Environmental sensitivity
74 theses under this subject heading
Sürdürülebilir kalkınma temeline dayalı yaşanabilir çevre oluşturulması: Eskişehir Tepebaşı ilçesi örneği
Günümüzde enerjiye olan aşırı talep nedeniyle her türlü enerji kaynağının kullanımı çevresel sorunları da beraberinde getirmektedir. 1992 Rio Konferansı ve 1996 yılında Habitat-2 Kent Zirvesi'nde sürdürülebilirlik ve yaşanabilir çevre oluşumu amaçlarının benimsenmesi günümüzde sürdürülebilir kentsel gelişmenin "ekolojik temele" dayandırılmasını gerektirmektedir. Nitekim tüm bunlar sürdürülebilir kalkınma ve sürdürülebilir kentsel gelişme kavramlarının günümüz ve gelecek kuşaklar için daha iyi bir yaşam kalitesi, ekonomik ve toplumsal kalkınmayla birlikte çevrenin korunması gerekliliğini beraberinde getirmektedir. Bu amaçla örnek model olarak alacağımız Eskişehir Tepebaşı İlçesi bir rol model olarak tercih edilmektedir. Çalışmada sürdürülebilir kentsel gelişmenin, bilhassa kentsel değişim ile beraberinde getirdiği gelişmenin çevreye zarar vermeyecek şekilde yönlendirilmesi açısından ele alınmak istenmektedir. Tepebaşı İlçe Belediyesi, tüm bu aşamaları gerçekleştirirken küresel ısınmanın en önemli unsuru sayılan karbondioksit emisyonu oluşturmamayı ve sera gazı gibi çevresel sorunlara sebebiyet vermemeyi hedeflemesinden dolayı ülkemizde sürdürülebilir çevre ve kalkınma anlayışına hizmet etmede yol gösterici nitelikte olması beklenmektedir. Anahtar Kelimeler: Sürdürülebilirlik, Sürdürülebilir Çevre, Sürdürülebilir Kalkınma.
İlköğretim programlarında yer alan "çevre duyarlılığı" ve "bilişim teknolojilerine" ilişkin kazanımların gerçekleşme düzeylerinin incelenmesi
Bu araştırmanın amacı, ilköğretim programlarında yer alan hem "çevre duyarlılığı" hem de "bilişim teknolojileri"ne yönelik kazanımların gerçekleşme düzeylerini tespit etmektir. Ayrıca araştırmada çeşitli değişkenler açısından öğrencilerin çevre duyarlılık düzeylerini ve bilişim teknolojilerine yönelik tutum ve bilişim teknolojileri okuryazarlık düzeylerini belirlemek amaçlanmıştır. Öğrencilerin çevre duyarlılığını ölçmek amacıyla "çevre duyarlılığı ölçeği", bilişim teknolojilerine yönelik tutumlarını ölçmek amacıyla "bilişim teknolojilerine yönelik tutum ölçeği" ve bilişim teknolojilerine yönelik okuryazarlıklarını belirlemek amacıyla da "bilişim teknolojileri okuryazarlığına yönelik başarı testi" geliştirilmiştir. Araştırmanın bulgularına göre, öğrencilerin çevre duyarsızlıklarının düşük, çevre duyarlılıklarının da nispeten yüksek düzeyde olduğu söylenebilir. Öğrencilerin bilişim teknolojilerine yönelik ilgisizlik ve kaygıları düşük ve olumsuz iken, bağımlılık ve ilgileri orta düzeyde ve olumludur. İlköğretim 8. sınıf öğrencilerin bilişim teknolojileri okuryazarlıkları orta düzeydedir. İlköğretim sekizinci sınıf öğrencilerinin bilişim teknolojilerine yönelik tutumlarında ilgisizlik, bağımlılık, kaygı ve ilgi değişkenleri birlikte, öğrencilerin çevre duyarsızlık ve çevre duyarlılık puanlarıyla orta düzeyde ve anlamlı bir ilişki göstermektedir. İlköğretim sekizinci sınıf öğrencilerin bilişim teknolojileri okuryazarlık puanlarıyla çevre duyarsızlık puanları düşük düzeyde ve anlamlı bir ilişki göstermektedir. İlköğretim sekizinci sınıf öğrencilerinin bilişim teknolojilerine yönelik tutumlarında ilgisizlik, bağımlılık, kaygı ve ilgi değişkenleri birlikte, öğrencilerin bilişim teknolojilerine yönelik okuryazarlık puanlarıyla orta düzeyde ve anlamlı bir ilişki göstermektedir. Anahtar Sözcükler: İlköğretim (1-8. Sınıflar) Programları, Çevre Duyarlılığı, Bilişim Teknolojileri, Çevre Duyarlılığı Ölçeği, Bilişim Teknolojilerine Yönelik Tutum Ölçeği, Bilişim Teknolojileri Okuryazarlığına Yönelik Başarı Testi
Sosyal Bilgiler öğretmenlerinin çevre bilgisi ve sürdürülebilir çevre tutum düzeyleri arasındaki ilişkinin incelenmesi
Sosyal Bilgiler Öğretmenlerinin Çevre Bilgisi ve Sürdürülebilir Çevre Tutum Düzeyleri Arasındaki İlişkinin İncelenmesi Bu çalışma sosyal bilgiler öğretmenlerinin çevre bilgisi ve sürdürülebilir çevre tutum düzeyleri arasındaki ilişkiyi incelemek amacıyla yapılmıştır. Araştırmada nicel araştırma yöntemlerinden korelasyonel (ilişkisel) araştırma modeli kullanılmıştır. Araştırmanın katılımcılarını 2015-2016 eğitim-öğretim yılında Kütahya İl Milli Eğitim Müdürlüğü'ne bağlı resmi ortaokullarda görev yapan 136 sosyal bilgiler öğretmeni oluşturmuştur. Veriler Yıldız (2011) tarafından geliştirilen "Sürdürülebilir Çevre Tutum Ölçeği" ve Karatekin (2011) tarafından geliştirilen "Çevre Bilgi Testi" kullanılarak toplanmıştır. Veriler frekans, yüzde, aritmetik ortalama, standart sapma, Mann Whitney U ile Kruskall Wallis testleri ve Spearman Brown Sıra Farkları korelasyon katsayısı kullanılarak analiz edilmiştir. Araştırmanın sonucunda sosyal bilgiler öğretmenlerinin çevre bilgi düzeylerinin ve olumlu sürdürülebilir çevre tutumlarının yüksek düzeyde olduğu görülmüştür. Ayrıca sosyal bilgiler öğretmenlerinin çevre bilgileri ve sürdürülebilir çevre tutumlarının cinsiyet ve mesleki kıdeme göre anlamlı farklılık göstermediği belirlenmiştir. Son olarak öğretmenlerin çevre bilgisi ve sürdürülebilir çevre tutumları arasında anlamlı bir ilişki olmadığı tespit edilmiştir. Anahtar kelimeler: Çevre sorunları, çevre eğitimi, çevre bilgisi, sürdürülebilir çevre tutumu.
Yeşil pazarlama faaliyetlerinin tüketiciler üzerindeki etkileri ile ilgili bir uygulama
Küreselleşme, teknolojik ilerleme, nüfus artış hızı ve tüketici beklentileri işletmeler arası rekabetin artmasına neden olmuştur. Bu artış aynı zamanda çevre kirliliğini artırmıştır. Bu artış gün geçtikçe artan çevre sorunlarını tetiklemiş ve gelecek nesiller için yaşanabilir bir dünya bırakma konusunda endişeler artmıştır. Doğal kaynakların kıt olması nedeniyle zaman içinde tüketiciler, devlet çevresel duyarlılığı yüksek kuruluşlar duyarlılık göstermeye başlamışlardır. Bu duyarlılık tüketicilerin çevre dostu yeşil ürün satın almalarıyla yeşil pazarlama uygulamaları doğmuştur. Yapılan bu çalışmanın amacı tüketicilerin çevre duyarlılığı, yeşil pazarlama ve tüketici satın alma kararı arasındaki ilişkinin belirlenmesidir. Bu amaçla Kütahya ili SERA alışveriş merkezinde 210 tüketiciye gönüllülük esasına göre ulaşılmıştır. Elde ettiğimiz bulgularla çevre duyarlılığı ile tüketici satın alma kararı arasında pozitif yönlü anlamlı ilişkileri tespit edilmiştir. Ayrıca, yeşil pazarlama ile tüketici satın alma kararı arasında pozitif yönlü anlamlı ilişkileri tespit edilmiştir. Demografik değişkenlerden cinsiyet ile çevre duyarlılığı, yeşil pazarlama ve tüketici satın alma kararı arasında anlamlı farklılığa rastlanmamıştır. Demografik değişkenlerden medeni durum ile çevre duyarlılığı ve tüketici satın alma kararı arasında anlamlı farklılık tespit edilmişken yeşil pazarlama ile arasında anlamlı farklılığa rastlanmamıştır. Ayrıca tüketicilerin çevre dostu ürünleri satın almak istediklerinde %21,15 daha fazla ödeme yapacakları tespit edilmiştir. Anahtar Kelimeler: Yeşil pazarlama, Çevre Duyarlılığı, Tüketicinin Satın alma Kararları
Yeşil mutfak uygulamaları: Gaziantep örneği
Dünyada birçok kaynağın insanoğlu tarafından hızla tüketilmesi ve meydana gelen çevre sorunları, çevreyle sürekli etkileşimde olan turizm sektörünü derinden etkilemektedir. Turistlerin bozulmamış doğayı tercih etmeleri turizm sektörünü çevreye duyarlı olmaya ve gerekli çevresel uygulamalar yapmaya yöneltmiştir. Gaziantep'teki turizm işletmelerinin çevresel duyarlılık kapsamında yeşil mutfak uygulamalarının araştırıldığı bu çalışmanın ampirik uygulama alanı, 3,4 ve 5 yıldızlı otel işletmelerini ve yiyecek içecek işletmelerinin restoranlarını kapsamaktadır. Bu çerçevede araştırmanın temel amacını, işletme çalışanlarının yeşil mutfak uygulamalarına bakış açılarının değerlendirilmesi ve bu kapsamda yapılan uygulamaların neler olduğunun tespit edilmesi oluşturmaktadır. Söz konusu amaç doğrultusunda geliştirilen anket formu, 2022 yılının Temmuz ve Ağustos ayları arasında kolayda örneklem yöntemi esas alınarak Gaziantep'te bulunan otel ve yiyecek içecek işletmelerinin 194 mutfak çalışanına uygulanmıştır. Yapılan ampirik analiz sonucunda otel ve yiyecek içecek işletmeleri çalışanlarının yeşil mutfak ve yeşil mutfak uygulamalarına ilişkin değerlendirmelerine dair geliştirilen ölçeğin 14 önerme ve "mutfakta israf önlemeye yönelik uygulamalar, mutfakta enerji tasarruflu araçların kullanımı, çevreye duyarlı ürünlerin tercih edilmesi, işletmelerin çevre dostu uygulamaları, mutfakta atık yönetimi ve geri dönüşüm olmak üzere 5 boyuttan oluştuğu tespit edilmiştir. Normal dağılımının tespit edilmesinin ardından farklılık analizleri ve korelasyon analizi uygulanmıştır. Analiz sonucunda otel ve yiyecek içecek çalışanlarının yeşil mutfak ve yeşil mutfak uygulamalarına dair değerlendirmelerinin genel anlamda olumlu olduğunu fakat işletmelerin yeşil mutfak uygulamalarının yetersiz olduğu tespit edilmiştir. Son olarak araştırmadan elde edilen bulgulara göre çeşitli öneriler sunulmuştur. Araştırma sonuçlarına göre yiyecek içecek ve otel işletmelerine, atık yönetimi, gıda israfı, enerji tasarrufu gibi konularda eğitimlerin verilmesi gerektiği ve işletme yöneticilerinin yeşil mutfağı kapsayan çalışmalar yapmaları önerilmektedir. Anahtar Kelimeler: Çevresel Duyarlılık, Yeşil Mutfak, Gaziantep
Çevre dostu tüketimde anne kimliği rolünün Planlı Davranış Teorisi kapsamında incelenmesi
(2011)'e göre kadınlar çevreci hareketin başlangıcından itibaren çevre dostu tüketimde merkezi bir rol üstlenmektedirler. Kadının anne kimliğine bürünmesi; çevreci harekete ve çevre dostu tüketime daha aktif katılım için bir güdüleyici olarak tanımlanmaktadır (Ray 2011; Atkinson, 2014). Çalışmada çevre dostu ürün tüketim niyetinde anne kimliği rolünün Planlı Davranış Teorisi (PDT) kapsamında incelenmesi amaçlanmaktadır. Bu doğrultuda, PDT modeli öz-kimlik bileşeninin orjinal modele dâhil edilmesi ile genişletilmiştir. Ayrıca annelerin çevreci ürün satın alma niyetleri, genişletilmiş PDT modeli kapsamında, kendileri için çevreci ürün satın alma niyeti, çocukları/bebekleri için çevreci ürün satın alma niyeti ve aile üyeleri için çevresel satın alma niyeti olmak üzere ayrı ayrı incelenmiştir. Çalışmanın örneklemini 0-6 yaş grubu çocuğu olan anneler oluşturmaktadır. Bu doğrultuda 357 anne ile anket yapılmış, anketlerin güvenilirlik ve geçerlilikleri dikkate alınarak veri setine 330 anket dâhil edilmiştir. Yapılan analizlerde tüketici tutumunun, sosyal normların, algılanan tüketici davranışının ve yeşil öz kimliğin davranışsal niyet üzerindeki etkisi değerlendirilmiştir. Çalışma sonucunda, annelerin kişisel kullanımları için çevreci ürün satın alma niyetlerine ilişkin; çevresel tutum, çevresel öznel norm ve çevresel algılanan davranışsal kontrol her iki modelde (PDT orijinal modeli ve genişletilmiş PDT modeli) de davranışsal niyeti anlamlı ve pozitif yönde etkilemektedir. Annelerin aile üyeleri için çevre dostu ürün satın alma niyetleri incelendiğinde; çevresel tutum, çevresel öznel norm ve çevresel algılanan davranışsal kontrol, niyet üzerinde anlamlı ve pozitif yönde bir etkiye sahipken, çevreci öz-kimlik algısı modele dâhil edildiğinde çevresel öznel normun niyet üzerinde ki etkisi anlamsız ve negatif yöndedir. Bununla birlikte çevreci öz-kimlik faktörünün aile üyeleri için çevreci ürün satın alma niyetleri üzerinde ki etkisi anlamlı ve pozitif yöndedir. Bebek/çocuk için çevresel ürünlerini satın alma niyeti incelendiğinde, her iki model kapsamında, çevresel öznel normun niyet üzerindeki etkisi anlamsız ve negatif yöndedir. Yine her iki modelde de çevresel öznel norm ve çevresel algılanan davranışsal kontrolün niyet üzerinde ki etkisi anlamlı ve pozitif yöndedir. Genişletilmiş PDT modeli kapsamında, çevreci öz-kimlik algısının annelerin bebekleri/çocukları için çevreci ürün satın alma niyeti üzerinde ki etkisinin anlamlı ve pozitif yönde olduğu bulunmuştur.
İlköğretim 8. sınıf öğrencilerinin çevre okuryazarlığı düzeylerinin belirlenmesi ve öğrencilerin okuryazarlığı düzeylerinin çeşitli değişkenler açısından incelenmesi
Bu araştırmanın genel amacı, İlköğretim 8. Sınıf öğrencilerinin çevre okuryazarlık düzeylerini belirlemek ve çevre okuryazarlığını oluşturan bileşenler (bilgi-duyuş-davranış-bilişsel beceri) üzerinde çeşitli değişkenlerin etkisini ortaya koymaktır. Araştırma 2011-2012 eğitim-öğretim yılında Adana ili Saimbeyli ilçesindeki beşilköğretim okulunda öğrenim gören 182 öğrenciye tarama modeli kullanılarak gerçekleştirilmiştir. Öğrencilerin çevre okuryazarlık düzeylerini belirlemek amacıyla kişisel bilgi formu, çevreye yönelik duyuşsal eğilimler ölçeği, çevre yönelik sorumlu davranış ölçeği, çevre bilgi testi ve problem belirleme ve problem çözme testi olmak üzere 5 bölümden oluşan ?Çevre Okuryazarlığı Anketi? kullanılmıştır. İlköğretim 8. Sınıf öğrencilerinin çevre okuryazarlığını oluşturan dört ayrı bileşene göre 6 demografik değişkenin etkisi araştırılmıştır. Verilerin analizi SPSS istatistik programı kullanılarak yapılmıştır. Verilerin analizinde; betimsel istatistik, ilişkisiz örneklemler için t-testi, tek yönlü varyans analizi (ANOVA) ve basit korelasyon kullanılmıştır. Araştırmadan elde edilen bulgulara göre öğrencilerin çevre bilgileri, çevreye yönelik sorumlu davranışları orta düzeyde; duyuşsal eğilimleri yüksek düzeyde, bilişsel becerileri ise düşük düzeyde bulunmuştur. Öğrencilerin çevre okuryazarlığını oluşturan bu dört ayrı bileşenden aldıkları toplam puanların ortalamasına bakıldığında ise çevre okuryazarlık düzeylerinin orta seviyede olduğu görülmektedir. Çevre okuryazarlığını oluşturan bileşenler arasındaki ilişkiye bakıldığında bilgi ile duyuşsal eğilim arasında pozitif yönde, düşük düzeyde anlamlı; bilgi ile beceri arasında iv pozitif yönde, düşük düzeyde anlamlı; bir ilişki bulunmuştur. Çevre okuryazarlığının diğer alt boyutları arasında ise anlamlı bir ilişki bulunamamıştır. Anahtar Kelimeler: Çevre okuryazarlığı, İlköğretim öğrencileri, Çevre bilgi, Çevre duyuş, Çevre davranış, Bilişsel beceri
2013 ve 2018 ortaokul fen bilimleri dersi öğretim programlarında çevre içerikli kazanımların karşılaştırılması
Son yıllarda insan eliyle ortaya çıkan çevresel sorunlar sürdürülebilir bir çevresel ortamın ortaya çıkmasını engellemektedir. Durum böyle iken sorunlar tespit edilmeli ve insan davranışlarının istendik yönde kalıcı olarak değiştirilmesi gerekmektedir. Bu bağlamda çevre eğitimi büyük önem kazanmaktadır. Bu önemden dolayı, 2013 ve 2018 Ortaokul Fen Bilimleri Müfredatında çevre içerikli kazanımların karşılaştırılması amaçlanmıştır. Çalışma nitel bir çalışma olup doküman analizi tekniği kullanılmıştır. Elde edilen bulgular sonucunda Ortaokulda fen bilimleri öğretim programında yer alan kazanım ve etkinliklerin sınıf seviyesine göre gelişimsel özellik gösterdiği, tekrarlardan kaçınılarak sıkıcılıktan uzak ve sarmallık ilkesine uygun olduğu görülmüştür. Yine elde edilen bulgularda çevre kazanımlarının sayısının 2018 programında 2013 programından daha fazla olduğu tespit edilmiştir. İki programın karşılaştırılması yapıldığında bazı kazanımların içeriksel olarak değiştiği, bazılarının kaldırıldığı ve bazı yeni kazanımların eklenmiş olduğu tespit edilmiştir. Sonuç olarak her iki programın birbirine karşı üstünlükleri ve eksiklikleri olduğu sonucuna varılmıştır. Yaşanan aksaklıkların pratikte programın uygulayıcıları tarafından giderilmesi, çevre kazanımı sayılarının arttırılması ve öğrenciyi öğrenme ortamına daha fazla dahil edilmesi gerektiği gibi çeşitli öneriler getirilmiştir.
Bir anaokulunda uygulanan "minik tema" projesinin öğretmen bakış açısına göre incelenmesi
Gelecek nesillere daha yaşanılabilir bir dünya bırakılması için çevre bilincinin küçük yaşlarda kazanılması çok önemlidir. Bu araştırma kapsamında, okul öncesi eğitimde çevre eğitimini geliştirmeye yönelik olarak Tema Vakfı tarafından uygulanan Minik Tema projesi sürecinde öğretmenlerin, farkındalık ve tutumlarında yaşanan değişimlerin ortaya konulması amaçlanmıştır. Bu araştırmada, verilen çevre eğitimi uygulamaları sürecinde öğretmenlerin yaşantıları ve bu süreçte çevre eğitimi algılarında oluşan değişim-gelişimleri irdelenmiştir. Bu araştırma Minik Tema projesinin nasıl uygulandığını süreçte neler yaşandığını belirlemek amacıyla yapılmıştır. Uygulamanın yapıldığı anaokulunda bulunan sekiz öğretmen araştırmanın katılımcılarını oluşturmaktadır. Araştırmaya katılmaya gönüllü olmuşlardır. Öğretmenlerle birlikte hazırlanan uygulama takvimi doğrultusunda etkinlikler uygulanmıştır. Yapılan uygulamalar gözlenmiştir. Öğretmenlerle bireysel ve odak grup görüşmeleri yapılmıştır. Betimsel analiz yöntemi ile veriler analiz edilmiştir. Yapılan görüşme ve gözlemler doğrultusunda elde edilen verilere göre, öğretmenlerin çocuk temelli uygulama bakış açısına sahip olmadıkları, etkinlikleri genel olarak sözel anlatım şeklinde gerçekleştirdikleri gözlenmiştir. Süreç içerisinde Minik Tema uygulama kitapçığının da rehberliğiyle mesleki ve bireysel anlamda pek çok kazanım elde etmişler ve keyifli eğitim süreçleri geçirmişlerdir. Süreçte öğrencilerinde aktif rol aldığı öğrenmesüreçleri gerçekleştirilmiştri. Öğretmenler, uygulamalar sonrasında çevre eğitiminin nasıl olması gerektiği konusunda eksikliklerini farketmişler ve pek çok alanda kazanımlar edinmişlerdir. Özellikle sınıf yönetimi ve farklı yöntem -tekniklerin kullanımı konusunda süreç içerisinde anlamlı kazanımları olmuştur.
Avrupa Birliği'ne giriş sürecinin Türkiye'nin kentleşme ve çevre politikalarına etkileri
Doğal kaynakların bilinçsiz tüketimi ve sanayileşme sürecinde çevresel tahribat, canlıların yaşamsal sürdürülebilirliğini olumsuz etkilemiştir. Bu sürecin farkındalığı oluşana kadar çevre kirliliği, çarpık kentleşme, kaynakların yok olma tehdidi gibi birçok sorunla karşı karşıya kalınmıştır. Küresel boyuta ulaşan bu sorunların ancak küresel boyutta mücadeleler ile çözüm sağlanabileceği fark edilmiş, bu kapsamda AB çevre ve kentleşme alanındaki çalışmalarına ağırlık vermiştir. AB ekonomik çıkarlarını bir kenara koyup, sürdürülebilir çevre ve kentleşme politikalarına yönelmiştir. AB sadece ticari bir birlik olarak değerlendirilmemelidir. AB kültürel, ekonomik ve siyasi formda olup, üye devletlerin de bu yapıya uyum sağlamaları gerekli görülmüştür. Birliğin benimsemiş olduğu politikaların üye devletler ve aday devletler tarafından da benimsenmesi gerekmektedir. Türkiye AB'ye aday devlet statüsünde olup, müktesebata uyum sağlayabilmek için çalışmalarına devam etmektedir. Beş yıllık kalkınma planları ve her yıl düzenlenen ilerleme raporları bu çabaların göstergesi niteliğindedir. Kentsel politikalar ve çevre politikaları müktesebata uygun biçimde gerçekleştirilme çalışmaları devam etmektedir. Bu tez çalışmasında, çevre ve kentleşme sorunlarının gelişimi üzerinde durulmuştur. Bu süreç dâhilinde Türkiye'nin, AB'ye üye devlet statüsüne erişebilmek için müktesebata uyum çalışmalarından bahsedilmiştir. AB'ye uyum sürecinde Türkiye'nin nerede olduğu açıklanmaya çalışılmıştır.
Uluslararası organizasyonlarda kullanılan tenis kortlarının sürdürülebilir çevre açısından incelenmesi
Bu çalışmanın amacı Türkiye'nin 2005-2017 yılları arasında ev sahibi olduğu uluslararası organizasyonlarda kullanılan tenis kortlarının sürdürülebilir çevre açısından incelenmesidir. 'Spor ve rekreasyon tesislerinin çevreye etkisi' alt boyutu temel alınarak uluslararası tenis turnuvalarının düzenlendiği tamamen yeni olarak inşa edilen tenis kortlarının sürdürülebilirliği tespit edilmiştir. Bu kortların bir kısmı büyük uluslararası spor organizasyonları için inşa edilirken bir kısmı ise topluma hizmet için inşa edilip sonrasında uluslararası spor organizasyonlarına ev sahipliği yapmıştır. Böylece her iki amaca da hizmet eden tesislerdeki kortların durum tespiti yapılmıştır. Bu araştırmada nitel araştırma yöntemi tercih edilmiş olup, 2005-2017 yılları arasında inşa edilip önemli uluslararası tenis turnuvalarına ev sahipliği yapmış olan 7 farklı şehirden 7 farklı tenis kortları araştırma konusu olmuştur. Araştırmacı, tesislerin inşa edilme zamanlarını ve bu kortların ev sahipliği yaptığı organizasyonlar zamanına ait dokümanları incelemiş ve incelenen yıllardaki turnuvaların düzenlenmesinden Türkiye Tenis Federasyonu'nun (TTF) sorumlu kişilerinden, Gençlik Spor Bakanlığı (GSB) Açık Tesisler Şube Müdürlüğü'nden, incelenen kortlardan sorumlu kişiler ve kortlarda çalışan antrenörlerden toplanan doküman ve veriler toplamıştır. Uluslararası tenis turnuvalarının düzenlendiği kortların sürdürülebilir çevre ilişkisi nitel araştırma yöntemi tekniklerinden biri olan döküman incelenmesi çalışmasıyla değerlendirilmiştir. Sonucunda; bazı kortların organizasyonlardan sonra sürdürülebilir çevreye uzunca bir süre uygun olmadığı, tesisin tamamının veya bazı bölgelerinin uzun zaman atıl ve bakımsız bırakılmış olarak spor ve rekreasyon alanlarının çevreye olumsuz etkisi olurken daha sonra aktif olarak kullanılmaya başlandığı bilgilerine ulaşılmıştır. Bazılarının ise atıl durumda olan arazilerin değerlendirilip üzerinde sürdürülebilir çevreye uygun ve son derece aktif bir şekilde kullanılıp topluma kazandırılmıştır. Tenis sporunu hobi veya performans olarak yapan herkese sürdürülebilir fayda sağlayarak sporda sürdürülebilir çevrenin spor ve rekreasyon etkisinin olumlu yönde işleyişte olduğu sonucuna ulaşılmıştır.
Doğaya saygılı yeşil finans: Dünya ve Türkiye uygulamaları
Günümüzde çevre ile ilgili yaşanan tüm sorunlar bireylerin, işletmelerin ve devletlerin ilgisiz kalamayacağı bir boyuta ulaşmıştır. Gelinen noktada sadece alınan önlemlerin yeterli olmaması farklı çevreleri daha etkin yollar izlemeye itmiştir. Bu anlamda finans çevreleri de faaliyetlerinde çevresel politikalar izlemeye başlayarak, çeşitli ürünler geliştirerek çevresel farkındalığa katılım sağlamaktadırlar. Bu çalışma ile "yeşil finans" kavramı ele alınmış ve hem dünyadaki hem ülkemizdeki faaliyet alanları incelenerek geliştirilen ürünler irdelenmiştir. Çalışmada ayrıca çevresel sorunlar ele alınmış ve geliştirilen ürünler ile hangi sorunlara çözüm bulunabileceği, bu amaç doğrultusunda dünyada ve ülkemizde geliştirilen politikalar, yeşil ekonomi ile yeşil finans arasındaki ilişki, yatırım çevreleri ve doğa için "yeşil finans" araçlarının avantajları incelenmeye çalışılmıştır. Yeşil Finans ve Yeşil Finansal Ürünler hakkında ülkemizde henüz fazla akademik çalışma bulunmasa da ülkemiz ve dünya literatürü gözden geçirilmiş, halihazırda dünyada kullanılan yeşil finansal ürünlerin tanınması amaçlanmıştır. Türkiye'nin sanayi, tarım, turizm ve nüfus bakımdan yeşil finans uygulamalarına olan potansiyelinin ve ülke geleceği için gerekliliğinin vurgulandığı bu çalışmada, özellikle enerjide dışa bağımlılığın önüne geçilmesi; tarım ve turizm alanlarında geri dönülmez tahribatların engellenmesi; sürekli artan nüfusun hem bilinçlendirilmesi hem de iş olanakları anlamında doğru yönlendirilmesi için özel ve kamu kesiminin alması gereken önlemler ile uygulanması gereken unsurlar adına öneriler getirilmiştir. Anahtar kelimeler: Yeşil Finans, Yeşil Finansal Ürünler, Sürdürülebilir Finans, Sürdürülebilir Kalkınma.
Kurumsal sosyal sorumluluğun çevre dostu davranışlara etkisinde çalışanların çevresel bağlılığı ile iş arkadaşlarının çevre duyarlılığının aracılık, ahlaki yansımaların düzenleyici rolü
Bu çalışmada, çalışanların çevre dostu davranışlarda bulunmalarını sağlayan bir takım mekanizmalar incelenmiştir. Merinos A.Ş.'nin Gaziantep ve Adıyaman bölgesinde faaliyet gösteren işletme çalışanlarının tamamı, araştırmanın evreni olarak kabul edilmiştir. Kolayda örnekleme tekniği kullanılarak, 11 Ocak 2021 ve 12 Şubat 2021 tarihleri arasında, 920 kişiden toplanan veriler çalışmanın örneklemini oluşturmaktadır. Araştırmada kullanılan ölçeklerin geçerlilik ve güveniliriliğini sağlamak için; iç güvenirlik analizi ve yapısal geçerlilik analizleri yapılmıştır. Yapılan literatür incelemesi sonucunda geliştirilen araştırma modelinde önerilen hipotezler, Hayes (2013) tarafından geliştirilen, Process Macro programı yardımıyla analiz edilmiştir. Çalışmada yapılan analizler neticesinde; çalışanların kurumsal sosyal sorumluluk algısının çevre dostu davranışları anlamlı bir şekilde etkilediği tespit edilmiştir. Ayrıca çalışma kapsamında çalışanların çevresel bağlılığı, iş arkadaşları çevre duyarlılığı ve ahlaki yansımaların dolaylı etkilerinin bulunduğu ortaya çıkarılmıştır. İleriki zamanlarda yapılacak çalışmalarda kurumsal sosyal sorumluluk ile çevre dostu davranışlar arasındaki ilişkiyi ortaya çıkarmaya yardımcı olabileceği düşünülen çevresel inanç, çevresel tutum ve kurumsal kimlik gibi aracıların bu ilişkideki etkileri inceleme konusu yapılabilir.
Çevresel ilgi, kaygı ve duyarlılığın çevre dostu ürün satın alma davranışına etkisi ve bir uygulama
Bu çalışma tüketicilerin çevresel ilgi, çevresel kaygı çevresel duyarlılık düzeyinin satın alma davranışına etkisini ölçmek üzere yapılmıştır. Çalışmada çevreye duyarlı işletmelere karşı tüketicilerin tutumu (satın alma davranışları) incelenmiştir. Bu kapsamda araştırma modeli Gaziantep'in en büyük 5 farklı alışveriş merkezinde 1074 tüketici üzerinde anket tekniği kullanılarak test edilmiştir. Elde edilen verilerin analizi sonucunda çevresel ilgi, kaygı, duyarlılık ve diğer kontrol değişkenleri (yaş, cinsiyet, medeni durum, eğitim düzeyi, vb) ile çevre dostu ürün satın alma davranışı arasında anlamlı ilişki bulunmuştur. Sonuçlara göre tüketicilerin çevresel ilgi, kaygı ve duyarlılık düzeyleri arttıkça çevre dostu ürün satın alma davranış oranları da artmaktadır.
İmalat işletmelerinde çevre duyarlılığı
Bu çalışmada; çevre duyarlılığı değişkeni ile satış performansı, maliyet, kalite, işletme imajı, toplumsal baskı, hammade-enerji-proses verimliliği ve ekolojik yapı değişkenleri arasındaki ilişkiler Gaziantep'teki 68 imalat işletmesinde anket tekniği kullanılarak analiz edilmiştir.Araştırma kapsamında elde edilen verilere göre çevre duyarlılığı değişkeni ile satış performansı, maliyet, kalite, işletme imajı, toplumsal baskı, enerji-hammadde-proses verimliliği ve ekolojik yapı değişkenleri arasında pozitif ilişki olduğu görüşü ortaya çıkmıştır. Yani çevre duyarlılığına sahip işletmelerde bu değişkenlerin pozitif olarak etkilendiği kanıtlanmıştır.Ayrıca bu çalışmada işletmelerde çevre duyarlılığının yerleşmesi için neler yapılması gerektiği ve işletmelerin ne ölçüde çevreye duyarlı olduğu tesbit edilmiştir. Elde edilen verilere göre araştırma kapsamındaki işletmelerin büyük çoğunluğun çevreye karşı duyarlı olduğu görülmüştür.
Sınıf öğretmenlerinin çevre sorunlarına ilişkin tutumlarının ve çevresel duyarlılıklarının incelenmesi
Geleneksel çevre eğitiminin yanında son yıllarda yeni yaklaşımlar ele alınmaktadır. Çevre ile ilgili bilgi düzeyinin artırıldığı, çevreye karşı olan davranış ve tutumların iyileştirilmesinin yanında olumlu yönde artırılabilmesi için yeni öğrenme kuramları, geliştirilmekte ve uygulanmaktadır. Çevreye yönelik davranış ve tutumların iyileştirilmesi için mevcut durum tespitinin yapılması ve yorumlanması elzemdir. Bu araştırmada Kastamonu il merkezinde, 2019-2020 Eğitim-Öğretim yılında faaliyet gösteren tüm okul/kurum tiplerinde Sınıf Öğretmenliği branşında görev yapan 100 Sınıf öğretmenine çevresel tutum ve çevresel duyarlılık davranış ölçekleri uygulanmıştır. Öğretmenlerin çevresel duyarlılık davranışları ve çevre sorunlarına yönelik tutumları belirlenerek, kıdem yılı, yaş ve cinsiyete göre farklılıkları incelenmiştir. Elde edilen sonuçlar değerlendirildiğinde, çalışmaya katılan tüm öğretmenlerin çevre sorunlarına yönelik olumlu tutuma ve çevresel duyarlı davranışa yüksek derece sahip olduğu belirlenmiştir. Çevresel tutumun demografik özelliklere bağlı olmadığı, çevresel duyarlı davranışın ise yaş ve kıdem yılına göre farklılık gösterdiği belirlenmiştir.
Sosyal bilgiler öğretmen adaylarının çevre bilinci duyarlılıklarına ilişkin görüşlerinin çeşitli değişkenler açısından incelenmesi
Bu araştırmanın amacı; Fırat Üniversitesi Eğitim Fakültesi Türkçe ve Sosyal Bilimler Eğitimi Ana Bilim Dalı Sosyal Bilgiler Eğitimi Bölümünde öğrenim görmekte olan sosyal bilgiler öğretmen adaylarının çevre bilinci duyarlılıklarının, çeşitli değişkenler açısından farklılık gösterip göstermediğini belirlemektir. Bu araştırmada sosyal bilgiler öğretmen adaylarının çevre bilinci duyarlılık seviyelerini belirlemek ve çeşitli değişkenler açısından incelemek amacıyla tarama modeli kullanılmıştır. Araştırmanın çalışma grubunu 2020-2021 eğitim öğretim bahar yarıyılında Fırat Üniversitesi Sosyal Bilgiler Eğitimi Bilim Dalında öğrenimine devam etmekte olan 156 sosyal bilgiler öğretmen adayları oluşturmaktadır. Araştırmada Sosyal Bilgiler öğretmen adaylarının çevresel duyarlılıklarını saptamak amacıyla, Akbaş ve Kırımlı tarafından geliştirilen üniversite öğrencilerinin çevre duyarlılığı ölçeğinden yararlanılmıştır. Verilerin analizinde, SPSS 22.0 (Statistical Packet for Social Science for Windows) paket programından yararlanılmıştır. Araştırma sonucunda; sosyal bilgiler öğretmen adaylarının, çevre bilinci duyarlılıklarının yüksek olduğu sonucuna ulaşılmıştır, Bunun yanında Çevresel Davranışlara Yönelik İfadeler ve Çevre Duyarlılığına Yönelik İfadeler boyutunda, 4. sınıf öğretmen adaylarının 1. sınıf öğretmen adaylarına göre daha yüksek düzeyde çevre bilinci duyarlılığına sahip olduğu, anne ve baba eğitim düzeyinin yüksek olmasının çevre bilinci duyarlılıklarının artmasına, ayrıca okul öncesi eğitim almanın da çevre bilinci duyarlılıklarının artmasında önemli bir etken olduğu sonuçlarına ulaşılmıştır. Anahtar kelimeler: Sosyal Bilgiler, Çevre Bilinci, Öğretmen Adayları.
Sosyal bilgiler öğretmen adaylarının çevre bilinci duyarlılıklarına ilişkin görüşlerinin çeşitli değişkenler açısından incelenmesi
Bu araştırmanın amacı; Fırat Üniversitesi Eğitim Fakültesi Türkçe ve Sosyal Bilimler Eğitimi Ana Bilim Dalı Sosyal Bilgiler Eğitimi Bölümünde öğrenim görmekte olan sosyal bilgiler öğretmen adaylarının çevre bilinci duyarlılıklarının, çeşitli değişkenler açısından farklılık gösterip göstermediğini belirlemektir. Bu araştırmada sosyal bilgiler öğretmen adaylarının çevre bilinci duyarlılık seviyelerini belirlemek ve çeşitli değişkenler açısından incelemek amacıyla tarama modeli kullanılmıştır. Araştırmanın çalışma grubunu 2020-2021 eğitim öğretim bahar yarıyılında Fırat Üniversitesi Sosyal Bilgiler Eğitimi Bilim Dalında öğrenimine devam etmekte olan 156 sosyal bilgiler öğretmen adayları oluşturmaktadır. Araştırmada Sosyal Bilgiler öğretmen adaylarının çevresel duyarlılıklarını saptamak amacıyla, Akbaş ve Kırımlı tarafından geliştirilen üniversite öğrencilerinin çevre duyarlılığı ölçeğinden yararlanılmıştır. Verilerin analizinde, SPSS 22.0 (Statistical Packet for Social Science for Windows) paket programından yararlanılmıştır. Araştırma sonucunda; sosyal bilgiler öğretmen adaylarının, çevre bilinci duyarlılıklarının yüksek olduğu sonucuna ulaşılmıştır, Bunun yanında Çevresel Davranışlara Yönelik İfadeler ve Çevre Duyarlılığına Yönelik İfadeler boyutunda, 4. sınıf öğretmen adaylarının 1. sınıf öğretmen adaylarına göre daha yüksek düzeyde çevre bilinci duyarlılığına sahip olduğu, anne ve baba eğitim düzeyinin yüksek olmasının çevre bilinci duyarlılıklarının artmasına, ayrıca okul öncesi eğitim almanın da çevre bilinci duyarlılıklarının artmasında önemli bir etken olduğu sonuçlarına ulaşılmıştır. Anahtar kelimeler: Sosyal Bilgiler, Çevre Bilinci, Öğretmen Adayları.
Lise 1. sınıfta üstbiliş stratejileri öğretiminin: Canlıların sınıflandırılmasını kavramaya , üstbiliş stratejilerinin kullanımının gelişimine ve çevre duyarlılığı kazanımına etkisi
Bu araştırma; lise 1. sınıf biyoloji dersi, `Canlıların Sınıflandırılması ve Bilinçli Birey - Yaşanabilir Çevre'' ünitelerinin öğretiminde üstbiliş stratejileri kullanımının etkisini incelemeye yönelik deneysel bir çalışmadır. Araştırmanın amacı; ilgili ünitenin öğretiminde üstbiliş stratejileri ile geleneksel (klasik) öğretim yöntemleri arasında bir farklılık olup olmadığını belirlemektir.Araştırmada `kontrol gruplu ön? son test modeli' kullanılmıştır. Araştırma 2009-2010 öğretim yılında Sakarya iline bağlı Pamukova ilçesinde bulunan Pamukova Anadolu Lisesi'nde yapılmıştır. Araştırma, biyoloji dersini aynı öğretmenden alan iki farklı sınıfa uygulanmıştır. Deney grubu 30, kontrol grubu 30 öğrenciden oluşturulmuştur. Deney grubunda üstbiliş stratejilerine uygun olarak hazırlanan çalışma yaprağı ve etkinliklerle öğretim yapılmış, kontrol grubunda ise geleneksel yöntemle ders işlenmiştir.Veri toplama aracı olarak; araştırmacı tarafından, işlenen ünite ile ilgili farklı kaynaklardan yararlanılarak çoktan seçmeli 30 soruluk bir başarı testi hazırlanmıştır. ERTEN (2004) tarafından geliştirilmiş olan Çevre Tutum Ölçeği kullanılmıştır. Ayrıca üstbiliş stratejilerini kullanma yeterliliğini ölçmek için GÖSÖ (Güdülenme ve Öğrenme Stratejileri Ölçeği) kullanılmıştır. Bu testler deney ve kontrol gruplarına araştırma başlamadan ve deneysel çalışmanın bitiminde olmak üzere iki kez uygulanmıştır.Verilerin analiz edilmesiyle elde edilen sonuçlarda, deney grubundaki öğrencilerin uygulama süreci sonunda hem üstbiliş stratejileri kullanımı hem de çevre tutumu düzeylerinde artış olduğu görülmüş, ayrıca; bu artışın kontrol grubuna oranla daha yüksek olduğu gözlenmiştir. Kontrol grubunda ise anlamlı bir artış gözlenememiştir (p >0,05).
Sınıf eğitimi ana bilim dalı öğrencilerinin çeşitli değişkenlere göre katı atık ve geri dönüşüme yönelik tutumlarının araştırılması: MAKÜ örneği
Bu çalışmada sınıf öğretmenliği bölümünde okuyan öğretmen adayı öğrencilerin katı atık ve geri dönüşüme ilişkin tutumları araştırılmıştır. Çalışmada öğretmen adaylarının katı atık ve geri dönüşüme yönelik tutumlarını belirlemek için betimsel tarama araştırma modeli işe koşulmuştur. Burdur Mehmet Akif Ersoy Üniversitesi Sınıf Eğitimi Anabilim Dalı öğrencileri, gönüllülük esasına göre amaçlı örneklem yöntemi ile belirlenmiştir. Çalışmaya toplam 137 öğretmen adayı katılmıştır. Araştırma sonunda sınıf eğitimi anabilim dalı öğrencilerinin sınıf düzeyi değişkenine göre katı atık ve geri dönüşüme yönelik tutumları ikinci sınıfların tutum puanları en yüksek düzeyde iken sırasıyla üçüncü sınıflar, birinci sınıflar ve dördüncü sınıflardır. Sınıf öğretmeni adaylarının cinsiyet değişkenine göre katı atık ve geri dönüşüme yönelik tutumlarının incelendiğinde kadın adayların ortalamalarının erkek adayların ortalamalarından daha yüksek çıkmıştır. Sınıf eğitimi ana bilim dalı öğrencilerden etkinliklere katılanların ortalamalarının, etkinliklere katılmayanların ortalamalarından daha yüksek olmasına karşın bu farkın istatistiksel olarak anlamlı olmadığı belirlenmiştir. Son olarak, öğretmen adaylarının katı atık ve geri dönüşüm konusunda bilgilerini internet, televizyon, reklam, gazete gibi medyadan edinenlerin ortalamaları, okul, ders kitabı ve arkadaşlarından edinenlerinin ortalamalarından daha yüksek olduğu görülmektedir.
Fen ve teknoloji dersi öğretmen adaylarının çevresel geri dönüşüm konusundaki duyarlılıklarının belirlenmesi
Bu araştırmada; İlköğretim Fen ve Teknoloji dersi öğretmen adaylarının çevresel geri dönüşüm konusundaki duyarlılıklarının; adayların cinsiyetleri ve üniversiteye gelmeden önceki yaşadıkları çevreye göre değişip değişmediği ölçülmek istenmiştir. Araştırmanın örneklemini, 2012-2013 eğitim öğretim yılında Fırat ve Dicle Üniversitelerinin Fen Bilgisi Öğretmenliği programında okuyan, öğrenciler oluşturmaktadır. Çalışmaya,221?i bayan (%71) 91?i erkek (%29) toplam 312 öğretmen adayı katılmıştır. Çalışmada veri toplama aracı olarak araştırmacılar tarafından geliştirilen, 5?li likert tipten oluşan `Geri Dönüşüm Duyarlılık Ölçeği? kullanılmıştır. Ölçeğin cevap seçenekleri; 1?den (Kesinlikle katılmıyorum) 5?e (Kesinlikle katılıyorum) kadar derecelendirilmiş olup, olumsuz olan ifadeler ters çevrilerek kodlanmıştır. Kapsam geçerliliği için Fırat Üniversitesi Eğitim Fakültesinde görev yapan öğretim üyelerinin görüşü alınmıştır. Uygulama sonucunda elde edilen veriler SPSS paket programı kullanılarak analiz edilmiştir. Aritmetik ortalamalar, frekans ve yüzdeler belirlenmiş, karşılaştırmalarda t-testi, tek yönlü varyans (ANOVA) çözümlemelerinden yararlanılmıştır. Elde edilen bulgulara göre öğretmen adaylarında; cinsiyet faktörünün adayların çevresel geri dönüşüm konusundaki duyarlılıklarında anlamlı bir fark teşkil etmediği tespit edilmiştir. Ayrıca üniversiteye gelmeden önceki yaşadıkları çevrenin de adayların duyarlılıkları üzerinde anlamlı bir farklılık oluşturmadığı gözlenmiştir. Anahtar Kelimeler: Çevresel Geri Dönüşüm, Cinsiyet, Çevresel Geri Dönüşüm Ölçeği, Fen ve Teknoloji
Markaların çevre dostu uygulamalarının üniversite öğrencilerinin yeşil ürünleri kullanma eğilimlerine etkisi: İnönü Üniversitesi uygulaması
Sanayileşmenin ve teknolojinin hızlı gelişmesi ile birlikte ortaya çıkan çevre sorunları özellikle 1970'lerden itibaren çevreye duyarlı pazarlama anlamı taşıyan " yeşil pazarlama" yaklaşımını doğurmuştur. Yeşil pazarlama anlayışı, tüketici istek ve ihtiyaçlarını karşılarken, ekolojik dengeye en az zararı vermeyi hedefleyen, çevre dostu pazarlama faaliyetlerini içerir. İşletmelerin pazarlama faaliyetlerini yürütürken, sosyal sorumluluk çerçevelerini belirlemelerine neden olan bu yaklaşımla birlikte işletmeler ve tüketiciler içinde yaşadıkları çevreye her açıdan daha duyarlı davranma gereğini hissetmişlerdir. Özellikle de tüketiciler çevreyi koruma konusunda sadece kurumların sorumlu olmadığını, tüketici olarak kendilerinin de satın alma kararlarıyla çevrenin korunmasına katkı sağlayabildiklerini fark etmişlerdir. Bu bağlamda markaların hem fiziksel (yeşil ürün, temiz teknoloji, kullanılan hammadde… vs )hem de sosyal sorumluluk(doğa dostu kampanyalar, çevreye dost kuruluşlarla işbirliği gibi)çerçevesinde sergiledikleri yaklaşımlar tüketicilerin satın alma kararlarında olumlu bir etki yaratmakla birlikte işletmeye rekabet avantajı ve kar sağlayacaktır. Bu çalışma, anket tekniği kullanılarak markaların uyguladıkları çevreci uygulamaların üniversite öğrencilerinin algısı ve marka tercihleri üzerindeki etkisinin belirlenmesine yönelik bir çalışma olup tüm veriler istatistiksel olarak analiz edilip yorumlanmıştır. Anahtar Kelimeler: Markalar, yeşil pazarlama, çevre dostu uygulamalar.
Tüketicilerin otomobil satın alma kararlarında yeşil pazarlamanın etkisinin tanımlayıcı veriler açısından incelenmesi
Tüketiciler için çevre konusu giderek önem kazanmaktadır. Tüketicilerin çevre konusundaki duyarlılığı için otomobil firmalarının çevre koruma yasa ve mevzuatına uyması gerekmektedir. Tüketicilerin otomobil satın alma kararlarında, yeşil pazarlamanın etkisinin tanımlayıcı veriler açısından incelenmesi için bu araştırma yapılmıştır. Bu çalışma Tekbaş Otomotiv'in Mitsubishi ve Honda Plaza showroomlarını ziyaret eden olası alıcı olan müşteri adayları ile gerçekleştirilmiştir. Bu çalışmada, kolayda örnekleme yöntemi ile seçilen 150 müşteri adayına; 3 bölüm ve 27 sorudan oluşan bir anket uygulanmıştır. Veriler SPSS 20 programı ile analiz edilmiştir. Sonuçlar incelendiğinde tüketiciler için marka imajının, otomobilin güvenlik düzeyinin ve kalitesinin önemli olduğu düşünülebilir. Bununla birlikte, çevresel sorunlarda katılımcıların çoğu bilgi sahibi olduklarını ifade etmiştir. Katılımcıların çevresel bilgilerinin yüksek olmasına karşılık farkındalık daha az görüldüğü sonucuna ulaşılmıştır.
Okul öncesi öğretmenlerinin çevresel duyarlılıkları ve çevre bilinçli tüketicilik düzeylerinin incelenmesi
Okul öncesi öğretmenlerinin çevresel duyarlılıkları ve çevre bilinçli tüketicilik düzeylerinin incelenmesi amacıyla yapılan bu çalışmada ilişkisel tarama modeli kullanılmıştır. Araştırmanın çalışma grubunu, 2017-2018 eğitim öğretim yılında İstanbul ili ilçelerinden; Beykoz, Kadıköy, Üsküdar, Küçükçekmece, Ümraniye, Sancaktepe, Çekmeköy, Beşiktaş, Ataşehir, Maltepe, Güngören, Sarıyer ilçelerinde Milli Eğitim Bakanlığına bağlı resmi ve özel anaokulları ile ilköğretime bağlı anasınıflarında görev yapan 278'i kadın 25'i erkek olmak üzere 303 okul öncesi öğretmeni oluşturmaktadır Araştırmada veri toplama aracı olarak Yeşilyurt, Gül ve Demir (2013) tarafından geliştirilen "Çevre Bilinci ve Çevresel Duyarlılık Ölçeği" ile Ay ve Ecevit (2005) tarafından hazırlanan "Çevre Bilinçli Tüketicilik Anketi"nden yararlanılarak geliştirilen "Çevre Bilinçli Tüketicilik Ölçeği" kullanılmıştır. Verilerin analizinde; iki ölçek arasındaki ilişki Spearman Brown korelasyon katsayısı kullanılarak incelenmiştir. Verilerin belirlenen değişkenler açısından anlamlı bir farklılık oluşturup oluşturmadığı bağımsız gruplar için t testi, Tek Yönlü Anova, Mann Whitney U ve Kruskal Wallis testleri ile analiz edilmiştir. Yapılan analizler sonucunda cinsiyet değişkeninin Çevresel Duyarlılık boyutunda anlamlı bir fark ortaya koymadığı, Çevre Bilinçli Tüketicilik boyutunda ise kadınların erkeklerden daha yüksek puanlar elde ettikleri görülmüştür. Ayrıca yaş ve mesleki deneyim değişkenlerinin ölçeklerin bütününde anlamlı bir fark oluşturmadığı belirlenmiştir. Ölçekler arasındaki ilişki incelendiğinde ise, okul öncesi öğretmenlerinin çevresel duyarlılıkları ile çevre bilinçli tüketicilik davranışları arasında anlamlı bir ilişki olduğu sonucuna ulaşılmıştır.