Decision making process
118 theses under this subject heading
Ülkemizi geçiş bölgesi olarak kullanan düzensiz göçmenlerin Muğla ilini tercih etme nedenleri ve karar süreçleri
Göç çağı olarak adlandırabileceğimiz modern dünyada düzensiz göç olgusunda artış söz konusudur. Göç yolları üzerinde yer alan Türkiye de bu göç sürecinden nasibini almaktadır. 2015 yılı ve sonrasındaki gelişmelerin yanı sıra Türkiye'nin Asya, Avrupa ve Afrika Kıtalarının kesişim noktasında olması Türkiye'yi göç yolu haline getirmiştir. Sosyo-ekonomik açıdan gelişmemiş ülkelerden gelen düzensiz göçmenler gelişmiş batı ülkelerine Türkiye üzerinden ulaşmaktadırlar. Ülkemize düzensiz göçmenlerin gelme hikâyesi 1980'li yıllara dayanmaktadır. 1980'li yıllardan sonra ülkemiz göç veren ülke konumundan göç alan ülke konumuna geçmiştir. Bu çalışmanın konusu küresel köy haline gelen günümüz dünyasında artış gösteren düzensiz göç olgusudur. Bu çalışmada nicel ve nitel veriler birbirini dışlamayacak şekilde kullanılmıştır. Bu çalışmada ülkemizi geçiş bölgesi olarak kullanan düzensiz göçmenlerin Muğla ilini tercih etme nedenleri ve karar süreçleri araştırılmıştır.
Merkezi spor yönetiminde örgüt kültürünün ve çalışanların kişilik özelliklerinin karar verme stillerine etkisinin incelenmesi
Bu çalışmanın amacı; Merkezi spor yönetimi olan Spor Genel Müdürlüğü (SGM) örgüt kültürünün ve çalışanların kişilik özelliklerinin karar verme stillerine etkisinin incelenmesidir. Çalışmaya Spor Genel Müdürlüğü çalışanlarından 282 kişi gönüllü olarak katılmıştır. Çalışmada veri toplama aracı olarak araştırmacı tarafından katılımcıların kişisel bilgilerine ulaşabilmek için hazırlanmış olan Kişisel Bilgi Formu.Öcal ve Ağca tarafından geliştirilen "Örgüt Kültürü Ölçeği". Türkçe uyarlamasını Karancı ve arkadaşları (2007)'nın yaptığı "Eysencik Kişilik Ölçeği" ve Türkçe uyarlamasını Deniz (2004)'ün yaptığı "Melbourne Karar Verme Ölçeği" kullanılmıştır. Araştırmada elde edilen veriler SPSS 22.0 programı kullanılarak analiz edilmiştir. Verilerin değerlendirilmesinde tanımlayıcı istatistiksel yöntemleri olarak sayı, yüzde, ortalama ve standart sapma kullanılmıştır. İki bağımsız grup arasındaki karşılaştırmalar için t-testi, ikiden fazla bağımsız grup arasındaki karşılaştırmalar içinse Tek yönlü (One way) Anova testi kullanılmıştır. Anova testi sonrasında farklılıkları belirlemek için tamamlayıcı post-hoc analizi olarak Scheffe testi kullanılmıştır. Araştırmanın sürekli değişkenleri arasında pearson korelasyon ve regresyon analizi kullanılmıştır. Sonuç olarak karar vermede özsaygı alt boyutunda anlamlı derecede, 16 yıldan fazla çalışma süresi olanların en yüksek düzeyi tarifledikleri tespit edilmiştir (p<0.05). Karar verme stillerinin pozisyona göre ortalamaları incelendiğinde; sadece erteleyici karar verme boyutunda şefin en düşük, diğer personellerin en yüksek olmak üzere anlamlı düzeyde farklılaştığı tespit edilmiştir (p<0.05). Karar verme stillerinin öğrenim durumuna göre ortalamaları incelendiğinde; karar vermede özsaygı boyutunda üniversite mezunu olanların lehine anlamlı düzeyde farklılaşma tespit edilmiştir (p<0.05). Ayrıca ölçekler arası ilişkiyi tespit etmek için yapılan korelasyon analizi sonucunda kimi alt boyutlarda pozitif kimi alt boyutlarda ise negatif yönde ilişki olduğu tespit edilmiştir.
Üst Kademe Teorisi bağlamında yöneticilerin bireysel değerlerinin stratejik karar verme sürecine etkisini anlamaya yönelik bir araştırma
Üst kademe teorisi, yönetici özelliklerinin stratejik seçimlere olan etkisini konu edinmiştir. Yöneticileri stratejik seçimleri etkileyebilecek aktörler olarak konumlandıran üst kademe teorisine göre stratejik seçimler, yönetici özelliklerinin bir yansımasıdır. Bu çalışmada, bahsi geçen yönetici özelliklerinden biri olan bireysel değerler ele alınmıştır. Bireysel değerlerin stratejik kararları ve stratejik karar verme sürecini nasıl etkilediğinin ve yönetsel takdir alanının rolünün anlaşılması amaçlanmıştır. Araştırma kapsamında teknoloji işletmelerinde görev yapan üst kademe yöneticiler ile görüşmeler gerçekleştirilmiş ve elde edilen veriler tümevarımsal içerik yöntemi kullanılarak analiz edilmiştir. Araştırma bulguları, yöneticilerin bireysel değerleri bağlamında stratejik kararlar verdikleri, bireysel değerlerinin stratejik kararları üzerindeki rolünü önemsedikleri ancak diğer taraftan da stratejik karar verme sürecini rasyonel ve kapsamlı yürütmek için de çaba gösterdikleri yönündedir. Aynı zamanda, yöneticilerin sahip oldukları yönetsel takdir alanını bireysel değerlerini stratejik seçimlere yansıtmak için bir fırsat olarak gördükleri anlaşılmıştır. Bulguların, davranışsal strateji ve üst kademe teorisi yazınına katkı sağlayacağı düşünülmektedir.
Baskı gruplarının yönetişim anlayışı temelinde kamusal karar verme mekanizmalarına etkisinin analizi
Bu çalışmada, yönetişim anlayışı temelinde baskı gruplarının kamusal karar verme mekanizmalarına etkisi ele alınmıştır. Yönetim, yönetişim, ulusal yönetişim, yerel yönetişim, küresel yönetişim ve bölgesel yönetişim gibi kavramlara yer verilmiştir. Yönetişim yaklaşımının tarihsel gelişimi, özellikleri, bu özelliklerden katılımcılık, etkinlik, şeffaflık, hukukun üstünlüğü, eşitlik, hesap verilebilirlik, stratejik vizyon ve cevap verilebilirlik konularında açıklamalara yer verilmiştir. Yeni devlet anlayışı; yeni muhafazakârlık ve neo-liberalizm başlıkları altında ele alınmıştır. Yeni kamu yönetimi anlayışında yer alan; modernizm, post-modernizm, sosyal devlet anlayışı vs. konuları irdelenmiştir. Çalışmanın ilerleyen bölümlerinde demokrasinin bir aracı olarak; baskı grupları, çıkar grupları, baskı grubu türleri detaylı bir şekilde ele alınmıştır. Baskı gruplarının amaçlarını gerçekleştirmek üzere kullandıkları yöntemlerden; tehdit, ikna, para, lobicilik, rüşvet ve boykot gibi araçların etkileri tartışılmıştır. Kamu denetimi faaliyetleri çerçevesinde; ombudsman kavramı, tarihsel gelişimi, denetim faaliyetlerinin önemi, denetimin meşruiyet katkısı konularına yer verilmiştir. Anahtar Kelimeler: Yönetim, Yönetişim, Modernizm, Postmodernizm, Baskı Grupları, Çıkar Grupları.
Endüstriyel pazarlarda marka değerinin satın alma kararına etkisi: İzmir Atatürk Organize Sanayi Bölgesinde makina ve makina teçhizatı üretimi yapan firmalar üzerinde bir uygulama
Günümüzde, pazar koşullarında müşterilerin ürün ve hizmet konusundaki beklentileri her geçen gün hızla artmakta olup, sıradan sayılabilecek ürünlerin dahi marka değerine sahip olup olmadığı sorgulanmaktadır. Bu nedenle, son yıllarda firmaların kendi ürünlerini diğer firmaların ürünlerinden ayırt edilmesini sağlayan en önemli araçlardan biri olan marka değerinin, hem marka olarak kendi başına yaratığı etki, hemde satın alma karar sürecindeki temel kriterler üzerindeki etkileri araştırılmıştır.Çalışmanın ilk bölümünde genel kavramlar, ikinci bölümünde endüstriyel pazarlarda marka değerinin satın alma kararına etkisi ayrıntılı bir şekilde işlenerek, literatüre uygun bir alt yapı oluşturulmuştur.Araştırma anket tekniği ile yapılmıştır ve elde edilen bulgular SPSS 15,0 programında analiz edilmiştir.Araştırma, İzmir Atatürk Organize Sanayi Bölgesi'nde makine ve makine teçhizatı üretimi yapan firmalar üzerinde yapılmıştır. Araştırma sonucunda endüstriyel pazarlarda marka değerinin satın alma kararına etkisi incelenmiştir.. Sonuç olarak, marka değerinin satın alma kararına olan etkileri ve karar sürecinin karar veren kişinin demografik özellikleri açısından nasıl etkilendiği araştırılmış ve yorumlar ortaya konmuştur.Anahtar Kelimeler: Marka Değeri, Satın Alma, Endüstriyel Pazar, Karar Süreci.
Kuruluş yeri seçiminde analitik ağ süreci ve bir gerçek yaşam problemine uygulanması
Kuruluş yeri seçimi, stratejik karar almanın kritik önem taşıdığı günümüz iş dünyasında işletmeler için önemli ve çok boyutlu bir karar problemidir. Doğru belirlenmiş bir kuruluş yeri, işletmelerin ticari başarısına doğrudan etki etmektedir. Çünkü kuruluş yeri seçimi işletmelerin rekabete dayanıklılıklarının, kurumsal performanslarının ve verimliliklerinin arttırılması, üretim ve taşıma gibi maliyetlerin düşürülmesi gibi birçok konuda stratejik öneme sahiptir. Ayrıca kuruluş yeri seçimi, müşteri tercihlerini doğrudan etkileyen; coğrafi, ekonomik, sosyal, hukuki ve psikolojik boyutları olan bir karar problemidir. Dolayısıyla somut ve soyut nitelikte birçok kriterin etkili olduğu ve karmaşık bir yapı arz eden böyle bir karar probleminin çözümünde doğru yöntemin kullanılması da ayrıca önem taşımaktadır. Bu çalışmada oto cam sektöründe faaliyet gösteren Carglass Türkiye şirketinin şube kuruluş yeri seçimi problemi ele alınmıştır. Problem somut ve soyut birçok kriter içerdiği için en iyi şube kuruluş yerinin belirlenmesinde Analitik Ağ Süreci (AAS) yöntemi kullanılmıştır. Carglass Türkiye yönetiminin tercihlerine göre beş farklı kuruluş yeri alternatif olarak belirlenmiştir. Bunların içinden yapılacak seçimi etkileyen kriterlerin belirlenmesi aşamasında, literatür araştırmalarına ek olarak kararın alınmasında etkili olan aktör grubuyla düzenli bir işbirliği sağlanmış ve bu işbirliği sürecin her adımında devam ettirilmiştir. Elde edilen bu kriterlere ve kriterler arasındaki ilişkilere dayanılarak bir AAS modeli kurulduktan ve çözüme ulaşıldıktan sonra yapılan değerlendirmelere göre elde edilen sonuçlar bir rapor olarak karar verici grubuna sunulmuştur. Ayrıca sonuçların alandaki geçerliliği ve uygulanabilirliği konusunda aktör grubunun onayı alınmıştır.
Bilişim sistemlerinin yönetimin karar alma sürecine etkileri ve bir uygulama
ÖZET Günümüz dünyasında hızlı teknolojik gelişim, sınır tanımayan rekabet ve küreselleşme sonucu, bilgi ve bilginin elde edilme hızı işletmeler için sahip olunmak istenilen en önemli değer haline gelmiştir. Bu gelişim 21. yüzyılın ilk yıllarının bilgi çağı haline gelmesini sağlamıştır. Değişim ve çağa ayak uydurabilmenin zorunluluğunu görerek bunu bir yaşam felsefesi olarak benimseyen işletmeler, bilginin elde edilmesinin ve işlenmesinin önemini kavrayarak çalışmalarını bu yöne kanalize etmeye çalışmaktadırlar. Bu tez kapsamında bilginin ihtiyacı ve özellikleri evresinden hareket ederek Bilişim Sistemleri'nin işletmeye kazandırılması ve verilerin bu sistemlerde işleme tabi tutularak elde edilen bilginin karar almaya katkılarının olup olmadığı incelenmeye çalışılmıştır. Ayrıca uygulama çalışmasında bu sistemin uygulanırlığı analiz edilip işletmeye sağladığı olanaklar ve sakıncaları ortaya konulmaya çalışılmıştır. İşletmelerin küreselleşme olgusu sayesinde ülke sınırlarını aşmasında bilişim sistemlerinin önemi çok fazladır. Ülkemizdeki işletmeler rekabet güçlerini artırmak amacıyla bu konuya önem vermek durumundadırlar.
Sağlık hizmetlerinde hasta-hekim iletişiminin karar verme sürecine etkisi Gaziantep ili örneği
İletişim ve sağlık, insanlar için talep edilen ve istenen bir durumdan ziyade zorunluluk halidir. Tam da bu nedenle çalışmanın odaklandığı yeri göstermesi bakımından önemlidir. Hekim ve hasta ilişkisi bu zorunluluk esası üzerinden ortaya çıkmaktadır. Dolayısıyla araştırmanın konusu hekim-hasta iletişimidir. Çalışmanın amacı hekim ile hasta arasındaki iletişimin, hekimin karar verme süreçlerine olan etkisini belirlemektir. Çalışmada nitel araştırma yöntemi kapsamında yarı yapılandırılmış görüşme formu kullanılmıştır. Araştırmaya Gaziantep'te görev yapan 10 hekim katılmıştır. 5'i demografik bilgileri öğrenmek üzere 11 soru sorulmuştur. Elde edilen verilerle 7 temaya ulaşılmıştır. Gaziantep'te hekim olmak, hekim-hasta arasındaki ilk iletişim, hekimin karar verme süreçlerine tıbbi geçmişin etkisi, hekimlerin karar verme süreçlerinde hasta ve yakınlarının etkisi, hekimlerin iletişimdeki problemleri, ideal bir hekim-hasta ilişkisine yönelik görüşler ve hekimlerin hasta ve sağlık sisteminden beklentileri şeklinde temalar ön plana çıkmıştır. Hekimlerin, iletişim noktasında hastalardan beklentisinin olmasının yanında özeleştiride bulundukları tespit edilmiş bunun yanında sağlık sisteminin düzenlenmesi, çalışma koşullarının iyileştirilmesine yönelik talepleri ortaya çıkmıştır. Anahtar Kelimeler: Hekim- hasta iletişimi,karar verme süreçleri, sağlık iletişimi, kişiler arası iletişim, Gaziantep
The moderating role of cryptocurrency investment on the effect of shortcuts and biases in the investor's decision
Decision-making behavior has been studied with different approaches. Studies examining this topic have often focused on how to make the best decision. These studies investigated the decision-making process and how the processes are affected in different situations in which the decision-maker is involved while examining the decision-making behavior. In studies investigating the effects of psychological factors on decision-making, it has been observed how the decision-maker is affected by cognitive characteristics. In this study, the effect of cognitive factors affecting the decision-making process on the decision-maker's behavior was examined. Also, the moderating role of cryptocurrency investment on these effects has been studied. A face-to-face survey was conducted with 589 investors across Turkey. The obtained data were analyzed with structural equation modeling, chi-square, and t-test. In the analysis results, it was observed that while anchoring and representativeness biases were effective in investor decisions, availability and herd effect biases were not effective in investor decisions. Cryptocurrency investment has a moderating effect on anchoring and representativeness biases. Also, no relationship was found between the demographic characteristics of the investors and their decision-making behavior.
Kamu politikalarında davranışsal iktisat yaklaşımı: Gaziantep örneği
Günümüzde seçeneklerin artması ve ekonomik belirsizliklerle birlikte bireylerin karar verme süreçlerinin daha karmaşık hale gelmesi rasyonellikten uzak kararlar verilmesine neden olmaktadır. Geleneksel iktisat düşüncesinde kabul gören tam rasyonellik kavramı ise günümüzde geçerliliğini yitirmiştir. Bireylerin rasyonellikten uzak karar vermesinde sadece seçeneklerin çok ve karmaşık olması değil, zihinsel, sosyal ve psikolojik olarak birçok faktörün etkisi mevcuttur. Uygulanacak olan kamu politikalarında bireylerle iş birliği içinde ve davranışlarını doğru şekilde analiz ederek politikalar tasarlanması gerekmektedir. Parasal teşvikler ve kısıtlayıcı önlemler kullanılarak uygulanan kamu politikası araçları bireylerin davranışlarında kısa süreli etkilere sebep olmakta ve bireyler belirli bir süre sonra alışık oldukları davranışlara geri dönmektedir. Bu sebeple, ekonomi, eğitim, çevre ve enerjiye kadar hayatın her alanında kendisine yer bulan davranışsal içgörüler kullanılarak uygulanan politikalar daha uzun vadeli çözüm önerileri sunmaktadır. Bu çalışmada, Gaziantep ilinde yaşayan bireylerin davranışsal kamu politikalarına yönelik davranışlarını incelemek için 539 adet katılımcıya ulaşılmıştır. Elde edilen veriler, non paremetrik testlerden, Mann-Whitney U Testi, Kruskal-Wallis H Testi ve bağımlı değişkenlerin birbirleri ile arasındaki ilişkiyi tespit etmek için Spearman'ın Sıralama Korelasyon Katsayısı kullanılmıştır. Elde edilen sonuçlara göre, bireylerin rasyonellikten uzak seçimlerde bulunduğu tespit edilmiştir. Dürtme yöntemleri kullanılarak bireylerin lehine olacak şekilde özgürlüklerine müdahale etmeden tasarlanacak olan davranışsal kamu politikalarının hem bireylere hem de uzun vadede ekonomik büyümeye katkı sağlayacağı konusunda önerilerde bulunulmuştur.
Sınıf öğretmenlerinin sosyobilimsel konulara yönelik karar süreçlerinin insan hakları açısından incelenmesi
Bu çalışmada, sınıf öğretmenlerinin (SÖ'lerin) genetik temelli sosyobilimsel konulara yönelik karar süreçlerinin insan hakları bağlamında incelenmesi amaçlanmıştır. Çalışmada karma yöntem desenlerinden açımlayıcı sıralı desen kullanılmıştır. Çalışmanın nicel boyutunda tarama modelinde betimsel araştırma ve nitel boyutunda karşılaştırmalı durum araştırması yapılmıştır. Bu kapsamda çalışmanın nicel boyutunda 405 SÖ üzerinden genetik temelli dört sosyobilimsel ikilem senaryosunun yer aldığı "Sosyobilimsel Konulara İlişkin Karar Süreçleri Değerlendirme Formu" ile nicel veriler toplanmış ve içerik analizi ile çözümlenmiştir. Çalışmanın nitel boyutunda amaçlı örnekleme yöntemlerinden ölçüt örnekleme yöntemi ile insan hakları ile bağlantısız karar veren 10 SÖ ve insan hakları ile bağlantılı karar veren 10 SÖ katılımcı olarak belirlenmiştir. Nitel katılımcıları oluşturan SÖ'lerden veriler "Sosyobilimsel Konulara İlişkin Karar Süreci Gerekçelerinin Değerlendirilmesine İlişkin Görüşme Formu" uygulanarak yarı yapılandırılmış görüşme tekniği ile toplanmış ve içerik analizi ile çözümlenmiştir. Araştırma sonuçları, sınıf öğretmenlerinin genetik temelli sosyobilimsel konulara ilişkin karar süreçlerinin ve karar süreçlerine temel oluşturan gerekçelerinin farklılaştığını göstermiştir. Ayrıca çalışmada SÖ'lerin büyük bir bölümünün sosyobilimsel konularda insan hakları açısından değerlendirmeler yapmadığı tespit edilmiştir. İnsan hakları temelli değerlendirmeler yapan SÖ'lerin ise genellikle insan hakları açısından gerçekçi ve doğru çıkarımlar yapabildikleri gözlenmiştir. Bununla birlikte çalışmada SÖ'lerin karar verme süreçlerinde etkili olan faktörler, bilgi kaynakları ve insan haklarını karar süreçlerinde yansıtma/yansıtmama nedenlerine ilişkin ulaşılan sonuçlara yer verilmiştir. Araştırmadan elde edilen sonuçlar doğrultusunda sınıf öğretmenlerine insan hakları temelli destekleyici eğitimler verilmesi önerilebilir. Anahtar sözcükler: Sosyobilimsel konular, insan hakları, karar verme süreci, sınıf öğretmenleri
Reflecting on teaching: Interactive thoughts and decisions of experienced and novice EFL teachers
ABSTRACT REFLECTING ON TEACHING: INTERACTIVE THOUGHTS AND DECISIONS OF EXPERIENCED AND NOVICE EFL TEACHERS EBRU ŞİRE Ph. D. Dissertation, English Language Teaching Department. Supervisor: Profc Dr. F. özden EKMEKÇİ May 2004, 361 pages This study is mainly concerned with the instructional decisions EFL teachers make in the class (Le., interactive decisions). It aims to contribute to our understanding of what teachers are thinking about when they make a particular interactive instructional decision. The ultimate purpose is to investigate and compare the interactive thinking and decision making process of experienced and novice teachers. The underlying assumption is that teachers' behavior is guided by their reason based thoughts, judgments, and decisions. Therefore, the study adopts a cognitive and interpretative approach. Four novice and four experienced EFL teachers participated in the study. The data were collected through videotaping procedure, stimulated recall technique, semi- structured interviews, lesson plans, classroom maps, and snakes. The study was conducted at YADIM (Le., Center for Foreign Languages), Çukurova University. In the study, each teacher was videotaped three times in her regular classes, and then she was invited to comment on her in-class behaviors and interactive decisions at the stimulated recall interviews. The findings were analyzed and interpreted both quantitatively and qualitatively.The results indicate that the complexity of teachers' thinking process change in regard to their expertise level. In line with this finding, the interactive decision making process of the experienced teachers is seen to be much more complicated than that of the novices in the study. Moreover, the experienced teachers are observed to employ a wider set of instructional actions in response to the student performance cues. However, both the experienced teachers and the novices are able to recognize student performance cues they observe in the class. Another finding indicates that the novice teachers are much more concerned with the classroom management related issues especially with student off task behavior and develop a good repertoire of coping strategies to deal with such behaviors. In addition, interactive decision making models are proposed for both the experienced and novice teachers throughout the study. The results of the study suggest some significant implications not only for in- service teacher training programs but also for pre-service teacher training programs. Besides, the study also covers some methodological and theoretical implications for future research. KEYWORDS: Interactive Decision Experienced Teacher Novice Teacher Stimulated Recall Technique Student Performance Cue
Are creative thinkers different in their decision-making process: Rational or heuristic way of thinking
Creative thinking is seen as the most important skill found in higher education institutions in general, especially in private universities, where creative thinking is essential to making sound and successful decisions. There is a close link between decision-making and creative thinking. This study has been applied to Islamic universities eligible in Iraq; the researcher relied on a statistical analysis sample of 260 professors, and 155 questionnaires were distributed and 147 of them retrieved a valid questionnaire for statistical analysis. The study reached several conclusions, including that the faculty members have strong thinking skills and can generate new and innovative ideas in making decisions that concern the university and that enhance the work of professors by maintaining an environment open to innovation and creative thinking. This creative thinking has a direct impact on the decision-making process. This research aimed to know the connection between creative thinking and the ability to make decisions for professors in higher education at this university and to show the differences in the variables of seniority and academic qualification in creative thinking and in the ability to make decisions
Erbil'deki özel universitelerde entelektüel sermayenin finansal karar verme üzerindeki rolü-Irak
The purpose of the study is to examine the role of intellectual capital on financial decision making in private universities in Erbil. In order to achieve this purpose, the sample of the study collected from participating 115 managers at 6 private universities locating in Erbil city in Iraq. The dependent variable of study is financial decision making. Independent variables are human capital, structural capital and customer capital which are dimensions of intellectual capital according to Stewart model. In the methodology part of the study, the importance of working by focusing on some of the questions, posing the relationship between the independent and dependent variables and the effectiveness have been determined. Accordingly, a conceptual model design of the study, and then produce two main hypotheses to test. This has been subjected to numerous statistical tests. The study results; the most notable one is the existence of the highest rank of importance of human capital among intellectual capital components, while the customer and structural capitals come second and third respectively. In addition, this result shows that the human, structural and customer capitals affect financial decision making in Erbil private universities.
Davranışsal iktisat ve bireylerin karar verme sürecinde ortaya çıkan gizli tuzaklar üzerine bir inceleme
Davranışsal iktisat yaklaşımı ana akım iktisadın önemli varsayımı olan rasyonellik kavramının her zaman geçerli olmadığını savunmaktadır. Psikoloji biliminde yirminci yüzyıl ortalarında yaşanan gelişmeler sonucunda bireylerin rasyonel davranış sergilemesine engel olan nedenler araştırılmaya başlanmıştır. Bu araştırmaların sonunda, bireylerin hızlı karar vermesi gereken durumlarda bazı gizli tuzaklara düştükleri ve bu nedenle rasyonellikten saptıkları anlaşılmıştır. Bunun yanında birey belirsizlik ve risk altında karar vermesi gerektiğinde rasyonellikten uzaklaşmaktadır. Davranışsal iktisat yaklaşımında yaşanan gelişmeler akademik çevreler tarafından takip edildiği gibi devlet yöneticilerinin de dikkatini çekmektedir. Devletlerin kamu politikası üretim süreçlerinde davranışsal unsurlar kullanılması amacıyla birimler kurdukları görülmektedir. Bu tez çalışmasında ilk olarak davranışsal iktisadın ortaya çıkışı ve gelişim süreci ele alınmaktadır. İkinci olarak dünyada ve Türkiye'de uygulanan davranışsal kamu politikalarından örnekler verilmektedir. Üçüncü bölümde karar verme sürecinde bireyleri rasyonellikten uzaklaştıran gizli tuzaklar açıklanmaktadır. Son bölümde ise; yüz yüze yapılan anket sonucunda bireylerin karar verme sürecinde rasyonellikten alıkoyan tuzaklar analiz edilmiştir. Analizler sonucunda; bireylerin yemleme, sahiplik, çıpalama, zihinsel muhasebe ve hiperbolik indirgeme tuzaklarına düştükleri için rasyonellikten saptıkları tespit edilmiştir.
Rasyonel bireylerin iktisadî eylemlerinde tercihlerini belirleyen faktörlerin araştırılması (Doğu ve batı düşünürlerinin düşünceleri çerçevesinde)
Bireysel kararlarımızı aklın ilkeleri doğrultusunda belirleme özellikle Aydınlanma döneminden beri Batı toplumlarının en fazla vurguladığı bir konudur. Adeta akılcılık Batı'nın bir mottosu olmuştur. Akıllı davranmanın bilimsel literatürdeki adı gelenek ve duygusallıktan uzak rasyonel davranmaktır. Rasyonellik en geniş ifadeyle insanın hareketlerinde, seçimlerinde ve eylemlerinde akılcı davranması şeklinde tanımlanır. Rasyonellik, başka bir ifadeyle belli hedefleri elde etmek için en etkili araçları seçme sürecidir. Ancak rasyonel davranış tek boyutlu değil, çok boyutlu ve komplike bir süreçler bütünüdür. Sadece çıkar ve başarıyı elde etmek için araç seçiminden idealist salt öte dünyacı davranmaya; her iki unsuru da birleştirip orta yolcu ılımlı bir rasyonelliğe kadar çeşitlenir ve farklılaşır. Doğal olarak toplum ya da bireylerin bunlardan hangisini seçeceği önemlidir. Çünkü bu nihayetinde bir hayat tarzına dönüşmekte ona göre sonuçlar üretmektedir. Salt amaç rasyonel eylemler sonunda yabancılaşma, şeyleşme, soyutlaşma, anlam kaybı, özgürlük kaybı, motivasyon kaybı ve meşruiyet krizlerine neden olmaktadır. Tam bu noktada pratik rasyonellik kavramı ilgili patolojilerin şiddetini azaltacak ve daha insani ve sosyal bir ortamın doğmasına hizmet edecektir. Yani kişi, kurumlar ve devlet aklı kullanırken adalet, ahlak ve erdem kavramlarını dışlamadan kullanacaktır. Biz bu çalışmamızda pratik rasyonellik kavramını besleyen unsurları gerek Batı gerek Doğu dünyasının düşünürleri çerçevesinde genişleterek günümüz sosyal yapısının iyiye doğru evrilmesine düşünsel bazda katkıda bulunmaya çalıştık.
Doğum deneyimi olan ebelerin etik ikilem yaşantıları
Amaç: Araştırmada, doğum salonunda çalışan ebelerin doğum takibi sürecinde yaşadığı etik ikilemler ve etik karar verme süreçlerinin belirlenmesi amaçlanmıştır. Gereç ve Yöntem: Doğum deneyimi olan ebelerin etik ikilem yaşantılarını konu alan bu çalışmada, nitel araştırma yöntemi kullanılmıştır. Araştırma, Manisa Celal Bayar Üniversitesi Sağlık Bilimleri Enstitüsü'nde 2017 yılında öğrenim gören ebelik lisanüstü öğrencileri ile yürütülmüştür. Araştırma verileri, katılımcı ebelerin deneyimlerini ortaya koymak amacıyla yarı yapılandırılmış görüşme formu aracılığı ile derinlemesine görüşme yapılarak ve ses kaydı alınarak toplanmıştır. Katılımcı sayısı belirlenen dönemde öğrenim görmekte olan ve araştırma kriterleri dahilinde belirlenen gönüllü 13 ebeden oluşmaktadır. Veriler, içerik analizi ile incelenmiş ve verilerin çözümlenmesinde Nvivo paket programından yararlanılmıştır. Bulgular: Araştırma verileri çözümlendiğinde, ebelerin doğum salonunda en çok yaşadığı etik ikilemler "hastane yönetimi", "doğum eylemine yaklaşımda farklılıklar", "ebe-hekim-hasta iletişimi", "zor doğum eyleminin yönetimi" ve "yenidoğana yaklaşım" olarak 5 ana tema altında toplanmıştır. Bu etik ikilemlerin oluşma nedenlerinde çeşitli faktörlerin etkili olduğu ve ebelerin etik karar vermede farklı yaklaşımlar gösterdiği görülmüştür. Sonuçlar: Çalışmanın bulguları, ebelerin doğum salonunda çalışırken çeşitli ikilemler yaşadıkları ve bunların çoğunun farkında olduklarını göstermektedir. Ayrıca ebelerin karar verme sürecinde sorumluluk aldıkları ve bu süreçte birçok duyguyu yoğun olarak yaşayarak bu duygularla da başettikleri görülmektedir. Anahtar Kelimeler: etik ikilem, ebelik, karar verme süreci, doğum
Tüketicinin otomobil satın alma davranışını etkileyen faktörler ve Mardin ilinde bir araştırma
Günümüz piyasalarında gerek örgütler gerekse tüketiciler açısından satın alma süreçleri önem arz etmektedir. Tüketiciler açısından ele alındığında elde olan finansman kaynağı ile en yüksek verim elde edilecek ürün ya da hizmetin satın alınmasına yönelik davranış sergilenmeye çalışılmaktadır. Örgütler açısından ise, yoğun rekabet koşullarında tüketicilerin kendi ürün ve hizmetlerini tercih etmelerine yönelik çabaların yoğun bir şekilde yürütüldüğü görülmektedir. Özetle piyasanın arz ve talep tarafları için bir tüketicinin satın almaya yönelik davranışı önemlidir. Özellikle örgütler, tüketicilerin satın alma davranışları üzerinde etki sahibi olan faktörleri belirlemek ve bu faktörleri etkileyecek süreçler geliştirerek, tüketicilerin kendi ürün ve hizmetlerini tercih etmelerini sağlamaya yönelik çaba sergilemektedir. Bu çabalara yönelik olarak yürütülen bu araştırmada, Mardin il merkezinde otomotiv sektöründe satın alma davranışı sergileme olasılığı olan tüketicilerin otomobil satın alma davranışlarına yönelik genel bir değerlendirme yapmak ve eş zamanlı olarak da bu satın alma davranışı üzerinde etki sahibi olması beklenen faktörleri; (i) cinsiyet, (ii) yaş, (iii) gelir durumu değerlendirmek amaçlanmıştır. Bu genel amaç doğrultusunda kurulan araştırma hipotezlerinden sadece cinsiyet ile satın alma davranışı arasında anlamlı bir ilişki bulunmuştur. Kadın tüketiciler ile erkek tüketicilerin otomobil satın alma davranışını farklı şekilde sergiledikleri sonucuna varılmıştır.
Dış politika karar alma sürecinde inanç etkisi: Kudüs örneği
Yeryüzünde ''kutsal'' kelimesiyle bu kadar özdeşleşen bir şehir yoktur. Nice ilahi tecellilerin yaşandığı, nice peygamberlerin geldiği ve büyük medeniyetlere evsahipliği yapan bu şehir tarih boyunca bu dini önemine binaen nice devletlerin, kültürlerin, medeniyetlerin yaşadığı bir şehir olmuştur. Kudüs'ün en büyük özelliği ehli kitap dediğimiz dinlerin (tek tanrılı, semavi dinler), Kudüs'ü anavatanları olarak görmeleri ve haklı olarak bu atfettikleri öneme dair verdikleri ve günümüzde dahi var olan mücadeleleridir. Bunun için Kudüs'ü önce din perspektifli okumak gerektir. Yahudiler, Hristiyanlar ve Müslümanlar için Kudüs'ün dini ve tarihi önemini anlamak, Kudüs uğruna bugün dahi verilen mücadeleleri ve devletlerin Kudüs politikalarını okumakta bize ışık tutacaktır. Kudüs'ün dini önemi Hz. Âdem ile başlar. Ama Kudüs için asıl mücadele ehli kitap diye adlandırdığımız üç din için de ata kabul edilen İbrahim'in bu topraklara adım atması ile başlar. Daha sonrasında ise İbrahim çocukları arasında, günümüze kadar süren ve kıyamete kadar sürecek olduğuna inanılan bir mücadele başlayacaktır. Anahtar Kelimeler: İslamiyet, Siyonizm, Evanjelizm, Kudüs, Filistin.
Sosyobilimsel konulara dayalı etkinliklerin ortaokul öğrencilerinin akademik başarılarına, medya okuryazarlığına etkisi ve öğrencilerin karar verme süreçlerinin incelenmesi
Fen eğitiminin amaçları arasında birey çevre ve toplum arasındaki etkileşimi fark eden ve sosyobilimsel konuları kullanarak bilimsel düşünme, muhakeme ve karar verme becerileri gelişmiş bireyler yetiştirmek yer almaktadır. Bu kapsamda araştırmanın amacı fen bilimleri dersinde kullanılan sosyobilimsel konulara dayalı etkinliklerin öğrencilerin akademik başarıları, medya okuryazarlıkları üzerine etkisini ve sosyobilimsel konulara karar verme süreçlerini incelemektir. Araştırmanın çalışma grubunu 2021-2022 yılında Düzce ilinde bir devlet okulunda öğrenim gören 36 altıncı sınıf öğrencisi oluşturmaktadır. Araştırma sürecinde hem nicel hem de nitel araştırma yöntemlerinden yararlanılmıştır. Nicel verilerin elde edilmesi sırasında araştırmacı tarafından hazırlanan "Madde ve Isı Başarı Testi"; nitel verilerin elde edilmesinde ise Sadler vd.(2021) tarafından yapılan çalışmadan yola çıkarak Türkçeye uyarlanan "Kaynak Değerlendirme Formu", araştırmacı tarafından hazırlanan "Karar Verme Metinleri" ve yarı yapılandırılmış "Görüşme Formu" kullanılmıştır. Madde ve Isı ünitesi içerisindeki kazanımlara uygun olarak hazırlanmış sosyobilimsel konulara dayalı etkinlikler toplam 7 hafta sürmüş, uygulama öncesi ve sonrasında Madde ve Isı Başarı Testi öğrencilere uygulanmıştır. Süreç içerisinde öğrencilere yedi farklı metin için Kaynak Değerlendirme Formu ve beş farklı Karar Verme Metni uygulanmıştır. Nicel verilerin analizi SPSS paket programı ile yapılmış ve test sonuçlarının değerlendirilmesinde ilişkili örneklem t-testi kullanılmıştır. Kaynak Değerlendirme Formlarında yer alan açık uçlu sorulara öğrenciler tarafından verilen cevapların değerlendirilmesinde içerik analizi kullanılmıştır. Karar Verme Metinlerinde yer alan açık uçlu sorulara öğrencilerin verdiği cevaplar Chang Rundgren ve Rundgren (2010) tarafından geliştirilen SEE-SEP modeline uygun olarak analiz edilmiştir. Uygulama öncesinde ve sonrasında öğrenciler ile yapılan yarı yapılandırılmış görüşme formlarından elde edilen verilerin değerlendirilmesi de içerik analizi ile yapılmıştır. Araştırmaya ilişkin elde edilen bulgulara göre fen bilimleri dersinde sosyobilimsel konulara dayalı yapılan etkinliklerin öğrencilerin akademik başarılarını artırdığı belirlenmiştir. Benzer şekilde yapılan etkinliklerin öğrencilerin medya okuryazarlığı becerilerinin gelişmesine olumlu yönde katkı sağladığı görülmüştür. Sosyobilimsel konulara dair karar verme süreçlerinde öğrencilerin sıklıkla SEE-SEP modelinde belirlenen 'Ekonomi' ve 'Çevre' disiplinlerini kullandıkları, 'Etik/Ahlak' disiplinin ise hiç kullanılmadığı görülmüştür. Yine karar verirken öğrencilerin 'Bilgi' boyutunu sıklıkla kullanırken 'Değer' ve 'Kişisel Deneyim' boyutlarını daha az kullandıkları belirlenmiştir. Araştıma sonuçlardan yola çıkılarak gelecekte bu alanda çalışma yapacak olan araştırmacılara önerilerde bulunulmuştur.
STEM temelli laboratuvar eğitiminin öğretmen adaylarının STEM hazır bulunuşluk düzeylerine, bilimsel süreç ve karar verme becerilerine etkisi
STEM eğitimi yaklaşımı, fen (science), teknoloji (technology), mühendislik (engineering) ve matematik (mathematics) gibi dört önemli disiplinin bütünleştirilerek uygulamaya konulduğu bir öğretim modeli olarak tanımlanmaktadır. Bilginin gerçek hayattaki problem çözmeye uygulanmasını ön plana alan bu modelde, etkili STEM eğitimi yaklaşımının gerçek hayat sorunlarını, kaygıları, problemleri üzerine odaklanan bir pedagoji içermesi gerektiği sonucuna varılmıştır. Günümüzdeki hızlı teknolojik gelişmelere ayak uydurmak için şüphesiz STEM eğitimi yaklaşımının önemi artmaktadır. Bu amaçla STEM eğitimi yaklaşımının kapsamını, teorisini ve uygulamalarını tüm eğitim seviyelerinde araştırmak ve öğretim programlarını yaklaşıma uygun olarak yeniden düzenlemek esas olmalıdır. Öğretmenler, 21. yüzyılda birçok zorlayıcı sorumlulukla karşı karşıya kalmaktadır. Bunlardan en önemlisi; belirlenmiş standartlara dayalı eğitim yoluyla öğrencilere en etkili öğrenme etkinlikleri ve dersleri düzenlemektir. STEM eğitimi yaklaşımı, öğretmenlerin bu zorlukla baş etmelerine yardımcı olabileceğine inanılan bir yönelimdir. Bu çalışmanın amacı STEM temelli laboratuvar eğitiminin Fen Bilgisi öğretmen adaylarının STEM hazır bulunuşluk düzeylerine, bilimsel süreç ve karar verme becerilerine etkisinin araştırılmasıdır. Araştırma tek gruplu ön test–son test yarı deneysel desende gerçekleştirilmiştir. Çalışma grubu Düzce Üniversitesi Eğitim Fakültesi Fen Bilgisi Öğretmenliği 3. Sınıf öğrencilerinden oluşmaktadır. Çalışma grubuna ön test ve son test olarak "Bilimsel Süreç Beceri Ölçeği", "Karar Verme Beceri Testi", "STEM Hazır Bulunuşluk Ölçeği" uygulanmıştır. Elde edilen veriler SPSS paket program kullanılarak analiz edilmiştir. Araştırma sonuçlarına göre STEM temelli laboratuvar eğitiminin öğretmen adaylarının STEM hazır bulunuşluk düzeylerine, bilimsel süreç ve karar verme becerilerine anlamlı düzeyde etkisi olduğu sonuçlarına ulaşılmıştır. Bu sonuçlar doğrultusunda araştırmacılara önerilerde bulunulmuştur.
Okul yöneticilerinin karar alma stratejileri ile karar alma süreçlerinde iç ve dış paydaşların rolü
Bu araştırmada okul müdürlerinin karar alma aşamasında karara etki eden iç ve dış çevresel faktörleri tespit ederek uygulayıcılara ve alanyazına katkı sağlanması amaçlanmaktır. Araştırma, nitel türde betimsel tarama modeli ile gerçekleştirilmiştir. Bu kapsamda araştırmanın çalışma grubunu, amaçlı örnekleme yöntemlerinden maksimum çeşitlilik örneklemesi kullanılmıştır. Araştırmanın evrenini Antalya Gazipaşa İlçesinde Millî Eğitim Bakanlığı'na bağlı eğitim kurumlarında, 2021-2022 öğretim yılında görev yapmakta olan her kademede görevli 22 okul müdürleri oluşturmaktadır. Araştırmada veri toplama aracı olarak kullanılan yarı yapılandırılmış görüşme formu eğitim yönetimi alanında üç uzman görüşüne başvurularak araştırmacılar tarafından geliştirilerek kullanılmıştır. Katılımcılar tarafından kodlar ve temalar tutarlılık gösterecek şekilde belirlenmiştir. Bu kodlar ve temalar düzenlenerek frekans tablosu elde edilerek bulgular tanımlanmış ve yorumlanmıştır. Ayrıca bireylerin görüşlerini olduğu gibi yansıtmak için sık sık doğrudan alıntılara yer verilmiştir.Araştırma kapsamında katılımcılara yöneltilecek açık uçlu sorular öncelikle alanyazın taranarak ve araştırmanın çalışma grubunda yer almayan dört okul müdürüne yöneltilerek görüşleri alınmıştır. Okul müdürlerinin karar alırken etkilendikleri özellikle baskı ve tesir altında kaldıkları çevresel, öğretmen ve öğrenci ve çevre kaynaklı faktörleri ortaya çıkarmak amacıyla okul müdürleri ile yüz yüze görüşmeler yapılarak yarı yapılandırılmış görüşme formları uygulanmıştır. Elde edilen veriler içerik analiz yöntemi ile analiz edilmiştir. Bu araştırmanın sonuçlarına göre okul müdürlerinin. Karar verme sürecinde öğrenci kaynaklı; aile yapısı ve sosyoekonomik durum, öğretmen kaynaklı; kurumsal aidiyet ve değer görme, çevresel kaynaklı; sosyoekonomik durum, kültürel etkenler ve fiziki sosyal koşulların etkili olduğu görülmektedir. Ayrıca okul müdürlerinin görev önceliklerinin ilk sırasında, okul amaçlarını gerçekleştirme yer almaktadır. Diğer öncelikli görevler ise sınav başarısı, kaliteli eğitim ve öğretmenlerin iş doyumudur. Okul müdürlerinin, karar alma süreçlerini etkileyen faktörlerin ilk sırasında yasa ve yönetmelikler yer almaktadır. Okul müdürleri, karar alma süreçlerini etkileyen diğer faktörleri, öğretmen ve müdür yardımcılarının görüş ve önerileri, okulun eğitim amaçları şeklinde ifade etmektedir Uygulayıcılara; çevresel unsurların kültürel değerlerini dikkate almaları ve tüm paydaşları karar verme sürecine dâhil ederek çoğunluğun benimseyebileceği kararlar almaları önerilebilir. Araştırmacılara ise okul yöneticilerinin karar vermelerini etkileyen diğer unsurları da içeren nicel ve nitel karma desende çalışmalar yapmaları önerilebilir. Anahtar Kelimeler: Okul yönetimi, baskı grupları, okul-çevre ilişkileri, karar alma
Matematik öğretmenlerinin öğretimsel kararlarındaki etik değerlendirmeler: Çoklu durum çalışması
Bu araştırmanın amacı, ortaokul matematik öğretmenlerinin öğretim sürecine yönelik kararlarının etik değerlendirmelerine dayalı olarak nasıl şekillendiğini belirlemektir. Araştırma çoklu durum çalışması olarak desenlenmiştir. Araştırmaya ortaokul düzeyinde görev yapan üç öğretmen katılmıştır. Veriler öğretmenlerle seri halde yapılan yarı yapılandırılmış görüşmeler yoluyla toplanmıştır. Görüşme sorularında öğretmeni tanıma, öğretimle ilgili planlama, uygulama ve değerlendirme süreçlerine yönelik sorular ve senaryolar kullanılmıştır. Veriler içerik analizi ile harmanlanmış betimsel analiz yöntemi ile incelenmiştir. Öğretmenlerin uygulamaya ilişkin kararlarındaki etik gerginlikler incelenirken; haklar, değerler ve yükümlülüklerle ilgili sorular ve sorgulamalar üzerine odaklanılmıştır. Sonrasında her bir etik gerginliğin yapısı ve katılımcıların bu gerginliklerdeki etik değerlendirmeleri belirlenmiştir. Etik gerginlikler benzerlik ve farklılıklarına göre incelendiğinde ise gerginliklerin dört farklı şekilde ortaya çıktığı görülmüştür: etik belirsizlik, etik ikilem, etik çatışma, etik endişe. Araştırmadan elde edilen bulgulara göre öğretimsel kararlarında etik bir gerginlikle yüzleşen öğretmenlerin iki farklı etik yaklaşım sergilediği görülmüştür: rasyonel yaklaşımlar ve rasyonel olmayan yaklaşımlar. Rasyonel yaklaşımlar deontoloji, teleoloji, ilkecilik ve erdem etiğidir. Rasyonel olmayan yaklaşımlar ise tecrübe, boyun eğme, sezgi, duygu-istek ve öykünmedir. Etik gerginliklere ve etik değerlendirme sürecine ilişkin tespit edilen kavramsal çerçevelerden hareketle, etik bir gerginlikle yüzleşen öğretmenlerin karar verme sürecini açıklayan bir model geliştirilmiştir. Çalışmanın bulguları, matematik öğretiminin sadece pedagojik veya eğitsel nedenlerle değil aynı zamanda etik değerlendirmelere dayalı olarak şekillendiğine işaret etmiştir. Anahtar Kelimeler: Matematik eğitimi, etik gerginlik, etik değerlendirme, öğretmen karar verme süreci
Stratejik karar sürecinde rekabet üstünlüğünün kaynakları olarak kültürel değer ve inançlar üzerine bir gömülü teori araştırması
Bu araştırmanın temel amacı, kültürel değer ve inançların stratejik karar verme sürecini nasıl etkilediğini anlamaya çalışmaktır. Araştırmanın bir diğer amacı ise, stratejik karar sürecinde diğerlerine göre daha etkili olan değer ve inançların var olup olmadığını tespit etmektir. Böylelikle kültürün sürdürülebilir rekabet avantajı açısından anlamına yönelik tartışmaya katkı sağlamak amaçlanmıştır. Bu Gömülü Teori araştırmasında, veriler temelde yarı yapılandırılmış derinlemesine görüşme yöntemi ile toplanmıştır. Verilerin işlenmesinde açık ve kavramsal kodlama tekniği kullanılmıştır. Araştırmada sonuç olarak; kültürel değer ve inançların, karar sürecini (Karar öncesi, karar esnası ve karar sonrası olmak üzere) her aşamada derinden etkilediği belirlenmiştir. Buna ek olarak, kültürel değer ve inançların en çok karar verme esnasında etkin oldukları ve katılımcılar açısından stratejik anlam atfedilen belirli spesifik değerlerin var olduğu da ayrıca tespit edilmiştir. Bu bağlamda, karar vericilerin daha çok "Müslüman – Türk" ve "Batılı – Rasyonel" olarak adlandırılan iki temel değer alanı ile karşı karşıya kaldıkları gözlemlenmiştir. Ayrıca, araştırmaya katılan stratejistlerin, karar verirken temelde uyuşmayan bu iki değer alanından hangisine uyulacağı konusunda çatışma yaşadıkları da gözlemlenmiştir. Bu çatışma durumunun bir çıktısı olarak ise, stratejistlerin kararlarını "Yeniçeri" ve "Paralı Asker" şeklinde adlandırılan iki farklı davranış kalıbı doğrultusunda verdikleri belirlenmiştir. Sonuç olarak, değer ve inançlar üzerinden karar verme gibi önemli bir davranışı derinden etkileyen kültürün, bir "kök yetenek" olarak sürdürülebilir rekabet avantajı açısından önem arz ettiği kanaatine varılmıştır. Böylelikle bu araştırmanın, stratejik karar süreci ve kültür arasındaki ilişkiye odaklanmış nitel bir araştırma olarak, stratejik yönetim literatüründe önemli bir noktaya değindiği düşünülmektedir. Anahtar Sözcükler: Stratejik Karar, Kültürel Değerler, Kültür ve Strateji, Gömülü Teori, Stratejik Değerler