Kahramanmaraş

77 theses under this subject heading

Master'sOpen AccessTR

Meşîhat Arşivi'ne göre Osmanlı'nın son döneminde Maraşlı ilmiye sınıfı

Bu çalışma Türkiye'nin güzide şehirlerinden olan ve aynı zamanda tarih boyunca pek çok medeniyete ev sahipliği yapan Kahramanmaraş'ın Osmanlı Devleti'nin son döneminde (1824-1889) yetiştirdiği ilim adamları ve ilmiye sınıfının diğer mensuplarını tarihin tozlu sayfalarından çıkararak gün yüzüne kavuşturmak amacıyla oluşturulmuştur. Yüksek lisans tezi olarak hazırlanan bu çalışmanın kapsamını; 1824-1889 yılları arasında Osmanlı Devleti hâkimiyetindeki Maraş Sancağı ve kazalarında doğmuş olan ve müderris, naib, kâtip, müftü, muhzır veya ilmiye sınıfının başka alanlarında yer almış olan memurlar, onların biyografileri ve Osmanlı Devleti'nin bu memurlar vesilesiyle tarih bilimine katkıları oluşturmaktadır. Çalışma iki ana bölümden oluşmaktadır. Birinci bölümde Osmanlı idari taksimatında son dönemde uzun yıllar Halep Vilayetine bağlanan Maraş Sancağının kısa tarihi, idari ve demografik yapısı tablolarla desteklenerek işlenmiştir. Yine bu bölümde Maraş adının menşei ve Maraş'ın Osmanlı yönetimine girmeden önceki genel tarihi ele alınmıştır. Bunun yanı sıra Osmanlı Devleti'nde sosyal müessese kurumu açıklanarak Maraşlı ilmiye sınıfı mensuplarının da yetişmesinde doğrudan etkisi olan cami ve medrese kurumları ele alınmıştır. İkinci bölümde ise Osmanlı Devleti'nin en önemli kurumlarından olan ilmiye teşkilatının oluşumu, dayandığı usuller, mekanizması ve işleyişi hakkında genel bilgiler verilmiştir. Osmanlı eğitim sisteminin yapı taşı olan medreselerin yetiştirdiği Osmanlı ulemâsı ve ilmiye sınıfı mensuplarının yetişme usullerine değinilmiştir. 1824-1889 yılları arasında yaşamış ve Maraş'ta doğmuş olan 28 tane Osmanlı ilmiye sınıfı mensubunun Meşîhat Arşivi'ndeki dosyalarının Osmanlıcasından yola çıkılarak günümüz Türkçesine çevrilmiş, sadeleştirilmiş ve biyografi haline getirilmiştir. Maraşlı bu ilmiye sınıfı mensupları Osmanlı devlet kurumlarında müderris, kâtip, naib, müftü, kadı, naib vekili veya ilmiye sisteminin çeşitli alanlarında görev alan medrese çıkışlı kimselerdir. İncelenen ilmiye sınıfı mensuplarıyla ilgili olarak; Osmanlıca ve Türkçe'nin yanı sıra çoğunun Arapça okuma yazma bildikleri, hatta içlerinde bazılarının Farsça ve Fransızca gibi dönemin dillerini kullandıkları anlaşılmıştır. Böylece Osmanlı toplumunun önde gelen ve topluma yol gösteren bir rol oynadıkları görülmüştür.

BiyografiKahramanmaraşKent tarihi+4
Fatma İşlek
Hatay Mustafa Kemal University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2021
00
Master'sOpen AccessTR

Karar destek teknolojilerinin farkındalığı üzerine Kahramanmaraş ili KOBİ'lerinde bir araştırma

Bu tez çalışmasında, KOBİ niteliğindeki işletmelerin karar destek teknolojileri farkındalığı ölçülmüştür. Bu amaçla birincil veri toplamak için KOBİ niteliğindeki işletmelerde bir anket çalışması yapılmıştır. Ankete katılan işletmelerin çoğunluğu, 12 yıldan uzun süredir faaliyet gösteren, yıllık cirosu 1 milyon TL'den az olan ticaret işletmeleridir. Anketi cevaplayanlar 40 yaşın altında, ilk ve orta öğretim mezunu 7 yıldan daha uzun süredir çalışan işletme sahipleridir. Anketlerin değerlendirilmesinde değişkenlerin aritmetik ortalama, standart sapma ve yüzde frekans değerleri hesaplanmıştır. Ayrıca katılımcıların cevaplarının ortalamaları ile onların sektör ve yönetim yapıları arasında önemli farklılıklar olup olmadığının analizleri tekyönlü ANOVA Testleri ile yapılmıştır. Böylece KOBİ'lerde karar destek teknolojilerinin varlığından ve faydalanma düzeylerinden farkındalıklarına ulaşılmaya çalışılmıştır. Elde ettiğimiz sonuçları göre KOBİ'lerin, donanım teknolojilerine yatırım yaptıkları ancak bu donanımlarda kullanılacak uygulama yazılımlarına sahip olmadıkları görülmektedir. Diğer taraftan karar destek teknolojileri yönetim faaliyetleri aile dışındaki kişiler tarafından yürütülen işletmelerde ve üretim işletmelerinde daha çok kullanılmaktadır. Böylece bu teknolojilerin farkındalığının bu işletmelerde daha yüksek olduğunu söyleyebiliriz.Anahtar Kelimeler: KOBİ, Teknoloji, Karar Destek

Anova testiFarkındalıkKOBİ+3
Mustafa Baysal
Kütahya Dumlupınar University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2011
00
DoctorateOpen AccessTR

Çimen Dağı (Kahramanmaraş) vejetasyonu

İV ÖZET ÇİMEN DAĞI (KAHRAMANMARAŞ) VEJETASYONU Ömer Varol Doktora Tezi, Biyoloji Bölümü Danışman: Prof. Dr. Adem TATLI Mayıs 1997 Çimen Dağı Kahramanmaraş il sınırlan içerisindedir. Alanın florası tür ve tür altı seviyede 529 taksondur. 54 takson C« karesi için yemdir. Alanın vejetasyon çalışmaları Braun-Blanquet metoduna göre incelendi. Yapılan vejetasyon çalışmaları neticesinde 1 1 bitki birliği tesbit edildi ve sınıflandırıldı. Tesbit edilen bu birliklerin hepsi bilim dünyası için yenidir. Birlikler ve onların bağlı oldukları üst kategoriler aşağıdaki gibidir: Quercetea ilicis Br.-Bl. 1947 1. Gastridio ventricosi-Pinetum pineae Varol ass. nova Quercetalia ilicis Br.-Bl. 1931 em. Rivas Martinez 1975 Quercion ilicis Br.-Bl. (1931) 1936 2. Centaureo lycopifolia-Pinetum brutiae Varol ass. nova Quercetea pubescentis Oberd 1948 Querco-Cedretalia libani Barbero, Loisel & Quezel 1974 3. Galio tenuissimum subsp. tenuissimi-Quercetum cerridis Varol ass. nova Abieto-Cedrion Quezel, Barbero &, Akman 1977 4. Potentillo crantzii-Fagetum orientalis Varol ass. nova 5. Thlaspo microstyli-Cedretum libani Varol ass. nova Geranio-Cedrion Quezel, Barbero & Akman 1977 6. Galio spurium subsp. ibicini-Quercetum petrea subsp. pinnatilobae Varol ass. nova 7. Lagoecio cuminoides-Sytracetum officinalis Varol ass. nova Querco-Carpinetalia orientalis Quezel, Barbero & Akman 1980 Pino-Cistion laurifolii Quezel, Barbero & Akman 1977 8. Dorcynio hirsuti-Populetum tremulae Varol ass. nova Astragalo-Brometea Quezel 1973 Onobrcyhido armenaerThymetalia leucostomi Akman, Ketenoğlu ve Quezel 1984 Thymo subisophylli-Alyssion virgati Akman, Quezel, Aydoğdu, Ketenoğlu, Kurt, Evren 1994 9. Achilleo grandifoliae-Micromerietumfruticosae Varol ass. nova Astragalo lamarckii-Gundelietalia toumefortii Duman 10 Astragalo cuspistipulati-Acantholimetum acerosum var. acerosi Varol ass. nova WMarrubio globosi-Phlometum linearis Varol ass. nova Anahtar Kelimeler: Kahramanmaraş, Çimen Dağı, Fitoekoloji, Fitososyoloji

Bitki örtüsüKahramanmaraşÇimen Dağı
Ömer Varol
Kütahya Dumlupınar University · Institute of Graduate Studies in Science
1997
00
Master'sOpen AccessTR

Âşık Latif Arslan'ın hayatı, sanatı, şiirleri

Halk edebiyatı üzerine oluşturulan literatür içerisinde âşıklarla ilgili olarak yapılmış olan monografik çalışmalar önemli bir yer tutmaktadır. Halk edebiyatında manzum şiirler söyleyen icracıların adlandırılması araştırmacıların üzerinde durduğu inceleme konularından biri olmuştur. Çalışmada Latif Arslan saz çalabilmesi ve âşık edebiyatının geleneksel temalarını kullanması sebebiyle âşık olarak nitelendirilmiştir. Tezimizin inceleme konusunu Latif Arslan'ın hayatı ve edebi kişiliği oluşturmaktadır. Eski Türk kültüründen beslenerek günümüze kadar devam eden ve çağın değişikliklerine ayak uydurarak güncellenen âşıklık geleneğinin temsilcileri Türk dünyasının dört bir tarafına dağılmıştır. Latif Arslan bu geleneğin Kahramanmaraş ilindeki temsilcisidir. Çalışmada Latif Arslan'ın hayatı hakkında bilgiler verilmiş ve şiirleri şekil-içerik-üslup özellikleri bakımından değerlendirmeye alınmıştır.

Arslan, LatifAşık edebiyatıAşıklar(Aşıklık geleneği)+5
Yeliz Bozoğullarından
Gaziantep University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2022
00
Master'sOpen AccessTR

Kahramanmaraş'taki akarsuların ekolojik kalite durumlarının makrofit metriği ile değerlendirilmesi

Tatlı sular, iklim değişikliği ve insan kaynaklı sonuçlar nedeniyle tehdit altındaki kaynaklardır. Avrupa Birliği Su Çerçeve Direktifi kapsamında makrofitler sucul ekosistemlerde ekolojik kalitenin belirlenmesinde kullanılan bir biyolojik kalite bileşenidir. Çalışmada, Su Çerçeve Direktifine göre Kahramanmaraştaki 25 akarsu istasyonundan 2021 ilkbahar ve sonbahar dönemlerinde makrofit örneklemesi yapılarak tür-stresör ilişkilerini ve akarsuların ekolojik kalite durumlarının değerlendirilmesi amaçlanmıştır. Kahramanmaraştaki istasyonlarda 54 makrofit türü teşhis edilmiştir. Çalışma süresince Mentha longifolia, Mentha sp., Juncus sp., Cladophora glomerata, ve Carex sp. gibi türler yaygın olarak görülmüştür. Kanonik uygunluk analizi (CCA), toplam fosfor (TP), nitrit (NO2), çözoksijen (ÇO), elektriksel iletkenlik (EC), bromate (Brm) ve bor (B)'nin akarsular arasındaki makrofit dağılımı üzerinde önemli etkiler göstermiştir. Çevresel değişkenlere karşı makrofit türlerinin optimum düzeyleri ağırlık ortalama regresyon analizine göre belirlenmiştir. Ekolojik durum değerlendirmesi IBMR indeksi ile gerçekleştirilmiştir. Indeks sonuçlarına göre akarsuların ekolojik kalite durumları kötü ile iyi arasında görülmüştür. Bu çalışmanın sonuçları, çeşitli akarsulardaki makrofit türlerinin ekolojileri hakkında önemli bilgiler sağlanmış ve akarsuların ekolojik durumunun tahmin edilmesinin altını çizmiştir.

Akarsu havzalarıHidrobiyolojiKahramanmaraş+3
Büşra Uygun
Gaziantep University · Institute of Graduate Studies in Science
2023
00
Master'sOpen AccessTR

Kahramanmaraş ili kentsel alanda hayvansal gıda maddeleri tüketimi ve gelir-harcama esneklikleri

Bu çalışma, KMaraş ili kentsel alanda hayvansal gıda maddeleri tüketim durumu ile gelirin tüketim üzerine etkisini belirlemek amacıyla yapılmıştır. Araştırmanın ana materyalini, KMaraş ili kentsel alanda kümelendirilmemiş olasılık örneklemesi metodu ile belirlenen 192 aileden, Ekim-Kasım 1996 tarihleri arasında anket yoluyla derlenmiş veriler oluşturmaktadır. Ailelerin gelir, tüketim ve harcamalarına ait veriler 1996 yılı Eylül ayını kapsamaktadır. Araştırma alanında, 1996 yılı Eylül ayında, aileler aylık 47.739.000 TL olan ortalama gelirlerinin %12,1'ini oluşturan 5.756.000 TL'sını hayvansal gıda maddeleri tüketimi için ayırmaktadırlar. Bunun %24,2'si kırmızı et, %11,1'i beyaz et, %8,1'i et mamulleri, %10,2'si süt, %37,2'si süt mamulleri ve %9,2'si yumurta tüketimi için harcanmıştır. Gelir-harcama esneklikleri sığır etinde 0.62, koyun etinde 0.63, keçi etinde 0.65, tavukta 0.73, balıkta 0.97, et mamullerinde 1.24, sütte 0.75, yoğurtta 0.37, tereyağında 0.96, peynirde 1.09, dondurmada 0.56 ve yumurtada 0.19 olarak hesaplanmıştır. Araştırma sonuçlarına göre, KMaraş ili kentsel alanda anket yapılan ailelerin gelirleri arttıkça genellikle hayvansal gıda maddeleri tüketim miktarlarının arttığı saptanmıştır. Anahtar Kelimeler: Hayvansal Gıda Tüketimi, Gelir-Harcama Esnekliği, KMaraş

Gıda tüketimiHayvansal ürünlerKahramanmaraş+1
Mücahit Paksoy
Çukurova University · Institute of Graduate Studies in Science
1998
00
Master'sOpen AccessTR

Kahramanmaraş (Afşin-Göksun-Kavşut-Kömürköy ve Ağboyun köyü mahallesi) arasında yer alan bölgenin jeolojik petrografik ve barit cevherleşmesi bakımından incelenmesi

oz YÜKSEK LİSANS KAHRAMANMARAŞ(AFŞİN-GÖKSUN-KAVŞUT- KÖMÜRKÖYVE AĞBOYUN KÖYÜ MAHALLESİ) ARASINDA YER ALAN BÖLGENİN JEOLOJİK PETROGRAFİK VE BARİT CEVHERLEŞMESİ BAKIMINDAN İNCELENMESİ. ŞAHIN TAŞKIN ÇUKUROVA ÜNİVERSİTESİ FEN BİLİMLERİ ENSTİTÜSÜ JEOLOJİ MÜHENDİSLİĞİ ANABİLİM DALI Danışman : Prof. Dr. Mesut ANIL Yılı: 1998, Sayfa: 66 Jüri : Prof. Dr. Fikret İŞLER Prof. Dr. Atike NAZİK İnceleme alanı Doğu Toroslann güney kesiminde(Afşin-Göksun_Kavşut- Çamdere-Kömürköy-Ağboyun Köyü) arasında yer alan bölgeden oluşmaktadır. Yapılan çalışmada yörenin jeolojik,petrografik ve barit cevheleşmesi yönünden incelenmesi amaçlanmıştır. Keban -Malatya birimi dört formasyona ayırtlanmıştır. Bunlar alttan üste doğru sıra ile Yoncayolu formasyonu, Çayderesi formasyonu, Alıçlı formasyonu ve Kaletepe formasyonudur.Birincil ve ikincil Kurşun -Çinko-Barit cevherleşmeleri Engizek karbonat platformları içinde yer alan Malatya Metamorfitleri içindeki kırık, çatlak fay aralıkları erime boşlukları ve karstik yapılar içinde düzensiz olarak yataklanmıştır. Anahtar KelimelerBarit, Erime boşluğu, Metamorfitler, Hidrotermal barit damarları.

BaritCevherleşmeJeolojik özellikler+2
Şahin Taşkın
Çukurova University · Institute of Graduate Studies in Science
1998
00
Master'sOpen AccessTR

Kahramanmaraş kentinde toplu konut gelişme alanlarının irdelenmesi

Bu çalışmada, Kahramanmaraş kentinde uygulanan toplu konut alanlarının, kent yerleşirnindeki yerinin, niteliklerinin, konut-çevre uyumunun, sosyal donatı ve yeşil alanlar bakımından yeterhliMerinin belirlenmesi ve bu doğrultuda toplu konut sistemlerinin geliştirilmesine yönelik önerilerin ortaya konulması amaçlanmıştır. Bu amaçla, kentin mevcut konut dokusu ve toplu konut alanları yerinde incelemeler ve anket çalışması yapılarak incelenmiştir. Toplu konut darılarının uygulama plan kararlan, kentsel donatı ve yeşil alan uygulama kriterleri açısından değerlendirilmiştir. Bu değerlendirmeler sonucunda, toplu konut alanlarının kaliteli yaşam mekanları sunabilmeleri amacıyla, uygulamaların devamında yapılması gerekli görülen öneriler ortaya koyulmaya çalışılmıştır. Böylece çalışmanın, uygulamaların devamında ve yeni yapılacak toplu konut alanları için faydalı olabileceği düşünülmektedir.Anahtar Kelimeler: Kentleşme, Toplu Konut Alam, Kahramanmaraş, Konut Sorunu m

KahramanmaraşKentleşmeKonut sorunu+1
Fatma Hilal Yalçın
Çukurova University · Institute of Graduate Studies in Science
2003
00
DoctorateOpen AccessTR

Aksu (Kahramanmaraş) nehrinin bakteriyolojik kirlilik düzeyinin belirlenmesi ve Enterobacteriaceae üyelerinde antibiyotik ve ağır metal dirençliliği

Bu çalışmada Aksu nehrindeki Enterobacteriaceae grubuna ait bakteriler, bu bakterilerin antibiyotik ve ağır metal dirençliliği ile bu dirençliliğin eliminasyonu ve dirençlilik transferi incelenmiştir. Aksu nehrinde bakteriyel kirliliğin yoğun olduğu belirlenmiştir. Su örneklerinden Enterobacteriaceae familyasına ait 67 suş izole edilmiş olup, izolatlar arasmda E. coli %612, Klebsiella sp. %29.8, Citrobacter sp. %1.5, Pseudomonas sp. %1.5 oranında temsil edilmektedir. tzole edilen suşlarda KP, ATM, CRP, CZ, SAM, FOX, IPM, CEF, CFZ, CRO, MER, CTX antibiyotiklerine karşı dirençlilik testi yapılmış olup, %76.1'inde çoklu antibiyotik dirençliliği tesbit edilmiştir. Bu izolatlann Ni, Cd, Cu, Cr ağır metalleri için dirençlilik frekansı belirlenmiştir. Bu ağır metallere karşı bakterilerin %94'ünün çoklu ağır metal dirençliliği gösterdiği bulunmuştur. Nitrocephin metoduna göre bakterilerin beta-laktamaz üretme yetenekleri test edilmiş ve bu izolatlann %49.3'ünün beta-laktamaz ürettiği bulunmuştur. Beta-laktamaz testi sonucu pozitif olan 1 1 suş Ethidium Bromid ile dirençlilik eliminasyon testine tabi tutulmuş ve KP, ATM, CRP, CZ, SAM, FOX, IPM, CEF, CFZ, CRO, MER antibiyotikleri için farklı oranlarda dirençlilik eliminasyonu saptanmıştır. E.coli ve Klebsiella sp. cinsleri arasmda yapılan konjugasyon denemelerinde KP, ATM, CRP, CZ, SAM, FOX, IPM, CEF, CFZ, CRO, MER antibiyotikleri için konjugasyon gerçekleşmiştir. Konjugantlardan plazmid izolasyonu yapılarak, plazmid DNA' sı agaroz jel elektroforezinde separe edilmiş, plazmid saptanamamıştır. Herhangi bir arıtma işlemine tabi tutulmadan şehirsel ve endüstriyel atıkların akarsular gibi yüzey sularına verilmesinin bakterilerde antibiyotik ve ağır metal dirençliliğini artırdığı, enfeksiyon hastalıklarına neden olan bakteriler ile antibiyotik ve ağır metal dirençliliğinin akarsular tarafından geniş alanlara yayıldığı sonucuna varılmıştır. Anahtar Kelimeler: Aksu Nehri, Enterobacteriaceae, Dirençlilik, Konjugasyon.,

Aksu NehriDirençlilikEnterobacteriaceae+2
Sevil Toroğlu
Çukurova University · Institute of Graduate Studies in Science
2003
10
DoctorateOpen AccessTR

Kahramanmaraş yöresinde kasaplık piliç barınaklarının yapısal yönden durumlarının incelenmesi ve uygun barınak tiplerinin geliştirilmesi

Araştırmada Kahramanmaraş ilinin Akdeniz iklim koşullarının etkin olduğu kesimlerinde kurulacak kasaplık piliç üretim sistemlerinde kullanılacak barınak tiplerinin planlama ve projeleme kriterlerinin irdelenmesi amaçlanmış; barınakların yapımında kullanılacak malzemeler incelenmiş, ilk yatırım giderleri düşük olan teknik ve yetiştiricilik yönünden kritik olan dönemlerde istemleri karşılayabilecek alternatif planlar ortaya konulmuştur. Çalışmada, öncelikle Kahramanmaraş ilinde mevcut olan kasaplık piliç işletmelerindeki barınakların çevresel, yapısal ve işletme içindeki konumlan anket yapılarak saptanmıştır. Barınak proj elemede etkili olan iklim parametreleri ve ortaya çıkma olasılıkları kavramı içinde analiz edilmiştir. Barınak içinde uygun çevre koşullarının oluşmasını sağlayacak ısı ve nem dengeleri, yıl içindeki kritik yetiştirme dönemleri de göz önüne alınarak 10.000 kapasiteli bir kasaplık piliç barınağında araştırılmıştır. Bu projede seçilen yetiştirme tekniği ve barınak kapasitesi göz önüne alınarak barınağı oluşturan yapı elemanları, yapı malzemeleri ve kombinasyonlarıyla 18 farklı alternatif barınak tipi geliştirilmiştir. Yapılan analiz sonucunda, barınak maliyeti yönünden Tip- 17 (çatı örtü malzemesi kiremit, çatı eğim açısı 19°, çatıda 5 cm'lik polistren köpüğü yalıtımlı, pencere alanı %10 ve duvarlar 20 cm'lik briket) alternatifi en düşük ilk yatırım gideriyle inşa edilebileceği belirlenmiştir. Barınaklarda çatı maliyeti toplam maliyetin %60'ını oluşturmakta; Bu maliyetlerin % 12- 13 'ünü çatı örtü malzemesi, %1 0-11 'ini çatı yalıtım malzemesi, %77-81'ini de ahşap kafes kiriş giderleri oluşturmaktadır. Çatı maliyetinin büyük bir kısmını kafes kiriş yapımında ahşap yerine çelik profil kullanımı maliyeti %33 oranında düşürmektedir. Tip- 17 barınak projesinin ekonomik analizi yapılmış 25 yıllık üretim süresi dikkate alınarak iç karlılık oranının %35 olması durumunda, sermayenin geri dönüş süresi 2.88 yıl olduğu saptanmış, bu koşullarda kurulacak bir işletmenin uygulamaya konulabilir olduğu ortaya konulmuştur.Anahtar Kelimeler: Kasaplık Piliç, Barınaklarda Çevre Denetimi, Barınak Planlaması

BarınaklarEtlik piliçKahramanmaraş+3
Serpil Gençoğlan
Çukurova University · Institute of Graduate Studies in Science
2000
00
DoctorateOpen AccessTR

Üzüm ve Kahramanmaraş biberinin kuruma karakteristiklerinin incelenmesi

ÖZET Ülkemiz, önemli bir meyve ve sebze üretim potansiyeline sahiptir, özellikle üzüm ve biber gibi ürünler gerek iç ticarette ve gerekse ihracatta büyük önem taşımaktadır. Ancak bu ürünlerin kuruma ve kalite sorunları henüz çözümlenmemiştir. Bu nedenle kaliteli ürün üretimi için en önemli aşama olan kurutma işlemi bu araştırmanın konusu olarak seçilmiştir. Türkiye'de normal koşullarda üzüm ve biber güneş altında kurutulmakta ve bu işlem genelde 7-8 gün kadar sürmektedir. Bu süre içerisinde ürünler dış etkenlere açık olduklarından kum, toprak ve diğer dış maddelerle kirlenmektedir. Bu çalışmada üzüm ve biberlerin sıcak hava ile kurutulmasında değişik daldırma çözeltileri ile kalitesini yükseltmek amaçlanmıştır. Bu çerçevede her iki ürüne yönelik olarak kuruma karakteristikleri incelenmiştir. Çekirdeksiz üzüm ve kırmızı biberin kurutma denemeleri API & PASILAC firmasından sağlanan kurutucuda gerçekleştirilmiştir. Üzüm kurutmalarında Etiloleat (AEEO) ve POTAS çözeltileri kullanıldı. Her iki çözeltiye daldırılan üzümler daha sonra 50, 55, 60 ve 70°C'deki hava ile kurutulmuşlardır. Bunun yanında kuruma süresini karşılaştırmak amacıyla aynı ürün naturel olarak 60 ve 70°C'deki hava ile kurutulmuştur. AEEO çözeltisine daldırılan üzümler, gerek POTAS çözeltisine daldırılıp kurutulanlara ve gerekse naturel olarak kurutulanlara göre daha kısa sürede kuruduğu saptanmıştır. Kurutulmuş üzümlerin renk analizleri yapılmış ve en iyi sonucu AEEO çözeltisine daldırıldıktan sonra 60°C hava ile kurutulan üzümlerde elde edilmiştir. Biber kurutma denemelerinde, Kahramanmaraş yöresinde yetişen kırmızı biberler kullanılmıştır. Bu denemelerde ilk kez AEEO daldırma çözeltisi kullanılmıştır. Daldırma çözeltisinin bileşiminin etkisini incelemek için çeşitli bileşimindeki çözeltiler hazırlanmış ve kullanılmıştır. Bu çözeltilerden %2 AEEO + %5 K2CO3 içeren çözelti, kuruma hızını en fazla artıran çözelti olduğu saptanmıştır. Değişik çözeltilere daldırılmış biberler 50, 55, 60 ve 70°C'de kurutulmuştur. Düşük sıcaklıkta kurutulan ürünün kalitesi yüksek olmakla birlikte kuruma süresinin uzun olduğu gözlenmiştir. Aynı sıcaklıklarda biberlet naturel /A * XIhalde de kurutulmuştur. Daldırma çözeltilerine tabi tutulduktan sonra kurutulmuş biberlerin kuruma süresi naturel olarak kurutulan biberlere göre daha kısadır. Aşamalı kurutmanın etkisini incelemek amacıyla %2 AEEO + %5 K2CO3 çözeltisine daldırılan bir kısım biber, ilk 4 saati (kritik nem değerine ulaşma suresi) 70°C, daha sonra hava sıcaklığı 50°C'ye düşürülerek kurutulmuştur. İkinci bir deney ise aynı başlangıç koşullarında fakat daha sonra 55°C'deki hava ile yapılmıştır. Bunun yanısıra biberler 1 cm boyunda parçalandıktan sonra %2 AEEO + %5 K2CO3 çözeltisine daldırılarak 60°C'deki hava ile kurutulmuştur. İkinci bir deneyde ise parçalanmış biberler herhangi bir çözeltiye daldırılmadan doğrudan ve aynı sıcaklıkta kurutulmuştur. Renk analizi yapıldığında, AEEO'ya daldırılan örneklerdeki kırmızı rengin, naturel olarak kurutulan örneklere göre daha parlak olduğu saptanmıştır. Bu durum parçalanmış biberlerde de gözlenmiştir. Etiloleat, işlem sonucunda üzüm ve biberlerin renginin daha parlak ve kalitesinin daha iyi duruma gelmesini sağlamıştır. Etiloleat, üzüm ve biberin yüzeyinde bulunan mum tabakasını uzaklaştırmakta ve böylece kuruma sırasında biberdeki suyun kolayca biber yüzeyinden difüzyonuna olanak sağlamaktadır. Etiloleat kullanılarak kurutulan üzüm ve biberlerin kalitesi ve aynı zamanda kurutucu verimi yükselmektedir. Üzüm ve biberin deneysel verileri yardımıyla Page ve Exponential denklemler kullanılarak kurutma eğrileri çizilmiş ve ayrıca korelasyon katsayıları hesaplanmıştır. Page denkleminin korelasyon katsayıları Exponential denkleminin korelasyon katsayılarından daha yüksek olduğu saptanmıştır. xn

BiberKahramanmaraşKurutma teknikleri+1
İbrahim Doymaz
Yıldız Technical University · Institute of Graduate Studies in Science
1998
00
Master'sOpen AccessTR

Cumhuriyet Döneminde halkevlerinin eğitim ve tarih çalışmaları 1932-1951: Akdeniz bölgesi örneği

Halk Eğitimi ihtiyacı bütün toplumlarda ilkçağdan itibaren sezilmiş ve bu ihtiyacın çeşitli etkinliklerle giderildiği tarih sayfalarına yansımıştır.Türk siyasi ve kültür yaşamında ise Halk Eğitimi ihtiyacı geleneksel yapısı içerisinde devam ederken, devletin oluşturduğu kurumlar aracılığıyla planlı ve kontrollü bir şekilde karşılanmaya da çalışılmıştır. Bu bağlamda özellikle Anadolu Selçuklu ve Osmanlılarda Ahilik, Loncalar, Terbiye ocakları ve Medreseler bu devlet kurumlarına örnek verilebilir. Yakın tarihimizde ise; Türkiye Cumhuriyeti Devleti'nin kurulduğu 1923 yılından itibaren Mustafa Kemal Atatürk her fırsatta belirttiği gibi eğitime önem vermiş, ülkenin gelişmesinin ve çağdaşlaşmasının tek yolunun eğitimden geçtiğini belirterek, eğitim alanında önemli adımlar atmıştır. Özellikle de bu alanda Halk Eğitimine ayrı bir önem vermiştir.Örgün eğitim kurumlarında verilen eğitimin belli bir yaş grubuna hitap etmesi ve okul dışında eğitim amaçlı kullanılacak iletişim araçlarının az olması ve benzeri gibi nedenler, halk eğitimi için özel bir yapılanmaya gidilmesini zorunlu kılmıştır.Ülkenin okur-yazarlığı bir seferberlik haline getirmeyi ve %100'lük bir okur-yazarlık seviyesine ulaşmayı amaçlaması da halk eğitiminin yaygınlaştırılması çabalarının başkaca nedenleri olarak sıralanabilir. Bu amaçla, 1928'de yeni harflerin kabulünden sonra Atatürk'ün önderliği ile Millet Mektepleri açılmıştır. Bu halk eğitimi hareketinde bütün öğretmenlerle birlikte birçok aydın da seferber olmuştur. Seferberlik ruhunun verdiği heyecanla ve yeni harflerin sağladığı kolaylıkla kısa bir zamanda, az bir masrafla milyonlarca vatandaşa okuma-yazma öğretilmiştir. Bunun yansıra halk eğitimi kapsamında sayılabilecek birtakım bilgiler de halka verilmiştir.Halkevleri halk eğitimi yapmak, halkı ortak kalkınma çabalarına yöneltmek amacıyla Atatürk tarafından kurulmuş olan kurumlardır. Atatürk ilkelerinin halka anlatılması, halkın imtiyazsız, sınıfsız bir kitle halinde kaynaştırılması, halkevlerine bir görev olarak verilmiştir. Halkevleri, sınıf, yaş ve seviye farkı gözetmeksizin, kadın erkek tüm yurttaşların serbestçe girip yararlanabileceği birer kültür ve eğitim merkezleri halinde gelişmiştir. Ulusu bilinçli, birbirini anlayan, birbirini seven, ulusal ülküye bağlı bir topluluk haline getirmek için teşkilatlanan halkevlerinin Atatürk devrimi değerlerinin halk tarafından korunmasına, yayılmasına, benimsenmesine çalışması amaçları arasındadır.Devrimleri yaymak, kökleştirmek, halkı kültürel açıdan geliştirmek amacıyla 1932'de Halkevleri kurulmuştur. Akdeniz bölgesinde açılan halkevleri de bölgedeki halkın toplumsal ve kültürel açıdan gelişmesini sağlamıştır.Kısa zamanda ülke çapındaki okuma yazma oranında artış ve halkta görülen büyük değişime ve gelişme Halkevlerinin başlatmış olduğu halk eğitimi faaliyetlerinin başarısını ortaya koymuştur. Toplumun gelişmesini sağlayan bu kadar önemli bir kurumun geçmişi üzerine derinliğine, tarafsız bir araştırma ve çalışmanın günümüz eğitimi ve gelecekte yapılacak eğitim çalışmaları için de faydalı olabileceği düşünülmüştür. Şimdiye kadar Halkevleri ve Adana Halkevi konularında çalışmalar yapılmasına rağmen; Akdeniz Bölgesi'ndeki Halkevlerinin Eğitim ve Tarih faaliyetlerini kapsayan bir çalışmaya rastlanmamıştır.Bu çalışmada Halkevlerinin 1932-1951 yılları arasında Eğitim ve Tarih Çalışmaları ile Akdeniz Bölgesi'ndeki Halkevinin Eğitim ve Tarih çalışmaları ele alınmıştır. Ayrıca 1932-1951 yılları arası Halkevlerinin Halk Eğitim Çalışmaları derinlemesine incelenmiş, Türk halkına olan katkıları üzerinde durulmuştur.Önce 14 ilde açılan Halkevleri, 1939 yılında sayı olarak 373'e ulaşmıştır. Halkevi açılmayan küçük yerleşim birimlerinde de halk odaları açılmıştır. 1950'de yurt çapında 63 ilde ve kimi ilçelerde çoğunun binası kendisinin olan 478 Halkevi ve 4.332 halk odası vardı.1945 yılında Halkevleri'nin irili ufaklı 35 yayın organı vardı. Aylık veya on beş günlük yayınlanan bu dergiler Türkiye'nin en önemli imzalarını sayfalarında toplamışlardır. Ankara Halkevi tarafından yayınlanan Ülkü, İstanbul Eminönü Halkevi'nin yayınladığı Yeni Türk, İzmir Halkevi'nce yayınlanan Fikirler Türkiye çapında okuyucuya sahipti. Küçük taşra illerinde ise Halkevi dergileri şehrin tek kültür organıydı.Akdeniz bölgesinde açılan halkevlerinden Antalya Halkevi 24 Haziran 1932 tarihinde, Adana, Mersin ve Isparta Halkevleri 24 Şubat 1933 tarihinde, Maraş Halkevi 20 Şubat 1934 tarihinde, Burdur Halkevi 22 Şubat 1935' de, Hatay Halkevi 25 Temmuz 1939 tarihinde açılmıştır.Akdeniz bölgesinde toplam 48 halkevi 435 halkodası açılmış bu kurumlar önemli çalışmalar gerçekleştirmişlerdir. İl ve ilçe merkezlerinde halkevleri açılmış, köy ve beldelerde halkodaları açılmıştır.İlk kurulan halkevleri arasında yer alan Akdeniz Bölgesi'ndeki halkevleri bölge için kalıcı etkisi olan çalışmalar yürütmüşlerdir.Bu çalışmada 1932-1951 yılları arasındaki Halkevleri'nin halk eğitim çalışmaları incelenmiş olup toplumsal aydınlanmaya ve bilinçlenmeye olan katkıları genel olarak eğitim ve tarih çalışmaları açısından değerlendirilmiştir. Akdeniz Bölgesi Halkevlerinin eğitim ve tarih çalışmaları ise daha ayrıntılı olarak incelenerek raporlaştırılmıştır.Bu nedenle Halkevleri'nin bu kapsamlı etkinlikleri içinde çalışma alanımız ?Halkevlerinin Tarih ve Eğitim Çalışmaları-Akdeniz Bölgesi Örneği? (Adana, Mersin; Antalya, Isparta, Burdur, Hatay, Kahramanmaraş illeri) ile sınırlıdır.Yakın Türk tarihindeki halk eğitim kurumlarını ve bu kurumların çalışmalarının ortaya konulması, tarihin geleceğe ışık tutan özelliğinden dolayı önemli bulunmuştur. Bir tarihi sürecin hangi koşullarda, ne şekilde başlayıp hangi aşamalardan geçerek günümüze ulaştığının bilinmesi, bugünkü ve gelecekte yapılacak çalışmalara rehberlik edecektir. Ayrıca geçmişteki halk eğitimi çalışmalarının bilinmesi, bugünkü Halkevi ve Halk Eğitimi faaliyetlerinin düzenlenmesine yardımcı olacağı düşünülmüştür.Anahtar Kelimeler: Halkevleri, Adana, Burdur, Mersin, Antalya, Isparta, Hatay, Kahramanmaraş, Halk Eğitimi, Tarih, Eğitim.

AdanaAntalyaBurdur+7
Hediye Titiz
Çukurova University
2012
00
Master'sOpen AccessTR

Gebeliğin üçüncü trimesterinde olan kadınların koitusa ilişkin görüşleri ve davranışları

Araştırma, gebeliğin üçüncü trimesterinde olan kadınların koitusa ilişkin görüşleri ve davranışlarını belirlemek amacıyla tanımlayıcı olarak yapılmıştır. Araştırmanın evrenini oluşturan Kahramanmaraş İli Necip Fazıl Şehir Hastanesi Kadın Doğum ve Çocuk Hastalıkları Ek Hizmet Binasında jinekoloji polikliniğine başvuran 11001 kadından örnekleme alınacak kadın sayısı 240 olarak hesaplanmıştır. Anket yapmayı kabul eden 320 gebe kadına ulaşılmıştır. Veri toplama aracı olarak, anket formu kullanılmıştır. Anket formu iki bölümden oluşmaktadır. Birinci bölümde; kadınların sosyo-demografik ve obstetrik özelliklerine; ikinci bölümde ise kadınların gebelikte cinsel fonksiyon durumuna yönelik sorular yer almaktadır. Anket formu 1 Mart – 30 Haziran 2015 tarihleri arasında uygulanmıştır. Araştırmadan elde edilen veriler araştırmacı tarafından kodlandıktan sonra SPSS for Windows 15,0 (statistical program for social sciences) paket programı için hazırlanan veri tabanına kaydedilmiştir. Kategorik ölçümler sayı ve yüzde olarak, sayısal ölçümlerle ortalama ve standart sapma (uygun yerlerde minimum - maximum) olarak özetlenmiştir. Kategorik ölçümlerin gruplar arasında karşılaştırılmasında Ki-Kare ve Fisher Exact testleri kullanılmıştır. Kadınların gebelikte cinsel davranışları ile yaşı, mesleği, eğitim durumu, eşin eğitim durumu, aylık gelir düzeyi, evlilik süresi, gebelik haftası, toplam gebelik sayısı arasındaki farkın istatistiksel açıdan önemli olduğu belirlenmiştir (p < 0.05). Sonuç olarak, gebe kadınların gebelikte cinsel ilişkiyi sakıncalı buldukları, cinsel ilişki sıklığında azalma olduğu ve koitusa ilişkin yanlış bilgi ve davranışlarının olduğu saptanmıştır. Kadınların ve eşlerinin gebelikte bu yanlış düşüncelerinin ve davranışlarının değiştirilmesi yönünde eğitim verilmesi önerilmektedir. Anahtar sözcükler: Cinsellik, Davranış, Gebelik, Görüş, Kadın, Koitus, Trimester

AnketlerCinsel birleşmeCinsel davranış+4
Neslihan Özdemir Kara
Gaziantep University · Institute of Health Sciences
2016
00
Master'sOpen AccessTR

Germanicia antik kenti ve mozaikleri

Bu tez kapsamında, son yıllarda ortaya çıkarılan mozaiklerle lokalizesinin Kahramanmaraş İli olduğu kesinleşen Germanicia Antik Kenti ve kentin mozaikleri incelenmiştir. Kahramanmaraş Kenti, Mezopotamya, Suriye ve Anadolu arasında ticaret yolları üzerinde kavşak noktasında bulunmasından dolayı bugüne kadar birçok medeniyete ev sahipliği yapmıştır. Binlerce yıllık kültürel mirası barındıran kentin bu bölgede kurulmasına etken olan jeolojik, jeomorfolojik yapısı, iklimi, bitki örtüsü ayrıca tez kapsamında araştırılmıştır. Bugüne kadar kentin topraklarında yaşamış olan uygarlıklar ele alınarak Roma Dönemi'nde Germanicia adını alan kentin tarihi ortaya konulmuştur. Antik kent M.S. I. yüzyılda kurulmuş olmasına karşın, 4-5. yüzyılda altın çağını yaşamış ve çok geniş bir alana yayılmıştır. Kentin adı antik haritalarda ve bilimsel yayınlarda Kahramanmaraş ve çevresi olarak gösterilmesine rağmen antik kente ait günümüzde ayakta bir kalıntı bulunmaması nedeniyle tam yeri tespit edilmemişti. Ancak son yıllarda ortaya çıkarılan mozaikler ve kalıntılarla Germanicia'nın yerleşim sahasının, bugünkü şehir merkezinin doğusunda yer alan Dulkadiroğlu, Şeyh Adil, Namık Kemal ve Bağlarbaşı Mahallelerinde 146 hektarlık bir alanı kapsadığı tespit edilmiştir. 19 değişik alanda bulunan mozaikler ve kalıntılar, bu tez kapsamında tek tek ele alınarak incelenmiş, mozaiklerin teknik ve ikonografik özellikleri saptanmış, figürlü mozaiklerin resimsel açıdan analizleri yapılmıştır. Tez kapsamında 18 değişik alanda tespiti-tescili yapılan mozaiklerin bulunuş öyküleri ve 2009-2010 yılı müze kurtarma kazıları ayrıntılı olarak ele alınarak bugün kalıntılarının % 80'i tek-iki katlı evlerin, okulların, arsaların altında bulunan Germanicia Antik Kenti'nin sınırları çizilmiştir. Yapıldığı dönemde güç, gösteriş ve zenginlik simgesi olarak Germanicia villalarının tabanlarını süsleyen mozaikler, günümüzde yok olmuş bir kentin yerinin tespitinde kaynak olmuştur. Mozaikler Germanicia Antik Kenti'nin fanuası, florası, sosyal yaşantısı ve kültürü hakkında bilgi sahibi olmamızı sağlamıştır. Tezde ayrıca mozaik sanatı, teknikleri ve tarihi incelenmiştir. Kazılar sonucunda bulunan buluntular ve mozaikler ışığında mozaiklerin yapıldığı dönem ile ilgili tarihlendirme yapılarak mozaikler M.S. 3-5. yüzyıllar arasına tarihlendirilmiştir.

Antik şehirlerGermaniciaKahramanmaraş+1
Ayşe Ersoy
Çukurova University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2014
00
Master'sOpen AccessTR

Kahramanmaraş – Ekinözü ilçe merkezinde 2011 yılında gebeliği sonlanmış tüm kadınların gebelik öncesi ve gebelik sırasındaki risk faktörlerinin değerlendirilmesi

Tanımlayıcı-kesitsel tipteki bu araştırma, doğum yapan kadınların gebelik öncesi ve gebelik sırasındaki risk faktörlerinin belirlenmesi amacıyla yapıldı. Araştırmanın evrenini; Ekinözü ilçesinde 2011 yılında gebeliği sonlanmış olan 189 kadın oluşturdu. Tüm evren araştırmaya dahil edildi. Araştırma verileri, literatür taranarak hazırlanmış olan soru kağıdı aracılığı ile bizzat araştırmacı tarafından toplandı. Verilerin değerlendirilmesinde tanımlayıcı istatistikler ve ki-kare testi kullanıldı. Araştırmaya alınan kadınların, % 4,8'inin ilkokul eğitimini tamamlamadığı, % 11,6'sının akraba evliliği yaptığı, % 5,8'inin kronik hastalığı olduğu ve % 4,7'sinin sürekli olarak ilaç kullandığı saptandı. İlk gebeliklerini, kadınların % 42,3'ünün adölesan dönemde, % 1,1'inin ise 35 yaş ve üzerinde yaşadığı saptandı. Kadınların % 24,3'ünün 4 ve daha fazla doğum yaptığı saptandı. Tüm doğumların % 33,9'unun, son doğumların ise % 39,1'inin iki yıldan kısa aralıklarla meydana geldiği saptandı. Tüm doğumların, % 10,9'unun, son doğumların % 13,8'inin sezaryenle olduğu, tüm doğumların % 1,4'ünün evde, son doğumların tamamının hastane ortamında gerçekleştiği, tüm doğumların % 8,1'inin kendiliğinden düşükle, % 2,5'inin ölü doğumla ve % 2,1'inin de isteyerek düşükle (kürtaj), son doğumların ise tamamının canlı doğumla sonuçlandığı saptandı. Son gebeliklerinde kadınların, tamamının en az bir kez doğum öncesi bakım aldığı, % 66,7'sinin tam aşılı olduğu, % 1,6'sının sigara kullandığı, ve % 8,5'inde gebeliğe bağlı bir hastalığın ortaya çıktığı saptandı. Annenin eğitim düzeyi yükseldikçe ilk gebelik yaşının yükseldiği saptandı (p<0,05 ). Anne yaşı artınca gebelik sayısının, evde doğum yapma oranının, isteyerek düşük oranının, beş yaş altı çocuk ölümünün, ideal çocuk sayısının ve sahip olmak istenen toplam çocuk sayısının arttığı belirlendi (p<0,05). Gebelik sayısı arttıkça ölü doğum ve evde doğum yapma oranında artış olduğu saptandı (p<0,05). Anahtar sözcükler: Anne, Doğum, Çocuk, Gebelik, Risk Faktörleri

Ana-çocuk sağlığıDoğumGebelik+2
Emel Güçlü Cihan
Gaziantep University · Institute of Health Sciences
2017
00
Medical SpecialtyOpen AccessTR

Kahramanmaraş il merkezindeki lise son sınıf öğrencilerinde madde bağımlılığı ve etkileyen faktörler

Giriş ve Amaç: Madde bağımlılığı tüm dünyada olduğu gibi ülkemiz içinde önüne geçilmesi gereken çok tehlikeli bir halk sağlığı sorunudur. Ergenlik madde kullanmaya başlama açısından en riskli dönemi oluşturmaktadır. Ülkemizde tütün, alkol ve psikoaktif maddelerin kullanımında son yıllarda artış olduğu gözlenmektedir. Bu tez çalışmasının amacı; lise son sınıf öğrencilerinin madde kullanma durumlarını ve etkileyen faktörleri saptayıp bu doğrultuda madde kullanımıyla ilgili tedbirlerin alınmasını sağlamaktır. Gereç ve Yöntem: Bu çalışma Kahramanmaraş il merkezindeki lise son sınıf öğrencilerinin sigara, Maraş otu, nargile, alkol ve psikoaktif madde kullanma durumlarını saptayıp etkileyen faktörlerin neler olduğunu öğrenmek amacıyla planlanmış tanımlayıcı tipte kesitsel bir araştırmadır. Araştırmanın evrenini Kahramanmaraş il merkezindeki 7632 lise son sınıf öğrencisi oluşturmaktadır. Örnekleme almamız gereken öğrenci sayısını belirlemek için Türkiye'de 2005 yılında 8 ayrı üniversitenin 1.sınıf öğrencileri üzerinde yapılan bir çalışma baz alındı.123 Buna göre madde bağımlılığı % 3 olmak üzere, % 99 güvenilirlik ve % 1 hata payı ile örnekleme almamız gereken 1541 öğrenci olduğu tespit edildi. Toplam 47 lisenin isimleri bir torbaya konularak basit rasgele yöntem ile öğrenci sayısı 1541'i bulana kadar torbadan lise isimleri çekildi. Örnekleme çıkan ve o gün okula gelmeyen öğrenciler için okula iki kez daha gidildi ve örneklemin tamamına ulaşılarak çalışma tamamlandı. Bu araştırmada anketler öğrencilere 2015 yılı mart ve nisan ayları içinde uygulandı. 1541 öğrenciye 59 sorudan oluşan sosyodemografik özellikler, sigara, Maraş otu, nargile, alkol ve madde ile ilgili anket formu ayrıca 6 sorudan oluşan fagerström sigara bağımlılık testi uygulandı. Fagerström bağımlılık testine göre 0-2 puan çok az bağımlı, 3-4 puan az bağımlı, 5 puan orta derece, 6-7 puan yüksek bağımlı, 8-10 puan ise çok yüksek bağımlı olarak kabul edildi. Verilerin analizi için SPSS 19.0 programı kullanıldı. Frekans, ki-kare, t-testi ve logistik regresyon analizi yapıldı. Bulgular: Kahramanmaraş il merkezindeki lise son sınıf öğrencilerinde sigara içme prevalansı % 27.3, Maraş otu kullanma prevalansı % 16.1, nargile kullanma prevalansı % 22.4, alkol kullanma prevalansı % 19.3, madde kullanma prevalansı ise % 6.1 olarak belirlendi. Her gün sigara içen öğrencilerin % 48'i sigaraya 15 yaşından önce başlamıştı. Sigara bağımlısı olan öğrencilerin fagerström skorlarının ortalaması 2.1±1.35, ortanca skor 1,00 olarak bulundu. Öğrencilerin en çok kullandığı maddelerin sırasıyla; uçucu maddeler (% 32.3), esrar (% 30.1), bonzai (% 8.6), eroin (% 6.5) ve ecstasy (% 4.3) olduğu belirlendi. Sigara, alkol ve madde kullananların aile bireylerinde ve yakın arkadaşlarında da bu maddelerin sık kullanıldığı bulundu. Sonuç: Bu çalışmanın sonucuna göre madde kullanımı liselerde eskiye göre artış trendi içerisindedir. Anne ve babası ile sorunlarını rahatlıkla konuşabildiğini ifade eden öğrencilerde madde kullanma oranı anlamlı düzeyde düşük bulunmuştur. Bu nedenle öncelikle anne ve babaları içine alan eğitimler yaygınlaştırılmalıdır. Öğrencilerin büyük çoğunluğu kullandıkları maddelere ulaşmakta zorlanmadıklarını belirtti. Maddeye ulaşımın engellenmesi amacıyla emniyet teşkilatına bağlı narkotik şube birimlerinin daha sıkı çalışıp tedbirler alması gerekmektedir.

Alkol içmeKahramanmaraşLise öğrencileri+7
Özgür Ersoy
Çukurova University
2015
00
Master'sOpen AccessTR

Kahramanmaraş ilinde çalışan eczacıların farmakovijilans konusunda bilgi ve tutumlarının değerlendirilmesi

Advers ilaç reaksiyonları toplum sağlığını etkileyen önemli bir sorundur. Bu nedenle, pazarlama sonrası dönemde ilaç güvenliğinin yakından izlenmesi ve advers etkilerin bildirilmesi büyük önem taşımaktadır. Advers etkilerin sağlık çalışanları tarafından yetersiz bildirimi, farmakovijilans sisteminin gelişebilmesinin önünde önemli bir engel olarak görülmektedir. Eczacı, hastanın sağlık çalışanları ile iletişiminin son basamağını oluşturması ve kolaylıkla ulaşılabilir olması nedeniyle ilaç güvenliğinin izlenmesi ve advers etkilerin bildirilmesinde önemli sorumluluk taşımaktadır. Bu çalışmada, Kahramanmaraş ilindeki eczacıların farmakovijilans konusundaki bilgi ve tutumlarının incelenmesi ve farmakoepidemiyolojik açıdan veri tabanı oluşumuna katkı sağlanması amaçlanmıştır. Bu amaçla, Kahramanmaraş'ta görev yapan 200 eczacıya yüz-yüze anket uygulanmış ve anketi 190 eczacı cevaplamıştır. Anket; eczacıların sosyo-demografik özellikleri, farmakovijilans konusundaki bilgileri ve advers ilaç reaksiyonu bildirimi hakkında tutumları ile ilgili bilgi edinmeye yönelik sorulardan oluşmaktadır. Ankete katılan eczacıların %20'si farmakovijilansı doğru olarak tanımlamıştır. Eczacıların %55,8'i son bir yıl içerisinde kendilerine advers etki şikayeti ile başvuru olduğunu belirtmiştir. Advers etki şikayetine en çok neden olan ilaç grupları arasında, antibiyotiklerin (%40,8), analjeziklerin (%16) ve kardiyovasküler ilaçların (%12,8) olduğu belirlenmiştir. Ankete katılan eczacıların %55,8'i advers etkilerin bildirilmesi gerektiğini bilmelerine rağmen, bildirim yapanların oranının sadece %8,4 olduğu tespit edilmiştir. Bildirim yapmayanlar; yeterli bilgiye sahip olmamak, gerekli olduğunu düşünmemek ve zamanın kısıtlı olması gibi nedenlerle bildirim yapmadıklarını ifade etmişlerdir. Çalışma sonucunda elde edilen verilere göre, Kahramanmaraş'ta görev yapan eczacıların büyük bir kısmının farmakovijilans konusunda yeterli bilgiye sahip olmadığı ve advers etki bildiriminin düşük seviyede olduğu belirlenmiştir. Advers etki bildirimlerinin yeterli düzeye ulaşması için mezuniyet öncesi ve sonrası eğitim programları ile farmakovijilans konusundaki farkındalığın arttırılmasına ihtiyaç duyulmaktadır. Anahtar sözcükler:Eczacı, Farmakovijilans, Advers ilaç reaksiyonu, Advers ilaç reaksiyonu bildirimi, TÜFAM

EczacılarEczacılıkFarmakovijilans+3
Algül Dilara Dokumacı
Çukurova University · Institute of Health Sciences
2016
00
Master'sOpen AccessTR

Kadınların ekonomi ve sosyal hayata katılımında yerel yönetimlerin rolü: Kahramanmaraş Büyükşehir Belediyesi örneği

Kadın, ait olduğu toplumun ekonomik, sosyal ve siyasal öğeleri çerçevesinde var olmaktadır. Geçmişten günümüze kadının toplumsal hayattaki görünürlüğü bu öğelere bağlı olarak değişmektedir. Günümüzde, küreselleşme sürecinin etkisiyle bireyselleşmenin ve kimlik meselesinin daha görünür hale gelmesi, uzun uğraşlar ve mücadeleler sonucunda çeşitli kazanımlar elde eden kadınların haklarının ulusal ve uluslararası kurumlar tarafından da kabul edilmesini sağlamıştır. Günümüzde kadınların toplumsal hayata katılımı ve görünürlüğü açısından yerel yönetimlerin rolü son derece önemlidir. . Bu bağlamda yerel yönetimler, uyguladığı politika ve stratejilerle kadınların hayatına doğrudan etkide bulunmaktadır. Bu çalışmanın amacı, yerel yönetimlerin kadınların ekonomi ve sosyal hayata katılımındaki rolünü feminist bir perspektiften inceleyerek, dirlik temelli yapılabilirlikler kuramı çerçevesinde Kahramanmaraş Büyükşehir Belediyesi'nin politikalarının kadınların toplumsal hayata katılımı ve görünürlülüğü açısından etkisini ortaya koymaktır. Çalışma kapsamında 17 kadınla görüşülmüştür, bunlardan 5'i hizmet veren 12'si hizmet alan kadınlardır. Ayrıca hizmet alan kadınlar bekar ve evli olarak 6'şar kişilik iki gruba ayrılmıştır. Çalışmada yüz yüze derinlemesine mülakat yöntemi ve literatür tarama tekniği kullanılarak Kahramanmaraş'ta yerel yönetimlerin kadınlar üzerindeki etkisi incelenmiştir. Çalışmanın sonucunda yerel yönetimlerin kadınların ekonomi ve sosyal hayata katılımında evli ve bekar kadınlar üzerinde farklı alanlarda olumlu ve olumsuz etkileri olduğu tespit edilmiştir. Bekar kadınların, kamusal alanı kullanımı ve sosyal hayata katılımında belediyenin olumlu etkide bulunduğu saptanmış, evli kadınlara ise toplumun muhafazakar yapısından dolayı istenilen etkide bulunamamış olduğu tespit edilmiştir. Bununla beraber, evli kadınların ekonomik hayata katılımında belediyenin iyileştirici bir etkide bulunduğu ancak yeterli seviyede olmadığı ve devamlılığı sağlama açısından eksik kaldığı saptanmıştır.

BelediyelerFeminizmFinansal katılım+5
Sevinç Yüce
Gaziantep University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2019
00
Master'sOpen AccessTR

Çerkes kültüründe gündelik hayat ve kadın

Gündelik hayat kavramı bireylerin karşılıklı etkileşimi sonucunda ortaya çıkan ve sürekli olarak tekrar eden gündelik hayat pratiklerini ifade etmek için kullanılmaktadır. Gündelik hayatın sosyolojisi yapıldığında ise, sürekli olarak tekrar edilen, sıradanlaşan, bilindik hayatın ardında saklanan sosyal gerçekliği ortaya çıkarmak hedeflenmektedir. Hayatın olağan akışı içerisinde fark edemediğimiz ancak sosyoloji gözlüğünü taktığımızda anlamlandırıp, yorumlayabildiğimiz her şey bizlere toplumsal veriler sunmaktadır. Bu veriler; toplumsal davranışlar, eylemler, mekanlar, nesneler, işaretler, semboller ve dil gibi öğeleri içeren, hem gündelik hayatın bir parçası olup hem de yaşanılan toplumun kültürüne dair karineler sunan önemli göstergelerdir. Bu araştırmanın amacı ise, Gündelik hayatta Çerkes kültürünün nasıl inşa edildiğinin ortaya koyulmasıdır. Gündelik hayat içerisinde Çerkes kültürünün nasıl inşa edildiğini, bu inşa sürecinin önemli bir öznesi olan kadının konumunu, kendilerini nasıl tanımladıklarını, yer duygularını, dini mensubiyetlerini, gündelik hayat pratiklerinde oluşturdukları sosyal ve kültürel değerler sistemini ne şekilde yaşadıklarını ve bunu nasıl aktardıklarını ortaya çıkarmak araştırmanın diğer amaçları arasındadır. Buradan yola çıkarak araştırmada nitel araştırma yöntemi kullanılmıştır. Kahramanmaraş ilinde ve Kahramanmaraş'ın Göksun ilçesine bağlı Kamışçık ve Büyükçamurlu köylerinde yaşayan 20 Çerkes kadınla yarı yapılandırılmış derinlemesine görüşme yapılmıştır. Görüşme sonucunda elde edilen bulgular çerçevesinde temalar oluşturularak betimsel bir analiz gerçekleştirilmiştir. Araştırmanın en temel bulgusu, Çerkes kadınların gündelik hayat içerisinde Çerkes kültürüne ait geleneksel unsurları kısmi olarak devam ettirdiği ve bu unsurların zaman içerisinde kültürel çözülmeye uğradığı sonucuna ulaşılmıştır.

Günlük yaşamKadınlarKahramanmaraş+4
Sümeyye Atıcı
Manisa Celal Bayar University
2023
10
DoctorateOpen AccessTR

Aile işletmelerinde ikinci kuşaktan kaynaklanan sorunlar ve çözüm önerileri: (Sorunların birinci kuşağın görüşleriyle tespit edilmesine yönelik bir alan araştırması)

Bu araştırma Gaziantep, Kahramanmaraş ve Adıyaman illerinde faaliyet gösteren aile işletmelerinde, ikinci kuşağın işletmeye katılması sonucu ortaya çıkan ikinci kuşaktan kaynaklanan sorunların analizinin yapılması ve bu sorunların çözümüne yönelik önerilerin ortaya konulması amacıyla hazırlanmıştır. Aile işletmelerinde ortaya çıkan sorunlar üzerine yapılan araştırmalar, aile işletmelerinde ikinci kuşaktan kaynaklanan sorunların işletmenin sürekliliğinin sağlanmasında ciddi problemler oluşturabileceğini ortaya koymaktadır. Bu aşamada en büyük dezavantaj özellikle birinci kuşaktan sonra işletme yönetimini devralacak olan ikinci kuşak aile üyesinin belirlenmesi ve yetiştirilmesini sağlayacak olan planlamanın yapılamamasıdır. Bununla birlikte yapılan araştırmalar 1/3'den daha az oranda aile işletmesinin birinci kuşaktan ikinci kuşağa geçebildiğini ve bunların ise ancak yarısının üçüncü kuşağı görebildiklerini ortaya koymaktadır. İkinci kuşaktan kaynaklanan sorunların analizi için Sanayi ve Ticaret Odalarına kayıtlı toplam 1142 aile işletmesine ulaşılmış 315 tanesiyle birebir görüşülmüş ve bunların 251'i değerlendirilmiştir. İnceleme sonucunda Gaziantep, Kahramanmaraş ve Adıyaman illerindeki aile işletmelerinde ikinci kuşağın yönetime katılmasıyla beraber ikinci kuşaktan kaynaklanan sorunların neler olduğu incelenmiş ve çözüm önerileri geliştirilmeye çalışılmıştır. Anahtar Kelimeler: Aile İşletmeleri, İkinci Kuşak, İkinci Kuşaktan Kaynaklanan Sorunlar.

AdıyamanAile işletmeleriGaziantep+3
Ahmet İlhan
Hasan Kalyoncu University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2016
00
Master'sOpen AccessTR

İnanç turizmi organizasyonlarında hizmet kalitesini etkileyen faktörler: Kahramanmaraş örneği

Bu çalışmada, turizm alanı adı altında yer alan inanç turizm organizasyonunda hizmet kalitesini etkileyen faktörlerin ne düzeyde olduğu araştırılarak ortaya konulmuştur. Araştıranın çalışma grubu Kahramanmaraş ilinde yaşayan vatandaşlardan oluşturulmuştur. Çalışmada inanç turizm organizasyonunun hizmet kaltesini etkileyen faktöleri belirlemek için araştırmacı tarafından 26 maddelik bir anket kullanılmıştır. Ankette vatandaşların demografik özelliklerinin belirlendiği birinci bölümden ve inanç turizm alanındaki hizmet kalitesini etkileyen faktörlerin belirlendiği ikinci bölümden oluşmuştur. Bu araştırmada rastsal örnekleme ile 1.096.610 nüfuslu Kahramanmaraş ili için % 5 örnekleme hatası payı ile 384 örnekleme ulaşılması amaçlanmıştır. Saha çalışması sonucunda toplam 440 gözleme ulaşılmıştır. Bu bağlamda SERVQUAL modeli kullanılarak Kahramanmaraş ilinde bulunan inanç turizm organizasyonunda hizmet kalitesi puanlaması, kalite boyutları arasındaki ilişkiler, vatandaşların demografik özelliklerine göre hizmet kalitesi kıyaslamaları yapılmıştır. Sonuç ve öneriler uygulama kısmında detaylı olarak verilmiştir.

Hizmet kalitesiKahramanmaraşKalite+4
Sebiha Özkars
Hasan Kalyoncu University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2017
00
Master'sOpen AccessTR

Serbest muhasebeci mali müşavirlerin çevre muhasebesine yönelik tutumları üzerine bir araştırma: Kahramanmaraş örneği

Günümüzde yaşanan sanayileşmedeki hızlı artış ile ekonomik, sosyal ve teknolojik gelişmeler sonucunda çevresel sorunlar artmaktadır. Artan çevre sorunlarını çözebilmek için uygulanan yasal ve idari düzenlemeler işletme faaliyetlerini etkilemektedir. İşletmeler için bu durum çevresel muhasebeyi daha önemli hale getirmektedir. Çevresel sorunların ve bunların kayıt altına alınması yalnızca işletmelerin sorumluluğunda olmayıp muhasebe meslek mensuplarının sorumluluk alanlarına girmektedir. Bu çalışma Kahramanmaraş ilinde faaliyet gösteren Serbest Muhasebeci Mali Müşavirlerin çevre muhasebesine yönelik tutumları incelenmek amacıyla hazırlanmıştır. SMMM'lerin çevre muhasebesine karşı düşünceleri ve tutumları incelenerek, demografik değişkenlere göre çevre muhasebesi tutumlarının farklılaşıp farklılaşmadığı araştırılmıştır. Araştırma kapsamında 190 kişiye anket uygulanmıştır. Farklılıkları ortaya koymak için t-testi ve one way anova testi analizi yapılmıştır. Araştırmadan elde edilen sonuçlara göre; Katılımcıların çalışma şeklinin olumlu tutumlar boyutu üzerinde anlamlı etki oluşturmaktadır. Ayrıca katılımcılara ait diğer demografik değişkenler ile çevre muhasebesine yönelik tutum üzerinde herhangi bir etki oluşturmadığı tespit edilmiştir. Anahtar kelimeler: Çevre, çevre muhasebesi, serbest muhasebeci mali müşavirler.

KahramanmaraşMuhasebeMuhasebe uygulamaları+5
Sevgi Sabak
Hasan Kalyoncu University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2017
00
Master'sOpen AccessTR

Engelli yakınlarının yaşam kalitesinin incelenmesi: Kahramanmaraş örneği

Engellilik, bir veya daha fazla fiziksel, zihinsel ya da ruhsal sağlık durumlarında oluşan olumsuzlukla meydana gelen, bireylerin ve yakınlarının yaşamlarını olumsuz etkileyen bir durumdur. Her ne kadar engelli bireylerle ilgili yapılmış birçok çalışma olsa da engellilerin yakınları ile ilgili çalışmalar yetersizdir. Bu bağlamda çalışmamız, engelli bireylere birincil dereceden bakım veren engelli yakınlarının yaşam kalitesinin incelenmesi ve yaşam kalitesine etki eden faktörlerin belirlenmesi amacıyla oluşturulmuştur. Araştırma, Kahramanmaraş'ın bir merkez ilçesinde ki Sosyal Yardımlaşma ve Dayanışma Vakfı'na "Engelli Sağlık Kurulu Raporu" ile başvuran, 2017 Haziran-Ağustos tarihleri arasında hane ziyareti gerçekleştirilen, engelliye birincil dereceden bakım veren 18-55 yaşları arasında ki 254 engelli yakınından oluşturulmuştur. Engelli bireyin engel durumuna ilişkin bilgilerin, bakım veren bireylerin demografik özelliklerinin yer aldığı "Demografik Form" ve engelli yakının yaşam kalitesi belirlenmesi amacıyla "Sağlık Örgütü Yaşam Kalitesi Ölçeği Kısa Formu (WHOQOL-Bref)" kullanılmıştır. Demografik özelliklerin, yaşam kalitesine etkisi istatistiksel olarak araştırıldı. Engelli bireye birincil dereceden bakım veren yakının yaşı, cinsiyeti, eğitim seviyesi, engelli bireye olan yakınlığı, engellinin engel türü, engelli birey adına ekonomik destek alınıp alınmaması, yaşanılan bölge ve ekonomik durum yaşam kalitesine etki eden faktörler olarak bulunmuştur. Engelli yakınlarının demografik özellikleri ve engel türü, engelli yakınlarının yaşam kalitesini etki etmektedir. Engellinin engel oranının ve yaşının, bakım veren bireylerin yaşam kalitesinde farklılık oluşturmamıştır.

AileAile hayatıAile yaşam döngüsü+6
Mehmet Alim Bilginer
Hasan Kalyoncu University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2017
00
Master'sOpen AccessTR

Kamu personelleri finansal okuryazarlık bilgi, tutum ve davranış düzeylerinin araştırılması: Kahramanmaraş ili örneği

Bu çalışmanın amacı, Kahramanmaraş ilinde kamu kurumlarında görev yapan personellerin finansal okuryazarlık bilgi, tutum ve davranış düzeylerinin incelenmesidir. Çalışmanın örneklemini 2020-2021 yılında Kahramanmaraş'ta bulunan kamu personellerinden 238 kadın, 156 erkek olmak üzere 394 birey oluşturmaktadır. Kahramanmaraş ilinde Vakıfbank, Halkbank, Ziraat Bankası, İl Milli Eğitim Müdürlüğü, Büyükşehir Belediyesi, İl Sağlık Müdürlüğü, Emniyet Müdürlüğü, Adalet Bakanlığı, Vergi Dairesi Başkanlığı ve Devlet Su İşleri Müdürlüğü başta olmak üzere farklı kamu kurumlarında çalışan personellerin finansal okuryazarlık tutum ve davranış düzeylerini belirlemek için de "Finansal Okuryazarlık Tutum ve Davranış Ölçeği" kullanılmıştır. Çalışmada betimsel tarama modeli kullanılmıştır. Veriler SPSS 25.0 paket programı kullanılarak analiz edilmiştir. Kolmogorov Smirnov testi ile dağılımların normal olduğu belirlenmiştir. Çalışma verileri değerlendirilirken tanımlayıcı istatistiksel metodların (ortalama, standart sapma, frekans) yanısıra paremetrik veriler için Student T testi, One Way Anova testi ve Pearson Korelasyon analizi kullanılmıştır Farklılıkların hangi gruplardan kaynaklandığını belirlemek için Tukey testi kullanılmıştır ve anlamlılık bütün değerler için p<0,05 düzeylerinde değerlendirilmiştir. Elde edilen bulgulara göre bireylerin finansal okuryazarlık bilgi, tutum ve davranış düzeyleri ile eğitim durumları, medeni durum, yaş, gelir durumu değişkenleri arasında anlamlı farklılık olduğu tespit edilmiştir. Cinsiyet değişkeni arasında anlamlı farklılık olduğu tespit edilmemiştir. Bununla birlikte program türü, anne eğitim düzeyi, kişisel aylık gelir düzeyi değişkenleri arasında anlamlı farklılık olmadığı görülmüştür. Anahtar kelimeler: Davranış, finans, finansal okuryazarlık, harcama, tutum

DavranışFinansal analizFinansal bilgi düzeyi+6
Esin Dicle Timuçin
Hasan Kalyoncu University · Institute of Graduate Studies
2021
00

Related subjects