Göç politikaları

81 theses under this subject heading

DoctorateOpen AccessTR

Türkiye'de göç politikalarında değişim, kurumsallaşma ve yaşanan sorunlar

Göç konusu kısa ve uzun vadede Türkiye'nin temel meseleleri ve değişen öncelikleri arasında en önemli gündemlerinden birini oluşturmaktadır. Yakın dönemde göçlerin önemli ölçüde artış göstermesi, Avrupa Birliği uyum süreci ve özellikle 6458 sayılı Yabancılar ve Uluslararası Koruma Kanunu'nun kabul edilmesiyle birlikte göç konusu kamu yönetimi disiplininin önemli çalışma alanlarından biri haline gelmeye başlamıştır. Bu konuda yapılan çalışmalarda -özellikle son dönemde- önemli bir artış gözlenmesine rağmen göç politikaları alanındaki değişimleri Cumhuriyet öncesi dönemle ilişkili bir şekilde ele alan, aynı anda mevcut göç politikalarındaki sorunları açıklayan, göçmen ve mültecilerin hak ve hizmetlerden ne ölçüde yararlanabildiklerini inceleyen yeterli bir çalışma örneği olduğu söylenemez. Bu nedenle çalışmada, Türkiye'deki göç politikalarının tarihsel süreçteki değişimi, kurumsallaşma ile ilişkili gelişmeler ve göç politikaları alanında gözlemlenen sorunlar araştırılmaktadır. Çalışmanın genel olarak amacı, göç politikalarının tarihsel süreçteki değişimini inceleyerek günümüz göç politikalarına dair bütüncül bir bakış açısı sunmaktır. Bu çerçevede birinci bölümde, çalışmaya temel oluşturacak bir arka plan geliştirmek amacıyla göçün kavram, teori ve politika boyutlarına odaklanılmıştır. İkinci bölümde, Geç Osmanlı Dönemi'nden 1980'lere uzanan süreçte göç örüntüleri, göç politikaları ve kurumsallaşmada meydana gelen değişim üzerinde durulmuştur. Üçüncü bölümün konusunu 1980'lerden itibaren göç örüntülerinde ve buna bağlı olarak göç politikalarında nasıl bir değişim gerçekleştiği sorusu oluşturmaktadır. Dördüncü bölümde, öncelikle göç yönetiminde ve kurumsallaşmada yeni dönemde meydana gelen değişiklikler ve bu alanda faaliyetlerde bulunan aktörlerin rolleri ele alınarak göç yönetim sisteminin ayrıntılı bir incelemesi yapılmaktadır. Ardından göç politikaları alanında öne çıkan sorunların neler olduğu araştırılmakta ve belirlenen sorunlara yönelik bazı çözüm önerileri sunulmaktadır. Sonuç olarak, göçle ilgili politikaların ve kurumsallaşmanın son döneme özgü olmadığı, bu alana ilişkin politikalarda çeşitli içsel ve dışsal dinamiklere bağlı olarak tarihsel süreçte önemli değişiklikler yaşandığı ve göç politikaları alanının bazı sorunları ihtiva ettiği vurgulanmıştır.

Göç politikalarıGöç yönetimiGöçler+2
Ilgın Barut
Muğla Sıtkı Kocman University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2021
00
Master'sOpen AccessTR

Türkiye'nin uluslararası göç yönetimine güvenlik bağlamında bir bakış

Birçok alanın ortak öznesi durumunda olan göç özellikle son dönemde dünya gündeminin en üst sıralarında yer almaktadır. Bu sebeple sahip olduğu coğrafyasıyla dünyanın en eski topluluklarına ev sahipliği yapmış olan Türkiye için de göç hareketleri kaçınılmaz olarak gündemin öncelikli konularından biri haline gelmiştir. Bu çalışmanın amacı Türkiye'nin göç politikalarını incelemek ayrıca oluşturulan söylemlerin vatandaşların göçmen algısı üzerindeki etkisini ortaya koymaktır. Bu çalışma, güvenlik meselesinin devlet ya da vatandaş güvenliğine indirgenmemesi gerektiği ayrıca göçmenlerin bir güvenlik meselesi haline getirilmesi yerine onların toplumla uyumunun sağlanmasıyla ancak toplumsal güvenliğin sağlanabileceği hipotezine dayanmaktadır. Bu çalışma yaygın olanın aksine göçün devlet güvenliğinin yanında göçmen güvenliğiyle olan ilişkisinin ortaya konması açısından önemlidir. Bu amaçla çalışmada ilk olarak Türkiye'nin uluslararası göç politikalarının tarihsel gelişimine yer verilmiş ayrıca Türkiye'nin göç yönetiminde yer alan yasal düzenlemelerle uluslararası iş birliklerine değinilmiştir. İkinci olarak güvenlik kavramının tarihsel oluşumuna ve kullanıldığı alanlara yer verilmiş, göçün güvenlikle ilişkisini ortaya koymak amacıyla Kopenhag Ekolünün güvenlik anlayışından yararlanılmıştır. Son olarak üçüncü bölümde ise Türkiye'de göç ve güvenlik ilişkisi, göçün güvenlikleştirilmesi ve göçmenlerin güvenliği gibi başlıklara yer verilmiş ayrıca güvenlik söylemi üzerinde göçmen algısı ortaya konmuştur.

Göç politikalarıGöçlerGüvenlik+5
Elif Tosun
Muğla Sıtkı Kocman University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2022
00
DoctorateOpen AccessTR

Çetrefilli sorunlarla mücadele yöntemi olarak bütünleşik kamu yönetimi yaklaşımı: Türkiye'nin göç yönetimi üzerine bir inceleme

Göç olgusu karmaşık ve çok boyutlu bir politika problemidir. Dolayısıyla göç yönetimi ilgili paydaşlar arasında yüksek düzeyde koordinasyon ve işbirliği gerektirmektedir. Bu bağlamda bu tezin amacı göç olgusunu çetrefilli sorun kavramı bağlamında analiz ederek, Yabancılar ve Uluslararası Koruma Kanunu ile Türkiye'nin göç yönetiminde yaşanan değişimi Bütünleşik Kamu Yönetimi yaklaşımı bağlamında analiz etmektir. Tezin ilk bölümünde çetrefilli sorun kavramı açıklanarak, göç olgusu bu kavram bağlamında tartışılmıştır. Çalışmanın ilk bölümünde göç olgusunun çetrefilli bir sorun olduğu belirtilmiştir. Çalışmanın ikinci bölümünde, çetrefilli sorunlarla mücadele yöntemlerinin en etkinlerinden biri olan Bütünleşik Kamu Yönetimi yaklaşımı ortaya çıkış süreci, kapsamı ve yaklaşıma yönelik eleştirileri de içerecek şekilde anlatılmıştır. Tezin son bölümünde ise öncelikle Türkiye'nin göç ve yönetimi tarihi özetlenmiştir. Bu bölümde Yabancılar ve Uluslararası Koruma Kanunu ile Türkiye'nin göç yönetiminde yaşanan değişim Bütünleşik Kamu Yönetimi reformu bağlamında analiz edilmiştir. Bu bölümde, gerçekleşen değişimin Bütünleşik Kamu Yönetimi yaklaşımı ile benzerlik gösterdiği tespit edilmiştir.

Bütünleştirilmiş etkinliklerGöç politikalarıGöç yönetimi+5
İbrahim Hatipoğlu
Bursa Uludağ Üni̇versi̇ty · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2022
00
Master'sOpen AccessTR

Suriye olayları sonucunda oluşan göçün güvenlik stratejilerine etkileri

Göç olgusu yüzyıllardır uygarlıkların sürekli karşılaştığı ve çoğu zaman ciddi sonuçlara sebep olan olayları ifade eder. Pek çok sebepten dolayı yaşanan bu durum çeşitlerine göre ayrıldığı gibi etki alanlarına göre de ayrılmaktadır. Yüzyılımızda yaşanan ve en son göç olan Suriye göçü özellikle sınır komşularını etkilemiştir. Suriye ile sınır komşusu olan ülkelerden biri de Türkiye'yedir. Milyonlarca Suriyeli iç savaşın zorunlu kıldığı bu durum nedeniyle Türkiye'ye göç etmiştir. Uluslararası çapta yankı bulan bu durum sadece Türkiye'yi değil sınır komşusu olsun olmasın birçok ülkeyi etkilemiştir. Suriyeli göçü, sınır komşuluğu ve Avrupa üzerine geçiş konumunda olması dolayısıyla en çok Türkiye toplumunu etkilemiştir. Göçün getirmiş olduğu en büyük sorun ise göç edilen yerde güvenlik kaygısına sebep olmasıdır. Sınır güvenliğinin kaygısının yaşandığı bu savaş durumu göçle birlikte Türkiye içinde ekonomi, sağlık, sosyal güvenlik gibi alanlarda kaygı yaratmıştır. Ve göç olgusu bütünüyle her alanda değişimlere sebep veren bir hale gelmiştir. Sonuç olarak bu çalışma Suriye iç savaşının sebep olduğu göçü ele almakta ve göç edilen toprakların mülteciler karşısında izledikleri politikaları ele alarak göç olgusunun etki ettiği dinamikleri açıklamaya çalışmaktadır. Anahtar Kelimeler: Göç, Suriye, Mülteci, Güvenlik, Türkiye

Göç politikalarıGöçlerGüvenlik+7
Alattin Nasan
Gaziantep University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2021
00
Master'sOpen AccessTR

Sanayi devrimi sonrası kentin ve toplumun distopyaya göçü: Şehir planlama üzerine bir inceleme

Sanayileşme süreci, İngiltere'de ortaya çıktığı 18. Yüzyıl'dan itibaren toplumların ve kentlerin yapısını sürekli olarak değişime uğratmaktadır. Bu değişimin yaşanmasındaki en büyük etken sanayileşme ile birlikte kentlere olan yoğun göçlerdir. Yoğun nüfus artışı barınma ihtiyacını da beraberinde getirmekte fakat kentler bu yoğunlukta nüfus artışlarına yönelik olarak yeterli konuta sahip olmadıkları için ortaya plansız yapılaşmalar çıkmaktadır. Bu sürece batıdaki örneklerinden yıllar sonra katılan Türkiye kentleri de maruz kalmıştır. Bu soruna yönelik olarak Ebenezer Howard 'Garden Cities of Tomorrow' isimli kitabında sanayi kentleri ile kırsal alanın iyi yönlerini birleştirdiği sınıfsız ve sürdürülebilir bir kent planı sunmuştur. Bu gibi planlı kent çalışmaları sanayi kentlerinde ve Türkiye'nin Ankara şehrinde denenmiş fakat alınan sonuçlar en nihayetinde amacından saparak sınıfsal kutuplaşmaları daha da arttırmıştır. Küreselleşme çağına kadar alt sınıfın yaşam alanları kentlerde ortaya çıkmaya devam ederken üst sınıf kentlerin kalabalığından, kirliliğinden ve tehlikelerinden kaçma ihtiyacı hissetmiştir. Böylece yatırımlar kentleri dışında, orta-üst ve üst sınıfın ulaşabileceği alanlara aktarılırken kentler içi boşaltılarak yatırımlardan mahrum bırakılmışlardır. Fakat küreselleşme ve neoliberalizmin etkisi ile üretim merkezlerinin ikinci ve üçüncü dünya ülkelerine, merkezi kentlerden çevre kentlere taşınması kentleri sermaye dönüşüm araçları haline getirmiştir. Böylece kentler kentsel dönüşümler, soylulaştırma, yerinden etme gibi kavramlarla sınıfsal ayrımın merkezleri haline gelmişlerdir. Bu bağlamda batıdaki örneklerde Friedrich Engels, David Harvey, Anthony Giddens, Richard Florida gibi isimlerin, Türkiye'de ise Ruşen Keleş, İlhan Tekeli, Çağlar Keyder gibi literatüre önemli katkıda bulunan isimlerin çalışmalarından yararlanılarak eleştirel bir bakış açısı ile araştırmanın yürütülmesi hedeflenmiştir. Anahtar Kelimeler: Sanayileşme, kent, toplum, sınıf

DistopyaEndüstri devrimi sonrasıEndüstrileşme+5
Hasan Can Yağlı
Gaziantep University · Göç Enstitüsü
2022
00
Master'sOpen AccessEN

A comparative overview of migration policies: Experiences of Germany and Türkiye

Immigration and migration have been one of the issues that many countries attach importance to from past to present.The passage of time and the change in the subject or issues experienced or caused have not caused migration and migration to lose their meaning, on the contrary, they have caused it to come to the agenda again in different shapes and forms. The Syrian Civil War, which started in 2011, and its effects are one of the most current examples of this situation. Syrians who had to leave their country due to the civil war took refuge in different countries of the world with different statuses. Although this interaction was in terms of cultural and social relations within the framework of abstract concepts, it was also in terms of housing and workplace within the framework of concrete concepts. The aim of this study is to reveal the migration policies of Turkey and Germany and to compare the last five-year period in terms of Syrians. The main hypothesis of the research is; While refugees provide access to housing, labor force and other needs within the framework of the legal responsibility of local governments and the voluntariness of non-governmental organizations in Germany; In Turkey, refugees meet these needs with the initiative of local governments and the voluntary services of non-governmental organizations. Within the scope of the research, firstly, the immigration policies of Türkiye and Germany were compared on a national scale. Keywords: Migration, Türkiye, Politics, Germany

Migration policies
Hicran Tütüncü
Gaziantep University · Göç Enstitüsü
2023
00
Master'sOpen AccessTR

Türkiye'nin refakatsiz sığınmacı çocuklara yönelik politikalarının insani güvenlik bağlamında değerlendirilmesi

Bu tezde, Uluslararası İlişkiler disiplininde güvenlik kavramının kapsamı geleneksel güvenlik anlayışının zaman içerisinde insani güvenlik anlayışına evrilen süreçleri ele alınmıştır. 1990'lı yıllarda, devlet merkezli güvenlik anlayışı yerini insan ve toplum merkezli güvenlik anlayışına bırakmıştır. Güvenliği insanlar üzerinde korku yaratan her türlü durum ya da temel ihtiyaçlarının karşılanamaması olarak ele aldığımızda, özellikle 2011'den sonra ortaya çıkan iç savaş, çatışma, ekonomik yoksunluk ve göç hareketleri güvenlik çalışmalarını düzensiz ve zorunlu göç alanına odaklamıştır. Bu çalışmada insani güvenliğe yönelik uluslararası anlaşmalar ve ulusal mevzuat çerçevesinde çocukların eğitim, barınma, bakım, sağlık ve güvenli yaşama haklarının yerine getirilmesi ve insani güvenliğe yönelik imzalanan anlaşmalara taraf olan devletlerin refakatsiz sığınmacı çocuklara yönelik sorumluluklarını yerine getirip getirmemesi konusunda ülke olarak yapmış olduğu çalışmalar değerlendirilerek, son yıllarda Türkiye'nin düzensiz göçe maruz kalan ülke olması, bir insani güvenlik meselesi olarak kavramsallaştırılan göçün refakatsiz sığınmacı çocuklar üzerinde yarattığı güvenlik algısı, Türkiye'nin refakatsiz sığınmacı çocuklara yönelik bakış açısı ve izlediği politikalar ele alınacaktır.

Göç politikalarıGöçlerGüvenlik+6
Arife Ermiş
Çankırı Karatekin Üniversitesi · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2023
00
Master'sOpen AccessTR

Türk Ceza Kanunu'nda göçmen kaçaklığı suçu ve göçmen kaçaklığı ile mücadele politikaları

Türk Ceza Kanunu'nda Göçmen Kaçakçılığı Suçu ve Göçmen Kaçakçılığı Suçu ile Mücadele Politikaları isimli bu çalışmada, insanın varoluşundan beri en temel eylemi olan 'göç' inceleme konusu yapılmıştır. Sosyolojik olarak pek çok sınıflandırma yolu ile tasnif edilen göç eyleminin ceza hukuku ile temas ettiği nokta 'yasadışı göç 'tür. İç savaş, ekonomik sıkıntılar, iklim krizi gibi pek çok nedenle dünyada her geçen gün göç ve göçmen sayısı artmakta ve ne yazık ki bu göçlerin büyük çoğunluğunun yasadışı yollarla yapıldığı görülmektedir. Yasadışı göç eyleminin temel süjesi olan göçmenler; kimi zaman varılmak istenen veya transit geçilen ülkeye bazı kişi veya kişi gruplarının maddi menfaat karşılığında yardım etmesi ile ulaşmaktadır. İşte tam da bu noktada göçmenler suçun konusu-mağduru olma durumunu geçmekte ve göç kavramının ceza hukukundaki görünümlerinden biri olan göçmen kaçakçılığı suçu meydana gelmektedir. Çalışma göçmen kaçakçılığı suçunu hukuki yönden incelemekle birlikte bu suç ile mücadeleye yönelik değerlendirmeler içermektedir. Bu kapsamda bir çalışmanın yapılabilmesi için öncelikle literatür taraması yapılmış; göç ile göçmen kavramları, göç çeşitleri, yasadışı göç ve uluslararası hukukta göçmen kaçakçılığına ilişkin temel düzenlemeler ile kuruluşlar incelenmiştir. Jeopolitik konumu itibariyle dünyada göç hareketliliğinin yoğun olduğu bir ülke olan Türkiye açısından yasal mevzuat incelenmesi yürürlükte bulunan kanunlar ve kadük olmuş kanunlar açısından karşılaştırma yapılmak suretiyle çalışılmıştır. Göçmen kaçakçılığının, son yıllarda uluslararası gündemin önemli konularından biri olması ve hem kişiler özelinde hem de devletler nezdinde doğan mağduriyetlerin artması bu alanda birtakım politikalar oluşturulmasını gerekli kılmıştır. Geliştirilen mücadele politikalarının, göçmen kaçakçılığı sorununun ele alınış biçimine göre çeşitlilik gösterdiği vurgulanmıştır. Göçmen kaçakçılığı uluslararası örgütlü suç içerisinde değerlendirildiğinde, uygulanmakta olan önlemler uluslararası örgütlü suçla mücadele kapsamındaki önlemlerle örtüşmektedir. Çalışma kapsamında, uygulanan ve uygulanması önerilen mücadele politikaları; Türkiye özelinde incelemeye alınmış, Türkiye'nin yakın ilişkiler içinde olduğu ve göçmen sorununu yakından yaşayan Avrupa Birliği ülkelerinden Almanya ile Fransa bu kapsamda örnek seçilerek göçmen kaçakçılığı ile ilgili uyguladıkları politikalar yönünden incelenmiştir.

Avrupa BirliğiGöç politikalarıGöçler+5
Gamze Arslantürk Figenkaplan
Çankırı Karatekin Üniversitesi · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2023
00
Master'sOpen AccessEN

Imipact of the Syrian crisis and migration on the agricultural labor force sector in Syria and Türkiye

This research was conducted to understand the labor force in both Northwest Syria and Türkiye before and after the Syrian crisis. Data were collected through 432 surveys carried out during June and July 2023 with agricultural and livestock workers. The data were analyzed using the SPSS program. The results of this study revealed that conflict and insecurity in northwestern Syria are the primary drivers for Syrian agricultural laborers seeking refuge in Türkiye. Syrian laborers are attracted to Türkiye due to robust security conditions, a well-established agricultural sector, and job opportunities in agriculture and livestock. Daily wages in Türkiye are significantly higher than in Syria, both before and after the crisis. Workers who faced insufficient daily wages employed various strategies to supplement their income. Laborers in agriculture and livestock encountered challenges, including seasonality, unsustainability, and low wages before and after the crisis. In Türkiye, additional challenges included difficulties in traveling outside the region. In Syria, support mechanisms included public transportation and cooperative organization but had a limited impact on daily wages. In Türkiye, a substantial majority did not receive any support. Support mechanisms were insufficient in addressing low daily wages in both countries. Syrian agricultural laborers in Türkiye contributed to higher agricultural production and exports. They do not require work permits, making their employment more accessible. NGOs implemented agricultural and livestock projects in both Syria and Türkiye, providing job opportunities. Women had job opportunities in agriculture and livestock in both Syria and Türkiye, with variations in activities. Keywords: Syria, Türkiye, Migration, Agriculture, Labor.

Migration policiesMigration managementMigrations+3
Omar Atık
Gaziantep University · Göç Enstitüsü
2024
00
Master'sOpen AccessEN

An analysis of Turkey's migration policies and Syrian refugees from 2011 to present day: open door policies and security approach

Due to the spread of Arab Spring to Syria, the Syrian civil war started in 2011. With the start the civil war, Syrian Republic became a "failed state". Millions of Syrians, who are no longer able to meet their basic humanitarian needs and face crimes against humanity such as murder, rape and forced displacement, have flocked to the Turkish border in order to take refuge or use them as a transit country. Turkish Republic applied open border policies for these Syrian asylum seekers. The aim of this thesis is to examine whether it is possible to integrate millions of irregular migrants entering the country with the effect of the open border policy implemented, whether they will create human resources for organizations such as DAESH, PKK, PYD, YPG located in the source country and targeting Turkey, whether these refugees coming to the Republic of Turkey will create human resources and a political manoeuvring space for various intelligence organizations, whether there are any economic handicaps they will create for the Republic of Turkey, which is having economic difficulties, whether the Syrian refugees, who have caused an increase far above the expected population growth, will force the capacity of the state, whether the Syrian refugees who cannot meet their basic humanitarian needs will tend to crime, to examine the conflicts between the citizens of the Republic of Turkey and the Syrian refugees, with the effect of the economic crisis in Turkey and the anti-immigrant sentiments, and whether the risk of conflict will occur. It is aimed to examine whether there is a security problem from the "human security" perspective of the United Nations. In this study, literature review, case analysis and structured interview techniques were used. With this study, it has been tried to make a contribution to the international relations discipline and migration studies, and then to present a study that can be benefited by those who will work on this subject. Keywords: Migration, Migration Policies of Turkey, Syrian Refugee Crisi

Migration policiesMigrationsEmigrants+7
Yunus Emre Kırkpınar
Manisa Celal Bayar University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2022
00
Master'sOpen AccessTR

Göçlerin Avrupa Birliği siyasetine etkileri: Suriye örneği

Bu çalışmanın amacı, Suriye iç savaşı sonrası yaşanan göç hareketinin, Avrupa Birliği'ne siyasal etkilerinin analiz edilmesidir. Özellikle Soğuk Savaşın sona ermesinin ardından oluşan güç boşluğu sonrası Irak, Afganistan ve Suriye gibi çeşitli kriz alanlarının, bitmeyen çatışma ve savaşların ortaya çıkması, bu ve benzeri bölgelerde yaşayan milyonlarca insanı sığınmacı konumuna düşürmüştür. Çalışmada Avrupa Birliği'ne doğru yaşanan göç hareketinin, Birliğin siyasetine etkisi ve bu durumun yabancı düşmanlığı ile sağ siyasal hareketi etkileyip etkilemediğinin ortaya konulması amaçlanmıştır. Avrupa Birliği gibi savaşsız toplum gayesi ile oluşturulan bir çekim merkezine doğru oluşan göç hareketlerinin etkileri araştırılmıştır. AB'ye matematiksel konum olarak oldukça uzak sayılabilecek Afganistan, Irak ve Suriye gibi coğrafyalarda çıkan insanlık sorunlarının, küreselleşen dünyada göz ardı edilemeyeceği ve etkilerinin tüm dünyada hissedileceği gerçeği ile hareket edilmiştir. Çalışmanın birinci bölümünde göçlerin nedenleri konusu açıklanmaya çalışılmış ve dünya üzerinde zorunlu göç hareketi doğuran insan hakları ihlalleri ve çatışma bölgelerinin etkileri tespit edilmeye çalışılmıştır. Çalışmanın ikinci bölümünde ise Avrupa Birliği'nin göçe ilişkin yaklaşımı, kurucu anlaşmalar ve ortak göç politikasının şekillenmesi çerçevesinde incelenmiştir. Çalışmanın üçüncü bölümündeyse, Avrupa Birliği'ne doğru olan göçmen hareketinin, Birlik siyasetine etkisi incelenmiştir. Bu çerçevede özelde Suriye krizinin ardından artan göç dalgasının birlik ekonomisine etkisi üzerine de durulmuş, ardından siyasal anlamda birlik ülkelerinde ve AB kurumlarında oluşturduğu etkiler incelenmiştir. Son yıllarda Avrupa Birliği ülkelerinde aşırı sağcı siyasal söylemlerin artış eğiliminde olması, yaşanan yabancı göçünün bir sonucu mudur? Sorusu çalışmanın cevabını aradığı temel sorudur. Bu sorunun cevaplanması için AB ülkelerinde yaşanan siyasal gelişmeler, aşırı sağ partilerin seçim dönemlerinde göçmen sorununu propaganda malzemesi yaparak elde ettiği başarılı sonuçlar istatistikler ile ortaya konulmuştur. Suriyeli sığınmacı krizinin zirve yaptığı dönemler incelendiğinde aşırı sağ partilerin, ulusal parlamentolarda elde ettikleri başarılar yanında AB Parlamentosunda da etkili olmaya başladığı gözlenmiştir. Krizin durağanlaşarak etkisini yitirmeye başladığı dönemde ise aşırı sağ partilerin etkisinin azaldığı görülmüştür. Sonuç olarak çalışma hedefine ulaşarak göçmen yoğunluğunun artmaya başlamasıyla yabancı düşmanlığında artış yaşandığı, bunun da aşırı sağ söylemlere neden olduğu, bu söylemleri dillendiren partilerin oy oranlarında artış gözlemlendiği sonucuna varılmıştır.

Avrupa BirliğiGöç politikalarıGöçler+6
Cüneyt Demir
Düzce University · Institute of Graduate Studies
2021
00
Master'sOpen AccessTR

Göçmen öğrencilerin yoğun olduğu okullarda okul ve sınıf yönetiminde karşılaşılan durumların incelenmesi

Bu araştırmada göçmen öğrencilerin yoğun olduğu okullarda okul ve sınıf yönetiminde karşılaşılan durumlar incelenmiştir. Araştırma ile göçmen öğrencilerin eğitim sürecinde karşılaşılan engelleri, başarılı olmalarını etkileyen faktörleri ve destek duydukları durumları anlamak hedeflenmiştir. Araştırma sonuçlarının eğitim yöneticilerine, öğretmenlere ve ilgili paydaşlara göçmen öğrencilerin okula uyum sürecinde ve akademik başarılarının artmasında etkili yöntemler geliştirme konusunda rehberlik sunması amaçlanmaktadır. Araştırmada 2022-2023 eğitim öğretim yılında Düzce ili Merkez ilçesinde göçmen öğrencilerin yoğun olduğu okullarda görev yapan 5 okul yöneticisinin ve 11 öğretmenin yüz yüze görüşülerek görüşleri alınmıştır. Yarı yapılandırılmış görüşme formu üzerinden yapılan görüşmeler içerik analizi yöntemiyle yorumlanmıştır. Araştırma sonuçlarına göre olumsuz durumlar daha fazla olsa da olumlu durumlar ile de karşılaşılmıştır. Araştırma sonuçları göçmen öğrencilerin okul ve sınıf yönetimine olumlu ve olumsuz etkilerinin olduğunu, göçmen öğrenciler ile diğer öğrenciler arasındaki ilişkilerin okul yönetimine yansıyan olumlu ve olumsuz etkilerinin olduğunu, göçmen öğrencilerin akademik performansının okul ve sınıf yönetimine olumlu ve olumsuz etkilerinin olduğunu, göçmen öğrencilerin okula olumlu ve olumsuz etkilerinin olduğunu, göçmen öğrenciler ile ilgili yaşanan sorunların pedagojik, yönetsel ve sosyal olduğunu, okul yöneticilerinin göçmen öğrencilere yönelik yönetsel çalışmalarda bulunduklarını göstermektedir. Göçmen öğrencilerin okul ve sınıf yönetimine iletişim engelleri, sınıf kurallarına aykırı davranışlar, şiddet, derse katılımda zorluklar, gruplaşma, müfredatı işlemeyi zorlaştırma, dikkat dağınıklığı gibi olumsuz etkileri bulunurken, dil öğrenimine bağlı kolaylıklar, yetenekleri keşfetme, çok kültürlülük, empati yapma, öğretmenlerin öğretim tekniklerinde değişiklik yapması gibi olumlu etkileri olduğu da belirlenmiştir. Göçmen öğrenciler ve diğer öğrenciler arasındaki ilişkiler incelendiğinde akran şiddeti, dışlanma ve etiketlenme, velilerden olumsuz tepkiler şeklinde olumsuz durumların olduğu, ayrıca empatiyi öğrenme, kültürel etkileşim, akran öğrenmesi gibi olumlu durumların da olduğu belirlenmiştir. Göçmen öğrencilerin akademik performansı incelendiğinde dil engelinden kaynaklı zorluklar, motivasyon düşüklüğü gibi olumsuz durumlar görülürken, bazı göçmen öğrencilerin akranlarından başarılı olmaları gibi olumlu durumlar da görülmüştür. Göçmen öğrencilerin okula etkileri incelendiğinde ise bazı velilerin olumlu bazı velilerin de olumsuz tutumlar sergileyerek okul iklimini olumlu veya olumsuz etkiledikleri sonucuna ulaşılmıştır.

EğitimEğitim sorunlarıGöç politikaları+6
Murat Bergut
Düzce University · Institute of Graduate Studies
2023
00
DoctorateOpen AccessTR

Küreselleşme çağında göç: Değerler ve çıkarlar ikileminde AB ve Türkiye göç politikalarının Suriyeli göçmenler üzerinden analizi

Küreselleşme çağında göç hareketlerinin hızlandığı, amacı ve kapsamının genişlediği, çok yönlü göç hareketlerinin ortaya çıktığı görülmektedir. Göç, insanlık tarihi kadar eski bir olgudur. İnsanlar tarih boyunca çeşitli amaçlarla sürekli yer değiştirmektedir. 2011 yılında Suriye'de meydana gelen olaylar neticesinde uluslararası sistem en önemli göç dalgalarından birine sahne olmuştur. Suriye'deki çatışmalar sonucunda yaşanan göç dalgasından en çok etkilenen ülkelerin başında Türkiye gelmektedir. Türkiye ve AB'nin Suriyeli göçmenlere yönelik politikası değerler ve çıkarlar ikileminde kıyaslanarak ele alınmıştır. Bu kıyasın amacı günümüzdeki göçmen krizinin nedenlerini, sonuçlarını, hukuki boyutlarını, gelişim sürecini ve çözümünü tartışarak bu sorunun çözülebilmesine katkı sunabilmektir. Türkiye, Suriye'den gelen göçmenlere yönelik ilk başta açık kapı politikası izleyerek dini ve tarihsel bağlarından dolayı değer odaklı bir tutum içinde olmasına rağmen zamanla sorunun git gide büyüyerek kalıcı hale gelmesi ve ülke içinde yaşanan hoşnutsuzlardan dolayı zamanla çıkarlarını önceleyen bir tutum içine girmeye başlamıştır. AB ise ilk baştan beri Suriyeli göçmenleri etnik, kültürel kimlik ve dini sebeplerden dolayı kabul etmeyerek göçü dışsallaştırma politikası gütmüştür. AB'nin değerlerle örüntülü kurulmuş bir örgüt olması üye devlet çıkarlarından bağımsız olduğu anlamına gelmemektedir. AB, insani ve evrensel değerleri çıkarları uğruna meşrulaştırarak değerleri çıkarlarına ulaşmada bir araç olarak kullanmaktadır. Bu çalışmada tezin kuramsal çatısını oluşturan İdealizm ve Realizm teorileri temelinde göç politikalarının nasıl inşa edildiği incelenmiştir. Yine Küreselleşme ve Ulus-devletler, İdealizm ve Realizm, değerler ve çıkarlar, Türkiye ve AB gibi ikili varyasyonlar üzerinden diyalektik yöntemle tümevarım usulüyle küresel çağda mülteci sorununun anlaşılmasına katkı sağlanması amaçlanmıştır. Bu diyalektik analizler yapılırken somut veriler sunulması amacıyla Suriyeli göçmenler örneği üzerinden hareket edilmiştir. Suriyeli göçmenler ile ilgili istatistikler, raporlar, haber kaynakları kullanılarak ekonomi, siyasi, din, dil, sosyo-kültürel, unsurlar üzerinden göç politikaları ile ilgili ikircikli tutumun nedenleri araştırılmıştır. Bu çalışmada yapılan araştırma sürecinde geniş kapsamlı bir literatür taraması yapılarak birbiriyle ilişkili kavramlar neden-sonuç ilişkisi içinde değerlendirilmiştir. Özellikle birincil kaynaklar esas alınmış olup istatistiki veriler, raporlar, gazete haberleri, telif ve tetkik eserler dikkate alınmıştır.

DeğerlerGöç politikalarıKüreselleşme+2
Başak Kaya
Düzce University · Institute of Graduate Studies
2023
11
Master'sOpen AccessTR

Türkiye'de yaşayan Afgan göçmenlerin göç süreçleri: Sosyal ağların rolü

Dünya üzerinde son yüzyılda ülkesini terk ederek başka ülkelere göç eden kişi sayısı hızla artmaktadır. 1979 yılında Sovyet Rusya'nın işgaliyle birlikte başlayan Afgan göç sorununa ise geçen kırk yıla rağmen henüz çözüm bulunamamıştır. Türkiye ise bu göç sürecinden Pakistan ve İran'dan sonra en çok etkilenen ülkelerden biridir. Türkiye'de Suriyeli göçmenlerden sonra en kalabalık göçmen topluluğunu Afgan göçmenler oluşturmaktadır. Bu tez kapsamında Afganistan'dan Türkiye'ye olan göç sürecinde sosyal ağların rolünün ne olduğu sorusunun cevabı aranmıştır. Sosyal ağların göç sürecindeki etkisini anlamaya çalışan ağ kuramı çalışmanın metodolojik kısmında kullanılmıştır. Bu çalışmanın Afgan göçünün tüm süreçlerini sosyal ağlar üzerinden ele alması açısından önemli olduğu düşünülmektedir. Tez kapsamında nitel araştırma yöntemi olan yarı yapılandırılmış görüşme metodu kullanılmıştır. Ankara'da yaşayan 12 Afgan göçmen ile görüşme gerçekleştirilmiştir. Elde edilen veriler betimsel analiz yöntemiyle analiz edilmiştir. Araştırma kapsamında Ankara'da yaşayan ve görüşme yapılan kişilerin Afganistan'dan Türkiye'ye olan göç süreçlerinin her aşamasında sosyal ağların etkin bir şekilde rol aldığı görülmüştür. Sosyal ağlar Afgan göçmenlerin göç kararı alma aşamasında, göç yolculuğunda, Ankara'nın yaşanılacak yer olarak seçilmesinde ve Ankara'daki günlük hayatlarında çok belirleyici bir rol oynamaktadır. Göçmenler arasında kurulan bu sosyal ağların zincirleme göçe dönüşerek Afganistan'dan Türkiye'ye göçü sürekli hale getirdiği sonucuna varılmıştır.

AfganistanAfganlılarGöç politikaları+6
Ekrem Demir
Ankara Social Science University · Bölge Çalışmaları Enstitüsü
2022
00
Master'sOpen AccessEN

Child migrants and child labor in Thailand: An overview of motives and national policies

This study aims to investigate child migration and child labor issues in Thailand. The study specifically focuses on the factors that drive children from neighboring countries such as Myanmar, Lao PDR, and Cambodia to migrate to Thailand and engage in child labor, as well as the effectiveness of Thailand's current policies to protect these children. The study uses a qualitative research design and primarily employs desk research as the main method of data collection, drawing on various sources such as government reports and academic papers. The study provides a comprehensive background on child migration and child labor in Thailand, including relevant literature, international standards, and an overview of migration policies and factors that influence children's decision to migrate and engage in child labor. The study concludes that the issue of child labor among child migrants in Thailand is complex and influenced by numerous push and pull factors such as poverty, cultural norms, and lack of access to education. The elimination of the worst forms of child labor should be the main focus, taking into consideration the context, autonomy, and agency of the children. The study finds that governance of international migration in Thailand is subject to success and challenges and requires cooperation at all levels to address systemic problems. Irregular status of child migrants is a significant challenge, and laws and policies need to be aligned with the principles of the best interest of the child, equity, inclusivity, and participation. This study also highlights the need for improvement in education and health care policies, as well as child protection measures to ensure that they align with the child rights-based approach. The study concludes that efforts to address child labor in Thailand still fall short in fulfilling principles of equity, inclusivity, and participation.

Migration policiesMigrationsEmigrants+6
Suristeya Sa-nguansat
Ankara Social Science University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2023
00
Master'sOpen AccessEN

The effects of Turkish immigration policies on migrants in Türkiye

The dissertation first looks at the policies that govern migration movements and the policies of some countries toward immigration and immigrants. The dissertation examines legal migration in general and then addresses illegal migration in particular, analyzing it more comprehensively for its risks and drawbacks that go beyond legal migration, and then presenting the assessment of strengths and weaknesses, benefits and consequences. Second, the study also looks at the contribution of the state and laws to immigration policy, as well as the role of migrants in these countries and the impact of migration on labor in receiving countries. Third, the work provides a study of Turkish efforts towards migrants and examines Türkiye's successful experiment on this issue. Finally, this thesis aims to explain migration policies by applying the normative arguments of some theories of IR in the context of migration and fully answer the research questions. By applying quantitative methods under the positive approach and qualitative methods under the interpretivist approach, this project tends to raise our awareness of the main differences and shortcomings in the current immigration policy, which in turn will help us to better understand the causal factors and find some useful and serious solutions to alleviate the immigration problems and mitigate the phenomenon of immigration. Keywords: Immigration, Türkiye, Irregular migrants, Migration Policies.

Irregular immigrationMigration policiesMigrations+2
Wafaa Mahfouz
Ankara Social Science University · Bölge Çalışmaları Enstitüsü
2023
00
Master'sOpen AccessTR

Yükseköğrenimdeki Suriyeli öğrencilerin sosyo-kültürel uyumu: Fırat Üniversitesi örneği

Araştırmada göç kavramı ve göçe neden olan unsurlar ile göç çeşitleri irdelenmiştir. Uluslararası göçün toplumsal ve ekonomik boyuttaki etkileri incelenerek bu etkilerin insanların sosyal hayatına kattığı değişimler anlamlandırılmaya çalışılmıştır. Bu değişimin etkilerini tam olarak anlayabilmek ve yorumlayabilmek için kültürleşme ve uyum kavramları da ele alınmıştır. Araştırma da bu iki kavramın kavramsal tanımları yapılmış, oluşum süreci ve bu süreci etkileyen etmenler açıklanarak uluslararası göçle ilişkilendirilmiştir. Daha sonra uluslararası göçün Türkiye'de izlenen göç politikası çerçevesinde kültürleşme ve uyuma sağladığı etkiler incelenmiştir. Araştırmanın amacı Fırat Üniversitesi'nde yükseköğrenim gören Suriye uyruklu öğrencilerin yaşadıkları uyum sürecini ve sorunlarını, sosyal ve kültürel açıdan uyumlarını etkilediği düşünülen etmenlerden eğitim düzeyi, dil, cinsiyet, yaş, din, sosyal kimlik, arkadaşlık ilişkileri, sosyal-kültürel etkinliklere katılım kriterlerinin öğrencilerin uyum süreçlerine etkilerini incelemektir.

Göç politikalarıKültürel uyumKültürleşme+7
Ömer Koçak
Fırat University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2021
00
Master'sOpen AccessTR

Uluslararası göç bağlamında suç sorunsalı: Türkiye'de Suriyeli göçmenler ve suça eklemlenmeleri (Kilis örneği)

Araştırma uluslararası göç ve suç ilişkisini üç boyutlu olarak ele alarak yapılmıştır. İlk olarak göçün tarihsel arka planından yola çıkılarak kavramsal tanımlamalar yapılmıştır. Konuyla ilgili daha önce yapılan çalışmalar ve istatistiklerden yararlanılarak uluslararası göçün suç olgusuyla ilişkisi ele alınmıştır. İkinci boyutta ise Suriyeli sığınmacılarla ilgili olarak medya araştırması yapılmış ve Suriyeli sığınmacıların suça eklemlenmeleri üzerine algı etkisi analiz edilmiştir. Damgalama ve ayrımcılık kavramları üzerinden söylem analizi yapılarak algı çözümlemesi yapılmıştır. Üçüncü boyutta ise, Türkiye'nin oransal olarak en çok Suriyeli sığınmacı nüfusuna sahip ili olan Kilis'te alanda uzman kamu personelleriyle yapılan saha çalışmasıyla olgusal gerçekliğe ulaşılmaya çalışılmıştır. Araştırmada, nitel araştırma yöntemi kullanılmıştır. Medya algısı ölçümü için iki yerel haber sitesi değerlendirilmeye alınmıştır. Objektif bir örneklem oluşturulması amacıyla en eski 'kilispostasi.com', ve 'kentgazetesi.biz' siteleri kullanılmıştır. Saha araştırması için ise Kilis ilinde yaşayan Suriyeli sığınmacıların suça eklemlenmelerini ortaya koymak amacıyla Suriyeli sığınmacılarla en çok ilişki kurabilecek kamu kurumlarından uzman personel ile görüşme yapılmıştır. Elde edilen verilerle Suriyeli sığınmacıların medyada sunuş biçimi ve Kilis ilinde suça eklenmeleri hakkında analizler elde edilmiştir.

Göç politikalarıGöçlerGöçmenler+6
Mehmet Şerif Çiçek
Fırat University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2021
00
Master'sOpen AccessTR

Göçün suçluluğa etkisi: Gaziantep örneği

Göçmenlerin göç süreçlerini ele alan bu çalışmamızda göçmenler genellikle hangi nedenlerden dolayı göç etme faaliyetinde bulundukları ele almış ayrıca bu göç faaliyetlinin suçsa etkilerinin ne olduğu incelenmiştir.Bu inceleme de göçmenlerin suça bulaşma korkularına sahip oldukları anlatılmış ve özel de ise Suriyelilerin göç süreçleri ele alınmış Türkiye'ye ve Gaziantep şehrine neden göç ettikleri üzerinde durulmuştur.Burada ortaya çıkan etkenler araştırılmış ve Suriyelilerin Gaziantep halkıyla birlikte bir ortak yaşam oluşturabildikleri noktalara değinilmiş ve Suriyelilerin göç etmesinin Türkiye'nin suç ortalamasını ve Gaziantep şehrinin suç ortalamasını yükselttiği iddiaları incelenmiş ve bunların yalnızca iddiadan öteye geçemediği sabit rakamlarla belirtilmiştir.

GaziantepGeçici hukuki korumalarGöç politikaları+5
Hüseyin Furkan Kar
Çağ University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2021
00
DoctorateOpen AccessEN

Refugee activism and state policies in comparative perspective: Contentious voices from Greece and Turkey

This study examines forced migrant groups' access to the realm of activism practices in Turkey and Greece. It does this through considering the role of these states' refugee policies, refugees' interaction with pre-existing networks and politico-legal systems in the post-2010 period. The research aims to expose the underlying mechanisms that explain the diversification of refugee activism practices in two country cases by comparing similar forced migrant group's activisms whose origin of country is the same. It tries to establish an interconnected link between the spatial dimension of control and power seized by the state, together with policies and practices regarding the emergence of migrant and pro-migrant activism, by putting refugee agency at the center. The analysis presents comparative cases in three layers and how refugees position themselves differently in their access to rights contra to, or in alignment with, the state, civil society and themselves. Unfolding certain spaces enables us to tackle why activism diversifies, by scrutinizing the refugee agents' choice of actions and involvement in different mobilizations. The thesis categorizes activism in three layers – as high, medium and low in terms of the control of spaces – for example camp/border, urban and private realms. While private space – under the low-control layer – crosses across other spatial settings as a subjective autonomous dimension. The analysis contributes to the discussion between critical citizenship studies and the autonomy of the migration debate by arguing that both perspectives are complementary and interrelated within the structural setting. Therefore, the research seeks answers to explain the diversification of activism by combining a careful inquiry into refugee's agentic preferences in relation to the socio-political structures. Data for this study was collected between 2015-2018 through fieldwork visits to both countries, by conducting in-depth interviews with refugees and pro-refugee activists, bureaucrats and NGO workers; establishing a refugee activism dataset; collecting media coverage of the cases of contentious activism and overviewing secondary literature. The analysis of varying refugee activism practices illustrates refugees' strategic involvement in existing channels and networks. Yet, it also argues that the availability of these channels is highly dependent on the state's structural relationship with civil society, inclusive of refugee policies and the state's politico/legal setting. While this determines a space of opportunity to mobilize, the structural constraints and opportunities allow them to move forward in the state's 'desired' trajectory of activism. Analyzing the emergence, production, reproduction and diversification of multiple forms of refugee activisms through the lens of refugee agency, this study aims to contribute to the growing scholarly literature on migrant activism. It enables a dialogue between social movements literature with a particular interest in the activism and contentious movements of excluded and marginalized groups, i.e., refugees.

ActivismState policiesMigration policies+5
Birce Altıok Karşıyaka
Koç University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2021
00
DoctorateOpen AccessEN

Navigating risks, shaping mobilities: A Mixed-method study of migration aspirations among displaced people from Syria and Afghanistan in Turkey

This dissertation explores how risk-taking influences migration aspirations among displaced Syrians and Afghans in Turkey. While migrants are often portrayed as irresponsible for undertaking dangerous journeys, this research challenges such simplistic views by investigating the structural and individual factors that compel risk-taking. Drawing from the aspiration-capability framework and insights from risk studies, the dissertation examines how migrants interpret and deal with risks during their journeys, shaping their aspirations to move onward, stay, or return. The research employs a mixed-methods approach, including qualitative interviews and quantitative surveys, to provide a nuanced understanding of how risks are perceived and acted upon by migrants. Findings reveal that migration aspirations are influenced not only by migration policies but also by individual variations in personality, emotions, and subjective assessments of risks. This work contributes to migration studies by highlighting the complexity of migrants' decision-making processes, particularly how risk shapes their aspirations beyond rational-economic frameworks. Ultimately, the dissertation provides valuable insights into the intersection of migration policies and individual resilience, offering implications for policymakers seeking to understand and address the root causes of migration in contexts of displacement.

Open door policyIrregular immigrationMigration policies+6
Eda Kirişçioğlu Taşan
Koç University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2024
00
Master'sOpen AccessTR

Avrupa Birliği ülkelerinin göçmen entegrasyon politikası

İnsanlar doğdukları yerlerden birtakım nedenlerle ayrılıp daha iyi bir yaşam düşüncesiyle göç etmişlerdir. Yapılan göçler sonucu hem göç alan ülkelerde hem de göç veren ülkelerde bazı sorunlar meydana gelmektedir. Meydana gelen sorunlardan biri de entegrasyondur. II. Dünya savaşından sonra Avrupa kıtasına yoğun göçler gerçekleşmiştir. İlk zamanlarda göç istenen bir şey olurken zamanla sınırlandırılması engellenmesi gereken bir sorun haline gelmiştir. Avrupa gelen göçmenlerin yerleşik topluma entegrasyonuna çok önem vermiş ve bu kapsamda birçok yasal düzenleme gerçekleştirmiştir. Bu çalışma esas olarak Avrupa Birliği ülkelerinin göçmen entegrasyon düzeylerinin Göçmen Entegrasyon Politikası İndeksi (MIPEX) verileri üzerinden incelenmesine dayanmaktadır. Çalışma literatür taraması ve MIPEX'den elde edilen verilerin analiz edilmesine dayanmaktadır. İlk bölümde göç ve entegrasyon kavramları açıklanmıştır. İkinci bölümde Avrupa Birliğinin göç politikaları incelenmiştir. Son bölümde Avrupa Birliği ülkeleri MIPEX verileri kapsamında incelenmiştir. Yapılan araştırma sonucunda Avrupa Birliği ülkeleri entegrasyonda orta düzey bir başarı sağlamışlardır. Birlik içindeki bazı ülkelerin başarı oranı yüksek düzey olurken bazı ülkeler de düşük entegrasyon düzeyinde kalmıştır.

Avrupa BirliğiBütünleşmeDüzensiz göç+4
Kenan Çakı
Bitlis Eren University · Institute of Graduate Studies
2022
00
Master'sOpen AccessTR

Türkiye'de stratejik göç yönetimi

Türkiye sahip olduğu coğrafi konum nedeniyle stratejik bir öneme sahiptir. Türkiye'nin Ortadoğu ve Asya ülkelerinin Avrupa'ya geçiş güzergâhında bulunması kitlesel göçler açısından transit bölge niteliğinde olmasına neden olmuştur. Yakın ülkelerden siyasi, ekonomik ve toplumsal sebepli aldığı kitlesel göçler ile Doğu ve Batı arasındaki köprü konumunda olması göç olgusunu Türkiye'de her dönem çok yönlü ve derin çalışmalar yapılması gereken bir konu haline getirmiştir. Bugünlerde de uluslararası kitlesel göçlerin etkisiyle yabancılara yönelik uygulamaların ve göç yönetimindeki politika ve stratejilerin öneminin artarak devam ettiği görülmektedir. İç göçler açısından da ülkede bölgeler arası kalkınmada ortaya çıkan büyük farklılıklar kırsaldan kente ya da kentten kente yoğun göç hareketlerinin yaşanmasına neden olmaktadır. Türkiye'de artan ve çeşitlenen bu göç hareketlerinin kamu düzenini, demografik yapıyı ve güvenliğini olumsuz etkilemesi göç yönetimi açısından sağlam bir stratejik yönetim anlayışına ihtiyaç olduğunu göstermektedir. Bu çalışmamızın amacı: göç yönetiminin ana sorumlularından olan Göç İdaresi Başkanlığının göç sorunlarına dair uyguladığı politika ve stratejileri incelemek; geçmişten bugüne Türkiye'nin uyguladığı göç politikalarında eğitim, sağlık, sosyal, ekonomi ve istihdam alanındaki yaklaşımları ve stratejik planları ele alıp analizler yapmak; sonunda etkin ve planlı bir stratejik göç yönetimine dair öneriler sunmaktır.

Göç politikalarıGöç yönetimiGöçler+1
Gülşah Özdemir
Bitlis Eren University · Institute of Graduate Studies
2023
00
Master'sOpen AccessTR

Avrupa Birliği ve Türkiye'nin, Suriyeli sığınmacılara yönelik politikalarının güvenlik bağlamında değerlendirilmesi

Yaşanan göç hareketleri farklı sebeplere bağlı olarak son yıllarda artış göstermektedir. Savaş, çatışmalar, şiddetin yaratmış olduğu zorunluluk durumunun yanı sıra daha iyi yaşam koşullarına sahip olma isteği göç olgusuna zemin hazırlamıştır. Arap Baharı olarak adlandırılan, Arap dünyasında 2010 yılında başlayan ve günümüzde de süren halk hareketleri, bölgesel siyasi ve silahlı mücadeleleri ortaya çıkarmıştır. Suriye'de yaşanan iç savaş, Suriye'den Türkiye ve Avrupa'ya doğru bir göç dalgası yaratmıştır. Suriye iç savaşı sonrası gerçekleşen göç, AB ve Türkiye'yi izlenecek göç politikaları açısından önemli derecede etkilemiştir. Sunulan bu tez çalışmasında, Türkiye ve Avrupa Birliği'nin Suriyeli sığınmacı politikaları incelenmiş ve bu politikaların gelecekteki rolünü aydınlatmak için güvenlik bağlamında bir değerlendirme yapılmıştır. Türkiye ve AB'nin, Suriyeli sığınmacı politikaları örneğini, güvenlik çerçevesinde ve sınırlarını vurgulamaya yardımcı olmak için kullanılmaktadır. Yapılan bu çalışma, Suriye'de başlayan krizin Türkiye ve AB'ye yayılma etkileri ve özellikle güvenlik olgusundan kaynaklanan ve uygulanan politikaları tespit edebilmek ile uygulayıcı bazı aktörlere fikir verebilmek açısından önemlidir. Suriye iç savaşının büyümesi ile artan göç hareketliliği, bu göç hareketliliğin sonucu olarak Avrupa'da ve Türkiye'de sağ eksene kayan siyasi söylemler, ekonomik ve güvenlik sorunları Türkiye – AB ilişkilerinin gelişmesini zorlaştıran nedenlerdir. Özellikle Türkiye ve AB üyesi ülkelerde seçim dönemlerinde gerilimler daha da artmaktadır. Uzun yıllardır devam eden Türkiye-AB ilişkileri günlük siyasi tartışmalardan uzak bir şekilde ele alınmalı ve bu ilişkilerin koparılmasına yönelik eylemlerden kaçınılmalıdır.

Avrupa BirliğiGöç politikalarıGöçler+7
Çayan Akyüz
İstanbul Beykent University · Institute of Graduate Studies
2020
00

Related subjects