Environmental sensitivity

84 theses under this subject heading

Master'sOpen AccessTR

Yeşil pazarlama kapsamında çevresel kaygı, çevresel duyarlılık ve algılanan kalitenin yeşil ürün satın alma niyeti üzerine etkisi

Bu çalışma, yeşil pazarlama alanında çevresel kaygı, çevresel duyarlılık ve algılanan kalite faktörlerinin tüketicilerin yeşil ürün satın alma niyeti üzerindeki etkilerini incelemeyi amaçlamaktadır. Günümüzde çevresel sorunların artmasıyla birlikte hem bireylerin çevreye karşı olan davranış biçimleri hem de işletmelerin çevre dostu yaklaşımları önem kazanmıştır. Bu bağlamda araştırmada, bireylerin çevreye olan kaygılarının, çevreye olan duyarlılıklarının ve algıladıkları ürün kalitesinin, yeşil ürün satın alma niyeti üzerindeki etkisi analiz edilmiştir. Araştırma kapsamında istatistiksel bir yöntem benimsenmiş ve anket aracılığıyla toplanan veriler SPSS programında analiz edilmiştir. Yapılan veri analizleri sonucunda, çevresel kaygı, çevresel duyarlılık ve algılanan kalitenin yeşil ürün satın alma niyeti üzerinde pozitif bir etkisi olduğu belirlenmiştir. Bu bulgular, bireylerin sadece çevresel faktörler değil, aynı zamanda algılanan ürün kalitesiyle de yeşil ürünlere yöneldiğini ortaya koymaktadır. Araştırma sonuçları, işletmelerin yeşil pazarlama stratejilerini oluştururken tüketici davranışlarını dikkate almalarının gerekliliğini vurgulamaktadır. Özellikle çevre dostu üretim süreçlerinin benimsenmesi, sürdürülebilirlik ilkelerine uygun hareket edilmesi ve bu değerlerin pazarlama iletişiminde açıkça ifade edilmesi, tüketici tercihlerinde etkili rol oynamaktadır. Ayrıca çalışmada, politika yapıcılara, işletmelere ve akademik çevrelere yönelik çeşitli öneriler sunulmuştur. Bu doğrultuda, çevreci pazarlama anlayışının hem çevresel sürdürülebilirlik hem de rekabet avantajı açısından önemli katkılar sunduğu sonucuna ulaşılmıştır.

Algılanan kaliteYeşil pazarlamaYeşil ürün+2
Hale Sevin
Trakya University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2025
00
Master'sOpen AccessTR

Sürdürülebilir kalkınma çerçevesinde işletmelerde çevreye duyarlı yeşil yönetim anlayışı ve yeşil ekonomiye geçiş süreci

Önceden de hissedilen ama özellikle son yıllarda daha da fazla artış gösteren çevre sorunları hem bireyleri hem de işletmeleri doğaya karşı önlemler alma zorunluluğuna itmiştir. Sahip olunan doğal kaynakların bilinçsiz ve özensiz bir şekilde tüketilmesi sonucunda kimyasalların meydana gelmesi, üretim sürecinde oluşan atık madde miktarının da artış göstermesiyle birlikte çevre zarar görmeye başlamıştır. Ortaya çıkan bu sorunlar istenmeyen sonuçlar doğurmakta ve rahatsızlık verici görüntülere sebep olmaktadır. Bunun önüne geçilebilmesi ise kişilerin çevreye karşı sorumluluk sahibi olarak duyarlı davranmalarıyla mümkündür. Bunun yanı sıra aslında en büyük görev üretimlerimizi gerçekleştiren işletmelere ve onların çalışanlarına düşmektedir. Bugüne kadar çevrenin korunması ve kirliliğin azaltılması konusunda işletmelerin yaptıkları çalışmaların maliyetleri arttıracağına inanılmaktaydı. Ancak günümüzde yeşil yönetim anlayışıyla hareket eden birçok işletmenin çevreye yönelik olarak yaptığı yatırımların karşılığını aldığı görülmektedir. İşletmelerin bu konuda daha duyarlı davranması onlardan hizmet gören müşterilerinin de aynı şekilde tükettikleri ürünlere ve çevreye karşı bilinçlenmesi demektir. İşletmelerde uygulanan yeşil kavramı çerçevesinde ortaya çıkan sürdürülebilirlik anlayışı sayesinde bu durum daha da istenilen bir hal almaya başlamıştır. Çünkü sürdürülebilir bir anlayışla yol alan işletmelerin aynı zamanda iyi bir ekonomiye sahip olma yolunda ilerlemeleri görülen bir gerçektir. Bu çalışma kapsamında sürdürülebilir kalkınma bağlamında işletmelerde çevreye duyarlı yeşil yönetim anlayışı ve yeşil ekonomiye geçiş süreçleri incelenmeye çalışılmıştır. Anahtar Kelimeler: Çevresel Sorumluluk, Sürdürülebilirlik, Yeşil Yönetim Anlayışı, Yeşil Ekonomi, Çevreci İşletmeler

Sürdürülebilir kalkınmaSürdürülebilirlikYeşil ekonomi+5
Özge Karadaş
Tekirdağ Namık Kemal University · Sosyal Bilimler Enstitüsü
2022
00
Master'sOpen AccessTR

Örgütsel bağlılığın yeşil örgütsel davranış üzerine etkisi: Selçuk Üniversitesi idari personeli örneği

Günümüzde sürdürülebilirlik hedeflerinin kurumsal düzeyde benimsenmesi, tüm örgütler için büyük önem taşımaktadır. Bu çerçevede kamu sektörü, özel sektör ve gönüllü kuruluşlar gibi alanlarda faaliyet gösteren tüm örgütler, sürdürülebilir bir çevre politikası çerçevesinde mal ve hizmet üretme stratejisi ve politikalarını ön plana çıkarmışlardır. Özellikle üniversiteler hem eğitim hem de kurumsal sorumluluk açısından çevreci davranışların yaygınlaştırılmasında öncü kurumlardır. Üniversitelerde görev yapan idari personelin yeşil örgütsel davranış düzeyleri ve bu davranışları etkileyen faktörlerin incelenmesi, sürdürülebilirlik politikalarının tabana yayılması açısından büyük önem taşımaktadır. Bu tez çalışması, bu gereklilikten hareketle, örgütsel bağlılık ile yeşil örgütsel davranış arasındaki ilişkiyi değerlendirmeyi amaçlamaktadır. Araştırmanın temel varsayımı, örgütsel bağlılığın yeşil örgütsel davranış üzerindeki etkisi üzerine oluşturulmuştur. Çünkü örgütsel bağlılığı yüksek olan çalışanların, örgütün benimsediği strateji ve politikaları desteklemeleri ve hatta daha fazlasını yapmaya yönelik çaba ve arzularını ortaya koymaları beklenmektedir. Araştırmanın evrenini, Selçuk Üniversitesi'nde çalışan idari personeller oluşturmaktadır (N=4.354). Evrenin içinden kolayda örnekleme yöntemi ile seçilen 416 idari personel ise araştırmanın örneklemini oluşturmaktadır. Çevrim içi bir anket formu aracılığıyla elde edilen veriler, SPSS 25 ve AMOS 23 programları aracılığıyla çözümlenmiştir. Ölçeklerin geçerliliğini inceleyebilmek için doğrulayıcı faktör analizi yapılmış, güvenilirliklerini değerlendirebilmek için Cronbach Alpha katsayılarına bakılmıştır. Değişkenlere ait tanımlayıcı istatistiklerden elde edilen bulgulara göre katılımcıların orta düzeyde örgütsel bağlılığa (x̄=3,14) ve yüksek düzeyde yeşil örgütsel davranışa (x̄=4,34) sahip oldukları belirlenmiştir. Pearson korelasyon analizi bulgularına göre örgütsel bağlılık ile yeşil örgütsel davranış arasında istatistiksel olarak anlamlı ve pozitif ilişki tespit edilmiştir (r=0,227, p<0,05). Ayrıca örgütsel bağlılık ile yeşil örgütsel davranışın tüm alt boyutları arasında pozitif yönlü anlamlı ilişkiler olduğu görülmüştür. Araştırma kapsamında oluşturulan hipotezleri test edebilmek için yol analizi ve yapısal eşitlik modellemesi (YEM) uygulanmıştır. YEM analizi bulgularına göre örgütsel bağlılığın yeşil örgütsel davranış üzerinde %37 düzeyinde pozitif etkili olduğu belirlenmiştir (β=0,370, p<0,05). Ayrıca örgütsel bağlılığın, yeşil örgütsel davranışın alt faktörleri olan çevresel duyarlılık (β=0,248, p<0,05), çevresel katılım (β=0,394, p<0,05), ekonomik duyarlılık (β=0,332, p<0,05), yeşil satın alma (β=0,331, p<0,05) ve teknolojik duyarlılık (β=0,219, p<0,05) faktörleri üzerinde istatistiksel açıdan anlamlı ve pozitif yönlü etkisi olduğu tespit edilmiştir. Buna göre örgütsel bağlılığın, yeşil örgütsel bağlılığın alt faktörleri arasında en yüksek düzeyde çevresel katılım faktörü üzerinde etkili olduğu gözlenmiştir. Bu sonuçlar, üniversitelerde sürdürülebilirlik odaklı çalışan davranışlarının artırılmasında, çalışanların örgütsel bağlılıklarının güçlendirilmesinin önemli bir unsur olduğunu göstermektedir. Araştırmanın sonunda, yöneticilere ve sonraki araştırmalara yönelik çeşitli önerilere yer verilmiştir.

Yeşil örgütsel davranışlarÇevre duyarlılığıÖrgütsel bağlılık
Berna Bektaş
Selçuk University · Sosyal Bilimler Enstitüsü
2025
00
Master'sOpen AccessEN

Beyond holocene: The question of peak oil in eco-fiction

During the latest decades, significant issues that are correlated with maintaining the environmental balance and the depletion of oil reserve started to gain wide popularity amid serious challenges the world is facing today. Commonly, the nature-writings and sciences are interacting with each other in imaging, picturing out and forming the humans' life. The first question that comes to mind is what about the contribution of literature as an active role in stirring up the cultural imagination? In a point of fact, many Eco-critics and scholars started to call for a deeper invest in geological and ecological disciplines, noting that Eco-criticism is regarded as the interdisciplinary field that calls for a deeper understanding of both humans and the nonhuman's world. Accordingly, Eco-fiction works have come to evaluate the sustainable means of life, by referring to cases strained the dominant culture like the impacts of the world-wide immoderation of climate, pollution and the depletion of oil. In response to the challenges that contemporary societies pose to literature, it is important to shed light on novels that demonstrate different approaches in quest to see how the Eco-centric topics are represented and what is the relevance of oil implication? Considering the fact that Michael Crichton's State of Fear still fuels contradicted Eco-centric views and attitudes, however, focusing on the debated work aforesaid in addition to Alex Scarrow's Last light is an attempt to show that as an acknowledged approach, Geoscience in literature is better suited to arouse common sense on many phenomena articulated with the surrounding world. It can be argued that, by adopting this understanding, the two novels are able to hold on to the traditional literary concepts; thereby, constructs the route by which the development of Eco-fiction is likely to take.

Crichton, MichaelNatureLiterature+6
Mofeed Bahjat Sabrı Sabrı
İstanbul Aydın University · Sosyal Bilimler Enstitüsü
2017
00
Master'sOpen AccessTR

Grafik tasarımda çevreci ve yenilikçi yaklaşımlar

Günümüzde tüketim ekonomisi toplumun tüketim alışkanlıklarını olumsuz yönde etkilemektedir. İhtiyaç dışı tüketimle paralel olarak üretim aşamalarında kullanılan enerji ve malzemenin gereksiz harcanması ve artan tüketimle oluşan atıklar doğaya zarar vermektedir. Doğal kaynakların gün geçtikçe azalması ve doğaya verilen zarar bu tezin problemi olarak belirlenmiştir. Bu problemi temelden ele aldığımızda aşırı tüketim alışkanlığının başlangıcının henüz ürünün tasarım aşamasında olduğu görülmektedir. Aşırı tüketim alışkanlığının minimalize edilmesi adına ilk adım ise sürdürülebilir tasarımı hayatın her alanında uygulamaya geçirmemiz olacaktır. Sürdürülebilir tasarım, üretim ve tüketim aşamalarında çevreye verilen olumsuz etkileri en aza indirirken, verimliliği en üst düzeye çıkarmayı amaçlayan tasarım olarak ifade edilebilir. Bu tasarım modeli; verimliliği en üst seviyeye çıkartırken, ihtiyaç dışı tüketim ve bununla paralel olarak doğada yaratılmış olan tahribatı grafik tasarım alanında uygulanabilecek çevreci yaklaşımlarla ortadan kaldırmayı hedeflemektedir. Günümüzde insan kitlelerini etkilemenin en geniş ve kapsamlı yollarından biri televizyon ve sosyal medyada gösterilen reklamlardır. Bu reklamlar sayesinde kurumsal firmaların doğaya, sürdürülebilir yaşama ve kurumsal kimliklerine katkıları ortaya koymak bu tezin amacını oluşturmaktadır. Tezde farklı başlıklar altında çevreci grafik tasarım uygulamaları üzerinden örnekler verilmiş ve mevcut yaklaşımların geliştirilmesine ek olarak yenilikçi çözüm araştırmaları yapılmıştır. Doğal kaynakların zarar görmesini ve yok olmasını önlemek adına toplumsal bir bilinç yaratmak, mevcut bilinci destekler nitelikte fikirler oluşturmak ve bu konuya daha fazla dikkat çekerek farkındalığı artırmak açısından çalışma, literatürdeki boşluğu doldurmak adına büyük bir öneme sahiptir. Grafik tasarım alanındaki çalışmaların bu bilinçle yaratılması, çevreci uygulamalara katkı sunması ve toplumsal farkındalığı artırması çalışmanın önemini ortaya koymaktadır. Bu sınırlar çerçevesinde tasarımda etkin rol oynayan farklı alan temsilcileri olarak grafik tasarımcılar, endüstri ürün tasarımcıları ve moda tasarımcılarının ortak projelerde yer almaları çevreci yaklaşım ve yenilikçi fikirlerle ilişkileri irdelenerek, tasarım çatısı altındaki farklı disiplinlerin ortaklığının çevreci tasarıma ve nitelikli grafik tasarım materyallerine olumlu etkilerine değinilecektir.

Grafik sanatlarGrafik tasarımıTasarım+4
Nesil Türkyılmaz
İstanbul Arel University · Lisansüstü Eğitim Enstitüsü
2022
00
Master'sOpen AccessTR

Ofis tasarımlarında çevresel faktörler

Bu araştırma ofis tasarımlarında çevresel faktörleri incelemek ve çevresel faktörlerin çalışanların verimliliğine olan etkisini incelemek amacıyla hazırlanmıştır. Araştırmanın amacı doğrultusunda birinci bölümde ofis kavramı, tasarımı ve ofis tasarımlarında yeni yaklaşımlara değinilmiştir. İkinci bölümde ofis tasarımlarının ofis çalışanları açısından önemi vurgulanmıştır. Geçmişten günümüze ofis türleri araştırılmıştır. Üçüncü bölümde çalışma ortamının çalışanların verimliliğine olan etkisi incelenmiştir ve çalışma yöntemlerine değinilmiştir. Dördüncü bölümde ofis tasarımında kullanılan unsurlar üzerinden ofis ve çalışan verimliliği üstündeki etkileri incelenmiştir. Son bölümde ofis tasarımında çevresel faktörleri incelemek amacıyla paylaşımlı ofis yapıları araştırılmıştır. Workinton örneği üzerinden literatür ile uyumu anlatılmıştır.

Büro binalarıBüro tasarımıTasarım+3
Ozan Sağlam
Feyziye Schools Foundation Işık University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2019
00
Master'sOpen AccessEN

Ecocriticism: A study of the relationship between literature and the physical environment in prodigal summer and flight behaviour By Barbara Kingsolver and The Jungle and The Oil By Upton Sinclai̇r

A duality-based epistemology raises human to a more specific status by separating it from the universe and, takes it to the top of nature hierarchically with the Cartesian thought. The place of the human in nature will be examined in Upton Sinclair's The Jungle and Oil! and Barbara Kingsolver's Prodigal Summer and Flight Behavior. It will be examined in the light of postmodernism how these two authors discuss the subjects such as ecological equilibrium, deep ecology, environmental concern, ecofeminism, capitalism, and socialism in their works. In the early ages of literature, in his work The State, Plato argues that the world of thought proceeded from the cave civilization and it is still defended as a quite logical theory in the conditions of the 21st century. In the Middle Ages, Thomas More refused to follow this cave civilization, so-called having blinders on the desires, by creating a utopian world in which people have everything they want. It is the society itself making them worthless and excluded just as what constitutes all sociological values is the individuals of the society. By the quotations from works by different authors, it will be supported how the religion is exploited and how the women's rights are abused. It will be discussed in detail how postmodernism is reflected in literature and social life and how it differs from modern society. It will be implied how "The American Dream", one of the greatest symbols of capitalism, is placed in the postmodern literature.

Literary trendsEcocriticismEconomic evaluation+6
Rıdvan Gül
Van Yüzüncü Yıl Üniversity · Sosyal Bilimler Enstitüsü
2019
00
Master'sOpen AccessTR

Çevreci sivil toplum örgütleri üzerine sosyolojik bir araştırma: Van kent merkezi örneği

Bu çalışmanın amacı, Van kent merkezinde faaliyet gösteren çevreci sivil toplum örgütlerinin çevrecilik çerçevesinden incelenmesidir. 19. yüzyılda Batı Avrupa ülkelerinde başlayan endüstrileşme, toplumların sosyal ve ekonomik refah anlayışlarını değiştirmiştir. Gelişmiş ülkelerde ortaya çıkan çevre riskleri başta önüne geçilebilecek sorunlar olarak algılanmıştır. Ancak zamanla doğal kaynakların tükeniyor olması, biyolojik çeşitliliğin azalması ve ormansızlaşma önüne geçilemeyecek riskleri ortaya çıkarmıştır. Çevrecilik yaklaşımı da bu toplum yapısı içerisinde doğmuştur. Çevreci sivil toplum örgütleri itici bir güç haline gelerek kamu kurumlarına karşı baskı oluşturma özelliğine sahip olmuşlardır. Ancak zaman içerisinde değişime uğrayan sivil toplum örgütleri farklılaşmıştır; çevre tahribatlarına karşı daha reformist ve ılımlı olan çevrecilik anlayışı hâkim olmaya başlamıştır. Tez araştırmasında nitel araştırma yönteminin yarı yapılandırılmış görüşme tekniğine uygun olarak görüşme formları hazırlanmıştır. Van kent merkezinde faaliyet gösteren iki vakıf ve on üç derneğe ulaşılmış; görüşmeyi kabul eden on beş erkek ve beş kadınla birlikte 20 görüşme yapılmıştır. Deşifre edilen görüşmeler temel alınarak gerçekleştirilen veri analizi sonucunda belirli temalar ortaya çıkmıştır. Bulgularda, çevreci sivil toplum örgütlerinin projecilik, gönüllülük, profesyonellik, çatışma ve lobicilik özellikleri dikkat çekmektedir. Van'daki çevreci sivil toplum kuruluşları çevre felaketlerine karşı ılımlı, çatışmadan uzak, projeler üreten kuruluşlar olarak değerlendirilmektedir.

Sivil toplumSivil toplum örgütleriSosyolojik analiz+5
Sibel Yol
Van Yüzüncü Yıl Üniversity · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2019
00
Master'sOpen AccessTR

Çevre hakkı çerçevesinde İran'ın Urmiye Gölü'ndeki uygulamaları

Günümüzde çevre hakkı hızla gelişimini tamamlayan, üçüncü kuşak haklar içerisinde bulunan bir insan hakkıdır. Çevre hakkının bu kadar ön planda olması öncelikli olarak yaşanan çevre sorunlarının öneminden kaynaklanmaktadır. Ayrıca çevre sorunları incelendiğinde ulusal sınırları aşan niteliğinin bulunduğu yaygın şekilde kabul gören bir durumdur. Bu sebeple çevre hakkı sadece ulusal hukukun değil, sınırları aşan şekilde insan haklarının ve uluslararası hukukun konusunu oluşturmaktadır. İran'ın Güney Azerbaycan Bölgesi'nde bulunan Urmiye Gölü ve çevresi, son 50 yıldır çevre sorunları ile karşı karşıyadır. Bu konu hakkında durumun ciddiyetini bildiren çalışmalar genel olarak kuruma sebepleri ve çözüm başlıkları üzerinde durmaktadır. Etkin havza yönetiminin bulunmaması, kalkınma amaçlı devlet müdahalesi ve iklim değişikliği, genel kuruma sebeplerini oluşturmaktadır. Kalkınma amaçlı yapılan barajlar ve yol inşası ayrıca tarımda kendi kendine yetme politikası gereği planlanan projeler, gölün bugünkü durumuna gelmesindeki en önemli sebeplerdir. Yapılan çalışmalarda, devletin müdahalelerinin etkileri açık bir şekilde de belirtilmiş olmasına rağmen İran, gölün kurumasını engellemek için gerekli ve etkili adımları atmamaktadır. Urmiye Gölü'nün durumunu ortaya koyan çalışmaların olmasının yanında, benzer felaketi yaşayan Aral Gölü'nün durumu da Urmiye Gölü ve çevresindeki ekosistem için örnek oluşturmaktadır. Çevre hakkının korunmasını amaçlayan uluslararası çevre hukukunun kaynakları, antlaşmaların temelini oluşturan ilkeler ve imzalanan sözleşmelerdir. Bu ilkeler ve sözleşmeler kapsamında İran'ın Urmiye Gölü ve çevresindeki uygulamaları incelenecek ve çevre hakkı ihlalleri tespit edilecektir.

Kamu HukukuUrmiye GölüÇevre duyarlılığı+3
Hilal Ceyhan
Hacettepe University · Sosyal Bilimler Enstitüsü
2019
00
Master'sOpen AccessTR

Tüketicilerin akaryakıt istasyonu tercihini etkileyen faktörlerin çok kriterli karar verme yöntemlerinden analitik hiyerarşi prosesi yöntemi ile tespitine yönelik Ankara ilinde bir araştırma

Günümüzde, çevresel bozulma hakkındaki artan çevresel farkındalık, tüketicilerin tüketim biçimlerini ve satın alma davranışlarını etkileyen temel faktörlerden biri olmaya başlamıştır. Ulaşımdan kaynaklanan sera gazı emisyonlarının neden olduğu küresel ısınma tehlikesi konusunda bilinçlenen tüketiciler, yeşil ulaşıma yönelme ve akaryakıt satın alma davranışlarını bu farkındalığa göre şekillendirme eğilimi içine girmişlerdir. Türkiye'de akaryakıt sektöründe yaşanan yoğun rekabet karşısında akaryakıt istasyonlarının değişen tüketici profiline uygun stratejiler geliştirmeleri, tüketicileri anlamaları, değişen ihtiyaçlarını belirlemeleri ve bu ihtiyaçları tatmin etmeleri rakiplere karşı üstünlük sağlamaları adına oldukça önemli hale gelmiştir. Araştırmanın amacı, tüketicilerin akaryakıt istasyonu tercihlerini etkileyen faktörleri belirlemek ve tüketicilerin çevresel tutum ve davranışlarının akaryakıt istasyonu tercihlerini ne ölçüde etkilediğini tespit etmektir. Araştırma kapsamında, tüketicilerin akaryakıt istasyonu tercihini etkileyen faktörlerin tespit edilmesi amacıyla Ankara ilinde, amaca yönelik örnekleme yöntemi ile seçilen 400 tüketiciye ve bu faktörlerin önem ağırlıklarının belirlenebilmesi için yine aynı ilde aynı örnekleme yöntemiyle seçilen 150 tüketiciye yüz yüze anket uygulaması yapılarak veriler toplanmıştır. Elde edilen verilere, keşfedici faktör analizi ve Analitik Hiyerarşi Prosesi (AHP) analizi uygulanmıştır. Analiz sonucunda satış promosyonları, fiyat, ödeme imkanları, marka, istasyonun konumu ve teknik hizmetler faktörlerinin tüketicilerin akaryakıt istasyonu tercihinde en etkili faktörler olduğu tespit edilmiştir. Analiz sonucuna göre çevre bilinçli tüketicilerin akaryakıt istasyonu tercihlerini, çevresel sorumluluk ve şeffaflık ve çevresel uygulamalar faktörlerinin önemli düzeyde etkilediği belirlenmiştir. Anahtar kelimeler: Akaryakıt, Akaryakıt Ürünleri, Yeşil Pazarlama, Tüketici Tercihleri, Akaryakıt İstasyonu, Akaryakıt Tüketicileri, Çevre Bilinçli Tüketiciler, Analitik Hiyerarşi Prosesi, Çok Kriterli Karar Verme

AkaryakıtAkaryakıt istasyonlarıAnalitik hiyerarşi süreci+6
Mehmet Fatih Açar
Osmaniye Korkut Ata University · Sosyal Bilimler Enstitüsü
2016
00
Master'sOpen AccessEN

Exploring social justice implications of mitigation policies: Positions of climate action advocates in Turkey

Studies show that in the absence of corrective complementary social policies, environmental mitigation policies are very likely to fail to provide overall positive societal results. Although the challenges should be addressed to ensure a sustainable and equitable transition, so far scant attention has been directed to rebuilding the economy in a low-carbon and at the same time in a just manner, especially in the context of developing countries. Based on 21 in-depth interviews conducted with climate advocates in Turkey, the ways they address the impacts of mitigation policies on affordability, employment, equality, and social cohesion, as well as social policies they suggest offsetting the potentially-detrimental effects of mitigation policies are investigated. After reviewing briefly utilitarian, distributive, participatory, and capabilities approaches to environmental justice in the context of mitigation policies, the study proposes an analytical tool—by proposing a quadrant of justice—to map the corresponding justice approaches of various social measures recommended by climate advocates. The results of the study are as follows: a) Climate advocates consider the social impacts of low-carbon investments as relatively positive, while assessing the social risks of the policies that will impose sanctions on carbon-intensive industries as high; b) for the complementary social policies, climate advocates challenge the existing socio-economic structure when it comes to adopting a combination of different justice typologies; c) although the academic research on the social impacts of mitigation policies have increased quantitatively and qualitatively recently, the issue is not by and large on the agenda of climate advocates in Turkey.

Mitigation policiesSocial Risk Mitigation ProjectSocial justice+6
Gökçe Yeniev
Boğaziçi University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2022
00
Master'sOpen AccessTR

Çevre içerikli belgesel filmlerin yabancı dil olarak Türkçe öğrenen öğrencilerin sözcük dağarcığı gelişimine katkısı: Yuva belgeseli örneği

Çevre içerikli belgesel filmlerin yabancı dil olarak Türkçe öğrenen öğrencilerin sözcük dağarcığı gelişimine katkısının belirlenmesine yönelik sorulara cevap arandığı bu çalışma, deneysel ve nicel desende bir tarama araştırmasıdır. Çalışmanın evrenini Bursa Uludağ Üniversitesi Türkçe Öğretimi Uygulama ve Araştırma Merkezi'nde (ULUTÖMER) Türkçe öğrenen hazırlık sınıfı öğrencileri oluşturmaktadır. Bu çalışmada materyal olarak Arthus-Bertrand'ın (2009) "Yuva" isimli çevre belgesel filminin senaryosunda yer alan sözcükler kullanılmıştır. Kullanılan sözcükler -DİAOÖÇ (Diller İçin Avrupa Ortak Öneriler Çerçevesi) B2 düzeyi kazanımlarına uygun olacak biçimde- B2 düzeyine uyarlanarak sözcük dağarcığı testi şeklinde uygulanmıştır. Veriler 2020-2021 güz döneminde ULUTÖMER'de Türkçe öğrenen öğrencilere uygulanan "Sözcük Dağarcığı Testi" formu, "Öğrenci Profili ve Görüş Belirleme" ve "5'li Likert Tipi" ölçekleriyle toplanmıştır. Toplanan veriler nicel veri analiz yöntemleriyle analiz edilerek ön ve son sözcük dağarcığı testleri arasındaki olası farklılıklar belirlenmiştir. Belirlenen farklılıkların ortalamasının, öğrencilerin dil yetilerine, günlük ve çevresel sözcük dağarcığı gelişimine katkı sağlayıp sağlamadığını ortaya koymak için ön-son test arasında bağımlı gruplar t - testi (paired-sample's t-testi) yapılmıştır. Anahtar Kelimeler: Belgesel Film, Sözcük Dağarcığı Öğrenimi, Türkçe Öğretimi, Türkçe Öğretiminde Film, Yuva Belgeseli

Belgesel filmDil öğrenimiDil öğrenme yöntemleri+7
Mohammad Asif Alı
Bursa Uludağ Üni̇versi̇ty · Eğitim Bilimleri Enstitüsü
2022
00
Master'sOpen AccessTR

Sürdürülebilir çevre bilinci ve çevresel duyarlılığın ekolojik ürün satın alma davranışına etkisi

Bu çalışmanın amacı üniversite öğrencilerinin sürdürülebilir çevre bilinci ve çevresel duyarlılıklarının ekolojik ürün satın alma davranışına davranışına etkisini araştırmaktır. Bu amaç doğrultusunda 2021 yılında Gaziantep Üniversitesi'nde eğitim gören öğrencilerden anket aracılığıyla elde edilen veriler ile çalışma yürütülmüştür. Araştırmanın örneklemini 418 öğrenci oluşturmaktadır. Elde edilen veriler ile açımlayıcı faktör analizi, doğrulayıcı faktör analizi, T testi, One-way ANOVA testi ve yepısal eşitlik modeli kullanılarak analizler yapılmıştır. Araştırma sonucunda sürdürülebilir bilgi ve sürdürülebilir tutumun ekolojik ürün satın alma davranışına anlamlı bir etkisi olmadığı ancak sürdürülebilir davranış ve çevresel duyarlılığın ekolojik ürün satın alma davranışına anlamlı ve pozitif bir etkisi olduğu görülmüştür. Katılımcıların demografik özellikleri doğrultusunda yapılan analiz sonuçlarında cinsiyet ve gelir düzeyi ile sürdürülebilir çevre bilinci, sürdürülebilir bilgi ve çevresel duyarlılık düzeyleri arasında anlamlı bir farklılık olduğu ancak sürdürülebilir tutum sürdürülebilir davranış ve ekolojik ürün satın alma davranışı arasında anlamlı bir farklılık oluşmadığı tespit edilmiştir Yapısal eşitlik modelinde sürdürülebilir bilgi, sürdürülebilir tutum, sürdürülebilir davranış ve çevresel duyarlılığın, ekolojik ürün satın alma davranışının %60,5'ini açıklayabildiği belirlenmiştir.

Ekolojik ekonomiEkolojik faktörlerSatın alma+7
Fatma Kılıç
Gaziantep University · Sosyal Bilimler Enstitüsü
2022
00
Master'sOpen AccessTR

Sürdürülebilir kalkınma temeline dayalı yaşanabilir çevre oluşturulması: Eskişehir Tepebaşı ilçesi örneği

Günümüzde enerjiye olan aşırı talep nedeniyle her türlü enerji kaynağının kullanımı çevresel sorunları da beraberinde getirmektedir. 1992 Rio Konferansı ve 1996 yılında Habitat-2 Kent Zirvesi'nde sürdürülebilirlik ve yaşanabilir çevre oluşumu amaçlarının benimsenmesi günümüzde sürdürülebilir kentsel gelişmenin "ekolojik temele" dayandırılmasını gerektirmektedir. Nitekim tüm bunlar sürdürülebilir kalkınma ve sürdürülebilir kentsel gelişme kavramlarının günümüz ve gelecek kuşaklar için daha iyi bir yaşam kalitesi, ekonomik ve toplumsal kalkınmayla birlikte çevrenin korunması gerekliliğini beraberinde getirmektedir. Bu amaçla örnek model olarak alacağımız Eskişehir Tepebaşı İlçesi bir rol model olarak tercih edilmektedir. Çalışmada sürdürülebilir kentsel gelişmenin, bilhassa kentsel değişim ile beraberinde getirdiği gelişmenin çevreye zarar vermeyecek şekilde yönlendirilmesi açısından ele alınmak istenmektedir. Tepebaşı İlçe Belediyesi, tüm bu aşamaları gerçekleştirirken küresel ısınmanın en önemli unsuru sayılan karbondioksit emisyonu oluşturmamayı ve sera gazı gibi çevresel sorunlara sebebiyet vermemeyi hedeflemesinden dolayı ülkemizde sürdürülebilir çevre ve kalkınma anlayışına hizmet etmede yol gösterici nitelikte olması beklenmektedir. Anahtar Kelimeler: Sürdürülebilirlik, Sürdürülebilir Çevre, Sürdürülebilir Kalkınma.

Sürdürülebilir enerjiSürdürülebilir kalkınmaSürdürülebilir kentleşme+5
Zehra Lale
Anadolu University · Sosyal Bilimler Enstitüsü
2016
00
DoctorateOpen AccessTR

İlköğretim programlarında yer alan "çevre duyarlılığı" ve "bilişim teknolojilerine" ilişkin kazanımların gerçekleşme düzeylerinin incelenmesi

Bu araştırmanın amacı, ilköğretim programlarında yer alan hem "çevre duyarlılığı" hem de "bilişim teknolojileri"ne yönelik kazanımların gerçekleşme düzeylerini tespit etmektir. Ayrıca araştırmada çeşitli değişkenler açısından öğrencilerin çevre duyarlılık düzeylerini ve bilişim teknolojilerine yönelik tutum ve bilişim teknolojileri okuryazarlık düzeylerini belirlemek amaçlanmıştır. Öğrencilerin çevre duyarlılığını ölçmek amacıyla "çevre duyarlılığı ölçeği", bilişim teknolojilerine yönelik tutumlarını ölçmek amacıyla "bilişim teknolojilerine yönelik tutum ölçeği" ve bilişim teknolojilerine yönelik okuryazarlıklarını belirlemek amacıyla da "bilişim teknolojileri okuryazarlığına yönelik başarı testi" geliştirilmiştir. Araştırmanın bulgularına göre, öğrencilerin çevre duyarsızlıklarının düşük, çevre duyarlılıklarının da nispeten yüksek düzeyde olduğu söylenebilir. Öğrencilerin bilişim teknolojilerine yönelik ilgisizlik ve kaygıları düşük ve olumsuz iken, bağımlılık ve ilgileri orta düzeyde ve olumludur. İlköğretim 8. sınıf öğrencilerin bilişim teknolojileri okuryazarlıkları orta düzeydedir. İlköğretim sekizinci sınıf öğrencilerinin bilişim teknolojilerine yönelik tutumlarında ilgisizlik, bağımlılık, kaygı ve ilgi değişkenleri birlikte, öğrencilerin çevre duyarsızlık ve çevre duyarlılık puanlarıyla orta düzeyde ve anlamlı bir ilişki göstermektedir. İlköğretim sekizinci sınıf öğrencilerin bilişim teknolojileri okuryazarlık puanlarıyla çevre duyarsızlık puanları düşük düzeyde ve anlamlı bir ilişki göstermektedir. İlköğretim sekizinci sınıf öğrencilerinin bilişim teknolojilerine yönelik tutumlarında ilgisizlik, bağımlılık, kaygı ve ilgi değişkenleri birlikte, öğrencilerin bilişim teknolojilerine yönelik okuryazarlık puanlarıyla orta düzeyde ve anlamlı bir ilişki göstermektedir. Anahtar Sözcükler: İlköğretim (1-8. Sınıflar) Programları, Çevre Duyarlılığı, Bilişim Teknolojileri, Çevre Duyarlılığı Ölçeği, Bilişim Teknolojilerine Yönelik Tutum Ölçeği, Bilişim Teknolojileri Okuryazarlığına Yönelik Başarı Testi

Bilgi teknolojisiDers programlarıTeknoloji okuryazarlığı+6
Dilek Aydoğan
İnönü University · Eğitim Bilimleri Enstitüsü
2013
00
Master'sOpen AccessTR

İlköğretim sosyal bilgiler dersinde gözlem gezisi uygulamasının öğrencilerin eleştirel düşünme becerisine ve çevre duyarlılığına etkisi

?İlköğretim Sosyal Bilgiler dersinde gözlem gezisi uygulamasının öğrencilerin eleştirel düşünme becerilerine ve çevre duyarlılıklarına etkisi var mıdır?? sorusunun problem olarak alındığı bu deneysel araştırmanın çalışma grubunu Çanakkale ili Ayvacık ilçesi Küçükkuyu beldesi Fernur Sözen İlköğretim Okulu 2008?2009 eğitim öğretim yılı 5. sınıf öğrencileri oluşturmaktadır.Araştırmanın verilerini toplamak için Demir (2006) tarafından geliştirilen eleştirel düşünme ölçeği ile araştırmacı tarafından geliştirilen çevresel duyarlılık ölçeği kullanılmıştır.Öğrencilerin eleştirel düşünme ölçeği ve çevresel duyarlılık ölçeği öntest ve sontestten aldıkları puanlar SSPS 10.0 programı kullanılarak analiz edilmiştir. Araştırma sonucunda,?Deney grubu öğrencilerinin gözlem gezisi uygulaması sonucunda eleştirel düşünme becerilerinde anlamlı düzeyde yükselme olmuştur.?Kontrol grubu öğrencilerine öğretmen kılavuz kitabına uygun öğretim sonucunda öğrencilerin eleştirel düşünme becerilerinde anlamlı bir farklılık görülmemiştir.?Deney grubu ve kontrol grubu öğrencilerinin eleştirel düşünme becerileri sontest toplam puanları karşılaştırıldığında anlamlı bir farklılık bulunmamıştır.?Deney grubu öğrencilerinin gözlem gezisi uygulaması sonucunda çevresel duyarlılıklarında anlamlı düzeyde yükselme olmuştur.?Kontrol grubu öğrencilerine öğretmen kılavuz kitabına uygun öğretim sonucunda öğrencilerin çevresel duyarlılıklarında anlamlı bir farklılık görülmemiştir.?Deney grubu ve kontrol grubu öğrencilerinin çevresel duyarlılık sontest toplam puanları karşılaştırıldığında deney grubu lehine anlamlı bir farklılık bulunmuştur.Araştırma sonucunda öğretmenlere, velilere, araştırmacılara ve Milli Eğitim Bakanlığı'na gözlem gezisi uygulamasının yapılması için gerekli olanak ve kolaylıkların sağlanması ve etkisinin araştırılması, eleştirel düşünebilen ve çevreye duyarlı öğrenciler yetiştirmek için çeşitli uygulamaların yapılmasına yönelik önerilerde bulunulmuştur.Anahtar Kelimeler: Sosyal bilgiler, gözlem gezisi, eleştirel düşünme, çevresel duyarlılık.

DuyarlılıkEleştirel düşünceGezi-gözlem yöntemi+8
Seçil Açar
Çanakkale Onsekiz Mart University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2010
00
Master'sOpen AccessTR

Sosyal Bilgiler öğretmenlerinin çevre bilgisi ve sürdürülebilir çevre tutum düzeyleri arasındaki ilişkinin incelenmesi

Sosyal Bilgiler Öğretmenlerinin Çevre Bilgisi ve Sürdürülebilir Çevre Tutum Düzeyleri Arasındaki İlişkinin İncelenmesi Bu çalışma sosyal bilgiler öğretmenlerinin çevre bilgisi ve sürdürülebilir çevre tutum düzeyleri arasındaki ilişkiyi incelemek amacıyla yapılmıştır. Araştırmada nicel araştırma yöntemlerinden korelasyonel (ilişkisel) araştırma modeli kullanılmıştır. Araştırmanın katılımcılarını 2015-2016 eğitim-öğretim yılında Kütahya İl Milli Eğitim Müdürlüğü'ne bağlı resmi ortaokullarda görev yapan 136 sosyal bilgiler öğretmeni oluşturmuştur. Veriler Yıldız (2011) tarafından geliştirilen "Sürdürülebilir Çevre Tutum Ölçeği" ve Karatekin (2011) tarafından geliştirilen "Çevre Bilgi Testi" kullanılarak toplanmıştır. Veriler frekans, yüzde, aritmetik ortalama, standart sapma, Mann Whitney U ile Kruskall Wallis testleri ve Spearman Brown Sıra Farkları korelasyon katsayısı kullanılarak analiz edilmiştir. Araştırmanın sonucunda sosyal bilgiler öğretmenlerinin çevre bilgi düzeylerinin ve olumlu sürdürülebilir çevre tutumlarının yüksek düzeyde olduğu görülmüştür. Ayrıca sosyal bilgiler öğretmenlerinin çevre bilgileri ve sürdürülebilir çevre tutumlarının cinsiyet ve mesleki kıdeme göre anlamlı farklılık göstermediği belirlenmiştir. Son olarak öğretmenlerin çevre bilgisi ve sürdürülebilir çevre tutumları arasında anlamlı bir ilişki olmadığı tespit edilmiştir. Anahtar kelimeler: Çevre sorunları, çevre eğitimi, çevre bilgisi, sürdürülebilir çevre tutumu.

Sosyal bilgilerSosyal bilgiler dersiSosyal bilgiler eğitimi+5
Oğuzhan Yıldız
Kütahya Dumlupınar University · Eğitim Bilimleri Enstitüsü
2019
00
Master'sOpen AccessTR

Yeşil pazarlama faaliyetlerinin tüketiciler üzerindeki etkileri ile ilgili bir uygulama

Küreselleşme, teknolojik ilerleme, nüfus artış hızı ve tüketici beklentileri işletmeler arası rekabetin artmasına neden olmuştur. Bu artış aynı zamanda çevre kirliliğini artırmıştır. Bu artış gün geçtikçe artan çevre sorunlarını tetiklemiş ve gelecek nesiller için yaşanabilir bir dünya bırakma konusunda endişeler artmıştır. Doğal kaynakların kıt olması nedeniyle zaman içinde tüketiciler, devlet çevresel duyarlılığı yüksek kuruluşlar duyarlılık göstermeye başlamışlardır. Bu duyarlılık tüketicilerin çevre dostu yeşil ürün satın almalarıyla yeşil pazarlama uygulamaları doğmuştur. Yapılan bu çalışmanın amacı tüketicilerin çevre duyarlılığı, yeşil pazarlama ve tüketici satın alma kararı arasındaki ilişkinin belirlenmesidir. Bu amaçla Kütahya ili SERA alışveriş merkezinde 210 tüketiciye gönüllülük esasına göre ulaşılmıştır. Elde ettiğimiz bulgularla çevre duyarlılığı ile tüketici satın alma kararı arasında pozitif yönlü anlamlı ilişkileri tespit edilmiştir. Ayrıca, yeşil pazarlama ile tüketici satın alma kararı arasında pozitif yönlü anlamlı ilişkileri tespit edilmiştir. Demografik değişkenlerden cinsiyet ile çevre duyarlılığı, yeşil pazarlama ve tüketici satın alma kararı arasında anlamlı farklılığa rastlanmamıştır. Demografik değişkenlerden medeni durum ile çevre duyarlılığı ve tüketici satın alma kararı arasında anlamlı farklılık tespit edilmişken yeşil pazarlama ile arasında anlamlı farklılığa rastlanmamıştır. Ayrıca tüketicilerin çevre dostu ürünleri satın almak istediklerinde %21,15 daha fazla ödeme yapacakları tespit edilmiştir. Anahtar Kelimeler: Yeşil pazarlama, Çevre Duyarlılığı, Tüketicinin Satın alma Kararları

PazarlamaPazarlama yöntemleriSatın alma kararı+4
Sadık Başköy
Kütahya Dumlupınar University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2019
00
Master'sOpen AccessTR

Yeşil mutfak uygulamaları: Gaziantep örneği

Dünyada birçok kaynağın insanoğlu tarafından hızla tüketilmesi ve meydana gelen çevre sorunları, çevreyle sürekli etkileşimde olan turizm sektörünü derinden etkilemektedir. Turistlerin bozulmamış doğayı tercih etmeleri turizm sektörünü çevreye duyarlı olmaya ve gerekli çevresel uygulamalar yapmaya yöneltmiştir. Gaziantep'teki turizm işletmelerinin çevresel duyarlılık kapsamında yeşil mutfak uygulamalarının araştırıldığı bu çalışmanın ampirik uygulama alanı, 3,4 ve 5 yıldızlı otel işletmelerini ve yiyecek içecek işletmelerinin restoranlarını kapsamaktadır. Bu çerçevede araştırmanın temel amacını, işletme çalışanlarının yeşil mutfak uygulamalarına bakış açılarının değerlendirilmesi ve bu kapsamda yapılan uygulamaların neler olduğunun tespit edilmesi oluşturmaktadır. Söz konusu amaç doğrultusunda geliştirilen anket formu, 2022 yılının Temmuz ve Ağustos ayları arasında kolayda örneklem yöntemi esas alınarak Gaziantep'te bulunan otel ve yiyecek içecek işletmelerinin 194 mutfak çalışanına uygulanmıştır. Yapılan ampirik analiz sonucunda otel ve yiyecek içecek işletmeleri çalışanlarının yeşil mutfak ve yeşil mutfak uygulamalarına ilişkin değerlendirmelerine dair geliştirilen ölçeğin 14 önerme ve "mutfakta israf önlemeye yönelik uygulamalar, mutfakta enerji tasarruflu araçların kullanımı, çevreye duyarlı ürünlerin tercih edilmesi, işletmelerin çevre dostu uygulamaları, mutfakta atık yönetimi ve geri dönüşüm olmak üzere 5 boyuttan oluştuğu tespit edilmiştir. Normal dağılımının tespit edilmesinin ardından farklılık analizleri ve korelasyon analizi uygulanmıştır. Analiz sonucunda otel ve yiyecek içecek çalışanlarının yeşil mutfak ve yeşil mutfak uygulamalarına dair değerlendirmelerinin genel anlamda olumlu olduğunu fakat işletmelerin yeşil mutfak uygulamalarının yetersiz olduğu tespit edilmiştir. Son olarak araştırmadan elde edilen bulgulara göre çeşitli öneriler sunulmuştur. Araştırma sonuçlarına göre yiyecek içecek ve otel işletmelerine, atık yönetimi, gıda israfı, enerji tasarrufu gibi konularda eğitimlerin verilmesi gerektiği ve işletme yöneticilerinin yeşil mutfağı kapsayan çalışmalar yapmaları önerilmektedir. Anahtar Kelimeler: Çevresel Duyarlılık, Yeşil Mutfak, Gaziantep

GaziantepMutfakTurizm+5
Esma Çokadar
Gaziantep University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2023
00
Master'sOpen AccessTR

Ekogirişimcilik: Gaziantep Üniversitesi'nde bir uygulama

Bu çalışma öğrencilerin çevresel bilinç, çevresel duyarlılık ve ekogirişimciliğin güçlü yapısının ekogirişimcilik yönelimine etkisini ölçmek üzere yapılmıştır. Bu kapsamda araştırma modeli, Gaziantep Üniversitesi İktisadi ve İdari Bilimler Fakültesi'nde 233 öğrenci üzerinde anket tekniği kullanılarak test edilmiştir. Elde edilen verilerin analizi sonucunda çevresel bilinç, çevresel duyarlılık, ekogirişimciliğin güçlü yapısı, cinsiyet, yaş ve öğrenim türü ile ekogirişimcilik yönelimi arasında anlamlı ilişki bulunmuştur. Sonuçlara göre çevresel bilinç, çevresel duyarlılık ve ekogirişimciliğin güçlü yapısı artıkça ekogirişimcilik yönelimi de artmaktadır. Anahtar Kelimeler: Çevre, Çevresel Bilinç, Çevresel Duyarlılık, GiriĢimcilik,EkogiriĢimcilik, EkogiriĢimcilik Yönelimi

EkogirişimcilikEkolojiÇevre+3
Meryem Gül
Gaziantep University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2014
00
Master'sOpen AccessTR

Çevre dostu tüketimde anne kimliği rolünün Planlı Davranış Teorisi kapsamında incelenmesi

(2011)'e göre kadınlar çevreci hareketin başlangıcından itibaren çevre dostu tüketimde merkezi bir rol üstlenmektedirler. Kadının anne kimliğine bürünmesi; çevreci harekete ve çevre dostu tüketime daha aktif katılım için bir güdüleyici olarak tanımlanmaktadır (Ray 2011; Atkinson, 2014). Çalışmada çevre dostu ürün tüketim niyetinde anne kimliği rolünün Planlı Davranış Teorisi (PDT) kapsamında incelenmesi amaçlanmaktadır. Bu doğrultuda, PDT modeli öz-kimlik bileşeninin orjinal modele dâhil edilmesi ile genişletilmiştir. Ayrıca annelerin çevreci ürün satın alma niyetleri, genişletilmiş PDT modeli kapsamında, kendileri için çevreci ürün satın alma niyeti, çocukları/bebekleri için çevreci ürün satın alma niyeti ve aile üyeleri için çevresel satın alma niyeti olmak üzere ayrı ayrı incelenmiştir. Çalışmanın örneklemini 0-6 yaş grubu çocuğu olan anneler oluşturmaktadır. Bu doğrultuda 357 anne ile anket yapılmış, anketlerin güvenilirlik ve geçerlilikleri dikkate alınarak veri setine 330 anket dâhil edilmiştir. Yapılan analizlerde tüketici tutumunun, sosyal normların, algılanan tüketici davranışının ve yeşil öz kimliğin davranışsal niyet üzerindeki etkisi değerlendirilmiştir. Çalışma sonucunda, annelerin kişisel kullanımları için çevreci ürün satın alma niyetlerine ilişkin; çevresel tutum, çevresel öznel norm ve çevresel algılanan davranışsal kontrol her iki modelde (PDT orijinal modeli ve genişletilmiş PDT modeli) de davranışsal niyeti anlamlı ve pozitif yönde etkilemektedir. Annelerin aile üyeleri için çevre dostu ürün satın alma niyetleri incelendiğinde; çevresel tutum, çevresel öznel norm ve çevresel algılanan davranışsal kontrol, niyet üzerinde anlamlı ve pozitif yönde bir etkiye sahipken, çevreci öz-kimlik algısı modele dâhil edildiğinde çevresel öznel normun niyet üzerinde ki etkisi anlamsız ve negatif yöndedir. Bununla birlikte çevreci öz-kimlik faktörünün aile üyeleri için çevreci ürün satın alma niyetleri üzerinde ki etkisi anlamlı ve pozitif yöndedir. Bebek/çocuk için çevresel ürünlerini satın alma niyeti incelendiğinde, her iki model kapsamında, çevresel öznel normun niyet üzerindeki etkisi anlamsız ve negatif yöndedir. Yine her iki modelde de çevresel öznel norm ve çevresel algılanan davranışsal kontrolün niyet üzerinde ki etkisi anlamlı ve pozitif yöndedir. Genişletilmiş PDT modeli kapsamında, çevreci öz-kimlik algısının annelerin bebekleri/çocukları için çevreci ürün satın alma niyeti üzerinde ki etkisinin anlamlı ve pozitif yönde olduğu bulunmuştur.

Anne davranışıAnnelerAnnelik temsilleri+5
Nurcan Aydın
Çankırı Karatekin Üniversitesi · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2019
00
Master'sOpen AccessTR

İlköğretim 8. sınıf öğrencilerinin çevre okuryazarlığı düzeylerinin belirlenmesi ve öğrencilerin okuryazarlığı düzeylerinin çeşitli değişkenler açısından incelenmesi

Bu araştırmanın genel amacı, İlköğretim 8. Sınıf öğrencilerinin çevre okuryazarlık düzeylerini belirlemek ve çevre okuryazarlığını oluşturan bileşenler (bilgi-duyuş-davranış-bilişsel beceri) üzerinde çeşitli değişkenlerin etkisini ortaya koymaktır. Araştırma 2011-2012 eğitim-öğretim yılında Adana ili Saimbeyli ilçesindeki beşilköğretim okulunda öğrenim gören 182 öğrenciye tarama modeli kullanılarak gerçekleştirilmiştir. Öğrencilerin çevre okuryazarlık düzeylerini belirlemek amacıyla kişisel bilgi formu, çevreye yönelik duyuşsal eğilimler ölçeği, çevre yönelik sorumlu davranış ölçeği, çevre bilgi testi ve problem belirleme ve problem çözme testi olmak üzere 5 bölümden oluşan ?Çevre Okuryazarlığı Anketi? kullanılmıştır. İlköğretim 8. Sınıf öğrencilerinin çevre okuryazarlığını oluşturan dört ayrı bileşene göre 6 demografik değişkenin etkisi araştırılmıştır. Verilerin analizi SPSS istatistik programı kullanılarak yapılmıştır. Verilerin analizinde; betimsel istatistik, ilişkisiz örneklemler için t-testi, tek yönlü varyans analizi (ANOVA) ve basit korelasyon kullanılmıştır. Araştırmadan elde edilen bulgulara göre öğrencilerin çevre bilgileri, çevreye yönelik sorumlu davranışları orta düzeyde; duyuşsal eğilimleri yüksek düzeyde, bilişsel becerileri ise düşük düzeyde bulunmuştur. Öğrencilerin çevre okuryazarlığını oluşturan bu dört ayrı bileşenden aldıkları toplam puanların ortalamasına bakıldığında ise çevre okuryazarlık düzeylerinin orta seviyede olduğu görülmektedir. Çevre okuryazarlığını oluşturan bileşenler arasındaki ilişkiye bakıldığında bilgi ile duyuşsal eğilim arasında pozitif yönde, düşük düzeyde anlamlı; bilgi ile beceri arasında iv pozitif yönde, düşük düzeyde anlamlı; bir ilişki bulunmuştur. Çevre okuryazarlığının diğer alt boyutları arasında ise anlamlı bir ilişki bulunamamıştır. Anahtar Kelimeler: Çevre okuryazarlığı, İlköğretim öğrencileri, Çevre bilgi, Çevre duyuş, Çevre davranış, Bilişsel beceri

ÇevreÇevre bilgisiÇevre bilinci+4
Esra Güler
Çukurova University · Sosyal Bilimler Enstitüsü
2013
00
Master'sOpen AccessTR

2013 ve 2018 ortaokul fen bilimleri dersi öğretim programlarında çevre içerikli kazanımların karşılaştırılması

Son yıllarda insan eliyle ortaya çıkan çevresel sorunlar sürdürülebilir bir çevresel ortamın ortaya çıkmasını engellemektedir. Durum böyle iken sorunlar tespit edilmeli ve insan davranışlarının istendik yönde kalıcı olarak değiştirilmesi gerekmektedir. Bu bağlamda çevre eğitimi büyük önem kazanmaktadır. Bu önemden dolayı, 2013 ve 2018 Ortaokul Fen Bilimleri Müfredatında çevre içerikli kazanımların karşılaştırılması amaçlanmıştır. Çalışma nitel bir çalışma olup doküman analizi tekniği kullanılmıştır. Elde edilen bulgular sonucunda Ortaokulda fen bilimleri öğretim programında yer alan kazanım ve etkinliklerin sınıf seviyesine göre gelişimsel özellik gösterdiği, tekrarlardan kaçınılarak sıkıcılıktan uzak ve sarmallık ilkesine uygun olduğu görülmüştür. Yine elde edilen bulgularda çevre kazanımlarının sayısının 2018 programında 2013 programından daha fazla olduğu tespit edilmiştir. İki programın karşılaştırılması yapıldığında bazı kazanımların içeriksel olarak değiştiği, bazılarının kaldırıldığı ve bazı yeni kazanımların eklenmiş olduğu tespit edilmiştir. Sonuç olarak her iki programın birbirine karşı üstünlükleri ve eksiklikleri olduğu sonucuna varılmıştır. Yaşanan aksaklıkların pratikte programın uygulayıcıları tarafından giderilmesi, çevre kazanımı sayılarının arttırılması ve öğrenciyi öğrenme ortamına daha fazla dahil edilmesi gerektiği gibi çeşitli öneriler getirilmiştir.

Fen bilgisiFen bilgisi dersiFen bilgisi eğitimi+7
Aslıhan Haliloğlu
Kırşehir Ahi Evran University · Institute of Graduate Studies in Science
2019
00
Master'sOpen AccessTR

Bir anaokulunda uygulanan "minik tema" projesinin öğretmen bakış açısına göre incelenmesi

Gelecek nesillere daha yaşanılabilir bir dünya bırakılması için çevre bilincinin küçük yaşlarda kazanılması çok önemlidir. Bu araştırma kapsamında, okul öncesi eğitimde çevre eğitimini geliştirmeye yönelik olarak Tema Vakfı tarafından uygulanan Minik Tema projesi sürecinde öğretmenlerin, farkındalık ve tutumlarında yaşanan değişimlerin ortaya konulması amaçlanmıştır. Bu araştırmada, verilen çevre eğitimi uygulamaları sürecinde öğretmenlerin yaşantıları ve bu süreçte çevre eğitimi algılarında oluşan değişim-gelişimleri irdelenmiştir. Bu araştırma Minik Tema projesinin nasıl uygulandığını süreçte neler yaşandığını belirlemek amacıyla yapılmıştır. Uygulamanın yapıldığı anaokulunda bulunan sekiz öğretmen araştırmanın katılımcılarını oluşturmaktadır. Araştırmaya katılmaya gönüllü olmuşlardır. Öğretmenlerle birlikte hazırlanan uygulama takvimi doğrultusunda etkinlikler uygulanmıştır. Yapılan uygulamalar gözlenmiştir. Öğretmenlerle bireysel ve odak grup görüşmeleri yapılmıştır. Betimsel analiz yöntemi ile veriler analiz edilmiştir. Yapılan görüşme ve gözlemler doğrultusunda elde edilen verilere göre, öğretmenlerin çocuk temelli uygulama bakış açısına sahip olmadıkları, etkinlikleri genel olarak sözel anlatım şeklinde gerçekleştirdikleri gözlenmiştir. Süreç içerisinde Minik Tema uygulama kitapçığının da rehberliğiyle mesleki ve bireysel anlamda pek çok kazanım elde etmişler ve keyifli eğitim süreçleri geçirmişlerdir. Süreçte öğrencilerinde aktif rol aldığı öğrenmesüreçleri gerçekleştirilmiştri. Öğretmenler, uygulamalar sonrasında çevre eğitiminin nasıl olması gerektiği konusunda eksikliklerini farketmişler ve pek çok alanda kazanımlar edinmişlerdir. Özellikle sınıf yönetimi ve farklı yöntem -tekniklerin kullanımı konusunda süreç içerisinde anlamlı kazanımları olmuştur.

AnaokullarıOkul öncesi dönemOkul öncesi eğitim+6
Fatma Sarıbıyık
Çukurova University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2019
00

Related subjects