Police

106 theses under this subject heading

Master'sOpen AccessTR

Emniyet Teşkilatına bağlı okullardan mezun olan polis personelinin kişilik profilinin incelenmesi

Psikolojik testlerin ve kişilik envanterlerinin polis adaylarının seçimi ve elenmesinde kullanılması çok uzun bir geçmişe sahiptir. Ancak Türkiye'de polis meslek grubunda yapılan çalışmalar kısıtlıdır. Bu çalışmada, bir meslek grubu olan polislerin temel kişilik profili ve bu profilinin hangi sosyodemografik özelliklerle ilişkili olduğu konuları incelenmiştir. İstanbul Emniyet Müdürlüğü'ne bağlı Çevik Kuvvet Şube Müdürlüğü'nde görevli 39'u kadın 537'si erkek, toplam 576 polis personeli çalışmanın örneklemini oluşturmuştur. Veriler bilgi formu ve Beş Faktör Kişilik Envanteri kullanılarak toplanmıştır. Hem kadın hemde erkek polislerin en yüksek puanı Değişime Açıklık faktöründen, en az puanı ise Duygusal Tutarsızlık faktöründen aldığı görülmüştür. Sosyodemografik özelliklerden, cinsiyetin, yaşın, medeni durumun, yıllık izinlerde tatil yapabilmenin, mezun olduğu polis okul türünün, polis mesleğinde kendini başarılı görme ve polis mesleğinden memnun olma derecelerinin kişilik profili ile ilişkili olduğu bulunmuştur. Çalışma, polislerde sosyodemografik özelliklerin kişilik profili ile ilişkili olduğunu göstermiştir. İleriki araştırmalarda, polislerin beş faktör kişilik özelliklerine göre farklı değişkenlerle ilgili olarak, farklı örneklemler üzerinde araştırılmasının, bu konudaki bilgi birikimine ve ilgili insan kaynakları yönetimi uygulamalarına önemli katkılar sağlayacağı düşünülmektedir.

Beş faktör kişilik modeliKişilikKişilik profilleri+4
Cihat Çelik
İstanbul Arel University · Sosyal Bilimler Enstitüsü
2012
00
Master'sOpen AccessTR

Polislerde öz denetim, sosyal sorun çözme becerisi, psikolojik sağlamlık ve duyguları ifade etme arasındaki ilişkilerin incelenmesi

Bu araştırmada polislerde öz denetim, sosyal sorun çözme becerisi, psikolojik sağlamlık ve duyguları ifade etme arasındaki ilişkiler incelenmiştir. Araştırmanın evrenini Türkiye‟de Emniyet Genel Müdürlüğü bünyesinde görev yapan polisler oluşturmaktadır. Örneklem ise Trabzon ve Rize illerinde görev yapan ve amaçlı örneklem yöntemi kullanılarak ulaşılabilen 200 erkek ve 14 kadın toplam 214 emniyet mensubundan oluşmuştur. Gerçekleştirilen bu araştırma, ilişkisel tarama modelinde yürütülmüştür. Araştırma kapsamında veriler yüz yüze toplanmıştır. Veri toplama aracı olarak Kişisel Bilgi Formu, Öz Denetim Ölçeği (ÖDÖ), Sosyal Sorun Çözme Envanteri (SSÇE), Yetişkin Psikolojik Sağlamlık Ölçeği (YPS) ve Duyguları İfade Etme Ölçeği (DİEÖ) kullanılmıştır. Toplanan verilerin analizinde SPSS 25.0 programı kullanılmıştır. Verilerin analizi aşamasında bağımsız gruplar t testi, tek yönlü varyans analizi (ANOVA) ve Pearson Korelasyonu kullanılmıştır. Ayrıca katılımcılara ilişkin bulgular ile ölçek puanlarına ait tanımlayıcı bulguların tespitinde frekans ve yüzde analizi ile aritmetik ortalama ve standart sapma gibi tanımlayıcı istatistikler kullanılmıştır. Araştırma sonucunda öz denetim, sosyal sorun çözme becerileri, psikolojik sağlamlık ve duyguları ifade edebilme arasındaki ilişkilerin tamamı güçlü derecede pozitif ve anlamlı bulunmuştur. Öz denetim, sosyal sorun çözme becerileri, psikolojik sağlamlık ve duyguları ifade edebilmenin demografik ve mesleki özelliklere göre karşılaştırılması sonucunda ise öncelikle bunların tamamının ii cinsiyete, yaşa, eğitim durumuna, meslekteki görev süresine, günlük çalışma süresine ve algılanan ekonomik düzeye göre anlamlı farklılık oluştuğu belirlenmiştir. Kadınların; öz denetim kapasiteleri, sosyal sorun çözme becerileri, psikolojik sağlamlıkları ve duygularını ifade edebilme becerileri erkeklerden anlamlı olarak daha yüksek bulunmuştur. Anahtar Kelimeler: Polis, Öz Denetim, Sosyal Sorun Çözme, Duyguları İfade Etme, Psikolojik Sağlamlık

DenetimDuyguları ifade etmePolis+4
Gülşah Özgenç
İstanbul Arel University · Lisansüstü Eğitim Enstitüsü
2022
00
Master'sOpen AccessTR

İç güvenlik yönetiminde alternatif bir yaklaşım olarak öngörücü polislik

Öngörücü polislik, suçları tahmin etmek ve önlemek için ileri teknoloji ile veri analizi tekniklerini kullanan güvenlik yönetimine ve polisliğine çağdaş bir yaklaşımdır. Öngörücü polisliğin gelişimi, polisliğin etkinliğini artırma ve kamu güvenliğini iyileştirme potansiyeline sahip olduğundan, günlük yaşamlarımız üzerinde önemli bir etkiye sahip olacaktır. Son yıllarda, öngörücü polisliğin kullanımı dünya çapında çeşitli kolluk kuvvetlerinin bu yaklaşımı benimsemesiyle daha yaygın hale gelmiştir. Öngörücü polisliğin amacı, belirli bir alanda veya belirli kişiler arasında artan suç riskini gösterebilecek kalıpları ve eğilimleri belirlemek için veriye dayalı iç görüleri kullanılabilecektir. Öngörücü polislik, makine öğrenimi algoritmaları, coğrafi bilgi sistemleri ve sosyal medya analitiği dahil olmak üzere bir dizi teknolojiye dayanmaktadır. Bu araçlar, kolluk kuvvetlerinin polis kayıtları, sosyal medya gönderileri ve sensör verileri dahil olmak üzere çeşitli kaynaklardan büyük miktarda veriyi işlemesine ve analiz etmesine olanak tanımaktadır. Öngörücü polislik, bu teknolojileri kullanarak, polislik çabalarının verimliliğini ve etkililiğini önemli ölçüde artırma potansiyeline sahiptir. Bununla birlikte, öngörücü polisliğin kullanımı sivil özgürlükler , mahremiyet, ve ceza adaleti sistemi gibi önemli alanlarda önyargı potansiyeli ya da etik ihlaller gibi sorunları da gündeme getirmektedir. Bu nedenle, bu yaklaşımın sonuçlarını dikkatlice değerlendirmek, sorumlu ve şeffaf bir şekilde uygulanmasını sağlamak oldukça önem arz etmektedir. Öngörücü polisliğin gelişiminin günlük yaşam, güvenlik yönetimi ve polislik uygulamaları üzerinde önemli bir etkisi olacağı kabul edilmektedir. Teknoloji ilerlemeye bağlı olarak, kamu güvenliğini sağlama ve adaleti teşvik etmede öngörücü polisliğin rolünü dikkatle değerlendirmek gerekecektir. Bu tezin amacı polislik alanında güncel yaklaşımlardan birisi olan öngürücü polisliği ve bu yaklaşımın etkilerini analiz etmekdir.Bu doğrultuda çalışmada öncelikle güvenlik kavramı tüm yönleriyle ele alınmış ve bu bağlamda güvenlik yönetimi ve polislik ilişkisi ortaya konulmuştur.Ardından Dünya genelinde uygulanmış ve uygulanmaya devam eden polislik yaklaşımları açıklanmaya çalışılmıştır. Devamında öngörücü polisliğin tarihi ve gelişimi incelenmiş ve bu yaklaşımda kullanılan çeşitli teknoloji ve teknikler ele alınmış ve uygulamanın potansiyel etkileri ortaya konulmuştur. Bunun yanında, mahremiyet, sivil özgürlükler ve ceza adaleti sistemindeki önyargı potansiyeli ile ilgili endişeler de dahil olmak üzere öngörücü polisliği çevreleyen etik ve yasal sorunları tartışılacak ve öngörücü polisliğin ülke çapındaki farklı yargı alanlarında nasıl uygulandığını incelenecek ve bu yaklaşımın suçu azaltma ve kamu güvenliğini artırmadaki etkinliği ele alınacaktır. Son olarak, gelişmekte olan teknolojilerin potansiyel etkisini ve bu yaklaşımın önündeki zorlukları ve fırsatları göz önünde bulundurarak öngörücü polisliğin geleceğine yönelik öngörüler ortaya konulmaktadır.

AlgoritmalarEtikGüvenlik+5
Şükrü Can Öztürk
Uşak University · Lisansüstü Eğitim Enstitüsü
2023
00
Master'sOpen AccessTR

Yeni nesil teknolojilerden insansız hava aracı ve özel hayatın gizliliğinin korunması

Askeri amaçlar için üretilen insansız hava aracının (İHA), birey kullanımına kadar olan evrimi ve gelişimi hayatın her alanına nüfuz etmeye devam etmektedir. İHA'lara entegre edilebilen faydalı yükler, uçuş süresinin uzunluğu, insan faktörünün nerdeyse sıfıra inmesi gibi avantajları sayesinde kamu güvenliğinin ve huzurunun sağlanması için polis teşkilatı tarafından da İHA kullanımı son yıllarda çarpıcı biçimde artmaktadır. Türkiye'de Emniyet Genel Müdürlüğü bünyesindeki Havacılık Dairesi Başkanlığı 2018 yılı itibari ile 81 ilde İHA büro amirliklerinin kurulumu tamamlanmış olup gelecek vizyonu olarak her geçen gün İHA kapasitesini arttırmaktadır. ABD'de yaşanan 11 Eylül saldırısından sonra "tehlikenin tehlikesini önlemek" proaktif polislik anlayışı olarak benimsenmektedir. Tehlikenin önlenmesi ancak gelişmiş gözetim teknolojileriyle mümkün olmaktadır. Bu bağlamda polis tarafından aslında her an var olduğunu bildiğimiz ama aslında çoğu zaman göremediğimiz yeni nesil araçlarla yoğun bir gözetim teknolojisi kullanılmaktadır. Bilimdeki yenilikler, teknolojinin ilerlemesi bunun sonucu olarak, daha sofistike teknolojik kapasite, yalnızca artan verimlilikle değil, aynı zamanda ahlaki değerlerle, politik ve hukuki ilerlemeyle de ilişkilidir. Günümüzde gözetim teknolojilerinin yaygın ve yoğun kullanılması bireylerin, tüm hareket ve davranışlarının her zaman izleniyormuş gibi kendilerini ayarladıkları bir öz disiplin etkisini, Jeremy Bentham'ın kurguladığı ve Michel Foucault tarafından anlatılan "Panopticon" metaforunu beraberinde getirmektedir. Bu nedenle, özel hayatın gizliliği ve kamu güvenliği arasındaki değer çatışması, kolluğun yeni nesil gözetim araçlarından olan İHA kullanarak kapsamlı gözetiminden kaynaklanan en önemli etik sorunu olarak ortaya çıkmaktadır. Kolluğun İHA kullanımının her geçen gün yaygınlaşması ve kullanılan teknolojinin daha sofistike hale geleceği dikkate alındığında özel hayatın gizliliğine müdahale olabilecek durumların ihtimali artmaktadır. Kolluğun yetkilerini, bireyin haklarını belirlemek bu bağlamda özel hayatın gizliliği ile kamu güvenliğini arasındaki hassas dengenin sağlanmasında büyük önem arz etmektedir. Anayasa tarafından korunan temel ve hak hürriyetlere, olabilecek sınırlamaların ancak kanunla düzenlenebileceği noktasından hareketle, kolluğun İHA kullanımı ile ilgili kanuni düzenleme yapılması gerekliliği ortaya çıkmaktadır. Bu çalışmada insansız hava araçlarının kamu güvenliğinin sağlanmasına yönelik artan önemine değinilmiş, bu bağlamda insansız hava araçlarıyla ilgili mevzuatta ve güvenlik yönetimi alanlarında kapsamlı düzenleme yapılması ihtiyacının ortaya konulması gerektiği sonucuna ulaşılmıştır.

Güvenlik önlemleriKamu hukukuPolis+5
Mehmet Enes Yılmaz
Hacettepe University · Sosyal Bilimler Enstitüsü
2022
00
Master'sOpen AccessTR

Kolluğun sivil denetimi: Kolluk gözetim komisyonu bağlamında bir inceleme

Kolluk birimleri, yaptıkları işin doğası gereği birtakım istisnai yetkilere sahiptirler. Üstün nitelikli ve istisnai bu yetkiler kullanılırken zaman zaman hukuka aykırı eylemler ortaya çıkabilmektedir. Kolluk teşkilatının sergilediği bu hukuka aykırı eylem ve fiillerin soruşturulmasının yine kolluk personeli tarafından yapılıyor olması denetimlerin yeterince ve olması gerektiği gibi yapılıp yapılmadığı konusunda şüphe doğurmakta ve üstlerinin örtüldüğü yönünde kamuoyunda bir algı oluşmasına neden olabilmektedir. Bu endişelerin giderilmesi, denetimlerin olması gerektiği gibi yapılmasının sağlanması, kamuoyunun şikayet mekanizmasına güveninin temini ve tüm bunlar yapılırken aynı zamanda kolluk birimlerinin de haksız, isnat edici ve iftira içeren şikayetlerden korunması sivil makamlardan oluşan bağımsız ve etkili bir gözetim mekanizması ile mümkün olabilmektedir. Bunun temini için 3 Mayıs 2016 tarihinde Türkiye Büyük Millet Meclisi tarafından kabul edilen 6713 sayılı Kanun ile Kolluk Gözetim Komisyonu kurulmuştur. Bu Tezde, kolluğun sivil denetimi Kolluk Gözetim Komisyonu bağlamında incelenmiştir. Önce kolluğun sivil denetimi/gözetimi konusunda kavramsal bir çerçeve çizilmiş, dünyadaki örnek uygulamalar da dikkate alınarak kolluk teşkilatı ile ilgili şikayetleri bağımsız, tarafsız, etkili ve şeffaf bir şekilde yürütmek amacıyla kurulan Kolluk Gözetim Komisyonu bağlamında bir inceleme yapılmıştır. Kurulan sistem ayrıntılı olarak ele alınarak birtakım öneriler geliştirilmeye çalışılmıştır. Anahtar Sözcükler Kolluk, Polis, Jandarma, Sivil Gözetim, Hesap Verebilirlik, Bağımsız Denetim, Kolluk Gözetim Komisyonu

DenetimHesap verebilirlikKolluk Gözetim Komisyonu+7
Musa Göktaş
Hacettepe University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2022
00
Master'sOpen AccessTR

Antik Yunan'da polisin ortaya çıkışı

Polis birçok araştırmada hatalı bir şekilde kent-devleti olarak tanımlanmıştır. Ancak polis konusu, devlet olduğu kavramından başlayarak her noktasında tartışmaya açık bir konudur. Devlet olarak kabul edildiğinde, polisin Yakın Doğu'daki benzerleriyle olan karşılaştırmaları sonucu, bu yapının kent-devleti olarak nitelendirilmesi tartışma konusu yaratmaktadır. Gerçekten de polisi sadece kent-devleti olarak adlandırmak onun tüm dinamiklerini açıklamakta yetersiz kalmaktadır. Polisin anlamına dair bahsedilen tartışmalardan sonra bu kavramın Yunan bölgesinde ne zaman ortaya çıkmış olabileceği önem teşkil etmektedir. Bu amaç doğrultusunda da polisin en temelinde ikili bir anlamı olduğunun bilinmesi gerekir. Bu anlamlar: Kentsel anlamda polis ve politik anlamda polistir. Kentsel anlam tek başına ele alındığında Zagora, Herakleion gibi erken yerleşimler bu başlangıca kanıt olarak gösterilebilir. Ancak politik birliktelik ele alındığında, bu ideolojik yapılanmanın M.Ö. 8. yüzyılda başlamış olabileceği düşünülmektedir. Bunun sebebi olarak da M.Ö. 8. yüzyılda yaşanan yoğun sosyo-kültürel ve sosyo-ekonomik değişimler gösterilmektedir. Bu noktada polisin ortaya çıkışını, genel kanı olarak, M.Ö. 8. yüzyıla tarihlemek doğru olacaktır. Polisin bahsedilen bu dualistik anlamını kavramak onun içsel dinamiklerini tanımaktan geçmektedir. Polisin içsel dinamikleri de kendisi gibi somut ve soyut kavramlardan oluşur. Bu oluşumlar polisi yaratan toplumun yapısı hakkında bize bilgi vermesi bakımından önemlidir. Bu yapıların incelemesiyle polisin, ortaya çıkmasına sebep olmuş, daha sonra yarattıkları bu yapının vatandaşları olan toplum ile ilişkisi de anlaşılmış olacaktır. Polisin bu bahsedilen anlamları anlaşıldığında da onun ortaya çıkmasına sebep olan dinamikleri ve süreci fark etmemiz daha kolay olacaktır.

Antik YunanAntik kültürEski Çağ tarihi+7
Mehmet Özgönül
Ege University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2019
00
Master'sOpen AccessTR

Güvene yol açan faktörlerden biri olarak sosyal sermaye

Tezin konusunu ilk olarak güven faktörünün sosyal sermayeyi etkilemesi oluşturmaktadır. Bunun yanı sıra başka hangi demografik değişkenlerin sosyal sermaye ve güven üzerinde olumlu veya olumsuz olarak nasıl etkileri olduğu araştırılmıştır. Özellikle iki meslek üzerinden görüşmeler yapılarak kıyaslamalar yapılmaktadır. Polis ve imam katılımcılar ile görüşülürken emekli, erkek ve kadın kategorilerine ayrılarak hemen hemen eşit olmasına dikkat edilmiştir. Çalışmada karma yöntem tekniği kullanılmıştır. Verileri toplamak için ikili mülakatlar gerçekleştirilmiştir ve analiz için ise nitel görüşmeler 5'li likert tipi ölçeğe uygulanarak SPSS kullanılmıştır. Yapılan görüşmeler sonucunda meslek, öğrenim durumu ve yaşanılan yer değişkenlerinde güven ve sosyal sermaye arasında anlamlı bir ilişki görülmektedir. Örneğin güven düzeyi yüksek olan imam katılımcıların sosyal sermaye düzeyleri de polis katılımcılara göre daha yüksek olarak görülmektedir. İmam katılımcıların çalışma saatleri polis katılımcılara göre daha düşük olarak görülmektedir. Esnek çalışma saatleri de imam katılımcılara sosyal ortamlara katılmaları için fırsatlar sunmaktadır. Ayrıca imamların uzun süredir aynı yerde ve genellikle kendi memleketlerinde çalışmaları kurdukları ilişkilerin devamlılığı için önemlidir. Bourdieu ilişkilerin devamlı olmasının sosyal sermayeyi artırdığını ifade etmektedir. Çalışmada katılımcıların çalışma şartları, mekanları ve ortak hayat görüşünde oldukları kişilerle aynı habitusda olmaları sosyal sermayelerini anlamlı olarak etkilemektedir. Anahtar kelimeler: sosyal sermaye, güven.

GüvenPolisSosyal sermaye+1
Rahime Akyüz
Niğde Ömer Halisdemir Üniversity · Sosyal Bilimler Enstitüsü
2023
00
Master'sOpen AccessTR

Türk polisinin aktör olarak yer aldığı kadına şiddet haberleri üzerine bir söylem analizi

Bu çalışmada Türk Polisinin aktör olarak yer aldığı kadına yönelik şiddet haberlerinin söylem analizi yapılmıştır. Medya ve polisler kadına yönelik şiddetin engellenmesinde önemli bir kesişim noktasında bulunmaktadır. Türk Polisinin aktör olarak yer aldığı kadına yönelik şiddet olaylarını konu edinen haber metinlerinin olayı ve Türk Polisini nasıl yansıttığı, haberin metninin nasıl kurulduğu ve şekillendiği analiz edilmiştir. Buna ek olarak haber metinlerinde sıklıkla rastlanmakta olan kadına yönelik şiddeti meşrulaştırıcı ifadeler, suçun işlenme sebebini belirterek suçu değersizleştirme ve suçu dramatikleştirme ve gerçeklikten uzaklaştırma gibi durumların bu metinlerde ne şekilde yer aldığına odaklanılmıştır. Bu doğrultuda medyada var olan kadına yönelik şiddet haberlerinin daha çok okunması amacıyla dramatikleştirme eğiliminin daha fazla görüldüğü internet haber metinleri incelenmiştir. Böylece Türk Polisinin aktör olarak yer aldığı kadına yönelik şiddet haberlerinde mesleğin ön plana çıkarılması, "suçlu polis" etiketinin dikkat çekici bir biçimde belirtilmesi, steril ve düzenli polis memur hayatının hikâyeleştirilmesi ile beraber alışılagelmiş kadına şiddet haberlerinde sıklıkla rastlanılan suçu meşrulaştırıcı, suçun neden-sonuç ilişkisi biçiminde anlatılması gibi unsurlara odaklanılmıştır. Bu doğrultuda pandemi döneminin bireyler arasında ve aile içinde şiddetin arttığı akademik çalışmalarca ortaya konması sebebiyle, Türkiye'de COVID-19 vakasının ilk kez görüldüğü tarih olan 11 Mart 2020 tarihi başlangıç olarak kabul edilmiştir. Bu tarihten itibaren internet haber sitelerinde yayımlanmış olan Türk Polisinin aktör olarak yer aldığı kadına yönelik şiddet haberleri çalışmanın kapsamını oluşturmuştur. Bu doğrultuda örnekleme dahil edilmiş haber metinleri, haberlerin söylemini açığa çıkarmada etkili bir analiz yöntemi öneren Teun A. van Dijk'ın makro-mikro şeması doğrultusunda eleştirel söylem analizi ile yapılmıştır. Analiz sonucunda elde edilen bulgular literatür kısmında yer alan medyanın genel şiddet söylemleri, kadına yönelik şiddetin ülkemizdeki durumu ve yöntem kısmında anlatılan eleştirel söylem analizi gibi kuramsal bilgiler ile yorumlanmıştır.

Haber diliHaberlerKadın cinayeti+7
Ramazan Dumrul
Mersin University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2023
00
Master'sOpen AccessTR

İç güvenlik hizmeti veren kolluk kuvvetlerinin karşılaştığı kültürel etkilere dayalı iletişim engelleri

Bu çalışmada öncelikle kültür ve kültürel farklılıkların iç güvenlik hizmetlerine etkisi ile iletişim, kültür ve güvenlik arasındaki ilişkinin ortaya koyulması amaçlanmaktadır. Kültür, toplumları ve toplumları oluşturan bireyleri etkilediği gibi, kültürün güvenlik uygulamalarına da büyük etkisi vardır. Kültür konusunda yapılan çalışmalar, kültürün değerler açısından toplumdan topluma farklılıklar gösterdiğini ortaya koymaktadır. Kültürlerin sahip oldukları farklı bilgi, inanç, değer ve tutumlar bireysel bağlamda davranış, fikir ve düşüncelere yansıdığı gibi, örgütsel ortamlarda da sistem, süreç ve yaklaşımları etkilemektedir. Bunun sonucu olarak; bireysel bağlamda davranışlar, fikir, düşünce ve bakış, açıları, kültürden kültüre farklılık gösterdiği gibi, örgütsel bağlamda da sistem, süreç ve yaklaşımlar kültürlere göre değişiklik göstermektedir. Çalışmada aynı zamanda, farklı kültür çevrelerinde insan davranışlarının güvenlik hizmetlerine etkisi ve bu farlılıkların kaynağı olan toplumun kültür kodlarının neler olduğunun tespit edilmesi de de amaçlanmaktadır. Ayrıca tezimize konu olacak konu başlığında da vurgulandığı üzere Türkiye'de emniyet ve asayişi sağlamakla görevli kolluk olan polis ve jandarma teşkilatın da hizmet veren personelin, Türkiye'nin değişik coğrafyalarında, farklı sosyo-kültürel yapılarda görevlerini yaparken, hizmet verdikleri vatandaşların sahip oldukları farklı kültürel kodlarından gelen davranışları alışkanlıkları ritüellerine dikkat ederek ne şekilde davranmaları gerektiği konusuna değinilecektir. Ayrıca iç güvenlik uygulamalarında kültür, iletişim ve halkla ilişkiler bağlamında kolluk kuvvetlerinin görevlerini icra ederken dikkat edecekleri iletişim engelleri tespit edilmeye çalışılıp, toplumun kültüründen gelen bu engellere karşı kolluk kuvvetlerinin uygulayacakları hareket tarzları neler olabilir tespit edilmeye çalışılacaktır. Anahtar Kelimeler: Kültür, Güvenlik, İletişim

Güvenlik hizmetleriJandarmaKolluk+7
Seracettin Karatepe
Avrasya University · Sosyal Bilimler Enstitüsü
2016
00
Master'sOpen AccessTR

Suç önleme politikaları içerisinde önleyici polis uygulamalarının önemi ve dünya örnekleri ile Türkiye uygulamalarının karşılaştırılması

İnsanlığın dünya üzerinde var olduğu tüm dönemlerde kendisini güvende hissetmek istemiştir. Bunun için her çağda güvenlik politikalarını gözden geçirerek kendisine kamu düzenini temin edebilecek uygulamalar geliştirmeye çalışmıştır. Tüm bu girişimler ve tarihsel süreç insanların suç işlemesini tam anlamı ile engelleyememiştir. Bu tez çalışması, Suçla mücadele etmek için yeni alternatif uygulamalar araştırmanın yansıra benzer önleyici politikaların da tahlil edilerek başarılı olabileceği değerlendirilen uygulamaların sisteme dahil edilmesinin mümkün olduğunu göstermeyi amaçlamaktadır. Suçun önlenmesi için yapılacak araştırmaya ayrılacak olan zaman ve maddi imkanların başarı sağlama konusunda olumlu dönüt sağlayan projelere aktarılması sürdürülebilir bir önleyici güvenlik politikaları açısından fayda sağlayabilecektir. Bu kapsamda; suç ve polisliğin tarihsel süreç içerisindeki gelişimine değinerek kamu düzeni ve kolluk faaliyetlerinin gelişimi ışığında; Türkiye'de uygulanan iç güvenlik politikaları ve polislik uygulamalarına değinip dünyada uygulanan önleyici polislik uygulamalarını Türkiye açısında uygulanabilirliğinin Değerlendirilmesine çalışılmıştır. Tarihsel süreçler ile suçun ve suçlunun ıslahı ve azaltılmasına yönelik yapılan çalışmaların günümüz kamu düzenine ulaşmamızdaki rolü tartışılmıştır. Dünyanın farklı coğrafyalarında uygulanmış ve başarıları veya gösterilen ilgilerden dolayı haberlere konu olan önleyici polislik uygulamaları irdelenerek bu uygulamaların etki alanları ve önleyici polislik uygulamalarına etkisi tahlil edilmiştir. Önleyici Güvenlik Politikalarının dünyadaki farklı örneklerinin Türkiye de uygulanan güvenlik politikalarına nasıl katkı sunabileceği değerlendirildiğinde; söz konusu uygulamaların gelişimi ve toplum için etkileri göz önünde bulundurularak yapılan tahlilde; sadece belirli idare kurumları veya sivil toplum kuruluşları tarafından yürütülen çalışmaların tek başına yeterli olamayacağı ortaya konularak. Yürütülen birçok Önleyici Güvenlik politikaları ve Önleyici Polislik uygulamalarında; idare, kurumlar ve toplum arasındaki işbirliği, iletişim ve disiplinin kamu düzeninin tesisinde ve sürdürülebilir güvenli bir toplumun inşasında amaca ulaşmak için ayrılmaz bir bütün olduğu ortaya konulmuştur.

GüvenlikKamu hukukuPolis+6
Tayfun Çelik
MEF University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2023
00
DoctorateOpen AccessTR

Birleşmiş Milletler barışı koruma operasyonları kapsamında Polis Barış Gücünün rolü ve etkisi: Haiti-Kosova misyonu karşılaştırması

Dünya genelinde farklı bölgelerde ortaya çıkan krizlerin yaygınlaşması, uluslararası barış ve istikrarı tehdit etmesi üzerine Birleşmiş Milletler (BM), bir takım tedbirler uygulamaya başlamıştır. BM Kurucu Antlaşması'nda açıkça yer verilmemesine rağmen özellikle 1990'lı yılların ikinci yarısından itibaren Barışı Koruma Operasyonları (BKO) sıklıkla uygulanan bir yöntem olmuştur. Tezimizde son dönemde başvurulan BKO'lardan çatışmanın kaynakları açısından birbirinden farklı Haiti ve Kosova örnekleri ele alınarak analiz edilecektir. Çalışmanın kavramsal yapısı ortaya konulduktan sonra, BM'nin yapısı, BKO'ların kurulması ve bu operasyonlar ile birlikte literatüre giren kavramlar açıklanacaktır. Ayrıca çalışmamızda BKO'ların başarısının değerlendirilmesi için kullanılacak başarı ölçütleri açıklanmıştır. BM Haiti İstikrar Misyonu (United Nations Stabilization Mission in Haiti-MINUSTAH) ve BM Kosova Geçici Yönetim Misyonu (United Nations Interim Administration Mission in Kosovo-UNMIK) detaylı olarak incelenecek, misyonların yerel polis teşkilatlarının kurulup kapasitesinin geliştirilmesi ve suçlar üzerindeki etkisi konusundaki başarıları karşılaştırılacaktır. Tezin temel amacı MINUSTAH ve UNMIK misyonları örneğinde BM Barışı Koruma Operasyonları'nın barışın inşasındaki rolünü ve etkisini tespit etmektir. Bu bağlamda MINUSTAH ve UNMIK misyonlarının temel görev ve nitelikleri karşılaştırılarak, Polis Barış Güçleri'ndeki personel seçiminin görevin başarısına etkisi irdelenecektir.

BarışBarışı sağlamaBirleşmiş Milletler+7
Alptekin Aslantaş
Bursa Uludağ Üni̇versi̇ty · Sosyal Bilimler Enstitüsü
2022
00
Master'sOpen AccessTR

Polis memurlarının evlilik doyumları, ilişkilerle ilgili bilişsel çarpıtmaları ve cinsiyet rollerinin incelenmesi

Bu araştırma, polis memurlarının evlilik doyumları, ilişkilerle ilgili bilişsel çarpıtmaları ve cinsiyet rol düzeylerini ortaya koymayı ve evlilik doyumlarının ilişkilerle ilgili bilişsel çarpıtmalar, cinsiyet rol düzeyleri, bazı demografik ve mesleki değişkenler ile ilişkisini incelemeyi amaçlamaktadır. Araştırmanın verilerini toplamak için Evlilik Yaşam Ölçeği, İlişkilerle İlgili Bilişsel Çarpıtmalar Ölçeği, Bem Cinsiyet Rolleri Envanteri ve Kişisel Bilgi Formu kullanılmıştır. Eskişehir Emniyet Müdürlüğü' nün çeşitli birimlerinde görev yapan 687 erkek polis memurundan elde edilen verilerin analizi betimsel istatistikler, tek yönlü varyans analizi ve hiyerarşik regresyon analizi ile gerçekleştirilmiştir. Araştırmada, erkek polis memurlarının yüksek düzeyde evlilik doyumuna, orta düzeyde yakınlıktan kaçınma, gerçekçi olmayan ilişki beklentisi ve zihin okuma bilişsel çarpıtmalarına ve yüksek düzeyde kadınsılık ve erkeksilik rol düzeylerine sahip oldukları bulunmuştur. Araştırmanın regresyon analizi sonuçları erkeksilik ve kadınsılık cinsiyet rol düzeylerinin, yakınlıktan kaçınmaya yönelik bilişsel çarpıtma düzeylerinin ve branşlı bir birimde çalışıp çalışmama durumunun evlilik doyumunun önemli yordayıcıları olduğunu ve bu değişkenlerin birlikte toplam varyansın %15 ' ini açıkladığı ortaya koymuştur. Buna göre erkeksilik ve kadınsılık arttıkça evlilik doyumu artmaktadır. Yakınlıktan kaçınmaya yönelik bilişsel çarpıtma arttıkça evlilik doyumu azalmaktadır. Branşlı bir birimde çalışıp çalışmama durumu açısından ise branşlı bir birimde çalışan erkek polis memurlarının evlilik doyumu düzeyleri branşsız birimlerde çalışanlardan daha yüksektir. Yaş, evlilik süresi, çalışma süresi, eşin çalışıp çalışmama durumu, çocuk sahibi olup olmama durumu, gerçekçi olmayan ilişki beklentileri ve zihin okumanın ise evlilik doyumunun önemli bir yordayıcısı olmadığı belirlenmiştir. Araştırmanın bulgularına göre, erkek polis memurlarının evlilik doyumu düzeyleri cinsiyet rol gruplarına göre anlamlı farklılık göstermektedir. Buna göre belirsiz cinsiyet rolüne sahip olan erkek polis memurları kadınsı, erkeksi ve androjen cinsiyet rolüne sahip olan erkek polis memurlarından daha düşük düzeyde evlilik doyumu düzeyine sahiptir. Anahtar Sözcükler: Bilişsel çarpıtma, cinsiyet rolü, evlilik doyumu, polis memuru

Bilişsel çarpıtmaCinsiyet rolleriEvlilik+2
Çiğdem Şimşek
Anadolu University · Eğitim Bilimleri Enstitüsü
2014
00
Master'sOpen AccessTR

Avrupa Birliği ülkelerinde ve Türkiye'de polis eğitimi

Küreselleşen dünyamızda, bugün hiçbir ülkenin kendi sınırlarına kapanarak yalnız başına yaşaması olanaklı değildir. Özellikle suç ve suçluların sınır aşan niteliğe büründüğü bir ortamda, onlarla mücadele etmek zorunlu olarak diğer ülkelerle işbirliğini gerektirmektedir. Ülkeler arası işbirliği çalışmalarının sağlıklı ve sağlam temellere oturması ise büyük ölçüde tarafların birbirlerini iyi tanımalarına bağlıdır. Hiçbir ülke diğeriyle birebir benzer özelliklere sahip değildir. Her ülkenin toplumsal, kültürel, siyasal ve ekonomik yapısından kaynaklanan kendine özgü koşulları vardır. Önemli olan karşılıklı saygı içerisinde işbirliğini ve ortak paydayı genişletebilmektir. Bu çalışmada Avrupa Birliği'ne tam üyelik aşamasında olan Türkiye'nin ve Birlik üyesi ülkelerin polis eğitimleri ele alınmış, bütün yönleriyle incelenmiş, aradaki farklılıklar ve benzerlikler saptanarak kurulacak olan olası işbirliğine katkıda bulunulmaya çalışılmıştır.

Avrupa BirliğiEğitimPolis+3
Bilal Çavuşoğlu
İnönü University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2004
10
Master'sOpen AccessTR

Alamanya polis örgütü'nün yapısı, işleyişi ve işlevleri "Türkiye polis örgütü için alınabilecek dersler"

Ülkelerin yönetim dizgesi ile polis yönetimleri arasında yakın bir iliski bulunmaktadır. Polis, ülke yönetimin bir parçasıdır. Aynı zamanda ülke yönetimini yansıtmaktadır. Bir ülkenin polis örgütünü incelemek bir bakıma o ülkenin yönetim dizgesini de incelemek anlamına gelmektedir. Almanya'da federal dizge, 1933-1945 yılları arasındaki Nazi Dönemi dısında, Alman tarihi boyunca süregelmistir. Federal yapıya uygun olarak, Federal Sınır Koruma Polisi (BGS) ile Federal Kriminal Polis Merkezi (BKA)'nin dısında, polis gücünün olusturulması eyaletlerin yetkisi altındadır. Federal polis birimleri ile eyalet polis birimleri arasında sıradüzensel bir iliski yoktur ve federal birimlerin eyalet polisine emir verme yetkisi bulunmamaktadır. Polis güçlerinin özeksel bir yönetim dizgesine sahip olması Nazi deneyimi nedeniyle Almanya'da demokrasinin gelismesi ve özgürlükler açısından sakıncalı bulunmustur. Almanya'da, yetenekli, bilgili ve güvenilir bir polis gücünü olusturmanın yolu egitim olarak görülmüs ve polis egitimi oldukça uzun süreli olarak belirlenmistir. Egitim dizge ve süreçleri uygulamayla birlestirilerek sürdürülmektedir. Almanya'daki yerinden yönetim dizgesi, yurttasların polislik politika ve uygulamalarına katılmasına genis ölçüde olanak vermektedir. Polisin çalısma yapacagı alanlar, görev yapılan yerlesim yerinin sosyal ve ekonomik özelliklerine, yurttasların beklentilerine uygun olarak, onların görüs ve düsünceleri de belirlenerek yapılmaktadır. Üniter bir yönetim yapısına sahip olan ülkemizde, Polis hizmetleri 1845 yılına kadar ordu içerisindeki askerler tarafından yerine getirilmistir. Ülkemizde Polis Örgütü merkeziyetçi bir yönetim dizgesine sahiptir. Polislik politika ve kararları merkezde belirlenip, tüm polis örgütünde uygulanmaktadır.

EğitimPolisSuç+1
Hüseyin Kara
İnönü University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2004
00
Master'sOpen AccessTR

Emniyet mensuplarının rekreasyonel etkinliklere katılımlarında engel teşkil eden faktörlerin belirlenmesi (Kütahya ili örneği)

Bu çalışmada, emniyet mensuplarının rekreasyonel etkinliklere katılımlarında engel teşkil eden faktörlerin bazı değişkenler açısından belirlenmesi amaçlanmıştır. Bu araştırmaya, Kütahya İl Emniyet Müdürlüğü'ne bağlı tesadüfi yöntem ile seçilmiş 113'ü erkek 38' , kadın toplam 151 emniyet mensubu katılmıştır. Çalışma kapsamında hazırlanan veri formu iki kısımdan oluşmaktadır. İlk kısımda katılımcıların demografik özelliklerini belirlemek için kişisel bilgi formu; ikinci kısımda ise rekreasyonel etkinliklere katılımının önündeki engelleri katılımcıların algısına göre belirlemede Alexandris ve Carroll (1997) tarafından geliştirilen, Karaküçük ve Gürbüz (2007) tarafından Türkçeye uyarlanan, "Boş Zaman Engelleri Ölçeği" kullanılmıştır. Ölçeğin Türkçe formu 27 madde ve (a) birey psikolojisi (6 madde), (b) bilgi eksikliği (3 madde), (c) tesis yetersizliği (4 madde), (d) ulaşım sorunu (4 madde) (e) arkadaş eksikliği (3 madde), (e) zaman ve ilgi eksikliği (7 madde) biçiminde 6 alt boyuttan oluşmaktadır. Anketlerden elde edilen verilerin analizi ve değişkenler arası karşılaştırmalarda SPSS 22.0 programından faydalanılmıştır. Bu araştırmanın sonucunda, katılımcıların cinsiyet, medeni durum, en çok yaşadıkları yerleşim birimi ile boş zaman engelleri puanları arasında anlamlı bir farklılık tespit edilirken (p<0,05); yaş, çalışma yılları, boş zamanlarını nerede değerlendirdikleri ile boş zaman engelleri puanları arasında anlamlı bir farklılık tespit edilmemiştir (p>0,05).

Boş zamanları değerlendirmePolisRekreasyon+2
Kadir Tarancı
Kütahya Dumlupınar University · Sosyal Bilimler Enstitüsü
2018
00
Master'sOpen AccessTR

Emniyet Müdürlüğünde çalışan polis memurlarının serbest zamanlarını değerlendirmeleri açısından örgütsel vatandaşlık davranışlarının incelenmesi

Bu araştırmanın amacı; emniyet mensuplarının serbest zamandan ne anladıkları ve serbest zaman aktivitelerini ortaya koyarak, örgütsel vatandaşlık düzeylerinin ne tür demografik özelliklerden etkilendiğini anlamak ve serbest zaman aktiviteleri ile örgütsel vatandaşlık aktiviteleri arasındaki ilişkiyi ortaya çıkarmaya çalışmaktır. Araştırmaya Kütahya ilinde görev yapmakta olan emniyet mensuplarından uygun örnekleme yöntemi ile belirlenmiştir. Bu araştırmaya 903'ü erkek 63'ü kadın olmak üzere toplam 966 katılımcı katılmıştır. Katılımcılardan veriler demografik bilgi formu, serbest zamanlarını değerlendirme alışkanlıklarının tespitini amaçlayan anket soruları ve Podsakoff vd. (1990) tarafından oluşturulan ve yirmi sorudan oluşan Örgütsel Vatandaşlık Davranışları (ÖVD) ölçeği kullanılmıştır. İstatistik testlerde ilk olarak dataların parametrik testlerin ön koşullarını sağlayıp sağlamadığına Skewness ve Kurtosis (çarpıklık basıklık) değerlerine bakılarak -1.0 +1.0 aralığında yer aldığından verilerin normal dağıldığı gözlemlenmiştir. Veriler normal dağılım göstermiş ve verilere çok yönlü varyans analizi (MANOVA) testi uygulanmıştır. Çalışma sonucunda, katılımcıların %57,10'u serbest zamanı dinlenme zamanı olarak görmektedir. Katılımcıların %38,30'unun iş dışında kendilerine kalan serbest zamanın 3-4 saat olduğunu belirtmiştir. Katılımcıların %40,6'sı boş zamanlarını değerlendirirken zorluk çekmemektedir. Katılımcıların %19,8'i serbest zamanlarını aile fertleriyle geçirmek için tercih ettikleri anlaşılmaktadır. Katılımcıların %65,6'sı serbest zamanlarını evde geçirmektedir. Katılımcıların %26,3'ü serbest zaman aktivitelerinin kendilerinde dinlendirici bir etki bıraktığını ifade etmektedir. Katılımcıların %12,2'si serbest zamanlarını aile ve çocuklarına vakit ayırarak geçirmektedir. Katılımcıların serbest zamanlarına katılmama nedenlerinden ise zaman yetersizliği en etkin nedendir. Katılımcıların %42,3'u günlük fazla mesailere düzenleme getirilmesini talep etmektedir. Ayrıca katılımcıların cinsiyetleri, medeni durumları, aylık gelirleri, serbest zamana katılımda güçlük çekme durumları arasında örgütsel vatandaşlık düzeyleri açısından anlamlı bir farklılık ortaya çıkmazken; EGM çalışma süreleri, serbest zamanın ne anlam ifade ettiği, serbest zaman süreleri ve boş zamanlarını nerede geçirdikleri açısından anlamlı farklılıklara rastlanmıştır. Anahtar Kelimeler: Emniyet müdürlüğü, örgütsel vatandaşlık, serbest zaman

Boş zamanBoş zamanları değerlendirmeEmniyet Genel Müdürlüğü+5
Hüseyin Levent Şaktanlı
Kütahya Dumlupınar University · Sosyal Bilimler Enstitüsü
2019
00
Master'sOpen AccessTR

Osmanlı mizah basınında polis karikatürleri ve polis imajına etkisi

Toplumlar tarih boyunca kendi içlerinden ve diğer toplumlardan gelebilecek tehditlerden korunmak amacıyla güvenlik kuvvetleri oluşturmuşlardır. Bunlardan günümüzde ülkelerin dış güvenliklerini silahlı ordular gerçekleştirirken, iç güvenliği ve sosyal hayatın düzenini sağlamada silahlı veya silahsız görev yapan polis teşkilatı ile belediyelerin silahsız kuvvetleri olan zabıtalar bu görevleri ifa etmektedir. Tarihi araştırmaların kuşkusuz pek çok kaynakları vardır. Karikatürleri de bu kaynakların arasında görüyoruz artık. Karikatürler sadece mizah özelliği taşımayıp çizildikleri ve yayınlandıkları zaman hakkında bize bilgi de verirler aynı zamanda. Modern anlamda karikatürün Osmanlı toplumunda görülmesi 1870'li yıllarda olmuştur. Bu çalışma ile Osmanlı toplumunda polis teşkilatı mizahçılar tarafından nasıl görünüyor. Bunu tespit edebilmek için 1870'li yıllardan Cumhuriyet'in ilanına kadar yayınlanan mizah basını taranıp polis karikatürleri değerlendirilmeye sunulmuştur. Anahtar Kelimeler: Polis, Mizah, Karikatür, Zaptiye, Zabıta

BasınKarikatürMizah+7
Murat Arslan
Kütahya Dumlupınar University · Sosyal Bilimler Enstitüsü
2019
00
Master'sOpen AccessTR

Taliban öncesi Afganistan Polis Teşkilatı

Bu çalışmada; 11 Eylül Saldırıları öncesi ve sonrası ile Afganistan Polis Teşkilatı'nın 1996-2020 döneminde gerçekleşen yapısal ve işlevsel dönüşümün analiz edilmesi amaçlanmıştır. Söz konusu bu çalışma; hem 11 Eylül Saldırıları öncesini hem de 11 Eylül Saldırıları sonrasını belli bir zaman dilimini (1996-2020) dikkate alarak yapılmış olması açısından önem arz etmektedir. Çalışma kapsamında araştırma konusuyla ilgili yerli ve yabancı literatür çalışması yapılmış ve betimsel içerik analiz yönteminden yararlanılmıştır. Araştırma sonucunda; Taliban'ın 1996'dan 2001'e kadar Afganistan'ı kontrol ettiği dönemde Afgan Polis Teşkilatı, Taliban'ın İslam hukukunun aşırı versiyonunu uygulamada ve ideolojilerine göre sosyal düzeni korumada kritik bir rol oynadığı tespit edilmiştir. Ayrıca polis teşkilatı, Taliban'ın katı ahlaki kurallarını uygulamaya ve Taliban'ın iktidarını sürdürmeye odaklanan baskıcı, acımasız ve profesyonellikten yoksun bir yapıya sahip olduğu görülmüştür. 11 Eylül Saldırıları sonrası başta ABD olmak üzere uluslararası aktörlerin etkin olduğu Afganistan'da 2002-2020 yılları arasındaki dönem, Afgan Polis Teşkilatının yeniden inşası, reformu ve modernizasyonu ile askeri tarzdaki bir güçten sivil bir polis gücüne geçiş çabalarına tanıklık etmiştir. Zorluklara rağmen, uluslararası toplumun desteğiyle polis gücünün yeteneklerinin ve profesyonelliğinin artırılması konusunda kayda değer başarılar ve ilerlemeler kaydedilmiştir. Polis bu dönemde Afganistan'da güvenlik ve asayişin sağlanmasında, özellikle de Taliban gibi isyancı gruplara karşı yürütülen operasyonlarda önemli bir rol oynadığı görülmüştür.

11 Eylül 2001 olayıAfganistanGüvenlik+4
Haseebullah Wardak
Kütahya Dumlupınar University · Lisansüstü Eğitim Enstitüsü
2023
00
Master'sOpen AccessTR

Emekli polis memurlarında Tanrı algısı

Bu araştırma; polis memurluğu görevini tamamlayarak emekli olmuş polislerin Tanrı algısı kavramına dair düşünce ve değerlendirmelerini incelemek üzere yapılmıştır. Polis memurluğunun yoğun stres ve zorluklarla iç içe olmasından dolayı tanrı algısına geçmeden önce stres ve travma kavramları ele alınmış; polislik ile stres ve travma kavramlarının ilişkisi araştırılmıştır. Tanrı algısında dinin etkileri incelenmiş, İslamiyet'te tanrı algısı ile insan arasındaki ilişkilere değinilmiştir. Yapılan anket ve ölçek çalışması ile; emniyet teşkilatının farklı birimlerinin herhangi birinde görev yaparak emekli olmuş polis memurlarının Tanrı fikrine ve Tanrı ile ilişkilerine dair cevaplar incelenmiştir. Son olarak ise sonuç kısmında bu etmenlerin polisleri üzerindeki yansımaları ve etkilerine bakılmıştır.

Devlet görevleriDin psikolojisiEmekli+4
Zeynep Kasım
Bursa Uludağ Üni̇versi̇ty · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2022
00
Master'sOpen AccessTR

Emniyet mensuplarının stresle baş etme tutumlarının değerlendirilmesi

Araştırmada, emniyet güçlerinin stresle başa çıkma tutumlarının çeşitli değişkenler açısından incelenmesi amaçlanmıştır. Araştırmanın bağımsız değişkenleri; emniyet güçlerinin yaş durumları, cinsiyetleri, mesleklerindeki görev süreleri, ekonomik durumları, medeni halleri ve eğitim durumlarıdır. Bağımlı değişkeni ise stresle başa çıkma tutum ölçeği kullanılmıştır.Bu araştırma İstanbul il merkezinde görev yapan emniyet mensupları üzerinde gerçekleştirilmiştir. Araştırmanın çalışma grubu emniyet mensuplarıdır. Araştırmanın örneklemi ise, çalışma grubunu oluşturan polis memurları arasından tesadüfî küme örnekleme yolu ile seçilmiş ve araştırmaya katılmayı kabul eden 46'sı bayan ve 251'i erkek toplam 297 emniyet mensupları ile birebir görüşülmüş ve Stresle Başa çıkma Tutumları Envanteriyle birlikte kişisel bilgi formunun doldurulması istenmiştir. Elde edilen verilerin istatistiksel analizinde spss paket programı kullanılarak t testi ve tekyönlü varyans analizi, farklılıkların tespiti için ise Tukey testi kullanılmıştır.Çalışmanın bulgularına göre, emniyet mensupların stresle başa çıkma tutumları ölçeği alt boyutlarında yaş, cinsiyet, ekonomik durum, eğitim düzeyi, medeni durum ve hizmet sürelerine göre anlamlı farklılıklar oluştuğu tespit edilmiştir (p<0.05; P<0,01). Sonuç olarak, emniyet mensuplarının özellikle yaş ile birlikte tecrübenin de artmasıyla stresle başa çıkmada olumsuz baş etme tarzı kullanımının azaldığı belirlenmiştir.Anahtar Kelimeler: Emniyet mensubu, Stres, Stresle Başa Çıkma.

Emniyet Genel MüdürlüğüPolisPolis teşkilatı+3
Alptekin Karaefe
Kütahya Dumlupınar University · Institute of Health Sciences
2010
00
Master'sOpen AccessTR

Kütahya Merkez Emniyet Teşkilatında görevli polislerin boş zamanlarını değerlendirme alışkanlıklarının araştırılması

Bu çalışmada, emniyet güçlerinde görev yapan polislerin serbest zamanlarını değerlendirme alışkanlıklarının araştırılması amaçlanmıştır.Araştırmada kullanılan anket envanteri, 2010 yılında Kütahya Emniyet Teşkilatında görev yapan 72'si bayan 492'si erkek olmak üzere toplam 564 polis memuruna uygulandı. Uygulama için emniyet müdürlüğünden izin alınarak, stantlar kuruldu ve bir kısım anket elden dağıtıldı. Araştırmada polislerin mesleki kıdemlerine göre serbest zamanlarında tercih ettikleri etkinlikler, etkinliklere yönlendiren etmenler, bu etkinliklerin bıraktığı etkiler ve polislerin etkinliklere katılmama nedenleri arasındaki farka bakıldı. Araştırmada nonparametrik olarak toplanan veriler ölçeklendirme yöntemiyle parametrik verilere dönüştürüldü. Her bir ölçeğin ortalama puanları alınarak, genel özellikler için frekans analizi, fark analizleri için ? =0.05 anlamlılık düzeyinde Ki-kare testi kullanıldı.Çalışma sonuçları; polislerin serbest zamanlarda tercih ettikleri etkinliklerin, etkinlikleri tercih etme nedenlerinin, etkinliklerin bıraktığı etkilerin ve etkinliklere yeterince katılamama nedenlerinin mesleki kıdeme göre değişmediği görüldü (p>0,05). Bu etkinliklere yönelme nedenlerinin araştırılması ileriki araştırmalar ve rekreasyonun mesleki olarak rehabilitasyonda kullanılmasında yardımcı olabilir.

Boş zamanları değerlendirmeKütahyaPolis+3
Abdullah Bekdemir
Kütahya Dumlupınar University · Sağlık Bilimleri Enstitüsü
2011
00
Master'sOpen AccessTR

Emniyet mensuplarının sosyal tesislerden faydalanma memnuniyet düzeyleri: Kütahya ili uygulaması

Günümüzün zorlu hizmet koşulları, kurumları belirlemiş oldukları amaçlara ulaşmak için çeşitli düzenlemelerde bulunmaya yönlendirmektedir. Çalışanların kurum içerisinde etkin ve verimli olarak çalışmaları ise büyük ölçüde yüksek iş memnuniyetine bağlıdır. Bu nedenle kurum çalışanların iş memnuniyetlerini etkileyen faktörleri belirlemesi ve bunların iyileştirilmesi için çaba harcaması önemli bir unsur olarak karşımıza çıkmaktadır. İşinden memnun olmayan kişide, işin yapılış koşullarından, işte kullandığı aletlerden, maddi ve manevi olarak elde ettiği çıkarlardan, takdir edilme ve sosyal prestij eksikliğinden şikâyet ve memnuniyetsizlikler şeklinde farklı birçok memnuniyetsizlik oluşabilir. Sonuç itibariyle memnuniyetsizlik yaratan unsurlar sadece çalışanın işinden memnuniyetsizlik duymasına neden olmamakta aynı zamanda işi bırakıp yeni işler aramasına da sebep olmaktadır. Kurum çalışanlarının kendilerini teşkilatın bir parçası gibi hissetmeleri ve teşkilata bağlılık duymalarının, işlerinden memnun olmalarının da bir sonucu olabileceği düşünülmektedir. Bu nedenle araştırmada, emniyet mensuplarının uzun vadede iş tatmini ve iş performanslarına yönelik olarak polisevinden memnuniyetini ölçmek ve mevcut olumsuzlukları tespit etmek hedeflenmiştir.Anahtar Kelimeler: İş Tatmini, Motivasyon, İş Performansı, Müşteri Memnuniyeti, Polisevi

MotivasyonMüşteri tatminiPerformans+5
Ramazan Çeşitli
Kütahya Dumlupınar University · Sosyal Bilimler Enstitüsü
2011
00
Master'sOpen AccessTR

Halkla ilişkiler uygulamaları ve örgütsel imaja yönelik algıların analizi: Kütahya İl Emniyet Müdürlüğü açısından incelenmesi

Son dönemlerde aralarında Türkiye'nin de bulunduğu bir çok ülkede polis-halk ilişkisinde ?toplumun onayladığı-desteklediği polislik? anlayışının ön plana geçtiği görülmektedir. Polisin halkla ilişkilerinde yaşadığı sorunların her zaman var olduğu, ancak günümüzde yeni çalışmalara konu olacak biçimde dikkatleri üzerine çekmesi ve kamu yönetiminde demokratikleşme aşamaları ile birlikte değerlendirilmesi, bu çalışma için fikir verici unsurlar olmuştur(Karatepe, 2004: 262).Bu düşüncelerle başlatılan araştırmanın amacı; Öncelikle, polisiye hizmetlerden yararlanan vatandaşların polis-halk ilişkilerine yönelik algılamalarını ortaya koymak, Söz konusu algılamaların araştırma kapsamındaki vatandaşların demografik özelliklerine göre farklılık gösterip göstermediğini belirlemektir. Ayrıca Kütahya İl Emniyet Teşkilatı'nda güvenlik hizmetleri sürdürülürken personel tarafından örgüt içi ve örgüt dışı halkla ilişkileri etkileyebilecek davranışların ne düzeyde gerçekleştirildiğini ve bu davranışların emniyet personelinin verdiği hizmeti nasıl etkilediğini, polis-halk ilişkisinde, taraflardan birisi olan; ?halk açısından? yansıtmaktır.İki aşamada ele alınan çalışma üç bölümden oluşmaktadır. İlk aşamada, çalışmanın teorik çerçevesini oluşturan; halkla ilişkiler, imaj, örgütsel imaj gibi kavramların açıklanması, özelliklerinin vurgulanması ve teorik çerçevenin ortaya konulması için literatür taraması yoluyla ikincil veriler elde edilmiştir. Böylece çalışmanın ilk iki bölümü oluşturulmuştur. Daha sonraki aşamada ise uygun istatistiksel teknikler kullanılarak elde edilen bulgular değerlendirilmiş ve verilere göre sonuç kısmı oluşturulmuştur.Anahtar Kelimeler: Halkla İlişkiler, İmaj, Örgütsel İmaj

Halkla ilişkilerPolisPolis teşkilatı+2
İbrahim Korkmaz
Kütahya Dumlupınar University · Sosyal Bilimler Enstitüsü
2012
00
Master'sOpen AccessTR

Çatışma yönetimi ve Afyon İl Emniyet Müdürlüğü'nde bir uygulama

ÖZET Örgütlerin amacı insanların beklenti ve ihtiyaçlarını karşılamaktır. Yönetimin amacı ise örgüt kaynaklan ve çalışanların bilgi, beceri ve tecrübelerini örgütsel amaçlar doğrultusunda yönlendirerek örgütsel amaçların daha etkin, verimli ve ekonomik bir biçimde gerçekleşmesini sağlamaktır. Bu amaçlara ulaşırken insan unsuru ön planda tutulmalı insan ihtiyaçlarının değişkenliği unutulmamalıdır. Ölçütü insan ihtiyaçları ve değişkenliği olan bir örgütün değişimin dışında kalması kaçınılmazdır. Örgütlerde değişim ve gelişimin dinamiğini ise ancak örgütsel çatışmalar oluşturmaktadır. Örgütlerde sıkça rastlanan ve iyi yönetilmediğinde örgütsel amaçlara ulaşmayı engelleyen çatışma kavramının yönetim açısından özel bir önemi vardır. Toplumun bütününe hizmet götürme yükümlülüğü olan Emniyet Teşkilatının da çatışma kavramı karşısında duyarsız kalması düşünülemez. Bu çalışma ile Afyon İl Emniyet Müdürlüğü' nde yaşanan çatışmaların ne düzeyde olduğu ve polis yöneticilerinin çatışma yönetiminde kullandıkları stratejiler tespit edilmeye çalışılmıştır. Bu amaçla Afyon İl Emniyet Müdürlüğü'nde çalışan 296 kişilik basit tesadüfü örnekleme ile seçilen örneklem grubu üzerinde anket çalışması yapılmıştır. Anket neticesinde Afyon İl Emniyet Müdürlüğü personeli arasında bireysel, grup içi ve gruplar arası düzeyde çatışmaların yaşandığı, polis yöneticilerinin ise çatışmalar karşısında sorun çözme stratejisini izledikleri tespit edilmiştir. Çatışmaların yaşanmasının kaçınılmaz ve örgütsel gelişim açısından gerekli bir unsur olduğu kabul edildiğinde önemli olan çatışmalara bilinçli ve bilimsel bakış açılan ile yaklaşabilmektir. Bu da ancak her seviyedeki polis yöneticisinin çatışma konusunda eğitilmesi ve bilinçlendirilmesi ile mümkün olacaktır.

PolisPolis teşkilatıPolis yöneticileri+3
Gürbüzer Özdemir
Kütahya Dumlupınar University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2003
00

Related subjects