Minstrel tradition

96 theses under this subject heading

Master'sOpen AccessTR

Âşık Temelî'nin hayatı, sanatı ve şiirleri

Âşık edebiyatı ozan-baksı geleneği ile şekillenen, temelini halk edebiyatından alan, tekke-tasavuf edebiyatından beslenen ve 15. yüzyıldan sonra gelişen bir saz edebiyatıdır. Ozanlar kopuz ile ezgili şiirler söyleyip büyücü, hekim, müzisyen, rahip-şair olarak toplumda var olmuşlardır. Âşıkların sadece çalgılı şair olarak anılması ozanlara göre iş bölümünün azaldığını göstermektedir. Âşıklar da ozanlar gibi yarım uyak kullanıp hece ölçüsüne uyarak toplumun önünde ezgili şiir söyler. Âşık tipi halk şiirine yeni kurallar ve disiplinler getirmiştir. Dini konuların dışına çıkarak aşk ve yiğitlik gibi temalar halk şiirine girmiştir. Katı ayak kuralları ve yarışmalarla birlikte lebdeğmez, muamma gibi yeni şiir anlayışları ortaya çıkmıştır. Köyden şehre göçlerin, kültürel değişimlerin, okuma yazma oranının artması gibi sebepler âşık tipinin değişmesini ve gelişmesini sağlamıştır. 16.yüzyıldan itibaren her yüzyılda yetişen âşıklar; toplumun politik yapısını, yaşayışını, kültürünü şiirlerinde yansıtmış ve topluma ayna olmuşlardır. 21. yüzyılda bir önceki asra göre âşıklık geleneğinin gücü sarsılmış olsa da saz çalabilen, atışma yapabilen, doğaçlama söyleyebilen usta-çırak geleneği içinde yetişmiş Yakup Temel gibi âşıklar da vardır. Yakup Temel âşıklık geleneğini âşık toplantıları ve buluşmaları haricinde televizyon ve radyo promlarında da sürdürürerek modern yaşama ayak uydurmuştur. Ayrıca lebdeğmez gibi şiirleri başarılı bir şekilde sunmuş; yayın, kurum, âşık buluşmaları ve festivallerden birçok ödül almıştır. Bu tez çalışmasında Yakup Temelî'nin hayatı, âşıklığı, sanatı ve sanatının içinde yer alan şiirleri ve hikâyeleri incelenmiştir. Tezin Yakup Temelî'nin Hayatı ve Âşıklığı adlı ilk bölümünde; Temelî'nin soyu, babası, annesi, doğumu, öğrenim durumu, askerliği, evliliği, çocukları, âşıklığa başlaması, kullandığı mahlaslar, etkilendiği âşıklar, katıldığı âşık programları ve aldığı ödüllerin bilgisi verilmiştir. Yakup Temelî'nin Şekil Yapısı ve Biçimsel Dağılımı adlı 2. bölümünde vezin tanımı yapılarak atışmalar, sicillemeler ve satrançlar bölümü hariç incelenen 644 şiirin hece ölçüsüne göre dağılımı verilmiş ve bu şiirlerden örnekler verilerek durak yapısı belirlemiştir. Kafiye ve redifler şiir örnekleri üzerinden işlenmiş; ayaklar ise tek ve döner ayak şeklinde gruplandırılmıştır. Ayrıca 644 şiirin hece ölçüsü, durak, kafiye düzeni, ayak, dörtlük sayısı, mahlas ve şiirlerin yazılış tarihi tablo haline getirilerek bir bütün halinde incelenmiştir ve sonuç bölümünde incelenen şiirler grafiklerle desteklenmiştir. Âşık Temelî'nin Şiirlerinde İşlediği Konular adlı 3.bölümde şiirler; milli konular, dini konular, tarihi olaylar, güncel konular, toplumsal eleştiri, halk kültürü başlıklarına ayrılmıştır ve şiirler yorumlanmıştır. Âşık Temelî'nin Şiirlerinde Edebî Sanatlar adlı 4. bölümde 19 tane edebi sanatı ele alınarak şiirlerden örnekler verilmiştir. Âşık Temelî'nin Hikâye İncelemeleri bölümünde Şahperi ile Süleyman ve Kurt Hasan hikayeleri; olay örgüsü, kaynak, mekan, zaman kavramı, kahramanlar, epizot tahlili, yer alan şiirlerin tahlili, kalıplaşmış ifadeler ve dil ve anlatım gibi başlıklara ayrılarak ele alınmıştır. Tezin altıncı bölümünde Âşık Temelî'nin 698 şiiri birinci dörtlüğün son mısrasındaki ayak seslerinin sırasına bağlı kalınarak sıralanmıştır. Yedinci bölümünde ise "Süleyman ile Şahperi ve Kurt Hasan" hikâyelerinin orijinal hali yer almıştır. Anahtar Kelimeler: Ozan, Âşık Tipi, Âşıklık Geleneği, Âşık Yakup Temel, Halk Hikâyesi

Aşık edebiyatıAşıklar(Aşıklık geleneği)Biyografi+3
Gizem Bor
Hatay Mustafa Kemal University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2020
00
Master'sOpen AccessTR

Sergüzeşt-i Âşık Yazıcı Murtazâ (inceleme-metin)

İncelenen bu eser Ankara Millî Kütüphanede, 06 Mil Yz A 2428 katalog numarası ile kayıtlıdır. Eser katoloğa "Eş'ar" ismiyle, müellifinin ismi ise Yazıcıoğlu Murtaza olarak kaydedilmiştir. Eserden edinilen bilgiler neticesinde müellifin isminin "Yazıcıoğlu Murtaza" değil "Yazıcı Murtaza" olduğu anlaşılmıştır. Yazıcı Murtaza 17. yüzyılın sonlarından 18. yüzyıl ortalarına kadar yaşadığı tahmin edilen bir saz şairidir. Hayatı hakkında kaynaklarda bir bilgiye rastlanılmayan Yazıcı, H.1084/M.1674 yılında Gesi'de doğmuştur. Şairin anne ve babası hakkında bir bilgiye ulaşılamamıştır. Yazıcı'nın ölüm tarihi de bilinmemektedir. Eserden, şairin H.1148/ M.1735 yılına kadar yaşadığı anlaşılmaktadır. Şairin bundan sonra ne kadar yaşadığı ise bilinememektedir. Yaptığımız inceleme, âşık edebiyatının ele alındığı bir giriş ve üç bölümden oluşmaktadır. Birinci bölümde Yazıcı'nın hayatı ve edebi şahsiyeti ile ilgili edinilen bilgiler üzerinde durulmuştur. İkinci bölümde Yazıcı'nın eseri; dil ve üslup, şekil, edebi sanatlar ve muhteva yönünden incelenmiştir. Üçüncü ve son bölümde ise Yazıcı'nın eserinin transkripsiyonlu metni verilmiştir. Yazıcı, âşık edebiyatı geleneğini takip etmesine rağmen divan edebiyatı geleneğine ait şekil ve kalıpları da eserinde kullanmıştır. Şair, eserinde âşık edebiyatına ait türlerden destana daha çok yer vermiştir. Divan edebiyatından ise mersiye, muamma, lugaz, tarih gibi türleri kullanmıştır. Yazıcı Murtaza hece ölçüsünü kullanmakta başarılıdır. Fakat aruz ölçüsünü kullanmakta başarılı olamamıştır. Yazıcı, eserini on üç cüz olarak meydana getirmiştir. Bu cüzlerde muhteva bakımından farklı konuları işlemiştir. Eserde bulunan manzum seyahatname, eserdeki en dikkat çekici metindir. Bu manzumede zikredilen yer isimleri ve bunlar hakkındaki bilgiler önem arz etmektedir. Bunun yanında şair, eserinde toplumsal eleştiriye yer vermiş ve toplumun içinde bulunduğu durumun vehâmetini dile getirmiştir. Şair; Kayserili olması nedeniyle eserinde, Kayseri'nin sosyal hayatını eleştiren bir manzume ile bu bölge esnafını eleştirdiği başka bir manzumeye de yer vermiştir. Yazıcı'nın eserinde diğer dikkat çekici manzume ise İstanbul'un sosyal ve siyasal yapısını anlatan manzumedir. Bu manzume özellikle 18. yüzyıl İstanbul'undaki siyasi ve sosyal yaşantı konusunda bilgiler içermektedir. Anahtar Kavramlar: Âşık Yazıcı Murtazâ, Âşık Edebiyatı, 18.Yüzyılda Osmanlı Şehirleri ve Toplumu.

18. yüzyılAşık Yazıcı MurtazaAşık edebiyatı+4
Mustafa Demir
Hitit University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2020
00
Master'sOpen AccessTR

Sözlü kültür hazinesi Acıpınarlı Aşık Kara Musa

Kültür, insanoğlunun maddi ve manevi olarak ürettiği her şeydir. Kültürün sözlü ortamda icra edilip, sözlü ortamda aktarılmasıyla da sözlü kültür oluşur. Sözlü kültür, yazılı kültürün temelini oluşturur. Geleneksel kültür sözlü ortamda yaratılır, sonra yazıya dökülür. Bu yönüyle yazılı kültür, sözlü kültürün çok daha sonra yazıya dökülmüş halidir. Sözlü kültür aktarımında sözlü kültürü taşıyan özel şahsiyetler olmuştur. Aşıklar bu özel şahsiyetlerin başta gelenlerindendir. Aşıklar, tarihsel süreçte birtakım değişikliklere uğrayarak günümüzde son halini almıştır. Türk kültüründe önceleri hem şiir söyleyen hem de dini lider görevini yürüten Şaman; İslamiyet'in kabulünden sonra dinî vasıfları azaltılarak şaman-ozana, daha sonra ise ozana dönüşmüştür. Türklerin Müslümanlaşması, dergâhlarda eğitim almalarıyla dervişlerin etkinliğinin artmasıyla ozanlar dervişe, bu dervişler de zamanla aşığa dönüşmüşlerdir. Bu âşıklardan biri de Çorum'un merkez köylerinden Acıpınar köyünde yaşayan, yörede Âşık Kara Musa olarak bilinen Musa Yıldız'dır. Kara Musa, sözlü kültür kaynağıdır. Çok güçlü bir hafızaya sahip olup yüzlerce şiiri ezbere bilmektedir. Derlemeyi yaptığımızda Seksen dört yaşında olmasına rağmen birçok şiir açıklamasıyla birlikte derlenmiştir. Kara Musa sadece şiir değil Kur'an-ı Kerim'i ve Hurufiliği de bilmektedir. Bu yönüyle söylediği dini içerikli şiirlerin açıklamalarını da yapmaktadır. Çalışmamızda Kara Musa'nın hayatı, dünya görüşünü ve onun gözünden Fuzuli, Hatayi, Kul Himmet, Nesimi, Pir Sultan Abdal, Virani, Yemini'nin şiirleri incelenmiştir. Çalışmamızda derleme ve ortam özellikleri göz önüne alınarak, Kara Musa'nın ezberindeki yedi ulu ozana ait şiirler ve menkıbeler kayda aktarılıp analiz edilmiştir. ANAHTAR KELĠMELER: Sözlü Kültür, ÂĢıklık, Kara Musa, Alevilik,Yedi Ulu Ozan

AlevilerAlevilikAşık Kara Musa+5
Ali Onar
Aydın Adnan Menderes University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2017
00
Master'sOpen AccessTR

Âşık Latif Arslan'ın hayatı, sanatı, şiirleri

Halk edebiyatı üzerine oluşturulan literatür içerisinde âşıklarla ilgili olarak yapılmış olan monografik çalışmalar önemli bir yer tutmaktadır. Halk edebiyatında manzum şiirler söyleyen icracıların adlandırılması araştırmacıların üzerinde durduğu inceleme konularından biri olmuştur. Çalışmada Latif Arslan saz çalabilmesi ve âşık edebiyatının geleneksel temalarını kullanması sebebiyle âşık olarak nitelendirilmiştir. Tezimizin inceleme konusunu Latif Arslan'ın hayatı ve edebi kişiliği oluşturmaktadır. Eski Türk kültüründen beslenerek günümüze kadar devam eden ve çağın değişikliklerine ayak uydurarak güncellenen âşıklık geleneğinin temsilcileri Türk dünyasının dört bir tarafına dağılmıştır. Latif Arslan bu geleneğin Kahramanmaraş ilindeki temsilcisidir. Çalışmada Latif Arslan'ın hayatı hakkında bilgiler verilmiş ve şiirleri şekil-içerik-üslup özellikleri bakımından değerlendirmeye alınmıştır.

Arslan, LatifAşık edebiyatıAşıklar(Aşıklık geleneği)+5
Yeliz Bozoğullarından
Gaziantep University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2022
00
Master'sOpen AccessTR

Afşinli Ozan Erbabi'nin repertuvarı ve performansı

Türk kültüründe âşıklık geleneği önemli bir yer tutmaktadır. Âşıklık geleneğinin yüzyıllar boyunca yaşatılmasında ve aktarılmasında geleneğin temsilcileri olan âşıkların payı büyüktür. Günümüzde âşıklık geleneği, birtakım değişiklikler ile birlikte âşıklar sayesinde bazı illerde canlılığını sürdürmektedir. Âşıklık geleneğinin canlılığını sürdürdüğü illerden birisi de Kahramanmaraş'tır. Bu çalışmanın konusunu Türk kültürünün önemli değerlerinden olan âşıklık geleneğinin Kahramanmaraş'taki temsilcilerinden olan Ozan Erbabi ve eserleridir. Ozan Erbabi Kahramanmaraş'a bağlı Afşin ilçesinde doğup büyümüş, usta-çırak geleneği ile yetişmiş bir âşıktır. Çalışma Ozan Erbabi'nin hayatını ve incelenip değerlendirilen 233 şiirini kapsamaktadır. Çalışmanın birinci bölümünü oluşturan "Kavramsal Çerçeve" de öncelikle Türkiye sahası âşıklık geleneği hakkında bilgiler verilmiş ardından Kahramanmaraş'ta âşıklık geleneği ele alınmıştır. Çalışmanın ikinci bölümünü oluşturan "Bulgular ve Tartışma" da ise Ozan Erbabi'nin hayatı ve âşık olma süreci hakkında detaylı bilgilere yer verilmiştir. Bu bölümde ozanın 233 şiiri öncelikle konularına göre tasnif edilip tür, yapı, şekil, içerik ve icra ortamları bakımından incelenip değerlendirilmiştir.

Aşıklar(Aşıklık geleneği)BiyografiErbabi, Ozan+7
Zehra Alkaya
Gaziantep University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2022
00
Master'sOpen AccessTR

Âşık Veysel'in şiirleri üzerine ontolojik bir inceleme

Âşık tarzı halk şiiri, halkın içinde yetişen, eserleri sazla icra eden, sözlü şiir geleneğine bağlı âşıkların hece ölçüsüyle ve özel biçimlerle meydana getirdikleri manzum ürünlerdir. 20. yüzyıl âşıklık geleneği temsilcilerinden Âşık Veysel, şiirlerinde işlediği konuları sazıyla dile getirmiştir. Yetiştiği çevrenin de etkisiyle Anadolu bilgeliğini şiirlerinde barındırmaktadır. Âşık Veysel, şiirlerinde varlık, hikmet, ahlâk, güzellik, iyilik gibi felsefi konulara da bilerek veya bilmeyerek değinmiştir. Buradan hareketle geleneksel dünya görüşünün izlerini halkın edebi ürünlerinin içinde görmekteyiz. Âşık Veysel'in varlığa bakışı hakkındaki şiirleri, felsefenin bilim dalı olan ontolojik yaklaşıma benzer kavramları barındırmaktadır. Var olanı ve varlığın bütününü kendine konu edinen ontoloji, varlığı kendi başına "varlık" olarak ele alır. Yeni ontolojinin kurucusu Nicolai Hartmann'ın, real dünyayı varlık tabakaları sistemiyle çözümlemesinden yola çıkan İsmail Tunalı, aynı ontolojik metodu sanat eserlerine uygulamıştır. Sanat eserlerinin ontik yapısını "Ontolojik Analiz Yöntemi" ile tabakalara ayırmıştır. Bunlar: 1) Ses Tabakası, 2) Anlam Tabakası, 3) Nesne veya Obje Tabakası, 4) Karakter veya Ruhi Tabaka 5) Alınyazısı veya Kader Tabakası. Çalışmamızda Âşık Veysel'in varlık konulu bazı şiirleri "Ontolojik Analiz Yöntemi" ile incelenecektir. Anahtar Kelimeler: Âşıklık Geleneği, Âşık Veysel, Ontoloji, Ontolojik Analiz Yöntemi

Analiz yöntemleriAşık VeyselAşıklar(Aşıklık geleneği)+5
Şenel Vural
Gaziantep University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2023
00
Master'sOpen AccessTR

Adana`da aşıklık geleneği ve yaşayan Adanalı aşıklar (Derleme-İnceleme)

AdanaAşık edebiyatıAşıklar(Aşıklık geleneği)+2
Osman Turgut
Çukurova University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
1995
00
Master'sOpen AccessTR

Sivaslı Aşık Ali Kızıltuğ'un hayatı, sanatı ve eserleri

Âşıklar; Türk sözlü kültürünün nesilden nesile aktarılmasına kaynaklık eden, içinde yaşadığı toplumun duygularına tercüman olan, sanatını sazıyla ve sazı olmadan icra eden, âşıklık geleneğinin önemli temsilcileridir. Bu çalışma, Ali Kızıltuğ hayatını, âşıklığını ve eserlerini ele almaktadır. Çalışmanın amacı, âşıklık geleneğinin önemli bir halkasını oluşturan ve son temsilcilerinden birisi olan Âşık Ali Kızıltuğ'un âşıklık geleneği içindeki yerini belirlemektir. Çalışmanın önemi ise Ali Kızıltuğ hakkında halk edebiyatı alanında yapılacak ilk yüksek lisans tezi olmasıdır. Çalışmanın problemini, Sivas âşıklık geleneği içinde Ali Kızıltuğ'un yerini belirlemek oluşturmaktadır. Çalışmada kullanılan metot, görüşmedir. Görüşme ses kayıt cihazıyla kaydedilmiştir. Sonuç olarak bu çalışmada Âşık Ali Kızıltuğ tüm yönleriyle anlatılmaya çalışılmıştır. Ali Kızıltuğ'un âşıklık geleneğinin önemli bir temsilcisi olduğu tespit edilmiştir.

Aşıklar(Aşıklık geleneği)Sivas
Hamdi Mutlu
Çankırı Karatekin Üniversitesi · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2024
00
Master'sOpen AccessTR

Osmaniye Âşıklık geleneği ve Âşık Osman Çevik

Çukurova âşıklık geleneği ve Osmaniye âşıklık geleneği üzerine gecmisten günümüze pekçok araştırma ve teferruatlı çalışmalar yapılmıştır. Biz de Osmaniye yöresi âşıklık geleneğini geçmişten günümüze kadar ki olan dönemde değişen ve gelişen yönleriyle bugünün koşullarına göre inceledik.

Aşıklar(Aşıklık geleneği)Halk bilimiHalk ozanları+4
Tuğba Çolak
Çankırı Karatekin Üniversitesi · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2019
00
Master'sOpen AccessTR

Azerbaycan'da Âşık Peri Meclisi ve onun üyeleri (Derleme ve inceleme)

Azerbaycan'da yazılı ve sözlü edebiyat, iki mükemmel edebiyattır. Âşıklık sanatı halk edebiyatının bir koludur. Âşıklık sanatı erkeklere şamil olunsa da kadın âşıklar da erkek âşıklar gibi, iç dünyalarını dile getirerek bu sanatın zirvesinde kalmayı başarmışlar. 16. yy. canlanmaya başlayan âşık sanatı halk içinde eline saz alıp söz söylemek, karşı tarafla erkek-kadın demeden atışma yapması, Azerbaycan örf ve adetlerine göre, Azerbaycan kadınları için yasak olsa da, bu sanatı yaşatan Ağabeyim Ağa, Âşık Peri, Âşık Nabat, Âşık Sona gibi kadın âşıklar olmuştur. XX. yy sonu XXI. yy başlangıcında Azerbaycanlı âşık kadın, artık sahnede yerini aldı. Her şeye dikkat getiren Azerbaycan âşık kadınları, Azerbaycan sazının gölgede kalmasını ve korkarak saz çalmalarını kabullenmeyerek, Âşık Peri Meclisini yarattılar. Bu tezde Âşık Peri Meclisinin kimler tarafından, ne zaman, ne için, yaratıldığı, ne kadar devem etmesi hakkında bilgiler verilmiştir. Meclis üyelerine Âşık Peri Meclisinin adı altında yapılan gösterilere neden yasak koyulduğu, meclislin bu günkü durumu hakkında bilgiler verilmiştir. Nihayet bu meclisin yaşaması için birçok çaba göstermeleri sonucu yıllar sonra Âşık Peri meclisinin 2015 yılında yaptıkları gösteri hakkında bilgiler verilmiştir. Meclis sayesinde 56 kadın âşık tanınmıştır. Meclise genç âşıklar zaman zaman üye olmaktadır. Meclis üyelerinden yaratıcı yaşatıcı, besteci, ifacı, irticalı âşık ve şaireler tespit edilmiş, görüşme yapılan 6 âşık'ın, 4 şairenin hayat ve yaratıcılığı yazıya alınmıştır. Diğer üyelerine ulaşılmadığından sadece yazılı kaynaklardan doğum-ölüm yılı, mahlasları ve ne tür âşık oldukları hakkında bilgiler alınarak liste yapılmıştır. Çalışma da canlı görüşmelerin yazıya alınmasına daha çok önem verilmiştir. Çalışmanın önemi, Âşık Peri Meclisi üyelerinin tanıtılması ve edebiyata kazandırılmasıdır. Ayrıca Âşık Peri Meclisi Azerbaycan'da olduğu için Azerbaycan'ın tarihi, coğrafisi, sosyal ve kültürel hayatı hakkında da bilgiler verilmiştir. Anahtar kelimeler: Azerbaycan, Âşık Peri Meclisi, Âşıklık geleneği.

AzerbaycanAşık edebiyatıAşıklar(Aşıklık geleneği)+1
Nazlı Bağırova
Gaziantep University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2016
00
Master'sOpen AccessTR

Nadir Keskin (hayatı, sanatı ve eserleri)

Âşıklık geleneği, Türkiye başta olmak üzere Türk Dünyasının çeşitli bölgelerinde yüzyıllar içinde pek çok değişim ve dönüşüm süreci geçirerek günümüze ulaşmıştır. Âşıklık geleneğinin günümüze ulaşmasında ve varlığını sürdürmesinde, bu gelenek çevresinde yetişen âşıkların önemli bir yeri vardır. Türk âşıklık geleneği içerisinde önemli bir yer teşkil eden zâkirlik geleneğinin Gaziantep'te yaşayan temsilcilerinden biri olan Nadir Keskin, günümüzde bu geleneği sürdürmektedir. Bu tezde, Nadir Keskin'in âşıklık ve zâkirlik geleneği içindeki yeri, hayatı, sanatı, eserleri ve eserlerinin yaratım ve aktarım bağlamları incelenmiş ve eserlerinin niceliği ve niteliği tespit edilmeye çalışılmıştır. Çalışmanın sonunda Nadir Keskin'in eserleri, sanatçı tipi, eserlerin işlevi ile yaratım ve aktarım bağlamları ele alınarak özelde Nadir Keskin'in eserleri genelde ise Türk halk şiirlerinin incelenmesi ve değerlendirilmesi üzerine tespitlerde bulunulmuştur. Anahtar Kelimeler: Nadir Keskin, Zâkir, Türk Halk Şiiri

AlevilikAşık edebiyatıAşıklar(Aşıklık geleneği)+7
İskender Korkmaz
Gaziantep University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2016
00
DoctorateOpen AccessTR

Tebriz aşıklık geleneğinde destan söyleme

Azerbaycan sözlü geleneğin en önemli kolunu oluşturan âşık destanları, mitolojik öğeler, mitolojik anlatım, masal ve sözlü anlatım geleneğinin tüm özelliklerini taşıyan zengin bir kültür ürünüdür. Destancı âşık, destanı anlatırken duruşu, mimikleri, vücut hareketleri, ses tonu ve dinleyiciyle kurduğu ilişkiyle sözlü kültür ortamının eşsiz bir gösterisini sergilemektedir. Âşık, Türk dilinin ona verdği tüm olanakları kullanarak deyim ve atasözlerlei ile anlatımını zenginleştirerek Türk kültürünün en önemli temsilcisi ünvanını kendine ayırmıştır. "Tebriz Âşıklık Geleneğinde Destan Söyleme" adlı bu çalışma altı bölümden, derlediğimiz metinler ve sözlükten oluşmaktadır. Çalışmamızın birinci bölümünde konu, amaç, kapsam ve araştırma alanı ile ilgili bilgiler verdikten sonra Türk destanlarının tarihi gelişimini göz önünde bulundurarak günümüzdeki destanlar ile yakınlığı vurgulanmıştır. Türk destanlarını İslamiyet öncesi, İslamiyet sonrası ve yakın dönemde oluşan destanlar olarak üçe ayırdıktan sonra her döneme ait destanlardan örnekler vererek destan konularını tarihi açıdan gelişmesini ve motif benzerliklerini vurgulamaya çalıştık. İslamiyet öncesi destanların konusu doğa ve düşmanlar ile mücadele olurken, İslamiyet'ten sonra dini düşünceleri ve Müslümanlığı yaymak konusunun ağır bastığını, yakın dönem destanlarda ise ozanın âşık tipine değişmesi ile konular yerleşik toplumda insanlar arasında ilişkilere değiştiğini görmekteyiz. "Âşıklarda Destan Anlatma Geleneğine Bir Bakış" adlı bölümde Türk dünyasında âşıkların destan anlatımı, Azerbaycan'da destan anlatma, âşıkların ortak özellikleri, destanların yapısı, tasnifi ve kaynakları konusunda bilgilere yer verdikten sonra destanların tarihe kaynaklık etmeleri ve milli bilinç üzerinde olan etkileri ele alınmıştır. Çalışmamızın ikinci bölümünde Azerbaycan âşıklık geleneğine genel bir bakışla "Usta-Çırak İlişkisi", "Rüya Motifi", "Mahlas alma", Saz Çalma, Destan Bağlama" başlıklar altında bilgi verilmiştir. Daha sonra "Azerbaycan ve Tebriz Âşıklarının Tasnifi", "Kültürel Faaliyetleri," "Destan Anlatma Geleneği, "Kahvehanelerde Destan Anlatma Geleneği" hakkında bilgiler aktarılmıştır. "Tebriz Âşıklarında Destan" adlı üçüncü bölümde âşıkların destana başlamaları, Üstatnâme söyleme geleneğinin önemi ve nedeni üzerinde durulduktan sonra destan anlatma ortamları ele alınmıştır. "Düğünler", "Kahvehaneler", "Ad Koyma", "Sünnet Merasimleri, "Askerlik" ve kutlamalarda âşıkların görev üstlendiği ortamlar olarak incelenmiştir. Destan anlatımına başlamadan önce yapılan uygulamalar "Sazı Kılıfından Çıkarma (Saz Açma)", ele alındıktan sonra, "Âşıkların Destan Seçmesi", "Dinleyicinin Destan Seçme Konusunda Olan Etkisi," Destana Ara Verilme", "Âşığın Destanda Yaptığı Değişiklikler", "Dinleyici Kitlesi" ve "Dinleyici-Anlatıcı Arasında İlişki" konusunda bilgilere yer verilmiştir. Bu bölümün devamında Tebriz âşıklarından derlediğimiz destanların "Özeti", "Olay Örgüsü" ve "Motif "Yapısı" konusunda bilgiler sunulmuştur. Dördüncü bölümde "Âşık Destanlarının Biçimi" ele alınarak manzum, mensur ve karışık destanlar konusunda bilgi verildikten sonra destanlarda kullanılan üstatnâme, dörtlükler, şiirlerin ölçüleri ve durakları konusunda bilgi verilmiştir. "Âşık Destanlarında Üslûp" adlı beşinci bölümde âşıkların destan söyleme sırasında kullandıkları anlatım kalıpları, başlangıç klişeler, ara klişeler ve bitiş klişeler özel kalıplar değerlendirilmiştir. Bu bölümde "Âşıkların Dilinde Arkaik Sözcükler", "Kelime Kadrosu", "Yerel Sözcükler" ve "Tekrarlamalar" başlığı altında ele alınmıştır. Çalışmamızın altıncı bölümünde destan söyleme sırasında kullanılan müzik aletlerinden saz, balaban, tef ve kemençe konusunda genel bilgiler verilmiştir. Daha sonra, "Âşık Destanlarında Zaman", "Mekân" ve "Kişiler" ele alınmıştır. Bu bölümdeki bilgiler Tebriz âşıklık geleneğinde önemli yeri olan "Şikâri Destanı" üzerinde uygulanmıştır. Çalışmanın yedinci ve son bölümünde Tebriz âşıklarının derlediğimiz destanları ortak Türk alfabesinde yazıya aktarılmıştır. Yazıya aktardığımız destanlar: Amir Arsalan Rûmî Destanı, Şah İsmayıl Destanı, Tufarganlı Abbas ile Gülgez Destanı, Valeh ile Zernigar Destanı, Seyyad ile Sedef Destanı, Tahir ile Zühre Destanı, Mehemmed ile Gülendam Destanı, Behram ile Gülhandan Destanı, Ali Şah Destanı, Baba Leysan Destanı, Aslı ile Kerem Destanı, Köroğlu Destanı ve Mansum ile Dilefruz Destanı'dır. Anahtar Sözcükler: Tebriz, âşık, âşıklık geleneği, destan.

AzerbaycanAzeri edebiyatıAşık edebiyatı+5
Nabi Kobotarian
Çukurova University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2015
00
Master'sOpen AccessTR

Aşık Gülçınar üzerine bir inceleme

Âşıklık geleneği, halk edebiyatının önemli kollarından biridir. Bu sanat, erkek âşıklara ait bir gelenek gibi düşünülse de kadın âşıklar da tıpkı erkek âşıklar gibi, iç dünyalarını türkülerle dile getirerek bu sanatın zirvesine ulaşmayı başarmışlardır. Âşık Gülçınar da âşık sanatını temsil yeteneği açısından bakacak olursak önemli kadın âşıklardan biridir. Bu çalışma, Âşık Gülçınar'ı bilim dünyasına tanıtmayı amaçlamaktadır. Birinci bölümde, çalışmanın tanımı ve önemi, amacı ve araştırma alanıyla ilgili genel bilgilere yer verilmiştir. İkinci bölümde, kadın âşıklar ve Âşık Gülçınar ile ilgili yapılan çalışmalara, üçüncü bölümde, materyal ve yöntemlere, dördüncü bölümde ise âşıklık geleneği hakkında genel bilgilere yer verilerek ardından âşığın hayatı, ailesi ve eğitim durumu anlatılmıştır. Gülçınar'ın geleneğin içindeki yerine, âşıklık sanatına, dil-üslup, muhteva ve dış yapı özelliklerine yer verilmiştir. Çalışmanın belirli aşamalarında mülakat ve gözlem yöntemlerinden yararlanılmıştır. Âşığın tüm şiirleri konularına göre sınıflandırılmış, hece ölçüsüne göre de numaralandırılmıştır.

Aşıklar(Aşıklık geleneği)Halk bilimiHalk edebiyatı+4
Yağmur Toprak
Gaziantep University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2017
00
Master'sOpen AccessTR

Âşık Kul Hamit Koca hayatı, sanatı, şiirleri, hikayeleri

1916 yılında Kahramanmaraş ilinin Afşin ilçesine bağlı Alemdar köyünde doğan Kul Hamit Koca, şairler diyarı Kahramanmaraş'ın yetiştirdiği badeli âşıklardandır. 11 yaşındayken gördüğü bir rüya ile şairliğe başlayan Kul Hamit, saz çalmadan doğaçlama şiir söylemiş önemli âşıklarımızdandır. Âşığımız, Kahramanmaraş'ın birkaç köyünde köy imamlığı yapmış ayrıca tarım ve hayvancılıkla da uğraşmıştır. 1936-1940 yılları arasında Hatay Dörtyol'da çavuş olarak askerliğini yaparken ?Teslim et Hatay'ı çekil Fransız!? şiiriyle çevresindekilerin dikkatini çekmiştir. Şiirlerinde açık ve anlaşılır bir dil kullanan Kul Hamit, insanları iyiye ve güzele yöneltmede sanatı bir araç olarak kullanmıştır. Şiirlerinin yanı sıra oldukça uzun ve ayrıntılı olarak anlattığı, manzum ve mensur karışık bir yapı sergileyen hikâyeleriyle de dikkat çekmiştir. Çok düzenli bir eğitim görmemesine rağmen ileri düzeyde mesleki bilgisi olan Kul Hamit, bunu herkesin anlayabileceği bir şekilde şiirlerine aktarmıştır. 1978 yılında vefat ederek Afşin mezarlığına defnedilen âşığımız, kendisine ?Kul? mahlasını seçmiştir. Kul Hamit Koca, vatanına ve milletine sevdalı, milli ve manevi değerlere âşık bir halk şairidir.Anahtar Kelimeler : Âşık, Badeli Âşık, Doğaçlama, Şair, Şiir, Hikâye, Halk Şairi

Aşık Kul Hamit KocaAşık edebiyatıAşıklar(Aşıklık geleneği)+5
Bünyamin Oğuz
Yozgat Bozok University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2011
00
Master'sOpen AccessTR

Âşık Rüstem Alyansoğlu Hayatı, sanatı ve şiirleri

Âşık Rüstem Alyansoğlu, 7 Ocak 1939 tarihinde Kars ilinin Selim ilçesine bağlı Baykara köyünde dünyaya gelmiştir. 13 yaşındayken babası Hüseyin Alyansoğlu'ndan saz çalmayı ve türkü söylemeyi öğrenmiştir. Alyansoğlu, usta malı ve irticalen söylediği şiirlerle ve anlattığı hikâyelerle 20. yüzyılda âşıklık geleneğini devam ettirmiş halk şiirimizin temsilcilerinin başında gelmektedir. Ölümünden tam on yıl önce âşığın rüyasında Azrail'i görmesi, onun hayatında önemli bir yer tutmaktadır. Bu rüya ile ilgili söylediği/yazdığı şiirler, âşığın tanınmasında önemli rol oynamıştır. Rüyasında kendisine söylendiği gibi 21 Ekim 1981 tarihinde 42 yaşında vefat etmiştir. "Âşık Rüstem Alyansoğlu Hayatı, Sanatı ve Şiirleri" adlı bu çalışma "Ön söz", "İçindekiler", "Kısaltmalar", "Giriş", "Sonuç", "Kaynakça" "Kaynak Kişiler", "Şiirlerin Dizini" ve "Ekler - Âşık Rüstem Alyansoğlu İle İlgili Görsel Materyal (Fotoğraflar, Haberler, Yazışmalar, Davetler, Ödüller)" bölümleri dışında dört bölümden oluşmaktadır: Giriş bölümünde, Türk halk edebiyatında âşıklık geleneği ile ilgili bilgi verilmiştir. Birinci bölümde, Alyansoğlu'nun hayatı hakkında bilgi verilip kazandığı ödüller kronolojik olarak sıralanmıştır. İkinci bölümde, Alyansoğlu'nun sanatı hakkında bilgi verilip şiirleri çeşitli ölçütlere göre sınıflandırılarak incelenmiştir. Üçüncü bölümde, Alyansoğlu'nun şiirleri yer almaktadır. Alyansoğlu'nun çeşitli kaynaklardan toplam 226 şiirine ulaşılmıştır. Bu şiirlerin 134'ü müstakil şiirlerinden oluşurken 92'si Alyansoğlu'nun Âşık Murat Çobanoğlu, Âşık Şeref Taşlıova, Âşık Hikmet Arifî (Hikmet Arif Ataman), Âşık Karahanlı Murat Yıldız, Âşık Sefil Selimî (Ahmet Günbulut), Âşık İlyas Kaya, Âşık İlhami (Hamit Demir), Âşık Nuri Çırağı (Nuri Cihan Karataş), Âşık Ali Elvanî (Ali Elvan), Âşık Hasretî (Sadi Değer), Âşık Mevlüt İhsanî (Mevlüt Şafak), Âşık Firkatî (Mustafa Alkan), Âşık İhsanî (Mevlüt Çalışkan), Âşık Gül Ahmet (Ahmet Yiğit), Âşık Selâhettin Dündar ile yeğeni ve çırağı olan Âşık Mansur Alyansoğlu ile ikili, üçlü, dörtlü, beşli ve altılı atışmalarından oluşmaktadır. Dördüncü bölümde, Alyansoğlu için söylenen şiirler bulunmaktadır. Alyansoğlu hayatta iken söylenen bir şiire ve Alyansoğlu'nun ölümünün ardından söylenen sekiz şiire ulaşılmıştır. Anahtar Kelimeler: Âşık Rüstem Alyansoğlu, Âşık, Halk Şiiri, Âşıklık Geleneği.

Alyansoğlu, RüstemAşık edebiyatıAşıklar(Aşıklık geleneği)+4
Yiğit Alpkan
Manisa Celal Bayar University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2019
00
Master'sOpen AccessTR

Ağ toplumunda âşıklık geleneğinin netnografi yöntemi ile incelenmesi

Bu çalışmada âşıklık geleneğinin yeni medyadaki temsilini inceleyerek âşıklık geleneğinin ağ toplumundaki yerinin ortaya konulması amaç edinilmiştir. Çalışma ile âşıklık geleneğinin dijital ortamda kendini nasıl inşa ettiği ve ağ toplumundaki karşılığı incelenmiştir. Âşıklık geleneği halen yerel kültür ortamında varlığını sürdürmektedir. Âşıklık geleneği yerelde üretilen içeriklerin yeni medyaya aktarılması ve dijital ortam için özgün içerik üretilmesi şeklinde dijital kültür ortamına da yer almaktadır. Geçmiş dönemde gelenek, toplumsal hareket ile paralel olarak kırsaldan kente taşınarak çeşitli form ve içerik değişimleri yaşamıştır. Bu çalışmada âşıklık geleneğinin mekânsal bir değişim ile dijital kültür ortamlarına temsil edilmesiyle ağ toplumundaki var olma biçimler ve kendi yapısındaki değişiklikler incelenmiştir. Bu nedenle araştırma sahası olarak yeni medya kapsamında Youtube, Instagram ve Facebook sosyal medya platformları, bloglar ve de internet siteleri belirlenmiştir. Ayrıca çeşitli uygulamalar üzerinden (Zoom ve Hangout) âşıklar ile dijital görüşmeler gerçekleştirilmiştir. Âşıklık geleneğinin yeni oluşan ve mevcut hacmini sürekli genişleyen ağ toplumunda neye tekabül ettiği ve nasıl karşılandığı araştırılmıştır. Bu şekilde âşıklık geleneğinin mekânsal değişikliklerin etkisinin tanımlanması ve bütüncül bir şekilde anlaşılması için çalışmalar yapılmıştır. Tanımlama sürecinin geliştirilmesi için bu çalışmada âşıklık geleneğinin ağ toplumundaki temsilini inceleyebilmek netnografi yöntemi kullanılmıştır. Âşıklık geleneğinin kitle iletişim sistemlerinin son sürümlerindeki kendine sağladığı avantaj ve dezavantajlar belirlenerek çeşitli açılardan kitle iletişim sistemlerinin kanallarının kullanım alanları da tanımlanmıştır. Âşıklık geleneği Lasswell ve Carrey iletişim modelleri kapsamında incelenerek iletiyi iletme ve riütel oluşturarak toplumu bir arada tutma özelliklerinin ortaya konulması için çalışmalar yapılmıştır. Araştırmada çeşitli âşıkların (ulusal ve yerel) ve de yeni oluşumların ağ toplumunda yer alış biçimleri incelenmiştir. Bu şekilde ağ toplumu ile âşıklık geleneği arasındaki etkileşim netnografik yöntemle belirlenerek âşıklık geleneğinin toplum içindeki temsili ortaya konulmuştur. Yeni medyada âşıklık geleneğinin 3 çeşit temsili üzerinde inceleme yapılmıştır. İlki; geleneğin eski üreticilerinin-ustalarının yeni medyadaki temsilleri, ikincisi geleneğe tabi olan yerel âşıkların kendilerinin ve ürünlerinin yeni medyada temsilleri ve de üçüncü olarak da yeni nesil âşıkların yeni medyada temsilleri incelenmiştir. Yerelde âşıkların âşıklık geleneği ürünlerinin aktarımları sırasındaki mekan ve dinleyici kapsamında incelenirken yeni medyada eski âşıklara ait sosyal medya hesapları aracılığı ile var olma biçimleri ve de sosyal medya platformlarda takipçileri ile ilişkileri ortaya konulmaya çalışılmıştır. Ayrıca yeni medyada âşıklık geleneği çerçevesinde icra eden ya da yaygınlaştıran yeni oluşumlar ve yeni ürünler ortaya koyan bireylerin de konu edilmesi ile araştırmanın konusunu farklı açılardan ele alınması sağlanmıştır. Hem âşıkların hem yeni icracıların hem de onların takipçilerin incelenmesi ile âşıklık geleneğinin toplumun iletişimini sağlayan ve bir toplumsal ritüel oluşturarak üretim ve tüketimin bir arada olduğu kültürel yapı farklı yönleri ile ele alınmıştır. Bu araştırma ile âşıklık geleneğinin bugünün dünyasında daha iyi anlaşılması, dijital dünyanın getirdiği dönüşüm ve bu dönüşümün geleneksel yapılar içindeki işlevi ortaya konulmuştur. Anahtar kelimeler: Âşıklık geleneği, Netnografi, dijital kültür, ağ toplumu, yeni medya

Ağ toplumuAşıklar(Aşıklık geleneği)Netnografi+3
Ersun Celal Erman
Çukurova University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2021
00
Master'sOpen AccessTR

Afşinli Aşık Penahi Emirlioğlu hayatı, sanatı ve eserleri

Âşıklık geleneği kendine has kuralları ve icrası olan Türk kültürünün yaşayan en önemli hazinelerinden biridir. Âşıklar yaşadıkları dönemde halkın arzularını, duygu ve düşüncelerini, estetik, kültürel ve siyasi değerlerini eserlerine yansıtmışlardır. Bu anlamda âşıklık geleneğinin yaşatılmasında âşıkların yeri önemlidir. Âşık Penahi'nin usta çırak eğitiminde yetişerek kendinin çıraklar yetiştirerek âşıklık geleneğinin günümüzde yaşayan bir temsilcisi olduğu tespit edilmiştir. Bu tezde öncelikle Kahramanmaraş ili Afşin ilçesi âşıklık geleneğinin temsilcileri, geleneğin yaşadığı ortamlar ve geleneğin güncel durumu hakkında bilgiler verilmiş daha sonra Afşin ilçesi âşıklık geleneği içinde yetişen Âşık Penahi'nin hayatı, sanatı, eserleri, eserlerinin işlevi, yaratım ve aktarım bağlamları incelenmiştir. Anahtar kelimeler: Âşık, Âşıklık Geleneği, Kahramanmaraş, Afşin, Penahi Emirlioğlu.

Aşıklar(Aşıklık geleneği)BiyografiEmirlioğlu, Penahi+6
Adnan Boyunduruk
Gaziantep University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2019
00
Master'sOpen AccessTR

Aydın'da âşıklık geleneğinin bir temsilcisi Abdülkadir Güler: Hayatı, sanatı ve şiirleri

Tezimizde Aydın?da âşıklık geleneğini ve Abdülkadir Güler?in hayatı, sanatı ve eserlerini inceledik. Bu incelemedeki amacımız, Güler?in şiirlerinin Âşık edebiyatına katkısını incelemek ve XX. yüzyıl âşıklık geleneğinin değerlendirilmesine yardımcı olmaktır.Çalışmamız Aydın?da âşıklık geleneği ve temsilcilerinden başlayarak Âşık Abdülkadir Güler?in hayatı, edebi kişiliği ve şiirleri incelenmek üzere hazırlanmıştır. Giriş bölümünde geçmişten günümüze âşık edebiyatı ve Aydın?da aşıklık geleneği ve temsilcileri hakkında genel bilgi verilmiştir. Birinci bölümde Abdülkadir Güler?in hayatı, ailesi, kişiliği, âşıklık geleneği içindeki yeri ve folklorcu yönü incelenmiştir. İkinci bölümde şiirler yapı özellikleri, edebi sanatları, anlatım şekilleri, ölçüleri bakımından değerlendirilmiştir. Üçüncü bölümde Abdülkadir Güler?in şiirleri şekil ve tür bakımından alt başlıklara ayrılarak tasnif edilmiştir. Dördüncü bölümde şiirleri konuları bakımında dokuz ana başlık altında incelenmiştir. Güler, şiirlerinde ağırlıklı olarak aşk, sevgili, toplumun bozuk yanları ve dini tasavvufi konuları işlemiştir.Abdülkadir Güler?in incelediğimiz 103 şiirinden 52 şiiri 11?li hece ölçüsüyle yazılmıştır. En çok kullandığı ikinci ölçü 8`li hece ölçüsüdür. Şiirlerde en fazla tam ve yarım kafiye kullanılmıştır.Güler şiirlerini öğüt verici, öğretici bir üslupla yazmıştır. Didaktik şiirlerinde içten ve akıcı bir dil kullanmıştır. Şiirleri genellikle koşma nazım şeklindedir. Adbülkadir Güler, şiirlerini sade bir Türkçe ile yazmıştır. Mahalli söyleyişlerden de yararlanmıştır.Abdülkadir Güler, öğretmenlik mesleğinden emekli olduktan sonra Söke?ye yerleşmiştir. Söke?de şiir yazmaya devam eden Güler, dergilerde ve internet sitelerinde yazın hayatına devam etmektedir.Anahtar Kelimeler:1. Âşık Edebiyatı2. Âşıklık Geleneği3. Abdülkadir Güler (Geylani)4. Aydın5. Şiir

AydınAşık edebiyatıAşıklar(Aşıklık geleneği)+7
Mehtap Demirel
Gazi University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2013
00
Master'sOpen AccessTR

Kastamonu yerel basınında yer alan âşıklık geleneği

Türk halk müziği içerisinde yer alan ve temeli ozan/kam/baksıya dayanan âşıklık geleneği, bazı illerde hala sürdürülmektedir. Kültür merkezi olarak önemli bir yere sahip olan Kastamonu yöresinde de var olan bu geleneğin zaman içerisinde kaybolmaya yüz tuttuğu görülmektedir. Yöre geçmişinde görülen bu geleneğin ortaya çıkarılması, yöre kültürü ve gelenek açısından önemlidir. Bu çalışmada, Kastamonu yerel basınında yer alan âşıklık geleneği ile ilgili haber ve faaliyetlerin ortaya çıkarılması amaçlanmıştır. Nitel araştırma yöntemlerinden tarama modeli kullanılarak doküman incelemesi ile bulgular elde edilmiştir. Araştırma kapsamında, 1930 ve 2000 yılları arasına ait Açıksöz, Kastamonu, Yeni Kastamonu ve Doğrusöz gazetelerinde yer alan haberlere, köşe yazılarına, şiirlere, destanlara, tekerleme ve taşlama örneklerine ulaşılmıştır. Yapılan çalışma sonucunda, gazete yazılarından elde edinilen bilgiler kapsamında âşıkların hayatta olduğu 1930'lu yıllarda Ozanoğlu ve Yorgansız Hakkı'nın, halkevleri tarafından düzenlenen etkinliklerde yer aldıkları anlaşılmıştır. 1983- 1985 ve 1989 yıllarında farklı yörelerdeki âşıkların katılımı ile şenliklerin yapıldığına dair köşe yazıları ve haberlere ulaşılmıştır. Kastamonu âşıklarının vefatlarının yıldönümü nedeniyle ise gazete yazarlarının, âşıkların hayatlarını ve eserlerini konu alan yazılar yazdıkları görülmüştür. Âşıkların şiir, destan, tekerleme ve manzume tarzında yazmış oldukları eserleri, gazetelerde okuyuculara aktarılmıştır. ANAHTAR KELİMELER:Âşık, Âşıklık geleneği, Basın, Kitle iletişim

Aşıklar(Aşıklık geleneği)BasınGelenekler+5
Merve Öykü İnanlı
Kastamonu University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2022
00
Master'sOpen AccessTR

Azerbaycan âşık sazı icra teknikleri ve mızrap kalıplarının Anadolu sazına aktarımı

Bu çalışmada, Azerbaycan âşık sazı icra teknikleri, mızrap kalıpları incelenmiş olup Anadolu sazında uygulanan icra teknikleri, mızrap kalıpları ile benzerlikleri, farklılıkları tespit edilmiştir. Çalışmanın amacı, Azerbaycan âşık sazında uygulanan icra tekniklerini ve mızrap kalıplarını Anadolu sazına aktarmaktır. Bu amaç doğrultusunda konu ile ilgili literatür taraması yapılmış olup, ayrıca ses ve görüntü kayıtları incelenmiştir. Bu kapsamda ihtiyaç duyulan yeni terimler üretilmiş ve mızrap kalıplarını ifade etmek amacıyla yeni bir kodlama sistemi geliştirilmiştir. Azerbaycan âşık sazının bünyesinde barındırdığı zengin mızrap kalıplarını ve her ne kadar Anadolu sazında benzer icra teknikleri görülse de farklı uygulanış biçimleri ile icra tekniklerini ortaya çıkarmak ve daha sonrasında yapılacak olan benzer çalışmalara farklı bir bakış açısı ile kaynak teşkil etmek hedeflenmiştir. Çalışma içerisinde tespit edilen icra teknikleri ve mızrap kalıplarına örnek olarak Azerbaycan âşık müziğinin önemli icracılarından âşık havaları notaya alınmıştır. Çalışmanın sonucunda Azerbaycan âşık sazı, yapısal olarak Anadolu sazına en yakın çalgılardan birisi olduğu ancak iki çalgının bölümlerinin adlandırmalarında farklılıklar olduğu tespit edilmiştir. Bunun yanı sıra Azerbaycan âşık sazı farklı tel sayıları ile görülse de yaygın olarak üç tel grubu olmak üzere sekiz ya da dokuz tel sayısı ile icra edildiği saptanmıştır. Azerbaycan âşık sazında uygulanan yedi akort biçimi tespit edilmiştir. Bu akort biçimleri kendi içinde çeşitli varyasyonları barındırmaktadır. Bazı akort biçimlerinin ise Anadolu sazında da uygulandığı görülmektedir. Ayrıca Azerbaycan âşık sazı icra tekniklerinin ve mızrap kalıplarının Kuzeydoğu Anadolu bölgesi saz icra üslubuna ciddi etkileri olduğu ve Anadolu şehir müzik kültüründe bazı bireysel saz icracılarının da kişisel tavırlarında Azerbaycan âşık sazı mızrap kalıplarını veya benzer uygulamaları icra ettikleri tespit edilen diğer bulgular arasında yer almaktadır. Sonuç olarak Azerbaycan âşık sazı icra tekniklerinin Anadolu sazında görülmeyen uygulanış biçimleri Anadolu sazına aktarılmıştır. Öte yandan Azerbaycan âşık sazı mızrap kalıplarının ise eserlerin düzüm şekline göre farklı ritmik değerlerde Anadolu sazının repertuvarında yer alan eserlere uyarlanmıştır. Ayrıca bazı uyarlamalarda âşık sazı mızrap kalıplarının birleşiminden yola çıkarak üretilen yeni mızrap kalıplarının da uyarlanabildiği görülmüştür. Anahtar Kelimeler: Saz, Âşık Sazı, Azerbaycan Âşık Müziği, Âşıklık Geleneği, Uyarlama, İcra Tekniği, Mızrap Kalıbı

AzerbaycanAşıklar(Aşıklık geleneği)Müzik eğitimi+7
Tolgahan Tiktaş
Ankara Music and Fine Arts University · Müzik ve Güzel Sanatlar Enstitüsü
2022
00
Master'sOpen AccessTR

Kars'ta âşıklık geleneği ve Karslı Âşık Maksut Koca'nın hayatı, sanatı ve şiirleri

Çalışmamızda Türk Halk Edebiyatının Âşık Edebiyatı sahası üzerinde araştırma yapılmayan âşıklardan biri olan Âşık Maksut Koca'nın hayatı, sanatının özellikleri ve eserleri ortaya konmuştur. Araştırmamız esnasında elde edilen bilgiler tezimizin içeriğine uygun olarak değerlendirilmiştir.Çalışmamızda âşığımızın memleketi olan Kars, Arpaçay ve çevresinde meydana gelen âşıklık geleneği üzerinde durulmuş, bu gelenekten bahsedilirken aynı zamanda irticalen şiir söyleme ve usta-çırak ilişkisi motifi değerlendirilmiştir. Usta- çırak ilişkisi ve irticalen şiir söyleme üzerinde durulurken geleneğin önemli temsilcilerinden de bahsedilmiştir. Çalışmamız esnasında Âşık Maksut Koca ile bizzat görüşülmüştür.Sonuç bölümünde ise Âşık Maksut Koca'nın âşıklık geleneği içindeki yerinden bahsedilerek Kars'taki âşıklık geleneği ortaya konulmaya çalışılmıştır. Çalışmamız sırasında faydalandığımız kaynaklar kaynakça bölümünde sıralanmıştır.Anahtar Sözcükler:1.Âşık Maksut Koca (Feryadî)2.Kars3.Âşıklık Geleneği4.Âşık Edebiyatı5.Usta-çırak ilişkisi

Aşık Maksut KocaAşık edebiyatıAşıklar(Aşıklık geleneği)+2
Ezgi Bolçay
Gazi University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2012
00
Master'sOpen AccessTR

Samsunlu Aşık Yavuz hayatı, sanatı ve şiirleri

Türk milleti, tarihî süreç içerisinde zengin bir kültür mirasına sahip olmuş ve bunu nesiller boyunca yaşatmıştır. Âşıklık geleneği de köklü bir kültürün üretim sürecine bağlı olarak ortaya çıkmıştır. Kökleri Orta Asya'ya dayanan geleneğin geçmişten günümüze farklı aşamalardan geçtiği görülmektedir. Orta Asya'da kam ve baksı geleneğiyle başlayıp ozanlıkla devam eden gelenek, âşıklıkla son halini almıştır. Âşık edebiyatı raks eşliğinde dans eden ozanlık ile dinî-mistik birlik arayan derviş geleneğinden ayrı, yepyeni bir sentez ürünü olarak ortaya çıkmış ve bugünkü halini almıştır. Âşık edebiyatı, Anadolu'da 16. yüzyıldan itibaren gelişimini takip edebildiğimiz bir dönemdir. Kültür varlığımızın önemli bir bölümünü oluşturan âşıklık geleneği, günümüzde Kars, Erzurum, Erzincan, Sivas, Tokat, Malatya, Adana, Mersin vb. gibi illerimizde canlılığını devam ettirmektedir. Samsun'da köklü bir âşıklık geleneğinin varlığından bahsetmek mümkün değildir. Ancak Samsun'da da azımsanmayacak kadar bu geleneği günümüzde yaşatmaya çalışan âşıklarımız bulunmaktadır. Âşık Yavuz, Samsun'da âşıklık geleneğinin yaşatılması açısından önemli bir kaynak oluşturmaktadır. Âşık Yavuz'un hayatı, sanatı ve şiirlerinin tanıtıldığı çalışmada, onun âşıklık geleneği içerisindeki yeri de değerlendirilmiştir. Rüyasında pir tarafından bir içecek (bâde) içirildikten sonra daha çok şiir yazıp, saz çalmaya başlayan, mahlas kullanan, dedim-dedi ve leb-değmez tarzlarında şiirler söyleyen Âşık Yavuz, geleneğin önemli bir temsilcisidir. Âşıklık geleneğini her yönüyle sürdüren âşığın şiirleri, Yunus Emre'nin şiirlerini anımsatmakta olup topluma hikmetli sözlerle mesajlarını iletmektedir. Bu anlamda Âşık Yavuz, Samsun'da âşıklık geleneğini yaşatmaya çalışmaktadır.

Aşık edebiyatıAşıklar(Aşıklık geleneği)Halk şiiri+6
Gülhanım Saha
Fırat University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2018
00
Master'sOpen AccessTR

Kayseri'de âşıklık geleneği ve Aşık İsmail Karslıoğlu

Çalışmamızda Kayseri kültürü, Kayseri âşıklık geleneği ve halk şairlerinden başlayarak Türk Halk Edebiyatının Âşık Edebiyatı sahası üzerinde araştırma yapılmayan ve tanınmayan âşıklardan biri olan Âşık İsmail Karslıoğlu'nun hayatı ve edebî şahsiyeti tanıtılmaya çalışılmıştır. Araştırmamız esnasında elde edilen bilgiler tezimizin içeriğine uygun olarak değerlendirilmiştir.Çalışmamızın giriş kısmında Kayseri ile ilgili coğrafya, tarih, kültür, dil v.b. yönlerden genel bilgiler verilmiştir. Kayseri'de meydana gelen âşıklık geleneği üzerinde durulmuş, çeşitli çıkarımlar yapılmış, geleneğin önemli temsilcileri hakkında kısa bilgiler verilmiştir. Çalışmamız esnasında Kayseri'de Âşık İsmail Karslıoğlu ile bizzat görüşülmüş ve eserleri ilk defa yazıya geçirilmiştir.Âşık İsmail Karslıoğlu'nun âşıklığa başlaması ve doğup büyüdüğü Kayseri, Sarız bölgesi tanıtılmaya çalışmıştır. İsmail Karslıoğlu'nun şiirleri şekil, dil ve tür bakımından incelenmiş; konularına göre tasnif edilmiştir. Çalışmamız sırasında faydalandığımız kaynaklar kaynakça bölümünde sıralanmıştır.Anahtar Sözcükler1. Âşık İsmail Karslıoğlu2. Kayseri3. Âşıklık Geleneği4. Âşık Edebiyatı

Aşık edebiyatıAşıklar(Aşıklık geleneği)Halk edebiyatı+3
Serhat Koçak
Gazi University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2012
00
Master'sOpen AccessTR

Malatyalı Âşık Hanefi Ünver (Hayatı, sanatı ve şiirleri)

Âşıklık geleneği, kökü mazide olup atiye doğru uzanan bir sürecin olgusudur. İslamiyet'ten önce Şamanizm'e kadar dayanan bu gelenek, İslamiyet'ten sonra da bu dinin kabulüyle heteredoks bir yapıya bürünmüş ve tekke, cami ekseninde varlığını sürdürmeye devam etmiştir. XVI. yüzyıldan itibaren dinî ve tasavvufî bir söylemden uzaklaşan saz şairleri, bireysel deneyimlerinden ve toplumsal olaylardan hareketle daha realist şiirler söylemeye başlamışlardır. Kendilerine âşık adını veren bireysel ve toplumsal olayları şiirlerinde ele alan âşıklar, sanatkârlıklarının verilmesini de ilahi bir kaynağa bağlamışlardır. Sanatkârlıklarını ispat etmek ve adlarını duyurmak için taşradan merkeze seyahat esnasında konakladıkları her yerde sanatlarını icra eden bu âşıklar, hissi duyguların ifade edilmesinin yanı sıra kolektif anlatıların taşınmasına ve aktarılmasına da hizmet etmişlerdir. Bu yönüyle âşıklar, sözlü kültürün taşıyıcıları olarak kolektif belleğin bölgeden bölgeye, nesilden nesle aktarılmasında önemli rol oynamışlardır. Anadolu topraklarında âşıklık geleneğinin canlı olarak devam ettiği birkaç merkezden biri de Malatya'dır ve yörede yüzyıllar boyunca gelenek içinde birçok âşık yetişmiştir. Bu çalışmada da Malatya'da yetişmiş önemli âşıklardan biri olan, Âşık Hanefi Ünver'in hayatı ve sanatı hakkında bilgi verildikten sonra şiirleri; muhteva, üslup, dil ve edebî sanatlar açısından incelenerek Âşık Hanefi'nin, gelenek içindeki edebî yeri ve etki alanı tespit edilecektir. Anahtar Kelimeler: Âşık Hanefi Ünver, halk şiiri, âşıklık geleneği, âşık, kültür

Aşıklar(Aşıklık geleneği)BiyografiHalk şiiri+5
Fatih Solmaz
Fırat University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2019
00

Related subjects