Multimedia
64 theses under this subject heading
Çokluortam destekli 7E modeline göre tasarlanan uygulamaların 5. sınıf fen bilimleri dersi "maddenin değişimi" ünitesinde öğrencilerin öğrenme ürünlerine etkisi
Araştırmanın amacı, ortaokul 5.sınıf Fen Bilimleri dersinin çokluortam destekli 7E modeline göre tasarlanan uygulamalar ile dersin işlenmesi sonucunda öğrencilerin öğrenme ürünlerine etkisinin tespit edilmesidir. Yapılan çalışmada karma araştırma desenlerinden açımlayıcı sıralı karma yöntem deseni tercih edilmiş ve dört gruplu solomon tekniği kullanılmıştır. Nicel veri toplama aracı olarak, Maddenin Değişimi Ünitesi Başarı Testi, nitel veri toplama aracı olarak ise Maddenin Değişimi Ünitesine Yönelik Açıkuçlu Sorular ve Çokluortam Destekli Süreç Değerlendirme Formu kullanılmıştır. Çalışma 2014-2015 eğitim-öğretim yılı güz döneminde ve 92 beşinci sınıf öğrencisi üzerinde yapılmıştır. Deney gruplarına çokluortam destekli 7E modeline göre tasarlanan uygulamalar ile kontrol gruplarına ise geleneksel yöntem ve metodlar ile ders işlenmiştir. Uygulanan başarı testinde deney-1 ve kontrol-1 gruplarının ön-test puanlarının bağımsız gruplar t-testi sonuçlarına göre, istatistiksel olarak anlamlı bir fark yok (p ˃ .05) fakat son-test ve kalıcılık testi puanlarına göre ise deney grupları lehine istatistiksel olarak anlamlı fark vardır (p .05). Tek yönlü varyans analizi sonucuna göre; deney-1 grubunun ön-test,son-test ve kalıcılık testi puanları arasında istatistiksel olarak anlamlı bir fark vardır (p .05). Kontrol-1 grubunun ön-test, son-test ve kalıcılık testi puanları arasında da istatistiksel olarak anlamlı bir fark vardır (p .05). Öğrenci görüş formu incelemeleri sonucunda deney grubu öğrencilerinin üniteye ait konuları daha iyi öğrendikleri, başarı testi sonuçları ile uyumlu sonuçlar alındığı görülmüştür. Buradan çokluortam destekli 7E modeline göre tasarlanan uygulamalar ile öğrenmenin akademik başarıyı olumlu yönde etkilediği, öğrenilen bilgilerin akılda kalıcılığının daha iyi olduğu ve fen eğitiminde görsel ve işitsel materyallerin daha fazla kullanılması gerektiği sonucunun ortaya çıktığı söylenebilir. Anahtar kelimeler. 7E modeli, fen bilimleri, görsel ve işitsel materyaller, madde ve değişim, çokluortam destekli uygulamalar.
Literatürdeki tasarım ilkelerine uygun olarak hazırlanmış multimedya ders yazılımının, lise düzeyi fizik öğretiminde akademik başarıya ve kalıcılığa etkisi
Bu çalışmada literatürde yer alan on altı kuramsal tasarım ilkesine uygun olarak hazırlanmış bilgisayar yazılımının lise düzeyi fizik öğretiminde akademik başarıya ve kalıcılığa etkisi incelenmiştir. Araştırma 2003-2004 öğretim yılı ikinci döneminde Mersin 75. Yıl Anadolu Öğretmen Lisesi'nde yapılmıştır. Araştırma örneklemi iki gruba bölünmüş, deney grubu 24 ve kontrol grubu 24 öğrenciden oluşmuştur. Araştırma sonucunda deney grubunda bulunan öğrencilerin akademik başarılan ve kalıcılık düzeylerinin kontrol grubunda bulunan öğrencilere göre anlamlı bir şekilde yüksek olduğu görülmüştür. Anahtar kelimeler: Öğretimsel tasarım, fizik eğitimi, kuramsal ilkeler, elektrik, yazılım
İkili kodlama kuramına dayalı olarak hazırlanan multimedya ders yazılımının fen bilgisi öğretimindeki akademik başarıya, öğrenme düzeylerine ve kalıcılığa etkisi
11 ÖZET İKİLİ KODLAMA KURAMINA DAYALI OLARAK HAZIRLANAN MULTİMEDYA DERS YAZILIMININ FEN BİLGİSİ ÖĞRETİMİNDEKİ AKADEMİK BAŞARIYA, ÖĞRENME DÜZEYLERİNE VE KALICILIĞA ETKİSİ M. Emre SEZGİN Yüksek Lisans Tezi, Eğitim Bilimleri Ana Bilim Dalı Danışman: Prof. Dr. Ülkü KÖYMEN Temmuz 2002, 106 sayfa Bu deneysel araştırmanın genel amacı, İkili Kodlama Kuramı'na dayalı, konu ile ilgili animasyonlar bulunan ders yazılımıyla yapılan öğretimi ve yine aynı kurama dayalı, konu ile ilgili resimler bulunan ders yazılımıyla yapılan öğretimi, geleneksel- öğretmen merkezli yöntemle yapılan öğretimle karşılaştırarak bunların akademik başarıya, öğrenme düzeylerine ve kalıcılığa etkisini belirlemektir. Araştırma 2000-2001 öğretim yılının ikinci yarıyılında, Adana ili Seyhan ilçesinde bulunan Mimar Kemal İlköğretim Okulu'nda gerçekleştirilmiştir. Önce tüm dördüncü sınıflardan yansız seçimle iki farklı sınıf seçilmiştir. Sonra bir deney (birinci deney grubu) ve kontrol grubu bu sınıfların birinden yansız olarak seçilmiştir. Ve diğer deney grubu (ikinci deney grubu) diğer sınıftan yansız olarak seçilmiştir. Her grup 1 8 öğrenciden oluşmaktadır. Birinci deney grubu konuyla ilgili animasyonlardan oluşan yazılımla çalışırken, ikinci deney grubu konuyla ilgili resimlerden oluşan yazılımla çalışmıştır. Yazılımlar araştırmacı tarafından bu araştırma için temelde ikili kodlama kuramına dayalı olarak hazırlanmıştır. Kontrol grubunda ise öğretim, geleneksel-öğretmen merkezli olarak yürütülmüştür. Araştırma verilerinin analizinde, varyans analizi (ANOVA) ve kovaryans analizi (ANCOVA) kullanılmıştır. Araştırma sonuçları, deney gruplarıyla kontrol grubu arasında öğrencilerin akademik başarıları, öğrenme düzeyleri ve öğrenmedeki kalıcılık düzeyleri açısından deney grupları lehine anlamlı farklılıklar olduğunu göstermiştir. Araştırma bulgularıyla ilgili bir diğer önemli bir nokta da, deney grupları arasında son- test akademik başarı puanları ve öğrenme düzeyi puanlan arasında anlamlı bir fark çıkmazken, son-testten 14 gün sonra yapılan kalıcılık testi akademik basan puanlan ve öğrenme düzeyi puanları arasında birinci deney grubu lehine anlamlı bir farklılık çıkmasıdır. Anahtar Sözcükler: İkili Kodlama Kuramı, Multimedya ve Öğrenme, Fen Bilgisi Öğretiminde Animasyonlar, Fen Bilgisi Öğretimi.
Sosyal bilgiler dersinde çoklu ortamın öğrencilerin akademik başarıları ve derse karşı tutumları
ÖZET Bu araştırmanın amacı, ilköğretim yedinci sınıf sosyal Bilgiler dersinde, çoklu ortamın, öğrenci başarısı ve derse karşı tutumu üzerindeki etkisini ortaya koymaktır. Bu nedenle araştırmada deneysel yöntem kullanılarak çoklu ortamda ders gören bir grupla, bu ortamın kullanılmadığı bir grup karşılaştırılmıştır. Araştırmanın denekleri, Şişli Terakki Vakfı Okulları İlköğretim Okulu 1999-2000 öğretim yılında yedinci sınıfa devam eden öğrenciler arasından seçilmiştir. Araştırma doğal ortamda yürütüldüğü için, denek seçerken var olan şubelerin sınıf mevcudu ve grupların hazır bulunuşluk düzeyi dikkate alınmıştır. Deney ve kontrol grubu belirlenmesinde seçkisiz yöntem kullanılmıştır. Atama sonucu 7A deney, 7E kontrol grubu olmuştur. Deney ve kontrol grubunda toplam 46 öğrenci mevcuttur. Araştırmada denel işlem çoklu ortamda gerçekleştirilen öğretim programı, Sosyal bilgiler dersi, "Yurdumuz" ünitesi, işlenirken uygulanmıştır. Deney grubunda konu işlenirken öğretim araçlarından, bilgisayar, televizyon, video, slayt makinesi, tepegöz araçları kullanılarak konuyla ilgili görsel ve işitsel materyaller işe koşulmuştur. Buna karşılık kontrol grubunda da aynı konu benzer biçimde işlenmesine rağmen öğretim araçlarının kullanılmasına yer verilmemiştir. Araştırmanın denencelerini sınamak amacıyla, çoklu ortamda ders gören grup ile bu ortamda ders görmeyen gruptaki öğrencilerin, ön test ve öntutum, sontest ve sontutum testlerinden aldıkları puanlar hesaplanmıştır. Bu puanlar dikkate alınarak ortalama ve standart sapmalar bulunmuştur. Deney ve kontrol gruplarının ön tutum ve öntest puanları kontrol altına alınarak, sontutum ve sontest puanlan arasında anlamlı bir farklılık olup olmadığını anlamak amacıyla kovariyans analizi yapılmıştır. Araştırmanın bulguları, çoklu ortamın öğrenci başarısı ve derse karşı tutumu üzerinde, geleneksel öğretim ortamına göre bir farklılık yaratmadığını ortaya koymuştur.
World-Wide-Web üzerinde çokluortam veritabanı uygulaması
ÖZET Son yıllarda entegre devre ve iletişim teknolojilerindeki ilerileme ile bilgi işlemede daha önce görülmemiş işlem ve iletişim hızlarına erişilebilmiştir. Bunun doğal bir sonucu olarak da önceden işlemesi çok pahalı olan çokluortam veri de bilgi işlemde yaygın olarak kullanılmaya başlandı. Ses, video ve resim gibi çokluortam verisi daha çok gerçek hayatın aynen bilgi işleme hazır hale getirilmesi ile oluşturulur ve sekizli başına en düşük anlamı ifade eden veri tipidir. Sonraki kuşak bilgisayar sistemleri ise daha da büyük bilgiyi yine daha hassas ve yaygın işleme yeteneğine sahip olacaklardır. Bu gelişmeler doğrultusunda, çokluortam verisini daha etkin işlemek için yeni bilgisayar algoritmaları ve işlem teknikleri geliştirilmeye başlanmıştır. Yeni teknikler çokluortam verisinin hatalara karşı neredeyse duyarsız olmasından faydalanıp işlem ve/veya iletişim hızını arttırmaya yönelik olarak geliştirilmişlerdir. Öte yandan Internet dünya çapında ve her geçen gün yayılarak, özellikle uzak mesafeler arasında haberleşmenin en önemli araçlarından biri haline gelmiştir. Internet' in böylesi genişlemesindeki en önemli etmen ise basitleştirilmiş bazı iletişim kurallarına uyabilen her bilgisayara kullanım imkanı vermesidir. Bu tezde yukarıda sayılar gelişmelerin genel yapısı üzerinde durulup, çokluortam verisinin yönetimi, düzenlenmesi ve WWW üzerinde yayınlanmasını sağlayacak bir "Çokluortam Haberler Veritabanı" geliştirilmiştir. XII
Floating-point hardware designs for multimedia processing
In this dissertation floating-point arithmetic circuits for multimedia processing aredesigned. The arithmetic operations floating-point add, floating-point multiply, floatingpointmultiply-add and floating-point division are researched and specific hardware designsfor them are implemented. The multimedia instructions are single instruction multidata (SIMD) type instructions. Hardware designs that perform operations on packed dataincrease the speed of the execution of floating-point multimedia instructions. In this dissertation,multiplication, addition, subtraction and reciprocal operations are speed up andadditional functionalities are added using packet floating-point numbers.
Görsel tasarım açısından fen ve teknoloji dersi yazılımlarının değerlendirilmesi
Bu araştırmanın genel amacı, İlköğretim Fen ve Teknoloji dersi yazılımlarının görsel tasarım özelliklerinin değerlendirilmesidir. Araştırma 2008-2009 öğretim yılının bahar yarıyılında, Çukurova Üniversitesi Ceyhan Meslek Yüksekokulunda Bilgisayar Teknolojisi ve Programlama Programı öğrencileri ile yapılmıştır. Bu araştırmada yarı-deneme modellerinden biri olan eşitlenmemiş kontrol gruplu model uygulanmıştır. Araştırmada yansız atama ile iki ayrı sınıf deney ve kontrol grubu olarak kullanılmıştır. İlköğretim Fen ve Teknoloji dersi yazılımlarından Bilden, Eurosoft, Kraker ve Zambak yazılımlarına ulaşılmıştır. Kontrol ve deney gruplarına ön-test ve son-test uygulanmış ve dört ayrı ilköğretim 7. sınıf. Fen ve Teknoloji ders yazılımı öğrencilerin görüşlerine sunulmuştur.Çalışma grubunu, Çukurova Üniversitesi Ceyhan Meslek Yüksekokulu Bilgisayar Teknolojisi ve Programlama programında bulunan, II. Sınıf öğrencileri oluşturmaktadır. Normal öğretim sınıfı Kontrol grubu, İkinci öğretim sınıfı ise Deney grubu olarak atanmıştır. Bu araştırmanın örneklemini her sınıftan 20 öğrenci olmak üzere toplam 40 öğrenci oluşturmuştur Kontrol grubu 20 öğrenciden ve Deney grubu 20 öğrenci olmak üzere toplam 40 öğrencidir.Verileri toplamak için ?Görsel Tasarım Ölçeği? kullanılmıştır. Araştırma sonucunda elde edilen verilerin çözümlenmesi için, SPSS 17.0 istatistik paket programından yararlanılmıştır. Yazılımlar arasında yapılan karşılaştırılmalarda tek yönlü varyans analizi kullanılmıştır. Deneysel grup ile kontrol grubu arasında ?Görsel Tasarım Ölçeği? konularında farklılık olup olmadığı da araştırılmıştır. Bu verilerin değerlendirilmesinde iki yönlü varyans analizi kullanılmıştır.Çalışmanın sonucunda görsel tasarım açısından, yazılımlar arasında anlamlı farklılıklar gözlemlenmiştir. Yazılımlar ile yapılan çalışmalar sonucunda görsel tasarım ölçeğine göre Deney ve Kontrol grubu arasında anlamlı bir farklılık bulunamamıştır.
Utilisation des technologies de l'information et de la communication en FLE en Turquie
Notre étude sur l'utilisation des technologies de l'information et de la communication en FLE en Turquie se compose trois parties principales.Dans la première partie; on a essayé généralement d'étudier l'histoire des technologies de l'information et de la communication. Du passé à notre jour, les développements technologiques ont été étudiés et on a parlé de l'usage des technologies dans la domaine de l'éducation.Dans la seconde partie; on a exprimé des moyens technologiques utilisés dans l'enseignement du français, les avantages et les desavantages pour l'enseignant et aussi l'apprenant, des fiches pédagogiques dont on peut profiter dans les leçons.La troisième partie comprend l'usage des technologies de l'information et de la communication en Turquie, et son développement. De plus, on a parlé sur l'enseignement du français en langue étrangère en Turquie. Finalement, on a indiqué l'usage des technologies de l'information et de la communication en français, en Turquie et on a proposé quelques modernités.?
Çoklu ortam kanal ilkesine ve sunum biçimlerine göre çözümlü örneklerle desteklenerek hazırlanmış yazılımların öğrencilerin akademik erişi ve öğrenme deneyimine etkisi
Çoklu ortam kuramı temelinde son yıllarda yapılan araştırmalar, çok ortamlı öğrenme çevrelerinde öğrenmenin etkili ve verimli olması için pek çok ilke üretmiştir. Bu ilkelerin farklı bağlam ve koşullarda geçerliliğin denenmesine ihtiyaç vardır. Bu çalışmada oran- orantı konusu ve çözümlü örnekler ortak bileşeni bağlamında kanal ilkesi ve bölümlere ayırma ilkesi test edilmiştir.Çoklu ortam kuramının genel ilkeleri temelinde 6. sınıf matematik dersinde oran- orantı konusunun öğretimi için çözümlü örneklerle desteklenen bir yazılım hazırlanmıştır. Daha sonra bu yazılımdan kanal ve bölümlere ayırma ilkelerine göre çaprazlanmış dört farklı sürüm üretilmiştir. Kanal ilkesine göre metinsel- görsel ve seslendirilmiş formatlar hazırlanmıştır. Bölümlere ayırma ilkesine göre ise bütünsel ve ardışık sunum formatları oluşturulmuştur. Bütünsel sunum biçiminde öğrencinin öğrenmesi gereken bilgiler, matematiksel düşünme becerisinin tüm aşamalarını kapsayan bütünler halinde verilmiştir. Ardışık sunum biçiminde, bölümlere ayırma ilkesi kullanılmıştır. Her bir ayrım matematiksel düşünme becerisinin alt aşamalarına kapsayan ardışık birimler şekilde sunulmuştur. Bu yazılımlarda konu kapsamı, sunulan örnekler ve örneklerin sayısı aynıdır. Yazılımların ortak bileşeni çözümlü örnekler yöntemi ve matematiksel düşünme becerisidir. Örneklerin sunumunda önce tam çözümlü, sonra yarı çözümlü (problemi tamamlama), daha sonra da çözülmemiş problemler sırası izlenmiştir.Böylece kanal ve bölümlere ayırma ilkelerinin etkisini test edebileceğimiz dört farklı sürüm üretilmiştir: İlk sürüm metinsel- görsel bütünsel sunum (MB), ikinci sürüm metinsel- görsel ardışık sunum (MA), üçüncü sürüm seslendirilmiş/metinsel- görsel bütünsel sunum (SB) ve dördüncü sürüm seslendirilmiş/görsel-metinsel ardışık sunum (SB) biçiminde geliştirilmiştir.Bu araştırmanın genel amacı; oran- orantı konusunda, seslendirilmiş/görsel-metinsel ve ardışık/bütünsel sunum biçimleri ile öğrenmenin, akademik başarı ve öğrenme deneyimi değişkenlerine etkisini incelemektir. Araştırma, matematik dersi oran- orantı konusunda, 2010- 2011 Eğitim- Öğretim yılının ikinci döneminde DSİ Baraj İlköğretim Okulunda 6. sınıfta ve dört farklı şubede (A- B- C- D) öğrenim gören 97 öğrenciyle yapılmıştır. Gruplar, seslendirilmiş/ metinsel- görsel bütünsel sunum (SB), seslendirilmiş/ metinsel- görsel ardışık sunum (SB), metinsel- görsel bütünsel sunum (MB) ve metinsel- görsel ardışık sunum (MA) gruplarına yansız olarak atanmışlardır.Veri toplama aracı olarak açık uçlu akademik başarı testi ve öğretim süreci değerlendirme anketi kullanılmıştır. Akademik başarı değişkenleri açık uçlu akademik başarı testlerinden elde edilmiştir. Dört alt değişkenden oluşmaktadır: konunun öğrenilme düzeyini gösteren akademik erişi, öğrencinin problem çözümlerinde yaptığı yanlış sayısı, öğrencinin problem çözümlerinde hissettiği zorluk algısı ve öğrencinin problem çözümlerinin doğruluğuna ilişkin kendine güven düzeyi. Öğretim süreci değerlendirme anketi ile öğrencinin yazılımla öğrenme deneyimine ilişkin veriler toplanmıştır. Dört alt boyuttan oluşmaktadır: öğrenenin öğretim tasarımına ilişkin deneyim algısı, yazılımla çalışırken hissettiği akış, yazılımla konuyu öğrenirken hissettiği zorluk algısı ve yazılımla çalışmanın getirdiği kendine olan güven düzeyi. Ayrıca başarı ve süreci değerlendirme değişkenlerinin birbirleri ile ilişkileri de araştırılmıştır.Öğrencilere uygulama öncesinde öğrencilerin çalışan bellek kapasitesini belirlemek için sayı dizi bellek testi, akademik başarı düzeylerini belirlemek için açık uçlu akademik başarı ön testi verilmiştir. Öğretim sonunda, açık uçlu akademik başarı son testi ve öğretim süreci değerlendirme anketi uygulanmıştır. Açık uçlu akademik başarı son test puanlarından, ön test puanları çıkartılarak akademik erişi puanları hesaplanmıştır. Ayrıca açık uçlu akademik başarı testinde öğrencilerin her bir soru için zorluk algısını ve güven düzeyini belirleyen 5'li derecelendirme ölçeği kullanılmıştır. Ön ve son testlerde öğrencilerin literatürdeki karşılaşılan yanlışlara göre yapılan yanlış sayılarının çetelesi tutulmuş ve analizi yapılmıştır.Araştırmada elde edilen nicel verilerin analizi SPSS 17 programında yapılmıştır. Verilerin betimsel analizi için aritmetik ortalama, standart sapma ve standart hata değerleri verilmiştir. Karşılaştırmalı analizler için ANOVA, Kruskal Wallis, Pearson Korelasyon ve Regresyon testleri kullanılmıştır.Araştırmanın bulgularına göre akademik erişi puanları incelendiğinde, en başarılı grubun seslendirilmiş ardışık grup olduğu görülmüştür. Ayrıca metinsel ardışık grupla seslendirilmiş ardışık grup karşılaştırıldığında, seslendirilmiş ardışık grup lehine anlamlı bir fark olduğu görülmüştür. Öğretim sürecini değerlendirme anketinden elde edilen sonuçlar incelendiğinde; gruplar akış değişkenine göre karşılaştırıldığında, metinsel ardışık gruba göre metinsel bütünsel grup lehine anlamlı bir fark olduğu görülmüştür. Ayrıca akışı yordamak için yapılan regresyon analizi sonuçlarına göre; öğretim tasarımı ve güven düzeyinin akış üzerinde anlamlı bir yordayıcı olduğu görülmektedir. Ancak zorluk algısı, akışın anlamlı bir yordayıcısı değildir. Bu sonuçlara dayanarak matematik konularında hazırlanacak yazılımlar için: a) Bütünsel sunumlar seslendirme ile desteklenmelidir. b) Ardışık sunumlar seslendirme ile desteklenmelidir. c) Seslendirmenin kullanılmadığı durumlarda bütünsel sunum yapısı tercih edilmelidir. d) Seslendirmenin kullanılmadığı sunumlarda ardışık yapıdan kaçınılmalıdır.
Iraqi EFL teachers' beliefs and practices of multimedia in ELT classes
Technology has become an important and inevitable part of our lives nowadays, especially in the field of education; it has a big role in improving ways of teaching and enhancing teaching techniques in many ways. In language teaching, multimedia has a great impact on students' achievement. This descriptive study investigated Iraqi EFL teachers' beliefs and teachers' practice of multimedia by using quantitative data collection methodology. The participants of the study consisted of 39 females and 64 male EFL teachers from various schools of Iraq. The results of the study showed that while Iraqi EFL teachers had a positive attitude towards the integration of multimedia in their classes, they had a low level of their practice of multimedia in their own classes. However, the results in both cases showed a little difference in both male and female teachers. According to the results of the study, female teachers were more positive about using multimedia and more active in their integration of multimedia in their classes when compared to male teachers. Keywords: Multimedia Technology, Information and Communication Technology, Teachers' Beliefs, English as a foreign language, Teachers' Practices.
Üniversitelerde lisans programlarında yer alan interaktif medya tasarımı ders programının değerlendirilmesi ve bir program önerisi
Bu araştırmada üniversitelerde lisans programlarında yer alan interaktif medya tasarımı/Multimedya (IMT) dersinin değerlendirilerek, ?İnteraktif Medya Tasarımı-I-II Dersleri için önerilen ders içeriklerine? öğretim elemanlarının katılma dereceleri; sektör uzmanlarından ?İnteraktif Medya Tasarımı-I-II Dersleri için Öğrencilerde Bulunması Gereken Yeterliliklere Ne Kadar Sahip Oldukları?; öğrencilerin de ?dersin uygulanışı hakkındaki görüşlerini? ölçmek ve yeni bir program önerisi sunmak hedeflenmiştir.Çalışmanın evrenini İstanbul'da bulunan tesadüfi yöntemle seçilen sanat eğitimi veren fakültelerin grafik tasarımı, iletişim tasarımı, görsel iletişim tasarımı, grafik sanatlar, iletişim tasarımı/multimedya ile interaktif medya tasarımı bölümlerinde eğitim veren 53 öğretim elemanı, 207 öğrenci ile reklamcılık vakfına bağlı reklam ajansları/İnteraktif Ajanslar/Video-Post Prodüksiyon alanında çalışan sektör uzmanlarından 63 kişi olmak üzere toplam 323 kişi oluşturmaktadır. Araştırma tarama modelinde betimsel bir çalışmadır.Veri toplama amacıyla ilk önce ders içerikleri incelenmiş, 5'li likert ölçeğine göre ortak bir içerik oluşturulmuştur. Veri toplama aracı olarak öğretim elemanları, sektör uzmanları ve öğrenciler olmak üzere üç veri toplama aracı kullanılmıştır. Bu ders içeriğinin; hocalardan ve sektör uzmanlarında elde edilen sonuçlar için ortalama bir katılım değeri hesaplanmıştır. Bu katılım değerleri ile demografik değişkenlere ve üniversitelere göre karşılaştırmalar yapılmıştır. Veriler parametrik olmadığından Mann-Whitney ve Kruskal-Wallis testleri kullanılmıştır. Öğrenciler için kullanılan veri toplama aracında; üniversiteye göre uygulanan veri toplama aracındaki bazı soruların farklılık gösterip göstermediğini ölçmek amacıyla bağımsız T testi ve ANOVA'nın non-parametrik alternatifleri olan mann whitney ve kurskal-wallis testleri uygulanmıştır. Ayrıca; öğretim elemanı, hocalar ve öğrenciler için kullanılan veri toplama aracında demografik değişkenleri tablo halinde, frekans ve yüzde olarak verilmiştir.Araştırmanın sonunda; öğretim elemanlarının %100'ü üniversitelerde interaktif medya tasarım dersinin olmasını, %96.2'si ses tasarım ve düzenleme dersinin olmasını belirtmişlerdir. %79.3'ü öğrencilerin interaktif medya tasarımı dersini aldıktan sonra uluslararası standartta proje hazırlayabileceklerini belirtmişlerdir. Sektör temsilcilerinin; %81.2'si İnteraktif Medya Tasarımı derslerinde izlenen müfredatın sektörü takip etmeye yönelik olmadığını düşünmektedir. %96.9'u sektörde (IMT) alanında uzmanlaşmış nitelikli eleman sayısının yetersiz olduğunu düşünmektedir. Sektör uzmanlarının %71.4'ü anketlerde belirtilen ders içeriğinin bilinmesi durumunda mezunların sektörde IMT' nın kullanıldığı her alanda çalışabileceklerini belirtmişlerdir. Sektör uzmanlarının %82.5'i mezunların IMT ve Video Prodüksiyon konularında yetersiz olduğunu belirtmişlerdir. %80.9'u STD konularında yetersiz olduklarını belirtmişlerdir. Buna göre her 10 sektör temsilcisinden 8'i mezunları IMT konularında yetersiz bulmaktadır.Öğrencilerin %50.2'si IMT'yi grafik tasarımın geleceği olarak görmektedirler. %53.1'i New Graphic Design dersi almak istemektedirler. Öğrencilerin IMT dersinde aksaklık yaşadıkları nedenler sorusuna önem sırasına göre 1. Ders içeriklerinin işletmelerle uyumsuzluğu, 2. İşletmelerin IMT yönelik müfredat dışı beklentilerde olmasını, 3. Alanında yeterli hoca sayısının azlığını gerekçe göstermişlerdir. Özel üniversitelerdeki öğrenciler devlet üniversitelerine nazaran derslerde öğretim elemanının yeni teknolojileri daha çok kullanmakta ve tanıtmakta olduğu yönünde görüş bildirmişlerdir.Sonuç olarak; öğretim elemanları bu içeriğin üniversitelerde verilmesi gerektiği yönünde, sektör temsilcileri de bu içerikleri mezunlar edindiklerinde sektörde IMT'nin kullanıldığı her alanda çalışabileceklerini, araştırmanın yapıldığı 2012 yılı itibari ile sektördeki mezunların yetersiz olduğu yönünde görüş bildirmişlerdir. Buradan hareketle üniversitelerdeki IMT ders içeriklerinin yenilenmesi sonucu çıkarılabilir.Anahtar Kelimeler: İnteraktif Medya Tasarımı, Çoklu ortam (multimedya), Multimedya, Eğitim, Multimedya Eğitimi
Fikrî mülkiyet hukukunda bilgisayar oyunlarının korunması
Bu çalışmada kimi insanlar için günlük yaşamlarının ayrılmaz bir parçası haline gelen bilgisayar oyunlarının fikrî mülkiyet hukuku çerçevesinde nasıl korunduğu, daha doğru ifadeyle nasıl korunabileceği incelenmiştir. Tercih edilen bilgisayar oyunu tabiri dijital oyun, video oyunu, ses oyunu, mobil oyun gibi kavramların hepsini kapsar şekilde bir üst kavram olarak kullanılmıştır. İnceleme yapılırken Türk hukukunun yanı sıra, yabancı hukuk sitemleri ve uluslararası hukukî durum da izah edilmiş; yerli ve yabancı mahkeme kararları ile anlatım güçlendirilmeye çalışılmıştır. Çalışmamız yalnızca Fikir ve Sanat Eserleri Kanunu çerçevesinde değil, Sınai Mülkiyet Kanunu ve sair mevzuat da göz önünde tutularak kaleme alınmıştır. Bilgisayar oyunlarının giderek genişleyen sosyal ve ekonomik etkileri, Twitch, YouTube gibi yayın platformlarında yapılan oyun yayınları, oyuncuların geliştirdiği modlar, e-spor müsabakaları gibi hususlar dikkate alındığında bu alanın kendi haline bırakılamayacağı çok daha net görülecektir. Çalışmanın odağını bilgisayar oyunlarının fikrî mülkiyet hukukunda korunması bağlığında tutabilmek için oyunların türlerinin incelenmesi, oyun platformlarının tek tek izahı gibi gerekli olmayan değerlendirmelerden kaçınılmıştır. Bu sebeple çalışmada bilgisayar oyunlarının tarihi ve oyun geliştirme süreçleri kısaca izah edilmiş, bilgisayar oyunlarının mevcut mevzuatlar kapsamında nasıl korunabileceği açıklanmış, korumaya dair yerli ve yabancı doktrin irdelenmiş, bilgisayar oyun sektöründe akdedilen sözleşmeler hakkında bilgi verilmiş ve buna ek olarak tespit edilen sorunların nasıl giderilebileceğine ilişkin çözüm önerileri sunulmuştur.
Multimedya uygulamalarının yabancı dil öğrenmedeki rolü: Örnek bir interaktif CD önerisi
Hızla gelişen teknoloji, günümüzde hayatın her alanını önemli ölçüde etkilemekte ve değiştirmektedir. Gelişen teknolojiye bağlı olarak değişen ve gelişen alanlardan biri de eğitimdir. Daha nitelikli bir eğitim için günümüzde bilgisayar teknolojilerine, eğitim alanında daha sık ve etkin olarak yer verilmektedir. Fen Bilimlerinden, Sosyal Bilimlere, Güzel Sanatlardan, dil öğrenimine kadar eğitim alanında teknoloji etkili bir şekilde değerlendirilmektedir. Teknoloji, eğitim alanında çoğunlukla bilgisayarlar aracılığı ile kullanılmaktadır. Öğretimde bilgisayarların kendine bir yer edinmesi ile birlikte Multimedya uygulamalar da eğitim hayatında yerini almıştır. Teknolojinin eğitimdeki yadsınamaz yerine karşılık bu alandaki en büyük sorun teknolojiye dayalı eğitim materyali hazırlama konusudur. Teknolojiye dayalı bir eğitim materyali hazırlamak amacıyla yapılan bu çalışmada, öncelikle öğrenmeye etki eden etkenler, öğrenme ilkeleri ve stratejileri ve öğretme teknikleri ile ilgi literatür incelenmiştir. Daha sonra yabancı dil öğretimi ve yabancı dil öğretiminde kullanılan strateji, teknik, yaklaşım ve yöntemler hakkında kaynak taraması yapılmıştır. Son olarak da öğretim teknolojileri ve multimedya sistem konusu taranarak, bu çalışma kapsamında hazırlanan örnek multimedya uygulamada dikkat edilmesi gereken hususlar saptanmıştır. Hazırlanan materyalin konusu ülkemizde ki pek çok akademisyenin önünde büyük bir engel teşkil eden, yabancı dil (İngilizce) öğrenimi olarak seçilmiştir. "YDS İçin Resimli Bağlaçlar Sözlüğü" adı verilen, bu multimedya uygulamasında Türkiye'de yapılan Yabancı Dil Sınavında daha önceden sorulan sorular dikkate alınarak tez çalışmasının uygulama bölümünde yer alan 53 adet bağlaç belirlenmiştir. Daha sonra seçilen bağlaçlar kelime öğretim yöntemleri ve grafik tasarım ilkeleri doğrultusunda görselleştirilmiştir. Bilgisayar ortamında hazırlanan görsellerin hikâyeleri seslendirilerek, etkileşimli bir multimedya uygulaması yapılmıştır. Çalışmanın çıktısı interaktif CD haline getirilmiştir. "YDS İçin Resimli Bağlaçlar Sözlüğü" adlı bu çalışma ile YDS'ye hazırlanan akademisyen ve akademisyen adaylarının İngilizce Bağlaçların Türkçe anlamlarını öğrenmeleri hedeflenmiştir. Ayrıca çalışmanın dil öğretimi için hazırlanacak teknoloji temelli eğitim materyalleri için yardımcı kaynak olması amaçlanmıştır. Bu araştırma ile yapılan uygulama çalışması, bundan sonra yapılacak benzer araştırmalar için bir öneri sunmaktadır.
Yabancı dil öğretiminde basılı materyallere sağlanan mobil çokluortam desteğinin kelime öğrenimine ve motivasyona etkisi
Mobil araçların sahip olduğu ulaşılabilirlik, kişiselleştirilebilirlik ve taşınabilirlik gibi kendine özgü nitelikler, öğrenciler için sınıf dışı öğrenme, alıştırma ve uygulama çalışmalarının gerçekleştirilmesinde büyük bir potansiyel sunmaktadır ve birçok yarar sağlayabilir. Bu potansiyeli kullanarak dil öğreniminde cep telefonlarının kullanımını araştıran çok az sayıda çalışma vardır. Öğrencilerin kelime hazinelerinin geliştirilmesinde mobil cihazların kullanılması üzerine yapılan araştırmalar ise yok denecek kadar azdır. Bu çalışmanın temel amacı cep telefonu teknolojisini kullanarak eğitim ve öğretim süreçlerinin etkin ve verimli hale getirilmesine katkıda bulunmaktır.Bu çalışma ile İngilizce eğitiminde, cep telefonlarının kullanımı ile ilgili potansiyeli ortaya çıkarmak ve özellikle cep telefonlarının kelime öğrenimine olan etkilerinin araştırması hedeflenmektedir. Bu araştırmada nitel veriler, nicel verilerle elde edilen bulguları desteklemede kullanılmıştır. Toplanan nitel ve nicel veriler hibrit yöntemler kullanılarak analiz edilmiştir. Nicel veriler karışık ölçümler için iki faktörlü ANOVA analizine tabi tutulmuş; nitel verilen analizinde ise örüntü analizi işe koşulmuştur.Araştırmanın nicel kısmında öntest/sontest kontrol gruplu deneysel tasarım deseni kullanılmıştır. Nitel kısmında ise araştırma sonunda öğrencilerle yarı-yapılandırılmış görüşmeler yapılmış ve açık uçlu soruların yer aldığı değerlendirme anketi uygulanmıştır. Çalışmanın katılımcıları Ankara'da bulunan bir üniversitemizin İngilizce bölümündeki öğrencilerdir. Bu çalışmada aynı içeriğin kitap ile mobil cihaz desteği ve ders kitabı ile işlenmesinin kelimelerin öğrenilmesinde etkililiği karşılaştırılmıştır. Nicel verilerin analiz sonuçları cep telefonu kullanımının kelime öğreniminde olumlu etkileri olduğunu göstermiştir. Görüşmelerde ve açık uçlu anket sorularına verilen cevaplar bu sonucu desteklemektedir. Bütün katılımcılar kullanılan cep telefonu uygulaması hakkında olumlu geri bildirimler vermişlerdir.
Lisans düzeyindeki görsel iletişim tasarımı eğitiminde çoklu ortam (multimedya) kullanımı: Ankara'daki görsel iletişim tasarımı bölümlerinin incelenmesi
Araştırmada lisans düzeyindeki görsel iletişim tasarımı eğitiminde çoklu ortam (multimedya) tasarımı konusunda öğrenci başarısı ve bilgi seviyelerini ölçmek amaçlanmıştır. Çoklu ortamın (multimedya) görsel iletişim tasarımı alanındaki tarihsel gelişim süreci ve bileşenlerinin detaylı bir şekilde verilmeye çalışıldığı bölüm araştırmanın kuramsal alt yapısını oluşturmuştur.2009-2010 öğretim yılında Ankara ilinde bulunan üniversitelerin görsel iletişim tasarımı eğitimi veren fakülteleri araştırmanın evrenini, bu alanda eğitim veren 5 fakültede öğrenim gören 100 öğrenci örneklemini oluşturmaktadır. Araştırma tarama modelinde betimsel bir araştırmadır. Veri toplama aracı iki bölümden oluşturulmuştur. Araştırmaya katılan öğrencilerin kişisel bilgileri tablo halinde, frekans ve yüzde olarak verilmiştir. Öğrencilere uygulanan bilgi testinde aldıkları puanların, okudukları okullara göre farklılık gösterip göstermediğini kontrol etmek için T testi ve tek yönlü varyans analizi uygulanmıştır. Ayrıca görsel iletişim tasarımı eğitimi veren fakültelerin bölüm programlarında çoklu ortam (multimedya) tasarımı içeren derslerin yeterli olup olmadığına ilişkin görüşlerini almak için görsel iletişim tasarımı alanında farklı kademelerde görev yapan 12 öğretim elemanı ile yüz yüze görüşmelerde bulunulmuştur.Araştırma sonunda, yaş ve cinsiyetin, araştırmaya katılan öğrencilerin başarısı açısından önemli bir fark göstermediği gözlenmiştir. Bilgi testinden elde edilen toplam puan değerlendirildiğinde öğrencilerin yeterli olmadıkları ortaya çıkmıştır. Ayrıca araştırmaya katılan öğretim elemanlarının büyük çoğunluğu çalıştıkları kurumlardaki çoklu ortam (multimedya) tasarımı eğitiminde uygulanan ders programlarının içeriklerinin kısmen yeterli olduğu ve geliştirilmesi gerektiği yönünde görüş bildirmişlerdir.
Photoshop programının grafik anasanat atölye öğrencilerine bilgisayar destekli öğretimde CD ile öğretilmesinin değerlendirilmesi
Bilgisayar çağını yaşadığımız 21. yüzyılın bu ilk dönemlerinde üretim, tanıtım, iletişim, sağlık vb. gibi alanlarda bilgisayar oldukça büyük bir ihtiyaç olmuştur. Olmazsa olmaz haline gelen bilgisayarın kendini en çok gösterdiği yerlerden biri de tanıtım ve reklam konusunda hizmet veren grafik tasarımdır.Grafik tasarımda bilgisayar çok uzun zamandır kullanılmaktadır. Bilgisayarın son yirmi yıldır, grafik tasarıma üst düzeyde destek verdiğini söyleyebiliriz, Yazılım şirketleri bilgisayarda tasarım yapılması konusunda birçok yazılım programını kullanıma sunmuştur. Bunlardan biriside Photoshop'tur. Photoshop, baskı ve web tasarımlarında çok kullanılan bir programdır. Dünyadaki bütün tasarım şirketlerinde Photoshop'un kullanıldığını söyleyebiliriz. Türkiye'de de Photoshop programı, tasarım sektöründe çok yaygındır. Genellikle Türkiye'deki Güzel Sanatlar Fakülteleri grafik tasarımcılar yetiştirmektedir. Aynı zamanda Resim-İş öğretmenliği hakkını kazanan ancak ataması yapılmayan öğrencilerinde alternatif sektör olarak grafik tasarımı tercih ettiğini söylemek mümkündür. Bu durumun, öğrencileri tasarım programlarını öğrenmeye teşvik ettiğini söyleyebiliriz. Bunların başında da Photoshop gelmektedir. Fakat bu programın düzenli bir şekilde ders müfredatı içerisinde öğretildiğini söylemek pek mümkün değildir. Grafik Anasanat derslerine giren öğretim elemanlarının grafik tasarım konusunda yeterli bilgiye sahip olduğunu söyleyebiliriz. Ama kendi alanlarını ilgilendiren tasarım programları hakkındaki bilgilerinin yeterli olduğunu söyleyemeyiz. Bu konudaki eksiklik kendini göstermektedir.Bizim bu çalışmadaki amacımız; bu eksikliğin giderilmesi için CD ortamında hazırlanmış derslerle Photoshop'un öğrencilere öğretilmesini sağlamaktır. Bu sebeple Photoshop'un, öğretici faktörü olmadan bilgisayarda CD ile öğretilip öğretilemeyeceğini değerlendirmeye çalıştık. Bu genel amaç doğrultusunda alt amaçlar oluşturduk.Bu çalışmada nicel araştırma ile deneysel yöntemi kullandık. Çalışmanın genel evrenini Türkiye'deki Resim-iş Öğretmenliği, 2. Sınıf grafik öğrencileri oluşturmaktadır. Araştırma evrenini Gazi Üniversitesi Resim Bölümü, örneklemini ise, Gazi Üniversitesi Resim-İş Öğretmenliği 2. Sınıf grafik öğrencileri oluşturmaktadır. Çalışmaya kontrol ve deney grubu şeklinde iki grupla başladık. Photoshop programını, deney grubuna BDE'de CD ile gösterdik. Kontrol grubuna ise Photoshop'u geleneksel öğretim yöntemi ile öğretmeye çalıştık. Altı haftalık öğretim süresi belirledik. Haftada 4 saat olmak üzere toplamda 36 saat uygulama yaptık. Daha sonra alt amaçlar doğrultusunda hazırlamış olduğumuz görüşme formunu öğrencilere yazılı olarak sunduk ve yazılı olarak aynı şekilde cevap aldık. Öğrencilerin vermiş olduğu cevapları exell programında tablolara dönüştürdük. Frekanslarına göre yüzdelik değerlerini aldık ve bu değerlerden bulgulara ulaştık.Bulgular ve yorum kısmında elde ettiğimiz veriler doğrultusunda BDE'de CD ile öğretimin öğrenciler üzerinde çok fazla etkili olmadığını, öğrencilerin amaçladığımız şekilde öğretici faktörü olmadan öğrenmeyi tam ve doğru şekilde gerçekleştiremediği sonucuna ulaştığımızı söyleyebiliriz. Bununla birlikte öğrencilerin tam donanımlı ve her öğrenciye bir bilgisayar düşecek şekilde uzun süreli bir öğrenmeye tabi tutulması gerektiği sonucuna ulaştığımızı söyleyebiliriz.
A content analysis study on the use of literary texts and multimodality in language classes
The purpose of the study is to examine the effectiveness of literary works as a medium for the multimodality principle in language classes. The study has two focal points, the first of which is to highlight the efficiency and advantages of literature usage in language classes. The second is to emphasize the strenghts of multimodality. Both conclusions have come after a wide and detailed literature review supported by the analysis and comments of the contributors of the field; a content analysis based study. Conclusions are based on the comparison of methods concerning language instruction. The research in the field demonstrates that rather than using traditional, uni-modal approaches in language learning environment, literary works presented in a multimodal context enchance the learning process. The use of more modern methods such as multimodal literature and language instruction have proven to be more successful than traditional methods.
An action research study on designing multimedia focused reading classes
In the developing world the technology is integrated inevitably to every field of life. Its effects can clearly be seen in educational life. To make use of it in language learning, it is needed to be integrated to the classrooms very effectively. In this respect this study aims to present how to design multimedia focused reading classes to improve students' reading comprehension. To achieve this, a 5-week lesson plan was designed to provide multimedia tools in reading classes. The study was hold with an intermediate level class as an action research at the preparatory school of Hasan KALYONCU university. The key aim is to find the answers for research questions which are (1) how can I design multimedia focused reading classes and (2) what are the students' reflections on using multimedia tools in reading classes? Regarding these questions, three different data tools were used, so the teacher and 20 students kept weekly diaries right after the reading classes for 5 weeks. In addition, at the end of the term, an interview was conducted with 10 students to obtain more data. As it was a qualitative study, the findings from the data tools were analyzed by content analysis. The findings indicated that using multimedia tools in reading classes was quite effective. Also students reflected in a very positive way about the multimedia tools in terms of increasing their reading comprehension, motivation, and improving their vocabulary and general knowledge. Teacher diaries reflected that there may be a need to make some changes in using the multimedia tools.
Teaching english to high school students through multimedia
As more and more technological devices are introduced in to our lives, more and more people start living dependently on technology. Therefore, technology affects every parts of life, especially education. In today's world, education cannot be thought separately from technology. According to Thuraira, Mandom & Marimthu (2002), advance of technology enables teacher to convey information in interesting ways such as multimedia. Multimedia's role in education is crucial in such a rapidly growing world. To emphasize the influence of multimedia on education, the researcher carried out a study. In this study, the researcher explored effects of multimedia on teaching English to high school students. This study is one case study and it includes observation, questionnaire, follow-up interviews, after- trainee interviews and post-tests. 30 students took place in this study. They are 9th grade students in a state high school. It took 4 weeks to implement the study. There were 5 lessons each week comprising 20 lessons. Every lesson included multimedia materials such as songs, online games, power points and videos. The students learnt Simple present tense, frequency adverbs and daily routine with the help of multimedia materials such as videos, songs, series, power points, dialogues, cartoons and movies. As a post test, students represented a presentation about their daily routine using multimedia materials by using simple present tense.
The use of multimedia in English language teaching classes
A lot of versions of technological devices have been integrated into our daily lives. Day by day, we are living more dependent on technology. It is clear that technology is really effective on every part of our lives such as teaching and learning. Therefore, a world without technology cannot be imagined any longer. Technology has a lot of effective ways for both teaching and the way learners acquire the subject since teaching via traditional methods have become more unattractive and hard to transfer the message. Thus, the roles of multimedia and multimodal teaching are significantly invaluable and it is rapidly growing. In this study, the researcher emphasized the influence of multimedia and multimodal teaching structures. The socio-economic conditions of learners may change. Each lesson included multimedia materials, for instance, songs, PowerPoint, online games, animation etc. The learners were integrated into teaching via multimedia materials. The researcher observed eight teachers coming from different backgrounds. She used observation, interview and questionnaires to catch detailed information about students' and teachers' approaches towards multimedia. The researcher observed eight teachers coming from different backgrounds. She used observation, interview and questionnaires to catch detailed information about the students' and teachers' approaches to multimedia. Key Words: Multimedia, Learners, Technology Based Materials, Teaching With Multimedia, Teachings Structures Through Multimedia, Teaching Foreign Language.
Students' response to the use of multimedia and drama in literature classes
The aim of this study is to explore the use of multimedia and drama in literature classes. Another aim of this study is to investigate the students' response towards multimedia and drama in literature classes. This study was conducted on 35 students at Mersin University who were ELT students. Their ages varied between 19 and 32. The participants were observed for three hours per week over a period of six weeks. Two novels were used to observe over a period of six weeks. In data collection, observation, questionnaire, video-recording, and interview were used. The results of the data analysis showed that learning literature through multimedia and drama is entertaining and has many benefits. Furthermore, the results indicated that the response of the students were positive towards the use of multimedia and drama in literature classes.
Gerçek zamanlı medya akışı işleminin yürütülmesi için web ortamı geliştirilmesi
Web akışı internet üzerinde aşamalı bir şekilde ortam verilerinin transferinin yapılarak ortam dosyasını bilgisayarına indirmeden izlenmesi olarak tanımlanır. Ortam türleri tek bir formatta olmadığından, farklı dosya türleri için farklı yaklaşımların geliştirilmesi gerekmektedir. Ortam verilerinin farklı formatlarda olmalarının nedeni farklı sıkıştırma metotları sıkıştırılmış olmalarıdır. Bu sebeple ötürü ki ortam akışları için farklı metotların kullanılması zorunludur.Ortam türlerinin İnternet ortamında farklı kullanım alanları bulunmaktadır. Örneğin canlı yayın, uyarlanmış canlı yayın ve istenildiğinde izlenebilen yayınlardır. Ortam türlerinin İnternet ortamında hızlı transferi için kullanılan en yaygın araç kod-çözücülerdir. Bu yazılımlar kullanıcı bilgisayarını İnternete bağlayan modeme benzetilebilir. Ortam akışlarının daha güvenli akışını sağlamak amacıyla genellikle açık kaynak yazılımlar tercih edilmektedir. Bazı ortam türleri için ise özel geliştirilen protokoller bulunmaktadır; örneğin MMS gibi. Fakat daha hızlı ortam akışının sağlanması için bu özel protokoller ya da UDP protokolü yeterli gelmediğinden yeni geliştirilen protokol çalışmalarına gerek duymaktadır. Örneğin veri transferinde kullanılan TCP protokolü üzerindeki çalışmalar v.b... gibi gelişen teknolojiyle beraber çeşitlenen kullanıcı istekleri ortam türlerinin de farklı yöntemler kullanılarak kullanıcılara gönderilmesini zorunlu hale getirmiştir.Bu tezin amacı İnternet ortamında ortam dosya türlerinin akışı için kullanılan farklı metot ve yöntemlerinden en güncel olan çalışmaların tanıtılması ve yapılan farklı çalışmaların ortam türleri akışı üzerindeki etkilerinin incelenmesidir.
Temel sanat eğitimi dersi programının yürütülmesine ilişkin görüşlerin incelenmesi ve doku modülü için örnek cd-rom tasarımı
Araştırmada Temel Sanat Eğitimi dersi veren eğitmenlerin kullandıkları yöntem/ teknikler ile çoklu ortam teknolojilerine yönelik görüşleri ve bu çerçevede dersin yürütülmesiyle ilgili mevcut durum değerlendirilmiştir. Araştırmaya ek olarak Temel Sanat Eğitimi dersi ?Doku? ünitesine yönelik çoklu ortam teknolojisi destekli sunum materyali (CD-ROM) hazırlanmıştır.Araştırmanın evrenini Ankara, Aydın, Bursa, Bartın, Kayseri illerindeki Meslek, Anadolu Meslek ve Kız Meslek Liselerinde ve Ankara, Eskişehir, Isparta, İzmir, Samsun illerindeki üniversitelerde Temel Sanat Eğitimi dersi veren eğitmenler oluşturmaktadır. Örneklem olarak basit tesadüfî yöntemle seçilen 33 ortaöğretim ve 17 yükseköğretim düzeyinde olmak üzere toplam 50 eğitmen alınmıştır.Eğitmenlerin görüşlerini inceleyebilmek için anket formu hazırlanmıştır. İşlenen verilerden elde edilen bulgular, hazırlanan frekans tablolarında ve çapraz tablolarda Kay Kare analizleri ile gösterilmiştir.Araştırma sonucunda;1) Ortaöğretim düzeyinde dersi yürüten eğitmenlerin, ders içi etkinliklerde klasik uygulamalar haricindeki yöntem/tekniklere olumlu yaklaşmadıkları; yükseköğretim düzeyinde ders veren eğitmenlerin bu uygulamalara daha çok yer verdikleri görülmektedir.2) Ortaöğretim kurumlarının büyük çoğunluğunda Temel Sanat Eğitimi dersi için ayrılmış atölye bulunmadığı, atölyesi bulunan okullarda ise donanımın yeterli olmadığı görülmüştür.3) Atölyelerin donanım eksiklikleri, dersin yürütülmesinde kendini hissettirmektedir. Sunum ve uygulamalarda bilgisayar, projeksiyon vb. modern araç-gereçler kullanılmamakta, bunun yerine yazı tahtası, kitap/ dergiler yardımıyla ders işlenmektedir.4) Eğitmenler, sanat/tasarımla ilgili yenilikleri takip etmektedir. Ancak yükseköğretim düzeyinde ders veren eğitmenler, diğer üniversitelerde bu dersin yürütülmesine ilişkin gözlemlerde bulunup bilgi edinirken ya da komisyon görevlerine katılırken, bu oranın ortaöğretim düzeyi eğitmenler arasında düşük olduğu görülmüştür.5) Eğitmenler, bilgisayar ve çoklu ortam teknolojilerinin Temel Sanat Eğitimi'nde avantaj yaratabileceği durumları kabul etmekte ancak beraberinde getireceği dezavantajlar nedeniyle ortaöğretim düzeyindeki eğitmenler bu teknolojilerin derste kullanımını reddetmektedir.6) Ortaöğretim ve yükseköğretim düzeyi eğitmenler genelinde, Temel Sanat Eğitimi programının ve yöntem/ tekniklerinin değiştirilmesine yönelik ihtiyaç duyulduğu saptanmıştır.Araştırmanın ilgili bölümünde, sonuçlara dayalı önerilere yer verilmiştir.
Çoklu öğrenme ortamının okul öncesi öğrencilerinin sayı kavramı gelişimine etkisi
Bu çalışma kapsamında, okul öncesi 6 yaş(60-72 ay) grubu çocuklara yönelik olarak, 1'den 10'a kadar olan sayı kavramlarını kapsayan bir çoklu öğrenme ortamı geliştirilmiştir. Geliştirme sürecinde ADDIE tasarım modeli temele alınmıştır. Çalışmada ADDIE kapsamında, geliştirilen ortamın tasarım süreci ortaya konularak geliştirilen ortamın öğrenci başarısına etkisi araştırılmıştır.Araştırmanın örneklemini 2011-2012 eğitim öğretim yılı Giresun İli Bulancak İlçesinde bulunan Züfer Mustafa Eriş İlköğretim Okulu anasınıfına devam eden 6 yaş grubu 20 çocuk oluşturmaktadır. Bu araştırmada, bir deney ve bir kontrol grubunu kapsayan tekrarlı ölçümlerden (ön test ve son test) oluşan deneysel bir araştırma deseni oluşturulmuştur. Araştırmada okul öncesi eğitim de yaşanan mevcut sorunları ve ihtiyaçları belirlemek amacıyla ?Öğretmen Anket Formu? kullanılmıştır. Araştırma sırasında öğrencilerin sayı korunum ve kavram düzeyini belirlemek için uygulanacak ön test ve son test ölçekleri olarak "Piaget'in Sayının Korunumu Testi" kullanılmıştır.Araştırma sonucunda sayı kavramı açısından, ön test puan ortalamalarına göre deney ve kontrol grupları arasında istatistiksel olarak anlamlı bir farklılığın olmadığı görülmüştür. Yapılan araştırma sonucunda okul öncesi dönemdeki çocukların korunum testinden başarılı olmadıkları görülmüştür. Çocuklarının sayı kavramı kazanım düzeyleri arasında cinsiyete bağlı olarak anlamlı bir fark bulunamamıştır. Hazırlanan çoklu öğrenme ortamını kullanılarak eğitim alan deney grubu öğrencilerinin sayı kavramı gelişimi açısından daha başarılı sonuçlar elde ettiği bulunmuştur.