Logistic sector
155 theses under this subject heading
Faaliyet tabanlı maliyetleme sistemi ve lojistik hizmet sağlayan işletmeler üzerine bir uygulama: Tekirdağ ili örneği
Teknolojik değişimlerin hızla arttığı ve rekabet koşullarının her geçen gün ağırlaştığı pazarlarda işletmelerin konumlarını koruyabilmeleri zorlaşmaktadır. Maliyetlerin artması, işletmelerin kârını azaltmaktadır. Kullanılan maliyetlendirme yöntemleri yetersiz kalmaktadır. İşletme yönetiminin alacağı stratejik kararlarında doğru ve sağlıklı maliyet bilgilerine ihtiyaç duyulmaktadır. Bu noktada Faaliyet Tabanlı Maliyetleme Sistemi ortaya çıkmıştır. İşletmelerin ürettiği mal veya hizmetlerini müşterilere ulaştırılmasında köprü konumunda olan lojistik faaliyetleri; işletmelere personel, taşıma, depo vb. ek maliyetleri de beraberinde getirmektedir. Bu çalışmada lojistik hizmet sağlayan bir işletmede faaliyet tabanlı maliyetleme sistemi uygulanmıştır. Geleneksel maliyetleme sistemlerinin yetersizliğine karşı yeni bir maliyet yaklaşımı olarak geliştirilen bu yöntem, lojistik hizmet sağlayıcılarında lojistik faaliyetlerin maliyetlerini belirlemeyi amaçlamaktadır. Bu çalışmayla lojistik faaliyetlerin gerçekleştirilmesinde faaliyet maliyetleri hesaplanacak ve karşılaştırılacaktır.
Türkiye'de lojistik sektörünün dış ticaret üzerinde etkileri (Otomotiv endüstrisi örneği)
Lojistik sektörü; tarihte tekerleğin icadı ile başlamış, günümüze kadar arz ve talep olan her yerde göstermiş olduğu hizmet anlayışı ile beraber gelişerek devam etmiştir. Lojistik sektörü günümüzde ülkeler için stratejik sektörler arasına girmiş bir kavramdır. Ülkeler lojistik faaliyetler üzerinde durarak, maliyet avantajı sağlamayı hedeflemektedirler.Ülkemiz jeopolitik konumu açısından, lojistik sektöründe ciddi avantajlara sahiptir. 3 tarafının denizler ile çevrili olması, birçok ülke ile sınır komşusu olması ve transit ticaret yolları üzerinde olması Türkiye'nin gelecekte büyük bir lojistik üs olma ihtimalini kuvvetlendirmektedir.Lojistik sektörü ve dış ticaret kavramları doğrudan olmasa bile dolaylı bir şekilde birbirleri ile etkileşim içersindedir. Ülkelerin dış ticaret hacminin artması, deniz aşırı ülkelere ticaret yapması aynı zamanda lojistik süreçlerinin de gelişmesine olanak sağlamaktadır.Otomotiv endüstrisi, ülkeler arasında ciddi bir pazar payına sahiptir. Ülkemiz otomotiv endüstrisinde her geçen zaman diliminde kendini geliştirerek ilerlemektedir. Ülke olarak politikamız otomotiv endüstrisini her daim ileriye taşımak ve ihracat rakamlarını üst seviyelere çıkarmaktır. devlet ve yetkili bakanlıklar verdikleri destekler ile sektöre değer katmaktadırlar.Bu çalışmada Türkiye'de lojistik sektörü, lojistik sektörünün dış ticaret ile etkileşimi ve otomotiv sektörünün dış ticaret hacmine sağladığı katkılar üzerine araştırma yapılmıştır.
Lojistik eğitimi alan öğrencilerin staj algılarının işletme ile ilgili faktörler bağlamında incelenmesi
Lojistik kavramı askeri bir kavram olarak ortaya çıkmıştır. Daha sonra lojistik birçok alanda müşteri memnuniyetine odaklanarak mal ve hizmetleri minimum maliyetle hedef pazara ulaştıran bir sektör haline gelmiştir. Lojistik sektörü faaliyetlerini daha etkili bir şekilde yerine getirebilmek ve rekabet avantajı sağlayabilmek için nitelikli işgücüne gereksinim duymaktadır. İşgücünün sektöre yönelik gerekli bilgi, beceri ve tecrübeyi elde etmesinde lojistik eğitimi önemli bir rol oynamaktadır. Lojistik eğitimi üniversitelerin ön lisans, lisans ve lisansüstü programlarında verilmektedir. Lojistik eğitimiyle, teorik bilgileri edinen öğrenciler becerilerini geliştirmek ve tecrübelerini arttırmak için staj da yapmaktadırlar. Öğrenciler staj programlarıyla sektörü, mesleği ve iş hayatını daha yakından tanımakta ve kariyerlerine yön vermektedirler. Staj sırasında yaşanan olumlu veya olumsuz durumlar öğrencilerin hem sektöre yönelik bakış açılarını hem de stajdan duydukları memnuniyet düzeyini etkilemektedir. Bu durumların ortaya çıkmasına neden olan çeşitli faktörler vardır. Bunlardan birisi de işletmenin özellikleridir. Bu araştırmanın amacı da, öğrencilerin staja yönelik algılarının işletmelerin sahip olduğu özelliklere göre farklılık gösterip göstermediğini ortaya çıkarmaktır. Araştırmanın örneklemini Mersin, Hatay, Konya ve Gaziantep illerindeki üniversitelerin lojistik eğitimi veren ön lisans ve lisans bölümlerinde okuyan ve staj programlarını tamamlamış olan öğrenciler oluşturmaktadır. Araştırmada veriler anket tekniği kullanılarak toplanmış ve sonuç olarak 407 anket formu analize tabi tutulmuştur. Araştırmanın analiz kısmında yüzde ve frekans dağılımlarının yanı sıra, faktör analizi, T testi ve ANOVA yapılmıştır. Araştırma sonucunda öğrencilerin stajdan duydukları memnuniyetin farklı departmanlarda görev alma ve çalışılan departman sayısına göre farklılık gösterdiği tespit edilmiştir. Ayrıca öğrencilerin stajdan duydukları memnuniyet ve sektöre bakış açıları işletmenin türü, yetkililer tarafından sorulara yeterli cevap verilme durumu ve işletmelerin sunduğu imkanlara göre de anlamlı bir farklılık göstermiştir.
Lojistik işletmelerinde cam tavan sendromu ve iş motivasyonu: Mersin ili örneği
Motivasyona cam tavan algısı açısından bakıldığında motivasyonun bir örgütte kadın ve erkek yönetici sayısının eşit olmasına katkı sağlayan itici bir güç olduğu söylenebilir. Bu itici güç yine cam tavan algısı açısından düşünüldüğünde, cam tavan algısının kadın çalışanların motivasyonunu düşürdüğü, yokluğunun ise artırdığı yapılan birçok çalışmada görülmüştür. Kadın çalışanların motivasyonun derecesini belirleyen cam tavan algısı, aynı zamanda üst düzey yöneticilik pozisyonundaki cinsiyet farklılıklarını anlamada da önemli bir rol oynamaktadır. Cam tavan algısı ile motivasyon arasında var olduğu düşünülen bu ilişkiyi daha kapsamlı bir şekilde incelemek amacıyla yapılan bu çalışmada öncelikle anket yöntemiyle veriler toplanmıştır. Anketler Mersin ilinde faaliyet gösteren lojistik firmalarında çalışan 100 kadın personel üzerinde elektronik ortamda gerçekleştirilmiştir. Elde edilen bu veriler SPSS 20.0 (Statistical Package for Social Sciences) ve AMOS 24.0 (Analysis of Moment Structures) programları kullanılarak değerlendirilmiştir. Önce çalışanların demografik bilgilerini tespit etmek amacıyla frekans analizi daha sonra ise sırasıyla geçerlilik ve güvenilirlik analizi, normallik analizi, korelâsyon analizi, regresyon analizi, independent-sample t testi ve one-way anova testleri yapılmıştır. Yapılan testler sonucunda cam tavan algısı ile motivasyon arasında negatif yönde ve düşük düzeyde anlamlı bir ilişki olduğu saptlanırken, alt boyutlar itibariyle de analizler gerçekleştirilmiştir. Anahtar Kelimeler: Cam Tavan Sendromu, Motivasyon, Lojistik Sektörü. Danışman:Doç Dr. Oya KORKMAZ, Tarsus Üniversitesi, Uluslar arası Ticaret ve Lojistik Anabilim Dalı, Tarsus-Mersin.
Lojistik sektöründe büyük veri kullanımı: Mersin ili örneği
Sanayi devriminin gerçekleşmesiyle üretilen buhar makinaları ve yapılan bilimsel araştırmalar 2000'li yıllarda teknolojik gelişmelerin hızla artmasına yol açmıştır. Bu bağlamda günümüzde teknolojinin hemen hemen her alanda hayatımıza etki ettiği bilinmektedir. Yerelde ve küresel anlamda faaliyet gösteren işletmeler, teknolojiyi en iyi kullanabilen işletmelerin rekabet avantajı yakalayabildiği bilinciyle, imkânları dâhilinde teknolojik yatırımlar yapmaktadırlar. Bu anlamda her geçen gün yeni teknolojik gelişmeler beraberinde yeni kavramlar ortaya çıkartmaktadır. Bu kavramlardan en güncel olanı ve teknolojik anlamda en iddialı olanı ''Büyük Veri'' kavramıdır. Büyük veri, çeşitli alanlarda verilerin analiz edilmesi ve depolanması hususunda kolaylık sağlayan, günümüzde ki en önemli teknolojik gelişmelerinden biri haline gelmiştir. Büyük veri kavramsal olarak çok güncel olup, işletmeler, kurum ve kuruluşlar vasıtasıyla bilginin hacmi, çeşitliliği, hızı ve değerinin anlaşılmasını, gelişmesini ve etkilerini tanımlamak için kullanılmaktadır. Bu çalışmanın uygulama aşamasında büyük veri teknolojilerine yatırım yapan lojistik şirketleriyle yapılan görüşmelerde; sektörün küresel anlamda ilerlemesi için zorunlu bir yatırım haline dönüşen büyük veri yatırımlarının gerek devlet tarafından gerekse bu sektörde öncü olan lojistik işletmeleri tarafından desteklenmesi gerektiğine dair görüşler tespit edilmiştir. Bu çalışmanın amacı, büyük veri kavramını ve bileşenlerini tanımlayarak, lojistik sektöründeki uygulamalarını ve yönetimini açıklamaktır. Bu çalışmada ayrıca büyük verinin çeşitli alanlarda da kullanılabilirliğine dair örneklere yer verilerek günümüzde büyük verinin önemine açıklık getirilmiştir. Sonuç olarak, bu çalışmada olası büyük veri uygulamalarının gelecekteki kullanım alanlarının gelişmesine ve mevcut kullanım alanlarının daha da geliştirilmesine dair bazı öneriler sunulmuş, ülkemizde ve dünyada lojistik sektöründe büyük veri kullanımının ne derecede önemli olduğu ve lojistik sektörü için büyük veri kullanımının büyük bir fırsat olduğu açıklanmıştır.
İç girişimciliğin inovasyon ve örgütsel inovasyon kültürü üzerindeki etkisi: Lojistik sektöründe bir uygulama
Son dönemlerde küreselleşmenin hızlı bir biçimde gerçekleştiği dünya üzerinde birçok köklü değişim yaşanmaktadır. Değişim sonucu ticari anlamda ülkeler arasındaki sınırların ortadan kalkmasıyla zorlu rekabet koşullarının meydana gelmesi söz konusu olmaktadır. Bu bağlamda işletmelerin, zorlu rekabet koşullarına uyum sağlayabilmek için çeşitli inovasyon ve rekabet odaklı stratejiler belirlemesi ve uygulaması gerekmektedir. İşletmelerin bu tarz stratejileri hayata geçirebilmesi için iç girişimcilik faaliyetlerini desteklemesi önem arz etmektedir. Risk alma, yenilikçilik ve proaktiflik gibi iç girişimcilik özelliklerinin işletmelerin inovasyon faaliyetlerini ve örgütsel inovasyon kültürlerini destekleyebileceği düşünülmektedir. Bu çalışmanın amacı, lojistik sektöründe faaliyet gösteren işletmelerin iç girişimciliklerinin inovasyon ve örgütsel inovasyon kültürleri üzerindeki etkilerini araştırmaktır. Bu çalışmanın örneklemini lojistik sektör çalışanları oluşturmaktadır. Bu bağlamda lojistik sektörü çalışanlarına anket uygulaması yapılmıştır. Toplamda 321 anket elde edilmiştir. Elde edilen veriler ile değişkenler arasındaki ilişkiyi analiz etmek amacıyla çoklu doğrusal regresyon analizi kullanılmıştır. Analiz sonuçlarına göre risk alma boyutu firma yenilikçiliği, paylaşılan görüş, açık görüşlülük, teknolojik yeniliğe yönelim, öğrenme yönelimi, risk alma isteği ve gelecekteki pazar yönelimi boyutları üzerinde anlamlı etkisi olduğu tespit edilmiştir. Proaktiflik boyutunun ise kurum içi bilgi paylaşımı, öğrenme yönelimi, risk alma isteği ve gelecekteki pazar yönelimi boyutları üzerinde anlamlı etkisi olduğu saptanmıştır. Yenilikçilik boyutunun da firma yenilikçiliği, öğrenmeye bağlılık, paylaşılan görüş, açık görüşlülük, kurum içi bilgi paylaşımı, teknolojik yeniliğe yönelim, öğrenme yönelimi, risk alma isteği ve gelecekteki pazar yönelimi boyutları üzerinde olumlu yönde anlamlı etkiye sahip olduğu sonucuna ulaşılmıştır. Anahtar Kelimeler: Lojistik, İç Girişimcilik, İnovasyon, Örgütsel İnovasyon Kültürü
Hizmet içi eğitimin tükenmişlik sendromu üzerindeki etkisi: Lojistik çalışanları üzerine bir araştırma
Teknolojik gelişmeler ve küreselleşme ile ticari sınırların ortadan kalkması lojistik sektörüne duyulan ihtiyacı artırmıştır. Lojistik sektörüne duyulan ihtiyaç ve lojistik sektörünün dinamik yapısı iş yükünün artmasına ve böylelikle de lojistik çalışanlarının stres seviyesinin yükselmesine neden olmuştur. Stres seviyesinin yükselmesi ile çalışanların psikolojik ve fiziksel olarak kendilerini kötü hissetmeleri tükenmişlik sendromuna yakalanma olasılığını artırmaktadır. İşletmeler iş yükü karşısında oluşan stresi azaltmak, değişimler karşısında çalışanların hazırlıklı olmalarını sağlamak, niteliklerini geliştirmek ve rekabet ortamında üstünlük sağlamak amacıyla çalışanlarına hizmet içi eğitimler vermektedir. Bu araştırmanın amacı da lojistik işletmelerinde çalışanların almış oldukları hizmet içi eğitimlerin tükenmişlik sendromu üzerindeki etkisini cinsiyet bağlamında incelemektir. Araştırmanın örneklemini Türkiye'de faaliyet gösteren lojistik işletmelerinin hizmet içi eğitimi almış 336 çalışanı oluşturmaktadır. Araştırmada veriler online anket tekniği ile toplanmış ve Yapısal Eşitlik Modeli kullanılarak analiz edilmiştir. Araştırma sonucunda lojistik işletmelerinde verilen oryantasyon eğitiminin kadınlarda tükenmişlik sendromunun alt boyutlarından duygusal tükenmişliği, duyarsızlaşmayı ve kişisel başarısızlığı, erkeklerde ise sadece kişisel başarısızlığı olumsuz etkilediği tespit edilmiştir. Ayrıca rotasyon eğitiminin erkeklerde ve kadınlarda kişisel başarısızlığı, ayrıca erkeklerde duygusal tükenmişliği olumsuz etkilediği gözlemlenmiştir.
Örgütsel adalet algısının iş performansına etkisinde örgütsel özdeşleşmenin aracılık rolü: Mersin ili lojistik sektörü çalışanları üzerine bir araştırma
Günümüz dünyasında artan nüfusla birlikte yaşanan talep artışı ve işletmelerin bu talebe cevap verme istekleri lojistik işletmelerinin önemini daha belirgin hale getirmiştir. Özellikle üretim modellerinde (Just In Time-JIT) yaşanan değişimler de bu belirginliği biraz daha artırmıştır. Lojistik işletmeler oluşturdukları tedarik zincirleriyle sürekli gelişen ve değişen teknoloji sayesinde müşterilerinin ihtiyaçlarını en hızlı, en güvenilir ve en ekonomik şekilde karşılamaya çalışmaktadır. Karmaşık lojistik operasyonların planlanması ve hayata geçirilmesi süreçlerinde insan faktörü çok önemli bir yer tutmaktadır. Bu sebeple lojistik işletmeleri çalışanlarının motivasyon ve verimliliklerini artıracak ve teşvik edecek etkin insan kaynakları yönetimi politikalarını hayata geçirmek zorundadır. Çalışanlar işletmelerinden adil muamele görmek ister ve buna performans artışıyla yanıt verirler. Adil muamele algısı, çalışanların örgütleriyle özdeşleşmelerini sağlayarak extra performans çabası sonucunu doğurmaktadır. Bu araştırmanın amacı, Mersin ili lojistik işletmelerinde çalışan bireylerin, örgütsel adalet algılarının iş performansına etkisinde, örgütsel özdeşleşmenin aracılık rolünü incelemektir. Araştırmanın örneklemini Mersin'de faaliyet gösteren lojistik işletmelerinde çalışan 433 kişi oluşturmaktadır. Araştırmada verilerin toplanma yöntemi online anketlerle sağlanmış ve SPSS Regresyon analiz modeli kullanılmıştır. Araştırma sonucunda lojistik çalışanlarının, bağlı bulundukları kurumlarından gördükleri örgütsel adalet muamelesinin, iş performanslarını ve özrgütsel özdeşleşmelerini anlamlı ve pozitif olarak etkilediği tespit edilmiştir. Ayrıca, örgütsel adalet algılarının iş performansına etkisinde, örgütsel özdeşleşmenin aracılık rolü üstlendiği sonucuna varılmıştır.
Lojistik sektörünün bölgesel kalkınma etkisi; Siirt örneği
Türkiye'deki pek çok akademik çalışmalarda incelenen lojistik kavramı, ilk kez 20. yüzyılın başlarında literatür de ortaya çıkmıştır. Lojistik kavram itibarıyla yeni olsa da zamanla önemi artmış, şirketlerin performanslarını rekabet gücü bakımından oldukça etkilemiştir. Küresel bazda bölgesel kalkınma sahalarında yaşanan hareketlikler, bu sahada politikaların amaçları, uygulamaları ve süreçlerinde dikkat çeken gelişmelere neden olmaktadır. Türkiye'de ise bölgelerarası gelişmişlik farkı oldukça yüksektir. Bu noktada yeni nesil kuramların dâhil olduğu, bölgesel kalkınma konusunda hazırlanan akademik çalışmaların tamamı sürekli güncellenen ve kendini yenileyen politika kararları için yol gösterici olması bakımından oldukça değerlidir. Bu çalışmanın amacı ise hızla gelişmekte olan lojistik sektörünün Türkiye'deki bölgesel kalkınma çalışmalarına olan etkisiyle birlikte, bu çalışmaların özellikle seçilerek yoğunlaştığı alanlardır. Bu tez çalışmasında; lojistik kavramının tanımı yapılarak lojistik hizmetlerinin bölgesel kalkınmadaki rolü ve kamusal yönü açıklanmıştır. Çalışmanın araştırma kısmında Siirt ilinde bulunan lojistik sektöründeki gelişmeler, ilin lojistik yapısı ve bu konuda sağlanan kamu desteği ele alınmıştır. Öte yandan veri toplama metodu olarak Siirt ilinde, lojistik sektöründeki sorunların ve bu sorunların çözümüne ilişkin yüz yüze anket çalışmasından faydalanılmıştır. Bu araştırmanın sonucunda, Siirt ilinin coğrafi yapısı itibarıyla lojistik sektörü için dezavantajlı olmasının yanı sıra, stratejik ve politik yasalarla birlikte ulaşımda da altyapı eksikliğinden dolayı yetersiz olduğu görülmektedir. Siirt ilinde rekabet şartlarına dikkat edilerek, bu koşulların geliştirildiği ve hizmetlerin iyileştirilmesi için çalışmalar yapıldığı bildirilmiştir.
Türkiye lojistik sektöründeki gelişmelerin ihracat performansı üzerine etkileri (1997-2022)
Uluslararası piyasalarda hızla önem kazanan rekabet kavramı ve ürünlerin, hizmetlerin, emeğin, bilgi birikimlerinin etkin bir şekilde aktarılması; işletmelerin, içinde bulundukları piyasada pozitif etki sağlayan bir kriter haline gelmiştir. Bu nedenle rekabet piyasasında, işletmelerin tedarik zinciri yönetimi ve dış ticaret faaliyetlerinde yürütecekleri lojistik uygulamalarında yapacakları iyileştirmeler onlara büyük avantajlar sağlayacaktır. Lojistik sektöründe yaşanan olumlu gelişmeler, lojistik sektörünün ihracat hacminin gelişimi üzerine olan etkisinin ana faktörü olmuştur. Bu çalışmada, Türkiye lojistik sektöründeki gelişmelerin Türkiye ihracat performansı üzerine etkileri araştırılmıştır. Çalışmada 1997- 2022 yılları arası ele alınmış ve lojistik sektörü değişkenleri olarak ihracat hacmi, ulaştırma depolama yatırımları, brüt sabit sermaye yatırımları, lojistik merkez sayısı, taşımacılık modları toplam araç sayısı ve deniz-kara taşımacılığı yük miktarları kullanılmıştır. ARDL sınır testi ve VAR altında nedensellik testi yöntem olarak kullanılmıştır. Çalışma sonucunda bağımlı değişken olan ihracat performansı üzerine brüt sabit sermaye yatırımlarının, taşımacılık modları toplam araç sayısının ve lojistik merkez sayısının pozitif etkisi olduğu sonucuna ulaşılmıştır. Uzun dönem etkileri tespit edilmiş olup ayrıca VAR altında nedensellik testi analiz sonuçları çalışmanın dördüncü bölümünde ayrıntılı olarak incelenmiş ve yorumlanmıştır. Anahtar Sözcükler: Lojistik Sektörü, İhracat, ARDL Sınır Testi, VAR Modeli.
Lojistik sektöründe girişimcilik; örnek bir firma incelemesi
Küreselleşmenin nihai bir sonucu olarak dünya üzerinde ticari faaliyetlerin artması sebebiyle lojistik sektörü hızlı bir ivme ile büyümeye devam etmektedir. Teknolojinin gelişmesi sonucunda imkanların da artmasıyla birlikte belirtilen büyüme eğiliminin daha fazla arttığı görülmektedir. Lojistik sektöründe girişimcilik konusunda araştırmanın yapıldığı bu çalışmada, lojistik sektöründe girişimcilik konusunda ne tür faaliyetler yapıldığının ortaya konulması ve sektörün girişimcilere ne şekilde fırsatlar sunduğunun anlaşılması amaçlanmıştır. Öncelikle lojistik sektörü, lojistik faaliyetler ve girişimcilik konularında literatür taraması yapılmıştır. Araştırma bölümünde ise TNT Ekspres Grup Satış Müdürü ile yüz yüze görüşme yapılmış ve bunun yanında İzmir Ticaret Odasının hazırlamış olduğu anketin firmada uygulaması yapılmıştır. Araştırma sonucunda görüldüğü üzere lojistik sektörü gelişiyor olsa da, Türkiye'nin lojistik konusunda gelişiminin, gelişmiş dünyan ülkelerinin biraz gerisinde seyrettiği anlaşılmaktadır. Genel anlamda sektörün geri kalmasının en önemli nedenlerinin yasal mevzuatların yetersizliği ve düzensizliği, girişimcilik faaliyetlerinin yetersiz olması, yatırım maliyetlerinin yüksek olması, küresel ölçekli uygulanabilir ortak sistemlerin olmaması, nitelikli çalışan eksikliği, altyapı yetersizlikleri ve müşterilerin lojistik faaliyetler hakkında yeterli bilgilerinin olmaması olduğu anlaşılmaktadır. Belirtilen konular hakkında gerekli hususlar girişimciler, devlet tarafı ve şuan itibariyle sektörde faaliyet gösteren firmaların ortak çalışmalarıyla çağdaş seviyelere getirilmelidir. Aksi takdirde gerek jeopolitik konumu gerekse de sahip olduğu insan gücü imkanlarını değerlendiremeyen işletmeler ve dolayısıyla da Türkiye, lojistik sektöründeki gelişmeleri geriden izlemeye devam edecektir Anahtar Sözcükler:Lojistik, Girişimcilik, Lojistik Faaliyetler, Lojistik Sektörü
Lojistik hizmeti veren firmalarda teknoloji kullanımı ve bir uygulama
Türkiye hem jeopolitik hem de coğrafi konumu bakımından ticaret anlamında dünyanın üssü olabilecek bir konuma sahiptir. Türkiye, lojistik sektörü açısından baktığımızda hem jeopolitik konum hem gelişmekte olan bir ekonomi oluşu, genç nüfus ve hem kamu hem özel sektör alanında yapılan yatırımlar ile lojistik sektörü için önemli bir pazar özelliğini taşımaktadır. İlgili tez çalışmasının kavramsal bölümlerinde lojistik tanımı ve kavramları, Türkiye'de lojistiğin tarihsel süreç içerinde göstermiş olduğu gelişmeler üzerinde durulmuştur. Yine kavramsal olarak araştırma konusunun da temelini oluşturan lojistik sektöründe teknoloji fonksiyonlarının kullanımına ilişkin olarak bilgiler bulunmaktadır. İlgili tez çalışmasının uygulama ölçeği toplamda 2 bölüm ve 34 sorudan oluşmaktadır. İlgili ölçek (Ek-1) daha önce 2015 yılında Nairobi'de "Bilgi Teknolojileri Kullanımının Lojistik Firmalarının Performanslarına Etkisi" ismiyle uygulanan ölçekten uyarlanmıştır. Araştırma ölçeğinin Kişisel Bilgiler isimli ilk bölümünde demografik bilgilere ilişkin sorular yer alırken, Teknolojinin Lojistik Performans Üzerine Etkisi isimli ikinci bölümde teknolojinin lojistik performans üzerindeki etkisine ilişkin olarak sorular yer almaktadır. İlgili araştırma ölçeği Türkiye genelindeki lojistik sektöründe faaliyet gösteren firmalara yüzyüze görüşme ve elektronik posta yolu ile uygulanmıştır. Beyaz yaka, mavi yaka ve şirket ortakları olmak üzere toplam 350 kişiye ilgili ölçek ulaştırılmış bilgilerin eksiksiz olduğu ve değerlendirilmeye alınabilecek olan 145 cevaplanmış ölçek değerlendirilmeye tabii tutulmuştur. İlgili tez çalışması ile sektörde faaliyet gösteren firmaların teknoloji kullanımına ilişkin olarak ilgi ve eğilimleri ortaya konulmaya çalışılmış, bu eğilimlerin firmaların mülkiyet yapıları ya da çalışanların ünvanlarına ilişkin olarak nasıl değişiklik gösterdiği ve bununla birlikte sektörde faaliyet gösteren firmaların hangi alanlarda teknoloji kullanımına yönelmesi durumunda iş akışlarının kolaylaşacağına ilişkin olarak bilgilere yer verilmektedir. İlgili araştırma kapsamında işletmenin mülkiyet yapısının manuel sistemlerin daha verimli olduğu düşüncesine etkisi, işletmenin mülkiyet yapısının yönetimin teknoloji kullanımına destek vermesi üzerine etkisi, şirketteki unvanların teknoloji kullanımının müşteri hizmetleri çalışan maliyetlerini azalttığına dair düşünceye etkisi ve şirketteki unvanların teknoloji entegrasyonunun faturalama işlemlerini kolaylaştırdığına dair düşünceye etkisi araştırılmıştır. İlgili araştırma kapsamında cevapları aranılan sorulara ilişkin olarak SPSS 20 paket programı dahilinde Frekans Analizi, Sıklık Analizi, Homojenlik Testi, Varyans Analizi, Anova Testi ve Post-Hoc analizi (Tukey testi) uygulanarak anlamlı sonuçlara ulaşılmaya çalışılmıştır.
Lojistik firmalarında hizmet kalitesinin müşteri memnuniyetine olan etkisi: Kargo şirketlerinde bir uygulama
Lojistik sektörü tüm dünyada olduğu gibi ülkemizde de sürekli büyüme ve geliĢme içerisindedir. Kargo taşımacılığı ise lojistik faaliyetlerden biridir ve taşımacılık sektörüne yönelik hizmetler grubunda yer alır. Diğer taraftan kargo şirketlerinin varlığını sürdürebilmesi için hizmetinin kalite standartlarına uygun olması ve müşteri memnuniyetini sağlamaya yönelik faaliyetlerde bulunması gerekmektedir. Kargo-hizmet-müşteri kavramları birbirini tamamlayan temel unsurlardır. Bu araştırmanın amacı, kargo firmalarındaki hizmet kalitesinin müşteri memnuniyetine olan etkisini ölçmektir. Araştırmada nicel analiz yöntemlerinden tarama modeli kullanılmıştır. Araştırmanın ana kütlesi, İstanbul il merkezinde ikamet eden 18 yaş ve üzeri olup, kargo firmalarından hizmet alan tüketicilerdir. Ana kütlenin tamamına ulaşmak mümkün olmadığından zaman ve maliyet kısıtı olmasından dolayı „‟rassal olmayan kolayda örnekleme‟‟ yöntemi 230 katılımcı seçilmiştir. Araştırmada ‟SERVQUAL (Hizmet Kalitesi) Ölçeği ve "Müşteri Memnuniyeti" ölçekleri kullanılmıştır. Araştırma sonucunda kargo sektöründe hizmet kalitesinin alt boyutları güvenilirlik, fiziksel unsurlar ve empati olarak tespit edilmiştir. Araştırmada kargo firmalarının güvenilirliği ve empati boyutları ile müşteri memnuniyeti arasında anlamlı bir ilişki tespit edilmiştir. Kargo şirketlerinin müşteri memnuniyeti sağlayabilmeleri için malları tam zamanında, hatasız ve kusursuz olarak teslim etmeleri ve müşterilerin beklenti ve ihtiyaçlarının anlaşılmasına yönelik çalışma yapmaları önerilmiştir. Anahtar Kelimeler: Kargo, Lojistik, Hizmet Kalitesi, Müşteri Memnuniyeti
Satınalma operasyonlarının lojistik yönetimi bağlamında incelenmesi ve lojistik bölümleri yöneticilerinin derinlemesine mülakat yöntemi ile görüşlerinin araştırılması
Satınalma, işletmeler açısından önemli fonksiyon ve uygulamalardan biridir. Özellikle de işletmelerin ekonomik yapılarını dengelemek adına satınalma da önemli bir faktör olmaktadır. Bu nedenle de işletmeler, satınalma departmanına önemli sorumluluklar vermişlerdir. Aynı zamanda işletme yönetimleri, bu departmanın faaliyetleri ile birlikte, sürece dair tavsiye ve yaklaşımlarını da önemsemektedirler. Birçok işletme için satınalma, bu hâli ile bir zorunluluk arz eden konudur. Fakat konu lojistik sektörü bağlamında değerlendirildiğinde, satınalma ile lojistik faaliyetleri arasında önemli bir iletişimin varlığı görülmektedir. Lojistik sektörü, yıllar içerisinde çok önemli bir gelişim içerisinde olmuştur. Bu nedenle de satınalma hem lojistik sektörü işletmeleri hem de işletmelerin lojistik operasyonları ödemeleri açısından önemli bir unsurdur. Her ne kadar satınalma, hâkim olan faaliyet gibi gözükse de aslında lojistik ile aralarında doğrudan bir ilişki bulunmaktadır. Bu çalışmada ulusal ve uluslararası anlamda lojistik faaliyetlerinin satın alma ile olan etkileşimine odaklanılmaktadır. Çalışmanın birinci bölümünde işletmeler için satın alma fonksiyonu; ikinci bölümünde lojistik süreci; üçüncü bölümünde Türkiye'de ve uluslararası alanda lojistik ve son bölümde, sektörde etkin olan dört işletmenin konuya dair yetkili kişileri ile gerçekleştirilen bir mülakat ve değerlendirmeleri bulunmaktadır.
Küresel lojistik performans indeksi: İstanbul'da faaliyet gösteren lojistik firmalarının sektörel performanslarının incelenmesi
Lojistik alanı gelişen dünya ile birlikte Türkiye'de en hızlı büyüyen birimlerdendir. Ülkemiz jeopolitik konumu itibari ile 2 kıtanın birleştiği ve Orta Doğu pazarının ortasında olduğu için lojistik sektörü için kritik bir pozisyonda bulunmaktadır ve bu gelişen dünya ile birlikte günden güne daha da önemi artmaktadır.Yapılan bu çalışma üç aşamadan meydana gelmiştir. Birinci aşamada lojistik ile ilgili kavram tanımlamaya çalışılmış ve geçmişten günümüze kadar uzanan gelişim süreçleri incelenmiş. İkinci aşamada ülkemizde ve diğer ülkelerde lojistik alanının pazar üzerindeki payı ve gelişim aşamaları incelenmiştir,belirli standartlara göre oluşturulan Lojistik Performans İndeksi kavramı açıklamaya çalışılmış ve sahip olunan rezervlerin tanımlamaları yapılmıştır. Üçüncü ve son aşamada İstanbul'da bu sektörde faaliyette bulunan 65 firma ile bir analiz için anket çalışması yapılmıştır. Bu analiz içerisinde lojistik ile ilgili sahip oldukları imkanları (araç miktarları, istifleme kapasiteleri ve sahip oldukları stokları kontrol etme sistemleri), ürün sipariş etme aşamaları, lojistik ile ilgili süreçlerin tamamı, sahip oldukları fiziksel ve bilişim altyapıları ve gümrük süreçlerinin lojistik performans kriteri olup olmadıkları ve buna etkileri incelenmiştir. Analiz sonunda ise İstanbul'da bulunan firmaların performans notunun belirli standartlara göre oluşturulan performans notuna göre kıyaslaması yapılmıştır.
İşyerindeki mutluluğun çalışan yaratıcılığına etkisi: Türkiye'deki lojistik sektörü üzerine bir araştırma
Yaratıcılık, sorunlara; bozukluklara, bilgi eksikliğine, kayıp ögelere, uyumsuzluğa karsı duyarlı olma; güçlüğü tanıma, çözüm arama, tahminlerde bulunma ya da eksikliklere karsı çözümler geliştirme, bu çözümleri değiştirme ya da yeniden sınama, daha sonra da sonucu başkalarına iletmektir. Yaratıcılığın temelinde, akıcı, özgün ve esnek düşünebilme, dolayısıyla sorun çözebilme becerisi yatmaktadır. Akıcı düşünebilmek, kısa sürede, ardı ardına birçok düşünce ve görüş öne sürebilmektir. Küresel rekabet döneminde özellikle çalışma hayatında bireylerin yaratıcı olmaları beklenmektedir. Bunun nedenle bireyden başlayarak tüm örgüte yayılan bir yaratıcı iklim oluşturulması elzem hale gelmiştir. Yaratıcı çalışma ortamı öncelikle bireysel doyum ve mutluluk ile yakından ilişkili görülmektedir. İşyerinde mutlu olan ve tatmin yaşayan çalışanların işyerinin amaç ve hedeflerine uygun yaratıcı ürün ve iş modelleri geliştirdikleri ve böylelikle birey olarak kendilerini gerçekleştirirken örgütlerini de ileriye taşıdıkları birçok çalışmada vurgulanmıştır.
Algılanan liderlik tarzının üretkenlik karşıtı iş davranışlarının ortaya çıkmasındaki etkisinde örgüt kültürünün rolü: Lojistik endüstrisinde bir araştırma
Geçmişin maliyet odaklı ve seri üretim anlayışından; küresel rekabet ve değişen müşteri beklentileri ile beraber farklılaşmış, bireye hitap eden, özgün, yüksek katma değere sahip ve yenilikçi ürünleri/hizmetleri sunabilme becerisinin ön plana çıktığı bir döneme gelmiş bulunuyoruz. Üstelik her ürünün aynı zamanda çevresel duyarlılığa ve toplumsal değerlere saygılı olması da kesin olarak beklenmektedir. Söz konusu beklentilerin karşılanabilmesi şüphesiz çalışanlar ve onların davranışları ile doğrudan ilişkilidir. Buradan hareketle, işletmeler için söz konusu zorlu şartlarla baş edebilmelerini engelleyebilecek önemli bir unsur olan üretkenlik karşıtı iş davranışları araştırma problemi olarak belirlenmiştir. Ayrıca bu çalışmada, liderlik tarzı (enstrümantal liderlik, katılımcı liderlik ve destekleyici liderlik) ile üretkenlik karşıtı iş davranışları (bireye yönelik, mülkiyete yönelik ve işe yönelik) arasındaki ilişki ve örgüt kültürünün (içsel koruma kültürü ve dışa yönelim kültürü) bu ilişkide üstlendiği rol ile beraber üretkenlik karşıtı iş davranışlarının bu değişkenler vasıtasıyla azaltılabilmesinin mümkün olup olmadığı da araştırılmıştır. Çalışma alanı olarak Türk Lojistik Endüstrisi belirlenmiş ve bu alanda faaliyet gösteren 26 adet lojistik işletmede çalışan toplam 325 katılımcıdan elde edilen verilerden kantitatif yöntemlerle bulgular elde edilmiştir. Araştırma bulgularına göre, bazı liderlik tarzlarının üretkenlik karşıtı iş davranışlarını azaltmakta etkin oldukları bazı örgüt kültürü türlerinin ise bu tür davranışları azaltmada düzenleyici rol üstlendikleri gözlemlenmiştir. Elde edilen bulgulara göre üretkenlik karşıtı iş davranışlarının ortaya çıkmasında veya azaltılmasında liderlik tarzlarının etkisinin ve örgüt kültürünün bu ilişkide rolünün olduğu sonucuna ulaşılmıştır. Örgütlerin, üretkenlik karşıtı iş davranışlarını azaltmak maksadı ile yapacakları çalışmalarda liderlik tarzları ile örgüt kültürlerine de odaklanmaları ve söz konusu bu parametreler vasıtasıyla amaçlarına daha kolay ulaşabilecekleri önerilmektedir. Anahtar Kelimeler: Liderlik, üretkenlik karşıtı iş davranışları, örgüt kültürü.
Lojistik sektöründe talep tahmini uygulaması
Müşteriye teslimat sırasındaki fırsatların önemi ve ürünlerin hareketi, şirketleri lojistiğe, özellikle de malın taşınmasına önemli bir yer verme yönünde itici güç olmuştur. Bu durum şirketler arası rekabet koşulları içerisinde lojistiği önemli bir unsur haline getirmiştir. Bu yüzden lojistik hizmetlerin doğru bir şekilde yönetilmesi gerekmektedir. Lojistik, malzeme (ürün), hizmet, bilgi ve para akış sürecini iyileştirmek için fırsatları planlamak, işletmek, kontrol etmek ve tespit etmektir. Bu çalışmada, lojistik yönetiminden, lojistik sektöründeki güncel konular ve talep tahmin yöntemlerinden çalışılmıştır. Daha sonra lojistik servis sağlayıcısı olan bir firma üzerinde uygulama yapılmış ve gelecek dönem iş stratejisini belirleyebilmek adına araştırma yapılmıştır. Gelecek dönem iş stratejisini geliştirme doğrultusunda incelenen müşterilerin içerisinde yer aldıkları sektörel etmenler ve müşteri beklentileri incelenmiştir. Lojistik hizmet kullanan müşterilerin beklentileri anket yapılarak Çok Kriterli Karar Verme Metodu'ndan biri olan Analitik Hiyerarşi Prosesi ile birlikte analiz edilmiştir. Anahtar Kelimeler: Lojistik, Talep Tahmini, Çok Kriterli Karar Verme
Türkiye'de lojistik sektörünün gelişimi ve örnek uygulamaların incelenmesi
Gün geçtikçe daha çok duyulmaya başlanan küreselleşme (globalleşme) tabiri, ulusal sınırların önemini azaltmak ve uluslararası bağları artırmak suretiyle dünyayı oldukça küçük bir hale, adeta global bir köye çevirmiştir.Küresel rekabet; şirketlerin ürünlerini ve hizmetlerini daha hızlı, kaliteli üretmeye ve dağıtımını gerçekleştirmeye, maliyetleri düşürmeye itmektedir. Günümüz piyasa şartlarında üretim maliyetleri birbirine oldukça yakın değerlerde seyretmektedir. Böylesi bir ortamda pazar payını ve karlılığını kaybetmeden hizmetini gerçekleştirmek ve varlığını sürdürebilmek için iyi bir yönetim sistemi gerekmektedir. Bu da lojistiktir.Lojistik faaliyetler, işletmelerde müşteriye hizmetin temelini oluşturur. Bu faaliyetlerin müşteri istekleri doğrultusunda en iyi biçimde karşılanması ise hem işletmeye hem de müşteriye büyük fayda sağlar. Değişen rekabet koşullarının sonucu olarak ortaya çıkan lojistik faaliyetler belki ürünün şeklini değiştirmemekte, ancak sağladığı arz uygunlukları ile ürünün ekonomik değerini arttırmaktadır.Ülkemiz açısından lojistik sektörüne baktığımızda, coğrafi konumu itibariyle Türkiye'nin Batı ile Doğu arasında bir köprü niteliğinde olması, bölgenin ekonomik gelişimi açısından taşımacılık sektörünü son derece kritik bir sektör haline getirmektedir. Türkiye; coğrafi durumuyla, genç ve dinamik nüfusuyla ve bu sektördeki gelişmelerle, lojistik konusunda önemli bir merkez olma potansiyeline sahiptir. Doğu ve batı arasında bir köprü oluşturan Türkiye, uluslararası lojistik firmalar için çekici bir pazardır. Dünya çapındaki firmalarla yarışabilmek için, sistematik ve iyi organize edilmiş politikalar geliştirilip takip edilmelidir.Bu çalışmada, lojistik kavramını oluşturan faaliyetler ve lojistik sektörünün Türkiye'deki mevcut durumu ele alınmış ve bu sektörün gelişebilmesi için gerekli stratejiler ve öneriler belirtilmiştir.
Avrupa birliği uyum sürecinde karşılaştırmalı olarak Türkiye lojistik sektörünün incelenmesi
Türkiye, uzun yıllardır Avrupa Birliği'ne girebilmek için çaba sarf etmektedir. Bu çabanın sonucunda da geçtiğimiz yıllarda aday adaylığından adaylık unvanına en sonunda sahip olduk. Ancak, bu sürecin aday adaylığı sürecinden çok daha zor olacağı aşikârdır.Türkiye ? Avrupa Birliği ilişkilerinin başladığı günden günümüze kadar olan ki süreçte Avrupa Birliği yayınlamış olduğu çeşitli raporlar ve çalışmalarla Türkiye'nin gerçekleştirmesi gereken ve atması gereken adımları düzenli olarak Türkiye'ye bildirmiştir.Türkiye-Avrupa Birliği (AB) ilişkileri çerçevesinde, AB'nin kurucu antlaşmalarından bugüne taşımacılıkla ilgili önemli yasal düzenlemeleri, darboğazları ve gelişmeleri irdeleyerek, AB'nin ?ortak ulaştırma politikası? oluşturulmasına yönelik girişimleri bu çalışmada ele alınmıştır. Türkiye konumu itibariyle, geçmiş dönemlerdeki İpek Yolu ve Baharat Yolu gibi taşıma güzergâhları üzerinde bulunmuş, bu ticaret yolları Anadolu'dan yani Türkiye'den geçmiş ve stratejik limanları, önemli ticaret ve taşımacılık hareketlerine merkez oluşturmuştur.Türkiye, ulaştırma ve taşımacılık konusunun merkezindedir. Karadeniz'i, Ege Denizi ve Akdeniz'e bağlayan Türk Boğazları, Avrupa ile Asya kıtalarını birbirine bağlayan karayolu güzergâhları, Asya'dan Avrupa'ya uzanan enerji koridorları Türkiye'nin öneminin ve konumunun Avrupa ve bölge ülkeleri için yadsınamayacak derecede önemli olduğunu göstermektedir. Türkiye'nin bu özellikleri sebebiyle Avrupa Birliği bize kapılarını hiçbir zaman kapatamayacaktır ancak kendi düşüncelerine göre de Türkiye'nin atması gereken adımları da her zaman vurgulamaktadır. Bu çalışmada, Avrupa Birliği'nin genel olarak bizden istedikleri ve bizim bu süreçte neler yaptığımız ve yapamadıklarımız ele alınmıştır.Anahtar kelimeler: Lojistik, Ulaştırma Politikaları, Avrupa Birliği, İlerleme Raporları
Türk lojistik sektöründe Freight forwarder firmalarının denizyolu taşımacılığında işlevi ve uygulama örneği
Lojistik anlayışı malzemenin istenen zaman da, istenen yere, uygun fiyatlar ile en güvenli şekilde teslim edilmesinden geçmektedir. Tam da bu nokta da işletmeler, rekabet avantajı sağlayabilmek, ana faaliyet alanına odaklanmak ve maliyetlerini düşürmek gibi nedenlerden dolayı taşımacılık işlemlerini planlayıp organize edecek, malzemelerin güvenli bir şekilde taşınmasını sağlayacak profesyonel lojistik hizmet sağlayıcılarına ihtiyaç duymaktadırlar. Bu firmalar günümüzde Freight Forwarder (Taşıma İşleri Komisyoncusu) firmaları olarak karşımıza çıkmaktadır. Freight Forwarder firmaları kendi bünyelerine dahil öz malı bulunmamakla beraber gemi, tır ,depo,sigorta, konteyner vb. gibi ekipmanları veya hizmetleri dışarıdan outsourcing ederek müşteriler,nakliyeciler, gümrük müşavirlikleri,tedarikçiler,üreticiler ve acentalar arasında bilgi paylaşımı yaparlar. Bütün bu işlemler için üzerine kendi kâr'ını ekleyerek müşterilerine hizmet sunan kurumlardır. Eklenilen kârdan dolayı navlun komisyoncusu da denilmektedir. Arada köprü görevi görmekle beraber her birhalka arasındaki iletişimi sağlarlar. Her alanda uzmanlaşmış firmalar ile iş birliği içerisindedir. Bu çalışma dört bölümden oluşmaktadır. İlk bölüm de Türkiye'deki lojistik sektörü, önemi, lojistik hizmetlerinin güçlü ve zayıf yönleri ele alınmaktadır. İkinci bölümde Türkiye'deki denizyolu taşımacılığı, avantaj ve dezavantajları, temel birleşenleri, taşıma üniteleri ile konteyner ve türleri.Üçüncü bölümde denizyolu taşımacılığında freight forwarder firmalarının yeri. Dördüncü bölümde ise denizyolu taşımalarında freight forwarder firmalarının işlevi üzerine uygulama örnekleri başlıkları ele alınmıştır
Uluslararası ticarette ödeme ve teslim şekilleri: Karınca Lojistik örneği
Globalleşen Dünya'da uluslararası ticaret kavramı, ülkeler açısından ekonomik anlamda çok önemli bir yer tutmaktadır. Uluslararası ticaret yani diğer bir deyişle dış ticaret; birden fazla ülkenin birbirleri arasında mal alım-satımını ifade eder. Ülkeler arasında bu alım-satımın daha kolay ve güvenli yapılabilmesi için bazı önlemlerin alınması şarttır. Bu önlemlerin en başında gelen husus uluslararası ticarette her iki taraf için de en hassas konulardan birisi olan ödeme ve teslim şeklinin belirlenmesi konusudur. Taraflar birbirileri için en güvenilir ve uygun teslim ve ödeme şeklini kullanmalıdır. Böylelikle uluslararası ticaret bir güven ortamında daha sağlıklı yapılabilecektir. Uluslararası ticarette ithalatçı ve ihracatçıların hak ve yükümlülüklerini korumak, taraflar arasındaki anlaşmazlıkları, uyuşmazlıkları ve hukuksal ihtilafları ortadan kaldırmak ve böylece gereksiz para ve zaman kaybını önlemek amacıyla alım-satım işlemlerine bazı kurallar getiren INCOTERMS uygulaması, 1936 yılında merkezi Paris'te bulunan Uluslararası Ticaret Odası (ICC) tarafından yürürlüğe konulmuştur. INCOTERMS, uluslararası ticarette iki taraf arasındaki teslim koşullarının nasıl olması gerektiğiyle ilgili olup, 13 adet teslim şeklinden oluşmaktadır. Bu teslim şekillerinden 6 tanesi deniz yolu taşımacılığında kullanılmakta olup, FAS, FOB, CFR, CIF, DES ve DEQ'dir. 7 tanesi ise çoklu taşımacılıkta kullanılmakta olup, EXW, FCA, CPT, CIP, DAF, DDU ve DDP'dir. Yukarıda verilen bilgiler ışığında, bu çalışmada uluslararası ticarette ödeme ve teslim şekillerinin neler oldukları, incoterms uygulaması ve bunların sahip oldukları avantaj ve dezavantajların neler olduğu anlatılmaya çalışılmıştır. Anahtar Kelimeler: Dış Ticaret, Dış Ticaret Ödeme Şekli, Dış Ticaret Teslim Şekli, İncoterms Uygulaması, Karınca Lojistik
İş görüşmelerinin aday bakış açısıyla değerlendirilmesi ve lojistik işletmeleri üzerine bir uygulama
Nitelikli iş gören ihtiyacı her geçen gün artmaktadır. Eğitimde yaratılan fırsatlar da bu artışı desteklemektedir. Lojistik sektörü genç ve dinamik bir yapıya sahip olduğu için sürekli kendini geliştiren bireylere ihtiyaç duymaktadır. Fakat bu dinamikliğe yetişebilmek için iş gören adaylarının karşısına tecrübe faktörü çıkmaktadır ve bu sebeple, iş görüşmelerinde bu faktör bir adım ön plana çıkmaktadır. Bunun yanı sıra, bu işi temelinden, okulundan eğitimini almış iş gören ihtiyacı da bazı işletmeler açısından daha önemli hale gelmiştir. O yüzden bu çalışma, iş görüşme sürecinde adayların yaşadıkları deneyimler olumlu ve olumsuz bir şekilde değerlendirilerek, adayların iş görüşmelerine olan bakış açıları incelenmiştir. Yapılan faktör analizleri sonucunda, adaylarından kendilerinden duydukları memnuniyet boyutunda "görüşme sürecine hazırlık" ve "görüşme sürecinde kendinden duyduğu memnuniyet" faktörleri ve adayların görüşmecilerden memnuniyet boyutunda "adaya gösterilen ilgi", "bilgilendirme", "korkutma" faktörleri ortaya çıkmıştır. Yapılan güvenirlik analizleri sonucu görüşme öncesi sorulan sorularda bir maddenin güvenirliği bozduğu görülmüş ve çalışmadan çıkarılmıştır. Görüşme esnası ve sonrası olarak ele alınan ikinci kısımda güvenirlik analizi tam bulunmuştur. Anlamlı, geçerli ve güvenirliğe sahip olduğu anlaşılmıştır. Anahtar Kelimeler: İş görüşmesi, İşgören seçimi, Görüşmeci davranışı, Aday görüşleri
Büyüme stratejilerinin örgüt performansına etkisinde lojistik stratejilerin düzenleyici ve örgüt yapılarının aracı rolünün havacılık sektörü bağlamında araştırılması
Küresel rekabetin sürekli arttığı günümüz iş dünyasında, örgütlerin sürdürülebilir bir yaşamın ve paralelinde rekabet avantajının izini sürerek yerinde stratejiler üretip, bunları zamanında uygulayarak hayata geçirmeleri gerekmektedir. İstenilen stratejiyi uygulamamak, işletmelerde fırsatların kaybedilmesine yol açarak önceliklerin korunmasını ve kurumsal hedeflere ulaşmayı zorlaştırmaktadır. İşletmeler örgütsel performans seviyelerine ulaşabilmek için çeşitli büyüme stratejileri uygular. Dinamik stratejik yönetim süreçlerinde, karar verilmiş bir büyüme stratejisinin başarıyla uygulanabilmesi için stratejiyi yön, hız ve değer katmada olumlu etkileyebilecek organizasyonel yapı ve lojistik stratejilerin bütüncül bir yaklaşımla performansa odaklı yapılandırılması gerekir. Literatür incelendiğinde örgütlerde stratejik planlamanın yaygın olarak çalışıldığı, ancak strateji uygulamaları konusunda ve havacılık sektörü bağlamında yapılan araştırmaların sınırlı kaldığı görülmektedir. Bu çalışmada, büyüme stratejilerinin örgüt performansına etkisinde lojistik stratejilerin moderatör, örgüt yapısının da aracılık etkisi olup olmadığı, havacılık sektörü bağlamında araştırılmıştır. Araştırmanın verilerinden faydalanarak elde edilen bulgular ışığında, literatürün genişlemesi ve iyileşmesi yönünde katkıda bulunulması çalışmanın temel amacını oluşturmaktadır. Bu amaçla, strateji uygulamaları kapsamında, bir araştırma modeli ile birlikte test için hipotezler geliştirilerek, örgütlerde strateji, yapı ve performans etkileri incelenmiştir. Araştırmanın evreni, Türkiye'de havacılık sektöründe faaliyet gösteren işletmeler, analiz birimi ise örgüt düzeyi olup tam sayım yapılmıştır. Bu kesitsel alan çalışmasında veriler anket tekniği ile yönetici düzeyinde katılım sağlanarak, çevrimiçi toplanmış ve 133 işletme ile çalışma gerçekleşmiştir. Araştırma verileri, "SmartPLS Kısmi En Küçük Kareler Yapısal Eşitlik Modeli" istatistik metoduyla test edilerek yol analizi yapılmıştır. Araştırmada, teorik ve kavramsal çerçeve kurulduktan sonra sahada veriler toplanarak analiz edilmiş, elde edilen bulgulardan çıkarım yapılarak yorumlanmıştır. Buna göre, çalışmamıza katılan havacılık işletmelerinin büyüme stratejilerini uygulamaları sürecinde, örgüt yapılarının biçimselleşme ve hiyerarşik merkezileşme düzeylerinin, örgüt performansı üzerinde kısmi aracılık etkisinin olduğu, lojistik stratejilerin ise düzenleyici rolü olmadığı tespit edilmiştir. Elde edilen bulgularla, havacılık sektörü stratejik üst yöneticilerinin, stratejilerini desteklemek üzere, biçimsel ve hiyerarşik bir örgüt yapısı oluşturmanın sunacağı fırsattan faydalanarak organizasyonlarına değer katabilecekleri ve böylece istenilen örgütsel performans düzeylerine ulaşabilecekleri çıkarımı yapılabilir.