Noise

116 theses under this subject heading

Master'sOpen AccessTR

Üretim sahasında gürültü kontrolü

Üretim sahasında mevcut olan makinelerin oluşturduğu gürültü, çalışanlar için önemli bir sorun olarak karşımıza çıkmaktadır. Üretim sahasında oluşan gürültünün azaltılması, kontrol edilmesi ve çalışanlar için zararlı olmaktan çıkarılması için çeşitli kontrol yöntemleri bulunmaktadır. Gürültünün kaynakta, yayılma ortamında ve en son olarak alıcıda kontrol altına alınması en önemli gürültü kontrol adımlarıdır. Gürültünün üretimde bulunan çalışanlar üzerindeki etkilerinden, sınır değerlerinden ve ilgili yönetmelik ve standartlardaki bilgilerden yararlanılmıştır. Üretim sahasında karşılaştığımız ekipmanların gürültü seviyeleri ve çalışanların kişisel maruziyetleri değerlendirildikten sonra gürültünün hangi yöntemler ile kontrol edilebileceği örnekler ile gösterilmiştir. Risk değerlendirmesi, üretim sahası yerleşimi, maruziyetin önlenmesi, kişisel koruyucu donanım kulak koruyucular, sessiz makine seçimi, işitme kaybı ve sağlık muayeneleri ile gürültü kontrolü için önem teşkil etmektedir. Bu tez çalışmasında üç farklı fabrika gürültü açısından incelenmiş, gürültü kaynakları belirlenmiş, ortam ve kişisel maruziyet ölçümleri yapılmış ve gürültüden korunmak için çeşitli uygulamalar yapılmıştır.

GürültüGürültü analiziGürültü denetimi+2
Yakup Erdoğan
Yıldız Technical University · Institute of Graduate Studies in Science
2017
00
Master'sOpen AccessTR

Erbiyum katkılı fiber optik amplifikatörlerin simülasyonu ve gürültünün sistem performansına etkisinin incelenmesi

IV ERBIUM KATKILI FIBER OPTİK AMPLİFİKATÖRLERİN (EDFA) SIMULASYONU VE GÜRÜLTÜNÜN SİSTEM PERFORMANSINA ETKİSİNİN İNCELENMESİ Cem Çokrak Elektrik - Elektronik Mühendisliği, Yüksek Lisans Tezi, 2001 Danışman : Yrd.Doç.Dr. Ahmet ALTUNCU ÖZET Uzak mesafe noktadan noktaya fiber optik iletişim linklerinin ve optik ağların gerçekleştirilmesinde karşılaşılan temel problemlerden birisi fiber kaybıdır. Yakın zamanda bu problemi çözmek için gerçekleştirilen önemli bir teknolojik gelişme ise erbiyum katkılı fiber optik amplifikatörlerin (EDFA) gerçeklenmesi olmuştur. EDFA' lar, terabitlerin ötesinde çalışabilen yüksek bit oranlı ve uzak mesafe fiber optik iletişim sistemlerinde, optik sinyallerin doğrudan optik olarak yükseltilebilmesine izin vermiştir. Bu çalışmada, C bandında (1525-1565 nm) çalışan ileri yönde pompalanmış bir EDFA'nın kazanç, gürültü faktörü ve ASE gücü değişimlerini karakterize eden bir simülasyon programı Matlab ortamında yazılmış ve simülasyon sonuçlan analiz edilmiştir. Program, EDFA'yı modelleyen oran ve yayınım denklemlerini nümerik yolla çözerek istenen karakteristikleri, Er3+ katkılı fiber uzunluğu, pompalama gücü, sinyal giriş gücü ve Er3+ katkılama yoğunluğunun fonksiyonu olarak grafiksel yolla görüntülemektedir. Bu şekilde, fiziksel parametreleri verilen bir EDFA'nın kazanç ve gürültü performansı grafiksel olarak elde edilmekte veya arzu edilen performansta bir EDFA için gereken fiziksel EDFA parametreleri kolayca optimum biçimde elde edilebilmektedir. Anahtar Kelimeler: Erbiyum, Fiber, Gürültü Faktörü, Kazanç, Optik Amplifikatör

BenzetimErbiyumFiber optik+2
Ahmet Cem Çokrak
Kütahya Dumlupınar University · Institute of Graduate Studies in Science
2001
00
Master'sOpen AccessTR

Ses yalıtımı yapılmış bir okulda ortamın akustik kalitesinin değerlendirilmesi: Bir durum çalışması

Son yarım asır eğitim yapılarında ses ve gürültüye kamuoyunun ve akustik bilimcilerin ilgisi giderek artmaktadır. Öğrenme ortamlarında gürültünün yarattığı olumsuz koşullar başta öğrenci ve öğretmenler olmak üzere toplumun çok geniş bir kesimini etkilemektedir. Bu nedenle okulların akustik koşulları ile yakından ilgilenenler arasında pedagoglar, psikologlar, akustik danışmanlar, eğitim kurumları ve aynı zamanda sigorta kurumları sıralanmaktadır. Yapılan araştırmalar öğrenci ve öğretmenlerin okulda yoğun  Bu yüksek lsans tezi, TÜBİTAK 1001 programı tarafından desteklenen 114K738 nolu "Okulda Gürültü Kirliliği: Nedenleri, Etkileri ve Kontrol Edilmesi" projesi kapsamında gerçekleştirilmiştir. olarak gürültü kirliliğine maruz kaldığını ortaya koymaktadır. Yoğun gürültüye maruz kalma, okuduğunu anlama, bilişsel işlem yapabilme becerisi, dikkat süresi ve bilgilerin kısa süreli bellekten uzun süreli belleğe aktarımını olumsuz yönde etkilediğini ortaya koymaktadır. Gürültü konuşmaları maskeleyerek ve konuşmanın anlaşılabilirliğini düşürmekte, okul iklimini bozmakta, öğrenci ve öğretmenleri işitsel, ruhsal ve fiziksel açıdan olumsuz etkileyerek, daha çabuk yorulmaya ve derse olan ilginin azalmasına yol açmaktadır. Ülkemizde eğitim yapılarında gürültü ve akustik ne yazık ki, tasarım aşamasında ele alınan bir konfor parametresi olmamıştır. Bu çalışmada ses yalıtımı yapılmış bir okulun akustik paremetreleri (ses düzeyi, reverberasyon süresi), okuldaki paydaşların okulun işitsel konforu hakkındaki görüşlerini ve araştırmacı gözlemlerine dayalı olarak değerlendirilmeye çalışılmıştır. Bu araştırma, durum çalışması desenlerinden, bütüncül tekli durum çalışması deseni çerçevesinde yürütülmüştürr. Akustik paremetre verileri, gözlem ve görüşme verileriyle desteklenmiştir. Araştırmada dört öğretmen, bir müdür ve müdür yardımcısından oluşan altı kişilik bir çalışma grubu belirlenmiştir. Çalışma grubunu belirlerken, nitel araştırma örneklemlerinden tipik durum örneklemi seçilmiştir. Araştırmanın veri toplama sürecinde, araştırmacı tarafından yarı-yapılandırılmış gözlem ve görüşme formları kullanılmıştır. Katılımcıların görüşlerini ortaya koyabilmek için görüşmeler yazıya dökülmüş ve tematik olarak analiz edilmiştir. Araştırma verilerinin analizleri sonucunda akustik konfor parametrelerinden arka plan gürültü düzeyi 33-36 dB(A) aralığında bulunmuştur. Bu bulgular yönetmelik sınır değeri olan 39 dB(A) altındadır. Okul öğrenci, öğretmen, yönetici ve diğer personel tarafından aktif kullanılırken ölçülen gürültü düzeyi 34-55 dB(A) aralığında ölçülmüştür. Bina kullanılırken ölçülen bu değerler, literatürde yapılan araştırmalarla karşılaştırıldığında oldukça düşük gürültü düzeyleridir. Reverberasyon (çınlanım) süresi ise dersliklerde 0.9 sn, koridorlarda vii 1.55 sn, yemekhanede ise 0.7 sn ölçülmüştür. Ölçülen bu değerler yönetmelik sınır değerlerine oldukça yakındır. Bu sonuçlardan seçilen okulun akustik konfor açısından iyi örnek teşkil edecek nitelik taşıdığını görülmektedir. Yapılan görüşmelerde yönetici ve öğretmenler okulun işitsel konforundan oldukça memnuniyet duydukları anlaşılmaktadır. Daha önce çalıştıkları okullar ile karşılaştırma yaparak bir öğretmen, okulun akustik ortamını "emsal kabul etmez" şeklinde tasvir etmiştir. Araştırmacının okulda yapmış olduğu gözlemleri, okul içinde genel bir sükûnet ve sakinlik atmosferi hâkim olduğu şeklindedir. Dışarıdan okul binasına giriş yapıldığında, kulağa gelen ses basınç düzeyinde ciddi bir düşme hissedilmektedir. Ders aralarında zil kullanılmadığı, bunun yerine arka fonda iletişimi olumsuz etkilemeyecek düzeyde dinlendirici müzikler çaldığı tespit edilmiştir. Yapılan gözlemlerde okulun tamamının asma tavan üzeri akustik panel ile kaplanmış ve yerler linolyum ile döşenmiş olduğu görülmüştür. Gözlem ve görüşme verilerinden, okulun işitsel konforunun öğretmenlerin ve yöneticilerin okula olan aidiyet duygusu ve çalışma motivasyonunu olumlu yönde etkilediği çıkarımına ulaşılmıştır. Aahtar Sözcükler: İşitsel konfor, okul akustiği, okulda gürültü, öğrenme ortamı, reverberasyon

AkustikEğitim ortamıGürültü+6
Jonida Kelmendi Tuncal
Bursa Uludağ Üni̇versi̇ty · Institute of Educational Sciences
2021
00
DoctorateOpen AccessEN

Examination of the performance of anechoic chambers and reverberation rooms at low frequencies

Determination of sound power level of the noise source is based on sound pressure and sound intensity measurements. ISO 3740 series standards are used in that purpose. Measurements are performed in anechoic chamber or hemi-anechoic chamber satisfying the free field condition and reverberation room obeying the free diffusivity condition. The lower frequency (cut-off frequency) for the measurement is directly related to the physical structure of the rooms. The inverse square law is examined in determining the cut-off frequency for anechoic and hemi-anechoic chambers. For reverberation rooms, on the other hand, diffusivity control that is the adjacent band value difference, standard deviation and reverberation time measurements are performed. Sound pressure level measurements of a sound source can be performed in a verified anechoic, hemi-anechoic and a reverberation rooms. In addition, absorption coefficient measurements can also be performed in the reverberation rooms. The aim of this thesis is to examine the performances of TUBITAK UME anechoic chamber built according to ISO 3745 standard and TUB¨ ˙ITAK UME reverberation room built according to ISO 3741 standard below their cut-off frequencies. Concurrently, the other aim of thesis is to compare the measurement surfaces describes in ISO 3744 and ISO 3746 standards for the anechoic chamber based on the sound power level, the level of uncertainty contribution due to the measurement surface, the level of uncertainty contribution due to the number of microphones and directivity indices.

NoiseCut-off frequencySound pressure+2
Haydar Mutaf
Gaziantep University · Institute of Graduate Studies in Science
2022
00
Master'sOpen AccessTR

Adana kentinde gürültü kirliliği üzerine bir araştırma

IX ÖZ Araştırma, Adana Kenti Seyhan ve Yüreğir ilçeleri'nin yerleşim alanları içinde yürütülmüştür. Araştırmanın amacı, kentin gürültü kaynaklarının belirlenerek, yapılan ölçümlerle gürültü kirliliğinin saptanıp, gürültü haritasının oluşturulması ve alternatif çözüm önerilerinin geliştirilmesidir. Bu araştırmada ulaşım, endüstri, inşaat, yerleşim ve ticaret gibi kentin önemli gürültü kaynakları saptanmış, gürültü haritasına veri oluşturacak şekilde 240 noktada gürültü düzeyleri ölçülmüştür. Ayrıca, bitkisel malzemenin gürültü önlemede etkiniğini belirlemek amacıyla 16 ölçüm daha yapılmıştır. Adana halkının gürültüye duyarlılığını saptamak amacıyla standart formlar aracılığı İle bir anket çalışması uygulanmıştır. Tüm ölçüm sonuçları, kentteki gürültü yoğunluğunun bölgesel dağılımı ve anketten elde edilen veriler dikkate alınarak gürültü önleyici ya da azaltıcı önlemler geliştirilmiştir.

AdanaGürültü
Cengiz Uslu
Çukurova University · Institute of Graduate Studies in Science
1995
00
Master'sOpen AccessTR

Açık hava etkinliklerinden kaynaklanan gürültünün incelenmesi-stadyumlar

Kent kullanıcılarının yorucu ve yoğun hayatları içinde, dinlenmeleri ve ho? vakit geçirmeleri amacı ile düzenlenen spor etkinlikleri, gerçekle?tirildikleri mekanlarda gerekli ko?ullar sağlanmadığı takdirde etkili bir gürültü kaynağı olarak çevrelerine büyük rahatsızlık vermektedir. Kent merkezinde konumlanan stadyumların çevrelerine olan olumsuz etkileri, Ali Sami Yen Stadyumu ve yakın çevresinde gerçekle?tirilen çalı?malarla örneklenmi?tir. Stadyumların gürültü açısından çevrelerine olan etkileri, ki?isel gözlemleri, anket çalı?masını kapsayan öznel değerlendirmeler ve ses ölçmeleri, gürültü haritalama çalı?malarını kapsayan nesnel değerlendirmeler ile ortaya konulmu?; elde edilen bilgiler ı?ığında çözüm önerileri üretilmi?tir. Yapılan incelemeler ve ara?tırmalar sonucunda stadyumdan kaynaklanan gürültünün yürürlükteki yönetmeliğin belirlemi? olduğu kabul edilebilir düzeylerin çok üzerinde olduğu görülmü?tür. Anahtar Kelimeler: Gürültü, gürültü haritası, açık hava etkinlikleri, stadyum, Ali Sami Yen Stadyumu

Gürültü
Zeynep Dal
Yıldız Technical University · Institute of Graduate Studies in Science
2007
00
Master'sOpen AccessTR

Lazer tarayıcı verilerinde gürültü düzenleme ve yüzey ağı oluşturma algoritması

Lazer tarayıcılardan elde edilen 3 boyutlu düzensiz, gürültülü nokta bulutunun üçgenlenmesine ve sayısal olarak modellenmesine yönelik çalışmalar uzun yıllardan beri devam etmektedir. Lazer tarayıcılardan elde edilen bu veriler yansıma ve saçılma kaynaklı gürültü içermektedir.İlgili yüzeyin lazer tarayıcı ile taranması sırasında belirli parametrelere göre toplanan ölçü noktaları X, Y konumu açısından doğru olmasına karşın taranan yüzeyin yapısı ve bazı diğer etmenlerden ötürü Z koordinatı üzerinde yansıma ve saçılmaların etkisi bulunmaktadır. Bu etkiler yer yer küçük olmasına karşın bazı bölgelerde büyük sıçramalar olabilmektedir.Geliştirilen ?GUCLU? yazılımı ve ?Z Dönüşümü ile Gürültü Eliminasyonu Algoritması? ile bu gürültülü veriler daha kullanışlı hale getirilmektedir. X, Y koordinatı olarak uygun konumda bulunan ancak yansımalar sonucu Z koordinatı gerçek değerinden sapmış noktalara ilişkin veriler yeniden düzenlenerek en olası uygun konumuna getirilmekte ve bu şekilde gürültü elimine edilmektedir.Böylece tarama sonrası elde edilen veri üzerinde görülemeyen yüzey yapısı ?Z Dönüşümü ile Gürültü Eliminasyonu Algoritması? uygulanarak düzenlendiğinde gerçek yüzeye çok daha uygun bir nokta bulutu verisi halini almaktadır. Bu şekilde gürültüsü giderilmiş düzensiz nokta bulutunun düzlemsel yüzeyleri alt parçalara ayrıldığında ve her bir parça düzleme izdüşürülerek Delaunay Üçgenlemesi ile üçgenlendiğinde gerçek yüzey görünümüne oldukça yakın bir 3D sayısal model elde edilebilmektedir. Geliştirilen özgün algoritma ve yazılımın sayısal obje modeli oluşturma konusunda hızlı ve etkili bir yöntem olması amaçlanmıştır.

Bilgisayar destekli modellemeBilgisayar destekli tasarımDelaunay üçgenleme+7
Güçlü Şenyurdusev
Yıldız Technical University · Institute of Graduate Studies in Science
2008
00
DoctorateOpen AccessTR

Eğitim kurumlarında akustik konfor parametrelerinin eğitim üzerindeki etkisinin araştırılması

İnsanoğlunun hedeflediği kaliteli bir yaşam standardının yakalanması, hayatın tüm alanlarında insanlar arasında etkili bir iletişimin olması ile sağlanabilir. Konuşmanın kalitesi ve anlaşılabilirliği tüm alanlar için oldukça önemli bir konudur. Mekanların eğitim yapıları veya sınıflar gibi yerler olması bu önemi daha da arttırmaktadır. Duyma ve anlama üzerinde önemi rolü olan sınıf içi ve sınıf dışı fiziksel parametrelerin optimum düzeylere sahip olması gerekmektedir. Sınıf-konuşma-anlaşılabilirliğin bir fonksiyonu olan sınıf içi gürültü düzeyi bu fiziksel parametrelerin en önemlilerindendir. Sınıfların kullanım amacı herhangi bir çaba sarf etmeden konuşulanın rahatlıkla duyulup anlaşılmasıdır. Bu açıdan gürültünün rahatsızlık unsuru göz önünde tutulacak olursa eğitim yapılan diğer yapı türlerine göre daha fazla bir hassasiyete sahip olduğu görülür. Bu tez çalışmasında öncelikle İstanbul Fatih ilçesinde tüm liselerin dış ortam gürültüleri tespit edilerek ne kadarlık bir gürültüye maruz kaldıkları ve bu gürültünün kaynağının ne olduğu belirlenmiştir. Bu çalışma tüm bu liselerin standartları aşan bir dış ortam gürültü düzeyine sahip olduklarını göstermiş ve bu gürültülerin de temel kaynağının trafik olduğu saptanmıştır. Pertevniyal ve Şehremini liseleri en yüksek dış ortam gürültüsüne maruz kalan okullar olarak belirlenmiş ve gürültünün dersi öğrenme ve anlama üzerinde etkisin belirlemek için pilot okullar olarak seçilmiştir. Pertevniyal ve Şehremini liselerindeki sınıflarda dış ortam ve iç ortam gürültü düzeyleri pencerelerin kapalı ve açık olması gibi farklı durumlarda hem hesapla hemde ölçme yoluyla belirlenmiştir. Ayrıca bazı iç ortam akustik kriterlerinden olan reverberasyon süresi, netlik, dolaylı ses düzeyi, yansışmış ses düzeyi gibi parametreler sınıfın fiziksel özellikleri dikkate alınarak hesaplanmıştır. Bu çalışmanın sonucunda her iki okulda da sınıf içi gürültü düzeylerinin ders esnasında daha yüksek olduğu ve sınıfların fiziki ortam şartlarının uygun olmadığı belirlenmiştir. Ayrıca gürültünün öğrenme ve anlamada nasıl bir etki yaptığını ortaya çıkarmak amacıyla her iki okulda toplam 10 adet sınıfta bir anket çalışması gerçekleştirilmiştir. Bu anketle aynı zamanda iç ortam gürültü düzeyi ile öğrencilerin dersi anlayabilirliği arasında bir ilişki ortaya çıkarılması amaçlanmıştır. Anket çalışması sonucunda öğrencilerin büyük bir çoğunluğunun mevcut iç ortam gürültü düzeyinden rahatsız oldukları ortaya çıkmıştır. Ölçülen iç ortam konfor parametreleri ile anket sonuçlan arasındaki ilişkilerin ortaya konulması için öncelikle sınıfların uygunsuzluğunu ortaya çıkaracak sorular değerlendirilmiş ve bu soruların cevaplarına 0 ile 10 arasında uygunsuzluk dereceleri verilmiştir, korelasyon analizi sonucunda iç ortam gürültü düzeyi ile anket çalışması sonuçlan arasında yüksek bir korelasyon katsayısının (r=0,829) varlığı belirlenmiştir. Eğitim yapılarının sahip olduğu yüksek düzeyde dış ortam gürültü düzeyleri nedeni ile iç ortam gürültü düzeylerinin de arttığı ve bunun da öğrenme üzerine olumsuz etki yapan en önemli parametre olduğu ortaya çıkmıştır. Bu çalışmada, okullar için kabul edilebilir dış ortam sınır gürültü düzeyi için çözümler de araştırılmıştır. Bunun için yol ile okul araşma konulabilecek farklı türden gürültü azaltıcı bariyerler araştırılarak, bariyer türü ve taşıt hızlarına göre okul-yol arası mesafeler için bir standart geliştirilmiştir.Anahtar Kelimeler: Dış ortam gürültüsü, İç ortam gürültüsü, Trafik, Eğitim yapılan, Hacim akustiği,

AkustikDış mekanGürültü+3
Yaşar Avşar
Yıldız Technical University · Institute of Graduate Studies in Science
2002
00
Master'sOpen AccessEN

Certain smoothing techniques and their applications to image processing

This thesis consists of five chapters. The first chapter is devoted to the introduction. In this chapter, the concepts of noise and denoising in image processing are introduced first, then the types and history of these terms are mentioned and some required preliminary informations are also presented. In the second chapter, some definitions are given that is needed further. In the third chapter, a global smoothing approximation technique is proposed to make the total variation function smooth (continuous and differentiable) to facilitate its use in denoising. In Chapter 4, an application of the given algorithm in Chapter 3 is represented, proposed algorithm is applied to a set of test images to show its effectiveness. The fifth and the last chapter is devoted to the conclusion and recommendations.

Nonlinear functionsSmoothingImaging+3
Mohammed Hashım Shakır Shakır
Çankırı Karatekin Üniversitesi · Institute of Graduate Studies in Science
2022
00
Master'sOpen AccessTR

Gürültü kirliliğinin incelenmesi ve öneri getirilmesi

Gürültü kirliliği, çağxmızda günden güne büyüyen ve önlenme si gereken bir problem haline gelmiştir. Bu bakımdan ilerle yen kısımlarda ilk olarak temel ses bilgisi, ses yüksekliği ve ses yüksekliği düzeyi, gürültü ölçütü incelenmiş, endüst riyel gürültü kaynaklarının (Pompalar, Elektrik Motorları, Fonlar, Dişliler) ses gücü düzeylerinden bahsedilmiştir. Ay rıca araştırmanın temelini oluşturan, gürültünün insanlar üzerindeki psikolojik ve duyma sistemi üzerindeki etkileri incelenmiş, TSE'ye göre gürültü sınırları ve ölçümleri belir tilmiş; trafik, işyeri ve konutlarda gürültüyü önleyici ted birler ve yasaklardan bahsedilmiştir. Son iki bölümde gürültü kontrolü üzerine çeşitli yöntemler ve öneriler örneklerle sunulmuştur. Bunlardan biri olan tit reşimle gürültü kontrolünde, titreşim izolasyonu, izolatör çeşitleri ve titreşim sönümleyicileri incelenmiştir. Genel olarak gürültü kontrolünde ise, duvarların gürültüyü azalt ması, gürültü kaynağının örtülmesiyle gürültü kontrolü, ba- riyerlerle ve ses yutucu malzemelerle, susturucu ve kulak tı- kaçlarıyla gürültü kontrolü üzerinde durulmuş, gürültü kont rolündeki esas olayın, ilk müdahalenin gürültünün kaynaklan dığı noktala yapılması gerektiği, ancak bunun çok zor ya da maddi açıdan olanaksız olduğu durumlarda kulak tıkaçları kul lanmak gibi gürültü kaynağından uzakta bir önlem alınması ge rektiği konusu vurgulanmıştır. xıv

Gürültü
Ahmet Sinan Arpacı
Yıldız Technical University · Institute of Graduate Studies in Science
1995
00
Master'sOpen AccessTR

Gürültü denetiminde gerekli ses geçirmezliği sağlayacak yapı kabuğu ve bölme duvarı tasarımı

Bu çalışmanın konusu, belirli mekânlar için, kabul edilebilir gürültü düzeyleri ve mekân dışı gürültü düzeyleri ile ilgili belirlemeler yapılarak, gerekli sesgeçirmezliği sağlayacak yapı kabuğu ve bölme duvarı tasarımlarının yapılmasıdır. Giriş bölümünde, gürültü kısaca tanımlanarak, gürültünün en etkin ve ekonomik denetiminin büyük ölçekten küçük ölçeğe doğru alınması olduğu belirtilmiştir. 2. bölümde, gürültü denetiminde temel ilkeler üzerinde durulmuştur. Gürültü denetiminin aşamaları ele alınarak, bu çalışmada ele alınacak olan aşama belirtilip, kabul edilebilir gürültü düzeyleri ve mekândışı gürültüler hakkında bilgi verilmiştir. 3. bölümde ise, yapı kabuğu ya da bölme duvarının gerekli sesgeçirmezliğinin belirlenmesi için gerekli olan kabuller yapılmıştır. Tüm bunlar daha önce anlatılan bilgiler doğrultusunda yapılmıştır. Ayrıca yine bu bölümde hacim ile ilgili kabuller yapılarak sesgeçirmezlik hesabı için cidar alanları, toplam yutuculuklar belirlenmiştir. Bu bölüm sonunda, gerekli sesgeçirmezlik değerleri bulunmuştur. 4. Bölüm'de yapı kabuğu ve bölme duvarı tasarımlarında kullanılacak hesap yöntemleri hakkında bilgi verilmiştir. 5. Bölüm'de elde edilen sesgeçirmezlikleri sağlayacak yapı kabuğu ve bölme duvarı tasarımları yapılmıştır. Sonuçta, gerekli sesgeçirmezlik değerlerini sağlamak amacı ile yapılan tasarımlar ele alınarak değerlendirme yapılmıştır.

GürültüSes yalıtımı
Menekşe Topalgökçeli
Yıldız Technical University · Institute of Graduate Studies in Science
1995
00
Master'sOpen AccessTR

Yapının iç çevresindeki gürültünün yapı biyolojisi açısından irdelenmesi

ÖZET Fiziksel olarak düzensiz, fizyolojik olarak istenmeyen ses olarak tanımlanan gürültü, insan sağlığında yarattığı birçok olumsuz etki nedeniyle denetim altına alınması gereken çevre kirliliği faktörlerinin en önemlilerinden birisi haline gelmiştir. Gürültünün insan sağlığına verdiği zararın önlenmesine yönelik yapılacak denetimde başarılı olmak için gürültünün tüm özelliklerinin bilinmesi gerekmektedir. Bu nedenle çalışmada öncelikle ses ve gürültünün tanımları ve sınıflandırması yapılmıştır. Daha sonra, işitme sistemi ve işitsel algılama incelenerek gürültü ve insan kulağı arasındaki ilişki kurulmuştur. Gürültünün sağlık üzerindeki biyolojik, psikolojik, psikofizyolojik ve sosyolojik etkilerinin tanıtılmasının ardından, yapımn iç çevresinde oluşma yollan sıralanmış ve denetim sırasında gürültüye karşı alınması gereken önlemler açıklanmıştır. Yapılan denetim sonucunda yapının iç çevresindeki gürültünün kabul edilebilir düzeylere indirilmesiyle, sağlık sorunlarının oluşmadan önleneceği ortaya konmuştur. Sağlıklı yapı ve çevresine ulaşılmasına bağlı olarak, biyolojik, psikolojik ve sosyolojik gereksinimler en üst düzeyde karşılanılmış ve kullanıcının yapıdan beklediği yaşamını sağlıklı olarak sürdürme temel gereksinmesine yamt verilerek insan yaşamına olumlu katkıda bulunulmuş olunur. Anahtar kelimeler: Gürültü, insan sağlığı, yapı biyolojisi, gürültü denetimi, yapı içi kabul edilebilir gürültü düzeyi. vıu

BinalarGürültüİnsan sağlığı+1
Asutan Sarp
Yıldız Technical University · Institute of Graduate Studies in Science
2000
00
Master'sOpen AccessTR

Trafikten kaynaklanan çevresel gürültü haritaları ve Çukurova Üniversitesi Kampusu örneği

Bu Çalışmada, Gürültü kirliliğinin önemli kaynağı olan karayolu trafik gürültüsünün Çukurova Üniversitesi kampüsü boyutunda araştırılması ve alınacak önlemlerin belirlenmesi amaçlanmıştır. Gürültü kirliliği çarpık ve sağlıksız kentleşmenin önemli ölçütlerinden birisidir. Çukurova Üniversitesi merkez kampüsü alanında gürültü kirliliği haritasının yapılması amacıyla trafiğin yoğun olduğu kavşakta 7 ayrı nokta belirlenmiştir. Trafiğin yoğun olduğu; 07.00-10.00 saatleri arasında sabah, 11.00-14.00 saatleri arasında öğle, 16.00-18.00 saatleri arasında öğleden sonra ve 19.00-20.00 saatleri arasında akşam araç sayımları yapılmıştır. Nüfus artışına paralel olarak artan taşıt yoğunluğu ve mevcut karayollarının buna cevap verecek düzeyde olmaması ve sürücülerin eğitim eksikliklerinden kaynaklanan yanlış davranışları nedeniyle gürültü düzeyi artmaktadır. Çalışmada kullanılan yazılım programı, özellikle Avrupa Birliği ülkelerinde hava alanı, karayolu, demiryolu ve sanayiden kaynaklı gürültülerin hesaplanması için geniş kapsamlı bir yazılım programı olarak önem kazanmıştır. Kampüsün karayollarından kaynaklanan trafik gürültüsünün belirlenmesi ve sıcak nokta olarak belirlenen güzergahlarda SoundPLAN programı kullanılarak alınabilecek önlemlere ilişkin hesaplamalar yapılarak gürültü haritaları incelenmiştir.Sonuçta, Çukurova Üniversitesi Merkez Kampüsü mevcut gürültü kaynakları belirlenmiş ve bu kaynakların çevreye verdiği kirliliğin ölçülerek kirlilik kaynaklarının haritalama yöntemi ile yoğunlaşma noktaları ortaya çıkarılmıştır.

GürültüGürültü analiziGürültü azaltma+5
Tunay Bıçakcı
Çukurova University · Institute of Graduate Studies in Science
2011
00
Master'sOpen AccessTR

Gürültünün yoğun bakım ünitesinde yatan hastaların gece uykusu ve yaşamsal bulguları üzerine etkisi

Gürültü, istenmeyen ve rahatsızlık veren ses olarak tanımlanmaktadır. Özellikle, hastane, otel ve huzurevleri gibi hassas bölgelerde gürültü düzeylerinin çok düşük olması gerekmektedir. Fakat gürültü yoğun bakım üniteleri için belirgin bir problemdir. Dünya Sağlık Örgütü hasta birimlerinde ses düzeyinin gece 35 desibel gündüz 40 desibel olmasını önermektedir. Bu çalışmada gürültünün yoğun bakım ünitesinde yatan hastaların gece uykusu ve yaşamsal bulguları üzerine etkisinin incelenmesi amaçlanmıştır. Tanımlayıcı olarak yapılan araştırmanın evrenini, Çukurova Üniversitesi Beyin Cerrahi Yoğun Bakım Ünitesi'nde yatan hastaların tamamı, örneklemini ise araştırmanın sınırlılıklarına uyan, 18 yaş üzeri ve araştırmaya katılmayı kabul eden 83 hasta oluşturmuştur. Verilerin istatistiksel analizinde SPSS 18.0 paket programı kullanılmıştır. Araştırmaya başlamadan önce araştırmanın yapıldığı kurumun etik kurulundan, tıp fakültesi dekanlığından ve hastane başhekimliğinden gerekli izinler alınmıştır. Verilerin toplanmasında, hastaların demografik ve uyku durumuyla ilgili verilerin yer aldığı "Hasta Tanıtım Formu", uykululuğun değerlendirilmesinde "Richard's Campbell Uyku Ölçeği", ağrı değerlendirilmesinde "Visual Analog Skala", yoğun bakımdaki gürültü seviyesini tespit etmek üzere ses seviyesi ölçer, yaşamsal bulguları ölçmek amacıyla da hasta başı monitörleri ve timpanik termometreler kullanılmıştır Araştırma sonucunda ortalama gürültü seviyesi 52.04 ± 5.75 olarak bulunmuştur. Hastaların % 75'i gürültü nedeniyle uyku problemi yaşadıklarını belirtmiş, gürültüye neden olan durumların başında alarm seslerinin geldiği, hastaların uykuyla ilgili en belirgin şikayetlerinin sık sık uyanma olduğu saptanmıştır (p>0.05). Araştırmadan elde edilen sonuçlar doğrultusunda, Beyin Cerrahi Yoğun Bakım Ünitesinde hastaların uyku sorunu yaşamasında etkin faktörlerin başında gelen ortam gürültüsünün ve gürültüye neden faktörlerin en aza indirilmesine yönelik önerilerde bulunulmuştur. Anahtar Sözcükler: Yoğun Bakım, Gürültü, Uyku, Yaşamsal Bulgular.

GürültüHastaneye yatırmaUyku+1
Gülsüm Demir
Çukurova University · Institute of Health Sciences
2014
00
Master'sOpen AccessTR

Gürültünün genel cerrahi yoğun bakım ünitesinde yatan hastaların yaşam bulguları ve kaygı düzeyleri üzerine etkisinin incelenmesi

Gürültü, belirgin bir yapısı olmayan, kişiyi bedensel veya psikolojik olarak etkileyebilen rahatsız edici seslerdir. Özellikle yoğun bakımlar için gürültü önemli bir sorundur. Bu araştırma GCYBÜ'nde yatan hastalarda gürültünün yaşam bulguları ve kaygı düzeylerine etkisini belirlemek amacıyla yapılmıştır. Tanımlayıcı olarak yapılan araştırmanın örneklemini, T.C. Sağlık Bakanlığı Türkiye Kamu Hastaneler Kurumu Sağlık Bilimleri Üniversitesi Adana Numune Eğitim ve Araştırma Hastanesi GCYBÜ'nde yatmakta olan, araştırma kriterlerine uyan ve katılmayı kabul eden, güç analizi yapılarak belirlenen 77 hasta oluşturmuştur. Verilerin istatistiksel analizinde SPSS 22.0 programı kullanılmıştır. Araştırmaya başlamadan önce Girişimsel Olmayan Klinik Araştırmalar Etik Kurulu ve Adana İli Kamu Hastaneler Birliği Genel Sekreterliğinden izinler alınmıştır. Verilerin toplanmasında hastaların tanıtıcı özelliklerini içeren 'Hasta Tanıtım Formu', hastaların kaygı düzeylerini ölçen 'Durumluk ve Sürekli Kaygı Ölçeği', hastaların ağrı düzeylerini belirleyen 'Visual Analog Skala' ve hastaların yaşam bulguları ve gürültü düzeyi ölçüm kayıtlarının yer aldığı 'Yaşam Bulguları ve Ses Seviyesi Ölçüm Formları' kullanılmıştır. Hastaların yaşamsal bulgularını ölçmede hasta başı monitörlerden ve timpanik termometreden faydalanılmış, ses seviyesi ölçer kullanılarak ortamın gürültü düzeyi kaydedilmiştir. Araştırma sonucunda ortalama gürültü düzeyleri saat 09.00'da 54.1±3.4 dB, saat 15.00'da 53.9±3.9 dB, saat 21.00'da 53.6±5.0 dB ve 03.00'da 51.7±4.5 dB olarak ölçülmüştür. Bu ölçümler DSÖ' nün önerdiği değerin üstündedir. GCYBÜ'de monitör sesleri gürültüye neden olan faktörler arasında birinci sıradadır. Gürültü ile sürekli/durumluk kaygı, sistolik/diastolik basınç, nabız, solunum, vücut ısısı arasında anlamlı (p ˃ 0.05) korelasyon bulunmamıştır. Araştırmadan elde edilen sonuçlar doğrultusunda hastanelerde gürültü ölçümlerinin yapılmasına ve gürültü düzeylerinin uluslararası değerlere göre düzenlenmesine, gürültüye neden olan faktörlerin en aza indirilmesine yönelik önerilerde bulunulmuştur. Anahtar Sözcükler: Gürültü, hemşire, kaygı, yaşam bulguları, yoğun bakım

AnksiyeteGenel cerrahiGürültü+5
Serap Güngör
Çukurova University · Institute of Health Sciences
2018
00
Master'sOpen AccessTR

Ortaokullarda gürültü düzeyi, gürültünün öğrencilerin fiziksel ve ruhsal sağlığına etkisi: Aydın ili örneği

Bu çalışma, Aydın İli Efeler ilçesine bağlı ortaokullarda gürültü düzeyinin ölçülmesi ve gürültünün öğrenciler üzerindeki etkilerinin belirlenmesine yönelik kesitsel tipte planlanmış bir çalışmadır. Araştırma, Aydın İli Efeler İlçesinde Milli Eğitim Müdürlüğü'ne bağlı ortaokullarda 2018- 2020 eğitim öğretim yıllarında güz ve bahar dönemlerinde öğrenimine devam eden öğrenciler ile yürütülmüştür. Araştırmanın evrenini toplam 11727 öğrenci oluşturmuştur. G-power programı kullanılarak örneklem hacmi hesaplamıştır. Çalışmanın örneklemini 2448 öğrenci oluşturmuştur. Veri formu; sosyo demografik özellikler ve gürültü algılama sorularından oluşmuştur. Svantek 957 model gürültü ölçüm cihazı kullanılarak gürültü ölçümü yapılmıştır. Verilerin analizinde SPSS 22,0 paket programı kullanılarak sayı, yüzde, frekans analizi kullanılmıştır. Bu araştırma Aydın Adnan Menderes Üniversitesi Bilimsel Araştırma Fonundan proje desteği almıştır. Aydın Adnan Menderes Üniversitesi Hemşirelik Fakültesi Girişimsel Olmayan Klinik Araştırmalar Etik Kurulundan ve Aydın il Milli Eğitim müdürlüğünden araştırmanın yapılabilmesi için izin alınmıştır. Çalışmaya katılan öğrencilerin %49,1'i kız, %50,9'u erkektir. Öğrencilerin %18,8'i gürültüyü "çok ses çıkarmak" olarak tanımlamıştır. Araştırmadaki öğrencilerin okulda bulundukları zaman diliminde dış ortamdan gelen otomobil sesinden rahatsız olanların oranı %51,2, okul içindeki gelen seslerden rahatsız olanların oranı %68,8'dir. Gürültü olduğunda öğrencilerin %71,2'si derste dikkatlerinin dağıldığını, %68,5'i dersi anlamakta güçlük çektiğini ifade etmiştir. Öğrencilerin %73,4'ü okullarının daha sessiz bir yerde olmasını istemektedirler. Sınıfta ve okul bahçesinde gürültü düzeyleri Svantek 957 ile ölçülmüştür. En yüksek gürültü düzeyi ortalaması teneffüs esnasında 66,2 dB(A), en düşük gürültü düzeyi ortalaması boş sınıfta pencereler kapalı olduğunda 48 dB(A) olarak ölçülmüştür. Ders esnasında gürültü düzeyi ortalaması 48,6 dB(A) olarak elde edilmiştir. Bazı okullardaki gürültü düzeyleri kabul edilebilir sınır değerlerin biraz üzerindedir. Gürültü, okullarda öğrencilerin konforunu bozan, dersi anlamasını zorlaştıran, sağlığı olumsuz etkileyen bir durum olarak karşımıza çıkmaktadır. Okullardaki gürültü ile ilgili yeterli önlemlerin alınabilmesi amacıyla; gürültü ve sağlığı olumsuz etkileyen durumlar ile ilgili öğrencilere, velilere, öğretmenlere, okul idarecilerine ve diğer okul çalışanlarına okul hemşireleri tarafından eğitim verilebilir. Bunun için de okul sağlığı hemşiresi kadrosu Türkiye'deki tüm Milli Eğitim Müdürlüklerine bağlı okullara tahsis edilebilir. Böylece okullarda gürültü ve sağlığı olumsuz etkileyen durumlar erken fark edilebilir. Anahtar Kelime: Anlama, Gürültü, Okul, Okul Sağlığı, Rahatsızlık

AnlamaAydınGürültü+5
Gülçin Denli
Aydın Adnan Menderes University · Institute of Health Sciences
2020
00
Master'sOpen AccessTR

Sporcularda gürültü, müzik ve sessizliğin sınav başarısı ve psikofizyolojik yanıtlara etkisi: Kişilik özellikleri ve duygusal zekanın rolü

Amaç: Bu araştırmada, gürültü, müzik ve sessizlik koşullarına sınav süresince verilen psikofizyolik yanıtlar incelenmiştir. Ayrıca kişilik ve duygusal zekanın psikofizyolojik yanıtlarla ilişkisi incelenmiştir. Gereç ve Yöntem: Araştırmaya, Manisa Celal Bayar Üniverisitesi Spor Bilimleri Fakültesinden, 19-26 yaş arasında 45 kadın 45 erkek toplam 90 sporcu öğrenci katılmıştır. Katılımcılara ilk etapta kısa form Beş Faktör Kişilik Envanteri ve Schutte Duygusal Zeka ölçeği uygulanmıştır. Katılımcılar rastgele yöntem ile gürültü, müzik ve sessizlik grubuna dahil edilmiştir. Deneysel koşulda ise katılımcılar gürültü, müzik ve sessizlik ortamlarında her biri 4 dakikadan oluşan istirahat, okuma, sınav ve toparlanma koşullarını gerçekleştirdiler. Bu sırada KHD ve EDA kayıtları alınmıştır. Bulgular: Gürültü koşulunda HRV parametrelerinde bir düşüş gözlemlenmiştir. Sessizlik ve müzik koşulunda HRV parametrelerinde anlamlı bir değişim gözlemlenmemiştir. Deneyde kişilik özelliklerinden narsizm ve duygusal tutarsızlığın gürültü koşulunda HRV ile ilişkili bulunmuştur. Sonuçlar: Araştırmadan elde edilen sonuçlar narsizim ve duygusal tutarsızlığın bilişsel bir görev sırasında iken arka planda gürültü olması durumunda performansı etkileyebileceği yönünde kanıtlar sunmuştur. Anahtar Kelimeler: Sporcularda akademik başarı, Kalp atım hızı değişkenliği, Kişilik, Duygusal zeka.

Akademik başarıDuygusal zekaGürültü+7
İlker Balıkçı
Manisa Celal Bayar University · Institute of Health Sciences
2019
00
Master'sOpen AccessTR

Bazı atık malzemelerin bina ve tesis içinde gürültü önlemede kulanımının araştırılması

Gürültü hayatımızı, çalışma ortamımızı, sağlımızı, psikolojimizi ve sosyal olarak kullandığımız çevreyi etkileyen faktörlerin başında gelmektedir. Bu çalışmada amaç, gürültünün önlenmesi amacıyla çeşitli atık malzemeler kullanmak (poliüretan köpük, polistiren köpük, yumurta saklama kartonu) ve bunların gürültü engelleme kapasitelerini ortaya koymaktır. Bu amaçla, yapay olarak gürültülü bir ortam sağlanmış, gürültü kaynağı ile ölçüm cihazı arasında atık izolasyon malzemeleri kullanılmış, ortamda ölçümler yapılıp sonuçlar kaydedilmiş ve malzemelerin gürültü engellemede etki düzeyleri ortaya koyulmuştur. Araştırma sonuçlarına göre; 1 ile 4 metre aralığındaki mesafelerde yapılan ölçümlerde yumurta ambalaj malzemesinin gürültüyü ortalama 6 dB, çinko köpük malzemesinin 8 dB, strafor malzemesinin 5 dB azalttığı gözlemlenmiştir. Böylece bina ve tesis içinde çalışanların gürültüden daha az etkilenmeleri, daha rahat ve sağlıklı bir ortamda iş yapması için izolasyon amacıyla bu malzemelerin geri dönüşümü sağlanarak kullanılabileceği ve bu taktirde izolasyon için maliyet açısından da katkı sağlayabileceği sonucuna ulaşılmıştır.

Atık değerlendirmeAtık nesneAtıklar+5
Abdurrahman Acar
Çukurova University · Institute of Graduate Studies in Science
2021
00
Medical SpecialtyOpen AccessTR

Gürültüye bağlı işitme kaybında carbon monoxide releasıng molecule-3 (CORM-3) koruyucu rolü

GİRİŞ: Gürültü, kalıcı tipte işitme kaybına yol açabilen önemli bir edinsel işitme kaybı sebebidir. Gürültü kaynaklı işitme kaybı en sık rastlanan önlenebilir işitme kaybı nedenlerinden biridir. Gürültünün kaynağının azaltılması veya kişisel korunma ekipmanları kullanılması gibi gürültüye bağlı işitme kaybını azaltmaya yönelik yöntemler bulunmasına rağmen; başarısı kanıtlanmış kabul edilen ortak bir tedavi protokolü henüz tanımlanmamıştır. Bu deneysel çalışmanın amacı, gürültüye maruziyet sonrası Carbon Monoxide Releasing Molecule-3 (CORM-3)'ün işitme sistemine olan olası koruyucu etkilerinin elektrofizyolojik ölçümler ve histopatolojik yöntemlerle gösterilmesidir. GEREÇ VE YÖNTEM: Yirmi dört adet albino wistar erkek rat eşit şekilde 3 gruba ayrıldı. Gürültü verilmeyen gruba; 7 gün sürecinde intraperitoneal serum fizyolojik uygulandı. Diğer 2 gruptaki 16 rat, 120 dB SPL şiddetinde, 4 kHz oktav bantta 4 saat gürültüye maruz bırakıldı. Gürültü alan bir gruba intraperitoneal serum fizyolojik, diğerine ise intraperitoneal yoldan 10 mg/kg CORM-3 7 gün boyunca uygulandı. İşitme düzeyleri, başlangıç, 1. ve 7. günlerde, distorsiyon ürünü otoakustik emisyon ve 4, 6 ve 8 kHz'de işitsel uyarılmış beyinsapı potansiyelleri ile ölçüldü. Son test sonrasında tüm ratların iç kulak yapıları diseke edilerek, koklea yapıları ışık mikroskobisi ile değerlendirildi. BULGULAR: İşitsel uyarılmış beyinsapı potansiyel test sonuçları tüm frekanslarında CORM-3 grubunda gürültü verilen diğer gruba kıyasla daha iyi işitme eşikleri olduğunu gösterdi. Bu bulgular istatistiksel olarak da anlamlı tespit edildi (p<0,05). Gürültü sonrasında distorsiyon ürünü otoakustik emisyon yanıtları kayboldu. Histopatolojik değerlendirmede ise gürültünün kokleada yarattığı hücresel hasar gösterildi. SONUÇ: Elde edilen verilere göre CORM-3, gürültüye bağlı işitme kaybında koruyucu ve tedavi edici ajan olarak kullanılabilecek faydalı bir molekül olabilir. Ancak bu koruyucu etkinin kanıtlanmasına yönelik ek araştırmalara gereksinim bulunmaktadır. Anahtar Kelimeler: Akustik travma, antioksidan, Carbon Monoxide Releasing Molecule-3, gürültüye bağlı işitme kaybı, sensörinöral işitme kaybı

AntioksidanlarCORM-3Gürültü+4
İlda Tanrısever Pehlivan
Çukurova University
2023
00
Master'sOpen AccessTR

Mermer fabrikalarında gürültü kaynaklarının araştırılması

Bu tez çalışmasında, 8 farklı mermer fabrikasında yer alan makinelerin gürültü seviyeleri gürültü ölçer cihazı ile ölçülmüştür. Ölçümler her makinenin çevresinde 1,0 m'lik mesafelerde yürütülmüş ve makinelerin eşdeğer gürültü seviyeleri belirlenmiştir. Gürültü ölçüm sonucunda gürültü düzeyi en yüksek olan makinelerin A fabrikasında kafa kesme, B fabrikasında trimming; C, E, F ve H fabrikasında S/T; D ve G fabrikasında köprü kesme makinelerinin olduğu belirlenmiştir. Bir ortamda aynı anda iki veya daha fazla sayıda makine çalıştığında gürültü maruziyeti bileşke gürültü olarak hesaplanmaktadır. Mermer fabrikalarında da birden fazla makine bir arada çalıştığından dolayı fabrikaların bileşke gürültü değerleri belirlenmiştir. En yüksek bileşke gürültü değeri A fabrikasında 109,3 dBA olarak tespit edilmiştir. Ayrıca fabrikalarda çalışanların 8 saatlik bir iş günü için maruz kaldıkları gürültü seviyeleri (LEX,8h) hesaplanmış ve gürültü yönetmeliğine göre değerlendirilmiştir. Tüm fabrikalarda çalışanların maruz kaldıkları gürültü değerlerinin sınır değeri (LEX,8h=87 dBA) aştığı tespit edilmiştir. Fabrikalar arasında benzer görev yapan makinelerin ortalama eşdeğer gürültü seviyeleri ile kestikleri doğal taşların shore sertlikleri ilişkilendirilmiştir. Çoklu ebatlama makinelerinde R2=%99'luk, trimming makinelerinde R2=%99'luk, kafa kesme makinelerinde R2=%98'lik, plaka silim makinelerinde R2=%95'lik, katrak makinelerinde R2=%77'lik, S/T makinelerinde ise R2=%73'lük bir ilişki tespit edilmiştir. Fabrikaların içinde çalışanların gürültünün zararlı etkilerinden korunmaları için çeşitli önerilerde bulunulmuştur.

GürültüMakinelerİş Sağlığı ve Güvenliği Kanunu
Ömer Faruk Ertik
Çukurova University
2024
00
Master'sOpen AccessTR

Denizli ili trafik gürültü kirliliği haritası

Hızlı kentleşme ve endüstrileşme süreci birçok çevre sorununu da beraberinde getirmektedir. Bunlardan biri de gürültüdür. Kentlerdeki gürültünün en önemli kaynağını motorlu taşıtlar ve onun oluşturduğu trafik oluşturmaktadır.Bu çalışmada Denizli ilinde trafiğin yoğun olduğu kavşak ve yollardaki gürültü düzeylerinin saptanması, ilişkili faktörlerin belirlenmesi ve elde edilen veriler ışığında gürültü haritalarının çıkarılması amaçlanmıştır.Bunun için kavşaklar ve ana arterler üzerinde gürültü ölçümü yapılacak 56 ayrı ölçüm noktası belirlenmiştir. Ölçümler 15 Nisan?31 Mayıs.2009 tarihleri arasında hafta içi trafiğin yoğun olduğu saatler olan sabahları 07:45- 09:15 saatleri, öğlenleri 12:00?13:30 saatleri, akşamları 16:45- 18:15 saatleri arasında gerçekleştirilmiştir. Ölçümler gürültü düzeyi ölçülecek yolun veya kavşağın kenarında bulunan kaldırımların yola bakan kenarlarında, yerden 1,5 m yükseklikte yapılmıştır. Elde edilen veriler Çevresel Gürültünün Değerlendirilmesi ve Yönetimi Yönetmeliğinde (ÇGDYY) belirtilen sınır değerlerle karşılaştırılmıştır. Ayrıca ölçüm noktalarındaki geçen araç sayıları, trafik ışığı durumu, çevre yoğunluk indeksi gibi etkenlerin gürültü düzeyine etkileri de araştırılmıştır.Saptanan ortalama eşdeğer gürültü düzeyleri sabah 70,9 dBA, öğlen 69,0 dBA ve akşam 70,8 dBA'dır. Ölçüm yapılan tüm noktaların sabah % 89,3'ünde, öğlen % 75'inde ve akşam % 87,5'inde ÇGDYY sınır düzeylerinin aşılmış olduğunun gözlenmesi Denizli ilinde trafik gürültü kirliliği sorununun ciddi boyutlarda olduğunu göstermektedir.Ortalama geçen araç sayısının yüksek olduğu noktalarda ve trafik ışıklarının olduğu noktalarda ölçülen gürültü düzeylerinin daha yüksek düzeyde olduğu saptanmıştır. Çevre yoğunluk indeksi ile gürültü düzeyi arasındaki anlamlı bir ilişki gözlenmemiştir.Ölçüm noktalarının koordinatları Magellan Explorist el tipi GPS kullanılarak tespit edilmiştir. Elde edilen veriler için ArcGIS 9.0 yazılımında IDW interpolasyon yöntemi kullanılarak gürültü haritaları oluşturulmuştur.Hazırlanan bu haritalar Denizli Kenti uydu görüntüsü ile örtüştürülerek trafik gürültüsünden etkilenmenin kentin işyeri alanlarında ve ana erişim yollarının bulunduğu hatlarda yoğunlaştığı görülmektedir.Anahtar Kelimeler: gürültü düzeyi, trafik, gürültü haritası

DenizliGürültüGürültü+4
Feridun Çetin
Manisa Celal Bayar University · Institute of Health Sciences
2010
00
Master'sOpen AccessTR

Karasu kent merkezinin çevresel gürültü düzeyinin saptanması

Günümüzde teknolojinin, endüstrinin, ulaşım araçlarının gelişmesi ve artmasıyla birlikte Türkiye'de ve Dünyada, gürültü önemli bir çevre, yaşam ve sağlık sorunudur. Gürültüyü insanlar üzerinde olumsuz etki yaratan, istenmeyen, hoşa gitmeyen rahatsız edici ses topluluğu olarak ifade etmek mümkündür. Gürültü haritaları, özellikle hızlı kentleşme sürecinde hem doğal kaynakların hem de kent insanın yaşam kalitesini arttırmak amacıyla kent planları için önemli bir veridir. Çalışma kapsamında; Karasu belediyesi mücavir alan sınırları içerisinde konut, sanayi, ticaret, turizm merkezi, yeşil alan gibi farklı kullanımlarda ve çevresel gürültünün en büyük sebeplerinden olan, karayolları ulaşımı sağlayan ana arterlerde belirlenen 84 noktada on iki ay boyunca gürültü ölçümleri yapılmıştır. Çalışmanın amaçları, belediye mücavir alan sınırı içerisinde on iki ay boyunca yapılan ölçümler sonucunda kentin gürültünün izin verilen değerleri geçen ve izin verilen değerlere yaklaşan bölgelerinin tespitinin yapılması, aylara, mevsimlere göre ve yıllık ortalama gürültü haritalarının oluşturulmasıdır. Bunun için elde edilen gürültü değerlerinin aylık ve mevsimlik açıdan istatistiksel analizi gerçekleştirilmiştir. Gürültü ölçümleri Svantek 971 model ölçüm cihazıyla gerçekleştirilmiştir. Elde edilen veriler Esri ArcGIS 10.1 yazılımı kullanılarak enterpolasyon yöntemi ile gürültü haritaları oluşturulmuştur. Sonuç olarak gürültünün ana sebebinin trafikten kaynaklandığı, gürültünün izin verilen değerleri aşan bölgelerde, ilçeleri bir birine bağlayan İstanbul ve Ankara Caddeleri üzerinde olduğu görülmüştür. Karasu kent merkezinde gürültünün aylara ve mevsimlere göre farklılık gösterdiği bulunmuştur. En yüksek değerler yaz mevsiminde, temmuz ayında ölçülmüştür.

GürültüGürültü analiziTrafik gürültüsü+1
Adem Genç
Düzce University · Institute of Graduate Studies
2022
00
DoctorateOpen AccessEN

A Theoretical research into effects of tooth profile and assembly errors on the helical gear performance

ABSTRACT A THEORETICAL RESEARCH INTO EFFECTS OF TOOTH PROFILE AND ASSEMBLY ERRORS ON THE HELICAL GEAR PERFORMANCE KÜTÜK, M. Akif Ph.D. in Mechanical Eng. Supervisor: Assoc. Prof. Dr. Nihat YILDIRIM April 2003, 176 pages Effects of common gearing errors on helical gear performance are studied in this thesis. Pitch error, misalignment and pressure angle error are investigated errors. Thin slice theory is used for modelling the helical gear. Stiffness variation of the helical gear tooth pair, along contact length and along facewidth, is included in the model. Helical gear profiles are optimised for higher performance values for both existence of errors and error-free conditions. Transmission error is used as a performance indicator, as it causes kinematic inaccuracy and high dynamic loads, vibration and noise during operation. A computer program have been developed for design and analyses of spur and helical gear tooth profile for minimum transmission error. Outcomes of the study are compared with available literature and satisfactory agreement is observed. Analysing the variation of profile design parameters, amount of relief (or) and extent of relief (er), with geometric parameters; general helical gear profile design formulas for or and er are derived. Keywords: Helical Gear, Transmission Error, Profile Modification, Gear Noise Reduction iii

GearsNoiseHelical gear+2
Mehmet Akif Kütük
Gaziantep University · Institute of Graduate Studies in Science
2003
00
DoctorateOpen AccessEN

Effect of noise on mode-locked soliton pulse source

ABSTRACT EFFECT OF NOISE ON MODE-LOCKED HYBRID SOLÎTON PULSE SOURCE DO?RU, Nuran Ph. D. in Electrical and Electronics Engineering Supervisor: Prof. Dr. M. Sadettin ÖZYAZICI May 2003,120 pages The noise of hybrid soliton pulse source (HSPS) utilizing different fiber Bragg gratings (FBGs) such as uniform, Gaussian, linearly chirped uniform and linearly chirped Gaussian apodized are described by using electric field approach when HSPS is mode-locked. The HSPS system is made up of a multi-quantum well (MQW) semiconductor laser, a fiber and a FBG. The HSPS is modeled by a time-domain solution of the coupled-mode equations including spontaneous emission noise. These equations are converted into the transfer matrix form by using the piecewise-uniform approach. Relative intensity noise (RIN) is calculated using numerical solutions of these equations. Although transform-limited pulses over a wide tuning range around the fundamental mode-locking frequency are obtained from mode-locked HSPS with linearly chirped uniform and linearly chirped Gaussian apodized FBGs with low noise, mode-locked HSPS with uniform and Gaussian apodized FBGs can generate transform-limited pulses only over a limited tuning range. However, noise increases with increasing linewidth enhancement factor, gain saturation parameter and spontaneous coupling factor. A high noise level that generates a noise peak at the mode-locking frequency in the RIN spectrum makes the transform limited pulses unobtainable at the mode-locking frequency and therefore proper mode-locking range reduces. Noise is also extremely sensitive to the RF and DC currents. Carrier noise is important as spontaneous noise and inclusion of this noise source into the rate equations is necessary for accurate analysis of the noise. It is also found that RIN inreduction is possible for the mode-locked HSPS by selecting a suitable apodization function such as Gaussian and linear chirp rate. Keywords: Hybrid soliton pulse source, mode-locked laser, fiber Bragg grating, multi-quantum well laser, relative intensity noise, spontaneous noise, carrier noise. IV

NoiseQuantum wellLasers+1
Nuran Doğru
Gaziantep University · Institute of Graduate Studies in Science
2003
00

Related subjects