International trade

628 theses under this subject heading

Master'sOpen AccessTR

Döviz kurundaki değişkenliğin Türkiye dış ticaretine etkisi

Döviz kurundaki değişkenliğin Türkiye'nin dış ticaretine olan etkisinin incelendiği bu çalışmada; döviz kurları, kur değişkenliği ve dış ticaret teorik olarak incelenmiş, Türkiye ekonomisinin tarihsel gelişimi kronolojik olarak ele alınmış ve çalışmanın son bölümünde ekonometrik analize yer verilmiştir. Son bölümde; döviz kurundaki değişkenliğin Türkiye'nin dış ticareti üzerindeki etkisini analiz etmek amacıyla, ihracat ve ithalat talebi modellerinden hareketle belirlenen değişkenler kullanılmıştır. Bu değişkenleri incelemek amacıyla 2002:Q1-2020:Q1 dönemini kapsayan üçer aylık veriler kullanılmıştır. Serilerin durağanlık analizleri için ADF ve KPSS testleri analize dâhil edilmiştir. Döviz kurundaki değişkenliğin ihracat ile ithalat arasındaki uzun dönemli ilişkiyi belirlemek için ARDL eşbütünleşme testi kullanılmıştır. ARDL eşbütünleşme sonuçlarına göre; ARDL testi ihracat verileri için uygulandığında; Türkiye ekonomisinde reel ihracat, reel dış dünya geliri, reel döviz kuru ve reel döviz kuru değişkenliği arasında 2002.Q1-2020.Q1 dönemi için istikrarlı ve uzun dönemli bir ilişki bulunmamaktadır. Değişkenler arasında uzun dönemli ilişki olmadığı için hata düzeltme modeli ve uzun dönem katsayılar tahmini aşamalarına geçilememiştir. ARDL eş bütünleşme sonuçları ithalat için değerlendirildiğinde; Türkiye ekonomisinde reel ithalat, reel yurtiçi gelir, reel döviz kur ve reel döviz kuru değişkenliği arasında 2002.Q1-2020.Q1 dönemi için istikrarlı ve uzun dönemli bir ilişki bulunmaktadır. Kısa ve uzun dönemde; reel yurtiçi gelirdeki artışlar ile reel döviz kurundaki artışlar, reel ithalatı pozitif olarak etkilerken; reel döviz kuru değişkenliği, reel ithalatı negatif etkilemektedir. Döviz kurundaki değişkenliğin artması Türkiye'nin ithalatını olumsuz etkilemektedir. İki değişken arasındaki bu negatif ilişki, yatırımcıların kurlardaki ani değişikliği risk unsuru olarak değerlendirmeleri ve risk içeren ekonomik piyasada yatırım kararı almak istememeleri ile açıklanabilir. Ayrıca döviz kurundaki bu ani değişkenlik; kuru artırmaya yönelik olursa, artan döviz kuru Türk Lirasının değerini yabancı paralara karşı düşürerek ithal malların maliyetini artırır. İthal maliyetlerinin artmasıyla üretim maliyetleri de artacaktır. Fazla maliyete katlanmak istemeyen piyasa aktörleri, bu şartlar altında ithalatı azaltma eğilimi göstereceklerdir.

Döviz kuruDöviz kuru oynaklığıDöviz kuru riski+4
Öznur Dağlı
Hatay Mustafa Kemal University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2021
00
Master'sOpen AccessTR

Yetkilendirilmiş yükümlü statüsünün Türkiye'deki firmaların gümrük işlemleri üzerindeki etkisinin incelenmesi

Küreselleşen dünyayla birlikte firmaların da küreselleşmesi ile ülkeler arasındaki dış ticaret hacmi günden güne artma eğilimindedir. Uluslararası ticaretin daha güvenilir ve hızlı hale getirilebilmesini teminen Dünya Gümrük Örgütü'nün (DGÖ) "Framework of Standards to Secure and Facilitate Global Trade" (SAFE) standartları çerçevesinde "Yetkilendirilmiş Yükümlü Statüsü" (YYS) uygulaması geliştirilmiş olup, bu statüye sahip olan firmalara belirli kolaylaştırmalar ve basitleştirmeler sağlanmıştır. Bu çalışma ile Yetkilendirilmiş Yükümlü Statüsü uygulaması ve statü sahibi olan firmaların faydalanmış oldukları basitleştirmelerden dolayı gümrük işlemlerinde hizmet verdikleri sektör ve dış ticaret hacimlerine göre süre, maliyet ve dış ticaret hacimleri açısından farklılıkları bağımsız T testleri ile analiz edilmiştir. Analiz sonuçlarına göre firmaların dış ticaret hacimlerine göre ihracat, ithalat ve transit işlemlerinde gümrük işlemleri sürelerinde azalma olduğu, hizmet verdiği sektör açısından ithalat ve ihracat işlemleri süresinin yine kısaldığı ancak dış ticaret hacmine göre transit işlemleri süresinde farklılık bulunduğu anlaşılmıştır. Firmaların dış ticaret hacimlerine göre gümrük işlemlerindeki maliyetlerinin ihracat ve ithalat işlemlerinde azaldığı ancak transit işlemi maliyetinin azalması konusunda kararsız kaldıkları, hizmet verdikleri sektör açısından ithalat ve ihracat işlemleri maliyetlerinin yine azaldığı ancak transit işlemleri maliyetinin azalması hususunda kararsız kaldıkları anlaşılmıştır. Firmaların dış ticaret hacimlerine göre ihracat ve ithalat hacimlerinde artış olduğu ancak transit hacimlerindeki artış konusunda kararsız kaldıkları, hizmet verdikleri sektör açısından ithalat ve ihracat hacimlerinde artış olduğu ancak transit hacminde sanayi sektöründe artış olmadığı, hizmet sektöründeki artış konusunda ise kararsız oldukları anlaşılmıştır. Anahtar Sözcükler: Ticaretin Kolaylaştırılması, Gümrük işlemleri, Yetkilendirilmiş Yükümlü Statüsü

FirmalarGümrüklerKolaylaştırma+3
Murat Erarslan
Toros University · Institute of Graduate Studies
2023
00
Master'sOpen AccessEN

Gravity vs conflict: What determines internatinoal trade

This research aims to examine the impact of distance and conflict and their interrelations on the dynamics of foreign trade by using Turkish bilateral trade data. We accept the presumption the distance matter in international trade. However, the gravity model of international trade works only if there is no conflict. This study, therefore, incorporates international conflicts into gravity model of foreign trade. Three main questions have motivated this study: (1) What is the determination of trade performance? (2) Does conflict impacts international trade? (3) Does conflict between trading partners affect Gravity Model? In order to explain different types of conflict on trade relations we defined and measured two types of conflict: Diplomatic, and Security. In our analysis, we also checked the impact of Arab-Spring on trade relation of Turkey. The results based dynamic panel data models, Generalized Methods of Moments (GMM), based on UN COMTRADE data for Turkey from 1990 to 2013 show that our trade model fits well with gravity approach in the case of Turkish foreign trade. The estimation results shows that Diplomatic Conflicts have negative impact on trade in specific cases but also Security Conflicts and Arab Spring effects trade relation negatively. Moreover, in the case of Security Conflicts the positive impact of geographical proximity on trade relations disappears.

Gravity modelsForeign trade policiesTrade relations+2
Ilhom Temurov
Anadolu University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2014
00
DoctorateOpen AccessTR

Serbest ticaret anlaşmaları ve endüstri-içi ticaret: Türkiye üzerine bir inceleme

Uluslararası dış ticareti ülkelerin farklılıklarına dayandıran geleneksel dış ticaret teorileri, ülkeler arasında gerçekleşen ve karmaşık bir yapıya sahip olan günümüz ticaret akımlarını açıklamada yetersiz kalmaktadır. Bu durum yeni dış ticaret teorilerinin gelişmesine neden olmuştur. Ülkelerin karşılıklı küresel ekonomik bağımlılıkla birlikte benzerliklerinin artması endüstri içi ticaret (EİT) kavramının ortaya çıkmasını sağlamaktadır. Krugman (1979,1980), Lancaster (1980) ve Helpman (1981) tarafından geliştirilen "yeni" dış ticaret teorileri içinde EİT, eksik rekabet, ölçek ekonomileri ve mal farklılaştırması ile açıklanmaktadır. EİT benzer malların eşzamanlı ihracatı ve ithalatı olarak tanımlanır. Buradaki benzerlik ise aynı istatistiki ürün kategorisinde sınıflandırılmış olan mal veya hizmetlerdir. Bu tezde, öncelikle serbest ticaret anlaşmaları kavramı, gelişimi ve etkileri incelenmiş, daha sonrasında ise EİT'nin tanımı, ilk bulguları, kuramsal yaklaşımları ve ölçme yöntemleri açıklanmaya çalışılmıştır. Tezin analitik kısmında, 1990-2012 yılları arasında imalat sanayi endüstrileri için serbest ticaret anlaşmaları çerçevesinde Türkiye'nin EİT'sinin rolü ve belirleyicileri araştırılmıştır. Model 1993-2012 dönemi için panel veri analizi kullanılarak tahmin edilmektedir. Çalışmanın sonucunda Türkiye'nin ticaret ortaklarıyla arasında gerçekleşen ticaret şeklinin rekabetçi yapıdan ziyade tamamlayıcı yapıda gerçekleştiği saptanmıştır. Anahtar Kelimeler: Serbest Ticaret Anlaşmaları, Endüstri-içi Ticaret, Grubel-Lloyd Endeksi, Dikey, Yatay, Marjinal Endüstri içi Ticaret

Endüstri içi ticaretGrubel-Lloyd endeksiSerbest ticaret+2
Sevilay Küçüksakarya
Anadolu University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2014
00
DoctorateOpen AccessTR

İmalat sanayiinde rekabet edebilirilik ve karmaşıklık: Ülkelerarası bir analiz

Rekabet edebilirlik kavramı iktisat biliminde sıkça kullanılmakta ve anlamı uzun zamandan beri tartışılmaktadır. Yapılan tanımlar çeşitli açılarına göre farklılaşmasına rağmen, bunlardaki ortak vurgu yaşam standartlarının artırılırken dış ticarette nispi etkinliğin önemidir. Bu çalışmada ilk olarak Türkiye'nin ve seçili ülkelerin çeşitli teknoloji yoğunluklarındaki alt sektörlerinin dünya ihracat paylarındaki değişimin kaynakları 1990-2014 dönemi için BACI verileri kullanılarak pay-değişim analizleri yoluyla araştırılmış ve rekabet edebilirlik bileşeninin bu değişimlerdeki en belirleyici bileşen olduğu görülmüştür. Bununla beraber, son yıllarda hızlı ihracat artışı kaydeden Çin ve Vietnam ile yüksek teknoloji endüstrilerinde İrlanda dünya piyasalarında talebi artan ürünlerdeki uyum performansı sayesinde sektör paylarını daha fazla artırmışlardır. İkinci olarak, bir ekonominin imalat sanayiindeki sahip olduğu endüstri-spesifik ve genel düzeydeki yeteneklerin (yapabilirliklerin) farklı teknoloji yoğunlukları altında rekabet edebilirlik ile ilişkisi araştırılmıştır. UNIDO verilerinin de dahil edildiği tahmin sonuçları, teknoloji yoğun endüstrilerde yapabilirliği temsil eden sektör-spesifik karmaşıklığın rekabet edebilirliğe diğer endüstrilere göre daha fazla katkı sağladığını göstermiştir. Düşük teknolojili endüstrilerde ise makro düzeydeki karmaşıklık rekabet edebilirliğin pozitif ve anlamlı bir belirleyicisidir. Son olarak, endüstri-spesifik karmaşıklığın temel belirleyicilerinin de endüstrinin beşeri sermaye, piyasa yapısı ve yüksek gelirli ülkelerin ithalat yoğunluğu olduğu tespit edilmiştir. Anahtar Sözcükler: Rekabet Edebilirlik, İmalat Sanayii, Karmaşıklık, Sabit Pazar Payı Analizi, Türkiye

KarmaşıklıkRekabetRekabet koşulları+5
Uğur Aytun
Anadolu University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2017
00
Master'sOpen AccessEN

The effect of foreign exchange and real exchange rate on foreign trade in Liberia

This study adopted an ARDL model framework in estimating the effect of foreign exchange intervention and exchange rates on foreign trade in Liberia in three separate models namely export, import and trade balance using yearly data from 1980-2015. The results indicate a statistically significant positive effect of nominal exchange rate on export, but not necessarily for real exchange rate. Nominal exchange rate was confirmed to be inversely related to import while real exchange rate was positively related to import. The trade balance model results show a statistically significant negative effect of nominal exchange rate on trade balance while real exchange rate was seen to be positively related to trade balance. The exchange rate regime change and monetary intervention by the central bank seems ineffective particularly due to the dual currency and high dollarization. At the same time, the depreciation in the Liberian dollar tend to worsen the trade balance. Keywords: Nominal Exchange Rate, Real Exchange Rate, Foreign Trade, ARDL model,Dual currency

Autoregressive Distributed Lag Bounds TestForeign exchangeExchange rate+7
Emmanuel Dweh Togba
Anadolu University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2017
00
Master'sOpen AccessEN

Perspectives of Latvian companies on foreign market entry modes and Turkey as a foreign market

Today, boundaries are much more permeable among countries, encouraging companies sooner or later come to consider opportunities to expand their business activities in foreign markets. This arises questions such as "what markets to enter?" or "how to be there?" Even though, opportunities and alternatives are abundant to be an international player these days, according to the statistics, for each successful foreign market entry, there are four failures. Being knowledgeable and experienced in selecting foreign market entry modes seem to be critical for business success. Thus, identification of the factors in successfully determining foreign market entry modes (FMEM) becomes the principal subject of this study. Since the researcher is from Latvia and studying in Turkey, reflecting Latvian businesses' perspectives towards Turkey as foreign market in the light of topic was deemed necessary. In order to reach the objectives of the study, 121 Latvian international companies were selected, contacted, and 96 of those participated in the study were interviewed. The study is believed to contribute to the relevant literature by discovering several dependencies between various factors and foreign market entry modes, collecting information on the most and the least important factors for entrepreneurs in deciding on the FMEM, and revealing the most common problems that Latvian companies are facing in their business operations abroad, and reflecting their perspectives on Turkish market. Key Words: International Business, Foreign market entry modes, Factors in determining foreign market entry modes

EntrepreneursLatviaTurkey+5
Anastasia Peshkova
Anadolu University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2017
00
Master'sOpen AccessEN

Exporting and employment generation: A study on Turkish manufacturing

The aim of this thesis is to analyze the impact of exports on labor demand in Turkish manufacturing industry. Firm-level production and trade data of Turkish manufacturing industry for 2003-2013 is used in the analysis. GMM (Generalized Methods of Moments) and Random Effects models were used to explore the impact of exports on labor demand. The estimations were carried out for different technology oriented industries, firm sizes, and 2-digit NACE sub-industries to check if the labor demand dynamics change. The results showed that both manufacturing exports and imports have significant and positive impact on the labor demand of the firm. The impact, on the other hand, was found to differ not only in the firms operating in different technology oriented industries but also in different sub-industries of manufacturing and the firms in different sizes. Keywords: Trade and Labor Market Interactions, Labor demand, Manufacturing Industry, Turkey.

International tradeProductionProduction industry+3
Mustafa Özsarı
Anadolu University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2017
00
Master'sOpen AccessTR

Türkiye'nin OECD ülkeleri ile endüstri içi ticaretinin değerlendirilmesi (2000-2010)

Endüstri-içi ticaret aynı endüstri sınıflandırma grubu içinde yer alan mal ve hizmetlerin iki yönlü ticaretini ifade eder. Özellikle 1980'lerin başlarından bu yana Türkiye'nin dış ticareti, yöneldiği bölgeler itibariyle büyük çeşitlilikler göstermiştir. Ancak, OECD'ye üye ülkelerin oluşturduğu bölge, günümüze dek en büyük oranı teşkil etmeye devam etmiştir. Bu tezin amacı, Türkiye ve OECD ülkeleri arasındaki dı? ticaret ilişkilerini, endüstri-içi ticaret açısından incelemektir. Bu tez, iki soruya cevap aramıştır: Birincisi, 2000-2010 döneminde Türkiye ile OECD ülkeleri arasındaki endüstri-içi ticaretin büyüklüğü, nasıl bir gelişme kaydetmiştir? ikincisi ise, aynı dönemde iki taraf arasındaki endüstri-içi ticaretin, ürünlerin teknoloji yoğunluğu bakımından anlamlı bir değişim gösterip göstermediğidir. Bu sorular çerçevesinde yürütülen araştırmada, analiz yöntemi olarak Grubel Lloyd indeksi kullanılmıştır. Bu tez çalışması, 2000-2010 döneminde Türkiye'nin OECD ülkeleri ile olan endüstri-içi ticareti büyüklüğünün ülkeden ülkeye değişkenlikler gösterirken, özellikle AB-15 ülkeleri grubu ile yüksek teknoloji içeren ürünler ağırlıklı bir endüsütri-içi ticaret eğilimi gösterdiği sonuçlarına ulaşmıştır.Anahtar Kelimeler: Endüstri içi Ticaret, Grubel Lloyd Endeksi, Türkiye, OECD Ülkeleri.

Endüstri içi ticaretOECD ülkeleriTürkiye+1
Şüheda Özörnek Tunç
İnönü University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2012
00
Master'sOpen AccessTR

Dış ticaret finansmanı dış ticaret finansmanında kullanılan krediler ve özellikleri bu kredileri kullandıran kurumların kredileri kullandırma verimlilikleri

Ülke refahı ve ekonomik kalkınmanın sağlanabilmesinin en önemli yollarından biri ülkeye döviz girdisi sağlayabilmektir. Dış ticaret, döviz girdisi sağlamanın en önemli yollarından bir tanesidir. Günümüzde dış ticaretle uğrasan firmalar oldukça yoğun bir rekabet ortamı içindedirler, bunun nedeni özellikle küreselleşmenin hızlanması ve hızla ilerleyen teknolojidir. Gelişen teknoloji sayesinde insanlar bir yerden bir yere gitmeden birbirleriyle tanışabilmekte ve ticaret yapabilmektedirler. Yoğun rekabetin olduğu bu zamanda firmaların kendilerine rekabet etmek avantajı yaratmaları gerekir bunun içinde gerekli finansal güce mutlaka sahip olmaları gerekir.Günümüzde dış ticaretle uğrasan firmaların gerçekleştirecekleri ihracat ve ithalat işlemlerinin finansman ihtiyacı, nakdi ve gayri nakdi krediler tarafından sağlanmaktadır. Bunlardan ithalat kredileri, ihracat akreditif teyit kredisi, teminat mektupları, harici garantiler ve kontrgarantiler dış ticaretin finansmanında kullanılan gayri nakdi kredileri oluştururken hem bankalar tarafından sağlanan krediler hem de yabancı kaynaklar tarafından sağlanan yurtiçi kaynaklı Turk Eximbank kredileri ve yurtdışı kaynaklı olan pre-finansman, işletme ve yatırım kredileri, nakdi kredileri oluşturmaktadırlar.Dış ticaretin finansmanı için yararlanılan bu krediler, ithalatçıların talep ettikleri mala ve ihtiyaçlarına göre ihracatçıların ise ihraç malların üretiminde kullandıkları girdileri ucuz ve kolay temin edebilmelerine göre değişmektedir. Firmalar, bu kredileri verimli şekilde kullanabildikleri oranda finansal ihtiyaçlarını karşılayabilmektedirler.Bu çalışmamızda, dış ticaret firmalarının, dış ticaretin finansmanında kullanabilecekleri kredilerden, bu kredileri nerelerden ulaşabileceklerinden, kredilerin özelliklerinden ve maliyetlerinden, kredilerin kullanımı sırasından yaşanan problemlerden bahsedilmiştir.

BankalarFinansFinansman+5
Metin Ketboğa
İnönü University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2012
00
Master'sOpen AccessTR

İhracata yönelik sanayileşmenin Türkiye ekonomisi üzerine etkileri: Güney Kore ve Arjantin ile kıyaslamalı analiz

Küreselleşen dünya ekonomisinde finansal piyasaları ayıran sınırların ortadan kaldırılmaya başlamasıyla zamanla uluslararası sermaye akımları da hızla serbestleşme sürecine girmiştir. Bu anlamda birçok gelişen ve gelişmekte olan ülke de sermaye hareketlerini hızlandırmak adına bir liberilazsyon sürecine dâhil olmuştur. Bu uluslararası mal ticaretinin liberalizasyonu ile birlikte seyretmiştir. Birçok gelişmekte olan ülke özellikle 1980'li yıllar itibariyle İhracata Yönelik Sanayileşme Stratejisi ve dışa açık ticaret politikalarını uygulamaya başlamışladır. Bu çalışmanın amacı, Cumhuriyet'ten bu yana Türkiye'nin gelişen sanayileşme deneyimini ana hatlarıyla, ekonomideki yapısal değişimin boyutlarını ve yansıyan kırılma noktalarını derinlemesine irdelemek ve Türkiye ekonomisi üzerine etkilerini detaylı bir biçimde sorgulamaktır. Aynı zamanda Güney Kore ve Arjantin ülkeleriyle kıyaslamalı bir analiz gerçekleştirerek, stratejilerin uygulamadaki faydaları ve zararlarını analiz etmek amaçlanmıştır. Çalışmanın birinci bölümünde, sanayileşme kavramından yola çıkarak; ithal ikame stratejisi ve ihracata yönelik sanayileşme stratejilerine yönelme nedenleri, araçları, sonuçları ve etkileri üzerinde durulmuştur. İkinci bölümde, Cumhuriyet'in ilanından günümüze kadar geçen süreçte tercih edilen kalkınma stratejilerinin ülke ekonomilerine etkileri, dönemler itibariyle etkileri, krizler ve beraberindeki durgunlukların Türkiye ekonomisine etkileri detaylandırılmıştır. Üçüncü bölümde ise, Güney Kore ve Arjantin devletlerinin dış ticaret performansları değerlendirilmiş olup, Türkiye ekonomisiyle bir kıyaslamalı analiz gerçekleştirilmiştir. İhracata Yönelik Sanayileşme Stratejisinde ülkelerin uyguladıkları politikalar, üstün ve zayıf yönleri tespit edilerek, devlet mekanizmasının stratejiler üzerindeki etkinliği tartışılmıştır. Anahtar Kelimeler: İhracat, Dış Ticaret, Türkiye Ekonomisi.

ArjantinEkonomik etkiEndüstrileşme+6
Fatma Karslı
Hitit University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2018
00
Master'sOpen AccessTR

Türkiye cam sektörü rekabet gücünün açıklanmış karşılaştırmalı üstünlükler endeksi kullanılarak analizi

Bu çalışmanın amacı, Türkiye'nin cam sektörüne ait üretimi ve dış ticaretinin incelenmesi ile rekabet gücünün belirlenmesidir. Cam sektöründe önemli paya sahip olan alt sektörlere ait verilerle yapılan hesaplamalar ile Türkiye'nin cam sektöründeki rekabet gücü ortaya konulmaya çalışılmıştır. Çalışmada, uluslararası ticarette ülkelerin rekabet güçlerinin ve karşılaştırmalı üstünlüklerinin ölçülmesinde kullanılan endeksler yardımıyla Türkiye'nin cam sektörüne dair dış ticaretteki karşılaştırmalı üstünlükleri hesaplanmıştır. Bu itibarla çalışmada öncelikle rekabet, rekabet gücü kavramları ve daha sonra karşılaştırmalı üstünlüklerin ölçülmesine imkan veren endeksler açıklanmıştır. Türkiye'nin cam sektöründeki karşılaştırmalı üstünlüklerini analiz etmemizi sağlayacak endeks hesaplamaları için gerekli veriler Birleşmiş Milletler Uluslararası Ticaret İstatistik Veri tabanından ve Türkiye İstatistik Kurumu veri portalından alınmıştır. Türkiye'nin cam sektöründeki karşılaştırmalı üstünlüklerinin belirlenmesi amacıyla 2005-2019 yılları arasındaki verilerini içeren SITC Rev 3 haneli bazda açıklanmış karşılaştırmalı üstünlük katsayıları hesaplanmış; Türkiye'nin açıklanmış karşılaştırmalı üstünlükleri ve rekabet gücü dezavantajları ortaya koyulmuştur.

Açıklanmış karşılaştırmalı üstünlüklerCam sektörüKarşılaştırmalı üstünlükler+3
Ufuk Karagöz
Hitit University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2021
00
Master'sOpen AccessTR

Dış ticarette kullanılan döviz kuru riski yönetim tekniklerinin finansal bilgi düzeyi bağlamında değerlendirilmesi: TR33 bölgesi örneği

Dış ticaret günümüzde ülkelerin ekonomik kalkınma ve gelişmişlik seviyelerinin artırılmasında son derece önemlidir. Bu nedenle ülkeler dış ticaret hacimlerini artırmaya yönelik politikalar uygulamaktadır. Dış ticaret, ülkelerin yanında firmalar için de karlılığın artırılması ve sürdürülebilirlik açılarından önemlidir. Ancak dış ticaret işlemleri kolay gibi görünse de firmaların karşılaşabileceği çok farklı riskler bulunmaktadır. Bu risklerin en önemlilerinden biri döviz kuru riskidir. Döviz kurlarında küreselleşmenin de etkisiyle sürekli dalgalanmalar yaşanmaktadır. Bu dalgalanmalar farklı ülke para birimleri üzerinden işlem yapan dış ticaret yapan firmaların kârları, rekabet güçleri ve firma değerleri üzerinde olumsuz etkiler yaratabilmektedir. Bu olumsuzluklarla karşılaşmamak için firmalar döviz kuru riskini başarılı bir şekilde yönetmelidir. Çalışmada TR33 Bölgesi il merkezlerinde faaliyet gösteren, 250 ve üzeri çalışana sahip firmaların döviz kuru riski yönetim teknikleri hakkındaki bilgi düzeylerinin ve bu teknikleri kullanım düzeylerinin araştırılması amaçlanmıştır. Araştırma sonucunda katılımcı firmaların bu teknikler hakkında yeterli bilgiye sahip olmadıkları ve bu nedenle de kullanım düzeylerinin düşük olduğu sonucuna ulaşılmıştır.

Döviz kuruDöviz kuru riskiFinansal bilgi düzeyi+2
Göksel Karaş
Kütahya Dumlupınar University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2018
00
Master'sOpen AccessTR

Balassa - Samuelson Hipotezi: Türkiye ve dış ticaret ortakları uygulaması

Bu çalışma Türkiye ve Türkiye'nin en büyük ticaret ortağı olan 10 Avrupa Birliği Ülkesi (Almanya, Fransa, İngiltere, İtalya, Hollanda, ispanya, Belçika, Yunanistan, Polonya, Romanya) ve NAFTA ülkeleri (Kanada, Meksika, Amerika Birleşik Devletleri) için 1991-2013 yıllık verileri kullanarak "Balassa-Samuelson Hipotezi"nin geçerliliğini test etmeyi amaçlamaktadır. Hipotez ülkeler arasında, dış ticarete konu olan ve dış ticarete konu olmayan sektörler arasındaki verimlilik farklarının reel döviz kurlarını belirleyeceğini iddia etmektedir. Çalışmada "Balassa-Samuelson Hipotezi"nin geçerliliğini araştırmak için öncelikle kurulan modeldeki değişkenlerin (reel efektif döviz kuru endeksi ve göreceli verimlilik endeksi) durağanlık analizleri Levin Lin Chu; Hadri; Breitung; Im Pesaran Shin; Fisher ADF; Fisher PP birim kök testleriyle yapılmış, ardından değişkenler arasındaki uzun dönemli ilişkilerin varlığı Pedroni Panel koentegrasyon testi ve Kao Panel koentegrasyon testiyle araştırılmış ve son olarak değişkenler arasındaki uzun dönemli katsayılar Tam Düzeltilmiş En Küçük Kareler Yöntemi (FMOLS) ve Dinamik En Küçük Kareler Yöntemiyle (DOLS) tahmin edilmiştir. Uygulanan testler sonucunda elde edilen bulgular şunlardır: a) Değişkenlere uygulanan tüm birim kök testleri sonucunda değişkenlerin düzey değerlerde durağan olmadıkları, birinci farkları alındığında ise %1 önem seviyesinde durağanlaştıkları bulgusuna ulaşılmıştır. Bu bulgu aynı zamanda söz konusu dönemde ve söz konusu ülkeler için "Satınalma Gücü Paritesinin" geçerli olmadığını ispatlamaktadır; b) Pedroni Panel koentegrasyon ve Kao Panel koentegrasyon test sonuçlarına göre değişkenler arasında %5 önem seviyesinde uzun dönemli koentegre ilişki tespit edilmiştir; c) FMOLS ve DOLS yöntemi "Balassa-Samuelson Hipotezi"nin geçerliliğini hem panel bazında hem de tüm ülkeler için %1 önem seviyesinde ispatlamaktadır. FMOLS ve DOLS yöntemine göre göreceli verimlilik endeksinde meydana gelen 1 birimliklik bir artış, uzun dönemde, reel efektif döviz kurunda yaklaşık olarak 0.96 birimlik bir artış meydana getirmektedir. Anahtar Kelimeler: Balassa-Samuelson Hipotezi, Reel Döviz Kuru, Dış Ticarete Konu Olan ve Olmayan Sektör Verimlilikleri, Tam Düzeltilmiş En Küçük Kareler Yöntemi (FMOLS), Dinamik En Küçük Kareler Yöntemi (DOLS)

Balassa-Samuelson HipoteziEn küçük kareler yöntemiReel döviz kuru+2
İsmail Çifçi
Kütahya Dumlupınar University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2016
00
Master'sOpen AccessTR

Seçilmiş makroekonomik değişkenlerin uluslararası ticarete etkisi

Makroekonomi, ekonomik kalkınmanın genel senaryosunu dikkate alır. Basit bir ifadeyle, ekonominin bir bütün olarak nasıl çalıştığına odaklanmaktadır. Uluslararası ticaret süreçlerini destekleyen makroekonomik faktörlerin belirlenmesinin avantajı çok önemlidir. Bu, işsizlik, GSYİH ve enflasyon gibi değişkenleri hesaba katmayı içerir.Bu çalışmanın amacı, seçilmiş makroekonomik değişkenlerin uluslararası ticaret üzerindeki etkilerinin açıklanmasına ampirik bir uygulama ile katkı sağlamaktır. Çalışma 2000-2019 yılları arasındaki 20 yıllık ikinci verileri kapsamaktadır. Çalışmada panel veri analizi tercih edilmiş olup, değişkenlerin kısa ve uzun dönemli ilişkilerinin incelenmesi panel ARDL metoduyla analiz edilmektedir. Çalışma, seçilen makroekonomik değişkenlerin uzun vadede ticari açıklık üzerinde güçlü ve anlamlı bir etkisi olduğuna dair kanıtlar sunmaktadır. Ancak, bu çalışmanın kısa dönemli ilişkileri incelendiğinde işsizlik dışında olumlu bir etkiyle karşılaşılmamıştır. Araştırmanın uzun dönemli ilişkilerine bakıldığında karışık bir yapı gösterdiği halde bu yapının hepsi literatürle tutarlılık göstermektedir.

Ekonomik kalkınmaMakroekonomiMakroekonomik değişkenler+2
İlias Ashirov
Bursa Uludağ Üni̇versi̇ty · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2022
00
Master'sOpen AccessTR

Türkiye'de sendikasyon kredileri ile dış ticaret arasındaki ilişkinin ekonometrik analizi

Finansal kurumların bir araya gelerek kredi alıcılarına yüklü miktarlarda sağladığı sendikasyon kredileri 1990'lı yıllarda uluslararası bankacılık sektöründeki gelişmeleri de hızlandırmıştır. Önemli bir risk aracı olmasının yanında sendikasyon kredileri aynı zamanda büyük ölçekli işletmelere alternatif finansman kaynağı olmaktadır. Sendikasyon kredileri büyük ölçekli işletmelere üretimlerini verimli şekilde artırarak uluslarası piyasalara açılması için gerekli olan finansal kaynak ve hammadde ithalatının sağlanmasına katkıda bulunmaktadır. Bunun yanı sıra, işletmelerin finansal ihtiyaçlarını karşılayarak dış piyasalara açılmalarını desteklemektedir. Böylece bulundukları ülkelerin dış ticaretini de olumlu yönde etkilemektedirler. Bu çalışmanın amacı Türkiye'de sendikasyon kredileri ile dış ticaret arasındaki ilişkinin ortaya çıkartılmasıdır. Büyük işletmelere sağlanan yüklü miktarlardaki krediler olan sendikasyon kredileri, dış ticareti etkilemeleri sebebiyle ithalat ve ihracat verilerinden yararlanılmıştır. Veri seti oluşturulurken sendikasyon kredileri, ithalat ve ihracat verileri 2000-2016 dönemi için yıllık periyotlar da alınmıştır. İlişkinin ortaya konulması için verilerin çözümlenmesinde birim kök testlerinden ADF, PP ve KPSS testleri ile Johansen Eşbütünleşme ile Hata düzeltme modeli E-views paket programı kullanılmıştır. Çalışma sonucunda sendikasyon kredileri dış ticareti olumlu yönde etkilediği tespit edilmiştir. İthalat ve ihracat için gerekli olan finansmanın sendikasyon kredileri tarafından sağlandığı gözlenmiştir. Dış ticarette meydana gelen artışla beraber daha fazla büyüme gereksinimi için daha fazla sendikasyon kredilerinin gerekliliğinin ortaya çıktığı görülmüştür. Anahtar Kelimeler: Sendikasyon Kredileri, Dış Ticaret, Ekonometrik Analiz

Ekonometrik analizFinansal kaynaklarFinansman+3
Zafer Şahin
Kütahya Dumlupınar University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2018
00
Master'sOpen AccessTR

Çekim modeli çerçevesinde Türkiye ihracatının farklı ülke gruplarıyla değerlendirilmesi: Bir panel veri analizi

Çekim modeli Newton'un keşfettiği yerçekimi yasasına dayanmaktadır dış ticaret akımını açıklamak ilk olarak Tinbergen tarafından kullanılmıştır. En temelde ülkelerin büyüklükleri dış ticaret akımını pozitif yönde mesafe değişkeni ise negatif yönde etkiler varsayımına dayanmaktadır. Zamanla modele farklı değişkenler dahil edilerek model genişletilmiştir. Sovyetlerin dağılmasından sonra özerkliğini ilan eden ülkeler ile ihracatı geliştirmek için Türkiye önderliğinde Karadeniz Ekonomik İş Birliği Örgütü kurulmuştur. Dağılan Sovyetlerin hikayesine benzer şekilde Balkan Ülkeleri de Yugoslavya'dan ayrılarak bağımsızlıklarını ilan etmişlerdir. Bu çalışmada 1996-2019 döneminde Türkiye'nin KEİÖ, Balkan ve Seçili ülkelere yaptığı ihracatı açıklamak için çekim modeli uygun mudur sorusuna cevap aranmaya çalışılmıştır. Türkiye 1996-2019 döneminde toplam ihracatının %15'ini Balkan, 8'ini KEİÖ ve %36'sını Seçili ülkelere yapmıştır. Bağımlı değişken olarak ihracat kullanılmıştır. İhracat değişkenini açıklayabilmek için temel çekim modeli değişkenleri olan GSYH, mesafe değişkeni ile beraber nüfus, dil ve ortak sınır değişkenleri kullanılmıştır. Tüm bu modeller için panel veri analiz teknikleri kullanılmıştır, havuzlanmış, rassal ve sabit etkiler modelleri tahmin edildikten sonra uygun model için testler yapılmıştır. Yapılan testler ardından uygun modeller belirlendikten sonra varsayım testleri yapılmıştır. Varsayımlara sonucuna göre standart hatalara dirençli tahminciler ile nihai model sonuçları elde edilmiştir. Çalışma sonucunda KEİÖ ve Balkan ülkelerine yapılan ihracatı açıklamak içim çekim modeli uygun model değilken seçili ülke grubuna yapılan ihracatı açıklamak için çekim modeli uygundur sonucuna varılmıştır. Her ülke özelinde oluşturulacak gruplarda Türkiye'nin ihracatını açıklamak için çekim modeli uygun değildir.

Cazibe modelleriKaradeniz Ekonomik İşbirliğiPanel regrasyon analizi+3
Beyda Demirci
Bursa Uludağ Üni̇versi̇ty · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2022
00
Master'sOpen AccessTR

Dijital pazarlamanın küçük ve orta büyüklükteki işletmelerin uluslararası ticaretlerine etkisi ve Türkiye örneği

Dijital pazarlama, işletme ve müşterileri arasında bağlantı kurmak için doğrudan tepkiler bileşimini ve aynı zamanda doğrudan olmayan pazarlama unsurlarını ve çeşitli modern teknolojileri kullanır. Bu pazarlama türü ayrıca dünya çapındaki internet ağını kullanarak yeni girişimler çekme, yeni pazarlama, müşteri tanımlama ve onlarla ilişkiler kurma, mevcut işletmeyi işletme ve marka tanıtma gibi şirketlerin yaptığı çok çeşitli etkinlikleri içerir Bu araştırma, Türkiye'deki küçük ve orta ölçekli şirketlerin işlerini ve ürünlerini tanıtmak için dijital medya kaynaklarını ne derece yoğunlukta kullandığını incelemektedir. Ayrıca bu araştırma farklı pazarlama yöntemlerinin kullanımını ve bu işletmelerin şirket büyüklüğü, yıllık gelir ve diğer önemli parametreler açısından mevcut araçları nasıl kullandıklarını incelemektedir. Literatürde, yöneticilere ve işletme sahiplerine şirketlerinin dijital çevrimiçi olarak nasıl temsil edildiği konusunda yapılan bir araştırmaya göre, bazı iş alanlarında dijital pazarlama stratejileri halihazırda uygulanmış olsa da daha geleneksel şirketler hala eğilimi ve teknolojiyi yakalayamamıştır. Bu nedenle hem yerel hem de küresel pazarda rekabet gücünü sürdürmek için bu boşlukların nasıl çözülebileceğini ve girişimcilerin bu sorunları nasıl anlayabileceklerini ve bunlarla nasıl yüzleşebileceklerini belirlemek önemlidir. Çalışmanın konusunu, Türkiye'deki uluslararası ticaret yapan KOBİ'lerin, dijital pazarlama araçlarının kullanımlarının onların satışları üzerindeki etkileri oluşturmaktadır. Kullanımların ve etkilerin belirlenmesi amacıyla elde edilen veriler, Türkiye'de KOBİ tanımına giren 28 işletme sahibi ya da yöneticilere uygulanan Yapılandırılmış mülakat formu sonucunda elde edilmiştir. Bu çalışma toplamda üç bölümden oluşmaktadır. Birinci ve ikinci bölümler kavramsal çerçevenin verilmesi amacı ile literatür taramasından oluşmaktadır. Bu iki bölümde dijital pazarlama ve Türkiye'deki küçük ve orta ölçekli işletmelere genel bakış ele alınmaktadır. Toplanan verilerin analizi, dijital pazarlama araçlarının kullanım dereceleri ile satışlar üzerindeki etkileri arasında anlamlı bir ilişki olduğu saptanmıştır. Çalışma sonuçlarından KOBİ'ler için uygun dijital pazarlama tekniklerinin olmamasının KOBİ'lerin dijital pazarlama tekniklerini benimsemesini engelleyen en büyük sorun olduğu bulunmuştur. Ayrıca dijital pazarlama araçlarının kullanımının, pazarlama bölümü bulunma durumuna göre anlamlı bir şekilde farklılık göstermediği tespit edilmiştir.

KOBİPazarlamaPazarlama yöntemleri+3
Abdullahi Mohamed Mohamud
Bursa Uludağ Üni̇versi̇ty · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2022
00
DoctorateOpen AccessTR

Dış ticaret ve gümrük anlaşmazlıkları: Cezalar ve çözüm yollarının yapısal eşitlik modeli ile analizi

Ülke ekonomilerinin gelişmesinde zaman içerisinde daha büyük bir role sahip olan dış ticaretin, kurumsallaşması ve sağlıklı bir şekilde işleyişi önem arz etmektedir. Bu nedenle giderek artan ve çeşitlenen hacim ile birlikte daha karmaşık bir hâle gelen dış ticaret sürecinin birtakım kurallar ve standartlar çerçevesinde işlemesi gerekmektedir. Bu çerçevede geçmişten günümüze uluslararası düzeyde birtakım anlaşmalar düzenlenmiş, kuruluş ve organizasyonlar oluşturulmuştur. Ancak tüm düzenlemelere ve çabalara rağmen bu alanda taraflar arasında sıklıkla anlaşmazlıklar gündeme gelmektedir. Anlaşmazlıklar, ulusal ve uluslararası düzeyde çözüm mekanizmaları ile çözümlenmektedir. Bu çalışmada dış ticaret ve gümrük anlaşmazlıklarına ilişkin teorik bilgilerin yanı sıra söz Türkiye'de gümrük idaresi ile doğrudan muhatap olan gümrük müşavirleri ve dış ticaret sorumlularının gümrük işlem ve uygulamaları sürecinde karşı karşıya kaldıkları anlaşmazlıkların kaynağını ve bunların çözümüne ilişkin algı ölçümünü konu alan anket uygulaması gerçekleştirilmiştir. Bu kapsamda Yapısal Eşitlik Modeli ile dış ticaret sorumluları ve gümrük müşavirlerinin "gümrük sorunlarına", "gümrük cezalarına", "uyuşmazlık çözüm yollarına" bakışlarına ilişkin algılarını tespit etmek amacıyla üç ölçek geliştirilmiştir. Anket 925 katılımcıya uygulanmış ve elde edilen veriler analiz edilmiştir. Analiz sonuçları genel olarak ölçekler bazında değerlendirildiğinde, gümrük müşavirlerinin dış ticaret sorumlularına göre algı düzeyinin daha yüksek olduğu görülmektedir. Gümrük müşavirlerine ilişkin alt ölçekler bazında yapılan değerlendirmelerde; idarenin gerek gümrük işlem ve uygulamaları gerekse idari çözüm yolları süreçlerindeki performansının iyi olduğu, ortaya çıkan uyuşmazlıkların çözümü hususunda mevcut idari yolların tatmin edici olduğu, mevcut cezaların yeterince caydırıcı ve makul bir düzeyde olduğu gibi sonuçlar öne çıkmaktadır. Buna karşılık mevzuatın karışıklığı, idareler arası uygulama farklılıkları ile idarenin teknik sistemlerinde birtakım iyileştirmelerin gerekli olduğu düşünülmektedir.

CezaGümrük vergisiMali hukuk+6
Neslihan Kızıler
Bursa Uludağ Üni̇versi̇ty · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2022
00
Master'sOpen AccessTR

Türkiye ile Federal Almanya arasındaki dış ticaret anlaşmaları: 1950-1955 dönemine yönelik tarihsel bir araştırma

1950'lerin başında Türkiye ve Federal Almanya Cumhuriyeti özellikle Amerika Birleşik Devletleri ile olan ilişkileri ve temel dış ticaret politikaları açısından önemli benzerlikler göstermektedir. Bu benzerliklerin yanında iki ülkenin birbirleri arasında çeşitli ticari anlaşmalara da imza attığı görülmektedir. Bu çalışmanın amacı Türkiye ile Almanya Federal Cumhuriyeti arasındaki ticari anlaşmaların değerlendirilmesini bu iki ülkenin kayda değer büyüme gerçekleştirdiği 1950-1955 dönemi için gerçekleştirmektir. Bu dönem içerisinde Türkiye'nin dış ticaret politikasının yönetim şekli Bakanlar Kurulu kararlarına dayanmaktadır. 1950-1955 dönemi içerisinde Federal Almanya Cumhuriyeti ile yapılan ticari anlaşmalar 03.05.1952 ve 25.11.1953 tarihli bakanlar kurulu kararlarında yer almakta olup bu kararlar tarihsel araştırma metodu çerçevesinde incelenmiştir. Anahtar Kelimeler: Bakanlar Kurulu Kararı, Demokrat Parti Dönemi, Dış Ticaret Politikası, Federal Almanya Cumhuriyeti

AlmanyaAnlaşmalarDemokratik Parti+4
Ahmet Yücedağ
Kütahya Dumlupınar University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2019
00
Master'sOpen AccessTR

Türkiye tarım ürünleri dış ticaretinin analizi

Bu çalışma, 2000-2021 döneminde Türk tarım sektörünün dış ticaretini analiz etmeyi ve seçili tarım ürünlerinin ihracat performanslarını ortaya koymayı amaçlamıştır. Tarımsal dış ticaret verilerinin analizinde Harmonize Sistem (HS), Uluslararası Standart Ticaret Sınıflandırması (SITC) ve Uluslararası Standart Sanayi Sınıflamaları (ISIC) kullanılarak karşılaştırma yapılmıştır. Çalışmada ayrıca, seçilmiş tarım ürünlerinin İhracat Piyasa Payı (İPP), Açıklanmış Karşılaştırmalı Üstünlükler (AKÜ) endeksi, İthalat Sızma Oranı, Uzmanlaşma Katsayısı, Dış Rekabete Açıklık, İthalat/İhracat endeksleri kullanılarak rekabet gücünün analizi amaçlanmıştır. Rekabet gücü analizi amacıyla seçilen tarım ürünleri limon, mandalina, greyfurt, portakal, kuru üzüm, kabuklu fındık ve zeytinyağıdır. Yapılan analizlere göre, Türkiye'nin kuru üzüm, kabuksuz fındık ihracatında güçlü pazar payına sahip olduğu, greyfurt ihracatının pazar payında artış görüldüğü ancak portakal, limon ve zeytinyağı ihracatında pazar payının ve karşılaştırmalı üstünlüğünün gerilediği saptanmıştır. Pazarlama, finansman, girdi maliyetlerinin yüksekliği gibi sorunlar rekabet gücünü olumsuz etkilemektedir. Rekabet gücünün arttırılması ve geliştirilmesi için söz konusu olumsuz faktörlerin giderilmesi istikrarlı gelişime yardımcı olacaktır. Türkiye tarım ürünleri ihracatını artırmak için alternatif pazarları ve tanıtım çalışmaları da yapmalıdır.

Rekabet gücüTarımUluslararası ticaret
Alara Gül Dilek
Bursa Uludağ Üni̇versi̇ty · Institute of Graduate Studies in Science
2022
00
Master'sOpen AccessTR

Bursa'daki firmaların kur riskine karşı korunma yöntemleri

Dış ticaret ile ilgilenen firmalar döviz kurlarındaki tahmin edilmesi güç olan belirsizliklerle karşılaşmaktadırlar. Dış ticaret faaliyetleri yabancı para birimiyle yurt dışından alış-satış işlemlerini kapsadığından kurlarda yaşanan dalgalanmalar dış ticaret firmalarının kar-zarar durumunu etkilemekte, hatta işletmenin uluslararası rekabet gücünde ve pazarlama işlemlerinde etkili olmaktadır. Döviz kuru riskini yönetebilmek ve azaltabilmek söz konusu işletmeler için giderek önemli hale gelmektedir. Dolayısıyla işletmelerin, döviz kurunun değişmesi sonucunda meydana gelebilecek zararlara karşı önlem almaları ve riskten oluşan zararları minimum seviyeye indirebilmeleri için kur riski türlerini bilmeleri ve riskten korunmak için de korunma yöntemlerini uygulamaları gerekmektedir. Bu çalışmada Bursa'daki firmaların kur riskine karşı korunma yöntemlerinin ve davranışlarının araştırılması amaçlanmıştır. Bu yüzden Bursa Ticaret ve Sanayi Odası'nın her yıl düzenli olarak açıkladığı ilk 250 büyük firma listesindeki dış ticaret faaliyeti yapan firmaların bu teknikleri kullanım düzeylerinin, korunma yöntemlerini kullanan firmaların performanslarının ve hangi yöntemin daha sık kullanıldığının araştırılması amaçlanmıştır. Araştırma sonucunda katılımcı işletmelerin korunma yöntemlerini kullanım düzeylerinin yüksek olduğu ve en çok forward yönteminin tercih edildiği sonucuna ulaşılmıştır.

BursaDöviz kuruDöviz kuru riski+4
Beyza Nur Özata
Bursa Uludağ Üni̇versi̇ty · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2022
00
Master'sOpen AccessTR

Dış ticaretin ekonomik kalkınma üzerindeki etkisi: 1981-2005 Türkiye üzerine bir uygulama

İkinci dünya savaşı sonunda ortaya çıkan yeni ekonomik düzen; sosyal, siyasal ve ekonomik anlamda büyük bir yıkım yaşamış ülke ekonomilerinin yoğun bir sanayi hamlesi ile kalkınmasını hedefliyordu.Geçmişten günümüze bakıldığında ortaya konan tüm kalkınma hamlelerinin belirli dış ticaret stratejileri öncülüğünde uygulamaya konduğu görülmektedir. Bu bağlamda ülkeler açısından dış ticaret, dünya konjonktüründe her zaman anahtar bir rol üstlenmiştir. Bu rol özellikle kalkınmanın artık bir gereklilik haline geldiği gelişmekte olan ülkeler için, zaman zaman ihracat ağırlıklı olurken kimi zamanda ithal ikamesine yönelik bir hal almıştır. Ancak her iki durumda da amaç, gelişmiş ülke ekonomilerinin refah düzeyini yakalamak olmuştur.Bu çalışmada 1981-2005 yılları arasında Türk dış ticaretinin Türkiye'nin ekonomik kalkınmışlığı üzerindeki etkisi incelenmiştir.Çalışmanın birinci bölümünde; dış ticaret teorileri açıklanmış ve kalkınma kavramı tanımlanarak, teorik altyapısı ortaya konmuştur. Bunu yaparken azgelişmişlik ve büyüme olguları üzerinden bir değerlendirmeye gidilmiştir. Ayrıca dış ticaret ve kalkınma ilişkisi; dış ticaret stratejileri yönünden gerek teorik gerekse uygulamadaki tecrübelerden yola çıkarak değerlendirilmiştir.Çalışmanın ikinci bölümünde; Türkiye'nin kalkınma süreci; tarihsel bir bakış açısından cumhuriyet dönemi, planlı ve 1980 sonrası dönem gibi üç ana başlık altında incelenmiştir.Çalışmanın üçüncü ve son bölümünde ise; 1981-2005 yılları arasında Türk dış ticaretinin ekonomik kalkınma üzerindeki etkisi test edilmiştir. Çalışmada, bağımlı değişken olarak 4 farklı kalkınmışlık göstergesi olan sağlık, iletişim, eğitim ve ulaşım değişenleri ve bağımsız değişken olarak da dış ticaretin bir bütün olarak gsyih içindeki payı kullanılmıştır. Çalışmada dış ticaret ve kalkınma arasındaki ilişkiyi ölçmek amacıyla Granger nedensellik ve Johansen koentegrasyon testleri uygulanmıştır. Granger nedensellik ve Johansen koentegrasyon testleri, Türkiye dış ticaretinin kalkınma üzerinde etkili olmadığı sonucunu ortaya çıkarmıştır.

Beşeri sermayeEkonomik büyümeEğitim+2
Ümit Dumlupınar
Kütahya Dumlupınar University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2008
00
Master'sOpen AccessTR

Küreselleşme sürecinde serbest bölgelerin Türkiye dış ticareti üzerine etkileri

İnsanlar tarih boyunca dünya nimetlerinden ihtiyaçlarını karşılamak doğrultusunda en iyi şekilde faydalanma yarışına girmişler ve bu kapsamda ellerindeki üretim olanaklarıyla en çok çıktıyı elde etmek istemişlerdir. Belli bir noktada üretim imkanlarının azalması ama nüfusun artmaya devam etmesi ihtiyaçlarını karşılamak için üretim yapmak zorunda olan ülkeleri de başka kaynaklara yönlendirmiş ve günümüzde küreselleşmenin temelini oluşturan gelişmeler yaşanmıştır. Bu sisteme göre çevredeki kaynaklar ana kıtaya transfer edilmekte ve ana kıtanın ihtiyacı olan hammadde ve ara mamuller ile tüketime hazır ürünler ana kıtadaki ihtiyacı karşılamaktadır.Sonraki zamanlarda ana kıtada oluşan üretim fazlalıkları için yeni pazarlar aranmış ve yine bu sömürgeleştirilen ülkeler seçilmiştir. Bu da karşılıklı ticaret sistemlerinin oluşmasına katkı sağlamıştır. Ülkeler arası ticaretin gelişmesi ile hem küreselleşme yaygınlık kazanırken diğer taraftan da dış ticaret gelişmekte bunun sonucu olarak da ülke ekonomileri gelişim göstermiştir.Ülke ekonomileri globalleşen dünya ile birlikte kaynaklarını ve ekonomik etki alanlarını genişletmek için yeni yollar aramaya başlamışlardır. Bu amaçla işletmelerin ve uluslararası ticarette faaliyet gösteren çok uluslu şirketlerin hareket alanlarını genişletmek ve ülkelerarası ticareti geliştirmek için serbest bölgeler oluşturulmuştur.Bu çalışmada Globalleşme, Globalleşme açısından Serbest Bölgeler ve Serbest Bölgelerin Türkiye'deki durumu incelenmiştir.Birinci bölümde, genel olarak küreselleşme ve serbest bölge kavramlarına değinilmiştir. Bunların çeşitleri, nedenleri, tarihsel gelişimi ve etkileme kanalları incelenmiştir.İkinci bölümde Türkiye'deki serbest bölgelerin tarihsel gelişimi ve faaliyette bulunan serbest bölgeler incelenmiştir.Üçüncü ve son bölümde Türkiye'de faaliyette bulunan serbest bölgelerin ekonomiye etkileri ile serbest bölgelerin başarısını etkileyen faktörler değerlendirilmiştir.Anahtar Kelimeler: Küreselleşme, Serbest Bölgeler, Dış Ticaret

KüreselleşmeOrganize endüstri bölgesiSerbest bölgeler+4
Tufan Yayla
Kütahya Dumlupınar University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2010
00

Related subjects