Historic structures

74 theses under this subject heading

Master'sOpen AccessTR

Mahperi Huand Hatun ve yaptırdığı yapılar

Anadolu Selçuklu Sultanı I.Alâeddin Keykubad'ın eşi Mahperi Huand Hatun'un kimliği, yaşamı ve yaptırdığı yapılar bu tezin konusunu oluşturmaktadır. Dönem kaynaklarında kendisine çok az yer verildiğinden, yaşam öyküsü ancak genel hatlarıyla belirlenebilen Mahperi Huand Hatun, cami, hamam, türbe, zaviye ve han türünde pek çok yapı yaptırmıştır. Kitabeli yapılarının tümü, oğlu Sultan II. Gıyaseddin Keyhüsrev döneminde inşa edilmiştir. Tarihi ve siyasi koşullar, diğer yapılarının da aynı dönem içinde inşa edildiklerine işaret etmektedir. Bu çalışmada, mimari ve süslemeleriyle irdelenerek karşılaştırmalı değerlendirmelere tabi tutulan yapıların, Anadolu Selçuklu mimarisi içerisindeki yerlerinin tespitine çalışılmıştır. Plan ve mekan olarak yeni denemelerin gerçekleştirildiği Kayseri Mahperi Huand Hatun Camii, kuzeybatı iç köşesine yerleştirilen bani türbesiyle Anadolu Selçuklu mimarisinin özgün örneklerindendir. Mahperi Huand Hatun Türbesi, cami ibadet alanı içinde yer alan konumu, benzer örneğine Anadolu veya yakın coğrafyada rastlanmayan mukarnaslı yüksek kaidesi ve her biri farklı süsleme kompozisyonuna sahip cephe düzeniyle özgün özelliklere sahiptir. Caminin yakınındaki kadınlar için yaptırılan hamam yapısının soyunmalık bölümü duvarlarının özgününde Kubadabad Sarayı çinileri tarzında çinilerle kaplandığı anlaşılmıştır. Yapının çini kaplamaları dışında Anadolu Selçuklu hamam mimarisini devam ettirdiği görülmektedir. Kayseri Şeyh Turesan Zaviyesi, kapalı bir sofanın iki yanına sıralanan mekanları ve daha sonra çok sayıda kişinin defnedilmesiyle türbeye dönüştürülen büyük ölçekli konaklama (han) birimiyle öne çıkar. Tümü, uluslararası deniz aşırı kuzey-güney ticaret yolları üzerinde inşa edilen han yapıları, Anadolu Selçuklu hanlarının plan şemalarını tekrarlamışlardır. Bu çalışmada Mahperi Huand Hatun'un yaptırdığı yapıların önemli bazı yeniliklere getirmekle birlikte genel olarak Anadolu Selçuklu mimari teknik ve uygulamalarını tekrarladıkları, gelenek içinde kaldıkları sonucuna ulaşılmıştır.

Alaeddin Keykubat IAnadolu SelçuklularıCamiler+4
Demet Turgut
Anadolu University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2015
00
Master'sOpen AccessTR

Restorasyon sürecinde yerin ruhu kavramı ve iç mimarlık ilişkisi üzerine bir değerlendirme - Eskişehir Kurşunlu Külliyesi Kervansarayı

Tarihi yapılar, yapıldığı dönemin bilimsel, sanatsal, teknolojik ve toplumsal mesajlarını günümüze iletebilen, geçmişin birer tanığıdır. Bu durumu yaratan ve onların özgün kimliğini açığa çıkaran güç, tarihi yapının "Yer"le kurduğu bağdan kaynaklıdır. Bu bağ restorasyon süreçlerinde, "Yerin Ruhu" nun korunması şeklinde ifade edilmekte ve günümüzde bu bakış açısının eksikliğiyle yapılan restorasyonlarda tarihi yapının vermek istediği mesaj yitirilmektedir. İç mimarlığın yerin ruhu kavramını bilerek, mekansal ilişkileri daha küçük ölçekte ve detay hakimiyeti katarak sorgulayan ve bugünkü çağdaş gereksinimleri öngörebilen yapısı sayesinde restorasyonda yerin ruhunun korunmasına katkı sağlayacağı düşünülmektedir. Bu amaçla; bu tez çalışması, birinci bölümünde iç mimarlık mesleği ve tarihi çevre koruma ilişkisini, ikinci bölümünde yerin ruhu kavramı ve yerin ruhunun korunmasında öne çıktığı düşünülen belli başlı kuramsal yaklaşımları, üçüncü bölümünde ise bu yaklaşımların yol göstericiliğinde Eskişehir Kurşunlu Külliyesi Kervansarayı restorasyonunu değerlendirmektedir. Tezin sonuç bölümü, örneklem alanı üzerinden değerlendirmelerle, iç mimarlığın restorasyon süreçlerinin neresinde yer aldığını ve restorasyonda yerin ruhunun korunmasına nasıl katkı sağlayabileceğini göstermektedir. Anahtar Kelimeler: İç mimarlık, Restorasyon, Yer, Yerin Ruhu, Genius Loci, Eskişehir, Kurşunlu Külliyesi,Kervansaray

EskişehirEskişehir-OdunpazarıKervansaraylar+6
Anıl Süvari
Anadolu University · Institute of Fine Arts
2015
00
Master'sOpen AccessTR

Tanzimat'tan Cumhuriyet'e Söğüt (1839-1923)

Kuruluşa ve Kurtuluşa beşiklik yapan Söğüt'ün tarihini milattan öncesine dayandırmak mümkündür. Bilinen ilk ismi İTEA'dır. Bizans döneminde THEBASİON veya SEBASİYON diye isimlendirilmiştir. SAFSAF ve BİD kelimelerinin ?Söğüt Ağacı? anlamına gelmesi sebebiyle Müslüman Türkler bu yöreye ?SÖĞÜT? demişlerdir.13. yüzyılda Kayı Boyu Söğüt'e yerleşmiştir. Bursa'nın fethine kadar Os¬manlı Devleti'nin başkenti olmuştur. 1921-1922 yıllarında üç kez Yunan işgaline uğ¬rayan Söğüt, neredeyse tamamı yakılıp yıkılmıştır. Eskiye ait pek fazla bir şeyi kalmayan Söğüt, Cumhuriyet döneminde yeniden inşa edilmiştir. Kuruluş ve Kur¬tuluşa beşiklik eden Söğüt İlçesinde, her yıl Eylül Ayının ikinci hafta sonu yeni nesillerimize Ecdada saygı ve vefa duygusunun, vatan sevgisinin verildiği, birlik ve beraberliğimizin pekiştirildiği ?Ertuğrul Gaziyi Anma ve Söğüt Şenlikleri? düzenlenmektedir.Kurtuluş Savaşının en çetin geçtiği yerlerden birisi de Metristepe'dir. Metristepe bölgeye hakim bir yer olup, İnönü Savaşları bu bölgede yapıl¬mıştır. II. İnönü Zaferi kazanıldığında, Mustafa Kemal Paşa, İsmet Paşa'ya çektiği telgrafta " Siz orada yalnız düşmanı değil milletin makus talihini de yendiniz dediği yerdir. Kazanılan zaferlerin ve aziz şehitlerimizin adına bir anıt yaptırılmış¬tır.Anahtar Kelimeler: Söğüt, Metristepe, Cumhuriyet, Kayı

Bilecik-SöğütEkonomiMilli Mücadele Dönemi+5
Çiğdem Öteyaka
Kütahya Dumlupınar University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2010
00
Master'sOpen AccessTR

Tarihi yapıların onarımında kullanılacak harç üretimi

İnsanların çeşitli amaçlarla ürettiği mimari yapılar, zaman içinde çeşitli nedenlerle yıpranmaktadırlar. Bu binalar içinde yaşadığımız konutlarsa ve günümüz teknolojisine uygun olarak yapılmışsa onarımı daha kolay yapılmaktadır; fakat onarım gerektiren bina tarihi eser niteliğindeyse, mimari bir önemi varsa, onarımı özel tekniklerle yapılmalıdır. Önce yapı ile ilgili bilgi toplanmalı, daha sonra yapıyı oluşturan tüm elemanların, en ince detayına kadar tanımlanmalıdır. Eski eserde, onarım sırasında kullanılacak harç seçimi de, tıpkı duvar bezemelerinin onarımı gibi oldukça önemli bir çalışmadır. Bezemede yapılacak yanlış bir uygulamanın telafisi mümkün olabilecekken, harç kullanımında yapılacak bir hata binanın yok olmasına sebep olabilir. Onarımda kullanılacak harç seçimi yapılırken, onarılacak eserin harç analizi yapılmalı; orijinaline en yakın bileşim seçilmelidir. Analizler yapıldıktan sonra, onarılacak binanın harç bileşimlerine en yakın özellikte yeni üretimler yapılmalıdır. Belki de işin en önemli kısmı bu yeni üretimlerin günümüz teknolojisiyle en doğru biçimde nasıl yapılabileceğidir. Şimdiye kadar çeşitli bilim adamları ve kuruluşlarca yapılmış harç analizlerinde aşağı yukarı belirli oranlar ortaya konmuştur. Bunun için doğal olarak, belirli bir formül yoktur. Her bina, ustasının ve dönemin şartlarının bir sentezidir. Bu çalışmada, farklı oranlarda hazırlanan harç numuneleri üzerinde yapılan çeşitli deneylerle, hangi karışım oranlarının mukavemet fiziksel ve estetik olarak ihtiyaca cevap verebilecek nitelikte olacağı araştırılmıştır. Anahtar Kelimeler: Tarihi yapı, malzeme, harç, restorasyon

HarçHorasan harcıRestorasyon+1
Süleyman Emre Pusat
Yıldız Technical University · Institute of Graduate Studies in Science
2002
00
Master'sOpen AccessTR

19. yüzyıl özgün konut tipleri bağlamında Sarıca Ailesi yapıları mimar C. Pappas ve Arif Paşa Apartmanı

İstanbul konut biçimleri toplumsal dönüşümlerin yaşandığı 19. yüzyılda değişim sürecine girmiştir. Bu dönemde geleneksel Türk konutu, batılı biçimlerin etkileri ile farklı kategoriler ortaya çıkarmıştır. Batılılaşma sürecinde geleneksel Osmanlı ailesi de değişim sürecine girmiş ve bu değişim "Tanzimat ailesi" demlen bir aile tipini doğurmuştur. Değişen toplum yaşantısının taşıyıcısı olan Batıcı seçkinler, yeni konut tiplerini en çok talep eden kesimi oluşturmuşlardır. Bu noktada aile tipi ile konut biçimlenişi arasındaki bağlamsal ilişki, çalışmanın çıkış noktasını oluşturan ve tipik bir "Tanzimat ailesi" olan Sarıca Ailesi ile Sarıca Ailesi Yapıları arasında kurulmaya çalışılmıştır. Sanca Ailesi' nin kendi yaşam alanları olan köşk ve sayfiye evleri ile üst tabaka ailelere kiralamak üzere yaptırdıkları apartman ve pasajlı apartmanlar, 19. yüzyılda seçkinlerin taleplerinin ve değişen konut biçimlerinin tipik örnekleri olması açısından incelenmeye değer görülmüştür. Arif Paşa' nın yaptırdığı yapıların mimarı olan C. Pappas ve yapıları hakkında ulaşılabilen tüm bilgiler bir araya getirilerek mimarın formasyonu değerlendirilmeye çalışılmıştır. Kültür varlıklarının korunması ve geleceğe aktarılabilmesi için öncelikle sahip olduğu değerin anlaşılması ve belgelenmesi gerekir. Bu gerçekten yola çıkarak, başta Arif Paşa Apartmanı olmak üzere Sanca Ailesi Yapılan ve Mimar C. Pappas yapılan eski haritalar, rölöveler, eski ve yeni fotoğraflarla belgelenmiştir. Böylelikle yüzyıl dönümünün belgesi niteliğinde olan bu yapıların bir mimari ürün olarak değerlendirilmesi mümkün olmuştur. Bu çalışmalann tümü, kültür varlıklannın korunması ve mimarlık tarihi literatürüne katkıda bulunmak adına yapılmıştır.

19. yüzyılOsmanlı mimarisiRestorasyon+3
Pınar Öğrenci
Yıldız Technical University · Institute of Graduate Studies in Science
1998
00
DoctorateOpen AccessTR

Tarihi yapıların statik ve dinamik yükler altında lineer ve non-lineer analizi: Küçük Ayasofya Camii örneği

Kültürel bir miras olan tarihi yapı ve anıtların korunmasından, restorasyonundan ya da tarihi yapı ve anıta yapılacak müdahaleden önce yapı hakkındaki tüm bilgilerin bilinmesi gerekmektedir. Yüzyıllardır çeşitli savaşlar, yangınlar, depremler ve doğal afetler gören bu yapıların yük taşıma mekanizmasını bilmek, yapıda kullanılan malzemelerin mukavemet ve karakteristiklerini anlamak ve bu anlamda tarihi yapıya müdahale etmek gerekmektedir. Yapısal koruma yada müdahalede yapıya sanatsal, tarihsel, mimari ve mühendislik açısından yani bütün disiplinler açısından yaklaşmak yapının tarihsel anlamının bozulmasını önleyecektir. Bu çalışmada; tarihi yapı ve anıtlara sanat tarihçilerinin, mimarların ve arkeologların bakış açısı altında mühendisçe yaklaşımla yapısal durum saptaması yapılacaktır. Bu saptama yapının zemin ve geoteknik yapısı, malzeme mukavemet ve karakteristiği ile yapı modellenmesi ve hesaplamalardır. Çoğu yığma olarak inşaa edilen bu yapıların, tamir ve takviyesi ile modellenmesi birtakım parametrelerin bilinmesine bağlıdır. Bu parametreler; yapıda kullanılan taş, tuğla ve harç gibi elemanların miktarı, birbirlerine göre oranı, dayanımları, mekanik karakteristikleri ve davranışıdır. Taş yada tuğla ve harçtan oluşan bu yapı elemanının davranışının ne şekilde alınacağı, yapısal takviye ve onarımda kullanılacak teknikler ve malzemeler tek tek araştırılmış ve sonuçlar diğer çalışmalarla irdelenmiştir. On bölümden oluşan bu çalışmanın birinci bölümünde, tarihi yapı ve anıtlarla ilgili yapılan çalışmalar ve bu çalışmanın amacı ile izlenen yol anlatılmıştır. İkinci bölümde, tarihi yapı ve anıtların korunması, takviyesi ile bu amaçla yapılan deneysel çalışmalar anlatılmıştır. Yine bu bölümde, tarihi yapıların korunması, tamir ve takviye yöntemleri belirlenmiştir. Üçüncü bölümde, tarihi yapı ve anıtlar üzerine yapılan çalışmalar anlatılmıştır. Bu çalışmalar, yapı üzerinde yapılan deneyler, malzeme deneyleri, sarsma tablası deneyleri, serbest titreşim deneyleri, üç boyutlu analiz, güçlendirme ve onarım yöntemleri ile onarılmış yapılar üzerinde yapılan deneylerdir. Konu ile ilgili çalışmalara ışık tutacak olan bu değerli çalışmalar, yapılan deneylerin amacı, yapılış şekli ve sonucu şeklinde yazılmıştır. Dördüncü bölümde, Osmanlı ve Bizans yapılarında kullanılan taş, tuğla teknikleri ile duvar yapımları ve bu duvarlar üzerinde yapılan deneysel çalışmalar anlatılmıştır. Sonraki çalışmalara ve diğer tarihi yapıların onarım ve takviyesine yardımcı olmak amacıyla taş, tuğla ve harç teknikleri yüzyıllara göre ayrılmıştır. Beşinci bölümde, İstanbul ve çevresindeki tarihi yapılarda sıkça kullanılan kireçtaşı ve bu taşın mühendislik büyüklükleri anlatılacaktır. Kireçtaşı üzerinde yapılan mekanik deneyler ve sonuçlarının anlatıldığı bu bölümde yapılan deneysel çalışmalarla önceki çalışmalar karşılaştırılmıştır. XIVAltıncı bölümde, yapı ve duvar modellerinde kullanılan plastisite teorisi ve plastik analiz yöntemi üzerinde durulmuştur. Ayrıca malzeme ve geometri yönünden non- lineer davranış anlatılmış, hesap yöntemleri ve kabulleri belirlenmiştir. Yedinci bölümde, hem yapısal modellemede ve hem de duvar elemanlarının modellenmesinde kullanılan sonlu elemanlar yöntemi anlatılmıştır. Özellikle modellemede ele alınan şekil fonksiyonları ile önceki bölümde tespit edilen sonlu eleman ağ büyüklükleri bu bölümde ayrıntılı olarak ifade edilmiştir. Sekizinci bölümde, tuğla-harç yada taş ve harçtan oluşan yığma duvarların davranışı belirlenmeye çalışılmış ve yapısal modellemede bu tür kompozit elemanın ne şekilde ele alınacağı tespit edilmiştir. Ayrıca modellemede yapının sonlu eleman büyüklükleri de belirlenmiştir. Dokuzuncu bölümde, tarihi yapıların tamir ve takviyesi ile statik-dinamik analizini belirlemek amacıyla bir örnekleme yapılmıştır. St. Sergius and Bacchus Kilisesi (Küçük Ayasofya Camii)' nin örnek alındığı bu bölümde yapı üzerinde yapılan deneysel çalışmalarla, analitik hesaplar anlatılmıştır. Sonuç bölümünün yeraldığı onuncu bölümde, tüm bu çalışmalar sonucunda elde edilen bulgularla, yöntemler özetlenmiş, yapısal takviye ve kuvvetlendirme teknikleri ile yapısal modelleme özetlenmiştir.

Dinamik yüklerDoğrusal olmayan analizKüçük Ayasofya Camii+3
Ali Koçak
Yıldız Technical University · Institute of Graduate Studies in Science
1999
00
Master'sOpen AccessTR

Tarihi yapılarda rekonstrüksiyon ve yeniden işlevlendirmenin incelenmesi: Bursa Hançerli Fatma Sultan Medresesi

Tarihi yapılar sosyal, kültürel, ekonomik veya teknolojik nedenlerle zaman içinde orijinal işlevlerini kaybedebilirler. Orijinal işlevini yitirmiş yapılar da zaman içinde toplumsal ve çevresel koşulların olumsuz etkilerine karşı ya bakımsız ya da uygun olmayan kullanımlara maruz kalabilirler. Bu şekilde varlığını devam ettirmeye çalışan tarihi yapılar zaman içinde harap, metruk hale gelebilir ve hatta tamamen yok olabilirler. Bu şekilde işlevini kaybetmiş yapılara yeni işlev verme ve yok olmuş yapıların ise yeniden inşası olan rekonstrüksiyon tarihi yapıları koruma yöntemlerindendir. Rekonstrüksiyon, yok olmuş yapının bulunduğu konum ve kent kimliği açısından taşıdığı öneme istinaden kullanılan ve özel durumlarda uygulanan bir koruma yöntemidir. Tarihi yapılara yeni işlev verilmesi ise yapının mekânsal, yapısal, çevresel özelliklerine ve bulunduğu kentin ihtiyaçlarına göre, uygun yeni kullanım olanakları sağlamaktadır. Esasında burada tarihi yapıların yeniden işlevlendirilmesi ile mimari koruma sağlanırken bir yandan da ekonomik, sosyal ve kültürel değerlerin sürdürülebilir korunması sağlanır. Bu tezin konusunu oluşturan Bursa Hançerli Fatma Sultan Medresesi de kullanım dışı kalarak harap olmuş ve sadece temel izleri kalabilmiş bir yapıydı. Günümüz işlevini kaybetmiş medrese yapısı temel izleri, eş zamanlı yapılar ve belgeler yardımı ile yeniden inşa edilmiş ve Hançerli Medresesi Kültür Merkezi işlevi verilerek günümüzde kullanılmaktadır. Rekonstrüksiyon ve yeniden işlevlendirmenin tartışıldığı bu çalışmada Hançerli Fatma Sultan Medresesi yapısının korunmasında izlenilen yöntemlerin değerlendirilmesi amaçlanmıştır. Bu amaca yönelik yapılan tez çalışmasında literatür ve alan çalışması yürütülmüştür. Literatür çalışmasında koruma yöntemleri ile ilgili bilgiler elde edilmiştir; rekonstrüksiyon ve yeniden işlevlendirme yöntemlerine odaklanılmış ve dünyadan ve Türkiye'den örnek uygulamalar incelenmiştir. Daha sonra Hançerli Fatma Sultan Medresesi'nin rölöve, restitüsyon ve rekonstrüksiyon projeleri D2 Mimarlık ve Analiz Restorasyon firmaları aracılığıyla yasal izinler kullanılarak elde edilmiştir. Alan çalışmasına inceleme, gözlem ve fotoğraflama yoluyla günümüz durum tespiti yapılmıştır. Elde edilen tüm veriler eşliğinde yapının rekonstrüksiyon ve yeniden işlevlendirmesi analiz edilmiş ve değerlendirilmiştir. Sonuç olarak rekonstrüksiyon ve yeniden işlevlendirmenin Hançerli Fatma Sultan Medresesi üzerinden değerlendirildiği bu tez çalışmasında bu yöntemlerin tarihi yapıların korunmasındaki önemi ortaya konulurken izlenilen yöntemler ortaya konulmuştur.

BursaHançerli Fatma Sultan MedresesiKoruma+4
Ebru Ayata
Yozgat Bozok University · Institute of Graduate Studies
2023
00
Master'sOpen AccessTR

Öğretmen adaylarının Kırşehir çevresindeki tarihi yerlere olan ilgi ve farkındalıkları

Yerel tarihi, belirli bir bölgede bir coğrafi sınır içerisinde geçmişten günümüze kadar yaşayan insanların oluşturdukları ortak kültür olarak tanımlamamız mümkündür. Her topluluğun kendine has bir kültürü vardır ama birbirlerinden de etkilenebilirler. Belirli yerlerde yaşamış ve onlardan sonra da yaşamaya devam eden topluluklar o bölgeye has bir kültür oluşturur. Yaşam şekilleri, savaşları, barışları, cenaze törenleri, sanat eserleri ve tarihi yapıları gibi o kültürün somut ve soyut kalıntılarını meydana getirir. Bu şekilde de o bölgenin yerel tarihini oluşturur. Bu araştırmanın amacı; öğretmen adaylarının Kırşehir ve yakın çevrelerindeki tarihi yerlere ilişkin sahip oldukları ilgi ve farkındalık düzeylerini belirlemektir. Bu araştırmanın evrenini; 2017-2018 eğitim öğretim yılında Kırşehir Ahi Evran Üniversitesi Eğitim Fakültesi'nde öğrenim gören öğretmen adayları, örneklemini ise aynı dönem ve fakültedeki Sınıf, Sosyal Bilgiler ve Türkçe Eğitimi Anabilim Dalı 1-4. sınıf öğretmen adayları oluşturmaktadır. Araştırmada karma (mixed) yöntemler kullanılmıştır. Nicel verilerin elde edilme sürecinde tarama yöntemi, nitel verilerin elde edilmesinde ise olgubilim (fenomenoloji) deseni kullanılmıştır. Araştırma kapsamında nicel verilerin analizinde yüzde (%) tabloları, korelasyon analizi (pearson), tek yönlü varyans analizi (ANOVA), regresyon analizi ve bağımsız gruplar için t-testi kullanılmıştır. Nitel verilerin analizinde görüşme formu için içerik analizi ve frekans hesabı yapılmıştır. Sonuç olarak; öğretmen adaylarının yakın çevrelerinde olduğunu bildikleri tarihi yerlerin başında şehrin merkezinde en işlek caddenin ortasında olan Cacabey Medresesi olup bunu sırasıyla Ahi Evran-ı Veli Külliyesi izlemektedir. Sonrasında yine ana yol üzerinde olan ve yolcu otobüs durağı olarak ta anılan ve kullanılan Âşık Paşa Türbesi gelmektedir. Bunların yanında Kaman Kalehöyük , Kırşehir Kalehöyük, Mucur Yeraltı Şehri ve Kesikköprü de en çok bildikleri yerler arasında yer almaktadır. Cemele Kalesi, Lale Camii, Kepez Yeraltı Şehri, Hacıbey Konağı ve Çarşı Camii gibi tarihi yerleri ise az bildiklerini ifade etmişlerdir. Öğretmen adayları bulundukları yerlerdeki tarihi eserler hakkında bilgi edinirken özellikle o yerler hakkında araştırma yapma, broşür/tabela inceleme, ders öğretmenlerinden faydalanma gibi yollara başvurmaktadırlar. Kırşehir ve çevresindeki tarihi yerlere olan ilgi ve farkındalık düzeyleri öğretmen adaylarının cinsiyete göre anlamlı bir farklılık göstermezken diğer değişkenlere göre anlamlı farklılık göstermektedir.

Aday öğretmenlerFarkındalıkKırşehir+7
Osman Seyhan
Kırşehir Ahi Evran University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2018
00
Master'sOpen AccessEN

Cultural heritage building segmentation and classificationusing point cloud data

The documentation and digital accessibility of historical buildings is an important issue. An integrated system that can be used in the restoration processes of cultural structures can be created by evaluating a historical building as a whole, by considering the region and period conditions in which it is located, and by realising an intelligent system that can replace existing manual systems. In this thesis, automatic segmentation of structures using point cloud data belonging to cultural structures in Gaziantep province and mesh model creation studies were carried out from segmented point cloud data. An artificial intelligence-based learning model was used to segment historical buildings and mesh model studies were completed using poisson transformation methods. Using the results obtained, the most comprehensive step of the studies carried out with the aim of developing the HBIM (Heritage Building Information Modelling) system has been completed.

SegmentationImage segmentationRestoration+3
Rabia Bayraktar
Hasan Kalyoncu University · Institute of Graduate Studies
2022
00
Master'sOpen AccessTR

İklim değişikliğinin tarihi yapılar üzerindeki etkisi

Bugünün dünyasında küresel ısınma ve iklim değişikliği tüm insanlığın ortak problemidir. İnsan nüfusunun artmasıyla birlikte artan tüketim; sera gazı emisyonlarını arttırarak ozon tabakasının incelmesine, küresel sıcaklık değerlerinin artmasına ve iklim değişikliğine neden olmaktadır. Birçok canlı organizma iklim değişikliğinden etkilenirken, tarihi yapılar da zarar görmektedir. Küresel ısınma ve iklim değişikliğini hızlandıran insan kaynaklı etkilerden biri de barajlar ve hidroelektrik santrallerdir. Gelişmiş ülkelerde yapımı durdurulan, gelişmekte olan ülkelerde ise hızla süren barajlar inşa edildikleri bölgelerin ikliminde değişikliğe neden olmaktadır. Baraj göllerinden salınan sera gazları da küresel ısınmayı hızlandırmaktadır. Baraj inşası ile birçok arkeolojik alan ve tarihi yapı sular altında kalırken, baraj gölü dışında kalan yapılar ise baraj gölünün etkisiyle hasarlar almaktadır. Bu tez hazırlanırken; barajların yapıldıkları bölgede bulunan tarihi yığma yapılara olan etkilerinin tespiti amaçlanmıştır. Bu doğrultuda; uzun süredir baraj gölü etkisindeki Halfeti ve yakın zamanda baraj gölü etkisinde olan Hasankeyf bölgelerinde barajın yığma tarihi yapılar üzerindeki etkisi incelenmiştir. Halfeti'de yapıların geçmişe ait bulunan fotoğrafları ile bugün çekilen fotoğrafları; Hasankeyf'te baraj suyu yükselmeden önce çekilen fotoğraflar ile kısa süre sonra çekilen fotoğraflar doğrultusunda tarihi yapılarda oluşan hasarların tespiti yapılmıştır. Tezin birinci bölümünde; problem tanımlanıp, tezin amacı, önemi ve yöntemi açıklanmış; literatür özeti verilmiştir. Tezin ikinci bölümünde; küresel ısınma ve iklim değişikliği tanımı yapılıp, dünya ve Türkiye üzerindeki etkileri verilmiştir. Küresel ısınma ve iklim değişikliğinin tarihi yapılar üzerindeki etkileri dünyadan ve Türkiye'den örneklerle ifade edilmiştir. Tezin üçüncü bölümünde; yığma taş yapı hasarları verilmiştir. Tezin dördüncü bölümünde; Halfeti ve Hasankeyf bölgelerinde bulunan tarihi yığma yapılar incelenerek, barajların yapılar üzerinde oluşturduğu hasarlar tespit edilmiştir. Tezin son bölümünde ise; tespit edilen hasarlar doğrultusunda; barajların tarihi yapılar üzerindeki etkilerinden bahsedilip, gelecekte yapılması planlanan baraj projeleri için öneri sunulmuştur.

Baraj gölleriBarajlarKüresel ısınma+2
Merve Kalender
Hasan Kalyoncu University · Institute of Graduate Studies
2023
00
DoctorateOpen AccessTR

XVI. yüzyılda Demirci kazası

Saruhanoğulları Beyliği ile Türk yönetimine giren Demirci ve çevresi, milattan önceki yıllardan beri yerleşime sahne olmuş, Osmanlı Devleti döneminde de taşra teşkilatı içersinde Saruhan Sancağına kaza olarak bağlanmıştır. Kazada XVI. Yüzyılın ilk yarısında iki, ikinci yarısında dört nahiye ve bu nahiyelerde 170'in üzerinde (1520?1531 aralığında 173 adet, 1575'te 181 adet) köy bulunmaktadır. Kazanın merkezi konumundaki Demirci şehrinde on üç mahalle yer almaktadır. Gayrimüslim nüfusun da mevcut olduğu merkezden ziyade, nüfusun kırsal bölgede yoğunlaştığı Demirci kazası, XVI. Yüzyılda barındırdığı nüfus bakımından komşu kazalardan önde gelmektedir. Cami, mescit, zaviye, mektep, çeşme gibi vakıf eserleri şehir ve kırsal bölgeye dağılmış durumdadır. Miri arazi rejimi dâhilinde timar sisteminin uygulandığı ve en fazla istihsal edilen ürünün hububat olduğu kazada, değirmen sayısının çokluğu zirai üretimin yaygınlığına işaret etmekte, ayrıca hayvancılık da kaza ekonomisinde önemli bir yer tutmaktadır. Bu yüzyılda Osmanlı Devletinin diğer kazalarında uygulanan vergilerin, Demirci kazasında da uygulandığı tahrir defterlerinden anlaşılmaktadır.

16. yüzyılAydın-Saruhan-DemirciOsmanlı Devleti+7
Kadir Adamaz
Manisa Celal Bayar University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2012
00
Master'sOpen AccessTR

Yeniden işlevlendirilen tarihi yapılarda sürdürülebilirliğe etki eden çekicilik faktörleri

Süreç içerisinde hızla gelişen bilim ve teknoloji, birçok konuda olduğu gibi bireylerin sosyal yaşantısını da büyük ölçüde etkilemektedir. Özellikle sanayi devrimiyle birlikte bireylerin çalışma şartlarında, aile yapılarında, dünya görüşlerinde, inançlarında ve ihtiyaçlarında bir takım değişiklikler oluşmaya başlamıştır. Bu değişiklikler sonucunda birçok tarihi yapı işlevini kaybetmiş terk edilmiş ve atıl kalmıştır. Atıl kalan bu yapılar, turizmde sürdürülebilirliğin öneminin ortaya çıkmasıyla değer kazanmıştır. Bu doğrultuda yeniden işlevlendirme faaliyetleri gerçekleştirilerek kıt kaynakların korunması, kültürel sürekliliğin gerçekleştirilmesi ve yapıların çevresine sosyal, kültürel ve ekonomik katkı sağlaması amaçlanmıştır. Konuya ilişkin yapılan literatür taramasında tarihi yapıların sürdürülebilirliğini ancak yaşatılmaya devam ederek sağlayabileceği savunulmuştur. Bu bağlamda Kastamonu'da yer alan tarihi yapıların yaşatılması için tercih nedeni olmasını sağlayan çekicilik faktörlerinin neler olduğu sorgulanmıştır. Ayrıca bu faktörlerin katılımcıların demografik özellikleriyle anlamlı farklılıklar oluşturup oluşturmadığı anket tekniğiyle araştırılmıştır. İki bölümden oluşan anket, 2016 yılının Ekim ayında başlayarak 2017 yılının şubat ayına kadar Kastamonu'da otel olarak işlevlendirilmiş tarihi yapılarda konaklayan 405 misafire uygulanmıştır. Anketin ilk bölümünde çekicilik faktörleriyle alakalı 17 ifadeye yer verilirken, ikinci bölümde katılımcıların demografik özelliklerini belirlemek amacıyla 9 soru sorulmuştur. Veriler SPSS 23 istatistik paket programıyla analiz edilmiştir. Elde edilen verilerin analizinde "yüzde", "frekans" bağımsız iki değişken için "Spearman Korelasyon testi", bağımsız iki grup için "Mann Whitney U testi," bağımsız ikiden fazla grup için ise "Kruskal Wallis testi" kullanılmıştır. Araştırmanın sonuçlarına göre katılımcıların konak otelleri tercih etmelerine etki eden faktörlerin kültür, yaşam tarzı, meslek ve ekonomik durum olduğu, bu faktörler arasında pozitif yönlü ilişki olduğu ve bu faktörlerin turistlerin bireysel özelliklerinden, cinsiyet, eğitim durumu ve toplam aylık gelire göre farklılık gösterdiği tespit edilmiştir. Anahtar Sözcükler: Yeniden İşlevlendirme, Sürdürülebilirlik, Turizm, Turistik Çekicilik

KastamonuSürdürülebilir tasarımSürdürülebilir turizm+7
Ömer Saraç
Kastamonu University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2017
00
Master'sOpen AccessTR

Yığma minarelerin dinamik analizi

Ülkemizde farklı dönemlere ait birçok tarihi eser döneminin üslup ve mimari anlayışını yansıtan önemli kaynaklar olarak günümüze kadar ulaşmıştır. Günümüze kadar ulaşan bu eserlerden yığma minareler kültürel mirasın önemli bir kısmını oluşturmaktadır. Bu kültürel mirası korumak ve gerekli önlemleri alarak gelecek nesillere aktarmak önemlidir. Tarihi yığma yapıların sonlu elemanlar metodu ile modellerinin oluşturulması ve analizlerinin yapılması zor ve karmaşıktır. Bu sebeple tarihi yapılar çok özenli ve dikkatli modellenmeli, uygun analizler yapılarak en doğru sonuca ulaşılmaya çalışılmalıdır. Bu tez çalışmasında, tarihi yapıların önemli bir parçası olan yığma minareler incelenmiştir. Sayısal uygulama için yığma malzeme ile Elazığ il merkezinde inşa edildiği düşünülen yığma bir minare örneği dikkate alınmıştır. Minare üç boyutlu olarak ANSYS sonlu eleman programı kullanılarak modellenmiş ve modellemede makro modelleme yöntemi tercih edilmiştir. Minarenin ilk olarak kendi ağırlığı altında statik analizi yapılmış daha sonra dinamik karakteristikleri elde etmek için modal analizi gerçekleştirilmiştir. Minarenin dinamik analiz için zaman tanım alanında analiz yöntemi kullanılmıştır. Bu amaçla 1999 Kocaeli, 2003 Bingöl ve 2011 Van depremlerinin ivme kayıtları kullanılmıştır. İvme kayıtları minarenin bulunduğu konum dikkate alınarak ölçeklendirilmiştir. Dinamik analizler neticesinde minarede elde edilen yerdeğiştirme ve gerilme değerleri sunulmuştur. Analizler sonunda minarenin x ve y doğrultularında en büyük yerdeğiştirme değerleri sırasıyla 2011 Van ve 2003 Bingöl depremlerinde elde edilmiştir. Gerilme için en büyük değerler ise 2003 Bingöl depremi altında bulunmuştur.

Dinamik analizSonlu elemanlarTarihi yapılar+1
Şule Sekin Eronat
Fırat University · Institute of Graduate Studies in Science
2022
00
Master'sOpen AccessTR

Energy efficient improvement of traditional Harput Houses: Hacı Kerim Sunguroglu Mansion

Sanayi devrimi sonrasında gelişen yeni dünya düzeni ile toplumların doğal çevreyle olan ilişkileri ve doğal enerjiyi kullanım düzeyleri oldukça önemli hale gelmiştir. Enerji tüketimi konusunda çok büyük paya sahip olan yapı sektöründe sınırlı kaynakların azalması ile oluşturulan ve çevreci olmayan yaklaşımlar yerini günden güne sürdürülebilir sistemler oluşturma gayesine bırakmıştır. Son yıllarda sıklıkla karşılaşılan sürdürülebilirlik çalışmalarında geçmişten günümüze ulaşan özgün nitelikleriyle değerini katlayan geleneksel yapıların, çevreci tasarım kriterleri ve enerjiyi etkin kullanma düzeyleri açıkça görünür olmaya başlamıştır. Bu nedenle, geleneksel yapılarda ortaya konan enerji etkinlik değerinin yükseltilmesi ve tarihi dokunun uzun yıllar yaşamasına fırsat verilmesi hedeflenmektedir. Bu çalışma kapsamında, Elazığ ili Harput bölgesinde varlığını koruyan özgün ve nitelikli yapılardan biri olan, Hacı Kerim Sunguroğlu Konağı'nın enerji etkinliğini artırmaya yönelik çalışmalar gerçekleştirilmiştir. Bu bağlamda çalışma kapsamında 4 adet senaryo ve bunlara göre şekillenen 1 optimum senaryo oluşturulmuştur. Bu senaryolar girdi verilerinin tanımlanması ile bina simülasyon aracı olan DesignBuilder yazılımında modellenerek analiz edilmiş ve tüketilen ısıtma, soğutma, toplam enerji değeri ile CO2 salım değerleri hesaplanmıştır. Sonuçlar, geleneksel yapının kimlik değerine zarar vermeyecek uygulamalar ile %36'ya varan enerji tasarrufu ve %38'e varan CO2 salım değerinde azalma sağlanabileceğini ortaya koymuştur. Hacı Kerim Sunguroğlu Konağı örneği ile iklimle dengeli tasarım içerisinde olan geleneksel yapıların yaşatılması ve enerji etkinlik değerlerinin artırılmasının mümkün olduğu görülmektedir. Bu çalışma yeni yapılacak ya da yeniden işlevlendirilecek yapılar için tasarımcıların kullanabilecekleri dikkate değer bir kaynak niteliğinde olması adına rehberlik edecektir.

Elazığ-HarputEnerji verimliliğiGeleneksel mimari+1
Beyzanur Kılıç
Fırat University · Institute of Graduate Studies in Science
2022
00
Master'sOpen AccessTR

Duvar resimlerinde kullanılan sağlamlaştırıcı ve yüzey koruyucu malzemelerin incelenmesi

Duvar resimleri tarihi yapıları tamamlayan ve değer katan önemli bir unsurdur. Bu kültür varlıklarının gelecek nesillere aktarılması için korunması şarttır. Doğal yollar veya yapım aşamasında karşılaşılan çeşitli problemler sebebiyle bir takım kimyasal ve fiziksel bozulmalara maruz kalabilen duvar resimlerinin korunması; bulunduğu ortam ve korunma durumuna göre etkin veya önleyici koruma yöntemleri ile sağlanmaktadır. Bozulma, duvar resmini oluşturan hazırlık katmanlarında (harç, sıva), veya yüzeyde oluşabilir. Malzemenin yapısından kaynaklı olan bu bozulmalar oluşurken, genellikle çevresel değişiklikler, çözünür tuzlar, hava kirliliği, donma-çözünme döngüleri, ıslanma kuruma gibi döngüler sürecin hızlanmasına katkı sağlamaktadır. Duvar resimlerine uygulanan yüzey koruyucular ve sağlamlaştırıcılar etkin koruma yöntemlerindendir. Kullanılan malzemeler ile uzun vadede duvar resimlerinin korunması hedeflenmektedir. Bu araştırmadanduvar resimlerinde zaman içerisinde oluşan bozulmalardan korumak ve eserin ömrünü uzatmak için konservasyon alanında en yaygın kullanılan yüzey sağlamlaştırıcı ve yüzey koruyucu malzemeler incelenmiş, uygulandıkları zemin üzerinde olan etkilerini araştırarak değerlendirmelerde bulunulmuştur.

Duvar resimleriKoruma müdahalesiKoruma sistemleri+7
Özge Nur Yıldırım
Ankara Hacı Bayram Veli University · Institute of Graduate Studies
2022
00
Master'sOpen AccessTR

Tokat Bey Sokağı evleri

Tokat, Orta Karadeniz bölümünün iç kesiminde yer alır. Tokat geleneksel Türk evleri bakımından zengin olmasına rağmen sanat tarihi açısından yeterince incelenmediği görülmüştür. Böyle bir eksikliğin giderilmesi düşüncesiyle ?Tokat Bey Sokağı Evleri? başlıklı çalışmamıza yönelerek öncelikle literatür çalışması, ardından röleve çizimleri ve fotoğraflarla belgelemek suretiyle tespit işlemlerini tamamladıktan sonra, sistematik katalog düzeni içinde her birinin ayrıntılı tanıtımı ve ayrı bir bölüm halinde tüm evlerin karşılaştırma ve değerlendirmelerini yaparak, geleneksel Türk konut mimarisi gelişim çizgisindeki yerlerini belirlemeye çalıştık.Bu çalışmada Bey Sokağı'nda yer alan toplam 21 ev örneği incelenmiştir. Tokat Bey Sokağı evleri Türk evi görünümünü koruyarak günümüze kadar gelebilmişlerdir. Bu evler Bey Sokağı'nda yaşayan halkın yaşam tarzını, ekonomik durumunu ve kültürünü yansıtmaktadır. Bu çalışmada Bey Sokağı evleri detaylı bir şekilde incelenmiş ve değerlendirilmiştir. Bey sokağı evlerinin hepsi 19. yüzyılın ortası ve 20. yüzyılın başına tarihlendirilmektedir.Bey Sokağı evleri iki katlıdır. Evler ahşap karkas tekniği (hımış) ile yapılmıştır. Zemin katlar taş olup, hizmet işleri için kullanılmaktadır. Üst katlar asıl yaşam alanı olup, farklı biçimlerde çıkmalarla sokağa açılmıştır. Bey Sokağı evlerinde ikiyüzlü iç sofalı ve üç tarafı odalı dış sofalı plan tipleri görülmektedir. Tokat Bey Sokağı'nda sayıca az olmasına rağmen tek yüzlü iç sofalı ve iki tarafı odalı dış sofalı plan tiplerine ait örneklerde karşımıza çıkmaktadır. Tokat Bey Sokağı evlerinin dış cepheleri oldukça sade olmasına rağmen iç mekânda ahşap ve alçı malzemeyle yapılan süslemeler dikkat çekmektedir.Çalışmamız kültür tarihimiz açısından son derece önemli olan bu eserlerin en iyi şekilde korunması ve gelecek kuşaklara aktarılmasında katkı sağlayacağı inancındayız.Anahtar Sözcükler1. Tokat2. Ev3. Ahşap karkas4. Çıkma5. Ahşap ve alçı süsleme

EvlerKonutKonut mimarisi+4
Şule Yılmaz
Gazi University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2012
00
DoctorateOpen AccessTR

Tarihi yapılarda üst örtülerin çelik malzeme ile sağlamlaştırılmasının sonlu elemanlar yöntemiyle modellenmesi

Tarihi yapıların restorasyonunda genellikle tarihi yapı malzemesiyle uyumlu geleneksel malzeme kullanılmaktadır. Ancak geleneksel malzemenin elde edilemediği veya bazı yapısal sorunlar nedeniyle geleneksel malzemeyle restorasyonun yapılamadığı durumlar söz konusu olabilir. Bu durumda, çağdaş malzemeler tarihi yapıların restorasyonunda kullanılabilmektedir. Bu amaçla bu tez çalışmasında hasar görmüş prototip tonoz modelleri üretilmiş; üzerinde farklı hasar durumlarına göre üç farklı çelik konstrüksiyon ile sağlamlaştırma önerisi hazırlanmıştır. Bu öneriler, SAP2000 programında sonlu elemanlar yöntemiyle modellenerek analiz edilmiştir. Analizlerin değerlendirme sonuçları doğrultusunda üst yapıda benzer sorunu olan bir tarihi yapının (Tokat Deveci Hanı) yapısal modelleri üretilmiş ve çelik ile üst örtü sağlamlaştırma önerileri hazırlanmış ve analiz edilmiştir. Bu analiz sonucunda, yapısal davranış ve malzeme gerilmeleri açısından, örnek yapının çelikle sağlamlaştırılmasında geleneksel malzemeye göre daha olumlu sonuçlar elde edilmiştir.

RestorasyonSonlu elemanlar yöntemiTarihi yapılar
Murat Çavuş
Gazi University · Institute of Graduate Studies in Science
2011
00
DoctorateOpen AccessTR

Cumhuriyet Döneminde Tunceli (1940-1970)

Bu çalışmada Tunceli ilinin Cumhuriyet Dönemindeki(1940-1970) durumu analiz edilmiştir. Çalışmamız altı bölümden oluşmuştur. Birinci Bölümde Tunceli'de Osmanlı ve Cumhuriyet Dönemindeki idari yapılanma, Tunceli Vali ve Belediye Başkanları, sınır sorunları, ilçelerin tarihi ve turistik yerleri ele alınmıştır. İkinci Bölümde Tunceli'deki Milletvekilleri ve senatörlerin çalışmaları ve Tek parti Döneminde CHP'nin Tunceli'deki faaliyetleri incelenmiştir. Üçüncü Bölümde Tunceli'deki okullar ve halkevleri ile halkodaları incelenmiştir. Dördüncü bölümde Tunceli'ye yapılan kamu yatırımlarına kapsamlı olarak değinilmiştir. Ayrıca Tunceli'de kişi başına düşen kamu yatırımları doğu illeri ve Türkiye geneli ile kıyaslanarak ortaya konmuştur. Beşinci Bölümde Tunceli nüfusu dil, din, medeni hal, meslek grupları, nüfus yoğunluğu gibi çeşitli yönleriyle incelenmiştir. Altıncı bölümde ise Tunceli'de meydana gelen doğal afetler saptanmıştır.Sonuç olarak Tunceli'nin Cumhuriyet Dönemindeki gelişimi, yapılan kamu yatırımlarının niteliği, ilde açılan eğitim ve kültür kurumları, ildeki siyasi faaliyetler ve siyasetçilerin ile yaptığı katkılar, il nüfusunun yapısı ve ildeki doğal afetlerin verdiği zararlar tespit edilmiştir.Anahtar Kelimeler : Tunceli, Dersim, Tarih,Yatırım.

Cumhuriyet DönemiDoğal afetlerKamu yatırımları+7
Savaş Sertel
Fırat University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2012
00
Master'sOpen AccessTR

Darende'deki kültür varlıklarının çağdaş seramik sanatına uyarlanması

Darende, tarih içerisinde ne zaman kurulduğu bilinmemekle beraber Hititlere kadar uzanan geçmişi, coğrafi ve jeopolitik yapısıyla daima önemli bir konuma sahip olmuş bir ilçedir. Ticaret yollarının geçtiği sarp kayalıkların Tohma ırmağı tarafından derin kanyonlara dönüştürüldüğü fiziki yapısı ve doğal güzellikleriyle daima ilgi odağı olmuş tarih boyunca gündemde kalmayı başarmış önemini yitirmemiştir. Bölgedeki siyasi çekişmelerle sürekli el değiştirmiş çeşitli devlet ve beyliklerin egemenliği altında kalmıştır. Bu tarihi süreç bölgeye önemli bir konum ve kültürel zenginlik katmış birçok farklı kültüre ev sahipliği yapmasını sağlamıştır.Bu çalışmanın amacı: insanlığın ilk ortaya çıkışından bugüne kadar gelen, değişik biçimlerde yüzyıllar boyunca kullanılan seramikle, Darende tarihini kültürel zenginliklerini doğal güzelliklerini bir araya getirmek, gelecek nesillere tanıtmak farklı form ve yüzeylerde oluşturulan tasarımlarla bölgedeki kültürel çeşitliliğe mimari yapıya ilgi uyandırmak, geçmişle geleceğin sentezini yapmaktır.Anahtar Kelimeler: Darende, Kültür, Mimari, Çağdaş Seramik Sanatı, Malatya

BedestenlerCamilerHamamlar+10
Alper Aytekin
Fırat University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2012
00
Master'sOpen AccessTR

M.Ö. 1. bin öncesi Anadolu saray mimarisi'nin ortaya çıkışı, gelişimi ve yönetime dair düşündürdükleri

"M.Ö. I. Bin Öncesi Anadolu Saray Mimarisinin Ortaya Çıkışı, Gelişimi ve Yönetime Dair Düşündürdükleri" isimli tezin konusunu Anadolu coğrafyasında belirli bir zaman aralığında inşa edilmiş saray yapıları oluşturmaktadır. Çalışma, konuya ilişkin Anadolu coğrafyası temel alınarak saray yapılarının neler olduğu ile ilgili olarak gerekli yayınların taranması, konunun kronolojik olarak değerlendirilmesine olanak sağlamıştır. Bununla beraber araştırma ile saray yapılarını oluşturan, şekillendiren ve zamanla değiştirerek geliştiren unsurların neler olduğu geçmiş yayınların taranması yardımıyla incelenmiş, saray yapılarının hangi kriter ve parametreler ışığında değerlendirilmesi gerektiği irdelenerek konunun daya iyi anlaşılması sağlanmıştır. Ayrıca saray yapılarının ilk olarak nasıl ortaya çıktığı, mimarilerinin nelerden oluştuğu, dönemsel ve kültürel özellikler ile benzerlik ve farklılıkların neler olduğu ile beraber yönetim kavramı üzerine düşündürdükleri kapsamlı değerlendirilmiştir. Tarihsel süreç içerisinde yönetim adına birçok bilimsel veriyi de kendi içerisinde saklamayı başarabilmiş olan bu mimari formların dikkatle incelendiğinde, tüm insani faaliyetlerin sürdürüldüğü temel yerleşim alanlarında, iklimin ve çevresel koşulların ana etkenliği de dikkate alınarak şekillendirildikleri bariz bir şekilde görülmektedir. Tüm işlevsel ve çok amaçlı yanlarının yanı sıra içinde bulundukları yerleşim alanına şekillendirici bir örneklik teşkil etmeleri bakımından da mimarlık tarihi açısından oldukça önemli bir yer edinmektedirler. I. Bin öncesinde varlığı bilinen Anadolu saray örneklerinin yer aldığı yerleşim yerlerinin örneklendirilmesi ile genişletilmiş olan bu çalışma ile saray yapılarını ortaya çıkaran süreç, yönetim kavramının süreçle ilişkisi, gibi basamaklar titiz bir çalışmayla sunulmaya çalışılmıştır. Son olarak değerlendirmeler kısmında mimari gelişim ve yönetim adına düşündürdükleri açıklanmıştır. Anahtar Kelimeler: Anadolu, Saray, Mimari, Yönetim, Organizasyon. (ŞAHİN, Gökhan, M.Ö. I. Bin Öncesi Anadolu Saray Mimarisinin Ortaya Çıkışı, Gelişimi ve Yönetime Dair Düşündürdükleri, Yüksek Lisans Tezi, Burdur, 2019)

AnadoluAnadolu mimarisiMekansal yapılar+7
Gökhan Şahin
Burdur Mehmet Akif Ersoy University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2019
00
Master'sOpen AccessTR

İstanköy(KOS)'de arşiv belgelerine göre Türk devri yapıları

Tarihi eserler bakımından zenginliklerle dolu önemli bir yerleşim merkezi konumundaki İstanköy'de inşa edilmiş binaların çoğunluğu Osmanlı dönemine aittir ve bu mimarî varlıklardan büyük bir kısmının Sanat Tarihi açısından şimdiye kadar yeterince incelenip tanıtılmadığı görülmektedir. Böyle bir boşluğu gidermek amacıyla, İstanköy(Kos)'de Arşiv Belgelerine Göre Türk Devri Yapıları başlıklı bu araştırmaya yönelerek, öncelikle daha önceki sınırlı sayıdaki yayınlar ve arşiv belgelerinde kayıtlı bilgilerin derlenmesi ardından, şehir merkezindeki mevcut binaları bizzat inceleyip, fotoğraflarla belgelemek suretiyle tespit işlemlerini tamamladıktan sonra, sistematik katalog düzeni içinde her birinin ayrıntılı tanıtımını ve ayrı bir bölüm halinde bütün eserlerin karşılaştırma ve değerlendirmelerini yaparak, Türk Sanatı Tarihi gelişim çizgisindeki yerlerini belirlemeye çalıştık.Araştırmamızda, İstanköy'ün mimarî varlıkları ile zengin bir şehir dokusuna sahip bulunduğu, halen ayakta kaldığı tespit edilebilen cami/mescid, türbe, hamam, şadırvan ve çeşme olmak üzere toplam 39 adet eser ile açıkça anlaşılmaktadır ve bunların tamamı bu çalışmamız kapsamına alınmıştır.Mevcut yapılar, kronolojik bakımdan 16. yüzyıl sonlarından 20. yüzyıla kadar geniş bir zaman dilimine aittir. Çoğu müstakil inşa edilmekle birlikte,Lonca Cami ve Yenikapı Camileri etrafında, bir kısmı arşiv belgelerinde geçen, bir kısım da yapı kalıntılarına dayanarak bir külliyle bütünlüğünü içinde tespit edilmeye çalışılmıştır.İstanköy'deki Türk Devri Mimarî Eserleri'ne yönelik bu araştırmamızla, konumuz kapsamındaki binalardan bir kısmının deprem, gibi afetlerle tamamen ya da kısmen ortadan kalktığı, günümüze sağlam gelebilmiş bir kısmının da insan eliyle yapılan tahribat izleri taşımalarından dolayı asıl vasıflarını kaybettikleri ortaya çıkmaktadır. Çoğunlukla bakımsız vaziyette kendi hallerine bırakıldıkları anlaşılan bu eserler hakkında, arşiv bilgilerinin derlenmesi, günümüze ait durumlarının belgelenmesi, topluca kataloglanarak tanıtılması ve sanat tarihi değerlerinin belirlenmesi şeklinde ana hatlarını sıralayabileceğimiz çalışmamız, esasen bilimsel kriterlerle sürdürdüğümüz bir araştırma ve inceleme ürünü oluşturmak maksadıyla hazırlanmıştır. Ama aynı zamanda bir daha tekrar yerine konulamayacak çeşitli niteliklere sahip İstanköy'deki Türk Mimarîsi'nin mümkün mertebe en iyi şekilde korunması, onarılması ve gelecek kuşaklara aktarılarak sonsuza kadar yaşatılmasına da katkı sağlayacağına inanıyoruz.

KalelerKülliyelerMedreseler+7
Safiye Özata
Gazi University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2010
00
Master'sOpen AccessTR

Bolu il merkezinde bulunan eski evler

Bolu İl Merkezinde Bulunan Eski Evler adlı tezimin amacı Boluevlerinin Türk ev mimarisi içerisinde önemli bir yere sahip olduğunugöstermek istememden kaynaklanmaktadır. Bolu evleri Türk ev geleneğininözelliklerini yansıtması açısından önem taşımaktadır. Kataloğ içersinde yeralan 38 evde Bolu konut kültürünü yansıtmaktadır. Evlerin bazılarıorijinalliğini korurken bazılarında Türk evine ait bölümler değiştirilmiş ya dakaldırılmıştır. Bazı evler ise tamamen yenilenmiş ve değiştirilmiştir. Kataloğdaolupta şuan yerinde olmayan evlerde bulunmaktadır. Bolu Merkez evlerine aitçalışmamda ilk önce kütüphane araştırması yapılmış daha sonra incelenenyapıların fotoğrafları çekilmiş ve planları çizilmiştir. Kataloğda olan planlar iseAnkara Kültür ve Tabiat Varlıklarını Koruma Bölge Kurulu arşivinden ve BoluBelediyesi'ne ait arşivden elde edilmiştir. Yapıların planlarıda elde edildiktensonra tez yazımına başlanmıştır. Tez kataloğ kısmı ile başlamaktadır.Kataloğda yapılar tüm özellikleriyle tek tek anlatılmaktadır. Daha sonra geneldeğerlendirme kısmına geçilmiştir. Burada Bolu Merkez evleri hem kendiaralarında hemde farklı yörelerdeki ev mimarileriyle kıyaslanmıştır. Sonuçolarak Bolu Merkez eski evleri Türk ev geleneğinin bir devamıdır. Her nekadar orijinalliği bozulmuş evler bulunsada, orijinalliğini koruyan evler bizeTürk ev geleneğinin bir devamı olduğunu kanıtlamaktadır.Anahtar Sözcükler1. Bolu2. Konut3. Ev4. Türk Evi5. Yapı

BoluEvlerGeleneksel Türk evi+3
Ebru Eroğlu
Gazi University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2009
00
Master'sOpen AccessTR

Bitlis yöresindeki tarihi yapıların jeolojik incelemesi

Bitlis yöresinin, Van gölü havzasında bulunması, doğal kaynak bakımından zengin olması ayrıca jeopolitik konum olarak da doğu ve batıyı birbirine bağlayan önemli bir koridor görevini görmesi sebebi ile geçmişten günümüze birçok medeniyete ev sahipliği yaptığı bilinmektedir. Bu konuyla ilişkili olarak yapılan arkeolojik çalışmalar ve restorasyon çalışmaları ile birlikte gün yüzüne çıkmış ve asırlardır ayakta durmayı başarabilen tarihi yapıların çeşitliliği, Bitlis yöresinin tam anlamıyla yaşayan biz müze olduğunu göstermektedir. Bu tez çalışmasında Bitlis yöresinin simgesi haline gelmiş önemli tarihi yapılardan 6 (altı) farklı lokasyon (Bitlis Kalesi, Şerefiye Cami, İhsaniye Medresesi, Han Hamamı, El-Aman Hanı, Ahlat Selçuklu Mezarlığı) belirlenmiş ve bu lokasyonlardan kayaç örnekleri alınmıştır. Alınan örneklerin ince kesit analizleri yapılarak mineralojik ve petrografik olarak incelenmiş ve hangi tür kayaçlar oldukları saptanmıştır. Aynı zamanda tarihi eserlere ait örneklerle, Bitlis yöresinin jeolojisi ilişkilendirilerek bu tarihi eserlerin yapımında hangi tip kayaçların hangi yöresel birimlerden sağlanarak inşa edildikleri belirlenmiştir.

BitlisJeolojik incelemeTarihi yapılar
Emrah Gültekin
Bitlis Eren University · Institute of Graduate Studies
2022
00
Master'sOpen AccessTR

Bitlis il merkezinde yer alan tarihi camilerin yapısal analizi

Kültürel ve tarihi mirasın sonraki kuşaklara aktarılması, insanoğlunun geçmişi ile geleceğini birbirine bağlayan ve akademinin ilgisini sürekli çeken konuların başında gelmektedir. Bu tez çalışması ile çok farklı medeniyetlerin hüküm sürdüğü ve önemli bir stratejik konumda yer alan Bitlis il merkezinde yer alan tescilli camiler dikkate alınmıştır. Bitlis il merkezinde yer alan tescilli camiler hakkında bilgiler ve tescilli eserlere müdahale aşamaları hakkında bilgiler verilmiştir. Her cami için mevcut durumları göz önünde bulundurularak, camilerde var olan yapısal bozulma ve hasarlar gözleme dayalı olarak belirlenmiş ve çözüm önerileri sunulmuştur. Camilerin yapı hasar tespit değerlendirmesi yapılıp gözleme dayalı hasar formları oluşturulmuştur. Örnek olarak seçilen bir cami için sonlu elemanlar tekniği kullanılarak için yapı modellemesi gerçekleştirilmiştir. Yapısal analizlerde makro modelleme tekniği kullanılarak periyot, yerdeğiştirme ve gerilme değerleri elde edilmiştir. Çalışmada ayrıca dikkate alınan camiler için hızlı değerlendirme yöntemi kullanılarak risk öncelikleri belirlenmeye çalışılmıştır.

CamiTarihi yapılarYapısal hasar
Okan Mişe
Bitlis Eren University · Institute of Graduate Studies
2023
00

Related subjects