Meta analysis

116 theses under this subject heading

Master'sOpen AccessTR

Çocuk evlerinin sosyal uyumdaki rolü üzerine bir meta analiz çalışması

Bu çalışma kurum bakımında kalmakta olan çocuklar üzerine yapılan araştırmaların çocuk evi özelinde incelenmesi amacıyla yapılmıştır. Kurum bakımı elverişli aile ortamı bulunmayan çocukların hem bilişsel hem ruhsal hem de duygusal manada sağlıklı bireyler olarak topluma kazandırılması için devletin sunduğu bir hizmettir. Aksi bir durum olmadığı sürece 18 yaşına kadar her birey çocuktur ve devlet hem kendi anayasasında da hem müdahil olduğu uluslararası sözleşmelerde çocukların koruyucusu olarak gerekli yaptırımları ve tedbirleri uygulamakla mükelleftir. Yapılan araştırmanın çıkış noktası ise çocuk evi bakım modelinin yeterince yaygınlaşması ve bu konu üzerinde birçok çalışmanın gerçekleştirilmiş olmasıdır. Aynı konu hakkında yapılmış farklı araştırmaların tekrara düşme sorunu ile yüz yüze gelmesi olası bir durumdur. Bu alan özelinde oluşturulan çalışmaların amacı çocuklara daha iyi bir yaşam olanağı sunmaktır. Bu sebeple bu konuda yapılmış çalışmaların bir analizini yapmak hem mevcut durumu açıklığa kavuşturmaya hem de bundan sonra bu konuda yapılacak araştırmalara yön göstermeye yardımcı olacaktır. Çocukların daha iyi yaşam şartlarına sahip olması amacıyla yapılabileceklerin neler olduğunu tespit ederek çocukların sosyalizasyon süreçlerinde bir iyileşme sağlanması gerekmektedir. Araştırmada analizi yapılacak toplam 4 kaynak kullanılmıştır. Bunlardan bir tanesi doktora tezi, üç tanesi yüksek lisans tezidir. Yapılan literatür taraması sonucu çocuk evlerinin sosyal uyuma katkısı çevresinde yapılan araştırmalar taranmıştır. Ancak araştırılan konu özelinde tatmin edici miktarda kaynağa ulaşılamamıştır. Araştırma konusu tam olarak karşılayacak araştırmalar seçilerek değerlendirme kriterleri üzerinden gerekli analizler gerçekleştirilmiştir.

Korunmaya muhtaç çocuklarMeta analiziSosyal uyum+2
Akın Şengün
Muğla Sıtkı Kocman University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2020
00
Master'sOpen AccessTR

Otizm spektrum bozukluğu olan bireylere Matematik becerilerinin öğretimi: Tek-denekli araştırmalarda betimsel ve meta analiz

Matematik becerileri günlük yaşamda sıklıkla karşılaşılan ve diğer akademik becerilerin ediniminde önemli rol oynayan bir beceri öğretim alanıdır. Otizm spektrum bozukluğu olan bireyler matematik becerilerini edinmede zorlanmakta ve başarısızlıklar sergileyebilmektedirler. Alanyazın incelendiğinde, otizm spektrum bozukluğu olan bireylerin matematik becerilerini geliştirmeye yönelik az sayıda çalışma yürütüldüğü görülmektedir. Bu çalışmalarda kullanılan öğretim uygulamalarının bilimsel dayanaklı uygulamalar olup olmadıklarına yönelik bir değerlendirme gereksinimi söz konusudur. Bu çalışmada tek-denekli araştırma metodolojileriyle tasarlanmış olan otizm spektrum bozukluğu olan bireylere matematik becerilerinin öğretimini hedefleyen çalışmaların Horner ve meslektaşlarının 2005 yılında geliştirdikleri "Tek-denekli Araştırmalar Niteliksel Ölçüleri" açısından değerlendirilmesi ve kapsamlı bir betimsel analizinin yapılması hedeflenmiştir. Ayrıca, meta analiz yoluyla bu uygulamaların bilimsel dayanaklı uygulamalar olup olmadıkları değerlendirilmiştir. Konuyla ilgili çalışmalara ulaşmak amacıyla (Ocak) 1980 – (Ocak) 2017 yılları arasında yayımlanmış çalışmalara ulaşabilmek için elektronik ortamda alanyazın taraması yürütülerek 49 çalışmaya ulaşılmıştır. Araştırmalar dahil etme ve dışlama ölçütleri açısından değerlendirilerek 26 çalışma analizlere dahil edilmiştir. Bu çalışmalar, sırasıyla, (a) Horner ve meslektaşlarının 2005 yılında geliştirdikleri "Tek-denekli Araştırmalar Niteliksel Ölçüleri" açısından incelenerek "kabul edilebilirlik" ölçütlerini karşılayan çalışmalar belirlenmiş, (b) 26 çalışma çeşitli değişkenler (örn., demografik değişkenler, yöntem özellikleri ve sonuçlarına ilişkin değişkenler) açısından değerlendirilerek kapsamlı bir betimsel analiz yapılmış, (c) "kabul edilebilirlik" ölçütünü karşılayan çalışmalar için örtüşmeyen veri yüzdesi ve Tau-U hesaplama teknikleri ile etki büyüklükleri hesaplanmış ve (d) elde edilen bulgular ışığında matematik becerilerinin öğretiminde kullanılan uygulamaların bilimsel dayanaklı olup olmadıklarına ilişkin değerlendirmeler yapılmıştır. Bulgular, 10 çalışmanın "kabul edilebilirlik" ölçütünü karşıladığını göstermektedir. Bu çalışmaların etki büyüklükleri incelendiğinde görsel sunum temelli ve strateji temelli uygulamaların OSB olan bireylere çeşitli matematik becerilerinin öğretiminde umut vaat eden uygulamalar olduğu görülmüştür. Bulgular alanyazın dikkate alınarak tartışılmış ve uygulamacılara ve araştırmacılara yönelik önerilerde bulunulmuştur. Anahtar Sözcükler: Otizm spektrum bozukluğu, Matematik, Tek-denekli araştırma,Meta-analiz, Bilimsel dayanaklı uygulamalar

MatematikMatematik başarısıMatematik eğitimi+7
Orhan Aydın
Anadolu University · Institute of Educational Sciences
2017
00
DoctorateOpen AccessTR

Meta analizinde yanlılık değerlendirme yöntemlerinin karşılaştırılması

Meta analizi, aynı konu ile ilgili farklı araştırmacıların birbirinden farklı yer ve zamanlarda yapmış olduğu, farklı çalışma sonuçlarını uygun şekilde birleştiren bir yöntemdir. Meta analizi sonucu elde edilen bilgilerin yanlı olup olmadığının belirlenmesi için öznel bir değerlendirme sunan funnel grafiklerinin objektif olarak değerlendirilmesini sağlayan istatistiksel testler, meta analizi sonuçlarının güvenilirliğini değerlendirme imkânı sunar. Yanlılığı tespit etmeye yönelik istatistiksel testlerin performansının incelenmesi, ilgili istatistiksel testlerin kullanım zamanı, şekli ve uygulanmaya uygun oldukları araştırma koşulları hakkında bilgi sağlar. Bu tez çalışmasında, ikili değer alan verilerin meta analizinde funnel grafiği asimetri değerlendirmesinde yanlılık belirlemek için kullanılan literatürde yer alan Begg, Egger, Thompson, Schwarzer ve Harbord testlerinin Tip-Ⅰ hata oranları ve güçleri yönünden performansları incelenmiştir. Testlerin Tip-Ⅰ hatayı koruma ve güçleri yönünden performanslarının farklı çalışma sayıları, farklı örneklem hacimleri, farklı yanlılık dereceleri ve farklı hastalık-sonuç oranları durumlarında nasıl etkilendiği simülasyon senaryoları ile incelenmiştir. Yapılan simülasyon çalışmaları sonucunda Schwarzer ve Harbord testleri funnel grafiği asimetrisini tanımlamak için düşük istatistiksel güce, Begg, Egger ve Thompson testleri ise funnel grafiği asimetrisi olmadığında şişirilmiş Tip-Ⅰ hata oranlarına sahiptir. Ele alınan koşullarda, testler arasında her tür veri için kullanılabilecek yanlılığı saptamak için en iyi test yoktur. Testlerin performansları meta analizine dahil edilen çalışmaların sayısı, yanlılık seviyeleri, hastalık-sonuç oranları ve örneklem hacimleri ile değiştiğinden yanlılığı saptamaya yönelik yöntemler seçilirken bu değişkenlerin dikkate alınması gerekmektedir. Bu tez çalışmasında ele alınan simülasyon senaryoları sonucunda Tip-Ⅰ hata olasılık değerini koruma yönünde en iyi performansı meta analizine alınan çalışma sayısı, örneklem hacmi az ise Schwarzer testi, fazla ise Harbord testinin gösterdiği söylenebilir. Simülasyon senaryoları sonucunda testlerin yanlılığı tespit etme gücü bakımından performansları değerlendirildiğinde, en iyi performansı Egger testi göstermiştir.

BiyoistatistikMeta analiziYanlılık+2
Fisun Kaşkır Kesin
Bursa Uludağ Üni̇versi̇ty · Institute of Health Sciences
2022
00
DoctorateOpen AccessTR

Bilgi işlemsel düşünme becerisinin öğrenci başarısına etkisi: Bir meta-analiz çalışması

Bilgi işlemsel düşünmenin öğrenci başarıları üzerine etkisinin incelenmesi amacıyla yapılan bu araştırmada, bilgi işlemsel düşünme ile öğrenci başarısı; okul düzeyi, çalışma disiplinleri ve çalışmanın yapıldığı ülkeler gibi değişkenler arasındaki ilişkilere dayalı olarak meta-analiz yöntemi ile ortalama etki büyüklüğü hesaplaması yapılmıştır. Araştırmanın amacına ulaşabilmek için 2015–2020 yılları arasında uluslararası düzeyde hakemli dergilerde yayımlanan makaleler ve konferanslarda sunulan bildiriler taranarak etkili bilgi işlemsel düşünmenin öğrenci başarısı üzerine etkisi hakkında nicel araştırma yöntemi ile yapılan çalışmalar araştırma kapsamına alınmıştır. Tarama sürecinde, "computational thinking, empirical, experimental, success, achievement" kelimeleri anahtar sözcük olarak kullanılmıştır. Yayınların taranması sürecinde uluslararası düzeyde yapılan bildiriler ve makaleler için Google Scholar ve Web of Science veri tabanları kullanılmıştır. Araştırmanın tarama sürecinde toplam 1012 çalışmaya ulaşılmıştır. Eş kopyaların, bilgi işlemsel düşünmenin farklı boyutları ele alan çalışmaların ve uygun istatistiki verileri içermeyen çalışmaların çıkarılması neticesinde sonuç olarak 24 nicel bağımsız araştırma meta-analiz çalışması kapsamına alınmıştır. Çalışmaların farklı ülkelerde, farklı okul düzeylerinde ve farklı disiplinlerde gerçekleştirilmesi bakımından heterojen bir yapıda bulundukları değerlendirildiğinden tüm analizler rastgele etkiler modeline göre yapılmıştır. Yayın yanlılığı değerlendirmesi için Rosenthal's Fail Safe N ve Orwin's Fail Safe N analizi yapılmıştır. Bilgi işlemsel düşünme ile öğrenci başarıları arasında yüksek düzeyde ve olumlu (Hedges' g=1,451) ortalama etki büyüklüğü hesaplanmıştır. Araştırmanın bulgularına ve sonuçlarına dayanarak uygulayıcılara ve araştırmacılara yönelik çeşitli öneriler sunulmuştur.

Bilgi işlemsel düşünmeDüşünme becerileriMeta analizi+1
Erhan Yokuş
Gaziantep University · Institute of Educational Sciences
2022
00
Master'sOpen AccessTR

Yazmaya yönelik tutum ile yazma becerisi arasındaki ilişki: Bir meta analiz çalışması

Yazmaya yönelik tutum ile yazma becerisi arasındaki ilişki, Türkiye'de ve dünyada yapılmış birçok araştırmayla ortaya konmuştur. Buna mukabil yapılan bu araştırmaların bir araya getirilerek genel bir sonuç çıkarıldığı bir meta analiz çalışmasına rastlanmamıştır. Bu araştırmanın amacı, yazmaya yönelik tutum ile yazma becerisi arasındaki ilişkiyi meta analiz yöntemiyle incelemektir. İlgili araştırmaların toplanabilmesi amacıyla Web of Science, Proquest, ERIC, YÖK Tez, ULAKBİM, Dergipark ve Google Akademik veri tabanları kullanılmıştır. Bu veri tabanlarında "yazma tutumu", "yazmaya yönelik tutum", "yazma ve tutum", "writing attitude", "attitude towards writing" ve "writing attitude and writing", anahtar kelimeleriyle taramalar yapılmıştır. Sonuncusu Mart 2022'de gerçekleştirilen taramaların neticesinde 2001-2021 yılları arasında yayımlanan, dahil etme ve hariç tutma kriterlerine uyan 28 farklı çalışmadan (n=28) 31 (k=31) korelasyon değeri meta analizde kullanılmıştır. Meta-analize dahil edilen araştırmaların toplam örneklem büyüklüğü 9149'dur. Verilerin analizinde öncelikle uç değer ve yayın yanlılığı kontrolleri yapılmıştır. Yayın yanlılığı; huni grafiği, güven testleri, sıra korelasyonu ve Egger'in regresyon testi ile incelenmiştir. Yazmaya yönelik tutum ile yazma becerisi arasındaki ilişkinin genel etki büyüklüğünü incelemek için Rastgele etkiler modeli ve Fisher's Zr değeri kullanılmıştır. Ayrıca etki büyüklüğünün moderatör değişkenlere göre anlamlı farklılık gösterip göstermediğini incelemek için alt grup analizleri yapılmıştır. Verilerin analizinde Comprehensive Meta Analysis istatistik programından yararlanılmıştır. Yapılan analizler neticesinde yazmaya yönelik tutum ile yazma becerisi arasındaki ilişkiye yönelik genel etki büyüklüğünün pozitif yönde ve orta düzeyde (Zr=0.309 GA=0.199-0.419, SH=0.056, p<.001) olduğu belirlenmiştir. Bunun yanında moderatör değişkenlerden sadece yayın türünde anlamlı farklılıkların olduğu görülmüştür. Araştırmanın bulgularına bağlı olarak birtakım önerilerde bulunulmuştur.

Dil eğitimiMeta analiziTürkçe+2
Ahmet Burhan Apa
Gaziantep University · Institute of Educational Sciences
2022
00
Master'sOpen AccessTR

Matematik öğretiminde probleme dayalı öğrenmenin karma-meta yöntemi ile değerlendirilmesi

Bu araştırmada matematik eğitiminde probleme dayalı öğrenme yönteminin karma meta yöntem bağlamında incelenmesi hedeflenmiştir. Karma meta yöntem kapsamında meta-analiz ve meta-tematik analizler yoluyla literatürde konuya ilişkin yapılmış deneysel veya yarıdeneysel çalışmalar çeşitli analiz ve tekniklerle farklı boyutlarda ele alınmıştır. Meta-analiz kapsamında matematik eğitiminde probleme dayalı öğrenme yönteminin kullanıldığı nicel çalışmalardan istatistiksel değerler alınarak genel etki büyüklüğü hesaplanmıştır. Yapılan analizler sonucunda probleme dayalı öğrenme yönteminin matematik alanındaki akademik başarısı üzerinde pozitif yönde ve geniş düzeyde etkiye (g=0.86) sahip olduğu saptanmıştır. Ulaşılan çalışmalar bağlamında belirlenen araştırmanın bağımsız değişkenleri kapsamında yapılan incelemeler sonucunda ise çalışmaların; yapıldığı öğrenim kademeleri, uygulama süreleri, örneklem büyüklüğü ve yayın türleri araştırmanın genel etki büyüklüğünde anlamlı bir farka rastlanılmamıştır. Doküman analizine dayalı meta-tematik analiz sürecinde çalışmalarda yer alan birincil veriler incelenerek verilerden elde edilen kodlar sonucunda "bilişsel boyuta etkisi, duyuşsal boyuta etkisi, sosyal boyuta etkisi ve olumsuz yönleri" temaları oluşturulmuştur. Ulaşılan sonuçlar kapsamında öğrencilerin probleme dayalı öğrenme ile matematiğe karşı olumlu tutum geliştirdikleri ve yönteme dair olumlu dönütler verdiği görülmüştür. Bu bağlam doğrultusunda meta-analiz ve meta-tematik analiz süreçlerine ilişkin bulguların tutarlı ve birbirlerini destekler nitelikte oldukları görülmektedir.

Karma yöntemlerMatematik eğitimiMatematik öğretimi+3
Ecem Şahin
Gaziantep University · Institute of Educational Sciences
2023
00
Master'sOpen AccessTR

Robotik ve kodlama eğitiminin meta-tematik analizi

Son yıllardaki teknolojik gelişmelerle birlikte, robotik ve programlama eğitimi konusunda yoğun uygulamaların yapıldığı görülmektedir. Bu bağlamda, bu eğitimlerin içeriği ve kullandıkları temaların dağılımı merak konusudur. Bu amaçla, robotik ve kodlama eğitimi alanında yapılan ulusal ve uluslararası çalışmaların meta-tematik analizi yapılması gerekmektedir. Araştırma kapsamında, Google Scholar, Dergipark, YökTez, ProQuest, ERIC, Science Direct ve Web of Science veritabanları incelenmiş ve 2012-2022 yılları arasında Türkçe ve İngilizce olarak yayınlanan 1203 çalışmaya ulaşılmıştır. Bu çalışmada, Prisma Akış Diyagramı kullanılarak etki algısı üzerine çalışılmış, davranışsal ölçüt doğrultusunda seçim yapılmış ve meta-analiz için 58 çalışma kullanılmıştır. Araştırmaya göre, robotik ve kodlama eğitiminin meta-tematik analiz sonuçları değerlendirildiğinde robotik ve kodlama eğitiminin bilişsel boyutta bireyin bilgiyi anlamasını ve öğrenmesini kolaylaştırdığı, zihinsel becerilerini güçlendirdiği ve problem çözme becerilerini geliştirdiği gibi katkıları olduğu sonucuna ulaşılmıştır. Duyuşsal boyutta eğitimin eğlence ve deneyimlerle memnuniyet gibi etkileşimli bileşenlerin olduğu, sosyal amaçlar için sürekli işbirlikçi öğrenmenin sürdürüldüğü ve bireysel seçeneklerin uygun şekilde korunduğu ortaya çıkmıştır. Öte yandan, robotik ve kodlama eğitiminin olumlu katkılarının yanı sıra, altyapı yapısı, malzeme eksikliği ve öğretmen yeterliliğinin aşılması gibi bazı sorunlarla karşılaşıldığı ortaya çıkmıştır. Sonuç olarak, robotik ve kodlama eğitimi için öğrenme ortamlarının uygun hale getirilmesi ve bu alanda eğitimli eğitmen eksikliğinin azaltılması gerektiği belirtilmektedir. Anahtar sözcükler: Robot, Robotik, Robotik Kodlama, meta-tematik analiz, doküman incelemesİ

KodlamaMeta analiziRobotik eğitimi+2
Mehmet Taşkın
Gaziantep University · Institute of Educational Sciences
2023
00
Master'sOpen AccessTR

Farklılaştırılmış öğretim uygulamalarının çoklu bütüncül yaklaşımla değerlendirilmesi

Bu çalışmanın temel amacı farklılaştırılmış öğretim uygulamalarının etkililiğinin Çoklu Bütüncül Yaklaşım (ÇBY) çerçevesinde incelenmesidir. Alana Batdı (2016) tarafından kazandırılan ÇBY; ön bütüncül bilgi, son bütüncül bilgi ve bütüncül bilgi olmak üzere üç aşamada gerçekleştirilmektedir. Amaca hizmet etmesi adına ön bütüncül bilgilere ulaşmak ve alandaki eksikliğin belirlenmesi için farklılaştırılmış öğretim uygulamalarının akademik başarı üzerine etkililiğine yönelik çalışmalara dayalı olarak meta analitik ve meta tematik analiz gerçekleştirilmiştir. Bu doğrultuda meta analiz ile farklılaştırılmış öğretim uygulamalarının öğrencilerin akademik başarıları üzerindeki etkisi incelenmiş, yapılan analizler sonucu uygulamaların akademik başarı üzerindeki etkisi olumlu yönde ve geniş düzeyde olarak belirlenmiştir (g=0,800). Ön bütüncül bilgi aşamasında gerçekleştirilen bir diğer analiz ise nitel boyutta katılımcı görüşü içeren çalışmalarla yürütülen meta tematik analizdir. Bu doğrultuda alanda farklılaştırılmış öğretim uygulamalarının etkililiğine yönelik gerçekleştirilen çalışmalarda katılımcı görüşleri analiz edilmiş "içerik, süreç, ürün" boyutuna etkisine ilişkin temalar oluşturulmuştur. Çalışmanın ikinci aşaması olan son bütüncül bilgi aşamasında nicel verilere ulaşmak adına müdahaleli araştırma yöntemlerinden statik grup karşılaştırma ön test – son test desen kullanılmıştır. Statik grup karşılaştırma ön test – son test uygulamasına yönelik olarak farklılaştırılmış öğretim uygulamalarının öğrencilerin akademik başarılarına etkisi olumlu yönde ve orta düzeyde etkili olduğu belirlenmiştir (g=0.541). Nitel veriler için olgu bilim deseni tercih edilmiş ve araştırmaya katılan on iki öğrenci ve hazırlanan programı uygulayan iki öğretmen ile yarı yapılandırılmış görüşmeler gerçekleştirilmiştir. Farklılaştırılmış öğretim uygulamalarında kullanılan değerlendirme tekniklerine yönelik gerçekleştirilen görüşmelerin olumlu yönde olduğu belirlenmiştir. ÇBY kapsamında ön bütüncül bilgiler ve son bütüncül bilgilerin sentezlenmesi sonucu bütüncül bilgilere ulaşılmıştır. Araştırma sonucunda bütün aşamalarında elde edilen verilerin birbirini desteklediği ve tamamladığı belirlenmiş ve bütüncül bir bakış açısına ulaşılmıştır.

Akademik başarıFarklılaştırılmış öğretimKapsayıcı eğitim+6
Burcu Gürgen Akıcı
Gaziantep University · Institute of Educational Sciences
2023
00
Medical SpecialtyOpen AccessTR

Mandibula kondil kırıklarında açık ve kapalı tedavi yaklaşımlarının, yayınlanmış klinik çalışmalarının meta-analizi ile yapılan sistematik derleme

Kondil kırıkları, mandibulanın sık karşılaşılan kırıklarındandır. Kondil kırıkları açık redüksiyon internal fiksasyon veya kapalı-konservatif yaklaşımlarla tedavi edilmektedir. Bu çalışmamızda açık ve kapalı yaklaşımların tedavi sonrası maksimum ağız açıklığı, laterotrüzyon ve protrüzyona etkisinin karşılaştırılması için meta-analiz planlandı. Amerika Birleşik Devletleri Ulusal Tıp Kütüphanesinin online biyomedikal veri tabanı olan Pubmed'te İngilizce dilinde "mandibula kondil kırıklarında cerrahi ve cerrahi olmayan tedavi" , "tek taraflı kondil kırıklarında açık ve kapalı tedavi", "mandibula kondil kırıklarında açık ve konservatif tedavi", "mandibula subkondil kırıklarında cerrahi ve konservatif tedavi", "mandibula kondil kırıkları ve cerrahi komplikasyonları" "Mandibular subkondiler kırıkların açık ve kapalı tedavisinin sonuçları", "kondil kırıklarında açık ve kapali tedavi" anahtar kelimelerini tarandı. 652 makale tespit edildi. Dahil edilme kriterlerimize uyan 10 yayının bilgisi sistematik olarak toplandı. 4 çalışma kontrollü klinik çalışma, 2 çalışma retrospektif ve 4 çalışma da randomize kontrollü çalışma idi. Yayınlardan; çalışmaların tasarımı, kullanılan teknik, tedavi sonrası maksimum ağız açıklığı (MAA), laterotrüzyon, protrüzyon, yaş, takip süresi, fasiyal sinir hasarı, ağrı, maloklüzyon bilgileri kaydedildi. Maksimum ağız açıklığı meta-analizine 9 çalışma dahil edildi. Açık ve kapalı ameliyat grupları arasında MAA parametre değerleri standartlaştırılmış ortalama farkı rastgele etki modeline göre 0,244 (%95 GA [-0,317 0,804] , p=0,393, t=0,855) olarak belirlendi. P değerinin 0,05 den büyük olduğu görüldü. Bu sonuçlara göre yapılan meta-analize göre kritere giren yayınlarda açık ve kapalı tedaviler arasında MMA parametresi değerlerinin ortalamaları arasında istatistiksel olarak anlamlı fark gözlenmedi.Laterotrüzyon meta-analizine 7 çalışma dahil edildi. Açık ve kapalı ameliyat grupları arasında MAA parametre değerleri standartlaştırılmış ortalama farkı rastgele etki modeline göre 0,350 (%95 GA = -0,090 0,791, p=0,117, t=1,416) olarak belirlendi. P değerinin 0,05 den büyük olduğu görüldü. Bu sonuçlara göre yapılan meta-analize göre kritere giren yayınlarda laterotrüzyon parametresi değerlerinin ortalamaları arasında istatistiksel olarak anlamlı fark gözlenmedi. Protrüzyon meta-analizine 6 çalışma dahil edildi. Açık ve kapalı ameliyat grupları arasında MAA parametre değerleri standartlaştırılmış ortalama farkı rastgele etki modeline göre 0,417 (%95 GA= -0,157 0,994, p=0,155, t=1,424) olarak belirlendi. P değerinin 0,05 den büyük olduğu görüldü. Bu sonuçlara göre yapılan Meta analize göre kritere giren yayınlarda protrüzyon parametresi değerlerinin ortalamaları arasında istatistiksel olarak anlamlı fark gözlenmedi. Sonuç olarak yapılan meta-analizde erişkin mandibula kondil kırıklarında uygulanan açık ve kapalı teknik yaklaşımlarının tedavi sonrası dönemde maksimum ağız açıklığı, laterotrüzyon ve protrüzyona etkileri arasında istatistiksel anlamlı bir fark saptanmadı.

Kırık fiksasyonu-ekstramedüllerKırık fiksasyonu-içMandibula+3
Ali Yeniocak
Bezmialem Vakıf University
2021
00
Master'sOpen AccessTR

Brucella tedavilerinin etkinliği üzerine bir meta-analiz çalışması ve yayın taraflılığının incelenmesi

Meta-analiz, belirli bir konuda yapılmış birbirinden bağımsız birden çok çalışmanın sonuçlarını birleştirme ve elde edilen araştırma bulgularının istatistiksel analizini yapma yöntemidir. Farklı yaklaşımlara göre yapılan meta analizler farklı sonuçlar vermektedir. Bu gibi problemlerin ortadan kalkması için uygun araştırma seçim yöntemleri dikkate alınmalı ve uygun parametre tahmin yöntemlerinin seçilmesi gerekmektedir. Ayrıca meta analizde kaç araştırmanın bulunması gerektiğini tahmin etmek meta analiz sonuçlarının güvenilirliğini göstermek açısından önemlidir. RKÇ'lar genellikle gelişmiş ülkelerde tasarlanan çalışma türleridir ve bu ülkelerde sık görülen hastalıklar üzerinden meta analiz çalışmalar üretilmektedir. Bu nedenle gelişmekte olan ülkelerde sık görülen hastalıklar ile ilgili meta analiz çalışmaları oldukça azdır. Örneğin 3. dünya ülkelerinde, Türkiye ve Akdeniz ülkelerinde sık görülen brucella-bruselloz hastalığı bunlardan birisidir.Bu çalışmanın amacı, iyi bir meta -analiz çalışmasının altında yatan temel prensipleri anlamak, hem bir meta -analizi çalışması yürütürken hem de yayınlanmış meta-analiz raporlarını sonuçlarını değerlendirirken nelere dikkat edilmesi ve hangi parametrelerin kullanılması konusunda tartışmak, meta analizinde önerilen modellerin (sabit etkili veya rastgele etkili) üstünlük ve eksiklikleri ortaya koymak, kayıp verilerin meta-analizin sonuçlarını bozucu etkisinine bakarak yayın yanlılığı özelliğini değerlendirilme uygulamaları yapmak ve ülkemizde az yapılan meta analiz çalışmalarına gelişmiş ülkelerde sık görülmeyen bir hastalık üzerinden katkı sunmaktır.Bu araştırmada 1980-2010 yılları arasında dünya genelinde değişik araştırıcılar tarafından değişik zaman dilimlerinde yapılmış brucella tedavisinde etkin olan antibiyotik kombinasyonlarının kullanıldığı bir meta analiz yapılmıştır. Bu konuyla ilgili 104 randomize kontrollü çalışmaya ulaşılmıştır. Bunların 32 tanesi çalışmaya dahil edilmiştir.Bu çalışmada, Mantel-Haenszel Sabit etki modeli (MH), DerSimonian-Laird Rasgele Etki Modeli (DL) ve Peto yöntemi meta analizi modelleri kullanılarak homojenlik test edilmiştir ve buna bağlı olarak brucelle tedavisinde kullanılan antibiyotik yöntemlerinin etki büyüklüğü tahmin değerleri elde edilmiştir.Tetrasiklin-stereptomisin (TS) ve Tetrasiklin-rifampisin (TR) tedavi uygulaması nüks oranına göre arşılaşılaştırılmıştır. Karşılaştırma 943 hasta ve 12 denemeyle yapılmıştır. T-R tedavisinde nüks anlamlı olarak yüksektir. MH yönteminde hesaplanan OR:2,67 (%95 GA:1,63-4,37), DL modelinde OR:2.53 (%95 GA:1,54-4,20) ve Peto yönteminde OR:2,71 (%95 GA:1,70-4,32)'dir. Her 3 modelde de genel başarısızlık için yapılan karşılaştırmada heterojenlik saptanmamıştır (sırası ile; p=0,914 - I2=% 0, p=0,916 - I2=%0 ve p=0,791- I2=% 0).Yapılan yorumların daha güvenilir olmasını sağlamak amacıyla kullanılan tüm yöntemlerde T-S ve T-R tedavi yöntemlerinin genel başarısızlık karşılaştırılmasında analize alınacak çalışma sayısının 30'un üstüne çıkarılması önerilmektedir.Sadece tek bir yönteme bağlı kalınarak hesaplamalar yapmak parametrelerin açıklanması hakkında her zaman doğru bir fikir vermeyebilir. Meta analizi çalışmaları yapılırken tüm yöntemlere göre parametre tahminlerinin yapılması ve bu tahminlerin birlikte göz önüne alınarak değerlendirilmeler yapılması gerekmektedir.Anahtar Kelime: Brucella Tedavisi- Meta Analiz ? Yayın Yanlılığı

Bilimsel araştırmalarBrusellaBrusella aşısı+3
Çağla Sarıtürk
Çukurova University · Institute of Health Sciences
2011
00
Master'sOpen AccessTR

İşbirlikli öğrenme yönteminin öğrencinin matematik başarısı ve matematiğe ilişkin tutumu üzerindeki etkililiği: Bir meta-analiz çalışması

Bu çalışmada 1988-2010 yılları arasında, işbirlikli öğrenme yönteminin matematik başarısı ve matematiğe ilişkin tutum üzerine etkililiğini geleneksel yöntemle karşılaştıran deneysel çalışmalar derlenerek meta-analiz yöntemiyle birleştirilmiştir. Meta-analize toplam 26 (n= 36) çalışma dâhil edilmiştir. İşbirlikli öğrenme yönteminin akademik başarı üzerindeki genel etki büyüklüğü d++ = 0.59 ( 95 % GA: 0.38 ile 0.80) , matematiğe ilişkin tutum üzerine etki büyüklüğü d++ = 0.16 ise olarak bulunmuştur. Başarı açısından elde edilen etki büyüklüğü orta ölçekte, pozitif ve anlamlı iken tutum açısından elde edilen etki büyüklüğü ise küçük ölçekte, pozitif ve anlamlıdır. Sonuç olarak işbirlikli öğrenme yöntemi geleneksel yönteme göre hem başarı hem de tutum açısından daha başarılı bulunmuştur.Anahtar Kelimeler: İşbirlikli Öğrenme Yöntemi, Matematik Başarısı, Meta-Analiz, Etki Büyüklüğü, Tutum

BaşarıMatematikMatematik başarısı+8
Gülfer Özdemirli
Çukurova University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2011
00
Master'sOpen AccessTR

Meta-analizler için güç değerlendirmesi

Meta-analiz, birbirinden bağımsız benzer konulardaki çalışmaları bir araya getirerek sonuçlarındaki çeşitliliği açıklamak, daha güvenilir ve doğru sonuçlara ulaşılmasını sağlamak amacıyla kullanılan bir yöntemdir. Meta-analizlerde nitelik göstergesi olan en önemli husus güçtür ve bu güç, heterojenliğin varlığına göre sabit etki ya da rastgele etki modeli olmak üzere kullanılan iki yaklaşım altında değerlendirilir. Yapılan güç değerlendirmeleri etki büyüklüğü, makalelerdeki minimum örnek büyüklüğü ve çalışma sayılarından etkilenir. Çalışmada belirli etki büyüklüğünde kabul edilebilir bir güce ulaşmak adına makalelerdeki minimum örnek büyüklüğünün ve makale sayısının belirlenmesi amaçlanmıştır. Sabit etki ve rastgele etki modelleri altında etki büyüklüğü için tanımlanan belirli aralıklar (0.1-0.2, 0.20001-0.3, 0.30001-0.4, 0.40001-0.5 ve 0.50001-0.7) ve hasta kontrol oranları (1:1, 1:2 ve 1:3) göz önüne alınarak 1000 tekrarlı simülasyon çalışması ile farklı makale sayıları (2, 5, 7, 10, 15 ve 18) ve örnek büyüklükleri için güç değerlerinin ortalama ve standart sapmaları belirlenmiştir. Yapılan simülasyon çalışması ile sabit etki, düşük, orta ve yüksek heterojen rastgele etki modellerinde elde edilen güç değerlendirmeleri için, gereken örnek sayısı heterojenliğin daha fazla olduğu modeller için yüksek bulunmuştur. Hasta kontrol oranlarındaki bozulma da iyi bir güç için gereken örnek sayısını arttırmıştır. Yapılan çıkarsamalar ile gücü etkileyen faktörler göz önüne alınarak iyi bir güce ulaşılması adına araştırıcılara öneriler sunulmuştur. Belirli etki büyüklüğünde kabul edilebilir bir güç için kaynak israfı olmadan gerekli örnek büyüklükleri ve çalışma sayıları belirlenmiştir.

BiyoistatistikEtki diyagramıMeta analizi+2
Nazlı Totik
Çukurova University · Institute of Health Sciences
2017
00
Master'sOpen AccessTR

Üstün zekâlı öğrencilerin başarılarını etkileyen faktörler: Bir meta-analiz çalışması

Bu çalışmada üstün zekâlılar eğitiminde sıklıkla kullanılan temel eğitsel yaklaşımlar, öğretim programları, cinsiyet ve sosyo-ekonomik durum değişkenlerinin akademik başarı üzerindeki etkisini incelenmesi amaçlanmıştır. Bu amaç kapsamında SAGE, ERİC, Taylor-Francis ve Ulusal Tez Merkezi veri tabanları 2007-2017 (Nisan) tarihlerinde taranmıştır. Araştırmada bir üstün zekâlılar eğitim programına katılımının akademik başarı üzerindeki etki büyüklüğü Hedge's g = 1,005 olarak hesaplanmıştır ve bu değer büyük düzeyde etkili olarak sınıflandırılabilir. Akademik başarı için hızlandırma yaklaşımı orta düzeyde (Hedge's g = 0,384), gruplama büyük düzeyde (0,758), farklılaştırma geniş düzeyde etkili (Hedge's g = 1,300) olarak hesaplanmıştır. Araştırma bulguları erkek ve kız öğrencilerin başarıları arasındaki farkın önemsiz olduğunu, orta ve üst SED'e sahip olan üstün zekâlılar düşük SED sahibi üstün zekâlılardan orta düzeyde olduklarını ortaya koymuştur. Anahtar Kelimeler: Üstün zekâlılar, literatür taraması, meta-analiz, akademik başarı

Akademik başarıBaşarıBaşarı değerleme+5
Mehmet Kırmızı
Çukurova University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2017
00
Master'sOpen AccessTR

Öğrencilerin okuma alışkanlıklarını etkileyen faktörler üzerine bir meta-analiz çalışması

Bu araştırmanın amacı, meta analiz yöntemini kullanarak öğrencilerin okuma alışkanlıklarını etkileyen faktörler hakkında genel bir fikir elde etmektir. Bu amaç doğrultusunda 2005-2021 yılları arasında ulusal düzeyde yapılan yüksek lisans ve doktora tezleri ile hakemli dergilerde yayımlanan araştırmalar taranarak okuma alışkanlığını etkileyen faktörler hakkında bilgi veren çalışmalar araştırma kapsamına dâhil edilmiştir. Tarama sürecinde "okuma, okuma alışkanlığı, okumayı etkileyen faktörler" kelimeleri anahtar sözcük olarak kullanılmıştır. Araştırmaya dâhil edilecek bilimsel makaleleri bulmak için TUBİTAK ULAKBİM, Google Akademik arama motoru, Dergipark ve Ebsco veri tabanları kullanılırken, lisansüstü tezlere ulaşmak için Yükseköğretim Kurulu Ulusal Tez Merkezi'nde yer alan tezlerden yararlanılmıştır. Araştırmada öğrencilerin; cinsiyetinin, sınıfının, yaşadığı yerleşim yerlerinin, içinde bulunduğu ekonomik koşulların, anne-babasının eğitim seviyesinin okuma alışkanlıklarına ne derecede etki ettiğini belirlemeye yardımcı olacak çalışmalar incelenmiştir. Hangi araştırmaların meta-analize dâhil edileceğine yönelik seçimlerin yapılmasında belirli ölçütler kullanılmıştır. Bunlar; 2005 ile 2020 yılları arasında yapılmış araştırmalar olması, çalışmaların Türkçe hazırlanmış olması, ortalama ve standart sapma değerlerine sahip olması, çalışmanın normal dağılım göstermesidir. Dâhil edilme ölçütlerine uygun olan 46 makale, 14 yüksek lisans tezi olmak üzere toplam 60 çalışmanın etki büyüklükleri ve bu çalışmaların genel etki büyüklükleri hesaplanmıştır. Araştırmada meta-analitik etki analizlerinin hesaplanması için araştırmaların örneklem sayıları, aritmetik ortalamaları, standart sapma, p ve t değerleri kullanılmıştır. Çalışmaların istatistiksel anlamlılık düzeyi p=0,05 olarak kabul edilmiştir. Etki büyüklükleri dağılımı heterojen bir özelliğe sahip olduğu için rastgele etkiler modeli kullanılmıştır. Araştırmalar sonucunda cinsiyet faktörüne göre kız öğrencilerin, kitaplığa sahip olma faktörüne göre sahip olanların, anne babanın eğitim durumu faktörüne göre anne babası lisans mezunu olanların ve ailenin gelir durumu faktörüne göre aile geliri yüksek olan öğrencilerin okuma alışkanlığına sahip olma oranının daha yüksek olduğu sonucuna ulaşılmıştır.

Meta analiziOkumaOkuma alışkanlığı+1
Serap Kaya
Kırşehir Ahi Evran University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2021
00
Master'sOpen AccessTR

Öğretmenlerin örgütsel sessizlik algılarının çeşitli değişkenlere göre incelenmesi: Bir meta-analiz çalışması

Bu çalışmanın temel amacı; öğretmenlerin örgütsel sessizlik algılarında cinsiyet, kıdem ve branş değişkenlerinin etki düzeyini ortaya koymaktır. Konu ile ilgili YÖK Tez Merkezi, ProQuest, EBSCOhost ve Google Akademik, Ulusal Akademik Ağ ve Bilgi Merkezi (Türkiye Akademik Arşivi, Ulusal Toplu Katalog, Dergi Park Akademik) veri tabanları taranarak dahil edilme ölçütlerine uygun cinsiyet değişkeni için 83, kıdem değişkeni için 55 ve branş değişkeni için 28 çalışma meta analiz kapsamına dahil edilmiştir. Araştırmaya dahil edilen çalışmaların örneklem büyüklükleri, cinsiyet değişkenine göre 29058, kıdem değişkenine göre 19597 ve branş değişkenine göre 11194 öğretmendir. Verilerin analizinde Comprehensive Meta Analysis Ver. 2.2.064 (CMA) programı kullanılmıştır. Yapılan analizler sonucunda tüm değişkenler için araştırmaya dâhil edilen bireysel çalışmalarda yayın yanlılığı bulunmadığı görülmüştür. Rastgele etkiler modeline göre yapılan analiz sonucunda; öğretmenlerin örgütsel sessizlik algıları üzerinde cinsiyet değişkeninin genel etki büyüklüğünün (d=0.00), kıdem değişkeninin genel etki büyüklüğünün (d= -0.07) ve branş değişkeninin etki büyüklüğünün (d=-0.06) zayıf ve önemsiz düzeyde olduğu belirlenmiştir. Tüm değişkenleri için yapılan moderatör analizleri sonucunda da istatistiksel olarak anlamlı olmayan sonuçlara ulaşılmıştır. Araştırmada ulaşılan bulgular genel olarak değerlendirildiğinde öğretmenlerin cinsiyet, kıdem ve branş gibi özelliklerinin örgütsel sessizlik algısı üzerinde etkisinin olmadığı ya da çok zayıf düzeyde olduğu görülmüştür. Araştırma bulguları üzerinde araştırma karakteristik özelliklerinin etkisi incelendiğinde; kademe türünün, yayın türünün, okul türünün, öğretmen branşının, araştırmanın yapıldığı bölgenin ve araştırmacı cinsiyetinin moderatör etkisi olmadığı görülmüştür.

Meta analiziÇalışan sessizliğiÖrgütsel sessizlik+2
Orhan Yılmaz
Kırşehir Ahi Evran University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2021
00
Master'sOpen AccessTR

Öğretmenlerin örgütsel sinizm algılarının çeşitli değişkenlere göre incelenmesi: Bir meta-analiz çalışması

Bu çalışmanın amacı, öğretmenlerin örgütsel sinizm algılarını etkileyen çeşitli değişkenlerin meta-analiz yöntemiyle etki büyüklüklerini belirlemektir. Türkiye'de bu konu üzerine yapılan çalışmalardan, öğretmenlerin örgütsel sinizm algılarını konu alan ve meta analize dâhil edilme kriterlerine uygun olarak; cinsiyet değişkeni için 93; kıdem değişkeni için 66 ve branş değişkeni için 30 adet yüksek lisans tezi, doktora tezi ve makale çalışmaları bu kapsama dahil edilmiştir. Yapılan çalışmalar içerisinde toplam örneklem sayısı 40921'dir. Bunun 21103'ünü kadın ve 19818'ini erkek öğretmenler oluşturmaktadır. Bu çalışmada, araştırma sonuçlarını sentezleme yöntemleri olarak bilinen meta-analiz yöntemi kullanılmıştır. Yapılan meta-analiz sonucunda; cinsiyet değişkenine göre yapılan meta-analiz çalışmasında; sabit etkiler (d=-0,02) ve rastgele etkiler (d=-0,02) modeline göre istatistiksel olarak anlamlı önemsiz düzeyde bir etki büyüklüğü belirlenmiştir. Bu etki büyüklüğü değerleri, erkek öğretmenlerin örgütsel sinizm algılarının kadın öğretmenlere göre daha yüksek olduğunu göstermiştir. Yapılan moderatör analizi sonucunda, yayın türüne (p=0,32), okul türüne (p=0,99), öğretim kademesine (p=0,67), araştırmanın yapıldığı bölgeye (p=0,77), öğretmenin unvanına (p=0,99) ve araştırmacının cinsiyetine (p=0,46) göre çalışmaların etki büyüklüklerinin farklılaşmadığı belirlenmiştir. Kıdem değişkenine göre yapılan meta-analiz çalışmasında; 1-10 yıl arası öğretmenler lehine, sabit etkiler (d=0,05) ve rastgele etkiler (d=0,03) modeline göre istatistiksel olarak anlamlı önemsiz düzeyde bir etki büyüklüğü belirlenmiştir. Bu etki büyüklüğü değerleri, 1-10 yıl arası kıdeme sahip öğretmenlerin örgütsel sinizm algıları 10 yıl ve üzeri kıdeme sahip öğretmenlere göre daha yüksek olduğunu göstermiştir. Yapılan moderatör analizi sonucunda, yayın türüne (p=0,71), okul türüne (p=0,83), öğretim kademesine (p=0,80), araştırmanın yapıldığı bölgeye (p=0,58), öğretmenin unvanına (p=0,88) ve araştırmacının cinsiyetine (p=0,34) göre çalışmaların etki büyüklüklerinin farklılaşmadığı belirlenmiştir. Branş değişkenine göre yapılan meta-analiz çalışmasında; branş öğretmenleri lehine sabit etkiler (d=-0,06) ve rastgele etkiler (d=-0,07) modeline göre istatistiksel olarak anlamlı önemsiz düzeyde bir etki büyüklüğü belirlenmiştir. Bu etki büyüklüğü değerleri, branş öğretmenlerinin örgütsel sinizm algılarının sınıf öğretmenlerinden daha yüksek olduğunu göstermiştir. Yapılan moderatör analizi sonucunda, yayın türüne (p=0,87), okul türüne (p=0,63), öğretim kademesine (p=0,68), araştırmanın yapıldığı bölgeye (p=0,74), öğretmenin unvanına (p=0,33) ve araştırmacının cinsiyetine (p=0,72) göre çalışmaların etki büyüklüklerinin farklılaşmadığı belirlenmiştir. Yıllar itibarıyla yapılan meta-regrasyon sonuçlarına göre ise, cinsiyet değişkeni açısından yapılan meta-regrasyon sonuçlarına göre cinsiyet farklılığında erkek öğretmenlerin örgütsel sinizm algılarının yıllara göre değişmediği; kıdem değişkeni açısından yapılan meta-regrasyon sonuçlarına göre; yıllar itibarıyla, kıdem farklılığında 1-10 yıl arası kıdeme sahip öğretmenlerin 10 yıl ve üzeri kıdeme sahip öğretmenlere göre yıllar itibarıyla örgütsel sinizm algılarının azaldığı; branş değişkeni açısından yıllar itibarıyla, branş-sınıf farklılığında branş öğretmenlerinin örgütsel sinizm algılarının da azaldığı görülmüştür. Anahtar Kelimeler: Branş, Cinsiyet, Kıdem, Meta-analiz, Örgütsel Sinizm, Öğretmen

Branş öğretmenleriCinsiyetKıdem+4
Gökhan Şener
Kırşehir Ahi Evran University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2021
00
Master'sOpen AccessTR

Öğrencilerin eleştirel okuma becerisini etkileyen faktörler: Bir meta-analiz çalışması

Bu araştırmanın amacı, meta-analiz yöntemiyle öğrencilerin eleştirel okuma becerisini etkileyen faktörleri ortaya koymaktır. Bu amaç doğrultusunda 2006-2021 yılları içinde ulusal seviyede yapılan lisansüstü tezler ve hakemli dergilerde yayımlanan araştırmalar taranarak eleştirel okuma becerisi üzerinde gerçekleştirilen çalışmalar bu araştırmaya dâhil edilmiştir. Araştırmanın tarama evresinde "eleştirel, eleştirel okuma, eleştirel okuma becerisi" gibi kelimeler anahtar sözcük olarak seçilmiştir. Araştırma için incelenecek bilimsel makalelere ulaşmak için Google Akademik arama motoru, TUBİTAK ULAKBİM, EBSCO ve Dergipark veri tabanları kullanılırken lisansüstünde yapılan tezlere Yükseköğretim Kurulu Ulusal Tez Merkezi'nde bulunan tezlerden ulaşılmıştır. Çalışmada öğrencilerin; sınıfının, cinsiyetinin, yaşadığı yerleşim yerlerinin, anne-babasının eğitim seviyesinin, içinde bulunduğu ekonomik koşulların eleştirel okuma becerisine ne derecede katkı sağladığını ortaya çıkarmaya yönelik çalışmaların bulguları incelenmiştir. Meta-analiz çalışmasına dâhil edilecek araştırmalar seçilirken bazı ölçütler doğrultusunda karar verilmiştir. Bunlar; 2006 ile 2021 yılları arasında yapılmış çalışmalar olması, standart sapma ve ortalama değerlerinin bulunması, araştırmaların Türkçe hazırlanmış olması ve çalışmalardaki dağılımın normalliği gibi ölçütlerdir. Meta-analize katılma ölçütlerini sağlayan 13 yüksek lisans tezi ve 31 makaleden oluşan toplam 44 çalışmanın genel etki büyüklükleri ve etki büyüklükleri incelenmiştir. Çalışmada ortaya çıkan meta-analitik düzeydeki etki analizleri verileri için çalışmaların aritmetik ortalamaları, örneklem sayıları, t ve p değerleri ile standart sapma sayısal verileri hesaplanmıştır. Meta-analiz içindeki araştırma sonuçlarının istatistiksel anlamlılık seviyesi p=0,05 şeklinde kabul edilmiştir. Ulaşılan etki büyüklükleri düzeyi heterojen bir yapıya sahip olduğu için rastgele etkiler modelinin çalışmaya daha uygun olduğuna karar verilmiştir. Meta-analizdeki istatistiksel veriler sonucunda kitaplığı bulunma değişkenine göre bulunanların, cinsiyet değişkenine göre kız öğrencilerin, anne-baba eğitim seviyesine göre lisans mezunu anne ve lise mezunu babaların çocuklarının ve ailenin gelir düzeyi değişkenine göre aile geliri orta seviyede olan katılımcıların eleştirel okuma becerilerinin daha yüksek olduğu sonuçlarına ulaşılmıştır. Anahtar Kelimeler: Eleştirel Okuma, Eleştirel Okuma Becerisi, Meta-Analiz.

Eleştirel okumaMeta analiziOkuma alışkanlığı+2
Nurcan Uğurlu
Kırşehir Ahi Evran University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2022
00
DoctorateOpen AccessTR

Eğitim kurumlarında öğretmenlerin örgütsel iklim algıları üzerinde etkili olan örgütsel davranış faktörleri: Bir meta analiz çalışması

Bu araştırmanın amacı, öğretmenlerin algılarını temel alan araştırmalar kapsamında, örgütsel iklim ile örgütsel davranış faktörleri arasındaki ilişkilerin etki büyüklüklerini meta-analiz yöntemiyle belirlemektir. Araştırmanın kapsamını, Türkiye'de Ocak 1988 ile Ağustos 2022 tarihleri arasında eğitim kurumlarında örgütsel iklim konusunda nicel yöntemlerle yapılmış yüksek lisans ve doktora tezleri ile hakemli dergilerde yayınlanmış araştırma makaleleri oluşturmaktadır. Örgütsel iklim konusunda yapılan tezlere YÖK Ulusal Tez Merkezi ve Proquest veri tabanları üzerinden, araştırma makalelerine ulaşmak için ise Education Resources Information Center (ERIC), Web of Science, EBSCOhost, Ulusal Akademik Ağ ve Bilgi Merkezi (ULAKBİM), DergiPark ve Google Akademik veri tabanları üzerinden ulaşılmıştır. Bu amaçla, veri tabanları üzerinde "okul iklimi", "örgüt iklimi", "örgütsel iklim", "school climate", "organizational climate" kelimeleri kullanılarak tarama yapılmıştır. Tarama sonucunda 448'i tez 350'si makale toplam 798 araştırmaya ulaşılmıştır. Araştırmanın dahil edilme kriterlerine uygun olarak 73 çalışmadan 79 etki büyüklüğü elde edilmiştir. Bu kapsamda, örgütsel iklim ile liderlik tarzı arasındaki ilişkiye yönelik 36 araştırma, örgütsel iklim ile iş doyumu arasındaki ilişkiye yönelik 11 araştırma, örgütsel iklim ile örgütsel bağlılık arasındaki ilişkiye yönelik 10 araştırma, örgütsel iklim ile tükenmişlik arasındaki ilişkiye yönelik 8 araştırma, örgütsel iklim ile örgütsel güven arasındaki ilişkiye yönelik 5 araştırma, örgütsel iklim ile motivasyon arasındaki ilişkiye yönelik 5 araştırma ve örgütsel iklim ile performans arasındaki ilişkiye yönelik 4 araştırma analize dahil edilmiştir. Araştırmaların örneklem büyüklükleri, örgütsel iklimle liderlik tarzı arasındaki ilişki için 13693, örgütsel iklimle iş doyumu arasındaki ilişki için 16705, örgütsel iklimle örgütsel bağlılık arasındaki ilişki için 4030, örgütsel iklimle tükenmişlik arasındaki ilişki için 3221, örgütsel iklimle örgütsel güven arasındaki ilişki için 2178, örgütsel iklimle motivasyon arasındaki ilişki için 2031, örgütsel iklimle performans arasındaki ilişki için ise 1277 öğretmenden oluşmuştur. Verilerinin analizinde Comprehensive Meta-Analysis V3 (CMA) programı kullanılmıştır. Araştırmadaki tüm analizlerde rastgele etkiler modeli kullanılmıştır. Araştırmada yayın yanlılığını bulmak için Huni saçılım grafiği, Rosenthal's Fail Safe N ve Orwin's Fail Safe N istatistiği, Begg ve Mazumdar Sıra Korelasyonu, Egger Regresyon ve Duval ve Tweedie's Kırpma ve Doldurma analizleri yapılmıştır. Araştırmada moderatör olarak araştırmacının cinsiyeti, yayın türü, eğitim kademesi, araştırmanın yapıldığı bölge, liderlik sınıflandırması ve araştırmanın yılı gibi değişkenler esas alınmıştır. Örgütsel iklim ile liderlik tarzı arasındaki ilişkinin etki büyüklüğü orta düzeyde ve pozitif yönlü (r=0,445), örgütsel iklim ile iş doyumu arasındaki ilişkinin etki büyüklüğü orta düzeyde ve pozitif yönlü (r=0,467), örgütsel iklim ile örgütsel bağlılık arasındaki ilişkinin etki büyüklüğü orta düzeyde ve pozitif yönlü (r=0,430), örgütsel iklim ile tükenmişlik arasındaki ilişkinin etki büyüklüğü orta düzeyde ve negatif yönlü (r= -0,325), örgütsel iklim ile örgütsel güven arasındaki ilişkinin etki büyüklüğü orta düzeyde ve pozitif yönlü (r=0,408), örgütsel iklim ile motivasyon arasındaki ilişkinin etki büyüklüğü güçlü düzeyde ve pozitif yönlü (r=0,525) ve örgütsel iklim ile performans arasındaki ilişkinin etki büyüklüğü orta düzeyde ve pozitif yönlü (r=0,358) olarak hesaplanmıştır. Anahtar Kelimeler: Örgütsel İklim, Okul İklimi, Örgütsel Davranış Faktörleri, Meta-Analiz, Öğretmen, Eğitim Kurumları

Eğitim kurumlarıMeta analiziOkul iklimi+5
Mevlüt Uygur
Kırşehir Ahi Evran University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2023
00
Master'sOpen AccessTR

Okullarda örgütsel adaletin tükenmişlik, iş doyumu, örgütsel bağlılık ve örgütsel vatandaşlık ile ilişkisi: Bir meta-analiz çalışması

Bu tez okullarda örgütsel adalet algısının öğretmenlerin tükenmişlik, iş doyumu, örgütsel bağlılık ve örgütsel vatandaşlık algıları üzerine etkisini belirlemek amacıyla hazırlanmıştır. Araştırma meta-analiz yöntemi kullanılarak yapılmıştır. Eğitim-öğretim alanında örgütsel adalet ile tükenmişlik, iş doyumu, örgütsel bağlılık ve örgütsel vatandaşlık arasında yapılmış olan korelasyonel çalışmalar araştırmanın kapsamına alınmıştır. Tarama sürecinde tükenmişlik kapsamında 4 adet çalışma araştırmaya dahil edilmiş ve toplam 885 kişilik, iş doyumu değişkeni kapsamında 19 çalışma dahil edilmiş ve 6727 kişilik, örgütsel bağlılık değişkeni kapsamında 17 çalışma dahil edilmiş ve 6875 kişilik, örgütsel vatandaşlık değişkeni kapsamında 10 çalışma dahil edilmiş ve 6316 kişilik örnekleme ulaşılmıştır. Toplamda 46 çalışma ve 20.803 kişilik örneklem sayısına ulaşılmıştır. Aynı zamanda okul kademesi, yayın türü, çalışmanın yapıldığı bölge, çalışma alanı ve örneklem büyüklükleri kapsamında moderatör analizi yapılmıştır. Araştırmanın sonucunda; örgütsel adalet algısının öğretmenlerin tükenmişlik algılarına negatif yönlü ve düşük düzeyde, iş doyumu algılarına ve örgütsel bağlılık algılarına pozitif yönlü ve orta düzeyde, örgütsel vatandaşlık algılarına ise pozitif yönlü ve düşük düzeyde etkide bulunduğu tespit edilmiştir. Örneklem büyüklüğü ve bölgenin ilişkilerde moderatör değişken olduğu ancak okul türü, yayın türü ve çalışma alanının büyük ölçüde moderatör etki göstermediği sonucuna ulaşılmıştır. Son olarak bulgular kapsamında uygulayıcılar ve araştırmacılar için çeşitli öneriler sunulmuştur.

Meta analiziOkul tükenmişliğiOkullar+5
Belgin Korkmaz
Aydın Adnan Menderes University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2021
00
Master'sOpen AccessTR

Sosyal bilgiler öğretiminde bilgi iletişim teknolojilerinin akademik başarıya etkisi: Meta analiz çalışması

Bu araştırmanın amacı deneysel çalışmaların bütünleştirilerek incelenmesi olarak ifade edilen meta analiz yöntemiyle Türkiye'de Sosyal Bilgiler Öğretimi kapsamında Bilgi İletişim Teknolojileri ve geleneksel öğretim yöntemlerinin öğrencilerin akademik başarı puanları üzerindeki etkilerini incelemektir. Bu amaç doğrultusunda elde edilen çalışmalara ait bulgular ortak başlıklar altında toplanarak yıl, lisans düzeyi, örneklem boyutu ve tercih edilen yöntem ve araç gerece göre farklılıkların incelenmesi amaçlanmaktadır. Araştırma kapsamında yapılan literatür incelemesi sonucunda incelenen veri tabanlarında konu başlıkları dahilinde 60 adet çalışmaya ulaşılmıştır. Oluşturulan kodlama formu ile incelenen çalışmalardan 14 tanesi araştırma probleminin dışında kalması, değişkenlerin içerisinde akademik başarının yer almaması, nitel yöntemlerle hazırlanmış olması ve araştırmacı tarafından belirlenen sınırlılıkların dışında kalması sebebiyle araştırmadan çıkarılmıştır. Araştırma kapsamında 46 çalışma meta analize dahil edilmiştir. Araştırmanın bağımlı değişkenini Bilgi İletişim teknolojilerinin akademik başarı üzerindeki etkisine ait etki büyüklükleri; bağımsız değişkenlerini ise yıl, örneklem boyutu, tercih edilen öğretim yöntemi-materyaller ve çalışmanın yayınlanma düzeyi olarak belirlenmiştir. Araştırma kapsamında veri analiz aşamasında CMA meta analiz paket programı kullanılmıştır. Araştırma kapsamında rastgele etkiler modeline göre E++=1.062 olarak hesaplanmıştır ve Cohen's d sınıflandırma ölçütüne göre etki büyüklüğü geniş aralıkta olarak yorumlanmaktadır. Rastgele etkiler modeline göre p değerinin 0.05'ten küçük olması anlamlı düzeyde farkın olduğunu ortaya çıkarmış ve incelenen çalışmalar dahilinde Bilgi iletişim teknolojilerinin kullanımının geleneksel yöntemlere karşı akademik başarı puanları üzerinde pozitif yönde geniş ölçüde etki yarattığı sonucuna ulaşılmıştır. Öğrencilere sunulan bilgilerin ve kazanmaları beklenen davranış, beceri ve yeterliliklerin aktarımında Bilgi İletişim Teknolojileri daha etkili bulunmuştur.

Akademik başarıBilgi ve iletişim teknolojileriMeta analizi+4
Burak Doğan
Manisa Celal Bayar University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2020
00
Master'sOpen AccessTR

Meta analizi ve iş tatmini üzerine bir uygulama

Günümüzde yaşanan hızlı değişimler ve gelişmeler ile teknolojiye ulaşılabirliğin kolaylığı bilgi paylaşımını ve aktarımını önemli ölçüde etkilemektedir. İstenilen bilgiye ulaşma konusunun basit hale gelmesi, bilgi oluşturmayı da kolaylaştırmıştır. Bu nedenle bir konu veya durum hakkında yapılan çalışmalar geçmişe kıyasla çok daha hızlı bir şekilde ilerleyerek birikmektedir. Literatürde araştırmacılar tarafından gerçekleştirilen bilimsel çalışmaların sayısı her geçen gün artmaktadır. Yapılan çalışmalar aynı konu üzerinde olsa da bireysel olarak benzer ya da farklı bulgulara ulaşıldığını göstermektedir. Bu durum yapılan bireysel çalışmaları tek bir sonuca ulaştırmanın ihtiyacını arttırmaktadır. Herhangi bir konuda yapılan araştırmaların genel bir sonuca ulaştırılabilmesi için meta analiz yöntemi tercih edilmektedir. Meta analizi, aynı konuda farklı yer, zaman ve koşullar da yapılmış olan araştırma bulgularını birleştirerek, ilgili konuda genel bir sonuca ulaşmayı hedefleyen istatistiksel bir yöntemdir. Bu araştırmanın amacı, meta analiz yöntemi kullanılarak, çalışanların genel iş tatmin düzeylerinin cinsiyet, medeni durum, eğitim düzeyi ve çalışma süresi değişkenlerine göre incelenmesidir. Araştırma kapsamında Ocak 2003- Mayıs 2020 yılları arasında yayınlanmış olan toplam 189 çalışma incelenmiştir. Verilerin elde edilmesi için dahil edilme kriterleri belirlenerek, kodlama formu hazırlanmıştır. Dahil edilme kriterleri baz alınarak toplam 114 çalışmanın meta analizine uygun olduğu belirlenmiştir. Çalışmaya ilişkin verilerin analiz edilmesinde ise Comprehensive Meta Analysis (CMA) istatistik programından faydalanılmıştır. Araştırmada ilk olarak analize dahil edilen her bireysel çalışma için etki büyüklükleri hesaplanmıştır. Ardından heterojenlik testi uygulanarak, rastgele (rassal) etki modelinin kullanılması uygun görülmüştür. Araştırmada yayın yanlılığı Funnel Plot grafiği, Begg ve Mazumdur rank kolerasyon testi ile Egger regresyon analizi ile incelenmiş ve yayın yanlılığının olmadığı tespit edilmiştir. Uygulanan meta analiz sonucunda, medeni durum, eğitim düzeyi ve çalışma süresi değişkenlerinin çalışanların genel iş tatminleri üzerinde pozitif ancak zayıf düzeyde bir etkiye sahip olduğu, buna karşılık cinsiyet değişkeninin ise genel iş tatmini üzerinde herhangi bir etkiye sahip olmadığı bulgusuna ulaşılmıştır. Elde edilen bulgular, alan yazın çalışmaları dikkate alınarak yorumlanmış ve çeşitli önerilere yer verilmiştir. Anahtar kelimeler: İş tatmini, meta analizi, etki büyüklüğü, yayın yanlılığı.

Etki büyüklüğüMeta analiziYayın yanlılığı+1
Didem Keskin
Çukurova University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2020
00
DoctorateOpen AccessTR

Öğrenci merkezli strateji, yöntem ve tekniklerin ilkokul öğrencilerinin matematik başarısına etkisi: Sistematik derleme ve meta-analiz

Bu araştırmanın genel amacı, ilkokul matematik derslerinde kullanılan öğrenci merkezli strateji, yöntem ve tekniklerin matematik dersindeki akademik başarıya etkisini konu edinen deneysel çalışmaları sentezlemektir. Senteze birincil araştırmaların dâhil edilmesine ilişkin belirli ölçütler kullanılmıştır. Tarama sonucunda 63 çalışma araştırmaya dâhil edilmiştir. Toplam örneklem büyüklüğü 4835'dir. Araştırmada kodlama protokülünün güvenirliği "kodlayıcılar-arası güvenirlik" hesaplanarak iki aşamada sağlanmıştır. Güvenirlik (AR) 0.88 olarak hesaplanmıştır ve yeterli görülmüştür (AR>.80). Araştırmanın geçerliği; yayın yanlılığı ve birincil çalışmalardaki kalite değerlendirmesi, dil yanlılığı, zaman gecikmesi yanlılığı ve veritabanı yanlılığı ile sağlanmıştır. Yanlılığa rastlanmamıştır. Çalışmanın sistematik derleme bölümünde veriler betimsel analize tabi tutulmuştur. Meta-analiz sonuçları, öğrenci merkezli strateji yöntem veya tekniklerin geleneksel öğretim yöntemlerinden daha etkili olduğunu göstermektedir. 63 çalışmadan ortaya çıkan 66 etki büyüklüğü rastgele etki modeli altında analiz edildiğinde, etki büyüklüğü 0.787 olarak hesaplanmıştır. Ulaşılan genel etki değeri çeşitli sınıflandırmalara göre geniş ve orta düzeyde etkiyi göstermektedir. Moderatör değişkenler analizlerinde uygulama yaklaşımı moderatörü dışındaki uygulama süresi, yayın türü, veritabanı, sınıf düzeyi, kullanılan ölçek, okula başlama yaşı, ülke, örneklem sayısı moderatörleri için anlamlı farklılık bulunmamıştır.

Akademik başarıMatematik başarısıMatematik eğitimi+6
Hakan Ulum
Çukurova University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2021
00
DoctorateOpen AccessTR

COVİD-19 enfektivitesi ve fatalitesi üzerine bir değerlendirme: Meta-analiz çalışması

Kanıta dayalı çalışmalar arasında en yüksek seviyede yer alan meta analiz yöntemi kullanılarak yürütülen bu çalışma, tüm dünyayı sarsan Covid-19 virüsünün enfektivitesi ve fatalitesinin etki büyüklüğünü inceleyen bir araştırmadır. Dünyada ilk görüldüğü tarih olarak ifade edilen Aralık 2019 ile Aralık 2020 zaman dilimleri arasında yapılan kapsamlı literatür taraması (Pubmed, Medline, Cochrane Library, Science Direct, ProQuest, Ulakbim, Sağlık Bakanlığı, YÖK, WHO Global İndex) gerçekleştirildi. Çalışma için seçme kriterleri belirlendi. Çalışmaya seçme kriterlerine uyan 21 çalışma dahil edildi. Araştırmada analiz edilen makaleler, birbirinden bağımsız iki kodlayıcı tarafından kodlanarak, araştırmaya dahil edilecek çalışmaların metodolojik kalitesi "Jadad skoru" ve "Newcastle Ottawa Ölçütü (NOS)" kullanılarak değerlendirildi. Araştırmaya orta ve yüksek kalitedeki çalışmalar dahil edildi. Verileri analiz etmek için Comprehensive Meta Analysis (CMA) programının üç sürümü kullanıldı. Meta Analiz sonuçlarını değerlendirdiğimizde Covid-19 enfektivite ve fatalitesi üzerine yapılan çalışmamızın etki büyüklüğü (d=0.092; p=0.000) olarak hesaplandı. Cohen'e (1988) göre araştırmalar yüksek etki büyüklüğüne sahip ve heterojen yapıda bulundu. Heterojeniteyi araştırmak için yapılan alt grup verilerine ait moderatör analizi sonucuna göre, yaş, cinsiyet, klinik bulgu ve komorbiditenin ortalama etki büyüklüğü için bir moderatör olduğu (p <0.05) saptandı. Bu bağlamda Covid-19 enfektivite ve fatalitesinin demografik özellikler, klinik tablo ve komorbidite ile anlamlı ve etkili olduğu saptandı. Bu araştırmanın, pandemi gibi global halk sağlığı sorunlarında hemşirelik alanında meta-analiz yöntemi kullanılarak yapılan pandeminin ilk yılını kapsayan bir çalışma olması nedeniyle daha geniş bir zaman dilimi kullanılarak, geniş yaş kategorilerinde ve daha farklı ülkelerde yapılan çalışmalarında eklenmesiyle yapılacak çalışmalara yol gösterici olacağı düşünülmektedir.

COVID 19Korona virüs enfeksiyonlarıKorona virüsler+3
Evin Kırmızıtoprak
Hasan Kalyoncu University · Institute of Graduate Studies
2022
00
DoctorateOpen AccessTR

Örgütsel sinizmin öncülleri ve sonuçları üzerine bir meta analiz çalışması

Örgütsel sinizm ve bu kavramın öncülleri ve sonuçları üzerine bir meta analiz uygulamasını içeren bu çalışmada literatürde örgütsel sinizm kavramının birlikte çalışıldığı bazı örgütsel kavramlar ele alınmıştır. Yapılan araştırmada, bireysel çalışmalarda örgütsel sinizm ile ilişkisi olduğu bulgulanan bu temel örgütsel kavramların, örgütsel sinizmle gerçekten anlam ifade edebilecek bir ilişkileri olup olmadığı ve varsa da bu ilişkinin yönü ve şiddetini ne olduğu konusunun açıklığa kavuşturulması amaçlanmıştır. Bu meta analiz araştırmasında öncelikle sinizm kavramının içeriği hakkında bir literatür taraması ortaya konulmuş ve sonrasında sinizmin özel bir türü olan örgütsel sinizm kavramı gerek tanımları, gerek altyapısı gerekse de kuramsal gelişimi yönünden detaylı olarak ele alınmıştır. Sonrasında literatürde örgütsel sinizmle ilişkili olduğu ifade edilen ve birlikte çalışılan örgütsel kavramların her biri hakkında genel bir literatür incelemesi sunulmuştur. Bu çalışmanın dördüncü bölümü meta analiz araştırmamıza ayrılmış ve araştırmada öncül ve sonuç olarak ele alınan her bir kavramın örgütsel sinizmle ilişkisi olup olmadığına dair bir analiz yapılmıştır. Bu bölümde aynı zamanda örgütsel sinizm ve ilgili kavramlar arasındaki ilişkide farklılaşma yaratabileceği düşünülen yayının yapıldığı ülke, örneklemin alındığı sektör ve yayın türü alt faktörleri de analize tabi tutulmuştur. Yapılan meta analiz uygulaması sonrasında, literatürde örgütsel sinizm ile birlikte çalışılan öncül ve sonuç kavramları arasından yoğunlukları sebebiyle seçtiğimiz tüm kavramların kimi orta düzeyde kimisi yüksek düzeyde olmak üzere örgütsel sinizmle ilişkili olduğu sonucuna ulaşılmıştır. Bu kavramlardan arasından en yüksek ilişkiye sahip örgütsel sinizm öncüllerinin sırasıyla örgütsel güven ve örgütsel destek; sonuçlarının ise, örgütsel bağlılık ve ayrılma niyeti olduğu bulgusu elde edilmiştir. Diğer öncül ve sonuçlarda ise orta düzeyde bir ilişki sonucu elde edilmiştir.

Meta analiziSinizmÖrgütsel bağlılık+6
Fatih Çömez
Manisa Celal Bayar University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2016
00

Related subjects