Geothermal energy

50 theses under this subject heading

Master'sOpen AccessTR

Teknik elemanların yenilenebilir enerji kaynaklarına bakış açıları

Yenilenebilir enerji; doğal kaynaklardan elde edilebilen, bol, temiz ve tükenmez bir enerji kaynağı olup; kullanıcısına enerji tasarrufu/verimlilik imkânı tanıması, ekosisteme olan katkısı ve gelecek nesillere daha temiz bir çevre bırakmak adına sürdürülebilirlik için büyük önem arz etmektedir. Bu kaynakların; enerji açısından dış ülkelere olan bağımlılığı azaltması, lojistik avantajlara sahip olması ve çalışan istihdamına katkı sağlaması da kullanımı konusunda kişileri/işletmeleri/devletleri teşvik eden diğer önemli hususlardandır. Bu çalışmada TR63 bünyesindeki Hatay, Osmaniye ve Kahramanmaraş illerinde, yenilenebilir enerji kaynaklarının tasarımında, proje kontrolünde, imalatında veya denetim aşamasında görev alan 170 kamu ve özel sektör teknik elemanlarının tecrübeleri ışığında bir anket uygulaması yapılmıştır. Çalışma kapsamında toplanan veriler tanımlayıcı istatistiksel yöntemler, göreceli önem indeksi, ki-kare bağımsızlık testi ve faktör analizi ile değerlendirilmiştir. Elde edilen analiz sonuçları literatür bulguları ile tartışılmıştır. Çalışma sonucunda; ankete katılan teknik elemanlardan inşaat mühendisleri ve mimarların yenilenebilir enerji kaynaklarına olan farkındalık düzeyleri arasında büyük farklar olmadığı, kamu ve özel sektörde çalışanlar arasında da bu konuda bir fark bulunmadığı; yenilenebilir enerjiyi ısıtma, soğutma ve havalandırma sistemlerinde amaçlı kullandıkları; mekanik ve elektronik aktif sistemleri, pasif sistemlere göre daha çok tercih ettikleri belirlenmiştir. Ayrıca bu kaynaklar ile elektrik ve yakıt üretiminin de sağlanabildiği, ihtiyaç duyulan enerjinin konfor koşullarından ödün vermeden minimum seviyede tutulmasının mümkün olduğu ifade edilmiştir. Çalışmanın yapıldığı TR63 bölgesinin iklim koşullarına uygunluğu nedeniyle güneş ve rüzgâr enerjisinin en çok kullanılan yenilenebilir enerji kaynağı olduğu tespit edilmiştir.

Biyokütle enerjisiDalga enerjisiElektrik enerjisi+6
Esin Işık
İskenderun Technical University · Mühendislik ve Fen Bilimleri Enstitüsü
2024
00
Master'sOpen AccessTR

Afyonkarahisar yöresinde bulunan seralarda kullanılan jeotermal ısıtmada karşılaşılan sorunlar

Bu çalışmada, Afyonkarahisar ilinde bulunan seraların jeotermal kaynaklarla ısıtılmasında karşılaşılan sorunlar incelenmiş ve bu seraların mevcut durumları ile yapısal özellikleri ortaya konulmuştur. Araştırmanın ana materyalini tam sayım yöntemi ile belirlenen 43 sera üreticisi ile yüz yüze yapılan anketler oluşturmaktadır. Verilerin analizi için parametrik olmayan yöntemlerden Kruskal-Wallis ve Mann-Whitney U testleri kullanılmıştır. Sayım ile elde edilen verilere ise Khi-kare testi uygulanmıştır. Elde edilen verilere göre örtü altı yetiştiricilikte en sık karşılaşılan sorunların ısıtma, sulama ve havalandırma sorunları olduğu belirlenmiştir. Örtü altı yetiştiricilikte karşılaşılan bu sorunlar, cinsiyet, eğitim, işletme kuruluş tarihi ve işletme büyüklüğüne göre değişiklik göstermektedir. Jeotermal ısıtmada en sık karşılaşılan sorunlar ise bakım maliyetlerinin artması, jeotermal suyun sıcaklık ve kimyasal bileşenlerindeki dalgalanmaların üretimi olumsuz etkilemesi ve jeotermal suyun kimyasal özelliklerinin seradaki ekipmanlara zarar vermesidir. Jeotermal ısıtmada en sık karşılaşılan bu sorunlar yaş, deneyim, işletme kuruluş tarihi ve işletme büyüklüğüne göre değişiklik göstermektedir. Jeotermal enerjinin en önemli avantajlarının yenilenebilir ve sürdürülebilir enerji kaynağı olması; çevre dostu olması ve düşük karbon emisyonu sağlaması iken en önemli dezavantajları ise başlangıç maliyetlerinin yüksek olması ve jeotermal kaynakların bölgesel sınırlamasının olmasıdır (belli coğrafi bölgelerde daha yoğun olması). Jeotermal enerjinin bahsedilen avantajları cinsiyet, yaş, deneyim süresi ve işletme kuruluş tarihine göre değişiklik gösterirken; dezavantajları deneyim süresi ve işletme kuruluş tarihine göre değişiklik göstermektedir.

AfyonkarahisarJeotermal enerjiSeracılık
Evren Kaymak
Isparta University of Applied Sciences · Institute of Graduate Studies
2025
00
Master'sOpen AccessEN

Impact of renewable energy on the power market

Renewable energy sources have become mainstream sources of energy as the concerns for Global Warming grow. Motivated by ambitious international objectives and strong support policies, the installed capacities of renewable energy technologies has shown a large growth in recent years. This growth has raised important questions relating to their impacts on power markets and systems. As part of State energy policies in Turkey, support for the renewable energy as a prime source has been increased. This has led a significant capacity increase in the last years, especially with wind and solar PV investments. Consequently, as in other countries, analyzing the economical impact of renewables and support schemes has become crucial. The thesis aims to show the renewables effect on wholesale electricity prices and retail costs in Turkey. The prevalent and the oldest renewable support mechanism in Turkey is feed-in-tariff (FIT) mechanism. Renewable power plants are subsidized by FIT to cover their investments costs, which are higher than conventional power plants. The incentive cost is taken from electricity retailers in Turkish market. Turkish day-ahead market (DAM) price formation method is merit-order curve which enables low marginal cost plants to produce electricity first instead of high marginal cost plants. Renewable plants with their almost zero marginal costs, enter merit-order curve from the lowest part. Thus, renewable generation replaces the conventional power plants with high marginal costs and decreases wholesale prices, which is called merit-order effect in literature. In this thesis, Turkish electricity market hourly data which belongs to 2014-2017 period is analyzed using a multiple linear regression model. The ex-post analysis explains renewables under FIT mechanism and other main variables effect on historical spot prices. FIT portfolio in Turkey consists of wind, solar, hydropower, geothermal, and biofuel renewable sources. By using regression coefficients of renewables and demand, the model calculates merit-order effect of renewables which belong to FIT portfolio. Then, the merit-order effect is compared with historical FIT costs to find net cost effect of renewables. For the examined term, analysis shows that merit-order effect is less than FIT cost. That means, renewables step-down effect on wholesale prices are less than FIT cost so increases the total retail cost in the period. The calculations show that renewables increased total retail costs by 5.3 billion TL between 2014 and 2017. The thesis calculates main cost components of retailing the power: commodity, FIT, profile and imbalance costs. To show the increasing FIT cost impact on retailers, retail costs in the investigated period are compared with national retail electricity tariff prices which determines an upper limit for retailer prices. It is found that, in 2017 the national retail tariff prices are not high enough, which caused in diminishing retail sales gross margin. Regulation of FIT and other renewable support mechanisms are also explained in the thesis. The regulation of FIT cost calculation method is applied with 2017 realized FIT cost input data such as generation of renewables, FX rates, spot prices. Recalculated monthly FIT costs are found similar to realize the FIT costs. The 2017 FIT calculation model is also used to show USD/TRY exchange rate and renewable generation technologies mix effect on the FIT costs. FIT cost dependency on FX rates makes them unpredictable and volatile. Therefore, some electricity retailers, who work with limited sales margin, make loss because of volatile FIT costs. Thus, a significant part of eligible electricity customers switched to regulated authorized retail company portfolios. Consequently, the belief in private markets is reduced. Policy makers need new actions to rebuild the trust.

Bioelectric energy sourcesBioenergyBiomass energy+7
Burak Gökçe
İstanbul Technical University · Institute of Energy
2018
00
Master'sOpen AccessTR

Jeotermal enerjinin konut alanında kullanımı: çevresel ve sosyo ekonomik açıdan bir değerlendirme

Tüfek Mikrop ve Çelik adlı bir milyondan fazla kopyası satılan kitabında Pulitzer ödüllü yazar Jared Diamond "Neden Amerikan kıtasının sakinleri Avrasya kıtasını istila etmemiştir de, Avrasya kıtası sakinleri Amerika kıtasını istila etmiştir?" Sorusunu sormuş ve kitabında buna cevap aramıştır. Bu sorunun cevapları arasına; istilayı gerçekleştiren tarafın (Avrasya kıtasında yaşayanlar) fosil enerji kullanımını keşfetmesi, sanayi devrimi ve birbirini takip eden endüstrileşme silsilesinin yarattığı ivmelenme eklenebilir. Bütün bu olayların yaşandığı tarih kronolojisinde günümüze yaklaştıkça pek çok teknolojik gelişim yaşanmış pek çok yenilikler gerçekleşmiştir. Ancak bizlerin endüstrileşme bağlamında ivme kazanmamızı sağlayan fosil yakıtların ne çıkarım teknikleri büyük ölçüde değişmiştir ne de fosil yakıtlar dışında alternatif kaynak arayışına girilmiştir. Bu durum yakın geçmişimizde bilim insanlarının bizlerin önüne koyduğu ve çoğunlukla fosil yakıtların tüketiminden kaynaklı "küresel ısınma" probleminin herkes tarafından ciddiye alınmaya başlanmasına kadar devam etmiştir. Bu noktadan itibaren çözümün istila edilen Amerika kıtasında "ilkel" diye tabir edilen insanların yaşadıkları dönemdeki teknolojinin el verdiği ölçüde kullandığı ve insanlık tarihinin başlarından beri var olan yenilenebilir enerji türlerinde olduğu görülmesi ilginç bir ironi olarak karşımıza çıkmaktadır. Artık pek çok ülke bu konuda araştırmalar yapmakta fosil yakıta olan bağımlılığını ülkesinde bulunan yenilenebilir enerji kaynakları ile azaltmaya çalışmaktadır. Bu çalışma yenilenebilir enerji kaynaklarının ekoloji/ekonomi ikileminde nasıl bir noktada durduğunu irdeleyerek farklı kullanım alanlarının değerlendirmesini yapmıştır. Bu değerlendirme yapılırken literatürde yer alan derin ekoloji ve kentsel sürdürülebilirlik kavramlarını incelemiştir. Buradan hareketle ülkemizde de potansiyel yenilenebilir enerji kaynağı olan jeotermal enerjinin yerleşim yerlerinde kullanım biçimlerini araştırarak, derin ekoloji, sosyo ekonomik ve çevresel yönlerden değerlendirmesini yapmıştır. • Yenilenebilir enerji diğer enerji türlerine göre çevresel ve ekonomik açıdan nasıl farklılaşmaktadır? • Jeotermal enerji konut alanlarının ısıtılmasında ne ölçüde bir enerji kaynağı olarak kullanılabilir ve hangi açılardan diğer yenilenebilir enerji türlerinden nasıl ayrılır? • Kentsel alanlarda konut ısıtmasında jeotermal enerjinin kullanımı hangi parametrelere bağlıdır? Soruları ile araştırmanın kavramsal çerçevesi oluşturulmuştur. Yöntem olarak literatür ile desteklenen karşılaştırmalı ve karma araştırma yaklaşımı kullanılmıştır. Bu anlamda literatürden elde edilen üst ölçekli verilere dayalı değerlendirmelerden konut alanlarının ısıtılmasına yönelik parametreler belirlenmiştir. Sonuç bölümünde elde edilen sayısal veriler uzman değerlendirmeleri ile birlikte değerlendirilerek konut ısıtmasında kullanılan ve yenilenebilir enerji türlerinden biri olan jeotermal enerji hakkında çevresel ve ekonomik yönden çıkarımlar elde edilmiştir. Seçilen 9 yerleşim yerini mekânsal planlama bakımından değerlendirmek gerekirse; yüksek yüzde ile konut ısıtması sağlayan yerleşimlere (Simav, Sandıklı, Kozaklı) bakıldığında merkezde yoğunlaşan sık bir kentsel makro forma sahip olması ortak özellik olarak görülmektedir. Buna karşıt olarak oldukça düşük yüzdelerde konut ısıtması sağlayan yerleşimlere (Bergama, Sorgun, Diyadin) bakıldığında Bergama ve Sorgun özelinde çok geniş alana yayılmış buna rağmen sık yapılaşmaların olduğu bir kentsel makro forma sahip oldukları görülmektedir. Diyadin için ise geniş alanda dağınık bir kentsel makro forma sahip oluşu ve oldukça düşük sıcaklık ortalaması kaynağın ısıtma kapasitesinin belli bir seviyenin üzerinde olsa dahi az önce sayılan sebeplerden ötürü düşük yüzdede konut ısıtması sağladığı görülmektedir. Edremit ve Gönen özelinde planlama bakımından açıklama yapmak gerekirse kent morfolojisi olarak oldukça yoğun ve sık yapılaşmanın olduğu görülmektedir. Yüksek oranda bir nüfusa sahip olmaları jeotermal kaynağa yakın olma avantajlarını dezavantaja çevirmektedir. Kızılcahamam diğer iki yerleşim yerine göre daha dağınık bir kent morfolojisine sahiptir. Çevresinde bulunan diğer jeotermal kaynaklara doğru bir kentsel gelişme gösterir ise daha fazla hane jeotermal konut ısıtmasından faydalanabilir. Bu araştırma hali hazırda kurulu olan yenilenebilir enerji türlerinden konut ısıtması alanında ileri çıkan jeotermal sistemlerin çevresel ve ekonomik açıdan ne gibi faktörlerce etkilendiğini ortaya koymaya çalışmıştır. Mekânsal planlama ve alakalı diğer konular kapsamında yeni araştırmaların yapılması ülkemizde jeotermal enerjinin daha etkin verim ve doğru kullanım amacına hizmet eden şekilde kullanılmasına olanak sağlayacaktır.

Jeotermal enerjiKent morfolojisiKüresel ısınma+2
İlkay Karabatak
İstanbul Technical University · Institute of Graduate Studies in Science
2018
00
Master'sOpen AccessEN

Utilization of reservoir characterization and hydraulic fracturing for reservoir sti̇mulation modeling of enhanced geothermal systems (EGS)

This thesis presents the characterization of the crack mechanisms in marble formations, which are likely to be potential reservoir rocks, in the exploration drilling located in a field with high geothermal potential in the south of the Menderes Graben. It covers the characterization of these reservoirs by deep borehole drilling and extensive field studies, creating an artificial enhanced geothermal system using the hydraulic fracturing method, and developing these fracture propagations with numerical modeling. The fracture-strain orientations will be obtained in the field by the exploration tests conducted in the borehole and field characterization studies. Furthermore, the principal stress and crack orientations that control the propagation of fracture-crack occurring in the reservoir rock will be determined in detail and controlled. Then, the principal stress and crack orientations in the reservoir rock will be determined in detail. In-situ stresses and their orientations, which determine the crack mechanisms and characteristics in the potential reservoir rock determined with the help of the input parameters obtained from these studies, will form the basis of hydraulic fracturing studies. In this way, it will be possible to numerically model the fracture network development in the rock using the hydraulic cracking method. As a result of these studies, an enhanced geothermal system developed with an artificial reservoir with optimum fluid and heat transfer properties will be implemented by controlled stimulation of the crack mechanism in the reservoir rock. In this process, Mfast software educationally supplied by Baker Hughes company will be used for hydraulic fracturing modeling.

Hydraulic modellingGeothermal energyGeothermal systems+2
Özgün Bozdoğan
Hacettepe University · Institute of Graduate Studies in Science
2022
00
Master'sOpen AccessTR

Türkiye'de jeotermal enerji santrallerinin ekonomi açısından fırsat maliyetlerinin incelenmesi

Türkiye hızlı bir büyüme eğiliminde olan ekonomik pozisyonu için her türlü kaynağa ihtiyaç duymaktadır. İç tasarrufların kısıtlı olması nedeniyle dış kaynağa bağımlı olan ülkemizin cari işlemler dengesindeki açığın sürdürülebilirliği konusunda kamu kesimince çeşitli çalışmalar yürütülmektedir. Fosil enerji rezervlerine yakın oluşu bir avantaj olarak görülse de söz konusu bölgelerde yaşanan jeopolitik riskler sebebiyle enerji temini ülkemiz için en zorlu hususların başında gelmektedir. Bu çalışmanın giriş kısmında enerjinin üretimi, üretim için yapılan yatırımlar sonucunda ortaya çıkan kurulu kapasite, Dünya'da ve ülkemizde elektrik üretiminin görünümü konuları ele alınmıştır. Yenilenebilir ve yenilenemeyen kaynaklara ilişkin bilgiler verilmiş olup, ülkemizin geleceğe yönelik enerji politikaları ele alınmıştır. Enerji arzının Türkiye ekonomisi açısından önemi, cari açıkla mücadele ve enerji politikaları arasındaki ilişki araştırılmış, enerji ithalatının ekonomik denge üzerindeki etkileri üzerinde durulmuştur. Ülkemiz yenilenebilir enerji politikaları çerçevesinde yatırımlara sağlanan destekler ele alınmış olup, enerji yatırımları genel itibariyle incelenmiştir. Bu çalışmanın araştırma konusu olan Türkiye'de yapılan/yapılacak yenilenebilir enerji santralleri ve ülkemizin diğer ülkeler ile karşılaştırmalı durumu incelenmiştir. Çalışmanın son bölümünde, ülkemizde hızla artan yenilenebilir enerji yatırımlarının ekonomi üzerindeki etkisi incelenmiş, enerji üretimi ile cari açığı düşürücü etkisinin enerji üretiminde kullanılan aksamın ithalatı ve yerli üretimi üzerinde durulmuştur. Tezin bulgular kısmında Türkiye'nin jeotermal enerji yatırımları için gerçekleştirdiği harcamalar ve olası senaryolar neticesinde ortaya çıkan duruma yer verilmiştir. Sonuç bölümünde ise elde edilen bulgular doğrultusunda gelecek dönemlerde uygulanacak politikalar için öneriler geliştirilmiştir.

Ekonomik değerlendirmeEkonomik etkiEnerji+5
Mehmet Eray Arslantaş
Hacettepe University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2019
00
DoctorateOpen AccessTR

Güneş enerjisi destekli jeotermal santrallerin bilgisayar tabanlı modellemesi ve simülasyonu

Tez çalışmasında parabolik destekli jeotermal sistem için simülasyon yazılımı geliştirilmiştir. Yapılan çalışma enerji sistemlerin farklı enerji sistemleri ile desteklendiğinde daha yüksek verimler sağlayabildiğini göstermiştir. Jeotermal enerji sistemleri, güneş enerjisi ile desteklendiğinde süreç sıcaklığı daha yüksek seviyelere taşınıp elektrik üretimi arttırılabilmektedir. Bu şekilde elektrik enerjisi üretiminin elverişli olmadığı, düşük süreç ısısına sahip olan jeotermal sistemlerde güneş enerjisi desteği ile elektrik enerjisi üretimi mümkün olabilmektedir. Çalışmada jeotermal bir sistem parabolik toplayıcılar ile desteklendiğinde proses sıcaklığının daha yüksek seviyeye gelip, buhar türbin çıkış gücünün arttığı görülmüştür. Matematiksel ifadeler kullanılarak, parabolik toplayıcı destekli karma bir jeotermal sistemin modeli oluşturulmuştur. Sistemi çözümleyen ısı transfer bağıntılarından yararlanılarak simülasyon yazılımı geliştirilmiştir. Geliştirilen simülasyon yazılımın çalıştırılması sonucu elde edilen değerler ve grafikler analiz edilmiştir. Ayrıca çalışmada tanımlanan jeotermal sistem üzerinde parabolik toplayıcılardan gelen ısınmış akışkan, sisteme farklı zamanlarda farklı noktalardan verildiğinde verimin arttığı görülmüştür. Bu çalışmanın neticesinde geliştirilen yazılım sayesinde, farklı giriş parametre ve tasarım şartlarına sahip karma jeotermal sistemler test ve analiz edilebilmekte sistemin fizibilite analizleri yapılıp, en iyi tasarım kriterleri belirlenebilmektedir. Bu kapsamda bir örnek çalışma sonuçları verilmiştir.

Bilgisayar destekli modellemeElektrik enerji sistemleriGüneş enerjisi+5
Gökhan Uçkan
Ege University · Institute of Graduate Studies in Science
2018
00
Master'sOpen AccessTR

Erzin ( Hatay ) yöresinin jeolojisi ve jeotermal enerji potansiyeli

Bu çalışmada Başlamış travertenlerinin gelişim mekanizmalarının ortaya konulması amaçlanmıştır. Çalışma alanı Hatay'ın Erzin ilçesine bağlı Başlamış Köyü'nde bulunmaktadır. Çalışma alanının temelini Kretase yaşlı Kızıldağ Ofiyoliti oluşturmakta ve bunun üzerine uyumsuz olarak Kuvaterner yaşlı alüvyon ile travertenler gelmektedir. Jeotermal sistemin rezervuar kayası ise çalışma alanı doğusunda ofiyolitli seri altında gözlenen Jura yaşlı kireçtaşlarıdır. Yüzeyde gözlemlenen Başlamış travertenlerinin yaşı alanda yapılan önceki çalışmalarda Kuvaterner olarak verilmektedir.İnceleme alanındaki travertenlerin merkezi çatlakları ve kırık sistemlerinin analizi, bu yapıların farklı ve dönemsel gerilim alanları içerisinde oluştuğunu ortaya koymaktadır. İnceleme alanı içerisinde yer alan Başlamış traverteni sol yönlü doğrultu atımlı bir fay olan Ölü Deniz Fay sisteminin etkisi altındadır. Arazi çalışmaları sırasında derlenen kayaç örneklerinden tüm kayaç XRD, XRF ve SEM analizleri yapılmıştır. Tüm kayaç XRD sonuçlarına göre ana kayaçlar kalsit ve aragonit mineralinden oluşmakta, XRF sonuçlarına göre kimyasal içerikleri % 95,5 oranında kalsiyum (Ca) elementinden oluşmaktadır.

HidrojeokimyaJeokimyasal yöntemlerJeotermal akışkanlar+2
Banu Yiğit
Niğde Ömer Halisdemir Üniversity · Institute of Graduate Studies in Science
2024
00
Master'sOpen AccessTR

Jeotermal enerji üretimine yönelik faaliyetlerin üreticiler açısından değerlendirilmesi: Aydın ve Manisa ili örnekleri

ÖZET JEOTERMAL ENERJİ ÜRETİMİNE YÖNELİK FAALİYETLERİN ÜRETİCİLER AÇISINDAN DEĞERLENDİRİLMESİ: AYDIN VE MANİSA İLİ ÖRNEKLERİ Öztürk Y. Aydın Adnan Menderes Üniversitesi, Fen Bilimleri Enstitüsü, Tarım Ekonomisi Programı, Yüksek Lisans Tezi, Aydın, 2022. Amaç: Bu tez çalışmasının asıl amacı, Aydın ve Manisa illeri gibi tarımsal üretim potansiyeli oldukça yüksek olan iki ilde, jeotermal enerji (JE) üretimine yönelik faaliyetleri üreticiler açısından bazı parametreleri dikkate alarak değerlendirmektir. Bu kapsamda; üretici özellikleri, işletme karakteristikleri, işletme arazilerinin jeotermal enerji santralleri (JES)'ne olan konumlarına göre ürün, verim ve kalitesindeki değişime yönelik düşünceler, üreticilerin/işletme yöneticilerinin jeotermal enerji üretimine yönelik öngörüleri ortaya konmaya çalışılmıştır. Bu araştırmada, Türkiye'de bulunan jeotermal enerji kaynaklarının tarımsal üretimdeki olumlu ya da olumsuz etkileri ve hangi açıdan ele alındıkları incelenmiştir. Materyal ve Yöntem: Araştırmanın ana materyalini Aydın ve Manisa illerindeki üreticilerle yüz yüze görüşme yöntemiyle yapılan anket formlarından elde edilen veriler oluşturmuştur. Anket çalışmaları, JES'lerin yoğun olarak bulunduğu yörelerdeki üreticiler ile gerçekleştirilmiştir. Bu yöreler Aydın ilinde; Germencik, Efeler, İncirliova, Sultanhisar ve Köşk ilçeleri olup, Manisa ilinde Alaşehir ilçesinde bulunan önemli köylerdir. Aydın ve Manisa illerinde 100'er adet üretici olmak üzere, toplam 200 adet üretici ile anket çalışması yapılmıştır. Söz konusu örneklemin belirlenmesinde, olasılığa dayalı olmayan örnekleme tekniklerinden amaçlı örnekleme teknikleri içerisinde bulunan ölçüt örnekleme yöntemi kullanılmıştır. Çalışmada veriler, anket yöntemine dayalı olarak toplanmıştır. Bulgular: Aydın ilindeki tarımsal işletmelerde kurutmalık incir, Manisa ilindeki işletmelerde ise bağ yetiştiriciliğinin, işletme ürün desenlerinin önemli bir kısmını oluşturduğu belirlenmiştir. Özellikle JES'e yakın konumda bulunan incir, bağ, zeytin gibi çok yıllık bitkilerin bulunmasının, bu bitkilerde verim ve kalite değişimlerinin yanı sıra yaşam sürelerine ilişkin beklentilerin de ayrıca dikkate alınmasının önemli olduğu düşünülmektedir. Tek yıllık bitkiler incelendiğinde ise; Aydın ilinde pamuk ve mısır bitkisi ekiminin önemli düzeylerde olduğu, fiğ ve arpa yetiştiriciliğinin her iki ilde yapıldığı, yine çok yıllık bir bitki olan yoncanın da her iki ilde önemli düzeyde üretilmekte olduğu belirlenmiştir. Çeşitli yem bitkileri ve sebze yetiştiriciliğinin de Aydın ilinde yoğun olarak yapılmakta olduğu tespit edilmiştir. İşletmelerin sahip oldukları arazi parsellerinin çoğunun, en yakın JES'e yaklaşık olarak 1 km mesafede bulundukları belirlenmiştir. Zaten anket yapılacak işletmelerin seçiminde, bu özelliğe ayrıca önem verilmiştir. Her iki ilde, JE üretimine yönelik faaliyetlerin başladığı son on yıllık dönemde, bağ, incir, zeytin gibi, işletmelerde ana ürün konumunda bulunan ürünlerin verim ve kalite değerlerinde azalmalar görüldüğü belirtilmektedir. Benzer bulgular tek yıllık ürünler için de geçerlidir. Elbette sonuçlar deneysel ve çeşitli kimyasal analiz sonuçlarına dayandırılmadığı için, bu değişimleri JES'in faaliyetlerine dayandırmak çok doğru olmayacaktır. Ancak, JES'e yakın olan işletmelerde, bu şekildeki gözlem ve ifadelerin belirtilmiş olmasının da önemli olduğu düşünülmektedir. Diğer taraftan, üreticiler gerek kendi yaptırmış oldukları toprak, su, yaprak ve bitki analiz sonuçları, gerekse de kendi gözlemlerine dayalı olarak bazı parametrelerdeki (toprak, sulama suyu ve yeraltı suyu, içme suyu, biyolojik yaşam özellikleri, çeşitli nehir ve derelere salınan zehirli ve normal atıklar, çürük yumurta gibi olumsuz kokular vb.) değişimlerin, daha çok olumsuz yönde gerçekleştiği belirlenmiştir. Üreticilerin dengeli, sağlıklı ve sürdürülebilir bir yaşam için düşüncelerinin çok olumlu olmadığı tespit edilmiştir. Genel olarak üreticilerin çoğunluğunun "JES'in önemli bir yenilenebilir enerji kaynağı olduğu", "JE elektrik üretimi için kullanılmalıdır." ifadelerine katıldıkları belirlenmiştir. Bu bulgu da üreticilerin JES'in, özellikle elektrik üretiminde önemli rollerinin olduğuna inanmalarıdır. Diğer taraftan ise "JES'lerin tarımsal ürünlere, hayvansal üretime, insan sağlığına ve çevreye olumsuz etkisinin olmadığı düşünülmektedir." ifadelerine ilişkin işletmelerin çoğunluğunun buna katılmadığı, diğer bir ifade ile JES faaliyetlerinin yukarıda bahsedilmiş olan olgulara olumsuz etkileri olduğuna inanmalarıdır. Bu yaklaşımların oldukça önemli olduğu, birlikte ve ayrı ayrı değerlendirilmesinin ekonomik, sosyolojik ve sürdürülebilirlik açısından eşsiz bir öneme sahip oldukları değerlendirilmektedir. Üreticilerin çoğunluğunun "JES faaliyetlerinin etkin olarak kontrol edildiği düşünülmektedir.", "JES'in re-enjeksiyon faaliyetlerini yaptırdıkları öngörülmektedir." ifadelerine katılmadıkları belirlenmiştir. Diğer taraftan, "JE seracılık gibi tarımsal faaliyetlerde etkin olarak kullanılabilir.", "JE elektrik üretimi yanında, şehir ısıtmasında da değerlendirilebilir.", "JES ile ilgili tüm paydaşlarla birlikte toplantılar yaparak, ortak kararlar alınabilir.", "Yöredeki JES faaliyetleri ve tarımsal üretime ilişkin tüm verileri içeren kapsayıcı bir veri bankası oluşturulabilir.", "Elde edilecek bu veri bankası, Aydın Adnan Menderes Üniversitesi'nin ilgili birimlerinin koordinatörlüğünde oluşturulabilir." ifadelerine çoğunluğun olumlu baktığı, bu konudaki çalışmaların faydalı olduğuna inandıkları tespit edilmiştir. Sonuç: Sonuç olarak, Aydın ve Manisa illerinde bulunan üreticilerin çoğunluğu, JE'nin elektrik üretiminde önemli katkılarının olduğuna, seracılık gibi modern tarım sistemlerinde ve şehir ısıtmasında kullanılmasının oldukça faydalı olacağına inandıkları belirlenmiştir. Diğer taraftan ise JE ve JES yakınında bulunan tarımsal arazilerde, incir, bağ, zeytin gibi çok yıllık bitkilerin yanı sıra pamuk, mısır gibi bazı tek yıllık bitkilerin verim ve kalitelerinde, son on yıllık dönemde önemli azalmaların olduğuna inandıkları belirlenmiştir. Ayrıca, JES'te yapılan denetimlerin de yeterince etkin olmadığı ifade edilmiştir. Bu sebeple, JE üretimine yönelik JES faaliyetlerinin yeterli ve etkin kontrolleri ile sürdürülebilir bir tarımsal üretimin mümkün olabileceği öngörülmektedir. Anahtar kelimeler: Jeotermal Enerji, Tarımsal Üretim, Hayvansal Üretim, Sürdürülebilirlik, Üretici Görüşleri.

Jeotermal enerjiSürdürülebilirlikTarımsal üretim+1
Yeşim Öztürk
Aydın Adnan Menderes University · Institute of Graduate Studies in Science
2022
00
Master'sOpen AccessTR

Hibrit (güneş + rüzgâr) enerji sisteminden elektrik üretimi: Van örneği

Hibrit enerji sistemleri, maliyetleri azaltmak ve bağımsız alternatiflere kıyasla kapasiteyi, değeri, verimliliği veya çevresel performansı iyileştirmek için çeşitli enerji üretimi, depolama ve/veya dönüştürme teknolojilerini fiziksel veya kavramsal olarak birleştiren sistemlerdir. Güneş-rüzgâr hibrit sistemi, iki tip güç üretim ekipmanı, yani rüzgâr türbini ve güneş paneli dizisi tarafından elektriğin eş zamanlı üretilmesini ifade eden, elektrik üretme ve tedarik etmeye yönelik bir uygulama sistemidir. Bu tezin temel amacı, Van ilinde rüzgâr, güneş ve hibrit (rüzgâr/güneş) enerji sistemleri ile elektrik üretim olanaklarını araştırmaktır. Tezin ilk kısmında Türkiye'nin yenilenebilir enerji görünümü verilmiş ve Van ili enerji profili araştırılmıştır. Van ilinin yenilenebilir enerji potansiyeli güneş, rüzgâr, jeotermal, biyokütle ve hidroelektrik enerjisi kapsamında değerlendirilmiştir. Van ilinde güneş, rüzgâr, jeotermal, biyokütle ve hidrolik enerji santrallerinin kurulu güçleri ve enerji santrali potansiyeli verileri incelenmiştir. Tezin ikinci kısmında Akdamar Adası'nda dubleks bir evin elektrik ihtiyacını karşılamak amacıyla rüzgar enerjisi sistemleri, güneş enerjisi sistemleri ve hibrit enerji sistemleri (rüzgar/güneş) şebekeden bağımsız ve şebekeye bağlı olarak simülasyonla modellenmiştir. Simülasyonlar HOMER yazılımı kullanılarak gerçekleştirilmiştir. Tasarımı gerçekleştirilen sistemlerin ekonomik ve ekolojik analizleri yapılarak toplam net bugünkü maliyet (NPC), birim enerji maliyeti (COE), fazla elektrik miktarı, geri ödeme süresi bakımından uygun sonuçları veren sistemler araştırılmıştır. Van ilinde güneş, rüzgâr, hidroelektrik ve biyokütle enerji potansiyelinin yüksek, jeotermal enerji potansiyelinin ise düşük olduğu değerlendirilmesine varılmıştır. Şebekeden bağımsız rüzgâr enerji sistemlerinin COE değerleri 0.1681-0.4457 $/kWh arasında, güneş enerji sistemlerinin COE değerleri 0.1356-0.3987 $/kWh arasında, hibrit (rüzgâr/güneş) enerji sistemlerinin COE değerleri 0.0804-0.2108 $/kWh arasında değişmiştir. Şebekeden bağımsız sistemlerin COE değerleri şebekeye bağlı sistemlerin COE değerlerinden çok yüksek bulunmuştur.

Fotovoltaik enerjiGüneş enerjisiGüneş enerjisi santrali+7
Yunus Dursun
İnönü University · Institute of Graduate Studies in Science
2025
10
DoctorateOpen AccessTR

PID kontrollü jeotermal ve güneş enerjili hibrid kabin tipi kurutucunun tasarımı ve performans analizi

Sunulan bu çalışmada; kurutma süreçlerinde kesintisiz bir operasyon sağlamak amacıyla güneş ve jeotermal enerjinin birlikte kullanıldığı bir kurutucunun performansı araştırılmıştır. Çalışmada, jeotermal ve güneş enerjili hibrid indirekt tip kabin kurutucunun performansı sadece güneş enerjili indirekt tip kabin kurutucu ve gölgede geleneksel kurutma yöntemleriyle karşılaştırılmıştır. Üç grupta yapılan deneylerde, bu kurutucuların birinci grupta Eynal domatesinin farklı boyutlarındaki kurutma performansı, ikinci grupta Rio Grande domatesinin doğal ve zorlanmış taşınım koşullarında performans araştırması yapılmıştır. Üçüncü grupta ise yöresel bamya numuneleri zorlanmış taşınım koşullarında tamamen kapalı hava, parçalı bulutlu ve tamamen açık havada deneyleri yapılarak performansı araştırılmıştır. Bu üç grupdaki deneylerde, kurutulan numunelerin kurutma yöntemlerine, raf seviyesine ve raf üzerindeki konumlarına göre kurutma eğrileri çıkarılmıştır. Yapılan deneylerde, hibrid kurutucudaki numunelerin hepsi diğer kurutma yöntemlerine göre daha erken kurumuştur. Tüm deneylerde hibrid kurutucunun kurutma hızı diğer kurutma yöntemlerine göre daha yüksek çıkmıştır. Zorlanmış taşınım koşulları ve domates boyutundaki azalma kurutma hızını artırarak kurutma süresini düşürmüştür. Bununla birlikte hibrid ve güneş enerjili kabin tipi kurutucuya enerji ve ekserji analizi uygulanarak karşılaştırılmıştır. Jeotermal ısı değiştirici ünitenin enerji ve ekserji verimliliği tüm deney gruplarında birbirine yakın sonuçlar vermiştir. Hava ısıtmalı güneş kollektörü ise doğal taşınımlı deneylerde %3 civarında ekserji verimliliğine sahipken zorlanmış taşınım koşullarında ekserji verimi maksimum %7'ler seviyesine çıkmıştır. Ayrıca üç gruptaki deneylerde hibrid kurutucunun SMER, SEC ve Enerji Fraksiyonları belirlenmiştir. Her iki kurutucunun tüm bileşenlerindeki sıcaklık ve nem dağılımları analiz edilmiştir. Hibrid kurutucuya yapılan ekonomik analizde kurutulan ürün türüne, ürün boyutuna ve kurutma havasının kurutucu içindeki dolaşım şekline göre geri ödeme süresi 0,17-0,63 yıl arasında değişmiştir. Kurutulan numunelere renk analizi yapılmıştır. Yapılan renk analizlerinde genel olarak ikinci raf seviyesindeki numuneler taze numunede belirlenen renk kriterlerine en yakın sonuçları vermiştir. Kurutulan domates numunelerinin renk kalitesi kabul edilebilir seviyenin üzerinde değerler vermiştir. Son olarak kurutulan numunelere aflatoksin analizi yapılmıştır. Analiz edilen numunelerde aflatoksin varlığına rastlanmamıştır.

AflatoksinlerGüneş enerjisiJeotermal enerji+2
Mesut Yazıcı
Kütahya Dumlupınar University · Institute of Graduate Studies
2023
00
DoctorateOpen AccessEN

Analysis of efficiency improvements for a coal-fired power plant by numerical investigation of the mill duct system and a geothermal power plant by evaluation of alternative evaporative cooling methods

Nearly over 62,000 power plants in the world are operating to produce people's electricity needs. Coal-fired power plants are being among the most common plants in electricity production. In contrast, geothermal plants can be considered to be the most reliable ones from the renewable energy sources aspect. As these power plants are planned to be operated based on their design data, their real-time electricity production can show variation from the designed values. In the present study, both a coal-fired thermal power plant (TPP) in Manisa, Turkey, and a geothermal plant in Aydın, Turkey, were investigated to identify efficiency losses and provide recommendations on efficiency improvements for these plants. Firstly, coal/air flow in the mill duct system in the Soma B TPP was numerically modeled to characterize the flow behavior of the coal particles and gas mixture. The two new design alternatives of the mill duct system, named ND-01 and ND02, were proposed to provide a better mixing at the duct system. It was realized that more homogenous particle disturbance was obtained in the mill duct system, especially for the particle sizes larger than 230 µm when ND-01 design is placed into the duct system. Secondly, the thermodynamical performance of a 21 MW geothermal plant with an aircooled two-level binary type organic Rankine cycle was numerically investigated based on its design and operating data. The study results show that when the ambient temperature rises from 5°C to 35°C, the power generation of the plant has a decrease of 6.8 MW at nominal load, energy efficiency has decreased from 13.5 percent to 9.98 percent and exergy efficiency is reduced from 54.65 percent to 38.67 percent. Furthermore, thermoeconomic analysis was carried out to determine the most profitable and economical evaporative cooling system for the plant by considering the payback period, internal rate of return (IRR), and net present value (NPV) methods. The payback periods of direct spray, wetted media, and ecomesh methods are calculated to be 8.4, 11.2, and 14.0 years, respectively. Besides, the direct spray system appears to be the most advantageous investment alternative among the others based on IRR and NPV results.

Geothermal energyThermal energy
Murat Kahraman
Yeditepe University · Institute of Graduate Studies in Science
2020
00
Master'sOpen AccessTR

Jeotermal enerji kaynaklarının optimum kullanım modelinin geliştirilmesi ve yöresel uygulaması

Dünya'da küresel ısınmanın artması ve fosil kökenli enerji kaynaklarının azalması nedeniyle yenilenebilir enerji kaynaklarına olan ilgi artmıştır. Ülkemizde yenilenebilir enerji kaynaklarının kullanımı, potansiyelinin yanında yetersiz kalmaktadır. Konutlardaki enerji ihtiyacını karşılamak için kullanılan enerji kaynakları incelendiğinde dışa bağımlı bir enerji tüketimi dikkat çekmektedir. Bu nedenle ülkemizde jeotermal enerji potansiyeli açısından Kütahya- Simav jeotermal sahası çok önemlidir.Bu çalışmada, Simav-Eynal jeotermal sahasında bulunan 9 üretim ve 1 re-enjeksiyon kuyusu ele alınarak bölgesel ısıtma sistemi dizayn edilmiştir. Bölgedeki konutların yaşam alanlarına ve TSE 825'e uygun bina modelleri kullanılmıştır. Binaların ısıtma ve sıcak su kullanımı için gerekli ısı ihtiyaçları hesaplanmıştır. Binalarda ve ısı merkezinde kullanılan plakalı eşanjörlerinin geçiş ve plaka sayıları maliyet ve ısı geçişi açısından en uygun şekilde tasarlanmıştır. Şehir şebekesi 8 farklı sıcaklıkta ve farklı boru çaplarında incelenmiştir. Sistem maliyetleri farklı PWF değerleri açısından irdelenmiştir. Yapılan hesaplamalar sonucunda PWF 12 için ısıtılan bina sayısı ve sistem maliyeti açısından en verimli değerler 80/50°C sistem sıcaklığında, 4D-7K bina modeli için Model A `da elde edilmiştir.Anahtar Kelimeler: Jeotermal Enerji, Jeotermal Sistemler, Konut Isıtma, Kütahya-Simav.

Jeotermal enerjiJeotermal sistemlerKonut ısıtma+1
Merve Şentürk
Kütahya Dumlupınar University · Institute of Graduate Studies in Science
2009
00
Master'sOpen AccessTR

Yenilenebilir enerji kaynaklarının tarımda ve kırsal kalkınmada kullanımı: Kütahya Simav jeotermal seracılık örneği

Tarım, Türkiye ekonomisinde önemli bir yere sahiptir. Enerji ise özellikle gelişen toplumlarda en büyük ihtiyaçtır. Bu çalışmada yenilenebilir enerji kaynaklarının kullanımından ve bunun tarım sektörünün daha verimli hale gelmesindeki öneminden çeşitli uygulamalar örnek gösterilerek bahsedilmiştir. Çalışmanın birinci bölümünde genel olarak yenilebilir enerji kaynakları ele alınarak Türkiye ve dünyadaki kullanım durumlarından bahsedilmiştir. İkinci bölümde yenilenebilir enerji kaynaklarından özellikle jeotermal, güneş ve biyogazın tarımda kullanımına değinilmiştir. Üçüncü bölümde yenilenebilir enerji kaynaklarının tarımda ve kırsal kalkınmada kullanımına yönelik çeşitli projeler ile Kütahya Simav'daki jeotermal seracılık uygulamaları incelenmiştir. Bu çalışmada; yenilenebilir enerji kaynakları ile Türkiye tarımının sorunlarına çözüm üretilmeye çalışılırken diğer yandan da bu tür kaynakların şimdiye kadar Türkiye'de yeterince uygulanmaması eleştiri konusu olmuştur. Üçüncü bölümde anlatılan uygulamalar ve özellikle Kütahya ilinin Simav ilçesindeki jeotermal seracılık faaliyetleriyle ülkemizin yenilenebilir enerji alanında aslında nasıl bir potansiyele sahip olduğu ortaya konulmaktadır.

Enerji kaynaklarıEnerji kullanımıGüneş enerjisi+7
Ömer Faruk Tunçbilek
Kütahya Dumlupınar University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2015
00
Master'sOpen AccessTR

Jeotermal enerjinin yerleşim alanlarına ekonomik etkisi

İV ÖZET Bütün dünya'da bir artış gösteren enerji gereksiniminin büyük bir kısmı bir süre daha fosil yakıtlar ve hidrolik enerji ile karşılanabileceği söylenmektedir. Fosil yakıtlar kısa bir süre sonra tükenecek ve bunların yerini yeni enerji kaynaklarının alması gerekecektir. Dünya genelinde son 30-40 yıldır yoğun bir şekilde araştırılmakta olan bu yeni enerji kaynaklarından birisi'de jeotermal enerjidir. Bu çalışmada, Simav'da mevcut jeotermal enerji kaynaklarından yararlanma olanakları araştırılmıştır. Çalışmanın birinci bölümünde mevcut enerji kaynakları ve bu kaynakların içerisinde jeotermal enerji tanıtılarak, jeotermal enerjinin yeri ve önemi anlatılmıştır. İkinci bölümünde, Dünya'da ve Türkiye'de jeotermal enerjinin uygulama alanları hakkında örnekler verilerek ekonomik analizi yapılmıştır. Bu çalışmanın son bölümde ise, Simav ilçesinde bulunan jeotermal kaynaklar, potansiyeli ve uygulamaları hakkında bilgi verildikten sonra çevredeki yerleşim alanlarına da jeotermal enerjinin götürülebilmesi olanakları araştırılmış olup, Muradınlar köyünde yapılmakta olan Fakülte binalarının ısı ihtiyacının fosil yakıtlarla (kömür, fuel- oil) veya jeotermal enerji ile karşılanması düşünülmüş, her ikisininde yatırım ve işletme maliyetleri hesaplanarak, ekonomik ve sosyal faydaları tartışılmıştır. Jeotermal enerji kullanımının yörede etkin bir şekilde yaygınlaşmasıyla ekonomik ve sosyal gelişmenin hızla gerçekleşebileceği sonucuna varılmıştır.

Ekonomik etkiEnerji kaynaklarıIsıtma sistemleri+2
Mehmet Demirel
Kütahya Dumlupınar University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
1998
00
Master'sOpen AccessTR

Yenilenebilir enerji kaynakları ve Türkiye

rtan nüfus ve mevcut kaynakların yetersizliği sonucu ihtiyaçlar da aynı yönde artış göstermiş, "daha iyi"yi isteyen insan, yeni enerji kaynakları arayışına girmiştir. Yakılmasıyla daha fazla enerjiyi açığa çıkaran fosil yakıtlar doğaya ve canlıların sağlığına zarar vermiş ve sağladığı faydayı gölgelemiştir. Fosil yakıtlar tüketildikçe, atıklarıyla doğal çevre de tükenmeye başlamıştır. Çalışmamda, yenilenebilir enerji kaynakları hakkında genel bilgi verilmiş, ardından yenilenebilir enerji kaynakları olumlu ve olumsuz yönleri ile birlikte açıklanmıştır. Söz konusu enerji kaynakları ile ilgili dünya ülkelerinin ve Türkiye'nin izlediği politikalar tartışılmıştır. Bunu yanı sıra Türkiye'nin enerji politikaları incelenerek yenilenebilir enerji kaynaklarının Türkiye'deki potansiyelleri ve bu potansiyellerin ne ölçüde kullanıldığı, yenilenebilir enerji kaynakları hakkındaki mevzuat ile birlikte genel olarak anlatılmıştır. Çalışmada; Avrupa Birliği ve Türkiye'nin yenilenebilir enerji kaynaklarına yönelik yaklaşımları karşılaştırmalı olarak incelenmekte olup, bu eksende, Türkiye'nin geçmiş ve günümüzdeki çalışmalarının geleceğe yansıması ve çeşitli politika önerileri üzerinde durulmaktadır Anahtar kelimeler: 1.Yenilenebilir Enerji, 2.Fosil Yakıtlar, 3.Türkiye'nin Enerji Politikaları, 4.Avrupa Birliği

Alternatif enerjiBiyokütle enerjisiElektrik enerjisi+7
Emrah Hüseyin Gezer
Gazi University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2013
00
Master'sOpen AccessTR

Enerji coğrafyası perspektifinden: Bursa şehri jeotermal enerji potansiyeli ve kullanımı

Enerji, doğada ısı, ışık, elektrik, kimyasal ve nükleer gibi şekillerde bulunmakta ve kendi arasında sınıflandırılmaktadır. Enerji kaynakları ise 2 şekilde sınıflandırılır. Bunlardan ilki kullanılışlarına göre enerji türleri, bir diğeri ise dönüştürülebilir enerji türleridir. Kullanılışına göre enerji türleri yenilenebilir ve yenilenemez olarak ikiye ayrılır. Dönüştürülebilirliğine göre ise birincil ve ikincil sınıf enerji türü olarak ayrılmaktadır. Yenilenebilir enerji kaynaklarından jeotermal enerjiyi, yerkabuğunun derinliklerinden kaynağını almış olan temelinde ısı birikimi ve bu ısı ile oluşmuş, içerisinde çeşitli kimyasal maddeleri barındıran sıcak su, gazlar ve buhardan yararlanmak olarak tanımlayabiliriz. Jeotermal enerji, düşük maliyetli, temiz, güvenli ve doğaya uygun olması ile net bir şekilde ayırt edilebilmektedir. Çevresel risk boyutu olarak ele aldığımızda diğer enerji kaynaklarına oranla daha temiz, tükenmeyen bir enerji kaynağı olduğu için tercih edilebilirliği yüksektir. Türkiye, mevcut coğrafi konumu ve jeolojik altyapısı itibariyle tektonizma faaliyetinin aktif olduğu bir ülke olması sebebiyle, jeotermal enerji potansiyeli açısından zengin olan bir ülke olarak ele alınmaktadır. Ülkemizde jeotermal enerjinin kullanımı ısı (sera ve konutların ısıtılmasında), elektrik üretimi, termal oteller ve sağlık alanında tedavi amaçlı(kaplıca) vb. çeşitli alanlarda kendini göstermektedir. Ülkemizden yer alan fay hatlarından Kuzey Anadolu Fay Hattı'nın Marmara Bölgesi'nin güney ve güneydoğusundan geçiyor olması, Bursa'nın jeotermal kimlik kazanmasını sağlamaktadır. MTA'nın yapmış olduğu incelemeler neticesinde oluşturduğu "Bursa ili Maden ve Enerji Kaynakları" raporuna göre; Bursa'da jeotermal potansiyel, Çekirge-Kaynarca, Orhangazi- Keramet, İnegöl-Oylat ve Karacakaya, Mustafakemalpaşa-Tümbüldek, Gemlik-Terme, Harmancık-Ilıcaksu, Orhaneli-Sadağı, Ağaçhisar bölgelerinde toplanmıştır. Bu yüksek lisans tez çalışmasında konu, alan itibariyle Bursa ili ile sınırlandırılmış olup, ildeki jeotermal enerjinin mevcudiyeti ele alınarak, bu enerji varlığının hangi alanlarda kullanıldığı araştırılmış ve ilin jeotermal enerjinin genel kullanım alanları noktasında eksiklikleri sorgulanmıştır. Bölgedeki çalışmaların eksik yönleri tespit edilmiş ve bu eksikliklerin giderilmesi noktasında öneriler sunulmuştur. Araştırmada gözlem yöntemi kullanılarak, bölgedeki konu ile ilgili literatür taraması yapılmış olup, bu doğrultuda elde edilen verilerin analizi yapılmıştır. Anahtar Kelimeler: Enerji, Türkiye'de Jeotermal Enerji, Bursa İlinde Jeotermal Enerji, Bursa.

Biyokütle enerjisiDalga enerjisiGüneş enerjisi+7
Gamze Sargın
Burdur Mehmet Akif Ersoy University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2024
00
Master'sOpen AccessTR

Aydın ilindeki jeotermal kaynakların özel sağlık sektörü ve sağlık turizmi üzerine etkilerinin incelenmesi

Bu tez çalışmasında Aydın ilinin jeotermal kaynaklarının sağlık turizmi içinde değerlendirilmesi ve ülke ekonomisine katkısını incelemek, mevcut termal turizm tesislerinin durumunu açıklamak ve bu tesislerin geliştirilmesi yada yeni tesislerin yapılması için diğer ülke proje modellerini örnek alarak karşılaştırmak, ildeki sağlık turizmi potansiyelini artırabilmek için yapılabilecekler konusunda öneriler oluşturmak amaçlanmıştır. Mülakat yöntemi kullanılarak yapılan araştırmaya, ilde bulunan 5 adet jeotermal enerji santrali, 5 adet termal sağlık tesisi, jeotermalle ilgili kamu kurumve kuruluşları katılmıştır. Araştırmadan elde edilen bulgulara göre; ilin jeotermal kaynaklarının termal turizme entegrasyonuyla sağlık turizminde iyi bir noktaya ulaşılması için,gerekli alt –üst yapı çalışmalarının geliştirilmesi,mevzuatta yeni güncel düzenlemelerin yapılması,,uluslar arası iletişim, tanıtım, pazarlama, eğitim, hizmet sunumu, yabancı dil bilen personel yetiştirilmesi gibi konuların ivedilikle çözüme kavuşturulması gerekmektedir. Ayrıca jeotermal enerjinin çevre ve ekolojik etkilerine yönelik konunun uzmanlarınca yapılacak bilimsel araştırma ve raporlara ihtiyaç duyulmaktadır. Termal tesis yatırımı planlaması için,geniş çaplı fizibilite ve araştırma raporları ile eylem planı hazırlanmalıdır. Türkiye'de Jeotermal enerjiden elektrik üretiminin Yüzde 70 ini karşılayan Aydın İli,bu zengin kaynakları sağlık turizmindede kullanıp, ilk çağlarda uygarlığın beşiği olarak anılan sudan gelen sağlığın temellerinin atıldığı ilk antik şehir olan Tralleis adıyla Türkiye Ve Dünyada örnek modern bir termal şehir olmalıdır.

AydınJeotermal enerjiJeotermal sular+5
Şeyda Sönmez Meuwissen
İstanbul Beykent University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2015
00
Master'sOpen AccessTR

Hukuki açıdan yenilenebilir enerji kaynaklarından jeotermal enerji: Avrupa Birliği ve Türkiye örneği

Gün geçtikçe artan enerji ihtiyacı ve geleneksel enerji kaynaklarında tükenme tehlikesi korkusu, yüksek fiyatlar ve bundan dolayı doğan dış devletlere karşı bağımlılık gibi yaşanan sorunlarının artması nedeni ile devletler yenilenebilir enerji kaynaklarının geliştirilmesi ve kullanım alanlarının genişletilmesine yönelmişlerdir. Jeotermal enerji kaynakları bu kaynaklara sahip olan devletlerin, yöneldikleri en önemli yenilenebilir enerji kaynaklarındandır. Söz konusu jeotermal enerji kaynakları, sanayi ve konut elektriğinin üretiminde, ısıtmada ve sıcak su ihtiyacının karşılanmasında kullanıldığı gibi, tarım ve turizm gibi çeşitli alanlardaki enerji ihtiyacını karşılama gücüne sahiptir.Jeotermal enerji kaynaklarından bu kadar çeşitli alanlarda yararlanma imkanlarının bulunması devletlerin konuya ilişkin hukuki düzenlemelerini ayrıntılı şekilde yapmalarına sebep olmuştur. Söz konusu düzenlemeler, ulusal boyutta karşımıza çıktıkları gibi Avrupa Birliği hukuku gibi düzenlemelerin içinde de Birlik boyutunda karşımıza çıkmaktadır. Bu da devletlerin konuya ne kadar ciddiyetle yaklaştıklarını göstermektedir.Jeotermal enerji kaynaklarına ilişkin Birlik boyutundaki düzenlemeler, Üye Ülkelere söz konusu kaynakların geliştirilmesi için birtakım yükümlülükler verirken, Birliğin organlarına daha çok bu konudaki gelişmeleri denetleme ve elde edilen verilere göre yasal düzenlemeleri şekillendirme yükümlülüğünü vermektedir. Ulusal boyuttaki düzenlemeler ise Türkiye'de olduğu gibi, doğrudan bu kaynakların aranmasına ve işletilmesine ilişkin emredici kuralları tayin ederek, jeotermal enerji faaliyetleri ile ilgili ruhsatı veren organları ve onların görev ve yetkilerini, ruhsat için başvuru yapabilecek kişileri, denetim hükümlerini ve idari cezalarını düzenlemektedirler.Anahtar kelimeler: Jeotermal enerji kaynakları, yenilenebilir enerji kaynakları, arama ve işletme ruhsatı

Avrupa BirliğiAvrupa Birliği hukukuEnerji+3
Sergiy Kolomoyets
Dokuz Eylül University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2010
00
Master'sOpen AccessEN

A case study on the Balçova-Narlidere geothermal district heating system

Turkey is among the first five countries in abundance of geothermal resources around the world so geothermal energy is an important renewable energy resource in Turkey.In this study, following a general information concerning geothermal energy, it is specified in tables that the direct and indirect utilization of the geothermal resorces in Turkey and its established capacities at the present day are given. Direct utilization of geothermal energy focuses on district heating system and is implemented in 21 geothermal field. The biggest and the most important of all is that of the one in the Balçova-Narlıdere geothermal field. Concerning the Balçova-Narlidere district heating system, the general evaluation of the geothermal field, its historical development, geothermal wells, the total residence capacity, an evaluation of the system, price comparison with the other fuels, and the environmental factors are all discussed.Finally, the Narlıdere district heating system stage-3 project in Balçova-Narlıdere geothermal field is presented under the headings of geothermal loop, city loop and building loop. Each building situated in stage-3 is specified one by one and the total peak field and the total peak load are deducted and 3D design of the heating system is worked on.

District heatingGeothermal energy
Hüseyin Mesut Özmen
Dokuz Eylül University · Institute of Graduate Studies in Science
2010
00
Master'sOpen AccessTR

Balçova jeotermal alanında jeofiziksel gözlemleme çalışmaları

Uzun yıllardır jeotermal alanların aranmasında yerbilim yöntemlerinden biri olan jeofizik ayrı bir yere sahiptir. Jeotermal enerjinin kullanımı sırasında da bu yöntemler uygulanmakta ve sistemin kullanımı konusunda bilgi sağlanmaktadır.Periyodik zaman aralıkları ile yapılan jeofiziksel gözlemleme çalışmaları rezevuarda ortaya çıkabilecek sorunların belirlenmesinde yardımcı olmaktadır. Mevcut kurulu sistemlerin veya kurulacak olan yeni sistemlerin jeofiziksel gözlemleme çalışmaları sonucu daha verimli ve daha yararlı kullanım koşulları sağlayacağı düşünülmektedir. Bu teze konu olan gözlemleme çalışmaları ile jeotermal rezervuarı oluşturan jeolojik yapılar, akışkanın ve çevre ortamının elektriksel özellikleri, sistemdeki sıcaklık değişimi, farklı akışkanın rezervuara karışması, su seviyesindeki değişimi ve üretim-geri basım ilişki hakkında bilgiler elde edilmiştir. Yeraltındaki değişimi belirlemek için jeofiziksel yöntemlerden elektrik özdirenç yöntemi tercih edilmiş. Balçova jeotermal sahasında belirlenen zamanlarda ölçümlerin tekrarlanarak değişimin gözlemlenmesi amaçlanmıştır.Balçova jeotermal alanında çalışmalar başarılı sonuçlar vererek yer içinde değişimin varlığı ortaya çıkmıştır. Değişim sonuçları kuyu ve meteorolojik koşullar hakkında elde edilen bilgiler doğrultusunda yorumlanmıştır.

Jeotermal enerji
Özde Badur
Dokuz Eylül University · Institute of Graduate Studies in Science
2011
00
Master'sOpen AccessTR

DEÜ Hastanesi jeotermal kaynaklı sıcaksulu ısıtma sisteminin hidrolik dengelenmesi

Bu çalışmada Dokuz Eylül Üniversitesi Uygulama ve Araştırma Hastanesi klima santralleri sıcak su dolaşım pompalarının sabit ve değişken devirli işletilmesi durumları için pompa enerji tüketimleri araştırılmıştır. Üç yollu kontrol vanası ve sabit devirli pompa kullanılan mevcut işletme durumunda oluşan enerji tüketimi hesaplanarak, iki yollu kontrol vanası ve değişken devirli pompa kullanılması durumunda oluşan enerji tüketim değeri ile karşılaştırılmıştır. İki yollu kontrol vanası kullanılması durumunda, su dönüş sıcaklığının mevcut duruma göre değişimi ve buna göre jeotermal akışkan tüketimindeki azalma ayrıca hesaplanmıştır.Sisteme sağlanan basınç sabit tutularak tüm sistemin değişken devirli merkezi pompa ile beslenmesi durumunda pompa güç ihtiyacındaki azalmanın %35, her bir ısıtma bölgesinin ayrı pompalarla beslenmesi durumunda ise %46 olduğu görülmüştür. Diğer bir seçenek olarak pompaların sağlanan basınç debi ile orantılı değişecek şekilde işletilmesi araştırılmıştır. Bu işletme koşulu ile ve tüm sistemin merkezi pompa ile beslenmesi durumunda pompa güç tüketimindeki azalma %83, her ısıtma bölgesinin ayrı pompa ile kontrol edilmesi durumundaki ise % 86 olarak hesaplanmıştır. Değişken devirli pompa ve iki yollu kontrol vanası kullanılması durumunda, yıllık ortalama su dönüş sıcaklığındaki düşüş 25ºC' a ulaşmakta ve jeotermal akışkan tüketimi %33 oranında azalmaktadır.Anahtar sözcükler: Değişken devirli pompa; Jeotermal ısıtma; Hidrolik dengeleme; Kontrol vanası

Hidrolik dengeJeotermal enerjiKontrol vanaları
Burak Kurşun
Dokuz Eylül University · Institute of Graduate Studies in Science
2008
00
Master'sOpen AccessTR

Ilıcabaşı jeotermal alanının (Aydın) hidrojeolojisi

Aydın ? Denizli Karayolu üzerinde Aydın Merkez'de yaklaşık 6 km uzaklıktaki İmamköy'ü de içine alan çalışma alanı Neojen ve Paleozoyik yaşlı birimler bulunmaktadır. İnceleme alanındaki en yaşlı kayaçlar Paleozoyik yaşlı Metamorfik kayalar (gnays, şist, mermerler, metakuvarsit) oluşturur. Temel Kayalar üzerinde ise uyumsuz olarak kiltaşı, kumtaşı ve çakıltaşı ardalanmasından oluşan ve birbiri ile geçiş gösteren Senozoyik yaşlı kırıntılı tortullar yer alır. Bu birimlerin üstünde Kuvaterner yaşlı alüvyonlar gelmektedir.İnceleme alanında 3 sıra halinde bulunan faylar KB ? GD, D ? B ve KD ? GB uzanımlıdırlar. Sahada mevcut olan jeotermal akışkanlar, bu birimlerin oluşturduğu stratigrafik istifte fay boyunca yükselerek yüzeylenmektedir. Yüzeyden derinlere doğru süzülen meteorik sular bu hareket esnasında henüz sıcaklıklarını kaybetmemiş volkanik kayaçlardan geçerken ısınırlar.İnceleme alanından alınan sıcak ve soğuk su örnekleri üzerinde jeokimyasal deneyler yapılmış olup, suların içerdikleri anyonlar, katyonlar ve eser elementler tespit edilmiştir. Yapılan hidrojeokimyasal değerlendirmelere göre, sıcak suların, Na-HCO3-SO4 ve Ca- Na- MgSO4-HCO3'lü ve soğuk suların çoğunluğunun Ca-Mg-SO4-HCO3'lü sular sınıfında olduğu tespit edilmiştir. Yöredeki sıcak sular kaynak ve sondajlardan elde edilmekte olup yüzey sıcaklıkları 34-44 0C arasında değişmektedir. Soğuk suların sıcaklığı ise, ortalama 210C'dir. Çeşitli jeotermometre teknikleri ve bunların uygulanabilirlikleri incelenerek, sistemin hazne kaya sıcaklığı 125-1500C olarak tahmin edilmiştir. Sıcaklık ve silis dengesine dayalı olarak geliştirilmiş olan silis-entalpi karışım modeli diyagramı kullanılarak, modeli karışım öncesi buhar ve ısı kaybının olmaması ve karışım öncesi buhar kaybının olması durumunda akifer sıcaklığı tahmin edilebilmektedir. Bu diyagrama göre akifer sıcaklığının 230-2700C arasında olabiliceği sonucu çıkarılmaktadır.

HidrojeokimyaHidrojeolojiJeotermal enerji
Özay Yurttaş
Dokuz Eylül University · Institute of Graduate Studies in Science
2008
00
Master'sOpen AccessTR

Afyon ili jeotermal su sıcaklıklarına uygun güç çevrimlerinin modellenmesi, termodinamik ve termoekonomik analizi

Bu çalışmada, Afyonkarahisar ilinde aktif olarak elektrik üretimi gerçekleştiren AFJET ORC (Organik Rankine Çevrim) Jeotermal Enerji Santrali'nin sıcaklık verileri esas alınarak Kalina çevrimi tasarlanmış ve çevrimin termodinamik ile termoekonomik performansı detaylı bir şekilde analiz edilmiştir. Çalışmanın temel amacı, orta seviye sıcaklığa sahip jeotermal kaynaklardan yararlanarak Kalina çevrimi sisteminin uygulanabilirliğini ve verimliliğini değerlendirmektir. Bu doğrultuda, jeotermal kaynak sıcaklığı 110 °C ve kaynak debisi 150 kg/s olarak kabul edilmiştir. Çalışma akışkanı olarak kullanılan amonyak-su karışımının termofiziksel özellikleri dikkate alınarak sistem parametreleri bilgisayar ortamında modellenmiş ve analizler Mühendislik Denklem Çözücü (EES) yazılımı kullanılarak gerçekleştirilmiştir. Çalışmada parametrik optimizasyon yapılmıştır. Yapılan analizler sonucunda Kalina çevriminin enerji verimi %11,7 ve ekserji verimi %57,5 olarak hesaplanmıştır. Ayrıca çevrimin net elektrik üretimi 3,70 MW olarak belirlenmiş, birim elektrik üretim maliyeti ise 0,0120 $/kWh olarak tespit edilmiştir.

Jeotermal enerji
Mustafa Akyıldız
Afyon Kocatepe University · Institute of Graduate Studies in Science
2025
00

Related subjects