Plants

90 theses under this subject heading

Master'sOpen AccessTR

Ṭalʿatî Çelebi Maġzü'ṭ-Tıbb (metin-inceleme-sözlük)

Türk dili çalışmaları için önem teşkil eden edebi eserlerin dışında verimli çalışmalar yapılabilecek en zengin kaynaklardan biri tarihî tıp metinleridir. Eski Anadolu Türkçesi dönemi tıp metinleri arı dil kullanımı ile günümüz Türkçesi için temel oluşturmaktadır. 14 ve 15. yy metinlerini takiben Osmanlı Türkçesi tıp metinleri 16. yy ve 17. yy Klasik Dönem eserleri olarak; Türkçeleşme, "Batı" kökenli kelimelerin dilimize yerleşmesi ve Farsça ve Arapçanın gramer ve üslup bakımından baskınlaştığı yeni bir tıp dili sahası ile karşı karşıya olunduğunun bir göstergesidir. Dönemin fonetik çerçevesini çıkarmak için tıp eserleri yoğun bir malzemeye sahiptir. Bu çalışmada 16. yy tıbbi malzemeler bitkiler, devalar ve 17. yy Türkçesi geçiş dönemi özelliklerini gösterebilen bir metin olan "Maġzüʿṭ-ṭıbb" adlı eser transkripsiyon ve sözlük çalışması ile ortaya koyulmuştur. Eser 16.yy meşhur hekimlerinden Yȗsufî Herevîʿye ait "Rubâʿiyyât-ı Yȗsufî" eserinin tercümesi olan "Muġziʿṭ-ṭıbb" adıyla Milli Kütüphane" 06 mil Yz A 2719/1" no ile yanlış okuma ile kaydedilmiş bir hastalıklar ve devalar kitabıdır. Eser kütüphane kaynaklarında Farsça olarak görünmektedir. Oysa eser Türk dilinde yazılmış bir tercüme metindir. Eserde Yusūfįʿye ait rubailer Farsça'dır. Eserin mütercim/müellifinin 17.yy isimlerinden Talʿatî Çelebi olduğu gerek IRCICA kataloglarında, gerek eserin bir diğer nüshasında ifade edilmiştir. Mütercim/müellif kütüphane kaynaklarında "Ṭalʿatį ʿAbd-i Şāhį" ismiyle kitabın adı gibi yanlış ve/veya eksik kaydedilmiştir. Bu çalışmada yazar, eseri ve eser içeriği detaylarıyla doğru tespit edilmeye çalışılmış, yanlış veya eksik kaydedildiği düşünülen eser ve yazar adının düzeltilmesi de amaçlanmıştır. Eserde Yȗsufî Herevîʿye ait müfred ve mürekkeb devalar rubailer aracılığı ile anlatılmıştır. Farsça rubailerin Türkçe tercüme edildiği metinde Klasik Osmanlıca döneminde görülen söz dizimi ve dış yapı göze çarpmakta, kısmi olarak yalın Türkçe ifadeler ve arkaik kullanımlar yer almaktadır. Karışık dil özellikleri yoğun olarak görülmektedir. Çalışmanın amacı içeriğin doğru tespit edilmesi, dönem fonetiğinin ortaya çıkarılması ile Türk Dili alanındaki tarihî tıp metinleri söz varlığına katkıda bulunmaktır.

17. yüzyılBitkilerOsmanlıca+3
Aslı Bazman
Hacettepe University · Sosyal Bilimler Enstitüsü
2024
00
Master'sOpen AccessTR

Ahmedî, Kadı Burhâneddîn ve Seyyid Nesîmî divanlarında nebâtî unsurlar

Ahmedî, Kadı Burhâneddîn ve Seyyid Nesîmî bugün yazılı olarak bulabildiğimiz ilk divanların sahipleridirler. Bir devrin başlangıcını temsil eden bu divanlar elimizde bulunan en eski divan örnekleri olmaları hasebiyle bu dönemin sanat anlayışını inceleyebilmek adına en büyük yardımcılarımızdır. Çeşitli temalar çevresinde divanların tahlillerini yapmak dönemin anlayışını anlamlandırabilmek için önemlidir. Tema olarak içinde yaşadıkları hayatın vazgeçilmez bir parçası olan bitkiler tercih edilmiştir. O devirde şairin tabiata bakışı ve onu anlamaya çalışma şekli beyitler yoluyla tetkik edilmeye çalışılmıştır. Bu çalışmanın amacı elimizde bulunan ilk divanları inceleyerek klasik edebiyatın iptidai olarak adlandırabileceğimiz devresinde tabiata bakışın nasıl olduğunu anlamaya çalışmaktır. Bahsedilen üç divandaki nebâtî unsurlar karşılaştırılmalı olarak ele alınmıştır. Ahmedî divanında 130, Kadı Burhâneddîn divanında 100 ve Seyyid Nesîmî divanında 85 nebâtî unsura tesadüf olunmuştur. Belirlenen kelimeler çiçekler, ağaçlar, meyveler ve hubûbat olmak üzere dört bölümde ele alınmıştır. Şairlerimizi daha yakından tanıyabilmek için öncelikle hayatları incelenmiştir. Sonrasında nebâti unsurların toplumumuz için önemi aktarılmıştır. Dört ana başlık altında incelenen nebatlar kullanım sıklıklarına göre sıralanmıştır. Ele alınan bitkilerle ilgili önce sözlük bilgileri verilmiş daha sonra tasnife göre örnek beyitlerin gerekli durumlarda nesre çevirisi verilmiş yahut açıklama yoluna gidilmiştir. Son kısımda ise istatistiksel bilgi verilerek üç şairin nebâtî unsurları kullanım sıklığı arasında mukayese yapılarak analiz edilmeye çalışılmıştır. Anahtar Kelimeler: Ahmedî, Kadı Burhâneddîn, Seyyid Nesîmî, klâsik Türk şiiri, bitkiler.

AhmediBitkilerDivan edebiyatı+7
Melike Beyza Murat
İstanbul 29 MayIs University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2021
00
Master'sOpen AccessEN

Potental plant species for honey production forests: Isparta Keçiborlu Güneykent honey production forest case

In this thesis, the density of nectar and pollen plants suitable for beekeeping was determined by conducting floral studies. In addition to this, plantations were made by using suitable species for the origin of the region, in order to extend nectar flowing period. It was taken into consideration to using suitable seed/seedlings for the habitat and their origin. Since the maximum flowering of the trees in the honey forests is of great importance, attention has been paid to the spacing in the plantings. In the study area, it was ensured that the trees and sub-vegetation which could bloom could follow together. In order to realize the objectives of honey forest projects, especially trees, bush and herbaceous species that provide a long period of flowering were taken care. The most visited group of plants by bees was the Rosaceae family with 9 taxa, the Fabaceae family ranked second with 5 taxa, and the Lamiaceae family ranked third with 5 taxa. However, considering the flowering periods which are very important in terms of beekeeping, April, May, June and July were found as the most intense flowering period.

HoneyHoney productionCultivation+5
Süleyman Yıldız
Isparta University of Applied Sciences · Lisansüstü Eğitim Enstitüsü
2019
00
Master'sOpen AccessTR

Bir güneş enerjisi santralinin maliyet analizi: Aydın ili örneği

Sanayi devrimi ile birlikte enerji konusunun önemli olmadığı hiçbir alan neredeyse kalmamıştır. Geçmişten günümüze enerji ihtiyacının sürekli olarak artması, enerjisini dönüştürerek kullandığımız tüm fosil kaynakların limitli oluşu ve hızla tükenmesi, tüm dünya ile birlikte ülkeler, devletler, hatta insanların bile enerjinin sürdürülebilirliğinin önemini anlamasında ve bu konuda bilim dünyasına katkı sağlamak için sürekli çalışmasında etkili olmuştur. Dünya ülkeleri enerji bağımlılıklarını aza indirmek için ve daha önemlisi fosil yakıtların çevreye verdikleri hasarı en aza indirebilmek için politikalarında yenilenebilir enerji ya da sürdürülebilir enerji yatırımlarının oranını artırmışlardır. Böylelikle temiz enerji anlamında rüzğar, güneş ve diğer enerji alanındaki yatırımlar hem mühendislik hemde ülke carisinde önemli rol oynamaya başlamıştır. Çalışmamızda fotovoltaik sistem kullanan santralin ne derece verimli çalışacağını ve kurulum yöntemlerini, gerçek veriler ışığında bir enerji santralinin aylık verilerine dayalı olarak üretim farklılıkları araştırılmıştır. Bu tez çalışmasında Aydın'ın Çine ilçesiden kurulması planlanan 1 MW gücünde ki güneş enerji santralinin yatırım aşamasından proje ve sahada ki uygulamasına kadar geçen sürede, yapılacak yatırımlar kullanılacak malzeme ve panel seçimleri, sahanın kurulması düşünülen bölgenin coğrafi olarak önemi, bölge seçimi konusunda çeşitli programlardan yararlanılması incelenmiştir. Yapılan hesaplamaların mevcut yasa tasarısına göre analiz durumları hesaplanmış ve gerçek verilerle kıyaslanmıştır. Sonuç olarak, ekonomik ve üretim açısından değerlendirmeye alınan sistem tutarlılık, üretim ve mühendislik açısından birbiriyle bağlantısı belirlenmiştir.

AydınEnerji santralleriGüneş enerjisi+4
Talha Gezer
Isparta University of Applied Sciences · Institute of Graduate Studies
2019
00
Master'sOpen AccessTR

Diyarbakır ilinde pamukta zararlı Lygus (Hemiptera: Miridae) türleri yayılış alanları, popülasyon gelişimi ve bitki fenolojisiyle ilişkisi

Önemli bir sanayi bitkisi olan pamuk (Gossypium hirsutum L.) endüstri bitkileri arasında Türkiye'de üretim miktarı açısından ilk sırada yer almaktadır. Bu üretim içerisinde Güneydoğu Anadolu bölgesi birinci sırada yer almaktadır. Pamuk üretimi boyunca birçok zararlı etmen ortaya çıkmakta ve önemli ürün kayıplarına yol açmaktadır. Bunlar içerisinde yer alan Lygus spp. (bitki tahtakuruları) pamuğun generatif döneminden başlayarak meydana getirdikleri zarar ile önemli ürün kayıplarına yol açabilmektedir. Bu çalışma Diyarbakır ili pamuk üretim alanlarındaki Lygus spp., popülasyon dinamiği ve zararlıların bitki fenolojisiyle olan ilişkisini belirlemek amacıyla 2020 ve 2021 yıllarında yürütülmüştür. Lygus türlerini belirlemek için Diyarbakır ilinde 7 ilçeden toplam 244 adet tarladan örneklemeler pamuğun fenolojik dönemine göre atrap ve böcek toplama aleti (D-Vac.) kullanılarak yapılmıştır. Popülasyon değişimi çalışmaları ise her iki yıl Sur ve Çınar ilçelerinde iki farklı tarlada pamuğun 3-5 yapraklı olduğu dönemden itibaren haftalık olarak gerçekleştirilmiştir. Çalışmada Lygus gemellatus (HerrichSchäffer) and Lygus pratensis (Linnaeus) olmak üzere toplam iki bitki tahtakurusu türü saptanmıştır. Bu iki tür arasında Lygus gemellatus en yoğun ve yaygın tür olduğu, 2020 yılında 91.2%, 2021 yılında ise 74.7% oranında bulunduğu belirlenmiştir. Zararlıların çalışma yapılan her iki yılda, mayıs ayı sonunda (çiçeklenme döneminden önce) pamuk alanlarında görüldüğü belirlenmiştir. Bu dönemden sonra popülasyonun arttığı görülmüş ve özellikle L. gemellatus popülasyonunun pamuğun taraklanma (koza oluşturma) döneminde en yüksek seviye ulaştığı tespit edilmiştir. Buna karşın L. pratensis popülasyonu ise koza (olgunlaşma) döneminde en üst düzeye çıkmıştır. Bunun yanı sıra, örnekleme yöntemlerinden D-Vac.'ın atrap metoduna göre daha fazla bitki tahtakurusu yakaladığı ve daha kullanılabilir olduğu ortaya çıkmıştır. Biyotik ve abiyotik faktörlere bağlı olarak her iki zararlının popülasyon yoğunluğunun yıldan yıla değişebildiği sonucuna varılarak, pamuğun generatif döneminden itibaren bu zararlılara karşı yapılacak sürveylerle dikkatli olunması gerektiği önerilmektedir.

BitkilerDiyarbakırHemiptera+3
Hivda Yalçın
Harran University · Fen Bilimleri Enstitüsü
2023
00
Master'sOpen AccessTR

Sığırkuyruğu bitkisi (Verbascum) saplarından elde edilen ligninin farklı sıcaklık ve çözücülerdeki dönüşümü

Bu çalışmada verbascum bitki saplarından elde edilen ligninin, yüksek basınç reaktöründe ve açık hava basıncında farklı organik çözücülerle katalizörlü ve katalizörsüz olarak yeni ürünlere dönüştürülmeye çalışılmıştır. Organik çözücü olarak etanol, metanol, aseton ve n-butanol, katalizör olarakta NaOH kullanılmıştır. Yüksek basınç reaktörü denemeleri 300 oC'de, açık hava basıncı denemeleri ise çözücülerin kaynama noktalarında yapılmıştır. Elde edilen sıvı ürünler GC-MS analizi ile incelenmiştir. İnceleme sonuçlarına göre yüksek basınç reaktörü ile yapılan denemelerde en yüksek dönüşüm oranı metanol çözücüsü ile % 51 olarak bulunmuştur. Açık hava basıncı denemelerinde ise en yüksek dönüşüm oranı n-butanolde % 63 olarak bulunmuştur. GC-MS sonuçlarına göre elde edilen sıvı ürünler içerisinde aromatik, alifatik, fenolik, oksijen ve azotlu bileşikler olduğu bulunmuştur.

BitkilerKatalizörlerKimya+5
Erkan Çakın
Van Yüzüncü Yıl Üniversity · Institute of Educational Sciences
2019
00
Master'sOpen AccessTR

Osmanlı dönemi İznik çinilerinde (Yemek kapları) görülen bitkisel kompozisyonlar ve sıraltı fırça dekorlu porselen yemek takımı uygulamaları

Türk sanatında görülen motiflerin İslamiyet öncesi Asya'da yaşamış Türk kavimlerine kadar uzandığı bilinmektedir. Motiflerin İslamiyet sonrası çeşitlilik kazanarak farklı üsluplar ile birlikte geliştiği görülmektedir. Türk sanatı bu sayede dini, mimari yapılarda ve çeşitli kullanım eşyalarında, yemek sunum kaplarında kendine has üslubunu ortaya çıkartarak bir sanat çerçevesi oluşturmuştur. Çini sanatına Osmanlı imparatorluğu döneminde büyük önem verilerek saray atölyelerinde görkemli çalışmalar yapılmıştır. Bu sayede Türk çini sanatı en muazzam dönemine 16. yüzyılda ulaşmıştır. İznik bu dönemin en önemli üretim merkezi olmuştur. Yoğun olarak görülen bitkisel motiflerin yanında, yazı süsleme, geometrik motifler, sembolik motifler de Osmanlı imparatorluğunun bu sanatı icra ettiği her dönemde özellikle yemek sunum kaplarında görülmektedir. Motifler ve üsluplar ile ilgili bilgilere tez çalışmasının birinci bölümünde detaylı olarak yer verilmiştir. Tez çalışmasının ikinci bölümünde ise çini sanatında önemli bir yere sahip olan yemek sunum kaplarının işlevselliği, boyutları ve üzerine uygulanan kompozisyonlar ele alınmıştır. Bu bölümde yemek ve servis kapları sahanlar, tabaklar, tepsiler ve kâseler olarak incelenmiştir. Yemek ve servis kapları biçim ve motif açısından ele alınarak renk, desen ve kompozisyon özellikleri anlatılmaya çalışılmıştır. Yemek sunum kaplarının süsleme elemanları tasarım ilkelerine bağlı kalınarak ortaya çıkartılmıştır. Tüm bu biçim, motif ve renk gibi yardımcı elemanlar dönemin kültürel algısı ve sanat üslubuna göre oluşturulmuştur. Tez çalışmasının son bölümünde incelenen dönem örneklerinden yola çıkılarak yeni yorumlarla uygulamalar yapılmıştır. Yapılan araştırmalarda İznik dönemi yemek sunum kaplarının bulunduğu kitaplar, müze ve koleksiyonlardaki örnekler incelenerek bu kaynaklardan faydalanılmıştır.

BitkilerEl sanatlarıKaplar+7
Muhammed Bahadır Can Eren
Uşak University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2019
00
Master'sOpen AccessTR

Şırnak'ta doğal olarak yetişen ve pazarlama önemine sahip bazı bitki türlerinin kullanım amaçlarının ortaya konulması

Şırnak bölgesi, farklı coğrafik ve iklim özelliklerine sahip olması nedeniyle, doğada yetişen bitki türleri bakımından son derece zengin bir floraya sahiptir. Şırnak ilinde yetişen bitki türleri, uzun yıllardan beri bölge insanı tarafından farklı amaçlarla kullanılıyor olsa bile, bu bitkilerin bilimsel olarak teşhis edilmesi, kullanım amaçları, pazarlama, bölge ekonomisine katkısı ve ekoturizm açısından mevcut durumunun ortaya konulması önemlidir. Bu çalışma, Şırnak bölgesinin doğal florasında bulunan, bölge insanı tarafından uzun yıllardan beri farklı amaçlarla kullanılan, bölgesel isimleri ile tanınan, bitki türlerinin teşhisinin yapılması, tüketim ve sağlık amaçlı olarak kullanımlarının belirlenmesi, pazar koşulların bilinmesi ve özellikle de ekoturizm açısından potansiyelinin değerlendirilmesi ve bölge ekonomisine katkılarının ortaya konulması amacıyla yürütülmüştür. Araştırma verisi yapılandırılmış/yarı yapılandırılmış görüşme ve saha (arazi) çalışması olmak üzere iki aşamada toplanmıştır. Farklı dönemlerde bölgenin florasındaki bitkiler gözlemlenerek, fotoğraflanarak ve bitki örnekleri alınarak tür bazında teşhisleri yapılmıştır. Ayrıca bölge insanıyla yüz yüze yapılan görüşmelerle, bitkinin yöresel isimleri ve ne amaçla kullanıldığı ile ilgili bilgiler edinilmiştir. Daha sonra bitkilerin yöresel isimleri ile bilimsel isimleri birleştirilerek, ulusal ve uluslararası literatürle desteklenmiştir. Şırnak bölgesinde yapılan saha (arazi) çalışması ve yüz yüze görüşmelerde farklı amaçlarla kullanılan ve ekonomik değere sahip otuzbir tür tespit edilmiş olup, bu türlerin yaygın olarak bilinen ve kullanılan pazarlama, bölge ekonomisi ve eko turizm bakımından potansiyelleri ortaya konulmuştur. Böylece söz konusu türlerin yurt içi ve yurt dışında tanınırlığının ve yaygın etkisinin bilinmesiyle birlikte eko turizm açısından önemli bir farkındalık oluşacağı düşünülmektedir. Bununla birlikte, bölgede eko turizm faaliyetlerinin yaygınlaşmasıyla birlikte, Şırnak bölgesinin bölge ve ülke ekonomisinde önemli yer edineceğini belirtmek gerekir. Ayrıca bölgede doğal olarak yetişen bitki türlerinin insan gıdası (yemek vs.) olarak kullanılabileceğinin bilinmesiyle daha düşük maliyetlerle gıda temin edilebilecektir. Benzer şekilde, bu bitkilerin ilaç olarak kullanımlarının bilinmesiyle de sağlık açısından önemli olan bazı türlerin sağlık sektörüne katkı sağlayacağını belirtmek gerekir.

Bitki sistematiğiBitki örtüsüBitkiler+4
Şahin Ölgen
Şırnak University · Lisansüstü Eğitim Enstitüsü
2022
00
Master'sOpen AccessTR

Karasal rüzgâr enerji santrallerinin kurulum ve kullanımında gerçekleşen iş sağlığı ve güvenliği risklerinin belirlenmesi ve değerlendirmesi

Dünyanın üretim biçimleri açısından geldiği nokta, gerekli önlemler alınmadığı takdirde yaşadığımız ekolojiye geri dönülmesi güç zarar verme potansiyeli taşımaktadır. Bu ekolojik tahribatı önlemek adına Türkiye'nin de aralarına dahil olduğu gelişmiş ülkeler Paris İklim Anlaşması ve Avrupa Birliği Yeşil Dönüşüm Projesi çerçevesine taraf olmuşlardır. Taraf olunan bu sözleşmeler ülkeleri yenilenebilir enerji kaynakları alanındaki projelere destek vermeye yönelmektedir. Rusya ve Ukrayna arasında yaşanan savaşın ortaya çıkardığı jeopolitik riskler, başka ülkelerden ithal edilen enerji arzının sekteye uğraması ile enerji arzının başka ülkelerin yer altı ve yer üstü enerji kaynaklarına bağımlı kalınarak tedarik edilmesinin devletler için sürdürülebilir bir durum olmadığı gerçeğini ortaya koymuştur. Yaşanan gelişmeler, ülkelerin kendi yenilebilir enerji kaynaklarını kullanarak enerji ihtiyaçlarını karşılamalarının daha fazla geciktirilemeyecek bir noktaya geldiğinin göstergesidir. Rüzgâr Enerji Santrallerine (RES) birçok ülke tarafından yaygın olarak yatırım yapılan yenilebilir enerji kaynağıdır. Diğer ülkelere paralel olarak, Türkiye'de son yıllarda RES'lere olan ilgi artmakta ve verilen teşviklere santral sayısında bir artış söz konusudur. RES'lerin yapım, kurulum, bakım ve onarım ve işletme safhaları kendine ait birçok iş sağlığı ve güvenliği riskini barındırmaktadır. Bu nedenle, RES'lerin kullanım ömrü süresince gerçekleşebilecek iş sağlığı ve güvenliği risklerinin belirlenmesi ve değerlendirilmesi gereklidir. Bu tez çalışmasının amacı, Karasal RES'lerin kullanım ömrü sürecinde gerçekleşebilecek iş sağlığı ve güvenliği risklerin belirlenmesi ve değerlendirilmesidir. Çalışmada, kapsamlı bir literatür taraması ile RES'lerin kullanım ömrü sürecinde gerçekleşebilecek iş sağlığı ve güvenliği riskleri belirlenmiştir. Belirlenen iş sağlığı ve güvenliği riskleri, (1) Nakliye, (2) Kurulum, (3) Devreye Alma, ve (4) İşletme-Bakım-Onarım olmak üzere dört safhaya ayrılarak kategorize edilmiştir. İş sağlığı ve güvenliği risklerinin önem düzeyleri uzman görüş alınarak değerlendirilmiştir.

Risk değerlendirmesiRisk faktörleriRüzgar santralleri+4
Erkan İlter
Şırnak University · Lisansüstü Eğitim Enstitüsü
2023
00
Master'sOpen AccessEN

Plant-themed metaphors in Turkish proverbs: A cognitive approach

Plants play an unneglectable role in human-life; therefore, they are among the most used concrete items that the human mind takes advantage of while understanding abstract concepts. The aim is to find out how Turkish people conceptualize plant-themed metaphors in Turkish proverbs. To this end, the Conceptual Metaphor Theory developed by Lakoff & Johnson (1980) was adopted. 2.298 proverbs contain plant-themed concepts. Based on the data, the plant-themed concepts are listed in a Table with their English translations. The most frequent concepts are found to be AĞAÇ (TREE), BAĞ (VINEYARD), GÜL (ROSE), HARMAN (THRESHING), OT (WEED); hence, these concepts were chosen. First, possible socio-economical and culture-specific justifications for the salience of each concept were investigated. For each metaphorical concept, twenty proverbs were used for target domain detection. In total, one hundred proverbs were examined. The proverbs were also analyzed by an interrater. Using the Miles-Hubermann reliability coefficient (1994), the source-target match's reliability was calculated. At this stage, the Cohen's Kappa Test (1960) was employed to analyze the reliability. Kappa values are found to be 0.73. The attributes denoted to each plant-themed concept were classified as negative, positive or neutral. The conceptual metaphors identified through the analysis are as follows: AĞAÇ İNSANDIR (TREE IS HUMAN), BAĞ MÜLKTÜR (VINEYARD IS PROPERTY), BAĞ EMEKTİR (VINEYARD IS WORK), BAĞ İSTENDİK SONUÇTUR (VINEYARD IS FAVORABLE OUTCOME), BAĞ AİLEDİR (VINEYARD IS FAMILY), GÜL GÜZELLİKTİR (ROSE IS BEAUTY), HARMAN DEĞERLİ VARLIKTIR (THRESHING IS VALUABLE POSSESSION), HARMAN ZAMANDIR (THRESHING IS TIME), HARMAN BOLLUKTUR (THRESHING IS ABUNDANCY), HARMAN EMEKTİR (THRESHING IS WORK) , OT GÜZELLİKTİR (WEED IS BEAUTY), OT İSTENMEYENDİR (WEED IS UNWANTED). The attributes classified as follows: AĞAÇ (TREE) is highly neutral, BAĞ (VINEYARD) is neutral or positive, GÜL (ROSE) is positive, HARMAN (THRESHING) is neutral or positive, and OT (WEED) is mostly positive.

ProverbsPlantsConceptual metaphor theory+2
Nihansu Yurtseven Akış
Hacettepe University · Sosyal Bilimler Enstitüsü
2021
00
Master'sOpen AccessTR

Obezite tedavisinde kullanılan tokluk hissi sağlayan bitkisel kaynaklar

Obezite Tedavisinde Kullanılan Tokluk Hissi Sağlayan Bitkisel Kaynaklar Değişen yaşam tarzları, hareketsizlik ile birlikte sedanter yaşam, beslenme alışkanlıklarının değişmesi ve medya etkisi gibi faktörler beraberinde birçok sağlık sorunu getirmektedir. Obezite, halk arasında şişmanlık olarak bilinen vücutta fazla miktarda yağ depolanması sebebiyle ortaya çıkan ve tedavi edilmesi gereken ciddi bir sağlık sorunudur. Son zamanlarda dünya genelinde yapılan araştırmalar sonucu obezitenin prevelansının artmakta olduğu bilinmektedir. Bireylerin, dengeli ve sağlıklı beslenme alışkanlıklarını küçük yaşta kazanmaları, obezite ve obeziteye bağlı sağlık sorunlarını en aza indirilmesi üzerine dünya genelinde odaklanılmakta ve çalışmalar yapılmaktadır. Obezite, enerji alımı ve harcaması bakımından enerji dengesi bozukluğundan kaynaklanmaktadır. İştahı bastıran, kilo kaybına neden olan veya besin emilimini inhibe eden ilaçlar da dahil olmak üzere obeziteyi kontrol etmek için birçok farklı yaklaşım bulunmaktadır. İlaçla tedavinin yararları yanında çeşitli yan etkileri mevcuttur. Bu nedenle, obezitenin tedavisinde faydalı olabilecek doğal bileşikler alternatif olarak araştırılmaktadır. Bu sebeple bitkilerin obezite tedavisini destekleyici etki mekanizmaları üzerinde durulmaktadır. Geçtiğimiz on yıl boyunca, bitkisel ilaçlarla yapılan zayıflama tedavisi çalışmalarında her geçen gün yeni gelişmeler kaydedilmektedir. Bitkisel ilaçların klinik araştırmaları obezite tedavisinde etkili olduğunu göstermiş ve bitkisel ilaçların potansiyel mekanizmalarını ortaya çıkarmaya yönelik araştırmalar sürmektedir. Bu tez kapsamında etki mekanizmaları açısından obezite tedavisinde yararlanılan lif içeriği yüksek iştahı etkileyen; Amorphallius Konjac, Plantago Ovata, Hoodia Gordonii, Garcinia Cambogia, Gymnema Sylvestre ve Gelidium Amansi uygulamalarını incelenmiş ve obezite tedavisinde uzun vadeli kilo kaybı üzerindeki etkilerini değerlendirilerek tedavide kullanılan ilaçlar ile karşılaştırılmıştır. Obezite tedavisinde kullanılan ilaçların yararları olmasına rağmen yan etkileri bitkisel desteklere kıyasla daha fazladır. Bu sebeple bitkilere yönelim gün geçtikçe artmaktadır. Anahtar Kelimeler: Beslenme; diyet; obezite; Amorphallius Konjac; Plantago Ovata; Hoodia Gordonii; Garcinia Cambogia; Gymnema Sylvestre; Gelidium Amansi.

BesinlerBeslenmeBeslenme incelemeleri+7
Bilgehan Şekerci
Ege University · Institute of Health Sciences
2019
00
Proficiency in ArtOpen AccessTR

Günümüz sanatında botanik kullanımı

Bu eser metin çalışmasında, bitki ve botaniğe genel bir bakış ile bilimsel olarak botaniğin tanımı, bitkinin yeryüzü ve insan hayatı için önemi, çeşitli kültürel ve dini inanışlar, ritüeller ile olan ilişkileri araştırılmış, bu ilişkilerin yanı sıra ilaç yapımı ve tıp alanında yapılan araştırmaların neticesinde bitkinin aynı zamanda sanatsal bir biçim olarak çeşitli elyazmaları ve kitaplarda ve sanat eserlerinde, bilimsel ya da sembolik ifadelerle görülmesiyle bitki formunun sanattaki yeri geçmişten günümüze belirli örnekler üzerinden incelenmiştir. Bilimsel illüstrasyonların yanı sıra, resim sanatında bitkinin yeri ve bitki temsilleri ağırlıklı olarak batı sanatı örnekleri ile gösterilmiştir. 19. ve 20. yüzyıla gelmeden daha genel sembolik ifadelerle kendine yer bulan bitkilerin, bu yüzyıllardan itibaren daha bireysel ya da toplumsal sembollere evirilmesi ve 20. yüzyıldan itibaren toplumsal, bilimsel ve kültürel gelişmeler doğrultusunda botaniğin sanat yapıtında kullanım şekilleri ve yansımaları irdelenmiş, günümüzdeki etkileri incelenmiş, bu konuya eğilmiş farklı sanatsal disiplinlerden çalışmaların çağdaş örnekleri incelenerek, günümüz sanatında çevre, ekosistem ve sürdürülebilirlik bağlamında bitkinin ve bitki formunun sanattaki yeri araştırılmıştır. Bir süredir sanatsal çalışmalarımın ana unsurlarını oluşturan bitkiler üzerinden, geçmişten günümüze tarihsel örneklerle bağ kurarak çalışmalarımın analizi yapılarak çalışma sonlandırılmıştır.

BitkilerBotanikGüncel sanat+3
Begüm Mütevellioğlu
Mimar Sinan Fine Arts University · Güzel Sanatlar Enstitüsü
2023
00
DoctorateOpen AccessTR

Hitit tasvir sanatında bitki betimleri

M.Ö II. Binde Hitit Tasvirli Sanat Eserlerinde Bitki Betimleri konulu araştırmamızda döneme ait tasvirli sanat eserlerinde yer alan bitki motifleri incelenmiştir. Çalışmamızda M.Ö II. Bine ait Asur Ticaret Kolonileri ve Hitit yerleşimlerinde bulunmuş bitki motifli pek çok esere yer verilmiş ve bir corpus oluşturulmuştur. Ayrıca bitkilerin tipleri belirlenerek genel bir tipoloji yapılmıştır. Oluşturulan tipoloji sayesinde Hitit Dönemi bitki tipleri ile günümüz bitki tipleri arasındaki benzerlikler saptanmıştır. Hitit Tasvir sanatında bitkiler sevilen bir motif olarak kullanılmıştır. Eserler üzerinde yer alan bitki motifleri çoğunlukla Hitit Coğrafyasında yetişen yerel bitkilerdir. Doğal çiçek motifleri ve bodur bitkiler en fazla kullanılan motifler olmuşlardır. Hititlerin çevre kültürlerle siyasi ve ticari ilişkileri sonucu tasvirli sanat eserlerinde işlenen bitki motiflerine yeni tipler de eklenmiştir. Bunlar sıcak iklim bitkileridir. Hitit Dünyasında bitkilerin yerini ve önemini anlamamızı sağlayan en önemli bilgiler yazılı metinlerde yer almaktadır. Özellikle Kültepe metinleri ve Hitit Bayram Ritüellerini içeren metinler konuya ışık tutmaktadırlar. Bu metinlerde geçen bitki isimleri bitkilerin Hitit Döneminde nasıl ve ne amaçla kullanıldığına dair ayrıntılı bilgiler vermektedirler. Araştırmamız sonucunda Hitit Coğrafyasında yer almış pek çok bitkinin hala Anadolu topraklarında varlıklarını devam ettirdiklerini ve günümüz insanlarının da bitkileri Hititliler ile benzer amaçlar için kullandıklarını göstermiştir.

Bitki motifleriBitkilerHitit Devleti+6
Ayşe Tuba Özcan
Ankara University · Sosyal Bilimler Enstitüsü
2023
00
Master'sOpen AccessTR

Ranunculus L. cinsine ait toksik bazı bitkilerin GC-MS ile analizi

Düğün çiçeği ailesi olarak da bilinen Ranunculaceae Juss. familyası, toksik alkaloitler üretmesi nedeniyle adli kimya ve adli toksikolojide büyük önem taşımaktadır. Bu alkaloitler oldukça zehirlidir ve yutulmaları halinde insanlara ve hayvanlara ciddi zararlar verebilir ve hatta ölümlere neden olabilir. Bu çalışmada Ranunculus illyricus L. subsp. illyricus ve Ranunculus arvensis L.'in anatomik yapılarının ve kimyasal içeriğinin aydınlatılması amaçlanmıştır. Bu amaç doğrultusunda bitkilerin anatomik yapıları ışık mikroskopu ile incelenmiş ayrıca metanol ve aseton ekstrelerinin kimyasal içeriği aydınlatılmıştır. Anatomik çalışmalar için bitkiler %70'lik etil alkolde korunmuştur. Bitki kısımlarından hazırlanan anatomik preparatlar Sartur reaktifi ile hazırlanmış ve ışık mikroskopu ile incelenmiştir. Bitkilerin hangi ana etken madde gruplarını içerdiği, bitkilerin kurutulmuş çiçekli herbalarının bir öğütücüde toz hale getirildikten sonra kalitatif olarak incelenmesi ile tespit edilmiştir. Agilent 6890 kromatograf ve 5973 N kütle seçici detektörden oluşan GC/MS sistemi, uçucu ve yarı uçucu bileşiklerin analizi için (5%-fenil)-metilpolisiloksan (HP-5ms veya dengi) (30x0.25x0.25) kolon ile kullanılmıştır. R. illyricus subsp. illyricus'un gövde enine kesiti disk şeklinde olup, epidermada stoma ve örtü tüyleri yer almaktadır. R. arvensis'in gövdesi yanlardan basık olup orta kısmı boş olarak gözlenir. Epiderma stoma ve örtü tüyleri taşır. R. illyricus subsp. illyricus'un yaprak enine kesitinde yaprak bifasiyaldir ve palizat parankiması çoğunlukla 1 sıralı, nadiren 2 sıralıdır. R. arvensis'in yaprağı monofasiyal olup, mezofilde palizat ve sünger parankiması gözlenmemiştir. Her iki yaprağın epiderması hem alt hem de üst yüzeyde stoma ve örtü tüyleri taşımaktadır. R. illyricus subsp. illyricus'un metanol ekstresinin Gaz Kromatografisi-Kütle Spektrometresi (GC-MS) ile analizinde 38, aseton ekstresinde ise 25 madde tespit edilmiştir. R. arvensis'in metanol ekstresinde 18, aseton ekstresinde ise 10 madde tespit edilmiştir. Bitkinin dokularının anatomik yapısı zehirli bir bitkiyi teşhis ve tayin etmede yararlı bilgiler verebilir. Ekstrelerin kimyasal içeriğinin analizi ile seçilen iki bitkinin kimyasal yapıları da aydınlatılmış. Bu analizler zehirlenme vakalarında zehirli bitkilerin teşhisinde ve tayininde önemli yararlar sağlayacaktır.

Adli toksikolojiAnatomiBitkiler+7
Ali Sürgüveç
Ankara University · Institute of Health Sciences
2023
00
Master'sOpen AccessEN

The cross-fertilization of the botanical and the literary

Plants are highly complex beings with sophisticated strategies for surviving, thriving and coexisting with fellow members of their own and other species on this planet. Yet the Aristotelean notion that plants are passive and insensitive creatures which pervaded the sciences for centuries is still ingrained in society's approach to plants. In order to extend moral consideration and responsibility to plants, first we need to make them visible. Science helps cure "plant-blindness" by bringing their complexity to the front. However, other forms of plant knowledge contribute to, and at times compensate for what "scientific" thinking leaves out. Resonating Gary Snyder's depth ecology, an Ecopoetics that incorporates diverse approaches becomes an answer for a worldview that acknowledges the "…autonomy and integrity of the non-human…," vegetal other. In Howard Nemerov's "Learning the Trees," poetry and botany, specifically plant systematics, come together to reflect on the possibilities and limits inherent in each "language" in "hearing" and "speaking" trees. Whereas, with his Greenhouse poems, Theodore Roethke goes into the cracks and crevices of being, entangled with vegetal life, and brings weeds, vegetal outcasts, out of our peripheral vision, transforming the way we see them. Besides exploring the diverse ways mushrooms have fruited in the poetry of Snyder, Mary Oliver and Marvin Bell, the chapter explores how nature literacy, place literacy and science literacy infiltrate the poems and how these tributaries of knowing help create new metaphors, connections and patterns in multispecies story-telling between humans and fungi.

PlantsLiterary worksEcocriticism+3
Ayşenur Feyza Şahingöz
Boğaziçi University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2019
00
Master'sOpen AccessTR

900 Mhz radyasyona maruz bırakılan bitkilerde çimlenme, köklenme, gövde ve yaprak gelişimi

Bitkiler büyümek için su, toprak ve güneş ışığına ihtiyaç duyar. Güneş ışığı elektromanyetik spektrumun görünür bölgesini kapsamaktadır. Görünür bölgenin yanı sıra, iyonize olmayan elektromanyetik spektrum da bitki büyümesinde etkilidir. Bu nedenle, ticaret veya kamu hizmetlerinde kullanılan belirli bantlar araştırılmaya değerdir. Bu çalışma, özellikle 900 MHz mobil telefon frekansına odaklanarak, bu frekansa maruz bırakılan bitkilerin gelişimi sırasında fiziksel ve morfolojik özelliklerini nasıl etkilendiğini belirlemeyi amaçlamaktadır. Dokuz farklı bitki türü (börülce, kabak, salatalık, nohut, mısır, karpuz, biber, domates ve susam) 900 MHz frekansına bir dalga kaynağı (~200 mV/m) aracılığıyla maruz bırakılmıştır. Kaptaki tohumlar, antenden 30 cm uzaklıkta eşit mesafede daire şeklinde yerleştirilmiştir ve tam ortada elektromanyetik dalga kaynağının anteni bulunmaktadır. Kontrol ve tahrik (radyasyon) gruplarını ayırmak için radyasyon koruyucu kumaş kullanılmıştır. Deney iki kez tekrarlanmıştır. Parametrelerdeki farklılıkları en aza indirmek için ortam kontrol altında tutulmuştur. Tohumların çimlenmesi, köklenme ve sürgün ile yaprak gelişimi, ekimden itibaren 24 günlük büyüme sürecinde nicel ve nitel olarak takip edilmiştir. Bu deneyler iki kez tekrarlanmıştır. İkinci deneyde sıcaklığın azalmasına bağlı olarak bitkilerin zarar görmemesi için sera kurulumu yapılmıştır. İlk deneyde, çimlenme işlemi 3'üncü günden itibaren başlamıştır. Ortalama çimlenme oranı %56, kök uzunluğu ise yaklaşık 11 cm idi. Tekrar edildiğinde, sıcaklığın düşmesi çimlenme oranını artırdı (%74) ancak çimlenme bir hafta sonra başlamıştır. Saplar daha kalın, yapraklar daha büyük ve canlıydı. Kök uzunluğu ise yaklaşık 12 cm olmuştur. Saksı boyutunun büyütülmesi kök saçaklanmasını artırmıştır. Her deneydeki bitkiler kendi içerisinde değerlendirilmiştir. Bütün bitki türlerinde 900 MHz elektromanyetik radyasyona maruz bırakılmasının, genel olarak çimlenme, sürgün ve yaprak büyümesi ile kök uzunluğu üzerinde herhangi bir etkiye sahip olmadığı tespit edilmiştir. Elde edilen bilgi, bu frekansta çalışan cep telefonu operatörleri için büyük değer taşıyabilir. Bununla birlikte, bitkilerle benzer deneyleri faklı frekans bantlarında yapmak ve elde edilen sonuçların bitki verimliliğinin sağlanması ve istenilen zamanda hasat yapılması için kullanılması uygun olacaktır.

Bitki gelişimiBitki korumaBitki morfolojisi+7
Büşra Öztürk
Aydın Adnan Menderes University · Sağlık Bilimleri Enstitüsü
2023
00
Master'sOpen AccessTR

FeTeMM yaklaşımına dayalı okul dışı etkinliklerin öğretmen adaylarının bitkiler konusu ile ilgili akademik başarı ve okul dışı öğretime yönelik görüşleri üzerine etkileri

Bu araştırmada; Genel Biyoloji Laboratuvarı II dersinde, Fen Bilgisi 2. Sınıf öğretmen adayları (n=32) ile yürütülen deneysel bir uygulama ile okul dışı FeTeMM yaklaşımıyla oluşturulmuş etkinliklerin, öğretmen adaylarının akademik başarılarına ve okul dışı FeTeMM anlayışına yönelik görüşlerine etkisinin araştırılması hedeflenmiştir. Deney grubundaki öğretmen adayları (n=16) okul dışı FeTeMM öğretim planına uygun şekilde hazırlanmış çalışma yaprakları ile, kampüs bahçesi ve Muğla Akyaka'daki farklı ekosistemlerde etkinlikler gerçekleştirmişlerdir. Bu etkinliklerde öğretmen adayları, bitkileri doğal ekosistemlerinde incelemiş, daha geniş ve ayrıntılı gözlemler yapabilmek için tekne turuna katılarak çalışma yapraklarındaki bilimsel süreçleri takip ederek soruları cevaplamışlardır. Kontrol grubundaki öğretmen adayları ise (n=16) hazırlanan aynı çalışma yaprakları ile aynı konuları laboratuvar FeTeMM etkinlikleri ile laboratuvar ortamında gerçekleştirmişlerdir. 12 haftalık deneysel araştırma sonunda uygulanan son-test sonuçlarına göre okul dışı FeTeMM etkinliklerinin akademik başarıyı olumlu yönde etkileyerek arttırdığı, öğretmen adaylarının araştırma yapma, sorgulama, verileri kaydetme, gözlem yapma ve iletişim vb. bilimsel süreç becerilerine olumlu katkıda bulunduğu gözlemlenmiştir. Öğretmen adayları; okul dışı FeTeMM etkinliklerinin; öğrenmeyi zevkli hale getirdiği, öğrenilen bilgilerin kalıcılığını arttırdığı, bitkilere yönelik farkındalığı arttırdığı, merak duygusunu geliştirdiği, bitkilerle ilgili araştırma yapmaya güdülediği yönünde olumlu görüş belirtmişlerdir.

Aday öğretmenlerAkademik başarıBitkiler+4
Büşra Şahin
Muğla Sıtkı Kocman University · Institute of Educational Sciences
2020
00
Master'sOpen AccessTR

Eskişehir ilindeki bazı crocus L. türleri üzerinde anatomik, morfolojik ve kimyasal araştırmalar

Bu çalışmada, Eskişehir il sınırları dahilinde yayılış gösteren 2'si endemik olan 3 Crocus L. türünün; (C. ancyrensis Herbert (Maw), C. antalyensis Mathew ve C. chyrsanthus (Herbert)) anatomik, morfolojik ve kimyasal özellikleri incelenmiştir. Morfolojik çalışmalarda; 3 Crocus türünün; korm, tunika tipi, yaprak kını sayısı, brakte, brakteol yapıları, tepal ölçüleri, perigon tüpü ve stilus gibi karakterleri incelenerek morfolojik çizimleri yapılmıştır. Anatomik çalışmalarda; kök, gövde ve yapraklardan alınan enine kesitler incelenmiş ve çizimleri yapılmıştır. Kimyasal çalışmalarda ise; yumru, stilus ve tepallerden mikrodistilasyon yoluyla uçucu bileşikler elde edilmiş ve Gaz Kromatografisi (GK) ve Gaz Kromatografisi/Kütle Spektrometrisi (GK/KS) ile uçucu bileşiklerin kimyasal analizi gerçekleştirilmiştir.

AnatomiBitki morfolojisiBitkiler+5
Melike Sayarer
Anadolu University · Institute of Health Sciences
2015
00
Master'sOpen AccessTR

Seramikte doku: Venus Flytrap bitkisinin A/r/tografi yöntemi ile incelenmesi

A/r/tografi yöntemi ile incelenen Venus Flytrap bitkisi, gerçekleştirdiği yaşamsal işlevlerde birçok dokunun ve duygunun gözlemlenmesine olanak sağlamıştır. Çalışma sürecinde hedeflenen görsel ve dokunsal dokuların seramik yüzeyde yansıtılması ve seçilen A/r/tografi yöntemi ile bitki hakkında edinilen bilgilerin uygulama bölümünde okuyucuya aktarılması gerçekleştirilmiştir. "Seramikte Doku: Venus Flytrap Bitkisinin A/r/tografi Yöntemi ile İncelenmesi" isimli çalışma üç bölümden oluşmaktadır. Seramik ve doku adı verilen birinci bölümde; seramik tanım ve tarihçesi açıklanmış, doğanın sanat ile ilişkisine değinilmiştir. Seramikte doku kavramının incelenmesi için; dokunun tanım ve çeşitlerine yer verilmiştir. Seramikte doku kullanan sanatçılardan bahsedilmiştir. İkinci bölümde kullanılan a/r/tografi yöntemi ele alınmış ve a/r/tografi araştırmacısının kimlikleri hakkında bilgilere yer verilmiştir. Sanat temelli araştırma yöntemi olan a/r/tografi yönteminin kullanıldığı çalışmalardan örnekler verilerek desteklenmiştir. Üçüncü bölümde ise; A/r/tografi yöntemi ile incelenen Venus flytrap bitkisi hakkında bilgi verilmiştir ve doku kavramı bağlamında gerçekleştirilmiş özgün uygulamalar çalışmaya dâhil edilmiştir.

A/r/tografiBitkilerDoku+3
Merve Demirdöven
Kütahya Dumlupınar University · Institute of Graduate Studies
2023
00
Master'sOpen AccessEN

Essential oil analysis of some plant species and antimicrobial activities

The present study was conducted to evaluate the chemical composition and antimicrobial activities of essential oils of Ocimum basilicum var. album(L) Benth, Lavandula angustifolia subsp. angustifolia, Melissa officinalis, Thymus vulgaris L., Mentha piperita, Salvia officinalis. The chemical composition of a hydrodistilled essential oils of Ocimum basilicum var.album(L) Benth., Lavandula angustifolia subsp. angustifolia, Melissa officinalis, Thymus vulgaris L., Mentha piperita, Salvia officinalis was analyzed by a GC/MS system. Ocimum basilicum var .album(L) Benth essential oil contains 1,6- octadien-3-ol,3,7-dimethyl (53.79%), Lavandula angustifolia subsp. angustifolia essential oil 1,6-octadien-3-ol,3,7-dimethyl(42.07%), Melissa officinalis essential oil dlimonene (26%). Thymus vulgaris L. essential oil contains eucalyptol(80.30%), Mentha piperita essential oil (28.75%), Salvia officinalis essential oil contains (1R)-2,6,6- trimethylbicyclo(33.62%). Antimicrobial screening of the essential oils was made by disc diffusion. The antimicrobial test results showed that the Ocimum basilicum var. album(L) Benth, Melissa officinalis, Lavandula angustifolia subsp. angustifolia, Thymus vulgaris, Mentha piperita, Salvia officinalis essential oils have great potential of antimicrobial activity against all three (Staphylococcus aureus (ATCC 6338) Gram positive, Escherichia coli (ATCC 10536), Pseudomonas aeruginosa (ATCC 15442) Gram negative bacteria), one fungi(Aspergillus niger), one yeast (Candida albicans) species tested.

Anti-bacterial agentsAnti infective agentsPlants+4
Büşra Umut Oyman
Yeditepe University · Sağlık Bilimleri Enstitüsü
2017
00
Master'sOpen AccessTR

Ümraniye ve Kadıköy (İstanbul) ilçeleri aktarlarında tedavi amaçlı satılan bitkiler ve kullanım alanları

Bu çalışma 2021-2022 yılları arasında Ümraniye ve Kadıköy (İstanbul) ilçeleri aktarlarında tedavi amaçlı satılan bitkiler ve bunların kullanım alanlarını belirlemek amacıyla yapılmıştır. 10 tane Ümraniye, 10 tane Kadıköy toplamda 20 aktar ziyaret edilip görüşülmüştür. Görüşmeler sonucunda satışı yapılan 78 familyaya ait 195 bitki örneği belirlenmiştir. Yapılan çalışmada en fazla takson içeren familyalar sırasıyla; Asteraceae 18, Rosaceae 15, Lamiaceae 14, Fabaceae 9, Apiaceae 8, Malvaceae 7, Brassicaceae 6, Anacardiaceae 6, Zingiberaceae 5'dir. Yüzdelik dağılım olarak ise Familya bazında; %9.1 Asteraceae, %7.6 Rosaceae, %7.1 Lamiaceae, %4.5 Fabaceae, %4 Apiaceae, %3.5 Malvaceae, %3 Anacardiaceae, %3 Brassicaceae, %2.5 Zingiberaceae. Bitkilerin kullanım alanlarının yanı sıra, kullanım şekilleri, kullanılan kısımları ve yerel isimleri eklenerek, bilimsel kaynaklar ile karşılaştırılmış ve tablo halinde verilmiştir. Bu çalışmadaki hastalıklar; zayıflama, kalp damar hastalıkları, karaciğer hastalıkları, yüksek şeker, böbrek hastalıkları, kolesterol, soğuk algınlığı-üşütme-öksürük, kadın hastalıkları (menopoz vs.), erkek hastalıkları(prostat vs.), hemoroid, hazımsızlık, kabızlık, mide hastalıkları, romatizma, stres-depresyon-endişe, unutkanlık-hafıza zayıflığı, uyku bozukluğu, yorgunluk-enerjisizlik, bağışıklık güçlendirici, kanser olmak üzere 20 başlık altında kategorilere ayrılmış ve bu hastalıkların tedavisinde en çok kullanılan bitkiler belirlenmiştir. Ayrıca bitkilerin yanında bitki karışımları da belirlenmiştir.

AktarlarBitkilerFitoterapi+3
Elif Urun
Fırat University · Institute of Graduate Studies in Science
2023
00
Master'sOpen AccessTR

Güneş enerjisi santrallerinde kullanılan evirici türlerinin performans analizi ve santral kurulumu için detaylı fizibilite değerlendirmesi

FV sistemler güneş ışınımına bağlı olarak üretim yapan ama sıcaklık artışından olumsuz etkilenen sistemlerdir. FV sistemlerin yazın daha fazla üretim yapmasının nedeni ışınımın yüksek olmasıdır. Aynı ışınım değerinde daha düşük sıcaklıkta bir ortam sağlanırsa daha fazla üretim yapılacaktır. Sıcaklık gibi FV sistemlerin verimini etkileyen bir diğer dış etken gölgelenmedir. FV panellere gölge düşmesi halinde üretim ciddi oranda azalmaktadır. Güneş Enerji Santrallerinin sistem verimini etkileyen unsurlar arasında FV paneller, eviriciler, konstrüksiyon tasarımı, saha yerleşimi, DC-AC kablolama, santralin DC/AC oranı, FV panel yerleşimi ve eğimi gibi birçok etken vardır. FV sistemlerin kurulumu yapılmadan önce saha analizi daha sonra fizibilite çalışması yapılmalıdır. Fizibilite çalışmasıyla, kurulacak olan santral malzeme seçimi, saha yerleşim tasarımı, FV panel – evirici yüklemeleri gibi birçok yönden analiz edilmelidir. Bu çalışmada PV*Sol programı kullanılarak 3 boyutlu modellemeyle gölgelenme analizi, FV panel evirici yükleme hesaplamaları yapılmış ve bu analizlere göre sistem verimi elde edilmiştir. Programın simülasyon raporu, gerçek üretim değerleri bulunan sahalar ile kıyaslanmış ve elde edilen sonuçların büyük uyum içinde olduğu görülmüştür. Böylece kurulumu düşünülen santraller için farklı varyasyonlar oluşturularak optimum tasarım modeli elde edilebileceği amaçlanmıştır. Ayrıca panel yükseklik ve eğiminin de verim üzerine olan etkileri belirlenmiştir.

EviricilerFizibiliteGüneş enerjisi santrali+2
Okan Aslan
Fırat University · Institute of Graduate Studies in Science
2023
00
Master'sOpen AccessTR

Herbal temalı Batı Anadolu sikkeleri

İnsanlık tarihi ile paralel şekilde ilerleyen tedavi yöntemleri, doğal şartlara uyum sağlamak ve zor koşullardan korunmak için devamlı gelişmiştir. İnsanlar, rahatsızlıklarına çözüm yolu bulmak amacıyla çevrelerinde bulunan bitkileri gözlemleyip, zamanla kullanımını tecrübe etmişlerdir. Toplayıcılık yaparken deneme ve yanılma yoluyla tıbbi açıdan önemli olduğunu fark ettiği bitkileri, kendisi için fayda sağlayan diğer önemli tür bitkiler gibi kültürüne almış ve ıslahını yapmıştır. ilk başlarda, kendisine faydası olduğuna inandığı bitkileri sadece yiyerek hastalıklarına çare arayan insanoğlu, daha sonra tedavide kullandığı bu bitkilerin özünü veya daha doğrusu etken maddesini keşfederek, rahatsızlıkları için bilinçli şekilde ilaç elde etmeye başlamıştır. Bu çalışmada, Batı Anadolu kent sikkeleri üzerinde betimlenen bitkilerin, bir sembol olarak kullanımı dışında, tedavide ne gibi bir kullanımı olduğuna ve önemine değinilmiştir. Bitkilerin antik dönemdeki sağlık alanında kullanımları ve sağladıkları faydalar ile birlikte, günümüzdeki kullanımlarının benzerlik ve farklıları ele alınmıştır. Bununla birlikte tez konumuza yönelik yapılan çalışmada ele aldığımız kimi bitkilerin, genel yaklaşım dışında bir başka tür bitki de olabileceği irdelenmiştir. Bu bitkilerin, sikkelerin basıldığı tarihlerdeki herbal olarak kullanımı ve sağlık açısından önemi, mevcut literatürdeki bitkilerle kıyaslanarak yeni bir bakış akışı kazandırmak amaçlanmıştır Anahtar sözcükler: Batı Anadolu, Sikke, Herbal, Sağlık.

Anadolu uygarlıklarıArkeolojiArkeolojik eserler+5
Hüseyin Taylan
Aydın Adnan Menderes University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2017
00
Master'sOpen AccessTR

Kubad-Abâd Sarayının haçvari çinileri üzerindeki bitkisel süsleme

Bu çalışma, Konya ili sınırları içinde Beyşehir gölünün güneybatı kıyısında yer alan Anadolu Selçuklu Dönemine ait Kubad-Abâd Sarayının haçvari çinileri üzerindeki bitkisel süslemeyi malzeme, teknik, biçim ve kompozisyon özelliklerine göre tasnifleyip, tanımlayıp, değerlendirmek amaçlanmıştır. Saraylara özgü teknik ve formlarıyla mimariye renk katan bitkisel süslemeli çiniler arasından Kubad-Abâd kazı evi deposunda korunan 1981-1990 yıllarına ait biçim ve kompozisyon özelliklerini sunabilecek sağlamlıktaki 30 eser üzerinden çalışılmıştır. Haçvari çiniler üzerindeki bitkisel süslemenin genel karakteri taş, ahşap, alçı, kalem işi ve halı gibi farklı malzemelerdeki el sanatlarındaki örnekleri ile desteklenip Kubad-Abâd Sarayının haçvari çinileri üzerindeki bitkisel süslemeler ile ilgili değerlendirme ve sonuçlara ulaşılmıştır.Tezin konusunu oluşturan çiniler sıraltı tekniğinde yapılmış ve çoğunlukla 2.3 cm.-2.7 cm. hamur kalınlığına sahip olup bazı örneklerde daha ince 2 cm. bazılarında ise daha kalın 2.8 cm. hamur kalınlığına sahiptir. Çinilerin sağlam kalabilen büyük çoğunluğunda kol genişlikleri 6.8 cm. - 7.8 cm. arasındadır Bazı örneklerde ise kol genişlikleri 8 cm.' dir. Çinilerin tamamında hamur beyaza yakın açık krem rengi tonlarındadır.Haçvari çiniler üzerindeki bitkisel süslemeler genellikle palmet, rumi, laleyi andıran palmet, yaprak, çintemeni ve kompozit motiflerden meydana gelmektedir. Desenler genellikle çevrilerek, bölünerek, çoğalarak ya da birbirini izleyen simetrik düzenlemelerle kompozisyonlar oluşturmuştur. Sınırsız bir düzenleme söz konusudur. Bu motifler birbirleriyle uyum içerisinde ve şablon kullanmadan serbest çizim yöntemiyle oluşturulmuşlardır.1965 yılından bu yana yapılan kazılarda çeşitli malzeme ile Türk Sanatı adına önemli bir kaynak olan Kubad-Abâd Saray Külliyesi, devam eden kazı çalışmalarıyla bir çok yeni belgeyi ortaya çıkarması ile bu dönem bilgilerini sürekli beslemeye devam etmektedir.

BitkilerHaçvari planKubad-Abad Sarayı+5
Derya Serin
Çanakkale Onsekiz Mart University · Sosyal Bilimler Enstitüsü
2008
00

Related subjects