Information security

87 theses under this subject heading

Master'sOpen AccessTR

Maksimum uzaklıkta ayrılabilen yarı involutif matrisler için tasarım teknikleri

Doğrusal dönüşüm katmanları, modern blok şifreleme algoritmalarında yayılma ilkesini gerçekleştiren temel yapı taşlarıdır. Maksimum Uzaklıkta Ayrılabilen (MDS) matrisler, maksimum dal sayısıyla güçlü yayılım özellikleri sundukları için bu katmanların tasarımında tercih edilirler. Öte yandan, tersi kendisine eşit (involutif) olan doğrusal dönüşüm katmanları, şifreleme ve şifre çözme işlemlerinin aynı maliyetle uygulanmasına olanak tanıyarak avantaj sağlamaktadırlar. Bir involutif matrisin, c elemanıdır F_(2^m) - {0,1} skaleri ile çarpımına eşit olan yarı involutif MDS matrisler ise ters alma işlemlerinin yalnızca basit matris çarpımlarıyla gerçekleştirilebilmesini sağlayarak daha geniş bir tasarım alanı sunmaktadır. Bu tez çalışmasında, F_(2^3) ve F_(2^4) sonlu cisimlerinde tanımlı indirgenemez polinomlar kullanılarak involutif MDS matrislerden yarı involutif MDS matrislerin elde edilmesine olanak tanıyan cebirsel bir yöntem önerilmektedir. Ayrıca, geliştirilen matrislerin donanımsal uygulanabilirliğini artırmak amacıyla dört farklı XOR optimizasyon algoritması ile karşılaştırmalı analizleri gerçekleştirilmiştir.

Bilgi güvenliğiŞifreleme sistemleri
Ercan Şahin
Trakya University · Fen Bilimleri Enstitüsü
2025
00
Master'sOpen AccessTR

Makine öğrenmesi kullanarak windows olay kayıtları ile dinamik davranış analizi

Teknolojik gelişmelerin hız kazanmasıyla birlikte siber saldırılar ve zararlı yazılım tehditleri giderek karmaşıklaşmakta ve daha tehlikeli hale gelmektedir. Bu durum, bilgi güvenliği alanında yenilikçi yaklaşımların ve etkili çözümlerin geliştirilmesi gerekliliğini ortaya koymaktadır. Bu tez çalışması, zararlı yazılım analizinde dinamik yöntemlerin etkinliğini artırmayı amaçlayarak, özellikle Windows işletim sistemine ait olay kayıt verilerinin detaylı incelenmesine odaklanmaktadır. Çalışmanın temel hedefi, izole edilmiş sanal ortamlarda zararlı ve zararsız yazılımların çalışma anında oluşturdukları işletim sistemi kayıt verilerinden anlamlı öznitelikler çıkarıp, makine öğrenmesi teknikleri kullanılarak zararlı yazılım tespitine yönelik yenilikçi bir yaklaşım geliştirmektir. Bu amaç doğrultusunda, hem manuel hem de çevrimiçi doğrulama süreçleriyle zararlı veya zararsız olduğu belirlenen çalıştırılabilir dosyalar titizlikle toplanmıştır. Kontrollü sanal makine ortamlarında gerçekleştirilen deneysel uygulamalar sonucunda elde edilen veriler, öncelikle sayısal, bağlamsal, zaman tabanlı ve istatistiksel öznitelikler olarak sınıflandırılmıştır. Bu verilerden hangilerinin kullanılabilir olacağı belirlenirken, bazıları özellik mühendisliği teknikleriyle daha işlevsel hale getirilmiş ve model performansını artıracak kritik göstergeler oluşturulmuştur. İlgili öznitelikler, Gradient Boosting, Logistic Regression ve Destek Vektör Makineleri gibi çeşitli sınıflandırma algoritmaları kullanılarak işlenmiş; elde edilen modellerin performansı ise K-Fold çapraz doğrulama yöntemi ile titizlikle değerlendirilmiştir. Uygulanan veri normalizasyonu ve özellik mühendisliği teknikleri, modellerin genel doğruluğunu artırırken, zararlı ile zararsız yazılımlar arasındaki ayrımı daha net ortaya koymuştur. Bu kapsamlı analiz, dinamik analiz temelli yaklaşımların, geleneksel statik yöntemlere kıyasla daha yüksek doğruluk oranları ve düşük yanılma payları sağladığını göstermiştir. Ayrıca, bu çalışma literatürde sınırlı yer alan dinamik analiz yaklaşımlarına önemli katkılar sunmayı hedeflemektedir. Farklı veri setleri üzerinde gerçekleştirilen kapsamlı deneyler sonucunda, geliştirilen metodolojinin siber saldırılara karşı proaktif bir yaklaşım sağlayabileceği ortaya konulmuştur. Dinamik davranış analizi, hem eski hem de yeni zararlı yazılımların tespitinde geniş zaman aralıklarında etkili sonuçlar vermekte, böylece siber güvenlik stratejilerinin geliştirilmesinde kritik bir rol oynamaktadır. Sonuç olarak, bu tez çalışması, zararlı yazılım tespiti ve önlenmesinde dinamik analiz yöntemlerinin uygulanabilirliğini ve etkinliğini ortaya koyarak, siber güvenlik alanında yeni ufuklar açmaktadır.

Anti-virüs yazılımıBilgi güvenliğiMakine öğrenmesi+3
Göksun Önal
TOBB Economics and Technology University · Fen Bilimleri Enstitüsü
2025
00
DoctorateOpen AccessEN

Blockchain-based secure management framework for unmanned vehicles, internet of things and aviation

Data management is a crucial requirement due to the autonomous and constrained nature of Unmanned Aerial Vehicles (UAVs), Internet of Things (IoTs), and the aviation domain. The autonomous and restricted nature of these sectors increases the need for a shared, distributed database, strong access control management, consensus in autonomous decision-making, and effective communication across diverse protocols and devices. This research presents a comprehensive approach and offers a new viewpoint to the field of blockchain while establishing a fundamental baseline for future improvements in data management systems and addressing the shortcomings of previously proposed existing frameworks in order to fulfill the complex needs of secure data management. This study contributes to the advancement of secure and efficient data management systems by implementing robust data monitoring for error detection, ensuring data integrity, and enabling encrypted or anonymous data sharing based on sensitivity levels. Additionally, the integration of diverse devices, enforcement of immutable regulations compliance, and development of permissioned blockchain systems for identity management further enhance the system's capabilities, offering comprehensive solutions for modern data management challenges. In our tests, the proposed framework showed increased successful transactions in all rate controllers. Besides, effect of the validator number on throughput and latency is tested and analyzed thoroughly.

Information securityComputer securityData access
Ozan Zorlu
Hacettepe University · Fen Bilimleri Enstitüsü
2024
00
Master'sOpen AccessTR

Ortaöğretim öğrencilerinin dijital ayak izi farkındalıkları ve bilgi güvenliği farkındalıkları arasındaki ilişkinin incelenmesi

Bu çalışmanın amacı, ortaöğretim düzeyindeki öğrencilere yönelik olarak dijital ayak izi farkındalık ölçeği geliştirmek ve dijital ayak izi farkındalığı ile bilgi güvenliği farkındalığı arasındaki ilişkiyi incelemektir. Dijital ayak izi, bireyin çevrimiçi ortamlardaki davranışlarının tamamının kayıt altına alınması ile birey adına oluşan sanal bir kimliktir. Bilinçsiz internet kullanımı ile olumsuz bir sanal kimlik oluşmakta ve bireyin hayatını farklı dönemlerde olumsuz anlamda etkileyebilmektedir. Olumlu sanal kimlik oluşmasın da farkındalığın artmasının önemi büyüktür fakat bu farkındalık düzeyinin ne seviyede olduğunun da bilinmesi de önem arz etmektedir. Bu kapsamda ortaöğretim düzeyindeki öğrencilere yönelik bir DAFÖ (dijital ayak izi farkındalık ölçeği) geliştirilmiştir. Ölçek kişisel veri paylaşımı farkındalığı, kişisel veri paylaşımı uygulaması, sosyal medya kullanım farkındalığı ve sosyal medya kullanım uygulaması olmak üzere dört alt boyuttan oluşmaktadır. Araştırmanın ikinci boyutu olan dijital ayak izi farkındalığı ile bilgi güvenliği farkındalığı arasındaki ilişkinin incelenebilmesi için Güldüren, Çetinkaya ve Keser (2016) tarafından geliştirilen ve gerekli izinleri alınan Ortaöğretim Öğrencilerine Yönelik Bilgi Güvenliği Farkındalık Ölçeği ile araştırmacı tarafından geliştirilen Dijital Ayak İzi Farkındalık Ölçeği farklı bir gruba birlikte uygulanmıştır. Araştırmanın sonuçlarına bakıldığında dijital ayak izi farkındalığı ve bilgi güvenliği farkındalığı arasındaki ilişkinin yüksek olduğu görülmüştür. Sosyal medya kullanımı ve veri paylaşımı konularında farkındalığa sahip olan katılımcıların bunu uygulama oranları da yüksektir. Araştırma sonuçları arasında en düşük sayılabilecek ilişkinin saldırı ve tehditler ile mahremiyet arasında olduğu görülmüştür.

Bilgi güvenliğiBilgisayar destekli eğitimFarkındalık+3
Eda Sanin
Hacettepe University · Institute of Educational Sciences
2022
00
DoctorateOpen AccessTR

Hemşirelerin kanıta dayalı hemşireliğe yönelik tutumları ve bilgi güvenliğinin hasta güvenliği kültürü üzerine etkisi

Bu araştırmanın amacı, kanıta dayalı hemşireliğe yönelik tutumlar, bilgi güvenliği ve hasta güvenliği kültürü ile ilişkili faktörleri belirlemek ve hemşirelerin kanıta dayalı hemşireliğe yönelik tutumları ve bilgi güvenliğinin hasta güvenliği kültürü üzerindeki etkisini ortaya koymaktır. Bu kapsamda hemşirelerin sosyodemografik özellikleri ile kanıta dayalı hemşireliğe yönelik tutum ölçeği ve alt boyutları, bilgi güvenliği ölçeği ve alt boyutları ile hasta güvenliği kültürü ortalaması ve alt boyutları arasındaki ilişkiler incelenmiştir. Araştırmanın evreni Ankara ilinde faaliyet gösteren bir üniversite hastanesinde görev yapan hemşirelerdir. Araştırma kapsamında 293 hemşireye ulaşılmıştır. Hemşirelerin hasta güvenliği kültürünü ölçmek için ABD'de Sağlık Hizmetlerinde Araştırma ve Kalite Ajansı (AHRQ) tarafından 2004 yılında geliştirilen "Hospital Survey on Patient Safety Culture", hasta güvenliği kültürü hastane anketi; kanıta dayalı hemşireliği yönelik hemşirelerin tutumlarını ölçmek için Ruzafa‐Martínez ve arkadaşlarının (2011) geliştirmiş olduğu Kanıta Dayalı Hemşireliğe Yönelik Tutum Ölçeği; bilgi güvenliğini ölçmek için Gerçeker (2012)'nin geliştirdiği ve tezinde kullandığı TS ISO 27799'dan elde edilen bilgi güvenliği ile ilgili sorulardan meydana gelen anket formu kullanılmıştır. Değişkenlerin analizinde geçerlilik, güvenirlilik, t testi, tek yönlü varyans analizi (ANOVA), korelasyon, çoklu doğrusal regresyon analizleri yapılmıştır. Analizler sonucunda; kanıta dayalı hemşireliğe yönelik tutum ölçeği, hasta güvenliği kültürü genel ortalaması ve bilgi güvenliği ölçeği puanlarının orta düzeyin üzerinde olduğu bulunmuştur. Bilgi güvenliği yönetimi, bilgi güvenliği uygulaması, bilgi güvenliği kültürü ile KDH'ye yönelik inançlar ve beklentiler boyutları hasta güvenliği kültürü ortalamasını pozitif yönde etkilerken, bilgi güvenliğinde gizlilik boyutu hasta güvenliği kültürü ortalamasını negatif yönde etkilemektedir. Hasta güvenliği kültürü ortalamasını en çok etkileyen değişkenin bilgi güvenliği kültürü değişkeni olduğu görülmektedir. Bu sonuç, bilgi güvenliği kültürünün var olması ve gelişmesinin hasta güvenliği kültürünü pozitif olarak etkilediğini göstermektedir. Modele dahil edilen değişkenler hep birlikte hasta güvenliği kültürünün %55'ini açıklamaktadır. Araştırma sonuçlarının, orta ve üst düzeyde sağlık yöneticileri ile sağlık çalışanlarına hasta güvenliği kültürünün geliştirilmesi konusunda katkı sağlayacağı düşünülmektedir.

Bilgi güvenliğiHasta güvenliğiHemşireler+3
İlkay Sevinç Turaç
Hacettepe University · Sosyal Bilimler Enstitüsü
2022
00
Master'sOpen AccessTR

Üniversite kütüphanelerinde bilgi güvenliği ve kişisel verilerin korunması: Ankara'daki üniversite kütüphanelerinin değerlendirilmesi

Sanayi devrimi olarak adlandırdığımız endüstri 4.0'la şekillenen, gelişen ve değişen dünyamızda, verinin, bilginin, belgenin, insanın, mekânın korunmasını ve güvenilirliğini sağlamak oldukça önem arz etmektedir. Bu canlı ve cansız varlıkların her türlü tehdit, tehlike, hasar ve saldırılara karşı korunması bilgi güvenliğinin sağlanması ve oluşturulmasıyla mümkün olabilmektedir. Bununla birlikte, bilgi güvenliğinin temelinde insan olgusunun yer alması, insana dayalı olarak ortaya çıkan bilgi güvenliği sorunlarıyla birlikte insana yönelik kişisel verilerin korunması konusunun da ciddiyetini katlanarak arttırmıştır. Bu çalışmada Ankara'daki üniversite kütüphanelerinin bilgi güvenliği uygulamalarına ve kişisel verilerin korunmasına ilişkin mevcut durumlarını tespit etmek amaçlanmıştır. Bu kapsamda, Ankara'da bulunan üniversite kütüphaneleri yöneticilerinin ve kütüphanecilerinin bilgi güvenliği ve kişisel verilerin yönetimi konusunda bilgi ve farkındalıkları görüşme ve anket tekniğiyle incelenmiştir. Bununla birlikte, Ankara'daki üniversite kütüphanelerinde bilgi güvenliği uygulamalarına yönelik (bina, koleksiyon, personel, vb.) gerçekleştirilen düzenlemeler araştırma çerçevesinde değerlendirilmeye çalışılmıştır. Araştırmanın sonucunda; Ankara'da yer alan üniversite kütüphanelerinde kişisel verilerin elde edilmesi, toplanması, kaldırılması, saklanması olmak üzere kişisel verilerin yönetimine yönelik düzenleme ve politikaların eksik olduğu, kişisel verilerin yönetiminden sorumlu bir personelin bulunmadığı, kullanıcılardan kişisel verilerin işlenmesine yönelik onay alınmadığı ve aydınlatma metinlerinin içeriğinde kişisel verilerin saklanması, silinmesi ve aktarılmasına yönelik bilgilere yer verilmediği, kütüphane yöneticilerinde ve kütüphanecilerinde kişisel verilerin yönetimi ve korunmasına yönelik yaklaşım ve farkındalık eksikliği tespit edilmiştir. Ayrıca, araştırma bulgularında üniversite kütüphanelerinde bina, koleksiyon, yazılım ve donanım olmak üzere bilgi güvenliği uygulamalarına yönelik yetersizlikler olduğu belirlenmiştir. Bu bağlamda "Üniversite kütüphanelerinde bilgi güvenliği ve kişisel verilerin yönetimine dönük karar verme ve uygulama düzeyindeki eksiklikler (politika, konuyla ilgili bilinç ve farkındalık, risk değerlendirmesi gibi konularda) bulunmaktadır." şeklinde olan hipotezimiz doğrulanmıştır. Son olarak araştırmada, üniversite kütüphanelerinin bilgi güvenliği ve kişisel verilerin korunmasını içeren yapılandırılmış bir politika oluşturmaları ve konuya yönelik bilinç ve farkındalık çalışmalarının yapılmasıyla ilgili önerilere yer verilmiştir. Anahtar sözcükler: Bilgi güvenliği, kişisel veri, kişisel verilerin korunması, kişisel verilerin yönetimi, üniversite kütüphaneleri

Bilgi güvenliğiHakların korunmasıKişisel veri+2
Dilan Şerife Şişkin
Hacettepe University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2020
00
DoctorateOpen AccessTR

Bilgi güvenliğine yönelik çevrimiçi eğitimin ortaokul öğrencilerinin sanal ortamlarda bilgi güvenliğine ilişkin öğrenmelerine etkisi

Bu araştırmanın amacı, çevrimiçi bir ortamda verilen "Sanal Ortamlarda Bilgi Güvenliği" ne yönelik eğitimlerin; ortaokul öğrencilerinin, sanal ortamlarda bilgi güvenliğine ilişkin öğrenmelerine etkisinin incelenmesidir. Araştırmada nicel araştırma yöntemlerinden yarı deneysel desen kullanılmış, araştırma nitel verilerle de desteklenmiştir. Araştırmanın çalışma grubunu Ankara ilinde merkezi bir ortaokulda öğrenim görmekte olan ortaokul öğrencileri oluşturmaktadır. Pilot uygulama ve asıl uygulama süreci için farklı çalışma gruplarına başvurulmuş olup pilot uygulama süreci 30, asıl uygulama süreci ise 52 öğrenci ile yürütülmüştür. Araştırmada nicel ve nitel veriler kullanılmıştır. Veri toplama sürecinde; kişisel bilgi formu, sanal ortamlarda bilgi güvenliğine ilişkin düzeyi belirleme aracı ve açık uçlu anket formları kullanılmıştır. Kullanılan istatistiksel yöntemler belirlenirken, öncelikle çalışma gruplarının normal dağılım gösterip göstermediği test edilmiştir. Nicel verilerin analizi için bilgisayar tabanlı bir istatistik programı kullanılmıştır. Nitel verilerin analizi için ise sırasıyla betimsel analiz ve içerik analizi yöntemlerine başvurulmuştur. Araştırmanın sonuçları; öğrencilerin sanal ortamlarda bilgi güvenliğine ilişkin öğrenmelerinin, bilgi güvenliği hakkında daha önce yüz yüze ya da çevrimiçi eğitim alma durumuna bağlı olarak değişmediğini öte yandan öğrencilerin sanal ortamlarda bilgi güvenliğine ilişkin öğrenmelerinin tasarlanan ortamdaki eğitimler sonrasında yükseldiğini göstermektedir. Bu durum, tasarlanan ortam aracılığıyla tamamen çevrimiçi ortamda gerçekleştirilen eğitimin başarılı olduğu şeklinde yorumlanabilir. Ayrıca eğitimlerin öğrenilenlerin kalıcılığını sağlama konusunda da etkili olduğu sonucuna ulaşılmıştır. Araştırmanın bir diğer sonucu ise; eş zamansız eğitimlere ek olarak gerçekleştirilen eş zamanlı eğitimlerin; sadece eş zamansız eğitimlere kıyasla öğrencilerin sanal ortamlarda bilgi güvenliğine ilişkin öğrenmeleri ve öğrenilenlerin kalıcılığı açısından bir farklılık oluşturmadığı şeklindedir. Araştırma sonuçları doğrultusunda farklı yaş gruplarına yönelik çevrimiçi eğitimlerin etkililiğine ilişkin deneysel çalışmalar önerilebilir.

Bilgi güvenliğiOrtaokul öğrencileriRisk+3
Fatma Gölpek Sarı
Hacettepe University · Eğitim Bilimleri Enstitüsü
2021
00
Master'sOpen AccessTR

Lise öğrencilerinin bilgi güvenliği farkındalığı ile dijital okuryazarlığı arasındaki ilişkinin incelenmesi

Bu araştırmanın amacı lise öğrencilerinin bilgi güvenliği farkındalığı ile dijital okuryazarlığı arasındaki ilişkiyi incelemek ve elde edilen sonuçlardan hareketle ileriye dönük öneriler geliştirmektir. Araştırmanın değişkenleri bilgi güvenliği farkındalığı, dijital okuryazarlık durumu ve araştırma grubunun diğer özellikleri olarak belirlenmiştir. Araştırmada öğrencilerin bilgi güvenliği farkındalık durumları, dijital okuryazarlık durumları, diğer özellikleri (cinsiyet, İnternet kullanımı, sosyal medya kullanımı, çevrim içi araçları kullanmada kendini yeterli hissetme) ve bu değişkenler arasındaki ilişkiler incelenmiştir. Araştırmanın çalışma grubunu lise düzeyinde öğrenim gören 187 öğrenci oluşturmaktadır. Öğrencilere çevrimi içi ortamlarda gönüllülük esasına göre ulaşılmıştır. Bu araştırmanın yöntemini nicel araştırma yöntemlerinden ilişkisel araştırma modeli oluşturmaktadır. Çalışmaya veri toplamak için "kişisel bilgi formu", "bilgi güvenliği farkındalık ölçeği" ile "dijital okuryazarlığa ilişkin bir anket" kullanılmıştır. Verilerin analizi sürecinde nicel verileri analiz etmek için bir elektronik istatistik programı kullanılmıştır. Bu araştırmanın amacı lise öğrencilerinin bilgi güvenliği farkındalığı ile dijital okuryazarlığı arasındaki ilişkiyi incelemek ve elde edilen sonuçlardan hareketle ileriye dönük öneriler geliştirmektir. Araştırmanın değişkenleri bilgi güvenliği farkındalığı, dijital okuryazarlık durumu ve araştırma grubunun diğer özellikleri olarak belirlenmiştir. Araştırmada öğrencilerin bilgi güvenliği farkındalık durumları, dijital okuryazarlık durumları, cinsiyet, İnternet kullanımı, sosyal medya kullanımı, çevrim içi araçları kullanmada kendini yeterli hissetme gibi diğer özellikleri ve bu değişkenler arasındaki ilişkiler incelenmiştir. Araştırmanın çalışma grubunu lise düzeyinde öğrenim gören 187 öğrenci oluşturmaktadır. Öğrencilere çevrimi-içi ortamlarda gönüllülük esasına göre ulaşılmıştır. Bu araştırmanın yöntemini nicel araştırma yöntemlerinden ilişkisel araştırma modeli oluşturmaktadır. Çalışmaya veri toplamak için "kişisel bilgi formu", "bilgi güvenliği farkındalık ölçeği" ile "dijital okuryazarlık anketi" başlıklı bir anket" kullanılmıştır. Verilerin analizi sürecinde nicel verileri analiz etmek için bir elektronik istatistik programı kullanılmıştır. Araştırmada kullanılan ölçek ve anketten elde edilen veriler, değişken türlerine göre yüzde, frekans, ANOVA, korelasyon ve Man Whitney-U testi kullanılarak analiz edilmiştir. Bu analizlerden sonra elde edilen bulgulardan hareketle ulaşılan sonuçlara göre bilgi güvenliği farkındalığı ile dijital okuryazarlık durumu arasında anlamlı ve pozitif yönde bir ilişki olduğu ortaya çıkmıştır. Öte yandan, öğrencilerin bilgi güvenliği farkındalığı cinsiyete göre farklılık göstermektedir. Cinsiyete göre farklılaşma ölçekte yer alan "saldırı ve tehditler" alt boyutunda olmuştur. Araştırmanın sonuçlarına göre öğrencilerin bilgi güvenliği farkındalığının iyi durumda olduğu anlaşılmıştır. Çevrim içi araçları kullanma konusunda kendini yeterli görmede erkek öğrenciler lehine bir fark bulunmaktadır. Bu konu hakkında çalışmak isteyen araştırmacılar için farklı eğitim kademeleri ve farklı değişkenler kullanılarak araştırma yapılması önerilmiştir.

Bilgi güvenliğiDijital okuryazarlıkDijital okuryazarlık+3
Gülhan Dönmez
Hacettepe University · Institute of Educational Sciences
2019
00
Master'sOpen AccessTR

Simetrik kripto-sistemlerin güvenlik analizi

Özet fonksiyonları, seçilen uzunluktaki bir girdiyi işleyerek, sabit uzunluklu eşsiz bir çıktıya ulaştıran kriptografik fonksiyonlardır. Özet fonksiyonlarının güvenlik sınırlarının belirlenmesi oldukça zordur. Bu tezde, simetrik kriptografinin bir elemanı olan özet fonksiyonlarının güvenliklerinin belirlenmesinde kullanılan yöntemler açıklanmıştır. Amerika Standartlar ve Teknoloji Enstitüsü (NIST) tarafından 2018 yılında düzenlenen hafif-siklet kriptografi projesi kapsamında seçilen ve özet fonksiyonu içeren kriptografik sistemler incelenmiştir. Tezin ilk bölümünde simetrik kriptografi ve özet fonksiyonları hakkında bilgi verilmiştir. Simetrik kriptografide kullanılan matematiksel yapılar tanımlanmıştır. Sonraki bölümlerde, NIST hafif-siklet kriptografi projesinde seçilen ve özet fonksiyonu içeren sistemlerden yararlanarak, özet fonksiyonlarına yapılan genel ataklar araştırılarak, güvenlik tanımları ve kriptanaliz yöntemleri verilmiştir.

Bilgi güvenliğiGizli anahtarlı kripto sistemler
Melike Karatay
Ege University · Fen Bilimleri Enstitüsü
2019
00
Master'sOpen AccessTR

Bilgi güvenliğine yönelik öğrenci, öğretmen, veli ve okul yöneticilerinin farkındalıklarının incelenmesi

Yapılan araştırmanın amacı, devlet okulları ve özel okullarda yer alan öğrencilerin, velilerin, öğretmenlerin ve okul yöneticilerinin bilgi güvenliği konusundaki farkındalıklarını araştırmak ve söz konusu bu paydaşların görüşlerinin, devlet okulları ile özel okullar arasında farklılık gösterip göstermediğini incelemektir. Araştırmada karma yöntem uygulanmış olup, araştırmanın çalışma grubunda, çalışmanın nicel yöntem uygulanan bölümünde kolay ulaşılabilir örnekleme yöntemi ile belirlenen 2 özel okul ve 2 devlet okulu içerisinden seçilen, ortaokul ve lise düzeyinden 50'şer öğrenci ve 30'ar öğretmen olmak üzere toplam 200 öğrenci ve 120 öğretmen yer almıştır. Nitel yöntem uygulanan bölümünde de her okuldan 3'er öğrenci, 3'er veli, 3'er öğretmen ve 1'er okul yöneticisi seçilmiş olup, toplamda 12 öğrenci, 12 veli, 12 öğretmen ve 4 okul yöneticisi araştırmaya katılmıştır. Araştırmanın veri toplama araçları öğrencilere ve öğretmenlere yönelik ayrı ayrı hazırlanan demografik bilgi anketleri, öğrencilere ve öğretmenlere yönelik ayrı ayrı geliştirilmiş olan Bilgi Güvenliği Farkındalık Ölçeği, öğrenci, öğretmen ve velilere yönelik ayrı ayrı geliştirilmiş olan yarı yapılandırılmış görüşme sorularıdır. Araştırmadan elde edilen verilerin analizinde anlamlılık düzeyi p<0,05 kabul edilmiştir. Devlet okulu ve özel okuldaki öğrenciler ve öğretmenlerin ölçek puanları arasında farklılık olup olmadığı incelenmesi için bağımsız örneklem t testi (independent sample t test) ve tek yönlü varyans analizi (ANOVA) uygulanmıştır. Nitel araştırma yöntemi doğrultusunda yapılan görüşmeler de betimsel analiz yöntemi ile yorumlanmıştır. Gerçekleştirilen analizler sonucunda; okul türüne göre özel okulda öğrenim gören öğrencilerin, okul düzeyine göre ise ortaokulda öğrenim gören öğrencilerin farkındalık düzeylerinin daha yüksek olduğu görülürken, lisede öğrenim gören öğrencilerden özel okulda öğrenim gören öğrencilerin farkındalık düzeylerinin daha yüksek olduğu, devlet okulunda öğrenim gören öğrencilerden de ortaokulda öğrenim gören öğrencilerin farkındalık düzeylerinin daha yüksek olduğu tespit edilmiştir. Ayrıca cinsiyete göre değerlendirildiğinde erkek öğrencilerin farkındalık düzeylerinin daha yüksek olduğu sonucuna ulaşılmıştır. Nicel verilerden ulaşılan özel okuldaki öğrencilerin farkındalık düzeylerinin daha yüksek olduğu sonucunun nitel verilerle desteklenebileceği görülmüştür. Ortaokul ve lise düzeyinde öğrenim gören öğrenciler arasındaki farkındalık düzeyi farklılığına yönelik ise sonuçların birbirini tam olarak desteklemediği görülmüştür. Öğretmenler, okul seviyesine göre değerlendirildiğinde, lisede görev yapan öğretmenlerin farkındalık düzeyinin daha yüksek olduğu, özel okulda görev yapan öğretmenler içerisinde de devlet okulunda görev yapan öğretmenler içerisinde de lisede görev yapan öğretmenlerin farkındalık düzeyinin daha yüksek olduğu görülmüştür. Fakat bu sonucunun nitel verilerle tam olarak desteklenmediği görülmüştür. Öğretmenlerin cinsiyetine göre sonuçlar değerlendirildiğinde, erkek öğretmenlerin farkındalık düzeyinin daha yüksek olduğu görülmüştür. Ayrıca İnternette ve bilgisayarda daha uzun süre vakit geçiren öğretmenlerin farkındalık düzeylerinin daha yüksek olduğu sonucuna ulaşılmıştır. Okul yöneticilerinin Bilgi Güvenliği Farkındalık Ölçeği analizleri değerlendirildiğinde, özel okulda görev yapan okul yöneticilerinin devlet okulunda görev yapan okul yöneticilerine göre farkındalık düzeylerinin daha yüksek olduğu görülmüştür. Nicel verilerden ulaşılan sonucun nitel verilerle desteklendiği görülmüştür. Veliler ile yapılan görüşmeler sonucunda, velilerin önemli bir kısmının farkındalık düzeylerinin düşük olduğu, çocuklarını gözlemleme konusunda ve bilinçli kullanıma dair yönlendirmede yetersiz kaldıkları sonucuna ulaşılmıştır. Bu sonuçlar doğrultusunda özel okullarda ve devlet okullarında yer alan öğrenci, veli öğretmen ve okul yöneticilerinin farkındalık düzeylerinin üst seviyeye çıkarılabilmesi için her bir hedef kitleye özgü seminerler düzenlenebileceği, yaşanılabilecek sorunlara yönelik alınması gereken önlemler konusunda bilinçlendirme sağlanabileceği önerilmiştir.

AileBilgi güvenliğiBilgisayar destekli eğitim+5
Cansu Altunsaban Yerlikaya
Ege University · Eğitim Bilimleri Enstitüsü
2019
00
Master'sOpen AccessTR

Hemşire akademisyenlerin bilgi güvenliği farkındalık düzeylerinin ve etkileyen faktörlerin belirlenmesi

Hemşire Akademisyenlerin Bilgi Güvenliği Farkındalık Düzeylerinin ve Etkileyen Faktörlerin Belirlenmesi Amaç: Hemşire akademisyenlerin bilgi güvenliği farkındalık düzeylerinin ve etkileyen faktörlerin belirlenmesi amaçlandı. Yöntem: Ege Bölgesinde yer alan Hemşirelik Fakültesi, Sağlık Bilimleri Fakültesi ve Sağlık Yüksekokullarında 2018-2019 öğretim yılında görev yapan hemşire akademisyenler ile yürütüldü. Evren ve örneklemini çalışmaya katılmayı kabul eden akademisyenlerin oluşturduğu kesitsel tarama modeli kullanıldı. Veriler, "Tanıtıcı Bilgi Formu" ve "Bilgi Güvenliği Farkındalık Düzeyi Belirleme Ölçeği" kullanılarak toplandı. Araştırma verilerinin değerlendirilmesinde, sayı ve yüzde dağılımı, varyans analizi, Kruskal Wallis, Mann Whitney U ve t testi kullanıldı. Bulgular: Hemşire akademisyenlerin büyük çoğunluğunu 23-30 yaş grubunda olanlar (%39,6), kadınlar (%92,5), evliler (%64,2) ve geliri orta düzeyde olanlar (%81,3) oluşturmaktadır. Hemşire akademisyenlerin %62,7si 11-20 yıldır bilgisayar ve internet kullanmaktadır. %64,9'u bilgisayar eğitimi almış olup bu eğitimi lisans eğitimleri sırasında aldıklarını belirtmişlerdir (%31,3). Hemşire akademisyenlerin bilgi güvenliği farkındalık düzeyleri ile yaş, cinsiyet, medeni durum, gelir durumu ve mesleki deneyimleri arasında istatistiksel anlamda bir fark bulunmamıştır. Bilgi güvenliği farkındalık düzeyleri ile bilgisayar ve internet kullanma yılları arasında anlamlı bir fark bulunmuş ve bu farkın 20 yıl üstü bilgisayar ve internet kullanma yılına sahip olanlar lehine olduğu belirlenmiştir. Bilgi güvenliği ile ilgili bilgi düzeylerinin iyi düzeyde olduğunu düşünen akademisyenlerin bilgi güvenliği farkındalıklarının daha yüksek olduğu görülmüştür. Sonuç: Hemşire akademisyenlerin bilgi güvenliği farkındalık düzeylerinin "saldırı ve tehditler alt boyutu" dışında "kişisel verilerin korunması alt boyutu"nda ve ölçek toplamında ortalama değerlerinin orijinal ölçek ortalama değerlerinden daha yüksek olduğu saptanmıştır. Anahtar Kelimeler; Hemşire akademisyen; bilgi güvenliği; bilgi güvenliği farkındalığı.

AkademisyenlerBilgi güvenliğiFarkındalık+4
Zeynep Aslan
Ege University · Sağlık Bilimleri Enstitüsü
2019
00
Master'sOpen AccessEN

A privacy paradox: The power of technological surveillance and its effect on information technology usage behavior

Thanks to developing technologies, reaching information has become easier and the big data concept started to be used in various fields. Today, almost all of the technologies which are used widely, such as the internet, mobile phones, computers and smart TVs, are capable of collecting and storing data. The data gathering activity is a routine process for almost all private companies and governments, which can result in incidents of exploitation and misuse. Moreover, some sociological impacts, which include self-censorship and changing perceptions, are considered one of the results of increasing information privacy concerns. The aim of this thesis is to contribute to the literature by investigating the multidimensionality of information privacy concerns. For this purpose, a survey was conducted with 641 participants to measure the relationship between information privacy concerns with regard to news, regulations, user agreements, public beliefs and perceptions. Additionally, the association between information technology (IT) usage behavior and the dimensions of the information privacy concerns are examined. According to the analysis of survey data, demographic differences are important in terms of privacy concerns. News and regulations are highly associated with privacy concerns, but security perception is only related to the data collection dimension. Another finding of the research is that there is not a significant relationship between the information privacy concerns and IT usage behavior, except general IT tools.

Information securityInformation technologyPrivacy+3
Emre Rençberoğlu
Boğaziçi University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2016
00
Master'sOpen AccessTR

Bilgi güvenliği bağlamında kişisel verilerin korunması ve elektronik harp

Bilgi, günümüzde bireylerin ve kurumların kendilerine özgü, birey ve kurum hakkında insanlara kimlik kazandıran her türlü veriden meydana gelmektedir. Günümüzde bilginin oluşumun da bireylerin zihinlerinde oluşan veriler neticesinde, insanları harekete geçiren ve verilerin bir bütün olarak anlamlı hale gelmesiyle oluşmaktadır. Bilginin önemi kadar bilginin yönetilmesi de ayrı bir çalışma alanı olarak incelenmektedir. Çalışma da bilgi güvenliği ve kişisel verilerin korunmasına yönelik incelemeler ve günlük hayatta kullanımı değerlendirilmektedir. Bilginin yönetim sürecinde bilgi sınıflandırılması ve bilginin hangi sınıflarda ne tür verileri işlendiğine dair konular incelenmektedir. Bilgi, yüzeysel bilgi, derin bilgi, teknik ve uygulanabilir bilgi, yoruma dayalı bilgi, açık ve örtülü bilginin ne ifade ettiği hakkında açıklanmaktadır. Bilgi yönetim sisteminde, bilginin sınıflandırılması ve verilerin işlenişini detaylı olarak ele alınmıştır. Çalışma da yer alan, bilgi kavramı, bilgi yönetimi, dijital bilgi ve bilgi güvenliği, risk yönetimi ve risk analiz raporlarının hazırlanmasına ilişkin konulara bilginin etkin ve aktif olarak nasıl kullanılacağına dair durum değerlendirilmesi yapılmakta ve elektronik harp'in tanımı ve unsurlarına yer verilmektedir.

Bilgi güvenliğiElektronik harp sistemleriElektronik istihbarat+7
Mehmet Ali Koçman
Necmettin Erbakan University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2023
00
Master'sOpen AccessTR

Çevrim içi sınavlarda uygulanabilecek kimlik doğrulama şemalarına ilişkin öğretim elemanı ve üniversite öğrencilerinin görüşlerinin incelenmesi

Dijitalleşmeye giden dünyada eğitim süreçlerinde de büyük dönüşümler yaşanmaktadır. Sadece öğrenme süreçlerinde değil, ölçme değerlendirme süreçlerinde de özellikle çevrim içi ortamlarda büyük yenilikler oluşmaktadır. Bu çevrim içi sınavlara erişim için çeşitli kimlik doğrulama faktörlerine bağlı kimlik doğrulama şemaları kullanılmaktadır. Bu çalışmanın amacı çevrim içi sınavlarda uygulanabilecek kimlik doğrulama şemalarına ilişkin öğretim elemanı ve üniversite öğrencilerinin görüşlerinin incelenmesidir. Araştırma 2022-2023 eğitim yılında gerçekleştirilmiştir. Çalışma 9 farklı üniversitede, 9 farklı bölümde görev yapan öğretim elemanları ile gerçekleştirilmiştir. Bununla birlikte çalışma 7 farklı üniversitenin, 8 farklı bölümünde öğrenim gören öğrencilerin katılımından oluşmaktadır. Bu doğrultuda 10 öğretim elemanı ve 8 öğrenci ile yarı yapılandırılmış görüşme tekniği kullanılarak veriler toplanmıştır. Çalışma öncesinde katılımcılara konuya ilişkin bir video- animasyon izletilmiştir. Elde edilen veriler içerik analizi ile çözümlenmiştir. Bilgi güvenliği unsurlarına göre değerlendirilen kimlik doğrulama şemalarının tercih edilme durumları incelenmiştir. Yapılan araştırma sonucunda öğretim elemanlarının verdiği yanıtlara göre kullanılabilirlik için yaygın kullanılan kimlik doğrulama şeması parola olarak belirlenmiştir. Öğretim elemanları gizlilik için sırasıyla parola, tek kullanımlık şifre ve fiziksel aygıtı, güvenlik için yüz tarama ve parmak izi şemalarını tercih etmişlerdir. Yapılan araştırma sonucunda üniversite öğrencilerinin verdiği yanıtlara göre kullanılabilirlik için yaygın kullanılan kimlik doğrulama şeması parola olarak belirlenmiştir. Tercihler gizlilik için sırasıyla parola, tek kullanımlık şifre ve fiziksel aygıt olmuştur. Güvenlik için yüz tarama ve parmak izi olmuştur. Verilen yanıtlar bilgi güvenliği unsurları (kullanılabilirlik, gizlilik, güvenlik) bakımından değerlendirildiğinde elde edilen sonuçlar parola ve tek kullanımlık şifre gibi yaygın kullanılan kimlik doğrulama şemalarının, kimlik hırsızlığıyla mücadele etmek ya da güvenliği sağlamak için yeterli olmadığı yönündedir. Bu tür kimlik doğrulama şemalarının kolay bir şekilde unutulabilir, kaybolabilir, tahmin edilebilir, çalınabilir ve paylaşılabilir olduğu sonucuna ulaşılmıştır. Biyometrik faktöre bağlı kimlik doğrulama şemaları güvenlik bakımından yüksek güvenliğe sahip olsa da yaygın kullanımı nedeniyle kullanıcılar için birtakım endişeler taşımaktadır. Bu tür sistemlerin yaygınlaşması kullanıcıların biyometrik faktöre bağlı kimlik doğrulama şemalarını benimseyebilmeleri için güvenirlik kazanılabilir ve sistemlere entegre edilerek denemelerde bulunulabilir. Bunun sonucunda çevrim içi sınavların, sınava girecek öğrenci tarafından gerçekleşmesiyle ölçme değerlendirme sonuçlarının güvenirliği artırılabilir.

Bilgi güvenliğiGizlilikGüvenlik+6
Canan Battal
Necmettin Erbakan University · Institute of Educational Sciences
2023
00
Master'sOpen AccessTR

ISO/IEC 27001 kapsamında bilgi güvenliği yönetim farkındalığının değerlendirilmesi: Ankara ili sağlık kurumları bilgi işlem birimi çalışanları örneği

Sağlık kurumları hastaların kişisel bilgilerinin yanı sıra tıbbi ve idari verilerin yoğun bir şekilde kullanıldığı ve bu bilgilerin tanımlaması, değerlendirilmesi, uygulanması, saklanması ve veri paylaşılmasına olanak sağlayan bilgi ve iletişim teknolojilerin yoğun ve etkin kullanıldığı bir sektör olarak yer almaktadır. Sağlık sektörü diğer sektörlere göre elde edilen verilerin önemi gereği daha büyük siber risklerle karşı karşıya kalmakta, karşılaşılabilecek veri ihlallerin kontrolü için de bilgi güvenliği politikalarının uygulanlması zorunlu bir süreç haline gelmektedir. Bilgi güvenliği yalnızca sağlık tesislerinin bilgi sistemlerinin güvenliğini ile ilgili olmadığı, bilgi güvenliği sürecinde insan faktörü, cihazların durumu, personel çeşitliliği, erişim yetkisi, mahremiyet, maliyet, etik, eğitim ve görev düzeyi ile ilgili birçok faktörün etki ettiği karmaşık bir süreç olarak karşımıza çıkmaktadır.Bu araştırmanın amacı, sağlık tesislerin bilgi işlem altyapısı anlamında her türlü operasyonel faaliyetlerin süreçlerinden sorumlu bilgi işlem personelinin Sağlık Bakanlığı Bilgi Güvenliği Politikaları Yönergesi kapsamındaki uygulamaların; ISO/IEC 27001 Bilgi Teknolojisi - Güvenlik Teknikleri - Bilgi Güvenliği Yönetim Sistemleri - Gereksinimler dokümanı EK-A' da yer alan Referans Kontrol Amaçları ve Kontroller paralelinde (Kılıç 2019) tarafından hazırlanan ankete göre kavramsal farkındalık düzeyleri ile cinsiyete, deneyime, eğitim düzeyine, unvana, çalıştığı birime, çalıştığı kurumun türüne ve çalıştığı kurumun kapasitesine göre bilgi güvenliği yönetim farkındalığı arasındaki ilişkiyi ortaya koymaktır. Ankara İl Sağlık Müdürlüğü ve bağlı tüm sağlık tesislerinde (Merkez Müdürlük, Hastaneler, İlçe Hastaneleri, İlçe Sağlık Müdürlükleri, Entegre Hastaneler) bilgi işlem biriminde çalışan yönetici, mühendis, tekniker ve diğer kamu personeli çalışanlar ile hizmet alım yöntemi ile sağlık tesislerinde istihdam edilen bilgi işlem personelinden gönüllü olarak katılan 268 sağlık çalışanın veri toplama aracına verdiği cevaplar üzerinden çalışmanın amacına yönelik veriler elde edilmiş olup kayıp ve uç değerlere ilişkin ön analizi sonucunda 260 çalışana ait anket verileri SPSS 21 istatistik programı ile incelenmiştir. Çalışmada tanımlayıcı istatistikler ile birlikte bölüm puanları normal dağılmadığı için Mann_Whitney U testi ve grup ortalamalarının karşılaştırılmasında parametrik olmayan yöntemlerden Kruskall-Wallis H testi kullanılmıştır. Her bir araştırma problemi için alt amaç soru gruplarına ait Cronbach Alfa değerleri incelendiğinde sonuçların 0,88 ile 0,98 arasında olduğu görülmüş ve analizlerde kullanılan ölçeklerin güvenilir oldukları gözlenmiştir. Ankete katılan 260 sağlık çalışanın %66,2'si 2.ve 3.basamak sağlık tesisinde çalışmaktadır. Katılımcıların %35'i lisans eğitime sahip olup, %37,7'si 34-41 yaş grubunda olup %72,7'si erkek, ve %80,00'i evlidir. Katılımcıların %25'i 6-10 yıl hizmet süresine sahiptir. Katılımcılardan 163 kişi %62,7'si kamu alımları ile yerleşen tekniker, teknisyen veya hizmet alım yöntemi ile çalışan bilgi işlem/HBYS personelini ve personelin %66,2'sı bilgi işlem biriminde doğrudan çalışırken, %17,3'ü sağlık tesislerinde yönetici unvanında çalışmaktadır. Sağlık çalışanlarının bilgi güvenliği yönetim farkındalığını değerlendirme formunda yer alan her soruya verdikleri evet, kısmen ve hayır cevaplarına karşılık olarak bölümlere verdikleri cevapların en az %95,77'si evet yanıtı verdiği, çalışanların; eğitim durumu, unvan, çalıştığı kurum türü, çalıştığı kurum kapasitesi ile bilgi güvenliği yönetimi politikaları kavramsal farkındalık düzeyi arasında anlamlı ve pozitif yönlü bir ilişki olduğu tespit edilmiştir.

Bilgi güvenliğiHastanelerISO 27001+4
Hadis Soysal
Necmettin Erbakan University · Institute of Health Sciences
2023
00
Master'sOpen AccessTR

Ağ trafiğinin analizi, anomali tespiti ve değerlendirme

Bilgisayar ağlarının dünya çapında yaygın olarak kullanılmasıyla, ihtiyaç duyulan her yerden bilgiye anında erişmek, işlemek ve paylaşmak daha önce hiç olmadığı kadar kolay olmuştur. Bilgisayar ağları her geçen gün artan işlem kapasiteleri yardımıyla bilgiyi daha kullanışlı hale getirerek dünya genelinde bilgiyi her an erişilebilir kılmışlardır. Dünya çapında her yerden erişilebilir olan ve günden güne genişleyen İnternet, bilgisayar ağlarının en önemli örneğidir. İnternet dünya üzerinde iletişime, bilgi paylaşımına, devletler ve özel kurumlar gibi hizmet sağlayanlara önemli bir altyapı olmuştur. Bilgisayarların ve İnternetin getirdiği söz konusu kolaylıklar sayesinde bilgisayar ağlarının önemi her gün artmakta, çevrim içi İnternet hizmetleri ve kullanıcı sayıları sürekli artış göstermektedir. Kurum ve kuruluşlar, hizmet kalitesini ve çeşitliliğini artırmak için kullanıcılardan elde ettikleri muazzam miktarda ki veriyi işlemek zorundadırlar. Verilerin toplanması ve işlenmesi çoğu zaman bilgisayar ağları ile birbirine bağlı farklı bilgisayar sistemleri üzerinde gerçekleşmektedir. Bunun sonucu olarak elde edilen büyük miktarlarda ki veri farklı yerlerde saklanmak zorunda kalınmaktadır. Veri işleyen ve saklayan sistemlerin İnternet altyapısı ile belirlenmiş sınırlar içinde kullanıcıların erişimine açık kalmaktadır. Bunun getirmiş olduğu kolaylıkların yanında, kurum ve kuruluşlara çeşitli nedenlerle zarar vermek isteyenler için bilgisayar ağları ile veri ve hizmet sunan sistemler öncelikli hedefler arasında yer almaktadır. Siber güvenlik konusuna ilgi duymayanların bile artık haberdar olduğu üzere siber uzayda icra edilen saldırıların sonucunda hizmet sunan sistemlere erişimde büyük ölçekte kesintiler oluşmakta, veri kayıpları yaşanmakta, ileri seviyede gerçekleşen başarılı ve yıkıcı saldırılar ile büyük maddi zararların oluşmasının yanında kurum ve kuruluşların güvenilirliği ve itibarı azalmaktadır. İlaveten, siber saldırganlar her geçen gün yeni yöntemler keşfetmekte ve bilgisayar ağları üzerindeki faaliyetlerinin tespiti her geçen gün daha zor hale gelmektedir. Bilgisayar ağlarının korunması ve siber saldırganların faaliyetlerinin belirlenmesi için bilgisayarların ve ağların üstünde çalışmak üzere tasarlanan güvenlik sistemleri mevcuttur. Saldırı Tespit Sistemi adı verilen güvenlik sistemleri artan güvenlik endişelerine paralel olarak gelişmeye devam etmektedirler. Siber saldırganların keşfettikleri yeni yöntemlerin tespit edilebilmesi için Saldırı Tespit Sistemlerinin bir ağdaki anomalileri tespit edebilecek seviyede tasarlanmaları gerekir. Bu sistemlerin uyguladığı ağ trafik analizinde temel yaklaşım şüpheli trafiğin tespit edilmesi ve normal trafikten ayrılmasıdır. Saldırı Tespit Sistemlerinin tasarlanmasında ortak bir standart oluşturmak için The Internet Engineering Task Force (IETF) tarafından genel bir Saldırı Tespit Sistemi çerçevesi oluşturulmuştur. Belirlenen standartlar ile Saldırı Tespit Sistemleri aralarında veri paylaşmaları ve gerektiğinde de beraber çalışmaları mümkün olmuştur. Bu kapsamda tasarlanan ve üretilen sistemlerin doğru bir şekilde karşılaştırması da yapılabilmektedir. Karşılaştırmada kullanılmak üzere birçok ölçüt önerilmiştir. En önemlileri arasında Tespit Oranı ve Yanlış Alarm Oranı vardır. Ağ üzerindeki tüm verinin sürekli analiz edilmesi sistem üstünde fazladan yük yaratacaktır. Analiz edilmesi gereken tüm veriler aynı önem derecesine sahip olmadıkları için mevcut Saldırı Tespit Sistemi çerçevesine ilave olarak risk değerlendirmesi yapan bir bloğun eklenmesi ve analiz bloğunu yönlendirmesi verimliliği arttıracaktır. Bilginin güvence altına alınmasında fiziki ve personel güvenliğinin yanında Saldırı Tespit Sistemleri de kullanılmalıdır. Saldırı Tespit Sistemleri ile temel olarak bilginin bütünlüğü, gizliliği ve erişilebilir olması korunmaktadır. Teknik olarak bunu yaparken farklı tespit yaklaşımları kullanılmaktadır. Tespit yaklaşımları İstatistik Tabanlı, Bilgi Tabanlı ve Makine Öğrenme Tabanlı olmak üzere 3 ana başlık altında değerlendirilmiştir. İstatistik Tabanlı tespit sisteminde "normal" olarak kabul edilen veri trafiği izlenerek olasılıklara dayalı bir istatistiksel model oluşturur. Olağan dışı olaylardan şüphelenilmesi gerektiği için, model dışında kalan olaylarda Saldırı Tespit Sistemleri uyarılarda bulunmaktadır. Bilgi Tabanlı yaklaşım Saldırı Tespit Sistemlerinde yaygın olarak kullanılmaktadır. Yaklaşımın uygulanmasında korunan bilgisayar sistemi ve ağı hakkında çeşitli yöntemlerle kurallar oluşturulur. Benzer şekilde kural ihlalinde uyarı oluşturulmaktadır. Makine Öğrenme Tabanlı yaklaşım da yapay zekâ uygulamaları öne çıkmaktadır. Çok karışık veri kümelerinin analizinde çok başarılı sonuçlar üreten bir yaklaşım olsa da bilgisayar sistemlerine çok daha fazla işlem yükü getirmektedirler. Saldırı Tespit Sistemi tasarımında en dikkatli tasarlanması gereken bölüm analizden sorumlu olan bloktur. Tespit etme yaklaşımlarının uygulandığı analiz bloğunun performansı doğrudan doğruya Saldırı Tespit Sisteminin başarımını belirleyecektir. Her bir tespit yaklaşımı ayrı ayrı incelendiğinde birbirlerine göre üstün yönleri olduğu görülmektedir. Fakat hiçbirisi tüm yönleri ile bir diğerinden üstün değildir. Tek bir yaklaşım ile tasarlanan bir sistemin koruma kabiliyetinin eksik kalacağı anlaşılmaktadır. Bu maksatla en az iki farklı yaklaşıma ait ikiden fazla yöntemin bir arada kullanılması verimli bir tespit etme olanağı sağlayacaktır. Tez çalışmasında anormallik yaratan durumların tespit edilebilmesi için bilgisayar sistemine yönelik saldırıların ayak izlerine bakarak anomalileri keşfetmek için bir dizi yeni tespit yöntemi önerilmiştir. Bilgi Tabanlı Analiz ile İstatistik Tabanlı Analiz bir arada düşünülmüştür. Doğrusal olmayan zaman serileri ile modellemesi yapılan ağ trafiği içinde tespit edilen anormallikler şüpheli olarak etiketlenmişlerdir. Siber saldırılar arasında en büyük oranda verilen hizmetlerin durdurulmasını veya yavaşlatılmasını amaçlayan Hizmet Reddi (DOS) saldırısı ve türevleri yer almaktadır. Önerilen tespit sistemi içinde bir DOS saldırısı veya türevinin saldırı başında oluşturması muhtemel anormallikleri tespit etmeye yönelik analiz yöntemleri açıklanmış ve uygulamalarla ilk testleri yapılmıştır. Saldırı hazırlığında olan kötü niyetli bir kişi, eylemlerinin tespit edilmemesi için karşı tedbir olarak öğrenme kabiliyetine sahip sistemleri istediği yönde eğitmeye başlayacaktır. Önerilen hibrid tespit sisteminin istenen yönde eğitilmemesi için tespit yaklaşımlarını destekleyici bir yöntem daha belirlenerek önerilen tespit sistemi içinde test edilmiştir. Sonuç olarak bilgisayar ağları üzerinde meydana gelen saldırılardan korunmak ve mümkün olduğunca durdurabilmek için, gelişimleri hızla devam eden Saldırı Tespit Sistemlerinin kullanılması bilginin güvence altına alınmasında en önemli teknik konu olduğu değerlendirilmiştir.

Ağ güvenliğiBilgi güvenliğiBilgisayar ağları güvenliği+1
Akın Aslan
İstanbul Technical University · Bilişim Enstitüsü
2017
00
Master'sOpen AccessEN

It security incident response on DDOS attack using machine learning

This thesis aims to study Distributed Denial of Service (DDoS) attacks, a malevolent method used by attackers to prevent legitimate user access by overwhelming network resources. Specifically, these attacks often involve the attacker exploiting a multitude of client devices, infected with malware, and coordinating them to inundate the network infrastructure. In this thesis, a variety of machine learning algorithms will be utilized and investigated for their effectiveness in detecting DDoS attacks.

AlgorithmsInformation securityCyber security+1
Alı Baker
Bahçeşehir University · Lisansüstü Eğitim Enstitüsü
2023
00
Master'sOpen AccessEN

Digital forensics using machine learning methods

This research endeavors to construct an innovative solution for digital forensics investigations by integrating diverse machine learning methodologies into a unified framework. The proposed system aims to automate a multitude of tasks inherent to digital forensics, including the forensic analysis of digital evidence, Optical Character Recognition (OCR) for images and PDFs, metadata extraction, face recognition, and detection from videos and images.

AlgorithmsInformation securityCyber security+1
Laıth Jehad Taha Al-aqaıly
Bahçeşehir University · Lisansüstü Eğitim Enstitüsü
2023
00
Master'sOpen AccessEN

Deep packet inspection methods for network intrusion detection and application classification

Deep packet inspection methods have become more sophisticated with the rapidly developing technology. To understand the condition of the network, many different packet inspection techniques have been evolved. Newly developing machine learning methods have been used recently on these systems. The aim is to know which type of traffic is running through the network. In this thesis, different deep packet inspection methods are proposed to detect malicious traffic and find the applications running on the network. Time-series and flow-based methods are proposed to accomplish these tasks. Novel feature sets are constructed to execute these methods. Greedy algorithm which finds an upper bound for the distance between the probability distributions with different sizes is utilized in feature extraction process. The extracted features can be divided into two categories which are statistical features and payload-based features. Packet header values such as IP addresses are used to derive statistical features. Also, payload portion of packets are used to extract novel payload--based features. The feature sets are used with decision tree models in supervised learning to execute detection procedures. Proposed approaches are used in network intrusion detection and network application classification tasks. For network intrusion detection, performance evaluation is given by using different publicly available well-known intrusion detection data sets consisting of different types of attacks. For network application classification, a data set consisting of real-world network traces from popular applications is used. Simulation results show that the proposed flow-based approaches have good performance in fulfilling these tasks.

Information securityComputer networks securityEntropy+4
Çağatay Ateş
Boğaziçi University · Institute of Graduate Studies in Science
2022
00
DoctorateOpen AccessTR

Öğretmenlerin dijital veri güvenliği farkındalığı

Yaşamın her alanında sıklıkla kullanılan bilgi iletişim teknolojileri sayesinde, geçmişte basılı materyallerle çalışan öğretmenler, günümüzde bilgiyi dijital ortamlarda üretmekte ve yine dijital ortamlarda saklamaktadır. Eğitim öğretim faaliyetlerinde teknolojiyi sıkça kullanan öğretmenlerin sahip oldukları dijital verilerin güvenliği son derece önemlidir. Veri güvenliğinin öneminden yola çıkan bu araştırmanın amacı, Milli Eğitim Bakanlığı'na bağlı okullarda görev yapan öğretmenlerin dijital veri güvenliği farkındalıklarını belirlemeye yönelik bir ölçek geliştirmek ve ilgili ölçeği kullanarak var olan durumu ortaya koymaktır. Ölçek geliştirme sürecinde alanyazın taraması ve kritik paydaşlarla yapılan odak grup görüşmeleri sonucunda 93 maddeden oluşan madde havuzu ortaya konmuştur. 12 alan uzmanının görüşü alındıktan sonra taslak ölçek formunun ön deneme uygulaması ilkokul, ortaokul ve lise düzeyinde birer okuldan 79 öğretmen ile gerçekleştirilmiştir. Uygulama sonunda katılımcılar tarafından anlaşılamayan maddeler çıkarılmıştır. Ölçeğin yapı geçerliği için 529 öğretmenden toplanan veriler ile açımlayıcı faktör analizi (AFA) yapılmıştır. AFA'dan önce 56 maddeden oluşan taslak ölçek, analiz sonrasında öğretmenlerin dijital veri güvenliği farkındalığını belirlemeye yönelik tek faktörlü 32 maddelik yapıya kavuşmuştur. Beşli Likert tipindeki ölçeğin Cronbach Alfa (α) iç tutarlık katsayısı .945'tir ve toplam açıklanan varyans % 36.053 olarak hesaplanmıştır. AFA sonucunda ortaya konan faktör yapısını doğrulamak için 335 farklı katılımcı ile doğrulayıcı faktör analizi (DFA) gerçekleştirilmiştir. Modifikasyon indeksleri yardımı ile ideal değerlere ulaşan tek faktörlü yapı, dijital veri güvenliği farkındalık ölçeğinin (DVGFÖ) geçerli ve güvenilir olduğunu, ileride yapılacak araştırmalarda kullanılabileceğini göstermiştir. Balıkesir ilindeki öğretmenlerin dijital veri güvenliği farkındalıklarını belirlemek için 29 farklı okulda görevli 1446 öğretmenden DVGFÖ kullanılarak veri toplanmıştır. Bulgular, öğretmenlerin dijital veri güvenliği farkındalıklarının 4.16 ortalama ile oldukça yüksek olduğunu göstermiştir. Öğretmenler; parola oluştururken harf, sayı ve özel karakter kullanmanın önemi, e-posta ile gelen kimlik bilgilerini doğrulama mesajlarına (parola, kredi kartı vb.) itibar edilmemesi ve parola hatırlatmak için kullanılan güvenlik sorularına başkalarının tahmin edemeyeceği yanıtlar verilmesi konularında daha yüksek farkındalığa sahiptir. Güvenlik duvarı yazılımları, İnternet sitelerinde kullanılan güvenlik sertifikaları ve verilerin çeşitli uygulamalar (Dropbox, Google Drive vb.) kullanılarak İnternet ortamında saklanabileceği konularındaki farkındalıkları ise daha düşüktür. Bu araştırmada, bazı demografik değişkenlere ilişkin tanımlayıcı istatistiklerin yanında bu değişkenler ile dijital veri güvenliği farkındalığı arasındaki ilişkiler de incelenmiş ve sonuçlar yorumlanmıştır. Buna göre; cinsiyet, günlük bilgisayar kullanım süresi, günlük İnternet kullanım süresi, kişisel bilgisayar, tablet bilgisayar ve akıllı telefon sahibi olma durumlarına göre öğretmenlerin dijital veri güvenliği farkındalıklarının değiştiği sonucuna ulaşılmıştır. Araştırmada, MEB tarafından hayata geçirilen projelerde dijital veri güvenliğinin yeterince yer bulmaması ve öğretmenlerin eğitim öğretim etkinliklerinde bilişim teknolojilerini kullanırken dijital veri kaybı yaşamamaları için yapılması gerekenler vurgulanmıştır. Bu araştırmadan elde edilen sonuçların; öğretmenlerde dijital veri güvenliği farkındalığı oluşturulmasına katkı sağlayacağı, MEB'in gerçekleştireceği hizmet içi eğitim faaliyetlerinin planlanmasında içerik belirleme çalışmalarına yön vereceği ve ileriki araştırmalara ışık tutacağı düşünülmektedir. Anahtar Sözcükler: Öğretmen, Dijital Veri, Veri Güvenliği, Veri Güvenliği Farkındalığı, Ölçek GeliĢtirme, Açımlayıcı Faktör Analizi, Doğrulayıcı Faktör Analizi

Bilgi güvenliğiBilgi teknolojisiBilişsel farkındalık+7
Eray Yılmaz
Anadolu University · Institute of Educational Sciences
2015
00
DoctorateOpen AccessTR

Sınıf öğretmeni adaylarının çocukların karşılaştığı çevrimiçi risklere yönelik algılarının çeşitli değişkenler açısından

Güncel çalışmalara göre, çocukların internete erişim oranları artma, internetle tanışma yaşları ise düşme eğilimindedir. Buna paralel olarak, çocuklar çevrimiçi risklerle daha çok karşı karşıya gelmektedir. Çocukların çevrimiçi fırsatlardan yararlanmalarını desteklemek ve bu ortamlara özgü risklerden etkilenmelerini önlemek önemli bir gündem maddesi halini almıştır. Bu çalışmaların en önemli paydaşlarından biri de öğretmenlerdir. Öğretmenler, çocukların çevrimiçi risklere karşı birincil başvuru kaynakları arasında yer almaktadır. Bu durum öğretmenlerin çevrimiçi risklere yönelik algılarını önemli bir çalışma alanı haline getirmektedir. Çocukların internete erişim yaşlarının düşme eğiliminde olması ve Türkiye'deki anne babaların internet okuryazarlıklarının düşük olması nedeniyle bu çalışmada sınıf öğretmeni adaylarının çevrimiçi risklere yönelik algılarına odaklanılmıştır. Bu çalışmanın amacı, sınıf öğretmeni adaylarının çocukların karşılaştıkları çevrimiçi risklere yönelik algılarının, cinsiyet, güvenli internet kullanımı konusunda eğitim alma, çevrimiçi risklerle karşılaşma, internet kullanma sıklığı ve internette kullanılan servis sayısı değişkenlerine göre incelenmesidir. Bu amaçla, araştırma kesitsel tarama deseninde kurgulanmıştır. Çalışmaya, öğretmen adayları için çocukların karşılaştıkları çevrimiçi risklere yönelik algı ölçeğinin geliştirilmesi ile başlanmıştır. Bu amaçla ilk olarak, alanyazındaki çevrimiçi risk çerçeveleri incelenmiş ve bir çerçeve temel alınmak üzere seçilmiştir. Bir sonraki aşamada bu çerçeve bir uzman paneliyle Türkiye bağlamında değerlendirilmiştir. Bu aşamadan sonra kuramsal çerçevede yer alan boyutlar için göstergeler yazılarak madde havuzu oluşturulmuştur. Oluşturulan madde havuzu, ölçek geliştirme deneyimi olan uzmanların katılımıyla gerçekleştirilen ikinci bir uzman panelinde değerlendirilmiştir. Bu aşamadan sonra ölçeğin pilot formu oluşturularak dil ve yüz görünüş geçerlikleri için uzman görüşlerine tabi tutulmuştur. Uzman görüşlerinin alınmasının ardından, ölçek formu ile pilot uygulama gerçekleştirilerek öğretmen adayları tarafından anlaşılırlığı test edilmiştir. Ölçeğin yapı geçerliğinin test edilmesi için açımlayıcı ve doğrulayıcı faktör analizi yöntemleri kullanılmıştır. Ölçeğin güvenirliğinin sınanması için iç tutartlık katsayısı ve test – tekrar test güvenirliği yöntemlerine başvurulmuştur. Bu testlerle birlikte "Çocuk ve Ergenlerin Karşılaştığı İnternet Risklerine Yönelik Algı Ölçeği"nin geliştirilmesi tamamlanmıştır. Araştırmanın katılımcıları 2013 – 2014 öğretim yılında Türkiye'deki 19 devlet üniversitesinin eğitim fakültelerinde okumakta olan 1890 sınıf öğretmeni adayıdır. Verilerin analizi için, bağımsız gruplar için t testi, tek yönlü varyans analizi, yinelenen ölçümler için varyans analizi ve parametrik olmayan bağıntı yöntemlerine başvurulmuştur. Araştırma bulgularına göre sınıf öğretmeni adaylarının çocukların karşılaştığı çevrimiçi risklere yönelik algıları yüksektir. Kadın sınıf öğretmeni adaylarının risk algıları, erkek sınıf öğretmeni adaylarına göre yüksektir. Sınıf öğretmeni adaylarının risk algıları güvenli internet kullanımı konusunda eğitim alma ve çevrimiçi risklerle karşılaşma durumlarına göre değişim göstermemektedir. Bunun yanında, öğretmen adaylarının risk algıları ile internet kullanım sıklıkları ve internette kullandıkları servis sayıları arasında bir ilişki gözlenmemiştir. Risk algısı alanyazınına göre, yüksek risk algısı riskten kaçınma davranışının belirleyicileri arasındadır. Bunun bir sonucu olarak, öğretmen adayları çocuklara çevrimiçi teknolojiler konusunda olumsuz bildirimlerde bulunabilir. Ek olarak, öğretmen adayları çevrimiçi teknolojileri derslerine entegre etmeye direnç gösterebilirler. Bu bağlamda, öğretmen adaylarının risk algılarının düşürülmesi için eğitim ve risk iletişimi çalışmalarının gerçekleştirilmesi önerilmektedir. Sınıf öğretmenliği, bilişim teknolojileri öğretmenliği, psikolojik danışma ve rehberlik alanları öncelikli olmak üzere, öğretmen adayları için çocukların karşılaşabileceği çevrimiçi risklere yönelik farkındalık eğitimlerinin verilmesi önerilmektedir. Ek olarak görev yapmakta olan öğretmenler için bu çevrimiçi riskler konusunda meslekiçi eğitim faaliyetlerinin gerçekleştirilmesi önerilmektedir. Bunun yanında, çevrimiçi riskler sorununun diğer paydaşları olan aileler, eğitim yöneticileri, yazılım geliştiriciler ve kanun koyuculara yönelik farkındalık çalışmalarının geliştirilmesi de önerilmektedir. Bununla birlikte, çevrimiçi riskler probleminin çözümününde en önemli adım çocukların sorunlar ve başa çıkma yöntemleri konusunda bilgilendirilmesidir. Bu bağlamda tüm ders içeriklerinde çocukların güvenli ve sorumlu internet kullanımının vurgulanması son derece önemlidir. Anahtar sözcükler: sınıf öğretmenliği, öğretmen adayı, çevrimiçi risk algısı

Aday öğretmenlerBilgi güvenliğiGüvenlik+6
Onur Dönmez
Anadolu University · Eğitim Bilimleri Enstitüsü
2015
00
Master'sOpen AccessTR

Terraform ile kod olarak altyapı güvenliği ve AWS atak yüzeyi keşfi

Bulut teknolojisinin kullanımı gün geçtikçe artmaktadır. Bulut ortamlarının en önemli özelliklerinden birisi ortamların çok hızlı bir şekilde oluşturulup ortadan kaldırılabilir olmasıdır. Hızın bu kadar önemli olmasından dolayı da bulut güvenliğinde uçtan uca güvenlik yaklaşımı izlenmelidir. Çalışmamızda bulut servis sağlayıcılarından olan AWS oluşturulmadan önce başlayan güvenlik kontrolleri, AWS ortamı oluşturulduktan sonra da devam ettirilmekte ve AWS ortamının uçtan uca güvenliğinin sağlanması hedeflenmektedir. Kullanıcıların bulut ortamında işlemlerini hızlı ve kolayca yapmalarına imkan sağlayan Terraform da birçok kullanıcı tarafından bulut ortamını yönetmek için kullanılmaktadır. Fakat Terraform üzerindeki yapılandırma hataları yüzünden zafiyetli bulut ortamları oluşturulmaktadır. Gerçekleştirilen çalışmada, kullanıcıların oluşturduğu Terraform dosyaları, AWS ortamı oluşturulmadan önce kontrol edilmekte ve yapılandırma hataları ile ilgili kullanıcılara iyileştirme önerileri sunulmaktadır. Bu kapsamda çalışmada, ilk olarak kullanıcılar tarafından verilen dizindeki terraform dosyaları incelenmekte, sonrasında dosyalarda bulunan güvenlik problemleri ve iyileştirme önerileri kullanıcılara sunulmaktadır. Bu önerilere göre yapılan iyileştirmelerden sonra oluşturulan AWS ortamında da güvenlik kontrolleri devam etmektedir. Yapılan çalışmanın sonraki aşamasında AWS ortamında bulunan servislere çeşitli sorgular atılarak saldırganların izleyebileceği atak yollar keşfedilmektedir. Keşfedilen bu atak yolları kullanıcılara sunulmaktadır. Böylece ortam oluşmadan önce başlayıp ortam kapatılana kadar devam eden uçtan uca güvenlik sağlanmaktadır. Çalışma sonucunda, AWS ortamında oluşabilecek zafiyetlerin tespit edildiği ve verilen öneriler ile zafiyetlerin kapatıldığı gözlenmiştir. Yapılan testlerde kullanılan metrikler ve değerlendirme kriterleri ile çalışmada uçtan uca güvenliğin sağlandığı görülmektedir.

Altyapılama tekniğiBilgi güvenliğiSiber güvenlik+1
Murat Arslan
Eskişehir Osmangazi University · Institute of Graduate Studies in Science
2023
00
Master'sOpen AccessTR

Zeki web uygulama saldırı tespit sistemi

Günümüzde hayatın her alanında, alt yapıda veya doğrudan, kullandığımız web uygulamalarının güvenliğini sağlamak giderek daha da zorlaşmaktadır. İnternet ve ağ aracılığıyla daha çok kıymetli veri insanların hizmetine açıldıkça orantılı olarak saldırılar da gelişmekte, çeşitlenmekte ve dolayısıyla baş edilmesi daha da zor hale gelmektedir. İmza tabanlı saldırı tespit sistemleri, bilinen saldırıları ve yakın türevlerini önlemede oldukça başarılı iken, yeni keşfedilen ve bu yüzden sıfırıncı gün saldırısı adını alan girişimleri önlemede yetersiz kalmakta, korumakta oldukları sistemlerden sürekli veriler sızmakta veya korumaları gereken sistemler hizmet veremez hale gelmektedir. Web saldırılarını daha yüksek doğrulukta tespit etmek maksadıyla yapay zeka çalışmaları da son yıllarda hız kazanmıştır. Yapay zeka çalışmalarının en büyük eksikliği dikkatli bir şekilde oluşturulmuş, sayıca zengin veya yeterli, çok etiketli sınıflandırma için her sınıfın yeterli veriyle temsil edildiği dengeli bir verisetinin bulunmayışıdır. Bu çalışmada web saldırılarını tespit amacıyla öncelikle çok etiketli sınıflandırma yapabilmek için dengeli, birden çok saldırı veri tipini içeren, içerdiği veri adedi bakımından diğer verisetlerine göre zengin bir veriseti oluşturulmuştur. Yeni geliştirilen ön işlem fazı veriseti üzerinde birkaç kez çalıştırılarak verisetinin kalitesi yükseltilmiş, aynı ön işlem fazı sınıflandırma kapasitesini yükseltmek için kullanılmıştır. Çok etiketli sınıflandırma yapmanın amacı ise siber güvenlik araştırmacılarının saldırı tiplerini henüz gerçekleşmeden görmelerine ve önleyici çalışmaları zarar görmeden gerçekleştirebilmelerine ortam sağlamaktır. Geliştirilen veriseti ve ön işlem tekniği bu çalışmanın literatüre doğrudan katkısıdır. Oluşturulan veriseti 274.242 satır saldırı verisi, 24.962 satır normal web isteği ve toplamda 299.205 satır veri içermektedir. İkili sınıflandırma için verisetindeki normal web isteği girdileri 170.547 satıra çıkartılmıştır. Hiper parametre optimizasyonu çalışmaları yapılmış üç derin öğrenme ve 14 makine öğrenmesi sınıflandırıcısından ikili sınıflandırmada %99,872, çoklu sınıflandırmada %94,801 en yüksek isabet sonuçları elde edilmiştir.

Akıllı denetimAkıllı sistemlerAğ güvenliği+7
Mehmet Serhan Erçin
Eskişehir Osmangazi University · Fen Bilimleri Enstitüsü
2023
00
Master'sOpen AccessTR

Popüler işletim sistemleri ve web uygulamalarında penetrasyon testlerinin değerlendirilmesi

Son zamanlarda dünyada olduğu gibi ülkemizde de bilgi teknolojilerinin kullanımı yaygınlaşmakta ve siber güvenliğin önemi artmaktadır. Bilgi teknolojileri kullanıcıya çeşitli faydalar sağlayan karmaşık yapılara sahip yazılımlar sunmakta ve yapısı gereği güvenlik açıklarına da sebep olmaktadır. Bu durum çeşitli kurum ve kuruluşları, bireysel kullanıcıları, kurumsal web sitelerini ve sistemlerini kötü niyetli şahısların (hacker) saldırılarına açık hale getirmektedir. Bilgi güvenliği bu saldırıları önlemek adına dijital ortamda depolanan bilgilerin güvenliğini sağlamak için yapılan tüm çalışmaları kapsamaktadır. Bu çalışmalardan biri de penetrasyon (sızma) testleridir. Penetrasyon testleri uzman kişiler tarafından var olan bilgi sistemi açıklarının kötü niyetli şahıslardan önce tespit edilip gerekli önlemlerin alınması hususunda bir rapor hazırlanması ve ilgili kişilerin bilgilendirilmesi şeklinde gerçekleştirilmektedir. Özellikle ülkemizde penetrasyon testi uzmanları oldukça az sayıdadır ve bu konuda kendilerini geliştirmek isteyen kişilere yönelik yeterli kaynak bulunmamaktadır. Kurumsal firmalar penetrasyon testlerini güvenlik amacıyla gizli bir şekilde ve yalnızca penetrasyon testi uzmanlarını çalıştıran firmalarca gerçekleştirmektedir. Bu durum bu konuyu merak eden ve bu konuda çalışma yapmak isteyen araştırmacıların gerçek bir ortamda deneme ve çalışma yapmasına olanak sağlamamaktadır. Bu çalışmada kurumsal bir yapının IT sisteminde bulunan Domain Controller'a bağlı Windows XP, Windows 7, Windows 10, Kali Linux, IIS Server, MSSQL Sever gibi işletim sistemleri ve sunucular sanal laboratuvar ortamı olarak kurularak penetrasyon testi aşamaları uygulamalı olarak gerçekleştirilmiştir. Çalışmanın web uygulamaları kısmında ise, zafiyetli (vulnerability) web sitesi üzerinde penetrasyon testi aşamaları uygulanmıştır. Ayrıca günümüzde mobil cihazların yaygınlaşması nedeniyle ortaya çıkan kullanıcı taraflı saldırılara yönelik android emülatörleri üzerinde uygulamalar yapılmıştır. Bu sayede günümüzde yaygın şekilde kullanılmakta olan popular işletim sistemleri ve web uygulamalarına yönelik zafiyet tespitleri ve zafiyet sömürü işlemleri gerçekleştirilmiştir. Windows XP, Windows 7, Windows 10, Linux ve Android işletim sistemi mimarileri sunularak bu işletim sistemleri üzerinde penetrasyon testlerinin anlaşılması ve gerekli güvenlik önlemlerinin alınması amacıyla güvenlik mekanizmaları incelenmiştir. Bu çalışmada kurumsal bir firmanın penetrasyon testi aşamalarının bir bütün halinde incelenmesi ve açıklarının belirlenmesi aşamalarının uygulamalı şekilde sunulması hedeflenmiştir. Bu sayede penetrasyon testi ve bilgi güvenliği alanlarında araştırma yapmak isteyen sektör çalışanlarına ve araştırmacılarına kaynak olma niteliği sağlanması amaçlanmıştır. Anahtar Kelimeler: Bilgi Güvenliği, Penetrasyon (Sızma) Testi, Saldırı Yöntemleri, Siber Güvenlik, Zafiyet Analizi.

BilgiBilgi güvenliğiKriptoloji+3
Hande Çavşi
Kütahya Dumlupınar University · Fen Bilimleri Enstitüsü
2019
00

Related subjects