International trade

723 theses under this subject heading

Master'sOpen AccessEN

Where you export matters: Explications on the export sophistication of Turkey and its export destinations

This master thesis mainly aims to clarify the effects of export destinations of Turkey on product sophistication of its export basket with using Export data of Turkey between 1998 and 2011 with HS6 classification. Besides, effects of export destinations on technology usage of export products and how export products could be structured within country groups are also analyzed in this study by the light of the presence of relationship between export destinations and product sophistication. This study shows that export destinations of Turkey significantly matter on sophistication and technology usage of export products such that as share of European Union from Turkey's total export increases, both share of mid-high and high technology export commodities from total volume and product sophistication of export basket increase whilst it is in the opposite way for MENA. Moreover, effects of other export destinations of Turkey on both sophistication and technology usage of export products are analyzed in the study. Keywords: International Trade, Export Partner, Sophistication, Qualification

QualitySophisticationTrade+3
Mert Can Duman
TOBB Economics and Technology University · Sosyal Bilimler Enstitüsü
2014
00
Master'sOpen AccessTR

Türkiye dış ticaretinin Sanayi 4.0 ve endüstri içi ticaret perspektifinde yapısal dönüşümünün analizi

Bu tez çalışması, Sanayi 4.0 bağlamında Türkiye'nin dış ticaretinin endüstri içi ticaret perspektifinde yapısal dönüşümünü analiz etmeyi amaçlamaktadır. Türkiye ihracatının büyük bir bölümü bölgesel ve küresel üretim zincirlerinde satılan ara mallardan oluşmakta ve sektör bazında otomotiv, tekstil, elektronik, demir çelik ve mobilya sektörleri de ihracatta öne çıkmaktadır. Çalışma kapsamında, Türkiye dış ticaretinin sanayi 4.0'a dönüşüm potansiyeli endüstri-içi ticaret teorisi çerçevesinde analiz edilmiştir. Türkiye'nin ihracatında teknoloji seviyesinin son 40 yılda ithalatın teknoloji seviyesine yakınsadığı, ihracatta orta yüksek teknoloji imalat sanayi sektörlerinin öne çıktığı görülmektedir. Analiz bulguları neticesinde, Türkiye'nin dışa açıklık oranı ithalat lehine arttığından, dışa açıklık düzeyinin artmasının endüstri içi ticareti olumsuz yönde etkilediği, endüstri içi ticaretin gelişiminin Türk imalat sanayinin sanayi 4.0 dönüşümünü teşvik ettiği, Türkiye'nin dış ticaret yapısının imalat sanayine ve orta yüksek teknoloji ürünlere doğru kayma eğiliminde olduğu, 1978-2001 döneminde teknoloji açığında gerileme eğiliminin gözlendiği, Türkiye'nin teknoloji açığının ihracatın ithalata oranı üzerindeki etkisinin %5 anlamlılık düzeyinde pozitif olduğu, 2002-2019 döneminde teknoloji açığının ihracatın ithalata oranı üzerindeki etkisinin %10 anlamlılık düzeyinde negatif olduğu, orta yüksek teknoloji endüstri içi ticaret ile imalat sanayi dış ticareti arasında da negatif ve istatistiki olarak anlamlı bir ilişkinin olduğu sonuçlarına ulaşılmıştır.

Dış ticaret politikalarıEndüstri 4.0Endüstri içi ticaret+3
Mehmet Emin Yiğitbaşı
TOBB Economics and Technology University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2020
00
Master'sOpen AccessTR

Türkiye'de dış ticaretin ekonomik büyüme üzerindeki etkisi

Ekonomik büyüme kavramı, iktisatçıların her zaman ilgilendiği bir konu olmuştur. Küreselleşen dünya ile birlikte ekonomik büyüme ile dış ticaret arasındaki ilişki daha çok ilgi çekmeye başlamış ve bu konuda çok sayıda ampirik çalışmalar yapılmıştır. İthalat ve ihracatın toplamı şeklinde tanımlanan dış ticaret özellikle gelişen ekonomilerde sürdürülebilir büyümeyi sağlamada oldukça büyük bir öneme sahiptir ve dış ticaret, ülkelerin gelişmişlik düzeylerini etkilemektedir. Günümüzde, dış ticaret; kalkınmanın ve globalleşmenin anahtar kavramı olarak görülmektedir. Bu çalışmada ayrıntılarıyla incelenecek olan dış ticaret ve ekonomik büyümenin tarihi, uygulanan sanayileşme politikaları bakımından iki farklı döneme ayrılabilir. İlk dönem, 1980 yılı öncesi ithal ikameci sanayileşme politikalarının uygulandığı dönem olarak tanımlanır. İkinci dönem ise ihracata dayalı sanayileşme politikalarını uyguladığı 1980 yılı sonrası dönemdir. Bu çalışmanın amacı dış ticaret ve büyüme arasındaki ilişkiyi Türkiye ekonomisi için 1991 ve 2018 yılları arasındaki aylık veriler ile araştırmak, ihracat, ithalat ve ekonomik büyüme arasındaki nedensellik ilişkisi incelemektir. Ekonomik büyüme ile dış ticaret arasındaki ilişki iki hipoteze göre, ihracata dayalı büyüme ve büyümeye dayalı ticaret hipotezleri araştırılacak ve toplam dış ticaret ile ekonomik büyüme arasındaki nedensellik ilişkisinin yönü tespit edilecektir. Nedensellik testi sonuçları ihracat ile ekonomik büyüme arasında karşılıklı nedensellik ilişkisinin varlığına işaret etmektedir. Etki-tepki analizi sonuçlarına göre ise; ithalatın sanayi üretimini kısa dönemde, ihracatın ise uzun dönemde etkilediği belirlenmiştir.

Ekonomik büyümeEkonomik etkiTürk ekonomisi+3
Mahsum Bağırtan
Tekirdağ Namık Kemal University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2018
00
Master'sOpen AccessTR

Dahilde işleme rejiminin Türkiye ekonomisi ve dış ticareti üzerindeki etkilerinin analizi

Günümüz gelişmekte olan ülkeleri ihracatta yaşanan artışın ekonomik büyümeyle doğru orantılı olacağı ve ekonomik büyümede ihracat artışının önemli rol oynayacağı düşüncesinde birleşerek, içe dönük ve kapalı ekonomi politikalarını terk edip dışa dönük ticaret politikaları üretmeye çalışmışlardır. Türkiye de bu konjonktüre ayak uydurarak ithal ikameci politikayı değiştirmiş, 1980 yılından itibaren ekonomik büyümenin motorunu ihracatta görmüş ve ihracatı geliştirip sürdürülebilir hale getirmek için teşvik politikaları geliştirmeyi benimsemiştir. 1980'li yıllarda ihracat teşvikleri genelde parasal teşvikler üzerine planlanırken 1990'lı yılların ortalarında Dünya Ticaret Örgütü (DTÖ) Anlaşması'na taraf olunması ve Gümrük Birliği'ne (GB) dahil olunması, dolayısıyla da anlaşma ve entegrasyon modeli şartlarına uygun hareket etme zorunluluğu nedeniyle doğrudan parasal teşvikler uygulanabilirliğini kaybetmiştir. Bu sebeple Türkiye, ihracatı geliştirmek için yeni programlar üretmeye başlamıştır. Bu programlardan birisi de sektörlerin asıl ihtiyacı olan kaliteli ve ucuz girdiyi temin etmeye yönelik oluşturulan Dahilde İşleme Rejimi (DİR) olmuştur. DİR'in Türkiye Ekonomisi ve Dış Ticareti üzerindeki etkilerinin analizine yönelik yapılan bu çalışmada, öncelikle ihracat ve teşvik kavramlarına değinilmeye çalışılarak ihracat teşvikleri ile ilgili genel bilgiler verilecektir. Türkiye'de uygulanan ve uygulanmaya devam eden ihracat teşvik tedbirleri açıklanacaktır. Ayrıca, Dahilde İşleme Rejimi uygulaması detaylı bir şekilde açıklanmaya ve rejimin işleyişi anlatılmaya çalışılacaktır. Diğer taraftan çalışmanın asıl hedefi olan rejimin Türkiye Ekonomisi'ne ve Dış Ticareti üzerine etkileri çeşitli istatistiki veriler, grafikler, şekiller yardımıyla analiz edilmeye çalışılacaktır. Çalışmanın sonuç ve öneriler bölümünde ise rejimin Türkiye Dış Ticareti'ne ve dolayısıyla da Türkiye Ekonomisi'ne pozitif etkilerinin maksimum seviyeye çıkarılabilmesi için rejimin amacına uygun işlemesine yönelik öneriler aktarılmaya çalışılacaktır.

Dahilde işleme rejimiEkonomik etkiTeşvikler+5
Dursun Aydın
Tekirdağ Namık Kemal University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2018
00
Master'sOpen AccessTR

Bir süreç olarak yetkilendirilmiş yükümlü statüsü: Örnek bir uygulama

Günümüzde Türkiye'de ve dünyada hızla gelişen dış ticaret beraberinde sistemsel yenilikler getirmektedir. Ülkemizde dış ticaret verileri yetkili makamlarca düzenli olarak değerlendirilmekte ve sonuçlara göre gerekli yaptırımlar ortaya konmaktadır. İhracatı arttırıcı çalışmalar her zaman ön planda olduğu gibi ithalatı azaltıcı ve iç piyasaya yerli ticarete yöneltme eğilimi de ön plana çıkmaktadır. İthalatı azaltıcı uygulamalar arasında; yüksek oranlı gümrük vergileri, kotalar, ürün beraberi hazırlanması istenen belgelerin temini, gümrük işlemlerinin işleyişi ve bu süreci zorlaştırıcı durumlar mevcuttur. Bu durumlara rağmen iç piyasada ikamesi bulunmayan ya da yurt dışı firmalarının cezbedici fiyat uygulamaları, işçilik değerleri gibi değişken faktörler nedeniyle ithalat son sürat devam etmektedir. Dış ticaret yapan firmalar ithalatı kolaylaştırmak için gümrük idarelerince sunulan ayrıcalıkları kullanmaktadır. Bu ayrıcalıklardan en bilineni gümrük işlemlerinin süresini ve işlemlerin toplam maliyetini etkileyen hat kullanımlarıdır. Mavi hat diye bilinen Onaylanmış Kişi Statü Belgeleri 01 Ocak 2017 itibari ile geçerliliğini kaybetmiştir. Gümrük işlemlerinde Mavi hattı ile işlem yapan firmalar için mavi hat gibi gümrük işlemleri süresi anlamında kolaylık sağlayacak olan Yetkilendirilmiş Yükümlü Statü Belgesi yani Yeşil Hat alınması gerekli olmuştur. YYS (Yeşil Hat) gümrük işlemleri açısından Onaylanmış Kişi Statü Belgesi (Mavi Hat) 'nden çok daha fazla özelliğe sahiptir. YYS sahibi firmalara yerinde gümrükleme yani firmanın gümrük işlemlerini kendi işletme sınırları içinde yapma olanağı vermektedir. Gümrük işleyişi bakımından beklemeye neden olan ve bu nedenle maliyeti arttıran işlemler bu belge ile asgari düzeye indirilmiştir. YYS sahibi olan firmalara statü sağlamaktadır. Çünkü YYS alımında ve belgenin sürekliliğinde çok fazla emek, bilgi ve çalışma istemektedir.

DenetimGümrüklerUluslararası ticaret+4
Nagehan Aslan
Tekirdağ Namık Kemal University · Sosyal Bilimler Enstitüsü
2019
00
Master'sOpen AccessTR

Tekirdağ'da ihraç kayıtlı satış KDV iade uygulamasına yönelik memnuniyetin ölçülmesi

Dünya üzerinde yaşayan toplulukların kültürleri birbirinden farklılık göstermektedir. Bu farklılıklar geçmişte ve günümüzde özellikle siyasi ve ekonomik savaşlara veya ticarete yol açmıştır. Artık küreselleşme ile bu farklılıklar yerini benzerliklere bırakmaktadır. Bu sebeple ticaretin gelişmesi ülkeler arasındaki ticareti engelleyen durumlarında ortadan kalkmasına olanak vermektedir. Ülkelerin birbirlerini tanıma, birbirlerinden etkilenmesi sonucunda aralarındaki ticaretin gelişmesi ticaret yapan ülkeler, firmalar, insanlar içinde bir başarıyı ifade etmektedir.Ülkeler arasındaki bu ticaret aynı malları üretebilen ülkeler için de rekabeti körükleyen bir durum oluşturmaktadır. Bu durum rekabet edilebilirliğin geliştirilebilmesinin de yolunu açmıştır.Ülkeler arasındaki ticari rekabette önemli unsurlardan biri de vergi istisnaları ve buna bağlı olarak oluşturulan ihracattan doğan vergi istisnalarıdır. İhracattan doğan vergi istisnaları, satıcıların daha az vergi ödeyerek dünya ticareti piyasa koşullarına göre yurt dışındaki üreticiler ilerekabet edebilirliklerini artıran çok esaslı bir hamledir.Bu çalışmada; Türkiye'de uygulanan Katma Değer Vergisi ile ilgili genel esasları ve ihracat istisnalarından olan ihraç kayıtlı satış ve iadesi ile ilgilimevzuata dayanan genel durumu açıklamaya çalışılmıştır. Tekirdağ ilinde ihraç kayıtlı satış yapan mükellefler arasında yapılacakolan anket çalışması ile mükelleflerin iade uygulamasına yönelik olarak memnuniyetlerini ortaya koymaya çalışmaktadır. Anahtar Kelimeler: Değer Katma, İhraç Kayıtlı Satış, İstisna, KDV İadesi, Memnuniyet.

Katma değerKatma değer vergisiMüşteri tatmini+7
Muhammet Han Özcan
Tekirdağ Namık Kemal University · Sosyal Bilimler Enstitüsü
2019
00
Master'sOpen AccessTR

Türkiye'de lojistik sektörünün dış ticaret üzerinde etkileri (Otomotiv endüstrisi örneği)

Lojistik sektörü; tarihte tekerleğin icadı ile başlamış, günümüze kadar arz ve talep olan her yerde göstermiş olduğu hizmet anlayışı ile beraber gelişerek devam etmiştir. Lojistik sektörü günümüzde ülkeler için stratejik sektörler arasına girmiş bir kavramdır. Ülkeler lojistik faaliyetler üzerinde durarak, maliyet avantajı sağlamayı hedeflemektedirler.Ülkemiz jeopolitik konumu açısından, lojistik sektöründe ciddi avantajlara sahiptir. 3 tarafının denizler ile çevrili olması, birçok ülke ile sınır komşusu olması ve transit ticaret yolları üzerinde olması Türkiye'nin gelecekte büyük bir lojistik üs olma ihtimalini kuvvetlendirmektedir.Lojistik sektörü ve dış ticaret kavramları doğrudan olmasa bile dolaylı bir şekilde birbirleri ile etkileşim içersindedir. Ülkelerin dış ticaret hacminin artması, deniz aşırı ülkelere ticaret yapması aynı zamanda lojistik süreçlerinin de gelişmesine olanak sağlamaktadır.Otomotiv endüstrisi, ülkeler arasında ciddi bir pazar payına sahiptir. Ülkemiz otomotiv endüstrisinde her geçen zaman diliminde kendini geliştirerek ilerlemektedir. Ülke olarak politikamız otomotiv endüstrisini her daim ileriye taşımak ve ihracat rakamlarını üst seviyelere çıkarmaktır. devlet ve yetkili bakanlıklar verdikleri destekler ile sektöre değer katmaktadırlar.Bu çalışmada Türkiye'de lojistik sektörü, lojistik sektörünün dış ticaret ile etkileşimi ve otomotiv sektörünün dış ticaret hacmine sağladığı katkılar üzerine araştırma yapılmıştır.

LojistikLojistik sektörüOtomotiv sektörü+2
Bahadır Kaplan
Tekirdağ Namık Kemal University · Sosyal Bilimler Enstitüsü
2019
00
Master'sOpen AccessTR

Türkiye ve Balkan ülkeleri arasındaki dış ticaret ilişkisinde turizmin ekonomik büyümeye etkileri

Geçmişten günümüze kadar ekonomik büyüme birçok iktisadi ekolün konusu olmuş ve devletler tarafından bu alanda çalışmalar yapılmıştır. Ekonomik büyüme kavramı incelendiğinde, dış ticaretin önemi ortaya çıkmıştır. Küreselleşen dünya ile birlikte uluslararası ilişkiler önem kazanmıştır. Bu durum dış ticaret ilişkilerinin gelişmesini ve bir dış ticaret çeşidi olan turizmi ön plana çıkarmıştır. Türkiye Ekonomisinde de küreselleşen dünya ile turizm ön plana çıkar. Jeopolitik olarak çok yakın bir konumda olan Balkan ülkeleri ile aramızda gelişen ekonomik ilişkilerin en önemli unsuru olan turizmin ekonomik büyümeye katkısı araştırılmış ve özellikle Türkiye açısından göz ardı edilemez derecede etkisi olduğu bu çalışmada ortaya konulmuştur.

BalkanlarEkonomik büyümeEkonomik etki+3
Berfin Hemen
Tekirdağ Namık Kemal University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2020
00
Master'sOpen AccessTR

Dış ticaretin ekonomik büyüme üzerindeki etkileri: Türkiye örneği 1987-2019

Bu çalışmanın amacı Türkiye için 1987-2019 dönemi yıllık verileri ile büyüme ve dış ticaret ilişkisini Johansen Eşbütünleşme ve Toda-Yamamoto nedensellik analizleri çerçevesinde incelemektir. Bu kapsamda, ekonomik büyüme için sabit fiyatlarla 2010 baz yılı yıllık GSMH göstergesi, dış ticaret için aynı şekilde sabit fiyatlarla 2010 baz yılı yıllık ithalat-ihracat göstergeleri kullanılmıştır. Değişkenlere öncelikle ADF ve PP birim kök testleri uygulanmış ve tüm değişkenler birinci farkta durağan hale getirilmiştir. Tüm değişkenler I(1) düzeyinde durağanlaştırıldıktan sonra eşbütünleşme derecesine bakılmış ve değişkenler arasında eşbütünleşme ilişkisi olduğu sonucuna ulaşılmıştır. Son olarak değişkenlere Toda-Yamamoto testi uygulanmış ve ithalatın GSMH üzerinde istatistiksel açıdan anlamlı etkisinin olduğu saptanmıştır.

Birim kök testleriEkonomik büyümeEkonomik etki+5
Selda Özgenel
Tekirdağ Namık Kemal University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2020
00
Master'sOpen AccessTR

Uluslararasılaşma çerçevesinde KOSGEB tarafından değerlendirilen proje bazlı desteklerin incelenmesi: Tekirdağ ili örneği

Dünyada küreselleşme ile birlikte işletmelerin uluslararasılaşma faaliyetlerinin önemi artmaktadır. Ülkemizde uluslararasılaşma kavramının önem kazanması ile birlikte hükümet politikaları ve stratejik planlarda ihracat arttırıcı, cari açığı azaltıcı destek sistemleri oluşturulmaya başlanmıştır. Bu doğrultuda devletin destek politikalarının temel uygulayıcıları arasında yer alan Küçük ve Orta Ölçekli İşletmeleri Geliştirme İdaresi Başkanlığı (KOSGEB), ülkemizde küçük ve orta ölçekteki işletmelerin (KOBİ) dış ticaret faaliyetlerini destekleyen programlar ile hükümet politikalarının ekonomiye adaptasyonu noktasında faaliyetlerini yürütmektedir. Küreselleşme, dış ticaret faaliyetleri, uluslararası veya bölgesel ekonomik alanlar KOBİ'lere sağlanan teşvik sistemine farklı ve yeni kısıtlamalar getirse de hiçbir zaman ortadan kaldırılmamış sadece destekleme şekilleri veya uygulamaları değişmiştir. Teşvik yada destekler ile elde edilmiş olan kazanımlar sadece desteklenen firma yada sektör ile sınırlı kalmayıp ülke genelindeki ekonomi üzerinde olumlu etkiler ortaya çıkarmıştır. Dünyada ve ülkemizde işletmelerin büyük oranını oluşturan KOBİ'ler istihdam oluşturmaları, ekonomik değişkenliklere hızlı adapte olma becerileri, rekabetçi duruşları ve bölgeler arası ekonomik dengesizlikleri düşürmede büyük rol oynayarak olumlu katkılar sağlamaktadır. Bu rollere pozitif etkinlik sağlamak, dünya pazarlarına açılmalarını teşvik etmek ve desteklemek noktasında KOSGEB destek programları uygulanmaktadır. Bu çalışmada KOSGEB tarafından uygulanan proje bazlı desteklerin analizi yapılarak, yürütülen destek çalışmalarının hükümet programları ve ulusal-uluslararası hedefler ile uyumunun üst düzeye çıkarılabilmesi için öneriler ortaya konulmaya çalışılmıştır. Çalışma dört bölümden oluşmaktadır. Çalışmanın ilk bölümünde KOBİ'nin tanımı yapılarak ve KOBİ'lerin önemi, KOBİ durumları ve ülke ekonomisi açısından önemine değinilmiştir. Bu bölümde dünyada ve Türkiye'de KOBİ kavramı ele alınarak, KOBİ'lerin dış ticarete etkisi noktasına dikkat çekerek KOBİ'lerin piyasadaki rolü aktarılmıştır. İkinci bölümde ise KOSGEB'in varlığı ile işletmelere ve ülkeye katkı durumu ele alınmıştır. KOSGEB'in tarihi, genel yapısı, verilen destekler ile proje bazlı desteklerin uygulama esasları incelenerek mevzuat tanımları ile ilgili bilgiler verilmiştir. Üçüncü bölümde ise Tekirdağ ili ile sanayisi, Tekirdağ'da dış ticaret durumu ve ilin özel ekonomik bölgeleri ile Tekirdağ'da yararlandırılmış olan KOSGEB destek verileri sunulmuştur. Dördüncü ve son bölümde öncelikle araştırmanın amacı ve yöntemi, verileri toplama metodu, araştırmanın kapsamı ve sınırları başlıklar halinde sunulmuştur. Bu son bölümde araştırma ile birlikte Tekirdağ ilinde KOSGEB'in değerlendirdiği proje bazlı desteklerden yararlanan işletmelerin destek öncesi ve destek sonrası durumları analiz edilmiştir. Tekirdağ ilinde KOBİ'lere yönelik desteklerin proje bazlı olarak değerlendirilen kısımları verilen destekler üzerinden ele alınmıştır. Destekler, Tekirdağ ili örneği çerçevesinde araştırma yapılarak sonuca bağlanmıştır. SPSS programında analiz edilen mali veriler ile sonuçlara yer verilmesiyle desteklerin ülkeye ve Tekirdağ'a uluslarararasılaşma çerçevesinde ortaya çıkan analiz bilgileri ile sonuç ve öneriler kısmıyla bağlanmıştır. KOSGEB kurulduğu 1990 yılından beri kamu kaynaklarını KOBİ'lere aktarmakta ve 2010 yılından itibaren proje bazlı destek programları ile bugüne kadar kesintisiz bir şekilde Türkiye'de bulunan işletmelere destek vermektedir. Çalışma ile Tekirdağ ilinde proje bazlı destek programlarından kaç işletmenin yararlandığı ve bu destek programlarından yararlanmış işletmelerin destek öncesi ve sonrasında toplam satış ve yurtdışı satışlarının analizi ile desteklerden yararlanmış bu firmaların verileri ve bu firmaların aldıkları proje bazlı desteklerin uluslararasılaşma çerçevesi kapsamında incelenerek desteklerin ele alınması değerlendirilmiştir.

Destek programlarıDestekleme politikalarıKOSGEB+6
Ayça Kızıldağlı
Tekirdağ Namık Kemal University · Sosyal Bilimler Enstitüsü
2022
00
Master'sOpen AccessTR

Bağımsızlık sonrası Azerbaycan ekonomisinin gelişimi ve uluslararası ticarete entegrasyonu: Türkiye ilişkileri

Azerbaycan'ın bağımsızlık yıllarının başarısı, Cumhuriyetimizin bağımsız bir politika izlemesi, herhangi bir devlet veya uluslararası kuruluştan bağımsız olarak ulusal çıkarları gözetmesidir. Azerbaycan ekonomisinin iktisadi ve sosyal tabanı, 1996 yılından itibaren sürdürülebilir kalkınma ve yüksek büyüme oranları ile genişlemektedir. Ülkemizde petrol ve petrol dışı sektörlerin büyümesi, ekonominin gayri safi yurtiçi hasılasının, bütçesinin ve döviz rezervlerinin yıldan yıla istikrarlı büyümesini göstermektedir. Bu dönemde girişimciliğin gelişimi, enerji güvenliği, yeni altyapı da gelişmiştir. Son dönemlerde Türkiye'nin dış politikasında ciddi değişiklikler yapılmış ve Azerbaycan-Türkiye ilişkilerinde niteliksel olarak yeni bir aşama başlamıştır. Bugün Türkiye, Azerbaycan'ın en güvenilir siyasi müttefiki ve eşit ekonomik ortağıdır. Azerbaycan-Türkiye ilişkileri sadece iki kardeş halkın çıkarlarına hizmet etmekle kalmıyor, aynı zamanda dünyada ve bölgede barış ve huzurun tesis edilmesine de katkıda bulunuyor. Anahtar Kelimeler: Petrol sektörü, Petrol dışı sektör, Gayri Safi Yurtiçi Hasıla, Türkiye ilişkileri

AzerbaycanEkonomiEkonomik gelişmeler+5
Mehpara Malikova
Tekirdağ Namık Kemal University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2021
00
Master'sOpen AccessTR

Dış ticaretin ekonomik büyüme üzerine etkisi: 1980 sonrası Türkiye örneği

Bu çalışmada 1980-2019 yılları arasında Türkiye'nin dış ticaretinin ekonomik büyümesine bir etkisi olup olmadığı incelenmiştir. Araştırmada Johansen Eşbütünleşme Testi ve Toda-Yamamoto Nedensellik Testleri kullanılmıştır. Test sonuçlarına göre büyümeden ihracata ve ithalata nedensel bir ilişki belirlenmemekle birlikte hem ithalat hem de ihracattan GSYİH'ye anlamlı bir nedensellik ilişkisi bulunmaktadır. Çünkü büyüme, cari açığı ve dış ticaret açığını artıran bir faktör. Dış ticaret ile ekonomik büyüme arasındaki ilişkide, ilişkinin yönü ve önemi ülkeye ve döneme göre değişebilmektedir.

1980 sonrasıDış ticaret hadleriEkonomik büyüme+6
Seda Değirmenci
Tekirdağ Namık Kemal University · Sosyal Bilimler Enstitüsü
2021
00
Master'sOpen AccessTR

Teknoloji yoğun malların sektörel ihracatı: Türkiye örneği

Günümüzde ülkelerin dış ticaretlerindeki teknoloji yoğun mallar, geçmişe göre daha fazladır. Bir ülkenin teknoloji yoğun mal ihracat kapasitesini artırması, ekonomisinin daha fazla rekabetçi olmasına olanak sağlamaktadır. Bu nedenle ülkelerin teknoloji yoğun malların ihracatına önem vermesi gerekmektedir. Teknoloji, ekonomide girdi olarak kabul edilmekte ve ekonominin genişlemesinde teknolojik gelişime olumlu etki etmektedir. Teknolojinin gelişiminde de bilgi ön plandadır. Bilgi ekonomisi çerçevesinde teknoloji yoğun malların ihracatının artması bilgi ekonomisinin araştırma ve geliştirme faaliyetlerine bağlıdır. Türkiye'nin sürdürülebilir ihracat performansı sergilemesi ve dünya sıralamasında ön sıralarda yer alabilmesi için teknoloji yoğun malların ihracatının sektörel bazda araştırılması gerekmektedir. Bu doğrultuda çalışmada, Türkiye'nin sektörel bazda teknoloji yoğun mal ihracatına milli gelirin, döviz kurunun ve kriz kukla değişkeninin etkisi incelenmiştir. Dış ticaret teorileri genel bir çerçeve ile ele alınmış, teknoloji yoğun malların bilgi ekonomisi içerisindeki yeri ve rolü üzerinde durulmuştur. Literatür taramasının ardından teknoloji yoğun malların ticaretini ele alan çalışmalar öne çıkarılmıştır. Çalışmanın analizinde, AB'nin milli geliri ve Türkiye'nin reel döviz kurunun ve kriz kukla değişkeninin teknoloji yoğun mal ihracatına etkisi araştırılmıştır. Yapılan ekonometrik analizde, 2003:I - 2017:IV dönemlerini kapsayan üçer aylık veriler kullanılmış, geleneksel ve yapısal kırılmalı birim kök testleri ile yapısal kırılmalı eşbütünleşme testi yapılmıştır. Teknoloji yoğunluğuna göre sınıflandırılan 26 sektörün ihracatı Tam Değiştirilmiş En Küçük Kareler Yöntemi ile tahmin edilmiş ve elde edilen sonuçlar yorumlanmıştır. Yapılan analizlerden elde edilen sonuçlara göre reel döviz kurunun ve GSYİH'nın ihracat üzerindeki etkisi her sektör için farklı sonuçlar vermektedir. Dolayısıyla analize dâhil edilen sektörler için genelleme yapılması mümkün değildir.

Bilgi ekonomisiTeknolojiTeknoloji sektörü+4
Enes Bolkan
Tarsus University · Institute of Graduate Studies
2019
00
Master'sOpen AccessTR

Uluslararası ticaret ve lojistik ile uluslararası ticaret ve lojistik yönetimi ana bilim dallarında yazılan tezlerin incelenmesi

Küreselleşmenin beraberinde getirdiği hızlı teknolojik ilerleme ile beraber uluslararası ticarette gelişmeler yaşanmış ve bu durum ülkeler arasında rekabet ortamının artmasına yol açmıştır. Rekabet avantajı elde etmek isteyen işletmeler ticarete konu malları hızlı ve güvenilir şekilde teslim edebilmek için lojistik sektörüne ihtiyaç duymaktadır. Uluslararası ticaretin lojistik faaliyetlerin güçlenmesine katkı sağlaması, lojistik faaliyetlerin de uluslararası ticaret işlemlerini kolaylaştırması bakımından uluslararası ticaret ve lojistik arasında güçlü bir bağ olduğundan söz edilebilmektedir. Geçmişe nazaran daha karmaşık ve kapsamlı bir yapı barındıran bu sektör, çalışan bireylerin de nitelikli olmasını gerektirmektedir. Lisans eğitiminin bir üst basamağı olan lisansüstü eğitimde hem lisans eğitiminde edinilen bilgi ve beceriler geliştirilmekte hem de yeni bilgi ve beceriler kazandırılmaktadır. Bu durum herhangi bir bilim alanında uzmanlaşabilmek ve yetkinleşebilmek adına lisansüstüne verilen önemi artırmaktadır. Lisansüstünde verilen eğitimin yanında burada yazılan tezler de bir bilim dalında meydana gelen gelişmelerin ortaya çıkarılmasında önemli rol oynamaktadır. Bu sebeple bu araştırmanın amacı Türkiye'de Uluslararası Ticaret ve Lojistik ile Uluslararası Ticaret ve Lojistik Yönetimi Ana Bilim Dallarında yazılmış lisansüstü tezleri içerik analizi yöntemiyle inceleyerek, bu tezlerle ilgili genel bir profil ortaya koymaktır. Araştırmanın kapsamını YÖK'ün Ulusal Tez Merkezinden elde edilen Uluslararası Ticaret ve Lojistik ile Uluslararası Ticaret ve Lojistik Yönetimi Ana Bilim Dallarında yazılan 380 tez oluşturmaktadır. Bu tezler aracılığıyla elde edilen veriler içerik analizi yöntemi ile sayısallaştırılmıştır. Bulgular frekans tablolarında sıklık ve yüzde değerleri ile yüksek lisans ve doktora durumu ayrımı yapılarak sunulmuştur. Yapılan analiz sonucunda en çok tezin Maltepe Üniversitesinde yazıldığı, tezlerin en fazla 2019 yılında tamamlandığı, tezlerin yoğun olarak yüksek lisans programlarında, Türkçe dilinde, lojistik ana konu başlığında, vakıf üniversitelerinde, nicel yöntemler kullanılarak yazıldığı, örneklem olarak en çok işletme ve veri setinin tercih edildiği, veri toplama yöntemi olarak çoğunlukla anket yöntemine başvurulduğu ve analiz yönteminde sırasıyla frekans, korelasyon ve faktör analizinin uygulandığı tespit edilmiştir.

Bilimsel yayınDoktoraLojistik+6
Pınar Bedlek
Tarsus University · Institute of Graduate Studies
2022
00
Master'sOpen AccessTR

Taşıma şekillerine göre ihracatı etkileyen faktörler: Türkiye üzerine bir uygulama

Kazan-kazan/kazan-kaybet oyunu temelinde değerlendirilen dünya ticaret sisteminde son yıllarda orta gelirli ülkeler, yüksek gelirli ülkelere göre aldıkları paylarını arttırmıştır. Jeopolitik ve stratejik olarak avantajlı bir konumda yer alan Türkiye, diğer orta gelirli ülkelerle karşılaştırıldığında, dünya ticaretinden aldığı payın potansiyelinin altında kaldığı gözlemlenmiştir. Bu bağlamda Türkiye'nin dünya ticaretinden aldığı payın arttırılmasında önemli bir etken olduğu düşünülen taşıma şekillerine göre ihracatı etkileyen faktörlerin araştırılması önem arz etmektedir. Bu çalışmanın amacı Türkiye'nin taşıma şekillerine göre ihracatını etkileyen faktörleri araştırmaktır. Bu amaç doğrultusunda çalışmada Türkiye'nin karayolu, demiryolu, denizyolu ve havayolu taşıma şekillerini kullanarak gerçekleştirdiği ihracatını etkilemesi muhtemel faktörler belirlenmiştir. 2000:01-2020:12 dönemine ait aylık verilerin kullanıldığı çalışmada taşıma şekillerine göre ihracat verileri bağımlı değişken, Türkiye'nin sanayi üretim endeksi, AB ülkelerinin sanayi üretim endeksi, reel döviz kuru endeksi, brent petrol fiyatı, Baltık Kuru Yük Endeksi (Baltic Dry Index- BDI) değişkenleri bağımsız değişken olarak ele alınmıştır. Yapılan ekonometrik analizler sonucunda tüm taşıma şekillerine göre ihracatı etkileyen en önemli değişkenin Türkiye'nin sanayi üretim endeksi olduğu belirlenmiştir. Sanayi üretim endeksinin ardından reel döviz kuru endeksinin oluşturulan model ve kullanılan yöntemlere göre diğer önemli değişkenlerden biri olduğu tespit edilmiştir. Sonuç olarak, Türkiye'nin taşıma şekillerine göre ihracat hacmini, rekabetçi kur politikalarından daha çok üretim kapasitesini arttırmaya yönelik politikaların etkileyeceği tespit edilmiştir.

Ekonomik zaman serisiReel döviz kuruSektörel dış ticaret+6
Zehra Albayrak
Tarsus University · Lisansüstü Eğitim Enstitüsü
2022
00
Master'sOpen AccessTR

Türkiye imalat sanayinde firma bazlı ihracatı etkileyen faktörler

Türkiye ekonomisi, Onuncu ve On Birinci Beş Yıllık Kalkınma Planları'nda uluslararası rekabet gücünü ve dünya ihracatındaki payını artırmak hedefiyle imalat sanayinde yüksek katma değerli üretimi, yeni teknolojilerin geliştirilmesini, yatırım ve ara malı ithalatını azaltmayı amaçlamıştır. Türkiye ekonomisinin imalat sanayisine verdiği bu önem çalışmanın temel motivasyonunu oluşturmaktadır. Bu çalışmada, Türkiye imalat sanayinde firmaların ihracatını etkileyen fakörler iki modelde ele alınmaktadır. Çalışmada ISIC Rev.4 Düzey 2 sınıflandırmasına göre 21 sektöre ait 2006-2019 yıllarını kapsayan veriler kullanılmaktadır. Sektörel ortalama ihracat verileri bağımlı değişken, sektörel reel efektif döviz kuru endeksi, sektörel ihracat ağırlıklı GSYH, sanayi üretim endeksi, çalışan saat başına üretim endeksi, brüt ücret maaş endeksi ve sanayi istihdam endeksi verileri bağımsız değişkenler olarak modelde yer almaktadır. Değişen varyans, otokorelasyon ve yatay kesit bağımlılığı sorunlarına karşı dirençli standart hatalar üreten sabit etkili Driscoll-Kraay tahmincisi kullanılmaktadır. Yapılan analiz sonucunda her iki modelde de sektörel reel efektif döviz kuru endeksi, sektörel ihracat ağırlıklı GSYH, sanayi üretim endeksi, çalışan saat başına üretim endeksi ve brüt ücret maaş endeksine ait değişkenler firma ihracatını pozitif ve anlamlı şekilde etkilemektedir. Ancak istihdam değişkeni ile firma ihracatı arasında kesin bir sonuç elde edilememiştir. Bağımsız değişkenler arasında firma ihracatına en yüksek etkiyi dış gelirdeki artış sağlamaktadır. Sektörel ihracat ağırlıklı GSYH hariç diğer değişkenlerdeki katsayıların oldukça küçük olduğu gözlemlenmiştir.

Firma performansıPanel veri modelleriReel döviz kuru+4
Ahmet Koluman
Tarsus University · Institute of Graduate Studies
2022
00
Master'sOpen AccessTR

Dış ticaret işlemlerinin Türkiye Muhasebe Standartlarına göre muhasebeleştirilmesi ve bir uygulama

Küreselleşmenin hızla artması ülkeler arasında dış ticareti zorunlu hale getirmiştir. Tüm dünyada dış ticaret yapan işletme sayısı gün geçtikçe hızla artmaktadır. Çünkü insanlar ihtiyaçlarını karşılarken sadece kendi bulundukları şehir ya da ülkede değil farklı ülkelerden de alışveriş yapabilmektedir. Bu durum, ihracat ve ithalatta artışa neden olmaktadır. Bu artışın kayıt altına alınabilmesi için bilgi sistemlerinden yararlanılması gerekmektedir. Bu bilgi sistemleri arasında işletmelerin mali nitelikli işlemlerinin kayıt altına alınabilmesi ve gerçeğe uygun bilgi üretilebilmesi için muhasebe bilgi sisteminden yararlanılmalıdır. Çalışmanın amacı; dış ticaret yapan işletmelerin mali nitelikteki işlemlerinin Türkiye Muhasebe Standartlarına göre muhasebeleştirme işlemlerinin nasıl yapılması gerektiğini açıklamak olarak belirlenmiştir. Bu amaç doğrultusunda çalışma üç bölüm olarak tasarlanmıştır. Birinci bölümde dış ticaret kavramı, dış ticarette kullanılan belgeler, dış ticarette ödeme şekilleri ve dış ticarette teslim şekilleri konuları genel hatlarıyla açıklanmıştır. İkinci bölümde muhasebe standartlarının tanımı, dış ticarette önem arz eden standartlar, finansal raporlama standartlarına uygun hesap planı taslağı ve bu taslakta yer alarak dış ticaret işlemlerinde kullanılan hesaplar incelenmiştir. Çalışmanın son bölümünde ise uygulama örneği olarak dikkate alınan A İşletmesi'nin ithalat ve ihracat işlemleri Türkiye Muhasebe Standartları dikkate alınarak Kamu Gözetimi Kurumu tarafından oluşturulan finansal raporlama standartlarına uygun hesap planı taslağındaki hesaplar aracılığıyla muhasebeleştirilmiştir.

MuhasebeMuhasebe standartlarıTicaret+5
Tuğba Çamur
Tarsus University · Institute of Graduate Studies
2022
00
Master'sOpen AccessTR

Türkiye'nin hizmet ihracatının belirleyicileri

Ulusal ve uluslararası ticaretteki payı her geçen gün artan hizmet sektörü, dünya ekonomisinde temel gelir kaynağı sağlayan sektörlerden biri olarak gösterilmektedir. Türkiye ekonomisi içinde dinamik bir role sahip olan hizmet dış ticareti, cari işlemler hesabının dengelenmesinde önemli rol üstlenmektedir. Hizmet dış ticaretinin öneminden hareketle oluşturulan bu çalışmada, Türkiye'nin hizmet ihracatı ile reel döviz kur endeksi, sanayi üretim endeksi, hizmet sektörü güven endeksi ve Avrupa Birliği'nin sanayi üretim endeksi arasındaki ilişki 2011:01-2023:06 dönemine ait aylık verilerle analiz edilmiştir. Çalışmada öncelikle geleneksel birim kök testi ile yapısal kırılmalı birim kök testleri kullanılarak serilerin durağanlıkları incelenmiştir. Daha sonra ARDL sınır testi ile seriler arasındaki eşbütünleşme ilişkisinin varlığı araştırılmıştır. Son olarak uzun ve kısa dönem katsayı tahmin sonuçları elde edilmiştir. Sonuçlara göre; uzun dönemde AB'nin sanayi üretim endeksinde yaşanan bir birimlik artış, Türkiye'nin hizmet ihracatını pozitif etkilemektedir. Ancak reel döviz kur endeksi, Türkiye'nin sanayi üretim endeksi ve Türkiye'nin hizmet sektörü güven endeksi uzun dönemde hizmet ihracatını etkilememektedir. Ayrıca kısa dönem tahmin sonucuna göre; kısa dönemde meydana gelecek sapmalar 3,28 dönem sonrasında uzun dönem dengesine ulaşmaktadır. Bu sonuçlara göre; Türkiye'nin hizmet ihracatında etkili olan en önemli faktörün, Avrupa Birliği'nin ekonomik performansı olduğu anlaşılmaktadır.

ARDLHizmet sektörüUluslararası ticaret+1
Havva Dilara Atiş
Tarsus University · Lisansüstü Eğitim Enstitüsü
2023
00
Master'sOpen AccessTR

Dış ticaretin kolaylaştırılması: Türkiye-OECD üzerine bir inceleme

Uluslararsı ticaret, farklı coğrafyalardan kişi ve kurumları etkilemesi nedeniyle karmaşık ve zor bir süreçtir. Dünya Ticaret Örgütü (DTÖ), Dünya Gümrük Örgütü (DGÖ) ve Birleşmiş Milletler (BM) gibi uluslarası kurum ve kuruluşlar mevzuatsal düzenlemeler, teknolojik alt yapı çalışmaları, ortak taşıma programları, teminatlar ve güvenceler konusunda çalışmalar yaparak dış ticaretin kolaylaştırmasını katkı sunmaktadır. Bu çalışmanın amacı ülkelerin dış ticareti kolaylaştırmasına yönelik çalışmaları dikkate alarak Türkiye'nin OECD ülkeleri arasındaki konumu VZA yöntemi ile incelemektir. Bu amaç doğrultusunda Gümrük İşlemleri Performans Endeksi ve İş Yapma Kolaylığı Endeksi olmak üzere iki adet çıktı belirlenmiştir. GSYH, Doğrudan Yabancı Yatırımlar/Net girişler, Ticari Açıklık, Siyasi İstikrar ve Şiddetin/Terörün Yokluğu olmak üzere dört adet de girdi değişkeni belirlenmiştir. Çıktı yönelimli Charnes, Cooper, Rhodes (CCR) tarafından geliştirilen CCR ve Banker, Charnes, Cooper (BCC) tarafından geliştirilen BCC modelinin birlikte incelendiği çalışmada Türkiye'ye İsrail, Güney Kore, Lüksemburg ve Yeni Zelanda referans olmuştur. Yapılan analiz sonucunda, Türkiye'nin Gümrük İşlemleri Performansı ve İş Yapma Kolaylığı alanlarında düzenlemeler yapması halinde etkin bir yapıya kavuşacağı değerlendirilmektedir.

GümrüklerUluslararası ticaret
Erkan Peksoy
Tarsus University · Institute of Graduate Studies
2024
00
Master'sOpen AccessTR

Yaş meyve ve sebze sektöründe lojistik maliyetlerin hesaplanması ve biruygulama

Günümüz dünyasında bir ürünü üretmek kadar o ürünün satışını gerçekleştirmek de önemlidir. Bu nedenle işletmeler ve işletmelerin ürün gruplarına göre sınıflandırılan sektörler ürün üretim süreçlerindeki faaliyetler sonucunda ortaya çıkan maaliyetlerini hesaplamaktadır. Hesaplanan maliyetlere göre de işletme yöneticileri ve sektör temsilcileri kararlar almaktadır. Çalışmanın amacı; yaş meyve ve sebze sektöründeki işletmelerde ortaya çıkan lojistik maliyetlerin uygulama örneği aracılığıyla geleneksel maliyetleme yaklaşımı kullanılarak hesaplanması olarak belirlenmiştir. Belirlenen bu amacı gerçekleştirebilmek için çalışmanın araştırma bölümünde örnek olay incelemesi yönteminden yararlanılmıştır. Çalışmanın birinci bölümünde yaş meyve ve sebze sektörünün tanımı yapılarak ilgili sektörün dünyadaki durumu ve Türkiye' deki durumu hakkında sayısal bilgilere yer verilmiştir. Bu bilgiler, Dünya Tarım Örgütü (FAO) verileri, Uluslararası Ticaret Merkezi kaynakları, Tarım ve Orman Bakanlığı sektör raporları, Türkiye İstatistik Kurumu verileri ve sektördeki detaylı verilerin yanı sıra akademik çalışmaların incelenmesiyle oluşturulmuştur. İkinci bölümde lojistik kavramı, lojistik faaliyetler ve lojistik maliyetler hakkında teorik bilgiler açıklanmıştır. Üçüncü bölümde ise Mersin ilinde yer alan X İşletmesinin yaş meyve ve sebze sektöründe sınıflandırılan lobna biberi üretiminde katlanılan lojistik maliyetler belirlenerek toplam ve birim maliyetler hesaplanmıştır. Literatürde ilgili sektörde lojistik maliyetlerin belirlenerek toplam maliyet tutarlarının hesaplandığı çalışmalara rastlanılmadığı için çalışmanın literatüre katkı sağlayacağı düşünülmektedir. Anahtar kelimeler: Yaş meyve ve sebze sektörü, lojistik, biber, lojistik faaliyetler, lojistik maliyetler

Uluslararası ticaretYeni ticaret teorisi
Mahsun Çaparoğlu
Tarsus University · Lisansüstü Eğitim Enstitüsü
2025
00
Master'sOpen AccessEN

Analysis of import from Turkey to Iraq and Northern Iraq region

Iraq's and Northern Iraq Regions (NIR) local needs of goods and services depend on imports from international markets, and between all neighbors, Turkey is the biggest trade partner for both Iraq and NIR. However, the ratio of imports from Turkey is different in the NIR region. The purpose of this thesis study is to analyze the factors affecting import from Turkey to Iraq and NIR during the period 2004 to 2017. For this purpose, appropriate econometric models are used for time series analysis. The use of time series requires stationarity and when the structural breaks are considered, the time series are found to be stationary around the trend. The theoretical variables Gross Domestic Product (GDP), exchange rate and population that can affect imports are used in the models, and only GDP was found to be statistically significant. In addition, Johansen cointegration results could not obtained. All of these unexpected results are due to the small number of observations.

CointegrationGross domestic productIraq+5
Seban Azeez Hadoo Sherwanı
Siirt University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2018
00
Master'sOpen AccessTR

2000'li yıllarda Türkiye Mısır ekonomik ilişkileri üzerine analitik bir çalışma

Bu tezin amacı, Afrika kıtasının önemli ülkelerinden biri olan Mısır'ın iktisadi büyük imkânlarını Türkiye Devleti ve vatandaşları için ortaya çıkarıp ne kadar ikili ilişkiler her yıl çok daha geliştiğini göstermektir. Önemli antlaşmalardan başlayarak her iki ülke için ortak ticari ve iktisadi fırsatlar büyüdüğü görünmektedir. Bu çalışmanın ikinci bölümünde karşılıklı yatırımlara bakarak ister Arap Baharı öncesinde ister sonrasında ne kadar etkili ve cazibeli olduğunu bileceğiz. Ayrıca son olarak 2000 yılından beri Mısır-Türkiye ikili ilişkiler gayet sağlam ki, iki ülkenin arasındaki dış satım ve dış alım işlemleri her yıl bir önceki yıla göre çok daha çoğalmaktadır. Anahtar Kelimeler: Ekonomik İlişkiler, Mısır, Türkiye

Ekonomik ilişkilerMısırTicari ilişkiler+4
Ahmed Mohamed Hafez Abdelghaffar
Siirt University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2020
00
Master'sOpen AccessTR

Siyasi dönemler bağlamında Türkiye Cumhuriyeti dış ticaret politikalarının analizi

Tarihsel süreç içerisinde çeşitli sebeplerle yıkılan Osmanlı Devleti'nin devamı niteliğindeki Türkiye Cumhuriyeti Devleti, kurulduğu günden itibaren birçok konuda olduğu gibi dış ticaret konusunda da geçmişin getirdiği bazı yansımaların doğal olarak etkisinde kalmıştır. Özellikle Cumhuriyet'in ilk yıllarında bu yansımaların etkisi fazla olsa da uygulanan politikalarla zamanla azalmıştır. Cumhuriyet'in ilanından günümüze kadar olan süreçteki Türk dış ticaretinin seyri, dönemler itibarıyla önceki çalışmalarda farklı bakış açılarıyla ortaya konulmuştur. Bu çalışmada, konuyla ilgili kurum kaynakları, Resmi Gazete, kanunlar, yönetmelikler, kitaplar, yayınlar, dergiler, web siteleri gibi kaynaklardan yararlanılarak 1923'ten günümüze hükümetlerin siyasi görüşlerinin Türkiye'nin dış ticaret politikalarına etkileri, siyasal iktidar dönemleri bağlamında incelenmiş ve o dönemlerdeki dış ticaret politikaları değerlendirilmiştir. Yapılan inceleme ve değerlendirmeler sonucunda; Türkiye dış ticaret politikalarının, hükümetleri oluşturan partilerin siyasi görüşlerinden pek etkilenmeden ekonominin genel kuralları çerçevesinde yürütüldüğü görülmüştür. Ayrıca Türkiye'de 1980 yılına kadar sürekliliği olan bir dış ticaret politikasının uygulanamadığı da tespit edilmiştir. 1980 öncesinde zaman zaman liberal dış ticaret politikaları uygulanmaya çalışılsa da; daha çok ithal ikameci, korumacı-devletçi dış ticaret politikaları uygulanmıştır. 24 Ocak 1980 kararlarından günümüze kadar ise ihracat odaklı, serbest piyasa ekonomisine dayalı liberal dış ticaret politikaları uygulanmaya çalışılmıştır. Bununla beraber gerek yerel gerekse küresel nedenlerden dolayı hiçbir dönemde pür korumacı veya pür liberal politikalar uygulamak mümkün olmamıştır.

Dış ticaret politikalarıKorumacılıkKorumacılık politikaları+2
Recep Kemal Certel
Samsun Üniversity · Lisansüstü Eğitim Enstitüsü
2023
00
Master'sOpen AccessTR

"HLM etkisi": Türkiye örneği

Bu çalışmada, Türkiye'de dış ticaret hadleri değişimlerinin dış ticaret dengesi üzerindeki etkileri modern zaman serisi analizleriyle belirlenmeye çalışılmıştır. 2013:1-2023:1 dönemini içeren bir veri seti kullanılarak, şu sonuçlara ulaşılmıştır; 1) GMM testi sonuçlarına göre HLM Etkisini gösteren dış ticaret dengesi katsayısı pozitiftir ve istatistiksel olarak %5 seviyesinde anlamlıdır. Dolayısıyla dengenin dış ticaret hadleri üzerinde pozitif yönlü bir etkisi olduğu söylenebilir. 2) Granger nedensellik analizi sonuçlarına göre ise iki değişken arasında kısa dönemde bir nedensellik ilişkisi yoktur.

Dış ticaret dengesiDış ticaret hadleriGenelleştirilmiş momentler yöntemi+3
İlayda Kaymaz
Samsun Üniversity · Institute of Graduate Studies
2023
00

Related subjects