Mediation

96 theses under this subject heading

Master'sOpen AccessTR

Arabuluculuğun zamanlaması: Suriye iç savaşı'nda karşılıklı zarar veren çıkmaz ve ötesi

Bu çalışmanın amacı, Suriye İç Savaşı'nı, Olgunluk ve Karşılıklı Acı Veren Çıkmaz teorileri bağlamında ele almaktır. Söz konusu teoriler, literatürde uzun süren iç savaşları açıklamak için kullanılmaktadır. Bu tez, teorik nosyonları Suriye İç Savaşı ile test ederek bir vaka çalışması sunmaktadır. Çalışma ana hatlarıyla 4 bölümden oluşmaktadır. Birinci bölümde, Olgunluk ve Karşılıklı Acı Veren Çıkmaz kavramlarının teorik çerçevesi çizilmiştir. İkinci bölümde, Suriye İç Savaşı tarihsel bağlamda incelenmiş ve güncel durum aktarılmıştır. Üçüncü bölümde, barış adına yapılan girişimler ve görüşmeler incelenmiştir. Dördüncü bölümde ise savaş, teoriler bağlamında ele alınmış ve çözüm önerileri sunulmuştur. Sonuç olarak çatışmanın, tarafları karşılıklı olarak acı veren bir çıkmaza sürükleyerek olgun bir ana ulaştığı görülmektedir. Çalışma, bu sonucu teorik nosyonlar ile ispatlamıştır. Literatürde Suriye İç Savaşı barış çalışmaları kapsamında ele alınsa da, söz konusu teoriler ile alakalı bir vaka çalışması bulunmamaktadır. Çalışma, literatürdeki bu açığı azaltmayı ummaktadır.

ArabuluculukBarışKarşılıklı acı veren çıkmaz+3
Oğuzhan Aksoy
Hitit University · Institute of Graduate Studies
2023
00
Master'sOpen AccessTR

Dijital ebeveynliğin demografik özellikler, beş faktör kişilik kuramı ve bilişsel esneklik açısından incelenmesi

Dijital ebeveynlik, dijital teknolojilerin büyük bir hızla geliştiği 21. yüzyılda ortaya çıkan bir kavramdır. Dijital çağda dijital ebeveynlerden çocuklarının dijital fırsatlardan en üst düzeyde faydalanmasını sağlaması ve çocuklarını dijital risklerden en üst düzeyde koruması beklenmektedir. Bu çalışmanın temel amacı, ebeveynlerin dijital ebeveynlik tutumu, beş faktör kişilik özellikleri ve bilişsel esneklik düzeyleri arasındaki ilişkileri belirlemektir. Buna ilave olarak çalışmada, ebeveynlerin ve lisede öğrenim gören çocuklarının ekran kullanım sürelerinin ve amaçlarının belirlenmesi; ebeveynlerin dijital ebeveynlik tutumlarının ebeveynlerin ve çocukların çeşitli özelliklerine göre değişip değişmediğinin incelenmesi amaçlanmıştır. Araştırmanın çalışma grubunu Gaziantep ilinde lisede öğrenim gören çocuğa sahip 275'i anne ve 108'i baba olmak üzere 383 ebeveyn oluşturmuştur. Araştırmanın verileri Kişisel Bilgi Formu, Dijital Ebeveynlik Tutum Ölçeği, Beş Faktör Kişilik Özellikleri Ölçeği ve Bilişsel Esneklik Envanteri ile toplanmıştır. Çalışmanın sonuçlarına göre dijital medyanın etkin kullanımını onaylama ile bilişsel esneklik ve sorumluluk kişilik özelliği arasında pozitif yönde ilişki olduğu tespit edilmiştir. Dijital medya risklerinden koruma ile nevrotiklik kişilik özelliği arasında pozitif yönde; sorumluluk kişilik özelliği arasında negatif yönde ilişki olduğu belirlenmiştir. Bilişsel esneklik ile dışadönüklük, yumuşak başlılık, sorumluluk ve deneyime açıklık kişilik özellikleri arasında pozitif yönde; nevrotiklik kişilik özelliği arasında negatif yönde ilişki olduğu tespit edilmiştir. Bununla birlikte ergenlerin ekranı genellikle eğlence amaçlı kullandıkları; ebeveynlerin ise genellikle iletişim amaçlı ekran kullandıkları belirlenmiştir. Ayrıca ergenlerin ekran kullanım süreleri arttıkça ebeveynlerin dijital medyayı daha riskli algıladıkları saptanmıştır. Araştırmanın bulguları ilgili literatür çerçevesinde tartışılmış; araştırmacılara ve uygulayıcılara çeşitli önerilerde bulunulmuştur.

ArabuluculukBeş faktör kişilik modeliBilişsel esneklik+5
Mustafa Arif Doğan
Gaziantep University · Institute of Educational Sciences
2022
00
Master'sOpen AccessTR

Sigorta hukukunda alternatif uyuşmazlık çözüm yolları

Son yüzyılda ekonomide ve teknolojide yaşanan hızlı gelişmeler, insanlar arasında iletişim ve etkileşimin artmasına, sosyal ilişkilerin gelişmesine sebep olmuştur. İnsanların kolaylıkla iletişim kurarak etkileşim halinde olması, uyuşmazlıkların ve çatışmaların artmasını da beraberinde getirmiştir. Yaşanan uyuşmazlıkların çözümünün tamamının mahkemeler önünde çözülmeye çalışılması ise mevcut sistemde yetersizliklerin ortaya çıkmasına ve yargılamaların çok uzun sürmesine sebep olmuştur. Bu nedenle devlet yargılamasının yerine geçmeyen ancak yargılamadaki yükün hafiflemesini sağlayan alternatif uyuşmazlık çözüm yollarına ihtiyaç duyulmuştur. Özellikle daha az masraflı ve daha kısa sürede sonuç alınması sebebiyle ülkemizde alternatif uyuşmazlık çözüm yollarına duyulan ilgi her geçen gün artmaktadır. Alternatif uyuşmazlık çözüm yollarıyla birlikte Sigorta hukuku alanında yaşanan uyuşmazlıkların kısa sürede sonuca bağlanması bu noktada sigortacılık sektörüne duyulan güven için önem arz etmektedir. Atfedilen bu önem neticesinde, çalışmanın amacı sigorta hukukunda alternatif uyuşmazlık çözüm yollarının tek bir çalışma başlığı altında toplanarak bütüncül bir şekilde tanınması, yaygınlaşması ve uygulamada karşılaşılacak hususlar hakkında güncel bilgi sahibi olunmasıdır. Alternatif uyuşmazlık çözüm yollarının sigorta hukukunun temel ilkelerine yaraşır bir şekilde işleyebilmesi için çalışmada öncelikle genel olarak alternatif uyuşmazlık çözüm yolları ele alınmış, daha sonra sigorta hukukunda alternatif uyuşmazlık çözüm yolları olan arabuluculuk, sigorta tahkim, tüketici hakem heyeti, hakem-bilirkişi kurumları tek tek açıklanarak en son güncel gelişmelere de yer verilerek, yargı kararları ve doktrinde yapılan eleştirilerle birlikte değerlendirme yapılmıştır.

Alternatif uyuşmazlıkArabuluculukBilirkişi+5
Berna Yılmaz
Gaziantep University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2023
00
Master'sOpen AccessTR

Spor Hukukunda tahkim ve Uluslararası Tahkim Mahkemesi (C.A.S.)

Arabuluculuk, bitaraf bir arabulucunun vasıtasıyla, taraf olanların aralarındaki diyaloğun sağlıklı bir şekilde sağlanması ve arabulucunun sahip olduğu fonksiyon itibariyle tahkim yolundan ve dava cihetinden ayrılır. 07.06.2012 tarihinde kabul edilen 6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu'nun yürürlükte olması ile beraber ülkemizde de arabuluculuk uygulamasının yasal bir dayanağı oluşmuştur. Çalışmamızda ilk etapta Spor Hukuku uyuşmazlıklarının nelerden husul bulduğuyla alâkalı kısa özet bir açıklama yapılıp, müteakiben bu uyuşmazlıkların Spor Tahkim Mahkemesi'nin arabuluculuk metoduyla nasıl çözümlendiği ile ilgili bilgi verilecektir. Peşi sıra ise Türkiye'de Spor Hukuku ve tahkim prosedürü ve özellikle yeni kanunlaşan Hukuk Uyuşmazlıkları Kanunu'ndaki düzenlemeler açıklanacaktır. Müteakiben CAS Tahkim Mahkemesi ve işleyişi hakkında bilgilere yer verilerektir. Türk Hukuku ile CAS kuralları yönünden bir mukayese yapılacak olup Türk Hukukunda büyük eksikliği hissedilen Spor Ceza Hukuku ve Spor Mahkemesi eksikliğine değinilecek. Anahtar Kelimeler Spor hukuku, spor hukuku uyuşmazlıkları, arabuluculuk, spor tahkim mahkemesi, CAS

ArabuluculukSpor Tahkim MahkemesiSpor hukuku+1
Turgay Erkekli
Hasan Kalyoncu University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2018
00
Master'sOpen AccessTR

Ticari uyuşmazlıklarda zorunlu arabuluculuk

İnsanlar arasındaki etkileşim ve iletişimin hızla artması sonucu uyuşmazlıklar da artmış ve bu uyuşmazlıkların çözümü giderek karmaşık bir hal almıştır. Artan uyuşmazlıklar mahkemelerin iş yükünü de arttırmış, bu sebeple yargı yolu ile uyuşmazlıkların çözümü yetersiz kalmış ve bu durum insanları başka çözüm yolları aramaya yönlendirmiştir. Geçmişten beri insanlar uyuşmazlık çözümünde bilge, güvenilir, objektif ve tarafsız üçüncü kişiler aracılığıyla uyuşmazlık çözümünü benimsemiş ancak bu durum kurumsallaşmamıştır. Nihayet günümüzde, zaten insanlık tarihi kadar eski olan alternatif uyuşmazlık çözüm yolları kurumsallaşmaya başlamıştır. Türk hukuk sistemimizde ilk kez 6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu ile arabuluculuk, bir "alternatif uyuşmazlık çözüm" yolu olarak uygulanmaya başlanmıştır. Sonrasında bu kurum 12.10.2017 tarihinde kabul edilen ve 25.10.2017 tarihinde yürürlüğe giren 7036 sayılı İş Mahkemeleri Kanunu ile iş hukuku alanında "zorunlu" olarak uygulanmaya başlanmıştır. Alınan neticeler sonucu 7155 sayılı Abonelik Sözleşmesinden Kaynaklanan Para Alacaklarına İlişkin Takibin Başlatılması Usulü Hakkında Kanun'un 20. maddesi ile 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'na eklenen 5/A maddesi gereğince 01.01.2019 tarihi itibariyle çalışmamızın konusu olan "ticari uyuşmazlıklarda" zorunlu hale gelmiştir. Bu çalışmamızda ticari uyuşmazlıklar için zorunlu hale gelen arabuluculuk kurumuna ilişkin açıklamalara yer verilmiştir.

ArabuluculukKanunlar 7155 sayılıTicaret+5
Tuba Eler
Hasan Kalyoncu University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2019
00
Master'sOpen AccessTR

Ticari davalarda dava şartı olan arabuluculuk

Dünya üzerinde yargı sistemleri ile ilgili sorunlar yaşayan bütün ülkeler kaliteli yargıya erişimi kolaylaştırmak, yargılama sürecini hızlandırmak için çözüm arayışı içindedir. Bu bağlamda arabuluculuk yargıda biriken yükleri azaltmak için önemli bir araç olarak birçok hukuk sisteminde ön plana çıkmıştır. Arabuluculuk, diğer bütün alternatif uyuşmazlık çözüm yolları gibi temelde gönüllülük esasına dayalıdır. İş yükü altında tıkanma noktasına gelen yargı sistemleri için arabuluculuğun çıkış yolu olarak görülmesiyle, ülkemizdeki gelişimine benzer şekilde ihtiyari olmaktan zorunluluğa geçen hızlı bir geçiş görülmüştür. Son on yıl içinde arabuluculuk ile tanışan ülkemiz, bir kısım uyuşmazlıklarla sınırlı olarak dava şartı adı altında zorunlu arabuluculuk uygulamasının yürürlükte olduğu ülkeler arasına girmiştir. İhtiyari temelli olan bu uygulamanın zorunlu olarak uygulanması elbette bazı yenilikleri yanında getirmiştir. Bu bağlamda dava şartı arabuluculuğun medeni usul hukukunda getirdiği pek çok yenilik mevcuttur. Yargılamanın başlangıcından, yargılama giderlerinin paylaşımına kadar etkileri olan ve her geçen yıl farklı hukuk alanında dava şartı olarak kabul edilen arabuluculuk maddi hukuka da yenilikler getirmektedir. Ticari davalar için dava şartı olan arabuluculuk uygulamasının maddi ve usul hukukuna ilişkin etkilerini tartıştığımız bu çalışmada uygulamadaki yeni gelişmeler dikkate alınmaya çalışılmıştır. Anahtar kelimeler: Arabuluculuk, dava şartı, dava şartı olan arabuluculuk, zorunlu arabuluculuk, Türk ticaret kanunu, alternatif uyuşmazlık çözüm yolları, hukuk muhakemeleri kanunu.

Alternatif uyuşmazlıkArabuluculukDava şartı+3
Bartuğ Sayın
Çukurova University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2021
00
Master'sOpen AccessTR

Akran arabuluculuk eğitiminin özyeterlik, denetim odağı ve çatışma çözme becerileri üzerindeki etkisinin incelenmesi

Bu çalışmanın amacı akran arabuluculuk eğitiminin özyeterlik, denetim odağı ve çatışma çözme üzerindeki etkisinin incelenmesidir. Araştırmada öntest-sontest-izleme testi yarı deneysel desen yöntemi kullanılmıştır. Araştırma Gaziantep ili Şehitkamil ilçesinde bulunan iki ortaokulun altıncı sınıf düzeyinde eğitim gören öğrencileri üzerinde yürütülmüştür. Araştırmada 12'si deney, 12'si de kontrol grubu olmak üzere toplam 24 öğrenciden oluşan iki çalışma grubu oluşturulmuştur. Deney ve kontrol gruplarına "Çatışma Çözme Ölçeği", "Kontrol Odağı Ölçeği" ve "Çocuklar İçin Öz-Yeterlik Ölçeği" ön test, son test ve izleme testi olarak uygulanmıştır. Akran arabuluculuk eğitiminin deney grubu öğrencilerine uygulanmasının ardından öğrenciler akran arabuluculuk uygulamalarını gerçekleştirmeye başlamışlardır Araştırmanın veri analizinde Mann-Whitney U ve Wilxocon İşaretli Sıralar Testi yöntemiyle istatistiksel analizler gerçekleştirilmiştir. Araştırma bulguları arabuluculuk eğitimi sonrasında öğrencilerin özyeterlik düzeylerinin arttığı, iç denetim odaklarının yükseldiği ve çatışma çözme becerilerinin arttığını göstermiştir. Sonuç olarak akran arabuluculuk eğitiminin okullarda uygulanabilecek etkili bir yöntem olduğu söylenebilir.

Akran aracılı öğretim yöntemiArabuluculukDenetim odağı+6
Ümmügülsüm Yılmaz
Gaziantep University · Institute of Educational Sciences
2019
00
DoctorateOpen AccessTR

Egzersize katılan ve katılmayan üniversite öğrencilerinin duygusal zeka düzeylerinin iletişim becerilerine olan etkisi ve kişilik özelliklerinin arabuluculuk rolü

Son yıllarda duygusal zekâ psikoloji alanının hem içinde hem de dışında büyük bir ilgi uyandırmıştır. Duygusal zekâ kişinin kendi ve diğer insanların duygularını izleme yeteneğidir. Duygusal zekâ, diğer zekâ türlerinin yanında önemli bir yere ait olmakla beraber sosyal hayatta insanlar için gerekli olan alanlarda etkili olmaktadır. Bu alanlardan bir tanesi olan iletişim becerisi; kişilerarası etkileşim ve pozitif ilişkiler kurmak anlamında önemlidir. Kişilik özellikleri iletişim kurmada bireylerin diğer insanlarla iletişim kurma yatkınlığı açısından önemlidir. Bu araştırmanın amacı egzersiz yapan ve yapmayan üniversite öğrencilerinin duygusal zekâ düzeylerinin iletişim becerilerine olan etkisini ve kişilik özelliklerinin arabuluculuk rolünü incelemektir. Araştırma 2018-2019 Eğitim öğretim yılında öğrenim gören toplam 464 Öğrenciye uygulanmıştır. Araştırmada Schutte Duygusal Zekâ Ölçeği (SDZÖ), İletişim Becerilerini Değerlendirme (İBDÖ) kullanılmıştır ve 5 (Beş) Faktör Kişilik Ölçeği uygulanmıştır. Araştırmanın sonucunda duygusal zekâ düzeyleri bazı değişkenler açısından iletişim becerilerine etki etmiş bulunmakta; yine kişilik özelliklerinden dışadönüklük ve uyumluluk değişkenlerinde anlamlı bir farklılık olduğu ortaya çıkmaktadır (p<0.05). Katılımcıların Eğitim Düzeyi ile iletişim becerileri, kişilik özellikleri ve duygusal zekaları arasında pozitif bir ilişkiye rastlanmamıştır. Duygusal zekâ düzeyi kendi başına iletişim becerilerinin artması doğrultusunda olumlu bir etki oluştururken; kişilik özelliklerinden dışadönük bir kişilik yapısının dış çevreyle iletişiminde daha başarılı olması aracılığıyla ve bireyin etrafındaki insanlara karşı uyumlu olma özelliğinin aynı şekilde iletişimi destekleyecek olması sebebiyle bu kişilik özelliklerinden ''dışadönüklük'' ve ''uyumluluk'' özelliklerinin iletişim becerilerinin artmasında önemli bir rol oynadığı söylenebilir. Anahtar Kelimeler:Egzersiz, Duygusal Zekâ, İletişim Becerileri, Kişilik Özellikleri, Arabuluculuk.

ArabuluculukDuygusal zekaEgzersiz+4
Fuat Erduğan
Düzce University · Institute of Health Sciences
2019
00
Master'sOpen AccessEN

The Palestinian issue in the Turkish and Egyptian foregin policies in the post Arab Spring era: A comparative study

This thesis aims to present a comparative analysis for the roles Egypt and Türkiye pursued towards the Palestinian issue in the post Arab Spring era in order to give a more detailed picture about these two prominent powers' stances towards the issue in terms of both rhetoric and application especially that the post Arab Spring era witnessed several dynamic transformations. These transformations took place in the Arab Spring countries and impacted the other countries in the region. The Palestinian issue was not an exception. The relations between the main Palestinian factions have undergone several changes the Palestinian people embarked on their own uprisings, Jerusalem became the center of several developments and Israel has waged four wars against Gaza and increased the settlements' construction. Moreover, external developments impacted the Palestinian issue including the US policies especially in Trump era in addition to the normalization process between Israel and the Gulf countries. Meanwhile, Egypt and Türkiye had new preoccupations and priorities. However, the Palestinan issue was still significant for both of them. This significance was translated in a set of roles they adopted towards the Palestinian cause including the mediator, developer and defender roles. The core of this thesis revolves around explaining these two states' role conceptions, these roles' performance mechanisms and their material and ideational sources as variables to compare between the two states' attitudes towards the dynamics of the Palestinian issue. The thesis finds out that the two countries had performed almost the same roles with different degrees and various instruments. It also shows that they were neither extremely different nor completely identical in conducting these roles. They had both similar and different aspects of their performance towards the Palestinian issue and the Palestinians in times of war and peace. Moreover, each of them possessed different comparative advantages which made them master some roles. English Keywords: role conception, performance mechanism, mediator, defender, developer

MediationThe Arab SpringPalestine problem+7
Samah Khader Izzat Karamah
Ankara Social Science University
2023
00
Master'sOpen AccessTR

Ebeveynlerin teknoloji kullanımına yönelik arabuluculuk uygulamalarının incelenmesi

Bu çalışmanın amacı 1., 2., 3. ve 4. sınıf öğrencilerinin ebeveynlerinin çocuklarını teknoloji kullanımlarına yönelik arabuluculuk faaliyetlerinin incelenmesi ve görüşlerinin alınmasıdır. Araştırma kapsamında nitel araştırma yönteminden olgubilim deseni kullanılmıştır. Çalışma grubu seçilirken amaçsal örnekleme yapılarak ölçüt belirlenmiştir. Buna göre Şanlıurfa ilinin Harran ilçesinde bulunan Harran İlkokulu 1. 2. 3. ve 4. sınıf öğrencilerinden pandemi döneminde canlı derse katılan 5 öğrenci ebeveyni ve katılmayan 5 öğrenci ebeveyni seçilmiştir. Ebeveynlerin görüşleri alınarak çocukların kullanmasına izin verdikleri teknolojik cihazlar, teknolojik cihazların avantajları, teknolojik cihazların dezavantajaları, çocukların maruz kaldıkları/maruz kalma ihtimali olan çevrimiçi riskler ve bu riskler karşısında ebeveynlerin uyguladıkları arabuluculuk yöntemleri hakkında veri toplanmıştır. Elde edilen veriler içerik analizi yöntemi ile analiz edilmiştir. Araştırma sonuçlarına göre çocukların en fazla tablet ve cep telefonu kullandığı tespit edilmiştir. Ebeveynler teknolojinin en önemli avantajının bilgiye kolay erişim olduğunu ifade ederken, en önemli dezavantajının ise çocukların maruz kaldıkları uygunsuz ve şiddet içeren içerikler olduğunu söylemiştir. Ebeveynler çocuklarının uygunsuz içerik, iletişim ve ticari risklerin yanı sıra aşırı kullanıma bağlı çeşitli risklere de maruz kaldığını/kalabileceğini ifade etmiştir. Bu riskler karşısında ebeveynlerin en sık kullandıkları arabuluculuk stratejilerinin ise erişim engeli koyma, çocuklarla konuşma ve süre sınırı koyma olduğu tespit edilmiştir. Sonuç olarak, bu çalışma ebeveynlerin çocukların teknoloji kullanımına yönelik arabuluculuk uygulamalarını örnekleme ve genelleme açısından referans noktası oluşturmaktadır. Anahtar Kelimeler: Çevrimiçi risk, ebeveyn, internet, baş etme stratejileri

ArabuluculukEbeveynlerPandemiler+4
Betül Gedik
Fırat University · Institute of Educational Sciences
2022
00
Master'sOpen AccessTR

İnternet dolayımında müzikal içeriğin yeni üretim biçimleri: Âşık Mahzuni Şerif örneği

Endüstri devrimiyle başlayan geleneksel yaşam tarzlarının dönüşümüyle beraber, âşıklık geleneğinin dönüşümünün ele alındığı bu çalışmada: modern dönemin bir ürünü olarak teknolojinin gelişmesiyle, geleneksel olanın nasıl desteklenerek modernleştiği; kentin olanaklarına ihtiyaç duyan insanların, kırsaldan kente göçü nasıl ve neden gerçekleştirmiş oldukları ve kitle iletişim araçlarıyla beraber toplum yapısında nasıl belirgin dönüşümler yaşandığı kuramsal ve kavramsal bağlamda önemle vurgulanmaktadır. Dolayısıyla, geleneksel yaşam tarzlarını dönüştüren iletişim ve etkileşimlerde meydana gelen teknolojik gelişmelerin; zaman ve mekânın birbirinden ayrışmasının, nasıl da yeni dünyalara geçiş yapabilmeyi ve bu anlamda dünya ile bağlantı kurmayı olanaklı hale getirdiğine açıklık getirilmiştir. Çalışmanın ilk bölümünde öncelikle gelenek, modern ve post-modern olarak anılan toplumsal değişim süreçlerinin niteliklerine yer verilerek tarihsel bir panorama sunulmaktadır. Yüz yüze etkileşim ortamları geleneksel yapıların sınırlı çerçeveleriyle sınırlandırılırken; tüm bu gelişmelerin bir sonucu olarak kitle iletişim araçlarının etkin olduğu etkileşim ortamlarında ise bu yapılara daha özgür alanlar sunularak geleneklerin yerel unsurlarından bağlamsızlaşması sağlanmaktadır. Bu bağlamsızlaşma, iletişimlerin yüz yüze etkileşim ortamlarında değil de çeşitli enformasyon araçları üzerinden gerçekleşmesi doğrultusunda gerçekleştirilmekte ve insanların günlük yaşamlarında etkileşime geçemeyecekleri zaman ve mekân anlamındaki uzak insanlarla etkileşim kurmaları sonucu olay ve olguları bu sınırsallıklardan ayrı ayrı düşünülebilecek birer olgu haline getirmektedir. Bu tür etkileşimlerin de kültürün medyatikleştiğini işaret etmesi yönüyle çalışmanın ilk bölümünde medya ve kültür ilişkisi bağlamında açıklanmaktadır. Medyanın kültürel bir fenomen olarak âşıklık geleneği ile ilişkisine yer verilen ikinci bölümde ise müziğin kayıt araçlarıyla kaydedilmesi ve bu süreci destekler nitelikte radyo, televizyon, internet gibi çeşitli görsel-işitsel medya araçlarının âşıklık geleneğini yerel bağlamından kopararak yine bu araçlar vasıtasıyla aktarımlarının sağlandığı yeni etkileşim ortamlarında gerçekleşen yeniden bağlamsallaştırılmalar üzerinde durulmaktadır. Eserlerin üretildiği şeklinden farklı bir bağlamda; aynı veyahut farklı biçem ya da anlamda yeniden bağlamsallaştırılması arasındaki bu süreç geleneğin dolayımlanmasını ifade etmektedir. Dolayısıyla müziğin sözlü kültür ortamından diğer kültür ortamlarına aktarımı sırasında müziğin anlamı, icra alanı, alıcı konumundaki kişi ya da toplumların algılama biçimleri dönüşmektedir. Bu durumun en belirgin örnekleri ise özellikle internetin bir uzantısı olarak sosyal paylaşım platformlarındaki dolayım örneklerinde görülmektedir. Çalışmada âşıklık geleneğinin sosyal paylaşım platformlarındaki dolayımları; Youtube, TikTok, Instagram ve Facebook platformları üzerinden ifade edilmektedir. Son olarak, tüm bu tarihsel panaroma ve âşıklık geleneğinin öncüleri medyada aktif görünüme sahip olan âşıkların medyada yaşadığı dönüşümler Âşık Mahzuni Şerif Örneklemi üzerinden Mahzuni'nin hem monolojik medya dönemi hem de özellikle sosyal mecralardaki dolayıma giren çeşitli görünümleri üzerinden ifade edilmektedir. Bu çalışma Mahzuni Şerif'in medya içerisindeki görünümüne, sosyolojik ve tarihsel boyutta getirdiği açıklamalarla bilimsel sistem içerisinde yer bulmayı hedeflemektedir.

DolayımlamaHalk müziğiMedyalararasılık+3
Songül Gündoğan
Ankara Music and Fine Arts University · Müzik ve Güzel Sanatlar Enstitüsü
2024
00
Master'sOpen AccessTR

Arabulucuların kişilik özelliklerine göre psikolojik iyi oluş ve etkili iletişim becerilerinin incelenmesi

Bu araştırmanın amacı, arabulucuların kişilik özellikleri alt boyutlarına göre psikolojik iyi oluş ve etkili iletişim becerilerinin farklılaşıp farklılaşmadığını incelemektir. Araştırma kapsamında Adalet Bakanlığı Arabuluculuk Daire Başkanlığı resmi siciline kayıtlı 600 arabulucuya ulaşılmıştır. Ancak yapılan bu 600 ankette tespit edilen eksiklerden dolayı 525 adet anket geçerli bulunmuştur. Örneklemimiz 197 erkek ve 328 kadından oluşmaktadır. Araştırmada veri toplama aracı olarak ilgili literatür taranarak hazırlanan toplam 7 sorudan oluşan Kişisel Bilgi Formu, katılımcıların psikolojik iyi oluşlarını tespit edebilmek için Psikolojik İyi Oluş Ölçeği, katılımcıların kişilik özelliklerini tespit edebilmek için Beş Faktör Kişilik Envanteri Kısa Formu, katılımcıların etkili iletişim becerilerini ölçebilmek için Etkili İletişim Becerileri Ölçeği kullanılmıştır. Araştırmadan elde edilen bulgulara göre katılımcıların kişilik özellikleri alt boyutlarına göre psikolojik iyi oluş ve iletişim becerileri anlamlı olarak farklılaşmaktadır. Söz konusu özellikler içerisinden dışa dönüklük, deneyime açıklık, yumuşak başlılık ve sorumluluk özelliği yüksek olanların, düşük olanlardan daha fazla psikolojik iyi oluşa ve iletişim becerilerine sahip olduğu bulunurken, nevrotizm özelliği yüksek olanların iletişim becerileri ve psikolojik iyi oluşlarının daha düşük olduğu bulgusu elde edilmiştir. Söz konusu bulgular arabuluculuk mesleği ve ilgili değişkenlerin özellikleri doğrultusunda tartışılmıştır.

ArabuluculukEtkili iletişimKişilik+3
Hatice Süreyya Er
Çağ University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2020
00
Master'sOpen AccessTR

Tüketici hukukunda zorunlu dava şartı arabuluculuk

6502 Sayılı Tüketicinin Korunması Hakkında Kanun kapsamında tüketici uyuşmazlıklarının çözüm yöntemleri olan Tüketici Hakem Heyeti ve Tüketici Mahkemelerine başvuruya ek olarak hukuk sistemimizde yer alan arabuluculuk da yeni düzenleme ile getirilmiştir. Çalışmamızın konusunu alternatif çözüm yollarının ayrımı ve arabuluculuk kurumunun tüketici hukukunda uygulanma yöntemleri oluşturmaktadır.

ArabuluculukTüketici hukukuTüketici sorunları hakem heyeti+3
Rumeysa Özkale
Çağ University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2021
00
Master'sOpen AccessTR

İş hukukunda arabuluculuk

Arabuluculuk, ülkemiz coğrafyasında mazisi çok eskilere dayanan bir çözüm yolu olarak kullanılan sistemdir. Bu sistem 2013 yılı itibariyle kanunlaşarak sınırlarımız içerisinde adının resmiyetini duyurmuştur. Her geçen gün yaygınlaşan bu sistem ilk, ihtiyari olarak hukuk uyuşmazlıklarında karşımıza çıksa da yıllar 2018' i gösterdiğinde dava şartı halini almıştır. Dava şartı ilk olarak İş Hukuku kapsamında oluşan uyuşmazlıklarda değerlendirilmiştir ve gelen yüksek başarı oranlarından sonra hukuk uyuşmazlıklarının yaşandığı diğer alanlarda da yaygınlaşmaya başlamıştır. Ülkemizin yargı iş yükü düşünüldüğünde, iş hukuku alanının yaşadığı yoğunluk getirilen arabuluculuk sistemi ile hafifletilmiştir. Tezimizin içerisinde dünya uygulamalarının yanında ülkemizde, bu sistemin ulusal yargı ağımıza ne faydalarda bulunduğundan, sistem değişikliğinden dolayı ilk zamanlarda yaşanılan zorluklardan, en önemlisi taraflar açısından her iki tarafın kazanmaya yönelik elde ettiği avantajlardan ve arabuluculuk sürecine ilişkin tüm detaylardan bahsedeceğiz. Ele alınan konular ve değerlendirilen süreç ile ilgili arabulucuların bu hizmeti resmi bir hizmet olarak gerçekleştirildiğinin iyice tanıtılması, gerekirse reklam olarak kamuoyuna duyurulması doğru olacaktır. Ayrıca bu sistemin içinde bulunan herkesin ilgili uzmanlık alanına göre aldığı eğitimlerin arttırılması gerekmektedir. Özellikle dava şartından sonra yargıçlarında bu kapsamda eğitim alması, onlarında yargılama sürecinde arabulucu gibi davranıp tarafları anlaştırması açısından faydalı olacaktır.

ArabuluculukDava şartıTürk iş hukuku+1
Hasan Gönüldaş
İstanbul Beykent University · Institute of Graduate Studies
2020
00
Master'sOpen AccessTR

Ceza muhakeme hukukunda uzlaştırma bürosu

Bu tez çalışmasıyla 02/12/2016 tarih 29906 sayılı Resmi Gazetede Yayımlanarak yürürlüğe giren 6763 sayılı yasa kapsamında 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanununun 253 vd maddelerinde yapılan değişiklikler kapsamında kurulan Uzlaştırma Bürosuyla ilgili gerek mevzuat gerekse de uygulama bakımından ortaya çıkan sorunların neler olduğu söz konusu kurumun daha işler ve aktif hale getirilip daha verimli nasıl çalışabileceği hususları gerek ceza hukuku gerekse de karşılaştırmalı hukuk disiplinlerinde yer alan uzlaştırma müesseseleri ele alınarak değerlendirilmiş yine ilgili yasa kapsamında uzlaşmaya tabi kılınan suçlar bakımından söz konusu büroyla ilgili aksayan yönlerin tespiti ve bunların nasıl giderilebileceği hususları ele alınmış olup söz konusu düzenlemelerle hedeflenenlerin nasıl hayata geçirilebileceği ve gerek mahkeme gerekse de savcılık uygulamaları bakımından hususları üzerinde durulmuş ve elimizden geldiği kadarıyla henüz çok yeni olan ve birçok eksikliği bulunan bu kurumla ilgili önerilere bu çalışmamız içerisinde yer verilerek çalışmamız sonuçlandırılmıştır. Anahtar Kelimeler: Uzlaşma, Uzlaştırma, Uzlaştırma Bürosu, Arabuluculuk, Onarıcı Adalet

ArabuluculukCeza muhakemesi hukukuKamu hukuku+4
Metin Kaplan
Dicle University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2019
00
DoctorateOpen AccessTR

Akran arabuluculuk eğitiminin lise öğrencilerinin arabuluculuk becerilerine etkisinin incelenmesi

Bu araştırmanın amacı, akran arabuluculuk eğitiminin lise öğrencilerinin arabuluculuk becerilerine etkisini incelemektir. İki aşamalı olarak yürütülen bu araştırmada, Çalışma 1 olarak adlandırılan birinci aşamada akran arabuluculuk eğitiminin lise öğrencilerinin çatışma çözme düzeyleri, empatik eğilim düzeyleri ve saldırganlık düzeyleri üzerindeki etkisi incelenmiştir. Ön test son test kontrol gruplu deneysel desenin kullanıldığı Çalışma 1'in bağımsız değişkeni akran arabuluculuk eğitimidir. Akran arabuluculuk eğitimi 10 oturumdan oluşmaktadır. Dört temel beceriyi içeren akran arabuluculuk eğitiminin içeriğinde şu beceriler içermektedir: Çatışma kavramının anlaşılması, iletişim becerileri, öfke yönetimi becerileri, müzakere ve arabuluculuk becerileridir. Araştırmanın ikinci aşaması olan Çalışma 2'de akran arabuluculuk eğitimi alan öğrencilerin arabuluculuk becerilerinin gerçek öğrenci çatışmalarının yapıcı ve barışçıl çözümünde etkisi incelenmiştir. Çalışma 2'de akran arabuluculuk sürecinin değerlendirmesi yapılmıştır. Çalışma 2'de arabuluculuk formu, akran arabulucuların ve çatışan tarafların arabuluculuğa ilişkin görüş, deneyim ve algılarına başvurulmuştur. Araştırma 2009-2010 eğitim-öğretim yılında Denizli ilinde bulunan iki Anadolu lisesinde yürütülmüştür. Çalışma 1 kapsamında, deney ve kontrol gruplarına ön test olarak Çatışma Çözme Ölçeği, Empatik Eğilim Ölçeği ve Saldırganlık Ölçeği uygulanmıştır. Daha sonra, sadece deney grubunda yer alan öğrencilere 10 oturumluk akran arabuluculuk eğitimi verilmiştir. Ardından, deney ve kontrol gruplarına son test olarak Çatışma Çözme Ölçeği, Empatik Eğilim Ölçeği ve Saldırganlık Ölçeği uygulanmıştır. Çalışma 2 kapsamında, sadece deney grubunda yer alan ve akran arabulucu olarak eğitilen öğrenciler, arkadaşlarının gerçek öğrenci çatışmalarında arabuluculuk yapmışlardır. Bu sürecin değerlendirilmesi için öğrencilerin arabuluculuk oturumlarında kullandıkları arabuluculuk formları kullanılmıştır. Ayrıca akran arabulucu ve çatışan taraf olarak öğrencilerin arabuluculuk sürecine ilişkin görüş ve algılarını tespit etmek amacıyla görüşmeler yapılmıştır. Çalışma 1?de akran arabuluculuk eğitiminin lise öğrencilerinin çatışma çözme ve empatik eğilim düzeylerine etkisini test etmek amacıyla 2X2 split-pilot karışık desen olarak tanımlanan tekrarlanmış ölçümler için iki faktörlü varyans analizi ANOVA kullanılmıştır. Akran arabuluculuk eğitiminin lise öğrencilerinin saldırganlık düzeylerine etkisini test etmek amacıyla parametrik olmayan istatistiksel yöntemlerden Mann-Whitney U kullanılmıştır. Çalışma 2?de akran arabulucu olarak eğitilen öğrencilerim arkadaşlarının gerçek öğrenci çatışmalarının yapıcı ve barışçıl çözümünde etkisini incelemek amacıyla nitel very analizlerinden içerik analizi kullanılmıştır. Çalışma 1?in bulguları incelendiğinde, deney grubunda yer alan öğrencilerin çatışma çözme düzeyleri kontrol grubunda yer alan öğrencilerin çatışma çözme düzeyleriyle karşılaştırıldığında istatistiksel olarak anlamlı düzeyde bir fark olduğu, deney grubunda yer alan öğrencilerin yapıcı çatışma çözme düzeylerinde anlamlı bir artış olduğu saptanmıştır. Deney ve kontrol gruplarında yer alan öğrencilerin ön test ve son test empatik eğilim düzeyleri karşılaştırıldığında, gruplar arasında anlamlı düzeyde fark olmadığı görülmüştür. Buna karşın, akran arabuluculuk eğitimi alan deney grubunda yer alan öğrencilerin saldırganlık düzeylerinin bu eğitimi almayan öğrencilere kıyasla anlamlı derecede azaldığı saptanmıştır. Çalışma 2?nin bulguları incelendiğinde, 39 öğrenci çatışmasının akran arabuluculuk yoluyla çözüldüğü görülmüştür. Bu çatışmaların % 97.5 oranında yapıcı bir anlaşmayla sonuçlandığı tespit edilmiştir. Öğrenciler en çok, olumsuz davranışı yapmamaya söz vererek anlaşmaya varmışlardır. Akran arabulucu 23 öğrencinin arabuluculuk uygulamaları ve deneyimlerine ilişkin görüşleri incelenmiştir. Buna göre akran arabulucuların üstlendikleri arabulucu rolünden çok memnun ve mutlu oldukları, kendilerini arkadaşlarına ve yeni görevlerine karşı sorumlu hissettikleri, davranışlarında olumlu yönde değişimler olduğu saptanmıştır. Akran arabulucular, arabuluculuk basamaklarını uygularken zaman zaman güçlükler yaşasalar da uygun baş etme stratejilerini kullandıkları sonucuna varılmıştır. Akran arabuluculuk yardımı alan ve çatışan taraf olarak uygulamalara katılan 41 öğrencinin arabuluculuk uygulamalarına ilişkin görüşleri, algıları ve deneyimleri incelenmiştir. Buna gore öğrenciler, bu sürece katılmaktan memnun olduklarını, arabuluculuğa başvurarak bundan yararlar sağladıklarını, tekrar arabuluculuğa başvurabileceklerini ve arkadaşlarına da tavsiye edebileceklerini aktarmışlardır. Çalışma 1 ve Çalışma 2?nin sonuçlar birlikte değerlendirildiğinde akran arabuluculuk eğitiminin lise öğrencilerinin yapıcı çatışma çözme becerilerinin gelişmesinde ve saldırganlık düzeylerinin azalmasında etkili olduğu ifade edilebilir. Buna ek olarak, akran arabuluculuğun lise öğrencilerinin gerçek öğrenci çatışmalarının yapıcı ve barışçıl çözümünde etkili bir yol olduğu söylenebilir.

Akran aracılı öğretim yöntemiAkran ilişkileriArabuluculuk+6
Fulya Türk
Dokuz Eylül University · Institute of Educational Sciences
2013
00
DoctorateOpen AccessTR

İşletmelerin arabuluculuk sürecinde etkinliği: Yönetici ve örgüt müzakere yaklaşımları

İnsan hayatında kaçınılmaz olan çatışma işlevsel yanları örgüt etkinliğini arttırma, işlevsel olmayan yanları ise minimize edilmesi hususunda yönetilmesi gereken önemli bir olgudur. Yaşanan çatışmaların çözümünde bir uyuşmazlık çözüm yöntemi olarak kullanılan arabuluculuk, bilhassa son yıllarda hem literatürde hem de uygulamada sıklıkla üzerinde durulan bir kavramdır. Arabuluculuk sürecine giden örgütlerin süreci etkin bir şekilde yönetebilmesi adına arabuluculuk kurumunu ve arabuluculuk sürecini iyi tanıması, arabuluculuğa iyi bir şekilde hazırlanması, süreci doğru bir şekilde planlanması ve süreçte rasyonaliteyi sağlaması oldukça önemlidir. Bu kapsamda araştırmada çatışma yönetimi ile örgüt yapısı, örgüt kültürü ve insan kaynakları uygulamaları arasındaki ilişkinin değerlendirilmesi ve arabuluculuğun işletmeler adına etkinliğini sağlamada bu yapılar arasında gerekli düzenlemelerin yapılması noktasında yöneticilere yol haritası sunulması amaçlanmıştır. Araştırmada nicel ve nitel yöntemlerin bir arada kullanıldığı karma yöntem kullanılmıştır. Bu doğrultuda 371 yöneticiden oluşan örneklem grubundan anket yöntemiyle veri toplanırken; 13 yönetici ve 5 arabulucu avukattan oluşan örneklem grubundan ise mülakat yöntemiyle veri sağlanmıştır. Anket yöntemiyle toplanan verilerin analizinde yöneticilerin en fazla işbirlikçi müzakere tarzına sahip olduğu ortaya çıkmıştır. Mekanik ve organik örgüt yapılarının müzakere tarzlarını açıklamada kısmen anlamlı olduğu görülmüştür. Ayrıca hiyerarşi kültürünün işbirlikçi ve uzlaşmacı tarzı açıklamada anlamlı olduğu; insan kaynakları uygulamalarından ise takım çalışması, bilgi yönetimi ve ödüllendirmenin müzakere tarzlarını açıklamada anlamlı katkısı olduğu görülmüştür. Mülakat yöntemiyle toplanan veriler ise içerik analizi yapılarak incelenmiştir. Bu kapsamda yönetici ve arabulucu avukatların arabuluculuğun etkinliğinde uzlaşma kültürünün geliştirilmesi, örgüt içi eğitimlerin gerçekleştirilmesi, sektör bazlı mekanizmaların geliştirilmesi, bilgi paylaşımının sistematik bir şekilde sağlanması ve sürece katılmadan önce gerekli ön değerlendirmelerin yapılması gibi hususları önemli gördüğü tespit edilmiştir. Araştırmada tespit edilen bu ve diğer tüm hususlarda yöneticilere teşkilatlanma, örgüt kültürü ve insan kaynakları uygulamalarında gerekli düzenlemeler yapılması ve bunların uyumlaştırılması yönünde öneriler geliştirilmiştir.

Alternatif uyuşmazlıkArabuluculukÇatışma yönetimi+2
Ahsen Uzandaç Ünlü
Başkent University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2023
00
Master'sOpen AccessTR

Arabuluculuk sonucunda yapılan milletlerarası sulh anlaşmaları hakkında Birleşmiş Milletler Konvansiyonu (Singapur Konvansiyonu)

Uluslararası ticarette uyuşmazlıklar genellikle yargılama ve tahkim yoluyla çözülmekte, nispeten daha kısa zamanda sonuç veren, daha ekonomik ve geleceğe dönük ilişkileri korumayı amaçlayan arabuluculuk yöntemi daha az tercih edilmektedir. Bunun en büyük sebebi olarak yargı ve hakem kararlarının diğer ülkelerde kolay icra edilebilirliği gösterilmektedir. Bu kapsamda, UNCITRAL tarafından yapılan uzun soluklu bir çalışma neticesinde, arabuluculuk yoluyla yapılan sulh anlaşmalarına icra edilebilirlik ve kesin delil etkisi tanıma imkânı veren bir Konvansiyon hazırlanarak 7 Ağustos 2019 tarihinde imzaya açılmıştır. Bu Konvansiyonun amacı, uluslararası ticari uyuşmazlıkların çözümünde arabuluculuğu teşvik etmek, sulh anlaşmalarının icrasını hızlandırmak ve uluslararası ticareti kolaylaştırmaktır. Singapur'da düzenlenen imza töreniyle uluslararası ticari arabuluculukta uyuşmazlıkların çözümü için yeni bir dönem başlamıştır. Buna göre, Konvansiyon kapsamında yer alan arabuluculuk yoluyla yapılmış uluslararası ticari sulh anlaşmaları, yine Konvansiyonun oluşturduğu icra ve tanıma mekanizmasından yararlanacaklardır. Bunun için, Konvansiyonda yer alan şartları taşıyor olmaları ve sınırlı sayıda belirlenen ret sebeplerinin de bulunmaması gerekmektedir. İki yıl içinde elliden fazla ülke tarafından imzalanan Konvansiyon, 12 Eylül 2020 tarihinde yürürlüğe girdi. İmzalayan ülkeler arasında ABD, Çin, Hindistan gibi dünya ticaretinde büyük hacme sahip ülkelerin bulunması ne kadar umut verici ise Avrupa ülkeleri ile Japonya ve Rusya'nın bulunmaması da o kadar olumsuz etki yaratmaktadır. Bu anlamda, Konvansiyonun başarıya ulaşabilmesi için daha fazla ülke tarafından imzalanıp onay sürecinin tamamlanması büyük önem taşımaktadır. Ayrıca Konvansiyonun başarılı olabilmesi için uygulama sürecinde yer alanların da Konvansiyonun etkinliği ve verimliliğini sağlayacak şekilde hareket etmeleri, Konvansiyon kapsamında yer alan hususları, uluslararası ticari uyuşmazlıkların çözümünde arabuluculuğun daha etkili olarak uygulanmasını sağlayacak şekilde yorumlamaları gerekmektedir.

ArabuluculukBirleşmiş MilletlerBirleşmiş Milletler Uluslararası Ticaret Hukuk Komisyonu+6
Mehmet Kara
Başkent University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2022
00
Master'sOpen AccessTR

Avukatın uzlaşma sağlama yetkisi

Avukatlık Kanunu 35/A maddesi Türk hukukundaki alternatif uyuşmazlık çözüm yollarından birisini düzenlemektedir. Avukatlara verilen uzlaşma sağlama yetkisi ile yargının iş yükünün azaltılması ve avukatlara yargı dışı işlev kazandırılması amaçlanmıştır. Buna göre, avukatlar dava açılmadan veya dava açılmış olup da henüz duruşma başlamadan önce kendilerine gelen eden iş ve davalarda, tarafların yalnızca üzerinde serbestçe tasarruf edebilecekleri konularda, müvekkilleriyle birlikte karşı tarafı uzlaşmaya davet edebilirler. Karşı taraf bu daveti kabul eder ve uzlaşma sağlanırsa, uzlaşma konusunu, yerini, tarihini, karşılıklı yerine getirmeleri gereken hususları içeren tutanak, avukatlar ile müvekkilleri tarafından birlikte imza altına alınır. Bu tutanaklar İcra ve İflas Kanununun 38. maddesine göre ilâm niteliğindedir.

Alternatif uyuşmazlıkArabuluculukAvukatlar+4
Şamil Demir
Başkent University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2011
00
Master'sOpen AccessTR

Fikri Mülkiyet Hukuku uyuşmazlıkları ve arabuluculuk

Fikrî mülkiyet koruması, fikrî çaba ve zekânın ürünlerini, devlet otoritesiyle korumayı amaçlayan ve yaratıcılarına, ürünlerini belirli bir süre kullanma ayrıcalığı tanıyan hakları içermektedir. Fikrî mülkiyet konuları; patentleri, markaları, endüstriyel tasarımları ve coğrafi işaretleri içine alan; sınaî mülkiyet, telif hakları ve ilgili haklar olarak da adlandırılan yazılı edebi ve sanatsal eserler ile icra edilen, kaydedilen eserler olarak ikiye ayrılır. Fikrî ve sınaî mülkiyet haklarının, hak sahiplerine tanıdığı mülkiyet benzeri geniş yetkiler nedeniyle hak sahipleri, fikrî mülkiyet hakkına konu ürünün, kendileri veya verdikleri izinle üçüncü bir kişi tarafından piyasaya sunulmasından sonraki dolaşımını kontrolleri altına almak istemektedir. Bu durum, serbest ticaret ortamını dolayısıyla rekabet düzenini olumsuz yönde etkileyebildiğinden, hak sahibinin bu haklarına bazı sınırlamalar getirilmesi gerekmektedir.Fikrî mülkiyet haklarının tanınması ve korunması alanında imzalanan anlaşmalar ve anlaşmaların uygulanmasını sağlayan uluslararası kuruluşların çalışmalarıyla birlikte fikrî mülkiyet hakları, uluslararası bir boyut kazanmıştır. Fikrî hakların tanınması ve hak sahiplerine bir takım hak ve yetkiler verilmesi yeterli olmamakta, bu hakların kullanılması ve korunması için uygulanabilir ve geçerli bir uyuşmazlık çözüm yönteminin varlığı da gerekli olmaktadır. Bundan dolayı, uluslararası fikrî mülkiyet hukukunda uyuşmazlık çözüm mekanizmaları konusu önem kazanmış, fikrî mülkiyet haklarından doğan uyuşmazlıkların çözümünde özellikle iki uluslararası kuruluş olan Dünya Fikrî Mülkiyet Örgütü(WIPO) ve Dünya Ticaret Örgütü(WTO) önemli rol oynamaya başlamıştır. Bu noktada ?Fikrî Mülkiyet Hukukunda Uyuşmazlıkları ve Arabuluculuk? konusu gündemin önemli konuları arasında yer almıştır.

ArabuluculukDünya Fikri Mülkiyet ÖrgütüFikri mülkiyet hukuku+1
Çağdaş Ekler
Başkent University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2013
00
Master'sOpen AccessTR

Arabuluculuk eğitimlerinde eğitmen tutum ve görüşlerine yönelik bir araştırma: Türkiye Barolar Birliği modeli

Günümüzde teknolojik gelişmelere paralel olarak kişilerarası iletişim hızla artmış ve bu yoğun iletişim süreci birçok uyuşmazlığın ortaya çıkmasına neden olmuştur. Ticari ilişkilerin gelişmesi ve artan rekabet karşısında yetersiz kalan hukuk sistemleri, adalet etkinliğinin sağlıklı bir şekilde yürütülmesi ve toplumsal barışın sağlanması adına farklı arayışlara yönelerek alternatif çözümler üretmeye başlamıştır. Her toplum kendi sosyal norm ve değerleri çerçevesinde çatışmaların çözümünü adına çalışmalar yapmaktadır. Küresel ekonomilerin gelişmesi ile kişiler arasındaki soyut mesafe kalkmış, dünyanın herhangi bir yerinde yaşanan sorun tüm toplumları etkiler hale gelmiştir. Nitekim birçok ülkenin yapmış olduğu araştırmalar sonucunda ortak bir anlayış oluşmuş ve uyuşmazlıklara alternatif olarak arabuluculuk yöntemi geliştirilmiştir. Türk hukuk sisteminde de dünyadaki gelişmeleri takiben 2013 yılında 6325 sayılı "Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu" kabul edilmiştir. Kanunun 20.maddesinin öngördüğü şarta göre, arabulucu olabilmek için hukuk fakültesi mezunu ve en az beş yıllık mesleki deneyime sahip olmak gerekmektedir. Ancak arabulucu olarak göreve başlamadan önce adaylar bir eğitime tabi tutulmaktadırlar. Eğitim sonrasında yazılı ve uygulamalı sınavlardan başarılı olabilmeleri halinde arabuluculuk görevlerini yerine getirmeleri beklenmektedir. Temelinde iletişimin kilit faktör olduğu arabuluculuk sisteminin başarılı bir şekilde yürütülmesi, arabuluculuk yapacak kişilerin nitelikli eğitim almasına bağlı olarak gelişmektedir. Türkiye'de iletişim alanında arabuluculuk eğitimlerine ilişkin yapılan araştırmalar sonucunda, yüksek lisans ve doktora düzeyinde bir çalışma yapılmadığı görülmektedir. Bundan hareketle, bir ilk olarak arabuluculuk eğitimlerine ilişkin çalışma yapılmıştır. Çalışmanın temel amacı, daha etkin arabuluculuk hizmeti verilmesi amacına yönelik gerçekleştirilen arabuluculuk eğitimlerinin var olan durumunun geliştirilmesi ve zenginleştirilmesinde ortaya çıkabilecek seçenekleri eğitmen tutum ve görüşlerinden yararlanarak değerlendirmektir. Çalışmanın birinci bölümünde arabuluculuk sisteminin genel çerçevesi başlığı altında, arabuluculuk sürecinin içeriği ve işlevleri, uluslararası arabuluculuk modelleri ve Türkiye'deki arabuluculuk uygulaması kanunda belirlenen esaslara göre ele alınmıştır. İkinci bölümde arabuluculuk eğitimlerinin uluslararası örnekleri ve Türkiye'deki mevcut arabuluculuk eğitim sistemi iletişim kavramı ile ilişkilendirilerek irdelenmiştir. Son bölümde ise Türkiye Barolar Birliği çatısında eğitim veren eğitmenlerin arabuluculuk eğitimleri hakkında tutum ve görüşlerine yönelik bir araştırma yapılmıştır. Bu çalışma, nitel araştırma tekniği kullanılarak gerçekleştirilmiştir. Veri toplama tekniği olarak görüşme yöntemi uygulanmıştır. Kalıtımcılarla yapılan yarı yapılandırılmış açık-uçlu görüşmeler sonucunda elde edilen veriler değerlendirilerek yorumlanmıştır. Anahtar Kelimeler: Arabuluculuk, Arabuluculuk Eğitimi, Arabuluculuk ve İletişim İlişkisi, İletişim

ArabuluculukArabuluculuk eğitimiİletişim
Hatice Öztürk
Başkent University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2016
00
Master'sOpen AccessTR

Aile uyuşmazlıklarında arabuluculuğa elverişlilik

Yargıya taşınan anlaşmazlıkların yarısına yakını aslında hukuka konu olmayı hakedecek düzeyde ciddi olmamasının yanında basit nedenlerle ciddi bir müessese olan yargıya intikal etmesi, mahkemelerin verimli çalşmamasına daha da önemlisi adaletin gecikmesine neden olmaktadır. Kişilerin taleblerinin yargıya intikali sonrasında önemli bir kısmı uzlaşma yolunu seçmektedir. Hukuk tüm anlaşmazlıklar gibi evlilik ve aile müessesesi de anlaşmazlıklara konu olmaktadır. Ancak aile anlaşmazlıkları toplumu bireyleri özelikle de çocukları da doğrudan etkilediği için diğer hukuk alanlarından ayrı bir yere koymak gerekir. Dolayısıyla mahkemeye intikal etmeden anlaşma zemini aramak aile kurumuna en az zararla sorunu çözme imkanı verebilmektedir. Hukuk dünyasında "arabuluculuk" müessesesinin son zamanlarda popülaritesi artmış olup sorunların çözümünde etkin bir hukuk yolu haline gelmiştir. Hukuka konu olan aile hukukunda anlaşmazlıklar konusunda araştırmalarımızı yaparken öncelikle evlilik ve aile kurumunu hukuki bakış açısıyla irdelemeye çalıştıktan sonra, aile hukukunun temel ilkelerinden yola çıkarak evlilik birliğinin zayıflaması ve boşanma olgusu üzerinden arabuluculuk müessesesi incelenmeye çalışılmıştır. Çalışmamızda son dönemlerde hukuk dallarında çözüm yolu arayışı olarak başvurulan arabuluculuk olgusundan yararlanarak aile hukukunda anlaşmazlıklar ve boşanma sürecinde arabuluculuğun faydaları ve hukuka katkısının çok fazla olduğu açıktır.

Aile hayatıAile hukukuAile içi ilişkiler+6
Nursen Karagözoğlu
Başkent University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2017
00
Master'sOpen AccessTR

İşçinin yetersizliği ve davranışları nedeniyle geçerli fesih

Haklı yahut geçerli bir neden olmadıkça işçinin işten çıkarılmamasını garanti altına alan düzenlemeler iş güvencesi hükümlerini meydana getirmektedir. Bu doğrultuda ve 158 Sayılı ILO Sözleşmesi'yle de uyumlu olarak 4857 Sayılı Kanunumuzda iş güvencesi kurumuyla ilgili olarak önemli düzenlemeler yer almaktadır. İşbu çalışma kapsamında, haklı neden-geçerli neden farklarına değinilmiş olmakla beraber çalışmanın konusu "işçinin yeterliliği ve davranışlarına" ilişkin olan nedenlerle sınırlanmış ve işletmenin, işyerinin ya da işin gereklerinden kaynaklanan geçerli nedenlere yer verilmemiştir. Bu minvalde, uygulamada özellikle görülen ve işçinin kişiliğine ilişkin olan geçerli nedenler açıklanmaya çalışılmıştır. Bu doğrultuda da özellikle Yargıtay içtihatlarından faydalanılmıştır. 25/10/2017 tarih ve 30221 Sayılı Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren 7036 Sayılı İş Mahkemeleri Kanunu da iş hukukumuz alanında yeni ve önemli düzenlemeler getirmiştir. Özellikle, konumuz açısından bakıldığında işe iade davalarında artık zorunlu arabuluculuk kurumu getirilmiş bulunmaktadır.

ArabuluculukGeçerli nedenHaklı neden+5
İlkiz Orhon
Başkent University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2018
00
Master'sOpen AccessEN

The conflict between Greece and Macedonia and the limits of international mediation

The bilateral relations between Greece and Macedonia have been problematic since Macedonia's declaration of independence, and got more strained following Greece's objections to Macedonia's integration to Euro-Atlantic institutions with its constitutional name. Greece has repeteadly claimed that Macedonia's using its constitutional name, the "Republic of Macedonia", implies territorial claims against its northern province. The relations got more strained once Macedonia's leaders began promoting the national identity through historical symbols of ancient Macedonian kingdom, whereas Greece asserts that those symbols essentially belong to its own heritage. Although Macedonia reiterated that it has no territorial claims against Greece and, as a sign of goodwill, revised the provisions of its constitution, and altered its national flag, Greece continues to block Macedonia's admission to the EU and NATO membership by using its veto power. The International Court of Justice, ICJ, ruled that Greece breached its obligations stipulated in the 1995 Interim Accord by blocking Macedonia's accession to the EU and NATO. Although the UN brokered mediation efforts, the resolution of the name conflict has been a stalemate due to the parties' intransigence even after two decades. The main strategy of the EU and NATO for stabilizing the Western Balkans through enlargement was derailed due to the name dispute. Settlement of the conflict becomes a priority for international community due to its potential to affect wider regional stability, given the recent developments in geopolitical setting. This study primarily aims at unfolding the limits of international mediation as a mainstream conflict resolution approach. The case study under review suggests that the sole use of international mediation remains dysfunctional in value-based conflicts, particularly that of national identity. Keywords: Conflict Resolution, International Mediation, Interim Accord.

AgreementsMediationMacedonian+5
Levent Selvi
Dokuz Eylül University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2015
00

Related subjects