Hand

143 theses under this subject heading

Master'sOpen AccessTR

El rehabilitasyonunda oyun kumandası özelliğine sahip egzersiz aracı tasarım ve geliştirilmesi

İnsan vücudunun kompleks ve çok yönlü bir parçasını oluşturan el, herhangi bir deformite sonucunda kişinin aktif iş hayatını ve günlük yaşam aktivitelerini etkilemektedir. Aktif iş hayatına dönmek için gerekli rehabilitasyon süreci uzun süreli ve düzenli katılım gerektirmekle birlikte, hastalar tarafından ilgi çekici bulunmamaktadır. Süreç içerisinde reçete edilen egzersiz programlarının klinik olarak kanıtlanmış terapötik faydalarına rağmen, hastaların çoğunluğu tarafından uygulanmamaktadır. Bu durum egzersiz programlarının iyileşmeye olan katkısını sınırlamaktadır. Hastaların egzersiz programlarına düzenli katılımlarını sağlamak için motivasyona ihtiyaçları vardır. Bu çalışmada terapötik egzersizlerin video oyun kumandası özelliği olan egzersiz aleti ile gerçekleştirilmesinin hastaların egzersiz programlarına katılımına etkisi araştırılmıştır. Bu amaçla çok sayıda 2 boyutlu (2B) oyunu kumanda edebilecek bir çift oyun kumandası geliştirilerek hastaların kullanımına sunulmuş ve deneyimleri hakkında görüşleri alınmıştır. Katılımcıların aktivite sırasındaki motivasyon değerleri ortalamanın üstünde çıkmış, katılımcılara reçete edilen egzersiz programlarını uyulmadığı tespit edilmiş ve beyan ettikleri egzersiz miktarı ile kayıt altına alınan egzersiz miktarlarının birbiri ile uyumlu olmadığı görülmüştür. Çalışmanın en büyük sınırlılığı, kullanıcı araştırmasının COVID-19 pandemi sürecinde tamamlanması sebebiyle katılımcı sayısının düşük kalmasıdır.

Davranış değişiklikleriEgzersiz araçlarıEl+4
Fikriye Büşra Kaboğlu
TOBB Economics and Technology University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2020
00
Master'sOpen AccessTR

Romatoid artritli hastalarda el ve ayaklara uygulanan ılık tuzlu su ve ılık su banyosunun ağrı, yorgunluk, uyku kalitesi ve fonksiyonel kapasiteye etkisi

Bu ön test-son test randomize kontrollü araştırmanın amacı romatoid artritli hastalarda el ve ayaklara uygulanan ılık tuzlu su ve ılık su banyosunun ağrı, yorgunluk, uyku kalitesi ve fonksiyonel kapasite üzerine etkisinin belirlenmesidir. Araştırma Ocak 2022-Ekim 2022 tarihleri arasında Ankara Sağlık Bilimleri Üniversitesi Gülhane Eğitim Araştırma Hastanesinin Romatoloji Polikliniğinde ılık tuzlu su (n=18), ılık su (n=18) ve kontrol grubu(n=18) olacak şekilde 54 hasta ile yürütüldü. Araştırmada randomizasyon yöntemi kullanıldı. Hastalar ağrı skoruna göre (5-7) ve (8-10) olarak tabakalandırıldı. Ilık tuzlu su ve ılık su grubundaki hastalara uygulamanın nasıl yapılacağı video eğitimi ile anlatıldı. Bu gruptaki hastalar verilen eğitim doğrultusunda altı hafta boyunca haftada üç kere 41°C ılık tuzlu ve ılık su banyosunu uyguladı. Kontrol grubundaki hastalara rutin tedavi ve bakım dışında herhangi bir girişimde bulunulmadı. Araştırmada Visual Analog Skala, Bristol Romatoid Artrit Yorgunluğu Çok Boyutlu Anketi, Pittsburg Uyku Kalitesi İndeksi, Sağlık Değerlendirme Anketi kullanılmıştır. Araştırmanın sonucunda ılık tuzlu su, ılık su ve kontrol grupları arasında ön test ve son test ağrı ve yorgunluk düzeyleri bakımından istatistiksel olarak anlamlı farklılık bulunurken (p<0,05) ağrıda ılık tuzlu suyun ılık suya göre; yorgunlukta ılık suyun ılık tuzlu suya göre daha etkili olduğu sonucuna varıldı. Üç grup arasında fonksiyonel kapasite ve uyku kalitesi arasında anlamlı bir fark yokken (p>0,05) ılık tuzlu ve ılık suyun uyku üzerinde aynı etkiye sahip olduğu; fonksiyonel kapasite üzerinde ise yalnızca ılık tuzlu suyun etkisi olduğu belirlendi. Romatoid artritli hastalarda semptom yönetimi için verilecek eğitim ve uygulamalarda ılık tuzlu su banyosu ve ılık su banyosuna da yer verilmesi önerilmektedir. Anahtar Kelimeler: Ağrı, fonksiyonel kapasite, hemşire, ılık su banyosu, ılık tuzlu su banyosu, romatoid artrit, uyku kalitesi, yorgunluk.

Artrit-romatoidAyakAğrı+7
Okşan Aktaş
Hacettepe University · Institute of Health Sciences
2023
00
Master'sOpen AccessTR

Göreceli hareket ortezi'nin (relative motion ortez) 3 boyutlu yazıcı ile üretimi ve hasta memnuniyeti açısından değerlendirilmesi

Göreceli hareket ortezi (GHO) Quadriga etkisi sayesinde farklı el yaralanmalarında sıklıkla tercih edilen bir tedavi yöntemidir. Ortezin üretimi genellikle termoplastik kumaş malzeme ile yapılmaktadır. 3 boyutlu (3B) yazıcı teknolojisinin kullanımı herhangi bir kalıp ihtiyacı olmaması ve seri üretime kıyasla maliyetin düşük olması nedeniyle rehabilitasyon alanında hızla yaygınlaşmaktadır. Bugüne kadar 3B yazıcı ile birçok farklı tür ortez ve yardımcı cihaz üretimi gerçekleştirilmiştir. Bu tez çalışmasının amacı evrensel tasarıma sahip GHO tasarlayıp, 3B yazıcı ile üretimini gerçekleştirerek alternatif bir üretim metodu geliştirmek ve hasta memnuniyeti açısından termoplastik kumaş malzeme ile üretilen geleneksel GHO ile kıyaslamaktır. Ortezin üretimi; fikir aşaması, bilgisayar ortamında tasarlanma aşaması, üretim aşaması, değerlendirilme aşaması ve hasta üzerinde uygulanma aşaması olmak üzere 5 aşamada gerçekleştirilmiştir. Çalışmaya dahil edilen boutonniere tanılı hastaların 11'i 3B yazıcı ile üretilen, 20'si ise geleneksel yöntemle üretilen GHO kullanmış ve iki grup memnuniyet açısından Ortez Protez Kullanıcı Anketi memnuniyet modülü ile kıyaslanmıştır. 3B yazıcı ile üretilen GHO verilen hastaların memnuniyet puanı ortalaması 90.27 iken geleneksel yöntemlerle termoplastik kumaştan üretilen GHO kullanan hastaların memnuniyet puanı ortalaması 89.05 olarak bulunmuştur. 3B yazıcı ile üretilen evrensel tasarımdaki GHO'nun üretimi yaklaşık olarak 20 Türk lirasına mal edilmiştir. İki grup arasında istatistiksel olarak anlamlı bir fark bulunamamıştır (p=0,82). Araştırmamız neticesinde GHO için uygun maliyetli geleneksel üretim yöntemine alternatif olarak kullanılabilecek bir üretim metodu geliştirilmiştir.

ElHasta memnuniyetiOrtotik cihazlar+2
Fatih Süleyman Okumuş
Hacettepe University · Institute of Health Sciences
2023
00
Master'sOpen AccessTR

Hemiplejik serebral palsili erişkinlerde ayna tedavisinin el fonksiyonları üzerine etkisi

Çalışmamızın amacı, hemiplejik serebral palsili bireylerde geleneksel tedaviye eklenen ayna tedavisinin kas tonusu, motor iyileşme ve fonksiyonel durum üzerine etkisini belirlemektir. Çalışmaya yaşları 16-40 yıl arası değişen 50 hasta alındı. Tüm hastalar bulundukları özel eğitim merkezinde haftada 2 gün her seans 40 dakika olmak üzere 8 hafta boyunca geleneksel tedaviye devam ettiler. Ayna grubundaki (n=25) hastaların 40 dakikalık seanslarının 20 dakikasında geleneksel tedavi, 20 dakikasında ayna tedavisi uygulandı. El bileği ve dirsek fleksör kaslarında kas tonusu Modifiye Ashworth Skalası (MAS) ile, el bileği ve dirsek eklem hareket açıklığı (EHA) gonyometre ile, üst ekstremite motor iyileşmesi Brunnstrom Evrelemesi ile, kaba el becerileri Tahta Kutu Blok Testi (TKBT) ile, fonksiyonel durum Fonksiyonel Bağımsızlık Ölçeği (FBÖ) ile değerlendirildi. Değerlendirmeler tedavi öncesi ve 8 haftalık tedavi sonrasında aynı fizyoterapist tarafından yapıldı. Grupların tedavi öncesi karşılaştırılmalarında ayna grubunun el bileği ekstansiyon EHA (p=0,001) ve önkol pronasyon EHA (p=0,017) kontrol grubundan anlamlı düzeyde yüksek bulundu. Tedavi öncesi ve sonrası grup içi karşılaştırmalarda her iki grubun da TKBT, üst ekstremite Brunnstrom evresi ve FBÖ puanları anlamlı düzeyde artış gösterdi (p<0,05). El bileği fleksör kaslarında tonus azalması her iki grupta da anlamlıydı (p<0,05). El bileği ekstansiyon (p=0,006) ve önkol supinasyon (p=0,008) EHA artışı sadece ayna grubunda anlamlıydı. Gruplar değişim fark puanı açısından karşılaştırıldığında sadece paretik tarafın TKBT değişim puanı ayna grubunda anlamlı düzeyde yüksek bulundu (p=0,034). Bu çalışmada, hemiplejik SP'li bireylerin geleneksel rehabilitasyon programlarına eklenen haftada 2 gün 20 dakikalık ayna tedavisinin el kaba motor becerilerini geliştirmede geleneksel tedaviden daha etkili olduğu gözlenmiştir. Anahtar Kelimeler: Hemipleji, Serebral Palsi, Spastisite, El Fonksiyonları, Ayna Tedavisi, Rehabilitasyon

ElFonksiyonel lateraliteHemipleji+7
Berna Calp
Haliç University · Institute of Health Sciences
2019
00
Master'sOpen AccessTR

El kas kuvvetinin diğer kas gruplarıyla ilişkisi

Elimizin günlük yaşam faaliyetlerimizi gerçekleştirebilmesi ve en yüksek verimde kullanılabilmesi için el kas kuvvetinin değeri önemlidir. El kavraması günlük hayatımızda kullandığımız önem taşıyan bir fonksiyondur ve vücut sağlığında önemli bir göstergedir. Bu tez çalışmasında, el kas kuvvetinin diğer kas gruplarıyla ilişkisinin incelemesi kapsamında araştırma yapılmıştır. Araştırmada, 18-25 yaş aralığındaki gençlerde el kas kuvvetinin diğer kas grubuyla ilişkisi olup olmadığını incelemek için, çalışmaya herhangi bir kas iskelet patolojisi bulunmayan 25 kadın ve 25 erkek toplam 50 birey alınmıştır. Ölçümler tek fizyoterapist tarafından yapılmıştır. Ölçümlerde el kavrama kuvveti için; Jamar marka, parmak kavrama kuvveti için; Jamar marka pinchmetre, diğer kas grupları için MicroFed2 marka kas kuvvet ölçüm cihazı kullanılmıştır. Çalışma sonucunda elde edilen bulgulara göre; kadın, dominant tarafta, erkeklerde dominant ve non dominat tarafta el kas kuvveti ile bazı kas grupları arasında anlamlı bir korelasyon saptanırken, kadın non dominat tarafta koreslayon saptanamamıştır.

ElEl kavrama kuvvetiKas kuvveti+3
Seda Evyapan
Uşak University · Lisansüstü Eğitim Enstitüsü
2022
00
DoctorateOpen AccessTR

Doğumsal üst ekstremite anomalilerinde değerlendirme profili oluşturulması

Çalışmamızın ilk bölümde doğumsal üst ekstremite anomalisi olan çocukların yaşadıkları sorunları değerlendirme için bir değerlendirme profili oluşturmak amaçlanmıştır. Çalışmamızın ikinci bölümünde oluşturulan değerlendirme profilinin uygulanabilirliğini test etmek hedeflenmiştir. İlk bölümde, doğumsal üst ekstremite anomalili çocuğu olan 17 aile ile görüşülmüştür. Görüşmeler sonucunda çocukların duyusal işlemleme, normal gelişim, duygu durum ve günlük yaşam aktiviteleri ile ilgili sorunlar yaşadıkları tespit edilmiştir. Uluslararası Sağlık Sonuç Ölçümü Konsorsiyumu (International Consortium for Health Outcome Measurement-ICHOM) tarafından geliştirilen Doğumsal Üst Ekstremite Anomalilerinde Veri Toplama Kaynak Rehberinde yer alan değerlendirme araçları ile aile görüşme sonuçları birleştirilerek bir değerlendirme profili oluşturulmuştur. Doğumsal üst ekstremite anomalisi olan çocuklar için oluşturulan değerlendirme profilinin ana başlıkları hasta demografik bilgileri, temel klinik durum, üst ekstremite fonksiyonları, normal gelişim basamakları, duyusal işlemleme, günlük yaşam aktiviteleri, mental sağlık/duygu durum, sağlıkla ilişkili yaşam kalitesidir. Oluşturulan değerlendirme profili içinde yer alan 12 farklı PROMIS kısa form anketinin Türkçe çeviri ve kültürel adaptasyonu yapılmıştır. Değerlendirme profilinin uygulanabilirliğini test etmek için yapılan pilot çalışma doğumsal üst ekstremite anomalisi olan 40 çocuk ile tamamlanmıştır. Pilot çalışmada eklem hareket açıklığı, kas testi ve kavrama kuvveti ölçümleri bazı anomalilerde zorlukla tamamlanmıştır. Değerlendirme profilinin doğumsal üst ekstremite anomalili çocuklarda klinik uygulanabilirliğinin kolay olduğu bulunmuştur. Çalışmamız sonucunda doğumsal üst ekstremite anomalili çocuklar için oluşturulan değerlendirme profili alanları hasta demografik bilgileri, temel klinik durum, üst ekstremite fonksiyonları, normal gelişim basamakları, duyusal işlemleme, günlük yaşam aktiviteleri, mental sağlık/duygu durum, sağlıkla ilişkili yaşam kalitesidir.

ElEl deformiteleri-konjenitalKas-iskelet anomalileri+3
İlkem Ceren Sığırtmaç
Hacettepe University · Institute of Health Sciences
2022
00
DoctorateOpen AccessTR

Zon 3-7 ekstansör mekanizma yaralanmalarında göreceli hareket ortezi kullanımı

Çalışma zon 3-7 ekstansör mekanizma yaralanmalarında göreceli hareket ortezinin normal eklem hareketi ve el fonksiyonelliği üzerine etkisini incelemek amacıyla planlanmıştır. Zon 4-7 seviyesinde yaralanması olan bireyler için çalışmaya dahil edilme kriterleri; zon 4-7 ekstansör mekanizma yaralanması olmak, 16-75 yaş arasında olmak ve çalışmaya katılmaya gönüllü olmaktır. Zon 3 seviyesinde ekstansör tendon yaralanması olan bireyler için çalışmaya dahil edilme kriterleri; 16-75 yaş arasında olmak, kronik (≥4 hafta) düğme iliği deformitesi tanısı almış olmak, Burton düğme iliği deformitesi sınıflandırmasına göre 1. aşamada olmak, kalem testi ile 0° PİF eklem ekstansiyonunu tamamlayabilmek ve çalışmaya katılmaya gönüllü olmaktır. Bireylerin değerlendirilmesinde normal eklem hareketi ölçümü yapılarak total aktif hareket (TAH) hesaplanmış ve el fonksiyonelliği için Michigan El Sonuç Anketi (MESA) kullanılmıştır. Bireylerin ilk terapi seanslarında göreceli hareket ortezi yapılmıştır. Zon 4-7 ekstansör mekanizma yaralanması olan bireylerin tedavisinde erken aktif hareket yaklaşımı uygulanmıştır. Zon 3 ekstansör tendon yaralanması olan bireyler sadece ortez ile takip edilmiştir. Zon 4-7 ekstansör mekanizma yaralanması olan 15 bireyin 4. hafta ve 8. hafta TAH sonuçları (p=0,001, r=0,8) ve MESA sonuçları (p=0,001, r=0,8) arasında farklılık vardı. Zon 3 ekstansör tendon yaralanması olan 28 bireyin ortalama ortez kullanım süresi 11,6 ± 7,8 haftaydı. Bireylerin tedavi öncesi ve tedavi sonrası DİF eklem fleksiyon (p<0,001, r=0,7) ve PİF eklem ekstansiyon limitasyon (p<0,001, r=0,9) dereceleri arasında ve MESA toplam puanı (p<0,001, r=0,8) arasında farklılık vardı. Bireylerin ortez kullanım süresi ve tedavi öncesi-sonrası PİF eklem ekstansiyon limitasyon değişimi arasında ilişki yoktu (p>0,05). Zon 4-7 ekstansör mekanizma yaralanması olan bireylerde göreceli hareket ekstansiyon ortezi; erken dönem aktif hareket ve el fonksiyonelliğinde olumlu gelişmeler sağlamıştır. Zon 3 ekstansör tendon yaralanması olan bireylerde göreceli hareket fleksiyon ortezi düğme iliği deformitesinin iyileşmesine katkıda bulunmuştur.

AtellerElEl yaralanmaları+3
Özge Buket Arslan
Hacettepe University · Sağlık Bilimleri Enstitüsü
2022
00
Master'sOpen AccessTR

Konservatuar öğrencilerinde ağrı deneyimi ile ilişkili faktörlerin incelenmesi

Çalışmanın amacı, kişi-çevre-aktivite modeli bakış açısıyla Türkiye'de profesyonel müzik eğitimi alan çocukların enstrüman icrasına bağlı ağrı deneyimi yaşama durumları ve bu duruma risk faktörü oluşturabilecek kişisel, çevresel ve aktiviteye ile ilgili faktörleri incelemektir. Çalışmaya 10-17 yaş aralığında, 32 profesyonel müzik eğitimi alan çocuk katılmıştır. Kişisel faktörlerin içerisinde yer alan demografik bilgiler, ağrı deneyimi gibi faktörlerin değerlendirilmesinde Gençler İçin Aktivite Anketi – Müzik, müzik performans anksiyetesinin değerlendirilmesinde ise Gençler İçin Müzik Performans Anksiyetesi Envanteri kullanıldı. Çevresel faktör olarak incelediğimiz ebeveyn tutumu, Çocuk Yetiştirme Tutumları Ölçeği ile değerlendirildi. Aktivite ile ilgili faktörlerin içerisinde incelediğimiz çalışma programı, enstrüman icra alışkanlıklarının incelenmesi için ise yine Gençler İçin Aktivite Anketi – Müzik kullanıldı. Değerlendirilen çocukların %68'i enstrüman icrasına bağlı ağrı deneyimi yaşadığını belirtmiştir. Ağrı deneyimi yaşayan çocuklardan yalnızca 1'i profesyonel bir destek aldığını belirtirken, %45'i ağrı kesici ilaçlar kullandığını belirtti. Katılımcıların tümü her gün enstrüman icra ettiğini belirtti. Ancak hem günlük müzik pratik dozu süresi (p=0,001) hem de haftalık toplam enstrüman icra süresi enstrüman icrasına bağlı ağrı yaşayan çocuklarda daha yüksekti (p=0,004). Genç müzisyenlerin enstrüman icra alışkanlıkları incelendiğinde katılımcılardan 1'i dışında ısınma ve soğuma egzersizleri yapmadıkları bulundu, ağrı deneyimi olan çocukların %54,2'si hiç mola vermezken, ağrı deneyimi olmayan çocukların %70'inin çoğunlukla mola verdiği bulundu(p=0,03). Müzik dışındaki günlük aktiviteleri incelendiğinde, enstrüman icrasına bağlı ağrıya sahip olan çocuklar ağrısı olmayanlara kıyasla daha fazla cep telefonu kullanıyorlardı (p=0,019). Kişisel faktörler içerisinde müzik performans anksiyetesi yaşama durumu incelendiğinde ise, enstrüman icrasına bağlı ağrı yaşayan çocuklar daha fazla anksiyete yaşamaktaydı (p=0,022) ve çevresel faktör olarak incelediğimiz ebeveyn tutumlarının alt parametresi olan babanın otoriter tutumu arttıkça müzik performans anksiyetesi de artmaktaydı (p=0,001; r=0,697). Değerlendirmelerimiz sonucunda, konservatuar öğrencilerinin yaygın olarak enstrüman icrasına bağlı ağrı deneyimi yaşadığı tespit edilmiştir. Problem yaşayan çocukların en kısa sürede bir uzmana yönlendirilmesi, problemin yetişkinliğe kadar devam etmesini önleyecektir. Genç konservatuar öğrencilerinin performans anksiyetesi gibi kişisel faktörler, günlük pratik dozu, çalışma programı planlanması ya da cep telefonu gibi müzik dışındaki aktiviteler gibi aktiviteye yönelik faktörler konusunda; ebeveynlerinin ise tutumları konusunda bilinçlendirilmelerini öneriyoruz.

Ana-baba tutumuAnksiyeteAğrı+5
Ceren Ayvalı
Hacettepe University · Sağlık Bilimleri Enstitüsü
2022
00
Master'sOpen AccessTR

Üst ekstremite amputelerinde günlük yaşam aktivitesi ve iş uğraşı anketi'nin Türkçe'ye uyarlanması, güvenirlik ve geçerliği

Bu çalışmanın amacı Üst Ekstremite Amputelerinde Günlük Yaşam Aktivesi ve İş Uğraşı Anketi'in Türkçe versiyonunun kültürlerarası adaptasyonu, geçerlik ve güvenirliğinin araştırılmasıdır. Anketin geliştiricisi ve yazarlardan Türkçe versiyon çalışması için gerekli izinler alındı. Anketin orjinal dili olan İngilizce'den Türkçe'ye çevrilmesi ve kültürlerarası adaptasyon uyarlaması, çeviri yöntemleri kurallarına uyularak gerçekleştirildi. Üst Ekstremite Amputelerinde Günlük Yaşam Aktivitesi ve İş Uğraşı Anketi, 125 üst ekstremite amputesine test ve tekrar-test olarak uygulandı. Türkçe versiyonunun iç tutarlılığı hesaplandı. Üst Ekstremite Amputelerinde Günlük Yaşam Aktivitesi ve İş Uğraşı Anketinin geçerlik analizleri için Kol, Omuz ve El Sorunları Anketi (DASH) ve Görsel Analog Skalası (GAS) kullanıldı. Anketin test ve tekrar-test uygulaması arasında pozitif yönde mükemmel bir korelasyon olduğu (r=0.93, p<0,001) bulundu. Anketin Türkçe versiyonunun iç tutarlığı genel skorlamayı içeren 9. Kısımda yer alan 17 maddelik günlük yaşam aktiviteleri için yapıldı ve ICC=0,96 olarak belirlendi. Türkçe versiyon çalışması yaptığımız anketin 9. kısmında yer alan günlük yaşam aktiviteleri ile GAS ve DASH ile ilişkisi için toplam skor oluşturuldu ve DASH toplam skoru ile pozitif yönde iyi korelasyon belirlendi (r=0,88, p<0,001). Üst Ekstremite Amputelerinde Günlük Yaşam Aktivesi ve İş Uğraşı Anketi'in Türkçe versiyonunun ülkemizdeki üst ekstremite amputelerinde klinikte ve bilimsel araştırmalarda kullanılabilecek geçerli ve güvenilir bir anket olduğu sonucuna varıldı. Bu çalışma ile ülkemizdeki üst ekstremite amputelerinin günlük yaşam ve iş ile ilgili aktivitelerinin değerlendirilmesine yönelik bir anket elde edilmiş olup, uygun proteze karar verme ve rehabilitasyon süreçlerinin planlanmasında katkı sağlayacağı düşünülmektedir. Anahtar Kelimeler: Üst ekstremite, ampute, protez el, öz değerlendirme, anket

AmpütasyonAnketlerEl+7
Aslı Bebek
Hacettepe University · Institute of Health Sciences
2022
00
Master'sOpen AccessTR

Elit kadın basketbolcularda el antropometrik ölçümleri ile el kavrama kuvveti ve denge becerisinin, şut performansı üzerine etkisinin incelenmesi

Bu çalışmada, elit kadın basketbolcuların el antropometrik ölçümleri, el kavrama kuvveti ve denge becerisinin, şut performansları üzerine etkisinin incelenmesi amaçlanmıştır. Çalışma grubu, İzmir ili, Çeşme ilçesinde faaliyet gösteren TBF Kadınlar Basketbol 1. Ligi'nde mücadele eden, Çeşme Basketbol Spor Kulübü' nün elit (A takım) seviyedeki 12 sporcusunun gönüllü katılımıyla oluşturulmuştur. Araştırmamızda sporcuların yaş, boy, ağırlık, vücut kitle indeksi ve el antropometrik ölçümleri yapılmış, ayrıca sporculara el kavrama kuvveti, denge ve Aahperd şut testi uygulanmıştır. Verilerin analizi SPSS 24 paket programı kullanılarak değerlendirilmiştir. Verilerin analizinde, normal dağılım gösterip göstermediklerini belirlemek adına Shapiro-Wilk Testi uygulanmış olup, verilerin normal dağılımı üzerine parametrelerin ilişki durumlarını değerlendirmek için Pearson korelasyon analizi kullanılmıştır. Yapılan analizler sonucunda çalışmaya katılan 12 sporcunun elin antropometrik parametrelerinden; el uzunluğu, el genişliği, el avuç uzunluğu, üçüncü parmak uzunluğu, el şekil indeksi, parmak indeksi ve el yüzey alanı değerleri ile şut performansları arasında anlamlı bir ilişki olmadığı tespit edilmiştir. Sporculara yapılan ölçümlerin dışında uygulanan el kavrama kuvveti ve denge testi sonuçları ile şut performansları arasında da anlamlı bir ilişki olmadığı tespit edilmiştir. Elde edilen verilerden, sporcuların baskın el ölçüm ve test değerleri ile şut performansları arasında anlamlı bir ilişki olmadığı tespit edilmiştir.

AntropometriBasketbolBasketbolcular+6
Serdar Gür
İstanbul Gelişim University · Lisansüstü Eğitim Enstitüsü
2021
00
Master'sOpen AccessTR

El bileğindeki hareket açıklığının profesyonel kadın basketbolcularda şut tekniğine etkisinin incelenmesi

Bu araştırma, Türkiye Kadınlar Basketbol Ligindeki yetişkin, ve aynı ligin genç takımları arasında 25 sporcunun farklı takımlarının el bileği eklem hareket açıklıklarının şut parametrelerine bakılarak aralarında bir ilişki olup olmadığını incelemek amacıyla yapılmıştır. Bu doğrultuda oyuncuların el bileğindeki, dorsal ekstansiyon ve palmar fleksiyon lateralden ve tam karşısından, radial deviasyon ve ulnar deviasyonları ise kuş bakışı olarak fotoğraflanarak, Kinovea 0.8.15 paket programında açısal değerleri saptanmıştır. Oyuncuların alınan açılarından sonra AAHPERD hızlı şut testi uygulanarak, liglerinde sergilemiş oldukları atışlarının toplamı, başarılı sonuçlandırdığı atışlar ile bu iki parametrenin yüzdelik dilimlerine bakılmıştır. Verilerin analizi SPSS 26.0 paket programında yapılmıştır. Ölçümler öncesinde ve sonrasında grupların antropometrik olarak normal dağılım sergileyip sergilemediğini görmek için tanımlayıcı istatistikten, fisher testi, çarpıklık ve basıklık katsayılarına bakılmış (±3), kulüpler ile değişkenler arasında yapılmış olan tanımlayıcı istatistiklerde (±3) grupların normal dağıldığını göstermiştir. Elde edilen verilerden ANOVA testinde anlamlı sonuçlar elde edilmiş, anlamlı olan değişkenler ile ilgili Posthoc Tukey uygulanmıştır. Tüm değişkenlerin takıma göre, korelasyonlarını incelemek için, Pearson Korelasyon ilişki katsayısı, testi uygulanmıştır. Araştırma sonucunda; takımlar arasında el bileği hareketlerinden Palmar Fleksiyonda, Genç ve A takım seviyesindeki iki takım ortalama uygun açı sergilerken, diğer A takımın geniş açıda kaldığı gözlemlenmiştir (p<0,01). Kategorik Atış yüzdeleri ile Ulnar Deviasyonda düşük yüzdede olanların daha dar açı ile yüksek kaliteli açısal değere sahip olduğu gözlemlenmiştir (p<0,05). Takımların korelasyon ilişkilerinde ise el bileği değişkenleri, Antropometrik ve atışları aralarında, negatif ve pozitif ilişkilere rastlanmıştır.

BasketbolBasketbolcularBilek+7
Mutlu Görgü
İstanbul Gelişim University · Institute of Graduate Studies
2021
00
Master'sOpen AccessTR

Parkinson hastalarında alt ve üst ekstremite becerilerinin çift görev ile değişiminin incelenmesi

Bu çalışma farklı evrelerdeki Parkinson hastalarının çift görev sırasındaki alt ve üst ekstremite becerilerini tek görev sırasındaki alt ve üst ekstremite becerileriyle karşılaştırmak ve farklı evrelerdeki Parkinson hastalarında alt ve üst ekstremite becerilerine çift görev etkisini incelemek amacıyla planlandı. Çalışmaya Montreal Bilişsel Değerlendirme Ölçeği (MoCA)'dan 21 ve üzeri puan alan, 62-68 yaş aralığında Modifiye Hoehn& Yahr Evreleme Ölçeğine (MH&Y) göre evre 1-2 (hafif evre) de yer alan 15, 64-72 yaş aralığında MH&Y göre evre 2,5-3 (orta evre) de yer alan 15 Parkinson hastası ve aynı yaş aralığında 15 sağlıklı birey dahil edildi. Hastaların demografik bilgileri kaydedildi ve değerlendirmeler hastalar "on" döneminde iken yapıldı. Çalışmada yürüme hızı 10 Metre Yürüme Testi (10MYT), fonksiyonel mobilite yeteneği Süreli Kalk Yürü Testi (SKYT) ile, el becerisi Purdue Pegboard Test (PPT) ile değerlendirildi. Bu değerlendirmeler tek görev ve çift görev sırasında yapıldı. Yaşam kalitesi Parkinson hastaları için Parkinson Hastalığı Anketi-8 (PHA-8), sağlıklı kontrol grupta ise Nottingham Sağlık Profili (NSP) kullanılarak değerlendirildi. Çalışmada Parkinson hastalarında çift görevin alt ve üst ekstremite becerilerine olumsuz etkisi olduğu, bu etkinin üst ekstremitede alt ekstremiteye göre daha erken başladığı ve daha fazla olduğu belirlendi (p<0.05). Ayrıca Parkinson hastalarının yaşam kalitelerinin erken evreden itibaren etkilendiği ve çift görev ile ilişkili olduğu bulundu (10MYT; rho=0.492, p=0.006), SKYT; rho=0.672, p<0.001, PPT; rho=-0.682, p<0.01). Parkinson'da erken evrede başlayan üst ekstremite becerilerindeki çift görev etkilenimi, tedavi programlarında üst ekstremiteye yönelik çalışmaların erken başlatılması gerekliliğini ortaya koymuş ve tedavinin başarısını ve hastaların yaşam kalitesini arttıracağı düşünülmüştür. Anahtar Kelimeler: Parkinson, çift görev, denge, yürüme, el becerisi, yaşam kalitesi

Alt ekstremiteDengeEl+7
Elvan Özcan Gülşen
Hacettepe University · Sağlık Bilimleri Enstitüsü
2020
00
Master'sOpen AccessTR

Üst ekstremite periferik sinir yaralanmasına sahip bireylerde başa çıkma stratejilerinin incelenmesi

Bu çalışmada üst ekstremite periferik sinir hasarı olan bireylerin başa çıkma stratejilerinin belirlenmesi ve el yaralanması şiddeti, demografik özellikler ve fonksiyonel durumun başa çıkma stratejileri üzerindeki etkilerinin araştırılması amaçlandı. Çalışmamızda başa çıkma stratejilerinin belirlenmesi için COPE - R Türkçe versiyonu ve yarı yapılandırılmış görüşme tekniği; yaralanma şiddetinin sınıflandırılması için El Yaralanma Ciddiyet Skoru (EYCS); fonksiyonel durumun değerlendirilmesi için Kol, Omuz ve El Sorunlar Anketi (DASH - T) ile 9 Delikli Peg Testi ve duyu problemlerinin değerlendirilmesi için Semmes Weinstein Monofilament Testi (SWMT) kullanıldı. Ayrıca bireylerin kavrama kuvveti ve lateral pinç kuvveti kaydedildi. Çalışma sonucunda farklı demografik, fonksiyonel ve fiziksel özelliklere sahip periferik sinir yaralanması olan bireylerin birçok farklı başa çıkma stratejileri kullandığı fakat en çok aktif başa çıkma stratejilerinin kullanıldığı tespit edildi. Bireylerin COPE – R ile DASH – T puanları arasında istatistiksel olarak anlamlı negatif yönde bir ilişki bulundu (r= -0,42; p: 0,02). Bireylerin duyu problemleri arttıkça başa çıkma tutumlarının azaldığı tespit edildi ve SMWT ile COPE -R arasında istatistiksel olarak anlamlı negatif yönde bir ilişki bulundu (r= 0,46; p: 0,01). Sigara ve alkol kullanımı ile COPE – R arasında istatistiksel olarak anlamlı bir fark saptanmadı (p>0,05). El yaralanma ciddiyet skoru ve 9 Delikli Peg Testi ile COPE – R arasında istatistiksel olarak anlamlı bir fark saptanmadı (p>0,05). Periferik sinir yaralanması sonrası meydana gelen duyu – motor ve psikososyal problemlerin artırdığı stresin önüne geçilmesinde yardımcı olan başa çıkma stratejilerinin, ergoterapistler tarafından detaylıca değerlendirilmesi ve belirlenen stratejilerin bireylerin müdahale planlarında yer alması gerekmektedir.

Başa çıkmaElEl yaralanmaları+3
Gamze Yıldırım
Hacettepe University · Institute of Health Sciences
2020
00
Master'sOpen AccessTR

Sözsüz iletişimde el imgesinin resimsel çözümlemesi

İnsanoğlu varoluşundan bu yana psikolojik olarak varlığını bildirme ve geri dönüş alma ihtiyacı duymaktadır. Bu ihtiyaç onu iletişim kanallarının kullanıldığı bir sürece yöneltmektedir. Bu süreçte güdüsel tepkilerden yola çıkarak süreçlerin en doğal ve bilinçsizce yapılanı; 'beden dili' insanların iletişim kurmasında araç haline gelmiştir. Beden dili hareketleri kişinin yalnızca sözlü iletişimini desteklemenin yanında aynı zamanda sözsüz iletişim kurulmasını da destekleyen önemli araçlardan biridir. Bu bedensel ifade araçları arasında eller, sözsüz iletişimi oldukça güçlü kılmakta ve kalıcı olmasını sağlamaktadır. İnsanoğlu doğumundan hatta anne karnında var olmaya başladığından itibaren elleri ile kendisini ifade etmenin yollarını bulmuştur. Sanat tarihinde geçmişten günümüze birçok sanatçı ellerin ifade gücünden yararlanmıştır. Eller yaratma kavramının başrolü olmasının yanı sıra, imge olarakta bu sürecin bir parçası olmuştur ve olmaya devam edecektir. Bu sürecin gerek yorumlama, gerek bir parçası olabilme çabası araştırmaların konusu olmuştur. El imgesinin ifade gücü örneklerle yorumlamaya çalışılmış, bu sürecin sanatçının çalışmalarına ışık tutma etkisine değinilmiştir. Anahtar Sözcükler: İletişim, beden dili, yaratma, varoluş, sanat tarihi.

Beden diliElResim sanatı+4
Sena Yalçınkaya
Hacettepe University · Güzel Sanatlar Enstitüsü
2020
00
DoctorateOpen AccessTR

İlk ve ortaokula devam eden hemiplejik serebral palsi'li çouklarda modifiye zorunlu kısıtlayıcı hareket terapisi ve bimanuel eğitimin üst ekstremite fonksiyonlarına, aktiviteye ve katılıma etkilerinin karşılaştırılması: Randomize kontrollü çalışma

Bu çalışma modifiye Zorunlu Kısıtlayıcı Hareket Terapisi (mZKHT) ve Bimanuel Eğitimin (BIT) etkilerini hemiplejik Serebral Palsi (SP)'li ilk ve ortaokul çocuklarında İşlevsellik, Yetiyitimi ve Sağlığın Uluslararası Sınıflandırması (ICF-CY) kavramsal çerçevesine dayalı olarak karşılaştırmayı amaçlamıştır. El Becerileri Sınıflandırma Sistemi (EBSS), Kaba Motor Fonksiyon Sınıflandırma Sistemi (KMFSS) ve İletişim Fonksiyonları Sınıflandırması Sistemine (İFSS) göre fonksiyonel profilleri I-III arasında değişen 32 hemiplejik Serebral Palsi (SP)'li çocuk (ortalama yaş 10,43 yıl [SD 2,9 yıl]; 15 kız, 17 erkek) benzer doz/ frekanslı ve yoğunlukta (10 hafta/haftalık 3 seans/günlük 2,5 saat) m ZKHT ve BIT gruplarından birine eşit sayıda rasgele dağıtıldı. Üst ekstremite yapı/işlevsellik (Modifiye Ashworth Skalası [MAS] ve el dinamometresi), aktivite (Üst Ekstremite Kalitesi Becerileri Testi [QUEST], Çocukların El Kullanım Deneyimi Anketi [ÇEDA], ABILHAND-Kids ve Çocuk El Beceri Anketi [ÇEBA] ve Pediatrik Motor Aktivite Günlüğü [PMAG]) ve katılım sonuçları (Çocuk ve Adölesan Katılım Anketi [CASP]) çalışmadan önce ve hemen sonra ve 16 haftalık takip döneminin sonunda değerlendirildi. Genel olarak, mZKHT hem tedaviden hemen sonraki dönemde hem de 16 haftalık takip döneminde tüm sonuçlarda BIT'e nazaran daha iyi gelişmelere yol açtı (EB: dmCIMT>dBIT). Bununla birlikte, iki taraflı kullanım miktarı parametresi için etki büyüklüğü Bimanuel Eğitim grubunda görece daha büyük bulunurken (dBIT=1,41 ve dmCIMT =1,23), iki taraflı kullanım kalitesi paramaterlerinde mZKHT'nin daha etkili olduğu gözlemlendi (dmCIMT=0,91-0,96 ve dBIT=0,63-0,77). Gelişimsel ihmal ve tek taraflı kapasite problemleri daha ön planda olan hemiplejik SP'li çocuklarda mZKHT tercih edilmelidir. Buna karşılık, etkilenen elin kendiliğinden kullanımı ile ilgili problemlerde ise Bimanuel Eğitim tercih edilmelidir. Anahtar kelimeler: El, kol, bimanual eğitim, zorunlu kısıtlayıcı hareket terapisi, serebral palsi

ElFizik tedaviFizik tedavi yöntemleri+5
Hasan Bingöl
Hacettepe University · Institute of Health Sciences
2021
00
DoctorateOpen AccessTR

Açık karpal tünel gevşetme cerrahisi uygulanan bireylerde aktivite temelli propriyoseptif duyu eğitiminin aktivite limitasyonu, elin fonksiyonel kullanımı ve yaşam kalitesine etkisinin incelenmesi

Bu çalışmada, açık karpal tünel gevşetme cerrahisi sonrası aktivite temelli propriyoseptif eğitimin, aktivite limitasyonu, el fonksiyonları ve yaşam kalitesine etkisinin incelenmesi amaçlanmıştır. Çalışmaya 18-65 yaş arası, 3-10 gün önce cerrahi uygulanmış 30 birey dahil edildi. Bireyler, minimizasyon yöntemine göre aktivite temelli propriyoseptif eğitim (PE) ve geleneksel rehabilitasyon (GR) olarak iki gruba ayrıldı. Değerlendirmeler müdahale öncesi ve sonrası yapıldı. Fonksiyonel düzeyin belirlenmesinde, Rosen Skoru; propriyosepsiyon duyusunun değerlendirmesinde, gonyometrik ölçüm; kinestezi duyusunun değerlendirmesinde, Ayres Kinestezi Değerlendirmesi; kaba kavrama kuvvetinin değerlendirilmesinde, el dinamometresi; çimdikleyici kavrama kuvvetinin değerlendirilmesinde, pinchmetre; el fonksiyonlarının değerlendirilmesinde, Purdue Pegboard Test; semptom şiddetinin değerlendirilmesinde, Boston Karpal Tünel Anketi; yaşam kalitesinin değerlendirilmesinde, EQ-5D ve aktivite limitasyonunun değerlendirilmesinde, Hastaya Özgü İşlev Ölçeği kullanıldı. Bireyler haftada 2 kez, her seans ortalama 45-60 dk. süren 12 haftalık müdahale programına dahil edildi. GR grubundaki bireylere, temel el rehabilitasyonu uygulandı. PE grubundaki bireyler ise, Hastaya Özgü İşlev Ölçeği'nde belirtilen aktiviteleri temel alan, yoğun propriyosepsiyon duyusu odaklı müdahale programına dahil edildi. Müdahale sonrası PE grubundaki bireylerin el fonksiyonları (p<0,01) ve duyusal fonksiyonlarındaki (p<0,05) gelişmenin ve semptom şiddetindeki (p≤0,05) azalmanın, diğer gruptaki bireylere kıyasla istatistiksel olarak anlamlı olduğu saptandı. Cerrahi sonrası uygulanan PE; aktivite limitasyonu, ağrı ve semptom şiddetinin azaltılması; duyusal fonksiyonlar, kavrama kuvveti, el fonksiyonları ve yaşam kalitesinin geliştirilmesini sağlamaktadır. Anahtar kelimeler: Karpal tünel sendromu, propriyosepsiyon, oküpasyon, günlük yaşam aktiviteleri.

BilekElEl yaralanmaları+5
Halil İbrahim Ergen
Hacettepe University · Institute of Health Sciences
2021
00
DoctorateOpen AccessTR

Os hamatum`un kemik yapısının mikro-bilgisayarlı tomografi (mikro-BT) yöntemi ile değerlendirilmesi

Os hamatum proksimal bölümü dar, distal bölümü geniş olan kama şeklindeki bir kemiktir. Dorsal ve palmar yüzleri buralara tutunan bağlar nedeniyle pürüzlüdür. Palmar yüzün distal bölümünden öne doğru uzanan ve hamulus ossis hamati denilen çıkıntısı vasıtasıyla diğer karpal kemiklerden kolaylıkla ayırt edilebilir. Literatürde os hamatum ile ilgili kırık, avasküler nekroz,osteoblastoma gibi olgularla karşılaşılmakta iken; os hamatum'un yapısının Mikro-BT ile incelendiği yeterli sayıda çalışma bulunmamaktadır. Mikro-BT yüksek çözünürlüğüyle (9-15 mikrometre) çeşitli dokulara ek olarak kemik dokusunun da hassas yapısını ortaya koyan bir yöntem olarak gittikçe yaygınlaşmaktadır. Bu tez çalışmasının amacı os hamatum'un kemik yapısının Mikro-BT yöntemi kullanılarak ortaya konmasıdır. Bu çalışmaya yapısal olarak bütünlük sağlayan ve herhangi bir deformitesi olmayan 55 adet os hamatum dahil edildi. Çalışmamızda os hamatum ile ilgili doku hacmi, kemik hacmi, yüzdelik kemik hacmi (kemik hacmi/doku hacmi), kemik yüzeyi, kemik yüzey/hacim oranı, trabeküler sayı,trabeküler kalınlık, trabeküler seperasyon, yapı model indeksi ve anizotropi derecesi Mikro-BT yöntemi ile değerlendirildi. Bu tez çalışmasından çıkan detaylı ölçüm sonuçları ile os hamatum ile ilgili el bileği cerrahi operasyonlarına katkı oluşturulacaktır. Anahtar Kelimeler: El bileği, Karpal kemikler, Os hamatum, Mikro-BT, Morfometri

AnatomiBilekBilek eklemi+5
Hakan Ocak
Hacettepe University · Institute of Health Sciences
2019
00
Master'sOpen AccessTR

Üst ekstremite etkilenimi olan spastik klinik tipteki serebral palsili çocuklarda, konvansiyonel fizyoterapiye ek uygulanacak olan teknoloji destekli tedavi programı ile konvansiyonel fizyoterapi programının üst ekstremite fonksiyonlarına etkilerinin karşılaştırılması

Sönmez, P., Üst Ekstremite Etkilenimi Olan Spastik Klinik Tipteki Serebral Palsili Çocuklarda, Konvansiyonel Fizyoterapiye Ek Uygulanacak Olan Teknoloji Destekli Tedavi Programı ile Konvansiyonel Fizyoterapi Programının Üst Ekstremite Fonksiyonlarına Etkilerinin Karşılaştırılması, Hacettepe Üniversitesi Sağlık Bilimleri Enstitüsü, Fizik Tedavi ve Rehabilitasyon Programı, Yüksek Lisans Tezi, Ankara, 2019. Çalışmanın amacı, Serebral Palsi (SP) tanılı çocuklarda fizyoterapi programına ek olarak uygulanan konvansiyonel fizyoterapi ile teknoloji destekli tedavi programlarının üst ekstremite fonksiyonlarına etkilerinin karşılaştırılmasıdır. Çalışmaya teknoloji destekli tedavi grubu (1. grup) olarak 12 çocuk, konvansiyonel fizyoterapi grubu (2. grup) olarak 18 çocuk dahil edildi. Çalışmada kas tonusu Modifiye Ashworth ölçeği (MAS), üst ekstremite fonksiyonları Abilhand-Kids Ölçeği, Üst Ekstremite Beceri Kalite Testi (ÜEBKT), gövde fonksiyonları Gövde Kontrol Ölçüm Skalası (GKÖS), günlük yaşam aktiviteleri ve katılım ise Pediatrik Özürlülük Değerlendirme Ölçeği (PEDI) ve Çocuk Sağlığı Anketi – Anne/Baba Raporu (CHQ PF-50) ile değerlendirildi. Ayrıca üst ekstremite kullanım alanları kısıtlılık haritası değerleri olarak kaydedildi. Tedavi sonrası 1. grup MAS değerlerinde anlamlı azalma görüldü (p˂0.05). Her iki grupta ÜEBKT ölçeğinin kavrama ve toplam puan değişimleri anlamlıyken, 1. grup'ta bağımsız hareketler, ağırlık taşıma alt bölüm puanlarında da anlamlı değişim görüldü (p˂0.05). GKÖS'nın 2. grup'ta sadece selektif hareket kontrolü puanındaki değişim anlamlıyken, 1. grup'un tüm alt ve toplam puanlarındaki değişim anlamlı bulundu. PEDI'nin fonksiyonel beceriler puan değişimi 2. grupta anlamlı bulundu (p˂0.05). Kısıtlılık haritası değerlerindeki ve toplam puanlarındaki değişim 1. grup'ta anlamlı bulundu. Sonuç olarak; SP'li çocuklarda fizyoterapi programına ek olarak uygulanan teknoloji destekli tedavinin, üst ekstremite fonksiyonlarını geliştirmede etkili olduğu görüldü.

ElFizik tedaviFizik tedavi yöntemleri+6
Pınar Sönmez
Hacettepe University · Institute of Health Sciences
2019
00
Master'sOpen AccessTR

İnmeli bireylerde konnektif doku masajının otonomik fonksiyon bozukluklarına etkisi

Bu çalışmada, otonomik fonksiyon bozukluğu olan inmeli bireylerde, konnektif doku masajının (KDM) el ısısına ve otonomik fonksiyon bozukluklarına olan etkisi araştırıldı. Araştırmaya 40 inmeli, 40 sağlıklı toplam 80 birey dahil edildi. İnmeli bireyler KDM ve kontrol grubu olarak ikiye ayrıldı. KDM, 10 gün boyunca, hergün, günde 1 seans, yaklaşık 15-20 dakika sürecek şekilde uygulandı. Kalp hızı, kan basıncı (sistolik ve diastolik), solunum hızı, galvanik deri rezistansı (GDR) (bilateral), el ısısı (bilateral) ölçümleri, KDM grubunda tedavi öncesi, tedaviden hemen sonra, tedavi sonrası 15. dk. ve 30. dk. olmak üzere dört defa yapıldı. Kümülatif etkiye bakmak için ise KDM ve kontrol grubunda bu ölçümler 1. gün ve 11. gün yapılarak kaydedildi. KDM'nin otonomik fonksiyonlara olan etkisini sorgulamak için otonomik disfonksiyon anketi ve R-R interval varyasyon (RRİV) ölçümü 1. ve 11. gün yapılarak kaydedildi. Çalışma sonunda, KDM grubunda ilk seansta tedaviden hemen sonra yapılan ölçümde sistolik kan basıncında azalma görülürken, diastolik kan basıncı ve solunum hızında anlamlı bir değişiklik görülmedi. Bununla birlikte bilateral el ısısında KDM sonrası yapılan ilk ölçümde anlamlı ölçüde artma görülürken 15. dk, 30. dk ölçümlerinde ve kümülatif olarak anlamlı bir değişiklik görülmedi. Ayrıca kalp hızı, GDR, RRİV değerlerinde de anlamlı bir sonuç elde edilemedi. Otonomik disfonksiyon anketinde sorgulanan termal disfonksiyon, sfinkter disfonksiyonu ve gastroparezis semptomlarında kontrol grubuna kıyasla anlamlı ölçüde iyileşme görüldü, bununla birlikte ortostatik semptomlar ve deri etkilenimi semptomlarında anlamlı bir fark elde edilemedi. Ayrıca sağlıklı bireylerin bilateral el GDR değerleri ölçüldü ve galvanik deri rezistansına norm değer belirlemek amacıyla kullanıldı. Bu sonuçlar göz önüne alındığında, KDM'nın inmeli bireylerin yaşadığı bazı otonomik fonksiyon bozukluklarını azaltmada etkili olduğu ve hastaların fizyoterapi ve rehabilitasyon programları içerisinde yer alması gerektiği görüşüne varıldı. Anahtar Kelimeler: İnme, konnektif doku masajı, otonomik fonksiyon, el ısısı, fizyoterapi

Bağ dokuElFizik tedavi+6
Yüksel Tuğçe Korkmaz Baş
Hacettepe University · Institute of Health Sciences
2019
00
Master'sOpen AccessTR

Sağlık çalışanlarının çalıştıkları birime göre el hijyenine yönelik inanç ve uygulamalarının incelenmesi

Bu araştırma; hastanenin dahili, cerrahi, acil servis ve yoğun bakım ünitelerinde çalışan sağlık çalışanlarının (hekim ve hemşire) el hijyenine yönelik inanç ve uygulamalarını incelemek amacıyla tanımlayıcı ve kesitsel tipte planlanmıştır. Araştırmanın evrenini Bozyaka Eğitim Araştırma Hastanesi dahili, cerrahi, acil servis ve yoğun bakım ünitelerinde çalışan hekim ve hemşireler oluşturmaktadır (n=600).Araştırmanın örneklemini,çalışmaya katılmayı kabul eden 110 hemşire,89 uzman hekim ve 61 asistan hekim oluşturmaktadır (n=260). Araştırmada veriler, birebir görüşme yöntemi ve oluşturulmuş olan ölçekler ile toplanmıştır. Veri toplama araçları olarak araştırmacı tarafından geliştirilen Bireysel Tanıtım Soru Formu, El Hijyeni İnanç Ölçeği ve El Hijyeni Uygulamaları Envanteri kullanılmıştır. Araştırma verilerinin istatiksel analizinde SPSS 21.0 paket programı kullanılmıştır. Veriler, araştırmacılar tarafından değerlendirilerek; toplanan verilerin sayı ve yüzdelik dağılımları, ortalama ve standart sapmaları tek tek tablolar halinde verilmiştir. Verilerin analizinde sayı yüzde dağılımı, bağımlı ve bağımsız değişkenler arasındaki ilişkinin saptanması amacıyla iki grubun ortalamaları arasında bağımsız iki grup t testi, Mann Whitney-U testi, ikiden fazla grubun ortalamalarının karşılaştırılmasında ANOVA ve Kruskal Wallis testi kullanılmıştır. Araştırma katılan sağlık çalışanlarının %61.5'i kadın (n=160),%42.3'ü hemşire (n=100),%77.7'si lisans mezunudur (n=202).Araştırma örnekleminin yaş ortalaması 35.7+7.41,çalışma yılı 11.9+7.8, şu an çalışılan servisteki çalışma yılı 5.06+4.44 dür. Çalışanların %45.1'i 8 saatlik nöbet sistemiyle çalıştığını belirtmiştir. El Hijyeni İnanç Ölçeği ortalama puanı 87.50+9.35,El Hijyeni Uygulama Envanteri ortalama puanı 64.67+5.03, El Hijyeni İnanç Ölçeği'nin El Hijyeni Önemi ve İnanç alt boyutu puan ortalaması sırasıyla 65.06+6.79 ve 25.17+6.03 bulunmuştur. Çalışmamızda sağlık çalışanlarının el hijyeni uyumu yüksek düzeyde bulunmuştur. Bu duruma, servis ve kurum içinde verilen planlı hizmet içi eğitimlerin ve enfeksiyon kontrol komitesinin etkili planlamalarının olduğu düşünülmektedir. Anahtar Kelimeler; El hijyeni; sağlık çalışanları; İnanç.

ElEl yıkamaHijyen+3
Yağmur Artan
Ege University · Sağlık Bilimleri Enstitüsü
2019
00
Master'sOpen AccessTR

El, göz ve ayak dominansı

Nörofizyolojik ve musko-skeletal bir fenomen olan serebral dominans uzun yıllardır araştırmacıların ilgilisini çekmektedir. Serabral dominans beynin bir hemisferinin diğerine göre daha baskın olması olarak tanımlanabilir. Bu baskınlık anatomik veya yapısal bir farklılık olabilir. Sol hemisfer dil, konuşma ve hesaplama konularında lateralize olurken, sağ hemisfer spasyal öğrenme, duygusal iletişim gibi konularda daha çok laterize olmuştur. Lateral dominans ise el, göz, ayak ve kulak gibi çift olarak bulunan organlardan birinin diğerine göre daha gelişmiş veya tercih edilmesi durumunu temsil eder. Bu çalışmanın amacı serebral dominansın en büyük temsilcisi olan el dominansı, göz ve ayak dominansı ile ilişkilendirmektir. Buna ek olarak statik postürografik (Tek Taraflı Duruş-US testi- Unilateral Stance) analiz ile serebral dominansın postür ve denge üzerine etkisi açığa çıkarılması amaçlanmıştır. Bu çalışma ile ilk defa NeuroCom System Balance Master cihazı serebral dominans ile ilişkilendirilmesi planlanmaktadır. Çalışmaya İzmir'de bulunan 18-45 yaş arasında sağlıklı 30 sağ el dominant ve 30 sol dominant gönüllü bireyler dahil edildi. Katılımcıların el dominansları Edinburg El Tercihi Anketi ile El Dominansı Skorları (EDS) hesaplandı ve belirlendi. Buna bağlı olarak Sağlak ve Solak olmak üzere iki kategori oluşturuldu. Bu çalışmaya katılan her adayın göz dominansı, ayak dominansı belirlendi ve statik postürografik test (US test) uygulandı. Çalışma sonucu oluşan verilerin istatiksel analizleri IBM SPSS Statistics 25.0 Programı kullanıldı. Nümerik değişkenlerin Normal dağılıma uygunluğu Shapiro-Wilk(n<50) testiyle incelendi. Nümerik değişkenler ortalama ve standart sapma veya medyan(min-max) olarak verildi. Kategorik değişkenler sayı ve yüzde olarak verildi. Kategorik değişkenler için Pearson Kikare ve Fisherin Kesin Kikare (Fisher Exact) Testi kullanıldı. Grup karşılaştırması için normal dağılıma uygunluk sağlandığında Independent Samples T test, normal dağılıma uygunluk sağlanmadığında Mann Whitney U testi kullanıldı. Tüm hipotezler için istatiksel anlamlılık düzeyi 0.05 kabul edildi. Her iki grupta kadın katılımcılar % 56.7 (n = 17) ve erkek katılımcılar % 43.3 (n = 13) oluşturmuştur. Katılımcıların yaş ortalaması Solak grubun yaş ortalaması 28.81.4; Sağlak grubun yaş ortalaması 29.30.4'tir. Sırasıyla Solak ve Sağlak gruplardaki bireylerin boy uzunlukları ortalamaları 171.41.8 cm ve 170.71.8 cm'dir. İki grup arasında cinsiyet (p=1.00, p>0.05), yaş (p=0.80, p>0.05) ve boy uzunluğu (p=0.78, p>0.05) anlamlı bir farklılık yoktur. Gruplar arasında göz dominansı (p=0.04, p<0.05), ayak dominansı (p=0.00, p<0.05) arasıdaki uyum istatiksel olarak önemlidir. Ayak ve göz dominansı arasında da benzer ilişki mevcuttur (p=0.03, p<0.05). Son olarak el ve ayak dominansına göre gruplar arasında postürografik istatiksel bulunmamıştır. Sonuç olarak, el dominansına göre seçilen bireylerin postural asimetriye sahip olmadığını, göz ile zayıf ve ayak ile güçlü bir laterizasyon ilişkili olduğunu göstermektedir. Görmenin postür ve denge üzerine etkisinin önemli olduğu tekrar ortaya konmuştur. Çalışmamız statik postürografide göz açık ve göz kapalı kayıtlamalarda saptanan salınım hızları ayak dominansını belirlemede ek katkı sağlamamaktadır. Postüral asimetrinin varlığının bulunup bulunmadığı ve lateral dominans ile ilişkisi açısından ileri çalışmalara ihtiyaç vardır. Anahtar Kelimeler; serebral dominans, ayak dominansı, statik postürografi

AyakBaskınlıkDominans-serebral+4
Muhammed Ali Sain
Ege University · Sağlık Bilimleri Enstitüsü
2019
00
Medical SpecialtyOpen AccessTR

Konservatif tedavi edilen distal radius kırıklı hastalarda el ödemi üzerine interferansiyel akımın etkinliği

İFA'nın ödemi azaltıcı etkisi konusunda eldeki veriler oldukça azdır. Klasik kaynaklarda düşük frekanslarda verildiğinde (10Hz) kas stimulasyonu ile ritmik bir pompa etkisi görebildiği, ayrıca otonom sinirlerin etkilenmesiyle kan damarlarında permeabilite değişiklikleri olabildiği, dolayısıyla ödemin azaltılabildiği bildirilmektedir. Bu çift kör randomize kontrollü çalışmanın amacı distal radius kırığı sonrası elde gelişmiş olan ödem üzerine 30 dakikalık interferansiyel akım (İFA) uygulamasının etkili olup olmadığının araştırılmasıdır. Ek olarak İFA'nın ağrı ve el sıkma gücünde de etkinliği değerlendirilmiştir.

ElElektrik uyarı tedavisiFizik tedavi+6
Gulzar Hasanova
Ege University
2018
00
Master'sOpen AccessTR

Huzurevinde yaşayan yaşlılarda sırt masajı ve el masajının konfor ve anksiyeteye etkisi

Bu çalışma, huzurevinde yaşayan yaşlılarda sırt masajı ve el masajı uygulamasının konfor ve anksiyeteye etkisini incelemek amacıyla yapılmış randomize kontrollü (ön test –son test kontrol gruplu) deneysel bir araştırmadır. Araştırma, İzmir (Basınsitesi) Huzurevi Yaşlı Bakım ve Rehabilitasyon Merkezi ve İzmir Gürçeşme Zübeyde Hanım Huzurevi'nde 15 Ekim 2015-1 Mayıs 2016 tarihleri arasında yaşayan araştırmanın örneklem seçim kriterlerine uyan, 15'i sırt masajı, 15'i el masajı ve 15'i kontrol olmak üzere toplam 45 yaşlıyla yürütülmüştür. Yaşlılara ilişkin verilerin toplanmasında; "Yaşlı Tanıtım Formu (YTF)", "Genel Konfor Ölçeği (GKÖ)", " Durumluk Anksiyete Ölçeği (DAÖ) " ve ''Yaşamsal Bulgular İzlem Formu (YBİF)'' kullanılmıştır. Araştırmaya katılan yaşlılar üç gün boyunca takip edilmiştir. Kontrol grubundaki yaşlılara; herhangi bir girişim uygulanmamıştır. Birinci gün randomizasyon sonrası YTF, GKÖ, DAÖ, YBİF ve 10 dakika sonra tekrar YTF, GKÖ, DAÖ ve YBİF uygulanmıştır. Kontrol grubundaki yaşlılara, ikinci ve üçüncü gün de ilk görüşmede YBİF ve 10 dakika sonra GKÖ, DAÖ ve YBİF uygulanmıştır. Sırt masajı ve el masajı grubundaki yaşlılara birinci gün; YTF, GKÖ, DAÖ, YBİF; 10 dakikalık masaj uygulaması sonrası; GKÖ, DAÖ, YBİF; ikinci gün; YBİF,10 dakikalık masaj uygulaması sonrası; GKÖ, DAÖ, YBİF; üçüncü gün; YBİF, 10 dakikalık masaj uygulaması sonrası; GKÖ, DAÖ, YBİF uygulanmıştır. Verilerin analizinde günler arasındaki fark tekrarlayan ölçümlerde varyans analizi ve Kruskal Wallis varyans analizi, sırt masajı ve el masajı grubundaki yaşlıların masaj öncesi ve sonrası konfor ve anksiyete puan ortalamaları arasındaki fark Paired-sample t testi, grupların günler arasındaki ortalama farkları ise Bonferroni ve Least Significant Difference (LSD) analizleri ile incelenmiştir. Araştırmadan elde edilen bulgulara göre, sırt masajı ve el masajının huzurevinde yaşayan yaşlılarda konfor düzeyini arttırdığı, anksiyeteyi azalttığı saptanmış olup sonuçlar anlamlı bulunmuştur (p<0.05). Çalışma bulguları sonucunda, kolayca öğrenilebilen, maliyeti olmayan, her yerde kolaylıkla uygulanabilen girişimsel bir işlem gerektirmeyen masaj uygulamasının konforu arttırıcı ve anksiyeteyi azaltıcı etkisinden dolayı huzurevinde yaşayan yaşlılara rutin hemşirelik bakım aktivitelerine dahil edilmesi önerilmektedir.

AnksiyeteElHemşirelik araştırmaları+7
Gamze Göke Arslan
Ege University · Institute of Health Sciences
2016
00
Master'sOpen AccessTR

Carpal tunnel sendromu şiddeti ile vücut yağ dağılımı ve elin antropometrik parametreleri (2p:4p el parmak uzunluk oranı, el/bilek oranı ve el kavrama kuvveti) arasındaki ilişkinin incelenmesi

Canalis carpi (karpal tünel) içinde nervus (n.) medianus'un bası altında kalması sonucu gelişen Carpal tunnel sendromu (CTS), en sık karşılaşılan tuzak nöropatisidir. CTS tanı ve tedavi seçeneklerinin belirlenmesinde karpal tünel ve n. medianus ile ilişkili olan el ve el bileği çevresinin morfometrik anatomisi hakkında bilgi sahibi olmak oldukça önemlidir. Çalışmamızda CTS semptomları, vücut yağ dağılımını gösteren parametreler, elin kavrama kuvveti ile bu morfometrik parametreler arasındaki ilişkinin incelenmesi amaçlandı. Çalışmamızda Karaman Tıp merkezine CTS şüphesiyle başvuran 90 kadın ve 10 erkek hastanın nöroloji polikliniğinde elektromyografi (EMG) ölçümleri yapılarak kaydedildi. El ve el bileğine ilişkin 2. Parmak uzunluğu (2PU), 4.parmak uzunluğu (4PU), 2P/4P ve diğer antropometrik ölçümler yapıldı. Ayrıca hastaların vücut yağ dağılımı hakkında bilgi edinmek için boy, kilo, kol çevresi (KÇ), bel çevresi (BÇ) ve kalça çevresi (KLÇ) ölçümleri yapılarak vücut kitle indeksi (VKİ) ve BÇ/KLÇ hesaplandı. CTS sonrasında gelişen değişiklileri tespit etmek için el kavrama kuvveti (KK) ölçümü, ağrı için Vizüel analog skala (VAS) ve uyuşma şiddeti için Likert (L) skalası kullanıldı. Hastalar yaş ve VKİ göre üçer gruba ayrıldı. Elde edilen verilerin cinsiyete, lateralizasyona, yaş gruplarına, vücut kitle indeksine, etkilenen ele, EMG derecesine ve Likert sklasına göre analizi yapıldı ve parametreler arasındaki korelasyon ilişkileri tespit edildi. Antropometrik ölçümlerden özellikle el bileği derinliği (EBD), el bileği genişliği (EBG), EBD/EBG, avuç içi uzunluğu (AİU) ve EBD/AİU parametreleri arasında CTS şiddetini gösteren EMG derecesine göre istatistiksel olarak anlamlı fark bulundu. Normalde kadınlarda 2PU 4PU'dan daha yüksek olmasına rağmen bizim çalışmamızda n. medianus'un bası altında kalmasına bağlı olarak 4PU değeri 2PU'dan daha yüksek olarak ölçüldü. Yaş ile birlikte vücut yağ oranının arttığı ve CTS'nin daha şiddetli seyrettiği tespit edildi. 3. Yaş grubundaki (62-83 yaş) hastaların VKİ 30,39±3,83 olarak en yüsek bulundu ve EMG derecesi en ağır grubun yaş ortalaması 62,21±14,25 olarak tespit edildi. CTS şiddeti arttıkça kavrama kuvvetinin azaldığını ifade eden anlamlı negatif korelasyon saptandı. Ayrıca, EMG derecesi ile VAS ve Likert skalası bulguları arasında kuvvetli pozitif korelasyon saptandı. Elde ettiğimiz veriler, CTS gelişiminin el ve el bileğinin normal anatomik yapısını etkileyerek değişimlere neden olduğunu göstermektedir. Ayrıca, vücut yağ dağılımını gösteren parametrelerin ölçüm değerlerindeki artışın bu sendromun şiddetini gösteren verilerde de artışa neden olduğu görülmüştür. Elde edilen verilere bağlı olarak CTS'nun şiddeti ile bu tuzak nöropatisi sonrası ortaya çıkan el ve el bileği anatomik yapısındaki değişimler arasında tespit edilen bu anlamlı ilişki, CTS tanı ve tedavi seçeneklerinin belirlenmesinde göz önünde bulundurulmalıdır. Ayrıca, el ve el bileği antropometrik ölçümlerine ek olarak vücut yağ dağılımının da dikkate alınması gerektiği kanısındayız. Elde ettiğimiz verilerin, bu alanda yapılacak daha fazla sayıda ve çeşitlilikte hasta içeren daha geniş kapsamlı çalışmalara bir veri tabanı oluşturmasını umut ediyoruz. CTS'nun erken tanısı, hastalığın seyrini etkileyen faktörler ve tedavi seçeneklerinin belirlenmesi konusunda klinisyenlere yol gösterici olacağı kanaatindeyiz. Anahtar kelimeler: Carpal tunnel sendromu, el bileği antropometrisi, elektromyografi derecesi, kavrama kuvveti, vücut kitle indeksi.

Adipoz dokuAntropometriAntropometrik parametreler+7
İrfan Akyıldız
Necmettin Erbakan University · Institute of Health Sciences
2023
00

Related subjects