English lessons

429 theses under this subject heading

Master'sOpen AccessTR

Sunum-uygulama-üretim (PPP) tekniğinin ilkokul 4. sınıf öğrencilerinin İngilizce dersine ilişkin bilişsel ve duyuşsal öğrenme ürünleri üzerindeki etkisi

Bu çalışmanın amacı PPP(Sunum-Uygulama-Üretim) tekniğinin İlkokul 4. Sınıf öğrencilerinin İngilizce dersine ilişkin bilişsel ve duyuşsal öğrenme ürünleri üzerindeki etkisini inceleyerek bu yöntemin üstün ve sınırlı yanlarını ortaya koymaktır. Araştırma karma araştırma modelinde gerçekleştirilmiştir. Araştırmanın nicel boyutunda PPP tekniğinin akademik başarı, kalıcılık ve İngilizce dersine yönelik tutum üzerindeki etkisini belirlemek amacıyla 'ön-test son-test kontrol gruplu deneysel desen' kullanılmıştır. Araştırmanın nitel boyutunda ise katılımcıların PPP tekniğinin etkililiğine ilişkin görüşlerinin belirlenmesi amacıyla nitel araştırma yöntemlerinden olgubilim yöntemi kullanılarak açık uçlu anket yoluyla katılımcıların dersin işlenişi ve uygulamalara yönelik görüşleri alınmıştır. Araştırmanın evrenini İlkokul 4. Sınıf öğrencileri oluşturmaktadır. Araştırmanın örneklemini ise 2015-2016 eğitim-öğretim yılında Doluharman İlkokulu 4. sınıfa devam eden 14 kontrol grubu ve 14 deney grubu olmak üzere toplam 28 öğrenci oluşturmaktadır. Veri toplama araçları olarak Başarı Testi 1, Başarı Testi 2 ve İngilizce Dersine Yönelik Tutum Ölçeğinin uygulanmıştır ve elde edilen nicel verilerin analizinde parametrik olmayan analiz teknikleri kullanılmıştır. Deney ve kontrol gruplarından elde edilen ön test, son test, kalıcılık testi, ön ve son tutum verilerinin grup içi karşılaştırmalarında eşleştirilmiş gruplar Wilcoxon Signed-Rank testi, gruplar arası karşılaştırmalarında ise bağımsız gruplar Mann-Whitney-U testi yöntemleri kullanılmıştır. Araştırmanın nitel boyutunda, görüşme formlarından elde edilen verilerin analizinde ise nitel veri çözümlemelerinde ve metin analizlerinde sıkça kullanılan içerik analizi yöntemi kullanılmıştır. Nicel verilerin analizi sonucunda PPP tekniğine dayalı dil öğretiminin İngilizce dersine yönelik olumlu tutum geliştirmede öğrenci ders kitabında yer alan etkinliklere göre planlanan dil öğretimine kıyasla daha etkili olduğu gözlenmiştir. Nitel verilerden elde edilen bulgular ise katılımcıların tamamının PPP tekniği ve bu teknik kapsamındaki etkinliklere yönelik olarak olumlu tutum içerisinde olduklarını, PPP tekniğinin katılımcıların İngilizce dersine yönelik olumlu tutum geliştirmelerine katkı sağladığını göstermektedir. Anahtar Kelimler: PPP, sunum, uygulama, üretim, yabancı dil, öğretim yöntem ve teknikleri

Bilişsel öğrenmeDil öğrenimiDuyuşsal öğrenme+7
Ayşe Yılmaz
Siirt University · Sosyal Bilimler Enstitüsü
2017
00
Master'sOpen AccessTR

Basamaklı öğretim programının 9. sınıf İngilizce dersinde öğrencilerin öğrenme stillerine ve akademik başarılarına etkisi

Bu araştırmada, basamaklı öğretim programının 9.sınıf İngilizce dersinde öğrencilerin öğrenme stillerine ve akademik başarılarına etkisi incelenmiştir. Bu araştırma, nicel ve nitel yöntemlerin beraber kullanıldığı karma yöntem kullanılarak gerçekleştirilmiştir. Nicel boyutta yarı deneysel desenlerden ön test-son test eşleştirilmiş kontrol gruplu desen kullanılmıştır. Araştırmanın nitel boyutunda nicel verileri desteklemek amacıyla durum çalışması deseninden yararlanılmıştır. Araştırma 2016-2017 öğretim yılında Siirt ilinde bulunan Atatürk Anadolu Lisesinde yürütülmüştür. Araştırmaya 9/C ve 9/D sınıflarında okuyan toplam 67 öğrenci katılmıştır. Araştırmada 9/C deney ve 9/D kontrol grubu olarak belirlenmiştir. Basamaklı öğretim programı doğrultusunda yapılacak uygulamalar Seven Wonders (Dünyanın 7 Harikası) ünitesi kapsamında hazırlanmıştır. Araştırmada nicel verilerin toplanmasında Kolb Öğrenme Stilleri Envanteri ve araştırmacı tarafından geliştirilen İngilizce Dersi Akademik Başarı Testi kullanılmıştır. Nitel veri toplama aracı olarak ise sözlü savunmalar, yarı-yapılandırılmış görüşme formları ve öğrenci etkinliklerinden yararlanılmıştır. Kolb Öğrenme Stilleri Envanteri ve İngilizce Dersi Akademik Başarı Testinin analizinde SPSS 21.0 paket programı kullanılmıştır. Analizlerde Mann Whitney U testi, Wilcoxon İşaretli Sıralar testi ve Ki-Kare uygulanmıştır. Nitel verilerin analizinde ise betimsel analiz ve içerik analizi yöntemleri kullanılmıştır. Araştırma sonucunda deney ve kontrol gruplarının öntest ve son test İngilizce dersi akademik başarı testi puanları arasında anlamlı bir farklılık ortaya çıkmıştır. Basamaklı öğretim programının öğrencilerin akademik başarılarını artırdığı tespit edilmiştir. Deney ve kontrol gruplarının ön test ve son test öğrenme stilleri arasında anlamlı bir farklılık olmamasına rağmen yapılan uygulamalar sonucunda öğrencilerin öğrenme stillerinde değişiklikler olduğu görülmüştür. Araştırmanın nitel boyutundan elde edilen veriler ışığında aşağıdaki sonuçlara ulaşılmıştır: • Öğrenciler basamaklı öğretim programının sunduğu etkinliklerin eğlenceli, güdüleyici olduğunu ifade etmişlerdir. Kendi öğrenmelerinin sorumluluğunu aldıkları için öğrenme ortamında aktif olmuşlardır. • Basamaklı öğretim programının araştırma, sunum yapma gibi temel becerilerin yanında okuma, yazma, dinleme ve konuşma gibi dil becerilerinin gelişmesinde de etkili olduğu tespit edilmiştir. • Öğrenciler etkinlikleri yerine getirirken araştırma, görsellerden yararlanma, okuma vb. öğrenme stillerini kullandıklarını belirtmişlerdir. • Basamaklı öğretim programının öğrencilerin akademik başarılarına da katkısı olduğu görülmüştür. Öğrenciler, basamaklı öğretim programının yazılı ve uygulama sınavlarında başarılarını artırdığını ifade etmişlerdir.

Basamaklı öğretim yöntemiDil öğrenme yöntemleriDil öğretimi+7
Burhan Üzüm
Siirt University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2017
00
Master'sOpen AccessTR

5. sınıf ingilizce dersinde allosterik öğrenme modelinin öğrencilerin eleştirel düşünme ve problem çözmeye yönelik yansıtıcı düşünme becerilerine etkisi

5. sınıf İngilizce dersinde allosterik öğrenme modelinin, öğrencilerin eleştirel düşünme ve problem çözmeye yönelik yansıtıcı düşünme becerilerine etkisini belirlemeye yönelik bu araştırmada, nicel ve nitel araştırma desenlerinin birlikte ele alındığı karma yöntem kullanılmıştır. Araştırmanın nicel boyutunda, yarı deneysel desenlerden öntest-sontest eşleştirilmiş kontrol gruplu desen; araştırmanın nitel boyutunda ise nicel bulguları daha anlaşılır kılmak amacıyla, nitel araştırma desenlerinden durum çalışması deseni kullanılmıştır. Araştırmanın çalışma grubu, Siirt merkez Sancaklar Ortaokulu'nun 5/A ve 5/B sınıflarında öğrenim gören toplam 106 öğrenciden oluşmaktadır. Araştırmanın nitel boyutunda deney grubunda bulunan 53 katılımcıdan 45 katılımcı " gönüllülük esasına" göre belirlenmiştir. Araştırmanın verilerine nicel boyutta, Demircioğlu (2012) tarafından Türkçeye uyarlanan "Eleştirel Düşünme Eğilimi Ölçeği" ve Kızılkaya ve Aşkar (2009) tarafından geliştirilen "Problem Çözmeye Yönelik Yansıtıcı Düşünme Ölçeği" kullanılarak nitel boyutta ise yarı yapılandırılmış görüşme formu kullanılarak ulaşılmıştır. Nicel verilerin istatistiksel analizinde bilgisayar paket programı ve dağılımın normal olduğu grupların ön test-son test puanlarını karşılaştırmak için bağımsız gruplarda t-testi; deney ve kontrol grubunun kendi içinde ön test-son test puanlarını karşılaştırmak üzere bağımlı gruplarda t-testi kullanılmıştır. Nitel verilerin analizinde ise, betimsel analiz ve içerik analizi yöntemleri kullanılmıştır. Araştırmanın nicel bölümünden elde edilen bulgulara göre, 5.sınıf İngilizce Ders Programında var olan önerilerden hareketle işlenen dersin, kontrol grubunu oluşturan öğrencilerin eleştirel düşünme ve problem çözmeye yönelik yansıtıcı düşünme becerilerinin artmasında etkili olmadığı görülmüştür. Allosterik öğrenme modeli uygulamasına tabi tutulan deney grubunun ön test ve son test puanlarından elde edilen bulgulara göre, allosterik öğrenme modelinin öğrencilerin eleştirel düşünme ve problem çözmeye yönelik yansıtıcı düşünme becerilerinin artmasında etkili olduğu görülmüştür. Allosterik öğrenme modeli uygulamasına tabi tutulan deney ve allosterik öğrenme modeli uygulamasına tabi tutulmayan kontrol grubunun son test puanlarından elde edilen bulgulara göre, allosterik öğrenme modeli uygulamasının, deney grubundaki öğrencilerin eleştirel düşünme ve problem çözmeye yönelik yansıtıcı düşünme becerilerinin artmasında etkili olduğu görülmüştür. Allosterik öğrenme modeli etkinliklerinin öğrenci merkezli etkinliklerden oluştuğu ve bu etkinliklerin dersi eğlenceli hale getirdiği ve önceki derslerin daha çok öğretmen merkezli olduğu ve anlatım yöntemi yapılarak anlatıldığı görülmüştür. Öğrencilerin, allosterik öğrenme modeli etkinliklerini seçerken, eğlenceli ve yapabilecekleri etkinlikler olmasına dikkat ettiği ve daha iyi ve kalıcı öğrenme sağladıkları; en sevdikleri etkinliklerin grup olarak drama, bireysel olarak video hazırlama ve öğrencilerin grupça çalışarak öğrenmeleri ile bu etkinlikleri yaparken eğlenmeleri ve günlük hayatla ilişkilendirmeleri bu etkinlikleri sevme nedenleri olarak görülmüştür. Öğrencilerin bilgilerin düzenlenmesinde ve kaynaklara ulaşma konusunda sorunlar yaşadıkları ve problemleri yakın çevrelerinden yardım alarak ve farklı kaynakları araştırarak çözdükleri görülmüştür.

Allosterik öğrenmeEleştirel düşünceProblem çözme+7
Hatice Melike Babaoğlu
Siirt University
2018
00
Master'sOpen AccessTR

Dijital öykülemenin lise öğrencilerinin İngilizce yazma becerilerine ve yabancı dil kaygı düzeylerine etkisi

Çoklu okuryazarlık kavramının giderek önem kazandığı çağımızda, yabancı dil öğretiminde bilgi ve iletişim teknolojilerinden yararlanılmasının önemli olduğu düşünülmektedir. Öğrencileri yabancı dil öğrenirken motive etmesi, ilgi uyandırması, özerk çalışma imkânı vermesi ve multimedya araçlarının kullanılması boyutuyla dijital öyküleme yabancı dil eğitiminde kullanılan etkili yöntemlerden biridir. Bu kapsamda bu araştırmada dijital öyküleme yöntemi ile zenginleştirilmiş İngilizce dersinin lise öğrencilerinin İngilizce yazma becerilerine ve yabancı dil kaygı düzeylerine etkisi araştırılmıştır. Araştırmada deneysel desen kullanılmıştır. Araştırmanın çalışma grubu Ankara'da bir lisede 10. sınıf seviyesinde öğrenim gören öğrencilerden oluşmuştur. Araştırmanın veri toplama araçları; 9. sınıf yazma görevi ve dereceli puanlama anahtarı, 10. sınıf yazma görevi ve dereceli puanlama anahtarı, dijital öykü dereceli puanlama anahtarı, yabancı dil kaygı ölçeği ve görüşme formudur. Araştırmada denel işlem adımlarının öğrenciler tarafından takibini sağlamak için ise dijital öyküleme kontrol listesi kullanılmıştır. Araştırmanın nicel verileri SPSS 22 programı ile nitel verileri ise betimsel analiz yöntemi ile analiz edilmiştir. Araştırma dijital öykülemenin öğrencilerin İngilizce yazma becerilerini artırdığı ancak yabancı dil kaygı düzeylerinde anlamlı bir fark oluşturmadığını göstermiştir. Araştırmada öğrencilerin yazma ve yabancı dil kaygı son test puanları arasında negatif yönde orta düzeyde istatiksel olarak anlamlı bir ilişki olduğu sonucuna da ulaşılmıştır. Araştırmanın görüşme yoluyla elde edilen nitel verilerine göre ise deney grubunda bulunan öğrenciler dijital öyküleme sonrasında yabancı dil kaygılarının azaldığını, derse olan ilgilerinin arttığını, derslerin daha eğlenceli geçtiğini ve bu duruma bağlı olarak derse katılma motivasyonlarının arttığını belirtmişlerdir.

Anadolu liseleriDijital öykülemeDil kaygısı+5
Elif Ölmez
Hacettepe University
2023
00
Master'sOpen AccessEN

An investigation of metalinguistic knowledge of pre-service teachers of English in a Turkish context

This study mainly aimed at investigating metalinguistic knowledge (MLK) of pre-service teachers of English. More specifically, it sought to explore MLK of pre-service teachers of English, the effect of gender and grade levels of preservice teachers of English on their MLK, and their awareness of MLK. The study adopted a mixed methods research design, so it employed both quantitative and qualitative data collection methods in accordance with the purpose of the study. The quantitative data were collected from 120 pre-service teachers of English studying at Hacettepe University in 2017-2018 academic year spring term and 2018-2019 academic year fall term through Metalinguistic Knowledge Test used by Alderson and Horák (2010). The questions in the test intended to test the grammatical features generally encountered in the pedagogical grammar content of English language. The results of the quantitative data analysis indicated that the majority of the pre-service teachers of English had moderate level of metalanguage. While any significant effect of gender variables was not observed, grade level differences indicated a significant effect on their metalanguage. In the qualitative part of the study, the data were collected from 18 preservice teachers of English studying at second, third and fourth grade through semi-structured interviews. The obtained data were analyzed through thematic analysis. The results presented that almost none of the participants was well aware of the metalinguistic knowledge as a concept at first. When the participants were informed about the MLK and requested to express their self-perceptions on this concept, most of them stated that they did not think they had a sufficient level of MLK and that they needed further training on this domain, which was a consistent result with the quantitative data. Besides, they added that internalizing metalinguistic knowledge could be really essential for English language teachers and it could make a great contribution to their grammar teaching practices.

Candidate teachersInformationLevel of knowledge+6
Betül Mutaf
Hacettepe University · Eğitim Bilimleri Enstitüsü
2019
00
Master'sOpen AccessTR

Hizmet öncesi İngilizce öğretmen eğitiminde çok kültürlü eğitime yönelik bir olgubilim çalışması

Bu çalışma, İngilizce öğretmen adaylarının çok kültürlü eğitime ilişkin görüşlerinin, yeterlik algılarının ve deneyimlerinin incelenmesi amacıyla yürütülmüştür. Bu amaç doğrultusunda nitel araştırma desenlerinden biri olan olgubilim deseni ile yürütülen araştırma, Ankara ilindeki üç devlet üniversitesinin 2017-2018 bahar döneminde İngilizce öğretmenliği lisans programlarında öğrenim gören toplam 30 son sınıf İngilizce öğretmen adayının gönüllü katılımıyla gerçekleştirilmiştir. İngilizce öğretmen adaylarından oluşan çalışma grubu, ölçüt örnekleme yöntemiyle belirlenmiştir. Araştırmacılar tarafından geliştirilen yarı yapılandırılmış bireysel görüşme formu aracılığıyla elde edilen veriler, içerik analizi ile çözümlenmiştir. Bulgularda, öğretmen adaylarının çok kültürlü eğitime ilişkin farkındalıklarının olduğu, öğrenme-öğretme sürecinde çok kültürlü eğitimin gerekliliğine inandıkları ve çok kültürlü eğitim yaklaşımına sahip öğretmenlerin belirli mesleki ve kişisel özelliklere sahip olmaları gerektiği ortaya konulmuştur. Ancak öğretmen adaylarının, öğrenme-öğretme sürecinde çok kültürlü eğitimin yansıtılmasına ilişkin olarak kendilerini yeterli hissetmedikleri tespit edilmiştir. Bu bulgular ışığında, çalışmaya katılan son sınıf İngilizce öğretmen adaylarının, hizmet öncesi eğitim sürecinde çok kültürlü eğitime ilişkin edindikleri bilgi ve becerilerin yeterli olmadığı sonucuna ulaşılmıştır. Son sınıf İngilizce öğretmen adaylarının çok kültürlü eğitime yönelik görüşleri, yeterlik algıları ve deneyimlerine ilişkin olarak yürütülen bu çalışma ile ortaya konulan derinlemesine ve bütüncül sonuçların, Türkiye'deki öğretmen yetiştirme programlarında çok kültürlü eğitime ilişkin gelecekte yapılacak iyileştirme çalışmalarına ve ilgili paydaşlara katkı sunması beklenmektedir.

Hizmet öncesi eğitimMesleki eğitimStaj+6
Sinem Çalışkan
Hacettepe University · Institute of Educational Sciences
2019
00
Master'sOpen AccessTR

İngilizce öğretmen adaylarının görüşleri çerçevesinde öğretmen eğitiminde 21.yüzyıl becerilerinin incelenmesi

Bu çalışmanın amacı, son sınıf İngilizce öğretmen adaylarının 21.yüzyıl becerilerine yönelik yeterlilik algıları, 21.yüzyıl becerilerinin kazanılmasına verdikleri öneme yönelik görüşleri ve lisans eğitimleri süresince aldıkları derslerde 21.yüzyıl becerilerinin yansımalarına ilişkin görüşlerinin incelenmesidir. Tarama deseninde yürütülen bu çalışma, Ankara ilinde bulunan devlet üniversitelerinin İngilizce öğretmenliği lisans programında 2017-2018 bahar döneminde öğrenim gören 233 son sınıf İngilizce öğretmen adayıyla gerçekleştirilmiştir. Çalışmanın veri toplama aracını, araştırmacılar tarafından geliştirilmiş "21.Yüzyıl Becerileri Yeterlilik Algısı Ölçeği", "21.Yüzyıl Becerilerine Sahip Olmanın Önemi Anketi" ve "Eğitim Fakültesi Derslerinde 21.Yüzyıl Becerileri Anketi" olmak üzere üç farklı veri toplama aracının birleşiminden oluşan "İngilizce Öğretmen Adaylarına Yönelik 21.Yüzyıl Becerileri Formu" oluşturmaktadır. Araştırma verileri, betimleyici istatistik yöntemleri ile analiz edilmiştir. Araştırmanın bulgularına göre, araştırmaya katılan öğretmen adaylarının kendilerini sırasıyla "kültürlerarası beceriler", "öğrenme ve yenilenme becerileri", "kariyer becerileri" ve "yaşam becerileri" yeterli hissettikleri tespit edilmiştir. 21.yüzyıl becerilerine sahip olmanın önemine ilişkin bulgularda ise, öğretmen adayları sırasıyla "öğrenme ve yenilenme becerilerine", "yaşam becerilerine", "kültürlerarası becerilere" ve "kariyer becerilerine" sahip olmaya önem vermektedirler. Ayrıca, İngilizce öğretmen adayları aldıkları hizmet öncesi eğitimi, 21.yüzyıl becerilerinin kazandırılması açısından yeterli bulmadıklarını belirtmişlerdir. Bu sonuçlardan hareketle, 21.yüzyıl becerilerinin, İngilizce öğretmenliği lisans programına, tüm bileşenler dikkate alınarak istendik ve kasıtlı öğrenme yaşantıları oluşturacak şekilde entegre edilmesi önerilmektedir.

21. yüzyılAday öğretmenlerDil eğitimi+7
Arzu Aydın
Hacettepe University · Eğitim Bilimleri Enstitüsü
2019
00
Master'sOpen AccessTR

Bir vakıf üniversitesinde yabancı dilde eğitimin mezuniyet öncesi tıp eğitimine etkileri üzerine görüşler

Bu çalışma tıp eğitiminin anadil dışında İngilizce olarak verilmesinin eğitim süreçlerine etkisini araştırmak amacıyla yapılan niteliksel bir araştırmadır. Çalışmanın veri toplama aşaması Nisan – Ağustos 2018 tarihleri arasında İstanbul'da eğitim dili İngilizce olan bir vakıf üniversitesi tıp fakültesinde gerçekleştirilmiştir. Çalışmada değişik akademik unvanlara sahip temel, dahili ve cerrahi bilimlerden toplam 27 öğretim üyesi ile derinlemesine görüşmeler yapılmış, toplam altı odak grup ve bir derinlemesine görüşme ile tüm sınıflardan öğrencilerin görüşleri derlenmiş, ayrıca yabancı uyruklu öğrenciler, mezunlar, idari personel ve iki yöneticiden derinlemesine görüşmeler yoluyla veri toplanmıştır. Ayrıca çalışmaya katılan tüm bireylerden yapılandırılmış bir form vasıtasıyla demografik verileri ve eğitim geçmişlerine dair bilgi alınmıştır. Toplanan niteliksel veriler tematik analiz ile değerlendirilmiştir. Çalışmaya katılan tüm tarafların ortak görüşü hekimlikte İngilizce yeterliliğinin günümüz şartlarında olmazsa olmaz olduğu, İngilizcenin özellikle bilgi kaynaklarına ulaşım ve uluslararası eğitim, mesleki gelişim ya da çalışma olanakları açısından avantaj sağladığı, İngilizce tıp eğitiminde niteliği artırmanın birinci koşulunun öğretim üyesinin dil yeterliğini artırmak olduğu ve bu sağlanmadığında eğitimin sekteye uğradığı, pratikte klinik eğitimin İngilizce olarak verilmesinin mümkün gözükmediği şeklindedir. Tartışmalı konular ise tıbbi İngilizcenin ve İngilizce yeterliliğin geliştirilmesinin nasıl ve ne zaman yapılacağı ile bugünkü haliyle İngilizce tıp eğitiminin getirisi ve götürüsü arasındaki dengedir. Anahtar Kelimeler: tıp eğitimi, İngilizce eğitim dili, yabancı dilde eğitim, yabancı dilde tıp eğitimi, İngilizce tıp eğitimi

Tıp eğitimiVakıf üniversiteleriYabancı dil eğitimi+1
Ayşe Arzu Akalın
Hacettepe University · Institute of Health Sciences
2019
00
Master'sOpen AccessEN

Turkish EFL teachers' beliefs regarding reading strategies

The present study aimed to explore EFL teachers? beliefs regarding reading strategies. In order to identify teachers? beliefs on reading strategies, a questionnaire and semi-structured interviews were used. The study was carried out with 50 participants working at English preparatory school of Istanbul Aydın University. The obtained data was analyzed by utilizing both qualitative and quantitative analysis to investigate whether there is a relationship between teachers? use of strategies and such variables as gender, degree,?.etc. The results of the study revealed that there aren?t any statistical relationships between the teachers? gender, degree,years of teaching reading and the strategies they use in the classroom.On the other hand,there is a statistical relationship between the teachers? experiences in teaching and the pre-reading strategies they use. Key Words:Reading strategies, Teachers? beliefs

Branch teachersReadingReading strategies+3
Serdil İlk
İstanbul Aydın University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2012
00
Master'sOpen AccessEN

Motivating english foreign language students to speak in English classrooms

This study aims chiefly at identifying the factors that demotivate EFL students from speaking English in the English classrooms, and as part of solution; it aims at indentifying the motivational factors and strategies that can contribute in motivating EFL students to speak actively in the English classrooms. Thus, the study is of both quantitative and qualitative nature as it discusses the frequency and kinds of the factors that motivate and/or demotivate EFL students from speaking English in the classrooms. To investigate the aim of the study, the questionnaire and interviews were administered to the participants. The questionnaire was administered to 109 3rd year EFL students who were randomly selected from College of Education, Salahaddin University for the academic year of 2014-2015. However, in order to obtain rich and more reliable data, ten EFL students and ten teachers were also interviewed at the above- mentioned university. The researcher has come up with a number of findings including the following most highlighted ones: Despite the students' positive attitudes towards speaking English, the majority of EFL students are not competent for speaking English. However, both quantitative and qualitative results revealed that the linguistic factors like mispronunciation, lack of grammatical patterns, lack of vocabulary, lack of knowledge and fear of making linguistic mistakes; the psychological factors such as fear of making mistakes, fear of being lounged at by classmates, shyness, less confidence and anxiety, and the classroom environmental factors like unfriendly classroom, lack of enough time, large number of students and the infrequent use of technological utilities and motivational strategies like role-play and presentation are main factors that demotivate students from speaking English actively in the classes. The shortcomings in the curriculum, cultural variations and students being inaccurate and influent are also found as micro factors that impeded students from speaking English. The findings also indicated that teachers' use of words of applauses, allocating more time, providing friendly classroom atmosphere and allowing students to choose topics of discussion are among the most prominent factors that contribute in motivating EFL students to speak in the classrooms. Moreover, using technological utilities, inviting native speakers and the use of CLT (Community Language Teaching) are also found as motivating factors to encourage students to participate in speaking activities in the classrooms. Furthermore, as part of solution, the findings indicated that the strategies such as applying role-play, debate and problem-solving, employing group/pair work discussion, providing friendly learning environment and raising students' confidence are very important to engage students in speaking activities. The teachers also reported that providing students with different activities, asking them to do presentation, adopting student-centered approach, paying attention to individual needs and preventing students from using L1 are among strategies teachers can use to help students engage in speaking activities. Finally, the study presented some pedagogical implications including providing students with adequate motivation, vocabulary and up to date teaching materials. However, teachers should adopt student-centered approach, provide topics which reflect students' needs, celebrate and reward the students' success and pay more attention to the employment of role-play and group/pair work discussion to motivate EFL students to speak English in the English classrooms.

SpeechSpeaking skillsMotivation+4
Mohammed Abdulazeez Mawlood Dızayı
İstanbul Aydın University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2016
00
Master'sOpen AccessEN

A comparison of english as a foreign language teachers' professional knowledge and classroom practices

This study aims to find out whether there is a gap between the teachers' professional knowledge and their teaching practices. The survey is addressed to EFL teachers and learners. 10 teachers from a language center volunteered to become the subjects of this study. Teaching Knowledge Test (TKT) part 2 was administered and these teachers' classes were observed to collect data for this study. In fact, the result of data analysis reveals that 16% of teachers' knowledge is not transferred to learners. So, there is a gap between teachers' knowledge and what they do. We believe that if teachers become aware of their weaknesses in transferring the information, they can improve their way of teaching for a professional growth and hence learners become more motivated for learning English.

Branch teachersProfessional knowledgeIn-class works+4
Dıran Roussayla Golfıden Chedıd
İstanbul Aydın University · Sosyal Bilimler Enstitüsü
2016
00
DoctorateOpen AccessTR

Türkiye'de uygulanan İngilizce öğretmenliği lisans eğitim programının öğrenci, öğretim elemanı ve İngilizce öğretmenlerinin görüşleri doğrultusunda değerlendirilmesi

Bu çalışmanın amacı, 2006 yılında uygulamaya konulan İngilizce Öğretmenliği lisans eğitim programını üniversite son sınıf öğrencileri, öğretim elemanları ve İngilizce öğretmenleri görüşleri doğrultusunda değerlendirmektir. Bu çalışma İngilizce öğretiminin önemli bir boyutu olan öğretmen eğitimine ilişkin bir değerlendirme sunarak yabancı dil öğretimine yönelik çalışmalara katkı sağlamayı hedeflenmektedir. Betimsel tarama modelinde desenlenen bu çalışmada karma yöntem kullanılmıştır. Bu araştırmanın evreni, 2016-2017 öğretim yılında eğitim fakültelerinin İngilizce Öğretmenliği bölümünün dördüncü sınıfında okuyan üniversite öğrencileri, ilgili bölümlerdeki öğretim elemanları ve Milli Eğitim Bakanlığına bağlı devlet okullarında görev yapan ve meslekte beş yılını doldurmamış İngilizce öğretmenlerinden oluşmaktadır. Araştırmada, amaçlı örnekleme yöntemlerinden tabakalı amaçlı örnekleme yöntemi kullanılmıştır. Araştırma, 10 üniversitenin son sınıfında okuyan 524 İngilizce öğretmenliği son sınıf öğrencisi, bu üniversitelerde görev yapan 35 öğretim elemanı ve 11 İngilizce öğretmeniyle yürütülmüştür. Araştırma verileri; araştırmacı tarafından geliştirilen İngilizce öğretmenliği lisans programı değerlendirme anketi, İngilizce öğretmenliği program yeterlik ölçeği ve yarı yapılandırılmış görüşme formları kullanılarak elde edilmiştir. Araştırmada nicel verilerin analizinde betimsel istatistikler ve fark istatistikleri, nitel verilerin analizinde ise betimsel analiz ve içerik analizi tekniği kullanılmıştır. Nicel verilerin analizinde SPSS paket programından ve nitel veriler için ise NVİVO-11 programından yararlanılmıştır. Çalışma sonuçları Yükseköğretim Kurulu Başkanlığınca yenilen 2018 İngilizce öğretmenliği lisans programıyla karşılaştırılarak incelenmiştir. Araştırmanın sonucunda ulaşılan sonuçlar aşağıda özetlenmiştir: • Çalışmaya katılan öğrencilerin çoğu üniversiteleri/fakülteleri sınıfların teknolojik altyapısı, internet erişimi ve kütüphane açısından yeterli bulurken, öğretim elemanları sınıfların fiziki yapısını, internet erişimini ve kütüphanelerdeki basılı kaynakları yetersiz bulmaktadır. • Öğrenciler ve öğretim elemanları Erasmus ve Mevlana gibi yurtdışı programları yeterli bulurken, öğretim elemanları gidilen üniversitelerin sınırlı olduğunu ve yurtdışından yeterli sayıda öğrenci gelmediğini düşünmektedir. • Öğrenciler bölümlerdeki öğretim elemanlarını sayı ve nitelik açısından yeterli bulurken öğretim elemanları bölümlerde yeterli sayıda akademik personelin olmadığını ve bunun iş yüklerini çok arttırdığını düşünmektedir. • Öğrenciler İngilizce öğretmenliği lisans eğitim programını güncellik, ilgi ve ihtiyaçlara uygunluk, teori ve uygulama dengesi açısından yeterli bulmaktadır ancak öğretim elemanları programın güncellenmesi gerektiğini düşünmektedir. • Öğrenciler alan bilgisi, meslek bilgisi ve genel kültür bilgisi alanlarında kendilerini yeterli bulmaktadır. Öğrenciler kendilerini en fazla programın alan bilgisi boyutunda yeterli bulmaktadır. • ÖğretimelemanlarıveIngilizceöğretmenlerimeslekbilgisigrubundayeralanderslerinalanayönelikveİngilizceolarakverilmesinigerektiğinidüşünmektedir. • Öğretimelemanlarıveİngilizceöğretmenlerilisansprogramındayeralanİngilizcedilyeterliliğidersleriniyetersizbulmaktavedilyeterliklerinigeliştirmeyeyönelikdahafazladerseklenmesigerektiğinidüşünmektedir. • İngilizceöğretmenlerilisanseğitimindeöğrendikleriniöğretmenlikyaptıklarıgerçekortamlardauygulayamadıklarınıdüşünmektedir. • Öğretimelemanlarıveİngilizceöğretmenleriprogramıngenelkültürbilgisigrubundayeralanderslerinhedefdilinkültürünütanımayayönelikderslerdenoluşmasıgerektiğinidüşünmektevebualandayeralandersleriyetersizbulmaktadır.

Mesleki eğitimProgram değerlendirmeÖğretim elemanları+6
Şehnaz Nigar Çelik
Van Yüzüncü Yıl Üniversity · Institute of Educational Sciences
2019
00
Master'sOpen AccessTR

Türkiye ve İngiltere'deki 11-14 yaş öğrencilerinin ana dili çalışma kitaplarındaki yazma etkinliklerinin incelenmesi

Dil birey için kendini ifade edebilmenin ve dışarıdakileri algılayabilmenin en temel yoludur. Kişinin yaşamına beraber başladığı dili iyi kullanabilmesi hiç şüphesiz eğitimin en temel konularından biridir. Çocukların ailesinde başlayan ana dili eğitimi, sonrasında okuldaki örgün eğitimle devam eder. Okulda ana dili öğretimi belli bir program dâhilinde sistemli bir şekilde gerçekleştirilmektedir. Yazma eğitimi, okulda kazandırılan ana dili becerilerinden bir tanesidir. Yazma eğitimi sürecinde ders ve çalışma kitapları kullanılan materyaller içerisinde önemli bir paya sahiptir. Bu çalışmanın amacı; Türkiye ve İngiltere'deki 11-14 yaş öğrencilerinin ana dili öğretimi çalışma kitaplarındaki yazma etkinliklerinin incelenmesini yapmaktır. Bu iki ülkenin kullanmış olduğu ders kitaplarındaki yazma etkinliklerinin karşılaştırılarak değerlendirilmesi bakımından bu çalışma önem arz etmektedir. Bu araştırmada araştırma verileri Türkiye ve İngiltere'de kullanılan ana dili ders kitaplarını karşılaştırmak amacıyla nitel araştırma yöntemlerinden doküman incelemesi yoluyla toplanmıştır. 2014-2015 Eğitim-Öğretim yılında Türkiye'de okutulan ilköğretim 7. sınıf Türkçe kitaplarındaki yazma etkinlikleri ve İngiltere'de aynı yaş grubuna denk gelen Year8 (Yıl 8) İngilizce kitapları incelenmiştir. Yazma etkinlikleri yazma yöntemleri bakımından incelenmiş, benzerlikler ve farklılıklar ortaya konulmuştur. Kitaplarda en az bir adet örneği bulunan yazma yöntemi örnekleri verilmiş ve yorumlanmıştır. Araştırmanın sonuçlarına göre, kitaplar biçimsel olarak incelendiğinde, İngilizce kitaplarının boyut olarak farklılık gösterdiği; baskı, kâğıt ve görsel zenginlik bakımından daha iyi olduğu saptanmıştır. İngilizce kitaplarında kullanılan görsellerin sayfalarda daha geniş alanlarda yer aldığı görülmektedir. İçerik olarak incelendiğinde İngilizce kitaplarındaki ünite başlıklarının daha ilgi çekici ve farklı konularda olduğu, Türkçe kitaplarının ise çok kapsamlı ve genel olduğu söylenebilir. İngilizce kitaplarında her bir ünitenin başlangıcında, o ünitenin temasına ilişkin kısa bir ön bilgi verilmiş ve ele alınacak konular belirtilmiştir. Araştırmada yazma etkinlikleri incelendiğinde, Türkçe kitaplarında İngilizce kitaplarına kıyasla nicel olarak daha fazla etkinliğin yer aldığı görülmektedir. Türkçe kitaplarındaki yazma etkinlikleri genel olarak kelime ve cümle yazma boyutunda kalmış, birkaç paragraftan oluşan daha geniş yazma etkinliklerinin çok sayıda yer almadığı saptanmıştır. Buna karşın İngilizce kitaplarında uygulanan yazma etkinliklerinin daha geniş çalışma gerektirdiği, cümle yazmaktan çok paragraf ve kompozisyon yazma üzerinde odaklanıldığı görülmüştür. Türkçe kitaplarındaki yazma etkinliklerin yazma öncesi ve sonrası etkinliklere çok az rastlanmıştır. İngilizce kitaplarında ise yazma etkinlikleri ya bir önceki etkinlikle bağdaştırılmış ya da yazma öncesi çalışmalarla yazma etkinliği belli bir süreç dâhilinde gerçekleştirilmek istenmiştir. Bu da İngilizce kitaplarındaki etkinliklerin süreç temelli yazma yaklaşımını daha çok benimsediğini göstermektedir. Türkçe kitaplarında grup olarak yazma etkinliklerine rastlanmazken İngilizce kitaplarında ise tümevarım, tümdengelim ve araştırmaya dayalı bilimsel yazma yöntemlerine yer verilmediği görülmüştür. Türkçe kitaplarında kontrollü yazma yönteminin yoğunluğu görülürken, İngilizce kitaplarında yaratıcı yazma yönteminin sıklıkla kullanıldığı saptanmıştır. Not alma yönteminin tüm kitaplarda az sayıda yer aldığı görülmektedir. Özet çıkarma yönteminin Türkçe ve İngilizce kitaplarında çok sayıda yer aldığı belirlenmiştir. Anahtar Kelimeler: Ana Dili, Ders Kitapları, Yazma Eğitimi, İngiltere, Kitap İncelemesi, Yazma Yöntemleri

AnadilDers kitaplarıTürkçe+6
Mevlüt Ellialtı
Uşak University · Sosyal Bilimler Enstitüsü
2016
00
Master'sOpen AccessEN

The effectiveness of corpus in written revision tasks for English language learners

This study aims at exploring the effectiveness of EFL learners' use of corpus data to review and self-correct lexico-grammatical errors in their writings. The participants (n=34) were divided into an experimental (n=17) and a control (n=17) group. Both groups were intact groups. Adopting a mixed-methods approach, the learners' performance were analysed quantitatively, and their attitudes were explored qualitatively. The participants wrote five compositions followed by a revision session per composition. The categorization of errors is based on surface structure errors taxonomy. To explore the effectiveness of the correction methods, the percentages of accurately corrected mistakes were examined. The differences between different error categories was examined similarly. Finally, a post writing was compared to the error ratio of the first composition to reveal whether there is a long-term effect of the experimental treatment. The results indicated a positive short-and long-term effect for both groups, however the experimental group outperformed the control group. The interviews showed that the learners had a positive attitude towards corpus consultation after their short experience with it.

Linguistic mistakesStudy of languagesWord mistakes+6
Mürşide Betül Çınar
Hacettepe University · Institute of Educational Sciences
2022
00
Master'sOpen AccessTR

Posner'ın program türlerine göre ortaokul İngilizce dersi öğretim programına ilişkin öğretmen görüş ve deneyimleri

Bu araştırma, Posner'ın beş program türüne göre İngilizce öğretmenlerinin görüş ve deneyimleri odağında ortaokul İngilizce dersi öğretim programının incelenmesi amacıyla yürütülmüştür. Nitel araştırma yöntemlerinden fenomenoloji deseni ile yürütülen araştırma, 2020-2021 eğitim-öğretim yılında Kırşehir ili Merkez ilçesindeki devlet okullarında görev yapan ve ölçüt örnekleme yöntemiyle belirlenen toplam 9 ortaokul İngilizce öğretmeninin gönüllü katılımıyla gerçekleştirilmiştir. Araştırmacılar tarafından geliştirilen yarı yapılandırılmış görüşme formu yoluyla toplanan veriler, betimsel analiz ile çözümlenmiştir. Veri analizi sonucunda "Resmi Program", "Uygulanan Program", "İhmal Edilen Program", "Örtük Program", "Ekstra Program" ve "Uzaktan Eğitim Süreci" olmak üzere toplam 6 tema belirlenmiştir. Bulgularda, resmi program boyutunda öğretmenlerin bir kısmının öğretim programını incelemediği, diğerlerinin ise bir defa incelediği, programa ilişkin hem olumlu hem olumsuz görüşlerin olduğu; uygulanan program boyutunda dil becerileri, öğretme-öğrenme ve ölçme-değerlendirme süreci bakımından resmi program ile uygulanan program arasında uyuşmazlık olduğu, iletişimde ana dilin daha yoğun kullanıldığı, ders saati, materyal yetersizliği ve öğrencilerin hazırbulunuşluk düzeyinin düşük olması bakımından zorluklar deneyimlendiği; ihmal edilen program boyutunda öğretmenlerin resmi programa dahil edilmeyen beklentilerinin olduğu, konuşma ve yazma becerilerinin uygulanmadığı, öğretme-öğrenme sürecinde otantik materyal kullanılmadığı, ölçme-değerlendirme sürecinde konuşma ve dinleme becerilerinin ölçülmediği ve alternatif ölçme araçlarının kullanılmadığı; örtük program boyutunda olumlu ve olumsuz mesajlar verildiği ancak örtük program mesajlarının verilmesine yönelik engellerle karşılaşıldığı; ekstra program boyutunda programı desteklemeye yönelik sınırlı düzeyde etkinliklere yer verildiği; uzaktan eğitim sürecinde ise resmi programın uygulanabilirliğine ilişkin hem olumlu hem olumsuz görüşlerin olduğu ve sürecin farklılıklar meydana getirdiği tespit edilmiştir. Bu bulgular ışığında elde edilen sonuçların, öğretim programlarının iyileştirilmesi ve daha uygulanabilir hale getirilmesi bakımından katkı sağlaması beklenmektedir.

Dil eğitimiEğitimFenomenoloji+7
Elif Ezgi Karaca
Hacettepe University · Institute of Educational Sciences
2022
00
DoctorateOpen AccessEN

An evaluation of online practicum courses for pre-service English language teachers: Expectations, attitudes and learning

Teaching practicum should always be a priority for the purpose of equipping teachers with 21st century skills. The aim of the study is to evaluate online practicum from all stakeholders point of view. The study used both quantitative and qualitative data analysis. A total of 370 participants were included. 4th grade students enrolled in ELT departments' "School Experience" course at 2019-2020 academic year from every region of Turkey were questionnaired. EFA and CFA were conducted and Expectation and Reaction scales were developed with SPSS 24 and AMOS 19. Cronbach's alpha coefficients were calculated as .96 and .98 for the expectation and reaction scales respectively, valid and reliable in terms of psychometry. After the scales were developed, at state and private Universities' ELT departments in Ankara in 2020-2021, Pre-practicum Expectation Scale, Post-practicum Reaction scale, Self-evaluation, Peer evaluation, and End-of-term evaluation statistics for quantitative analysis and interviews with the Cooperating Teachers, School Administrators and Academicians for qualitative analysis were used to administer the experimental study. Regression, Correlation and T-test analyses measured at what levels expectations were met and what were the reactions. Phenomenology analysis was conducted over the interviews. Working groups were determined based on maximum diversity sampling method. It was concluded that online practicum failed to meet the expectations of pre-service EFL teachers. As the end-product of the study "School Experience and Teaching Practicum Guidebook" an up-to-date manual for all stakeholders and a report called "Teaching Practicum Report" which sheds light onto the current problems and necessary changes was prepared.

Pre-service trainingProfessional courseTraining+7
İlknur Kazaz
Hacettepe University · Eğitim Bilimleri Enstitüsü
2022
00
Master'sOpen AccessEN

Investigating the opinions of pre-service and in-service English language teachers on inclusive education

Inclusive education (IE) is the only way to educate all students. Inclusion in all educational institutions is necessary for equality in education. Teachers, students, parents, and schools must be informed and willing to adopt IE. Policies and laws should also encourage shareholders and provide means and resources for inclusive education. Finally, as ELT involves unique strategies, resources, and tools for students with special needs, in-service and pre-service instructors' attitudes, beliefs, and expertise are crucial for inclusive education in EFL classrooms. This study examined EFL pre-service and in-service teachers' views on IE. A mixed-methods research design was utilized to perceive the perspectives of pre-service and in-service teachers on IE. Following the collection of responses from 44 participants using a 3-Likert scale questionnaire, 10 volunteers were interviewed using a semi-structured format to elicit participants' detailed perspectives. By integrating qualitative and quantitative research, the researcher aimed to gather information that would supplement the statistical data with real-world examples. The results indicated that pre-service and in-service instructors generally support IE, although some opposed including special needs pupils. Unlike pre-service teachers, some in-service instructors were hesitant to have students with special needs in their classrooms due to unfavorable attitudes and poor support from parents and management. Most participants supported inclusive education but stressed the need for faculty, administrative, and policy support, training, and instruction. This study showed that while pre-service and in-service instructors are supported in education and experience, other stakeholders should be educated and provided with policies, physical circumstances, and equipment for a better and more equitable education.

Branch teachersPre-service trainingInclusive education+6
Selda Deliktaş
TED University · Lisansüstü Programlar Enstitüsü
2023
00
Master'sOpen AccessEN

Evaluation of EFL pre-service teachers' technological pedagogical and content knowledge (TPACK)

This study aims to examine Technological Pedagogical and Content Knowledge (TPACK) level of English as a foreign language (EFL) pre-service teachers related to the use of technology in Turkey, who are at their final year in their program, in relation to demographic characteristics such as, gender, age, daily internet use, reason for department choice, academic achievement, and confidence about technology use. The participants of the study were 100 Turkish final year EFL pre-service teachers. Through online and paper surveys, the participants were asked to anonymously complete a self-assessment survey that aims to evaluate their TPACK in relation to technology use and answer some questions about their demographic characteristics. As a result of the quantitative analysis of the data collected, it was found that TPACK level of the participants was high. In terms of gender, it was observed that males had higher technology knowledge than the female participants. In addition, the males were also found to be using internet more than the females. In relation to department choice, the participants who chose their department willingly and coincidentally had higher pedagogy knowledge than the ones who chose their department compulsorily. Lastly, no relationship between academic achievement, perceived level of confidence related to the use of technology and TPACK was observed; however, some connections between particular TPACK sub-constructs were noted. It is hoped that the findings of the study will contribute to the literature in the continuous development of the teacher education programs and further support technology integration into language education.

Candidate teachersLanguage educationApprentice teachers+5
Emirhan Uludağ
Hacettepe University · Eğitim Bilimleri Enstitüsü
2022
00
Master'sOpen AccessEN

EFL teachers' routine and investigative behaviours (roles) implemented in their classrooms: An action research study

The aim of this study is to identify the routine and investigative behaviours that EFL teachers implement in their classrooms; to give these teachers Action Research (AR) training in order to increase the amount of investigative behaviour they implement in their classrooms. In this study, qualitative data analysis technique; AR and case study methods were used. This study was carried out in 3 different public schools; a primary school, a secondary school and a high school, in the second semester of the 2023-2024 academic year, with the participation of 3 EFL teachers. Throughout the study, classroom observations were made at three different grades (4th, 6th and 10th grade) where these EFL teachers taught. In this study, semi-structured interviews, observations, researcher and teacher diaries, and fieldnotes were also used to collect qualitative data. The data were analyzed using the coding method (Strauss & Corbin, 1990; Merriam, 2009). The results of the data analysis showed that EFL teachers used more routine behaviours in their classrooms before the AR study; thanks to AR training, the same teachers showed a decrease in the amount of routine behaviour and an increase in the amount of investigative behaviour. The findings also show that AR training contributes positively to EFL teachers' professional development; the students are also satisfied with the development of their teachers and their interest and motivation in English lessons has increased. Based on these findings, the positive contributions of teachers receiving AR training were emphasized in the study and suggestions were made for new studies.

English lessons
Rukiye Odabaş
Ordu University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2024
00
DoctorateOpen AccessEN

The reflexive practice triplication model for English language teachers via video enhanced observation

This study represents an exploratory research in which the teacher/researcher aims to suggest a Reflexive Practice Triplication Model. This exploratory practice investigates the needs, strengths and weaknesses of EFL teachers, the puzzles teachers have in a language classroom, what to reflect upon in teaching, and how reflexive practice triplication affects teachers' professional development. The study also reveals the value of collaboration with colleagues through evaluation of their peers' teaching practices using critical peer-review checklist and providing feedback to others in focus group discussions for their practices. The study was conducted in 2018-2019 academic year at a private K-12 institution in Ankara. Participants were 8 secondary school teachers of English who were chosen on a voluntary basis. Triangulation technique was used to find out the effectiveness of the model. In this respect, critical reflective and reflexive report, critical peer-review and the researcher's observation diary were analysed with constant comparative method. Besides, the teacher/researcher studied how the participant teachers were engaged in the process and both qualitative and quantitative influence of the reflexive practice on the participant teachers were studied. The findings of the study suggested that the reflexive practice triplication model enabled teachers to identify their needs, strengths and weakness in teaching, to collaborate with their colleagues and to develop professionally. This study may be conducive to EFL teachers' professional development through the implications it offers.

Branch teachersProfessional developmentReflexive practice triplication mode+6
Ayça Aslan
Hacettepe University · Eğitim Bilimleri Enstitüsü
2020
00
Master'sOpen AccessTR

Oyunlaştırılmış İngilizce dersinde başarı, tutum ve motivasyon değişkenlerinin incelenmesi

Oyunlaştırma, oyun bileşenlerinin oyun olmayan ortamlarda kullanılması olarak tanımlanmaktadır. Yapılan çalışmaların çoğu eğitimde oyunlaştırmanın öğrenen başarısı üzerinde olumlu etkisi olduğunu ortaya koysa da anlamlı bir fark yaratmadığını söyleyen çalışmalar da mevcuttur. Bu yüzden oyunlaştırmanın öğrenen başarısı üzerindeki etkisini derinlemesine inceleyen araştırmalara ihtiyaç duyulmaktadır. Bu çalışma oyunlaştırılmış bir öğrenme ortamının öğrencilerin akademik başarısı, motivasyonu ve tutumu üzerinde etkisinin olup olmadığı ve oyunlaştırmanın farklı başarı düzeyindeki öğrencilerin üzerindeki etkisinin değişip değişmediğini incelemeyi amaçlamaktadır. Çalışma tek gruplu ön test - son test zayıf deneysel desende planlanmıştır. Çalışma kapsamında, bir vakıf üniversitesinin ön lisans programları birinci sınıfında okuyan 36 öğrenci ile yürütülen İngilizce dersinin 5 haftası oyunlaştırılmıştır. Veri toplama aracı olarak 20 soruluk bir başarı testi, oyunlaştırılmış uygulamaya dair sorular içeren bir anket, motivasyon ölçeği ve tutum ölçeği kullanılmıştır. Elde edilen sonuçlar oyunlaştırmanın başarı üzerindeki etkisinin istatistiksel olarak anlamlı bir şekilde olumlu olduğunu ortaya koymuştur. Bu etkinin öğrencilerin başarı düzeyine göre bir fark göstermediği bulunmuştur. Öğrencilerin oyunlaştırılmış derse ve oyun bileşenlerine dair tutumları olumludur, tutum ve motivasyon puanları yüksektir. Öğrencilerin tutum ve motivasyon puanları da ders başarı düzeylerine göre anlamlı bir farklılık göstermemiştir. Öğrenci görüşlerine dayalı olarak, oyunlaştırılmış dersin içerdiği rekabetin olumlu karşılandığı, öğrenciler tarafından ilgi çekici ve eğlenceli bulunduğu; oyunlaştırmanın öğrencileri motive etmede, öğrenmelerine destek olmada, sosyalleşmelerini sağlamada, özgüvenlerini artırmada ve derse katılmalarında etkili olduğu söylenebilir. Anahtar sözcükler: oyunlaştırma, başarı, tutum, motivasyon, oyun bileşenleri

Akademik başarıMotivasyonOyunlaştırma+7
Kübra Ertan
Hacettepe University · Institute of Educational Sciences
2020
00
Master'sOpen AccessTR

Ortaokul ingilizce ders kitaplarında evrensel değerlerin incelenmesi

Bu araştırmada öğrencileri küresel dünyaya hazırlayan ortaokul İngilizce ders kitaplarında evrensel değerlere ne düzeyde yer verildiği araştırılmıştır. Araştırmada tarama modeli kullanılmıştır. Araştırmanın verileri nitel veri toplama yöntemlerinden doküman incelemesi yoluyla toplanmıştır. Araştırmada evrensel değerlere ne düzeyde yer verildiğinin incelenmesi amacıyla, 2018-2019 yılı ortaokul İngilizce ders kitapları veri kaynağı olarak kullanılmıştır. Veriler toplanırken Karakterin Altı Temel Yapıtaşı sınıflamasında yer alan güvenilir olma, sorumluluk, saygılı olma, koruma-kollama, adil olma ve vatandaşlık bilinci evrensel değerleri temel alınmıştır. Araştırmada "vatandaşlık bilinci" değerinin kapsamı genişletilerek "etkili vatandaşlık" olarak ifade edilmiştir. Veri toplama aşamasında, söz konusu sınıflama temel alınarak geliştirilen Ders Kitabı İnceleme Formu kullanılmıştır. Araştırmada Ortaokul İngilizce Ders Kitapları betimsel analiz yöntemi ile incelenmiştir. Araştırma sonucunda, 5. sınıf İngilizce ders kitabında en fazla "koruma-kollama" değerine, en az sorumluluk değerine; 6. sınıf İngilizce ders kitabında en fazla "etkili vatandaşlık" değerine, en az "koruma kollama" değerine; 7. ve 8. sınıf ders kitaplarında ise en fazla "etkili vatandaşlık" değerine, en az "güvenilir olma" değerine vurgu yapıldığı bulgularına ulaşılmıştır. İncelenen kitaplarda "etkili vatandaşlık" değerinin, diğer değerlere kıyasla daha yüksek oranlarda vurgulandığı ve her kitapta yer aldığı, "adil olma" değerinin ise kitaplarda vurgulanmadığı sonucuna ulaşılmıştır. Araştırmada aynı zamanda ortaokul İngilizce ders kitaplarında her bir evrensel değere yer verilme oranının %20'nin altında olduğu belirlenmiştir. Bu nedenle incelenen kitaplarda evrensel değerlere yer verilme düzeyinin "yetersiz" olduğu sonucuna ulaşılmıştır.

Ders kitaplarıDeğerlerDeğerler eğitimi+4
Aslı Zeynep Aydin
Hacettepe University · Eğitim Bilimleri Enstitüsü
2020
00
Master'sOpen AccessTR

Ortaokul ingilizce öğretmenlerinin öğretim programına bağlılıklarının incelenmesi

Öğretim programına bağlılık, programın uygulayıcılarının hazırlanan öğretim programını aslına uygun uygulaması işidir. Programlarda değişiklikler yapılırken programın sadece sonuçlarına bakmak yeterli değildir, bu her zaman doğru sonuçlar vermeyebilir. Bu nedenle, programların uygulama aşamasına da odaklanılmalı, bu uygulamaların programa bağlı yürütülüp yürütülmediği izlenmeli ve değerlendirilmelidir. Bu araştırmada, ortaokul 7. sınıf düzeyinde görev yapmakta olan İngilizce öğretmenlerinin İngilizce dersi öğretim programlarına bağlılık düzeyleri ve bunu etkileyen unsurlar incelenmiştir. Çalışmada, nitel araştırma yöntemlerinden, içiçe geçmiş çoklu durum çalışması deseni kullanılmıştır. Çalışma grubunu 2018-2019 eğitim-öğretim yılında, on devlet okulunda ortaokul kademesinde çalışan on İngilizce öğretmeni oluşturmuştur. Katılımcı öğretmenlerle on dört hafta çalışılmıştır. Araştırmanın veri toplama araçlarını araştırmacı tarafından geliştirilmiş yarı yapılandırılmış bireysel görüşme formları, yapılandırılmış sınıf-içi gözlem formları ve dokümanlar (öğrenci ders notları, öğretim programı vb.) oluşturmaktadır. Veriler, MAXQDA12 programı kullanılarak içerik analizi yöntemi ile çözümlenmiştir. Bu çalışma kapsamında, bulgulara bakıldığında öğretmenlerin programa bağlılık düzeylerinin farklılık gösterdiği sonucuna ulaşılmış ve bu farklılığa neden olan unsurların; görev yapılan okulun imkanları, katılımcı özellikleri (öğrenci sayısı, seviyesi, tepkisi), ders materyalleri, programın ögelerinin ve öğretmenin özelliklerinin olduğu sonucu ortaya çıkmıştır. Bu araştırmanın bu konuyu ortaya koyması, soruna yönelik çözümler geliştirmesi, bu alanda çalışacak bireyleri bilgilendireceği ve programın uygulayıcısı olan öğretmenlerin program bağlılığı farkındalığını artıracağı düşünülmektedir. Yurtdışında programa bağlılık ile ilgili çalışmalar daha fazla bulunmasına rağmen, Türkiye'de sınırlı sayıda çalışma bulunmaktadır. Bu konuda, programa bağlılık düzeyini ölçmeye yönelik ölçekler geliştirmeye, bağlılığı etkileyen unsurları detaylı incelemeye dönük çalışmalar yapılabilir.

BağlılıkBranş öğretmenleriOrtaokul öğretmenleri+7
Fatma Mine Arslan Çelik
Hacettepe University · Institute of Educational Sciences
2020
00
DoctorateOpen AccessEN

Exploring the link between anxiety, enjoyment, and achievement in foreign language classes

The present study critically examines the relationship between foreign language enjoyment, foreign language anxiety, and language achievement in the Turkish context. Thiis research is designed to investigate the role of positive emotions in the field of language education. The current study is carried out in the spring term in the 2019-2020 academic year. Participants are 233 fifth-grade students studying at a state secondary school. In this study, a mixed-method research design is adopted. The quantitative part of the study is conducted by using two questionnaires, which are Foreign Language Enjoyment scale and Children's Foreign Language Anxiety Scale. Qualitative data is collected by using semi-structured interviews and reflective journals. A total of 12 students participate in the qualitative phase of the study. Data is analyzed through descriptive and inferential statistics, as well as content analysis. It is found that students experience high level of enjoyment and moderate level of anxiety in their English classes. No significant difference exists between FLE and gender. On the other hand, the results indicate that gender is a significant determinant of FLA. It is also revealed that teacher strictness is a factor associated with both FLE and FLA. Moreover, a negative correlation is detected between anxiety and enjoyment. One of the most important findings of the study is that FLE is a predictive factor for language achievement. The qualitative results indicate that language anxiety and language enjoyment stem from factors including self, teacher, and classroom environment.

Academic achievementPerceived pleasureLanguage anxiety+7
Zekiye Özer
Hacettepe University · Institute of Educational Sciences
2020
00

Related subjects