Consumption

365 theses under this subject heading

Master'sOpen AccessTR

Ramsey modeli özelinde etkin büyüme ve tasarruf ilişkisi: Türkiye örneği

Bu çalışmada normatif büyüme modellerinden Ramsey Büyüme Modeli incelenmiştir. Etkin büyümeyi optimum tüketime dayandıran Ramsey, modelini kurarken dinamik optimizasyon metotlarından faydalanmıştır. Dolayısı ile çalışma dinamik optimizasyon metotlarının teorisini ve iktisadi uygulamasını da içermektedir. Ayrıca Ramsey Büyüme Modeli'ne göre Türkiye etkin iktisadi büyümeye veya denk bir soru olan optimum tüketime ulaşabilmiş midir soruları cevaplanmaktadır. Bu bakımdan kişi başı gayrisafi yurt içi hasıla serisi ile kişi başı özel tüketim nihai harcamaları serisine ait uzun dönemli ilişki zaman serisi analizi teknikleri ile araştırılmıştır. Ayrıca serilerin gelir grubu yüksek ülkeler için standart sapma değerleri ile Türkiye'nin ve aynı gelir grubunda bulunan Malezya'nın standart sapma değerleri karşılaştırılarak optimum tasarruf (tüketim) hakkında bilgi elde edilmiştir.

BüyümeBüyüme modelleriDinamik optimizasyon+7
Rabia Öcal
Hatay Mustafa Kemal University · Sosyal Bilimler Enstitüsü
2020
00
DoctorateOpen AccessTR

Tüketimin karanlık üçlüsü: Açgözlülük, materyalizm ve tüketici kibrinin yaşam tatmini üzerindeki etkisine yönelik Hatay'da bir araştırma

Son yıllarda tüketim, tüketicilerin benlik kavramlarını oluşturmak ve sunmak, sosyal sınıf ve statülerini belirlemek, çevresindeki kişilerle sosyal ilişkiler kurmak ve onları etkilemek, kendine hayranlık ya da sosyal onay almak gibi birçok psikolojik gereksinimlerini karşıladıkları sosyal bir süreç haline gelmiştir. Tüketiciler kişilik özelliklerini yansıtan tüketim ürünlerini tercih etmektedirler. Bu çalışmada materyalizm, açgözlülük ve tüketici kibri yaşam tatminine etki eden karanlık kişilik özellikleri olarak ele alınmıştır. Çalışmanın amacı materyalizm, açgözlülük ve tüketici kibrinin yaşam tatmini üzerindeki etkisini incelemektir. Bununla birlikte tüketici kibrinin materyalizm ve yaşam tatmini ilişkisindeki aracılık etkisi araştırılmıştır. Çalışma nicel araştırma yöntemi ile yapılmıştır. Çalışmanın örneklemini Hatay'da kayıtlı 500 hane halkı oluşturmaktadır. Katılımcılardan yüz yüze anket yöntemi ile veri toplanmıştır. Veriler yapısal eşitlik modellemesi kullanılarak analiz edilmiştir. Yapılan analiz sonuçları açgözlülüğün, materyalizm ve tüketici kibrini olumlu yönde etkilediğini göstermektedir. Bununla birlikte materyalizmin yaşam tatmini üzerindeki etkisi olumsuz iken açgözlülük ve tüketici kibrinin yaşam tatmini üzerindeki etkisinin olumlu olduğu bulunmuştur. Aracılık analizleri sonuçları tüketici kibrinin yaşam tatmini ile materyalizm ilişkisinde kısmi ve tutarsız aracı etkisi olduğunu göstermiştir. Materyalizmin yaşam tatmini üzerindeki doğrudan etkisi negatif iken tüketici kibrinin aracılık etkisi ile bu ilişkinin pozitife döndüğü görülmüştür. Buna göre tüketici kibri yaşam tatmini arttırmakla kalmayıp materyalizmin yaşam tatmini üzerindeki etkisinin artmasına neden olmaktadır. Çalışmada sonuçlar tartışılmış ve gelecek çalışmalar için araştırmacılara ve uygulayıcılara öneriler sunulmuştur.

AçgözlülükKibirKişilik+7
Müzeyyen Arslan
Hatay Mustafa Kemal University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2020
00
Master'sOpen AccessTR

Z kuşağının tüketim değerleri: Cep telefonu ürünü üzerinden nitel bir araştırma

Birbirine yakın tarih aralıklarında dünyaya gelmeleri sebebiyle ortak deneyimler paylaşan kuşaklar, benzer özellikler gösteren insan topluluklarından oluşmaktadır. Bu topluluklar birçok yönden yaşadıkları dönemin izlerini yansıttıklarından dolayı tüketim davranışlarının da kendi içlerinde benzerlik göstermesi beklenmektedir. Zaman geçtikçe ve dünya üzerinde yeni gelişmeler yaşandıkça tüketim olgusunun farklı kuşaklar arasında değişkenlik gösterdiği görülmektedir. Büyük oranda gelişmiş teknolojinin etkisiyle yaşamları şekillenen Z Kuşağının günümüz dünyasındaki satın alma davranışlarını anlamlandırmak da bu doğrultuda önemli bir konu başlığıdır. Tüketicilerin hangi sebeplerle satın aldıklarını belirlemek adına kullanılan tüketim değerleri teorisi, tüketiciler tarafından ürün ve hizmetlere atfedilen değerler hakkında bilgi sağlamaya yardımcı olmaktadır. Buradan hareketle çalışmanın amacı Z Kuşağının tüketim değerlerini ortaya koyabilmektir. Nitel araştırma temelinde gerçekleştirilen bu çalışmanın örneklemini Muğla'nın Menteşe ilçesinde yaşayan Z Kuşağı bireyleri oluşturmaktadır. Araştırma örnekleminin belirlenmesinde kolayda örnekleme yöntemi tercih edilmiştir. Çalışmanın verileri görüşme yöntemi ile toplanmış olup, veri toplama aracı olarak yarı yapılandırılmış görüşme formu kullanılmıştır. Yapılan görüşmeler sonunda elde edilen verilerin çözümlenmesinde betimsel analiz tekniğinden faydalanılmıştır. Araştırma sonuçlarına göre Z Kuşağı tüketicileri cep telefonu satın alma tercihlerinde başta fonksiyonel değer olmak üzere yenilik değeri ve durumsal değeri ön planda tutmaktadır. Duygusal değerin satın alma tercihlerinde kısmen fonksiyonel değere bağımlı olarak anlam kazandığı, sosyal değerin ise oldukça düşük bir etkiye sahip olduğu görülmektedir.

Cep telefonuTüketimTüketim değeri+1
Şemsettin Ozan Çelebi
Muğla Sıtkı Kocman University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2020
00
Master'sOpen AccessTR

Planlı eskitme davranışlarının sürdürülebilir tüketim kapsamında bireysel değerlere göre incelenmesi

Planlı eskitme, tüketicinin satın alma devrini hızlandırmak için, bilinçli olarak ürünlerin yaşam sürelerinin kısaltılması olarak tanımlanmaktadır. Buna göre planlı eskitme davranışları gösteren bireylerin daha çok tüketim eğiliminde olması beklenmektedir. Ancak tüketimde sınırlı kaynakların kullanımı, bireyleri sürdürülebilirliğe yönlendirmekte ve sürdürülebilir tüketim davranışları gösteren bireylerin, mevcut ürünü daha uzun süre kullanma eğiliminde olmaları beklenmektedir. Bu çalışmanın amacı, değişen çevre, küreselleşen ticaret ve buna uygun olarak gelişen pazarlama stratejisi olan planlı eskitme davranışlarının araştırılması, tüketiciler üzerindeki etkisinin bireysel değerler ile nasıl örtüştüğünün anlaşılması ve bazı bireysel değer yapılarına göre planlı eskitme davranışlarının incelenmesidir. Bu sayede farklı bireysel değer yapılarında gösterilen planlı eskitme davranışlarının anlaşılması mümkün olabilmektedir. Değerler; bireylerin ve toplumların kültürel yapılarının ayrılmaz bir parçasıdır. Değerler kişilerin tüketim tercihleriyle de ilgilidir. Kişilerin değerleri, davranışlarını büyük ölçüde etkilemektedir. Kişilerin çevre dostu ürünler kullanması ya da kullanım vadesi dolmadan yeni ürüne yönelmeleri kişisel değerleri ile de ilgilidir. Bunun için değer yapılarını bildiğimiz bireylerin ne tür tüketim eğilimi göstereceklerinin tahmin edilmesi amaçlanmaktadır. Araştırmaya konu olan değer yapıları, Schwartz Değerler Teorisi'nin Evrenselcilik, İyilikseverlik, Güç, Başarı ve Hazcılık değerleridir. Planlı eskitme davranışları, tüketici tercihleri ve bazı değer yapılarının anlaşılması için iki ayrı ölçek kullanılarak 465 katılımcı ile anket verisi sağlanmıştır. Yapılan anketler sonucunda; kadınların, erkeklere göre 1,881 kat daha fazla planlı eskitme davranışı sergiledikleri sonucuna varılmış ve değer yapılarından Evrenselcilik değerinin planlı eskitme ile negatif yönlü olduğu sonucuna varılmıştır. Anahtar Kelimeler: Planlı Eskitme, Tüketim, Sürdürülebilir Tüketim, Değer, Bireysel Değerler

DeğerlerKişisel değerlerPlanlı eskitme+6
Berfu Zeynep Karaşahin
Muğla Sıtkı Kocman University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2020
00
DoctorateOpen AccessTR

Turistlerin kişilik özelliklerinin sokak lezzeti tüketim motivasyonuna etkisi

Motivasyon, psikolojik ihtiyaçlardan kaynaklanan nedenlerle seyahat etme arzusunu harekete geçirerek kişilerin turizme katılmasını sağlamaktadır. Sokak lezzetleri ise turist motivasyonunu giderek daha fazla etkileyen gastronomik bir çekicilik olarak düşünülmektedir. Türkiye; denizleri, tarihi, doğası ve kültürüyle yabancı turistlerin gözdesi olan bir ülkedir. Son zamanlarda tüm bu çekiciliklerinin yanında sahip olduğu sokak lezzeti çeşitliliği açısından da ziyaretçiler tarafından tercih edilmektedir. Fakat Türkiye'yi ziyaret eden yabancı turistlerin kişilik özelliklerine dair çalışmaların sınırlı sayıda olması ve yabancı turistlerin sokak lezzetlerini hangi motivasyonel faktörlerle tükettiklerinin çok fazla araştırılmaması alanyazında büyük bir eksiklik olarak görülmektedir. Dolayısıyla bu çalışma, yabancı turistlerin kişilik özelliklerinin sokak lezzeti tüketim motivasyonu üzerindeki etkisini belirleyebilmek amacıyla gerçekleştirilmiştir. Çalışmanın birinci bölümünde çalışmanın amacı, sınırları ve turizm alanına katkısı üzerinde durulmuştur. İkinci bölümde kişilik ve kişilik kuramları ile turizm yazınında kişilik kavramı konu edilmiştir. Üçüncü bölümde sokak lezzeti tüketim motivasyonu ve kişilik ilişkisi açıklanmıştır. Son bölümde ise Türkiye'deki turistlere yönelik bir araştırmaya yer verilmiştir. Araştırma sürecinde ilk olarak alanyazın taranarak kavramsal çerçeve belirlenmiştir. Daha sonra hazırlanan anket ile çalışmanın verileri toplanmış ve SPSS programı ile söz konusu veriler analiz edilmiştir. Araştırma sonuçlarına göre ortaya çıkan kişilik boyutları dışadönüklük, deneyime açıklık, uyumluluk, sorumluluk ve duygusal dengedir. Sokak lezzeti tüketim motivasyonu boyutları ise heyecan deneyimi, rutinden kaçış ve sağlık, kültürel deneyim, birliktelik ile prestij olarak belirlenmiştir. Araştırma sonucunda ortaya çıkan bulgular alanyazın sonuçlarıyla karşılaştırılarak gelecekteki çalışmalara yönelik öneriler sunulmuştur. Anahtar Kelimeler: Kişilik, sokak lezzeti, tüketim motivasyonu, Türkiye

KişilikKişilik özellikleriMotivasyon+5
Derya Güney Göller
Muğla Sıtkı Kocman University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2021
00
DoctorateOpen AccessTR

1950-1960 dönemi iktisat politikalarının toplumsal hayata etkileri

Türkiye 1945 yılından itibaren önemli bir dönüşüm içerisine girer. Çok partili hayata geçilir, Amerika ile yakınlaşılır ve dış yardımlar alınarak daha liberal ekonomi politikaları takip edilmeye başlanır. 1950 yılında yapılan genel seçimlerle iktidara gelen Demokrat Parti (DP) döneminde bu liberalleşme eğilimleri artarak devam eder. Modernleşmenin temel dayanakları olan ekonomik ve siyasi liberalleşme ile birlikte toplumsal alanda da önemli dönüşümler yaşanır. İthalatın serbestleşmesiyle birlikte Batı'dan gelen yeni ürünler piyasaları doldururken, kanaatkâr ve tasarrufçu tüketim anlayışı yerini gösterişçi ve lüks tüketime bırakmaya başlar. Tezin temel sorunsalı, DP döneminde yaşanan bu ekonomik dönüşümü, kurumlarda ve devlet istatistiklerinde yaptığı rakamsal ve bürokratik değişimler açısından değil, sıradan insanların gündelik yaşamlarında yarattığı etkileri açısından ortaya koymaktır. Toplumsal dönüşümü anlamlandırmada onların neler tükettikleri, tüketim nesnelerine ulaşma koşulları ve alım güçleri önemli bilgiler sunar. Bu bağlamda tezin odaklandığı noktalardan biri üretim ve üretim ilişkilerinden ziyade tüketim ve tüketim kültürüdür. Konu, Adnan Menderes'in değişimine bizzat elleriyle katkıda bulunduğu, yaşanan değişimden en çok etkilenen kentlerden olduğu için İstanbul özelinde çalışılmıştır. Tez, İstanbul'da ekonomik ve siyasi liberalleşme ile birlikte kent ve kır yapısının, nüfus hareketlerinin, konut, ulaşım, eğlence ve yeme kültürünün, boş zaman etkinliklerinin değişimini ortaya koymaktadır.

Demokrat PartiEkonomi politikalarıGünlük yaşam+4
Sibel Küçükkülahlı
Yıldız Technical University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2018
00
Master'sOpen AccessTR

Sağlık riskleri algısının gıda tüketimine yansımaları: Eskişehir örneği

20. yüzyılın ikinci yarısından sonra sistematik bir şekilde hızla artan dünya nüfusunun gıda ihtiyacını rahat karşılamak amacıyla ortaya çıkan gıda endüstrisi, sağlıkla ilgili birçok sorunu da beraberinde getirmiştir. Gıdanın ve gıdanın üretildiği yerin hijyeni, gıdaya katılan katkı maddelerinin belirsizliği başta olmak üzere, gıdanın tüketiminde tüketiciye ne tür zararlarının olabileceği belirsiz kalarak sağlık korkularına neden olmuştur. Gıda güvenliği eksikliği, bireylerde kaygı ve korkulara neden olarak güven erozyonu yaratmış, tüketicilerde gıda tüketimi konusunda kaygı oluşmaya başlamıştır. Tüketicilerin gıda tüketimine yönelik korku, kaygı veya güvenlerinin, sosyo-ekonomik yapılarıyla nasıl ilişkilendirildiğinin ele alınacağı bu araştırmada, nitel ve nicel yöntem kullanılmıştır. Eskişehir Tepebaşı ve Odunpazarı ilçelerinde iki farklı sosyo-ekonomik yapıya sahip 4 mahallede seçilen 400 kişiye anket tekniği uygulanarak ve 12 kişi ile derinlemesine görüşme yapılarak; bireylerin sağlıkla ilgili risk tutumlarının gıda tüketimine nasıl yansıdığı araştırılmış ve analiz edilmiştir. Gıda tüketiminde gösterilen tutumun bireylerin sosyo-ekonomik yapılarıyla ne denli bağlantılı olduğu, bireylerin riskin farkında olduklarında tüketim faaliyetlerinin nasıl değiştiği, kaygı, korku ve risklerin tüketim davranışlarını ne derece etkilediği üzerinde durulmuştur. Araştırmanın bulgularında, sosyo-ekonomik farklılıkların sağlık riski algısında pek farklılık yaratmadığı, genel anlamda tamamına yakın kısmının sağlık riski korkusu içerisinde olduğu, tükettiklerinden şüphe ettiği, devlete, üreticiye ve aracılara güven duymadığı sonuçlarına ulaşılmıştır. Aylık hane geliri yükseldikçe organik ürün tüketimi artmaktadır. Bunun yanında genetiği değiştirilmiş ürünlerin hastalık yapıcı etkisinin varlığına inanç söz konusudur. Bu konuda yeterli önlem alınmadığı savunulmakta ve tüketicilerin bilinçlendirilmesi gerektiği ifade edilmektedir. Anahtar Kelimeler: Gıda güvencesi, sağlık, risk, korku, güven ve gıda tüketimi

EskişehirGıda tüketimiRisk+6
Betül Yurt
Anadolu University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2015
00
DoctorateOpen AccessTR

Planlı davranış teorisi kapsamında tüketicilerin yeşil tüketim davranışlarını açıklamaya yönelik bir model önerisi

Sürdürülebilir tüketim ve yeşil tüketici davranışları literatürde gün geçtikçe daha fazla tartışılan bir konu haline gelmiştir. Sürdürülebilir (yeşil) tüketim kavramı ile beraber yeşil tüketici kavramı da meydana gelmiştir. Tüketici davranışlarının tanımlanması ve sınıflandırılması kapsamlı ve zor bir süreçtir. Tüketiciyi tanımlamaya çalışan çalışmalar tüketicilerin çok yönlü yapısı nedeniyle ortak bir paydada buluşmakta zorlanmaktadır. Yeşil tüketiciler en temel tanımı ile satınalma güçlerini doğayı korumak üzere kullanan tüketiciler olarak açıklanmaktadır. Yeşil tüketici davranışlarını açıklamak ve tahmin etmek amacı ile kullanılan modellerden birisi de Ajzen'in Planlı Davranış Teorisi'dir. Bu çalışmada Ajzen'in Planlı Davranış Teorisi temel alınarak tüketicilerin yeşil satınalma davranışına etki eden faktörler incelenmiştir. Sonuç olarak modele eklenen çevresel kaygı, çevresel bilgi ve algılanan tüketici etkililiği değişkenlerinin yeşil tüketici tutumları ve satınalma davranışı üzerinde önemli ve anlamlı etkilerinin olduğu bulgularına ulaşılmıştır.

Algılanan etkinlikPlanlı Davranış KuramıSatınalma davranışı+5
Simge Emekçi
Anadolu University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2017
00
DoctorateOpen AccessTR

Hızlı tüketim mallarında duyusal markalama uyaranlarını algılama düzeyi farklılıkları ile yeniden satın alma kararı arasındaki ilişkinin nörogörüntüleme teknikleriyle incelenmesi

Uyaranlarını Algılama Düzeyi Farklılıkları ile Yeniden Satın Alma Kararı Arasındaki İlişkinin Nörogörüntüleme Teknikleriyle İncelenmesi, Doktora Tezi, Çorum, 2018. Günümüz rekabet ortamında işletmeler rakiplerinden farklılaşmak ve tüketicilerin zihninde yer edinebilmek için çaba göstermektedir. İşletmeler benzerlerinden farklılaşmak ve marka farkındalığı yaratmak amacıyla markalama stratejilerinde duyuları kullanmaya başlamışlardır. Tüketicilerin sahip oldukları dokunma, görme, işitme, koklama ve tatma duyularının mümkün olduğu kadar çoğuna seslenen etkili markalama stratejileri ile tüketicilerin ilgilerini çekmekte ve onları etkilemektedirler. Bu çalışma, tüketicilerin hızlı tüketim malları yeniden satın alma kararlarında duyusal markalama uyaranlarının algılama düzeyi farklılıklarını ve önemini açıklamaya çalışmaktadır. Bu doğrultuda tüketicilerin en sık satın aldıkları hızlı tüketim malları çikolata, gazlı içecek, sabun ve çamaşır deterjanı ve bu mallara ilişkin markalar Nutella, Coca Cola, Dove ve Ariel deneysel araştırmada kullanılmak üzere ön çalışmalar ile tespit edilmiştir. Çalışmanın amacı, tüketicilerin hızlı tüketim malları yeniden satın alma kararı üzerinde duyusal markalama uyaranlarının etki düzeyini belirleyebilmektir. Çalışmanın temel varsayımı tüketicilerin demografik özelliklerine göre hızlı tüketim mal gruplarına yönelik duyusal markalama uyaranlarını algılama düzeyi farklılıklarına bağlı olarak yeniden satın alma kararları arasında ilişki olduğudur. Çalışmada Elektroensefalografi (EEG), Galvanik Deri Tepkisi (GSR) ve Anket Yöntemi kullanılarak elde edilen veriler, SPSS 19.0 paket programı ile değerlendirilmiştir. Anket verilerinin analizinde yüzde ve frekansları gösteren tanımlayıcı istatistikler kullanılmıştır. Çalışmanın modeline uygun olarak geliştirilen hipotezler Bağımsız İki Örneklem T Testi, Tek Yönlü Varyans Analizi(ANOVA) ve Çoklu Regresyon ile test edilmiştir. Anahtar Kelimeler: Duyusal Markalama, Nöropazarlama, Nörogörüntüleme Teknikleri, Yeniden Satın Alma Kararı, Hızlı Tüketim Malları

Duyusal markalamaFast foodMarka+6
Kübra Müge Çakaröz
Hitit University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2018
00
Master'sOpen AccessTR

Tüketim ve israf: Ortaköy ilçesi üzerine bir değerlendirme

Ortaköy ilçe halkının tüketim ve israf ile alakalı görüş ve düşüncelerinin ele alındığı bu çalışmanın temel amacı: İlçe halkının gündelik yaşantısında tüketim ve israf yapmalarına sebep olan faktörleri ve ihtiyaç olgusunun bu faktörler içindeki yerini belirlemek ve dinin tüketim ve israf ile olan ilişkisini ele almaktır. Bu çalışmanın konu zaman ve yer bakımından üç temel sınırlılığı vardır. Konu açısından tüketim ve israf genel bir konu olması hasebiyle tüketimi ve sebeplerini; tüketim toplumu ideolojisi, ihtiyaç, marka ve reklam olarak belirlerken tüketimi dini, kültürel ve toplumsal boyutlarıyla ele aldık. Aynı şekilde israfın sebepleri, savurganlık, cimrilik, dünyevileşme, liyakat istismarı ve zaman bilincinin kaybı olarak belirlenmiştir. İsrafı maddi yönüyle gıda ve giyim israfı, manevi (değer) yönüyle de insan ve zaman israfı olarak sınırladık ve israfı dini ve toplumsal boyutlarıyla ele aldık. İkinci sınırlılığımız ise zamandır. Bu kısımda araştırmanın saha çalışması (Aralık 2019) tarihinde yapılmış olup bundan sonraki süreç verilerin analizi ve raporlaştırma süreci olmuştur. Araştırmamızın son sınırlandırması ise yer ile alakalıdır. Araştırmamız Ortaköy ilçe merkezi ile sınırlandırılmıştır. Araştırma sonucunda ihtiyaç olgusu ve dini tutumların tüketim ve israfa dair davranışların belirlenmesinde etkin rol oynadığı tespit edilirken, geçim şartları, sosyokültürel durum ve kapitalizmin de ilçe halkının tüketim ve israf algısını şekillendirdiği görülmüştür.

Dini hayatTüketimTüketim alışkanlıkları+2
Mediha Taş
Hitit University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2020
00
Master'sOpen AccessTR

Sürdürülebilir tüketim ve çevre bilinci üzerine bir araştırma: Bursa ili örneği

Sürdürülebilir tüketim kavramının terminolojiye girişi 1992 yılında Rio Dünya Konferansı ile olmuştur. Sürdürülebilir tüketime yönelik araştırmalar; tüketicilerin yaşam tarzlarının, sosyal çevrelerinin, tüketim eğiliminin, teknolojinin, eski alışkanlıklarının, bulundukları coğrafyanın ve hatta küresel ve toplumsal olayların sürdürülebilir tüketim davranışlarına etkisini sorgulamaktadır. Ayrıca tüketim araştırmaları işletmelere ve politika yapıcılara da sürdürülebilirlik yolunda önemli ipuçları vermektedir. Bu çalışmada Bursa İl'inde 400 kişi ile çevrimiçi anketler yapılarak tüketicilerin sürdürülebilir tüketim ve çevre bilinci üzerine davranışları incelenmiştir. Anket verileri yüzde değerler ve ki-kare analizi kullanılarak değerlendirilmiştir. Araştırmada tüketicilerin sürdürülebilir tüketim davranışlarının belirlenmesi, çevre ve israf sorunlarının çözülmesine katkı sağlamak amaçlanmıştır. Anket sonuçlarında tüketicilerin yaşları ile alışveriş yaptıkları yerler arasında ve gelir düzeyleri ile gıdaların çöpe atılma nedenleri arasında anlamlı bir ilişki olduğu saptanmıştır. Ankete katılanların %72,2 'si gıda alışverişlerini marketlerden yapmayı tercih ederken %10,25'i internet üzerinden yaptığını ifade etmiştir. İnternet üzerinden gıda alışverişi yapanların ise %85,36 'sının 18-39 yaş aralığında olduğu tespit edilmiştir. Gıda maddelerinin %30,25 'i tüketilmemesi ve fazla alınması nedeniyle atılırken %40 'ı bozulması nedeniyle atılmaktadır. Hane halkının %7,5 'i gıda israfına yönelik hiçbir önlem almazken %41,5 'i aldığı önlemlerin yeterli olmadığını düşünmektedir. Araştırmanın sonuçlarına göre %27'lik bir oranla en çok ekmek ve unlu mamullerin israf edilmiştir. Elde edilen verilerden yola çıkarak tüketici farkındalığını arttırmaya yönelik çalışmalar yapılması, özellikle gıda israfını önlemeye ilişkin etkin önlemler alınması gerekmektedir.

AnketlerBursaGıda israfı+6
Ayşegül Tekin
Bursa Uludağ Üni̇versi̇ty · Institute of Graduate Studies in Science
2022
00
Master'sOpen AccessTR

Tüketim toplumu-narsisizm ilişkisine sosyolojik bir bakış

Toplumsal yapıda meydana gelen dönüşümler bireyin ruhsal yaşamını etkileyerek benliğini şekillendirmektedir. Bu nedenle her toplumsal sistemin kendi yapısına uygun yaygın bir kişilik örgütlenmesi vardır. Günümüzde giderek yaygınlaşan, psikanalitik kuramın en önemli kavramlarından biri olmakla birlikte gündelik yaşamda da sık sık kullanılan narsisizm, çağımızın psikopatolojisi haline gelmektedir. Narsisizm sadece psikolojik bir kavram değil aynı zamanda kültürel bir durumu ifade etmektedir. Dolayısıyla son yıllarda giderek artan narsisizmi tek bir açıdan ele almak diğer etkenlerin yok sayılmasına neden olur. Bu nedenle narsisizmi, toplumsal yapıda meydana gelen değişimler ve kültürel yapı içerişinde ele alıp değerlendirmek gerekir. Bu bağlamda tez; günümüz tüketim toplumunun bireyin yaşam tarzını ve kimliğini dönüştürerek narsisizmi hangi koşullarda tetikleyip beslediğini ve bu durumun toplumsal yaşama nasıl yansıdığını incelemektedir. Birinci bölümde, narsisizm kavramının anlamı açıklanarak kökeni, türleri ve boyutları üzerinde durulmuştur. İkinci bölümde, tüketim toplumunun gelişim sürecine ve tüketim kültürüne değinilmiş, tüketimin kimlik üzerindeki etkisi incelenmiştir. Son bölümde ise tüketim toplumu unsurları ile narsisizm arasındaki ilişki analiz edilerek yaygınlaşan narsisizmin toplumsal sonuçları ele alınmıştır.

NarsisizmSosyolojik analizTüketim+1
Ayşegül Dağtekin
Bursa Uludağ Üni̇versi̇ty · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2022
00
Master'sOpen AccessTR

Karaköy ve Salıpazarı limanı'nın tüketim odaklı mekansal dönüşümü: Galataport İstanbul

18. yy - 20. yy arasındaki zaman içinde askeri kışla, montaj fabrikası, Karaköy Rıhtımı ve Salıpazarı Limanı olarak hizmet veren alan, günümüzde Galataport İstanbul adı altında, alışveriş alanları, yeme-içme alanları, otel yapıları, müzeler, rekreasyon alanı gibi işlevler taşıyarak dönüşüm geçirmiştir. Bu dönüşüm mekansal ve sosyal açıdan incelendiğinde, kıyı alanının tüketim odaklı bir kentsel mekana dönüştüğü gözlemlenmiştir. Kentsel alanda yapılan dönüşümler kapitalist sistemin kendine fayda sağlayacağı potansiyel alanlar olarak görülmektedir. Turizm, ekonomi ve tüketim değeri açısından potansiyeli yüksek olan kıyı alanları da bu durumdan etkilenen alanlar arasındadır. Kıyı alanlarının kamu yararından ziyade ekonomik kaygılar ile dönüştürüldüğü örneklere rastlanmaktadır. Çalışma alanının kruvaziyer limanı adı altında, çoğunlukla alışveriş alanları, yeme içme alanları gibi işlevlerle projelendirildiği ve pazarlama aracı haline getirildiği söylenebilir. Geçmişte Karaköy ve Salıpazarı Limanı olarak hizmet veren kıyı alanı günümüzde Galataport Projesi kapsamında dönüşmüştür. Bu çalışma, Galataport'un eski liman alanından tüketim odaklı bir dönüşüm geçirerek, açık bir alışveriş merkezine dönüşmesine odaklanmaktadır. Bu kapsamda, Karaköy ve Salıpazarı Limanı'nın Galataport Projesi'ne dönüşümü mekansal ve zamansal bağlamda analiz edilmiştir. Liman alanının dönüşürken kentte ortaya çıkardığı tüketim mekanı sorgulanarak Galataport Projesi'ne gelen ziyaretçiler ile anket ve derinlemesine görüşme yapılmıştır. Görüşmeler sonucunda proje alanının dönüşümü hakkında görüşlere ulaşılmıştır. Ziyaretçilerin çoğu Galataport'u alışveriş merkezi olarak tanımlamış, kıyıda tasarlanan duvar sisteminin kıyı ile boğaz arasındaki ilişkiyi kopardığını belirtmiştir. Ziyaretçiler, Galataport'un bulunduğu kıyı alanında, kamusal kullanımın artırıldığı, daha fazla yeşil alan barındıran, farklı ekonomik gruplara hitap edebilecek sosyal alanlar olması yönünde öneriler getirmiştir.

DönüşümGalataportLimanlar+1
Fatma Esra Kara
Bursa Uludağ Üni̇versi̇ty · Institute of Graduate Studies in Science
2022
00
DoctorateOpen AccessTR

Tüketicilerin bireysel değerlerinin sürdürülebilir tüketim davranışıyla ilişkisi ve sınıf öğretmenleri üzerinde bir araştırma

Özellikle 20. yüzyılda yaşanan nüfus artışı ve ekonomik gelişme sonucu dünyanın kaynaklarının hızla tükendiğinin farkına varılması, var olan ekonomik sistemin sorgulanmasını sağlayarak, sınırsız büyümeye odaklı ekonomik gelişme anlayışından sürdürülebilir gelişme düşüncesine geçiş yaşanmasına neden olmuştur.Gelecek kuşakların gereksinimlerini gidermelerini tehlikeye atmaksızın bugünkü gereksinimlerin karşılanmasını öngören bir model olan sürdürülebilir gelişme düşüncesinin pazarlama alanına yansıması ise ?sürdürülebilir pazarlama? yaklaşımının ortaya atılmasıyla gerçekleşmiştir. Sürdürülebilir pazarlama yaklaşımı, geleneksel pazarlamanın örgütsel amaçları gerçekleştirme ve müşterileri tatmin etme amaçlarına ekolojik sisteme uyum amacını da ekleyerek, pazarlama alanında sürdürülebilir çözümlerin yaratılmasını öngörmektedir.Sürdürülebilir gelişme düşüncesinin tüketim konusuna ilişkin hedefi, tüm dünyada sürdürülebilir tüketim düşüncesinin benimsenmesidir. Sürdürülebilir tüketim düşüncesinin benimsenmesi ve toplumun tüm kesimlerine yayılması için, söz konusu davranışı belirleyen etkenlerin araştırılmasında yarar vardır. Bu çalışmada, Schwartz'ın Değerler Listesi kullanılarak, Kütahya ili Merkez ilçesinde görev yapmakta olan sınıf öğretmenlerinin sürdürülebilir tüketim davranışını etkileyen bireysel değerler incelenmiştir. Yapılan araştırma sonucu, evrenselcilik ve güvenlik değer tiplerinin sürdürülebilir tüketim davranış sıklığı üzerinde pozitif yönde etkili olduğu saptanmıştır. Ayrıca, katılımcılara ilişkin sürdürülebilir tüketim davranış sıklığının orta düzeyde olduğu ortaya çıkmıştır. Araştırmadan ortaya çıkan sonuçlara dayalı olarak, sürdürülebilir tüketim düşüncesinin paydaşlarına ve gelecek araştırmalara ilişkin öneriler sıralanmıştır.

DeğerlerEkolojik çevrePazarlama+7
Hakan Kiracı
Kütahya Dumlupınar University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2009
00
Master'sOpen AccessTR

XX. yüzyıl Türk resim sanatında tüketim nesnesi ve hazır nesne

Bu araştırmada; tüketim toplumunun yarattığı etkiler içerisinde, Batı ve Türk sanatçılarının hazır nesne ve tüketim nesnesini konu ve malzeme yönünden kullanımları incelenmiştir.Sanayinin gelişimi ve sonrasında ortaya çıkan tüketim toplumu yeni bir insan tipi ortaya çıkarmıştır. Seri üretim ve teknolojik gelişmeler resim sanatını teknik, malzeme ve konu olarak da yeni bir döneme getirmiştir. Çalışmanın ilk bölümünde XX. Yüzyılı etkileyen sanayi ve teknolojik gelişmeler, sanat ve toplum ilişkisi bağlamında genel olarak ele alınmıştır.Çalışmanın ikinci bölümünde; ilk olarak batı sanatında hazır nesne ve tüketim nesnesini malzeme ve konu olarak işleyen sanatçılar, genel olarak incelenmiştir. Batı sanatında Kübizmde kolaj ile başlayan hazır nesne kullanımı ve sonrasında Dadaizm, Pop sanatı ve Kavramsal sanat çerçevesindeki sanatçıların çalışmaları araştırmanın konusu kapsamında tartışılmıştır. Çalışmanın son bölümünde Türk resim sanatındaki gelişmelere kısaca değinilmiştir. 1967'den sonraki hazır nesne ve tüketim nesnesini konu ve malzeme kullanımı olarak ele alan sanatçılardan çalışmalar incelenmiştir.Nitel özellik taşıyan bu araştırmada konu ile ilgili kaynak araştırması yapılmıştır. Ayrıca betimsel yöntemlerden biri olan yayın tarama teknikleri kullanılarak örnek resimlerden yararlanılmıştır.Anahtar Kelimeler: Tüketim, Hazır Nesne, Toplum, Resim

Hazır nesneResim sanatıResimler+3
Gökhan Aslan
Kütahya Dumlupınar University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2010
00
Master'sOpen AccessTR

Gazetelerdeki sağlık haberleri: Yaşamın tıbbileştirilmesi, sağlığın bireyselleşmesi ve tüketim üçgeninde kadın

Bu çalışmanın amacı ulusal gazetelerdeki sağlık haberlerinin içeriğinin tüketime özendirme, yaşamın tıbbileştirilmesi ve sağlığın bireyselleştirilmesi temaları ile incelenmesidir. Ayrıca bu temaların, toplum tarafından kadına atfedilen rollerle bağlantısını ortaya koymaktır. Kuramsal açıdan, tüketim kuramı ve kültür endüstrisi kuramından yararlanılırken tarihsel anlamda sağlık anlayışlarının değişimi ve yeni sağlık anlayışının oluşumu da incelenmiştir. Sağlık haberleri, ?bireyselleştirilen sağlık,? ?yaşamın tıbbileştirilmesi? ve ?tüketime özendirme? kategorileri altında incelenmiştir. Araştırmanın örneklemini, 2011 yılında yayınlanan baskı sayısı en yüksek dört gazete (Posta, Sabah, Zaman, Hürriyet) oluşturmaktadır. Bu gazetelerde 518 haber değerlendirmeye alınmıştır. Veriler içerik analizi ile çözümlenmiştir. Araştırmanın sonuçlarına göre, gazetelerdeki sağlık haberlerinin % 58?inin kadın okuyucuları hedef aldığı belirlenmiştir. Kadına yönelik haberlerin % 82?si kadınları yeni tanıtımı yapılan ürünleri tüketmeye yönlendirmekte ve sağlık problemlerini tıbbileştirmektedir. Ayrıca, kadının ideal anne, ideal eş ve ideal bir vücuda sahip olma gibi geleneksel toplumsal cinsiyet rollerini pekiştirdiği tespit edilmiştir. Sağlık haberlerinin % 99?u sağlık sorunlarını bireyin sorunu olarak ele almıştır. Böylelikle sağlık problemleri, bireyselleştirilmektedir.Bu bağlamda, gazete haberleri, kadın bedenini kontrol etmeye hizmet ederek sağlık sorunlarını tıbbileştirmektedir. Tüketim kültürü aracılığı ile üretilen kapitalist ideolojinin sağlık sorunlarını bireyselleştirdiği söylenebilir. Bu çerçevede medya sağlık konusunda okuyucuyu bilgilendirme amacıyla hareket etmekle birlikte, sosyal sorumluluk ilkeleri açısından eleştirilmesi gereken bir noktadır. Anahtar Kelimeler: Sağlık Haberleri, Kadın, Yaşamın Tıbbileştirilmesi, Bireyselleşen Sağlık, Tüketim

Beden sosyolojisiBireyselleştirmeGazeteler+7
Esra Karakuş
Kütahya Dumlupınar University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2013
00
Master'sOpen AccessTR

Mağaza atmosferinin hedonik tüketim ile ilişkisi: Sera Kütahya Alışveriş Merkezi'nde bir uygulama

Günümüzde ekonomik ve teknolojik alanlarda yaşanan rekabet ortamları, bireylerin dünyasını da etkileyerek baş döndürücü bir tüketim ortamı yaratmaya başlamıştır. İhtiyaçların karşılanması olarak bilinen tüketim kavramı tanımından uzaklaşarak, bireylerin sahip olduğu imaj olarak anılmaya başlanmıştır. Alışveriş yapılan mağazalar, kullanılan otomobiller, seçilen kıyafetler ve hatta tercih edilen kafeler bireyin kişiliğini yansıtmaya başlamıştır. Özellikle aile ekonomisinin diğer bir ortağı haline gelen kadınların da ekonomide yer almaya başlaması ile tüketim çılgınlığı daha da artmıştır. Elbette böylesine yoğun bir tüketimin yaşandığı ortamlarda firmalar etkin pazarlama stratejileri geliştirebilmek için bireylerin hedonik tüketim davranışları hakkında ayrıntılı bilgiye ihtiyaç duymaya başlamışlardır. Bu çalışmanın amacı, hem mağaza atmosferinin hedonik tüketim davranışlarını nasıl etkilediğini, hem de yaş, eğitim düzeyi ve gelir durumu gibi temel demografik unsurların bireyin tüketim davranışları üzerindeki etkilerini ortaya koymaktır. Araştırmanın birinci bölümünde, tüketim ve tüketici satın alma davranışlarının genel yapısı ve hedonik tüketim kavramı, ikinci bölümde ise mağaza atmosferi ve tüketici davranışları üzerindeki etkileri incelenmiştir. Son olarak üçüncü bölümde ise araştırmanın kapsam ve amacı doğrultusunda bir anket formu oluşturulmuş ve bu anket 600 kişilik bir örnek üzerinde uygulanmıştır. Anahtar Kelimeler: Tüketim, Tüketici Davranışları, Hedonik Tüketim, Mağaza Atmosferi.

HedonizmMağaza içi düzeniMağazalar+4
Bahar Çelik
Kütahya Dumlupınar University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2013
00
Master'sOpen AccessTR

Tüketim kültürüne karşı gönüllü sadelik yaşam tarzı ve ilköğretim öğretmenleri üzerinde bir araştırma

Çevre sorunları her geçen gün artmaktadır. Küresel ısınma, nüfus artışı, doğal kaynakların azalması ve iklim değişikliği gibi dünya yaşamını tehdit eden çevre sorunları doğal dengenin korunmasının önemini ortaya koymuştur. Sürdürülebilir yaşam engellerinden tüketim, bir yandan kişileri kendilerinden uzaklaştırıp mutsuzluğa sürüklerken, bir yandan da doğal dengeyi tehlikeye sokan, çevre sorunlarına sebep olan bir davranış haline gelmiştir. Bu çalışmanın amacı; insanın doğa üzerinde hakimiyet kurma çabasına ve her geçen gün yeni ihtiyaçların yaratıldığı tüketim kültürüne karşı, yaşamın fazlalıklardan arındırıldığı, tüketimin ihtiyaçlar doğrultusunda gerçekleştirildiği ve doğayla iç içe, doğaya saygılı ?gönüllü sadelik hareketini? sürdürülebilir yaşam adına ortaya koymaktır. Uygulama, ?öğreten kişi? olması sebebiyle geleceğimiz olan çocuklara, davranışlarıyla örnek olması gereken öğretmenler üzerinde yapılmıştır. Tekirdağ İl Merkezinde görev yapan İlköğretim öğretmenlerine ? Tüketim Çılgınlığı ya da Gönüllü Sadelik Yaşam Tarzı? konulu anket uygulanmıştır ve yapılan anket ile cevaplayıcıların tüketime ve gerek içsel gerekse çevresel sebeplerle tüketmemeye yönelik davranışları incelenmiştir. Anahtar Kelimeler: Ekojik Düşünce, Çevre Sorunları, Tüketim Kültürü, Tüketim Çılgınlığı, Sade Yaşam, Gönüllü Sadelik.

KültürSadelikTüketim+6
Fatma Topçu
Kütahya Dumlupınar University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2013
00
Master'sOpen AccessTR

Üniversite öğrencilerinin internet üzerinden alışverişlerinin plansız tüketim harcamaları üzerindeki etkisi: Dumlupınar Üniversitesi örneği

Günümüzde internet üzerinden alışveriş, internet kullanımındaki artışa paralel olarak hızla yaygınlaşmaktadır. Son yıllarda tüketicilerin klasik usul alışveriş yerine, daha sık olarak internet üzerinden alışveriş yapmayı tercih ettikleri gözlemlenmektedir. Tüketicilerin alışveriş yapma yönteminde internet üzerinden alışverişe yönelik olarak yaşanan bu değişim, beraberinde tüketicilerin birçok tüketim alışkanlığını da değişime uğratmıştır. İnternet üzerinden alışveriş yapan tüketicilerin klasik usul alışveriş yapan tüketicilere nazaran, alışveriş yaparken daha geniş ve uygun fiyatlı bir ürün yelpazesiyle karşı karşıya olması, onları daha fazla tüketmeye sevk edebilmektedir. Bu bağlamda çalışmanın amacı; tüketicilerin alışveriş yöntemi olarak internet üzerinden alışverişi tercih etmesinin plansız tüketim harcamaları üzerinde ne yönde bir etki yarattığının tespit edilmesidir. Çalışma kapsamında, Türkiye'de elektronik ticaretin ve internet üzerinden alışverişin yaygınlaşma süreci ve bu süreç içerisinde tüketicilerin harcama alışkanlıklarındaki değişimler incelenmiştir. Çalışmanın uygulama aşamasında, üniversite öğrencilerinin internet üzerinden alışverişleriyle, plansız tüketim harcamaları arasındaki ilişkiyi tespit etmek için anket yöntemi kullanılmıştır. Anket uygulaması için, Türkiye'deki üniversite öğrencilerini temsilen Dumlupınar Üniversitesi'nin 2013-2014 öğretim yılı öğrencilerinden 2.450 kişilik bir örnekleme ulaşılarak, öğrencilerin internet üzerinden alışverişi ne düzeyde benimsediği ve bu alışveriş yönteminin harcamalarını ne yönde etkilediği sorgulanmıştır.

AlışverişAlışveriş davranışlarıElektronik ticaret+6
Derya Yılmaz
Kütahya Dumlupınar University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2015
00
Master'sOpen AccessTR

Gıda kaybı ve israf sorunu

Gıda kaybı ve israfı, dünya ve Türkiye için endişe verici bir durum haline gelmiştir. Günümüz dünyasında milyonlarca insan açken birçok insan ise obezite ile mücadele etmektedir. İnsanların bir kısmı gıda yardımına ihtiyaç duyarken bir kısmı tarafından da tonlarca gıda israf edilip çöpe atılmaktadır. Gıdaların savurgan ve bilinçsiz bir şekilde tüketimi, gıdanın üretiminde kullanılan tüm kaynakların boşa harcanmasına neden olmaktadır. Bu çalışmanın amacı, gıda kaybı ve israfına dikkat çekmektir. Bu çalışmada, tüketim, israf ve tasarruf kavramlarına değinilmiştir. Ayrıca bu çalışmada, gıda kaybı ve israfının tanımına, gıda tedarik zincirinde yaşanan gıda kaybı ve israfının sebeplerine, dünyada ve Türkiye'de gıda israfının boyutu incelenmiş olup Türkiye'de gıda israfını azaltmaya yönelik yapılan çalışmalara yer verilmiştir. Son olarak da Gaziantep ilinde serpme kahvaltıda meydana gelen tahmini israf miktarı ve maliyetleri ile ilgili beş işletme ile birebir görüşmeler yapılmış olup görüşme sonuçları tablolaştırılmıştır.

Gıda israfıGıda tüketimiGıdalar+2
Sevda Akan
Gaziantep University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2022
00
Master'sOpen AccessTR

Tüketim ve atık: Toplumsal gerçeklik oluşturma eylemleri içinde atık toplayıcılar üzerine bir çalışma

19. yüzyıldan itibaren sanayileşme ve beraberinde yaşanan kentleşmeyle birlikte tüketim toplumunun gelişmesi, üretilen çöp miktarının da hızla artışına neden olmuş ve bu artış, yüzyılın ortalarından itibaren katı atık sistemlerinin geliştirilmesini beraberinde getirmiştir. 20. yüzyılın sonlarına doğru, katı atık hizmetlerinde çöpler, insanların yaşam alanlarından uzaklaştırılan değersiz çıktılar olmaktan ziyade geri kazanılabilecek ve değişim değerine sahip bir meta, endüstriyel bir hammadde olarak görülmeye başlanmış ve bu yaklaşım değişikliğiyle birlikte çöp olarak değerlendirilen nesneler de atık adını almaya başlamıştır. Her iktisadi gelişmenin politik ve toplumsal bir yansıması olduğu gibi tüketimden arta kalanların iktisadi bir değer, piyasada değişim değerine sahip bir ürün haline gelmesi de kaçınılmaz olarak politik ve toplumsal yaşamda bir karşılığa sahiptir. Bu anlayıştan hareketle yapılan bu çalışmada, geçimini atıkların kayıt dışı satışı üzerinden sağlayan Gaziantep kentindeki atık toplayıcıların ekonomik ve sosyal yaşamlarıyla birlikte kentin tüketim davranışlarını atık toplayıcıların deneyimleri üzerinden okumak amacıyla etnografi yönteminin kullanıldığı keşfedici bir araştırma yaklaşımı takip edilmiştir. Katılımcı gözlem ve derinlemesine görüşme teknikleri kullanılarak 14 atık toplayıcıyla yapılan araştırmada atık toplayıcılığın sosyal ve ekonomik yönden yoksulluk, güvencesizlik, belirsizlik, ya da tehlikeli olmakla yaftalanma ile çevrili bir yaşam biçimi sunmasına rağmen yalnızca ekonomik kazanç sağlanacak son seçenek olduğu için değil, bununla beraber bilinçli bir tercih durumunun da var olduğu görülmüştür.

Atık kağıt toplayıcılarıAtık toplamaAtık yönetimi+6
Elif Can Suna
Gaziantep University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2023
00
Master'sOpen AccessTR

YouTube çocuk kanallarında anne-baba rollerinin sunumu ve buna yönelik ebeveyn görüşlerinin değerlendirilmesi

İktisadi yapıdaki değişimlerle bütünleşen teknoloji, iletişimi değiştirmekte ve geliştirmektedir. Anne ve babaların çocuklarının ilgi alanlarına yönelik içerikler üreterek sosyal medyanın bir parçası haline geldikleri gözlemlenmektedir. YouTube çocuk kanallarını yöneten ebeveynlerin sosyo-kültürel yaşamlarının da bu çerçevede şekillendiği söylenebilir. Bu çalışma, YouTube çocuk kanallarında, anne ve baba rollerinin eğlence ve tüketim olgularının etkisiyle beraber nasıl birer magazinsel eyleme dönüştüğünü ortaya koymayı amaçlamaktadır. Çalışmada yeni medya ile ilgili metinler arası okuma yapılarak, magazinleşme ve eğlence kültürü ile yeni medya ilişkisini çözümlemek amacıyla literatür taraması yapılmıştır. İkinci aşamada kotalı örneklem alma tekniği ile seçilmiş olan YouTube çocuk kanallarındaki içerikler (Like Nastya TR, Aslıyarence ve Korayzeynep) önce nicel, ardından nitel içerik analizine (göstergebilim) tabi tutulmuştur. YouTube kanallarının her birinden 100'er video olmak üzere toplamda 300 video örnekleme dahil edilmiştir. Videolar, IBM SPSS 22 programı kullanılarak tablolaştırılmıştır. Ardından 300 video içerisinden seçilen 50 video ise nitel içerik analizi (göstergebilim) yöntemi kullanılarak analiz edilmiştir. Çalışmanın üçüncü aşamasında ise 13 yaş altında çocuğu bulunan 15 ebeveyn ile yarı yapılandırılmış görüşmeler gerçekleştirilmiş ve bu görüşmeler betimsel analiz tekniği ile analiz edilmiştir. Çalışmanın sonucunda YouTube çocuk kanalları kullanıcısı ebeveynlerin eğlence ve tüketim odaklı magazinsel eylemde bulundukları gözlemlenmiştir. Ebeveynlerle gerçekleşen görüşmelerden oluşan izlenim sonrası ise izleyici konumunda bulunan çocuklarının olumsuz etkilendiği sonucuna ulaşılmıştır.

Ana-babaEbeveynlerEbeveynlik rolleri+6
Ali Okan Demir
Gaziantep University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2023
00
Master'sOpen AccessTR

Yeni kapitalizm ve insan: Tüketim toplumunda yaşam pratikleri

1970'lerden itibaren kapitalist üretim tarzındaki değişimlerin yalnızca ekonomik değil, toplumsal ve kültürel alanlar üzerindeki etkileri sosyal bilimlerin farklı disiplinlerinde de üzerine yoğunlaşılan konulardan olmuştur. Esnek üretim tarzının yanında teknolojinin gelişiminin de etkisiyle ürünlerin nasıl üretileceğinden ziyade, nasıl pazarlanacağı kapitalist sistem için asıl sorun haline gelmiştir. Buna bağlı olarak kapitalist sistemin odak noktası üretimden satışa yani tüketime kaymıştır. Çeşitli adlandırmalarla karşımıza çıkan; çalışmada kapitalizmin yeni bir evresi olarak ele aldığımız ve yeni kapitalizm, esnek kapitalizm, yeni ekonomi, post-modern ekonomi olarak ifade edilen dönemde belirgin olan husus, esneklik ve tüketimin önemli bir rol almış olmasıdır. Üretimin her şeyden daha çok pazarlama imkânlarına göre gerçekleştirildiği ve çeşitli araçlar vasıtasıyla tüketimin teşvik edildiği bu toplum yapısı tüketim toplumu olarak adlandırılmaktadır. Çalışmada yeni kapitalizm ve tüketim toplumu tartışmalarına yer veren literatürden hareketle, kapitalist üretim tarzının dönüşümlerinin etkisinden yola çıkarak ve esnek üretim tarzının yeni normlarının sonuçlarıyla birlikte toplumun bir tüketim toplumuna dönüşümü ve tüketim toplumunda yaşayan insanların yaşam pratikleri araştırılmıştır. Bu anlamda kapitalizm ve insan ilişkisi ekseninde çalışmada, esnek üretim tarzının ön plana çıkardığı tüketim odaklı düzenlemelerin insanı hem üretim hem de tüketim alanında nasıl etkilediği konusu üzerine yoğunlaşılmıştır. Çalışmada tüketim kültürünün hâkim olduğu bir toplumda yaşayan insanın hayatının her anında tüketim yönlendirmesi ile karşılaştığı tespit edilmiştir. Tüketim araçlarının aynı zamanda bireylerin denetlenmesinin bir aracı olduğu iddia edilmiştir. Kapitalist sistemin kendini yeniden gerçekleştirmesi adına bir zorunluluk olan tüketimin devamlılığının sağlanması için, sistemin tüketiciler olarak ele aldığı insanlar için de tüketimin en önemli amaç haline getirilmekte olduğu görülmektedir. Kapitalist sistemin tüketimi arttırmak kaygısı ile kullanıma soktuğu çeşitli araçların insanların yaşamını derinden etkileyen sonuçlara sebebiyet verdiği ve bunun yanında tüketim toplumunun giderek bir borçlular toplumuna dönüştüğü sonucuna ulaşılmıştır. Anahtar Kelimeler: Yeni Kapitalizm, Esneklik, Tüketim, Tüketim Toplumu, Borçlular Toplumu

EsneklikKapitalizmTüketim+2
Nermin Kılıç
Yıldız Technical University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2014
00
Master'sOpen AccessTR

Bir tüketim unsuru olarak kitap: Bookstagram örneği

Tüketim insan hayatında her zaman var olan bir eylemdir. Ancak bu eylemin nasıl gerçekleştirildiği birçok kez inceleme konusu olmuştur. Çünkü değişen zamanla birlikte teknoloji gelişmiş ve tüketimin sergilendiği yeni sahalar oluşmuştur. Bu sahalardan biri olan instagram uygulaması günümüzde insanlara tükettikleri şeyleri ilgi çekici bir şekilde sunma imkanı vermiştir. Tüketim nesnesi olarak son dönemlerde kitaplar ön plana çıkmıştır. İnstagram hesabını bookstagram şeklinde kullanan kişilerin yaptıkları kitap paylaşımları bu araştırma içinde konu edinilmiş, gösterişçi tüketim ile benlik algıları anlaşılmaya çalışılmıştır. Bu bağlamda nitel araştırma yapılmış ve 15 kadın 15 erkek olmak üzere toplam 30 bookstagram kullanıcısı ile derinlemesine görüşme gerçekleştirilmiştir. Görüşmelerde yarı yapılandırılmış görüşme formu kullanılmıştır. Katılımcıların rızası ile görüşmeler esnasında ses kaydı alınmış ve görüşme sonrası deşifre edilmiştir. Deşifreler MAXQDA 2022 programı ile analiz edilmiş ve bulgulara ulaşılmıştır. Elde edilen bulgular arasında katılımcıların okuma alışkanlığı kazanmasında aile ve çevrenin önemli bir etkisi olduğu görülmüştür. Okudukları kitabın yayınevi, kapak tasarımı, popülerliği gibi çeşitli özelliklerinin o kitabı tercih etmelerinde sebep olarak karşımıza çıkmıştır. Katılımcılar kitap görsellerine önem verdiklerini, bu paylaşımlarda çeşitli ürünler kullandıklarını ve bunların yer yer gösterişçi tüketime kapı araladıklarını belirtmiştir. Aynı katılımcılar diğer bookstagram kullanıcılarını değerlendirdiğinde onların hem farklı bir benlik algısı yarattıklarını hem de gösterişçi tüketime daha fazla meyilli olduklarını söylemiştir. Bazı kadın ve erkek katılımcılar, diğer kadın kullanıcıların kendi bedenlerini ve kullandıkları kozmetik ürünleri kitap paylaşımlarında kullanarak farklı bir amaç güttüklerini ifade etmişlerdir. Amacı bilgi ve fayda vermek olan kitapların metalaşması araştırma kapsamında incelenmiştir. Anahtar kelimeler: Gösterişçi tüketim, benlik, kitap, sosyal medya, bookstagram

Benlik algısıBookstagramGösterişçi tüketim+3
Şeyda Dölek
Çankırı Karatekin Üniversitesi · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2023
00

Related subjects