı tohumlukların saksı çalışmalarında dozlara ve uygulama şekillerine bağlı olarak enfeksiyonu engelleme oranlarının Phoma betae için %30.1 - %76.3, Rhizoctonia solani için %58.0 - %77.7, Phtyum spp. için ise %55.0 ile %78.7 arasında olduğu belirlenmiştir. Arazi çalışmalarında kontrol uygulamalarında 9.329 kg/da verimi alınırken, formülasyon uygulamalarına ait verimlerin 6.066 kg/da ile 10.297 kg/da arasında olduğu belirlenmiştir. Çalışmalarda polar şeker oranları %15.3 ile %17.6 arasında, ham şeker verimleri ise 927 ile 1.768 kg/da arasında değişiklik göstermiştir. Çalışma sonucunda, şeker pancarında verim, kalite ve fungal enfeksiyon kontrolü açısından F-II'ye ait 18 ml/ünite dozu ile F-III'e ait 12 ml/ünite dozlarının ilaçlama prosesinde uygulanması ve F-II'ye ait 12 ml/ünite dozu ile F-III'e ait 6 ml/ünite dozlarının kaplama prosesinde uygulanması standart ilaçlı tohumlar ile benzer etkiler göstermiştr. Bu çalışma ile uçucu yağ ve ana bileşenlerin kimyasal tohum ilaçlarına alternatif olabilecekleri sonucuna varılmıştır.

Antifungal aktiviteKaliteTohum ilaçlama+3
Basri Şanlı
Isparta University of Applied Sciences · Lisansüstü Eğitim Enstitüsü
2023
00
DoctorateOpen AccessTR

Bazı bitki uçucu yağlarının nanoemülsifiye formlarının gökkuşağı alabalıkları (Oncorhynchus mykiss)'ndaki beyaz benek (Ichthyophthirius multifiliis) enfeksiyonu üzerine terapötik etkilerinin incelenmesi

Bu tez çalışmasında, beyaz benek (Ichthyophthirius multifiliis) enfeksiyonu geçiren 5-10 gram ağırlığındaki gökkuşağı alabalıkları (Oncorhynchus mykiss)'nda ardıç (Juniperus excelsa Bieb.), biberiye (Rosmarinus officinalis) ve zerdeçal (Curcuma longa L.) bitkilerinden elde edilen uçucu yağların nanoemülsifiye formlarının terapötik etkileri incelenmiştir. Çalışma, 10 gün banyo tedavisi ve 14 gün oral tedavi uygulamalarıyla gerçekleştirilmiştir. Tedavi etkinliği; malondialdehit (MDA), glutatyon (GSH), glutatyon peroksidaz (GSH-Px), vitamin A ile E seviyeleri, hayatta kalma oranı (RPS) ve histopatolojik olarak değerlendirilmiştir. Elde edilen sonuçlara göre, ardıç, biberiye ve zerdeçal nanoemülsiyonlarının, in vitro ortamda 100 μl/ml konsantrasyonunda parazitin tüm safhalarına karşı %100 etkili ve 50 μl/ml konsantrasyonunda da oldukça etkili (%59-83) olduğu bulunmuştur. Banyo ve oral tedavi gruplarında kontrol grubuna göre RPS değerleri anlamlı derecede yüksek bulunmuştur (P<0.05). MDA düzeylerinin banyo tedavisinde biberiyeye göre ardıç ve zerdeçalda yüksek olduğu, oral tedavi grubunda ise zerdeçalın (200 μl/ml) negatif kontrolle istatistiki olarak benzerlik gösterdiği belirlenmiştir (P<0.05). GSH düzeylerinin banyo grubunda biberiye ve ardıç 100 μl/ml ile oral tedavide biberiye 200 μl/ml ve zerdeçal 100 μl/ml konsantrasyonlarının kontrol grubu ile benzer olduğu tespit edilmiştir (P<0.05). GSH-Px düzeyleri banyo grubunda biberiyenin her iki konsantrasyonu ile ardıç 50 μl/ml ve zerdeçal 100 μl/ml ve oral tedavi grubunda ise biberiye100 μl/ml konsantrasyonu hariç kontrol grubuna göre yüksek olduğu tespit edilmiştir (P<0.05). Oral tedavide vit. E seviyesinin ardıç ve biberiye (100 μl/ml) de oldukça yüksek olduğu, vit. A seviyesinin ise bütün gruplarda değişiklik göstermediği belirlenmiştir. Histopatolojik olarak formaldehit uygulanan ve hasta balıklara göre ardıç ve biberiyenin daha pozitif bir etki gösterdiği de belirlenmiştir.

Antioksidan aktiviteNanoemülsiyonOncorhynchus mykiss+1
Mevlüt Nazıroğlu
Isparta University of Applied Sciences · Institute of Graduate Studies
2024
00
DoctorateOpen AccessTR

Bazı uçucu yağların ayçiçeğinde su stresi koşullarında morfolojik, fizyolojik ve biyokimyasal özellikler ile tane verimi ve kalitesine etkileri

Bu tez çalışmasında su stresi koşullarında ayçiçeği bitkisine kekik (Thymus vulgaris L.), karanfil (Syzygium aromaticum L.), biberiye (Rosmarinus officinalis L.), ardıç (Juniperus communis L.) uçucu yağları ve Messenger Gold uygulamalarının; morfolojik, fizyolojik ve biyokimsal karakterler üzerine etkileri ile arazi koşullarında bitki gelişimi ve tane verimine etkileri ile su stresine toleranstaki rollerinin belirlenmesi amaçlanmıştır. Çalışma arazi koşullarında 2020 ve 2021 yıllarında, bitki büyütme kabininde ise 2021 yılında yürütülmüştür. Granit ve Gibraltar ayçiçeği çeşitleri bitki büyütme kabininde üç kuraklık düzeyinde (S1, S2 ve S3 su konuları; tarla kapasitesinin %40-50, %60-70 ve %75-85'i tüketildiğinde), arazi koşullarında ise sulu ve kuru koşullarda yetiştirilmiştir. Ayçiçeği bitkileri üzerine uçucu yağlar 500 ve 1000 ppm dozlarında, bitki aktivatörü Messenger Gold ise 6g/da dozunda bitkilerin 6-8 yapraklı döneminde başlanarak 15'er gün aralıklarla bitki üst aksamına toplamda üç kez pülverizatör ile uygulanmıştır. Bitki büyütme kabininde su stresi seviyelerine göre değişiklik göstermekle birlikte uygulamalar bitki morfolojik ve fizyolojik özelliklerini arttırmıştır. Uygulamaların su stresinde oransal su içeriğini, klorofil ve karotenoid miktarlarını önemli oranda arttırdığı; membran zararını, prolin, MDA ve H2O2 miktarını azalttığı tespit edilmiştir. Arazi koşullarında yüksek verim artışı elde edilen Karanfil 1000 ppm, Ardıç 500 ppm ve Kekik 500 ppm uygulamaları başta olmak üzere, uygulamalar antioksidan enzim aktivitelerini (SOD, CAT, APX ve GR) stres koşullarında azaltıcı etki göstermiştir. Arazi koşullarında uçucu yağlar verimi etkileyen tabla çapı, bin tane ağırlığı ve dolu tane oranını arttırarak; sulu koşullarda kontrole göre %29, kuru koşullarda ise yaklaşık %20 verim artışı sağlamıştır. Bu çalışmayla uçucu yağların su stresine karşı tolerans sağlamada etkili bir şekilde kullanılabileceği sonucuna varılmıştır.

AyçiçeğiSu stresiUçucu yağlar
Yeşim Cirit
Isparta University of Applied Sciences · Lisansüstü Eğitim Enstitüsü
2024
00
DoctorateOpen AccessTR

Uçucu yağ içeren kitosan bazlı film kaplama formülasyonlarının patatesin tohumluk performansı ile bazı fungal patojenler üzerine etkileri

Bu çalışma, uçucu yağ içeren kitosan bazlı nanoemülsüyon formülasyonlar ile yapılan film kaplama uygulamalarının patateste (Solanum tuberosum L.) bitki gelişimi, yumru verimi ve bazı fungal patojenlere etkilerinin belirlenmesi amacıyla 2023 ve 2024 yıllarında yürütülmüştür. Çalışmada, patates yumrularına kekik (Thymus vulgaris), çörtük (Echinophora tenuifolia subsp. sibthorpiana), karanfil (Syzygium aromaticum), tarçın (Cinnamomum zeylanicum), okaliptüs (Eucalyptus globulus), dereotu (Anethum graveolens), ardıç (Juniperus communis) ve zencefil (Zingiber officinale) uçucu yağlarının farklı doz ve kombinasyonları kullanılarak oluşturulan nanoemülsiyonlar ile film kaplama uygulaması yapılmıştır. Uçucu yağlar ile kitosan'ın patates yumrularında sürgün gelişimine etkileri sera koşullarında, Rhizoctonia solani ve Fusarium solani üzerine antifungal aktiviteleri ise in vitro koşullarda belirlenmiştir. Film kaplama formülasyonlarının patates yumrularının sürgün güçleri ile bitki gelişimine etkileri bitki büyütme kabininde, R. solani ve F. solani üzerine antifungal aktivitleri sera ve tarla koşullarında, yumru verimine etkileri ise arazi koşullarında yürütülen çalışmalarla belirlenmiştir. Uçucu yağ uygulamaları patates yumrularında sürgün gelişimini önemli derecede etkilemiş, en etkili uygulamalar kekik, karanfil, dereotu ve çörtük uçucu yağları olmuştur. In vitro çalışmalarda her iki fitopatojene karşı da en yüksek antifungal aktivite karanfil ve kekik uçucu yağlarından elde edilmiştir. In vivo koşullarda, nanoemülsiyon film formülasyonları F. solani ile enfekteli yumru oranını kontrole göre %88, R. solani ile enfekteli yumru oranını ise %80'e kadar azaltmıştır. Film kaplama uygulamaları ocakta yumru sayısı ve yumru verimini %40, toplam yumru verimini ise %45'in üzerinde artırmış, F. solani ve R. solani ile enfekteli yumru oranını önemli derecede azaltmıştır. Çalışmada, geliştirilen nanoemülsiyon formülasyonların patateste yumru veriminin arttırılması ve fitopatojenlerle doğal mücadele edilmesinde başarılı bir şekilde kullanılabileceği sonucuna varılmıştır.

Film kaplamaKitosanNanoemülsiyon+2
Fatma Zehra Ok
Isparta University of Applied Sciences · Institute of Graduate Studies
2025
00
DoctorateOpen AccessTR

Tohumla çoğaltılan bahçe nanesi (Mentha spicata L.) genotiplerinin morfolojik, agronomik, kimyasal özelliklerinin karakterizasyonu ve uçucu yağlardaki kimyasal varyasyonun ince tabaka kromatografisi ile belirlenmesi

Bu çalışmada; Mentha spicata L. türünde tohumla varyasyon oluşturma ve oluşan yeni genotiplerin morfolojik ve tarımsal özellikleri ile kimyasal varyasyonun ince tabaka kromatografisi (İTK) ve GC-MS ile birlikte belirlenmesi amaçlanmıştır. Çalışma 2022 – 2023 yıllarında yürütülmüştür. Bitki materyali olarak Mentha spicata L. türüne ait yerli (Spica 1) ve yabancı (USDA, PI 557886) iki farklı klon ebeveyn olarak kullanılmıştır. Bu klonların tohumlarından elde edilen bitkiler tarla koşullarında yetiştirilerek morfolojik, tarımsal ve kimyasal özellikleri belirlenmiştir. Verim değerleri ilk yıl bitki başına (g/bitki), ikinci yıl birim alan (g/m2) üzerinden hesaplanmıştır. Çalışmada İTK ile taranarak seçilen örneklerin kimyasal kompozisyonu GC-MS ve GC-FID ile aydınlatılmıştır. Deneme sonunda en yüksek yeşil herba verimleri Spica 1 genotiplerinde 2445.0 g/m2 (S-17), PI 557886 genotiplerinde ise 3688.0 g/m2 (P-30) olmuştur. Denemenin ilk yılında uçucu yağ oranları ikinci yıla oranla daha yüksek bulunmuş incelenen genotiplerde uçucu yağ oranı %4.11 (PI-5) ile maksimum değere ulaşılmıştır. İTK taramaları sonucu, Spica 1 genotiplerinden 13, PI 557886 genotiplerinden 11 örnek GC-MS analizi için seçilmiştir. Genotiplerde ebeveyn klonlardan kimyasal olarak farklı örneklere rastlanmıştır. Seçilen Spica 1 genotiplerinde 4 farklı (karvon, trans-piperiton oksit, piperitenone oksit ve karvon/piperitenone), PI 557886 genotiplerinde 3 farklı (karvon, piperitenone oksit, karveol/pulegon) kimyasal grup belirlenmiştir. Çalışma sonucunda yabancı tozlanan fertil nane türlerinde tohumla üretimle geniş varyasyonun yanında kimyasal olarak farklı genotiplere rastlanabileceği ve bu farklılığın GC-MS analizleri öncesi İTK ile belirlenebileceği, İTK'nın çeşit geliştirme ve kimyasal çeşitliliğin belirlenmesinde kullanılabileceği belirlenmiştir.

KarvonMentha spicata L.Uçucu yağlar
Derya Örmeci
Isparta University of Applied Sciences · Institute of Graduate Studies
2025
00
DoctorateOpen AccessTR

Tıbbi adaçayı (salvia officinalis L.) ve anadolu adaçayı (salvia fruticosa mill.)'nda kolhisin ile poliploidi uyartısının bazı morfolojik, anatomik, sitolojik ve tarımsal özellikler üzerine etkisi

Adaçayı (Salvia spp.), içerdiği terpenler ve fenolik bileşikler nedeniyle yüksek değere sahip tıbbi ve aromatik bir bitkidir. Tıbbi adaçayı (Salvia officinalis L.) ve Anadolu adaçayı (Salvia fruticosa Mill.), birçok bitki türüne kıyasla daha az kromozoma ve daha küçük genoma sahip diploid (2n = 2x = 14) türlerdir. Bu çalışma, ekonomik öneme sahip bu iki adaçayı türünde kolhisin uygulamasıyla autotetraploid bitkiler üretmede etkili bir sistem geliştirmek ve elde edilen autotetraploid bireylerin (2n = 4x = 28) fenolojik, morfolojik, fizyolojik, sitolojik, tarımsal ve kalite özelliklerini diploid ebeveynleriyle karşılaştırmak amacıyla yürütülmüştür. Poliploidi indüksiyonu için kolhisin muamelesi (0, 125, 250 ve 500 ppm), S. officinalis cv. Elif ve S. fruticosa cv. Karık'ın hem çimlenme sırasında embriyolara hem de fide dönemi sürgün uçlarına uygulanmıştır. Nükleer DNA miktarı (pg/2C) akış sitometrisi ile belirlenmiş, S. officinalis'te 9 adet ve S. fruticosa'da 16 adet autotetraploid bitki tanımlanmış; poliploidizasyon etkinliği sırasıyla %15.0 ve %12.3 olarak tespit edilmiştir. Her iki türde de en yüksek poliploidi indüksiyonu 48 saat süreyle 250 ppm konsantrasyonunda tohuma kolhisin muamelesi ile elde edilmiştir. Diploid bitkilere kıyasla autotetraploid bitkilerde stoma ve polen boyutlarında artış ve kloroplast sayısında yükselme gözlenirken; polen üretimi ve canlılığı, büyüme hızı ve biyokütle verimi azalmıştır. Autotetraploid bitkilerde uçucu yağ taşıyan glandlı trikomların boyutu artmakla birlikte yaprak yüzeyinde sayıları (yoğunlukları) azaldığı için uçucu yağ içerikleri diploidlerin gerisinde kalmıştır. Tartılı derecelendirme sonuçlarına göre iki adet diploid (So2x-250/16 ve So2x-F/5) ve iki adet autotetraploid (So4x-F/1 ve Sf4x-250/39) en yüksek skor puanı almıştır. Bu bulguların, adaçayında evrimsel bitki ıslahına yönelik kapsamlı çalışmalara değerli katkılar sağlaması beklenmektedir.

Salvia fruticosaSalvia officinalisUçucu yağlar
Ümmü Tuğlu
Isparta University of Applied Sciences · Institute of Graduate Studies
2025
00
Master'sOpen AccessTR

Nizip ve Mardin'de yetiştirilen bazı yağlık zeytin (Olea Europaea L.) çeşitlerinden üretilen natürel sızma zeytinyağların depolama sırasında kalite özelliklerinde meydana gelen değişimlerin belirlenmesi

Bu çalışmada Derik Halhalı, Melkabazi ve Nizip Yağlık zeytin çeşitlerinden soğuk sıkım (20±2 °C) tekniğiyle elde edilen zeytinyağları 100 ml amber cam şişelerde paketlenerek oda sıcaklığında ışık almayan bir ortamda 6 ay süreyle depolanmıştır. Bu kapsamda zeytinlerin pomolojik özellikleri, zeytinyağların ise serbest yağ asitliği (SYA), peroksit değeri (PD), özgül soğurma (ÖS), toplam klorofil-karotenoid, renk, toplam fenolik miktarı (TFM), toplam flavonoid miktarı (TFVM), toplam antioksidan kapasite (TAK), fenolik bileşik miktarı, yağ asitleri kompozisyonu ve uçucu bileşik düzeyleri araştırılmıştır. Tüm yağların depolama sonunda SYA, PD ve ÖS (270 nm) düzeyleri yönünden natürel sızma zeytinyağı için belirlenen yasal limitlere uygun olduğu belirlenmiştir. Melkabazi yağı 4. ay itibariyle, Derik Halhalı ve Nizip Yağlık örnekleri ise depolama sonunda ÖS (232 nm) değerleri bakımından natürel birinci zeytinyağı sınıfına girdiği tespit edilmiştir. Nizip Yağlık ve Derik Halhalı zeytinyağları yağ asit bileşimleri açısından limitlere uygunluk arz etmiştir. Melkabazi yağının oleik ve linoleik asit içeriklerinin depolama boyunca limitlere uymadığı belirlenmiştir. Tüm örneklerde TFM, TFVM, TAK ve toplam klorofil miktarlarının depolama sonunda azaldığı belirlenmiştir. 6 ay sonunda toplam karotenoid miktarı Derik Halhalı ve Melkabazi yağlarında artarken, Nizip Yağlık çeşidinde azalmıştır. L* (parlaklık) değerleri depolama sonunda Nizip Yağlık>Derik Halhalı>Melkabazi şeklinde sıralanmıştır. Nizip Yağlık ve Derik Halhalı yağlarının Melkabazi yağına göre depolama sonunda daha yeşil bir tonda olduğu belirlenmiştir. Depolama başında en yüksek b* (sarılık) değerine Melkabazi zeytinyağı sahip iken 6 ayın sonunda Melkabazi yağına ait b* değeri en düşük bulunmuştur. Oleuropein, kateşin, kafeik asit, vanilik asit, p-kumarik asit, ferulik asit, pinoresinol, luteolin ve apigenin bileşikleri 6 ay süre zarfında azalırken tirosol ve hidroksitirosol bileşiklerinin arttığı tespit edilmiştir. Uçucu aroma bileşenleri depolama sırasında önemli değişimlere uğramıştır.

AromaDepolamaFenolik bileşikler+6
Tuğba Aslan
Harran University · Institute of Graduate Studies in Science
2023
00
Master'sOpen AccessTR

Fasulye [Phaseolus vulgaris Linnaeus (Fabales: Fabaceae)] bitkisine uygulanan iki farklı ekstraktın Tetranychus urticae Koch, 1836(Acari: Tetranychidae) erginleri üzerindeki etkilerinin araştırılması

Tarımda kullanılan kimyasal mücadele, tarımsal zararlılara karşı günümüzde en sık başvurulan mücadele yöntemidir. Ancak, bu yöntemin, son yıllarda canlı-çevre sağlığı ve faydalı mikroorganizmalar üzerindeki ciddi olumsuz etkileri, bunun yanı sıra, hastalık, zararlı ve yabancı ot etmenlerinin kimyasal mücadelede kullanılan tarımsal ilaçlara karşı direnç geliştirmeleri gibi çoğu sebepler, araştırmacıları entegre mücadele düzeni içerisinde farklı alternatifler geliştirmeye itmiştir. Önemli tarımsal bir zararlı olan, iki noktalı kırmızı örümcek (Tetranychus urticae Koch 1836 (Acari: Tetranychidae)), polifag bir zararlıdır. Yüksek üreme gücü, pestisitlere karşı hızlı direnç geliştirebilmesi gibi sebeplerle, bu zararlıya karşı yoğun bir pestisit kullanımı yapılmaktadır. Bu çalışmada, alternatif bir mücadele yöntemi olarak, T. urticae üzerinde pestisitlerin yerine nane ve limon gibi bitkisel ekstraktların etkinliğinin ortaya konulması amaçlanmıştır. Bu çalışma; Şanlıurfa ili, Karaköprü ilçesi, Büyükçömlekçi köyünde, 2021 yılında yürütülmüştür. Nane ve limon uçucu yağlarından hazırlanan iki farklı ekstraktın, tohum ve yaprak uygulaması olmak üzere, farklı şekillerde fasulye bitkisine uygulanması aracılığıyla, T. urticae erginleri üzerinde ortaya çıkan çeşitli atraktant ve repellent etkiler arazi koşullarında araştırılmıştır. Bu amaçla, nane ve limon uçucu yağları ve bunların ekstraktları kullanılmıştır. Deneme; 5 karakterli ve 4 tekerrürlü olarak, tesadüf parselleri deneme desenine göre kurulmuştur. Buna göre, yapılan akar sayımları sonucunda (gözle kontrol), bütün uygulamalar içinde, T. urticae üzerinde, sadece limon ekstraktı tohum uygulaması, kontrol uygulamasına göre, % 47.12 oranında, önemli derecede repellent etki göstermiştir. Limon ekstraktı yaprak uygulamasının ise kontrol uygulamasına göre, % 22.3 oranında daha fazla akar bireyini çektiği tespit edilmiş olup, bu uygulamanın bireyler üzerinde daha atraktant etki gösterdiği saptanmıştır. Ayrıca, nane ekstraktı tohum ve yaprak uygulamaları, kontrol uygulamasına göre, sırasıyla, % 19.35 ve % 0.40 oranında, akar ergin bireyleri üzerinde repellent etki göstermiştir. Sonuç olarak, T. urticae'nin bitkisel uçucu yağlara karşı duyarlı olduğu ve limon içerikli tohum uygulamasının, bireyler üzerinde daha repellent etki gösterdiği tespit edilmiştir

EkstraksiyonFasulyeLimon+3
Fatma Gül Konyalı
Harran University · Fen Bilimleri Enstitüsü
2023
00
Master'sOpen AccessTR

Turunçgil kabuğu uçucu yağlarından D-Limonen etken madde zenginleştirilmesi

Son yıllarda aromaterapiye olan ilginin artmasıyla birlikte uçucu yağlara olan ilgi de dünya çapında artmıştır. Artan bu ilgi sebebiyle bu tez kapsamında turunçgil kabuğu atıklarının uçucu yağlarını ve etken maddeleri üzerine çalışılmıştır. Çalışma kapsamında turunçgil kabuğu uçucu yağlarında yüksek oranda bulunan D-Limonenin farklı metodlar kullanarak zenginleştirilmesi hedeflenmiştir. Bu zenginleştirme işlemi için farklı metodlar kullanılmıştır. Öncelikli olarak ekstraksiyon yöntemlerinin D-Limonen yüzdesine etkilerine bakılmıştır. Bu kapsamda geleneksel metodla uçucu yağ üretimi, mikrodalga destekli ve süperkritik CO2 ekstraksiyon yöntemleriyle uçucu yağlar elde edilmiştir (bu yöntemlerde farklı parametlerde denenmiştir). Süperkritik CO2 eksraksiyon yöntemindeki çalışmalar için Design-Expert programı ile çalışma parametreleri oluşturulmuştur. Farklı ekstraksiyon yöntemlerinin D- Limonen yüzdesine bakılarak optimum ekstraksiyon yöntemi belirlenmiştir. Zenginleştirme işlemi olarak kullanılan diğer metodlar; soğukta kristallendirme, metal katalizör ekleyerek soğukta kristallendirme ve kolon sistemi ile kullanılarak zenginleştirme işlemleridir. Yapılan bu çalışmalar kapsamında düşük D- Limonen oranı 45°C- 80 bar çalışma parametresinde % 16,19 oranı ile süperkritik ekstraksiyon yönteminde elde edilmiştir. En yüksek D- Limonen oranı %85,43 oranı ile 60°C- 200 bar çalışma parametresinde yine süperkritik ekstraksiyon metodu ile elde edilmiştir. Kolon sisteminde yapılan zenginleştirme işleminde ürün gelişi tespit edilmiştir fakat istenen düzeyde verim alınamamaıştır. Farklı ekstraksiyon yöntemleri ve parametreleri kullanılarak dört farklı turunçgil kabuğundan (portakal, limon, mandalina ve greyfurt) elde edilen uçucu yağların; DPPH, ABTS ve CUPRAC metodu ile antioksidan tayinleri yapılmıştır. Yapılan analiz sonuçlarında DPPH metodunda en yüksek antioksidatif değer gösteren uçucu yağ 61,59 % süpürme etkisi gösteren portakal kabuğu uçucu yağı, en düşük antioksidant değeri ise 11,97 süpürme ile greyfurt kabuğu uçucu yağında tespit edilmiştir. DPPH metodunda süperkritik çalışmalarında en yüksek antioksidatif değer 30°C-80 bar çalışma parametresinde % 40,57 süpürme oranıyla elde edilmiştir. En düşük süpürme %9,58 süpürme ile 60°C-80 bar çalışma parametrelerinde elde edilmiştir. ABTS metodunda en yüksek antioksidatif değer gösteren uçucu yağ % 98süpürme aktivitesi ile portakal kabuğu uçucu yağı, en düşük değer % 56 süpürme ile mandalina kabuğu uçucu yağında tespit edilmiştir. ABTS metodunda süperkritik çalışmalarında elde edilen uçucu yağlarda en yüksek antioksidatif değeri gösteren parametre 60°C-200 bar çalışmada elde edilen uçucu yağlarda tespit edilmiştir. CUPRAC metodunda yapılan analizde 12,283 mg/L ortalama trolox değerinde en yüksek antioksidatif değer gösteren uçucu yağ limon kabuğu uçucu yağıdır. CUPRAC metodunda yapılan süperkritik çalışmalarında en yüksek antioksidatif değer gösteren uçucu yağ 30°C-200 bar çalışma parametresinde elde edilen uçucu yağlarda tespit edilmiştir

EkstraksiyonKromatografiLimonen+2
Büşra Yavuz
Harran University · Institute of Graduate Studies in Science
2023
00
Master'sOpen AccessTR

Ölmez çiçek (helichrysum italicum)'te morfogenetik varyabilitenin belirlenmesi

Şanlıurfa ili kuru koşullarda yetiştirilen Ölmez çiçek (Helichrysum italicum)'te, morfogenetik varyabilitenin belirlenmesi amacıyla yapılan bu çalışma, 2024 yılında, Harran Üniversitesi Ziraat Fakültesi Osmanbey Yerleşkesi Tarımsal Uygulama Alanında, Mayıs 2023 yılında araziye şaşırtılan ölmez çiçek plantasyonunda yürütülmüştür. Araştırmada; bitki boyu, kanopi çapı, taze herba verimi, kuru herba verimi, yaprak oranı, kuru yaprak verimi, sap oranı, kuru sap verimi, çiçek oranı, kuru çiçek verimi, çiçek uçucu yağ oranı, sap uçucu yağ oranı, yaprak uçucu yağ oranı ve uçucu yağ bileşenleri gibi özellikler incelenmiştir. Araştırma sonuçlarına göre; bitki boyu 30-112 cm, kanopi çapı 30-90 cm, taze herba verimi 25.90-430 g/bitki, kuru herba verimi 16.01-220.10 g/bitki, yaprak oranı %13.37- 49.65, kuru yaprak verimi 3.85-60.28 g/bitki, sap oranı %26.13- 54.14, kuru sap verimi 4.67-105.83 g/bitki, çiçek oranı %15.1252.64, kuru çiçek verimi 5.04-87.80 g/bitki, uçucu yağ oranı %0.04- 0.55 değerleri arasında değişim göstermiştir. Uçucu yağ ana bileşenleri Neryl aceate oranı %7.70- 14.79, β-Himacelene oranı %7.54-22.73, α-Curcumene oranı %6.39-7.76, α-Copaene %3.13-7.53, α-Pinene %2.71-4.73, β-Selinene %5.07-7.07, Bisabolane %3.13-5.20, Viridiflorol %0.37-8.87, Geranyl propionate %2.83-6.16, Selina-6-en-4-ol %1.5-4.76 değerleri arasında değişim gösterdiği tespit edilmiştir. Ayrıca, çiçek uçucu yağında ana bileşen olarak β-Himachalene, yaprak ve sap uçucu yağlarında ana bileşen olarak Neryl acetate belirlemiştir.

Uçucu bileşenlerUçucu yağ asitleriUçucu yağlar
Emine Dağ
Harran University · Institute of Graduate Studies in Science
2025
00
Master'sOpen AccessTR

Fenolojik dönemlerine göre biberiyedeki (Rosmarinus officinalis) rosmarinik asit ve uçucu yağ içeriklerinin araştırılması

Lamiaceae familyasından olan Biberiye (Rosmarinus officinalis L.) aromatik ve önemli bir tıbbi bitkidir. Biberiye gıda sanayisinde, kozmetikte ve halk tıbbında kullanılmaktadır. Bu çalışmada Biberiye (Rosmarinus officinalis L.) bitkisi Diyarbakır ilinden farklı dönemlerde (çiçeklenme öncesi, çiçeklenme sonrası ve çiçeklenme döneminde) toplanmıştır. Toplanan bitkiler kurutulduktan sonra uçucu yağları clevenger metodu ile elde edilmiştir. GC-MS cihazı kullanılarak uçucu yağları analiz edilmiştir. Analiz sonuçlarına göre Vejetatif ve Çiçeklenme döneminde 22 bileşen ve çiçeklenme sonrası dönemde 14 bileşen tespit edilmiştir. Bu dönemlere ait uçucu yağların temel bileşeni genel olarak camphor, alpha-pinene, 1,8 cineole ve borneol olarak bulunmuştur. Çalışmanın sonucunda, biberiyenin uçucu yağ bileşenleri miktarının mevsimlere göre önemli ölçüde değişiklik gösterdiği ve kemotipinin Camphor olarak belirlendiği tespit edilmiştir. Rosmarinik asit tayini ise HPLC (Yüksek Basınçlı Sıvı Kromatografisi) cihazı kullanılarak belirlenmiştir ve en yüksek Rosmarinik asit miktarı Çiçeklenme sonrası dönemde 5 mg/100 g olarak belirlenmiştir.

BiberiyeFenolojik özelliklerKafur+4
Celile Ademhan
Şırnak University · Institute of Graduate Studies
2022
00
Master'sOpen AccessTR

Depolama öncesi uygulanan bazı uçucu yağların natürel iç fındığın muhafaza kalitesi üzerine etkileri

Bu çalışmada Ordu ilinde yetiştirilen 2022 hasat sezonuna ait natürel 'Çakıldak' çeşidine ait iç fındıklar kullanılmıştır. İç fındıklara sivri kekik, tıbbi nane ve Anadolu adaçayı uçucu yağları uygulanmıştır. Uygulamada uçucu yağlar ile fındıklar direkt temas ettirilmemiştir. Uçucu yağ damlatılmış pamuklar delikli kaplara alınarak iç fındıkların bulunduğu kapaklı plastik kaplara konulmuş ve bu şekilde 15 gün süreyle bekletilmiştir. Süre sonunda fındıklar vakumlu paketlere alınmış ve 12 ay boyunca sıcaklık ve nem değerlerinin kaydedildiği bir odada depolanmıştır. Çalışmada 4 ay ara ile nem (%), su aktivitesi (a w), serbest yağ asidi (%), peroksit (meqO2/kg), toplam canlı sayısı, toplam yağ tayini, küf-maya sayısı ve renk ölçümleri (L*, a*, b*, kroma, hue açısı) yapılmıştır. Her analiz 3 tekerrürlü yapılmış, her tekerrürde yaklaşık 350 g natürel iç fındık kullanılmıştır. Çalışma sonunda nem, küf-maya sayısı, L* ve a* değerleri üzerine uçucu yağ uygulamalarının etkileri istatistik olarak önemli bulunmuştur (p<0,05). a_w, serbest yağ asidi, peroksit, toplam yağ, toplam canlı sayısı, b*, kroma ve hue değerleri üzerine ise depolama süresinin etkisi önemli bulunmuştur (p<0,05). Küf-maya sayısını en çok azaltan uygulama, sivri kekik uçucu yağ uygulaması olmuştur. Aynı uygulamada L* değeri düşerken, a* değeri anlamlı bir şekilde artmıştır. Serbest yağ asidi, peroksit ve toplam canlı sayılarının genel olarak uçucu yağ uygulanan gruplarda daha düşük olduğu görülmüştür. Bu değişim istatistik olarak önemli bulunmadığı için anlamlı bir düşüş olarak ifade edilememektedir. Ayrıca korelasyon sonuçları dikkate alındığında, uygulama gruplarında farklı parametreler arasında ilişkiler olduğu görülmüştür. Bu sonuçlara göre uçucu yağların meyve dokusunda farklı etkiler göstermiş olabileceği düşünülebilir. Bu çalışmada kullanılan uçucu yağlar dikkate alındığında, natürel iç fındığın depolanmasında hem antimikrobiyal etkisi hem de meyve özelliklerini koruması bakımından sivri kekik uçucu yağının önemli bir potansiyele sahip olduğu söylenebilir. Ancak sivri kekik uçucu yağının bu etkisi, sadece içeriğinde yüksek oranda bulunan karvakrol ile ilişkilendirilmemeli, bileşenlerin birbirleri ile olan ilişkileri de mutlaka göz önünde bulundurulmalıdır. Ayrıca bu uçucu yağların gıdalardaki kullanımlarında alerjik özellikleri de dikkate alınmalı ve tüketiciyi bilgilendirici etiketlerin bulundurulması unutulmamalıdır.

DepolamaDepolama süresiFındık+1
Gizem Kurnaz
Ordu University · Fen Bilimleri Enstitüsü
2024
00
Master'sOpen AccessTR

Bornova ekolojik koşullarında bazı anason hatlarının verim ve kalite özelliklerinin belirlenmesi

Bu araştırmada, Bornova ekolojik koşullarında seçilmiş bazı anason hatlarının bazı verim ve kalite özelliklerinin belirlenmesi amaçlanmıştır. Deneme, Tesadüf Blokları Deneme Desenine göre dört tekerrürlü olarak Ege Üniversitesi Ziraat Fakültesi, Tarla Bitkileri Bölümü deneme alanında, 2017 yılı yetiştirme döneminde yürütülmüştür. Çalışmada bitki materyali olarak, dört farklı kökenli seçilmiş 11 adet hat kullanılmıştır. Araştırmada, bitki boyunun 42.00-49.00 cm, bitkide dal sayısının 5.25-8.75 adet/bitki, meyveli dal sayısının 5.02-6.22 adet/bitki, şemsiye sayısının 6.5-11 adet/bitki, bin tane ağırlığının 3-4 g, biyolojik veriminin 184.50-270.25 kg/da, tohum veriminin 77.62-110.83 kg/da, hasat indeksinin %36.5-47.5, uçucu yağ oranının %2-3 aralığında olduğu tespit edilmiştir. Agronomik ve verim özellikleri bakımından 164, 150 no'lu hatlar ve Çeşme kökenli 31 no'lu hat, uçucu yağ oranı bakımından ise Madrid, Özel Sektör, Çeşme ve Suriye kökenli 213, 146, 31 ve 51 no'lu hatlar en yüksek değerlere sahip olmuşlardır. Çalışma sonucunda, verim ve kalite özellikleri bakımından seçilen üstün hatlar ileride yapılacak anason tohum ıslah çalışmalarında materyal olarak kullanılabilirler.

AnasonPimpinella anisumTohum verimi+1
Mehmet Fatih Çakır
Ege University · Fen Bilimleri Enstitüsü
2018
00
Master'sOpen AccessTR

Amanos dağlarında yetişen Thymus kotschyanus var. kotschyanus ve Thymus eigii türlerine ait uçucu yağların kimyasal bileşimlerinin analizi ve biyolojik aktiviteleri

Thymus eigii bitkisinin toprak üstü kısımları Osmaniye ili Bahçe ilçesi Bekdemir köyü 878 m rakımdan toplanmıştır. Thymus kotschyanus var. kotschyanus bitkisinin toprak üstü kısımları ise Osmaniye ili Bahçe ilçesi Radar mevki 1752 m rakımdan toplanmıştır. Toplanan bitkiler laboratuarda havadar bir ortamda kurutulmuştur. Bitkilerin toprak üstü kısımlarından uçucu yağları Clevenger cihazı ile distile edilmiştir. Uçucu yağlar GC/MS ile karakterize edilmiştir. T. eigii bitkisinin uçucu yağ verimi % 1,037 (hacim/ağırlık) olarak tespit edilmiştir. T. eigii uçucu yağının, thymol (% 24,77), carvacrol (% 14), p-cymene (% 10,91), γ-terpinene (% 6,53) ve borneol (% 6,48) bileşenleri bakımından zengin olduğu tespit edilmiştir. T. kotschyanus var. kotschyanus bitkisinin uçucu yağ verimi % 1,654 (v/w) olarak tespit edilmiştir. T. kotschyanus var. kotschyanus uçucu yağındaki ana bileşenlerin carvacrol (% 23,82), thymol (% 17,11), p-cymene (% 9,08) ve γ-terpinene (% 6,09) olduğu tespit edilmiştir. Uçucu yağların antimikrobiyal aktiviteleri disk difüzyon ve makrobroth dilüsyon yöntemleri ile test edilmiştir. Antimikrobiyal yöntemde, uçucu yağlar test mikroorganizmalarına değişik düzeyde antimikrobiyal etkinlik göstermiştir. T. kotschyanus var. kotschyanus ve T. eigii uçucu yağları, Lactuca sativa, Lactuca sativum ve Portulaca oleracea tohumlarının çimlenmesi, kök ve gövde gelişimleri üzerine önemli düzeyde fitotoksik etkilere sahip olduğu belirlenmiştir.

Antimikrobiyal aktiviteFitotoksiklikLamiaceae+2
Hüseyin İnce
Osmaniye Korkut Ata University · Institute of Graduate Studies in Science
2015
00

Related subjects