International Financial Reporting Standarts

77 theses under this subject heading

DoctorateOpen AccessTR

Kiralama işlemlerinin UMS 17 ve UFRS 16 standartlarına göre karşılaştırılmalı olarak incelenmesi ve şirketlerin finansal durumuna etkisi

Kiralama işlemi ile ilgili standartlar, küresel finans piyasalarında şeffaflık, hesap verilebilirlik, güvenirlik ve etkinliğin sağlanmasında uluslararası standartların geliştirilmesini misyon edinmiş olan Uluslararası Muhasebe Standartları Kurulu (UMSK) tarafından yayınlamaktadır. UMSK, mevcut durumda uygulamada olan UMS17 Kiralama İşlemleri standardının yerini alacak olan UFRS16 Kiralama İşlemleri standardını 13 Ocak 2016'da yayınlamıştır. Bu doktora tez çalışmasının amacı, UMS17 ile yeni UFRS 16 standartlarını kiracı ve kiraya veren açısından karşılaştırmalı olarak ele alarak benzerlikler ve farklılıklarını incelemek, ihtiyaca uygunluğunun artıp artmadığını araştırmak ve yeni standardın finansal tablolar üzerindeki etkilerini tespit etmektir. Çalışmanın amacına uygun olarak, BIST'te işlem gören (mali kuruluş hariç) ve faaliyet kiralama sözleşmelerini bilanço dışında (dipnot olarak)gösteren şirketlerin dipnotları incelenmiş ve UMS 17 ile UFRS 16'nın karşılaştırılmasına ilişkin finansal tablo kalemlerine finansal rasyo hesaplamaları yapılmıştır. Yapılan hesaplamalardan sonra elde edilen verilerin karşılaştırılmasına ilişkin olarak SPSS programı kullanılarak istatistik analiz ve testler uygulanmıştır. Çalışma sonucu elde edilen bulgulara göre, UFRS 16'nın; şirketlerin kiralamayı raporlama tercihine, kullanma yoğunluğuna ve faaliyette bulunulan sektöre göre farklı olmakla birlikte, kiralamayı kullanan tüm şirketler üzerinde önemli etkilere yol açtığı görülmüştür. Sektör bazında değerlendirdiğimizde ise özellikle imalat sektöründe, şirket bilançolarının gerçek görüntüsüne kavuşacağı, mevcut durumdan daha gerçekçi ve daha objektif bir görüntüye sahip olacağı tespit edilmiştir. Anahtar Sözcükler: UFRS 16, UMS 17, Faaliyet Kiralama İşlemleri, Kira Aktifleştirme.

Finansal raporlama standartlarıKiralamaMuhasebe standartları+2
Neşegül Parlak
Hitit University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2018
00
Master'sOpen AccessTR

MSUGT, BOBİ FRS ve TMS/TFRS'nin ölçme/değerleme ve raporlama esaslarına göre analizi

İşletmelerin farklı ülkelerde faaliyet göstermesi, muhasebe uygulamalarının da bulunduğu ülke mevzuatlarına göre hazırlanması sonucunu ortaya çıkarmıştır. Farklı mevzuatlara göre hazırlanan muhasebe sistemleri ve finansal tablolar, finansal tablo kullanıcılarının, işletmelerin finansal performanslarını karşılaştırılmasını güçleştirmektedir. Bu durum yayımlanan uluslararası finansal raporlama standartları ile bütün dünyada ülke uygulamalarında yeknesaklığı sağlanması, Kobiler için de özel bazı çalışmaların yapılması ihtiyacını ortaya çıkartmıştır. Kobiler için, ihtiyaçlarına uygun, tam setin genel yapısından ayrılmadan onlara özgün daha yalın bir standart yayımlanması ihtiyacı gündeme gelmiştir. Bu doğrultuda KGK tarafından 2014 yılında yerel finansal raporlama standardı çıkarılması için çalışmalara başlamış, yapılan bu çalışmalar 2017 yılında sonuçlanmıştır. 29 Temmuz 2017 tarihli 30138 sayılı resmi gazetede Büyük ve Orta Ölçekli İşletmeler İçin Finansal Raporlama Standardı (BOBİ FRS), AB 34 numaralı direktifiyle uyumlu bir şekilde hazırlanarak 01.01.2018 tarihinden itibaren uygulamaya konulmuştur. Bu çalışmanın amacı, Muhasebede yer alan ölçme/değerleme ve raporlama uygulamalarının Muhasebe Sistemi Uygulama Genel Tebliği (MSUGT), Büyük ve Orta Ölçekli İşletmeler İçin Finansal Raporlama Standardı (BOBİ FRS) ve Türkiye Muhasebe/Finansal Raporlama Standartları (TMS/TFRS) açısından karşılaştırmalı olarak inceleyip uygulamada oluşabilecek benzerliklerin ve farklılıkların varlığını ortaya koymaktır.

Finansal raporlama standartlarıMuhasebe Sistemi Uygulama Genel TebliğiMuhasebe standartları+5
Eren Pektaş
Kütahya Dumlupınar University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2018
00
Master'sOpen AccessTR

İştirak ve iş ortaklığı yatırımlarının TMS 28, TFRS 11 ve TFRS 12 kapsamında muhasebelestirilmesi ve MSUGT ile karşılaştırılarak temel finansal tablolarda sunumu

İşletmeler ellerindeki likidite fazlasını diğer işletmelerde değerlendirerek gelir elde edebilirler. İşletme diğer işletmeye borç vererek veya öz kaynağına katkıda bulunarak diğer işletmeye yatırım yapar. Verdiği borç karşılığında faiz geliri, diğer işletmenin öz kaynağına yaptığı katkı karşılığında ise temettü, yönetime katılma ve değer artışlarından gelir elde etmeyi bekler. Diğer işletmelere yapılan yatırımların sınıflandırılması, kayıtlarda izlenmesi ve değerlemesinde yatırımı yapan işletmenin bu yatırımı elinde tutmayı düşündüğü zaman, yatırım yapılan işletme üzerindeki kontrol gücü veya önemli etkisinin bulunması gibi konular önemlidir. Yatırım yapan işletme kısa vadeli, spekülatif, amaçlarla bu yatırımı yapmışsa, bu bir finansal varlıktır, TMS 32, TMS 39 veya TFRS 9 ve TFRS 7 standartları çerçevesinde sınıflanır, kayıtlanır, değerlenir, sunumu ve açıklamaları yapılır. İşletmenin diğer işletmenin öz kaynağına uzun vadeli yatırım yapıp bundan temettü, yönetime katılma ve değer artışı kazançları bekliyorsa bu durumda işletme üzerinden kontrol gücü veya önemli etkisinin varlığı önemlidir. İşletmenin yatırım yaptığı işletme üzerinde kontrol gücü varsa, bu bir bağlı ortaklılıktır ve TFRS 3, TFRS 10 TFRS 12 (düzenleyici tarafından gerekli görülüyorsa TMS 27) standartları doğrultusunda sınıflanır, kayıtlanır, değerlenir, sunumu ve açıklamaları yapılır. Diğer taraftan diğer işletme üzerinde önemli etki varsa bu iştirak veya iş ortaklığıdır. TMS 28, TFRS 11 ve TFRS 12 standartları doğrultusunda sınıflanır, kayıtlanır, değerlenir, sunumu ve açıklamaları yapılır. İşletmelere yapılan yatırımlar çok kapsamlı olduğundan çalışmamızda sadece iştirak ve iş ortaklıkların yapılan yatırımların Türkiye Muhasebe /Finansal Raporlama Standartları doğrultusunda sınıflandırılması, kayıtlanması, değerlenmesi ve sunumu konuları ele alınmıştır. Çalışmanın birinci bölümünde; konuyu açıklayıcı temel kavramlara değinilmiş, ikinci bölümünde; iştirak ve iş ortaklığı yatırımlarının muhasebeleştirilmesi, finansal tablolarda sunumu ve dipnot açıklamalarına yer verilmiştir. Üçüncü bölümde ise; iştirak ve iş ortaklığı yatırımının MSUGT ve TMS/TFRS uygulamalarını açıklayıcı örneklere yer verilmiştir. Anahtar Kelimeler: Önemli Etki, İştirak, Müşterek Anlaşma, İş Ortaklığı, Müşterek Faaliyet, TMS, TFRS.

Finansal tablolarMuhasebe Sistemi Uygulama Genel TebliğiMuhasebe işlemleri+7
Tuncay Yılmaz
Kütahya Dumlupınar University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2017
00
Master'sOpen AccessTR

Maddi duran varlıkların mevcut sistem uygulaması ve TMS 16 kapsamında uygulamalı incelenmesi

Günümüzde küreselleşmenin etkisiyle coğrafi sınırlar ortadan kalkmış ve birçok noktada farklılıkların giderilme çabası artmıştır. Muhasebe alanına da yansıyan bu çabalar sonucunda; IAS (International Accounting Standards) adı altında muhasebe standartları yayınlanmış, uygulama farklılıklarının kaldırması amaçlanmıştır. Ülkemizde de muhasebe uygulamalarının uluslararası muhasebe standartlarına uyumu için Türkiye Muhasebe Standartları yayınlanmaktadır. UFRS' de temel prensip, işletmelerin gerçeğe uygun mali durumu gösteren değerleme ve kaydetme işlemlerinin standartlara göre hazırlanmasıdır. Böylece hem en doğru bilgi hem karşılaştırılabilirlik ön plana çıkmıştır. Bu çalışmanın konusu, işletme faaliyetlerinde ve finansal tablolarında önem arz eden maddi duran varlıkların standart ve mevcut sistem ile farklarını uygulama ile karşılaştırarak incelemektir.

DeğerlemeDuran varlıklarMaddi varlık+4
Ayşe Döndü Kayhan
Yozgat Bozok University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2019
00
DoctorateOpen AccessTR

Farklı muhasebe düzenlemelerine göre hazırlanan finansal tabloların dönüşüm sürecinin değerlendirilmesi, karşılaşılan sorunlar ve çözüm önerileri üzerine bir araştırma

Türkiye'de bağımsız denetime tabi işletmeler, finansal tablolarını farklı muhasebe düzenlemelerine göre hazırlamaktadırlar. Muhasebe kayıtlarının tutulmasında ve vergi beyannamesi ekinde yer alacak finansal tablolarını Muhasebe Sistemi Uygulama Genel Tebliğlerine (MSUGT) göre hazırlayan işletmeler, bağımsız denetime tabi olacak finansal tablolarını ise Türkiye Muhasebe / Finansal Raporlama Standartlarına (TMS / TFRS) ya da Büyük ve Orta Boy İşletmeler İçin Finansal Raporlama Standardına (BOBİ FRS) göre hazırlamaktadırlar. TMS / TFRS ya da BOBİ FRS'ye göre hazırlanan finansal tablolar, MSUGT'ler uyarınca hazırlanan mizandan hareketle dönem sonunda dönüştürme yoluyla hazırlanmaktadır. Dönüştürme işlemi ise genellikle bağımsız denetim şirketlerinde çalışan meslek mensupları tarafından yapılmaktadır. Bu çalışma, Türkiye'de bağımsız denetime tabi olan işletmelerin MSUGT'lere göre hazırlanan finansal tablolarının TMS / TFRS ya da BOBİ FRS'ye dönüştürülmesi sürecinin değerlendirilmesi, karşılaşılan sorunların tespit edilmesi ve sorunların giderilmesine yönelik çözüm önerilerinin belirlenmesi amacıyla yapılmıştır. Bu amaçla çalışmada nitel araştırma yöntemi kullanılmıştır. Yarı yapılandırılmış görüşme formu kullanılarak bağımsız denetim şirketlerinde çalışan ve finansal tabloların dönüşüm sürecinde aktif rol alan 25 meslek mensubuyla yüz yüze ya da çevrimiçi görüşme yapılmıştır. Çalışmada, katılımcıların çoğunluğu tarafından ikili muhasebe sisteminin daha sağlıklı ve faydalı bulunmasına rağmen işletmelerin muhasebe altyapıları ve sistemin getireceği ilave maliyetler nedeniyle uygulanmasının zor olduğu tespit edilmiştir. Katılımcıların dönüşüm sürecinde en çok müşteri işletmeden talep edilen bilgi ve belgelerin temin edilmesinde zorlandığı ve nakit akış tablosunun hazırlanmasında daha fazla sorun yaşadıkları ortaya konmuştur. Katılımcıların büyük çoğunluğu tarafından dönüşüm yoluyla hazırlanan finansal tablolarda sunulan bilgilerin faydalı finansal bilginin taşıması gereken niteliksel özelliklere sahip olduğu düşünülürken, bazı katılımcılar sunulan bilgilerin zamanında sunum özelliğine sahip olmadığını düşünmektedirler. Farklı düzenlemelere göre yapılan raporlamanın gereksiz olduğunu belirten katılımcılar, işletmelerin tek bir düzenlemeye göre raporlama yapmalarının ve bu düzenlemenin de TMS / TFRS'ler olması gerektiğini ifade ettikleri görülmüştür. Ancak mevcut uygulamada olduğu gibi iki farklı düzenlemeye göre raporlama yapmaya devam edilmesi halinde katılımcıların büyük çoğunluğu tarafından BOBİ FRS'nin tercih edildiği tespit edilmiştir. Katılımcıların, MSUGT'lere göre hazırlanan finansal tabloların TMS / TFRS ya da BOBİ FRS'ye dönüşümü sürecinde sınıflandırma, değerleme, değerleme farklarının hesaplanması ve muhasebeleştirilmesi ve bilgi eksikliğinden kaynaklanan önemli sorunlarla karşılaştıkları belirlenmiştir. Ayrıca, dönüşüm sürecinde karşılaşılan bu sorunların dışında işletmeden, standartlardan, yasal düzenlemelerden, diğer kişi, kurum ve kuruluşlardan kaynaklanan sorunlarla da karşılaşıldığı ifade edilmiştir. Dönüşüm sürecinde aktif rol alan katılımcıların bahsedilen sorunların giderilmesine yönelik dönüşüm işleminin niteliğinin artırılması, raporlamada standardizasyonun sağlanması, hesap planı ve iyileştirmeleri, eğitim faaliyetleri ve düzenleyici kurumların faaliyetleri çerçevesinde çözüm önerilerinde bulundukları tespit edilmiştir.

DönüşümDönüşümsel değişimFinansal tablolar+5
Nurettin Özdemir
Yozgat Bozok University · Institute of Graduate Studies
2022
00
Master'sOpen AccessTR

Tek düzen muhasebe sistemine göre hazırlanan bilançoların BOBİ FRS geçiş hükümlerine göre yeniden düzenlenmesi: Bir uygulama

Son yıllarda küreselleşme olgusunun hızla gelişmesi finansal yatırımcılar açısından ortak bir finansal tablo dili oluşturulması bakımından önemli hale gelmiştir. Bu nedenle Türkiye'de halka açık işletmeler Uluslararası Finansal Raporlama Standartlarını (UFRS) uygulamaktadırlar. Ancak ticari faaliyet gösteren her işletmenin halka açık olmaması sebebiyle UFRS uygulamıyor oluşu ve mevcut muhasebe sisteminin (MSUGT) de uluslararası alanda anlaşılamaz kalması nedeniyle yeni bir standart doğması gerekli görülmüştür. Bu nedenle 2017 yılında KGK tarafından yayımlanan Büyük ve Orta Boy İşletmeler İçin Finansal Raporlama Standardı (BOBİ FRS) ile Türk muhasebe uygulamaları ve bunlara uygun hazırlanan finansal tablolar, uluslararası anlamda daha anlaşılabilir kılınmaya çalışılmıştır. Buna göre 2018 yılı dönem sonu itibariyle bağımsız denetime tabi olacak kadar büyük ölçekli ancak UFRS uygulamayan işletmeler için BOBİ FRS'ye göre finansal tablo hazırlanması hükmü getirilmiştir. Hem MSUGT'a hem de BOBİ FRS'ye göre finansal tablo hazırlamakla yükümlü işletmeler açısından; MSUGT'a uygun hazırlanan finansal tabloların, BOBİ FRS'ye uygun olarak dönüştürülmesi gündeme gelmiştir. İşletmelerin finansal tablolarını dönüştürürken standardın 27. Bölümünde yer alan geçiş hükümlerini rehber edinmeleri gerekmektedir. Bu çalışmada amaçlanan, iki standart arasındaki muhasebe uygulamalarının farklılıklarına dikkat çekerek, dönüşüm uygulayacak olan işletmelere yardımcı olmaktır. Buna göre çalışmanın birinci bölümünde, MSUGT ile BOBİ FRS, kavramsal çerçeve açısından kıyaslanarak açıklanmaya çalışılmıştır. İkinci bölümde ise bazı hesap kalemlerinin her iki standartta da muhasebeleştirilme işlemlerine ilişkin açıklamak yapılmıştır. Son bölümde ise örnek bir işletmenin MSUGT'a göre hazırladığı bilançosu BOBİ FRS'ye uygun hale dönüştürülmüştür. Çalışmada, ayrıntılı ve derinlemesine bilgiler verilmesi amaçlandığından örnek olay yöntemi esas alınmıştır. Sonuç olarak BOBİ FRS'ye uygun finansal tablo dönüştürme aşamasında kavramsal çerçeve, muhasebe politikaları, ölçüm esasları ve muhasebeleştirme kurallarının farklılık arz etmesi ve bu nedenlerle ortaya çıkan ertelenmiş vergi varlıkları ve ertelenmiş vergi yükümlülüklerinin önemli rol oynadığı tespit edilmiştir. Anahtar Kelime: UFRS, MSUGT, BOBİ FRS, TDHP, Finansal Tabloların Dönüştürülmesi.

Finansal raporlama standartlarıFinansal tablolarMuhasebe+4
Mehtap Gölcük
Manisa Celal Bayar University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2020
00
Master'sOpen AccessTR

Uluslararası finansal raporlama standartları ve finansal tablolar üzerindeki etkileri

Dünya genelinde çok sayıda ülke, işletmelerin finansal raporlarını Uluslararası Muhasebe Standartları Kurulu (IASB) tarafından yayınlanan Uluslararası Finansal Raporlama Standartları (UFRS)'na uygun olarak hazırlanmasını istemeye başlamıştır. Sermayenin küreselleşmesi nedeniyle ülkeler arasında ortak bir muhasebe dili kullanılması zorunlu hale gelmiş ve Uluslararası Muhasebe Standartları çerçevesinde hazırlanan Türkiye Muhasebe Standartları (TMS) çoğu ülkede olduğu gibi ülkemizde de ilk önce sermaye piyasası kurulu (SPK)'na bağlı faaliyet gösteren şirketlerde kullanılmaya başlanmıştır. Türkiye Muhasebe Standartları 2013 yılı itibariyle Türk Ticaret Kanununa (TTK) göre tüm işletmeler açısından kullanımı zorunlu hale gelmiştir. Bu gelişme, 2013 tarihi itibariyle tüm işletmelerde değerleme ile ilgili yeni düzenlemeler getirecek ve uygulamada önemli farklılıklar oluşturacaktır. Uluslararası Finansal Raporlama Standartlarının finansal tablolar üzerine etkileri bu çalışma kapsamında açıklanarak, işletmelerin cari dönem bilanço ve gelir tablolarını UFRS'ye göre nasıl düzenleyecekleri örnek bir uygulama yoluyla açıklanacaktır. Anahtar Kelimeler: Uluslararası Finansal Raporlama Standartları, Finansal Tablolar, Finansal Raporlama.

Finansal tablolarStandartlarTablolar+1
Hacı Kazıcı
Manisa Celal Bayar University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2015
00
Master'sOpen AccessTR

Yeni hasılat standardı UFRS 15 "müşterilerle yapılan sözleşmelerden doğan hasılat": Yorum ve uygulamaları

Günümüzde hasılat tanımı, finansal bilgi kullanıcıları açısından hayati öneme sahiptir. Küreselleşme sonucunda, uluslararası düzeyde anlaşılabilir, karşılaştırılabilir ve şeffaf finansal bilgiye duyulan ihtiyaç, aynı standartları uygulayan muhasebe sistemlerini zorunlu hale getirmiştir. UFRS 15 "Müşterilerle Yapılan Sözleşmelerden Doğan Hasılat" Standardı 28 Mayıs 2014'de yayımlandı. UFRS 15, 1 Ocak 2017 sonrası uygulanacak ve TMS 11 İnşaat Sözleşmeleri-TMS 18 Hasılat Standartlarının yerini alacaktır. UFRS 15, hasılat kavramı, ölçümü ve muhasebeleştirilmesi konusunda mevcut uygulamalara göre önemli değişiklikler sunmaktadır. Bu çalışmanın amacı, Yeni Hasılat Standardı UFRS 15' de belirtilen beş adımlı yaklaşımın temel özellikleri ile gelirin nasıl tahakkuk ettirildiğini açıklamak ve uygulamada görülebilecek uyum sorunlarının çözümü noktasında, inşaat, yazılım ve telekomünikasyon sektörlerinin uygulamada karşılaşabilecekleri muhtemel sorunlara, uygulama ve yorumlarla açıklık getirerek uyum sürecine katkı sağlamaktır. Çalışmanın hazırlanmasında çoğunlukla literatür taranmış, Yeni Hasılat Standardı UFRS 15 ve mevcut TMS 11 ve TMS 18 Standartları karşılaştırılmış, ayrıca tezin son bölümünde telekomünikasyon ve inşaat sektörüne ilişkin uygulama örneği verilmiştir. Sonuç olarak UFRS 15 Standardının hasılatın muhasebeleştirilmesine ilişkin belirlediği ilkeler birçok noktada farklılıklar gösterdiği tespit edilmiştir ve gerekli hazırlıkların yapılması uygulayıcılara büyük kolaylık sağlayacaktır. Anahtar Sözcükler: Hasılat, TMS 11, TMS 18, UFRS 15.

HasılatMüşterilerStandartlar+5
İsmail Deniz Varol
Manisa Celal Bayar University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2016
00
Master'sOpen AccessTR

UFRS 40 yatırım amaçlı gayrimenkuller standardının gayrimenkul yatırım ortaklıklarındaki kullanımı ve mali performansa olan etkilerinin ölçülmesi:BİST örneği

Çalışmada, Gayrimenkul Yatırım Ortaklıklarının UFRS sonrası UMS 40 "Yatırım Amaçlı Gayrimenkuller Standardı"nı kullanmaları ve mali performanslarına olan etkisi incelenmiştir. Öncelikle UMS 40 Yatırım Amaçlı Gayrimenkuller Standardı ayrıntılı olarak incelenmiş ve muhasebe kayıtları örneklerle açıklanmıştır. Daha sonra Gayrimenkul Yatırım Ortaklıklarının finansal piyasalardaki yeri ve önemi incelenmiştir. Bu doğrultuda BİST' te işlem gören 5 adet GYO'nun UFRS öncesi ve UFRS sonrası mali tablolarında nasıl bir değişimin olduğu bu değişimin GYO'ların mali performanslarını nasıl etkilediğini ölçmek için Rasyo Modelinden yararlanılmış ve panel veri regresyon analizi gerçekleştirilmiştir. Yapılan analiz sonucunda UFRS sonrasında Gayrimenkul Yatırım Ortaklıklarının özellikle aktif karlılık oranı, öz sermaye karlılığı ve net karında ciddi artışların meydana geldiği görülmüştür. Bu artışın en önemli nedenlerinin URFS sonrası mali tablolarda yapılan düzenlemeler ve gerçeğe uygun değer muhasebesi olduğu sonucuna varılmıştır. Anahtar Kelimeler: UFRS/UMS 40, finansal tablolar, GYO, mali performans

Borsa İstanbulFinansal performansGayrimenkul yatırım ortaklıkları+5
Hülya Çayır
Manisa Celal Bayar University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2017
00
Master'sOpen AccessTR

UFRS'de ertelenmiş vergi uygulamaları ve ertelenmiş vergilerin finansal tablolara yansıtılması

Bu çalışmada ertelenmiş vergi uygulaması anlatılmış, ülkemizdeki mevcut durum incelenmiş, uygulaması konusunda bilgiler verilmiş ve finansal analizdeki önemi açıklanmaya çalışılmıştır.?Ertelenmiş vergi? kavramı Türkiye'deki daha önceki muhasebe uygulamalarında yer almayan, karmaşık olarak nitelendirilebilecek bir kavramdır. 2004 yılında Avrupa Birliği üyesi ülkelerde yapılan bir araştırmada, UMS uygulamalarına ilk geçişte muhasebe kadrolarının en zor adapte olduğu standart ertelenmiş vergi kavramının işlendiği UMS 12 olarak belirlenmiştir.Ertelenmiş vergiyi doğru biçimde anlatabilmek için, öncelikle muhasebe kârı ve vergiye tabi kâr kavramları açıklanmıştır. Sonrasında sürekli ve geçici farkların tanımı yapılmıştır.Sürekli farklar, mali kar ile ticari kar arasında, yürürlükte bulunan vergi mevzuatının etkisiyle ortaya çıkan ve diğer dönemlerde ortadan kalkmayan farklardır. Sürekli farklara, kanunen kabul edilmeyen giderler ve vergiye tabi olmayan gelirleri örnek verebiliriz. Geçici farklar ise, gelir ve giderlerin doğma zamanı ile vergi mevzuatına göre tanınma zamanları farklı olduğu durumlarda ortaya çıkmaktadır. Ülkemizde muhasebe uygulamalarında, ticari ve mali karın hesabında, vergiden istisna edilmiş gelirler ve kanunen kabul edilmeyen giderlerin neden olduğu sürekli farklar dikkate alınmakta ancak dönemsellik ilkesi gereğince ortaya çıkan geçici farların vergi etkisi dikkate alınmamaktadır.Bu çalışmanın amacı, Türkiye'de muhasebe kuralları ile vergi kuralları arasındaki ilişkiyi incelemek ve UFRS'ye uyumlaştırılmasını anlatmaktır.

Ertelenmiş vergilerFinansal tablolarMuhasebe uygulamaları+3
Pınar Bozdağ
Manisa Celal Bayar University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2012
00
Master'sOpen AccessTR

KOBİ'ler için TFRS'de finansal tabloların sunuluşu ve bir endüstri işletmesi örneği

Dünyada ve Ülkemizdeki ekonomilerin % 95'lik kısmını Küçük ve Orta Büyüklükteki İşletmeler (KOBİ) oluşturmaktadır. Şirketler kesiminde büyük bir paya sahip olan KOBİ'lerin kendilerine özgü yapılarının varlığı zorunlu olmuştur. Bu özel yapılardan biri de finansal raporlamadır. Finansal Raporlama Standartlarının giderek yaygınlaşması KOBİ'lerde bu standartların nasıl uygulanacağını gündeme getirmiştir ve bu soruna yönelik IASB tarafından 2009 yılında KOBİ'ler için UFRS yayınlanmıştır. KOBİ'ler İçin UFRS, küçük düzeydeki işletmelerin kapasiteleri ve ihtiyaçları dikkate alınarak hazırlanmış, 239 sayfadan oluşan, müstakil bir Standarttır. Tam set UFRS'lerdeki varlık, borç, gelir ve harcamaların ölçümleri ile muhasebeleştirilmelerine ilişkin ilkeler basitleştirilmiş, KOBİ'leri ilgilendirmeyecek olan bölümler çıkarılmış ve zorunlu tutulan açıklamalar azaltılmıştır. KOBİ'lerin raporlama yükünün daha da azaltılması amacıyla, söz konusu KOBİ'ler İçin UFRS her yıl (veya daha yakın aralıklar) yerine, üç yılda bir gözden geçirilmesi öngörülmüştür. Avrupa Birliği'ne uyum sürecinde Türkiye'de uluslararası muhasebe standartlarına uyumlu yasal düzenlemeler yapılmış, Türkiye'deki muhasebe ve finansal raporlamaya ilişkin çok başlı uygulamaya son vermek amacıyla, muhasebe standartlarını oluşturmak ve yayımlamak üzere idari ve mali özerkliğe ve kamu tüzel kişiliğine sahip Türkiye Muhasebe Standartları Kurulu (TMSK) kurulmuştur. Bu çalışmada; Dünyanın çeşitli ülkelerinde uygulanan ulusal muhasebe sistemleri arasındaki farklılıkları giderecek, finansal raporların karşılaştırılabilirliliğini sağlayacak KOBİ'ler için TFRS'nin neler getirdiği araştırılacak. KOBİ'ler için TFRS'nin sunum standartlarına ilişkin bölümleri(1-2-3-4-5-6-7-8-9-10.Bölümler)oluşturan kavramlar ve ilkeler, finansal tabloların sunumu ve finansal tablolar ile ilgili konular üzerinde durulacak ve bir endüstri işletmesinde uygulama yapılacaktır.Anahtar Kelimeler: Küçük ve Orta Büyükteki İşletmeler (KOBİ), Uluslararası Finansal Raporlama Standartları (UFRS),KOBİ'ler için TFRS, Sunum Standartları

Endüstri işletmeleriFinansal tablolarKOBİ+5
Mehmet Körpi
Gaziantep University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2011
00
Master'sOpen AccessTR

Entelektüel sermayenin finansal tablolarda raporlanmasına ilişkin yaklaşımlar ve değerlendirilmesi

Bilgi yoğun ekonomiye geçişle birlikte, entelektüel sermaye işletmeler için önemli bir varlık durumuna gelmiştir. İşletmeler rakiplerinden fark yaratacak değerler ortaya koyarak uzun vadede kazanımlar elde edeceklerini keşfetmişlerdir. Tüm işletmelerde bulunabilecek fiziki varlıklar yerine, enformasyon, veri tabanı, nitelikli iş gücü, marka, müşteri ilişkileri gibi soyut varlıklara yatırımlarını gerçekleştirmeye yönelmişlerdir. Bu durum işletmeler için stratejik öneme sahip olan entelektüel sermayenin finansal tablolarda gösterilmesi zorunlu hale getirmiştir.İşletmenin ilişkili taraflarının bilgi ihtiyaçlarının tam ve doğru bir şekilde karşılanması için hazırlanan finansal tabloların, gerçek değeri ortaya koyması beklenmektedir. Bu noktada maddi varlıklar gibi entelektüel sermaye unsuru olan maddi olmayan duran varlıkların da gerçeğe uygun değerleriyle temel finansal tablolarda yer alması gerekmektedir.Sayısal bir değere kavuşturulan kavramın muhasebe sistemine dahil edilmesinde karışık bir durum ortaya çıkmaktadır. Gerek Tekdüzen Muhasebe Sistemi gerekse Uluslararası Muhasebe Standartları entelektüel sermayeyi açıklamakta yetersiz kalmaktadır. Söz konusu standartlarda işletmenin bünyesinde oluşturulan değerlerden ziyade bir bedel karşılığında satın alınan değerlerin raporlanmasına izin verilmektedir. İhtiyatlı yaklaşım, işletmenin gerçek değerinin ortaya konmasında engel teşkil etmektedir.İşletmelerin piyasa değeri ile defter değerleri arasındaki farkın azalması için yapılacak önemli çalışmalardan biri, entelektüel sermayenin finansal tablolara dahil edilmesi olacaktır. Bu amaçla, entelektüel sermaye başlıca bir standart olarak ele alınmalı ve maddi olmayan duran varlıklar içerisinde tanımı tüm unsurlarını kapsayacak şekilde yeniden yapılmalıdır. İşletmenin sahip olduğu entelektüel sermayesinin finansal tablolarda sunulması, gerçek değerin tespiti için önemli olduğu kadar işletme hakkında alınan kararların doğruluğu açısından da tartışılmaz öneme sahiptir.Entelektüel sermayenin ölçülmesine ve finansal tablolarda raporlanmasına yönelik uluslararası alanda geliştirilmiş bir standart bulunmamaktadır. Dağınık görünümdeki çalışmaların, The International Accounting Standards Committee (IASC) ve The Financial Accounting Standards Board (FASB) gibi kurumların oluşturacakları standartlar ile işletmelerin tümü için uygulanabilir ve karşılaştırılabilir duruma gelebileceği düşünülmektedir..Anahtar Sözcükler:1. Entelektüel Sermaye2. Entelektüel Sermaye Ölçüm Yöntemleri3. Entelektüel Sermayenin Raporlanması4. Entelektüel Sermaye Raporlama Yaklaşımları5. UMS 38

EntelektüelEntelektüel sermayeFinansal raporlama+4
Güner Giray
Gazi University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2013
00
DoctorateOpen AccessTR

Uluslararası finansal raporlama standartları çerçevesinde aracı kurumlar için finansal raporlama önerisi

Aracılık faaliyeti sermaye piyasası mevzuatında sermaye piyasası araçlarının yetkili kuruluşlar tarafından kendi nam ve hesabına, başkası nam ve hesabına, kendi namına başkası hesabına ticari amaçla alım satımı olarak tanımlanmış ve aracı kurumların yapabileceği sermaye piyasası faaliyetleri halka arza aracılık, sermaye piyasası araçlarının alım satımına aracılık, repo ters repo işlemleri, yatırım danışmanlığı ve portföy yöneticiliği olarak belirlenmiştir. Bu faaliyet çeşitliliğine bağlı olarak aracı kurumların karşıya kaldığı riskler de çeşitlidir. Aracı kurumların faaliyetlerinin ve risklerinin takibi tüm menfaat sahipleri ve piyasa mekanizmasının etkin isleyişi için öncelik arz etmekte olup, bu risklerin izlenmesinde finansal tablolar en önemli rolü oynamaktadırlar. Sermaye Piyasası Kurulu tarafından, aracı kurum risklerinin takibi ve tüm ilgili taraflar için yeterli kamuyu aydınlatma sağlanması amaçlarıyla aracı kurumlar için özel bir hesap planı oluşturulmuş, sermaye yeterliliğine ilişkin düzenlemeler yapılmış ve finansal raporlamada uluslararası finansal raporlama standartlarına uyum zorunluluğu getirilmiştir. Ancak aracı kurumların kamuya açıklanan ve bu yönüyle tüm menfaat sahipleri için bilgi sağlamada en önemli fonksiyonu üstlenen finansal tablolarının aracı kurum sektörünün ve aracı kurum faaliyetlerinin yapısını tam olarak yansıtmadığı görülmüştür. Bu kapsamda aracı kurum bilanço ve gelir tablolarında dikkat çeken hesap ve uygulamalar incelenerek tespit edilen sorunlar ve çözüm önerileri çerçevesinde aracı kurumlar için uluslararası finansal raporlama standartlarına uyumlu örnek bilanço ve gelir tablosu formatları oluşturulmuştur.

Aracı kurumlarFinansal raporlamaKamuyu aydınlatma+2
Hale Oruç
Gazi University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2013
00
Master'sOpen AccessTR

UFRS'ye göre 18 gelecek aylara ait giderler ve gelir tahakkukları hesap grubunun bir firmanın piyasa değerine olan etkisi

Türkiye, küreselleşme ile birlikte ekonomik olarak dünya ülkeleri arasında önemli bir yer edinmiştir. Ulusal ve uluslararası yatırımcılar, Türkiye'deki halka açık şirketlerin finansal durumunu Borsa İstanbul (BİST)'dan yakından takip etmektedirler. Günümüzde artık finansal tablolarını uluslararası standartlara göre hazırlayan firmalar tercih edilir hale gelmiştir. Finansal tablolar, şirketin belli bir dönemdeki finansal durumunun gözler önüne serilmesini sağlamaktadır. Yatırımcılar, kredi açıcılar ve şirket sahipleri, şirketleri sektörel anlamda karşılaştırabilmek için aynı standartlardaki verilere ihtiyaç duymaktadır. Bu da uluslararası finansal raporlama standartlarının tüm ülkeler bazında uygulanmasını gerekli kılmıştır. Şirketler, finansal ve anlık durumunu gösteren finansal tablolarını uluslararası standartlara uygun şekilde düzenleyerek yatırımcı ve kredi açıcıların güvenilir, anlaşılır ve karşılaştırılabilir şirket bilgilerine ulaşması sağlanmıştır. Çalışmada; "Bir firmanın UFRS'ye göre Gelecek Aylara Ait Giderler ve Gelir Tahakkukları Hesap Grubunun firmanın piyasa değeri üzerindeki etkisinin araştırılması" amaçlanmıştır. Çalışmada araştırmanın örneklemini de oluşturan şirketlerin 7 yılı kapsayan hisse senetleri ile gelecek aylara ait giderleri arasındaki ilişki ayrı ayrı grafikler şeklinde oluşturulmuş ve yorumlanmıştır. BIST'te yer alan imalat sanayi firmalarının hisse senetlerine gelecek aylara ait giderler değişkeninin etkisi araştırılmıştır. Yapılan analiz sonucunda değişkenlerin grafik üzerinde lineer olarak karşılaştırması yapılarak ilgili değerlendirmeler ile ilgili ifadeleri göz önünde bulundurularak değerlendirilmiştir. Anahtar Kelimeler: Türkiye finansal raporlama standartları, gelecek aylara ait giderler ve gelir tahakkukları hesap grubu, piyasa değeri. 2020, 75 sayfa Bilim Kodu: .....

Borsa İstanbulFinansal raporlama standartlarıFirma değeri+5
Necmiye Avanoğlu
Kastamonu University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2020
00
DoctorateOpen AccessTR

Uluslararası finansal raporlama standartlarına göre amortismana tabi duran varlıklar ve Türkiye uygulaması

Amortismana tabi duran varlıklar, işletmenin aktif toplamı içerisinde önemli bir yer tutarlar ve bu nedenle finansal durumun belirlenmesinde büyük öneme sahiptirler. Bu çalışmanın amacı amortismana tabi duran varlıkların muhasebeleştirilmesi uygulamalarının Türk Ticaret Kanunu, Sermaye Piyasası Mevzuatı, Vergi Kanunları ve Türkiye Muhasebe Standartları açısından karşılaştırılarak incelenmesidir.Bu kapsamda öncelikle, amortismana tabi duran varlıklar kısaca tanımlanmış ve çeşitleri açıklanmıştır. İzleyen bölümde, konuyla ilgili TMS'larının muhasebeleştirme prensipleri örnek olaylar ile açıklanmıştır. Üçüncü bölümde TMS'larının uygulamaları ile mevcut uygulamalar karşılaştırılmış farklılıklar tespit edilmiştir. Bu farklılıklar, varlıkların kaydedilme maliyetinin belirlenmesinde, amortisman ayrılmasında ve özellikle de dönem sonu değerlemesi aşamalarında ortaya çıkmaktadır. Çünkü, TMS uygulamalarına göre dönem sonu değerlemelerinde bu varlıkların gerçeğe uygun değerlerinin tespit edilmesi ve varsa değer artış ve değer azalışlarının öz kaynaklar yada kar zarar hesaplarına kaydedilmesi gerekmektedir. Bu doğrultuda hazırlanan finansal tablolarda da firmanın ve dolayısıyla birim hissenin gerçek değeri raporlanmış olmaktadır. Böylece, firma değeri ile ilgilenen finansal bilgi kullanıcıları da güncel değerlere ulaşmış olmaktadırlar.

AmortismanDuran varlıklarFinansal raporlama+4
Aynur Akpınar
Gazi University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2012
00
Master'sOpen AccessTR

UMS 2 Stoklar Standardı uygulama örnekleri ve Türk vergi mevzuatı karşısındaki durumu

Küreselleşen dünyada ticaret uluslar arası boyut kazanmıştır bu da muhasebede tüm dünyada ortak bir dil kullanmayı zorunlu hale getirmiştir ki bu ortak dil uluslararası finansal raporlama ve muhasebe standartlarıyla oluşmuştur. Uluslar arası muhasebe standartlarıyla muhasebeye dünya çapında ortak bir dil getirilmiş ve finansal tablo kullanıcılarının daha fazla ve doğru bilgiye ulaşmaları sağlanmıştır.Bu çalışmanın birinci bölümünde stoklar standardına açıklama getirilmiş ve uygulama örnekleri verilmiştir. İkinci bölümde stoklar ve değerleme işlemlerinin Vergi Usul Kanunu açısından değerlendirilmesi ve UMS 2 Stoklar Standardı ile Vergi Usul Kanunu arasındaki farklılık ve benzerliklere değinilmiştir. Üçüncü bölümde 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu açısından stok değerleme işlemleri ve dördüncü bölümde Sermaye Piyasası Kurulu açısından mali raporlama ve stok değerleme konusu açıklanmıştır.6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu ile işletmelere, TMSK' nin yayımlaşmış olduğu standartlara bire bir uyumun hükmedildiği ve bu sayede işletmelerin mali rapor hazırlamada muhasebe standartlarına bir adım daha yakınlaştırıldıkları söylenebilir.Sermaye Piyasası Kurulunun yayımlamış olduğu XI seri nolu 1 ve 29 sıra nolu tebliğlerde TMSK' nin yayımladığı muhasebe standartlarına uyum sağlama amacında bulunulduğu açıkça görülmektedir.Vergi Usul Kanunu incelendiğinde TMSK' nin yayımladığı standartlar ile her hangi bir uyum içerisinde olmadığı görülmektedir. Bu da finansal rapor düzenleyicilerini zor durumda bırakıp vergi kanunu ve standarda uyum ihtiyacı gereği artı bir emek harcanmasına neden olmaktadır. Bu nedenle Vergi Usul Kanunu'nda da Türk Ticaret Kanununda olduğu gibi kısa zaman içerisinde önemli değişikliklerin yapılması gerektiği sonucuna ulaşılmıştır. Muhasebe bir bilgi sistemi olduğuna göre muhasebe ve finansal raporlama standartları ile daha doğru ve ayrıntılı bilgi üretildiği için işletmelerin muhasebe standartlarına uygun muhasebeleştirme yapmaları ve finansal tablolarını standartlara göre hazırlamaları teşvik edilmeli bunun için yapılması gereken çalışmalara hız verilmelidir.Anahtar Sözcükler1.Uluslararası Muhasebe ve Finansal Raporlama Standartları,2.UMS/TMS,3.Stoklar.

MevzuatStandartlarStok+7
Şeyda Kılınç
Gazi University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2011
00
Master'sOpen AccessTR

Basel II çerçevesinde KOBİ'ler için uluslararası raporlama standartları ve Türkiye uygulamaları açısından incelenmesi

Bilgi ve iletişim teknolojilerinde meydana gelen olağanüstü hızlı yenilikler, küresel sermayenin bir ülkeden diğerine kolayca akmasını sağlamış ve bunun sonucunda sermaye, getirinin en yüksek olduğu piyasalara doğru yönelmiştir. Ancak, finansal piyasalarda yeterli düzenlemeler yapılmadan sermayenin serbestleştirilmesi beraberinde finansal krizleri doğurmuş ve bu krizlerin bulaşıcı etkilerinin neticesinde lokal krizler, global finansal sıkıntıları getirmiştir. 80'li yıllar sonrası dünyada uygulanan ekonomik liberal politikalar ile yaşanan sermaye hareketleri beraberinde büyük kazançlar sağladıkları gibi taşıdıkları yüksek riskler ve yeterli yasal düzenlemenin olmaması nedeniyle yaşanan finansal krizlerle büyük tutarlı kayıplara da sebep olmuştur. Bu nedenle, Basel II ve Uluslararası Finansal Raporlama Standartları uluslararası finansal düzenleyici kurumlar tarafından hem tüm dünyada uygulanan mevzuatlarda yeknesaklık sağlamak hem de yaşanan global sıkıntıların tekrarlanmasını önlemek amacıyla yapılmış olan düzenlemelerin en önemlilerindendir.Uluslararası Finansal Raporlama Standartları (UFRS) ve Basel II Standartları'nın aynı amaçları paylaştığı söylenebilir. Her iki çerçevedeki amaç, işletme faaliyetlerinin daha şeffaf bir duruma getirilmesi, bunun için piyasa katılımcılarına alacakları kararların kalitesini artıracak bilgilerin sağlanması ve denetim kurumlarının ihtiyaç duyduğu bilgilerin istenilen niteliklerde olabilmesi için temel bir yapı oluşturmaktır. Bu yapı, uluslararası finansal işlemlerin standardizasyonunu sağlamak suretiyle daha güvenilir ve şeffaf sermaye piyasalarının oluşmasına önemli katkılar sağlayacaktır.Tüm dünyadaki ekonomilerin yaklaşık olarak %98'ini oluşturan KOBİ'lerin finansal istikarı sağlamada reel sektörün yapı taşı olduğu unutulmamalı ve KOBİ'lerin gerek Basel II kriterlerine gerekse Uluslararası Muhasebe Kurulu (IASB) tarafından Temmuz 2009'da çıkarılmış olan KOBİ'ler için UFRS'ye uyum sağlayabilmeleri için ayrı bir önem göstermeleri gerekmektedir. Taslak halinde olan Türk Ticaret Kanunu'nun yasalaşması halinde içerisinde bulunan hükümler nedeniyle Türkiye'de KOBİ'ler, hem KOBİ'ler için UFRS'ye hem de Basel II kriterlerine uyum sağlamak için yeni bir sürece girmiş olacaklardır. KOBİ'lerin yol haritasını belirlemede düzenleyici kurumlara, muhasebe/denetim faaliyetini sürdüren meslek mensuplarına, odalara ve KOBİ'lere bazı görevler düşmektedir.Bu çalışmada KOBİ'lerin, KOBİ'ler için UFRS ve Basel II kriterleri kapsamında uygulaması gerekenler, bu kapsamda karşılaşabilecekleri sorunlar ve çözüm önerileri ele alınmıştır.

Basel IIBasel kriterleriFinansal raporlama+5
Sıla Kulaksız
Gazi University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2010
00
Master'sOpen AccessTR

TFRS 8 faaliyet bölümleri standardı'nın değerlendirilmesi

İşletme sahip ve yöneticilerinin, işletmeye kredi verenlerin işletmeye ait bilgi ihtiyaçları sürekli artmakta ve bu bilgiler işletmenin çeşitli yönleriyle ilgili olmaktadır. İşletmelerin ürettiği ürünlerin çeşitlenmesi ve farklı coğrafi bölgelerde faaliyet göstermesi ile birlikte bölümsel faaliyet sonuçlarına olan ihtiyaçlar artmıştır. Finansal bilgi kullanıcıları, işletme performansını daha iyi anlayabilmek ve bölümler arasında karşılaştırma yapabilmek için işletmelerin faaliyet bölümleri bazında sunduğu finansal bilgilere ihtiyaç duyarlar. İşletmelerin ürettiği ürünlerin hangilerinin kârlı olduğunu, hangi satış bölgelerinin diğerlerinden daha yüksek performansa sahip olduğunu ve hangi üretim bölümlerinin kapasiteyi veya kaynakları diğerlerinden daha etkin kullandığını tespit edebilmek ancak bölümsel bazda raporlanan bilgilerle mümkün olabilmektedir.1960'lı yılların başında işletmelerin holdingleşmeye başlaması ile birlikte faaliyet alanları genişlemiştir. Bu işletmelerin bazıları kendi istekleri ile bölümsel bazda raporlama yapmalarına karşılık, 1960'lı yılların sonlarına doğru finansal bilgilerin faaliyet bölümlerine göre sunulması gerekliliği ortaya çıkmıştır. Bu durum uluslar arası muhasebe komitelerinin dikkatini çekmiş ve bu alanda 1970'li yıllardan itibaren çeşitli düzenlemeler yapmışlardır. Ülkemizde ise, Türkiye Muhasebe Standartları Kurulu tarafından bölümsel raporlama ile ilgili olarak, Finansal Bilgilerin Bölümlere Göre Raporlanması Standardı (TMS 11) Nisan 1996 tarihinde yayınlanmıştır. Daha sonra bu standardın yerine 03.03.2006 tarih ve ?26097 sayılı Resmi Gazetede Bölümlere Göre Raporlamaya İlişkin Türkiye Muhasebe Standardı (TMS 14) hakkında Tebliğ Sıra No: 24 yayınlanmıştır. Daha sonra bu standart değiştirilerek 15.07.2007 tarih ve 26583 no ile Resmi Gazete'de yayınlanan ve 01.01.2009 tarihinden itibaren yürürlüğe giren Faaliyet Bölümlerine İlişkin Türkiye Finansal Raporlama Standardı (TFRS 8) yayınlanmıştır. TFRS 8 Faaliyet Bölümleri Standardı'nın yürürlüğe girmesi ile TMS 14 Bölümlere Göre Raporlama Standardı yürürlükten kaldırılmıştır.Bu çalışma; işletmelerin açıklayacakları bilgilere yeni bir boyut getiren TFRS 8 Faaliyet Bölümleri Standardı'nın incelenmesi, TMS 14 Bölümlere Göre Raporlama Standardı ile karşılaştırılması ve Türkiye uygulamasında karşılaşılan sorunların değerlendirilmesi amacıyla hazırlanmıştır.

Muhasebe standartlarıStandartlarTürkiye Finansal Raporlama Standardı+2
Nurettin Özdemir
Gazi University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2009
00
Master'sOpen AccessTR

TFRS çerçevesinde KOBİ muhasebe standartlarının muhasebe meslek grupları tarafından algı düzeylerinin tespitine yönelik uygulama: Marmara bölgesi örneği

Uluslararası Muhasebe Standartları Kurulu tarafından yayımlanan Uluslararası Finansal Raporlama Standartları borsada işlem gören şirketler ile para ve sermaye piyasasında faaliyet gösteren diğer mali kuruluşlar tarafından kullanılmaktadır. Bu standartların ülke ekonomisinde büyük öneme sahip olan Küçük ve Orta Ölçekli İşletme (KOBİ)?ler için uygulanmasının zor olması nedeniyle Uluslararası Muhasebe Standartları Kurulu tarafından bağımsız KOBİ Standartları (KOBİ UFRS) hazırlanıp, 09.07.2009 tarihinde yayımlanmıştır. Küçük ve orta ölçekli işletmeler için hazırlanan standartlar, finansal raporları kullananların ihtiyaçlarını karşılayacak şekilde Tam Set Uluslararası Finansal Raporlama Standartları?nın sadeleştirilmiş ve basitleştirilmiş halidir. KOBİ Finansal Raporlama Standardı, kaliteli ve iyi bir raporlamayı basit hale getirmiştir. Uluslararası Finansal Raporlama Standartlarında tercihli uygulamalar varken, KOBİ Standardında sadece basit uygulamaya yer verilmiş ayrıca kayda alma ve ölçmede basitleştirme sağlanmış ve dipnotlardaki açıklamalarda azaltmalar olmuştur. Küçük ve orta ölçekli işletmeler için Uluslararası Finansal Raporlama Standartlarının uygulanabilmesi Küçük ve orta ölçekli işletmelerin standartlar hakkında bilgilendirilmesi ve standartların doğru bir şekilde uygulanabilmesi meslek mensuplarının yetkinlikleri ve farkındalıkları ile sağlanacaktır. Bu standartların muhasebe uygulayıcıları tarafından ne ölçüde takip edildiği ve ne derecede uygulamada kullanıldığı konusunda şüpheler mevcuttur. Bu nedenle, yayınlanan muhasebe standartları hakkında muhasebe uygulayıcılarının ne derecede haberdar olduklarını, uygulamada mevcut bilgilerini ne derecede kullandıklarını ve meslek elemanlarının düşünceleri arasında farklılık olup olmadığını belirlemek, bu araştırmanın konusunu oluşturmaktadır. Bu amaçla, Marmara Bölgesinde yer alan illerde anket çalışmaları yapılmıştır. Bu çalışmanın amacı, Uluslararası Muhasebe Standartları Kurulu tarafından yayımlanan Tam set Uluslararası Finansal Raporlama Standardı ve KOBİ?ler için Türkiye?deki KOBİ?lerin buna ne kadar hazır olduğunu muhasebe meslek mensupları üzerinde yapılan farkındalık anketiyle değerlendirmektir. Çalışmanın araştırma bölümünde küçük ve orta ölçekli işletmeler için Uluslararası Finansal Raporlama Standartlarının muhasebe mesleğine katkısı, meslek mensuplarının küçük ve orta ölçekli işletmeler için Uluslararası Finansal Raporlama Standartları hakkında bilgi düzeyi ve küçük ve orta ölçekli işletmeler için Uluslararası Finansal Raporlama Standartlarının uygulanabilirliği faktörleri sorgulanmaktadır. Bu amaç için ana kütle olarak Marmara Bölgesi?ne kayıtlı muhasebe meslek mensupları ele alınmış, hazırladığımız anket formu ile yüz yüze anket çalışması uygulanmış ve sonuçları IBM SPSS Statistics 20 Programı ile değerlendirilmiştir. Ki-Kare ve Independent Sample T-Test ile analiz edilen anket sonuçlarına göre meslek mensupları arasında cinsiyet, çalışma şekli, eğitim durumu, yaş, mesleki tecrübe ve unvan değişkenleri açısından istatistiki olarak anlamlı farklılıklar olduğu tespit edilmiştir. Anahtar Kelimeler: Türkiye Finansal Raporlama Standartları (TFRS), Uluslararası Finansal Raporlama Standartları (UFRS), KOBİ Muhasebe Standartları (KOBİ TFRS)

KOBİMarmara bölgesiMuhasebe+6
Hasan Cinit
Bilecik Şeyh Edebali Üniversity · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2013
00
Master'sOpen AccessTR

Sermaye şirketlerinin birleşmesi ve vergisel ilişkilerinin muhasebe uygulaması

Birleşme, birden fazla işletmenin tek bir tüzel kişilik altında toplanmasıdır. Günümüzde önemi gittikçe artan şirket birleşmeleri hakkında hem hukuk hem de muhasebe alanında günümüz koşullarına uyacak şekilde gerekli düzenlemelerin yapılması büyük önem taşımaktadır. UFRS' de şirket birleşmeleri satın alma ve menfaatlerin birleşmesi yöntemleri olmak üzere iki şekilde muhasebeleştirilmektedir. Bu iki yöntem birbirinin alternatifi değildir. Eğer alıcı taraf belirlenebiliyorsa satın alma yönteminin kullanılması zorunludur. Alıcı taraf belirlenemiyorsa menfaatlerin birleşmesi yöntemi kullanılabilir. Fakat menfaatlerin birleşmesi yöntemi bazı ülkelerin muhasebe standartlarında yasaklanmış bazılarında ise ağır koşullara bağlanmıştır. Tez üç bölümden oluşmaktadır. Birinci bölümde sermaye şirketleri ve birleşme işlemi TTK açısından ele alınarak tanıtılmaya çalışılmıştır. İkinci bölümde ise birleşmenin özellikle ekonomik ve finansal nedenleri incelenmiş ayrıca vergisel boyutu açkılanmaya çalışılmıştır. Son bölümde ise gerek UFRS gerek TMS açışından şirket birleşmeleri ele alınmış ve UFRS' de yer alan yöntemler kullanılarak muhasebeleştirilmeye çalışılmıştır.

MuhasebeMuhasebe uygulamalarıSermaye şirketleri+3
Leyla Öztürk
Gazi University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2004
00
Master'sOpen AccessTR

Küçük ve orta büyüklükteki işletmeler için uluslararası finansal raporlama standartları kapsamında finansal tabloların düzenlenmesi ve bir uygulama

Günümüzde rekabetin artması, piyasaların gelişmişliği, bu gelişmişlik neticesinde muhasebe sistemlerindeki karmaşıklık ve kamu ile üçüncü kişilere sunulacak olan bilginin önemi ve güvenilirliğin artması finansal raporlama standartlarının sürecini etkileyen en önemli faktörler olarak belirlenmektedir. Bu faktörler temel alınarak yapılan araştırmamızın amacı Küçük ve Orta Büyüklükteki İşletmeler (KOBİ) için yayımlanmış olan Uluslararası Finansal Raporlama Standartlarını(UFRS) bir KOBİ üzerinde uygulayarak işletmenin daha önceden Vergi Usul Kanununa (VUK) göre düzenlenen finansal tablolarını KOBİ-UFRS'nin gerektirdiği şekilde yeniden düzenlemektir. Bu çalışmanın birinci bölümünde KOBİ kavramı hakkında bilgiler verilerek bu türden işletmelerin ülke ekonomilerine olan etkileri, bu işletmelerin önemi, avantajları ve dezavantajları belirtilmiştir. İkinci bölümde Uluslararası Muhasebe Standartları Kurulunun yapısına, çalışma şekline ve kurulun yayımlamış olduğu UFRS'nın genel yapısı hakkında bilgi verilmiştir. Üçüncü bölümde KOBİ-UFRS'lerin genel yapısına ve bu standartlarının bölümlerine geniş olarak yer verilmiş olup tam set UFRS'den farklılığı hakkında bilgi verilmiştir. Dördüncü bölümde ise DERYA işletmesinin 2013 yılında VUK'a göre kaydedilmiş finansal tabloları KOBİ-UFRS'lere göre düzenlenmiş, ortaya çıkan farklılıklar gösterilmiştir. Çalışmanın sonucunda DERYA işletmesinin VUK'a göre düzenlenmiş finansal tablolarının belirli kalemlerinde görülen artış veya azalışlar sonucunda düzeltmeler yapılarak KOBİ-UFRS'ye göre yeni finansal tablolar düzenlenmiştir. Bu düzenlemeler sonucunda ortaya çıkan bir takım farklılıklar, KOBİ-UFRS'lere göre düzenlenerek yeniden hazırlanan finansal tablolara aktarılmıştır.

Finansal raporlamaFinansal raporlama standartlarıFinansal tablolar+2
İbrahim Çenberlitaş
Dicle University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2014
00
Master'sOpen AccessTR

Kâr amacı gütmeyen kuruluşlar için uluslararası finansal raporlama uygulamalarının incelemesi ve uygulama önerisi

Hayır kurumu, kâr amacı gütmeyen sektör, üçüncü sektör, bağımsız sektör, gönüllü kuruluşlar, dernekler ve vakıflar gibi birçok farklı terimle ifade edilen ve toplumsal fayda sağlama amacıyla hareket eden "kâr amacı gütmeyen kuruluşlar" ekonomik ve toplumsal alanda giderek daha da önemli hale gelmiştir. Kapsamları ve nitelikleri itibarıyla kamuoyunu etkileyen bu kuruluşlar, emanet aldıkları kaynakların yönetimi ve kullanımı açısından topluma karşı sorumludur. Ayrıca geçmişte kâr amacı gütmeyen kuruluşlarda yaşanan skandalların bir sonucu olarak bu kuruluşlara kaynak sağlayanlar ve toplum, kuruluşların gerçekleştirdikleri faaliyet ve hizmetler hakkında daha çok bilgi sahibi olmak istemektedir. Kuruluşların gerçekleştirdikleri faaliyetlerin belirli mevzuatlar uyarınca belirlenen kurallar çerçevesinde hazırlanması ve sunulmasını ifade eden finansal raporlama ve bu hizmet ve faaliyetlerin bir fotoğrafı niteliğinde olan finansal tablolar bu noktada önemli hale gelmektedir. Kâr amacı gütmeyen kuruluşlar, kâr amaçlı işletmelerden farklı özelliklere sahiptir. Ayrıca tabi oldukları mevzuat hükümleri de farklıdır. Bu nedenle bu kuruluşların farklı muhasebe uygulamalarına ve raporlama hükümlerine tabi olması gerekmektedir. Ancak Türkiye'de kâr amacı gütmeyen kuruluşların finansal tablolarının hazırlanmasında kullanacakları finansal raporlama çerçeveleri bulunmamaktadır. Bu çalışmada, Türkiye'de kâr amacı gütmeyen kuruluşların gereksinim duyduğu ve uluslararası uygulamalarla uyumlu finansal raporlama çerçevesinin nasıl olması gerektiği araştırılmaktadır. Bu amaçla çalışmada öncelikle kâr amacı gütmeyen kuruluşların özellikleri ve yapısı ile Türkiye'de vakıf ve dernekler kapsamında kâr amacı gütmeyen kuruluşlar incelenmiş, sonrasında Türkiye'deki kâr amacı gütmeyen kuruluşların muhasebe uygulamalarına yer verilmiş daha sonra kâr amacı gütmeyen kuruluşların finansal raporlamasına ilişkin uluslararası ülke uygulamaları araştırılmış, son bölümde Türkiye'de faaliyet gösteren kâr amacı gütmeyen kuruluşlar için oluşturulacak finansal raporlama çerçevesinin içeriğine yer verilmiştir.

DerneklerFinansal raporlamaFinansal raporlama standartları+3
Hatice Sevde Ocak
Başkent University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2023
00
Master'sOpen AccessTR

İletişim değerinin arttırılmasında yönetimin değerlendirmeleri raporuna ilişkin bir uygulama

Bu tez, Uluslararası Finansal Raporlama Standartları (IFRS) çerçevesinde entegre raporlama sistemi altında firmalar tarafından hazırlanan yıllık faaliyet raporlarının standartlaştırılması ihtiyacını incelemektedir. Operasyonel raporlama uygulamalarında artan karmaşıklık ve çeşitlilik dikkate alınarak, bu işlemleri standartlaştırmak ve genel raporlama kalitesini artırmak amacıyla yeni bir uygulama sunulmaktadır. Çalışmada öncelikle kurumsal raporlamalar ve yıllık faaliyet raporunun içeriği incelenmiştir. Sonrasında, yönetimin değerlendirmeleri ve yönetimin değerlendirmelerinin ana unsurları ele alınmıştır. Son olarak, yönetimin değerlendirmelerinin altı ana unsuruna örnek teşkil etmesi amacı ile varsayımsal bir teknloji firması üzerinden örnek uygulama sunulmuştur. Bu çalışmanın sonuçları, yönetim değerlendirmeleri alanındaki devam eden tartışmalara önemli katkılar sağlamakta ve IFRS bağlamındaki düzenleyiciler ve firmalar için pratik, uygulanabilir sonuçlar sunmaktadır.

Entegre raporlamaFaaliyet raporuFinansal raporlama+5
Hanife Anaç
Başkent University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2023
00
Master'sOpen AccessTR

Analitik inceleme prosedürlerinin bağımsız denetim sürecinde uygulanması

İnsanların yatırım yapmak için yakından takip ettiği ve güvenilir bulduğu şirketlerin özellikle iç denetimlerinde eksikliklerin ve ihmallerin olması sebebiyle yatırımcıları ve Dünya ekonomisini zor durumda bırakmıştır. Günümüzde hızla gelişen bilgi teknolojileri; verilerin çoğalmasına, bilgi karmaşasına ve yatırımcıların işletmelerin finansal durumlarına olan itibarlarını sarsmakta, geçmişte yaşanan skandallar da bu güvensizliği pekiştirmekte ve yatırımcıların daha çok sorgulamasına neden olmaktadır. Bu sebeplerden dolayı bağımsız denetim mesleğinin önemi artmış ve bu alanda uzman meslek mensuplarının yetiştirilmesine ihtiyaç duyulmuştur. Bütün bu olayların ışığında, bilgi kullanıcıları, karar almalarına yardımcı olmak için doğru ve tarafsız bağımsız denetçiler tarafından hazırlanacak olan finansal verilerin analiz edilmesi sonucu çıkacak raporları okuyup değerlendirerek doğru karar verebileceklerdir. Bağımsız denetimde görülen uzmanlaşmaya ek olarak, denetçilerin ihtiyaçları doğrultusunda denetim teknikleri de bu uzmanlaşmaya paralel olarak gelişmiş, teknolojinin de yardımıyla dijital analizlere kadar kullanılmaya başlanmıştır. Bahsi geçen denetim tekniklerinden en önemlilerinden, kullanımı en pratik ve uygulaması kolay olan analitik inceleme prosedürleridir. Analitik inceleme prosedürleri, bağımsız denetçiye iş kolaylığı, zaman ve maddi açıdan tasarruf sağlar. Bağımsız denetçi bu prosedürleri uygulayarak tutarsızlıkları ve sapmaları erkenden fark etme olanağına sahip olur ve denetim çalışmasının yönünü belirler. Bu çalışmanın amacı ise bağımsız denetim sürecinde analitik inceleme prosedürlerinin kullanımının denetime katacağı katkı ve kaliteyi vurgulamak ve bir uygulama ile ortaya çıkan sapmalara dikkat çekmektir. Anahtar Kelimeler: Analitik İnceleme Prosedürleri, Bağımsız Denetim, Bağımsız Denetim Standartları, UFRS

Analitik incelemeBağımsız denetimDenetim+3
Alp Eren Yanık
Başkent University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2020
00

Related subjects