Exchange rate policies
89 theses under this subject heading
Döviz kuru belirlenmesi: Türkiye ve küresel makroekonomik haberlerin etkisi
This study investigates the effect of the domestic and foreign sourced macro-economic news on the the increase of the TL - Dolar exchange rate observed after 2013. The study was carried out, using OLS and GARCH methods for the period between January 1, 2013 and December 31, 2016. The results reveal that surprises related to domestic macro-economic data is more effective than foreign macro-economic surprises and the most important variables that explain the movements in the exchange rate are domestic inflation and monetary policy surprises as well as foreign employment surprises. Keywords: Exchange rate, GARCH, macroeconomic news
1980'den günümüze döviz kurlarının makro ekonomiye etkileri
Dünyadaki ekonomilerde, hem reel piyasalarda hem finansal piyasalarda etkin olan globalleşmenin, hükümetlerin uyguladıkları ekonomi ve siyasi politikalara da etkisi çoktur. Tez de, ülkelerin uyguladıkları döviz kuru sistemleri ile makroekonomik ilişkiler soruşturulmaktadır. Ülkemizde cumhuriyet tarihi boyunca, birbirinden farklı döviz kuru sistemleri uygulanarak, kur düzenlemeleri aracılığıyla, dış ödemeler bilançosu dengesi ve makroekonomik denge sağlanmaya çalışılmıştır. Bu durum, uygulanan döviz kuru politikalarının yalnız başına bozulan makroekonomik dengenin yeniden sağlanmasında yeterli olmadığını göstermektedir. Bilimsel analizlerde ortaya çıkan sonuçlar, döviz kuru politikalarının makroekonomik dengeyi yeniden sağlamada çokta istenilen bir şekilde hedef bir politika olarak seçilemeyeceğini gösterir niteliktedir. piyasa ekonomilerine geçişin hızla yükseldiği günümüzde optimum kur rejiminin nasıl olması gerektiği üzerinde çalışılırken, dış ticarette açıklık veya fazlalık, sermaye hareketlerinin serbestisinin var olup olmadığı, döviz rezervlerinin yapısı gibi bir çok faktörü hesaplamak gerekmektedir.
Yatırımcı duyarlılığında tüketici güven endeksi ile döviz kuru ilişkisi: Türkiye örneği
Bu çalışmayla Türkiye'de Ocak 2004–Aralık 2018 döneminde Tüketici Güven Endeksi ile Döviz Kuru arasındaki ilişki incelenmiştir. Davranışsal Finansta Yatırımcı Duyarlılığının göstergesi olarak güveni temsilen, TÜİK Tüketici Güven Endeksi kullanılmıştır. Ayrıca çalışma kapsamında makro değişkenler, Borsa İstanbul Getiri Endeksi, İmalat Kapasite Kullanım Oranı, TÜFE Bazlı Reel Kur Endeksi, Amerikan Doları Döviz Kuru, İşsizlik Oranı, Aylık Enflasyon Oranı ve Sanayi Üretim Endeksleri modele dahil edilerek analiz edilmiştir. Araştırma toplam 180 adet aylık gözlemi içermektedir. Çalışmada belirlenen verilerin aylık oransal değişim değerleri kullanılmıştır. Zaman serilerine Vektör Otoregresif Model (VAR) analizi, Granger Nedensellik (Granger Causality) Testi, Etki-Tepki (İmpulse-Response) Fonksiyonu ve Varyans Ayrıştırma (Variance Decompositions) yöntemleri uygulanmıştır. Modele göre Amerikan Dolar Kuru değişkeni TÜİK Tüketici Güven Endeksi üzerinde etkili olmaktadır. Amerikan Dolar Kurundan TÜİK Tüketici Güven Endeksine doğru tek yönlü Granger nedenselliği olduğu sonucuna ulaşılmıştır.
Euro-dolar paritesi ve reel döviz kuru'nun IMKB 100 endeksi'ne etkisi
Çalışmada, İstanbul Menkul Kıymetler Borsası'nda işlem gören hisse senedi fiyatları ile Euro-Dolar Paritesi ve Reel Efektif Döviz Kuru Endeksi arasındaki ilişki ?Çoklu Doğrusal Regresyon? ile ilişkinin yönü ise, ?Granger Nedensellik Testi? ile incelenmiştir. Veri seti olarak, 2000 yılının Ocak ayından 2009 yılının Temmuz ayına kadar aylık veriler kullanılmıştır. Bağımlı değişken olarak İMKB 100 Endeksi ay içerisindeki günlük kapanış fiyatlarının ortalamaları, bağımsız değişkenler olarak da Euro-Dolar Paritesi'nin ay içerisindeki günlük değerlerinin ortalamaları ve TÜFE Bazlı REDKE'nin ay sonundaki değerleri analize tabi tutulmuştur. Çalışma sonucunda, Euro-Dolar Paritesi ve Reel Efektif Döviz Kuru Endeksi'nin İMKB 100 Endeksi'ni %77,5 oranında açıkladığı ve pozitif yönde etkilediği tespit edilmiştir. Ayrıca Granger Nedensellik Testi sonucuna göre; İMKB 100 Endeksi'nin Euro-Dolar Paritesi ve Reel Efektif Döviz Kuru Endeksinin bir önceki ay değerinin sebebi olduğu bulunmuştur.
Sihirli karenin amaçlarına ulaşmasında para politikası kanallarının etkinliği: Yemen ekonomisi üzerine ekonometrik bir uygulama
Bu çalışmanın amacı Yemen'de 1990-2016 döneminde para politikası kanallarının, sihirli kare yaklaşımını oluşturan ekonomik büyüme, işsizlik oranı, enflasyon oranı ve cari işlemler üzerindeki etkisini analiz etmektir. Bu kapsamda VAR yaklaşımı kullanılarak para arzı kanalı, faiz oranı kanalı, döviz kuru kanalı ve banka kredisi kanalının dört ekonomik değişken üzerindeki etkisi analiz edilmiştir. VAR analizi sonucunda parasal kanal, döviz kuru kanalı ve faiz oranı kanalının ekonomik büyüme ve enflasyon üzerinde etkili olduğu, banka kredisi kanalının ise ekonomik büyüme ve enflasyon üzerinde etkili olmadığı belirlenmiştir. Diğer yandan, sadece faiz oranı kanalı işsizlik üzerinde zayıf bir etkiye sahip olduğu, diğer para politikası kanallarının işsizlik üzerinde etkili olmadığı tespit edilmiştir. Son olarak parasal kanal ile döviz kuru kanalının cari işlemler üzerinde etkili olduğu, faiz oranı kanalı ile banka kredisi kanalının ise cari işlemler üzerinde kayda değer bir etkiye sahip olmadığı belirlenmiştir. Sonuç olarak Yemen'de para politikası kararlarının reel ekonomiye aktarılmasında parasal kanal ile döviz kuru kanalının en etkili kanallar olduğu sonucuna ulaşılmıştır.
Policy measures on try offshore swap markets and their effects on foreign exchange trade volume
FX markets are of great importance for economies. Because FX market deepening is an indicator of financial development as well as an indicator of openness of an economy. Also FX market affects production and unemployment, inflation and international capital flows through the real effective exchange rate, import, commodity costs, risk and asset gains. In this respect, The Banking Regulation and Supervision Agency (BRSA) started to establish measures for offshore swap markets in response to the upward volatility in the USDTRY exchange rate. This thesis examines the effects of such measures on the FX trade volume by using the GARCH model. The results show that these measures have a limited yet significant effect on the spot, forward and swap FX trade volume. The results also suggest that while restrictive measures have a negative effect on FX trade volume, bending measures have a positive effect.
The effects of capital inflows on real exchange rate
This thesis aims to analyze the effects of capital inflows on real exchange rate. It is claimed that there is a strong relationship between capital flows and real exchange rate. International capital flows have exceeded international trade flows in goods and services recently due to globalization so capital flows are expected to have more significant effects on real exchange rate than other variables. Therefore, we initially focus on the literature about the relationship between real exchange rate and capital flows as well as the other variables like exports and imports. Then, we mention about the changes in exchange rate and exchange rate policies during the last thirty years in Turkey. The data used in our analysis are taken from electronic data delivery system of the Central Bank of Turkey and the website of IMF. In this thesis, monthly data are used from 2003:01 – 2016:06. We implement the VAR method in our analysis and start our analysis by removing seasonality from our data in order to obtain more robust results. Three different models are estimated in the study. In the first model, we investigate the relationship between real exchange rate, foreign direct investments, portfolio investments, other investments and interest rate. We observe that the foreign direct investment explains the biggest share in error prediction variance of real exchange rate except for real exchange rate. Furthermore, our second model includes real exchange rate, export, import and interest rate and we clearly observe that capital inflows are better in explaining the changes in real exchange rate. Moreover, we develop our third model by including all variables we use in both model 1 and model 2. We also obtain consistent results and the foreign direct investment explains most of the change in real exchange rate.
Effects of exchange rate on export performance: A case study of Tanzania
This study analyses effects of exchange rate of Tanzanian shilling on the country's exports performance applying Vector Auto-Regressive (VAR) model covering the sample period from 1993Q1 to 2016Q4. The results show that; there is no long-run association between exchange rates and exports. Results of Granger Causality test shows that; exchange rate and foreign demand granger cause exports (each with unidirectional causality). The Impulse Response Function (IRF) shows that; a one-standard deviation positive shock to exchange rate (depreciation of local currency) increases the country's exports in nominal terms. And although the effect of shock is contemporaneous but it is not statistically significant at the 5% in the first four periods. Moreover, such effect of shocks is not permanent as it does not increase exports for all 10 periods. The same were observed when a one standard deviation positive shock to the foreign demand was applied. The variance decomposition shows that, the effects of exchange rates on Tanzania's exports are weak in the short run (less than 5%) but reaches 12.3% in the tenth period. And the variance brought by shocks in foreign demand remained weak (less than 5%) up to the tenth quarter. Hence, with these results, deliberate devaluation of shilling can do good towards boosting exports; this is in line with Marshall-Lerner Condition. Keywords: Exchange Rates, Exports, VAR, Granger Causality, IRF, Variance Decomposition.
Cointegration and causality relationship between Borsa Istanbul's BIST 100 and exchange rates
This thesis investigates the relation between the stock prices and the exchange rates(against US dollar) of Turkey, based on the monthly data from January 2003 to February 2019.The study inspects the short-run causal relationship by employing multivariate Granger causality test, and probes the long-run relation of the aforementioned variables using Johansen cointegration test. In addition, by use of multivariate DCC-GARCH method, dynamic conditional correlation among variables are estimated & forecasted for future periods. Empirical results suggest that only one long-term relation exists between these variables, and the direction of causality runs from stock prices to exchange rates. Findings of DCC-GARCH implies that significant dynamic conditional correlation is present among the time series studied. Also, a considerable time varying correlation is established between BIST100 stock prices and real exchange rates, which is in accordance to the result of preceding methods.
Kura dayalı istikrar politikalarının etkinliği: 1990-2000 Türkiye örneği
DOKTORA TEZ ÖZÜ KURA DAYALI İSTİKRAR POLİTİKALARININ ETKİNLİĞİ: 1990-2000 TÜRKİYE ÖRNEĞİ Oğuz YILDIRIM İktisat Anabilim Dalı Anadolu Üniversitesi Sosyal Bilimler Enstitüsü, Ağustos 2002 Danışman: Prof. Dr. Kemal YILDIRIM Enflasyonun süreklilik gösterdiği ülkelerde, temel makroekonomik değişkenlerde yapılan düzenlemelerin enflasyonun düşürülmesinde yeterli olmadığı gözlenmektedir. Bu nedenle enflasyonu düşürmeye yönelik istikrar politikası uygulamaları, enflasyon beklentilerine yön verecek bir nominal çıpanın kullanılmasını gerektirmektedir. Kronik enflasyon yaşayan ülkelerde uygulanan istikrar programlarının bir çoğunda, döviz kuru nominal çıpa olarak seçilir. Döviz kurunun nominal çıpa olarak seçildiği ve sabit tutulduğu programlara "kura dayalı istikrar programlan" denir. Çalışmanın amacı; döviz kurunun nominal çıpa olarak kullanıldığı kura dayalı istikrar politikalarının teorik çerçevesi içinde, daha önce benzer ekonomik krizler yaşamış ve ardından bu tür programları uygulamış ülke deneyimlerinden de faydalanarak, 1990-2000 döneminde Türkiye ekonomisinin yaşadığı krizleri ve uygulanan kura dayalı istikrar programlarını incelemek, bu çerçevede satınalma gücü paritesini test ederek, kura dayalı istikrar programlarının adı geçen dönemde ekonomi politikaları üzerinde etkin olup olmadığını araştırmaktır. Çalışmanın ekonometrik uygulama kısmında, Türkiye ekonomisinin 1990-2000 yıllarını kapsayan dönemde uygulanan kura dayalı istikrarIll politikalarının ekonomik faaliyetler üzerindeki etkinliği, ölçülmüş ve bu dönemde satınalma gücü paritesinin geçerliliğini test etmek için, satınalma gücü paritesinin en kısıtlı hali olan reel döviz kurunun zaman serisi özellikleri birim kök testleri kullanılarak test edilmiştir. Çalışmanın sonucunda, yüksek enflasyonun yaşandığı Türkiye ile göreceli olarak düşük enflasyonun gözlendiği ABD verileri kullanılarak 1990-2000 dönemi için satınalma gücü paritesi test edilmiş ve böyle bir iktisadi ilişkinin varlığı, yapılan birim kök testi sonucunda reddedilmiştir. Dolayısıyla Türkiye'de 1990-2000 döneminde kura dayalı istikrar politikaları ekonomik faaliyet üzerinde etkin değildir. Bu dönemde Türkiye ekonomisindeki yanlış uygulamalar ekonomik krizlerle sonuçlanmış ve alınan kura dayalı istikrar tedbirleri de başarıya ulaşamamıştır. Bu durumda döviz kurunun nominal çıpa olarak seçilmesinin başarısız olması, karar alıcı birimleri enflasyonun kendisini nominal çıpa olarak seçmeye yöneltmiştir. Bu bağlamda döviz kuruna ancak kısa vadeli sınırlı müdahaleler olacak, bundan sonra Türkiye'de uygulanacak programın enflasyonu düşürme politikasında, çıpa görevini enflasyonun kendisi üstlenecektir.
Emek verimliliği ve döviz kurunun ihracata etkisi: Türkiye ve seçilmiş ülke analizleri
Uluslararası ticareti merkantilistler tek taraflı bir mekanizma olarak kabul etmelerine karşın; sonraları hâkim olan klasik dış ticaret teorileri durumun merkantilistlerin işaret ettiğinden daha iyimser olduğunu göstermişlerdir. İthalat ve ihracat toplam kaynakları daha verimli kullanma adına en verimli yol olarak benimsenmiştir. Dış ticaretin sadece ihraç edene değil aynı zamanda ithal eden için de pozitif bir katma değer kattığı ispatlanmıştır.Türkiye 24 Ocak 1980 e kadar ithal ikameci bir politika izlemiştir. Dünyada 1970'lerde başlayan daha dışa açık politikalar 24 Ocak kararlarıyla Türkiye de de etkisini göstermiştir. Bu tarih itibariyle ihracatı teşvik eden politikalar izlenmiş, 1989 yılındaki sermaye hareketliliklerinin serbestleştirilmesi bu süreci hızlandırmıştır. 1995'e gelindiğinde ise AB ile imzalanan gümrük birliği anlaşması Türkiye'nin dış ticaretini şekillendirmiştir.En temel ekonomik göstergeler arasında yer alan dış ticaret bilgileri, Türkiye için 1980 sonrası anlamlı hale gelmeye başlamıştır. Kısıtlı olan ithalat ve yeterli düzeye bir türlü erişemeyen ihracat liberal ekonomiye geçişle beraber ekonominin en önemli belirleyicilerinden biri olmuştur.Türkiye gibi kendi parası dışındaki bir para birimiyle ticaret yapan ülkeler için dış ticaret aynı zamanda bir risk oluşturmaktadır. Bu durumda çoğu ülkeyi dış ticarete karşı korumacılığa itmektedir. Ülkeler ithalatı kotalar ve yüksek gümrük vergileriyle kontrol altına almaya çalışmış, ülkedeki dövizin yurtdışına çıkmasını zorlaştırmaya çalışmışlardır.Çalışmada ihracatı etkileyen faktörlerden döviz kuru ve verimlilik incelenmiştir. Amaç Türkiye'de 1992- 2009 yılları arasında 6 aylık veriler kullanılarak döviz kuru, ihracat ve verimlilik arasında bir nedensellik ilişkisi olup olmadığını incelemektir. Çalışmamızda farklı ülkeler için de nedensellik analizi yapılıp Türkiye örneğiyle karşılaştırılmıştır.
The effect of foreign exchange and real exchange rate on foreign trade in Liberia
This study adopted an ARDL model framework in estimating the effect of foreign exchange intervention and exchange rates on foreign trade in Liberia in three separate models namely export, import and trade balance using yearly data from 1980-2015. The results indicate a statistically significant positive effect of nominal exchange rate on export, but not necessarily for real exchange rate. Nominal exchange rate was confirmed to be inversely related to import while real exchange rate was positively related to import. The trade balance model results show a statistically significant negative effect of nominal exchange rate on trade balance while real exchange rate was seen to be positively related to trade balance. The exchange rate regime change and monetary intervention by the central bank seems ineffective particularly due to the dual currency and high dollarization. At the same time, the depreciation in the Liberian dollar tend to worsen the trade balance. Keywords: Nominal Exchange Rate, Real Exchange Rate, Foreign Trade, ARDL model,Dual currency
Döviz kurları,ülke ekonomisi için önemi ve kur savaşları
Bu çalışmada döviz kuru, döviz kurunun ülke ekonomisi için önemi ve kur savaşları konusundan bahsedilmiştir. İlk bölümlerde farklı ve değişik açılardan döviz kurunun tanımı ve öneminden bahsedilmiştir. Çalışmamızın birinci bölümü döviz kuru sisteminin tanımı yani ulusal paranın herhangi bir yabancı paraya özellikle güçlü bir paraya karşı olan oransal değeridir. Döviz kuru bir ekonomide enflasyon ve faiz oranları ile yakından ilgili olan aynı zamanda ülke ekonomisi için son derece mühim olup, faiz ile enflasyonu da içeren bir fiyattır. Bir sonuç değişkenidir. Dövize olan talep artığında döviz kuru yükselir. Birçok etken döviz kurunu belirlemede önem arz eder döviz arzı, döviz talebi, döviz kuru ile ilgili beklentiler ve spekülasyonlar ülkedeki enflasyon, resesyon beklentileri, dış borç yükleri siyasete ekonomiye güven, uluslar arası veya bölgesel konjonktürel gelişmeler gibi etkenler döviz kuru değeri ile alakalıdır.Döviz kurunun ne olduğu kadar döviz kuru rejimi de önem taşır. Sabit döviz kurundan esnek döviz kuru rejimine kadar, ara rejimler ile beraber geniş bir döviz kuru rejimi yelpazesi görülür. Son dönemlerde esnek döviz kuru sistemini uygulayan ülkelerin sayısında fazlaca bir artış gözlenmesine karşın halen bazı ülkelerin sabit veya gözetimli veya denetimli döviz kuru rejimlerini sürdürdüğü gözlenmektedir. (Shatz ve Tarr, 2000). Döviz kuru sistemlerden bahsedilmesindeki amaç bu sebepten ileri gelmektedir. Kur Savaşlarının amacı bir ülkenin ya da ülkelerin döviz kurunu kullanarak kendilerine ekonomik avantaj sağlamaya çalışmalarıdır. Yani yapılmak istenen aslında ekonominin ithalat kısıtlamaları ya da ihracat teşvikleri yoluyla ulaşamadığı ticari avantajı yaratmaktır. Başka ekonomiler aleyhine kendisine üstünlük kurmaya çalışmasıdır. Bunun literatürdeki adı "Komşunu Fakirleştirme" politikasıdır. 'Komşunu Fakirleştirme' yani 'Beggar Thy Neighbour' politikası önceleri gümrük vergileri, kotalar, sübvansiyonlar ile yapılırken günümüzde döviz kuru değerleri ve bunu etkileyecek değişkenler üzerinden kendileri lehine üstünlük yaratmak suretiyle yapılmaktadır. Bu politika ithalat kısıtlaması veya ihracat teşviki yolu ile dış ticarette üstünlük sağlama suretiyle diğer ekonomiler aleyhinde kendine üstünlük sağlama çabası olarak geçer. Eğer bir ekonomi kendi parasını ticaret ortaklarının paralarına göre olması gereken düzeyin altında tutarak onlara daha fazla mal satıyor ve onlardan daha az mal almayı hedefliyorsa o zaman komşuyu dilendirme politikası bir kur savaşı olarak ortaya çıkar. Bu çalışmanın amacı da bu kavramları objektif bir şekilde açıklayıp, konunun günümüz ekonomik şartları altında yorumlarını yapmaktır. Böylece döviz kuru rejimi olarak bilinen esnek döviz kuru sistemi gerçekten literatürde açıklandığı gibi uygulanıp uygulanmadığı görülecektir. Ekonometrik olarakta değerlendirilen kur savaşları, bu bakımdan döviz kuruna dolaylı müdahalenin çeşitleri ve dış ticarette günümüz açısından etkileri tezimizin özünü oluşturmaktadır.
CDS primleri ile döviz kurları arasındaki nedensellik ilişkisi: Türkiye örneği
Çalışmada, CDS primleri ile döviz kurları arasındaki ilişki 02 Ocak 2009-31 Aralık 2018 dönemini kapsayan günlük frekansta zaman serisi analizleri ile incelenmiştir. Çalışmada nedenselliğin test edilmesinde Türkiye'nin 5 yıl vadeli CDS primleri ile Amerikan doları/Türk Lirası satış kuru değişkenleri kullanılmıştır. Bu doğrultuda ilk olarak değişkenlerin durağanlık süreci ADF, PP ve KPSS birim kök testleri incelenmiş olup değişkenlerin birinci farklarında durağan oldukları tespit edilmiştir. Değişkenler arasında uzun dönemli ilişkinin varlığı Johansen Eşbütünleşme Testi ile incelenmiş ve eşbütünleşme olmadığı tespit edilmiştir. Eşbütünleşme tespit edilmediği için VAR modeli kurulmuş, sonrasında değişkenler arasındaki nedensellik ilişkisi Granger Nedensellik Testi ile incelenmiştir. CDS primlerinden döviz kuruna doğru ve döviz kurundan CDS primlerine doğru olmak üzere çift yönlü nedensellik ilişkisi tespit edilmiştir. Elde edilen sonuçlara göre, değişkenler uzun dönemde birlikte hareket etmemektedir. Kısa dönemde ise CDS primleri ve döviz kurları birbirlerini etkilemektedir. Anahtar Kelimeler: CDS Primi, Döviz Kuru, Kredi Riski, Granger Nedensellik Testi
İşsizlik, enflasyon ve döviz kurunun ekonomik büyüme üzerine etkileri: Türkiye örneği (2003-2015)
Dünya ekonomilerinde yıllardır tartışılan en büyük sorunların başında işsizlik, enflasyon ve döviz kuru gelmektedir. Politika yapıcılar bu üç makoekonomik değişkenin ekonomide meydana getireceği olumsuz etkilerini azaltmak için birçok politika geliştirmektedirler. Bu çalışmada işsizlik enflasyon ve döviz kurunun ekonomik büyüme üzerindeki etkileri araştırılmaya çalışılmıştır. Bunun için Türkiye ekonomisi örnek alınarak 2003Q1-2015Q4 üç aylık verileri kullanılarak analiz edilmiştir. Kullanılan değişkenler, büyüme verisi olarak GSYH, TÜFE, mevsimsellikten arındırılmış işsizlik oranları ve reel döviz kurudur. Çalışma üç bölümden oluşmaktadır. Birinci bölümde ekonomik büyümenin tanımı kapsamı amaçları incelenerek büyüme modelleri araştırılmıştır. Çalışmanın ikinci bölümünde ise işsizlik enflasyon ve döviz kuru değişkenlerinin tanımı yapılarak bu üç makro değişkenin ayrı ayrı büyüme üzerindeki etkisi incelendikten sonra üçüncü bölümde literatür taraması yapılıp ekonometrik uygulamaya geçilmiştir. Uygulama aşamasında serilerin birim kökleri incelenerek ADF testi uygulanmış ve eş bütünleşme yöntemi kullanılarak bu serilerin eşbütünleşik olup olmadıkları ve uzun dönemde bir ilişkinin olup olmadıkları incelenmiştir. Son olarak kurulan modelde büyüme üzerinde en etkili değişkenin hangisi olduğunun ve etkili bulunan değişkenin politika aracı olarak kullanılabilirlik durumu varyans ayrıştırması ve etki tepki analizi ile ölçülerek bulmaya çalışılmıştır. Ancak kurulan modelde büyüme üzerindeki tek etkili değişkenin (reel döviz kuru) olması nedeniyle varyans ayrıştırması analizine gerek kalmamıştır. Etki tepki analizi sonrasında ise reel döviz kurunda meydana gelen bir standart hatalık şok karşılığında büyüme (GSYH) değişkeni üçüncü döneme kadar dengede iken dört ve beşinci dönemde büyümede azalma görülmektedir. Altıncı dönemden itibaren sekizinci döneme kadar büyüme değişkeninde artış görülmekte; dokuzuncu dönemden itibaren tekrar azalma görülmektedir. Anahtar Kelimeler: İşsizlik, Enflasyon, Döviz Kuru VAR Analizi.
Döviz kuru dalgalanmalarının firmaların ihracat performansına etkisi,firma bazlı bir uygulama
Ulusal para biriminin yabancı para cinsinden değerini ifade eden döviz kurları, uluslararası ticaretin artması ve ekonomilerin birbirlerine bağımlı hale gelmesiyle birlikte ekonomideki en önemli göstergelerinden biri haline gelmiştir. Bu çalışmada döviz kuru değişmelerinin firmaların ihracat performansına olan etkisini araştırmak amacıyla ISO 500 listesindeki 2005 – 2016 yılları arasında kesintisiz verileri olan 6 farklı sektör grubundaki 69 firma temel alınarak model oluşturulmuş ve ekonometrik yöntemlerle katsayı tahmininde bulunulmuştur. Çalışmada geliştirilen modelde, firmaların ihracat değerleri bağımlı değişken, döviz kuru, katma değer ve sermaye emek oranı bağımsız değişken olarak kullanılmıştır. Veri seti İstanbul Sanayi Odası ISO 500 listesinden ve TCMB elektronik veri tabanından temin edilmiştir. Veri setinin kullanımında havuzlanmış modelin uygun olup olmadığı F-Testi ve Breusch –Pagan testi sonuçlarına göre karar verilmiş, daha sonra rassal ya da sabit etkiler modeli seçimi için Hausmann Testi yapılmıştır. Kesitler arasında otokorelasyon, yatay kesit ve değişen varyans problemleri olup olmadığını sınamak için sırasıyla, Wooldrigde, Greene Likelihood ve Pesaran testleri uygulanmış, panel verilerin hepsinde bu problemlerden en az birinin varlığı tespit edilince, bu sorunlara dirençli analiz yöntemi Driscoll Kraay yöntemi kullanılarak, katsayı tahmininde bulunulmuştur. Tüm istatistiki testler için Eviews ve Stata istatistik programları kullanılmıştır. Anahtar Kelimler: Döviz Kuru, İhracat, Panel Veri Analizi, Driscoll Kraay.
Döviz kuru geçiş etkisi: Türkiye örneği
Makroekonomik performansın belirlenmesinde önemli değişkenlerden biri olarak kabul edilen döviz kuru, enflasyonun temel açıklayıcı değişkenleri arasında yer almaktadır. Literatürde döviz kurunun enflasyonist etkileri genellikle geçiş etkisi teorisiyle açıklanmaktadır.Gelişmiş ülkeler için ve döviz kurlarının dışsal ayarlamalar üzerine rolünün incelenmesi ile ilgili pek çok çalışmanın bulunduğu döviz kuru geçiş etkisi (exchange rate pass-through) literatüründe, gelişmekte olan ülkeler için yapılan çalışmalar da büyük artış göstermeye başlamıştır. Bu çalışmalarda döviz kurlarının dışsal ayarlamalar üzerine rolünün incelenmesinin yanında, esas olarak gelişmiş ülkelerdekine benzemeksizin döviz kurlarındaki artışın ithal malların yerli para birimi cinsinden değerinin yükseltilmesiyle, öncelikle ithalat fiyatlarını, daha sonra da ithal girdi kullanılarak üretilen tüm yerli malların piyasadaki fiyatlarını etkileyiş mekanizması üzerine yoğunlaşılmıştır.Bu çalışmada, Türkiye'de döviz kurunun ithalat fiyatlarına geçiş etkisi araştırılmıştır. Uygulamada Johansen Eşbütünleşme Analizi aracılığı ile 2002:01-2008:10 dönemi analiz edilmiştir. Bu çalışmada, Türkiye'de ithalat fiyatlarının döviz kuruna esnekliğinin oldukça yüksek oluğu ve kısa dönemde uzun döneme göre daha yüksek olduğu bulunmuştur.
Döviz kuru politikaları-dış ticaret hadleri ilişkisi Türkiye uygulaması (1984-2007)
Çalışmada döviz kuru ile dış ticaret hadleri arasındaki ilişki incelenmiştir. İlk olarak döviz kuru politikaları ve döviz kurları, çeşitleri itibariyle ele alınmış daha sonra dış ticaret hadleri ayrıntılı olarak incelenmiştir. Döviz kuru ile dış ticaret hadleri arasındaki ilişki teorik olarak da incelemesi yapıldıktan sonra 1984- 2007 yılları arası, Türkiye'de uygulanan döviz kuru politikaları dört farklı döneme ayrılmıştır. İlk olarak 1984-1988 dönemi esnek kur politikası, ikinci dönem 1989 -1994 esnek kur politikası, üçüncü dönem 1994-2001 sabit kur politikası ve son olarak 2001-2007 esnek kur politikası dönemleri olarak döviz kuru ve dış ticaret hadlerinin aylık verilerinden yararlanılarak, VAR analizi yöntemi kullanılarak, ekonometrik analizleri yapılmıştır. Elde edilen sonuçlar granger nedensellik, etki-tepki fonksiyonları ve varyans ayrıştırma yöntemlerinden yararlanılarak yorumlanmıştır. Analiz sonucunda ilk dönemde döviz kuru ile dış ticaret hadleri arasında anlamlı bir ilişki ve nedensellik bulunamamıştır. İkinci dönemde ise döviz kuru değişkeninden dış ticaret hadlerine doğru bir nedenselliğin olduğu sonucu elde edilmiştir. Üçüncü dönemde ise döviz kuru ile dış ticaret hadleri arasında zayıf bir ilişkinin varlığı sonucuna ulaşılmıştır. Son dönemde ise döviz kurundan dış ticaret hadlerine doğru bir nedenselliğin varlığı sonucuna ulaşılmıştır ve iki değişken orta derecede ilişkili çıkmıştır.
Enflasyon hedeflemesinde döviz kuru müdahalelerinin etkinliği:Türkiye örneği
Enflasyon hedeflemesi rejimi, para politikasının en önemli amacının düşük ve istikrarlı bir enflasyon oranını sürdürmek olduğunun vurgulanması ve bunun para otoritesi tarafından benimsenmesidir. Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası (TCMB) 2002?2005 yılları arasında ?Örtük Enflasyon Hedeflemesi? uygulamıştır ve 2006 yılı başından itibaren ?Açık Enflasyon Hedeflemesi Rejimi? uygulamaya devam etmektedir. Enflasyon hedeflemesi rejiminin esnek döviz kuru sistemi ile birlikte uygulandığı, söz konusu rejimde merkez bankalarının döviz kurundaki aşırı oynaklığı yumuşatmak amacıyla döviz piyasasına müdahalelerde bulunduğu görülmektedir. Bu bağlamda bu çalışmada Türkiye?nin açık enflasyon hedeflemesi rejimine geçtiği Ocak 2006?dan Ağustos 2012?ye kadar olan dönemde TCMB?nin döviz piyasasına yapmış olduğu dolaylı alım ve satım müdahalelerinin etkinliğinin tespit edilmesi amaçlanmıştır. Finansal zaman serilerinde oynaklığın modellenmesinde genellikle GARCH modelleri tercih edilmektedir. Bu çalışmada yapılan tanısal testler sonucunda ve kukla değişken kullanımına da izin veren T-GARCH (1,1) modeli en uygun model olarak belirlenmiştir. Bu çalışmada elde edilen ampirik bulgulara göre, TCMB?nin döviz piyasasına alım ve satım müdahaleleri ortalama döviz kuru düzeyi üzerinde anlamlı bir etki yaratmamaktadır. Oynaklık üzerinde ise, alım ve satım müdahaleleri oynaklığı arttırıcı etki yaratmaktadır, ancak bu sadece alım müdahaleleri için istatistiksel anlamlılık taşımaktadır. Ayrıca, döviz kuru üzerinde negatif şokların pozitif şoklardan daha büyük etki yaptığı, başka bir deyişle, kaldıraç etkisinin mevcut olduğu sonuçlarına ulaşılmıştır. Anahtar Kelimeler: Döviz Kuru, Döviz Kuru Sistemleri, Enflasyon Hedeflemesi, Açık Enflasyon Hedeflemesi, Örtük Enflasyon Hedeflemesi, Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası, Faiz Koridoru, Rezerv Opsiyonu, Zaman Serileri, ARCH/GARCH Modelleri, T-GARCH Modeli
Dış ticaret, döviz kuru ve ekonomik büyüme ilişkisi Türkiye örneği 2003-2019
Ülkelerin bir önceki dönemlerine göre üretim kapasitelerinde ortaya çıkan artışlar o ülkelerin ekonomik büyümelerinin hızlarını göstermektedir. Ekonomik büyümeyi tetikleyen bir mekanizma olarak savunulan dış ticaret, genel anlamda mal veya hizmet ticaretini kapsamaktadır. Dış ticarette nihai hedef ihracatı arttırmak, ithalatı azaltmak ve ekonomik büyümeye katkı sağlamaktır. Ülkeler arasında meydana gelen söz konusu mal veya hizmet alım satımında kullanılan temel araç ise döviz kurlarıdır. Bu anlamda gerek dış ticaret gerekse de iktisadi büyüme gibi hususlar döviz kurlarından bağımsız şekilde düşünülemez. Dolayısıyla bir ülke ekonomisinin yapısı hakkında bilgi elde etmek ayrıca gelecekle ilgili tahminlerde bulunabilmek için dış ticaret, döviz ve ekonomik büyüme konusunun araştırılması önem arz etmektedir. Bu çalışmanın amacı; dış ticaret, döviz kuru ve ekonomik büyüme arasındaki ilişkiyi araştırmaktadır. Bu amaç doğrultusunda 2003-2019 yılları arasında gsyh, enflasyon, reel efektif döviz kuru, ihracat ve ithalat değişkenlerine ait üçer aylık aylık verilerle ekonometrik analiz yapılmıştır. ADF (Genişletilmiş Dickey-Fuller) Ve PP (Phillips-Peron) birim kök testleri ile birinci dereceden farkları alınarak durağan hale getirilmişlerdir. Uzun dönemli bir ilişkinin varlığını araştırmak amacıyla Johansen eşbütünleşme testi uygulanmıştır. Yine VAR modeli kapsamında etki-tepki fonksiyonları incelenmiş devamında Granger nedensellik testi uygulanmıştır. Analiz sonucunda değişkenler arasında uzun dönemli bir ilişki mevcuttur. Ayrıca enflasyon ve ihracat milli geliri pozitif etkilerken, reel efektif döviz kuru ve ithalatın negatif etkilediği sonucuna varılmıştır.
Türk Lirasi (TRY) artışı: En büyük nedenini bulması
The exchange rate has always been of much debate and focus, owing to the fact it's paramount importance and the role it plays in the lives of the people and economy of a country as a whole. Hence, the thesis deemed it necessary to examine and find the biggest factor or factors that affected the rate of exchange in Turkey. In the thesis collected monthly observations of the data after the revaluation of 2005 until the very end of 2020. Furthermore, using correlation matrices, cointegration analysis (ARDL) which indicated both short-run and long-run relationship, and the Toda and Yamamoto's (1995) which is a modified version of the Granger causality test found that the Turkish Lira (TRY) is affected by three different variables (interest rates, trade, and the inflation rate). The result of this thesis has indicated a strong bidirectional causality between the rate of exchange and inflation and a medium bidirectional causality between the rate of exchange and interest rate and unidirectional causality from the balance of trade to the rate of exchange.
E7 ülkelerinde döviz kuru ile borsa getirileri arasındaki ilişki
Bu çalışmada, E7 ülkelerinde döviz kurları ile piyasa endeksleri arasında ilişki olup olmadığı incelenmiştir. Bilindiği üzere ülkeler gelişmişlik düzeyi ve ekonomik durumlarına göre: en az gelişmiş ülkeler, az gelişmiş ülkeler, gelişmekte olan ülkeler ve gelişmiş ülkeler gibi isimlerle sınıflandırılmaktadır. Bu araştırmada kullanılan, literatüre E7 (Emerging 7) olarak giren ülkeler ise gelişmişlik düzeyleri ve ekonomileri incelendiğinde gelişmekte olan ülkeler arasında yer almakta olup gelişmekte olan ülkeler arasında en iyi ekonomiye sahip ülkelerdir. Bu ülkeler: Hindistan, Endonezya, Çin, Türkiye, Brezilya, Rusya ve Meksika'dır. 01.01.2010-28.02.2021 dönemi haftalık verilerin kullanıldığı araştırmada; döviz kuru olarak ülkelerin ABD Doları kuru ve ülkelerin en çok işlem hacmine sahip piyasa endeksleri kullanılmıştır. Bu ülkelerde döviz kurları ile piyasa endeksleri arasındaki ilişkiyi ortaya koymak amacıyla VAR (Vector Autoregression) analizi, etki tepki analizi ve Granger nedensellik analizi uygulanmıştır. Analizlerden elde edilen sonuçlar, Brezilya ve Hindistan dışında kalan diğer ülkelerde döviz kuru ile pay senedi piyasası arasında ilişki olduğunu, genel olarak Meksika' da döviz kurundan pay senedi piyasasına nedeni olduğunu gösterirken diğer ülkelerde (Çin, Rusya Türkiye ve Endonezya) pay senedi piyasasından döviz kurlarına doğru nedenselliğin olduğu anlaşılmıştır.
Türkiye'de döviz kuru oynaklığı ve dış ticaret: ARDL analizi
Küreselleşen dünyada, Türkiye gibi gelişmekte olan ülkeler için kritik bir ekonomik sorun olan dış ticaret açığı ve bu açığa neden olan faktörler, araştırmalara konu olmuş ve günümüzde de olmaya da devam etmektedir. Döviz kurlarında yaşanan dalgalanmalar ekonomide fiyat değişikliklerine yansımakta bu durum ise insanlığın var olduğu sürece devam edecek olan dış ticaret ve iktisadi büyüme kavramları açısından göz önünde bulundurulması gereken önemli bir konu haline gelmektedir. Bu nedenle çalışmanın en temel amacı döviz kuru ile dış ticaret dengesi arasındaki bu ilişkiyi incelemektir. Çalışmanın birinci bölümünde para miktarının dolaylı ve doğrudan olmak üzere ödemeler dengesi üzerinde etkisi olması sebebi ile öncelikle para politikası şokları aktarılmıştır. İkinci bölümünde döviz kuru riski ve yönetimi ile ilgili bilgilendirme yapılmış, üçüncü bölümde uluslararası ticaret ile ilgili bilgiler belirtilmiştir. Çalışmanın dördüncü bölümünde ise literatür araştırmasına yer verilmiş ve çalışmanın temel amacı olan ekonometrik uygulama bölümü aktarılmıştır. Türkiye'de 2006: Q1-2021: Q3 dönemi ele alınmış, durağanlık analizleri yapılmış, kısa ve uzun dönem analizleri için ARDL yönteminden faydalanılmıştır. TÜFE bazlı (2006=100) reel efektif döviz kuru, ekonomik büyüme ve mal dengesi değişkenleri ARDL analiz yöntemine dâhil edilmiştir. Elde edilen analiz sonuçlarına göre, değişkenler arasında eşbütünleşme ilişkisi olduğu saptandığından ve ARDL modeli kurulmuş olup, modelin açıklama gücü 0.91 gibi yüksek bir değer çıkmış ve istatistiki olarak anlamlı bulunmuştur. Uzun dönemde RDK (Reel Efektif Döviz Kuru) serisi ile DA (Dış Ticaret Dengesi) bağımlı değişkeni arasında anlamlı bir ilişki olsa da kısa dönemde bu ilişki anlamlı bulunamamıştır. DA değişkeni uzun dönemde RDK' dan etkilense de kısa dönemde etkilenmemektedir. Modelin kararlılığına bakmak için de CUSUM ve CUSUMSQ grafikleri incelenmiş ve değişkenlere yönelik herhangi bir kırılmanın olmadığı sonucuna ulaşılmıştır. Literatürde bu konu üzerine birçok çalışma yapılmıştır ancak bu çalışmayı özgün kılan 2006:Q1-2021:Q3 döneminde, ARDL analiz yöntemiyle DA değişkeni üzerinde GSYH ve RDK ilişkisinin test edilmesidir. Anahtar Kelimeler: Döviz Kuru, Şok, Risk, Uluslararası Ticaret
An impact of exchange rate volatility on Nigeria's export:Using ARDL approach
This thesis seeks to empirically investigate the impact of exchange rate volatility on Nigeria export using ARDL approach. The empirical analysis carried out uses monthly data, covered period from 1999m1 to 2012m12. The result confirms that there is a long relationship between export, real exchange rate, volatility of exchange rate and foreign income. Besides, the volatility of real exchange rate has negative and significant effect on the export in both short and long run; this implies that high fluctuation of exchange rate volatility tends to hinder Nigeria export. However, The real exchange rate result shows positive and significant effect on the export in the long run while in the short run the export is negatively affected by real exchange rate, this implies that depreciation of Naira exchange rate is more effective in the long run to stimulate export activity in Nigeria whereas, in the short run depreciation of the Naira negatively hinders the Nigeria's export. The result of nominal exchange rate shows that in the in the short run volatility of nominal exchange rate has a positive and significant effect on the Nigeria's export, while in the long run foreign income has positive and significant effect on the Nigeria's export. Key words: Exchange rate volatility, Nigeria‟s export, ARDL