Accounting audit

98 theses under this subject heading

Master'sOpen AccessTR

Muhasebecilerin sürekli denetim konusundaki algı düzeyleri: Isparta ilinde bir uygulama

Bu çalışmada temel amaç olarak, Isparta Serbest Muhasebeci Mali Müşavirler Odası'na (ISMMMO) kayıtlı ve Isparta il genelinde faaliyetlerini sürdürmekte olan muhasebe meslek mensuplarının sürekli denetim konusundaki algı düzeylerinin tespiti hedeflenmiştir. ISMMMO kayıtlarına göre 2023 yılı içerisinde üye olarak Isparta il genelinde odaya kayıtlı 362 muhasebe meslek mensubunun varlığı tespit edilmiştir. Araştırmanın örneklemini ISMMMO'ya kayıtlı üyeler içerisinde çalışmaya katkı sunmayı kabul etmiş olan 193 muhasebe meslek mensubu oluşturmaktadır. Araştırma kapsamında, kolayda örneklem yöntemi ile 5'li Likert ölçeğine göre cevaplanabilecek 5 demografik soru ve 24 adet de ifade içeren anket uygulaması gerçekleştirilmiştir. Anket verilerinin toplanması yöntemi uygulanırken muhasebe meslek mensupları ile yüz yüze görüşülerek anketlerin kendileri tarafından cevaplandırılması sağlanmıştır. Çalışma neticesinde araştırmaya katılan muhasebe meslek mensuplarının cevaplarından elde edilen veriler analiz edildiğinde, sürekli denetim hakkında genel bir bilgiye sahip oldukları ancak uygulama detayları hakkında eksik yönlerinin olduğu anlaşılmıştır. Sürekli denetimin muhasebe ve denetim süreçlerine özellikle devlet kurumları başta olmak üzere tüm paydaşlar için katkı sağlayacağı fikri katılımcılarda genel bir kanaat olarak karşımıza çıkmaktadır. Ayrıca muhasebe meslek mensupları, vergilendirme süreçlerinin daha verimli olarak uygulanabilirliğine sürekli denetimin olumlu etkisi olacağını ifade etmişlerdir. Muhasebe ve denetim uygulamalarına dair tüm paydaşların sürekli denetimden faydalanma olasılığı katılımcılar arasında yaygın bir görüştür. Bu bakış açılarının yanı sıra, sürekli denetimin uygulanma alanları hususunda katılımcılar arasında fikir ayrılıkları ortaya çıkmakta ve sürekli denetimin paydaşlardan herhangi birisinin tek başına uygulamasına razı olmadıkları ortaya çıkmıştır. Ayrıca katılımcılar sürekli denetim konusunda bilgiye ulaşmanın güçlüğüne ve teknolojik gereksinimlere dikkat çekmektedirler.

Muhasebe denetimiSürekli denetimİşletme denetimi
Resul Gürbüz
Süleyman Demirel University · Sosyal Bilimler Enstitüsü
2024
00
Master'sOpen AccessTR

6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nda işlem denetçisi

Dünyada ekonomik nedenler ile işletmelerin büyümesi, rekabetin artması, para ve sermaye piyasalarının gelişmesi, çıkar gruplarını değişik ekonomik kararlar almaya zorlamıştır. Çıkar gruplarının ekonomik karar almalarında temel nokta; güvenilir ve doğru bilgidir. Doğru ve güvenilir bilgi elde etmek için işletme faaliyetleri üzerinde denetim yapılması ihtiyacı ortaya çıkmaktadır.Denetim yapılmasını gerektiren en önemli unsur, finansal nitelikli bilgilerin doğru ve güvenilir olup olmadığının tespit edilmesi ihtiyacıdır. Finansal nitelikli bilgilerinin güvenilirliğine engel olabilecek birçok faktörden söz etmek mümkündür. Bilgilerin güvenilirlik düzeyini artırmak amacıyla bağımsız bir uzmanın inceleme yapması ve bu konuda görüş belirtmesi önemlidir.Ülkemizde bağımsız denetim, sermaye piyasası mevzuatı ile Bankacılık Düzenleme Ve Denetleme Kurumu mevzuatı hükümleri dâhilinde sınırlı sayıda yapılmaktadır. Ayrıca 3568 sayılı yasa ile sınırlı sayıda zorunlu olmamak kaydı ile vergi denetimi yapılmaktadır.6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu 397. maddesi ile sermaye şirketlerinde denetim yapılması zorunlu hale gelmektedir. Yeni yasa denetim boyutunu bir uzmanlık alanı görüp denetim yapacak kişi ve kuruluşlarda bir takım özellikler aramıştır. Bununla birlikte Türk Ticaret Kanunu denetçileri bağımsız denetçi, işlem denetçisi, özel işlem denetçi olmak üzere üçe ayırmıştır.Bu çalışmada 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunun uygulama alanı yeni olan işlem denetçisi ele alınmıştır. Çalışmada genel denetim teorisinden yola çıkılmış 6102 Türk Ticaret Kanunu'nun yürürlüğe girmesi ile şirket hukuku alanında getirdiği yenilikler genel olarak değerlendirmiş, kimlerin işlem denetçi olabileceği, işlem denetçisinin 6102 sayılı Türk Ticaret Kanununa göre yapacağı denetimler ile görev ve sorumlulukları açıklanmaya çalışılmıştır.

DenetimDenetçilerKanunlar 6102 sayılı+3
Bülent Berki
İstanbul Aydın University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2012
00
Master'sOpen AccessTR

Türkiye'de faktoring ve faktoring işlemlerinin muhasebeleştirilmesi

Global dünya ekonomisinde birbirine her geçen gün daha bağımlı bir hale gelen firmalar ticarete ayak uydurabilmek, rekabet güçlerini artırabilmek, faaliyetlerini daha sağlıklı ve uzun ömürlü sürdürebilmek için yeni ve maliyeti düşük finansman kaynaklarına ihtiyaç duymaktadır. Bu boyutta firmaların alternatif finansman kaynağı olan ihtiyacı faktoring hizmetlerinin ortaya çıkmasına neden olmuştur. Faktoring, her türlü mal ve hizmet satışlarından doğan, fatura veya fatura yerine geçen belgelere dayalı, vadeli alacakların faktoring şirketine temlik edilmesi karşılığında finansman ve tahsilat hizmetlerinin sunulmasıdır. Faktoringin tanımından da anlaşılacağı gibi faktoringin temel fonksiyonu, vadeli alacakları satın alarak onları nakde çevirmek olmakla birlikte; faktor, müşterisine borcun tahsili ve yönetimi, riskin üstlenilmesi ve finansman sağlanmasıdır. Ülkemizde 1980'li yıllarda bankalar sayesinde uygulamaya konan faktoring hizmetleri yıllar itibariyle hızla artış göstermiş, günümüzde finans piyasasında özellikle KOBİ'lerin vazgeçilmez finansman kaynakları arasında yer almıştır.Bu tezin çalışma konusu kısa vadeli bir finansman kaynağı olan faktoringin incelemesi ve faktoringi muhasebe açısından irdeleyerek faktoring işlemlerinin muhasebeleştirilmesi hakkında bilgi vermektir.

FaktoringFaktoring şirketleriMuhasebe+2
İsa Ölmez
İstanbul Aydın University · Sosyal Bilimler Enstitüsü
2012
00
Master'sOpen AccessTR

Bankalarda operasyonel risk yönetimi ve denetiminin etkinliği

Bankalar, geçmişten farklı olarak, günümüzde zaman ve mekan kısıtı olmaksızın ciddi zararlara uğrayabilmektedirler. Globalleşme,artan rekabet, iç içe giren ve büyüyen piyasalar, her geçen gün sayıları artarak karmaşıklaşan ürün ve hizmetler, operasyonel risk kayıplarının etkilerini de genişletmiştir. bankacılık sektöründe operasyonel risk bazlı dalgalanmalar ve bu dalgalanmalar neticesinde sektörde yaşanan büyük kayıplar Operasyonel Risk Yönetiminin ve Denetiminin önemini ve güncelliğini arttırmıştır.Bu süreçte kurallara dayalı denetim anlayışı, yerini risk odaklı denetim anlayışına hızlı bir şekilde terk etmiştir. Operasyonel Risk Yönetimi ve Denetimi, bankacılıkta yeni bir anlayış olarak ortaya çıkmıştır.Yetersiz ve hatalı işlemler, sistemler ve kişilerden veya dış olaylardan kaynaklanan zarar riski olarak tanımlanan operasyonel riskin yönetimindeki en kritik aşama bu risk türünün uygun bir şekilde tanımlanması ve ölçümüdür. Operasyonel riskle ilgili zarar potansiyelinin tahmini ve zararın gerçekleşme olasılığının tespiti güç olduğundan bu risk türünün tamamı sayısallaştırılamamakta ve bu nedenle tam olarak ölçümü de gerçekleştirilememektedir. Organizasyon, iş akışı teknoloji insan gücü çerçevesinde oluşabilecek maddi ve itibar kaybına sebebiyet veren,kredi ve piyasa riski dışında kalan riskler olarak değerlendirilen, operasyonel risk, Basel Komitesinin 2004 Haziran ayında yayınladığı Basel II düzenlemesi ile birlikte 2007 yılından itibaren,öncelikle G-10 ülkelerinde başlanmak üzere bankaların Operasyonel risklerini ölçerek gerekli sermaye karşılığını ayırmalarını öngörmüş ve bu amaçla bankalarda operasyonel risklerin ölçümü üzerine çeşitli modeller önermiştir.Basel Bankacılık Komitesinin, operasyonel risk yönetimi ile ilgili düzenlemeleri başta Avrupa olmak üzere, Türkiye?de de etkisini göstermektedir. Düzenlemelere ayak uydurma ve gelişmelerden daha fazla yararlanma düşüncesinden hareketle,operasyonel risk yönetiminde denetimin rolü büyüktür. Bu çerçevede Türkiye?de BDDK?nın çalışmalarına ve 5411 sayılı Bankacılık Kanunun düzenlemelerine hızlı adaptasyon süreci önemlidir. Hızlı adaptasyonu sağlayacak olanda operasyonel risk yönetimi ve denetimi çalışmalarının arttırılması ve mevcut çalışmaların kalitelerinin yükseltilmelerine bağlıdır.Yapılan bu çalışma ile ülkemizdeki bankaların operasyonel risk Yönetimi ve Denetimi konusunda yaptıkları çalışmalar, bu konudaki eksiklikleri, operasyonel risklerin ölçümü, risklerden kaynaklanan kayıpların bir kayıp veri tabanına kaydedilmesi ve karşılaşılan operasyonel riskler gibi hususların incelenmesi amaçlanmıştır.Çalışma sırasında ülkemizdeki bankaların operasyonel risk yönetimi alanında yaptıkları çalışmaların hangi seviyede olduğunun ortaya konulması amacına yönelik banka çalışanlarının algılarına yönelik anket yönetimi uygulanmış olup; tez konusunun daha iyi kavranılması hedeflenmişir. Anahtar Kelimeler : Risk, Operasyonel Risk

Bankacılık sektörüBankalarDenetim+4
Gökhan Yirmibeş
İstanbul Aydın University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2013
00
Master'sOpen AccessTR

Anonim şirketlerde bağımsız denetim

Yeni Türk Ticaret Kanunu ile sermaye şirketleri denetime tabi tutulmuştur. Buna göre her yıl Bakanlar Kurulu tarafından belirlenen ölçütler içinde kalan sermaye şirketleri denetlenecektir. Denetim bağımsız denetçiler tarafından yapılacaktır. Denetimin kapsamı hem uygunluk hem de faaliyet denetimini kapsayan finansal tablo denetimidir. Bu bağlamda sermaye şirketlerinin bilanço, gelir tablosu, nakit akış tablosu ve özkaynak değişim tablosu ile dipnotlarından oluşan finansal tablo seti yıllık faaliyet raporu ile birlikte denetlenecektir. Finansal tablo setinin tabi olduğu standartlar Türkiye Muhasebe Standartlarıdır. Denetim ise Türkiye Denetim Standartlarına Göre Yapılacaktır. Ülkemizde gerek bu standartların yayınlanmasından gerekse denetimin kalitesinden sorumlu gözetim kurumu Kamu Gözetim Muhasebe ve Denetim Standartları Kurumudur. Bağımsız denetçilerin yetkilendirilmesi de aynı kurumun görev alanına girmektedir. Tez çalışması sermaye şirketlerinin denetimine getirilen yasal düzenlemeyi, anonim şirketler kapsamında incelemektedir. Anahtar kelimeler: Muhasebe, Denetim, Anonim Şirket

Anonim şirketlerBağımsız denetimDenetim+3
Gizem Mızrak
İstanbul Aydın University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2016
00
Master'sOpen AccessTR

Türkiye Muhasebe Standartlarına göre ertelenmiş vergi uygulaması

Globalleşme, finansal piyasaların ve yönetiminin gelişmesi, uluslararası şirketlerin giderek artması ve bununla doğru orantılı olarak sermaye piyasalarının gelişip büyümesi, daha doğru, daha güvenilir ve karşılaştırılabilir mali tablolo ve analizlerin hazırlanması ihtiyacını oluşturmuş ve Uluslararası Finansal Raporlama Standartları'nın ortaya çıkmasına neden olmuştur. Ulusal ve uluslar arası işletmeler finansal tablolarını Uluslararası Finansal Raporlama ve Muhasebe Standartları yer alan kurallara göre hazırlayarak rekabet güçlerini artırmaktadırlar. Dünyada yer alan ülkeler Ulusal ve uluslar arası işletmelerden kendi vergi yasalarının koyduğu kurallar çerçevesinde elde edilen gelir üzerinden vergi almaktadırlar. Uluslararası Finansal Raporlama ve Muhasebe Standartlarının finansal raporlama ve kayıt kurallarını ortaya koyarken, vergi düzenlemeleri de vergi kurallarını ortaya koymaktadır. Uluslararası Finansal Raporlama ve Muhasebe Standartlarının amaçları ile vergi kurallarının amaçlarının farklı olması, isletmelerin kazançları üzerinden hesapladıkları vergilerin raporlanmasında etkili olmaktadır. Vergi kurallarına göre belirlenen devlete ödenecek vergi ile muhasebe Standartlarına göre belirlenen vergi giderinin aynı anda finansal tablolara yansıtılabilmesi, ancak ertelenmiş vergilerin finansal raporlanması ile mümkün olmaktadır. Anahtar kelimeler: Muhasebe ve denetimi, IFRS,Bağımsız denetim.

Bağımsız denetimErtelenmiş vergilerMuhasebe denetimi+4
Abdulhadi Akmugan
İstanbul Aydın University · Sosyal Bilimler Enstitüsü
2016
00
Master'sOpen AccessTR

İç kontrol sisteminin değerlendirilmesi ve iyileştirilmesine yönelik öneriler

Gün geçtikçe işlemlerin karmaşıklaşması ve bilgi teknolojilerinin gelişmesi işletmelerde hata ve hilelerin yaşanmaması için önlem almayı zorunlu kılmıştır. Küreselleşen ve sürekli gelişen sistemler için bir kontrol mekanizmasına önceki yıllara göre daha fazla ihtiyaç duyulur olmuştur. İşletmeler kendi içlerinde tutarlı bilgiler elde edebilmek, işletmenin performansını etkileyecek tehditleri önceden saptayabilmek, değişen çevre koşullarına uyum sağlayabilmek ve tüm bunların neticesinde mali tablolarında güvenilir bilgiler sunabilmek için iç kontrol sistemi oluşturmaktadırlar. İç kontrol sistemi içerisinde işletmenin personelinden yöneticisine her biri makul güvence sağlamak için bu sistemin birer parçasını oluşturur. Bu çalışmada işletmelerin iç kontrol sisteminin tarihsel gelişimi, yapısı, etkinliği ve firmaların iç kontrol sistemine olan gereksinimleri açıklandıktan sonra baz alınan bir firmanın iç kontrol sistemi incelenip, bu sistemin sağladığı faydaların yanında eksik kaldığı alanlarda da ortaya çıkan olumsuz yönleri açıklanmaya çalışılmıştır.

DenetimDenetim sistemleriDeğerlendirme+5
Birdem Güçlü Dal
İstanbul Aydın University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2016
00
Master'sOpen AccessTR

Bilinirliği yüksek yabancı denetim firmalarının kurumsallaşma ve toplumsal itibar düzeyinin Türk denetim firmaları ile karşılaştırılması

Son finansal krizler gösterdi ki yeni yatırımcıları çekmek ve mevcut olanları korumak için şirketin finansal gücü yeterli değildir. Bu noktada denetim şirketinin markası menfaat sahipleri için kriter olmuştur. Denetim firmasının markası bir günde oluşmadığı gibi belirli seviyede deneyim ve bilgi gerekmektedir. Çalışmanın birinci bölümünde muhasebenin gelişimi ve ekonomi ile etkileşiminden bahsedilmiştir. İkinci bölüm de bağımsız denetimin kalitesinin gereksinimi, önemi, bağımsız denetim ile ilgili oluşturulan standartlar, hükümet tarafından ve uluslararası kuruluşlar tarafından yapılan düzenlemeler ve akademik çalışmalara yer verilmiş, kurumsal yönetimin Türkiye'deki gelişiminden bahsedilmiştir. Üçüncü bölümünde itibarın tanımından bahsedilmiş, 4 büyük denetim firmasının kalite itibarı üzerine literatür çalışmaları incelenip, Türkiye'deki 2015 geliri baz alınarak oluşturulan ilk 10 denetim firmasının kalite kontrol sistemleri belirtilmiştir. Denetim firmalarının Global şeffaflık raporları ve Türkiye'de ki çalışmalar incelenmiş ve bu çalışmaya dayalı tavsiyeler belirtilmiştir. Anahtar Kelimeler: İtibar, kalite, denetim kalitesi

Bağımsız denetimBağımsız denetim kuruluşlarıDenetim+7
Fatih Mehmet Altan
İstanbul Aydın University · Sosyal Bilimler Enstitüsü
2017
00
Master'sOpen AccessTR

İç kontrol sisteminin oluşturulmasında etkili olan faktörler ve inşaat sektöründe satın alma sisteminin incelenmesi

Büyümeyi hedefleyen işletmeler gelecek ile ilgili stratejilerini etkin ve verimli bir biçimde planlayarak ve hissedarlara güvenilir ve şeffaf bir yatırım ortamı sağlayarak başarıya ulaşabilirler. Bunun için öncelikli olarak sağlıklı çalışan bir iç kontrol sisteminin olması ve sistemi kontrol eden, riskleri değerlendiren, sistemin iyileştirilmesi için tavsiyelerde bulunan aynı zamanda ihtiyaç halinde danışmanlık hizmeti veren bir iç denetim departmanına ihtiyaç duyulmaktadır. Rekabet koşulları ve bilişim teknolojileri gibi alanlardaki gelişmeler ile büyüyen işletmelerin insan kaynağının artmasıyla hata, hile, usulsüzlük, yolsuzluk gibi konularda önlem alınması adına iç denetimin işletme içinde ve dışında önemi gün geçtikçe artmaktadır. Bu çalışmada denetim ve kontrol ile ilgili temel kavramlara değinilmiş, iç kontrol sistemi ve iç denetimin işletmeler açısından önemine vurgulanmıştır. Çalışmanın sonunda bir işletmede gerçekleştirilen denetim uygulaması anlatılmış olup iç denetim sonucunda hazırlanmış olan denetim raporu ve uygulamada elde edilen bulgular değerlendirilmiştir. Çalışmanın sonucunda iç kontrol sisteminin etkinliğini sağlanmasında iç denetimin rolüne ilişkin önerilerde bulunulmuştur. Son olarak bir inşaat firmasıyla yapılan mülakat sonucunda ilgili firmanın denetim, iç kontrol ve satın alma süreçleri incelenmiştir.

DenetimMuhasebeMuhasebe denetimi+7
Çiçek Erbil
İstanbul Arel University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2017
00
Master'sOpen AccessTR

Bağımsız denetçilerin hileye ilişkin sorumluluklarının finansal tablolardaki rolü ve önemi

Geçmişten günümüze gelen muhasebe hileleri günden güne artmış ve gerek ülkemizde gerekse dünya açısından önemli bir yer almıştır. ACFE Raporlarında yer edinilen hile faktörünün önüne geçilememiş günden güne miktar ve tutar olarak artış göstermiş ve günümüzde ise halen bu sayı artmaktadır. Devlet ve özel sektör açısından hile kaynaklı nedenlerden kayıplarda oldukça büyük bir yer edinilmektedir. Devlet için oluşan bu kayıplar vergi kaybı, özel sektör için oluşan bu kayıplarda kazanç kaybıdır. Özellikle Sanayi Devrimi sonucundan ortaya çıkan işletmenin faaliyet alanının genişlemesi, üretim yöntem ve modellerinin gelişmesi, işletmelerin geniş organizasyon yapılarının ortaya çıkması ve yönetimi artık işletme sahipleri değil de bu konuda uzman kişilere yaptırması, denetim mesleğini ön plana çıkartmıştır. İşletme ortaklarının işletme faaliyet alanlarından uzaklaşması sebebiyle de denetim hizmetine ihtiyaç artmıştır. İşletme yönetimi ya da işletme çalışanlarının yaptıkları hileler nedeniyle devlet ve finansal tablo kullanıcıları olumsuz yönde etkilenmekte ve finansal krizler ortaya çıkmaktadır. Özellikle Enron skandalından dolayı oluşan büyük kayıp, ekonomiye ciddi zararlar vermiş ülkelerde bundan ötürü önlem ve tedbirlerini genişletme yoluna gitmişlerdir. Sürekli artan hile kaynaklı kayıpların önüne geçilmesi için, devlet ve işletmeler bu konu hakkında çalışmalar yapmış bağımsız denetim kuruluşları oluşturmuş ve bağımsız denetçilik mesleğini meydana getirmişlerdir.

Bağımsız denetimDenetçilerFinansal tablolar+3
Gökçe Kocabaş
İstanbul Arel University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2018
00
Master'sOpen AccessTR

Vergi denetiminde risk analizi ve mükellef haklarına yansımaları

Devletler sunmak zorunda oldukları birtakım hizmetler gereği veya sosyal, siyasi, ekonomik nedenlerden dolayı birtakım harcamalar gerçekleştirirler. Devlet harcamalarının finansmanının sağlanması konusunda devletlerin en önemli gelir kaynağı ise vergilerdir. Tarihsel süreç incelendiğinde vergilerin insanlık tarihi kadar eski bir kavram olduğu görülmektedir. Vergiler günümüzde de devletler için çok büyük bir öneme sahiptir. Vergiler, devlet için bir gelir olduğu gibi ödeyen açısından servetini azaltan bir unsurdur. Bundan dolayı vergi ödeyenlerin vergi konusunda yaptıkları planlar, en az vergi ödeme amacı taşımaktadır. Vergi denetimleri bu noktada devletlerin gelir kaybının yaşanmaması için çok büyük önem arz etmektedir. Vergi mükelleflerinin vergiyi az ödemek adına başvuracakları çeşitli yollar ancak etkin bir vergi denetim sistemi ile önlenebilecektir.Ancak, vergi denetimleri gerçekleştirilirken vergi mükelleflerinin haklarının korunmaması veya mükellef haklarının kullandırılmaması durumunda ise vergi denetimlerinin adil olmadığı sonucu ortaya çıkacaktır. Bu durumda gerçekleştirilen vergi incelemeleri hukuk kurallarına da aykırılık teşkil edecektir. Türkiye'de gerçekleştirilen vergi incelemelerinde objektif esasların uygulanması ve daha etkin vergi incelemeleri gerçekleştirilmesi için Risk Analizine dayalı vergi incelemeleri uygulamaya konulmuştur. Bu uygulamanın olumlu sonuçlar doğurabilmesi için yapılan vergi incelemesi yine mükellef haklarına önem veren, adil, objektif ve saydam bir inceleme olmalıdır.Çalışmanın ilk bölümünde risk analizi kavramı tanıtılmış, takip eden bölümde diğer ülkelerdeki risk analizi uygulamalarından bahsedilmiş ve üçüncü bölümde risk analizinin mükellef haklarına yansıması ve mükellef hakları üzerinde durulmuştur. Çalışmanın sonuç bölümünde elde edilen bulgulara dayanılarak tespit edilen durumlar anlatılmıştır.

DenetimMuhasebeMuhasebe denetimi+4
Sema Günay
İstanbul Arel University · Sosyal Bilimler Enstitüsü
2017
00
Master'sOpen AccessTR

Muhasebe denetim sürecinde kullanılan bilişim teknolojisi ölçümleme yöntemleri ve CAP uygulaması

Firmalar, hem firma içi ve hem de firma dışı yurutulen faaliyetleri ile alakalı finansal karşılıklarını muhasebe bilgi sistemi ekseninde kayda alırlar. Söz konusu işlem günümüz şartlarında tamamıyla bilgisayar vasıtasıyla yapılmaktadır. Bilgisayarların kayda alma işleminde aracı görevi üstlenmesinin sebebi, şüphe götürmez bir şekilde işlemlerden elde edilen bilgilerin muhasebe defterlerine el ile kayda alınması mümkün olmayacak şekilde hem çoğalması hem de karmaşık bir yapıya kavuşmasıdir Elektronik platformlarda oluşturulan bilgilerin, asıl olanı gösterip göstermediğinin kontrolü ve denetlenme süreçlerinin, yine elektronik platformda meydana getirilmesi kaçınılmazdır.Gelişen bilgisayar yazılımlarının yardımıyla hem zamandan hem de personelden tasarruf elde edilerek, bilgiler kayda alınır. Denetimin amaci, söz konusu yazılımlarla aynı şekilde tasarruf elde etme ve daha çok gerçeği yansıtan neticeler oluşturmaktır. Denetimi yapan kişinin, denetimini yürüttüğü firmaya ilişkin muhasebe ile ilgili kayıtları irdelerken, uyması gereken denetim prosedürlerini ve sonuç olarak bir araya getireceği denetime ait kanıtları, belli bir süre zarfında tamamlayıp raporlama yapması gerekir. Tabii olarak denetimi yapan kişi, denetim işlemini klasik yöntemler kullanarak oluşturduğunda bilhassa zaman kısıdı sebebiyle örneklem yoluna gitmek suretiyle bulgu riskini çoğaltacaktır. Halbuki bilgisayarlı denetim yazılımlarıyla az zamanda bilgilerin hepsi testten geçirilip incelenmek suretiyle denetimi yapan kişinin asıl olana ya da en yakın neticeye ulaşmasına imkan sağlanabilir.Çalışmanın amacı; bilgisayarlı denetim programlarının, elektronik platformdaki muhasebeyle ilgili bilgilerin denetiminde etkinliğin sağlanması adına gerekliliğini kanitlamaktir.Çalışmada ele alınan uygulama, örnek olarak ülkemizin kanunları ve uygulamalarına dönük tasarlanan, ülkemizdeki denetim işletmeleri ve denetimi yapanlara yararlı çözümleri sunabilecek ilk ve tek denetim programı olan CAP'ı irdelemiştir. Anahtar Kelimeler: Muhasebe Bilgi Sistemi,Muhasebe Denetimi,Bilgisayarlı Denetim Programı

Bilgisayar destekli denetimBilgisayar destekli ölçmeBilişim+6
Hülya Kuzu
İstanbul Arel University · Sosyal Bilimler Enstitüsü
2017
00
Master'sOpen AccessTR

Hile soruşturması ve denetimin yürütülmesi

Günümüzde işletmelere yönelik hile eylemleri önemli bir sorun olarak görülmektedir. Yapılan hileler hem sıklık açısından, hem tutar açısından hem de eylemlerin görülme alanı bakımından teknolojinin de gelişimiyle giderek artmaktadır. Bu eylemlerin kurban işletmeye maliyetleri göz ardı edilemeyecek seviyelerde olabilmekte hatta işletmeyi iflasa kadar götürebilmektedir. Yukarıda da bahsettiğimiz nedenlerden dolayı işletmelerin hile denetimi konusunda dikkat etmesi gereken önemli nokta, hile eyleminin gerçekleşmeden önce tespit edilmesi ve gereken önlemlerin ivedilikle alınmasıdır. Hile önleme mekanizması sayesinde işletme yöneticileri firmanın maddi ve manevi anlamda bedel ödemesini engelleyebilmektedir. Çünkü hiçbir işletmenin yöneticisi uzun ve yorucu sarf edilen çaba sonucu elde ettiği değerlerini hile eyleminin sebep olduğu bir durumla kaybetmek istemez. Hile eylemi, yapısı gereği işletmelere karşı yapılan bu eylemlerin ne aralıklarda olduğu, büyüklüğünün hangi boyutta olduğu vb. detay bilgi tüm çabalara rağmen istenildiğinde net bilgi olma özelliğini taşımamaktadır. Çalışmada, öncelikle hile kavramının tanımı yapılıp, hile türleri ve nedenleri nedenleri açıklanmıştır. Çalışmanın üçüncü bölümünde hilenin önlenmesinden bahsedilmiştir. Dördüncü bölümde ise hilenin soruşturması ve denetimin yürütülmesi üzerinde durulmuştur. Anahtar Sözcükler: Hile, önleme, denetim, soruşturma

DenetimHileMuhasebe denetimi+5
Nurten Elhakan
İstanbul Arel University · Sosyal Bilimler Enstitüsü
2017
00
Master'sOpen AccessTR

Muhasebe denetiminde iç kontrol kapsamında iç denetimin irdelenmesi

İsletmeye güven esasının temelinde sağlam bir iç kontrol sistemi yatar. Finansal raporlamanın güvenilirliği, isletme faaliyetlerinin etkililiği ve verimliliği, yasalara ve diğer düzenlemelere uygunluk iç kontrol sisteminin amaçlarını oluşturur. Bu amaçların başarılmasına yönelik olarak yeterli ölçüde güvence sağlamak üzere oluşturulan ve isletmenin yönetim kurulu, yöneticileri ve personeli tarafından etkilenen bir süreç olarak tanımlanan iç kontrol sistemi, bir isletmede uygulanan tüm yöntem ve politikaları içine alan bir kavramdır.İyi çalışan bir iç kontrol sistemi kontrol riskini düşürecektir. Bu sayede denetçi ana kütleden seçtigi daha az sayıda örnek üzerinde çalışma imkânı bulacaktır. iç kontrol sisteminin etkin olması, denetçinin denetim esnasında hata yapma riskini, zaman, emek ve parasal maliyetleri düşürmektedir. Bu da muhasebe denetim sürecini kolaylaştırmaktadır.

DenetimDenetçilerMuhasebe+2
Gürkan Akbaba
İstanbul Arel University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2016
00
Master'sOpen AccessTR

COVID-19 sürecinde kilit denetim konuları kapsamında açıklanan denetim prosedürlerinin denetçi raporları üzerinden değerlendirilmesi

Bu çalışmada BİST imalat sektörüne kayıtlı bulunan GIDA, İÇECEK VE TÜTÜN şirketlerinin 2020 yılı (Pandemi) finansal tabloları için yayımlanan bağımsız denetçi raporlarındaki Kilit Denetim Konuları veri kaynağı olarak kullanılmıştır. Bağımsız denetçi raporlarında açıklanan Kilit Denetim Konularına uygulanan denetim prosedürleri ve türleri içerik analizi yöntemi kullanılarak Bağımsız Denetim Standartları çerçevesinde hangi prosedürlerin ve türlerin uygulandığı araştırılmıştır. Bu araştırma Pandemi döneminde açıklanan Kilit Denetim Konularının neden önem kazandığı, denetçilerin denetim esnasında karşılaştıkları zorluklar ve bu zorluklar karşısında denetimde kullandıkları alternatif yöntemler ile BDS 701 Standardı kapsamında finansal tablo kullanıcıları açısından ihtiyaca uygun, ilgili, anlaşılabilir, yeterli ve şeffaf bilgi sağlayıp sağlamadığı ele alınmıştır. Anahtar Kelimeler: Bağımsız Denetim, Kilit Denetim Konuları, Muhasebe Denetimi

Bağımsız denetimBağımsız denetim kuruluşlarıCOVID 19+6
Doğuş Uzun
İstanbul Arel University · Institute of Graduate Studies
2021
00
Master'sOpen AccessTR

Şirketlerin iç denetim birimlerinde hile denetimi ve bir uygulama

Küreselleşme ile birlikte piyasaların rekabet koşulları artmıştır. Rekabet yoğun piyasalarda sürdürülebilirliklerini koruma çabası içerisinde olan şirketler, rekabet avantajı elde edebilmek ve kârlılıklarını koruyabilmek noktasında, etik kurallar ile örtüşmeyen uygulamaları hayata geçirebilmektedirler. Örgütleri uzun vadede olumsuz olarak etkileyen etik dışı uygulamaların ortaya çıkartılması noktasında örgütlerin iç denetim süreçlerinin önemi büyüktür. İç denetim süreçleri, etik dışı uygulamaların ya da diğer bir ifade ile hileli işlemlerin ortaya çıkartılması noktasında başvurulan en önemli süreçlerden bir tanesidir. Uzun vadede örgütleri yüksek maliyetler, itibar kaybı gibi olumsuz durumlar ile karşı karşıya bırakabilme ihtimali olan hileli işlemlerin iç denetim süreçleri kapsamında ortaya çıkartılması ve iç denetim süreçlerinde iç denetim departmanlarının hile denetim süreçleri bu çalışmanın temel konusudur. Temel konu kapsamında, XYZ A.Ş'de yürütülen uygulama kapsamında, iç denetim süreçlerinde hilenin araştırılması ve hilenin ortaya çıkartılması ve raporlanması süreçlerinin incelenmiş ve tüm süreçler Uluslararası İç Denetim Standartları kapsamında değerlendirilmiştir.

DenetimHileMuhasebe+3
Salih Kayıkçıoğlu
Feyziye Schools Foundation Işık University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2017
00
Master'sOpen AccessTR

Muhasebe meslek etiği ve muhasebe ve denetim meslek mensuplarının etik algısı üzerine bir araştırma

Küreselleşen dünya genelinde olduğu gibi ülkemizde de hızlı bir şekilde iş piyasalarında yükselme görülmektedir. Bu yükseliş aynı zamanda işletmelerin sayıca artmasına neden olmaktadır. Çok sayıda var olan işletmeler arasında beliren yüksek rekabet ortamı, iş piyasalarının iyice gerilmesine neden olmaktadır. Bu gerilimler doğrultusunda işletmelerin sürdürülebilirliğini sağlayabilmek için etik kurallar dışına çıkma eğiliminde oldukları gözlemlenmiştir. Öncelikle bu çalışmamızda muhasebe ve denetim mesleğini icra eden meslek mensuplarının etik algı düzeyleri tespit edilmeye çalışılmış olup etik kurallara uyma ve uymama nedenleri kapsamlı bir şekilde analiz edilmeye çalışılmıştır. Çalışmada Muhasebenin kavram ve kapsamı, tarihi açıdan gelişim ve değişimi, ortaya çıkan usulsüzlükler ve hile kavramına değinilmiştir. Çalışmamızda konu ile alakalı daha önce yapılmış olan çalışmalar ve meslek mevzuatı referans alınmıştır. Ayrıca anket çalışması uygulanarak literatüre katkı sağlanması amaçlanmıştır.

EtikMeslek ahlakıMuhasebe+3
Ayşe Soylu
Feyziye Schools Foundation Işık University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2018
00
Master'sOpen AccessTR

Muhasebe hilelerinin uygulanma biçimleri ve vergilendirme üzerindeki etkileri

Ekonomik hayatta işletmeler ve karar alıcılar, yatırım, yönetim ve harcama kararlarını muhasebe uygulamaları vasıtasıyla oluşturulan ve işletmelerin faaliyet sonuçlarını ve mali yapılarını özetleyen tablolarını inceleyerek alırlar/verirler. Dolayısıyla işletmelerin ve karar alıcıların en doğru kararları vermeleri/almaları bu mali tabloların gerçeğe uygun, objektif, anlaşılabilir ve güvenilir olmasına bağlıdır. Ayrıca Devletin en önemli gelir kaynağı olan vergilerin doğru beyanı ve doğru toplanabilmesi ve sonucunda da vergi gelirlerinin hedeflenen seviyelere ulaşabilmesi için işletmelerin mali tablolarının hileli işlemlerden arındırılarak olması gereken matrahlarının beyan edilmesine bağlıdır. Muhasebe hilelerinin uygulanma biçimleri ve vergilendirme üzerindeki etkileri başlıklı bu çalışma, Tekdüzen Hesap Planında uygulanmış veya uygulanabilecek muhasebe hata ve hileleri yöntemlerini ortaya koyarak bu hata ve hilelerin devlete, işletme ortaklarına/üçüncü kişilere ve ekonomimize olabilecek olumsuz etkilerini göstermek, kamusal hizmetlerin temel finansmanı olan vergilerin işletmeler tarafından doğru beyan edilmesini sağlamak amacıyla muhasebe hilelerinin ne şekilde gerçekleşebileceği ve bunlara vergi mevzuatına göre ne şekilde önlem alınabileceğini göstermek maksadıyla hazırlanmıştır.

Muhasebe denetimiMuhasebe hata ve hileleriVergi hataları+1
Oğuz Yurt
Feyziye Schools Foundation Işık University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2019
00
Master'sOpen AccessTR

Yapısal riskin bağımsız denetim riskinin denetçi açısından kabul edilebilirliği üzerindeki rolünün değerlendirilmesi

Günümüz Türkiye şartlarında bağımsız denetime tabi olan işletme kapsamının artışına paralel olarak bağımsız denetçi ve denetim kuruluşlarının sayısı da hızlı bir artış göstermiştir. Denetlenen işletmelerin finansal tablolarındaki hatalardan ve hilelerden dolayı bağımsız denetçinin denetim riskini hedeflenen düzeye indirememesi yapısal risk faktörünü ve kontrol ortamlarının risk seviyelerini doğru tespit ederek denetim riskinin makul bir düzeyde sağlanamamasından kaynaklanmaktadır. Bu nedenle denetçinin hangi durumlarda yapısal riskin kabul edilebilir olmadığına karar vermesi veya yapısal riski çok yüksek olsa dahi kontrol testleri sonucu denetim riskini hedeflenen düzeye indirebileceğini yorumlanması ve bazı ölçek yeni yöntemlerle ulaştığı sonuca bağlı kararını vermesi gerekmektedir. Çalışmamızda, bağımsız denetçilerin, denetim öncesi müşteri firmayı ve sektörü tanıma, firma hakkında bilgi ve referans toplama ve denetime olan ihtiyacın bilinmesi ayrıca varsa önceki denetçi ile görüşülerek firmanın finansal durumu ve yönetimin profili hakkında bilgi alınarak, bu denetim işinin etik kurallar gereği mesleğin itibarına leke düşürecek bir durum taşımadığı farkındalığı ile denetim öncesi yapısal riski ve kontrol riski analizini hangi politika ve prosedürlerle yapıldığını araştırarak, denetçinin hangi durumlarda müşteriyi kabul veya reddetme kararı aldığı incelenmiştir.

Bağımsız denetimBağımsız denetim kuruluşlarıBağımsız dış denetim+7
Murat Yılmaz
Feyziye Schools Foundation Işık University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2019
00
Master'sOpen AccessTR

Serbest muhasebeci mali müşavirlerin sosyal medya kullanımlarının zaman yönetimlerine etkisi

Bu çalışmada Serbest Muhasebeci Mali Müşavirlerin sosyal medya kullanımlarının zaman yönetimlerine etkisi araştırılmak istenmiştir. Öncelikle sosyal medya ve zaman yönetimiyle ilgili literatür araştırması yapılmıştır. Buradan elde edilen bilgilerle, çalışmanın kavramsal çerçevesi oluşturulmuştur. Tezin araştırma kısmında kullanılmak istenen anket formu için, 2018 yılında Y. Bayar ve A. Ünlü' nün güvenirliliğini test etmiş oldukları ve geliştirmiş oldukları, anket formu kullanılmıştır. Hedef kitle olarak, tezin konusuyla paralel olarak, Trabzon Serbest Muhasebeci Mali Müşavirler Odasına kayıtlı üyeler seçilmiştir. Uygulanan anket formu için, SPSS 25 Programı ve Açıklayıcı Faktör Analizi kullanılmış ve değerlendirme sonucu ortaya konmuştur.

Mali müşavirlikMuhasebe denetimiMuhasebeci+5
Arzu Yaroğlu
Avrasya University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2019
00
Master'sOpen AccessTR

Bağımsız denetçilerin etik ve kozmetik muhasebe farkedilebilirliği üzerine bir araştırma

Son yıllarda yaşanan muhasebe ve denetim skandalları denetimde etik konusuna dikkat çekmiş ve meslek etiği kavramına olan ilginin artmasına neden olmuştur. Kozmetik muhasebe kavramı da üzerinde özenle durulması gereken etik bir konudur. Mali tabloların şeffaf oluşturulmamasına neden olduğu bilinen ve bazı durumlarda şirketlerin finansal durumları ile ilgili yanıltıcı bilgiler sunan kozmetik muhasebe uygulamaları etik kavramı ile yakından ilişkilidir. Bu çalışmanın amacı; bağımsız denetçilerin etik ve kozmetik muhasebe fark edilebilirliklerinin üzerine demografik özelliklerinin etkisini araştırmaktır. 30 bağımsız denetçiye anket uygulanarak veriler toplanmıştır. Çalışmada değişkenlere ait geçerlilik ve güvenilirlik analizi yapılmıştır. Değişkenlere ait tanımlayıcı istatistikler sunulmuştur. Hipotezleri test etmek için istatistiksel analiz tekniklerinden parametrik istatistiksel tekniklerinden Bağımsız Örneklemeler T Testi (Independent-Samples t Test), Tek Yönlü Varyans (One-Way ANOVA) analizleri uygulanmıştır.

Bağımsız denetimDenetçilerEtik+3
Kübra Korkmaz
Balıkesir University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2023
00
Master'sOpen AccessTR

Bilişim teknolojilerinin denetim mesleğine etkileri

Son yıllarda yaşanan hızlı teknolojik gelişmeler hayatımızın her alanında kendini göstermiştir. Teknolojik gelişmelerin etkisiyle birçok işletmede, başta muhasebe bölümü olmak üzere bilgisayarlar kullanılmaktadır. Muhasebede bilgisayarların kullanımı bu gelişmelere paralel olarak karmaşıklaşmakta ve zorlaşmaktadır. Bilgisayarların muhasebe bölümünde kullanımı gerekli bilgileri kaydetmesinin yanında kaydedilen bu bilgilerin denetlenmesini de kaçınılmaz kılmıştır. Bu noktada denetçiden beklenen, bu gelişmelere uygun olarak denetçinin gerekli teknolojileri kullanma konusunda yeterli düzeyde eğitimli olmasıdır. Denetimde bilişim teknolojileri yardımıyla iş ve işlemlerin otomasyonu sağlanarak üretim artışı ve maliyet azaltılması temel amaç olmuştur. Bu aşamada bilişim teknolojileri denetçilere büyük katkılar sağlamaktadır. Bu çalışmada, muhasebe, muhasebe denetimi ve yaşanan teknolojik değişmeler doğrultusunda denetim mesleğinde meydana gelen değişimler üzerinde araştırma yapılmış ve araştırmaya katkı sağlayacağı düşüncesiyle anket yöntemine başvurulmuştur. Anahtar Kelimeler: BiliĢim teknolojileri(BT), BT Denetimi, Muhasebe Denetimi, Denetim, Osmaniye.

Bilişim teknolojisiDenetimDenetçiler+2
Dilem Seher Akçakale
Osmaniye Korkut Ata University · Sosyal Bilimler Enstitüsü
2014
00
Master'sOpen AccessTR

6102 Sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun muhasebe ve muhasebe denetimine getirdiği yeniliklerin 6762 Sayılı Türk Ticaret Kanunu ile karşılaştırmalı olarak incelenmesi

6102 Sayılı Türk Ticaret Kanunu, 13/01/2011 tarihinde TBMM Genel Kurulunda kabul edilmiş, yürürlüğe girmesine yaklaşık bir hafta kala önemli birçok maddesi değiştirilmiş ve bundan bir süre sonra değiştirilen ve kaldırılan maddeleri ile yürürlüğe girmiştir. Ticari hayatımıza devrim niteliğinde düzenlemeler getiren kanun, muhasebe alanına da birçok yenilik kazandırmıştır. Kazandırdığı yeniliklerin 6762 Sayılı Türk Ticaret Kanunu ile karşılaştırmalı olarak tek bir kaynakta yer almasının faydalı olacağı düşünülerek böyle bir çalışmanın yapılması uygun görülmüştür. 6102 Sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun hazırlanmasına etki eden etmenler, kanunla kaldırılan işletme hesabı defteri, önceki ticari defterlere ek olarak getirilen Pay defteri, Genel Kurul Toplantı ve Müzakere Defteri ile teknolojik imkanlarla sağlanabilen elektronik defter tutma ve elektronik ortamda toplantıların yapılması gibi yenilikler bu çalışmada detaylı olarak anlatılmıştır. 6762 Sayılı Türk Ticaret Kanunu'nda yer almayan ama yeni düzenleme ile yürürlüğe giren şirketlerin birleşmesi, bölünmesi ve tür değiştirmesine ilişkin getirilen yenilikler de karşılaştırmalı olarak anlatılmıştır. Ayrıca yeni düzenleme ile; bağımsız denetçilerin kimler olabileceği, denetçilik mesleğinin kazandığı prestij, bağımsız denetimin hangi sermaye şirketlerini kapsadığı, denetim türlerinin neler olduğu, bağımsız denetim ve özel denetim, işlem denetçiliğinin ilk düzenlemede yer alıp da uygulamaya geçemeden yürürlükten kaldırılması gibi düzenlemeler detaylı olarak araştırılmıştır. Elektronik ortamda defter tutulmasıyla birlikte ticari defterlerin yıpranması, arşivlenmesi gibi her türlü risk ortadan kalkmış olup, denetim faaliyetlerini kolaylaştırarak kayıtların daha uzun süre ve güvenli bir ortamda saklanmasına imkan tanınmıştır. Elektronik ortamda toplantı yapılabilmesiyle yeni çağımızın en önemli sorunu olan zaman sıkıntısı en aza indirilerek hızlı karar alma ve alınan kararları uygulama imkânı getirilmiştir. Birleşmek isteyen şirketlerin aynı türden olma koşulunun aranmamasıyla beraber eskiye oranla daha çok şirketin birleşmesine imkan tanınmış ve bunun sonucunda daha güçlü sermaye birikimleri sağlanmıştır. Bunlarla beraber bağımsız denetime tabi olan şirketlerin nitelikleri net olarak belirlenmiş, prestij kazanan denetçilik mesleğinin görev alanları genişletilmiş ve yükümlülükleri artırılmıştır. Anahtar Kelimeler: 6762 Sayılı Türk Ticaret Kanunu,6102 Sayılı Türk Ticaret Kanunu, Ticaret Kanunu, Muhasebe, Denetim.

DenetimKanunlar 6102 sayılıKanunlar 6762 sayılı+4
İsa Kılıç
Osmaniye Korkut Ata University · Sosyal Bilimler Enstitüsü
2014
00
DoctorateOpen AccessTR

Zorunlu denetim firması rotasyonunun bağımsız denetim kalitesine etkisi: Borsa İstanbul'da bir uygulama

Bağımsız denetimde zorunlu rotasyon, 2000'li yılların başlarından itibaren ortaya çıkmaya başlayan finansal skandalların zedelediği bağımsız denetim kalitesine duyulan güvenin yeniden sağlanması amacıyla, SOX Yasası ile önerilen bir çözüm yoludur. Ancak, zorunlu rotasyonun uygulanma şeklinin bağımsız denetim kalitesini etkileyip etkilemediği ile ilgili tartışmalar ABD başta olmak üzere, AB ülkeleri ve gelişmekte olan ülkelerde halen devam etmektedir. Bu nedenle, zorunlu rotasyonun denetim firması rotasyonu ve/veya sorumlu ortak başdenetçi rotasyonu şeklinde uygulanmasının denetim kalitesi üzerindeki etkisinin araştırılması önem taşımaktadır. Bu çalışmanın amacı, zorunlu bağımsız denetim firması rotasyonunun bağımsız denetim kalitesi üzerinde etkisinin olup olmadığını araştırmaktır. Borsa İstanbul'da 2010-2016 yılları arasında işlem gören imalat sanayii şirketleri örnekleminde gerçekleştirilen çalışmada, en küçük kareler regresyon yöntemi kullanılmıştır. Çalışmanın bulguları; zorunlu denetim firması rotasyonunun, gönüllü denetim firması rotasyonu gerçekleştiren şirketler ve herhangi bir denetim firması değişikliği gerçekleştirmeyen şirketlerle karşılaştırıldığında, ihtiyari tahakkuklar ile temsil edilen denetim kalitesi üzerinde olumlu etkisi olduğunu göstermiştir. Anahtar kelimeler: Zorunlu Denetim Firması Rotasyonu, Bağımsız Denetim Kalitesi, İhtiyari Tahakkuklar.

Bağımsız denetimBağımsız denetim kuruluşlarıBağımsız dış denetim+4
Neriman Yalçın
Osmaniye Korkut Ata University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2018
00

Related subjects