Intellectual and industrial property rights

108 theses under this subject heading

Master'sOpen AccessTR

Fikrî hak boyutuyla yapay zekâ

Geleneksel bir tanımı bulunmamasına rağmen, yapay zekâ, genellikle insan zekâsıyla ilişkilendirilen işlevleri, sınırlı insan müdahalesiyle ya da hiç insan müdahalesi olmadan gerçekleştirme yeteneği olarak tanımlanabilir. Hayatımızın hemen her alanında karşımıza çıkan yapay zekâ gittikçe gelişmekte ve gerek toplumsal gerek ekonomik alanda önemi her geçen gün artarak önemli tartışmaları gündeme getirmektedir. Hukukun pek çok dalında da bu gelişmelere bağlı olarak yeni düzenlemeler yapılması gerekmektedir. İlgili alanlardan biri de fikir ve sanat eserleri hukuku olarak karşımıza çıkmaktadır. Yapay zekânın gelişerek yaratıcılık alanına giren ürünler üretmesi bir yandan fikir ve sanat eserleri hukukunun insan merkezli tutumunun yeniden sorgulanmasına neden olmakta bir yandan da söz konusu ürünlerin üretilmesinde çok sayıda eser niteliğinde verinin kullanılması, yapay zekânın gelişimine bağlı menfaatler ile eser sahiplerinin fikrî hakka dayalı menfaatlerini karşı karşıya getirmektedir. Bu tezde temel olarak yapay zekâ, insanlar tarafından üretildiğinde eser olarak kabul edilebilecek ürünler ürettiğinde, bu ürünlerin fikrî hak ile korunması gerekip gerekmediği ve söz konusu ürünlerin meydana getirilmesi için kullanılan eser niteliğindeki verilerin eser sahiplerinin fikrî haklarını ihlal edip etmediği sorunları ele alınmaktadır. Ayrıca, bu sorunlara ilişkin olası çözüm önerileri tartışılmaktadır. Başka bir deyişle bu tezde yapay zekâ girdi ve çıktıları fikrî hak koruması temelinde ele alınmaktadır. Birçok ülkede tezde ele alınan sorunları tartışmak, çözüm önerilerinde bulunmak, bu konularda bilgi ve görüş alışverişinde bulunmak amacıyla istişare toplantıları gerçekleştirilmiş, çeşitli yasal girişimler başlatılmıştır. Yine söz konusu sorunlar, öğretide derin tartışmaları beraberinde getirmiş ve uyuşmazlıklar mahkemeler nezdinde incelenmeye başlanmıştır. Türk hukukunda ise mevcut düzenlemeler kapsamında işaret edilen sorulara cevap verme konusunda tereddüt yaşanmakta ve bu tereddütleri gidermek adına henüz bir mevzuat çalışması da yürütülmemektedir. Konuya ilişkin öğretide yer alan çalışmalar da diğer ülkelere kıyasla az sayıda olup ileri sürülen görüşler ise birbirinden farklılaşmaktadır. Bu çalışmada, karşılaştırmalı hukukta yapılan yasa değişikliklerinden ve öğretide yer alan görüşlerden de yararlanılarak bunların fikrî mülkiyet hukukunun amaç ve ilkelerine ve Türk Fikir ve Sanat Eserleri Hukukuna uyumluluğunun ele alınması hedeflenmektedir. Ardından olası yasa değişikliklerine ilişkin çeşitli önerilerde bulunulması amaçlanmaktadır. Belirtilen çerçevede, söz konusu tez ile Türk Hukukundaki önemli bir eksikliğin giderilmesine katkıda bulunulması hedeflenmektedir. Anahtar Kelimeler: Yapay Zekâ, Fikrî Hak, Eser ve Eser Sahibi, Yapay Zekâ Girdi ve Çıktıları, Metin ve Veri Madenciliği.

EserEser sahibiFikri mülkiyet hukuku+4
Neslihan Kara
TOBB Economics and Technology University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2023
00
Master'sOpen AccessTR

Fikri haklarda üç adım testi

Bilgi birikiminin artması ve bu bilginin kullanılması ile insanlık tarihi önemli gelişmelere adım atmıştır. Bu sayede birçok teknolojik, bilimsel ve kültürel gelişmeler sağlanmıştır. Bu gelişmelerin devamlılığının sağlanması ve yeni gelişmelerin teşvik edilmesi için bilginin korunması gerekir. Bunun için fikri mülkiyet hukuku doğmuştur. Bu sayede fikirler koruma altına alınarak yeni fikirler üretilmesi amaçlanmıştır. Fikri mülkiyet hakları kapsamına sınai mülkiyet hakları ve fikri haklar girmektedir. Sınai mülkiyet hakları; marka, patent, coğrafi işaret, endüstriyel tasarım gibi hakları içerir. Fikri haklar ise eser sahipliğinden doğan haklardır. Fikri haklar, mali haklar ve manevi haklar olmak üzere ikiye ayrılır. Manevi haklar üzerinde tasarruf edilemeyen ve sınırlandırılamayan haklardır. Mali hakların ise üzerinde tasarruf edilebilir ve bu haklar kanun koyucu tarafından sınırlandırılabilir. Mali hakların ne düzeyde sınırlandırılabileceği uluslararası hukukta üç adım testi ile düzenlenmiştir. Üç adım testi ile eser sahibinin mali hakları ile kamunun menfaatleri arasında bir denge kurulmaya çalışılmıştır. Üç adım testi üç unsurdan oluşmaktadır. Üç adım testinin unsurları; sınırlandırmanın belirli özel durumlarla sınırlı olması, eserden normal yararlanmaya aykırı olmaması ve eser sahibinin meşru menfaatlerine makul olmayan bir zarar verilmemesidir. Bu üç unsurun lafzı geniş ve yoruma açık bir şekilde düzenlenmiştir. Böylece, farklı devlet sistemlerinde uygulanabilir ancak bu denli geniş düzenlenmesi farklı yorumlanmasına ve farklı uygulanmasına sebep olmuştur. Türk hukukunda uygulanmasının nasıl olacağı hususuna cevap verilememektedir. Öğretide ise diğer ülkelere kıyasla az sayıda çalışma mevcuttur. Bu çalışmada 5846 sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Kanunu'nda (FSEK) düzenlenen eser sahibinin mali hakları ve bu haklara getirilen sınırlandırmalar ele alınacak akabinde, üç adım testi irdelenecek, en son ise FSEK kapsamında üç adım testinin nasıl uygulanacağı tartışılacaktır.

Fikri ve sınai mülkiyet haklarıMali haklarSınırlandırma+3
Sinem Türkoğlu
TOBB Economics and Technology University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2023
00
Master'sOpen AccessTR

Gümrük kıymeti açısından royalti ve lisans ücretlerinin beyanında karşılaşılan sorunlar ve çözüm önerileri; Tekirdağ Gümrük Müdürlüğü örneği

Bu çalışmada, ilk olarak fikri ve sınai mülkiyet haklarıyla ilgili genel bir açıklama yapılarak royalti ve lisans ücretlerinin asıl kaynağı gösterilmiştir. İkinci bölümde royalti ve lisans ücretlerinin gümrük ve vergi mevzuatındaki yeri ve eşyanın gümrük kıymetiyle ilişkisi incelenerek gümrük idarelerine beyan usulü hakkında açıklama ve örneklere değinilmiştir. Bu bilgiler dikkate alınarak, firma temsilcileri ve gümrük personelinin karşılaştığı sorunlar ile sistemsel eksiklikler değerlendirilmiş ve bunların yol açabileceği vergi kayıplarının ve firmaların karşılaşabilecekleri cezaların engellenmesine yönelik gümrük idaresi ve firmalar tarafından alınabilecek önlemlere yer verilmiştir. Bu çalışmanın yapılmasında Tekirdağ Gümrük Müdürlüğünde gerçekleşen royalti ve lisans ücretine tabi ithal eşyaya ilişkin işlemler esas alınmıştır.

BeyanFikri ve sınai mülkiyet haklarıGümrük vergisi+2
Yasin Yavuz Yaz
Tekirdağ Namık Kemal University · Sosyal Bilimler Enstitüsü
2023
00
Master'sOpen AccessTR

Yapay zekânın patent hukuku çerçevesinde buluş sahipliği

İnternetin, büyük veri kaynaklarının ve gelişmiş bilgi işlem gücünün yaygın kullanımı ile 21. yüzyılda yapay zekâ teknolojilerinin gelişiminde sıçrama yaşanmıştır. Derin öğrenme ile doğal dil işleme, görüntü ve ses tanıma gibi alanlarda büyük başarılar elde edilmiştir. Böylece insanlar yapay zekâyı günlük hayatında sıklıkla kullanmaya başlamıştır. Yapay zekâ; sağlık, eğitim, tarım, endüstri vb. birçok sektörü etkilemiş ve bu sektörlerde öngörülemeyen bir dönüşüm başlatmıştır. Yapay zekânın insan hayatına daha fazla dahil olmasıyla birlikte daha önce hiç tartışılmamış sosyal, ekonomik ve hukuki sorunlar ortaya çıkmıştır. Yapay zekânın etkilediği hukuk dallarından biri de patent hukukudur. Son yıllarda yapay zekâ öyle bir noktaya gelmiştir ki insan müdahalesi olmadan buluş gerçekleştirmeye başlamıştır. Bunun sonucunda yapay zekânın kendisinin mi yoksa insan kullanıcısının mı buluş sahibi olarak kabul edileceği ve kimin patent hakkı sahibi olacağı soruları ortaya çıkmıştır. Patent hukukunun yapay zekâ alanındaki gelişmelere uyum sağlaması önemlidir. Bu kapsamda çalışmanın ilk bölümünde yapay zekâ kavramına ve yapay zekânın hukuki açıdan değerlendirilmesine yer verilmiştir. İkinci bölümde, yapay zekâ buluşları ve patent hukuku ilişkisi incelenmiş ve Avrupa Birliği, Birleşik Krallık, Amerika Birleşik Devletleri, Avustralya ve Güney Afrika'nın yapay zekâ buluşları ile ilgili verdiği kararlar ele alınmıştır. Son olarak üçüncü bölümde yapay zekânın buluş gerçekleştirmesi ile ortaya çıkan hukuki sorunlar, çözümler ve izlenebilecek yöntemlere dair değerlendirme yapılmıştır. Yapay zekâ sistemlerinin ortaya koyduğu buluşlar için yapay zekâ sisteminin buluşçu olarak gösterilebilmesi ve söz konusu buluşların patentlenebilir olması gerektiği sonucuna varılmıştır. Bunun için yeni kanuni düzenlemelerin yapılması, elektronik kişilik statüsünün oluşturulması ve müşterek buluş sahipliği çözüm önerileri olarak sunulmuştur. Anahtar Sözcükler Yapay zekâ, yapay zekânın ortaya koyduğu buluşlar, buluş sahipliği, üretici yapay zekâ, buluşçuluk, makine öğrenmesi, hukuki statü, derin öğrenme.

Amerikan hukukuDevletler hukukuFikri ve sınai mülkiyet hakları+3
Fatma Dilara İşler Albayrak
Hacettepe University · Sosyal Bilimler Enstitüsü
2023
00
Master'sOpen AccessEN

U.S-China trade war:opportunities for Turkish exports

Global economy works best when goods, services, people, capital, and ideas flow freely and openly across national boundaries (Tan D, and Chen C 2019). The current economic boom and prosperity that we are enjoying is due to a large part, the benefits of international trade and the globalization of cross-border trade (Tan D, and Chen C 2019). Although trade among nations makes the involved parties and the whole world better off, yet its prone to one of the most disputable of political issues both domestically and between governments (McDonald B. 2018). As top number one and two countries in the world in terms of economic volume, the trade frictions between U.S. and China was always a matter of disagreement between the two nations as it was an a topic of discussion among the scholars and researchers (Zhu Z, Yang Y, and Feng S. 2018). .Since they established diplomatic relations in 1979, Sino-US trade volume developed rapidly, particularly after China joined the United Nations. Their total trade increased from $5 billion in 1980 to $583.7 billion in 2017. In other words, the trade volume between U.S and China increased more than 116 folds within a period of 37 years. China is the American biggest import market. In addition, since China surpassed Canada in 2015 for the first time, China has been the American largest cargo trading partner (Zhu Z, Yang Y, and Feng S. 2018).

United States of AmericaIntellectual and industrial property rightsTrade+6
Darıq Khadar Nour Darıq Khadar Nour
Ibn Haldun University · Institute of Graduate Studies
2020
00
Master'sOpen AccessTR

Patent hakkına tecavüz halinde tazminat davaları

Patent hakkına etkin koruma sağlanması amacıyla, tarafı olduğumuz uluslararası sözleşmelerde ve uluslararası sözleşmelerle uyumlu olarak 6769 Sayılı Sınai Mülkiyet Kanunu'nda, patent hakkına tecavüz teşkil eden fiillerin men'i ve durdurulmasına yönelik hukuksal koruma yollarının yanı sıra, tecavüz nedeniyle uğranılan zararların tazmini öngörülmüştür. Zira, patent hakkına tecavüz halinde tecavüzün ortadan kaldırılmasıyla karşılanamayan zararların doğması muhtemeldir. Bu doğrultuda, 6769 Sayılı Sınai Mülkiyet Kanunu'nun "Ortak Hükümler"i düzenleyen birinci kısmında yer alan m. 149 hükmünde, patent hakkının ihlali halinde hak sahibinin maddi ve manevi zararının tazmini talebine; m. 150 hükmünde, mütecavizin tazminat yükümlülüğüne ve 150'inci maddenin ikinci fıkrasında, ihlal edici fiil nedeniyle sınai hakkın, patent hakkı özelinde patentli buluşun itibarının uğradığı zararın giderilmesine yönelik, Sınai Mülkiyet Hukuku'na özgü bir tazminat türü olan "itibar tazminatı"na yer verilmiştir. Doktrinde, patent hakkına tecavüz halinde doğan tazminat sorumluluğun haksız fiil sorumluluğu olduğu kabul edilmektedir. Bu nedenle, patent hakkının ihlali halinde tazminat talebi 6098 Sayılı Türk Borçlar Kanunu m. 49'da haksız fiiller için öngörülen; hukuka aykırı fiil, kusur, zarar ve illiyet bağı koşullarının varlığına bağlıdır. Çalışmada, patent hakkının ihlali halinde Sınai Mülkiyet Kanunu m. 149 ve m. 150'ye göre açılabilecek maddi ve manevi tazminat davaları ile itibar tazminatı davasının maddi hukuka ilişkin koşulları 6098 Sayılı Türk Borçlar Kanunu m. 49 ışığında incelenmeye gayret edilmiş ve davaların usul hukukunu ilgilendiren koşulları ilgili yasal düzenlemeler ve güncel yargı kararları çerçevesinde ele alınmıştır. Anahtar Sözcükler Patent hakkı, patent hakkına tecavüz, patent hakkına tecavüz nedeniyle tazminat, itibar tazminatı, sınai mülkiyet kanunu

DavalarFikri ve sınai mülkiyet haklarıKanunlar 6769 sayılı+3
Zeynep Coşkun
Hacettepe University · Sosyal Bilimler Enstitüsü
2022
00
Master'sOpen AccessTR

Türk özel hukuk sisteminde intihal

Bireylerin uzun uğraş ve çabaları neticesinde ortaya koydukları eserlerinin başka kişiler tarafından kaynak gösterilmeksizin kullanılması, bu kişilerin eser üretimini ve üretmeye ilişkin ilgi ve isteklerini haklı olarak azaltmaktadır. Bu kullanımlar, yalnızca eser sahiplerini değil, bu eserlerden faydalanan toplumları da olumsuz yönde etkilemektedir. Akademik çalışmaların amacı, toplumları ileriye sevk edecek yeni adımlar atmak, buluşlar gerçekleştirmektir. Ancak özüne herhangi bir ilavede bulunulmaksızın başka bir kişinin ismiyle yeniden piyasaya sürülen eserler, topluma herhangi bir fayda sağlamayacaktır. Bu noktada bir eserin kısmi veya bir bütün halinde, alıntı kurallarına uyulmaksızın kopyalanması yoluyla gerçekleştirilen intihal eylemi ne yazık ki ülkemizde sıklıkla gerçekleştirilmektedir. Çalışmamızda eser sahipliği, eser sahiplerinin sınırları, intihal kavramı, intihale uğrayan eser sahibinin başvurabileceği hukuki, idari ve cezai yollar aktarılmış, doktrin ve Yargıtay uygulaması ile etraflıca değerlendirilmiştir.

Fikir ve Sanat Eserleri KanunuFikri mülkiyet hukukuFikri ve sınai mülkiyet hakları+3
Zeynep Cansu Kolaylı
Hacettepe University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2019
00
Master'sOpen AccessEN

Online streaming: A survey of online sharing and piracy

Communication technologies have always sparked big debates about their possible effects on human life and the society. The excitement and the fear caused by the invention of television is one among many other such examples to this vivid interest. Today, similar discussions revolve around the widespread use of the internet and how the internet changed the world as we knew it while digitalization provides vast set of opportunities for online sharing. As online interactions and communications increased the dissemination of content and information, the borders between the processes of production and consumption became blurred. The control of culture industry over the copying and the dissemination of cultural products weakened. The on-going transformation instigated debates about the possibilities of theoretical and methodological re-conceptualization. Via the case study of the online streaming site WatchOnline.com, this thesis aims to survey, how the unauthorized circulation of the copyrighted content affect the existing perceptions of property and exchange, which, in turn, might give clues about the reactions to the present economic model. This research concludes that: 1-) Online streaming in this case does not oppose the existence of the culture industry for it is dependent on the culture industry?s production of the content and rather reacts to the monopolistic nature of the system; 2-) The site appears to incorporate both the elements of commercialization and sharing; and 3-) The practices of sharing contribute to the formation of community, which depicts solidarity, around the site

Intellectual and industrial property rightsCultural industryNew media+1
Şebnem Baran
Boğaziçi University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2012
00
Master'sOpen AccessEN

Reflections of the global implementation of intellectual property rights on pharmaceutical policies: The case of Turkey

This thesis examines how the pharmaceutical policies are affected by the global implementation of intellectual property rights (IPRs) in the era of neoliberal globalization and, in return, how these policies affect the pharmaceutical sector and multinational pharmaceutical companies (MPCs), which are the main actors of this implementation process. For this objective, the study is organized in three chapters where first, the global implementation of IPRs is examined; second, the pharmaceutical policies affected by this implementation are discussed and last, their reflections in Turkey are explored. During the thesis, the literature reviews on IPRs and pharmaceutical policies are reinforced with the examination of sector reports, media scans, press releases and interviews for the aim of studying this dynamic political process. In the particular case of Turkey, the current situation is the result of a long process going back to the 1960s, since when the interests of different actors are facing each other. It is undeniable that the global implementation of IPRs creates a favorable atmosphere for MPCs, affects the domestic sector negatively, and results in increasing public pharmaceutical expenditures. For that reason, the Turkish government has conducted cost containment policies aimed especially at these drugs in question, relying on its monospony position. However, according to another result, there has not yet been a violent confrontation between MPCs and the Turkish government. Moreover, there is a tendency to loosen the tension between them. For that reason, it is believed that the current political situation will be unbalanced in the near future.

State policiesIntellectual and industrial property rightsGlobalization+6
Nazlı Bülay Doğan
Boğaziçi University · Atatürk İlkeleri ve İnkılap Tarihi Enstitüsü
2012
00
Master'sOpen AccessTR

İslam hukuku açısından fikrî mülkiyet hakları (Telif hakkı ve sınaî mülkiyet hakları)

İslam hukuku açısından fikrî mülkiyet haklarının ele alındığı bu çalışmada, İslam hukukunun, fikrî mülkiyet haklarını oluşturan telif hakkı ve sınaî mülkiyet haklarına yaklaşımı incelenmiştir. Fikrî mülkiyet hakları, teknik, ekonomik ve sosyal şartların gelişmesiyle birlikte özellikle 19. yüzyıldan sonra önem kazanan bir konu haline gelmiştir. Çalışma, bir giriş, iki bölüm ve bir sonuçtan oluşmakta olup giriş bölümünde çalışmanın konusu, amacı ve yararlanılan kaynaklara değinilmiştir. Birinci bölümde fikrî hak kavramı ve telif hakkıyla alakalı teorilerin sıralanmasından sonra telif hakları hakkında genel bilgiler zikredilmiştir. Sınaî mülkiyet hakkı ile ilgili de bilgiler verildikten sonra ikinci bölüme geçilmiş; burada fikrî mülkiyet hakları, şer'î ve malî açıdan incelenmiştir. Hak, mal ve mülkiyet kavramlarının modern hukuk ve İslam hukukundaki mahiyetiyle alakalı karşılaştırmalı bilgiler verilerek, çalışmanın malî yönü ortaya koyulmaya çalışılmıştır. Fikrî mülkiyet haklarının fıkhî değerlendirmesi de yapılmış; bu bağlamda mezheplerin görüşlerine, kurum fetvalarına ve çağdaş İslam hukuku araştırmacılarının görüşlerine yer verilmiştir. Bu çalışmanın neticesinde, fikrî mülkiyet haklarının İslam hukukunda hak ve mülkiyet müesseseleri içerisinde yer aldığı, günümüzde malî bir değere sahip olduğu ve hukukî işlemlere konu olabileceği sonucuna ulaşılmıştır. Anahtar Kelimeler: Fikrî mülkiyet hakları, Telif Hakkı, Sınaî Mülkiyet, Hak, Mal, Mülkiyet.

Fikri ve sınai mülkiyet haklarıHakMülkiyet+3
Ayşe Tuğçe Doğan
Necmettin Erbakan University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2023
00
Master'sOpen AccessTR

TTK'da düzenlenen haksız rekabet suçları

Bu tezin konusu haksız rekabet suçlarıdır. Haksız rekabet suçları Türk Ceza Kanunu'nda değil TTK.62'de düzenlenmiştir. Haksız rekabet İtalyan hukukunda ise Codice Civile'de düzenlenmiştir. İtalya'da haksız rekabet fiillerinden dolayı ceza sorumluluğu yalnızca söz konusu fiiller tehdit veya şiddet içerdikleri takdirde doğmaktadır.(İtalyan Ceza Kanunu m.513 bis) Ancak bu tezin İtalya'da Foggia Üniversitesi'nde hazırlanması ve haksız rekabet konusundaki akademik çalışmaların genellikle İsviçre hukuku ile karşılaştırmalı olarak hazırlanması nedeniyle literatüre katkı sağlamak amacıyla yeri geldikçe İtalyan hukukundaki düzenleme ve mahkeme kararlarına da yer verilmiştir. Türk hukukunda haksız rekabet suçları şikayete tabi suçlardandır. Haksız rekabet suçları salt hareket suçlarıdır. Kasten işlenebilen haksız rekabet suçlarının taksirli hali kanunda düzenlenmemiştir. Yaptırım olarak gerçek kişiler bakımından hem hapis cezası hem de adli para cezası öngörülmüşken tüzel kişiler hakkında tüzel kişilere özgü güvenlik tedbirlerine hükmedilir.

Fikri ve sınai mülkiyet haklarıHaksız rekabetRekabet hukuku+2
Esin Esen
Ankara University · Sosyal Bilimler Enstitüsü
2023
00
DoctorateOpen AccessTR

Türkiye'deki üniversite kütüphanecilerinin telif hakları konusundaki bilgi düzeyleri ve tutumları

Kütüphane, farklı ortam ve formatlarda bulunan belli bir sistematikte düzenlenmiş eserlerden oluşan koleksiyonu ifade etmektedir. Kütüphanelerin öncelikli amacı hizmet sunduğu kullanıcı grubunun bilgi gereksinimini karşılamak, aynı zamanda kültürel hafızayı korumaktır. Telif hakkı düzenlemeleri ise eser sahiplerinin haklarını belirlemek ve korumak, eserlerden yararlanma koşullarını düzenlemek amacıyla yapılmaktadır. Telif hakları ile kütüphanelerin ortak noktası "eser"dir. Kütüphaneleri koleksiyonlarının oluşumundan, kullanıma sunulmasına kadar telif hakları konusundan bağımsız düşünmek ya da kütüphane hizmetlerini telif hakları dışında değerlendirmek, planlamak ya da sunmak pek de mümkün değildir. Bilginin üretilmesinden hizmete sunulmasına kadar, bilimsel iletişim sürecinde ilk sıralarda rol alan kütüphanelerde görev yapan, koleksiyonda yer alan eserleri kullanıcısı ile buluşturan kütüphanecilerin, telif hakları konusunda da donanımlı olmaları beklenmektedir. Kütüphanecilerin telif hakları konusunda bilgili olmaları, verilecek hizmetlere yansımakla kalmayacak aynı zamanda toplumun telif hakları konusunda bilinçlenmesini ve bilinçli bir meslek mensubu olarak yasal düzenlemelere katkı sunmalarını da sağlayacaktır. Bu çalışmada Türkiye'de üniversite kütüphanelerinde görev yapan kütüphane yöneticilerinin ve kütüphaneci personelin kütüphane hizmetleri bağlamında telif hakkı konusundaki bilgi düzeyleri ile tutum ve davranışları incelenmiştir. Araştırmanın amacı; Türkiye'de üniversite kütüphanecilerinin kütüphane hizmetleri bağlamında telif hakkı konusundaki bilgi düzeyleri ile tutum ve davranışları arasındaki ilişkiyi ortaya koymaktır. Bu kapsamda araştırmanın hipotezi; "Türkiye'deki üniversite kütüphanecileri, telif hakları konusunda yeterli bilgiye sahip olmadıkları için, kütüphane hizmetlerinde telif hakları konusunda sorunlar yaşanmaktadır" şeklinde belirlenmiştir. Araştırma, 129 devlet üniversitesi, 74 vakıf üniversitesi olmak üzere Türkiye'deki toplam 203 üniversite kütüphanesinin yöneticilerini ve kütüphanelerde görev yapan "Kütüphanecilik Bölümü" / "Bilgi ve Belge Yönetimi Bölümü" mezunlarını kapsamaktadır. Araştırma evreni, 203 üniversite kütüphanesinde görev yapan, iletişim bilgilerine ulaşılabilen, 195 kütüphane yöneticisi ile 1328 kütüphaneci (kütüphaneci/öğretim görevlisi kadrolarında görev yapan) personel olmak üzere toplam 1523 kişiden oluşmaktadır. 116 kütüphane yöneticisi ve 265 kütüphaneci personelden alınan bilgilere göre; Kütüphanecilerin sadece %13,5'i telif hakları konusunda bilgi verecek düzeyde donanımlı olduğunu düşünmektedir. Kütüphanecilerin %37,8'i bu konuda yeterli donanıma sahip olmadığını düşünmektedir. Telif hakları konusunda bilgi verecek düzeyde yeterli donanıma sahip olmadığını düşünenlerin oranı kısmen yeterli olduğunu düşünenler ile birlikte değerlendirildiğinde kütüphanecilerin %86,5'i bu konuda yetersiz olduğunu düşünmektedir. Ayrıca elde edilen veriler değerlendirildiğinde kütüphane yöneticilerinin yarısından fazlasının (%55,2), kütüphaneci personelin ise %70'den fazlasının üniversite eğitimleri süresinde herhangi bir ders ya da eğitim almadığı konusu ortaya çıkmıştır ve üniversite kütüphanelerinde görev yapan kütüphaneciler, kendilerini telif hakları konusundaki bilgi düzeyleri açısından yetersiz görmektedir. Bu durum üniversite kütüphanelerinin kütüphane hizmetlerini düzenleyen yönetmelik, yönerge, politika, usul ve esas ya da uyarı metinlerini de etkilemiştir. Üniversite kütüphanelerinin web sayfalarında yer alan ilgili dokümanlar incelendiğinde ise telif hakları konusunun, Fikir ve Sanat Eserleri Kanununun yeterince işlenmediği, böylece gerekli düzenlemelerin yapılamamış olduğu görülmüştür. Çalışmada elde edilen sonuçlara dayanılarak; bilimsel çalışmaların merkezinde yer alan, fikir ve sanat eserlerini hizmete/kullanıma sunan ya da kullanılmasında aracı olan kütüphanecilerin, telif hakları konusuna duyarlı olarak, nasıl davranılması gerektiğini en iyi bilen, bu konuda toplumu bilinçlendirecek bilgi düzeyine sahip meslek mensuplarından olması gerektiği, bu nedenle üniversite kütüphanecilerinin bilgi eksikliğinin giderilmesi yönünde çalışmalar yapılması önerilmiştir. Bu kapsamda bir eğitim programı önerisi de oluşturulmuştur. Ayrıca üniversite kütüphanelerinde hizmetlere yönelik ortak politika metinlerinin oluşturulması, bu metinlerde telif hakları konusunun mevzuata uygun işlenmesi ve uygulanması önerisi getirilmiştir.

Bilgi düzeyiFikri ve sınai mülkiyet haklarıKütüphaneler+3
Aynur Ersoy Çavaç
Ankara University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2023
00
Master'sOpen AccessTR

Teletıp (uzaktan tanı) alanında fikri mülkiyet eğilimlerinin belirlenmesi

Bu tez, biyomedikal mühendisliği alanındaki gelişmelerin ve özellikle uzaktan teşhis (tele-tıp) teknolojilerinin fikri mülkiyet eğilimlerini belirlemeyi amaçlamaktadır. Günümüzde artan yaşam süresi, çevresel etkiler ve hızla büyüyen nüfus gibi faktörler, biyomedikal alanında büyük ilerlemelere yol açmaktadır. Özellikle COVID-19 salgını gibi zorlu dönemler evde sağlık hizmetlerinin önemini artırmıştır. Bu tez, biyomedikal alandaki gelişmelerin temel nedenlerini ele almakta ve fikri mülkiyet eğilimlerini incelemektedir. Veri toplama aşamasında, Avrupa Patent Ofisi (EPO) tarafından sağlanan patent başvurusu verileri kullanılmıştır. Patent başvuruları IPC sınıfları temelinde gruplandırılacak ve teknik alanlara olan ilgi değişimleri analiz edilecektir. Ayrıca, literatür taraması ile biyomedikal alandaki fikri mülkiyet ve uzaktan teşhis konusundaki mevcut bilgiler derinlemesine incelenmiştir. Verilerin analizi, nitel ve nicel yöntemlerle gerçekleştirilmiştir. Literatür taraması sonucunda elde edilen bilgiler içerik analizi ile kategorilere ayrılmış ve patent verileri istatistiksel analizlerle değerlendirilmiştir. Bu analizler, biyomedikal alandaki fikri mülkiyet eğilimlerini, inovasyon yönünü ve tele-tıp alanındaki gelişmelerin etkisini aydınlatmayı hedeflemektedir. Çalışmanın sonuçları, biyomedikal alandaki fikri mülkiyet eğilimleri ve tele-tıp teknolojilerinin geleceğe yansımaları hakkında bilgi sağlayacaktır. Bu sonuçlar literatürle karşılaştırılarak tartışılmış ve fikri mülkiyetin biyomedikal inovasyonunun yönlendirilmesindeki rolü vurgulanmıştır. Sonuç olarak, bu tez biyomedikal alandaki inovasyonun fikri mülkiyet eğilimlerini belirlemeyi amaçlamaktadır. Uzaktan teşhis teknolojileri gibi önemli alanlardaki fikri mülkiyet trendlerinin anlaşılması, gelecekteki araştırma ve geliştirme çalışmalarını şekillendirecektir. Bu çalışma, biyomedikal mühendisliği alanında ilerlemeyi destekleyerek toplum sağlığını ve teknolojik yenilikleri teşvik etmeyi hedeflemektedir.

Biyomedikal mühendisliğiE-sağlıkFikri ve sınai mülkiyet hakları+3
İrfan Can Işıklı
Pamukkale University · Fen Bilimleri Enstitüsü
2024
00
Master'sOpen AccessEN

The comparative political economy of pharmaceutical intellectual property rights in Mexico and Turkey

Since the late twentieth century, the protection of intellectual property has become integral to a free and fair international economic order. The ensuing global harmonization process in intellectual property that aimed to ensure the continuity of international economic activity has turned knowledge and information into globally protected private property. However, despite this overarching process of global convergence, countries differently navigated the course to this new global order in which intellectual property turned into private property. This thesis seeks to answer why and how countries respond differently to commonly experienced global changes by examining the experiences of Mexico and Turkey in the area of pharmaceutical patents. Asking why Mexico and Turkey's similar behaviors regarding pharmaceutical patents in the 1990s gradually diverged during the 2000s, this study examines these experiences in their historical unfolding. By relying on the existing literature in the case of Mexico and examining parliamentary minutes, newspaper articles, and reports published by various other domestic actors in the case of Turkey, this thesis explains the policymaking processes in pharmaceutical intellectual property as an outcome of shifting coalitional alignments in each country. This thesis contributes to many critical analytical themes in the literature on political economy by demonstrating how, despite intense pressures for global convergence, global rules are still negotiated domestically to produce domestic policy change.

Intellectual property lawIntellectual and industrial property rightsMexico+4
İpek Tuğba Bayraktar
Boğaziçi University · Sosyal Bilimler Enstitüsü
2022
00
Master'sOpen AccessTR

Fikri mülkiyet haklarının anonim şirketlere ayni sermaye olarak getirilmesi

Sermaye, anonim şirketler için olmazsa olmaz unsurlardan biridir. Sermaye unsurunun sağlanması adına kullanılabilecek araçlardan biri de fikri mülkiyet haklarıdır. Teknolojinin gelişimiyle birlikte önem seviyesi daha da artan fikri mülkiyet hakları, önümüzdeki yıllarda anonim şirket sermayesinin oluşturulmasında da hak ettiği konumu alacaktır. Bu nedenle çalışma konumuzu, "Fikri Mülkiyet Haklarının Anonim Şirketlere Ayni Sermaye Olarak Getirilmesi" başlığıyla belirledik. Tezimizin ilk bölümünde, fikri mülkiyet kavramı, fikri mülkiyet haklarının özellikleri ve bu hakların sınıflandırılmasına ilişkin genel bilgiler verilmiştir. Anonim şirketlere sermaye olarak getirilecek olan fikri mülkiyet hakkı olduğu için, fikri mülkiyet haklarına konu ürün ve işaretler ile hakkın kendisi arasında bir ayrıma gidilmiştir. Konumuz açısından taşıdığı önem itibariyle, fikri mülkiyet haklarının aslen ve devren kazanılması bu bölümde incelenmiştir. İkinci bölümde, anonim şirketlerde sermaye kavramı incelenmiş, fikri mülkiyet haklarının sermaye içindeki konumu tespit edilmiştir. Daha sonra Türk Ticaret Kanunu hükümleri ile fikri mülkiyet haklarına ilişkin mevzuat birlikte değerlendirilerek, anonim şirketlere ayni sermaye olarak konulabilecek ve konulamayacak fikri mülkiyet hakları ayrıntılı bir şekilde ortaya konulmuştur. Üçüncü ve son bölümde, fikri mülkiyet haklarının anonim şirket malvarlığına dâhil olma süreci incelenmiştir. Bu doğrultuda taahhüt ve tasarruf aşamaları arasında ayrıma gidilmiş, fikri mülkiyet haklarının kendi özellikleri de dikkate alınarak sonuçlara varılmıştır. Son olarak ayni sermaye olarak taahhüt edilen fikri mülkiyet haklarının ifasına yönelik alınabilecek önlemler, ifanın imkânsızlığı ve ifa edilmemenin sonuçları çeşitli ihtimaller göz önünde bulundurularak incelenmiştir. Anahtar Kelimeler: Fikri mülkiyet hakları, ayni sermaye, taahhüt, devren kazanım.

Anonim şirketlerAyni haklarFikri ve sınai mülkiyet hakları+3
Mehmet Aslan
Anadolu University · Sosyal Bilimler Enstitüsü
2015
00
Master'sOpen AccessTR

Fikir ve Sanat Eserleri Kanunu kapsamında içmimarın hakları ve eserinin korunması

Geçmi te insanoğlunun, gereksinimlerini kar ılamak üzere yaratmı olduğu mekan kavramı bugün de varlığını devam ettirmektedir Çünkü ki i kendisini güvende ve rahat hissetme gereksinimi duymaktadır Bunu da sınırları belli, etrafı kabukla çevrelenmi mekanlarla çözümlemektedir Zamanın ilerlemesi mekan kavramının çok daha farklı ele alınmaya ba lamasına neden olmu tur. İnsanların gereksinim, istek ve beğenilerine en doğru ekilde ceva verebilmek için içmimarlık mesleği ortaya çıkmı ve geli me göstermi tir Bu tez kapsamında içmimarlık mesleği ve mesleği icra eden ki i olan içmimarın tanımları ya ılarak, tasarım sürecinin nasıl bir yol izlediği incelenerek, içmimarlıkta son ürün "eser" kavramı üzerinde durulacaktır Sonrasında Fikir ve Sanat Eserleri Kanunu ka samında eser sahibinin hakları ve eserlerinin korunması açıklanacaktır Eser ve eser sahibi haklarından yola çıkarak çalı manın merkezinde yer alan içmimarın ve eserinin Fikir ve Sanat Eserleri Kanunu ka samında hakları ve korunması anlatılarak bir sonuca ula ılmaya çalı ılacaktır Böylece içmimarın ve eserinin hakları ve korunmasının ne kadar önemli olduğunun farkına varılmasına olanak sağlamaktadır Anahtar Kelimleler : İçmimar, İçmimarlık, Son Ürün, Fikir ve Sanat Eserleri Kanunu, İçmimar ve Eser Hakları

Fikir ve Sanat Eserleri KanunuFikri ve sınai mülkiyet haklarıMimari eserler+3
Merve Buldaç
Anadolu University · Güzel Sanatlar Enstitüsü
2015
00
Master'sOpen AccessTR

Fikri mülkiyet hakları çerçevesinde patentin iktisadi boyutu ve Türkiye örneği

TOKER KÖSE, Meltem, Fikri Mülkiyet Hakları Çerçevesinde Patentin İktisadi Boyutu ve Türkiye Örneği, Yüksek Lisans Tezi, Çorum, 2018. Bilgi ekonomisinin ön plana çıktığı günümüzde yaratıcı süreçlere dayalı fikir ürünleri, sürdürülebilir kalkınma ve rekabet açısından son derece önemlidir. Yaratıcı süreçler sonucunda ortaya çıkan buluşlar, teknolojik gelişmenin girdisini oluşturmaktadır. Buluş sahiplerinin buluş üzerindeki haklarını korunmaya yönelik geliştirilen fikri mülkiyet hukuku ise, buluşların ticarileştirilmesi açısından önem arz eder. Gerek buluş sahibinin buluş üzerindeki haklarını koruyarak buluş yapmayı teşvik ettiği için gerekse buluşların ticarileştirilmesi sağlayarak ekonomik büyümeye katkı sağladığı için fikri mülkiyet haklarının korunması ulusal ve uluslararası platformda giderek önem kazanmıştır. Dünyada fikri ürünlerin büyük bir kısmı, Ar-Ge araştırmalarına önem veren ve Ar-Ge çalışmalarına büyük yatırımlarda bulunan gelişmiş ülkeler tarafından üretilmektedir. Bilindiği gibi Ar-Ge, bilgiye dayalı ekonomilerde yeniliklerin kaynağı olduğu için sürdürülebilir ekonomik büyümenin de önkoşuludur. Ar-Ge çalışmaları sonucunda ortaya çıkan ürünler, Ar-Ge yoğunluğu yüksek olan yüksek teknolojili ürünler olduğundan inovasyon için vazgeçilmezdir. Ar-Ge çalışmaları maliyetli olmanın yanı sıra oldukça fazla zaman ve emek isteyen süreçleri de kapsamaktadır. Bu nedenle özellikle gelişmiş ülkeler Ar-Ge yoğunluğu fazla olan fikri ürünleri üretmenin yanında bu ürünlerin korunmasına yönelik çalışmalara da önem vermektedir. Bu çalışmada; fikri mülkiyet haklarının kapsamı, çeşitleri, tarihsel gelişimi ve ekonomik işlevi üzerinde durularak fikri mülkiyet haklarından biri olan patentlerin önemini ve ekonomik boyutunu ortaya koymayı amaçlanmaktadır. Bu çalışmada Ar-Ge faaliyetleri, ekonomik büyüme ve patent arasındaki ilişki üzerinde durularak Türkiye'de Ar-Ge çalışmaların gelişimi ve Türkiye'nin patent aktivitesi üzerine değerlendirmeler yapılmıştır. Anahtar Kelimeler: Fikri Mülkiyet Hakları, Patent, Yenilik, Ar-Ge Faaliyetleri, Ekonomik Büyüme.

Araştırma-geliştirmeEkonomik büyümeFikri ve sınai mülkiyet hakları+4
Meltem Toker
Hitit University · Sosyal Bilimler Enstitüsü
2018
00
DoctorateOpen AccessTR

Tasarım hakkına tecavüz

Tasarım hukuku, ürünlerin dış görünümüne ilişkin özgün unsurları koruyarak hak sahiplerine hem ticarî değer yaratma hem de rekabet avantajı sağlama imkânı sunar. Bu bağlamda, tasarımın yalnızca yaratım sürecinde değil, hukuka aykırı müdahalelere karşı etkin biçimde korunması da fikrî mülkiyet sisteminin işleyişi açısından önemlidir. Bu tezde, 6769 sayılı Sınai Mülkiyet Kanunu (SMK) çerçevesinde tasarım hakkının kapsamı ve bu hakka tecavüz oluşturan fiiller sistematik biçimde ele alınmakta; Türk hukukundaki düzenlemeler Avrupa Birliği'nin 6/2002 sayılı Topluluk Tasarım Tüzüğü ile 2024/2822 sayılı Reform Tüzüğü ışığında karşılaştırmalı olarak değerlendirilmektedir. SMK'da tasarımlar için "ayırt edicilik" koruma eşiği aranırken, ihlal değerlendirmesinde "ayırt edilemeyecek kadar benzerlik" ölçütünün benimsenmesi, uygulamada öngörülebilirlik sorunları ve koruma zafiyetleri yaratmaktadır. Ayrıca dijital üretim, paylaşım ve yazılım temelli ihlallere ilişkin AB düzenlemelerinin Türk hukukunda yeterince karşılık bulmaması da önemli bir boşluk olarak öne çıkmaktadır. Tescilli ve tescilsiz tasarımlar bakımından haksız rekabet hükümleri ile sağlanan tamamlayıcı koruma yolları da öğretideki görüşler ve içtihatlar ışığında incelenmiştir. Bu kapsamda çalışma, tasarım koruması ile ihlal ölçütleri arasındaki ilişkiyi kavramsal ve uygulamaya yönelik olarak ele alarak, Türk hukuk sisteminde daha tutarlı ve işlevsel bir koruma rejiminin gerekliliğini ortaya koymaktadır.

Endüstriyel tasarım hukukuFikri ve sınai mülkiyet hakları
Hande Özbal Sözer
Yeditepe University · Sosyal Bilimler Enstitüsü
2025
00
DoctorateOpen AccessTR

Teknoloji transferi anlaşmalarının rekabete etkisinin AB, ABD ve Türk yargı sistemlerinde karşılaştırmalı analizi

Yenilik; yeni ürünler ve yeni süreçlerin önemli bir kaynağı olup, rekabeti arttıran bir unsurdur. Pek çok teknoloji lisansı, rekabetçi bir yaklaşımla sunulmakta ve bu nedenle, rekabet otoriteleri tarafından teşvik edilmektedir. Ancak bununla birlikte, yasal ve ekonomik alanlarda, fikri mülkiyet hakları ile Rekabet Hukuku arasındaki bağlantı, her iki politikanın çelişen amaçlara sahip olması nedeniyle konuyu bir o kadar önemli hale getirmekte ve tartışmayı kalıcı kılmaktadır. Fikri mülkiyet hakları ve Rekabet Hukukunun ikisi de tüketici refahının teşviğini sürdürdüğü için tamamlayıcı nitelikte olmasına karşın, aynı hedefe ulaşmak için farklı yöntemler kullanmaktadır. Fikri mülkiyet hakları üzerine regülâsyonlar, yeniliği yapan kişinin gayretlerini ödüllendirmek amacı gütmektedir. Teknolojik gelişmeye paralel olarak, tüketicilerin nihai kârlarını arttırmakta ve bu konudaki regülâsyonlar, bu şekilde tüketici refahını arttırmayı hedeflemektedir. Rekabet Kanunları, rekabeti etkin piyasaların kaynağı olarak görüp, bunun korunması suretiyle en düşük fiyata en kaliteli ürünleri tüketicilere sunmayı sağlayarak tüketici refahını arttırmaktadır. Bu çalışmanın temel amacı, rekabet politikalarının, fikri mülkiyet hakları yasalarına ne derece müdahale ettiği ve her iki politika arasında iyi bir denge kurmanın herhangi bir yolu olup olmadığını araştırmaktır. Bu konuda, iki büyük yargı sistemi olan AB ve ABD uygulamalarını analiz etmek ve aralarındaki belirgin benzerlik ve farklılıkları ortaya koymak ve en nihayetinde Türkiye'nin konunun neresinde olduğunu tespit etmek amaçlanmaktadır. Yapılan incelemeler, ABD Rekabet Yasalarının en temel motivasyon kaynağının, verimlilik ve serbest ticaret politikaları olduğunu göstermekle birlikte, aksine, AB Rekabet Yasaları, entegre bir Avrupa pazarının geliştirilmesine dayanmaktadır. Türkiye ise, AB müktesebatını benimsemiştir. Ancak, mevcut düzenlemeleri, 772/2004 sayılı Teknoloji Transferi Grup Muafiyeti Tüzüğüne uyarlı olup, son revizeleri regülasyonlarına geçirmemiştir.

Amerikan hukukuAnlaşmalarAvrupa Birliği hukuku+6
Yakup Önder Mercangöz
Yeditepe University · Sosyal Bilimler Enstitüsü
2019
00
Master'sOpen AccessTR

Kültür politikaları çerçevesinde fikri mülkiyet politikaları

Kültür politikaları; ülkelerin kültür ile ilgili devlet kuruluşlarının, yerel yönetimleri ve sivil toplum örgütleri gibi kuruluşların bu alanda izledikleri politikalardır. Fikri mülkiyet kavramı, kültür politikalarının önemli bir parçasıdır. Türkiye'de fikri mülkiyet uygulamaları cumhuriyet öncesine dayanmaktadır. Bu kavram gelişen teknolojinin geitirdiği mecburiyetler, küreselleşme ve Avrupa Birliği uyum süreci çerçevesinde daha da önemli bir yere sahip olmuştur. Türkiye, fikri mülkiyeti de kapsayan kültür politikaları taslakları için çalışmalarını sürdürmekte, Avrupa Birliği üye ülkeleri ise Türkiye'den de yayınlanması beklenen taslak çalışmalarını tamamlamış ve güncellemektedir.Bu çalışmada, geçmişten günümüze Türkiye'nin kültür politikaları ve fikri mülkiyet alanındaki tasarrufları, bu konulardaki yaklaşım ve tedbirleri, kalkınma planları ve özel ihtisas raporlarından derlenerek hazırlanacak, kültür politikaları ve fikri mülkiyet kavramlarının gelişimleri, kurumsal yapı ve işleyişleri analiz edilecektir.Bu tez, birden çok ulusun, politik araştırmalarına odaklanan, bir dizi temel kaynak, kanunlar, kanun hükmünde kararnameler, bakanlık yayınları gibi parlamento kararlarından yararlanacaktır.Anahtar Kelimeler: Kültür Politikaları, Fikri Mülkiyet, Avrupa Birliği

Avrupa BirliğiFikri ve sınai mülkiyet haklarıKültür politikası+2
Necmiye Miray Acer
Yeditepe University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2011
00
Master'sOpen AccessTR

Fikir ve Sanat Eserleri Kanunu'nda manevi, mali veya bağlantılı haklara tecavüz suçu

19. yüzyılda bilim ve teknoloji alanında dünyada yaşanan gelişmeler neticesinde; klasik mülkiyet kavramı ve konusu eşya dışında, insanın fikri emek ve çabalarıyla ortaya koyduğu fikri ürünlerin de korunması ihtiyacı ile fikri mülkiyet hukuku ortaya çıkmıştır. Gelişen ve değişen yenidünya düzeni ve beraberinde getirdiği bilişim çağı ile birlikte; klasik mülkiyet anlayışından ve niceliği itibariyle eşya tanımından farklı özelliklere sahip fikri ürünlerin hayatın her alanında her an her yerde karşılaşılabilen durumu gereği toplumsal yaşamda fikri ürünlere yönelik birçok hak ihlali ortaya çıkmıştır. Sıklıkla karşılaşılan bu hak ihlalleri karşısında, özellikle medeni ilişkilerde meşru olan ve olmayan eylemleri net bir şekilde ortaya koymak fikri ürünlerin sürekli üstüne koyan, değişen ve gelişen yapısı gereği oldukça zordur. Fikri ürünlerin bu yapısı gereği günün şartları çerçevesinde etkin bir koruma sağlamak gayesiyle fikri hakların korunmasına ilişkin esasların belirlenmesi çabası, hem hukuki hem de cezai yönden ulusal ve uluslararası hukukta halen devam etmektedir. Ulusal yönden, bu hukuki korumalardan birisi olan ve 1951 tarihli, 5846 sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Kanunu'nun eser üzerindeki hakkın cezai himayesine ilişkin "manevi, mali veya bağlantılı haklara tecavüz suçu" günümüzde en sık karşılaşılan ihlal olması sebebiyle ele alınması gereken bir suç tipi özelliği göstermektedir. Böyle olduğu içindir ki çalışmamız manevi, mali veya bağlantılı haklara tecavüz suçunu konu edinmektedir.

Bağlantılı haklarFikir ve Sanat Eserleri KanunuFikri ve sınai mülkiyet hakları+4
Melih Can Kırova
Antalya Bilim University · Lisansüstü Eğitim Enstitüsü
2023
00
Master'sOpen AccessTR

Türk vergi hukukunda gayrimaddi haklar

Günümüz dünyası yaratıcılık, girişimcilik ve bilgi üzerine şekillenmektedir. Bu nedenle fikri ürünler her alanda paydasını arttırmakta ve 21. yüzyılda çoğu ticari işlem maddi mal satışından ziyade fikri ürünler üzerinden gerçekleşmektedir. Söz konusu işlemlere ilişkin gelir ve gider kalemleri ise vergi hukuku alanında kendine yer bulmaktadır. Marka, patent, tasarım, eser gibi fikri ve sınai hakların yanında ekonomik değeri bulunan ticaret unvanı, işletme adı, teknik bilgi ve imtiyazlar gibi kavramlar gayrimaddi hakları meydana getirmektedir. Gayrimaddi hak terimi Vergi Usul Kanunu m. 269'da yer almasına karşın hak sistemi içindeki yeri ve mahiyeti kavranmaya muhtaçtır. Nitekim fikri mülkiyet haklarıyla karıştırılabilmektedir. Çoğunluğu özel hukuk nitelikli haklardan oluşan kavram, muhasebe sistemleri bakımından iktisadi değeri ile ele alınmaktadır. Ancak bazı durumlarda hakkın kullanım süresi, işletmeye faydası ve değeri iktisadi tespite elverişli olmamaktadır. Türk vergi sisteminde gayrimaddi haklar, mükelleflerin hangi konu, sorumluluk veya gelir unsuru kapsamında vergilendirileceğine ilişkin değerlendirmelerde önem arz ederek istisnalara da konu olmuştur. Tam ve dar mükellef açısından tespitlerin yanında hakkın hak sahibi, mirasçılar veya üçüncü kişilerce kullanımı ve işlemlere konu edilmesi halleri de incelemeye muhtaçtır. Her bir vergi türü bakımından vergiyi doğuran olaylar, istisnalar ve vergi sorumluluklarını açıklamak çalışmanın hedeflerindendir.

Fikri ve sınai mülkiyet haklarıKamu hukukuMaddi olmayan ekonomik kıymetler+4
Yaren Yitkin
Ankara Yıldırım Beyazıt University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2022
00
Master'sOpen AccessTR

Fikri ve sınai mülkiyet haklarının yönetimi - muhasebesi otomotiv sektörü uygulaması

Fikri ve Sınai Mülkiyet Hakları, kişilerin ve ilgili kurumların haklarını ifade etmektedir. Bu haklar ulusal veya uluslararası kanunlarla koruma altına alınmıştır. Üretimde, ticari rekabette, toplumsal refah ve ticari kazançların oluşumunda bu haklardan faydalanma ve yönetme ihtiyacı, girişimci, yatırımcı ve tüketici açısından önemli hale gelmiştir. Bu haklar marka, patent, buluş, endüstriyel tasarım, coğrafi işaret, geleneksel ürün, telif hakları ticari ve vergi desteği olarak görülmektedir. Bu çalışmada Fikri ve Sınai Mülkiyet Haklarının çeşitleri, tarihsel gelişimi, hukuki durumu ve muhasebe sistemi ele alınmıştır. Günümüzün gözde teknolojilerinden olan otomotiv sektörünün Dünya'da ve Türkiye'de Fikri ve Sınai Mülkiyet Haklarından faydalanma oranları ve bunların analizleri ve simülasyon yorumlarına yer verilmiştir. Ayrıca otomotiv sektöründe patent başvuruları ve bunların analizlerine de ulusal ve uluslararası boyutta yer verilmiştir.

Fikri ve sınai mülkiyet haklarıMuhasebeOtomotiv endüstrisi+1
Cemal Ercan
Bursa Uludağ Üni̇versi̇ty · Sosyal Bilimler Enstitüsü
2020
00
Master'sOpen AccessTR

Marka hakkına tecavüz halinde verilecek ihtiyati tedbirler

Marka Hukuku, günümüzde dünya ölçeğinde koruma ve düzenlemeleri zorunlu kılmaktadır. Marka hakkına yönelen tecavüzlere karşı talep edilen ihtiyati tedbirler için öncelikle marka hakkının sınırlarının belirlenmesi gerekmektedir. Bu nedenle çalışmanın ilk bölümünde marka hakkına hâkim olan Gerçek Hak Sahipliği ve Tescil; Teklik; Sessiz Kalma Yoluyla Hak Kaybı; Tükenme ve Ülkesellik gibi ilkeler tartışılmıştır. Marka hakkının sınırları ve kapsamıyla ilgili söz konusu ilkelerin açıklanmasından sonra, İkinci Bölümde Sınai Mülkiyet Kanunu'nun 7. ve. 29. maddeleri çerçevesinde Genel haller başta olmak üzere Markayı İzinsiz Kullanmak; Taklit; İltibas; Markanın Ticari Amaçla Kullanılması Yoluyla Tecavüz; Tecavüz Teşkil Eden Malın İthal ve İhracı; Markanın Sulandırılması (Tanınmış Marka) ve Lisans Hakkının Genişletilmesi veya Devredilmesi Yoluyla Tecavüz gibi marka hakkına yönelen tecavüzler değerlendirilmiştir. Çalışmamızın son kısmı olan Üçüncü Bölümde ise marka hakkına tecavüz halinde verilecek ihtiyati tedbir kararları, marka hukukunun ayırıcı özellikleri kapsamında ele alınmıştır. Markaya tecavüz halindeki tedbirlerin talep edilmesi, değerlendirilmesi, icrası, türleri, ispatı ve sona ermesi gibi hususlar yine bu bölümde açıklanmışır.

Fikri ve sınai mülkiyet haklarıMarka hakkıMarka hakkını ihlal+2
Barçın Özkan
Ankara Yıldırım Beyazıt University · Sosyal Bilimler Enstitüsü
2019
00

Related subjects