Motivation
1,445 theses under this subject heading
Örgütlerde yaşanan romantik ilişkiler: Örgütsel davranışlar üzerindeki etkisine yönelik algılar üzerine bir araştırma
Bu tez çalışması, işyerinde yaşanan romantik ilişkiler sonucunda ortaya çıkan davranış değişikliklerine yönelik algıları araştırmaktadır. Değişikliği incelenen davranışlar iş performansı, iş doyumu, motivasyon ve örgütsel bağlılıktır. Bu amaçla aşkın temeli olan bağlanma kuramı, işyerinde yaşanan romantik ilişkiler, konuyla ilgili kuramlar, işyerinde yaşanan romantik ilişkilerin sonuçları açıklanmıştır. Çalışma kapsamında veri toplama yöntemi olarak anket kullanılmıştır. Katılımcıların bir kısmı anketi online (çevrimiçi) doldurmuş, bir kısmı ise formları elden teslim etmiştir. Ankara, Kırklareli, İstanbul ve Bursa'da yaşayan, özel ve kamu sektörünün farklı bölümlerinde çalışan, yaşları 15-64 arasında değişen 229 katılımcıdan toplanan verilere faktör analizi uygulanmıştır. Uygulanan faktör analizi ile kadın ve erkekte işyerinde yaşanan romantik ilişki sonucunda ortaya çıkan davranışlar "olumlu", "olumlu olmayan", "kayırmacı", "iletişimi artırmaya yönelik" ve "diğer çalışanlardan tepki davranışları almak" olmak üzere beş temel faktör altında toplanmıştır. Ardından her bir algıyı açıklamak üzere çeşitli demografik değişkenlerle oluşturulan regresyon denklemlerinden beklenen açıklayıcılık elde edilememiştir. Bu durumun ortaya çıkmasında kontrol edilemeyen değişkenlerin etkili olduğu düşünülmektedir.
Mizah unsuru içeren ürünlerin tüketilmesindeki motivasyonlar: Keşifsel bir çalışma
Bu çalışmada mizah, geçmiş pazarlama araştırmalarının aksine tutundurmada kullanılan bir araç olarak değil tüketimin ana unsuru olarak ele alınmış ve mizah unsuru içeren mal ve hizmetlerin tüketilme motivasyonları incelenmiştir. Araştırma kapsamında nitel araştırma yöntemlerinden yarı yapılandırılmış derinlemesine mülakatlar yansıtmalı tekniklerle beraber kullanılmıştır. On beş kişiden toplanan veriler kapsamında açık ve eksensel kodlama uygulanarak araştırma bulgularına ulaşılmıştır. Çalışmanın bulguları; mizah teorilerine yönelik oluşturulan kuramsal çerçeveyi desteklemekle birlikte, pazarlama araştırmalarında hazcı, sembolik ve politik tüketim kavramları ile ortak unsurlar barındırması açısından önem teşkil etmektedir. Bulgular kültürel sermayesi yüksek olan eğitimli ve genç tüketicilerin mizahı sanat, rahatlama, kimlik sembolü, iletişim ve ifade özgürlüğü olmak üzere beş amaçla kullandığını göstermektedir. Ayrıca tüketicilerin mizahı tüketmesinde bilişsel ihtiyacı karşılamasının, toplumu yansıtmasının, absürtlüğün, içtenliğin ve mizahın araç olarak kullanılmasının olumlu etkilerinin olduğu ortaya çıkarken; gücendirme riski olan hassas konular ve psikolojik yakınlık söz konusu olduğunda tüketicilerin mizahtan kaçınabileceği ve bu bağlamda samimiyet derecesi ile içinde bulunulan sosyal bağlamın da önemli olduğu sonucuna ulaşılmıştır. Anahtar Kelimeler: mizah, hazcı tüketim, sembolik tüketim, politik tüketim,gücendirme
El rehabilitasyonunda oyun kumandası özelliğine sahip egzersiz aracı tasarım ve geliştirilmesi
İnsan vücudunun kompleks ve çok yönlü bir parçasını oluşturan el, herhangi bir deformite sonucunda kişinin aktif iş hayatını ve günlük yaşam aktivitelerini etkilemektedir. Aktif iş hayatına dönmek için gerekli rehabilitasyon süreci uzun süreli ve düzenli katılım gerektirmekle birlikte, hastalar tarafından ilgi çekici bulunmamaktadır. Süreç içerisinde reçete edilen egzersiz programlarının klinik olarak kanıtlanmış terapötik faydalarına rağmen, hastaların çoğunluğu tarafından uygulanmamaktadır. Bu durum egzersiz programlarının iyileşmeye olan katkısını sınırlamaktadır. Hastaların egzersiz programlarına düzenli katılımlarını sağlamak için motivasyona ihtiyaçları vardır. Bu çalışmada terapötik egzersizlerin video oyun kumandası özelliği olan egzersiz aleti ile gerçekleştirilmesinin hastaların egzersiz programlarına katılımına etkisi araştırılmıştır. Bu amaçla çok sayıda 2 boyutlu (2B) oyunu kumanda edebilecek bir çift oyun kumandası geliştirilerek hastaların kullanımına sunulmuş ve deneyimleri hakkında görüşleri alınmıştır. Katılımcıların aktivite sırasındaki motivasyon değerleri ortalamanın üstünde çıkmış, katılımcılara reçete edilen egzersiz programlarını uyulmadığı tespit edilmiş ve beyan ettikleri egzersiz miktarı ile kayıt altına alınan egzersiz miktarlarının birbiri ile uyumlu olmadığı görülmüştür. Çalışmanın en büyük sınırlılığı, kullanıcı araştırmasının COVID-19 pandemi sürecinde tamamlanması sebebiyle katılımcı sayısının düşük kalmasıdır.
Hemşirelerin çalışma motivasyonlarını arttırmada etkili faktörler: Türkçe literatürün incelenmesi
Bu çalışmanın amacı, Türkiye'de çalışan hemşirelerin motivasyon ve demotivasyon kaynaklarını araştırmaktır. Bu araştırma, Türkçe lirteratürün inceleme çalışması olup, YÖK Tez kataloğu, ULAKBİM TR dizin,Florence Nightingale Hemşirelik Dergisi, Ege Üniversitesi Hemşirelik Fakültesi Dergisi, Anadolu Hemşirelik ve Sağlık Bilimleri Dergisi, Hemşirelikte Eğitim ve Araştırma Dergisi, Sağlık ve Hemşirelik Yönetimi Dergisi, Hemşirelik Akademik Araştırma Dergisi, Hacettepe Hemşirelik Dergisi ve Dokuz Eylül Üniversitesi Hemşirelik Fakültesi Elektronik Dergisi 2010-2017 yılları arasında "motivasyon" ve "hemşire" anahtar kelimelerinin başlık ve özet bölümünde arama kriterlerinde kullanılarak yapılmıştır. Literatürün sistematik taraması sonucunda 21 tam metin incelenmiştir. Hemşirelerin çalışma motivasyon düzeylerini ele alan çalışmalarda çoğunluklakatılımcıların 25 yaş altında olduğu, tasarım tipinin tanımlayıcı olduğu, evren büyüklüklerinin 80 ile 2250 arasında değiştiği görülmüştür. Yedi çalışmada "Motivasyon Kaynakları Envanteri",iki çalışmada "Minneseto İş Doyum Ölçeği", dört çalışmada "İş Motivasyonu Ölçeği", dört çalışmada "Motivasyon Ölçeği", bir çalışmada"Motivasyon Araçları Önem Derecesi Formu" ve bir çalışmada "Motivasyon Faktörleri Anketi"ölçme aracı olarak kullanılmıştır. Bazı çalışmalarda, çalışma koşulları/şartları kaynaklı değişkenler (toplam hizmet süresi, haftalık çalışma süresi, çalışma şekli, ek gelir durumu, çalışma pozisyonu, statü, çalışma ortamında gerekli olan araç ve gerecin yeterlilik durumu, hastanede hemşireler için sosyal etkinlik yapılma durumu)hemşirelerin iş motivasyonları üzerinde etkili motivatör olduğu gösterilirken; bazılarında daiş motivasyonu üzerinde etkisinin olmadığı yada demotive edici olduğu gösterilmiştir.Takdir ve saygı görme, ödüllendirme, mesleğe kendi isteği ile girme/severek yapma, örgütsel adalet,iş güvencesi, sosyal güvence, yöneticilerin değer vermesi,yapılan işin takdir edilmesi, kararlara katılma, inisiyatif kullanma, çalışana önem verilmesi, adil disiplin anlayışı, işte yeni beceriler kazanabilme, kurumsal kültürü amaçları benimseme, mesleğini severek yapma, çalışılan iş için bilgi ve tecrübe yeterliliği,sorumlu hemşirelerin olumlu liderlik tutumları, iletişim ve çalışan memnuniyeti hemşirelerin iş motivasyonu üzerinde diğer etkili unsurlar olarak belirlenmiştir;Ayrıca, çalışma ortamın damobing davranışlarının artışının hemşirelerin motivasyonlarını azalttığıgörülmüştür.
Namık Kemal Üniversitesi öğrencilerinde serbest zaman motivasyonunun ve temel psikolojik ihtiyaçların çeşitli değişkenler açısından incelenmesi
Bu araştırma üniversite öğrencilerinin serbest zaman motivasyonları ve temel psikolojik ihtiyaçlarını cinsiyet ve serbest zaman türüne göre farklılığını belirleyip; temel psikolojik ihtiyaçların serbest zaman motivasyonunu ne düzeyde öngördüğünü ortaya koymak amacıyla yapılmıştır. Araştırmanın amacı doğrultusunda, bu çalışmada Serbest Zaman Temel Psikolojik İhtiyaçlar Ölçeği (SZTPİÖ)'nin geçerlik ve güvenirliği de test edilmiştir. Çalışmaya lisans düzeyinde eğitim gören 18-30 yaş aralığında 157 kadın (Xyaş=20.27±1,34 yıl), 180 erkek (Xyaş= 21.01±1.49 yıl) toplam 337 üniversite öğrencisi (Xyaş= 20.66±1.47 yıl) gönüllü olarak katılmıştır. Araştırmada katılımcılara "Serbest Zaman Motivasyon Ölçeği (SZMÖ)" ve "Serbest Zaman Temel Psikolojik İhtiyaçlar Ölçeği (SZTPİÖ)" kişisel bilgi formu ile birlikte yüzyüze uygulanmıştır. Verilerin analizinde betimsel istatistik analizi (ortalama, standart sapma, frekans ve yüzde), açımlayıcı faktör analizi, güvenirlik analizi, çok yönlü varyans analizi (MANOVA) ve Standart Çoklu Regresyon Analizi istatistik analiz yöntemleri kullanılmıştır. Egzersizde Temel Psikolojik İhtiyaçlar Ölçeği'nden serbest zamanlarda temel psikolojik ihtiyaçlar ölçeği olarak uyarlanan SZTPİÖ' nin geçerli ve güvenilir bir ölçüm aracı olduğu tespit edilmiştir. Buna ek olarak, araştırmadan elde edilen bulgular incelendiğinde katılımcıların serbest zaman motivasyonlarının dışsal düzenleme alt ölçeğinde cinsiyete göre farklılık bulunurken; katılımcıların serbest zaman temel psikolojik ihtiyaçlarının alt boyutları arasında cinsiyete göre fark bulunmamıştır. Serbest zaman türlerine göre katılımcıların serbest zaman motivasyonlarında farklılık bulunmazken; serbest zaman özerklik ve yeterlik ihtiyaçlarında serbest zaman türlerine göre anlamlı farklılık bulunmuştur. Ayrıca bulgular özerklik, yeterlik ve ilişkili olma temel psikolojik ihtiyaçlarının serbest zaman motivasyonunun alt boyutlarını anlamlı birer yordayıcısı olduğunu göstermiştir. Bulgulardan elde edilen sonuçlara göre erkeklerin kadınlara nazaran serbest zaman etkinliklerine daha dışsal sebeplerle katıldığı; serbest zamanlarında kitap okuyanların, spor yapan ve müzik dinleyen öğrencilerden daha az özerklik ihtiyacını giderdiği; spor yapanların ise kitap okuyan öğrencilere göre bu etkinlikte daha fazla yeterlik ihtiyacını giderdiği bulunmuştur. Katılımcıların serbest zaman etkinliklerine bilmek, uyaranı hissetmek, özdeşim ve dışsal nedenlerle katıldıkları zaman özerklik ihtiyacının arttığı; motivasyonsuzluk yönünde bir katılım sergilediklerinde ise özerklik ihtiyacının azaldığı; bilmek ve başarmak gibi nedenlerle katıldıkları zaman yeterlik ihtiyacının arttığı; özdeşim, belirlemek ve dışsal nedenlerle katıldıkları zaman ilişkili olma ihtiyacı arttığı; motivasyonsuzluk yönünde bir katılım sergilediklerinde ise ilişkili olma ihtiyacının azaldığı görülmüştür. Anahtar Kelimeler: Serbest zaman motivasyonu, özerklik, yeterlik, ilişkili olma, üniversite öğrencileri
Hemşirelerin iş motivasyonlarını etkileyen faktörlerin değerlendirilmesi ve bir örnek uygulama
Bu çalışma cerrahi bölümlerde çalışan hemşirelerin iş motivasyonlarını etkileyen faktörlerin değerlendirilmesi amacı ile planlandı ve yapıldı. Cerrahi alanda çalışan hemşirelerin iş doyumu ve tükenmişlik düzeyleri sosyodemografik veriler ile beraber analiz edilip karşılaştırılarak cerrahi hemşirelerinin iş doyumu ve tükenmişlik düzeyleri ile etkisinin belirlenmesi amaçlandı. Eskişehir Osmangazi Üniversitesi Tıp Fakültesi Hastanesinde cerrahi alanlarda çalışmakta olan 236 hemşire örneklem olarak alınıp yüz yüze anket yöntemi ile anketler uygulandı. Veriler sosyodemografik bilgilerin yer aldığı "Sosyodemografik Bilgi Formu", "Minnesota İş Doyum Ölçeği" ve "Maslach Tükenmişlik Ölçeği" ile toplandı. Toplanan verilerin analizi için PASW® Statistics 18 istatistik paket programı kullanıldı. Tükenmişlik ile ilgili ölçekte; erkeklerin daha çok tükendiği, yaş arttıkça tükenmişliğin azaldığı, yüksek lisans mezunlarının daha çok tükendikleri, vardiyalı çalışanların ve fazla mesai yapan hemşirelerin daha çok tükendikleri bulundu (p<0,05). İş doyumu ile ilgili ölçekte; yaş, meslekteki yıl ve cerrahi alanda geçirilen yıl arttıkça iş doyumunun arttığı, lisans mezunlarının iş doyumlarının daha yüksek olduğu, fazla mesai yapan hemşirelerin ise iş doyumlarının daha düşük olduğu tespit edildi (p<0,05). Sonuç olarak, elde edilen bulgular ile cerrahi alanda çalışan hemşirelerin tükenmişlik alt ölçeklerin ve toplam puanları ile, iş doyumu alt ölçeklerin ve toplam puanlarının sosyodemografik özelliklere göre farklılıkları incelenmiştir. Anahtar kelimeler: Hemşire, Cerrahi Hemşiresi, İş Doyumu, Tükenmişlik
Mobbing'in çalışanlara ve motisvasyonlarına etkileri: Bir kamu kuruluşunda uygulama
Günümüzde mobbing kavramı işletmeler açısından önem arz etmektedir. Mobbing bir kişinin mevki, güç ya da otorite gibi nedenlerle çalışma arkadaşlarına, astlarına veya üstlerine sergilemiş olduğu olumsuz davranışlardır. Bu davranışlar kişileri işten soğutmaya, yanlış yapmaya, başarılarını engellemeye ve özgüvenlerinde kayıplar yol açmasına yöneliktir. Dünyada ve ülkemizde mobbing kavramı son yıllarda daha da önemli hale gelmiştir. Artan rekabet ortamı içerisinde işletmelerin varlıklarını sürdürebilmeleri adına verimliliklerinin yüksek olması gerekmektedir. İşletme bünyesinde yaşanabilecek mobbing olgusu verimliliğin oluşmasında en büyük engeldir. Mobbinge maruz kalan kişi kendini yetersiz görmekte ve huzursuz bir ruh haline girmektedir. Maruz kaldığı davranışlar onun verimliliğini etkilemekte ve işletmeye sağladığı katkıda gerek süreci yavaşlatması gerek hatalı işlerin gerçekleşmesi konusunda etkin olmaktadır. Kişinin mobbing sonrası sergilediği davranışlar çalışma ortamında da yankı bulmakta ve diğer kişilerde de tedirginlik ortaya çıkmaktadır. Ortaya çıkan bu tedirginlik sonucunda ise işletme içi motivasyon düşmekte ve yapılan işlerde bireysel verimlilik düşmektedir. Bireysel verimliliğin düşmesi ise işletme verimliliğin düşmesinde temel sebeptir. Bu çalışma ile mobbingin kişilerin motivasyonlarına, kişinin benliğine ve işletmeye etkileri araştırılmaktadır. Mobbing ve motivasyon olgularının sebepleri, mobbinge maruz kalınması durumunda yaşanması muhtemel sonuçlar çalışma ile birlikte ele alınmaya çalışılmaktadır. Çalışma mobbinge farkındalık oluşturmak ve mobbinge karşı önlem almak amacıyla önem arz etmektedir. Çalışmada anket yöntemi ile toplanmış veriler sonucunda ortaya çıkan durum belirtilecek ve hem işletmeler hem de kişiler açısından hem motivasyon hem mobbing konusunda öneriler sunulacaktır. Anahtar Kelimeler: Mobbing, Motivasyon, İşletme
The impact of digital creative writing on academic writing achievement and motivation at tertiary level
Writing skills have always been challenging for teachers and students both in the native and foreign languages. Students worry about starting and organizing their ideas, whereas teachers have trouble motivating their students towards writing skills. When the quality of the written product is not at the desired level, students feel anxious which is one of the biggest problems in the writing process. To overcome challenges and be more beneficial to learners in this process, innovative and promising methods should be integrated into the writing curriculum. It is globally accepted that technology has a significant influence and becomes omnipresent in every process of our lives. As technology advances, it has made an immense breakthrough in communication and the education system. It has provided an opportunity to gain individual experiences of informal language acquisition in a virtual environment and promote learner autonomy that increases learners' motivation and leads them to become lifelong learners. Thus, this experimental study investigates the evaluation of B2 level creative writing ability based upon using web 2.0 tools on a digital platform. The study aims to identify and explore the effect of digital creative writing on English Preparatory School students' writing skills, attitudes, and expectations towards writing. The study took place at a foundation university, the School of Foreign Languages in Turkey. 66 students in the B2 level participated in this research. Two groups that were equivalent to each other were chosen as experimental and control groups. Data were collected through final writing skills quizzes, the adaptation of the Daly-Miller Writing Apprehension Test to Turkish developed by Özbay and Zorbaz (2011), pre-test and post-test, creative writing rubric developed by the researcher. After obtaining data from participants who attended the study, attitudes, expectations, motivation, and writing proficiency were analyzed. The results indicated that digital creative writing not only improved academic writing achievement but also helped increase the writing motivation of the students. Finally, after attaining findings and results, some pedagogical recommendations were given for target groups. Key Words: Creativity, Creative Writing, Educational Technologies, Writing Apprehension
Sporcularda duygusal zekâ ile motivasyon arasındaki ilişkininincelenmesi
Bu araştırmada Tekirdağ Gençlik ve Spor Bakanlığı'na bağlı aktif lisanslı öğrencilerinin çeşitli değişkenlere göre duygusal zekaları ve spora katılım motivasyonlarının incelenmesi amaçlanmıştır. Araştırma grubunu, Tekirdağ Gençlik ve Spor Bakanlığı'na bağlı aktif lisanslı öğrencilerden 148 (%49.3)'i kadın ve 152 (%50.7)'si erkek olmak üzere toplam 300 sporcu oluşturmaktadır. Araştırmada veri toplama aracı olarak Kişisel Bilgi Formu, Sporda Duygusal Zeka Envanteri ve Spora Güdülenme Ölçeği II kullanılmıştır. Verilerin normal dağılım gösterip göstermediğini tespit etmek için Shapiro-Wilk testi uygulanmıştır. Ölçek verilerinin karşılaştırılmasında ikili gruplar için Independent Samples T Test, üç ve daha fazla gruplar için One Way Anova testi uygulanmıştır. One Way Anova testi sonucunda anlamlı farklılıkların hangi gruplar arasında olduğunu belirlemek için Post Hoc testlerinden Tukey yapılmıştır. Ayrıca katılımcıların duygusal zeka ve motivasyonları arasındaki ilişkinin saptanması için Pearson Korelasyon analizi uygulanmıştır. Araştırmada ortaya çıkan bulgulara göre cinsiyet, yaş, eğitim durumu, okul türü, lisans yılı, milli olma durumu ve anne baba tutumu değişkenleri arasında anlamlı farklar tespit edilmiştir. Bunula birlikte duygusal zeka ve motivasyon arasında ki ilişkide anlamlı fark tespit edilmiştir. Araştırma sonuçları incelendiğinde bu değişkenlerin duygusal zeka düzeyleri ve motivasyonların da belirleyici bir rol aldığı söylenebilir. Anahtar Kelimeler: duygusal zeka, egzersiz, motivasyon
Gastronomi turizmi bağlamında Trakya bölgesi şarap turistlerinin motivasyon faktörlerinin belirlenmesive pazar segmentasyonu
Son yıllarda giderek daha popüler hale gelen gastronomi turizmi bir destinasyonu yerel mutfağı üzerinden keşfetmeyi sağlamaktadır. Bu nedenle gastronomi turizminin bir alt dalı olan şarap turizmi de şarap üreten birçok ülke için önemli bir turizm ürünüdür. Şarap turizminde ana motivasyon faktörü şarap olmakla birlikte şarap bölgesinin özniteliklerinden ziyaretçilerin dinlenme ve sosyalleşme gibi isteklerine kadar pek çok faktörün de ziyaretlerin gerçekleşmesinde etkisi olabilmektedir. Bu çalışmanın amacı Trakya Bölgesi şarap turistlerinin temel motivasyon faktörlerinin ve şarap turistlerinin pazar segmentasyonunun belirlenmesidir. Bu doğrultuda Trakya şaraphanelerini ziyaret eden şarap turistlerinden 399 kişiyle yüz yüze anket çalışması yapılmıştır. Elde edilen veriler; Tanımlayıcı İstatistik Yöntemleri, t-Testi, ANOVA Testi, Mann Whitney U Testi, Kümeleme Analizi, Faktör Analizi, Hiyerarşik Regresyon Analizi ve Multinominal Lojistik Regresyon Analizi ile test edilmiştir. Sonuç olarak Trakya şaraphanelerini ziyaret eden şarap turistlerinin motivasyonlarının Eğitim Deneyimi, Şarap Ürünü, Şaraphane Varlığı, Bağ Estetiği, Sosyalleşme ve Destinasyon Çekiciliği olmak üzere altı faktörden etkilendiği belirlenmiştir. Ek olarak Trakya şaraphaneleri ziyaret eden şarap turistlerinin şarap severler, şarapla ilgili olanlar, şarap acemileri ve takılanlar (ilgisiz) olarak profillere ayrıldığı saptanmıştır.
Lise öğrencilerinin dijital oyun oynama motivasyonu ile fiziksel aktiviteye katılım motivasyonları arasındaki ilişkinin incelenmesi
Bu araştırma lise öğrencilerinin dijital oyun oynama motivasyonları ve fiziksel aktiviteye katılım motivasyonları arasındaki ilişkinin incelemesi amacıyla yapılmıştır. Araştırma evrenini 2022-2023 eğitim öğretim yılında İstanbul İl Milli Eğitim Bakanlığı'na bağlı 10 okuldaki lise öğrencileri oluşturmaktadır. Araştırmanın örneklemini ise 786 gönüllü öğrenci oluşturmaktadır. Araştırmada veri toplama aracı olarak, araştırmacı tarafından hazırlanan katılımcıların demografik bilgilerini belirlemek amacıyla kullanılan "Kişisel Bilgi Formu", "Dijital Oyun Oynama Motivasyonu Ölçeği", "Fiziksel Aktiviteye Katılım Motivasyonu Ölçeği" kullanılmıştır. Verilerin analizinde SPSS 22 Paket programından yararlanılmıştır. Parametrik olmayan fark testleri olarak Mann-Whitney U ve Kruskal-Wallis H testi kullanılmıştır. İlişki testleri için ise parametrik testlerden Pearson korelasyonu ve Spearman sıra korelasyonu uygulanmıştır. Bulgular, dijital oyun oynama motivasyonunun ve fiziksel aktiviteye katılım motivasyonunun bireyin yaş, cinsiyet, lise türü ve anne babanın eğitim düzeyi gibi değişkenlerden etkilendiği görülmüştür. Dijital oyun oynama motivasyonu ile fiziksel aktiviteye katılım motivasyonları kendi alt boyutları yüksek korelasyonlar gösterirken, genel olarak iki ölçek arasında anlamlı ama düşük bir ilişki olduğu gözlemlenmiştir. Anahtar Kelimeler : Fiziksel Aktivite, Dijital Oyun, Motivasyon
İş sağlığı ve güvenliğinde motivasyonun rolü
Bu tez çalışmasında; risk etmenleri çeşitlerinden olan psikososyal risk etmenlerinin çalışanlarınmotivasyon ile iş sağlığı ve güvenliği algıları, iş kazaları arasındaki ilişkinin ortaya konulması amaçlanmıştır. İşyerlerindeki eğitimlerin yanı sıra çalışan kişilerin motivasyonlarındaki düşüşlerin ve bunun sonucunda oluşacak stresin; iş kazası sayısını arttıracağı gibi motivasyon yükselmesi durumunda hem verimliliğin artması ve buna bağlı olarak iş kazalarının önleneceği vurgulanmıştır. Fiziksel, kimyasal ve biyolojik risk etmenleri kadar psiko-sosyal risk etmenlerinde üzerinde durulması gereklidir. Çalışanları çalıştıkları işlerinde maddiyat değerlerinin önemi olsa da ruhen de çalışma şartlarında kendilerini daha güvenli bir iş ortamında hissetmeleri yöneticilerinin çalışanlarına değer verdiğini hissetmeleri ve yöneticilerinin çalışanların güvenliği ve sağlığı için motivasyonlarını da önemsediklerini hissetmeleri hem çalışanın başarısına etki eder hem de iş verimini arttırır. İş yerinde mutlu çalışanlar daha motive, daha başarılı, daha verimli ve aidiyet duyguları yüksek olur.
Sağlıklı yaşam motivasyonu: Güdüleyici unsurların çok boyutlu incelenmesi ve ölçek geliştirme çalışması
Bu araştırmanın amacı, bireylerin sağlıklı yaşam motivasyonunu etkileyen faktörleri belirlemek ve bu faktörler doğrultusunda bireylerin sağlıklı yaşam motivasyonunu ölçen geçerli ve güvenilir bir ölçme aracı geliştirmektir. Bu bağlamda bu araştırma, keşfedici sıralı desen ile nitel ve nicel aşamaları içeren bir karma yöntem araştırması olarak tasarlanmıştır. Araştırmanın ilk aşamasında, fenomenolojik desen benimsenerek bireylerin sağlıklı yaşama yönelik motivasyonlarını anlamaya odaklanılmıştır. Bu kapsamda, sağlıklı yaşam davranışlarını benimseyen 18 bireyle görüşmeler gerçekleştirilmiştir. Yapılan tematik analiz sonucunda, "Sağlıklı Yaşama Motive Eden Unsurlar", "Sağlıklı Yaşama Motive Eden Dürtüler" ve "Sağlıklı Yaşamın Yansımaları" olmak üzere üç kapsayıcı tema ortaya konmuştur. Sağlıklı Yaşama Motive Eden Unsurlar temasında, bireylerin gelecek kaygısı, fiziksel sağlıklarını koruma, psikolojik iyi oluşlarını artırma, sosyal çevrelerinden destek görme ve sosyal olarak beğenilme gibi faktörlerden etkilendikleri belirlenmiştir. Sağlıklı Yaşama Motive Eden Dürtüler kapsamında, bireylerin sağlıklı yaşamı benimsemelerinde geçmiş hastalıkları, olumsuz geçmiş yaşantıları, aile, arkadaş ve sağlıksız insanlar gibi motivasyon faktörleri sağlıklı yaşamı benimseme kararlarını doğrudan etkileyen unsurlar arasında yer almıştır. Sağlıklı Yaşamın Yansımaları temasında ise, sağlıklı yaşam davranışlarının bireyler üzerindeki olumlu etkileri ortaya konmuştur. Sağlıklı yaşam alışkanlıklarını sürdüren bireylerin fiziksel sağlıklarının güçlendiği, sosyal ilişkilerinde daha aktif oldukları ve psikolojik olarak kendilerini daha iyi hissettikleri görülmüştür. Ayrıca, sağlıklı yaşamın bireylere özgüven kazandırdığı, özsaygılarını artırdığı ve genel yaşam kalitelerini olumlu yönde etkilediği saptanmıştır. Bu temalar, bireylerin sağlıklı yaşamı benimseme süreçlerini, hangi faktörlerden etkilendiklerini ve bu sürecin sonuçlarını ortaya koyarak ölçek geliştirme sürecine temel oluşturmuştur. Bu kapsamda araştırmanın ikinci aşamasında, nitel aşamada elde edilen bulgular ışığında Sağlıklı Yaşam Motivasyonu Ölçeği (SYMÖ) geliştirilmiştir. SYMÖ'nün geliştirilmesi için üç farklı örneklemde beş farklı çalışma grubu olmak üzere toplam 976 bireyden veri toplanmıştır. Birinci grupta pilot çalışma için 50 bireye, ikinci grupta Açımlayıcı Faktör Analizi (AFA) ve güvenirlik analizi için 474 bireye, üçüncü grupta Doğrulayıcı Faktör Analizi (DFA), madde analizi ve madde tepki kuramı için 271 akademisyene, dördüncü grupta ölçüt bağıntı geçerliği için 172 üniversite öğrencisine ve dördüncü grupta test-tekrar test için 50 katılımcıya ulaşılmıştır. Gerçekleştirilen tüm analizlerin sonucunda 4 alt boyuttan ve 18 maddeden oluşan SYMÖ geliştirilmiştir. Elde edilen tüm bulgular, alan yazın ışığında tartışılarak yorumlanmıştır. Sağlıklı yaşam davranışlarının sürdürülebilmesi için motivasyon kaynaklarını anlamanın önemi vurgulanarak, sağlık politikaları, toplumsal eğitim programları ve bireysel müdahalelere yönelik stratejiler geliştirilmesi için uygulayıcılara ve araştırmacılara dair öneriler sunulmuştur. Bu araştırma, bireylerin sağlıklı yaşam davranışlarını anlamaya ve desteklemeye yönelik çalışmalara rehberlik edecektir.
Okullardaki örgütsel politika algısı ile Herzberg'in çift faktör hijyen-motivasyon kuramı arasındaki ilişki
Bu arastırmanın amacı, öğretmenlerin, örgütsel politika algısı ve Herzberg Çift Faktör Kuramı iş motivasyonu algıları arasındaki ilişkiyi saptamaktır. Araştırma, ilişkisel tarama modelinde bir çalışmadır. Araştırma evrenini 2017-2018 eğitim-öğretim yılında Siirt İl Merkezindeki resmi okullarda bulunan 2051 öğretmen; örneklemi ise basit tesadüfi örnekleme yöntemi ile seçilen 522 öğretmen oluşturmaktadır. Veri toplama aracı olarak, Kacmar ve Ferris (1991) tarafından geliştirilen ve Mohan Bursalı (2008) tarafından Türkçe'ye çevrilen "Örgütsel Politika Algı Ölçeği" ve Herzberg Çift Faktör Kuramı temel alınarak Büyükgöz (2008) tarafından geliştirilen "İş Motivasyonu" ölçeği kullanılmıştır. Araştırmanın sonucunda elde edilen veriler istatistik programlarında organize edilerek, frekans tabloları, güvenirlik analizleri, t-testi, Tek Yönlü Varyans Analizi (ANOVA) Mann Whitney U, Pearson Korelasyon analizi ve Çoklu Doğrusal Regresyon analizleri yapılarak tablolaştırılmış ve test sonuçları p>0.05 hata düzeylerinde yorumlanmıştır. Araştırma bulgularına göre öğretmen algılarının; örgütsel politika algısı alt boyutlarında orta düzeyde, iş motivasyonu hijyen alt boyut orta, motive alt boyut ise üst düzeyde olduğu görülmüştür. Örgütsel politika algısı alt boyutu olan çıkarcılık, yükselmek için gerekeni yapmak ve üst'ün ve çalışma arkadaşının davranışı alt boyutlar ile Herzberg çift faktör iş motivasyonu hijyen ve motive alt boyutları arasında negatif yönde, düşük düzeyde, yine örgütsel politika algısı alt boyutu olan örgüt politikaları ve uygulamaları ile Herzberg çift faktör iş motivasyonu hijyen ve motive alt boyutları arasında pozitif yönde, orta düzeyde anlamlı bir ilişki bulunmuştur. Anahtar Kelimeler: Örgüt, Örgütsel Politika Algısı, Motivasyon, Herzberg Çift Faktör Kuramı
İlkokul müdürlerinin kullandıkları örgütsel güç kaynakları ile öğretmenlerin örgütsel sessizlik ve motivasyon düzeyleri arasındaki ilişkilerin incelenmesi
Bu araştırmada ilkokul müdürlerinin kullandıkları örgütsel güç kaynakları ile öğretmenlerin örgütsel sessizlik ve motivasyon düzeyleri arasındaki ilişkilerin incelenmesi amaçlanmıştır. Araştırmanın evreni, 2017-2018 eğitim ve öğretim yılında Diyarbakır ili Kayapınar ilçesindeki 44 ilkokulda görev yapan 1018 öğretmenden oluşmaktadır. Araştırmanın örneklemini ise, random (rastgele) yöntemiyle seçilen 29 ilkokulda görev yapmakta olan 500 öğretmen oluşturmaktadır. Araştırmada "Güç Tipi Ölçeği", "Örgütsel Sessizlik Ölçeği" ve "İş Motivasyonu Ölçeği" kullanılmıştır. Verilerin analizinde betimsel istatistik teknikleri, değişkenler arasındaki ilişkileri belirlemek amacıyla Pearson korelasyon analiz tekniği ve bağımsız değişkenlerin bağımlı değişkenleri yordama düzeylerini belirlemek için de regresyon analizi kullanılmıştır. Genel olarak ilkokul müdürlerinin kullandıkları örgütsel güç kaynaklarından ödül ve kişilik gücü ile öğretmen motivasyonu arasında pozitif yönde ve orta düzeyde, öğretmenlerin örgütsel sessizlik düzeyleri arasında ise negatif yönde ve düşük düzeyde ilişki olduğu belirlenmiştir. İlkokul müdürlerinin kullandıkları örgütsel güç kaynaklarından zorlayıcı ve yasal güç ile öğretmen motivasyonu arasında negatif yönde ve düşük düzeyde, öğretmenlerin örgütsel sessizlik düzeyleri arasında ise pozitif yönde ve düşük düzeyde ilişki olduğu tespit edilmiştir. Öğretmenlerin motivasyon (iç ve dış motivasyon) düzeyleri ile örgütsel sessizlik algıları arasında ise negatif yönde ve düşük düzeyde bir ilişki olduğu ortaya çıkmıştır. Yapılan regresyon analiz sonucunda, ilkokul müdürlerinin kullandıkları örgütsel güç kaynakları öğretmenlerin içsel ve dışsal motivasyonunu anlamlı bir şekilde yordamaktadır. Buna ilaveten, ilkokul müdürlerinin kullandıkları örgütsel güç kaynakları örgütsel sessizliğin tüm alt boyutlarını anlamlı fakat düşük düzeyde yordadığı tespit edilmiştir.
Ortaokul öğrencilerinin okuma motivasyonları ile Türkçe dersi akademik başarıları arasındaki ilişkinin incelenmesi (Bingöl ili örneği)
Bu araştırma öğrencilerin okuma motivasyonu ile Türkçe dersi akademik başarıları arasındaki ilişkiyi tespit etmek amacıyla yapılmıştır. Bu amaçla Bingöl iline bağlı Sultan Abdulhamid Han Ortaokulu öğrencilerinin Türkçe dersi akademik başarıları ile okuma motivasyonları arasındaki ilişki incelenmiştir. Nicel yöntemlerden biri olan tarama ile yürütülen bu araştırma Sultan Abdulhamid Han Ortaokulunun 5, 6, 7 ve 8. sınıflarının A/B/C şubelerinde eğitim gören 395 öğrenciden elde edilen verilere dayanmaktadır. Öğrencilerden veri elde edilirken 29 maddeden oluşan dört seçenekli likert tipi Türkçeye uyarlanan okuma motivasyonu ölçeğinin analiz sonuçları, öğrencilerin 2018-2019 yılı sonunda elde ettikleri Türkçe dersi ortalamaları ile karşılaştırılmıştır. Araştırma alt problemleri kapsamında öğrencilerin okuma motivasyonları ile Türkçe dersi akademik başarıları arasında; cinsiyete, sınıf düzeyine, anne ve baba eğitim düzeyine, evinde kütüphane bulundurma durumuna ve okul öncesi eğitim alma durumuna göre bir farklılaşma olup olmadığı araştırılmıştır. Araştırma bulguları incelendiğinde öğrencilerin cinsiyete, anne ve baba eğitim düzeyine göre anlamlı bir farklılaşma tespit edilmemiş; sınıf düzeyine, evinde kütüphane bulundurma durumuna ve okul öncesi eğitim alma durumuna göre anlamlı bir farklılaşma tespit edilmiştir. Araştırma sonuçlarından hareketle araştırmaya ve araştırmacılara yönelik önerilerde bulunulmuştur. Anahtar Kelimeler: Okuma, Motivasyon, Akademik Başarı, Bingöl, Türkçe Dersi.
Okul yöneticilerinin vizyoner liderlik davranışları ile öğretmen motivasyonu arasındaki ilişki
Bu araştırmanın amacı; öğretmenlerin algılarına göre okul yöneticilerinin vizyoner liderlik davranışlarını gösterme düzeyleri ile öğretmenlerin motivasyon düzeylerini tespit etmek ve aralarında bir ilişki olup olmadığını, varsa nasıl bir ilişki olduğunu ortaya koymaktır. Bu araştırmada ilişkisel tarama modeli tercih edilmiştir. Araştırma evreni, 2019-2020 eğitim öğretim yılında İstanbul ilinin Küçükçekmece ilçesine bağlı 37 resmi ortaokulda görev yapmakta olan toplam 1585 öğretmenden oluşmaktadır. Araştırmanın örneklemini ise basit seçkisiz random (rastgele) yöntemi kullanılarak seçilen toplam 328 öğretmen oluşturmaktadır. Araştırmada veriler; "Kişisel Bilgi Formu", Çınar ve Kaban (2012) tarafından geliştirilen "Vizyoner Liderlik Ölçeği" ve Mottaz (1985) tarafından geliştirilen "Öğretmen Motivasyon Ölçeği" kullanılarak toplanmıştır. Bu araştırmada elde edilen veriler, normal dağılım gösterdiğinden ve örneklem hacminin de büyük olmasından dolayı parametrik testler kullanılmıştır. Verilerin analizinde istatistik paket programlarından yararlanılarak frekans, yüzde, ortalama gibi tanımlayıcı istatistikler, bağımsız gruplar için t-testi ve tek yönlü varyans analizi (One Way ANOVA), korelasyon analizi ve basit regresyon analizi kullanılmıştır. ANOVA analizlerinde anlamlı fark bulunması durumunda farkın kaynağını tespit etmek için çoklu karşılaştırma (Post Hoc) testlerinden LSD (Least Significant Difference) testi kullanılmıştır. Araştırmadan elde edilen bulgulara göre; öğretmenlerin okul yöneticilerinin vizyoner liderlik davranışı sergilemelerine yönelik algılarının ve motivasyon algılarının "iyi" düzeyde olduğu görülmüştür. Vizyoner liderlikte en yüksek ortalamanın "değişime açık olma" alt boyutunda, motivasyonda "iç motivasyon" alt boyutunda olduğu görülmüştür. Öğretmenlerin vizyoner liderlik algıları, cinsiyet ve eğitim durumuna göre farklılaşmaz iken; yaş, kıdem ve yönetici ile çalışma süresine göre farklılaştığı görülmüştür. Öğretmen motivasyonunun ise cinsiyet, eğitim durumu, yaş ve yönetici ile çalışma süresine göre anlamlı farklar görülmez iken; kıdemine göre farklılaştığı görülmüştür. Vizyoner liderlik algısı ile öğretmen motivasyonu arasında orta düzeyde, pozitif yönde anlamlı bir ilişki saptanmış ve vizyoner liderlik algısının öğretmen motivasyonunun anlamlı bir yordayıcısı olduğu sonucuna ulaşılmıştır.
İlkokulda görev yapan yöneticilerin hizmetkar liderlik özellikleri ile öğretmenlerin motivasyonları arasındaki ilişkinin incelenmesi
Betimsel nitelikli, ilişkisel tarama modelindeki bu araştırmanın amacı okul yöneticilerinin liderlik özellikleri ile öğretmenlerin motivasyon düzeyleri arasındaki ilişkiyi saptamaktır. Araştırmanın evreni Siirt il merkezinde bulunan tesadüfi olarak belirlenen 350 ilkokul öğretmeninden oluşmaktadır. Veri toplama aracı olarak iki farklı ölçek kullanılmıştır. Araştırma kapsamında elde edilen veri analizinde SPSS paket programı kullanılmıştır. Araştırma verilerinin dağılımını belirlemek için basıklık, çarpıklık, ortalamaları incelenmiş, verilerin normallik ölçütlerini karşıladığı tespit edilmiştir. Araştırma kapsamında toplanan verilerin analizinde istatistik paket programından yararlanılmıştır. Araştırma dahilinde güvenirlilik analizi, frekans tabloları, bağımsız örneklem t-testi, ANOVA, korelasyon ve regresyon analizleri uygulanmıştır. Araştırma sonucunda, öğretmenlerin algılarına göre okul yöneticilerinin hizmetkar liderlik davranışlarının yüksek düzeyde olduğu saptanmıştır. Öğretmenlerin motivasyon düzeylerinin yüksek seviyede olduğu tespit edilmiştir.Araştırma bulguları, öğretmen algılarına göre okul yöneticilerinin hizmetkâr liderlik davranışları ile öğretmenlerin motivasyon düzeyleri arasında pozitif yöndeyüksek bir ilişki olduğunu ortaya koymaktadır. Mevcut regresyon analiz sonuçlarıyöneticilerin hizmetkar liderlik özelliklerinin öğretmen motivasyonunu anlamlı düzeyde yordadığı sonucu belirlenmiştir. Anahtar Kelimeler: Motivasyon, Hizmetkâr Liderlik, Öğretmen, Okul, Yönetici
Okul yöneticilerinin kullandığı motivasyonel dil ile okul öncesi öğretmenlerinin örgütsel bağlılıklarının incelenmesi
Araştırmanın amacı, okul öncesi öğretmenlerinin algılarına göre okul müdürlerinin kullandığı motivasyonel dil ile öğretmenlerin örgütsel bağlılıkları arasındaki ilişkiyi incelemektir. Araştırma ilişkisel tarama modelinde bir araştırmadır. Araştırmanın evrenini Diyarbakır ili merkez ilçelerinde bulunan okullarda görev yapan toplam 730 okul öncesi öğretmeni; örneklemini ise tesadüfi (raslantısal) örnekleme yöntemi ile belirlenen okullarda görev yapan 352 okul öncesi öğretmeni oluşturmaktadır. Veri toplama aracı olarak "Motivasyonel Dil Ölçeği" (MDÖ) ve "Örgütsel Bağlılık Ölçeği" (ÖBÖ) kullanılmıştır. Toplanan veriler istatistik paket programına aktarılarak; yüzde analizi, frekans, ortalama, standart sapma, t-testi, ANOVA testi, sperman korelasyon analizi, regresyon analizleri yapılmıştır. Araştırma sonuçlarına göre, okul yöneticilerinin motivasyonel dil kullanım düzeyleri katılıyorum düzeyinde, öğretmenlerin örgütsel bağlılık düzeyleri ise kararsızım düzeyinde tespit edilmiştir. Okul öncesi öğretmenlerinin motivasyonel dil algılarında; cinsiyet, müdür cinsiyeti, müdürün eğitim durumu, okul türü ve öğretmen yaşı değişkenlerine göre anlamlı farklılıklar bulunmuştur. Öğretmenlerin örgütsel bağlılık düzeylerinde; müdürün eğitim durumu, okul türü, öğretmen yaşı, aynı okulda çalışma süresi, kıdem ve aynı yönetici ile çalışma süresi değişkenlerine göre anlamlı farklılıklar tespit edilmiştir. Motivasyonel dil ile örgütsel bağlılık arasında orta düzeyde pozitif yönlü bir ilişki olduğu ve okul yöneticilerinin motivasyonel dil kullanımının öğretmenlerin örgütsel bağlılığının anlamlı bir yordayıcısı olduğu saptanmıştır.
Öğretmenlerin psikolojik sağlamlıkları ile prososyal motivasyonları arasındaki ilişkinin incelenmesi
Bu araştırmanın amacı öğretmenlerin psikolojik sağlamlıkları ile prososyal motivasyonları arasında ilişkiyi incelemektir. Araştırmada ilişkisel tarama modeli kullanılmıştır. Araştırma evreni 2020-2021 eğitim-öğretim yılında Siirt ilinde görev yapan 5081 öğretmenden oluşmaktadır. Araştırmanın örneklemi ise basit seçkisiz örnekleme yöntemlerinden tabakalı örnekleme yöntemiyle seçilen 564 öğretmenden oluşmaktadır. Araştırm kapsamında Karaırmak (2007a) tarafından Türkçe'ye uyarlanan "Psikolojik Sağlamlık Ölçeği" ile Kesen ve Akyüz (2016) tarafından Türkçe'ye uyarlanan "Prososyal Motivasyon Ölçeği" kullanılmıştır. Verilerin analizinde betimsel istatistik, bağımsız örneklem t-testi, tek yönlü varyans analizi (ANOVA), korelasyon ve regresyon analizi teknikleri kullanılmıştır. Araştırma sonucunda, öğretmenlerin psikolojik sağlamlıklarına ilişkin algıları orta düzeyde, prososyal motivasyon düzeylerinin yüksek düzeyde olduğu belirlenmiştir. Araştırmaya katılan öğretmenlerin psikolojik sağlamlıkları ve prososyal motivasyonlarına ilişkin algılarında bazı değişkenlerin anlamlı farklılık oluşturduğu belirlenmiştir. Yapılan korelasyon analizi sonucunda; öğretmen algılarına göre prososyal motivasyon ile psikolojik sağlamlıkta düşük düzeyde pozitif yönde anlamlı bir ilişki olduğu belirlenmiştir. Regresyon analizinde ise öğretmenlerde psikolojik sağlamlığın prososyal motivasyonu anlamlı bir şekilde yordadığı (%10) sonucuna ulaşılmıştır.
8. sınıf öğrencilerinin matematik öz yeterlik algıları ile motivasyon ve kaygı düzeyleri arasındaki ilişkilerin incelenmesi
Bu araştırmada, 8. sınıf öğrencilerinin matematik öz yeterlik algıları ile motivasyon ve kaygı düzeyleri arasındaki ilişkilerin incelenmesi amaçlanmıştır. Ayrıca öğrencilerin matematik öz yeterlik, motivasyon ve kaygı düzeyleri cinsiyet, anne-baba eğitim düzeyi, aile gelir düzeyi, okuldaki matematik kursuna katılım durumu ve önceki dönem matematik karne notu değişkenlerine göre incelenmiştir. Araştırmada ilişkisel tarama modeli kullanılmıştır. Araştırmanın evrenini 2020-2021 eğitim-öğretim yılında Batman ilinde bulunan 64 devlet okulunun 8. sınıfında öğrenim gören 9811 öğrenci oluşturmaktadır. Araştırmanın örneklemini ise 9811 öğrenci arasından random yöntemiyle seçilen 10 ortaokuldaki 550 öğrenci oluşturmaktadır. Veri toplama aracı olarak Kişisel Bilgi Formu, Matematik Öz Yeterlik Ölçeği, Matematik Dersine Yönelik Motivasyon Ölçeği ve Matematik Kaygı Ölçeği kullanılmıştır. Verilerin analizinde ilişkisiz örneklemler t-testi, tek yönlü varyans analizi (ANOVA), pearson momentler çarpımı korelasyon analizi kullanılmıştır. Matematik öz yeterlik algısı, matematik dersine yönelik motivasyon ve matematik kaygısı arasındaki ilişki path analizi ile hesaplanmıştır. Araştırma sonucunda öğrencilerin matematik öz yeterlik algıları ile matematik dersine yönelik motivasyonları arasında pozitif yönde ve orta düzeyde anlamlı ilişki bulunmuştur. Matematik öz yeterlik algıları ile matematik kaygıları arasında negatif yönde ve orta düzeyde anlamlı bir ilişki bulunmuştur. Matematik dersine yönelik motivasyonları ve matematik kaygıları arasında negatif yönde ve orta düzeyde anlamlı bir ilişki bulunmuştur. Ayrıca öğrencilerin matematik öz yeterlik algıları ve matematik kaygıları cinsiyet, okuldaki matematik kursuna katılım durumu ve bir önceki dönem matematik karne notu değişkenlerine göre anlamlı farklılık göstermiştir. Fakat öğrencilerin matematik öz yeterlik algıları ve matematik kaygıları anne-baba eğitim düzeyi ve aile gelir düzeyi değişkenlerine göre anlamlı farklılık göstermemiştir. Öğrencilerin matematik dersine yönelik motivasyonları anne eğitim düzeyi, okuldaki matematik kursuna katılım durumu ve bir önceki dönem matematik karne notu değişkenlerine göre anlamlı farklılık gösterirken cinsiyet, baba eğitim düzeyi ve aile gelir düzeyi değişkenlerine göre anlamlı farklılık göstermemiştir. Path analizi sonucuna göre, 8. sınıf öğrencilerinin matematik öz yeterlik algıları arttıkça öğrencilerin matematik dersine yönelik motivasyonu artmakta, matematik kaygı düzeyleri ise azalmaktadır. Anahtar Kelimeler: Matematik dersine yönelik motivasyon, Matematik öz yeterlik algısı, Matematik kaygısı, Ortaokul öğrencileri.
Okul yönetiminde kayırmacı davranışların okulöncesi öğretmenlerin motivasyonları üzerindeki etkisi (Diyarbakır ili örneği )
Bu araştırmanın amacı okul öncesi öğretmenlerinin algılarına göre okul yönetiminde kayırmacılık davranışları ile okul öncesi öğretmenlerin motivasyon düzeyleri arasındaki ilişkiyi tespit etmektir. Araştırmada ilişkisel tarama modeli benimsenmiştir. Araştırmanın evrenini 2019-2020 Eğitim- Öğretim yılında Diyarbakır ili merkez ilçelerinde seçilen 352 okulda görev yapan 730 okul öncesi öğretmeni oluşturmaktadır. Örneklemi ise basit seçkisiz örnekleme yöntemi ile ulaşılan 400 öğretmen oluşturmaktadır. Araştırmada veri toplama aracı olarak , "Kayırmacılık Ölçeği" ve "Öğretmen Motivasyon Ölçeği" kullanılmıştır. Verilerin analizinde SPSS paket program kullanılmıştır. Araştırma sonuçlarına göre; okul yöneticilerinin kayırmacılık davranışlarının düzeyleri "Bazen/Nadiren" dir. Öğretmenlerin motivasyon düzeyleri ise "çoğu zaman/yüksek " bulunmuştur. Yöneticilerin kayırmacı davranış düzeylerinde ve öğretmenlerin motivasyon düzeylerinde; cinsiyet, yaş, üye olunan sendika, mesleki kıdem, okulda çalışma süresi, aynı yönetici ile çalışma süresi ve okul türüne göre anlamlı fark tespit edilmiştir. Buna karşın okul yöneticilerinin kadın ve erkek olmasına göre öğretmen algıları arasında anlamlı fark bulunmamıştır. Genel olarak okul yöneticilerinin kayırmacılık davranışları ile öğretmenlerin motivasyon düzeyleri arasında negatif yönde ve yüksek düzeyde anlamlı bir ilişki olduğu tespit edilmiştir. Buna ilaveten kayırmacılığın öğretmen motivasyonu üzerinde olumsuz yönde ve anlamlı etkisinin olduğu bulgusuna ulaşılmıştır.
Kamu ve özel okul öğretmenlerinin motivasyon düzeylerinin karşılaştırılması Beyşehir ilçe milli eğitim müdürlüğü örneği
Ortaya koyacağımız çalışmamızda özel ve kamu okullarında çalışmakta olan öğretmenlerin motivasyonlarının seviyelerinin karşılaştırılması başlıca amaç olarak belirlenmiştir. Çalışmamız nicel araştırma metotlarından ilişkisel tarama modelinde gerçekleştirilmiştir. Buradan hareketle çalışmanın evrenini, Konya ili Beyşehir İlçesinde faaliyet sergileyen 3 özel 5 devlet okulunda 2024-2025 sömestrinde aktif bir şekilde çalışan öğretmenler meydana getirmektedir. Çalışmanın örneklemi, orantılı küme örnekleme metoduyla seçilmiş olan 217 öğretmenden meydana getirmektedir. Çalışmamızın sonucunda ulaşılan bulgularda, öğretmenlerin motivasyonlarının seviyeleri yaşa, cinsiyete, aynı kuruluşta çalışma zamanı, eğitim seviyesi değişkenleri açısından dışsal ve yönetsel faktörlerde anlamlı seviyede farklılaşmadığı lakin içsel faktörlerde anlamlı seviyede farklılaştığının bulgusuna ulaşılmıştır.
Nöromusküler hastalığı olan çocukların egzersize uyum ve motivasyonu ile bakım verenin psikososyal durumu arasındaki ilişkinin incelenmesi
Bu çalışma nöromusküler hastalık (NMH)'a sahip olan çocukların egzersize uyum ve motivasyonu ile bakım verenlerinin psikososyal durumu arasındaki ilişkiyi araştırmak amacıyla planlandı. Bu amaçla 8-18 yaş aralığındaki 54 NMH tanısı almış çocuk ve çocukların bakım verenleri dahil edildi. Katılımcıların demografik bilgileri ve hastalığa ait ayrıntılı bilgileri kaydedildi. Çocukların motivasyon düzeyi Pediatrik Motivasyon Ölçeği (PMÖ), fiziksel aktivite düzeyi Çocuklar İçin Fiziksel Aktivite Anketi (PAQ-C), fiziksel aktivitelerine etki eden faktörler ve fiziksel aktiviteye ilgileri Çocukların Fiziksel Aktivite İlişkileri Anketi (CPAC); bakım verenlerin anksiyete, depresyon, stres düzeyi Depresyon Anksiyete Stres Ölçeği (DASS-21), bakım yükü Zarit Bakıcı Yük Ölçeği, yaşam kalitesi Nottingham Sağlık Profili (NHP) ve aile etkilenim düzeyi PedsQL™ Aile Etki Modülü (PedsQL™: FIM) ile değerlendirildi. Değerlendirme sonuçlarının istatistiksel analizinde SPSS (ver. 23) programı kullanıldı. Katılımcı çocukların yaş ortalamaları 10,93±2,64 olarak bulundu. PMÖ ile DASS-21, Zarit Bakıcı Yük Ölçeği, NHP ve PedsQL™: FIM arasında farklı yön ve kuvvetlerde istatistiksel olarak anlamlı ilişkiler tespit edildi (p<0,05). CPAC ile DASS 21 Zarit Bakıcı Yük Ölçeği, NHP ve PedsQL™: FIM arasında farklı yön ve kuvvetlerde istatistiksel olarak anlamlı ilişkiler bulundu (p<0,05). PAQ-C ile Zarit Bakıcı Yük Ölçeği ve PedsQL™: FIM arasında negatif yönde ve farklı kuvvetlerde istatistiksel olarak anlamlı ilişkiler tespit edildi (p<0,05). Çalışma sonuçları, NMH'li çocukların egzersize uyum ve motivasyonunda bakım verenin psikososyal durumunun (anksiyete, depresyon, stres düzeyinin, bakım yükünün, yaşam kalitesinin ve aile etkilenim düzeyinin) önemli bir etken olabileceğini göstermektedir.