Family enterprises
83 theses under this subject heading
Impact of risk on continuity of family business: A case study on jordanian organizations
For weak management and collapse of family businesses, the research recommends that the members must trend positively in the family firm toward management which in result leads to the continuation of the family establishment as well as to realize Success in a family business this is a result of the coordination between the culture of the institution and the leadership style of its management. For the lack of strategic planning and the collapse of family businesses, the research recommends that establish effective strategic planning leads to easy transmission of management from generation to generation and the appropriate organizational structure ensures harmony between management, owners and family organization. As for the failure to form family councils and the collapse of family businesses, the research recommends that the family within the business should try as possible to stay away from any argument between family members as possible and find solution before it become difficult or the collapse the business as well as the decision-making power should not be only in one hand, but Fateful decisions are taken in the company by the Family Council or the Board of Directors. For domestic laws and the collapse of family businesses, the research recommends that must be laws to resolve conflicts and revise the current law of companies because it does not help the improving and developing the family firm. With regard to the difficulty of entering the capital market and the collapse of family businesses, the research recommends that impose regulations and the continuous development are important to instill investor confidence and encourage interest on the market and participation in it.
Türk aile işletmelerinde kurumsallaşma çabalarında kuşaklar arası çatışmanın rolü
Türk ve dünya ekonomisinde önemli bir yere sahip olan aile işletmeleri küreselleşme ile birlikte değişime uyum sağlamakta zorlanmaktadırlar. Ekonomik ve sosyal alanda önemli bir yere sahip olan aile işletmelerinin aile mülkiyetini koruyarak devam edebildikleri işletme ömürlerinin çok kısa olduğu incelenmiştir. Rekabet koşullarının sertleştiği küresel pazarda aile işletmelerinin yaşadıkları problemlerin sürdürülebilirliği ve rekabet gücünü düşürdüğü gözlenmektedir. Bu sebeple aile işletmelerinin ´´yeniden yapılanması´´ kaçınılmazdır. Aile işletmelerinin küresel pazara ve değişen rekabet şartlarına uyum sağlayamamasının en önemli nedeni kurumsallaşamamalarıdır. Yeniden yapılanma, yani kurumsallaşma sürecinde aile işletmelerinin önündeki en önemli engel ise kuşaklararası yaşanan çatışmalardır. Çalışmada aile işletmelerinin yapısı, aile ve işletmenin ilişkileri, yaşanan kuşaklararası çatışmalar, kurumsallaşamama nedenleri ve kuşaklararası çatışmaların kurumsallaşamamaya etkisi incelenmiş ve yorumlanmıştır. Anahtar Kelimeler: Aile işletmeleri, kuşak çatışmaları, kurumsallaşamama,
Aile işletmelerinde örgüt yapıları ile büyüme stratejileri arasındaki ilişkilerin incelenmesi üzerine bir araştırma
Tezin amacı, aile işletmelerinde temel örgüt yapılarındaki çeşitliliği araştırmak ve söz konusu yapılar ile büyüme stratejileri arasındaki ilişkileri ortaya koymaktır. Araştırmanın kapsamı, tekstil ve tekstilin yan kolları olan konfeksiyon, örme ve dokuma gibi iş kollarında faaliyet gösteren işletmelerde çalışmakta olan alt, orta ve üst kademe yöneticileri içermektedir. Aile işletmelerinde örgüt yapıları ile büyüme stratejilerinin ölçümlenmesi üzerine tekstil sektörü referans alınarak bir anket çalışması yapılmıştır. Kolaygelen örneklem grubu oluşturulmuştur. Anket soruları büyüme stratejileri ölçeği ile örgüt yapısı ölçeği olmak üzere iki ölçekten oluşmaktadır. Anket soruları, literatür taraması neticesinde oluşturulmuş ve referans ile oluşturulmuş olan hedef kitleye iletilmiştir. Anket katılımcılarından anket sorularını 2 gün içerisinde doldurulması istenip; 87 işletmeden katılım sağlanmış, 217 yöneticiye ulaşılmıştır. Verilerin değerlendirilmesinde tanımlayıcı istatistiksel yöntemleri olarak sayı, yüzde, ortalama, standart sapma kullanılmıştır. Araştırmada elde edilen veriler SPSS (Statistical Package for Social Sciences) for Windows 22.0 programı kullanılarak analiz edilmiştir. İki bağımsız grup arasında niceliksel sürekli verilerin karşılaştırılmasında t-testi, ikiden fazla bağımsız grup arasında niceliksel sürekli verilerin karşılaştırılmasında Tek yönlü (One way) Anova testi kullanılmıştır. Anova testi sonrasında farklılıkları belirlemek üzere tamamlayıcı post-hoc analizi olarak Scheffe testi kullanılmıştır. Araştırmanın sürekli değişkenleri arasında pearson korelasyon ve regresyon analizi uygulanmıştır. Anket sonuçlarına göre iki ölçeğin ortalamaları farklılık arz etmektedir. Büyüme Stratejileri Genel düzeyi çok yüksek; Örgüt Yapısı Genel düzeyi yüksek olarak saptanmıştır.Büyüme stratejileri genel ve örgüt yapısı genel arasında zayıf,pozitif yönde anlamlı ilişki bulunmaktadır. Pazarda üretim pazarlama ve yeniliğe yönelik stratejiler etkileyen boyutlardan Yöneticilerin planlama çalışması düzeyi ve Yöneticilerin karar vermede yönetici etkisi düzeyi pazarda üretim pazarlama ve yeniliğe yönelik stratejiler düzeyini arttırmaktadır. Yöneticilerin işletmelerin planlama yapmama nedenleri düzeyi pazarda üretim pazarlama ve yeniliğe yönelik stratejiler düzeyini azaltmaktadır. Yeni ve büyük pazarlara yönelik stratejileri etkileyen boyutlardan Yöneticilerin planlama çalışması düzeyi yeni ve büyük pazarlara yönelik stratejiler düzeyini Yöneticilerin karar vermede yönetici etkisi düzeyi yeni ve büyük pazarlara yönelik stratejiler düzeyini arttırmaktadır. Yöneticilerin işletmelerin planlama yapmama nedenleri düzeyi yeni ve büyük pazarlara yönelik stratejiler düzeyini azaltmaktadır.İşletmelerin örgüt yapılarının büyüme stratejileri arasında önemli bir etkisi vardır.
Bir aile işletmesi olarak Gelibolu Peksimethanesi Bulgaroğulları ailesi (1710-1861)
18. yüzyılın ilk yarısı Osmanlı coğrafyasında iktisadi refahın yaşandığı bir dönem olmuştur. Bulgaroğulları da Gelibolu'da böyle bir zaman diliminde 1710 yılına ilk izlerine rastlanılan bir Rum ailesidir. Diğer gayrı müslim esnaf gibi devlet donanması için peksimet üretimi yaparken zamanla diğer esnaftan ayrılarak belli bir itibar kazanmış ve Gelibolu peksimethanesini kendi tekellerine almışlardır. 19. yüzyıla gelindiğinde ise ailenin elinde yüksek miktarda bir sermaye birikiminin olduğu görülmektedir. En azından 1861 yılında işi kaybedişlerine kadar ellerindeki kapital hacmini genişlettikleri anlaşılan aile bu yıldan sonra farklı alanlara yatırım yapmıştır. Bu tez kapsamında iktisat tarihi ve mikro tarihin kesiştiği bir alanda, Bulgaroğulları örneğinden hareketle Osmanlılarda sermaye birikimi meselesi ele alınmıştır. Sermaye-devlet ilişkisinin karakterine dair bazı çıkarımlar yapılmış ve nihayetinde bunun niteliğini tanımlamak için ileri sürülen "Osmanlı tipi sermaye birimi" kavramı desteklenmiştir. Ailenin üretimleri incelenirken kaynakların el verdiği ölçüde bir aile tarihi çalışması da yapılmıştır. Bunun haricinde Osmanlılardaki peksimetçilik mesleğine dair bazı çıkarımlarda bulunulmuştur.
The board of directors as one of the mechanisms of corporate governance and its impact on the performance of Turkish family companies: A survey
Board of directors, one of the four structural elements of corporate governance, has attracted a great deal of attention in the past fifteen years due to corporate failures, concerns about the performance of corporations and the way they are governed. Inefficient government of companies was shown as one of the main reasons of the ongoing international and domestic financial crisis, bankruptcies and company frauds.As an emerging market, Turkey?s ability to attract international capital is relatively low. Analysis of the extant literature on Turkish companies indicate that a majority were founded and governed by families where only a small percent can survive into the third generation. This brings the necessity to examine the management and control systems and the board of directors in detail to achieve sustainable development in family companies.The main purpose of this study is to empirically analyze the relationship between the company performance of Turkish listed companies in Istanbul Stock Exchange and the compliance levels of the board processes to the corporate governance principles issued by Capital Markets Board of Turkey.
Aile şirketlerinde kurumsallaşmanın önemi ve firma performansına etkisi: İşgören algısı ile ilgili bir alan araştırması
Aile şirketlerinin ekonomideki yeri, değeri, katkıları ve miktarı göz önünde bulundurulduğunda ülke ekonomilerinde önemli bir yere sahip oldukları görülür. Özellikle ülkemiz ve dünya işletmelerinin büyük çoğunluğunu bu şirketler oluşturmaktadır. Fakat bu şirketlerin yaşam eğrisi incelendiğinde ömürlerinin pek de uzun olmadığı görülmekte ve önemli bir bölümünün daha ilk kuşak ve ikinci kuşakların yönetimlerinde yok oldukları görülmektedir. Yapılan araştırmalarda bunun en önemli sebebinin iyi bir örgüt yapısının ve sistemli bir yönetim anlayışının dolayısıyla da kurumsallaşmanın olmayışı görülmüştür. Birinci bölümde aile işletmesi kavramı, aile işletmelerinin kuruluş sebepleri, özellikleri, ülkemiz ve dünya ekonomilerindeki yeri, kuruluş ve gelişim evreleri, aile işletmelerinin üstünlük ve zayıflıkları, aile işletmelerinde kurumsallaşma konusu, yönetim ilkeleri, kurumsallaşma düzeyi, kurumsalşamanın yararları ve sakıncaları gibi kavramları üzerinde durulmuş. İkinci bölümde ise konu ile ilgili anket sorularının hazırlanması arastırmanın önemi, amacı, çalışmayla ilgili derlenen verilerin değerlendirilmesi, analizi ve konu ile ilgili sonuç ve öneriler kısmı üzerinde durulmuştur. Yapılan çalışma kapsamında Bursa ilinde faaliyet gösteren aile işletmelerinin kurumsallaşma biçimlerini ne kadar önemsedikleri ve kurumsallaşmanın işletme performansı üzerinde nasıl bir artış sağladığı araştırılmıştır. Gerçekleştirilen çalışma kapsamında teorik kısımda öncelikle kurumsallaşma konusu sonrasında aile şirketleri ii konusu ve sonrasında aile şirketlerinin temel sorunları ile ilgili literatür tarandıktan sonra çalışmayla ilgili mataryerler elde edilmeye çalışılmıştır. Araştırma verilerinin toplanmasında veri toplama aracı olarak aile işletmelerinin kurucu girişimcilerine ve çalışanlarına yönelik soru formları (anket) kullanılmıştır. Tüm bu gerçeklerden yola çıkarak aile şirketleri için hayati öneme sahip olan kurumsallaşma konusuyla ilgili olarak 112 farklı aile şirketinde anket değerlendirme çalışması gerçekleştirilmiştir. Gerçekleştirilmiş olan çalışma Bursa ilinde faaliyet gösteren aile işletmeleri olarak sınırlandırılmıştır. Gerçekleştirilen çalışma toplamda 130 aile işletmesine uygulanmak istenmiş ancak 112 tanesinden olumlu dönüş alınabilmiştir. 524 katılımcıdan cevap gelmiş olmasına rağmen cevapların 495 tanesi uygun olduğundan SPSS paket programı yardımı ile analiz edilmiştir. Katılımcılara uygulanan anket formu toplamda 23 adet ana sorudan oluşmaktadır. Bu 23 sorunun ilk 5 sorusu katılımcıların ve çalışmış oldukları şirketin yapısını yansıtan demografik sorulardır. Geri kalan 18 soru ise kendi içerisinde birçok soruyu barındıran ve aile şirketlerinin kurumsallaşma sürecinde takip ettikleri süreci belirlemeye yönelik, kurumsallaşmanın önemini belirten ve aynı zamanda kurumsallaşan aile işletmelerinin performanslarına olan etkilerini işgören çerçevesinde ölçmeye yarayacak sorulara yer verilmiştir. Sonuç olarak yapılan anket çalışmamızda ve daha önce konu ile alakalı yapılan çalışmalarda da açıkça belli olmakla birlikte aile şirketlerinin globalleşen dünya eknomisinde oluşan rekabet piyasalarında ayakta kalabilmeleri, yeni pazar paylarına ulaşabilmeleri, şirketlerin uzun ömürlü olabilmelerinin en başında kurumsallaşma kavramı gelmektedir.Anket çalışmamız kapsamında katılımcılardan alınan cevaplar doğrultusunda;Aile şirketlerinde kurumsallaşmanın kaçınılmaz bir süreç olduğu,büyüme trendine giren işletmelerde bu süreci sağlıklı yürütebilmeleri adına kurumsallaşmanın mutlak süretle uygulanması gerektiği.Kurumsallaşma ile birlikte oluşan kurum kültürüne bağlı olarak işletme içerisinde birtakım kuralların içselleştirilmesi suretiyle şirket içinde oluşabilecek muhtemel sorunların üstesinden gelinebileceği sonucuna ulaşılmış.Ayrıca şirketin yönetimin kademelerinde alanında uzman kişilerin istihdam edilmesi gerektiği.Böylece şirket içerisinde oluşabilecek nepotizmin önüne geçilebileceği ve bu sayede çalışanların kendilerini daha güvende hissetmekte olduğu ve buna parelel olarakta çalışanların performanlarında ve dolaysıyla şirketin performansında pozitif yönlü artışlar meydana geleceği sonucuna ulaşılmıştır.
Aile çiftçiliğinde beka stratejileri: Nazilli'de incir üreticiliği örneği
Bu araştırma, 2000'li yıllardan itibaren uygulamaya konulan tarımsal uyum politikaları ve tarımsal emtia piyasalarında korumacılığın ortadan kalktığı ve küreselleşmenin etkilerinin özellikle küçük üreticilerin varlıklarını sürdürmelerini zorlaştırdığının iddia edildiği bir bağlamda, aile çiftçiliğinin bekasını konu edinmekte ve ampirik veriler ışığında alana müdahil kuramsal iddiaların ve açıklamaların bir değerlendirmesini yapmaktadır. Araştırmanın temel iddiası, neoliberal kapitalist piyasaların, köylülüğün bekası üzerinde tek doğrultuda ilerleyen veya tek biçimli bir dönüşüm meydana getirmediği ve bekanın tek bir nedensel unsur temelinde açıklanamaz olduğudur. Bu iddia, toplumsal yapının olumsal, ilişkisel, çok katmanlı ve çoklu nedensellik üzerine kurulu hüviyetinden hareketle ileri sürülmektedir. Araştırmanın ampirik verileri, Batı Anadolu'da yer alan Aydın/Nazilli'ye bağlı Işıklar Köyü'nde 2018 yılında yapılmış olan saha araştırması yoluyla derlenmiştir. Işıklar, küçük ölçekli aile çiftçilerinin önemli ölçüde emek yoğun ve ağırlıkla ihracata yönelik olarak yapılan kuru incir üreticiliğinde uzmanlaştığı bir vakayı temsil etmektedir. Bu köy aynı zamanda literatürde sıkça dile getirilen yoksulluğun kırsallaştığı ve köylülüğün çözüldüğü yönündeki iddiaların da geçerliliğinin sorgulanmasına olanak sunan bir maddi refah düzeyine sahiptir. Bu nedenle, köy, küçük köylü ya da aile çiftliklerinin varlıklarını tehdit ettiği düşünülen çeşitli faktörlere nasıl tepki verdikleri ve onlarla nasıl mücadele ettiklerinin değerlendirilmesi adına ilgi çekici bir vakayı temsil etmektedir. Çalışma, neoliberal kapitalist piyasa koşullarını, modernleşmenin etkisi altında meydana gelen toplumsal ve kültürel değişim örüntülerini ve çeşitli yasa ve düzenlemeleri çiftçi topluluklarının varlığını sürdürmeleri üzerindeki üç temel dışsal baskı unsuru olarak ele almaktadır. Ancak hanehalkları bu baskı unsurlarına, sahip oldukları maddi ve toplumsal kaynakları ve kültürel normları, kendilerini iktisadi ve toplumsal olarak yeniden üretebilmek için örgütlemek ve harekete geçirmek suretiyle direnç göstermektedirler. Araştırmanın bulguları, neoliberal tarım politikalarının önemli olmakla birlikte, beka üzerinde asli değil ikincil bir baskı mekanizması olarak tanımlanabileceğini göstermektedir. Buna karşılık modernleşmeye ve iktisadi gelişmeye bağlı olarak artan tüketim düzeyi, değişen yaşam tarzı ve standartlarının doğurduğu yeni ihtiyaçlar ve toprağa erişime ilişkin toplumsal ve yasal kurallar çiftçiler üzerinde daha büyük bir baskı unsuru olarak karşımıza çıkmaktadır. Ancak, bu baskılar giderek derinleşen bir yoksulluk ve köylülüğün çözülmesine yol açan tek tip bir dönüşüm üretmemekte ve fakat tarım dışı gelir kaynaklarına artan bir bağımlılık ortaya çıkmaktadır.
Aile anayasası olan işletmelerde sürdürülebilirlik ve nepotizm algısının incelenmesi
Aile işletmeleri hem dünyada hem de Türkiye'de çok önemli bir yere sahiptir. Ülke ekonomilerinde İstihdam açısından önemli bir yerleri vardır. Aile işletmeleri üzerine yapılan araştırmalar oldukça eski ve fazladır. Yapılan araştırmalar aile işletmelerinin %70'inin 2. Kuşağa; %90'ının da 3.kuşağa kadar gelemediğini göstermektedir. Aile işletmelerinin büyük emeklerle, fedakarlıklarla kurulup, aile bireylerinin anlaşamaması, işletme sahibinin her konudan sorumlu olması, son kararı veren tek kişi olması, aile üyelerinin fikir uyuşmazlıklarının oluşu aile bireyleri arasında çatışmaya yol açmakta bu da aile işletmelerinin ömrünü kısaltmaktadır. Bu tez çalışmasında temel amaç, İstanbul'da faaliyetlerini sürdürmekte olan aile işletmelerinde; öncelikle nepotizmin ne ölçüde var olduğunu ve işletmenin sürdürülebilirliğini sağlamak için neler uyguladığını incelemektir. Bu çalışma; aile işletmelerinin sürdürülebilir olmasına katkı sağlayacağı düşünülmektedir. Bu amaçla nepotizm ve sürdürülebilirlik altında iş tatmini ve adalet algısına yönelik sorulardan oluşan anket dağıtılarak veriler toplanmış ve toplanan veriler çeşitli istatiksel teknik ve yöntemlere göre test edilerek, elde edilen bulgular analiz edilip yorumlanmıştır. Araştırma sonucunda aile işletmelerinin sürdürülebilirliğini sağlayabilmesi için işletme içerisinde kuralların önemi görülmüştür. Bu nedenle aile işletmesinde anayasayla kurallar belirlenmeli ve bir düzen kurulmalıdır. Bu da nepotizmi düşürerek iş tatminine ve adalet algısına olumlu yön vererek işletmenin hayatta kalmasını kolaylaştırdığı tespit edilmiştir.
Aile şirketlerinin sürdürülebilirliğinde kurumsallığın rolü
Aile şirketlerinin ekonomiye sağlamış olduğu katkının, tüm dünya ülkelerinde olduğu gibi Türkiye'de de oldukça önemli olduğu bilinmektedir. Aile işletmelerinin kendilerine göre oluşturdukları yapılarının avantajları olduğu gibi dezavantajları da bulunmaktadır. Aile işletmelerinin çevresinde meydana gelen değişimlere ayak uydurması ayrıca bu değişimlerinde sürdürülebilirliğinin devam etmesi ise kurumsallaşma olarak ifade edilmektedir. Yapılan bu çalışmada ise aile şirketlerinin sürdürülebilirliğinde ve büyümesinde kurumsallaşmanın rolü ele alınacaktır. "Aile Şirketlerinin Sürdürülebilirliğinde Kurumsallığın Rolü" konulu bu araştırmanın amacının, öneminin, kapsamının, araştırdığı problemin, araştırma modelinin, araştırmanın sınırlılıklarının, evreninin ve örnekleminin, varsayımlarının, boyutlarının ve faktör analizinin, hipotezlerinin, kullanılan ölçeklerin ve veri toplama araçlarının ifade edildiği bu çalışma özelinde uygulanan anketle sağlanan bulgulara; demografik bilgilere, anova testine, korelasyon ve regresyon analizlerine dair inceleme ve değerlendirmelere yer verilmektedir.
The transgenerational sustainability of family firms
Given the economic significance of family firms and their low rates of survival, understanding the factors that contribute to the transgenerational sustainability of family firms has been an important subject of research. In this dissertation, the topic of transgenerational sustainability of family firms is explored in light of three research studies conducted in Turkey. In Chapter 1, the significance of the topic is explained, and three research studies are introduced. In Chapter 2, the construct of commitment is explored in the context of next-generation members of the family firm. Based on in-depth interviews with 22 members of 17 long-lived family firms in Turkey, a model to explain the distinctive nature of commitment, as well as the roots of commitment in childhood and adolescence is developed. In Chapter 3, following an alternative approach to the study of transgenerational sustainability, the focus is on the entrepreneurial behavior of family firms. The purpose of this chapter is to explore the different ways in which long-lived family firms manage to be innovative while remaining firmly anchored to their traditions. In Chapter 4, through a survey among 252 owner-managers of family firms in Turkey, the effects of family social capital on owner manager's intention for transgenerational sustainability are investigated. In Chapter 5, findings of three research studies are integrated and conclusions are drawn. Through combining different research methods and alternative approaches to the research topic, this dissertation aims to enhance our understanding of the factors that contribute to the transgenerational sustainability of family firms.
Aile işletmelerinde kurumsal yönetim, nepotizm ve işletme performansı ilişkisi
Bu çalışmanın amacı, aile işletmelerinde nepotizm, kurumsal yönetim ve işletme performans ilişkisi bunun yanında kurumsal yönetim ve işletme performansı ilşkisinde nepotizmin aracı etksini belirlemektir. Çalışmanın evrenini Denizli ilindeki aile işletmeleri, örneklemini ise veri toplamaya izin veren aile işletmeleri oluşturmaktadır. Anket, aile işletmelerinde beyaz yakalı çalışanlara uygulanmıştır. Çalışmanın verileri, anketlerin çalışanlara işletmelerde insan kaynakları departmanı vasıtasıyla dağıtılıp toplanması ve internet aracılığı ile uygulanması şeklinde elde edilmiştir. Bu kapsamda, 441 veri analiz edilmiştir. Yapılan analizler sonucunda araştırmada kullanılan kurumsal yönetim, nepotizm ve işletme performansı ölçeğinin geçerli ve güvenilir olduğu belirlenmiştir. Çalışmanın sonuçlarına göre; örgütlerde nepotizm algısının (¯X=2,60), kurumsal yönetim algısının (¯X=3,24) ve performans algısının (¯X=3,71) olduğu görülmüş. Kurumsal yönetim ile nepotizm değişkeni arasında negatif, kurumsal yönetim ile işletme performansı arasında pozitif ve nepotizm ile işletme performans arasında negatif yönlü anlamlı bir ilişkinin olduğu tespit edilmiştir. Nepotizmin değişkeninin, kurumsal yönetim ve işletme performansı değişkenleri arasında anlamlı aracı etkisi bulunmuştur. Anahtar Kelimeler: Aile İşletmeleri, Nepotizm, Kurumsal Yönetim, İşletme Performansı
Aile şirketlerinde kurumsallaşma ve bir araştırma
Bu çalışmanın literatür kısmında aile şirketlerinde kurumsallaşma konusu, üç bölüme ayrılmış olup, öncelikle kurumsallaşma kavramı daha sonra aile şirketi kavramı ve nihayetinde de aile şirketlerinde kurumsallaşma kavramları incelenmiştir. Bu bağlamda kurumsallaşmanın aile şirketleri açısından taşıdığı hayati öneme özellikle vurgu yapılmıştır.Uygulama kısmında ise, 135 katılımcıdan toplanan verilerle yapılan analizler ve öneriler yer almaktadır. Analiz sonuçları çizelgeler ile sunulmaktadır. Araştırma sorularında, katılımcılara kurumsallaşmanın temel göstergeleri olarak kabul edilen konularda sorular yöneltilmiştir. Gelen yanıtlar neticesinde sözü edilen üç kurumsallaşma göstergesinin aile şirketinin faaliyet göstermiş olduğu il, sektör, hukuki yapısı, çalıştırdığı personel sayısı ve bulunduğu kuşak ile ilgili özellikleriyle olan ilişkisi öğrenilmeye çalışılmıştır.Elde edilen bulgulara göre, il faktörünün yukarıda sözü edilen üç kurumsallaşma göstergesi ile anlamlı bir farklılaşma gösterdiği sonucuna varılmıştır. Bunun yanında şirketin hukuki yapısı, çalıştırılan personel sayısı ve sektör faktörleri ile ?yazılı plan ve program bulundurma? konusu arasında da anlamlı bir farklılaşmanın olduğu da göze çarpmaktadır. Araştırmaya katılan şirketlerin hukuki yapısı ile ?kişilerin sözünün değil sistemin hâkim olması? konusunda da anlamlı bir farklılaşma olduğu görülmektedir.Anahtar Kelimeler: Kurumsallaşma, Aile Şirketleri, Aile Şirketlerinde Kurumsallaşma, Nepotizm
Türk Ticaret Kanunu'nun getirdiği yenilikler açısından aile işletmelerinde kurumsal yönetimin incelenmesi
Bu çalışmanın amacı, 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu kapsamında düzenlenerek zorunlu uygulama esasına dönüştürülen kurumsal yönetim ilkeleri ile ilgili hükümlerin aile işletmeleri açısından nasıl etkiler doğuracağını ortaya koymaktır. Çalışmada aile işletmeleri ve kurumsal yönetim konuları hakkında genel bir çerçeve çizilmiş ve kurumsal yönetimin dört temel öğesi olan şeffaflık, adillik, hesap verebilirlik ve sorumluluk ilkeleri kapsamında 6102 sayılı kanunda yapılan düzenlemeler değerlendirilmiştir. Çalışma içerisinde kurumsal yönetim ilkeleri doğrultusunda 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu hükümleri ile ilgili olarak belirli kategoriler oluşturulmuştur. Bu kategorilerde yer alan düzenlemeler öncelikle ilkeler kapsamında değerlendirilmiş, daha sonra bu düzenlemelerin aile işletmeleri açısından yaratacağı olumlu olumsuz durumlar irdelenmiştir.
Aile işletmelerinde pay sahibi kadınların konumunun incelenmesi: Çorum örneği
Ülke ekonomileri içerisinde aile şirketlerinin payı dünyada olduğu gibi ülkemizde de artış eğilimindedir. Türkiye şirketlerinin neredeyse %90'ını oluşturan aile şirketlerinin, toplam üretim, istihdam ve ortaya konan toplam kazancın büyük bir bölümüne tekabül ettiği görülmektedir. Sahip olduğu yapısal özellikler itibariyle diğer şirketlerden farklı olan aile şirketlerinde yönetici tercihleri çoğunlukla erkek çocuklardan yana kullanılmaktadır. Türkiye'de iş hayatına giren kadınların sayısı gittikçe artmaktadır. Ancak yönetimde bulunan kadınların oranı incelendiğinde aynı artışın gerçekleşmediği görülmektedir. Dünyanın birçok ülkesinde olduğu gibi Türkiye'de de kadınlar yönetimde yetersiz temsil edilmektedir. Bu çalışmada, Çorum ilinde Aile şirketleri yönetiminde kadın hissedarların etkinliği araştırılmıştır. Araştırma sonuçlarına göre, Türkiye'deki aile şirketlerinin ikinci ve üçüncü nesillere aktarılabilme oranının çok az olduğu, görüşme yapılan kadınların çoğunluğunun yönetimde olduğu, kadın olmalarından dolayı genel olarak bir sorun veya sıkıntı yaşamadıkları, çalışan kadın olmanın çok büyük bir ayrıcalık olduğunu maddi ve manevi yönden birçok katkısının olduğu, yönetimin bütün kademelerinde karar alma, planlama, organizasyon gibi birçok aşamada görev ve sorumluluk alabildikleri, aile büyüklerinin söz sahibi olması ve kararların bu doğrultuda alınmasından dolayı bazı sıkıntıların yaşandığı tespit edilmiştir.
Aile işletmelerinde nepotizmin algılanan örgütsel adalete etkisi
Ülkelerdeki işletmeler içerisindeki aile işletmelerinin payı incelendiğinde işletmelerin büyük çoğunluğunu aile işletmelerinin oluşturduğu görülmektedir. Ülke ekonomilerinde önemli bir role sahip olan aile işletmelerinin başta gelen temel sorunlarından birisi de nepotizmdir. Kayırmacılığın bir türü olarak akraba kayırmacılığını ifade eden nepotizm kavramı, akrabalık ilişkilerinin ön plana çıktığı aile işletmelerinde kendini göstermektedir. Aile işletmelerindeki bu kayırmacı uygulamalar, örgütün bir parçası olan çalışanların zihninde adil olup olmaması yönünde birtakım değerlendirmelerden geçmektedir. Bireyin kayırmacı uygulamalara ilişkin bu yargısı adalet algısını oluşturmakta ve söz konusu adalet algısı örgütsel adalet kavramını ifade etmektedir. Bu anlamda aile işletmelerindeki nepotizm uygulamalarının çalışanların örgütsel adalet algısına olan etkisi önem taşımaktadır. Bu çalışmanın amacı aile işletmelerindeki nepotizm uygulamalarının örgütün bir parçası olan çalışanların adalet algısına olan etkisini ortaya koymaktır. Ayrıca cinsiyet, yaş, işletmede çalışma süresi, mesleki kıdem gibi çalışanların demografik özelliklerinin nepotizm ve algılanan örgütsel adalete göre farklılık gösterip göstermediği de incelenmiştir. Bu amaçla nicel paradigmayla, araştırmanın örneklemini oluşturan Çorum ilinde çalışmakta olan 397 beyaz yakalı aile işletmesi çalışanı ile anket çalışması gerçekleştirilmiştir. Çalışmada elde edilen veriler SPSS programı aracılığı ile analiz edilmiştir. Verilerin analizinde; bağımsız örneklem t testi, tek yönlü varyans analizi (Anova), Pearson korelasyon analizi ve regresyon analizleri uygulanmıştır. Yapılan analizler sonucunda algılanan örgütsel adalet üzerinde nepotizmin işe alma ve işlem boyutunun negatif yönde bir etkisi olduğu, terfi boyutunun anlamlı bir etkisi olmadığı ve nepotizmi oluşturan bu üç boyutun algılanan örgütsel adaletteki değişim üzerinde %14 oranında açıklayıcı olduğu (Düzeltilmiş R2=0,147) bulgusuna varılmıştır. Ayrıca nepotizmin çalışanların mesleki kıdemleri ve eğitim düzeylerine göre farklılaşma gösterdiği; algılanan örgütsel adaletin ise çalışanların yaşları, işletmede çalışma süreleri, mesleki kıdemleri ve eğitim düzeylerine göre farklılık gösterdiği bulgusuna varılmıştır.
The effect of personality types and family relations on decision making in family businesses
All around the world, especially in Turkey, family businesses are a majority as a company structure many businesses run depending on the trust between family members. In Turkey mostly the relationship among relatives are much more important compared to western countries because of the traditions. The relationship inside family businesses doesn't always end up with just working area. Because these people are together at the homes as well. So the family dynamics, personalities and the situation at home will affect the business as well. In this study, the relationship between family relations and decision making was searched and the moderating role of personality types was observed in this relationship. 106 participants were included in the research. Demographic questions, Decision Making Scale, Family-Company Relationship Scale and Personality Type Scale were applied to the participants. According to the findings obtained from the research, family relations has a significant effect on decision making in family business. Personality Type has a partial moderating role in the relationship between family relations and decision making.
Aile işletmelerinin sürdürülebilirliğinde sonraki kuşakların duygusal sahiplik algılamalarının rolü: Türkiye'deki kıdemli işletmeler bağlamında araştırılması
Ülke ekonomilerinin dinamik unsurunu oluşturan ve sosyo-ekonomik gelişmesinde önemli bir paya sahip olan aile işletmelerinin sürdürülebilirliğinin sağlanmasında, bir yandan sosyal, psikolojik ve kültürel özellikleri temel alan aile ile diğer yandan ekonomik niteliği ağır basan ve temellerini rasyonelliğe dayandıran işletmenin uyum içerisinde çalışması büyük önem taşımaktadır.İşletmelerin varlıklarını sürdürülebilir kılmaları noktasında, tüm yaşamsal evrelerde rasyonel temele dayanan düzenlemelere rastlamak mümkündür. Örneğin; işletmeye ve aileye yol gösteren, aile ile işletme ilişkilerinin kurumsallaşmasını gözeten, aile anayasaları, aile konseyleri, aile meclisleri ve stratejik gelişim planları gibi. Fakat yapılan çalışmalar göstermektedir ki, aile işletmelerinde yaşanan sorunların yönetilmesinde ve sürekliliğin sağlanmasında rasyonel düzenlemeler işletmeyi tek başına sürdürülebilir başarıya taşıyamamaktadır.Aile işletmesinin sürdürülebilirliğinde etkili olan aileye ve işletmeye ait ilkeleri, değerleri, normları, vizyon ve misyon anlayışını sonraki kuşak aile üyelerinin sürdürülebilir kılması rasyonel ilkelerin ışığında yapılan düzenlemelerin yanı sıra, duygusal sahiplik olgusunun yaratılabilmesiyle mümkündür.Çalışmanın araştırma ana kütlesini ülkemizde faaliyet gösteren ve İstanbul Ticaret Odası'nda kaydı bulunan, 1930 yılı öncesinde kurulan ve günümüze kadar yaşamlarını sürdüren işletmeler oluşturmaktadır. ?Kıdemli İşletmeler? olarak tanımlanan ve kuruluşlarından günümüze kadar sürdürülebilirliklerini sağlamış 60 işletmenin sonraki kuşak işletme sahiplerine 6 bölüm 40 sorudan oluşan bir anket uygulanmıştır. Aile işletmelerinin sürdürülebilirliğinin sağlanmasında rasyonellik ilkelerinin yanı sıra duygusal sahiplik olgusunun etkisinin ölçülmesini amaçlayan anket sonuçları istatistiksel olarak yorumlanarak analiz edilmiştir.
Aile işletmelerinde sosyal sermayenin örgütsel performansa etkisi ve bir uygulama
Bu çalışma, aile işletmelerinde içsel ve dışsal sosyal sermayenin örgütsel performansa etkisini ölçmeyi amaçlamaktadır. Araştırma konusu, Malatya, Elazığ, Bingöl, Tunceli illerini kapsayan TRB1 bölgesinde Organize Sanayi Bölgeleri'nde faaliyet göstermekte olan on ve üzeri çalışan sayısına sahip aile işletmeleridir. İşletmelerden veriler anket uygulanması suretiyle elde edilmiştir. Yapılan analizler neticesinde, çalışmanın başında oluşturulan hipotezler revize edilmiş ve oluşturulan yeni hipotezler çerçevesinde saha analizi yapılan çalışmaya konu aile işletmeleri için içsel sosyal sermayenin alt bileşenleri bilgi paylaşımı, güven ve paylaşılan vizyon ve dışsal sosyal sermaye ile örgütsel performans arasında istatistiksel açıdan olumlu bir ilişki olduğu sonucuna ulaşılmıştır. Bunun yanında, araştırma bünyesinde gerçekleştirilen istatistiki analizler çerçevesinde araştırmanın niyet edilen sonuçlarına ilaveten niyet edilmeyen ve önemli olduğu düşünülen bir takım bulgulara da ulaşılmıştır.
Aile işletmelerinde sürdürülebilirlik ve Bursa ilinde bir araştırma
İşletmelerin ekonomiye yapacakları katkı düzeyi sahip oldukları yapılarıyla ilgilidir. Kurumsal olmayı başarabilmiş işletmelerin daha karlı ve dolayısıyla ekonomiye katkısının daha yüksek olduğu bilinmektedir. Ülkemizdeki işletmelerin büyük çoğunluğu aile işletmelerinden oluşmaktadır. Bu işletmelerin bir kısmı kurumsallaşmışken büyük çoğunluğu kurumsal düzeye erişememiştir. Bu çalışmada DOSAB ve NOSAB da bulunan aile işletmelerine 15 sorudan oluşan bir anket uygulanarak işletmelerin sürdürülebilirlik ve kurumsal yapılarıyla ilgili veri toplanmış, kurumsallaşmanın önündeki dar boğazlar tespit edilmeye çalışılmıştır. Veriler SPSS 23 paket programı kullanılarak frekans analizine tabi tutulmuştur. Çalışmadan elde edilen en önemli sonuç kurumsallaşmayı engelleyen en belirleyici etkenin karar alma süreçlerinde aile değerlerinin ön planda tutuluyor olmasıdır.
Aile işletmelerinde kurumsal yönetim anlayışı ve profesyonelleşmenin işletme performansına etkileri
Global dünyada işletmelerin varlıklarını devam ettirmeleri; geçmişteki kurulum ve kazanımlarının yanında, günün koşullarına adapte olmasına ve geleceğini global yapıya uyumlu planlamasına da bağlıdır. Global yapıya adapte ve/veya uyumlu olma düzeyi işletme faaliyetlerinin kurumsal yönetim anlayışı ile birlikte profesyonel yöneticiler tarafından organize edilmesine ve yönlendirilmesine bağlıdır.Kurulum aşamasında birey ve/veya bireyler tarafından inşa edilen ve ilk zamanlarda basit organizasyonel davranışlarla başarılar elde edebilen aile işletmeleri zaman içerisinde günün hızla değişen ve karmaşıklaşan piyasa koşullarına ayak uydurmakta zorlanmaktadırlar. Bilgiye verilen değer ve faydalanma alternatiflerindeki değişiklikler, teknolojideki hızlı değişim, zorlu rekabet piyasası ve çevre koşullarının her gün farklılaşması ile birlikte işletmelerin kurulum aşamasındaki yapısı yetersiz kalmaktadır. Bu şartlar altında işletmelerin yaşam sürelerini ve performanslarını en yüksek düzeyde tutmaya yönelik bir yapılanmanın ve yönetim tarzının gerekliliği ortaya çıkmaktadır. Profesyonelleşme ve bunun tetikleyicisi olan kurumsallaşma küçük çaptaki işletmelerin faaliyetlerini daha sağlıklı devam ettirmeleri ve stratejik planlarına ulaşmadaki performansları kurumsallaşma düzeyiyle orantılı olacaktır.Bu çalışma, kurumsal yönetim anlayışı ve profesyonelleşmenin yönetim bilimi içerisindeki açılımını ve farklı yönetim tarzlarıyla etkileşimini, bununla birlikte, bu etkileşimin çıktılarıyla işletme performansı arasında bir ilişki olup olmadığını ortaya koyarak, yönetim literatürüne katkıda bulunmakla birlikte, örgüt sahip, ortak ve liderlerine işletmenin içinde bulunduğu durumu iyi analiz etme ve kurumsallaşma sürecini iyi yönetme de yol gösterici olacaktır.
Aile işletmelerinde kriz yönetimi ve Kütahya İli'nde bir uygulama
Aile şirketleri herhangi bir doğal afet veya ekonomik krize karşı daima hazırlıklı olmalıdırlar. Dolayısıyla herhangi bir krizin zararlı etkilerinden kendilerini korumak için birtakım önlemleri almaları gereklidir. Etkili bir kriz yönetimi planı için öncelikle işletmenin karşılaşabileceği tehditler belirlenir ve çözüm önerileri ortaya konur. Aile şirketlerinde kriz anında göreve alacak bir acente olmadığı için kendi kriz yönetimi planlarını kendilerinin oluşturup uygulamaları gerekir. Bu nedenle, bu şekilde yapılanmış şirketlerde kriz yönetimi ayrı bir öneme sahiptir. Etkili kriz yönetimi yönetimde işletme yöneticinin öncelikle birkaç alanı kontrol altına almasını gerektirir.Aile şirketlerini etkileyebilecek krizler; küçülme dolayısıyla işgören çıkarılması, davalar, finansal problemler, ayrımcılık/taciz, cezalar, medya kuşatması, dedikodular, ürünlerde aşırı defolar, kalite sorunları, şiddet tehditleri, iş kazaları, yönetim kurulu başkanının ani ölümü, hükümet cezaları, doğal afetler, boykot ve grevler vs'dir.Bu çalışmanın birinci bölümünde aile şirketlerinin yapısal analizi yani tarihi gelişimleri ve özellikleri üzerinde durulmuştur. İkinci bölümünde ise işletmelerde kriz ve kriz yönetimi tanımlanmıştır. Üçüncü ve son bölümünde ise aile şirketlerinde kriz yönetimi ve işletme açısından önemi incelenmiştir. Aile şirketlerinin karşılaştıkları krizlerde izlemeleri gereken yollar anlatılmaya çalışılmıştır. Kriz öncesi, kriz anı ve kriz sonrası kriz yönetimleri anlatılarak bu işletmelerin karşılaştıkları krizlerde nasıl davrandıkları ve karşılaşacakları krizlerde nasıl davranmaları gerektikleri ifade edilmiştir. Bir bütün olarak çalışma incelendiğinde konuların birbirlerini tamamlayıp sade bir dil kullanılarak herkesin anlayabilmesi hedeflenmiştir.Anahtar Kelimeler: Kriz, Yönetim, Aile İşletmeleri, Yönetici
Aile işletmelerinde yönetsel liderliğin işgörenlerin motivasyonu üzerine etkileri: Bir uygulama
Aile işletmeleri ülke ekonomilerinde önemli bir yere sahiptir. Ülkelerin ekonomik hayatında yer alan şirketlerin büyük oranda aile işletmeleri olduğu görülmektedir. Gayri safi milli hasılanın önemli bir kısmı aile işletmeleri tarafından üretilmektedir. Günümüzde işletmelerin başarılarını önemli ölçüde etkileyen iki faktör ön plana çıkmaktadır: Liderlik ve motivasyon. Liderler, çalışanların motivasyonlarını pozitif yönde etkileyecek unsurları belirleyip bunların sürekliliğini temin ederek işletmenin hedefleri doğrultusunda ilerlemesini ve başarıya ulaşmasını sağlamaktadır.Tezde liderlik ile ilgili tanımlar, liderlik fonksiyonları, lider ve yönetici arasındaki farklar, klasik ve modern liderlik kuramları ele alınırken; motivasyonun tanımı ve önemi, motivasyon araçları, teorileri ve işyerinde motivasyonu etkileyen unsurlar, Liderliğin Motivasyon Üzerine Etkileri, Aile İşletmelerinde Liderliğin Motive Edici Uygulamaları da ayrıntılı şekilde incelenmiştir. Son olarak; konu ile ilgili durum tespiti yapmaya yönelik tanımlayıcı bir araştırmaya yer verilmiştir.Bu araştırmada, aile işletmelerinde yönetsel liderliği davranışlarının işgörenlerin motivasyonu üzerindeki etkisini belirleme amaçlanmıştır Araştırmanın teorik bölümü konuyla ilgili elde edilen kaynaklardan faydalanarak hazırlanmıştır. Uygulanana anket formu, lider ve çalışanlara yönelik olarak iki farklı şekilde hazırlanmıştır. Anket uygulaması, Kütahya ilinde faaliyet gösteren Işılda Süt Sanayi çalışanları ile yapılmıştır. Araştırma amacına dayalı olarak anket yolu ile uygulama yapılan işletmede elde edilen veriler analiz edilip yorumlanmıştır.
Aile işletmelerinde bütçe uygulamalarının işletme planlaması ve faaliyetlerinin kontrolü üzerindeki etkisi ve bir uygulama
Ülkemizdeki işletmelerin birçoğu aile işletmesi olarak faaliyet göstermekte ve işletmenin bir kuşaktan diğer kuşağa aktarılması ile işletmelerde sürdürülebilirlik sağlanmaktadır. Bu bakımdan aile işletmelerinin sonraki nesillere aktarımını sağlıklı bir şekilde yürütebilenlerde işletmelerin belirli bir olgunluk ve kurumsallık seviyesini yakalamış olmaları beklenmektedir. Bu işletmelerde süreklilik ve beraberinde olgunluk seviyelerinin yakalanması açısından değerlendirildiğinde, işletmelerin belirli dönemler halinde hedefler belirlemeleri ve bu hedeflere ulaşmada performansa dayalı metodolojilerin esas alınması kritik bir öneme sahiptir. Bu metodolojilerin hayata geçirilmesinde ise bütçe uygulamaları ve bu uygulamaların aile işletmelerinde stratejik yönetim ilkeleri doğrultusunda planlama ve faaliyetlerin kontrolüne olan katkısının ne derecede başarılı olduğu bu çalışmada araştırılmıştır. Bütçelerin özellikle aile işletmelerinde işletme performansına arzu edilen katkıyı sağlayabilmesi için bütçeleme süreçleri ve uygulama aşamalarındaki katılımcı davranışlarının iyi anlaşılması gerekmektedir. Bu çerçevede tasarlanan çalışmada, işletme bütçeleri ve aile işletmeleri geniş bir çerçevede açıklanarak işletmenin planlanması ve faaliyetlerin kontrolünün belirleyicisi olarak bütçe uygulamaları, bütçenin algılanan önemi, bütçesel kontrol sistemi, bütçesel planlama ve bütçe uygulama stratejisi arasındaki ilişkilerin incelenmesi amaçlanmıştır. Bu kapsamda çalışmada, Bursa ilinde bütçeleme süreçlerinde görev alan 175 katılımcıdan anket yoluyla elde edilen verilerin, kısmi en küçük kareli yapısal eşitlik analiziyle elde edilen sonuçlarına yer verilmiştir. Elde edilen bulgular ışığında bütçe uygulama stratejisini benimseyerek faaliyet gösteren aile işletmelerinde bütçelerin kullanılmasının getireceği performans artışı ve bu sayede bütçe kontrol sisteminin faydası da anlamlı şekilde artmaktadır. Çalışmada ayrıca bütçe uygulama stratejisinin bütçesel planlama ve bütçenin algılanan önemi üzerinden anlamlı bir artışa neden olan önemli bir öncül olduğu tespit edilmiştir. Bu açıdan aile işletmelerinde bütçe uygulama stratejisinin bütçeye atfedilen önemin artmasını ve bütçe planlamasına zemin hazırlayarak planlama etkinliğini artırarak bütçe kontrol sistemi ve organizasyonel performansı dolaylı olarak pozitif şekilde etkilemesi suretiyle aile işletmelerinde planlama ve faaliyetlerin kontrolüne katkı sağladığı belirlenmiştir.
Bursa şehrindeki aile işletmelerinin aile anayasasına yönelik bir araştırma
Bu çalışmada aile anayasası uygulaması içerisinde olan şirketleri bu uygulamaya iten faktörlerin ve uygulama sonrasında şirketlerin karşılaştığın neticelerin anlaşılması amaçlanmıştır. bu bağlamda çalışman nitel doğadadır. çalışmanın fenomeni idrak etmeye yönelik çabası doğrultusunda, araştırmacı bursa ilinde aile anayasası uygulaması olan 19 firma ile yarı - yapılandırılmış görüşmeler gerçekleştirilmiş araştırma bulguları ; işletmelerin anayasa kurum içi çatışmalar, kurumsallaşmayı sağlama arzusu, görev tanımlarını netleştirme çalışması, nesiller arası geçi ve örgütsel amaçlar nedeni ile başladığını ortaya koymaktadır. benzer biçimde bulgular, firmaların anayasa sahipliği sonrasında sinerjide artış, örgütsel adaletin sağlanması, organik büyümenin sağlanması, karaların rasyonolije olması, ve iletişim güçlenmesi gibi bazı kazanımlar sağladıklarını göstermektedir.