Business management
125 theses under this subject heading
Perspectives of Latvian companies on foreign market entry modes and Turkey as a foreign market
Today, boundaries are much more permeable among countries, encouraging companies sooner or later come to consider opportunities to expand their business activities in foreign markets. This arises questions such as "what markets to enter?" or "how to be there?" Even though, opportunities and alternatives are abundant to be an international player these days, according to the statistics, for each successful foreign market entry, there are four failures. Being knowledgeable and experienced in selecting foreign market entry modes seem to be critical for business success. Thus, identification of the factors in successfully determining foreign market entry modes (FMEM) becomes the principal subject of this study. Since the researcher is from Latvia and studying in Turkey, reflecting Latvian businesses' perspectives towards Turkey as foreign market in the light of topic was deemed necessary. In order to reach the objectives of the study, 121 Latvian international companies were selected, contacted, and 96 of those participated in the study were interviewed. The study is believed to contribute to the relevant literature by discovering several dependencies between various factors and foreign market entry modes, collecting information on the most and the least important factors for entrepreneurs in deciding on the FMEM, and revealing the most common problems that Latvian companies are facing in their business operations abroad, and reflecting their perspectives on Turkish market. Key Words: International Business, Foreign market entry modes, Factors in determining foreign market entry modes
Yönetsel değerlerin belirlenmesine yönelik Türkiye'deki özel havalimanı terminal işletme yöneticileri üzerine bir araştırma
Bu bilimsel çalışmanın amacı Türkiye'deki özel havalimanı terminal işletmeleri yöneticilerinin günlük eylem ve kararlarına referans sağlayan değerlerin neler olduğu ve bu değerlerin yöneticilerin yetişmiş olduğu toplumsal özellikler ve örgütsel koşullar itibari ile farklılaşıp farklılaşmadığının belirlenmesidir. Havalimanı terminal işletme yöneticilerinin benimsediği yönetsel değerlerin belirlenmesinde dikkate alınan genel kanı, Türk toplumunun batı kaynaklı ve yerel olmak üzere ikili bir kültür yapısına sahip olmasıdır. Çalışmada yöneticilerin benimsemiş olduğu değerlerin yanında yöneticilerin içinde bulundukları yöre ve çalıştıkları kurumun değerlerine ilişkin algıları da araştırılmıştır. Bu amaçla Türkiye'deki özel havalimanı terminal işletmelerinde orta ve üst düzey kademede yöneticilik yapan 163 kişiden elde edilen veriler aracılığı ile yöneticilerin benimsediği değer gruplarının neler olduğu ve değer gruplarının, eğitim, toplumsal ve örgütsel koşullar açısından gösterdiği farklılıklar incelenmiştir. Yöneticilerin benimsediği değerler açısından batı kaynaklı değerlerin benimsenme düzeyinin daha yüksek olduğu görülmüştür. Yöneticilerin benimsediği değerlerin eğitim, toplumsal koşullar ve örgütsel özellikler itibariyle farklılaşıp farklılaşmadığı incelendiğinde, benimsenen batı kaynaklı ve yerel değer gruplarından bazıları için yöneticilerin cinsiyetlerine göre farklılaşmadığı tespit edilmiştir. Bununla birlikte, yöneticilerin değerleri meslekteki görev süresi, kurumda çalışma süresi, toplam çalışma süresi, anne ve babasının eğitim düzeyi ve kendisine bağlı çalışan sayısına göre farklılık gösterdiği tespit edilmiştir.
İşletmelerin uluslararasılaşma sürecinde ihracat stratejileri ve bir araştırma
Geçmişten günümüze her dönemde işletme kavramı çeşitli evrelerden geçmiştir. Geçmişte işletmeler sınırları belli bir alanda yaşamsal faaliyetlerini sürdürürken küreselleşme olgusunun çekim alanı etkisiyle rekabet ve uluslararasılaşma gibi kavramlarla zenginleşerek karmaşık bir yapıya bürünmüştür. Özellikle kendi kabuğunda faaliyetlerini sürdüren işletmeler; yaşadığı ülke sınırları dışında da faaliyet gösteren işletmelerle yaşamak zorunda kaldığı rekabet bir takım uluslararasılaşma stratejilerini geliştirme refleksini yaşatmıştır. İşletmelerin uluslararasılaşmasının bir seçenekten çok zorunluluk haline dönüşmesi uluslararasılaşma stratejilerinin doğru tanımlanmasını ve uygun stratejinin seçimini gerektirmektedir. İşletmeler uluslararası pazarlara açılırken kontrol düzeyi ile yüklenecekleri risk arasında uygun stratejiyi belirlemek durumundadırlar. Uluslararasılaşma sürecinde ilk basamak olarak tercih edilen en etkin strateji ihracat stratejisidir. Çalışma üç bölümden oluşmaktadır. İlk iki bölüm teorik alanını oluşturmaktadır. Birinci bölümde; işletme, strateji kavramı ve türleri hakkında teorik çalışma yapılmıştır. İkinci bölümde; stratejinin bir boyutu olarak uluslararasılaşma kavramı ile stratejileri hakkında teorik konulara yer verilmiştir. Üçüncü bölüm; uygulamalı çalışma olarak Şırnak?taki işletmelerin uluslararasılaşma sürecindeki ihracat stratejilerin nasıl oluşturulduğu, karşılaştıkları sorunları tespit etmeye, yaşanan değişimleri belirlemeye ve şirketlere faydalı olacağı düşünülen bazı önerilerde bulunmaya çalışılmıştır. Anahtar Kelimeler: İşletme, Strateji, Uluslararasılaşma, Uluslararasılaşma Süreci, Uluslararasılaşma Stratejileri, İhracat, İhracat Stratejiler
Örgüt kültürü ve iş etiği arasındaki ilişkiye yönelik bir araştırma
Son yıllarda, örgüt kültürü kavramı, işletme yönetim ve organizasyon literatüründe önemli ve göze çarpan bir kavram olmuştur. Özellikle, 1980 li yıllardan itibaren işletmeler örgüt kültürünün önemini daha iyi anlamış, gelişen ve globalleşen dünyaya uyum sağlayabilmek ve varlıklarını sürdürebilmek için bu konuda araştırma ? geliştirme çalışmaları yapmaya başlamışlardır. Örgüt kültürü, bireylerin değerleri kökeninde kültürel algılamalarının toplamıdır. Örgütteki her bir birey kendine özgü algılamalara sahiptir. Bireyler arasındaki etkileşim bireysel bakış açısını da etkileyen bir ortam oluşturmaktadır. Sosyal değerler yaratan paylaşılmış bakış açıları aynı zamanda örgüt kültürünün de temelidir.Günümüzün artan rekabet koşullarında, örgütlerin varlıklarını sürdürebilmeleri için, gerek örgütsel güveni sağlamalarında gerekse yüksek iş yaşamı kalitesi sunmalarında iş etiğini benimsemeleri ve uygulamaları önemli hale gelmiştir. İş etiği örgütlerde hakim olan etik kurallardır ve bu kurallar örgütle ilgili kişi ve grupların etik değerlerini ortak paydada buluşturur. Bütün politikaları, kanunları, ilişki ve davranışları etkileyen kurallar önceleri sözlü ifade edilirken günümüzde yazılı ifade edilmektedir.Bu araştırma, örgüt kültürü ile iş etiği arasındaki ilişkiyi incelemektedir. Araştırma üç bölümden oluşmaktadır. İlk iki bölümünde; kültür ve örgüt kültürü kavramları, örgüt kültürünün öğeleri, örgüt kültürü ile ilgili yaklaşım ve modeller, örgüt kültürünün oluşturulması, etik ve iş etiği kavramları, iş etiğinin öğeleri, iş etiği ilkeleri ve iş etiği ile örgüt kültürü arasındaki ilişki konuları açıklanmaya çalışılmıştır. Üçüncü bölümde ise Kütahya ilinde gıda sektöründe faaliyet gösteren bir işletmeden seçilen örneklem üzerinde örgüt kültürü ile iş etiği faktörleri arasındaki ilişkinin belirlenmesi konusunda yapılan araştırmanın sonuçlarına yer verilmiştir.
Liderlik ve örgütsel güven arasındaki ilişkinin belirlenmesine yönelik bir araştırma
Liderlik ve güven ile ilgili literatür taraması yapıldığında, liderlik ve güven konusunun gerek işletme yönetimi gerekse yönetim bilimciler açısından ilgi çeken bir konu olduğu ortaya çıkmaktadır. Bugün işletmelerde alınan kararların uygulanma başarısı liderlik özellikleri ve lidere güven ile ilgili olup, ?güvenilir lider? e verilen önemi biraz daha arttırmaktadır.İşletmelerde lider-yöneticiler etkinliği sağlayarak, kendilerine ve örgütlerine olan güven duygu düzeylerinde yeni yaklaşımlar geliştirebilirler. Etkin liderliğin şartlarından en önemlisi güven kazanmaktır. Lider-yöneticiler örgüt içerisinde güven duyulan bir ortam yaratarak çalışanlardan üst düzey verim alır.Amaç doğrultusunda çalışma üç ana bölüm halinde ele alınmıştır. Birinci bölüm "Liderlik" başlığında olup bu bölümde liderliğin tanımı yapılmış, farklı liderlik tipleri araştırılmış ve liderlik anlayışının tarih içerisindeki değişimi açıklanmıştır. Ayrıca bu bölümde ayrıntılı olarak liderlik özelliklerine yer verilmiş ve liderin güç kaynaklan açıklanmıştır.İkinci bölüm ?Güven ve Örgütsel Güven? başlığında ele alınmıştır. Bu bölümde güven, sosyal ve örgütsel yaşamda güvenin yeri ve önemi, örgütsel güven ve örgütsel güven modelleri hakkında bilgi verilmeye çalışılmıştır.Üçüncü bölüm "Liderlik ve Örgütsel Güven Arasındaki İlişkiye Yönelik Bir Araştırma" başlığındadır. Bu bölümde, öncelikle yapılan araştırmanın modeli, örneklemi, verilerin toplanması ve analizinin nasıl yapıldığı açıklanmış, ardından araştırmanın bulgularına tablo ve grafikler halinde yer verilmiştir.
İşletme yöneticilerinin ve yükümlülerin KDV uygulamasındaki tepkilerinin analizi Ankara ili uygulaması
Bir mükellefin vergisi başkalarına devrediliyorsa, mükellef vergisini kendisi ödemiyorsa devredilen vergi dolaylı vergi olarak adlandırılır. Diğer bir anlatımla vergi, belirli olmayan zamanlarda ve mükellefe bağlı olmaksızın tarh, tahakkuk ve tahsil ediliyorsa dolaylı yapıdadır. Dolaylı vergiler mal ve hizmetlerin tüketimi üzerinden alınırlar. Katma Değer Vergisi' de (KDV) bunlardan biridir.KDV kayıtlı mükelleflerle birlikte toplumun tümünü ilgilendiren çok geniş tabanlı ve kapsamlı bir dolaylı vergi türüdür. İnsan ihtiyaçlarının neredeyse hepsinde KDV yükümlüsünün rızası gözetilmeksizin, şart koşularak belirli ve/veya değişken oranlarda KDV istenmektedir. KDV talebinde bulunan iradenin bunu iradi bir kuvvetle istemiş olması bu uygulamanın hakkaniyetsizliğinin en çarpıcı yönü olmakla birlikte bir de bu uygulamanın ihtiyaçlar hiyerarşisine göre anlamsız ve çarpık örneklerinin olması diğer sıkıntı verici yönünü açığa çıkarmaktadır.Kuşkusuz ki KDV, zorunlu bir yükümlülüktür ve diğer tüm vergiler gibi devletin egemenlik hakkına dayanılarak yasa ile istenmektedir. Bu durumda, vergileme yetkisinin kullanımının bir sınırının olup olmayacağının veya hangi düzeyde olacağının araştırılması, hem KDV ödevinden beklenen en verimli hâsılatın elde edilmesi, hem de kayıtlı mükelleflerin ve yükümlülerin KDV'ye olan olumsuz tepkilerinin minimuma indirilmesi bakımından oldukça önem arz etmektedir. İşte bu çalışmada yapılan anket uygulamasıyla da bu önemlilik gösterilmeye ve KDV uygulamasına karşı hem kayıtlı mükelleflerin hem de tüketicilerin tepkilerinin ölçümü yapılmaya çalışılmıştır.Anahtar Kelimeler: İşletme Yöneticileri, Yükümlüler, KDV Uygulaması, Tepkiler, Analiz
Kriz yönetimi ve kriz döneminde yönetici davranışlarının işletme başarısına olan etkisi
Küreselleşmenin arttığı günümüzde dünya ülkeleri daha sık olarak krizlerle karşılaşmaktadır. Finansal krizler firmaların ayakta kalmasını da etkilemektedir. Kriz döneminde işletme yönetiminin kriz becerisi işletmenin başarısını doğrudan etkilemektedir. İşletme yönetimi, kriz yönetim becerisine haiz olmalıdır. Kriz durumu yönetimin krizine dönüşmeden, yönetim krizi yönetmelidir. Yöneticilik becerisine en fazla kriz anlarında gereksinim duyulur. Çünkü kriz acil bir durumu ifade eder. İdeal olan, örgütün önceden muhtemel kriz durumlarını tespit etmesi ve gerekli önlemleri almasıdır. Fakat bir örgütün olası tüm kriz durumlarını önceden tahmin etmesi ve bunları önleyici tedbirler alması bilimseldir.. Kriz; örgütün önlem ve uyum mekanizmalarını yetersiz hale getirerek mevcut değer, amaç ve varsayımlarını tehdit eden beklemediği ve de sezemediği gerilim durumudur. Başka bir deyişle kriz; bir örgütün rutin sistemini bozan ve aniden ortaya çıkan istikrarsız bir durumdur. Yaşanan hızlı değişim ve dönüşüm içerisinde, önceden tahmin edilemeyen bazı olayların olması kaçınılmazdır. Bu durumda, yapılması gereken şey, kriz anlarına karşı hazırlıklı olmak ve krizi etkili şekilde yönetmektir.Çalışmamızda, kriz döneminde yönetici davranışlarının işletme başarısına etkisini araştırmak amacıyla, Düzce ili sınırları içerisinde farklı sektörlerde faaliyet gösteren bu 16 işletmede yöneticiler üzerinde anket değerlendirmesi yapılmıştır. Bu anket sonuçlarının değerlendirmesi için SPSS 18.0 istatistik paket programı kullanılmıştır.Anahtar kelimeler: Kriz, Yönetim, Yönetici, Başarı.
Kurumsal kaynak planlaması ve işletme maliyetleri ile yönetime stratejik kararlar alma açısından katkıları üzerine örnek bir imalat sanayi işletmesi çalışması
Ekonomideki hızlı değişimler, işletmelerin de yapısında değişikliklere neden olmuş ve işletmelerin daha kurumsal hale gelmeleri için adım atmalarına sebebiyet vermiştir. Bu nedenle, özellikle üretim işletmeleri faaliyetlerini yürütürken hem standardize edilmiş bir iş akış süreci tasarımının gerçekleşmesi, hem de bağlanma ve bilgi maliyetlerinin azaltılması suretiyle işletme performansının artırılmasına yönelik yeni arayışlara girmiştir. Teknolojinin hızla gelişmesi ve dünyanın küreselleşmesi, Kurumsal Kaynak Planlama (ERP) Sistemlerini ekonomik alanda bir ihtiyaç olarak ortaya çıkarmıştır. Bu aşamada ERP, gerek maliyetlerin azaltılması gerekse stratejik karar alma noktasında yönetime sağlayabileceği kolaylıklarla firma performansının yükseltilmesine olumlu katkılar sunabilecek önemli bir araçtır. Çalışmanın birinci bölümünde geçmişten günümüze tarım ve sanayi devrimi ile başlayıp, bilgi teknolojileriyle devam eden sürecin gelişimi ve bu süreç içerisinde her bir aşamaya ait temel kavramlar açıklanmıştır. İkinci bölümünde ERP'den beklentiler, maliyet ve işletme performansına etkileri ve ERP'deki yeni yaklaşımlar literatür incelemesi eşliğinde sunulmuştur. Üçüncü bölümde ise örnek bir işletme üzerinde yürütülen uygulama çalışmasına yer verilmektedir. Söz konusu firma bir imalat sanayi işletmesi olup; firmanın ERP'ye geçiş süreci ve ERP'nin firmada yarattığı finansal ve finansal olmayan etkiler incelenerek analiz edilmiştir. Gerçekleştirilen uygulama çalışması ERP'nin amaç değil bir araç olduğunun unutulmaması gerektiğinin altını çizmektedir. Öyle ki, literatürdeki mevcut algının tersine, profesyonel bir ekip tarafından belli bir plan ve proje yönetimi dahilinde ERP uygulamasının gerçekleştirilmesi halinde; kurumsallaşmasını tamamlamayan işletmelerde dahî olumlu sonuçların alınabileceği görülmüştür. Böylece yönetim tarafından alınacak kararlar doğrultusunda, uygulama alanlarında (personel politikası, teşkilat yapısı, yatırım kararı vb.) yapılacak değişikliklerle, ERP'nin işletmelerde yeni bir dönüşüm sürecini beraberinde getirebileceği sonucuna ulaşılmıştır. Anahtar Kelimeler:Kurumsal Kaynak Planlama (ERP), Örtük Bilgi, Kurumsallaşma.
Muhasebe bilgilerinin stratejik karar alma fonksiyonunda kullanılması ve Ege Seramik Sanayi ve Ticaret A.Ş.`de bir uygulamai
HI ÖZET Yönetim, temelde bir karar sürecidir. İşletme yönetiminin planlama, örgütleme, yürütme ve kontrol fonksiyonlarının ana öğesi karar almadır. Stratejik karar alma ise, devamlı çevresel incelemelerin ışığında, işletmenin genel amaçlarını saptama, amaçlara ulaştıracak üretim veya faaliyet konulan ile pazarları araştırma ve seçme İle ilgilidir. Kararın tutarlı olması, seçeneklerin tümünün belirlenmesine, bunlarla ilgili tüm bilgilerin sağlanabilmesine bağlıdır. Yönetim fonksiyonlarının yürütülmesi sırasında yöneticilerin alacakları kararlara ilişkin bilgiler ise, yönetim muhasebesi tarafından sağlanmaktadır. Küresel pazarlara yönelik rekabetçi eğilimler bugünkü yönetim muhasebesi sistemini yetersiz kılmıştır. Bu nedenle yönetim muhasebesi, işletme içine dönük bilgiler yanında rekabet üstünlüğünü yakalamaya yönelik bilgileri de sağlamak zorundadır. Yönetim muhasebesi tekniklerinin stratejik yönetime uygun bir şekilde geliştirilerek kullanılmasıyla birlikte, özellikle işletme ile dış çevre arasındaki etkileşimin değerlendirilmesine ve işletmenin stratejik kararlarının alınmasına "Stratejik Yönetim Muhasebesi" yardımcı olmaktadır. Günümüzde işletmelerin kısa ve uzun vadeli hedeflerine ulaşabilmeleri belirlenecek iyi bir fiyat politikasının varlığını zorunlu kılmaktadır. Bu doğrultuda maliyet bilgileri yönetimde karar aracı olarak değerli katkılar sağlamaktadır.
Örgüt geliştirmede liderin rolü
ÖZET Dünyadaki yeni gelişmeler ve oluşumlarla, ekonomik özgürlük önüne geçilemeyen bir olgu haline gelmiştir. Bu olgunun, örgütlerin yerel çevrelerini etkisizleştirdiği ve küresel alanda başa çıkması çok zor rakiplerle karşı karşıya getirdiği açık bir gerçektir. Bunun yanında sosyal refah kurumlan olan örgütler de, politize olmaları nedeniyle, çözülerek çöküş içine girmişlerdir. Küresel düzeyde özgürlüğü olan ticari örgütlerin (işletmelerin) kaynaklan en iyi şekilde bir araya getirip, ayakta kalabilmeleri için; rekabet avantajım yakalama sorumluluklan daha da artmıştır. Bu nedenle örgüt yöneticileri de mümkün mertebe zihinsel kelepçelerini gevşeterek; yönetim tarzlannı gözden geçirmek ve liderliklerini sorgulamak durumunda kalmışlardır. Bu bağlamda örgüt yöneticilerinin vizyon gücüyle hızlı karar verme ve harekete geçme yeteneğini kazanmalan gerekmektedir. Bu çalışmanın hedefi de budur. İdeal örgütü ve kaynaklan bir araya getirmek için; liderin enerji kaynağı bilgi, katalizörü de sürekli öğrenme olan "örgüt geliştirme" dönüşümsel sürecini kendi örgütlerinde başlatmaları gerekmektedir. Bu süreç hiç bitmeyen ve çok kapsamlı bir kimyasal tepkime gibidir. Bu süreçte elde edilen zihinsel kazanımların; hiçbir zaman ulaşılamayacak iyi düşünceler olarak kalmaması için, hemen somut hedeflere dönüştürülmesi gerekmektedir. Araştırma kapsamındaki lider ve yöneticilerin; temel değer ve amaçlar doğrultusunda, örgütlerinin geleceklerini tasarlama ve bunları somut hedefler haline getirebilme yeteneklerini artırma isteğinde olduğu gözlenmektedir. Lider ve yöneticilerin, örgütlerinin ayakta kalabilmesini sağlamak üzere en ölümcül silah olan bilgi ile donanmaları gerekir, tç ve dış müşterilerini kazanma adına yapabilecekleri bütün faaliyetleri de içeren yönetim tarzının çok önemli olduğu açıktır.
Kriz dönemlerinde işletme yöneticilerinin başarı stratejileri ve Kütahya ilinde bir araştırma
ÖZET Kriz beklenmeyen durumlarda aniden meydana gelen fakat sinyalleriyle de gelebileceğinin işaretini veren, örgütün hiyerarşik yapısını bozabilen, çalışanlarda gerilim oluşturabilen olumsuz durumlar oluşturabileceği gibi; diğer yönüyle de işletmelere iç ve dış çevre araştırmaları yapıldığı, erken uyarı sinyallerinin zamanında eksiksiz bir şekilde değerlendirildiği takdirde, fırsatları yakalamalarını sağlayan durumları da kapsayabilir. Yani kriz fırsat ve tehlikeleri iç içe kapsayan olayları içerir. Kriz dönemleri, işletme yönetici ve çalışanların ortak azim ve kararlı çalışma anlayışları içerisinde uygun stratejiler belirlenerek atlatılır. Yalnız tespit edilecek olan stratejiler için zamanlama ve özellikle iç ve dış çevre araştırmaları çok önemlidir. Kriz dönemleri sıkıntılı dönemler olduğu için elde edilecek basanlarda kalıcı olabilecek basanlar olabilir. Bu dönemlerde işletmeler yöneticiler önderliğinde çalışanlarla ekip çalışmalarına özendirilerek, farklı stratejiler uygulayabilirler. Kriz dönemlerinde işletmeler Ar-Ge çalışmalarına önem vermeye, yeni iç ve dış pazar araştırmaları yapmaya, yani yeni müşterilere ulaşmaya, ürün satışlarını artırmaya yönelik farklı pazarlama stratejileri uygulamaya, eğitim çalışmalarına yönlenmeye, kendi alanında veya kendi alanında olmayan işletmelerle işbirliği içerisinde ortak çalışmalar yapmaya başlayarak ticari anlamda gelişmeye ve büyümeye yönelik çalışmalar içerisinde bulunabilirler. Ayrıca işletme yönetici ve çalışanları tarafından yapılması olumlu karşılanmasa da kangren olan bir kolun kesilerek tüm vücudun kurtarılmasının daha iyi anlayışından hareketle küçülme stratejileri de uygulayabilirler. Ancak önemli olan bir husus da şudur ki işletmelerin kriz dönemlerinde uygulamış oldukları stratejilerin başarılı ve kalıcı olması hükümet politikalarının desteği ile mümkündür.
Yöneticilerin liderlik biçimleri ile performans ve iş tatmin düzeyi ilişkisi: ADANA KOBİ'lerinde bir uygulama
ÖZET YÖNETİCİLERİN LİDERLİK BİÇİMLERİ İLE PERFORMANS VE İŞ TATMİN DÜZEYİ İLİŞKİSİ: ADANA KOBİLERİ'NDE BİR UYGULAMA Mehmet BOZKUŞ Yüksek Lisans, İşletme Anabilim Dalı Danışman: Dr. Ünal AY Şubat 2004, 111 sayfa Bir işletmenin başarısında, finansal ve fiziksel olanaklar kadar, yöneticisinin sahip olduğu yetenekler ve benimsediği liderlik biçimi de büyük önem taşımaktadır, çünkü parasal ve fiziksel kaynakların etkin ve verimli şekilde kullanılmasını sağlayan yöneticidir. Bir küçük işletme yöneticisi mükemmel bir lider olmayabilir. Ancak, ortalama bir liderde bulunması gereken vasıflara sahip olmalı, ideal liderlerle kendisini kıyaslayıp eksiklerini gidermeye çalışmalıdır. Liderlik niteliklerine sahip, sorumluluklarını bilen küçük işletme yöneticileri belirsizlikler ve riskler altında işletmelerini daha iyi yönetirken; liderlik nitelikleri olmayan yöneticiler bir süre sonra sistem dışında kalmaya zorlanmaktadırlar. KOBİ'lerin ekonomik gelişmedeki payları düşünüldüğünde, bu işletmeleri kalkındırma görevini üstlenen yöneticilerin eğitilmesi ve becerilerinin geliştirilmesinin önemi açığa çıkmaktadır. KOBİ sahibi ve yöneticilerinin liderlik becerilerinin geliştirilmesi, şahıslarının, işletmelerinin ve ülkenin gelişimine önemli bir ivme kazandıracaktır. Bu açıdan liderler nasıl bir yönetim tarzı uyguladıklarını ve aslında işletmelerinde uygulamaları gereken liderlik tarzının ne olması gerektiği konusunda düşünmelidirler. Bu çalışmada ülkemiz açısından önem taşıyan KOBİ'lerin yöneticilerinin liderlik profilleri çıkarılmış ve liderlik biçimlerinin performans ve iş tatminleri ile olan ilişkisi araştırılmıştır. Bu amaçla hazırlanan anket aracılığıyla 105 KOBİ sahibi ve yöneticisinin liderlik biçimleri, iş tatmin ve performans düzeyleri ile ilgili bilgiler toplanmış ve çeşitli istatistiki program ve analizler yardımı ile sınıflandırılmış ve aralarındaki ilişkiler incelenmiştir.Çalışma, yöneticinin liderlik biçimi ile performansı ve yöneticinin iş tatmini ile performansı arasında anlamlı bir ilişki olduğunu göstermiştir. Anahtar Kelimeler: Küçük ve Orta Büyüklükteki İşletmeler (KOBİ), İş tatmini, Performans, Liderlik, Liderlik Stilleri.
The impact of organizational justice on the deviant behavior of employees
The relationship between organizational justice and deviant behavior of employees is a topic that the current study aims to examine and analyze. The case study where the study has been applied is the public universities. The study focused on this phenomenon in three selected universities in Iraq are University of Baghdad, the University of Technology in Iraq, and Mustansiriya University. The current study has been implemented using a questionnaire. The number of participants at this study is 207 207 participants and all of them work at the universities selected for the study. After analyzing the questionnaire data, there are many results detected associated with the study hypotheses. The study found that the relationship between interactional justice, procedural justice and distributive justice and workplace deviance of employees is negative. This study is considered pioneered research in the environment of the public sector in Iraq and it adds value to the present literature to support the harmful effects of deviant work behavior in the workplace. The study offers a new direction in this area by motivating and inspiring new research about the impact of this concept and controlling the deviant workplace behavior, especially in university environments. The final section of our study shows the conclusion, implications, and the study limitations. Keywords: Organizational justice, deviant workplace, interactional justice, procedural justice, and distributive justice.
Çukurova bölgesi süpermarket yöneticilerinin liderlik biçimlerinin analizi
Perakende sektörü, ulusal ve uluslararası üreticilerin ürünlerini tüketicilerle buluşturduğu büyük bir hizmet platformudur. Perakendecilik sektörü içinde en önemli payı, süpermarketler ve hipermarketler oluşturmaktadır. Süpermarketçiliğin yoğun rekabet özellikleri taşıyan bir pazar olması nedeniyle, süpermarketlerin hizmetlerini farklılaştırmaları ve daha kaliteli hale getirmeleri gerekliliği vardır. Özellikle bilgi ve teknoloji çağıyla birlikte yaşanan toplumsal değişim ve gün geçtikçe zorlaşan ekonomik koşullar, günümüzde işletmeleri daha rasyonel davranmaya itmektedir.Yaşanan belirsizlikler ve hızlı değişim işletmelerin ikamesini risk altına almakta ve bu koşullarda çözüm üretme görevi yöneticilere ve liderlere düşmektedir. Bu sebeple mağaza yöneticiliği ve mağaza yönetimi kavramlarını daha önemli hale getirmiştir.Bu çalışmada lider ve liderlik kavramı üzerinde durulmuş, Çukurova Bölgesi süpermarket yöneticilerinin liderlik biçimleri analizi için bir uygulama yapılmıştır.
Adana ili Pozantı ilçesi süt sığırcılığı işletmelerinin genel yapısı, sorunları ve çözüm önerileri
Bu araştırma Adana İli Pozantı İlçesinde süt sığırcılığı yapan işletmelerde yürütülmüştür. Araştırma verileri 2014-2015 üretim yılına ait olup, büyükbaş hayvan varlığına göre, tesadüfi tabakalı örnekleme yöntemi kullanılmış ve Tarım İlçe müdürlüğü ile yerel idarecilerin verileri de dikkate alınarak seçilen 80 işletmeden anket çalışması yürütülerek toplanmıştır. Bu araştırmada, süt sığırcılığı yapan işletmelerin yapısı, pazarlama sorunları, üretim sırasında işletmelerin avantajlı ve dezavantajlı yönlerinin ortaya konulması amaçlanmıştır. İncelenen işletmeler hayvan varlığı 1-5 ila 6 ve üzeri olan işletmeler şeklinde iki farklı gruba ayrılmıştır. Çalışmada, Pozantı ilçesinde, süt üretim sistemi, iş, yapısal koşullar, süt sığır yetiştiriciliği uygulamaları ile ilgili işletmelerin genel durumu, süt satış ve pazarlama durumları ile örgütsel yapı üzerinde durulmuştur. Buna ek olarak, işletmelerin karşılaştığı sorunları belirleyerek bu sorunlara çözümler ve öneriler geliştirilmeye çalışılmıştır.
Aile işletmelerinde ikinci kuşaktan kaynaklanan sorunlar ve çözüm önerileri: (Sorunların birinci kuşağın görüşleriyle tespit edilmesine yönelik bir alan araştırması)
Bu araştırma Gaziantep, Kahramanmaraş ve Adıyaman illerinde faaliyet gösteren aile işletmelerinde, ikinci kuşağın işletmeye katılması sonucu ortaya çıkan ikinci kuşaktan kaynaklanan sorunların analizinin yapılması ve bu sorunların çözümüne yönelik önerilerin ortaya konulması amacıyla hazırlanmıştır. Aile işletmelerinde ortaya çıkan sorunlar üzerine yapılan araştırmalar, aile işletmelerinde ikinci kuşaktan kaynaklanan sorunların işletmenin sürekliliğinin sağlanmasında ciddi problemler oluşturabileceğini ortaya koymaktadır. Bu aşamada en büyük dezavantaj özellikle birinci kuşaktan sonra işletme yönetimini devralacak olan ikinci kuşak aile üyesinin belirlenmesi ve yetiştirilmesini sağlayacak olan planlamanın yapılamamasıdır. Bununla birlikte yapılan araştırmalar 1/3'den daha az oranda aile işletmesinin birinci kuşaktan ikinci kuşağa geçebildiğini ve bunların ise ancak yarısının üçüncü kuşağı görebildiklerini ortaya koymaktadır. İkinci kuşaktan kaynaklanan sorunların analizi için Sanayi ve Ticaret Odalarına kayıtlı toplam 1142 aile işletmesine ulaşılmış 315 tanesiyle birebir görüşülmüş ve bunların 251'i değerlendirilmiştir. İnceleme sonucunda Gaziantep, Kahramanmaraş ve Adıyaman illerindeki aile işletmelerinde ikinci kuşağın yönetime katılmasıyla beraber ikinci kuşaktan kaynaklanan sorunların neler olduğu incelenmiş ve çözüm önerileri geliştirilmeye çalışılmıştır. Anahtar Kelimeler: Aile İşletmeleri, İkinci Kuşak, İkinci Kuşaktan Kaynaklanan Sorunlar.
Alışveriş merkezi yönetim sorunları
Modern anlamda Alışveriş Merkezlerinin ortaya çıkışı ile birlikte bu merkezlerin üst kimlikle yönetilmesi ihtiyacı doğmuştur. Bu üst kimlik Alışveriş Merkezini belirli kurallar çerçevesinde yönetimini üstlenerek verimliliği ve ziyaretçi memnuniyetini ön planda tutmaya çalışmıştır. Yöneticiler Alışveriş Merkezini deneyimledikçe mimari yapılar ve sistemler gelişerek değişime uğramıştır. Sektör deneyimledikçe daha verimli ve daha ergonomik binalara kavuşmaktadır. Değişen dünya ve kullanıcı alışkanlıkları, artan rekabet baskısı sürekli yenilenmeyi ve tüketicinin ihtiyaç ve taleplerine daha yüksek oranda cevap vermeyi zorunlu kılmaktadır. Bu aşamada yöneticilerin rekabette daha ön plana çıkabilmesini, kiracı ve ziyaretçi memnuniyetini sağlayabilmesini engelleyen bir takım sorunlarla karşılaşmaktadır. Bu çalışmada Türkiye genelinde faaliyet gösteren farklı mimari yapıda, farklı büyüklükte ve farklı yönetim biçimlerinde işletilen Alışveriş Merkezlerinin ortak sorunlarını ortaya konularak sektörün ortak deneyimi ve ortak akıl birliğiyle çözüm önerileri ortaya konulması amaçlanmıştır. Bu verilerin toplanması için anket ve yüz yüze görüşme yöntemini kullanılmıştır. Bulgular, farklı Alışveriş Merkezlerinin aynı başlık altında ortak sorunlarının olduğunu ve aynı başlık altında da farklı açılardan sorun yaşadıkları gerçeğini ortaya koymaktadır. Alışveriş Merkezlerinin konumlandıkları çevreyle sorunlarının arasında bir ilişki olabileceği saptanmıştır. Sonuç olarak Alışveriş Merkezi yöneticilerinin ortak sorunlara sahip oldukları ve bu sorunların bir kısmının yine sektörün ortak deneyimleriyle sorunlar daha oluşmadan önlenebileceği, diğer kısmının ise organize perakende ile yapılacak işbirliği altında verilecek eğitimlerle bertaraf edilebileceği yönünde önerilerde bulunulmuştur. Anahtar Kelimeler: Alışveriş Merkezi, Perakende, Yönetim, Mimari, Personel,Erişilebilirlik
İşletme mantığı açısından "Sultan II. Mahmud Han Vakıfları" (Kurumları, hayır hizmetleri ve akarları)
Sultan II. Mahmud Han'a ait Vakıflar 1809-1832 yılları arasında kurulmuştur ve mazbut vakıf statüsünde Vakıflar Genel Müdürlüğü bünyesinde faaliyetlerini devam ettirmektedir. Sultan II. Mahmud'a ait onbir adet vakfiye üzerinde yaptığımız inceleme neticesinde hazırladığımız yüksek lisans tez çalışmamızda, Vakıflar Genel Müdürlüğü arşivinde 634 nolu defterde bulunan ve 1413, 1414, 1415, 1417 ve 1418 nolu defterlerde mükerrerleri yer alan ilki Hicri 29.04.1224 / Miladi 13.06.1809 tarihli, sonuncusu ise Hicri 07.07.1248 / Miladi 31.11.1832 tarihli vakfiyeler kaynak olarak kullanılmıştır. Vakfiyelerde yer alan bilgiler doğrultusunda hazırlamış olduğumuz tez çalışmamızda Sultan II. Mahmud'un kurmuş olduğu vakıfları, bu vakıfların kuruluş amaçlarını, hangi alanda hizmet verdiklerini, akarlarını, gider kalemlerini, personel istihdamını ve bu konularda belirlemiş olduğu politikaları açıklamaya ve günümüz şirketleri ile karşılaştırmalarını yaparak, medeniyetimizde nasıl bir yer tuttuklarını ortaya koyduk. Anahtar Kelimeler: Sultan II. Mahmud, işletme, vakıf, vakfiye.
Muhasebe bilgi sisteminin işletme yönetim kararları üzerindeki etkileri: TRC3 bölgesindeki KOBİlere yönelik bir araştırma
Muhasebe bilgi sistemi işletme yöneticilerine işletme de alınması gereken kararlarda yardımcı olmaktadır. Küreselleşme ile birlikte bilgi teknolojilerinin sürece dâhil olması rekabet avantajı sağlamak için muhasebe bilgi sisteminden daha fazla fayda elde etmeye dönük ihtiyacı ortaya çıkarmıştır. Hızlı bir gelişim evresinden geçen muhasebe bilgi sisteminin pek çok örgüt için daha etkili bir hale gelmesi; İşletme yöneticilerinin kaliteli bilgilerin üretilebilmesi için doğru koşulları sağlayarak, bu bilgileri değerlendirebilecek ve işletme kararlarına etki edecek niteliğe ulaştırabilmelidir. Bu çalışmada, muhasebe bilgi sisteminin işletme yönetim kararları üzerindeki etkileri incelenmiştir. Çalışmada anket yöntemi kullanılmıştır. Çalışma evreni olarak TRC3 bölgesi seçilmiştir. Alan çalışmasına 194 işletme katılım sağlamıştır. Elde edilen veriler SPSS istatistiksel programı ile analiz edilmiştir. Araştırma sonucuna göre muhasebe bilgi sisteminin, Yöneticilerin muhasebe bilgi düzeyi ile işletme yönetim kararları arasında tam aracılık rolünün olduğu tespit edilmiştir. Buna göre işletme yöneticilerinin muhasebe bilgi sistemlerini etkin ve verimli kullanılması önerilmektedir.
Yapay zekâ'nın stratejik düşünme ve stratejik karar verme olasılığı üzerine bir araştırma
Bu çalışma da yapay zekânın stratejik düşünme ve stratejik karar verme olasılığı araştırılmıştır. Stratejik düşünme değişkeni sistemler perspektifi, niyet odaklılık, akıllı fırsatçılık, zamansallık ve hipotetik düşünme olmak üzere 5 boyuttan oluşmaktadır. Stratejik karar verme ise işletmenin geleceğinde oluşturacağı kararları etkileme, işletme içinde alınan diğer kararları yönlendirme ve rekabetin dinamiklerini şekillendirme olarak 3 özellikten oluşmaktadır. Ayrıca bu araştırma da nitel araştırma desenleri içersinde yeni bir yaklaşım olarak değerlendirilebilecek bilişsel fenomenoloji deseninin felsefi arka planı ve araştırma süreci hakkında önemli bigilere yer verilmiştir. Ayrıca çalışma da teorik zenginlik sağlamak amacıyla "bilişsel ve önermesel tutum" ve "pratik yansıma" kategorilerine dayalı olarak bilişsel fenomenoloji kuadrantı geliştirilmiş ve bu doğrultuda katılımcı seçim kriterleri belirlenmiştir. Çalışmanın örneklem grubu proje ekipleri, akademisyenler ve yöneticilerden oluşmaktadır. Literatür çerçevesinde oluşturulan yarı yapılandırılmış görüşme soruları ile toplam 9 katılımcı ile farklı platformlar üzerinden görüşmeler gerçekleştirilmiştir. Bu katılımcılar kuramsal örnekleme, maksimum çeşitlilik örnekleme ve ölçüt örneklemenin ortak yönleri kullanılarak çalışmaya teorik zenginlik sağlayacağı düşünülen ve bilişsel fenomenoloji deseni çerçevesinde oluşturulan kriterleri sağlayan katılımcılar arasından seçilmiştir. Katılımcılardan elde edilen veriler içerik analizi tekniği ile değerlendirilip çalışmanın bulguları olarak kodlar, kategoriler ve temalara ulaşılmıştır. Gerçekleştirilen analiz sonucunda 534 kod, 20 kategori ve 8 temaya ulaşılmıştır. Çalışma da elde edilen temalar; yapay zekânın bütüncül değerlendirme potansiyeli, belirsizliğe yönelik çözümler geliştirebilme potansiyeli, kombinasyonel düşünme potansiyeli, strateji geliştirebilme potansiyeli, karar tarzları oluşturabilme potansiyeli, karar verme potansiyeli, rekabet dinamiklerini şekillendirme potansiyeli, mevcut ve potansiyel güçlükler/tehditlerdir. Bir sonraki aşamada ise bulgular ve katılımcıların görüşleri birlikte değerlendirilerek yapay zekânın stratejik düşünme ve stratejik karar verme potansiyelinin ortaya konulduğu araştırma modeline ve bu modelin dinamiklerini ve kavramsal çerçevesini oluşturan 11 önermeye ulaşılmıştır. Bununla birlikte bilişsel fenomenoloji kuadrantı çerçevesinde katılımcılar tanımlanmış ve oluşturulan örnekleme dayalı ve kuadranta dayalı veri akış tabloları ile katılımcıların araştırma bulgularına katkıları ortaya çıkarılmıştır.
İşletme yöneticilerinin ticari belgelerin tanzim ve hukuki süreçlerine ilişkin bilgi ve algı düzeyleri üzerine bir araştırma
Bu tez çalışması ile işletme yöneticilerinin ticari belge tanzim ve hukuki süreçlerine ilişkin bilgi ve algı düzeyleri ortaya konmaya çalışılmıştır. İşletme yöneticileri içinde faaliyet gösterdikleri ülkenin hukuki kurallarına göre iş piyasası ve iş hayatında faaliyet gösterirler. Ve bu kurallar ticari hayat içinde onlar için en önemli bağlayıcı normlardır. Bu çalışma ilgi ticaret hukukunun iş hayatında en önemli faaliyet ve uygulama alanı bulan ticari belge tanzimi ve hukuki süreçlerinin yöneticiler tarafından ne seviyede algılandığının ortaya konması amaçlanmıştır. Tez çalışma dört bölümden oluşturulmuştur. İlk bölümümüz giriş bölümüdür. İkinci bölümde yönetim konuları, ticari belgeye ilişkin hukuki argümanlara yer verilmiştir. Üçüncü bölüm uygulama bölümüdür. Dördüncü bölümde ise sonuç ve yorumlara yer verilmiştir.
İşletmelerin profesyonel yönetime geçiş süreci ve Gaziantep sanayisinde uygulama
ÖZET İŞLETMELERİN PROFESYONEL YÖNETİME GEÇİŞ SÜRECİ VE GAZİANTEP SANAYİSİNDE UYGULAMA AKÇACI, Taner Yüksek Lisans Tezi, İktisat Anabilim Dalı Şubat, 2000, 217 sayfa İşletmelerin büyümesi, ve yapısının karmaşık bir hal alması, bu kuruluşların yönetimini zorlaştırmıştır. Ekonomik, teknolojik ve sosyal gelişmeler sonucu, işletme sahipleri ile yöneticileri ayrılmış ve yönetim başlı basma bir disiplin haline gelmiştir. İşletmelerin, mevcut iş ortamında ayakta durabilmeleri ve uzun vadede başarılı olabilmeleri için, var olan yönetim tekniklerinde değişiklikler yapmaları kaçınılmaz olmuştur. Yöneticilik görevi, işletmeyi ilgilendiren bütün konularda, geniş bir bilgi, bu bilgileri başarıyla uygulayabilecek iyi bir yetenek ve kazanılmış bir çok tecrübeyi gerektirir. Bütün bu açıklığa ve gerekliliğe rağmen, profesyonelleşme istenilen düzeyde gerçekleşmemektedir. Bu tezin amaa, işletmelerin profesyonel yönetime geçiş sürecini araştırmaktır. İşletmelerin başarılı olabilmeleri için, sistematik bir yönetim düzeninin oluşturulması, bu sistemin işletilmesinde profesyonel yöneticilere görev verilmesi, ve bilgi destek sistemlerinin etkin bir şekilde kullanılması gerekir. Bu tez, teorik ve uygulama olmak üzere iki ana kısımdan oluşmaktadır. Teorik kısım ise, iki bölümden oluşmaktadır. Birinci bölümde, profesyonel yönetim, profesyonel yönetici ve örgütsel değişim hakkında kavramsal boyutla açıklamalar bulunmaktadır. İkinci bölümde, işletmeleri profesyonel yönetime yönelten faktörler, profesyonel yönetime geçiş sürecinde karşılaşılan güçlükler ve her aşamada oluşacak dirence karşı alınabilecek tedbirler üzerinde durulmaktadır. Tezin ikinci kısmı, Gaziantep Sanayi Bölgesindeki işletmelerin, profesyonel yönetime geçiş düzeyini belirlemeye yönelik hipotezlerin test edildiği uygulamalı bir çalışmayı kapsamaktadır. Bilim Dalı Sayısal Kodu: EKON 590
İşletme yönetiminde muhasebe bilgi sisteminin yeri ve önemi, bir tekstil işletmesinde uygulama
İşletmelerin etkin bir şekilde yönetilmesi iyi bir muhasebe bilgi sisteminin kurulmasına ve muhasebe çıktılarının yönetimde kullanılmasına bağlıdır. İşletme yöneticilerin, yönetim kararlarında mali bilgilerin önemi büyüktür. Bu mali bilgilerin toplanarak işlenmesi, sınıflandırılması ve raporlanması gerekmektedir. Bu işlemlerin yapılabilmesi için de işletmelerde muhasebe bilgi sisteminin kurulu olması gerekir. Sadece muhasebe bilgi sisteminin kurulu olması da yeterli olmamaktadır. Muhasebe bilgi sisteminin verilerini yönetim karalarında yöneticilerin dikkate alması gerekir.. İşletmelerde muhasebe bilgi sisteminin önemi işletme kararlarının verilmesinde yönetime gereksinim duyduğu bilgi ve raporların sunmasından ileri gelir. İşletme faaliyetleri sonucu elde edilecek mali bilgilerin doğruluk derecesi ancak muhasebe bilgi sistemi ile olanaklıdır. Muhasebe bilgi sistemi aynı zamandadiğer işletme departmanlarındaki bilgileri de toplayarak diğer işletme departmanların kontrolünü ve denetimini de sağlamış olmaktadır. Etkili bir muhasebe bilgi sisteminin oluşturulması için gelişmiş bir bilgisayar sisteminin olması gerekir. Bu sistemde mali nitelikteki bütün veriler muhasebe bilgi sistemine dahil edilerek işletme yönetimine hızlı ve doğru bilgileri raporlamalıdır. Bu çalışmada iki bölümde konu ile ilgili teorik bilgiler verilmiştir. Üçüncü bölümde ise Gaziantep'te faaliyet gösteren GÜRTEKS Şirketler Grubunda muhasebe bilgi sisteminin işleyişi incelenmiştir. Son bölümde Firmanın muhasebe bilgi sistemi çıktılarının yönetim kararlarındaki etkileri incelenerek sonuçlan değerlendirilmiştir.
İş riski yönetiminin işletme yönetimine etkisi ve bir sanayi işletme uygulaması
Risk insanlığın başlangıcından beri yaşamın bir parçası olmuştur. Günümüz iş hayatı da doğal olarak farklı risklerin etkisi altındadır. Bu nedenle nasıl her insanın doğal olarak hayatını tehlikeye atıcı risklere karşı korunma amaçlı eylemler geliştiriyor ise işletmelerde maruz kalabilecekleri risklere karşı korunma, sakınma ve maruz kalması anında buna göğüs gerebilmek için modern yönetim teknikleri geliştirmek zorundadır. Kurumsal risk yönetimi son dönemlerde bir çok işletme ve bilim adamının ilgisini çekmektedir. İşletmelerin devamlılığı sürdürülebilir bir karlılığa ve nakit oluşturmalarına bağlıdır.Bunu sağlamak için de maruz kalabilecekleri finansal, operasyonel, çevresel ve stratejik riskleri sürekli incelemek ve önlem almak zorunda oldukları bu çalışma sonucu bir kere daha ortaya çıkmıştır. Çalışma esnasında `'Kurumsal Risk Yönetimi''nin güncel teorik bilgileri incelenmiş, bir sanayi işletmesine uygulanması için araştırma yapılmıştır.Yapılan uygulama sırasında dağınık olarak bir çok risk takibi yapan işletmenin, risklere bütünsel bir yaklaşım sergilemesi sonucunda daha öngörülebilir performans sağlayabileceği ortaya çıkmıştır.