Health literacy

150 theses under this subject heading

Medical SpecialtyOpen AccessTR

Öğretmen adaylarında öğrenci ruh sağlığı okuryazarlığı ölçeği" geliştirme çalışması

Amaç: Öğretmenlerin öğrenci ruh sağlığı okuryazarlığı; öğrencilerin iyi ruh sağlığını sağlaması, ruhsal bozukluklarını tanıması, yönetmesi ve doğru bilgi kaynaklarına ulaşabilmesi açısından mezuniyet öncesi kazanılması gereken bir beceridir. Araştırmamızda Öğretmen Adaylarında Öğrenci Ruh Sağlığı Okuryazarlığı Ölçeği (ÖRSO-ÖA) geliştirilmesi amaçlanmıştır. Yöntem: Bu metodolojik çalışma 2019'da Hatay Mustafa Kemal Üniversitesi Eğitim Fakültesi 4.sınıf öğrencilerinde yürütülmüştür. Evrenin tamamına (559) ulaşılması hedeflenmiş, 510 (%91,2) öğrenci araştırmaya dâhil edilmiştir. Veri toplamada araştırmacılar tarafından oluşturulan anket formu ve 90 maddelik madde havuzundan uzman görüşü ile 50 maddeye düşürülen 5'li Likert tipinde ÖRSO-ÖA kullanılmıştır. İstatistiksel analizlerde; tanımlayıcı istatistikler, kapsam geçerlilik indeksi, madde, temel bileşenler, açımlayıcı faktör analizleri, Cronbach Alfa katsayısı, yarıya bölme yöntemi, Tukey's test of additivity, Hotelling's T-Squared, Interclass Correlation Coefficient, Kolmogorov-Smirnov, Mann Whitney-U ve Kruskal-Wallis testleri kullanılmış, p<0,05 önemli kabul edilmiştir. Bulgular: Öğretmen adaylarının %59,4'ü kadın olup, %68,6'sının anne eğitimi, %46,3'ünün baba eğitimi okuryazar değil/okuryazar/ilkokul mezunudur. %6,5'inin kendisinde ve %13,3'ünün yakın çevresinde doktor tanılı ruhsal hastalık bulunmaktadır. Madde elemesi analizleriyle 30 maddeye indirilen ÖRSO-ÖA'nın KMO:0,913, Bartlett Küresellik Testi p<0,001'dir. Ölçek 7 faktörden oluşmuş açıklanan toplam varyans %62,07'dir. Faktör1 "Ruh Sağlığı Bozukluklarını Tanıma", Faktör2 "Pozitif Ruh Sağlığını Geliştirme ve Sürdürme", Faktör3 "Yasal Durumları Yönetme", Faktör4 "Sosyal Sorunları Yönetme", Faktör5 "Zararlı Alışkanlıkları Fark Etme", Faktör6 "Profesyonel Yardım", Faktör7 "Ruh Sağlığı ile İlgili Doğru Bilgiye Ulaşma" olarak adlandırılmıştır. Cronbach Alfa katsayısı 0,908, Guttman Split-Half katsayısı 0,816, Spearman–Brown katsayısı 0,827'dir. Ölçek puanı toplanabilir özellikte değildir ve ölçmek istenilen özelliği ölçen, güçlü ve homojen bir ölçektir (p<0,001). Ölçek maddelerinin sıralanma şekli ve birbirleriyle uyumu uygundur (p<0,001). Faktör1-2-6-7 puanları kadınlarda, Faktör1-2-4-5-6-7 puanları sınıf öğretmenliği bölümünde okuyanlarda, Faktör5 puanı baba eğitimi ortaokul/lise/üniversite ve üzeri olanlarda, Faktör6 puanı ise ruhsal hastalık tanısı olmayanlarda daha yüksektir (p<0,05). Sonuç: ÖRSO-ÖA öğretmen adaylarının öğrenci ruh sağlığı okuryazarlığı düzeylerinin değerlendirilmesinde geçerli ve güvenilir bir araç olup, öğretmen adaylarının öğrenci ruh sağlığı okuryazarlığı düzeyini 7 alanda ölçmekte, toplam puanı bulunmamaktadır. Anahtar Kelimeler: Ruh Sağlığı Okuryazarlığı, Öğretmen adayı, Öğrenci, Ölçek, Geçerlilik-Güvenilirlik.

Aday öğretmenlerRuh sağlığıSağlık okuryazarlığı+3
Mehtap Canciğer Eltaş
Hatay Mustafa Kemal University
2020
00
Master'sOpen AccessTR

Sağlık riskleri algısının gıda tüketimine yansımaları: Eskişehir örneği

20. yüzyılın ikinci yarısından sonra sistematik bir şekilde hızla artan dünya nüfusunun gıda ihtiyacını rahat karşılamak amacıyla ortaya çıkan gıda endüstrisi, sağlıkla ilgili birçok sorunu da beraberinde getirmiştir. Gıdanın ve gıdanın üretildiği yerin hijyeni, gıdaya katılan katkı maddelerinin belirsizliği başta olmak üzere, gıdanın tüketiminde tüketiciye ne tür zararlarının olabileceği belirsiz kalarak sağlık korkularına neden olmuştur. Gıda güvenliği eksikliği, bireylerde kaygı ve korkulara neden olarak güven erozyonu yaratmış, tüketicilerde gıda tüketimi konusunda kaygı oluşmaya başlamıştır. Tüketicilerin gıda tüketimine yönelik korku, kaygı veya güvenlerinin, sosyo-ekonomik yapılarıyla nasıl ilişkilendirildiğinin ele alınacağı bu araştırmada, nitel ve nicel yöntem kullanılmıştır. Eskişehir Tepebaşı ve Odunpazarı ilçelerinde iki farklı sosyo-ekonomik yapıya sahip 4 mahallede seçilen 400 kişiye anket tekniği uygulanarak ve 12 kişi ile derinlemesine görüşme yapılarak; bireylerin sağlıkla ilgili risk tutumlarının gıda tüketimine nasıl yansıdığı araştırılmış ve analiz edilmiştir. Gıda tüketiminde gösterilen tutumun bireylerin sosyo-ekonomik yapılarıyla ne denli bağlantılı olduğu, bireylerin riskin farkında olduklarında tüketim faaliyetlerinin nasıl değiştiği, kaygı, korku ve risklerin tüketim davranışlarını ne derece etkilediği üzerinde durulmuştur. Araştırmanın bulgularında, sosyo-ekonomik farklılıkların sağlık riski algısında pek farklılık yaratmadığı, genel anlamda tamamına yakın kısmının sağlık riski korkusu içerisinde olduğu, tükettiklerinden şüphe ettiği, devlete, üreticiye ve aracılara güven duymadığı sonuçlarına ulaşılmıştır. Aylık hane geliri yükseldikçe organik ürün tüketimi artmaktadır. Bunun yanında genetiği değiştirilmiş ürünlerin hastalık yapıcı etkisinin varlığına inanç söz konusudur. Bu konuda yeterli önlem alınmadığı savunulmakta ve tüketicilerin bilinçlendirilmesi gerektiği ifade edilmektedir. Anahtar Kelimeler: Gıda güvencesi, sağlık, risk, korku, güven ve gıda tüketimi

EskişehirGıda tüketimiRisk+6
Betül Yurt
Anadolu University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2015
00
Master'sOpen AccessTR

Ruh sağlığı okuryazarlığının ruhsal hastalıklara yönelik toplum tutumları üzerine etkisinde şizofreniye ilişkin mitlerin aracılık rolü

Amaç: Bu çalışma; ruh sağlığı okuryazarlığının ruhsal hastalıklara yönelik toplum tutumları üzerine etkisinde şizofreniye ilişkin mitlerin aracılık rolünü incelemek amacıyla tasarlanmıştır. Yöntem: Tanımlayıcı-ilişki arayıcı modelde tasarlanmış bu araştırmanın evrenini bir üniversite hastanesinde dahili ve cerrahi birimlerde yatarak bakım hizmeti alan hastaların yakınları oluşturmaktadır. Evreni belli olmayan örneklem hesabı yapılmış ve çalışma 270 (n=270) hasta yakınının katılımı ile tamamlanmıştır. Veriler Nisan 2022-Ekim 2022 tarihleri arasında Kişisel Bilgi Formu, bu çalışma kapsamında geliştirilen Şizofreniye İlişkin Mitler Formu, Ruh Sağlığı Okuryazarlığı Ölçeği, Ruhsal Sorunlu Bireylere Yönelik Toplum Tutumları Ölçeği ile toplanmıştır. Araştırmanın aracılık etkisinin değerlendirilmesinde hiyerarşik regresyon analizleri PROCESS Model 4 kullanılmıştır. Anlamlılık değeri p<0,05 olarak belirlenmiştir. Bulgular: Ruh sağlığı okuryazarlığının ruhsal hastalıklara yönelik olumlu toplum tutumları (iyi niyet alt boyutu, toplum ruh sağlığı ideolojisi alt boyutu) üzerine etkisinde şizofreniye ilişkin mitlerin aracılık rolü bulunmazken (p>0,05), olumsuz toplum tutumları (korku/dışlama alt boyutu) üzerine etkisinde mitlerin aracılık ettiği tespit edilmiştir (β:0,403; p=0,000). Sonuç: Bu çalışma ile birlikte şizofreniye ilişkin mitleri değerlendiren bir form geliştirilmiştir ve aracılık etkisi ilk kez değerlendirilmiştir. Ayrıca şizofreniye ilişkin mitlerin olumsuz toplum tutumlarına neden olduğu belirlenmiştir. Bu doğrultuda ruh sağlığı okuryazarlığı düzeyinin arttırılarak mit düzeyinin azaltılmasına ve olumlu toplum tutumlarının geliştirilmesine yönelik toplumsal farkındalığı arttıracak hemşirelik girişimlerinin planlanması önerilmektedir. Anahtar kelimeler: Hemşirelik, Mit, Ruh sağlığı okuryazarlığı, Şizofreni, Tutum.

MitlerRuh sağlığıSağlık okuryazarlığı+2
Türkan Peşkirci
Eskişehir Osmangazi University · Institute of Health Sciences
2023
00
Medical SpecialtyOpen AccessTR

Sağlık okuryazarlığının akılcı antibiyotik kullanımı üzerindeki etkisinin değerlendirilmesi

Tarihleri arasında çeşitli şikayetler ile polikliniğimize başvuran 121 hasta dahil olmuştur. Hazırlanan anket formu, yüz yüze görüşme yöntemi ile doldurularak veriler toplanmış; çalışmaya katılanların sosyo-demografik verileri toplandıktan sonra Akılcı Antibiyotik Kullanımına Yönelik Bilgi-Tutum Ölçeği ile Türkiye Sağlık Okuryazarlığı Ölçeği-32 uygulanmıştır. Çalışmaya katılan 121 katılımcının yaş medyan değeri 36 (18-65) olup %57'si (n=69) kadın cinsiyette, %43'ü (n= 52) erkek cinsiyettedir. Çalışmaya katılan kişilerin %9,1'i ilkokul, %4,1'i ortaokul, %24,8'i lise, %62'si üniversite ve üzeri mezuniyettedir Katılımcıların TSOY-32 ortalama puanı 33,4 olup yeterli sağlık okuryazarlığı seviyesinde çıkmıştır. Katılımcıların %15,7'si yetersiz sağlık okuryazarı, %34,7'si sorunlu-sınırlı sağlık okuryazarı, %33,1'i yeterli sağlık okuryazarı, %16,5'i mükemmel sağlık okuryazarı çıkmıştır. Daha genç, yükseköğretim gören, çocuğu olmayan, kronik hastalığı olmayan bireylerin daha yüksek TSOY-32 puanı vardır. Akılcı antibiyotik bilgi puanı 47,7 olup akılcı antibiyotik tutum puanı ise 69,6 bulunmuştur. Akılcı antibiyotik bilgi puanı genç, yükseköğretim gören, çalışan kişilerde daha yüksek olup akılcı antibiyotik tutum puanı da kadın cinsiyette, yükseköğretim gören, çalışan kişilerde daha yüksek bulunmuştur. TSOY-32 total puanı ile Akılcı Antibiyotik Kullanımına Yönelik Bilgi-Tutum ölçeği puanıyla arasında aynı yönlü korelasyon vardır. Sağlığın korunabilmesi ve geliştirilmesi için akılcı antibiyotik kullanımı ve sağlık okuryazarlığı önemli hususlardır. Aile sağlığı merkezleri ise bu iki konuda toplum eğitimi için önemli bir yere sahiptir. Bu çalışma sağlık okuryazarlığının akılcı antibiyotik kullanımı konusunda gelişimin bir basamağı olarak görmeyi ve bu konuda kullanabileceğini göstermektedir. Anahtar Kelimeler: Sağlık okuryazarlığı, akılcı antibiyotik kullanımı

Akılcı ilaç kullanımıAntibiyotiklerSağlık okuryazarlığı
Yağmur Gül
Eskişehir Osmangazi University
2023
00
Master'sOpen AccessTR

Koroner arter hastalarında sağlık okuryazarlığı düzeyi ile psikososyal ve davranışsal faktörler arasındaki ilişki

Bu çalışma, koroner arter hastalarında sağlık okuryazarlığı düzeyi ile psikososyal ve davranışsal faktörler arasındaki ilişkinin incelenmesi amacıyla yapıldı. Tanımlayıcı ve kesitsel türdeki bu araştırma Mart 2019-Mart 2020 tarihleri arasında Kastamonu Devlet Hastanesi'nde yatarak tedavi gören 50 yaş ve üzeri 275 koroner arter hastası ile tamamlandı. Araştırmanın verilerinin toplanmasında Türkiye Sağlık Okuryazarlığı Ölçeği-32 ve Beck Depresyon Envanteri kullanıldı. Verilerin değerlendirilmesinde yüzdelik, ortalama, ki-kare testi, Fisher's Exact test ile binary lojistik regresyon analizi kullanıldı. Analizlerde p<0,05 değeri istatistiksel açıdan anlamlı kabul edildi. Araştırma grubunun genel indeks puanı ortalaması 31,78,4 olup %59,3'ünde sağlık okuryazarlığı düzeyinin yetersiz/sorunlu olduğu belirlendi. Sağlık okuryazarlığı düzeyi yetersiz olanların oranı 65 yaş ve üzeri grupta %58,3 iken 50-64 yaş grubunda %41,7 bulundu (p<0,05). Sağlık okuryazarlığı yeterli düzeyde olanların oranı erkeklerde %62,5 ve kadınlarda %37,5 bulundu (p<0,05). Evliler, herhangi bir işte çalışmayanlar, kentsel alanda yaşayanlar, ekonomik durum ve sağlık algısı orta düzeyde olanlar, alkol tüketmeyenler, bireysel koruyucu uygulamaların gereğine inananlar daha yeterli sağlık okuryazarlığı düzeyine sahipti (p<0,05). Komorbitide, aile öyküsü, anjiografi öyküsü, sağlık kontrollerini düzenli yaptırmayanlar, sağlık hizmetlerinden yararlanmada öncelikle devlet/özel hastaneyi tercih edenler, sigara içenler, orta/şiddetli depresif belirtisi olanlar daha yeteriz/sınırlı sağlık okuryazarlığına sahipti (p<0,05). Sonuç olarak, koroner arter hastalarının sağlık okuryazarlığı düzeyinde kısıtlılıkların yaygın olduğu belirlendi. Yaş, cinsiyet, medeni durum ile bireysel koruyucu uygulamalara inanma yeterli sağlık okuryazarlığı üzerinde etkili olan değişkenlerdi. Koroner arter hastalarında kardiyovasküler bilgiyi geliştirmede sağlık okuryazarlığı odaklı müdahalelerin benimsenmesi önerilebilir.

DavranışKalp hastalıklarıKoroner arter hastalığı+2
Asuman Ahçıoğlu
Hitit University · Institute of Health Sciences
2020
00
Medical SpecialtyOpen AccessTR

Michigen revize diyabet bilgi testi'nin (Michigen revısed diabetes knowledge test) Türkçe versiyonunun geçerlilik ve güvenilirlik çalışması ve tsoy 32 skorları ile ilişkisi

Giriş: Diyabet hastalarının, diyabet hastalığının nedenleri, kolaylaştırıcı faktörleri, erken tanısı ve tedavisi ile ilgili olarak bilinçlendirilmesi gerekmektedir. Bu hastalarda zamanla gelişebilecek akut ve/veya kronik komplikasyonları önlemek için iyi bir tedavi, iyi bir takip ve bunların en başında olması gereken iyi bir eğitim şarttır. Hastalara yapılacak eğitim programları ile hastalar, tedavi ve takipleri için gerekli olan yaşam tarzı değişikliklerine daha kolay yönlendirilebileceklerdir. Bu eğitim programlarında değerlendirilmesi gereken konulardan biri de hastaların genel sağlık bilgilerinin ve diyabet okuryazarlıklarının düzeyleridir. Sağlık okuryazarlığı anketi hastaların genel sağlık okuryazarlığının değerlendirilmesinde kullanılmaktadır. Diyabet bilgi düzeyinin değerlendirebilmesi için daha spesifik olan Diabetes Knowledge Test-2 ölçeği geliştirilmiştir. Diabetes Knowledge Test-2 anketinin Türkçe çevirisinin geçerlilik güvenirlik çalışması henüz mevcut olmadığından, bu çalışmayı yapmayı amaçladık. Aynı zamanda bu hastaların genel sağlık okuryazarlığı ile diyabet bilgilerinin düzeyini de karşılaştırdık. Gereç ve Yöntem: Diabetes Knowledge Test-2 anketinin Türkçe versiyonu literatürde yayınlanmış ve kabul görmüş kurallara uygun olarak geliştirilmiştir. Diabetes Knowledge Test-2 anketinin kültürler arası uyumu sağlanmıştır. Hitit Üniversitesi Tıp Fakültesi Hastanesinde takip edilen 148 diyabet hastasına yaklaşık iki hafta arayla Türkçe Diabetes Knowledge Test-2 ve bir kezde sağlık okuryazarlığı anketi uygulanmıştır. Hastaların, Türkçe Diabetes Knowledge Test-2 ölçeğinden aldıkları puanlar arasındaki ilişki, 'Spearman Korelasyon' analizi ile incelenmiştir. Test-tekrar test güvenilirliği sınıf içi korelasyon katsayısı ile Türkçe Diabetes Knowledge Test-2 ölçeğinin yapısal geçerliliği benzer ölçek geçerliliği ve diskriminant geçerliliği test edilerek değerlendirilmiştir. Bulgular: Çalışmaya katılan 148 hastanın 86'sı (%58,1) erkek, 62'si (%41,9) kadın olup katılımcıların yaş ortalaması 47,5±1,8'dir. Ortalama 15,9±5,3 (min:7-maks:30) gün ara ile ikinci kez aynı test 100 hastaya uygulanmıştır. Test-tekrar test güvenilirliği sınıf içi korelasyon katsayısı ile değerlendirildiğinde toplam ölçek için 0,893 (%95 GA=0,841-0,928) olarak yüksek bir değer bulunmuştur. Genel test için sınıf içi korelasyon katsayısı 0,826 (%95 GA= 0,741-0,883), insülin kullanımı için sınıf içi korelasyon katsayısı 0,801 (%95 GA= 0,704-0,866) hesaplanmıştır. Toplam puan ve ölçek bölümleri için her iki uygulama arasındaki ilişki katsayısı 0,644 ve üzerinde bulunmuştur. Bland Altman grafiği incelendiğinde ise test tekrar test sonuçlarının %95 güven aralığında tutarlı olduğu saptanmıştır. Spearman korelasyon analizi ile yapılan değerlendirilmede Türkçe Diabetes Knowledge Test-2 puanları ile Türkçe Sağlık Okuryazarlığı-32 arasında anlamlı bir ilişki olduğu saptanmıştır. Türkçe Sağlık Okuryazarlığı-32 ve Türkçe Diabetes Knowledge Test-2 ölçeği puanları arasında orta derecede pozitif yönlü bir ilişki saptanmıştır. (r= 0,378) Sonuç: Diabetes Knowledge Test-2 anketinin Türkçe versiyonu geçerli ve güvenilir bulunmuştur. Bu test tüm diyabet hastalarında diyabet bilgi düzeyini değerlendirilmesinde kullanılabilir.

Diabetes mellitusGüvenilirlik ve geçerlilikSağlık okuryazarlığı+4
Ülkem Şen Uzeli
Hitit University
2019
00
Master'sOpen AccessTR

Çorum il merkezinde lise son sınıf öğrencilerinde e-sağlık okuryazarlığı düzeyi ve seçilmiş sağlık davranışları

Tanımlayıcı ve kesitsel türdeki bu çalışma, Eylül 2019-Şubat 2021 tarihleri arasında, Çorum il merkezinde lise son sınıf öğrencilerinde e-sağlık okuryazarlığı düzeyini ve seçilmiş sağlık davranışlarını belirlemek amacıyla yapılmıştır. Çalışmaya il merkezindeki devlet okullarında öğrenim gören gönüllü 1349 lise son sınıf öğrencisi dahil edilmiştir. Grup anket yöntemi ile toplanan araştırma verilerinin değerlendirilmesi SPSS 21.0 programı aracılığıyla yüzdelik, ortalama, ki-kare testi kullanılarak yapılmıştır. Değerlendirilmelerde p<0,05 değeri istatistiksel açıdan anlamlı kabul edilmiştir. Araştırma Hitit Üniversitesi Girişimsel Olmayan Klinik Araştırmalar Etik Kurulu tarafından onaylanmıştır. Katılımcıların %44,6'sı erkek %55,4'ü kadın olup yaş ortalaması 17,4±0,6 yıl olarak saptanmıştır. Öğrencilerin e-sağlık okuryazarlığı ölçeğinden aldıkları puan ortalaması 25,9±5,7 bulunmuştur. Katılımcıların %54,4'ünde e-sağlık okuryazarlığı yüksek (26-40 puan), %45,6'sında e-sağlık okuryazarlığı düşük (8-25 puan) düzeydedir. Öğrencilerin öğrenim gördüğü okul türü, baba eğitim düzeyi ve sağlık durum algısı e-sağlık okuryazarlığı açısından anlamlı farklılık oluşturmuştur (p<0,05). Sağlık kontrollerini düzenli yaptırmayanların oranı %70,6 olup bu grupta düşük e-sağlık okuryazarlığı oranı %75,3'tür (p<0,01). Son bir yılda kan basıncını ölçtürenlerin oranı %48,6'dır ve bu grupta e-sağlık okuryazarlığı daha yüksektir (%54,5) (p<0,001). Son bir yılda kan kolesterolünü ölçtürmeyenler (%78,8) arasında düşük e-sağlık okuryazarlığı oranı anlamlı ölçüde yüksektir (%81,3) (p<0,05). Öğrencilerin tamamına yakını son bir yılda vücut ağırlığını ölçmüştür ve bu grupta e-sağlık okuryazarlığı anlamlı ölçüde yüksektir (p<0,001). Meyve-sebze tüketim sıklığı ve fast-food tüketimi öğrencilerin e-sağlık okuryazarlığı düzeyi üzerinde anlamlı farklılık oluşturmuştur (p<0,05). Öğrencilerin tamamına yakını (%81,2) düzenli egzersiz yapmamaktadır ve bu grupta e-sağlık okuryazarlığı anlamlı ölçüde düşüktür (%82,4) (p<0,05). e-Sağlığa ilişkin davranışlardan son bir haftada sağlıkla ilgili araştırma yapma, sağlıkla ilgili konulara yönelik algı ve sağlıkta bilgiye erişimde kaynak kullanma durumu açısında e-sağlık okuryazarlığı anlamlı farklılık göstermiştir (p<0,05). Öğrencilerin %25,2'si cep telefonuna sağlık aplikasyonları indirmiştir ve cep telefonuna sağlık aplikasyonu indirmeyenlerde düşük e-sağlık okuryazarlığı daha yaygındır (p<0,001). Öğrencilerin yaklaşık üçte ikisi e-nabız uygulamasını duymuştur ve bu grupta yüksek e-sağlık okuryazarlığı daha yaygındır (p<0,05). Sonuç olarak adolesanların e-sağlık okuryazarlığı düzeyi düşük bulunmuştur. Seçilmiş sağlık davranışları e-sağlık okuryazarlığı düzeyi üzerinde anlamlı farklılık oluşturmuştur.

DavranışLise öğrencileriSağlık+3
Seyyide Özden
Hitit University · Institute of Health Sciences
2021
00
Master'sOpen AccessTR

Sağlık okuryazarlığının meme ve serviks kanseri erken tanı davranışlarına etkisi

Bu çalışma 18-65 yaş arası kadınlarda sağlık okuryazarlığı düzeyinin meme ve serviks kanseri erken tanı davranışlarına etkisininin belirlenmesi amacıyla tanımlayıcı olarak yapılmıştır. Araştırma Hitit Üniversitesi- T.C. Sağlık Bakanlığı Erol Olçok Eğitim ve Araştırma Hastanesi Kadın Hastalıkları ve Doğum polikliniğine 01.06.2019-01.01.2020 tarihleri arasında başvuran 18-65 yaş arası, evli veya cinsel yönden aktif 395 kadın ile gerçekleştirilmiştir. Araştırma verilerinin toplanmasında Tanıtıcı Bilgiler Soru Formu ve Avrupa Sağlık Okuryazarlığı Ölçeği (ASOY- TR) kullanılmıştır. Araştırmaya katılan kadınların Avrupa Sağlık Okuryazarlık Ölçeği puan ortalaması 32,43 ± 7,36 olup kadınların %40,3'ünün sağlık okuryazarlığı düzeyinin sorunlu- sınırlı düzeyde olduğu belirlenmiştir. Avrupa Sağlık Okuryazarlık Ölçeği puanı ortalaması ile kadınların klinik meme muayenesinin ne olduğunu bilme, tarama/ kontrol amaçlı klinik meme muayenesi yaptırmada hekim cinsiyetinin kadın olmasının önemi, jinekolojik muayene yaptırma, Pap-smear testini bilme, daha önce Pap-smear testi yaptırma durumu arasında istatistiksel olarak anlamlı fark olduğu belirlendi (p<0,05). Sonuç olarak, meme ve serviks kanseri bilgi ve erken tarama uygulamalarının yetersiz olduğu, yetersiz sağlık okuryazarlığı düzeyinin kanser taramalarına katılımın engellediği belirlenmiştir. Anahtar Kelimeler: Meme kanseri, Serviks kanseri, Sağlık okuryazarlığı, Erken Tanı, Hemşire

Meme kanseriMeme neoplazmlarıNeoplazmlar+3
Eda Kiracılar Çolban
Hitit University · Institute of Health Sciences
2021
00
Medical SpecialtyOpen AccessTR

Sağlık okuryazarlığı düzeyinin COVİD-19 korkusu üzerine etkisi

Giriş ve Amaç: Sağlık okuryazarlığı; kişilerin sağlıkla ilgili bilgileri ve teknolojileri anlamalarına ve kullanmalarına izin veren, sağlıkla ilgili konularda sağlık çalışanları ile problemsiz iletişim kurabilmelerini sağlayan ve ayrıca edindikleri tüm bu bilgileri eleştirebilmeye de olanak tanıyan bilgi ve becerilere sahip olmak anlamına gelmektedir. COVID-19'un hızla pandemiye dönüşümü, insanları bu yeni durum hakkında bilgi edinmeye, bu bilgileri uygulamaya ve davranışlarını da bu bilgilere göre değiştirmeye zorlamıştır. Sağlık verilerini anlayamamak paniğe neden olabilir, gerçek bilginin ve doğru bilgi kaynaklarının etkisini azaltabilir. Bu nedenle yüksek seviyedeki sağlık okuryazarlığının, kriz durumları için gerekli olduğu düşünülmektedir. Bu çalışmada sağlık okuryazarlığının; pandemi ortamında COVİD-19 korku düzeyi üzerine etkisini araştırmayı amaçladık. Gereç ve Yöntem: Çalışma 2021 yılının Nisan ayında, hastanemize başvuran 268 yetişkinle yapıldı. Bireylere; Sosyodemografik Veri Toplama Aracıyla beraber TSOY-32 Ölçeği ve COVİD-19 Korkusu Ölçeği uygulandı. Bulgular: Analiz sonuçlarına göre TSOY-32 ölçek puanının 1 birim artmasının COVID-19 Korkusu Ölçek puanında 0,28 birim azalmaya sebep olduğu belirlendi. (P<0.05) TSOY-32 düzeyi yetersiz olan katılımcıların COVID-19 Korkusu Ölçek puanları, TSOY-32 düzeyi sorunlu–sınırlı, yeterli ve mükemmel düzeyde olan katılımcılara göre anlamlı daha yüksektir. (P=0.047, P=0.001, P<0.001). Katılımcılardan COVID-19 hastalığı geçirenlerin sağlık okuryazarlığı düzeyleri istatistiksel olarak anlamlı düşük bulunmuştur (P=0.034). Tartışma-Sonuç: Çalışmamızda TSOY-32 ölçek puanı, ülkemizde pandemi öncesi yapılmış çalışmalara nazaran daha yüksektir. Bu da pandeminin sağlık okuryazarlığı üzerine etkisi olarak düşünülebilir. Sağlık okuryazarlığının, insanların ruh sağlığını korumaya ve yaşam kalitesini artırmaya yardımcı olabileceği düşünülmektedir. Çalışmamızda COVİD-19 hastalığı geçiren kişilerin sağlık okuryazarlığı, geçirmeyen kişilere göre anlamlı olarak düşük çıkmıştır bu da yukarıdaki açıklamayı desteklemektedir. Bu nedenle insanların sağlık okuryazarlığını yükseltmek, korkularını azaltmak ve sağlıklarını arttırmak için stratejik bir yaklaşım olabilir. Ayrıca sağlık okuryazarlığının, mevcut pandemiyi ve gelecekteki potansiyel pandemileri azaltmak ve kontrol altına almak için sosyal sorumluluğun temel bir unsuru olarak görülmesi gereklidir. Anahtar Kelimeler: Covid-19 korkusu, Sağlık okuryazarlığı, Pandemi psikolojisi

AnksiyeteCOVID 19Korku+2
Yağmur Öznur Köksal
Hitit University
2021
00
Master'sOpen AccessTR

Erkek sağlık çalışanlarında sigara içme davranışı, sigarayı bırakmanın belirleyicileri ve sağlık okuryazarlığı arasındaki ilişkinin belirlenmesi

Bu çalışma, erkek sağlık çalışanlarında sigara içme davranışı, sigarayı bırakmanın belirleyicileri ve sağlık okuryazarlığı arasındaki ilişkinin belirlenmesi amacıyla yapılmıştır. Kesitsel türdeki bu araştırma Haziran-Ağustos 2021 tarihleri arasında Amasya iline bağlı Merzifon, Suluova ve Gümüşhacıköy ilçelerindeki birinci ve ikinci basamak sağlık kurumlarında görev yapan, 18 yaş ve üzeri, 250 erkek sağlık çalışanı ile tamamlanmıştır. Araştırmanın verileri SPSS 22.0 programı aracılığı ile yüzdelik, ortalama, ki-kare testi, Fisher's exact testi, Anowa ve normal dağılım göstermeyen verilerde Kruskal Wallis H test ve Mann Whitney U Test ile binary lojistik regresyon ve doğrusal regresyon analizi kullanılarak değerlendirilmiştir. Analizlerde p<0,05 değeri istatistiksel açıdan anlamlı kabul edilmiştir. Araştırma grubunun sağlık okuryazarlığı genel indeks puan ortalaması 41,1±5,1'dir. Sağlık okuryazarlığı düzeyinin %50,8 oranı ile yeterli olduğu, yeterli sağlık okuryazarlığı düzeyinin sigara içenlerde %48,9, sigara içmeyenlerde %53,5 olduğu belirlenmiştir. Sigara içen erkek sağlık çalışanlarının sağlık okuryazarlığı düzeyi; lisansüstü eğitim alanlarda en fazla olup (p<0.000), hekim/diş hekimi grubunda diğer ünvanlara göre daha yüksek bulunmuştur (p<0.000). Sigara içen katılımcıların Fagerström nikotin bağımlılık puan ortalaması 3,2±2,7 olarak bulunmuştur. Nikotin bağımlılık puanları ile sigaraya ilk başlama yaşları arasında istatistiksel olarak anlamlı negatif yönde ilişki belirlenmiştir (p<0,000). Sigara içen erkek sağlık çalışanlarının %55'i düşük, %25,5'i orta, %19,5'i yüksek derecede nikotin bağımlısı olduğu tespit edilmiştir. Sağlık algısını orta olarak belirtenlerin %44,4'ünün yüksek düzeyde nikotin bağımlısı olduğu görülmüştür (p<0,05). Yalnızlık, stres, öfke nedeniyle sigara içme nedenleri ile nikotin bağımlılığı düzeyleri arasında istatistiksel olarak anlamlılık belirlenmiştir (p<0,05). Erkek sağlık çalışanlarının tütün politikalarını caydırıcı bulmadığı görülmüştür (p<0,05). Sigarayı bırakma öz-yeterliliği düşük olanların %39,5'nin yüksek düzeyde nikotin bağımlısı olduğu belirlenmiştir (p<0,05). Sağlık okuryazarlığı düzeyi mükemmel olan katılımcıların %51,4'ünün, yeterli olanların %42,9'unun iki ay içerisinde sigarayı bırakamayacağı saptanmıştır (p<0,000). Sonuç olarak, erkek sağlık çalışanlarında sigara içmenin ve sigarayı bırakmann risklerine karşı düşük farkındalığın sağlık okuryazarlığı düzeylerinden etkilendiği belirlenmiştir.

ErkeklerSağlık okuryazarlığıSağlık personeli+1
Pelin Uyar
Hitit University · Institute of Health Sciences
2022
00
Master'sOpen AccessTR

Gebelerde hasta aktivasyonu ve sağlık okuryazarlığı, gebeliğe uyum ile ilişkisi

Tanımlayıcı ve kesitsel nitelikteki bu çalışma, gebelerde hasta aktivasyonu ve sağlık okuryazarlığı düzeyinin gebeliğe uyum ile ilişkisini belirlemek amacıyla yapıldı. Veri toplama aşaması 01.06.2021-01.09.2021 tarihleri arasında Orta Karadeniz Bölgesi'nde bir hastanede kadın doğum polikliniklerine başvuran en az 6 haftalık 331 gebe ile tamamlandı. Veriler, Kişisel Bilgi Formu, Hasta Aktivasyonu Ölçeği (HAÖ), Prenatal Kendini Değerlendirme Ölçeği (PKDÖ), Avrupa Sağlık Okuryazarlığı Türkçe Uyarlaması Ölçeği (ASOY-TR) ile toplandı. Veriler SPSS 22.0 programı ile Independent t testi, ANOVA ile analiz edildi. Çalışmaya dahil edilen gebelerin %50.8'i 26-33 yaş aralığında, %41.1'i primigravida, %45.9'u nullipar, 21.7'si daha önce abortus yaşamıştır. %60.7'sinin gestasyonel haftası 24-41 hafta arasındadır. Çalışmaya dahil edilen gebelerin HAÖ ortalama puanı 51.45±12.97, ASOY-TR genel sağlık okuryazarlığı ortalama puanı 128.64±22.33, PKDÖ ortalama puanı 149.07±25.35 olarak bulundu. Çalışmaya dahil edilen gebelerin HAÖ ve ASOY-TR Genel Sağlık Okuryazarlığı ortalama puanları ile PKDÖ toplam ortalama puanları arasında negatif ilişki belirlenmiştir (p<0.05). Sonuç olarak gebelerin hasta aktivasyonu ve sağlık okuryazarlığı düzeyi arttıkça gebeliğe uyumu artmaktadır.

GebelikHasta aktivasyonuSağlık okuryazarlığı+1
Seda Ünver
Hitit University · Institute of Graduate Studies
2022
00
Master'sOpen AccessTR

Yeni normal dönemde tip 2 diyabet hastalarının sağlık okuryazarlığı düzeyleri tedaviye uyumları ve koruyucu COVID-19 davranışları

Kesitsel türdeki bu çalışma, Nisan 2021-Nisan 2022 tarihleri arasında, Çorum il merkezinde Tip 2 diyabet hastalarının yeni normal dönemde sağlık okuryazarlığı düzeyini, tedaviye uyumlarını ve koruyucu COVID-19 davranışlarını belirlemek amacıyla yapılmıştır. Araştırmanın evreni, Hitit Üniversitesi Erol Olçok Eğitim ve Araştırma Hastanesi ile Göğüs Hastalıkları Hastanesinde yatarak tedavi gören/ayaktan başvuru yapan Tip 2 diyabetli bireylerden oluşmuştur. Örnekleme 20 yaş ve üzerinde, en az okuryazar olan, Türkçe konuşabilen, görme, duyma ve konuşma engeli olmayan, psikiyatrik bir tanısı olmayan, Tip 2 diyabet hastaları dahil edilmiştir. Çalışma, 210 Tip 2 diyabet hastası ile tamamlanmıştır. Araştırmanın verileri anket formu aracılığıyla yüz yüze görüşme yöntemi ile toplanmıştır. Anket formunda hastaların sosyo-demografik özellikleri, klinik özellikleri, Avrupa Sağlık Okuryazarlığı Ölçeği, Modifiye Morisky ölçeği ve Koruyucu COVID-19 Davranışları Ölçeği yer almıştır. Araştırmanın uygulanabilmesi için Hitit Üniversitesi Girişimsel Olmayan Araştırmalar Etik Kurulundan etik kurul onayı (2021-113) alınmıştır. Araştırma verilerinin değerlendirilmesi SPSS 22.0 programı aracılığı ile yapılmıştır. Tanımlayıcı analizlerde yüzdelik, ortalama, standart sapma ve ortanca kullanılmıştır. Kategorik değişkenlerin analizinde Ki-kare testi ve Fisher's exact testi kullanılmıştır. Değişkenler arasındaki ilişkinin gücünü ve yönünü belirlemek için Pearson Korelasyon analizi yapılmıştır. Değerlendirmelerde p<0,05 değeri istatistiksel açıdan anlamlı kabul edilmiştir. Araştırma grubunun %45,7'si 50-64 yaş aralığında olup yaş ortalamaları 61,7±10,8 yıldır. Katılımcıların %77,6'sında komorbidite varlığı olduğu ve en yaygın komorbiditenin %56,2 ile hipertansiyon olduğu belirlenmiştir. Pandemi sürecinde SARS-CoV-2 ile enfekte olduğunu belirtenlerin oranı %25,7'dir. Katılımcıların %84,3'ünün tedaviye uyumunun yüksek olduğu belirlenmiştir. Tedaviye uyuma yönelik motivasyon ve bilgi düzeyi alt boyutlarından aldıkları puanların ortalamaları ise sırasıyla 2,25±0,87 ve 2,54±0,76 olup %80,5'inde motivasyon düzeyi ve %86,2'sinde bilgi düzeyi yüksek bulunmuştur. Sağlık okuryazarlığı puan ortalamaları 28,04±9,74 olup katılımcıların %36,7'si yetersiz, %37,1'i sınırlı ve %26,2'si yeterli sağlık okuryazarlığına sahiptir. Katılımcıların %45,2'sinde koruyucu COVID-19 davranışlarının zayıf olduğu belirlenmiş olup puan ortalaması 14,57±2,54'dür. Katılımcıların yaşları ile sağlık okuryazarlığı düzeyleri arasında negatif yönde anlamlı ilişki bulunmuştur (r:-0,237; p<0,01). Katılımcıların hastalık süreleri ile sağlık okuryazarlığı düzeyleri arasında negatif yönde anlamlı ilişki bulunmuştur (p<0,01). Katılımcıların tedaviye uyuma yönelik motivasyon ve bilgi düzeyleri ile sağlık okuryazarlığı düzeyleri arasında pozitif yönde anlamlı ilişki bulunmuştur (p<0,05; p<0,01). Katılımcıların koruyucu COVID-19 davranışları ile sağlık okuryazarlığı düzeyleri arasında pozitif yönde anlamlı ilişki bulunmuştur (p<0,05). Anahtar Kavramlar: Tip 2 diyabet, tedaviye uyum, sağlık okuryazarlığı, COVID-19 Bilim Kodu: 1079

COVID 19Diabetes mellitusDiabetes mellitus-tip 2+3
Selma Ceylan
Hitit University · Institute of Health Sciences
2023
00
Medical SpecialtyOpen AccessTR

Meme kanseri hastalarında nüks korkusunun sağlık okuryazarlığı ile ilişkisi

Amaç: Nüks korkusu kanser hastalarında sık görülmektedir ve yüksek düzeydeki nüks korkusu, kanser hastalarında psikiyatrik problemlere yol açabilmektedir. Bu çalışma, kanser hastaları arasında sağlık okuryazarlığı düşük olanların nüks korkusuyla daha fazla ilişkilendirildiği hipotezini incelemekte olup nüks korkusunu azaltmak ve sağlık okuryazarlığını artırmak için öneriler ve müdahaleler sunmayı amaçlamaktadır. Gereç ve Yöntem: Çalışma kapsamında, 01.03.2023 ile 31.05.2023 tarihleri arasında, Çorum Erol Olçok Eğitim ve Araştırma Hastanesi Aile Hekimliği Polikliniğine başvuran meme kanseri tanısı alıp tedavilerini tamamlayan 50 kadın hastayla yüz yüze görüşme yapıldı. Katılımcılara sosyodemografik veri formu, Kanserden Sağ Kalanlarda Erişkin Yaşam Kalitesi Ölçeğinin Nüks Endişesi Alt Boyutu ve Türkiye Sağlık Okuryazarlığı-32 ölçeği uygulandı. Bulgular: Yapılan araştırma sonucunda nüks korkusu ile sağlık okuryazarlığı arasında anlamlı bir ilişki bulunmadı (p>0,05). Tek veya çift memede kanser tanısı alan hastalar içinde, çift memede kanser tanısı alanlarda nüks korkusu anlamlı olarak daha yüksek seviyede bulundu (p<0,05). İncelenen diğer sosyodemografik ve hastalık özellikleri ile nüks korkusu arasında anlamlı bir ilişki bulunamadı (p>0,05). Sonuçlar: Bu çalışmaya katılan meme kanseri hastalarında, nüks korkusu ve sağlık okuryazarlığı arasında anlamlı bir ilişki bulunmamıştır. Bu çalışmanın hipotezi, sağlık okuryazarlığı arttıkça nüks korkusunun azalacağıydı. Ancak sağlık okuryazarlığı yüksek olan bazı hastalar, riskleri daha iyi görüp daha yüksek nüks korkusu yaşıyor olabilir. Bu durum analizleri etkilemiş ve nüks korkusu ile sağlık okuryazarlığı arasında anlamlı bir ilişki bulunmasını engellemiş olabilir. Anahtar Kelimeler: Meme kanseri, Nüks korkusu, Sağlık okuryazarlığı

KorkuMeme hastalıklarıMeme neoplazmları+3
Furkan Köroğlu
Hitit University
2023
00
Master'sOpen AccessTR

Kadınlarda sağlık okuryazarlığının beslenme bilgi düzeyine etkisi

Bu çalışma Aile Sağlığı Merkezine başvuran kadınlarda sağlık okuryazarlığının beslenme bilgi düzeyine etkisini belirlemek için 01.06.2021-30.09.2021 tarihleri arasında yapılmıştır. Araştırma tanımlayıcı olarak tasarlandı ve verilerin toplanmasında Aile Sağlığı Merkezine başvuran kadınlara "Tanımlayıcı Anket Formu", Türkiye Sağlık Okuryazarlığı Ölçeği–32 (TSOY-32)" ve "Yetişkinler İçin Beslenme Bilgi Düzeyi (YETBİD) Ölçeği" uygulandı. Verilerin değerlendirilmesinde SPSS programı kullanıldı. Araştırmaya katılanların TSOY-32 ölçek ortalaması 36.9 ± 7.55 değerinde bulundu. Eğitim seviyesi düşük, sosyal güvencesi bulunmayan, fiziksel aktivite yapmayan, sağlık durumunun iyi olmadığını belirten kadınlarda TSOY-32 ölçek puan ortalaması istatistiksel olarak anlamlı bulundu (p<0.05). Kadınların temel besin bilgisi puan ortalaması 50.77 ± 9.57 olarak bulundu. Eğitim seviyesi ilkokul, gelir seviyesi düşük olduğunu ifade eden kadınlarda temel besin bilgisi ölçek puan ortalaması anlamlı bulundu p<0.05). Katılımcıların Besin Tercihi alt ölçek ortalaması 30.43 ± 5.79 değerinde bulundu. Yaşı ilerleyenlerin, eğitim seviyesi yüksek olanların, sağlık seviyelerinin iyi olduğunu ifade edenlerin, evli olanların, besin tercihi puan ortalaması istatistiksel olarak anlamlı bulundu (p<0.05). Anahtar Kelimeler: Sağlık okuryazarlığı, beslenme bilgi düzeyi, kadın, hemşirelik.

BeslenmeBeslenme bilgisiHemşirelik+2
Sakine Beyoğlu
Gaziantep University · Institute of Health Sciences
2021
00
Master'sOpen AccessTR

Kadınlarda sağlık okuryazarlığının kardı̇yovasküler hastalık rı̇sk faktörlerı̇ bı̇lgı̇ düzeyı̇ ve dı̇yabet rı̇skı̇ne etkı̇sı̇

Kadınlarda sağlık okuryazarlığının kardiyovasküler hastalık risk faktörleri bilgi düzeyi ve diyabet riskine etkisini belirlemek için tanımlayıcı ve kesitsel tipte yapılmıştır. Gaziantep Binevler Aile Sağlığı Merkezi, Halide Alevli Aile Sağlığı Merkezi ve Mehmet Ali Özkara Aile Sağlığı Merkezine gelen 18 yaş üzerinde kronik hastalığı olmayan 300 kadınla gerçekleştirilmiştir. Çalışmada "Kişisel Bilgi Formu", "Türkiye Sağlık Okuryazarlığı Ölçeği – 32 (TSOY-32)" " Kardiyovasküler Hastalıklar Risk Faktörleri Bilgi Düzeyi (KARRİF-BD) Ölçeği" ve "Finlandiya Diyabet Risk Anketi (FINDRISC)" kullanılmıştır. IBM SPSS 22 programında sıklık, yüzde, ortalama, Kruskal Wallis ve Mann Whitney U ve korelasyon analizleriyle yapıldı. Katılımcıların ölçek toplam puanları; TSOY-32 28.48±11.02, KARRİF-BD 16.77±4.46 ve FINDRISC 13.93±3.63 olarak belirlendi. Çalışma kapsamına alınan kadınların TSOY-32 ölçeği ve alt boyutlarıyla FINDRISC toplam puanı arasında ilişki tespit edilmiştir (p<0.05). Çalışmadaki kadınların genellikle eğitim seviyesinin düşük, yaşlarının daha ileri, genel sağlık durumlarını kötü olarak gördükleri ve yeşil kart kullananların sağlık okuryazarlığı seviyesin yetersiz ve TSOY-32 ölçek ortalamalarının daha düşük olduğu saptandı. Okuryazar olmayanların ve ekonomik durumları geliri yetersiz olanların KARRİF-BD ölçeğinden aldıkları puanların daha az olduğu belirlendi. Bekar olanların sayısı arttıkça, eğitim seviyesi yükseldikçe, birinci derece yakınlarında kalp hastalığı olanların sayısı azaldıkça, her zaman okuma ve yazma ile ilgili aktivitelerinde yardım alanlar sayısı azaldıkça, genel sağlık durumu iyileştikçe FINDRISC puanı istatistiksel olarak azaldığı görüldü. Kadınlara sağlık okuryazarlığı konusunda gerekli eğitimlerin verilmesi önem taşımaktadır. Anahtar Kelimeler: Sağlık okuryazarlığı, diyabet riski, kardiyovasküler hastalıklar risk faktörü, hemşirelik.

Bilgi düzeyiDiabetes mellitusKadınlar+4
Nurten Doğan
Gaziantep University · Institute of Health Sciences
2022
00
Master'sOpen AccessTR

Hipertansiyon hastalarının sağlık okuryazarlık düzeylerinin tedaviye uyum üzerine etkisinin incelenmesi

Hipertansiyon hastalarını sağlık okuryazarlık düzeylerinin tedaviye uyum üzerine etkisinin incelenmesi amacıyla Çukurova Üniversitesi Balcalı Eğitim ve Araştırma hastanesi kardiyoloji polikliniğine başvuran ve araştırmaya katılmayı kabul eden 80 hasta ile tanımlayıcı olarak yapıldı. Çalışma öncesi gerekli olan izinler alındı. Verilerin toplanmasında "Sosyo Demografik Özelikler" soru formu, "Yetişkin Sağlık Okuryazarlık Ölçeği" ve "Modifiye Morsky Ölçeği" kullanıldı. Verilerin normal dağılıma uygunluğu Shaphiro wilk testi ile test edilmiştir. Normal dağılmayan ölçek puanlarının iki kategorili değişkenlerin düzeylerinde karşılaştırılmasında Mann whitney u testi, ikiden fazla kategorili değişkenler için ise Kruskal Wallis ve Dunn çoklu karşılaştırma testleri kullanılmıştır. Normal dağılmayan ölçekler arasındaki ilişkiler Spearman rank korelasyon katsayısı ile değerlendirilmiştir. Çalışmaya katılan bireylerin yaş ortalaması 62,45±11,95 yıl ve %58,8'i kadın, %21'3'ü okuryazar değildir. Hastaların %20 sinin motivasyon düzeyi, %18,8 inin ise bilgi düzeyi düşük bulunmuştur. Yetişkin sağlık okuryazarlık ölçek puanı ortalaması 11,51 ± 5,21dir.Yetişkin sağlık okuryazarlık ölçek puanı ile Morisky toplam puanı arasında pozitif yönde zayıf bir anlamlı korelasyon (r=0,338, P=0,002) ve Morisky bilgi düzeyi puanı arasında pozitif yönde orta şiddette bir anlamlı korelasyon saptandı (r=0,447, P=0,001). Buna karşın yetişkin sağlık okuryazarlık ölçek puanı ile Morisky motivasyon puanı arasında anlamlı korelasyon saptanmadı (r=0,011, P=0,923). Yetişkin sağlık okuryazarlık ölçek puanları ile Yaş arasında negatif yönde orta şiddetle (r=-0,430, P=0,001), SKB (r=0,316, P=0,004), DKB (r=0,340, P=0,002) değerleri arasında pozitif yönde zayıf anlamlı korelasyonlar saptandı. Sonuç olarak; Hipertansiyon hastaları tedaviye uyumsuz, sağlık okuryazarlık düzeyleri düşük, yetişkin bireylerde sağlık okuryazarlık düzeyi artıkça tedavi uyumu zayıf olarak artış göstermekle beraber tedavi bilgi düzeyi ile tedavi motivasyonu anlamlı artmaktadı

HipertansiyonSağlık okuryazarlığıTedavi+2
Fatma Koçak Oğuz
Gaziantep University · Institute of Health Sciences
2022
00
Medical SpecialtyOpen AccessTR

Kronik hastalığı olan bireylerde sağlık okuryazarlığı düzeyi ile kronik hastalık uyum düzeyi ilişkisinin incelenmesi

Günümüzde tedavi edilebilir ve önlenebilir olan kronik hastalıklar oldukça yaygındır. Son zamanlarda önemi daha da anlaşılan sağlık okuryazarlığı kavramı birinci basamak sağlık hizmetlerinde de önemli bir yere sahiptir. Çalışmamızda, Ertuğrul 36 No'lu Eğitim Aile Sağlığı Merkezi'ne başvuran hastalarımızın sağlık okuryazarlık düzeylerini saptamak, sağlık okuryazarlık düzeyleri ile kronik hastalıklarına uyum düzeylerinin ilişkisini araştırmak amaçlanmıştır. Çalışmamız tek merkezli, kesitsel ve anket çalışması olarak planlanmış ve uygulanmıştır. Ağustos 2020-Ocak 2021 tarihleri arasında Ertuğrul 36 No'lu Eğitim Aile Sağlığı Merkezi'ne başvuran 18 yaş üstü ve kronik hastalığı olan 328 birey dahil edilmiştir. Katılımcılara sosyo-demografik soruları, Kronik Hastalıklara Uyum Ölçeğini ve Türkiye Sağlık Okuryazarlığı Ölçeği-32'yi (TSOY-32) içeren 62 soruluk anket uygulanmıştır. Çalışmamızda katılımcıların %54,3'ü kadın, %64,3'ü evli iken ortalama yaş değeri 46,56 yıl olup medyan yaş değer, 48 yıl olarak bulunmuştur. Çalışma grubunun sağlık okuryazarlığı toplam puan ortalaması 33,42±8,76, kronik hastalıklara uyum toplam puan ortalaması 80,75±12,62 olarak saptanmıştır. Çalışmamızda sağlık okuryazarlığı düzeyi ile kronik hastalıklara uyum arasında anlamlı bir şekilde pozitif korelasyon bulunmuştur. Sağlık personelinin; hastaların sağlık okuryazarlığı düzeyi konusunda farkındalık sahibi olması ve müdahalelerde bulunması, bireylerin tedaviye uyum göstermesinde ve sağlık hizmetinin kalitesinin artmasında önemli bir faktördür. Anahtar Kelimeler: Kronik hastalık, sağlık okuryazarlığı, TSOY-32, hastalık uyumu

Kronik hastalıkSağlık okuryazarlığıTedavi+2
Zeynep Demirci
Bursa Uludağ Üni̇versi̇ty
2021
00
Master'sOpen AccessTR

Tip II diyabetlilerde sağlık okuryazarlığının diyabet öz yeterlilik ve ayak öz bakımına etkisi

Tip II diyabetlilerde sağlık okuryazarlığının diyabet öz yeterlilik ve ayak öz bakımına etkisini belirlemek amacıyla yapıldı. 01 Eylül 2021 -31 Ağustos 2022 tarihleri arasında tanımlayıcı ve kesitsel tipteki çalışma 187 kişi ile gerçekleştirildi. Çalışmada "Tanıtıcı Bilgi Formu", "Türkiye Sağlık Okuryazarlığı Ölçeği", "Diyabet Öz Yeterlilik Ölçeği" ve "Diyabetik Ayakta Öz Bakım Davranışı Ölçeği" kullanıldı. IBM SPSS 26 programında sıklık, yüzde, ortalama, Kruskal Wallis ve Mann Whitneyy U ve korelasyon analizleri yapıldı. Katılımcıların eğitim seviyesinin düşük ve ileri yaşta olduğu, diyetine uymadığı ve egzersiz yapmadığı, çoğunun ayağının muayene edilmediği ve ayağında yara olmadığı belirlendi. (TSOY-32) Ölçeği ortalama puanı 22.50±10.65, Diyabet Öz Yeterlilik Ölçeği puan ortalaması 72.83±11.84 ve Diyabetik Ayakta Öz Bakım Davranışı Ölçeği' nin puan ortalaması 22.60±5.44 olarak bulundu. Katılımcıların %57.8' inin sağlık okuryazarlık düzeyi yetersiz olarak bulundu. Tip II diyabetlilerin (TSOY-32) Ölçeği ve Diyabet Öz Yeterlilik puanı arasında ilişki olduğu, sağlık okuryazarlığı arttıkça diyabet öz yeterliliğinde arttığı saptandı (p<0.01). (TSOY-32) Ölçeği ile Diyabetik Ayakta Öz Bakım Davranışı Ölçeği puanları arasında anlamlı farklılık bulunmadı. (p>0.05)

AyakAyak hastalıklarıDiabetes mellitus+4
Burcu Karatün
Gaziantep University · Institute of Health Sciences
2023
00
Master'sOpen AccessTR

Adolesanlarda sağlık okuryazarlığı ile sağlıklı yaşam biçimi davranışları arasındaki ilişkinin belirlenmesi

Bu araştırma adolesanlarda sağlık okuryazarlığı ile sağlık davranışları arasındaki ilişkinin belirlenmesi amacıyla ilişki arayıcı bir araştırma olarak gerçekleştirildi. Araştırma Aralık 2019 – Mart 2020 tarihleri arasında İstanbul Anadolu Yakasında dört lisede 649 öğrenci ile gerçekleştirildi. Verilerin toplanmasında sosyo demografik özellikler soru formu, Adolesan Yaşam Biçimi Ölçeği II (AYB II) ve Okul Çağındaki Çocuklar İçin Sağlık Okuryazarlığı Ölçeği kullanıldı. Verilerin değerlendirilmesinde; tanımlayıcı istatistiksel yöntemler (ortalama, standart sapma, frekans), Student-t testi, tek yönlü varyans analizi (ANOVA) testi ve Pearson korelasyon analizi kullanıldı. Araştırmaya katılan adolesanların yaş ortalaması 15,54±0,95 olup, %59,8'si kız ve %41,1'i 11. sınıf öğrencisidir. Adolesanların %65'inin BKİ'nin normal sınırlar içinde olduğu ve %48,7'sinin sağlığını iyi olarak değerlendirdiği,%85,4'ünün sağlık okuryazarlığı kavramını daha önce duymadığı belirlendi. Araştırmaya katılan öğrencilerin sağlık okuryazarlığı ölçeği puan ortalaması 28,95±5,79 ve %61,9'unun orta sağlık okuryazarlığı düzeyinde olduğu belirlendi. AYB II ölçeği toplam puan ortalaması 114,35±17,48 olduğu belirlendi. Kadınların sağlık sorumluluğu ve kişilerarası ilişkiler alt boyut puan ortalamalarının, erkeklere göre yüksek olduğu, erkeklerin beslenme ve fiziksel aktivite alt boyut puan ortalamalarının kadınlara göre yüksek olduğu belirlendi. 9. sınıf öğrencilerinin stres yönetimi alt boyut puan ortalaması, 11. sınıf öğrencilerine göre yüksek 11. sınıf öğrencilerinin spiritüel sağlık alt boyut puan ortalaması, 10. sınıf öğrencilerine göre yüksek, 9. sınıf öğrencilerinin AYB II ölçeği toplam puan ortalaması, 10. sınıf öğrencilerine göre yüksek bulundu. Annesi ilkokul mezunu olan adolesanların stres yönetimi puan ortalaması, annesi okuryazar olmayan ve okuryazar olanlara göre yüksek bulundu. Parçalanmış aile yapısında olanların beslenme, stres yönetimi ve AYB II toplam puan ortalaması, çekirdek aile ve geniş aile yapısındaki adolesanlara göre düşük bulundu. Yaşamının en uzun bölümünü şehirde ve ilçede geçiren adolesanların sağlık sorumluluğu, pozitif yaşam algısı, kişilerarası ilişkiler, stres yönetimi ve AYB II Ölçeği puan ortalaması, yaşamının en uzun bölümünü köyde geçirenlere göre yüksek bulundu. Sosyal aktiviteye katılan adolesanların AYB II Ölçeği tüm alt boyut ve toplam puan ortalamaları, sosyal aktiviteye katılmayan öğrencilere göre yüksek bulundu. Kronik hastalığı olanların ve sürekli ilaç kullananların sağlık sorumluluğu alt boyut puan ortalaması yüksek, fiziksel aktivite alt boyut puan ortalaması düşük bulundu. Sağlık durumunu çok iyi olarak değerlendiren adolesanların sağlık sorumluluğu alt boyut puan ortalaması, sağlık durumunu kötü ve orta olarak değerlendirenlere göre yüksek bulundu. Obez olan adolesanların pozitif yaşam algısı alt boyut puan ortalaması, zayıf, normal ve fazla kilolu olanlara göre düşük bulundu. Sağlık okuryazarlığı düzeyi yüksek olanların, orta ve düşük olanlara göre, orta olanların düşük olanlara göre AYB II Ölçeği tüm alt boyut ve toplam puan ortalamaları yüksek bulundu. Sağlık okuryazarlığı puanı ile AYB II ölçeği arasında pozitif yönde anlamlı ilişki bulundu. Araştırma sonucuda adolesanların sağlık okuryazarlık düzeyi arttıkça sağlık davranışlarının olumlu yönde arttığı belirlendi.

ErgenlerLise öğrencileriOkullar-halk sağlığı+5
Merve Karagözoğlu
Bezmialem Vakıf University · Institute of Health Sciences
2021
00
Master'sOpen AccessTR

Irak'ın Diyala şehrinde üniversitede okuyan kız öğrencilerin infertilite, cinsel sağlık ve üreme sağlığı okuryazarlığının değerlendirilmesi

Bu araştırma, Irak'ın Diyala şehrinde‎ üniversitede okuyan kız öğrencilerin infertilite, cinsel sağlık ve üreme sağlığı okuryazarlıklarını değerlendirmek amacıyla tanımlayıcı olarak yapılmıştır. Irak'ın Diyala şehrinde bulunan Diyala Devlet Üniversitesinde okuyan, Mayıs 2022- Temmuz 2022 tarihleri arasında çalışmaya katılmayı gönüllü olarak kabul eden 384 kız öğrenci ile yürütülmüştür. Araştırmada verilerin toplanmasında Kişisel Bilgi Formu ve İnfertil Kadınlar için Cinsel Sağlık ve Üreme Sağlığı Okur Yazarlığı Ölçeği kullanılmıştır. Verilerin analizinde tanımlayıcı istatistiklere (sayı, yüzde dağılımları, ortalama, standart sapma) ek olarak, sosyodemografik özelliklere göre İnfertil kadınlar için Cinsel ve Üreme Sağlığı Okuryazarlığı Ölçeği Puan Ortalamalarının Karşılaştırılması değerlendirilirken ikili grup ortalamalarının karşılaştırılmasında bağımsız gruplarda t testi; üç ve daha fazla ortalama arasındaki farkın karşılaştırılmasında tek yönlü varyans testi (One-Way ANOVA); alt grup analizlerinde ise Tukey HSD testi kullanılmıştır. Elde edilen bulgular %95 güven aralığında, %5 anlamlılık düzeyinde değerlendirilmiştir. Araştırmaya katılan öğrencilerin %50'sinin 21-23 yaş aralığında olduğu, % 73,4'ünün bekar olduğu, % 79,2'sinin çalışmadığı, % 65,4'ünün gelirinin giderine denk olduğu, % 66,7'sinin 1-5 arası kardeşinin olduğu, % 47,2'sinin de köy/kasaba da yaşadığı belirlenmiştir. Araştırmaya katılan kız öğrencilerin yaş, medeni durum ve yaşadıkları yer durumlarına göre infertil kadınlar için cinsel sağlık ve üreme sağlığı okuryazarlığı ölçeği puan ortalamaları arasında istatistiksel açıdan anlamlı bir ilişki olduğu saptandı (p<0,05). 24 yaş ve üzerinde olan kız öğrencilerin 18-20 yaş ve 21-23 yaş aralığındaki öğrencilerden, evli öğrencilerin bekar öğrencilerden ve ilde yaşayan öğrencilerin köy/kasabada yaşayan öğrencilerden infertil kadınlar için cinsel sağlık ve üreme sağlığı okuryazarlığı ölçeği puan ortalamalarınının yüksek olduğu belirlenmiştir.

Cinsel sağlıkIrak-DiyalaKısırlık+5
Asmaa Zaıd Khaleefah Al-nuaırı
Çankırı Karatekin Üniversitesi · Institute of Health Sciences
2023
00
Master'sOpen AccessTR

Diyabetli bireylerde sağlık okuryazarlık, ilaç uyumu ve siberkondria düzey ilişkisi

Araştırma, diyabetli bireylerin sağlık okuryazarlığı düzeyleri, ilaç kullanım uyumları ve siberkondri düzeyleri arasındaki ilişkiyi incelemek amacıyla yapılmıştır. Araştırmanın örneklemini bir eğitim ve araştırma hastanesine başvuran dâhil edilme kriterlerini karşılayan Tip 2 diyabet tanılı hastalar (n=156) oluşturmaktadır. Veriler; Tip 2 Diyabetli Bireylerin Demografik Özelliklerini içeren form, Türkçe Modifiye-Morisky İlaç Uyumu Ölçeği (MMÖ), Diyabetli Erişkin Hastalarda Sağlık Okuryazarlığı Ölçeği, E-Sağlık Okuryazarlığı Ölçeği ve Siberkondria Ciddiyet Ölçeği kullanılarak toplanmıştır. Verileri değerlendirilmesinde; oran, yüzde, ortalama, standart sapma, minimum ve maksimum değerler, ANOVA ve bağımsız gruplarda t testi, Pearson korelasyon testi kullanılmıştır. İstatistiksel anlamlılık değeri p<0,05 kabul edilmiştir. Araştırma bulgularına göre; bireylerin sağlık okuryazarlık ve e-sağlık okuryazarlık düzeylerinin ortalamanın üzerinde olduğu, siberkondri düzeyinin orta seviyede olduğu saptanmıştır. Bireylerin eleştirel ve interaktif sağlık okuryazarlığı, e-sağlık okuryazarlığı ve ilaç kullanımında motivasyon durumları arttıkça siberkondri aşırılık boyutunun arttığı, fonksiyonel sağlık okuryazarlığı arttıkça aşırılık boyutunda azalma olduğu saptanmıştır (p<0.05). Sonuç olarak, alt boyutların karşılaştırıldığı çalışmada sağlık okuryazarlık ve ilaç uyumunun siberkondri ile ilişkili olduğu tespit edilmiştir. Bireylerin sağlık okuryazarlık, dijital okuryazarlık becerilerini geliştirici uygulamalara öncelik verilerek aşırı çevrimiçi sağlık bilgisi arama davranışlarının önüne geçilmelidir. Anahtar Kelimeler: İlaç uyumu, Sağlık okuryazarlığı, Siberkondri, Tip 2 diyabet

Diabetes mellitusSağlık okuryazarlığıSiberkondri+3
Şeyma Öcal
Çankırı Karatekin Üniversitesi · Institute of Health Sciences
2022
00
Master'sOpen AccessTR

Hipertansiyon hastalarında tedaviye uyum ve sağlık okuryazarlık düzeyinin belirlenmesi

Bu araştırma hipertansiyon hastalarında tedaviye uyum ve sağlık okuryazarlığının belirlenmesi amacıyla tanımlayıcı olarak yapılmıştır. Araştırmanın evrenini iki ayrı merkezde Ocak-Haziran 2018 tarihleri arasında en az 6 aydır hipertansiyon tanısı almış 500 hasta, örneklemi ise dahil edilme kriterlerine uyan ve araştırmaya katılmayı kabul eden 348 hasta oluşturmuştur. Araştırmanın verilerinin toplanmasında hasta tanıtım bilgi formu, Hill-Bone tedaviye uyum ve sağlık okuryazarlığı ölçeği kullanılmıştır. Kurumlardan yazılı izin ve etik kurul izni alınmıştır. Veriler araştırmacı tarafından yüz yüze görüşme tekniği kullanılarak toplanmıştır. Verilerin değerlendirilmesinde, bağımsız gruplarda t testi, One-way Anova ve Pearson Korelasyon analizi kullanılmıştır. Hastaların Hill-Bone Hipertansiyon Tedavisine Uyum Ölçeği toplam ve medical, beslenme, görüşme alt boyutundan aldıkları puan ortalamaları sırayla; 7.15±3.95, 2.89±2.64, 1.76±1.60 ve 2.49±1.51'dir. Sağlık okuryazarlığı ölçeği toplam, bilgiye erişim, bilgileri anlama, değer biçme/değerlendirme ve uygulama/kullanma alt boyutundan aldıkları puan ortalamaları sırayla; 51.86±15.17, 10.14±3.78, 18.44±5.77, 14.58±6.11ve 8.68±2.95'dir. Sağlık Okur Yazar Ölçeği toplam puanları ile Hill-Bone Hipertansiyon Tedavisine Uyum toplam ölçek puanları (r=-0.396) arasında orta düzeyde negatif yönde istatistiksel olarak anlamlı bir ilişki olduğu bulunmuştur (p<0.05). Sonuç olarak hastaların tedaviye uyum düzeylerinin ve sağlık okur yazarlık düzeylerinin düşük olduğu saptanmıştır. Hastaların sağlık okur yazarlık düzeyleri arttıkça tedaviye uyumlarının da arttığı belirlenmiştir. Hemşirelerin yeni tanı konulan hastalara belli aralıklarla eğitim planlamaları ve bu hastaları takip etmeleri önemlidir.

HemşirelikHipertansiyonSağlık okuryazarlığı+1
Nuriye Doğrucan Katrancı
Yozgat Bozok University · Institute of Health Sciences
2019
00
Master'sOpen AccessTR

Ebeveynlerin sağlık okuryazarlığı düzeyinin çocukluk dönemi aşılarına yönelik tutum ve davranışlarıyla ilişkisi

Bu araştırma ebeveynlerin sağlık okuryazarlığı düzeyinin çocukluk dönemi aşılarına yönelik tutum ve davranışlarıyla olan ilişkisini tespit etmek amacıyla tanımlayıcı olarak yapıldı. Araştırma Kırıkkale ili merkez ilçesinde 0-12 aylık yaş grubunda çocuğu olan 279 ebeveynle yürütüldü. Örneklemde yer alan ebeveynleri belirlemek için lot kalite tekniği kullanıldı. Araştırmanın yapılması için Kırıkkale ili Sağlık Müdürlüğünden ve Kırıkkale Üniversitesi etik kurulundan yazılı izin alındı. Araştırmanın verileri tanımlayıcı soru formu ve Avrupa sağlık okuryazarlığı ölçeği kullanılarak yüz yüze görüşme tekniğiyle toplandı. Verilerin analizinde sayı, yüzdelik, minimum ve maksimum değerler, ortalama, standart sapma ve ki-kare kullanılmıştır. Ebeveynlerin ortalama yaşı 30,18±6,16, ortalama çocuk sayısı 1,74±0,83 ve ortalama çocuk yaşı 7,79±3,74 aydır. Araştırmaya katılan ebeveynlerden annelerin %41,2'si (n=115), babaların %43'ü (n=120) üniversite mezunu iken annelerin yarısından fazlasının çalışmadığı babaların ise yaklaşık 1/3'ünün memur olduğu belirlenmiştir. Ebeveynlerin sağlık okuryazarlık puan ortalaması Avrupa sağlık okuryazarlık ölçeğine göre 30,57±8,30 olduğu tespit edilmiştir. Ebeveynlerin %62,8'inin genel sağlık okuryazarlık düzeyinin yetersiz ve sorunlu-sınırlı olduğu belirlenmiştir. Ebeveynin anne ya da baba olma durumu ile sağlık okuryazarlık düzeyleri arasındaki fark istatistiksel olarak anlamlıdır (p<0,05). Babaların sorunlu-sınırlı sağlık okuryazarlık düzeyinin yüksek olduğu görülmüştür. Ebeveynlerin en uzun yaşadıkları yer ile sağlık okuryazarlık düzeyleri arasındaki fark istatistiksel olarak anlamlıdır (p<0,05). Köy/kasabada yaşayanların yetersiz sağlık okuryazarlığı oranının daha yüksek olduğu görülmüştür. Ebeveynlerin %98,6'sı çocuklarına aşı yaptırmıştır ve %96,8'inin aşı kartı bulunmaktadır. Ebeveynlerin aşı yaptırmanın gerekli olduğunu düşünme durumu ve zorunlu aşılama programları hakkındaki düşünceleri ile sağlık okuryazarlık düzeyleri arasındaki fark istatistiksel olarak anlamsızdır (p>0,05). Ebeveynlerin sağlık okuryazarlık düzeylerinin çocuklarını aşılatma durumuyla ilişkisinin olmadığı belirlenmiştir. Köy/kasabada yaşayanların ve babaların sağlık okuryazarlık seviyelerinin artırılması için eğitim programları düzenlenebilir. Aşılar konusunda aile sağlığı merkezinde görev alan hemşirelerin ebeveynleri bilinçlendirici eğitimler düzenlemesi önerilebilir.

AşılamaAşılarDavranış+5
Bekir Ertuğrul
Yozgat Bozok University · Institute of Health Sciences
2019
00
Master'sOpen AccessTR

65 yaş üstü kadınlarda tamamlayıcı alternatif tedavi yöntemleri kullanma durumları ve sağlık okuryazarlığı düzeyleri

Bu araştırma, 65 yaş üstü kadınların alternatif tedavi yöntemlerini kullanma durumlarını ve sağlık okuryazarlığı düzeylerini değerlendirmek amacıyla tanımlayıcı olarak yapılmıştır. Araştırma 17.05.2019-10.07.2019 tarihleri arasında İstanbul'da bir devlet hastanesi aile hekimliği ve iç hastalıkları polikliniklerine başvuran 65 yaş üstü kadınlarda gerçekleştirilmiştir (n:346). Veriler sosoyodemografik veri formu ve Türkiye Sağlık Okuryazarlığı Ölçeği (SOÖ) ile toplanmıştır. Verilerin analizinde; bağımsız örneklem t-test, tek yönlü varyans analizi, kruskal wallis varyans analizi kullanılmıştır. Araştırmada, 65 yaş üstü kadınların SOÖ puan ortalaması 91.75± 19.36 olduğu, 65-74 yaş grubundaki kadınların diğer yaş gruplarındaki kadınlara göre SOÖ ve tüm alt boyut puan ortalamalarının istatistiksel olarak anlamlı düzeyde daha yüksek olduğu saptanmıştır (p<0.05). Kadınların %68.2'sinin tamamlayıcı ve alternatif uygulamalara başvurduğu, tamamlayıcı ve alternatif tedavilere başvurmayan kadınların başvuranlara göre SOÖ puan ortalamalarının daha yüksek olduğu belirlenmiştir (p<0.05). Tamamlayıcı ve alternatif tedavilere başvurmayan kadınların başvuranlara göre SOÖ alt boyutlarından değer biçme/değerlendirme ve uygulama/kullanma puan ortalamalarının istatistiksel olarak anlamlı düzeyde daha yüksek olduğu saptanmıştır (p<0.05). Kullandığı TAT'dan memnun olanların SOÖ puanlarının memnun olmayanlara göre daha yüksek olduğu belirlenmiştir (p<0.05). Sonuç olarak; araştırmaya dahil edilen 65 yaş üstü kadınların SOÖ puan ortalamaların orta seviyelerde olduğu, yaş grubunun, eğitim, medeni, ekonomik, çalışma ve TAT kullanma durumunun SOÖ puan ortalamasını anlamlı düzeyde etkilediği saptanmıştır.

HemşirelikKadınlarSağlık okuryazarlığı+2
Fatma Rabia Çiftçi
Yozgat Bozok University · Institute of Health Sciences
2019
00

Related subjects