Photography art

71 theses under this subject heading

Master'sOpen AccessTR

Sanat ve grafik tasarımda disiplinlerarası etkileşim, fotoğraf ve resimleme etkileşimi ve uygulamaları

Tarihsel süreçte, tıpkı insanlığın geçirdiği evreler gibi, sanat, sürekli gelişim ve dönüşüm içerisindedir. Hızla gelişen makineleşme süreci ile, sosyal, ekonomik dönüşümler sanatçıya yeni açılımlar sağlanmıştır. Fotoğraf, fotomekanik baskı işlemleri gibi icatların bulunması, Kübistlerin deneysel arayışları sayesinde kolaj ve asamblaj tekniğinin bulunması, Dada, Pop, Kavramsal Sanat gibi akımların doğmasına, sanatçının kendi yeteneğini daha belirgin bir biçimde ifade etmesini sağlamıştır. Bu süreçle birlikte sanatta deneysel arayışlar ve disiplinlerarası etkileşimler söz konusu olmaya başlamıştır. Sanatta disiplinlerarası etkileşim fotoğraf ve resim sanatında da görülmüştür. Bu çerçevede fotomontaj, fotokolaj, kolaj ve asamblaj gibi tekniklerle fotoğraf ve resim sanatının disiplinlerarası etkileşimine dayanan yapıtlar ortaya çıkmıştır. Fotoğraf ve resimleme tekniği birlikte kullanıldığında anlatım açısından yeni bir etki ve boyut kazanmaktadır. Diğer sanat dallarında görülen disiplinlerarası etkileşim grafik tasarımda da ortaya çıkmış, fotoğraf ve resimleme (illüstrasyon) arasında da söz konusu olmuştur. Bu araştırmada, fotoğraf ve resimleme sanatının etkileşimi çerçevesinde yeni deneysel arayışlara gidilmiş; uygulanan resimlemelerde, kâğıt, çıta, kumaş, iplik gibi malzemeler kullanılarak anlatıma yeni bir boyut kazandırılmaya çalışılmıştır. Bu malzemelerle yaratılan üç boyutlu etki ile çeşitli duyu ve duygulara hitap ederek beslenme, barınma ve sevgi gibi hayvan hakları konusunda farkındalık yaratılmak hedeflenmiştir.

DisiplinlerarasıEtkileşimFotoğraf+6
Gülseren Özdemir
Muğla Sıtkı Kocman University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2022
00
Master'sOpen AccessTR

Grafik tasarımda fotoğraf ve tipografi

Bu tez çalışmasının amacı grafik tasarıma etki eden en önemli iki elemanın yani fotoğraf ve tipografinin geçmişten günümüze kadar süren tarihsel serüvenini aktarmaktır. Tezin ilk bölümünde grafik tasarımın tanımından, tarihi gelişiminden ve günümüzü tamamen etkisi altına almasından bahsedilmiştir. Fotoğraf ve tipografiyi anlatmadan önce grafik tasarımın tanımını bilmek ve tarihini anlamak gerekmektedir. İkinci bölümde fotoğrafın kısa tarihi, insanların yaşamına dahil olması ve değişen zamanla birlikte hem bilimsel hem de görsel olarak geliştiği gibi toplumlar üzerinde oluşturduğu etkileri, iletişim ve reklamcılık alanında görsel bir araç olarak kullanımı dijital çağda bilgisayarın da icadıyla birlikte grafik tasarım içerisindeki önemi anlatılmıştır. Üçüncü bölüm tipografinin incelenmesine ayırılmıştır. Tipografinin tarihsel gelişimi, değişen zamanla ve akımlarla biçimlenmesi, günümüzde tipografinin kullanım alanları ve grafik tasarımdaki yeri tanımlanmaktadır. Bu çalışma ile sadece zamanın grafik tasarım ve öğeleri üzerine etkilerinden değil, grafik tasarımda fotoğraf ve tipografinin kullanımının toplumlar üzerine etkilerinden de bahsedilmektedir.

FotoğrafFotoğraf sanatıGrafik tasarımı+2
Duygu Kızıldemir
Anadolu University · Institute of Fine Arts
2015
00
DoctorateOpen AccessTR

Küreyerel fotoğrafa özdüşünümsel bir yaklaşım: Bir sosyal medya tasarımı

Küresel ve yerel durumların iç içe geçtiği sosyo-kültürel, teknolojik ve sanatsal değişimler bağlamında, herhangi bir fotoğraf çalışmasının, nasıl anlamlandırılması gerektiği sorgulanabilir. Bu sorudan yolan çıkan bu çalışma, Gillian Rose'un (2012) eleştirel görsel yöntembiliminin ve Pierre Bourdieu'nun (2010: 36) özdüşünümsel yaklaşımının, söz edilen bağlamda, fotoğraf değerlendirmesini ne ölçüde karşılayacağını araştırmayı amaçlamaktadır. Bu iki yaklaşımın kapsayıcılığı, bu çalışma için tasarlanmış olan Web sitesi üzerinde gerçekleştirilen bir durum çalışması üzerinden araştırılmıştır. Rose'un (2012) değerlendirme soruları doğrultusunda, bir grup fotoğrafçının, eleştirmenin ve izleyenin katılımcıları oluşturması plânlanmıştır. Araştırmada, katılımcıların Web sitesi üzerindeki faaliyetlerine yönelik yarı katılımcı gözlem ve katılımcılarla yapılan yarı yapılandırılmış görüşmeler, veri toplama araçları olarak kullanılmıştır. İki dönemin değerlendirmeleri karşılaştırıldığında, bir fotoğrafın "bağlam"ının bilinmesinin, önemli temalardan biri olarak ortaya çıktığı görülmüştür. Belirtilen yöntembilimin ve yaklaşımın uygulanması, eleştiri sürecinde, bir fotoğrafın toplumsal, teknolojik, estetik bağlamının ve eleştirmenlerin, izleyenlerin ve araştırmacının özdüşünümsel değerlendirmelerinin önemini ortaya koymuştur. Sonuç olarak, bu çalışma üzerinden, fotoğraf eleştirisi ölçütlerine dair önemli konular ve fotoğrafçıların, izleyicilerin, eleştirmenlerin ve araştırmacının kişisel ve toplumsal altyapılarıyla ilişkili olan eğilimlerinin (habituslarının) fotoğraf üretim ve değerlendirme sürecine etkileri tespit edilmiştir.

Bourdieu, PierreFotoğrafFotoğraf sanatı+7
Funda Can Çuvalcı
Anadolu University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2015
00
Master'sOpen AccessTR

Toplumsal hayatın sosyal sürdürülebilirliğinde mimari fotoğrafın yeri

1826 yılında Joseph N. Niepce tarafından oluşturulan ilk görüntü fotoğraf tarihini başlatmış ve fotoğrafın keşfi fotoğraf sanatçılarını farklı bölgelere yöneltmiştir. Bu bölgelerdeki yapılar, caddeler, sokaklar ve bu bölgelerin kültürleri fotoğraflanmış, günümüze kadar ulaşan bu fotoğraflar bugün bizlere o dönemler hakkında önemli bilgiler sunarak tarihin değerli belgelerini oluşturmuştur. Mimari; bir toplumun, milletin birçok özelliğini içinde barındıran bir alandır. Her mimari yapının, bir kültürün izlerini taşıdığı ve de dönemine ait en önemli göstergeler olduğu gerçeğinden hareketle, geçmişten bize ulaşan ve bizden de gelecek nesillere aktarılacak, dönem hakkında bilgi verecek mimari eserlerin, kültürel ve doğal birikimlerin korunması gerekliliğinden Eskişehir İlinde tabiat ve kültür varlıkları araştırılmıştır. Araştırma kapsamında varoluşlarının kanıtı mimari fotoğraf sanatı ile aktarılmıştır. Sahip olunan kültür varlıklarının bulundukları kültür ve varoldukları coğrafyanın bir parçası olarak toplumsal hayatın sosyal sürdürülebilirliğinde mimari fotoğrafın önemi vurgulanmış, fotoğrafın aynı zamanda eleştirel gücü, toplumsal gerçekleri dile getirme ve onları değiştirmedeki başarısı göz önünde bulundurularak fotoğraflanan yapıların, yok oluşlarının önlenmesi ve durdurulması hususunda toplumsal farkındalık yaratarak tarihsel ve kültürel bilincin gelişmesine yönelik önerilere yer verilmiştir. Anahtar Kelimeler: Fotoğraf, Mimari, Işık, Aktarım, Tarihi Çevre, Sürdürülebilirlik.

FotoğrafFotoğraf sanatıIşık+4
Füsun Banaz
Kütahya Dumlupınar University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2017
00
Master'sOpen AccessTR

360 derece panoramik sanal tur uygulaması: Dumlupınar Üniversitesi örneği

Gelişen teknolojiye paralel olarak ilerleme gösteren fotoğraf teknolojisi, dijital (sayısal) fotoğrafçılık ile sanal ortamda da kullanılmaya başlanmıştır. Son yıllarda dijital (sayısal) fotoğrafçılığın ulaştığı son noktalardan birisi de fotoğrafta sanal gerçekliktir. Fotoğrafta sanal gerçeklik; konuyu sonsuz bir görüş açısıyla interaktif (etkileşimli) olarak potansiyel kullanıcıya sunulmasıdır.Sanal gerçeklik tekniği ile elde edilen sanal tur uygulamalarının, görsellik açısından en çok tercih edilen türü, 360 derece panoramik sanal turlardır. Bu sanal turlar; yatay ve düşey eksenin tamamında gezinme imkânı sağladığından, kullanıcıya uygulama içerisinde gezinirken gerçeklik hissiyatı yaratmaktadır. Aynı zamanda çeşitli hareketli görüntü ve nesneler ile birlikte sanal tur içerisinde kullanıcıya rehber olacak tipografi (yazı) ve medya uygulamalarının da içerisine dâhil edilmesi; hem görsel zenginliğini artıracak hem de gezinilen mekân hakkında; bilgi alma ve fikir yürütme konusunda yardımcı olacaktır. Bu gerekçeler ışığında bu araştırmada, 360 derece panoramik sanal tur uygulama örneği oluşturulmuştur.Bu araştırma, genel tarama modellerinden literatür incelemesi, nitel yöntemlerden gözlem ve 360 derece panoramik fotoğraf çekimlerinin sayısal ortamda işlem görmesi ile gerçekleştirilmiştir. Bu kapsamda elde edilen veriler ile Dumlupınar Üniversitesi 360 derece panoramik sanal tur uygulaması oluşturulmuştur.Anahtar Kelimeler: Sanal Tur, Panoramik Görüntü, Fotoğraf, Sanal Gerçeklik.

Dumlupınar ÜniversitesiFotoğrafFotoğraf sanatı+6
Ekrem Derman
Kütahya Dumlupınar University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2012
00
Master'sOpen AccessTR

Sanat üretim ortamı olarak görüntü

Fotoğrafın icadına kadar, belirli bir yüzey üzerinde görüntülerin temsillerinin oluşturulmasının en geleneksel yöntemi, resim yapmaktı. Fotoğrafla birlikte elin işlevi, göze yüklenir ve geleneksel resmetme tekniklerinin yerini ışıkla resmetme almıştır. Video ise ışıkla resmetme sürecine daha önce var olmayan ekranı dâhil etmiştir. Ekran, ışıklı yüzeyin gündelik yaşama kattığı yeni kullanım biçimleriyle toplumsal bir dönüşümün de simgesi haline gelmiştir. Bu çalışma kapsamında, bir sanat üretim ortamı olarak görüntünün, mitoloji ve felsefe ile olan ilişkisi irdelenip, teknolojik gelişmeler ışığında kavramsal ve biçimsel olarak nasıl dönüştüğü ele alınmıştır. Anahtar Kelimeler: Sanat, Görüntü, Kopyalama, Fotoğraf, Video, Resim.

FotoğrafFotoğraf sanatıGörüntü+6
Menekşe Samancı
Yıldız Technical University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2014
00
Master'sOpen AccessTR

Fotoğrafın müzede kullanım şekilleri ve koleksiyon nesnesi olma kriterleri

Bu tezin amacı, fotoğrafın çeşitli türlerini, müze içinde farklı amaçlara yönelik kullanımları ile birlikte incelemek ve ?sanat ve koleksiyon nesnesi? olma başlığı altında, fotoğrafın müze nesnesi haline gelişini ve bunu sağlayan kriterleri araştırmaktır. Araştırma kapsamında birçok fotoğraf tekniği ve türü incelenmiş, bu teknik ve türlerin müzelerde nasıl sınıflandırıldıkları ve hangi amaçlara yönelik kullanıldıkları araştırılmıştır. Ayrıca müze içinde yer alan fotoğrafların onarım ve koruma koşullarına da değinilmiştir. Bu kısımda, kullanım alanı ne olursa olsun, tüm fotoğrafların özel ısı ve nem koşulları altında tutulmaları ve gerektiğinde özel kimyasal işlemlerden geçirilmeleri üzerinde durulmuştur. Çalışma kapsamında, yurtdışındaki birçok müze ile yazışmalar yapılmış, koleksiyonlarına seçtikleri fotoğrafları ne gibi kriterlere göre değerlendirdikleri incelenmiştir. Bu yazışmaların yanı sıra, mümkün olduğunca çok sayıda veri toplamak amacıyla birçok müze internet üzerinden tek tek incelenmiştir. Fotoğrafın icat edilmesine yön veren ve yol açan çalışmalar, yaklaşık 1727 yılından başlayarak günümüze kadar devam etmiştir. Yaklaşık olarak 20 farklı fotoğraf tekniği, konularına göre ise 20 farklı fotoğraf türü bulunmaktadır. Müze yapıları incelendiğinde görülmüştür ki tüm bu farklı özellikte fotoğraflara müze içinde her departmanda ihtiyaç duyulmaktadır. Elde edilme açısından diğer sanat eserlerinden daha kolay görülen fotoğrafın başlı başına bir koleksiyon malzemesi olma özelliği kazanması ise beraberinde bir takım seçim kriterini getirmiştir. Bu çalışma sırasında ülkemizde henüz bir fotoğraf müzesi olmamasına rağmen yurtdışında yaklaşık 700 fotoğraf müzesinin bulunduğu saptanmıştır. Bu müzelerin koleksiyonlarına fotoğraf seçme kriterleri konusu ise daha önce herhangi bir araştırmaya konu olmamıştır. Bu sebeple tüm müzelerin kriterleri derlenerek, çalışmanın sonunda tek bir liste halinde düzenlenmiş, böylelikle, çalışmanın amaçlarından birini oluşturan, ?Fotoğrafın koleksiyon nesnesi haline gelmesini sağlayan kriterler nelerdir?? sorusuna cevap aranmıştır. Tüm bu elde edilen sonuçlar, yapılan çalışmanın kapsamına giren ve tezin sonunda Ekler kısmında verilen bir takım listelerle desteklenmiştir.

ArşivlemeFotoğrafFotoğraf müzesi+6
İlksen Baysaling
Yıldız Technical University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2008
00
Master'sOpen AccessTR

Fotoğrafta hakikate yaklaşma çabaları optik gerçekliğin bir adım ötesinde Sebastião Salgado'nun Göçler projesi üzerine bir inceleme

1839'da Fransa'da halka duyurulmasından bu yana fotoğraf, doğanın birebir kaydı olarak kabul edilmiş, belge ve gerçeklik değeri daha en başından kendisine verilmiştir. Optiğin olanaklarını kullanarak karşısındaki dünyayı olduğu gibi kayda geçirmesine rağmen, kendisini icat eden ve arzuları doğrultusunda kullanan insanın elinde, zaman zaman hayal gücünü görselleştirmiş, zaman zaman da kartvizitinde yazan gerçeğin temsilcisi ünvanının arkasına sığınarak manipülasyonlara alet olmuştur. Bu çalışma fotoğrafın optik nesnelliğini ve üreticisinden ve tüketicisinden kaynaklanan öznelliğini temel alarak fotoğrafın gerçek ve hakikati ne kadar sunabildiğini tartışmıştır. Söz konusu tartışma çerçevesinde bağımsız belgesel fotoğrafçı Sebastião Salgado'nun Göçler projesi incelenerek, uzun soluklu projelere imza atan bir belgesel fotoğrafçının hakikati ne derecede görselleştirebildiği irdelenmiştir.

Basın fotoğrafçılığıBelgesel fotoğrafFotoğraf+7
Mehmet İlbaysözü
Çukurova University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2021
00
Master'sOpen AccessTR

Sanatta kurgu ve gerçeklik bağlamında 1939 Erzincan depremi ve cezaevi müzeleri

Tezimizin amacı, insanlarda mahkumlara karşı var olan ön yargıları sorgulamak, suçlu da olsa, bu kişilere karşı yaptığımız haksızlıkların sanat aracılığıyla farkına varmamızı sağlamaktır. Dünyanın her yerinde, insanları suça iten ailevi, genetik, hukuksal, toplumsal, ekonomik, kültürel, eğitim ile ilgili sebepler vardır. Ne yazık ki, suç işlenmeden önce suça teşvik eden bu nedenler, cezaevi yaşam koşulları, cezaevinden çıktıktan sonraki topluma uyum süreçleri yeterince irdelenmemektedir. Mahkumların cezalarını bitirip dışarı çıktıktan sonraki toplumsal önyargı, bu insanların kendilerine yeni ve temiz bir hayat kurma şansını tanımamaktadır. İnsanlar eski bir mahkumla aynı apartmanda oturmayı, aynı işyerinde çalışmayı, aynı okula gitmeyi, istememektedirler. Oysa cezaevinden çıkan bir kişi, suçunun karşılığı olan cezayı çekmiştir ve diğer insanlarla aynı haklara sahiptir. Kendisine iyi ve dürüst bir hayat kurmak için önce bir işe ve gelire sonra da sevilip sayılacağı sosyal bir ortama ihtiyacı vardır. İş bulamayan, eski mahkum diyerek itilip kakılan bu insanlar belki de tek çareyi yine suç işlemekte bulmaktadır. Bu çalışma "suçluları kazıyınız, altından insan çıkar" sözünün doğruluğunu, suçlulara gerekli özen gösterilir ve imkan sağlanırsa onların da iyi birer insan olabileceklerini, toplumun bu soruna sırtını dönmesi yerine yüzleşmesi ve kendi sorumluluklarının farkına varması gerektiğine dikkat çekmeyi amaçlamaktadır. Tez konumuz, gerçek bir olaydan yola çıkılarak eser üretmekle ilgili olduğundan, çalışmamızda öncelikle, gerçek ile sanat ve bu iki kavramın birbirleriyle ilişkileri ve sanat akımları içerisindeki gerçeklik kavramı tartışılmıştır. İkinci bölümde kurgu ve sanat başlığı altında edebiyatta ve görsel sanatlarda kurgu anlatılmıştır. Bölümün sonunda, adalet kavramına ve hukuk alanında üretilmiş sanat eserlerine yer verilmiştir. Üçüncü bölümde, 1939 Erzincan Depremi ve deprem sırasındaki mahkumların akıllara durgunluk veren fedakarlık hikayesi fotoğraflarla desteklenerek anlatılmıştır. Bölümün sonunda, Sinop ve Ulucanlar Cezaevleri hakkında bilgi verilmiş ve ziyaretlerimiz sırasında çekilen fotoğraflarına yer verilmiştir. Tezin sonunda ise adalet, cezaevi, ölüm fermanı, yafta gibi hukuksal konularla ilgili bireysel çalışmalarımız ve sonuç bölümü bulunmaktadır. Anahtar Sözcükler: Gerçek, Gerçekçilik, 1939 Erzincan Depremi, Hukuk ve Sanat, Kurgu

Ceza infaz kurumlarıDeprem 13 Mart 1992 ErzincanDeprem+7
Şerife Sülek
Düzce University
2020
00
Master'sOpen AccessTR

Görsel iletişim tasarımı açısından fotoğrafta time lapse (zaman aralıklı çekim) tekniği: Elazığ iline yönelik örnek bir uygulama

Fotoğrafın icadından bu yana gelişen fotoğraf teknolojilerinin bir parçası olan time lapse çalışmaları sinemada, televizyonda, reklamlarda, tanıtım filmlerinde ve belgesellerde sıklıkla kullanılmıştır. Zamanın akışı, time lapse çalışmalarıyla birlikte etkili bir şekilde izleyiciyle buluşmuştur. Time lapse çalışmaların, sanat ürünü olduğu kadar, aynı zamanda bir görsel iletişim aracı olarak da karşımıza çıktığı görülmektedir. Belirli zaman aralıklarıyla çekilen fotoğrafların arka arkaya hızlı bir şekilde oynatılarak oluşan time lapse tekniği, görsel iletişim aracı olarak ele alınmıştır. Bu bağlamda, fotoğrafın tarihsel gelişim süreci incelenerek, fotoğrafın temel konularından biri olan kompozisyon konusu irdelenmiştir. Yine, görsel iletişim kavramının ne olduğu, görsel iletişim çalışmalarının tarihsel gelişimi, kullanım alanları, insanları nasıl etkilediği üzerinde durulmuştur. Araştırmanın evrenini Elazığ ili ve Harput yöresi teşkil etmektedir. Bir kentin tanıtımına yönelik hazırlanan time lapse çalışmasının nasıl uygulanabileceği gösterilmeye çalışılmıştır. Araştırmanın örneklemini ise Elazığ'ın tarihi ve kültürel unsurları oluşturmaktadır. Araştırma sonucunda; time lapse çalışmaların, sanatsal görselliğinin yanında güçlü bir görsel iletişim aracı olduğu da saptanmıştır. Aynı zamanda bu çalışma ile Elazığ ilinin tanıtımına da zamanın büyülü geçişleriyle katkı sağlanmaya çalışılmıştır. Anahtar Kelimeler: Fotoğraf, Time Lapse, Görsel İletişim

FotoğrafFotoğraf sanatıFotoğraf teknikleri+1
Hacı Mehmet Acar
Fırat University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2014
00
DoctorateOpen AccessEN

Unwritten histories of photography: Elisa Zonaro, an Italian photographer in Ottoman Istanbul

The scholarship investigating the history of photography in the Ottoman Empire has been gaining significant attention in the last decades. However, analysing the ways in which this photo-history is being written reveals a historical landscape populated by the accomplishments of male photographers, where the images produced by female photographers are left outside of the canon. Critical of this male-dominated historiography, the present study focuses on a particular case and illuminates the professional career of the Italian photographer Elisa Zonaro (1863-1945) in Istanbul to demonstrate women's active involvement in photography in the Ottoman context. Previously seen only as the wife, companion, and "muse" of Fausto Zonaro (1854-1929), the court painter to Abdülhamid II (r. 1876-1909), Elisa Zonaro emerges in this dissertation as a pioneering figure in the history of photography both as a studio photographer and as a street photographer. Departing from the personal documents and unpublished photographs of Elisa Zonaro preserved in the Zonaro family archive in Florence, this study has uncovered significant primary sources relevant to the subject in diverse archives and libraries in Turkey, Italy, and France, as well as in several online archives and databases. The research findings indicate that Elisa Zonaro did not simply take photographs to help her husband's paintings—as was the dominant supposition in the literature—but she was a professional photographer in her own right, who opened her studio Atelier Elsa Constantinople in ca. 1894. This study firstly problematises the invisibility of women in the history of photography and investigates women photographers in the Ottoman Empire. It moves on to evaluate Elisa Zonaro's position within the influential Italian community of the late nineteenth-century Istanbul by examining her life story, training in photography with Eugène Pirou in Paris, and her career working with diverse photographic genres ranging from portrait photography to street photography. Lastly, it examines the artistic collaborations between Elisa and Fausto Zonaro, where manifold interactions between photography and painting are analysed. Overall, by shedding light on Elisa Zonaro's photographic activities with new archival findings, this dissertation not only documents and analyses her photographs from various historical and thematic perspectives but also ensures that her works finally become part of the history of photography, from which she had been excluded for so long.

19. centuryPhotographPhotography art+4
Alev Berberoğlu
Koç University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2023
10
Master'sOpen AccessTR

Fotoğrafçı (Kısa film)

Fotoğrafçı adlı bu kısa filmde; İstanbul'da birbirlerini yıllar sonra bulan fotoğraf sanatçısı Ali ve kızı Nil'in hikâyesi konu edilmiştir. Mersin'de annesi ile birlikte yaşamakta olan Nil, kendisini terk eden babası Ali'yi arar ve internette bulur. Babasını görmesi ve iletişim kurması ilk kez gerçekleşir. Nil, Ali'ye kendini yüksek lisans öğrencisi olarak tanıtır ve onu görmek için İstanbul'a gelir. Ali, kendisinin kızı olduğunu bilmeden flört eder, Nil ise babasının dünyasına girmeye çalışır. Ali'nin evine gittiğinde, annesinin fotoğraflarını duvarda görür. Sonrasında bir kardeşi olduğunu öğrenince duygu değişimi yaşar. Nil orada geçirdiği günlerin sonunda, Ali'nin Ayşe'ye olan sevgisine tanık olur ve artık oradan gitmek ister. Nil ve Ali'nin vedalaşma sırasında, Ali'ye bir telefon gelir. Ali, Ayşe'nin yanına gitmesi gerektiğini söyler. Nil ile konuşamadan koşarak gider ve Nil gerçeği 'Baba' diyerek fısıldar. Ali bunu duymadan oradan uzaklaşır. Nil duygusal bir boşluğa düşer, amacına ulaşamaz ve babasının gidişi ile bir boşlukta kalır. Anahtar Kelimeler : Aile, Fotoğraf, Kavuşma

Batı sanatıEtkileşimli filmlerFotoğraf sanatı+6
Zeynep Ceren Alp
İstanbul Beykent University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2015
00
Master'sOpen AccessTR

20. yüzyıl sanatı ile teknolojinin etkileşimi

Bu tezin amacı, 20. yüzyılda teknolojinin sanat pratiği ve içeriğine yaptığı etkileri araştırmaktır. Fotoğraf tekniğinin kopyalama özelliği, başta resim sanatı olmak üzere tüm sanatsal pratikler üzerinde güçlü bir etki yaptığından, fotoğraf tezde yoğunluklu olarak ele alınmıştır. Fotoğrafla başlayan el hünerinin değer kaybı, 20. yüzyılın başlarında Marcel Duchamp ve Dada ile pekişmiş, Andy Warhol ile en ileri düzeyine erişmiştir. Böylece 'hünerle elde edilen biricik sanat eseri' olgusu yerine sanat yapıtının kavramsal içeriği değer kazanmıştır. Bu tezde, 20. yüzyıl sanatçılarının üretimleri, teknik arayışları, ürettikleri yapıtlar ve sanatın teknolojiyle etkileşimini ele alarak kronolojik bir yol izlenmiştir. Anahtar Kelimeler : 20. Yüzyıl Sanatı, Teknoloji, Fotoğraf

20. yüzyılEtkileşimFotoğraf+3
Ceren Ubay
İstanbul Beykent University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2016
00
Master'sOpen AccessTR

Postmodern süreçte fotoğraf sanatında çıplak beden kullanımı

ÖZETPostmodern sürecin fotoğraf sanatında çıplak beden kullanımına olan etkilerinin araştırıldığı tezde, postmodernizm teorisi ile gündeme gelen söylemlerin, çıplak beden üzerine olan yansımalarının belirlenmesi gerektiği düşüncesiyle yola çıkılmıştır. Bu bağlamda öncelikle bedenin, birey ve kimlikle olan ilişkisi saptanmış, çıplak bedenin toplumsal açıdan algılanışı cinsellik, erotizm ve pornografi kavramları çerçevesinde belirlenmiştir. Çıplak bedenin sanat yapıtı ile olan ilişkisi Antik Yunan sanatı, Orta Çağ ve Rönesans döneminde ortaya çıkan önemli sanat yapıtları ışığında incelenmiştir. Sanat yapıtlarının, döneme hakim olan din, iktidar ve ahlaki görüşler çerçevesinde şekillendiği saptanmıştır.Postmodern teorinin daha iyi anlaşılması için Modernizmin ekonomik, kültürel ve toplumsal yapılanması ortaya konarak, bu yapılanmanın sanat eseri üzerinde olan etkileri araştırılmıştır. Modern sanatın yapısal özellikleri belirlenerek fotoğraf içerisinde çıplak beden kullanımına dair örnekler incelenmiştir. Modernizmi oluşturan sanat akımlarının etkisindeki fotoğraf sanatı içerisinde, çıplak beden kullanımı ve estetik gelişimi incelenmiştir. Batı toplumlarındaki teknolojik, ekonomik, kültürel değişimlerin bir sonucu olarak Modernizmin tartışılmaya başlaması ve farklı bir yaklaşımla yapıbozumuna uğratılması sonucu hayat bulan postmodernist teori ve sanata olan etkileri, postmodernizmi tanımlayan kodlar ve çıkış noktaları belirlenmiştir. Bu bağlamda eserlerinde çıplak bedene yer veren ve postmodern olarak nitelenen sanatçıların vizyonları, estetik görüşleri; toplumsal değişimlerin yansımaları göz önünde bulundurularak incelenmiştir.Türkçe Anahtar Kelimeler: 1- Postmodernizm 2- Çıplak 3- Fotoğraf 4- Erotizm 5- Pornografi

ErotizmFotoğrafFotoğraf sanatı+4
Onur Tatar
Dokuz Eylül University · Institute of Fine Arts
2012
00
Master'sOpen AccessTR

Internet ortamında bir tüketim nesnesi olarak fotoğraf kullanımı

İnsanların gerçeği kaydetme isteği, fotoğrafı her zaman cazip hale getirmiştir. Fotoğrafın belgeleme özelliği kullanılarak, dünyada keşfedilmemiş yerler insanlara kolayca aktarılmıştır. Bunun yanında sanat objesi olarak kullanılan fotoğraf, yaşamın içinde teknolojik gelişmelere ayak uydurarak varlığını devam ettirmiştir.Kodak firmasının ürettiği fotoğraf makinaları, fotoğrafın daha yaygın olarak kullanımını sağlamıştır. Birçok alanda kullanılan fotoğraf, sanayileşmenin hızlanmasıyla birlikte, fotoğraf makinelerinin de değişimine ve gelişmesine sebep olmuştur. Analog fotoğraf makinelerin yerine geçen dijital fotoğraf makineleri, fotoğrafın sınırsız sayıda üretimine olanak sağlamıştır. Fotoğrafın teknolojik bir aygıt olması, gelişen diğer teknolojik yapılarla birlikte gelişim göstermiştir. Özellikle bilgisayar ve internet kullanımının yaygınlaşması, fotoğrafın çok daha geniş kitlelere ulaşmasını sağlamıştır.Sosyal paylaşım siteleri, fotoğraf paylaşım siteleri, bireysel fotoğraf siteleri gibi birçok alanda kullanılan ve tüketilen fotoğraf sayısı inanılmaz boyutlara ulaşmaktadır. Bu tez, fotoğrafın gündelik hayatımıza internet ortamından yayılışını ve ayrılmaz parçası haline gelişini inceler.Türkçe Anahtar Kelimeler: 1-Sanat 2-İnternet 3-Dijital Fotoğraf 4- Fotoğraf 5-Medya

FotoğrafFotoğraf sanatıMedya+4
Mete Okumuş
Dokuz Eylül University · Institute of Fine Arts
2012
00
Master'sOpen AccessTR

David Hockney polaroid kolajlarında parça - bütün ilişkisi

"David Hockney Polaroid Kolajlarında Parça-Bütün İlişkisi" başlıklı çalışmada, Pop Art sanat akımının İngiliz Sanatçısı David Hockney'in 1980'li yıllar boyunca ürettiği, Polaroid kolaj ve Fotokolaj çalışmaları incelenmiştir. Hockney'in kendine özgü çizgisinin yansıdığı bu çalışmalar, özgün ve yenilikçi kolaj tekniği örnekleri olarak sanat tarihinde önemli bir yer tutmaktadır. David Hockney, bu çalışmada ele alınan kolajlarını, fotoğraf çekmeye başladığı dönem ile aynı zamanda üretmiştir. Bu dönemde Hockney birçok fotoğraf çekmiştir ancak, sanatçı arzuladığı sonuçları bu karelerde elde edememiştir. Tek bir anın ve durağan bir perspektifin hakim olduğu bu fotoğraflar, Hockney için üzerinde çalışılması ve geliştirilmesi gereken bir durum teşkil etmiştir. Sanatçı bu eksiklikleri ortadan kaldırmak için, Kübizm akımının etkilerini taşıyan, Picasso ve Braque tarafından sanat tarihindeki yerini alan kolaj tekniği ile fotoğraflarını birleştirerek birçok çalışmaya imza atmıştır. Polaroid fotoğraflarla başlayıp daha sonra 35 mm'lik filmler ile çekimler yapmıştır. Bu çekimlerde aynı görüntünün farklı açı ve kısa zaman dilimi değişimlerinde çektiği binlerce kareyi yeni bir yüzey üzerinde birleştirmiştir. Büyük bir puzzle görünümünü andıran bu kolajlar, izleyici üzerinde şaşırtıcı ve hayranlık uyandırıcı bir etkiye sahiptirler. Bu çalışmada David Hockney'in Polaroid kolajları ve Fotokolajlarının içerik ve teknik özellikleri incelenirken, aynı zamanda sanatçının sanat kariyerinde etkilendiği sanat akımları ve sanat yaşamının diğer evreleri de incelenmiştir. Bu inceleme çerçevesinde dönemindeki gerek teknolojik gerek sosyolojik gelişmelerden etkilenerek ürettiği özgün çalışmalara da yer verilmiştir. Çağdaşlarından yenilikleri takip etme arzusu ve yeni sanatsal bakış açılarını yüceltme cesareti ile farklı bir yer edinen David Hockney'in resim ve fotoğraf sanatına katkıları, bu tezin merkezini oluşturmaktadır.

FotomontajFotoğrafFotoğraf sanatı+6
Atilla Develioğlu
Dokuz Eylül University · Institute of Fine Arts
2015
00
Master'sOpen AccessTR

Fotoğrafta gerçeklik ve lensler

Gerçeklik algısını oluşturan objektiflerin, ilk bölümde mercek yapılarını, kusurlarını doğal olarak sürekli karşılaştırıldığı insan gözünün yapısını, objektiflerin özelliklerini bir aygıt olduğu için sınırları ve sınıflaması anlatılmıştır. İkinci bölümde objektif gelişim tarihi, belli başlı objektif tasarımları, tek mercekten zoom objektiflere olan yolculuğu ele alınmıştır. Fotoğraf tarihindeki belli başlı ve daha sonraki gelişmelere zemin hazırlayan ve mihenk noktası oluşturan objektif tasarımları incelenmiş ve anlatılmıştır. Üçüncü bölümde ise gerçek konusu incelenmiş, fotoğrafın gerçeklik olan ilişkisi ortaya konulmaya çalışılmıştır. Sonuç kısmında ise objektif çeşitlerinin gerçeklik algısı yaratmadaki etkileri ve dış dünya gerçekliğini nasıl yorumlayabildiği üzerinde durulmuştur.

FotoğrafFotoğraf sanatıMercek+1
Seyhan Sayar
Dokuz Eylül University · Institute of Fine Arts
2015
00
DoctorateOpen AccessTR

Günümüz moda fotoğrafçılığının sinematografik üretime etkileri

Toplumsal bir olgu olan moda, sosyolojinin önemli araştırma konularından biri olarak pek çok kuramcı tarafından ele alınarak incelenmiştir. Toplumsal sınıf farkına dayalı kapitalist sistemdeki üst sınıfı 'aylak sınıf' olarak tanımlayan Veblen, modayı bu sınıfın giysiye yönelik aşırı tüketimine ve gösterişsel israfına dayalı bir olgu olarak tartışır. Veblen'e göre modadaki değişimler işlevsel açıdan yararsızdır ve içyapısı gereği çağdışı kalmaya açıktır. Benjamin, modayı ?diyalektik imge? kavramını kullanarak ?toplumsal üst yapının ana öğesi? olarak açıklarken; Barthes, moda olgusunu dilbilim kavramlarına başvurarak yeniden bir anlam dizgesi oluşturmaya çalışarak biçimlendirir. Baudrillard'a göre ise moda, ? paradoksal bir şekilde güncel olmayandır.?Kendine özgü bir dil oluşturma çabasında olan fotoğraf, bu süreç içinde modayla buluşur. Bir yandan sanat olma yolunda gelişimini sürdürürken, öte yandan moda sektörünün kitlelere ulaşmasını sağlayan bir iletişim dili haline gelir.Sınıf modasından tüketim modasına geçiş ile birlikte moda fotoğrafı, biçim ve içerik açısından çeşitli değişikliklere uğramış ve bu dönemde ?sinematografik anlatım?, moda fotoğrafçılarının başvurduğu yeni görsel anlatım biçimi olmuştur. Kurgusal anlamda fotoğraflarında sinematografik öyküyü ilk kullanan Guy Bourdin, kendinden sonraki moda fotoğrafçılarına öncülük etmiştir.80'li yıllardan bu yana `beden', sosyolojinin sorguladığı ve analiz etme gereği duyduğu en önemli konulardan biri haline gelmiştir. Günümüz tüketim toplumunda beden, özellikle de kadın bedeni, cinselleştirilerek cinselliği elinden alınmış, bir fetiş haline dönüştürülmüştür. Sinemada `erotizm, dikizci bakış ve beden'e ilişkin kuramsal yaklaşımlar moda fotoğrafçılığında da tartışılır hale gelmiş, sinema ile moda fotoğrafı arasındaki ilişkilerin göstergesi olmuştur.Görsel sanatların tümünün iç içe geçtiği günümüzde, sanatçılar da kendi sanat dallarının dışında yeni alanlara yönelme isteği duymaktadır. Bunun bir örneğine de, moda fotoğrafçılığından sinema yönetmenliğine geçen moda fotoğrafçılarında rastlanmaktadır. Farklı bir üretim davranışı olarak açıklanabilecek bu durum, ortaya konan sanat yapıtlarının estetik açıdan yeni bakış açılarıyla değerlendirmesini gerekli kılan bir alan yaratmaktadır.

Fotoğraf sanatıFotoğrafçılıkModa+3
Levent Berber
Dokuz Eylül University · Institute of Fine Arts
2010
00
Master'sOpen AccessTR

Görsel kültür ve toplumsal bellek bağlamında sayısal fotoğraf estetiği

Bu tez, son yıllarda gelişen dijital teknoloji içinde fotoğraf kavramını ve estetiğini, görsel kültür ve toplumsal bellek üzerinden irdelemektedir. Toplumsal bellek oluşturmada önemli bir görsel iletişim aracı olan fotoğraf, görüntünün sayısallaşması ile birlikte gerçeklik (güvenirlik),estetik ve etik gibi kavramlarla sorgulanmaya başlamıştır. Oysa Fotoğraf toplumsal bellek için anımsamanın gerçekçi tanıklığını yapar. Fotoğraf ile akıp giden zamanı, yitip giden hayatları, adetleri , kısaca insana ve doğaya dair her şeyi kayıt altına alınır. Fotoğrafa bakan birey için fotoğraf eidetic (resimsi) bellek işlevi görür. Güncelliğin, kalıcılığın ve tarihsel olanın görsel envanteri ve tanığı olan fotoğraf bağlamından koparıldığında gerçeği değil, sadece fotoğrafçıyı temsil eder.Fotoğraf'ın 1839'daki icadından günümüze dek toplumla olan bağlantısı teknolojideki gelişmeler ile paralel bir süreç olarak karşımıza çıkmaktadır ve bu zamana kadar önemli evrimler geçirerek gerçekliğin sorgulandığı bir medya haline gelmiştir. Bu durum doğası itibariyle fotoğraf kuramı için de bir paradigma değişimidir. Çünkü yaratılan görsel, onu yaratan kişinin eseri olduğu kadar, onu yaratmak için kullanılan yöntemlerin ve sürecin de sonucudur.Sayısal fotoğraf, konvensiyonel fotoğraf ve bilişim teknolojisinin buluşmasıyla varolmuştur. Sayısal fotoğrafın estetik ve teknik yönlerinin çoğu konvensiyonel fotoğraftan gelse de, kişinin fotoğrafa yönelik olağan bakış açısı ve yaratıcı güdüsünün yanında kaçınılmaz olarak görüntü yakalamayla ilgili yeni anlayış ve teknikleri de birlikte getirmiştir.Son yıllarda fotoğrafın sanat alanındaki konumu, teknolojideki ilerleme ve değişime bağlı olarak devamlı bir dönüşüm süreci yaşamaktadır. İletişim çağı olarak adlandırılan yaşadığımız yüzyıl fotoğrafın estetik değerlerinideğiştirmiş sanat içerisinde kullanım alanlarını arttırmıştır ve fotoğrafın gündelik hayat içindeki anlamı değişime uğramıştır.Toplumsal gerçeklere tanıklık eden ve önemli bir kültürel olgu olarak karşımıza çıkan fotoğraf günümüzde dijital üretimin teknik olanaklarıyla yeni bir boyut kazanmakta ve teknolojik gelişmeler içinde estetik ve etik kavramları çerçevesinde ki gelişmeler arasında paralellik bulunmamakta, sancılı ve kaotik bir çağdaşlaşma süreci yaşanmaktadır.

Bellek türleriFotoğrafFotoğraf makinesi+6
Nilay İşlek
Dokuz Eylül University · Institute of Fine Arts
2009
00
Master'sOpen AccessTR

1980 sonrası Türkiye'de çağdaş sanatta bir ifade olanağı olarak fotoğraf

1980 sonrasında Türkiye, yaşamın her alanına yansıyan köklü bir değişim sürecinin içine girdi. Türkiye ekonomisinin dışa açılarak dünya ekonomisi ile bütünleşmesi, Türkiye'nin modernleşme serüveni içinde ilk kez Batıyla arasında eş zamanlı bir ilişki doğurdu. Batı'da 2. Dünya Savaşı'ndan sonra ivme kazanan sanatı hayata yaklaştıran, sanatçı ve sanat yapıtı kavramlarını sorgulayan, sanat alanı içine yeni ifade biçimlerini ve malzemeleri sokan, sanatsal disiplinlerin birbirinden faydalanması ve modernizm projesinin sorgulanması üzerine kurulu çağdaş sanat akımları, Türkiye sanat ortamında 1980 sonrasında yansımasını buldu. İstanbul Bienali'nin düzenlenmeye başlanması, küratör kavramının yerleşmesi, özel sermayenin çağdaş sanata destek vermesi ile Türkiye sanat ortamı hızlı bir çağdaşlaşma süreci yaşadı. Dönemin diğer önemli gelişmesi de 12 Eylül 1980 askeri müdahalesi oldu. Türkiyeli çağdaş sanatçılar işlerini, 12 Eylül'ü doğuran ideolojinin ve müdahale sonrası sürecin getirilerinin eleştirisini de kapsayan kimlik, birey, cinsiyet, göç, sınıfsal farklılıklar, aidiyet, etnik kimlikler, kentsel dönüşüm, kamusal alan, anti-ulusalcılık, küresel ekonomi eleştirisi etrafında ürettiler.Batıda, temeli Dada foto-montajlarına dayanan yükselişini pop art ve 1970'li yıllarda kavramsal sanatla birlikte yaşayan çağdaş sanat yapıtlarında fotoğraf kullanımının Türkiye sanat ortamındaki yansımaları, 1980 sonrası dönemde görünür oldu. Fotoğrafı çağdaş sanat ortamında kullanan birinci kuşak sanatçılar, Ahmet Öner Gezgin, Şahin Kaygun, Ayşe Erkmen, Osman Dinç, Nur Koçak, Cengiz Çekil, Gülsün Karamustafa ve Bedri Baykam'dı. 1990 sonrasında kurumsallaşmasını oluşturma sürecine giren çağdaş sanat ortamında fotoğraf kullanımı artış gösterdi. Fotoğrafı çağdaş sanat ortamında kullanan ikinci kuşak sanatçılar Ferhat Özgür, Bülent Şangar, Aydan Murtezaoğlu, Nazif Topçuoğlu, Halil Altındere, Canan Şenol, Orhan Cem Çetin, Ahmet Elhan, Nancy Atakan, Serkan Özkaya, Banu Cennetoğlu, İnci Eviner'den oluşuyordu. 2000'li yıllarla birlikte fotoğraf Türkiye'de sanatçılar tarafından giderek kullanımı artan bir medyuma dönüştü.

12 Eylül 1980 Dönemi12 Eylül müdahalesiBauhaus Ekolü+6
Özlem Şimşek
Dokuz Eylül University · Institute of Fine Arts
2009
00
Master'sOpen AccessTR

Türk fotoğraf sanatının gelişim süreci içerisinde halkevleri ve köy enstitülerinin rolü

Söz konusu bu tez Halkevleri'nin kuruluşundan başlayarak günümüze kadarki tarihsel süreçler ile Köy Enstitüleri'nin ortaya çıkışı hakkında bilgilerin yanı sıra bu kurumların içerisinde fotoğrafın ele alınışı ve Türk Fotoğraf sanatının gelişimindeki etkisini ortaya çıkarmak amacıyla hazırlanmıştır. Birinci bölümünde; Ankara'da 1932 yılında açılan ve Atatürk devrimlerinin halk tarafından hızla benimsenmesini sağlamak, halkı her alanda bilinçlendirmek, onlara sanat sevgisi kazandırmak ve Osmanlı'nın baskıcı düşünce yapısını yok etmeye, halkı cahillikten kurtarmaya yönelik olarak kurulan Halkevlerinin tarihsel gelişimi ile yine aynı amaçlar doğrultusunda İsmail Hakkı TONGUÇ tarafından kurulan; köylüyü bilinçlendirmek, onu ağanın kölesi olmaktan kurtararak kendi işini yapabilen, okuyan, her şeyden az çok anlayan, sanatla uğraşan, sorgulayan bir insan tipi yaratmaya yönelik olan Köy Enstitülerinin izlediği tarihsel süreçler ve bu kurumların anlayışları anlatılmıştır. Çalışmamın ikinci bölümünde; Halkevleri'nin ve Köy Enstitülerinin kurulduğu yıllarda, Türkiye'de ne tür sanatsal etkinliklerin bulunmakta olduğu ve verilen sanat eğitiminin ne boyutta bulunduğu anlatılmaktadır. Bu çerçevede Türkiye'de fotoğrafın gelişim aşamalarına da kısaca değinilmiştir. Çalışmamın üçüncü bölümünde ise; Bir şekilde (sergi, yarışma vb) Halkevleriyle ilişkilisi olmuş isimler ile Halkevlerinde fotoğraf kurslarında çalışmalar düzenleyen çeşitli fotoğraf sanatçılarına ve bunların eserlerine yer verilmiştir. Ayrıca Halkevleri'nde yarışmaya katılan Cafer TÜRKMEN ile yapılan röportaj da bu bölümde yer almaktadır. Çalışmamın son bölümünde; Köy Enstitüleri'nde fotoğrafın yerinin ne olduğunu, nasıl eğitim verildiği anlatılmakta ve Köy Enstitüleri'nde fotoğraf eğitsel kolunda ders vermiş olan Hüsnü GÜRSEL ile yapılan röportaj yer almaktadır.

FotoğrafFotoğraf sanatıGelişim+4
Murat Ervin
Dokuz Eylül University · Institute of Fine Arts
2006
00
Master'sOpen AccessTR

1990 sonrası Türk moda fotoğrafında genel eğilimler

Fotoğrafın keşfinden hemen sonra batıda portre geleneğinin ardından gelişen moda fotoğrafı kısa zamanda branşlaşarak bu alanda önemli bir yer edinmiştir. Toplumda yaşanan ekonomik, politik ve sanatsal akımlar yardımıyla kendine ait estetik bir dil geliştiren moda fotoğrafı moda sektörünün ayrılmaz bir parçası haline gelmiştir. 1980 sonrası Türkiye'de değişen ekonomik şartlar, tekstil ve reklam sektörlerinin gelişmesine olanak tanımış ve Türkiye'de moda fotoğrafçılığının branşlaşmasında etken olmuştur. 1990'larda ise moda fotoğrafı masa üstü yayıncılığın ve fotoğraf tekniklerinin de gelişmesiyle moda sektöründe yön veren bir duruma gelmiştir. Dünyada 1900'lerin başında branşlaşan moda fotoğrafı, Türkiye'de neredeyse bir yüz yıl kadar sonra kavramlaşma sancıları çekmekte ve kendine ait bir üslup arayışını içerisine girmektedir. Newyork'ta Modern Sanatlar Müzesinde 28 haziran 2004'de açılan ?Fashioning Fiction in Photography since 1990? sergisi 90'lı yılların moda fotoğrafçılığını inceleyerek bu yıllara bir tarz biçebilmemiz için önemli bir adım atmıştır. Türkiye'de ise yeni kuşak moda fotoğrafçılarıyla başlayan batıyla eş zamanlı ilerleyen moda fotoğrafında yeni bir dil oluşturma çabası günümüzde bazı fotoğrafçılarda kendilerine ait üslup olarak ortaya çıkmış, 90 sonrası gelişen yeni pratikleriyle kataloglarda, magazin dergilerinde, televizyon kanallarında görsellik kazanmıştır. Günümüzde ticari anlamda kendini ispat etmiş olan Türk moda fotoğrafının sanatsal yaratıcılık anlamında sorunlar yaşadığı görülmektedir. 1990 sonrası fotoğrafta gelişen üsluplara parelel olarak Türk moda fotoğrafında eğilimlerin ortaya çıkmasına olanak tanıyacak gelişmeler olmuş ve moda fotoğrafı önemli bir yol almıştır. Moda fotoğrafı üzerine yapılan bu çalışmada Türk Moda Fotoğrafında tarihsel süreç değerlendirilirken 90 sonrası oluşan eğlimler de ortaya çıkarılacaktır. Bu anlamda bu tezin, Türk moda fotoğrafıyla ilgili gelecekte yapılacak çalışmalara da ışık tutacağı düşünülmektedir.

FotoğrafFotoğraf sanatıFotoğrafçılık+4
Handan Dayı
Dokuz Eylül University · Institute of Fine Arts
2006
00
Master'sOpen AccessTR

Dijital aktivizm pratiği olarak fotoğraf sanatı: Uğur Gallenkuş çalışmaları üzerine bir analiz

Yeni medya, teknolojik gelişmeleri arkasına alarak kitlelere yeni erişim imkanları kazandırmakta, bu teknoloji ile halka, belirli bir ideolojik görüşe iliştirilmenin ötesinde alternatif haber kaynakları sunmaktadır. Fotoğraf, bu haberlere zaman zaman yazı ile eşlik etmekte kimi zamansa tek başına haberi anlatmaktadır. Bu çalışmanın amacı da dijital ortamda gerçekleştirilen iletişimlerde bir eleştiri, mevcut yapıya bir direniş ve meydan okuma biçimi olarak görülen aktivist eylemleri fotoğraf sanatı üzerinden incelemek olmuştur. Bu amaçla dijital aktivist hareketlerin global etki alanları ortaya konulmuş, fotoğrafların etkisinin ne oranda olduğu sorgulanmış, aktivizmin dijital dönüşümünde fotoğrafın gerçekle kurduğu ilişki irdelenmiştir. Popüler dijital aktivist sanatçılardan biri olan dijital kolaj sanatçısı Uğur Gallenkuş'un Instagram paylaşımlarından 2021 yılında paylaşmış olduğu fotoğraflarda en çok beğeni alan ve etkileşimi yüksek olan 40 fotoğrafın incelemesi yapılmıştır. Araştırma kapsamında; Türkiye'nin önemli dijital kolaj sanatçısı olan Uğur Gallenkuş'un tasarladığı ve dijital platformlarda paylaştığı fotoğraflar ve bu fotoğrafların bir aktivizm pratiği olarak etkileri göstergebilim analizi yoluyla incelenmiştir. Özellikle popüler bir sosyal medya uygulaması olan Instagram üzerindeki resmi hesabından aktif bir şekilde paylaşımlar gerçekleştiren Uğur Gallenkuş'un sosyal medya paylaşımları takip altına alınmıştır. Takipler sonucunda da göstergebilim analizi yöntemi ile ulaşılan bulgular değerlendirilerek yorumlanmıştır.

FotoğrafFotoğraf sanatıGallenkuş, Uğur+4
Ebru Bozok
Sakarya University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2023
00
Master'sOpen AccessTR

Sakarya'daki etnik çeşitliliğin mutfak kültürü fotoğraflarıyla temsili

İnsanların temel ihtiyaçlarından olan beslenme ve mutfak alışkanlıkları, bulundukları coğrafi konum ve çevre kültürlerin etkisi ile sürekli bir değişim ve gelişim halindedir. Sakarya jeopolitik konumu itibariyle tarih boyunca geçiş yollarının üzerinde bulunması ve sürekli göç alan bir durumda olması sebebiyle farklı etnik kültürlerin etkisinde kalmıştır. Bu köken farklılıkları da bölge halkının mutfak alışkanlıklarını etkilemiştir. İlde bilinen yirmiden fazla farklı etnik grup vardır. Lazlar, Çerkezler, Abhazlar, Gürcüler, Manavlar ve Boşnaklar bu etnik grupların başında gelmektedirler. Bölgede farklı grupların olması, kişilerin kendi kültürel unsurlarını korurken diğer kültürlerden etkilenip bir kültür senfonisi oluşturmasına olanak sağlamıştır. Bu bağlamda çalışmada, Sakarya'nın kültürel ve etnik yapısı, Sakarya'da öne çıkan etnik gruplar ve etnik gruplara ait mutfak kültürleri gibi konular literatür taraması yapılarak incelenecek; farklı etnik kökene ait kişilerle yapılacak görüşmeler ve çalışmalar sonucunda çeşitli görsel belgesel kayıt için fotoğraflar çekilecektir. Her mutfağa ait devam eden gelenekler kayıt altına alınarak zaman içindeki değişim tespit edilmeye çalışılacaktır. Böylece bölgede yer alan bu farklılığın ve geçmişten bugüne değin süregelen alışkanlıkların varlığı görsel olarak kayıt altına alınacaktır.

Belgesel fotoğrafEtnik kimlikEtnik turizm+7
Ayşe Yılmaz
Sakarya University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2019
00

Related subjects