Müzik eğitimi
739 theses under this subject heading
Müzik öğretmeni adaylarının müzik performans kaygısı ile bireysel çalgı performans sınavı kaygısı arasındaki ilişkinin incelenmesi
Bu çalışmanın amacı, müzik öğretmeni adaylarının müzik performans kaygısı ile bireysel çalgı performans sınavı kaygısı arasındaki ilişkiyi ortaya koymaktır. Araştırmanın örneklemini 2018-2019 Eğitim Öğretim Yılı Bahar Yarıyılında Aksaray Üniversitesi, Balıkesir Üniversitesi, Gaziosmanpaşa Üniversitesi, Harran Üniversitesi, İnönü Üniversitesi, Mehmet Akif Ersoy Üniversitesi ve Muğla Sıtkı Koçman Üniversitesi Eğitim Fakültesi Güzel Sanatlar Eğitimi Bölümü Müzik Eğitimi Anabilim Dalında öğrenim gören 467 (288'i kız, 179'u erkek) lisans öğrencisi (1., 2., 3., 4. ve 4+) sınıf öğrencileri) oluşturmaktadır. Çalışmada veri toplama araçları olarak Kenny, Davis ve Oates (2004) tarafından geliştirilen ve Özevin-Tokinan (2013) tarafından Türkçe uyarlaması yapılan Kenny Müzik Performans Kaygısı Envanteri "K-MPKE" ile Dalkıran, Baltacı, Karataş ve Nacakcı'nın geliştirdiği (2014) Bireysel Çalgı Performans Sınavı Kaygısı Ölçeği "BÇPSK-Ö" kullanılmıştır. Verilerin analizi için öncelikle normallik dağılımına bakılmış, p değerinin .05'ten küçük olmasından dolayı verilerin çözümlenmesinde non-parametrik (parametrik olmayan) istatistik teknikleri kullanılmıştır. Bu doğrultuda, katılımcıların Kenny Müzik Performans Kaygısı ile Bireysel Çalgı Performans Sınavı Kaygısı ölçeklerinden aldıkları puanların demografik değişkenler açısından farklılaşıp farklılaşmadığına yönelik yapılan karşılaştırma ölçümlerinde "cinsiyet" ve "mezun olunan lise türü" için Mann-Whitney U testi, "üniversite", "sınıf", "bireysel çalgı türü", "bireysel çalgı başarısı" ve "akademik başarı" karşılaştırma ölçümlerinde ise Kruskal-Wallis H testi kullanılmıştır. Müzik Performans Kaygısı ile Bireysel Çalgı Performans Sınavı Kaygısı arasındaki korelasyona Spearman Brown korelasyon katsayısı ile bakılmış, elde edilen sonuçlara göre iki değişken arasında orta düzeyde pozitif yönde anlamlı ilişki olduğu belirlenmiştir. Demografik değişkenler açısından elde edilen sonuçlara göre ise, cinsiyet değişkeni açısından müzik öğretmeni adaylarının müzik performans kaygıları ve bireysel çalgı performans sınavı kaygılarının birbirinden anlamlı bir şekilde farklılaştığı belirlenmiştir. Elde edilen sonuçlara göre kadın öğretmen adaylarının kaygı düzeyleri erkek öğretmen adaylarının kaygı düzeylerinden daha yüksektir. Mezun olunan lise türü açısından ise her iki ölçekte de anlamlı bir fark bulunamamıştır. Bireysel çalgı değişkeni açısından elde edilen sonuçlara göre, iki ölçekte de anlamlı bir fark bulunmuştur. Bu kapsamda "Kenny Müzik Performans Kaygısı Envanteri"ne göre bu farklılığın mızraplı çalgılar (ud, bağlama ve gitar) ve klarnet çalan müzik öğretmeni adaylarında ve "Bireysel Çalgı Performans Sınavı Kaygısı Ölçeği" için ise gitar ve klarnet çalgılarını çalan müzik öğretmeni adaylarında görüldüğü; sonuç olarak, iki ölçek için de mızraplı çalgı ve klarnet eğitimi alan müzik öğretmeni adaylarının daha düşük kaygı düzeyine sahip oldukları belirlenmiştir. Bireysel çalgı başarısı ve akademik başarı değişkenleri için sadece "Bireysel Çalgı Performans Sınavı Kaygısı Ölçeği"nde anlamlı fark belirlenmiştir. Üniversite ve sınıf değişkenleri açısından ise iki ölçekte de anlamlı bir fark bulunamamıştır. Buna ek olarak, anlamlı farklılık elde edilen değişkenler için (cinsiyet, bireysel çalgı, bireysel çalgı başarısı ve akademik başarı) etki büyüklüğü hesaplamaları da yapılmıştır. Araştırmada elde edilen sonuçlar alan yazın çerçevesinde tartışılmış, değerlendirilmiş ve bazı önerilerde bulunulmuştur.
Müzik öğretmeni adaylarının beş büyük kişilik özelliklerinin çalgı öz yeterlik durumlarını yordaması (Ege Bölgesi örneği)
Bu araştırmanın amacı, müzik öğretmeni adaylarının beş büyük kişilik özelliklerinin çalgı öz yeterlik durumlarını yordama durumunu incelemektir. Araştırmanın amacı doğrultusunda ilişkisel tarama modeli kullanılmıştır. Araştırmanın evrenini; Türkiye'nin Ege Bölgesinde bulunan müzik eğitimi anabilim dallarında öğrenim gören öğrenciler oluşturmaktadır. Araştırmanın örneklemi, Ege Bölgesinde yer alan Muğla, Denizli, Aydın, İzmir illerindeki müzik eğitimi anabilim dallarınında sürdürülmüş ve bu bölümlerde öğrenim gören birinci, ikinci, üçüncü ve dördüncü sınıf öğrencileriyle gerçekleştirilmiştir. Araştırmanın amacı doğrultusunda araştırmanın verileri; şeker (2016) tarafından geliştirilmiş olan "Çalgı Performansına İlişkin Öz Yeterlik Ölçeği", John, Donahue, ve Kentle (1991) tarafından geliştirilip, Türkçe uyarlaması Karaman, Doğan ve Çoban (2010) tarafından yapılan "Beş Büyük Kişilik Faktör Envanteri" ve araştırmacı tarafından hazırlanan "Kişisel Bilgi Formu" ile elde edilmiştir. Çalışmada sıklık, açıklayıcı, tek yönlü varyans (ANOVA), bağımsız örneklemler t-testi, pearson ilişki, basit doğrusal regresyon analizleri kullanılmış ve veriler SPSS 12.0 paket programı ile analiz edilmiştir. Araştırmadan elde edilen sonuçlarda, müzik öğretmeni adaylarının çalgı öz yeterlik durumları 10 puan üzerinden 5.54 olarak tespit edilmiş ve bu durum ortanın biraz üzerinde olarak yorumlanmıştır. Çalgı öz yeterlik ölçeğinde en yüksek ortalamanın kendini yeterli görme ve psikolojik göstergelerde olduğu, en düşük ortalamanın ise kendini yetersiz görme alt boyutunda olduğu belirlenmiştir. Aynı zamanda çalgı öz yeterlik ölçeği ile çalgı solo performans ve çalgı not ortalaması arasında pozitif yönde anlamlı ilişkiler tespit edilmiştir. Diğer taraftan beş büyük kişilik faktör envanterinden elde edilen bulgular incelendiğinde; en yüksek ortalamanın sırasıyla açıklık, uyumluluk, öz denetim ve dışa dönüklük alt boyutlarında, en düşük puan ortalamasının ise nevrotizim alt boyutunda olduğu belirlenmiştir. Bunun yanı sıra dışa dönüklük, öz disiplin ve açıklık kişilik özelliği ile solo performans arasında p<,05 düzeyinde pozitif yönde anlamlı bir ilişki bulunurken, açıklık kişilik özelliği ile not ortalaması arasında da p<,05 düzeyinde pozitif yönde ve anlamlı bir ilişki olduğu sonucuna ulaşılmıştır. Müzik öğretmeni adaylarının beş büyük kişilik özellikleri ile çalgı öz yeterlik durumları arasındaki ilişki incelendiğinde ise; dışa dönüklük, uyumluluk ve öz denetim alt boyutları ile çalgı öz yeterlik ölçeğin alt boyutlarından kendini yeterli görme ve psikolojik göstergeler arasında pozitif yönde p<,05 düzeyinde anlamlı ilişkiler tespit edilmiştir. Aynı zamanda nevrotizm alt boyutu ile çalgı öz yeterlik ölçeği ve kendini yetersiz görme arasında da pozitif yönde p<,05 düzeyinde anlamlı ilişkiler saptanırken, açıklık kişilik özelliği ile; çalgı öz yeterlik ölçeği, ölçeğin kendini yeterli görme ve psikolojik göstergeler alt boyutları arasında p<,05 düzeyinde, pozitif yönde anlamlı ilişkiler olduğu tespit edilmiştir. Ayrıca açıklık kişilik özelliği ile kendini yetersiz görme alt boyutu arasında p<,05 düzeyinde, negatif yönde anlamlı bir ilişki olduğu sonucuna varılmıştır. Araştırmanın amacı doğrultusunda müzik öğretmeni adaylarının beş büyük kişilik özellikleri ve çalgı öz yeterlik durumları arasında anlamlı ilişkiler olsa da, beş büyük kişilik özelliklerinin müzik öğretmeni adaylarının çalgı öz yeterlik durumlarını yeterince önemli olmayan düşük bir düzeyde yordadığı sonucuna ulaşılmıştır. Anahtar kelimeler: müzik eğitimi, çalgı eğitimi, çalgı öz yeterlik, beş büyük kişilik özelliği
Müzik öğretmeni adaylarının güzel sanatlar lisesi bireysel ses eğitimi dersi kazanımlarına ulaşma düzeyleri
Bu araştırmanın amacı müzik öğretmeni adaylarının güzel sanatlar lisesi bireysel ses eğitimi dersi kazanımlarına ulaşma düzeylerini belirlemektir. Araştırma, nicel kapsamda gerçekleştirilen bir tarama çalışmasıdır. Araştırmada amaçsal örnekleme yöntemlerinden maksimum çeşitlilik örnekleme yöntemi kullanılmıştır. Bu kapsamda araştırmanın örneklemini; Türkiye'nin 7 coğrafi bölgesinden seçilen, 2019-2020 eğitim- öğretim yılı bahar yarıyılı ve 2020-2021 eğitim-öğretim yılı güz yarıyılında eğitim-öğretim faaliyetlerini sürdüren, eğitim fakültesi güzel sanatlar eğitimi bölümü müzik eğitimi anabilim dallarında ses eğitimi veren ve araştırmaya katılan ses eğitimcileri (n=21) ve ses eğitimi dersini alan güzel sanatlar lisesi mezunu olan, bu derse devam eden ve araştırmaya katılan 1 ve 2. sınıf öğrencileri (n=206) oluşturmaktadır. Araştırmada veri toplama aracı olarak araştırmacı tarafından ses eğitimcileri ve müzik öğretmeni adayları için iki ayrı form şeklinde geliştirilen anket kullanılmıştır. Veriler, 2019-2020 eğitim-öğretim yılı bahar yarıyılı ve 2020-2021 eğitim-öğretim yılı güz yarıyılı olmak üzere pandemi nedeniyle uzaktan eğitim sürecini kapsayan iki eğitim-öğretim yarıyılında internet üzerinden Google forms uygulaması ve mail yolu ile elde edilmiştir. Müzik öğretmeni adaylarının güzel sanatlar lisesi bireysel ses eğitimi dersi kazanımlarına ulaşma düzeylerini belirlemeye ilişkin verilerin analizinde puanların (f) frekans, (%) yüzde ve ( ) aritmetik ortalamaları alınmıştır. Müzik öğretmeni adaylarının bireysel ses eğitimi dersine yönelik her bir kazanıma ulaşma düzeyi aritmetik ortalamaları ile belirlenmiştir. Müzik öğretmeni adaylarının bireysel ses eğitimi dersi kazanımlarına ulaşma düzeylerine ilişkin ses eğitimcileri ve müzik öğretmeni adaylarının görüşleri arasında anlamlı farklılık olup olmadığını belirlemeye ilişkin kullanılacak istatistiksel teknik veri puanlarının normal dağılım özellikleri incelendikten sonra belirlenmiştir Elde edilen sonuçlar doğrultusunda, müzik öğretmeni adaylarının bireysel ses eğitimi dersi kazanımlarına ulaşma düzeylerine ilişkin ses eğitimcileri ve müzik öğretmeni adaylarının görüşlerinin karşılaştırılmasına yönelik non-parametrik istatistik tekniklerinden "Mann Whitney U testi kullanılmıştır. Araştırma sonucunda, ses eğitimcilerinin görüşlerine göre; müzik öğretmeni adaylarının güzel sanatlar lisesi bireysel ses eğitimi dersi kazanımlarına ulaşma düzeylerinin kazanımların büyük çoğunluğu açısından orta düzeyde olduğu belirlenmiştir. Müzik öğretmeni adaylarının görüşlerine göre ise; güzel sanatlar lisesi bireysel ses eğitimi dersi kazanımlarına ulaşma düzeylerinin, kazanımların büyük çoğunluğu açısından yüksek düzeyde olduğu sonucuna ulaşılmıştır. Araştırmada ayrıca, ses eğitimcileri ve müzik öğretmeni adaylarının bireysel ses eğitimi dersi kazanımlarına ulaşma düzeylerine ilişkin görüşlerinin kazanımların büyük çoğunluğu açısından anlamlı düzeyde farklılık gösterdiği belirlenmiştir. Araştırmadan elde edilen sonuçlar doğrultusunda önerilere yer verilmiştir.
Türk Deniz Kuvvetleri Komutanlığına bağlı askeri bandoların bulundukları bölgelere kültürel ve eğitsel yönden katkılarının incelenmesi
Bilimin her geçen gün daha da geliştiği günümüzde, bilimsel araştırmalarda buna paralel olarak gün geçtikçe yeni gelişmelerle değişmekte, gelişmekte ve çoğalmaktadır. Bu bilimsel ilerleyişin yanında teknolojik ilerlemeler de durmadan devam etmekte, bilimsel araştırmalar da bu değişime ve gelişime ayak uydurmaktadır. Bu doğrultuda sosyal ve beşerî bilimlerde yapılan yeni araştırmalar bilimde pek çok yeni yaklaşımlara ışık tutmakta ve yol göstermektedir. Bu araştırma, Türk Deniz Kuvvetleri Komutanlığına bağlı askeri bandoların bulundukları bölgelere kültürel ve eğitsel yönden katkılarını ortaya koymak amacıyla yapılmıştır. Bu doğrultuda temeli Tuğ geleneğine dayanan askeri bandoların daha geniş kapsamda incelenebilmesi için, Tuğ, Mehter ve Muzika-i Hümayun'dan günümüze uzanan süreçteki tarihsel gelişimi araştırılmaya çalışılmıştır. Bununla birlikte Türk Deniz Kuvvetleri Komutanlığı Askeri Bando Komutanlıklarının kuruluşundan günümüze kronolojik ve tarihsel aşamaları, ilgili bandoların bağlı bulundukları bölgelere kültürel ve eğitsel katkıları belirlenmeye çalışılmıştır. Türk Deniz Kuvvetleri Komutanlığına bağlı askeri bandoların 2016-2021 yılları arasında bulundukları bölgelerde gerek sadece bando olarak gerekse resmi ve sivil toplum kuruluşları ile gerçekleştirdikleri ortaklaşa kültürel ve eğitsel tören, konser ve etkinlikler incelenmiş ve bandoların hem kültürel açıdan hem de eğitsel açıdan bulundukları bölge ve çevrelerine katkıları ortaya çıkarılmıştır. Araştırma verilerinden elde edilen sonuçlar doğrultusunda Türk Deniz Kuvvetleri Komutanlığına bağlı askeri bandoların yapılandıkları çevreye kültürel ve eğitsel anlamda birçok pozitif etki sağladığı, resmi ve sivil toplum kuruluşları ile ortak birçok etkinlikler gerçekleştirdikleri, bu etkinlikler yoluyla milli ve manevi açıdan toplumsal gelişime ve değişime pozitif yönden katkı sağladıkları ve kültürel gelişimde etkin rol oynadıkları sonuçları elde edilmiştir. Bu sonuçlara bağlı olarak Türk Deniz Kuvvetleri Komutanlığına bağlı askeri bandoların eğitim kurumları ile dayanışma içerisinde önemli görevler üstlenebileceği ve ülkemiz genelinde askeri bando müziğinden daha çok yararlanılabilme doğrultusunda geliştirilen önerilerle, bu alanda yapılabilecek diğer çalışmalara ışık tutulmaya çalışılmıştır.
Sol el için piyano etütleri
Bu çalışma, etüt biçiminin tanımını, tarih içindeki oluşumunu, gelişimini irdelemekte ve bunlardan yola çıkarak yalnız sol el için yazılmış piyano etütlerinin ne şekilde ortaya çıktığını incelemektedir. Sol el eserlerinin genel özellikleri, bu eserlerin çalışılmasının getirileri ile sol el etütlerinin besteleniş biçimleri ve teknik özellikleri konusunda bilgi verilmesinin yanı sıra, bu etütlerin bestecilerine göre sıralanmasına da yer verilmiştir.
Anadolu Üniversitesi Devlet Konservatuvarı müzik bölümünden 2000-2010 yılları arasında mezun olan öğrencilerin meslek edinme istatistikleri.
Tezin amacı, Anadolu Üniversitesi Devlet Konservatuvarı Müzik Bölümünden 2000- 2010 yılları arasında mezun olan öğrencilerin meslek edinme istatistiklerini ortaya koymaktır. Bu araştırma, Anadolu Üniversitesi Devlet Konservatuvarı Müzik Bölümü Piyano Anasanat Dalı, Üflemeli ve Vurmalı Çalgılar Anasanat Dalı ve Yaylı Çalgılar Anasanat Dalından 2000-2010 yılları arasında mezun olan öğrencilerin meslek edinme istatistiklerini kapsamaktadır. Günümüzde orkestralara ve üniversitelerin akademik kadrolarına alınmak için sınava giren mezunların sayısı gözle görülür derecede artmıştır. Bu nedenle, iş bulma rekabeti de büyümüştür. Anadolu Üniversitesi mezunlarının meslek edinme durumlarının değerlendirilmesinin konservatuvar için faydalı bir geri bildirim olacağı düşünülmüştür. Bu çalışma için yukarıda bahsedilen anasanat dallarından 2000-2010 yıllarında mezun olan 133 müzisyen ile bağlantıya geçilmeye çalışılmıştır. Tezin sonucuna mezunlara yapılan anket yolu ile ulaşılmıştır. Bu çalışmaya başlanmadan önce, Anadolu Üniversitesi Devlet Konservatuvarı kütüphane veri tabanında kayıtlı tezlerin tamamı incelenmiş ve ÖSYM veri tabanındaki tezler taranmıştır. İncelenen tez konuları arasında bu konunun bir eşi bulunmamıştır.
Examination of passages selected from the cello parts of basic orchestral repertory for the purpose of sight playing training
This study is aimed on the examination of sight reading of orchestral parts in undergraduate students' cirriculums in Cello Division of Strings Instrument Major at Anadolu University State Conservatory. Participants of the study are also students in the same division. The high number of works in orchestral repertoire aimed this study to a certain frame, so works were selected with an expert from the content of orchestral repertoire course. The research was benefited from the views of experts in examination of camera recordings. Also an observation form was created for faster and more reliable examination. Passages were interpreted through descriptive analysis on prepared performance analysis tables to examine the images evaluated by a researcher and two experts on common ground. Keywords: Sight reading, Violoncello, Cello, Orchestral Repertoire, Descriptive Analysis.
Geleneksel Türk müziği öğelerinin flüt eğitiminde kullanılmasına yönelik bir model önerisi
Bu araştırmanın amacı, Geleneksel Türk Müziği öğeleri kullanılarak önceden belirlenmiş temel flüt tekniklerinin öğretimine yönelik bir program oluşturmak ve bu programın öğrenci başarısı üzerindeki etkisini tespit etmektir.Araştırma kapsamında ilk önce Klasik Batı Müziği çalgı eğitimi alan öğrencilere, durum değerlendirmeye yönelik bir anket çalışması yapılmıştır. Bu anket çalışmasında öğrencilerin kişisel bilgilerine, müzik ve çalgı eğitimlerine ve Geleneksel Türk Müziği öğelerinin çalgı eğitiminde kullanılma durumuna ilişkin sorular yer almıştır. Daha sonra Klasik Batı Müziği çalgı eğitimi veren öğretim elemanları ile araştırmanın problemine ve amaçlarına zemin hazırlayacak verileri elde etmek için ?Standartlaştırılmış Açık Uçlu Görüşme? yapılmıştır. Bu görüşmeden elde edilen veriler içeriklerine göre kodlanarak analiz edilmiştir.Araştırmanın ikinci aşamasında önceden belirlenmiş olan 14 temel flüt tekniğine yönelik, Geleneksel Türk Müziği öğeleri içeren çalışmalar yazılmıştır. Her teknik için yazılan 4 farklı çalışma, farklı kapsamlarda ve seviyelerdedir. Hüseyni makamı dizisinde yazılan bu çalışmalar basit birleşik ve aksak ritimler içermektedir. Yazılmış olan bu etütler, alanında uzman ve 10 kişiden oluşan bir uzman grubuna gönderilerek çalışmanın amacı ve etütler ile ilgili detaylar anlatılmış her bir teknik için görüşlerini rapor etmeleri istenmiştir. Uzmanlardan gelen raporlar araştırmacı tarafından belirlenen kategoriler çerçevesinde kodlanarak içerik analizi yapılmıştır.Araştırmanın son aşamasında deneysel yöntem kullanılmıştır. Deney ve kontrol grupları oluşturularak, deney grubuna Geleneksel Türk Müziği öğeleri içeren öğretim programı, kontrol grubuna ise geleneksel flüt öğretim programı uygulanmıştır. Uygulama öncesi temel flüt tekniklerine göre düzenlenen eser, öntest ve sontest parçası olarak her iki gruba da çaldırılmıştır.Öntest ve sontest değerlendirmeleri alanlarında uzman 10 kişi tarafından, hazırlanmış olan performans değerlendirme ölçeği ile değerlendirilmiş, değerlendirme sonuçları da Non-Parametrik Wilcoxon Testi ve Man whitney U testi ile analiz edilmiştir.Araştırma sonunda, Geleneksel Türk Müziği öğeleri içeren öğretim programının, belirlenen flüt tekniklerin öğretilmesinde etkili olduğu ortaya çıkmıştır.
Koro eğitiminde yapılandırmacı yaklaşımın tutum, öz-yeterlik algısı ve akademik başarıya etkisi
Bu araştırmanın amacı; bir öğrenme kuramı olarak yapılandırmacı yaklaşımın, Müzik Öğretmenliği Programı öğrencilerinin yedi yarıyıl boyunca aldıkları ?Koro? dersine yönelik tutum, öz-yeterlik algısı ve akademik başarılarında ne ölçüde etkili olduğunu tespit etmektir. Araştırmanın yürütülmesinde kontrol gruplu öntest- sontest deneysel araştırma modeli kullanılmıştır. Buna göre araştırmanın çalışma grubunu; İnönü Üniversitesi Eğitim Fakültesi Güzel Sanatlar Eğitimi Bölümü Müzik Öğretmenliği Programı 2010?2011 Eğitim-Öğretim Yılı, Bahar Yarıyılı 2.sınıf (n=30) öğrencileri oluşturmuştur.Araştırmada veri toplama aracı olarak, Tutum, Öz-yeterlik Algısı, Akademik Başarı Ölçeği ve Uzman Görüşü Alma Formu kullanılmıştır. Buna göre öğrenciler; 2010?2011 Eğitim-Öğretim Yılı, Güz Yarıyılı, ?Koro II? dersinde aldıkları akademik başarı puanlarına göre eşleştirme yoluyla denklik gruplarına ayrılmış, deney ve kontrol grupları oluşturulmuştur. Araştırmacı tarafından sekiz hafta ve haftada dört ders saati süresince, deney grubuna (n=15) yapılandırmacı (öğrenci merkezli), kontrol grubuna (n=15) ise geleneksel (öğretmen merkezli) koro eğitimi verilmiştir. Araştırma verilerinin analizi için nonparametrik testlerden faydalanılmış; bu testlerin istatistiksel çözümleri, SPSS.17 paket programıyla yapılmıştır. Araştırmadan elde edilen bulgular doğrultusunda;(a)Yapılandırmacı yaklaşıma dayalı koro eğitimi verilen deney grubuyla, geleneksel yaklaşıma dayalı koro eğitimi verilen kontrol grubunun Öz-yeterlik Algısı Ölçeği sontest puanları arasında p<.05 anlamlılık düzeyinde deney grubu lehine farklılaşma olduğu ancak Akademik Başarı sontest puanları arasında ve Tutum Ölçeği sontest puanları arasında (p>.05) anlamlılık düzeyinde bir farklılaşma olmadığı,(b)Yapılandırmacı yaklaşıma dayalı koro eğitimi verilen deney grubunun Tutum Ölçeği öntest-sontest puanları arasında sontest lehine farklılaşma olduğu ve Öz-yeterlik Algısı Ölçeği öntest-sontest puanları arasında sontest lehine farklılaşma olduğu ancak Akademik Başarı Ölçeği öntest-sontest puanları arasında anlamlı bir farklılaşma olmadığı,(c)Geleneksel yaklaşıma dayalı koro eğitimi verilen kontrol grubunun Tutum, Öz-yeterlik Algısı ve Akademik Başarı Ölçeği öntest-sontest puanları arasında anlamlı bir farklılaşma olmadığı sonuçlarına ulaşılmıştır.Anahtar kelimeler: koro, koro eğitimi, yapılandırmacı yaklaşım, tutum, öz-yeterlik algısı, akademik başarı
Müzik eğitiminin ortaöğretim öğrencilerinin şiddet eğilimlerine etkisi
Bu araştırmanın amacı; ''15?18 yaş aralığında yer alan, öğrenim gördüğü ortaöğretim kurumunda müzik eğitimi almış ve almamış olan lise öğrencilerinin şiddet eğilimleri üzerinde Müzik Eğitimi'nin etkisi var mıdır?'' sorusuna cevap aramaktır.Bu çalışma; bağımlı değişken olarak öğrencilerin şiddet eğilimlerinin, bağımsız değişken olarak öğrencilerin okul türü, müzik eğitimi ve müzik yaşantı durumlarının test edildiği bir çalışmadır.Bu çalışma; yoğun müzik eğitimi alan Güzel Sanatlar ve Spor Lisesi Müzik Bölümü öğrencileri ile yoğun müzik eğitimi almayan Genel Lise öğrencilerinin şiddet eğilim düzeyleri ile müzikal yaşantıları arasındaki ilişkinin araştırılması sonucunda elde edilen bulguların; milli eğitim sistemi, okul yapılanması, gelecekte yapılacak çalışmalara ışık tutması ve barış temelli bir toplum oluşması amacında kullanılabilirliği bakımından önem taşımaktadır.Araştırmada İstanbul, İzmir, Mersin, Ankara, Trabzon, Erzincan, Adıyaman illerinde 2010-2011 eğitim-öğretim yılında öğrenim gören güzel sanatlar ve spor liselerinin müzik bölümü ve genel lise 9, 10, 11, 12. sınıf öğrencilerine Müzik Yaşantısı Anketi ve Şiddet Eğilim Ölçeği uygulanması ile gerekli veriler elde edilmiştir.Araştırmada tarama modeli kullanılmıştır. Türkiye ortaöğretim kurumlarından Güzel Sanatlar ve Spor Lisesi (GSSL) müzik bölümü öğrencileri ile Genel Lise öğrencileri arasındaki şiddet eğiliminin ölçüldüğü ve müzik eğitiminin öğrencilerin şiddet eğilimlerine etkisini ortaya koymak üzere yapılan bu çalışma, İlişkisel Tarama modeline uygun bir çalışmadır. Araştırmanın evrenini, Türkiye'de 2010?2011 eğitim-öğretim yılında öğrenim gören 89 Güzel Sanatlar ve Spor Lisesi Müzik bölümü öğrencileri (5800 öğrenci) ile 3327 Genel Lise (2002076 öğrenci) öğrencileri oluşturmaktadır (Milli Eğitim İstatistikleri, Örgün Eğitim, 2011).Araştırmanın örneklemini 2010?2011 eğitim-öğretim yılında eğitim-öğretim yürüten, Türkiye'nin yedi farklı bölgesinde yer alan 7 güzel sanatlar lisesi müzik bölümü öğrencileri ile aynı illerde yer alan 7 genel lise öğrencileri oluşturmaktadır. İllerin ve okulların belirlenmesinde seçkisiz (basit, tesadüfî) örnekleme yöntemi kullanılmıştır. Seçkisiz örneklemde temel alınan birimlerin örneklem için seçilme olasılıkları eşittir (Büyüköztürk, Çakmak, Akgün, Karadeniz, Demirel, 2011: 99).Örneklem hesaplanırken Karatay (2007) tarafından verilmiş olan örneklem hesaplama formülü kullanılmış ve elde edilen sonuçlar, Karatay tarafından verilmiş olan evren-örneklem tablosundaki + 5% hata payı ile alınabilecek örneklem sayıları ile karşılaştırılmıştır.Veri toplama aracı olarak; Göka, Bayat, Türkçapar, tarafından 1995 yılında Milli Eğitim Bakanlığı adına yapılan `'Orta öğrenim kurumunda okuyan öğrencilerin saldırganlık ve şiddet eğilimleri'' kullanılmak üzere geliştirilmiş ve 1997 yılında Başbakanlık Aile Araştırma Kurumu tarafından yapılmış olan `'Aile içinde ve toplumsal alanda şiddet `' başlıklı çalışmada kullanılmak üzere Göka ve Bayat tarafından yeniden değerlendirilerek temel yapısı bozulmadan geliştirilen Şiddet Eğilim Ölçeği (Başbakanlık Aile Araştırma Kurumu, 1998) ve araştırmacı tarafından geliştirilmiş Müzik Yaşantısı Anketi kullanılmıştır. Araştırma verilerinin analizinde SPSS 17.00 programı kullanılmıştır.Araştırma sonucunda Genel Lise öğrencilerinin şiddet eğilimi düzeylerinin, Güzel Sanatlar ve Spor Lisesi Müzik Bölümü öğrencilerinin şiddet eğilimi düzeylerine göre daha yüksek olduğu, ilköğretimde alınan müzik eğitiminin her iki okul öğrencilerinin şiddet eğilimleri üzerinde etkisi olduğu, ortaöğretimde alınan müzik eğitimi yoğunlaştıkça öğrencilerin şiddet eğilim düzeylerinin düştüğü görülmüştür. Ortaöğretimde alınan müzik eğitimi okul türlerine göre değerlendirildiğinde; öğrencilerinin şiddet eğilimleri üzerinde her hangi bir etkisinin olmadığı, okul dışında alınan özel müzik eğitiminin genel lise öğrencilerinin şiddet eğilimleri üzerinde etkisinin olduğu ve özel müzik eğitimi alma durumu arttıkça şiddet eğilim düzeyinin düştüğü bulunmuştur. Özel müzik eğitiminin GSSL Müzik Bölümü öğrencilerinin şiddet eğilimleri üzerinde ise her hangi bir etkisinin olmadığı görülmüştür. Müzik kültürü durumunun öğrencilerin şiddet eğilimleri üzerinde anlamlı bir etkisinin olduğu ve müzik kültürü arttıkça şiddet eğilim düzeyinin düştüğü görülmüştür. Öğrencilerin dinledikleri müzik türlerinin de şiddete eğilimlerini etkilediği, içeriğinde umutsuzluk öğesini yoğun olarak barındıran Arabesk müzik dinleyenlerin şiddet eğilimlerinin yüksek olduğu ve bu müzik türünün ağırlıklı olarak Genel Lise öğrencileri tarafından dinlendiği sonucuna ulaşılmıştır. Öğrencilerin müzik eğitimi alma ihtiyacı durumunun GSSL Müzik bölümü ile Genel Lise öğrencilerinin şiddet eğilimleri üzerinde etkisinin olduğu, ayrı ayrı okul türlerine göre ise anlamlı etkisinin olmadığı görülmüştür. Sınıf durumu değişkenine bağlı olarak bakıldığında, Güzel Sanatlar ve Spor Lisesi öğrencilerinin sınıf durumlarının şiddet eğilimi düzeyini etkilemediği, Genel Lise öğrencilerinde ise sınıf durumlarının, şiddet eğilimi düzeyleri üzerinde anlamlı bir fark oluşturduğu ve 9. sınıf öğrencilerinin şiddet eğilimi düzeylerinin 12. sınıf öğrencilerinin şiddet eğilim düzeylerine göre düşük olduğu sonuçlarına ulaşılmıştır.Anahtar Kelimeler: Şiddet, Şiddet Eğilimi, Sanat Eğitimi, Müzik Eğitimi, Güzel Sanatlar ve Spor Lisesi, Genel Lise.
İmge kullanımının okul şarkılarının öğretimindeki başarıya etkisi
Bu araştırmanın amacı; imge kullanımının okul şarkılarının öğretiminde ne ölçüde etkili olduğunu tespit etmektir. Bu amaçla araştırmada yöntem olarak kontrol gruplu öntest- sontest deneysel araştırma modeli kullanılmıştır. Buna göre araştırmanın çalışma gruplarını; Malatya İlinde Milli Eğitim Bakanlığı ?Ali Rıza Aydos?, ?Şehit Asteğmen Feyzullah Taşkınsoy?, ?Emine Nezihe Parlak? ve ?Gazi? İlköğretim Okulları, 4.sınıf (n=120) öğrencileri oluşturmuştur.Araştırmada veri toplama aracı olarak, öğrenci kişisel bilgi toplama formu, öntest-sontest değerlendirme ölçeği ve imge destekli okul şarkıları öğretiminde kullanılan bilişsel ölçme formları kullanılmıştır. Buna göre öğrenciler; 2011?2012 Eğitim-Öğretim Yılı, Güz Yarıyılında dört ilköğretim okulunda deney ve kontrol gruplarına ayrılarak araştırmacı tarafından altı hafta ve haftada iki ders saati süresince, deney grubuna (n=60) imge destekli, kontrol grubuna (n=60) ise MEB müfredat programında yer alan tekniklere dayalı okul şarkıları eğitimi verilmiştir.Araştırmada deney gruplarında kullanılmak üzere, görsel ve işitsel algıların imgelem yoluyla desteklenerek aktif bir öğrenme sağlamayı amaçlayan, her bir okul şarkısının içeriği ile doğrudan bağlantılı animasyon ve videolar hazırlanmıştır. Bu amaçla, ilk olarak hazırlanan video ve animasyonlarda, okul şarkılarının sözel imgelerini temsil eden video görüntüleri ile resimler belirlenmiştir. İkinci sırada ise okul şarkılarına ait işitsel imgelerin, şarkı notalarının çoksesli bir dokuya dönüştürülmesi yoluyla zenginleştirilerek Logic Studio programında dikkat çekici bir hale getirilmesi sağlanmıştır. Son aşamada ise hazırlanan görsel ve işitsel imgeler, Flash CS5 animasyon programında bir araya getirilerek okul şarkıları öğretiminde kullanılacak eğitim-öğretim materyalinin hazırlanma aşaması tamamlanmıştır.Kontrol gruplarında ise geleneksel okul şarkıları öğretim yöntemlerinden ?kulaktan şarkı öğretimi? kullanılmıştır.Araştırma verilerinin analizleri SPSS.17 paket programıyla yapılmıştır. Araştırmadan elde edilen bulgular doğrultusunda;a)İmge destekli okul şarkıları öğretiminde dayalı okul şarkıları eğitimi verilen deney grubuyla, geleneksel okul şarkıları öğretimine dayalı okul şarkıları eğitimi verilen kontrol grubunun öntest-sontest değerlendirme ölçeği, sontest puanları arasında tüm okullarda p<.05 anlamlılık düzeyinde deney grubu lehine farklılaşma olduğu sonucuna ulaşılmıştır.b)Öntest-sontest toplam puanları ANOVA sonuçlarına bakıldığında, Demografik değişkenlerden dinlediği müzik türü sayısı, aile aylık gelir düzeyine ve anne meslek durumuna göre anlamlı farklılıkların olduğu sonuçlarına ulaşılmıştır.
Sınıf öğretmenlerinin müzik dersine ilişkin hizmet içi eğitim ihtyaçları üzerine bir inceleme: Erzincan ili örneği
Bu araştırmanın amacı, sınıf öğretmenlerinin müzik dersine ilişkin hizmet içi eğitim ihtiyaçlarını belirlemektir. Çalışmada bu amaca yönelik olarak; ilköğretimde görev yapan sınıf öğretmenlerinin müzik dersine ilişkin hizmet içi eğitim ihtiyaçlarının hangi konularda ne derece yoğunlaştığını ve bu ihtiyaçlarının öğretmenlerin kişisel özelliklerine göre ne tür farklılıklar gösterdiğini belirlemek ve mevcut duruma göre çözüm önerileri ortaya koymak amaçlanmıştır. Araştırma betimsel bir araştırma olup, tarama modelindedir. Araştırmada veri toplama aracı olarak anket tekniği kullanılmıştır.
Halk türkülerinin sistematik olarak piyano eğitiminde kullanılması
Bu araştırmanın amacı, lisans düzeyinde piyano eğitimi gören öğrencilere yönelik piyano için yazılmış özgün makamsal etütlerin, öğrencilerin piyano için düzenlenmiş türküleri çalma becerilerinin geliştirilmesindeki etkisini araştırmaktır. Bu nedenle araştırmada gerçek deneme modellerinden öntest-sontest kontrol gruplu model kullanılmıştır.Araştırmaya literatür taraması ile başlanmıştır. Uzmanların görüşleri doğrultusunda Türk Halk Müziği repertuarından seçilen üç türkü lisans öğrencilerinin teknik seviyelerine uygun olarak düzenlenmiştir. Daha sonra bu üç türkünün makamına yönelik üç özgün makamsal etüt geliştirilmiştir.Araştırmanın deneysel evresinde akademik piyano başarı notları esas alınarak birbirine denk deney (12 öğrenci) ve kontrol (12 Öğrenci) grupları oluşturulmuştur. Deneysel çalışmanın ilk aşamasında öğrencilerin üç türküye ilişkin yarım saatlik deşifre performanslarının video kayıtları (Öntest) alınmıştır ve üç uzmana değerlendirilmek üzere videolar verilmiştir. İkinci aşamada, deney ve kontrol grupları farklı eğitim yöntemleri ile 8 hafta boyunca çalıştırılmıştır. Üçüncü ve son aşamada ise tüm grup öğrencilerinin türküyü çalma performansları tekrar video kaydına (Sontest) alınıp üç uzmana verilmiştir. Daha sonra üç uzman tarafından öğrencilerin performansları için verilen puanlar ile elde edilen verilerin analizi için SPSS 17.0 paket programı kullanılmış; sonuçların elde edilmesi aşamasında Mann-Whitney U, Wilcoxon İşaretli Sıralar testlerinden yararlanılmıştır.Araştırmanın sonunda hazırlanan makamsal etütler ile çalışan deney grubu öğrencilerinin kontrol grubu öğrencilerinden, türküyü çalma becerisi açısından daha başarılı oldukları sonucuna ulaşılmıştır.Anahtar Sözcükler: Piyano Eğitimi, Makamsal Etüt, Türkü, Türk Halk Müziği
Güzel sanatlar ve spor liseleri keman ders kitaplarında yer alan süslemelerle ilgili öğrencilerin bilgi ve beceri düzeylerinin incelenmesi
Bu araştırmanın amacı, Güzel Sanatlar ve Spor Liseleri (GSSL) keman ders kitaplarında yer alan süslemelerle ilgili öğrencilerin bilgi ve beceri düzeylerini ortaya çıkarmak ve GSSL' nde yürütülmekte olan keman derslerinin süslemeler konusu açısından daha işlevsel bir yapıya ve işlerliğe kavuşturulmasına katkıda bulunmaktır. Araştırmanın yürütülmesinde betimsel yönteme dayalı bir desen kullanılmıştır. Veri toplamak amacı ile literatür tarama, anket ve bilgi testi yöntemleri kullanılmıştır. Araştırmanın örneklemini Ankara, Balıkesir, İstanbul, İzmir, Muğla, Samsun, Malatya, Gaziantep, Mersin, Hatay ve Diyarbakır illerinde bulunan GSSL 11. ve 12. sınıflarda öğrenim gören 168 keman öğrencisi oluşturmaktadır.Çalışma örneklemini oluşturan GSSL' nin rastlamsal şekilde belirlenmesinde, okulların mezun vermiş, farklı coğrafi bölgelerden ve keman ders kitaplarını kullanıyor olmaları göz önünde tutulmuştur. Ankette, kişisel bilgilerle ilgili 6, süslemelerle ilgili öğrencilerin yeterlilik düzeylerinin belirlenmesine ilişkin 19 kapalı uçlu, 1 açık uçlu soru; bilgi testinde ise, süslemelerin açılımlarıyla ilgili 10 bilgi sorusu olmak üzere toplam 36 soru vardır. Süslemelerle ilgili öğrencilerin yeterlilik düzeylerinin belirlenmesine ilişkin kapalı uçlu 19 soru için ?hiç (1), çok az (2), kısmen (3), büyük ölçüde (4), tamamen (5), şeklinde 5'li seçenekler yer almaktadır. Elde edilen verilerin istatistiksel çözümlemeleri için SPSS 17.0 paket programından yararlanılarak, tanımlayıcı istatistiksel metotlar (sayı, yüzde, ortalama, standart sapma), hipotez testleri olarak parametrik testlerden T-Testi, One-Way Anova testi kullanılmış ve korelasyon analizleri yapılmıştır.Araştırmada yapılan çözümlemeler sonucunda, keman eğitimi ders kitaplarında, 11. sınıflarda öğretimine başlanan tril, çarpma (uzun çarpma- kısa çarpma), mordan (alt mordan- üst mordan), grupetto ve vuruş sonrası süsleme notalarının kullanıldığı belirlenmiştir. Uygulanan bilgi testiyle, öğrencilerin süslemelerin açılımlarıyla ilgili bilgi düzeyleri, uygulanan anket tekniğiyle de öğrencilerin süslemelerle ilgili yeterlilik düzeyleri tespit edilmiştir.Araştırmada, öğrencilerin büyük bir kısmının, süsleme sembol ve işaretlerinin açılımını bilmedikleri, tarihçesi hakkında bilgi sahibi olmadıkları, süslemelerden özellikle üst mordan, alt mordan ve grupetto sembollerini yeterince seslendiremedikleri, süslemeleri seslendirirken ajilite (çalma hızı) ve sol ellerinde kasılma gibi problemler yaşadıkları ortaya çıkmıştır.Bu bulgular göz önünde bulundurularak, GSSL' ndeki keman eğitiminin içerisinde yer alan süslemelere ilişkin konuların ve öğretim yöntemlerinin gözden geçirilmesi ve düzenlenmesine dikkat çekilmiş, konu ile ilgili çalışmalar yapılması hususunda önerilerde bulunulmuştur.
Piyano eğitiminde rubrik ile geleneksel ölçme-değerlendirme yöntemlerinin karşılaştırılması: İnönü Üniversitesi örneği
Bu araştırmanın amacı, piyano performanslarının ölçülmesinde komisyonun ortak kararı ile verilen puanlarla, rubrik puanlarının karşılaştırılmasıdır.Yarıyıl sonu sınavlarında piyano performansını ölçmek amacıyla oluşturulan komisyonlarda fakülte bazında 4'er öğretim elemanı yer almış ve her fakülteden rastlantısal olarak seçilen 16 öğrencinin performans düzeyleri komisyonun ortak kararı ile belirlenmiştir. Komisyon puanlaması ile eşzamanlı olarak, öğretim elemanları öğrenci performanslarını, araştırma kapsamında hazırlanan rubrik ile ölçmüş; elde edilen veriler araştırmanın amaçları doğrultusunda SPSS paket programı ve konu alanı uzmanının yardımıyla analiz edilmiştir.İki ayrı fakültede, farklı gruplara ait performansların birbirinden bağımsız puanlayıcılar tarafından ölçülmesi sonucu elde edilen rubrik puanları ile komisyon puanlarının aritmetik ortalamaları ve standart sapmaları alınmış; gruplar-arası farklılaşmanın çok düşük miktarda olduğu sonucuna varılmıştır. Ayrıca komisyon puanları ile rubrik puanlarının birbirine çok yakın oldukları ve komisyon puanlarının çok az miktarda rubrik puanlarından yüksek olduğu görülmüştür.Rubriğin güvenirliğinin belirlenmesinde puanlayıcılar arası ikili korelasyonlar incelenmiş ve en düşük ilişki düzeyinin 0.70'in üzerinde olduğu görülmüş; bu bulguya dayanarak rubriğin güvenilir ölçüm yaptığı sonucuna varılmıştır.Son olarak, rubriğin geçerliği hakkında bir yargıya varabilmek için uzmanlardan alınan olumlu görüşlere ilave olarak, ölçüte dayalı geçerlik incelenmiş; geçerli bir ölçüt olarak kabul edilen komisyon puanları ile rubrik puanları arasındaki ilişki ?Pearson Momentler Çarpımı Katsayısı? yardımıyla hesaplanmış ve rubriğin uyum geçerliğinin 0.915 gibi yüksek düzeyde bir geçerliğe işaret ettiği görülmüştür.Yarıyıl sonu sınav performanslarının ardından, öğrencilere rubrik aracılığıyla geribildirim verilmiş; sonrasında öğrencilerin rubriğe ilişkin çeşitli görüşleri toplanmıştır. Öğrencilerin rubrikle performansın daha nesnel ölçüldüğü, rubrikteki boyutlarla düzey açıklamalarının anlaşılır olduğu ve rubrik aracılığıyla verilen geribildirimin etkililiği ile ilgili olumlu görüşleri alınmıştır.
Sokakta çalışan çocuklar üzerine örnek bir müzik eğitimi uygulaması: Diyarbakır ili örneği
Gelişen ve gittikçe büyüyen şehir, beraberinde toplumun sosyo-ekonomik yapısının değişmesine ve buna paralel olarak zorlaşıp karmaşıklaşmasına neden olmaktadır. Bu durumun doğal bir sonucu olarak sokakta çalışan çocuk sayısında bir artış gözlenmektedir. Sokakta çalışmak zorunda kalan çocukların okul hizmetlerinden yeterince yararlanamadığından, okullaşma oranlarının düşük olduğundan, bedensel ve ruhsal istismara uğradıklarından ve sağlıklı sosyalleşme gerçekleştiremediklerinden çocukların yaşamlarını kaosa sürüklemektedir. Bu çalışmada varılmak istenen amaç; müzik eğitiminin sokakta çalışan çocuklar üzerindeki etkilerinin belirlenmesidir. Burada değinilen `etki? kavramı, içerisinde olumlu-olumsuz yöndeki değişimlerin tümünü kapsamaktadır. Uygulanan müzik eğitimi çalışmasıyla sokakta çalışan çocukların eğitime devam etmesi hususunda önemli sonuçlar elde edilmektedir. Müzik eğitimi faaliyetlerinde; müziğin ve müziğin temeli olan ritmin etkisiyle olumsuz duygu-durumlarından sıyrılıp sahip oldukları hayatın negatif yönlerinden uzaklaşabilmektedirler. Sağlıklı ve işbirliğini özendiren toplu çalışmalar sayesinde güven duygusu gelişen çocuklarda, gelecekle ilgili pozitif düşüncelerin oluştuğu gözlemlenmiştir. Bu çalışmada elde edilen verilere, Aile ve Sosyal Politikalar Bakanlığı, Eğitim ve Yayın Dairesi Başkanlığından gerekli izinler alınarak ulaşılmıştır. Bu araştırmada, verilerin toplanması süreci, İki aşamadan oluşmaktadır. Birinci aşama?; hazırlanan Müzik Tutum Ölçeği Sokakta Çalışan ve 75.Yıl ÇOGEM?`e kaydı onaylanmış 150 çocuktan oluşmuş olup, 30 maddeden oluşan 5?li likert ölçek geliştirilerek uygulanmıştır. İkinci aşamada genel Müzik tutumu belirlendikten sonra hazırlanmış olan ön test-son test uygulanarak 20 istekli çocukla, müzik eğitimi öncesi ve çalışma sonrası davranış ölçmeye yönelik tutum ölçeği uygulanmıştır. Bu çalışmada uygulanan yöntem; iki aşamadan oluşmaktadır; genel tarama modeli içerisinde tek yönlü varyans analizi (Anova) ile ilişkili iki örneklem testinden (Wilcoxon) yararlanılmıştır. Bu modellerin uygulanma aşaması SPSS 20.0 paket programı kullanılarak oluşturulmuştur. Araştırmanın evrenini Türkiye?de sokakta çalışan 09-17 yaş arası çocuklar, örneklemini ise Diyarbakır?da Aile ve Sosyal Politikalar il Müdürlüğüne bağlı 75.Yıl Çocuk ve Gençlik Merkezine bağlı sokakta çalışan 09-17 yaş grubu çocuklar oluşturmaktadır. Araştırmanın sonucunda, sokakta çalışan çocukların müziğe, müziğin yarattığı disipline ve müziğin yarattığı sosyal bağlara bağlı olarak okula devam etme, pozitif okul yaşantıları/etkileşimleri oluşturma ve okul, öğretmen, başarı ve eğitim alanındaki beklentilerinin olumlu yönde evrilmesi çalışmanın belirli koşullar sağlandıktan sonra beklediği pozitif bir sonuçtur. Diğer ikinci önemli pozitif sonuç ise; barış ve doğaya karşı tutumlarının müzik eğitimiyle beraber estetik bir duyarlılık kazanmış olmasıdır. Araştırma sonucundaki geri bildirimin pozitif olmasından kaynaklı çeşitli önerilerde bulunulmuştur. Anahtar Sözcükler: Müzik, müzik eğitimi, sokakta çalışan çocuklar
Televizyon çocuk programlarında yer alan müziklerin müzik dersi öğretim programı genel ve özel amaçları açısından incelenmesi
Bu araştırma, TV çocuk programlarında yer alan müziklerin, müzik dersi öğretim programına paralellik durumlarını inceleyerek, izlenen programların çocukların yaşantılarını, müzik eğitimi açısından ne derece etkilediğini saptamak amacıyla yapılmıştır.Araştırmanın örneklemini Diyarbakır il merkezindeki alt, orta, üst sosyokültürel ve ekonomik düzeyde 3 ilköğretim okulunun 4, 5, 6, 7 ve 8.?inci sınıfında okuyan 510 öğrenci oluşturmaktadır.Araştırmanın ilk bölümünde kütüphane ve internet kaynaklarından derlenen verilere dayalı kaynak taraması olan ?Belgesel Araştırma Yöntemi? kullanılmıştır. Araştırmanın ikinci bölümünde öğrencilerin görüş ve düşüncelerine başvurulmuş ve veri toplamak amacı ile anket kullanılmıştır. Ankette kişisel bilgiler ile ilgili 8; TV çocuk programlarının beğenilme durumlarını sorgulayan kapalı uçlu 3 ve açık uçlu 3 olmak üzere toplam 6; müzik dersi öğretim programı ile TV çocuk programlarındaki müziklerin paralellik durumlarını sorgulayan kapalı uçlu 13 soru için "hiç (1), az (2), orta (3), çok (4), pek çok (5)" şeklinde 5'li seçenekler yer almaktadır. Anketlerden elde edilen veriler SPSS 15.0 istatistik programı kullanılarak analiz edilmiştir. Analiz sonucunda elde edilen bulguların yüzde (%) ve frekans (f) değerleri grafik ve tablolar yardımı ile yorumlanmıştır. Elde edilen sonuçlara göre, TV çocuk programlarında yer alan müziklerin, öğretim programında belirlenen amaçların çoğunun gerçekleştirilmesinde oldukça etkili olduğu belirlenmiştir. Ancak, TV çocuk Programlarında yer alan müziklerin, öğretim programında belirlenen amaçları gerçekleştirmede, farklı sosyokültürel ve ekonomik düzeylerdeki örneklem gurupları arasında farklılıklar olduğu tespit edilmiştir. Araştırmadan elde edilen sonuçlara dayalı olarak çeşitli önerilerde bulunulmuştur. Anahtar Sözcükler: Televizyon, TV Çocuk Programı Müzikleri, Müzik Eğitimi, Öğretim programı
Güzel sanatlar ve spor lisesi müzik bölümü öğrencileri ile diğer lise öğrencilerinin duygusal zeka düzeylerinin karşılaştırılması
Bu araştırmada lise öğrencileri ile güzel sanatlar ve spor lisesi müzik bölümü öğrencilerinin duygusal zeka düzeyleri arasında anlamlı bir fark olup olmadığı aranmıştır. Bunun için Bar-On Duygusal Zeka Ölçeği ve Kişisel Bilgi Formu uygulanmıştır.Araştırmanın evrenini 2012-2013 Eğitim-Öğretim yılında Amasya ili merkezi sınırları içerisinde bulunan tüm lise kurumlarının lise son sınıf öğrencilerinin tamamı ve Türkiye?deki tüm güzel sanatlar ve spor lisesi müzik bölümü son sınıf öğrencileri oluşturmaktadır. Araştırmanın örneklemi ise, Amasya ili merkezinde bulunan Amasya Fen Lisesi, Amasya Teknik ve Endüstri Meslek Lisesi, Amasya Lisesi, Amasya Alptekin Anadolu Lisesi, Amasya Anadolu Lisesi, Amasya Anadolu Öğretmen Lisesi, Amasya İmam Hatip Lisesi, Amasya Atatürk Lisesi, Amasya İMKB Anadolu Otelcilik ve Turizm Meslek Lisesi ile Amasya Güzel Sanatlar ve Spor Lisesi, Malatya Güzel Sanatlar ve Spor Lisesi, Tokat Güzel Sanatlar ve Spor Lisesi, Niğde Güzel Sanatlar ve Spor Lisesi, Hatay Güzel Sanatlar ve Spor Lisesi, Erzincan Güzel Sanatlar ve Spor Lisesi, Diyarbakır Güzel Sanatlar ve Spor Lisesi, lise son sınıfta okuyan öğrencilerden seçilen 213?ü kız, 193?ü erkek olmak üzere toplam 406 öğrenciden oluşmaktadır. Araştırmanın veri toplama aşamasında duygusal zeka düzeyini belirlemek amacıyla Dr. Reuven Bar-On (1997) tarafından geliştirilen ve Tekin ACAR (2001) tarafından Türkçeye uyarlanan ?Bar-On Duygusal Zekâ Ölçeği? ve bazı demografik özellikler hakkında bilgi toplamak amacıyla araştırmacı tarafından hazırlanan ?Kişisel Bilgi Formu? kullanılmıştır. Araştırmanın analizi için SPSS 11.5 paket programı kullanılmış; verilerin homojen dağılıp dağılmadıklarını belirlemek için; Tek Yönlü Varyans Analizi (ANOVA), İki Yönlü Varyans Analizi, Levene İstatistiği, Scheffe testi ve T- testi gibi anlamlılık testlerinden yararlanılmıştır.Araştırmada elde edilen bulgular özetle şöyledir: Lise son sınıf öğrencilerinin duygusal zeka düzeyleri; lise türü, cinsiyet ve babanın öğrenim düzeyi değişkenlerine göre anlamlı derecede farklılaşırken; kardeş sayısı, annenin mesleği, babanın mesleği, annenin öğrenim düzeyi, ailenin aylık geliri ve ailenin tutumu değişkenlerine göre ise, anlamlı bir faklılaşma yoktur. Anahtar Kelimeler: duygusal zeka.
İlköğretim öğrencilerine değerlerin okul şarkıları yoluyla kazandırılması
Bu araştırmanın amacı, "Paylaşım, hoşgörü, sorumluluk" değerlerinin ilköğretim 5. sınıf öğrencilerine kazandırılmasında ve öğrencilerin farkındalık düzeylerini artırmada okul şarkılarının etkili bir araç olup olmadığını belirlemektir. Çalışmada nicel ve nitel yöntemlerin bir arada bulunduğu karma yöntem kullanılmıştır. Araştırmanın nicel kısmının desenini, yarı deneysel modellerden olan öntest sontest eşleştirilmiş kontrol gruplu desen oluşturmaktadır. Nitel kısımda ise nitel araştırma desenlerinden durum çalışması kullanılmıştır.Araştırma 2011-2012 eğitim-öğretim yılında Malatya ili merkez ilçe sınırları içerisinde, ikinci eğitim bölgesinde yer alan ve alt sosyo-ekonomik düzeye sahip bir devlet ilköğretim okulunda gerçekleştirilmiştir. Araştırmanın deney ve kontrol grupları, özellikleri açısından birbirine denk iki sınıfta öğrenim gören 20?şer öğrenciden oluşmuştur. Veri toplamak amacıyla kişisel bilgi formu, Müzik Dersi Değerler Ölçeği, açık uçlu soru formu ve uzman görüşü formu kullanılmıştır. Deney grubuna, araştırmacı tarafından hazırlanan değerlerin kazanımına yönelik program haftada 2 saat olmak üzere toplam 10 hafta süresince uygulanırken; kontrol grubunda ise dersler MEB tarafından öngörülen müzik dersi öğretim programına uygun olarak işlenmiştir. Bu uygulama sonucunda verilen eğitimin etkisini belirlemek amacıyla deney ve kontrol grubunda yer alan öğrencilerin değerler ölçeğinden aldıkları puanlar ve açık uçlu soru formuna verdikleri yanıtlar karşılaştırılmıştır.Araştırma sonucunda; nicel verilerden elde edilen sonuçlara göre; paylaşım, hoşgörü, sorumluluk değerlerini içeren okul şarkıları ile yapılan müzik eğitiminin, çocukların bu değerleri kazanmasına yardımcı olduğu ve değerlere ilişkin farkındalık düzeylerinin artmasında etkili olduğu görülmüştür. Nitel verilerden elde edilen sonuçlara bakıldığında ise; uygulamanın yapıldığı deney grubu öğrencilerinin, uygulama yapılmayan kontrol grubu öğrencilerine oranla, "paylaşımın tanımına, nelerin paylaşılabileceğine ve paylaşılamayacağına, paylaşımcı insanların özelliklerine; hoşgörünün tanımına, nelerin hoş görülebileceğine ve hoş görülemeyeceğine, hoşgörülü insanların özelliklerine; sorumluluğun tanımına, sahip oldukları sorumluluklara, sorumlu oldukları kişilere, sorumluluk sahibi insanların özelliklerine" ilişkin görüşlerinde kontrol grubu öğrencilerine oranla daha tutarlı ve zengin ifadeler kullandıkları görülmüştür. Sonuç olarak hem nitel ve nicel bulguların birbiriyle tutarlı olduğu ve çocuk şarkılarının değerler eğitiminde kullanılmasının etkili olduğu sonucuna ulaşılmıştır. ANAHTAR KELİMELER: Değerler eğitimi, Müzik Eğitimi, Okul Şarkıları, Paylaşım, Hoşgörü, Sorumluluk.
Güzel sanatlar lisesi müzik ve resim öğretmenlerinin uzaktan eğitim sürecinde uygulamalı derslerin etkililiği üzerine görüşleri (Bursa ili Zeki Müren Anadolu Güzel Sanatlar Lisesi örneği)
COVID-19 pandemi sürecinde, kuramsal derslerle beraber birçok uygulamalı ders, uzaktan eğitim yoluyla verilmek durumunda kalınmıştır. Uygulamalı bir dersin uzaktan eğitim yoluyla verilmesine ilişkin alanyazın incelendiğinde, uygulamalı derslerin kuramsal ağırlıklı yürütülmesinden dolayı sıkıntılar yaşandığı ve öğrenci performansını olumsuz yönde etkilediğine ilişkin araştırma sonuçlarına rastlanmaktadır. Araştırmada Güzel Sanatlar Lisesi Resim ve Müzik Öğretmenlerinin uzaktan eğitim sürecinde uygulamalı derslerin etkililiği üzerine görüşlerini belirlemek amacıyla nitel araştırma uygulanmıştır. Çalışmada olgubilim (fenomenoloji) deseni kullanılmış, doküman analizi ve yarı yapılandırılmış görüşme tekniği uygulanmış, elde edilen veriler ise içerik analizi ile çözümlenmiştir. Araştırmanın çalışma grubunu Bursa İli Zeki Müren Anadolu Güzel Sanatlar Lisesi'nde görev yapan 7 resim ve 20 müzik öğretmeni oluşturmaktadır. Güzel Sanatlar Lisesi Resim ve Müzik bölümü öğretmenleri ile yapılan görüşmelerden elde edilen bulgular doğrultusunda; pandemi döneminde online olarak yapılan uygulamalı derslerin yüz yüze eğitim kadar verimli geçmediği, dersler sırasında başta, yaşanan bağlantı ve teknik sorunlar olmak üzere, uzaktan eğitim platformlarının uygulamalı müzik ve resim dersleri için yeterli olmadığı ve bu durumun eğitim sürecini olumsuz etkilediği belirlenmiştir. Uygulamalı dersler için uzaktan eğitimin zorunlu haller dışında tercih edilmemesi gerektiği, yapılabilmesi için ise özel bir uygulamanın geliştirilmesi gerektiği ve pandemi sonrasındaki süreçte uygulamalı derslerin eğitimine yüz yüze devam etmek istedikleri sonuçlarına varılmıştır. Uzaktan öğretimin görsel sanat eğitimi ve müzik alanına entegrasyonu, alana özgü yazılım programlarının geliştirilmesi, kullanılan teknolojik donanımın güncellenmesi, senkron eğitim gibi faktörlerin gelecekte olası benzer durumlarda öğrenciler tarafından sistemin daha olumlu algılanmasını etkileyebilir. Sorunlu bölgelerde internet bağlantısında ve altyapısında yapılacak iyileştirmeler uzaktan eğitimin daha fazla öğrenciye ulaşmasını sağlayacaktır.
Mesleki müzik eğitiminde caz müziğinin flüt eğitiminde kullanılma durumu
Bu araştırmada mesleki müzik eğitimi kapsamında gerçekleştirilen flüt eğitimi sürecinde caz müziğinin kullanılabilme durumunun ve öğrencilerin teknik ve müzikal kazanımlarına katkısının öğretim elemanı görüşleri ile değerlendirilmesi amaçlanmıştır. Araştırmada nitel araştırma yöntemi kullanılmıştır. Bu kapsamda mesleki müzik eğitimi veren kurumlarda görev yapan 16 flüt öğretim elemanı ile yarı yapılandırılmış görüşme formu ile görüşme yapılmıştır. Görüşme sorularından elde edilen verilerin analizi sonucunda 7 tema ve 47 koda ulaşılmıştır. Ulaşılan temalar ve kodlar doğrultusunda caz müziğinin mesleki müzik eğitimi veren kurumlarda konservatuvar düzeyinde eğitim için uygun olduğu, caz müziği başlangıç seviyesinin mesleki flüt eğitiminde ve farklı müzik türleri hakkında bilgi sahibi olabilmek için kullanabileceği; repertuvar çeşitliliğine, teknik kazanıma işitme eğitimine ve doğaçlama yeteneğine katkı sağladığı ve öğrencilerin ilgisini çektiği belirlenmiştir. Ayrıca armonik yapı zorluğu, farklı seviyelere yönelik metot eksikliği, öğretim elemanı bilgi eksikliği, ders öğretim programında yer almama ve flüt başlangıç seviyesi için caz müziğinin erken olma nedenleri ile mesleki flüt eğitiminde caz müziğinin kullanılamadığı belirlenmiştir. Bununla birlikte flüt eğitimine yönelik caz müziği literatürünün sayısal olarak yetersiz olduğu, öğretim elemanlarının caz müziği bilgi düzeylerinin yetersiz olduğu ve mesleki flüt eğitiminde bu türe yeterli düzeyde yer verilmediği belirlenmiştir. Ayrıca mesleki müzik eğitimi kapsamında caz müziğinin kullanılmasının öğrencinin teknik- müzikal- doğaçlama becerisine katkı sağladığı sonucuna ulaşılmıştır.
Rus bestecilerin polifonik yapıdaki eserlerinin piyano eğitiminde hedeflerin gerçekleştirilmesine yönelik etkisinin belirlenmesi
Türkiye'de, müzik öğretmeni yetiştiren kurumlarda piyano eğitiminde kullanılan polifonik eserlere bakıldığında, belirli bazı besteciler ve Barok Dönem eserlerin dışında farklı polifonik yapıdaki eserlere genellikle yer verilmediği öngörülmüştür. Diğer dönemlere ilişkin polifonik eserlerin yeterince tanınmaması, piyano eğitiminde bu eserlere yer verilmemesine neden olmuştur. Bu doğrultuda, Rus piyano müziğinde yer alan polifonik yapıdaki eserlerin yeterince bilinmediği ve kullanılmadığı düşünülmüştür. Araştırmanın amacı; Rus bestecilerin polifonik yapıdaki eserlerinin Müzik Öğretmenliği Lisans Programında uygulanan piyano eğitiminde kullanılabilme durumlarını ortaya koymak, uzmanların konuya ilişkin görüş ve önerilerini tespit etmek, öğrencilerin bu eserler ile performanslarının başarı düzeylerinin yanı sıra beğeni tepkilerini belirlemek, materyal olarak tanıtmak, kullanmak ve yaygınlaştırmaktır. Araştırmanın, Rus bestecilerin polifonik eserlerinin piyano eğitiminde kullanılması, eserlerin tanıtılması ve repertuvara çeşitlilik kazandırılması açısından katkı sağlayacağı düşünülmüştür. Ayrıca bu çalışma öğrencilerin farklı stil ve karakterde polifonik eserleri çalışmaları, piyano eğitimine yönelik bakış açılarını olumlu yönde etkilemesi açısından da önemlidir. Araştırmada genel tarama modeli kullanılmış, doküman analizi yöntemiyle Rus piyano literatürü taranmış, polifonik yapıdaki eserler seçilmiş ve deneklerin düzeyleri göz önünde bulundurarak zorluk derecesine göre listelenmiştir. Araştırmanın amacına uygun olarak nitel ve nicel verilerin elde edilmesi için farklı çalışma grupları belirlenmiştir. Araştırmanın 1. çalışma grubu; maksimum örnekleme yöntemi kullanılması nedeniyle farklı bölgede görev yapan 14 öğretim elemanı ile yarı yapılandırılmış görüşme formu kullanılarak görüşmeler yapılmıştır. Araştırmanın 2. çalışma grubu ise deneysel yöntem içerisinde gözlem yapabilmek için seçilmiştir. Rus bestecilerin piyano için yazdıkları polifonik eserlerin Müzik Eğitimi Ana Bilim Dallarında seslendirme durumlarını ortaya çıkarabilmek için Uludağ Üniversitesi Eğitim Fakültesi Güzel Sanatlar Eğitimi Bölümü Müzik Eğitimi Ana Bilim Dalı'nda öğrenim gören her sınıftan 4'er öğrenci olmak üzere toplam 16 öğrenci seçilmiştir. Bu araştırmada kaynak tarama, yarı yapılandırılmış öğretim elemanı görüşmesi, eser değerlendirme testi, gözlem testi ve öğrencilerin Rus bestecilerinin polifonik eserlerine yönelik beğeni anketi gibi veri toplama araçları ile elde edilen veriler, betimsel, nicel ve nitel veri çözümleme yöntemleri uygulanarak değerlendirilmiştir. Verilerin istatistiksel analizi SPSS-23 paket programı kullanarak "Kendall W" testi ile yapılmıştır. Araştırma problemine ve araştırma sorularına cevap bulmak amacıyla öğretim elemanlarından ve öğrencilerden gelen veriler analiz edilmiş, çözümlenmiş, yorumlanmış ve sonuçlar elde edilmiştir. Araştırma sonuçlarına göre, piyano eğitiminde polifonik yapıdaki eserlerin kullanılmasının büyük ölçüde Barok Dönem eserleri ile sınırlı kaldığı, Rus bestecilerin polifonik eserleri Türkiye'de tanınmadığı ve kullanılmadığı tespit edilmiştir. Ayrıca bu eserlerin, diğer Barok eserlerde olduğu gibi teknik ve müzikal özellikler barındırdığı ve öğrenciye verilebilecek hedef davranışları içerdiği görülmektedir. Araştırma, Rus bestecilerin polifonik eserlerinin piyano eğitiminde kullanılmasına, eserlerin tanıtılmasına ve eğitim repertuvarına çeşitlilik kazandırılması açısından katkı sağlayacağı düşünülerek, öğrencilerin farklı stil ve karakterde polifonik eserleri çalışmaları, piyano eğitimine yönelik bakış açılarını olumlu yönde etkilemesi açısından önemlidir.
Koro çalışmalarının ortaokul öğrencilerinin okul aidiyet düzeylerine etkisi
Bu araştırmada ortaokullarda eğitim gören öğrencilerle gerçekleştirilen koro çalışmalarının öğrencilerin okul aidiyet düzeylerine katkısının değerlendirilmesi amaçlanmıştır. Araştırmada 2018-2019 eğitim-öğretim yılında Bursa'da yer alan, kolay ulaşılabilir örnekleme yöntemiyle seçilmiş ortaokul öğrencilerinden oluşan çalışma grubuyla öntest-sontest kontrol gruplu deneysel bir çalışma yürütülmüştür. Araştırmanın uygulama sürecinde kullanılacak olan koro repertuvarı hedeflenen yaş grubunun ses sınırları dikkate alınarak uzman görüşleri doğrultusunda oluşturulmuştur. Uygulamaya geçilmeden önce deney ve kontrol grubuna Goodenow (1993a) tarafından geliştirilen ve Sarı (2015) tarafından Türkçe'ye uyarlanan "Okula Aidiyet Duygusu Ölçeği" uygulanmış öntest puanları hesaplanmıştır. Daha sonra belirlenen repertuvar ile 12 hafta boyunca deney grubuyla çalışılmış ve konser verilmiştir. Uygulama sonrasında iki gruba tekrar aynı test uygulanarak sontest puanları belirlenmiştir. Öntest ve sontest arasındaki değişime ilişkin olarak Wilcoxon testi ve gruplar arasındaki farkların belirlenmesinde de Mann-Whitney U testi uygulanmıştır. Analizler sonucunda grupların alt boyutları ile toplam puanlarındaki gelişmeleri arasında deney grubu lehine anlamlı fark (p<.05) olduğu belirlenmiştir. Anahtar sözcükler: Aidiyet, koro eğitimi, müzik eğitimi, okul aidiyeti, ortaokul
Türk müziği devlet konservatuvarı öğrencilerinin çalgı eğitimine yönelik tutumları ve çalgı başarılarının incelenmesi
Bu araştırmanın amacı, Gaziantep Üniversitesi Türk Müziği Devlet Konservatuvarında öğrenim gören öğrencilerin bireysel çalgılarına ilişkin tutumları ile çalgı icralarındaki başarılarını incelemektir. 2020-2021 akademik yılının bahar yarıyılında Türk müziği, Ses Eğitimi ve Türk Halk Oyunları bölümünde öğrenim gören toplamda 191 öğrencinin demografik özelliklerini belirleyen kişisel bilgi formu ile bireysel çalgı eğitimi dersine yönelik tutumlarını ölçmek için tutum ölçeği uygulanmış ve iç tutarlık katsayısı (α= .776) bulunmuştur. Öğrencilerin çalgı performanslarını değerlendirebilmek için araştırmacı tarafından geliştirilen ve uzmanlar tarafından onaylanan "Çalgı Performansı Değerlendirme Formu" oluşturulmuştur. Elde edilen veriler istatistiki olarak incelenerek, geliştirilen bu formun güvenirlik katsayısının ortaya konması amacıyla değerlendirmede bulunan uzmanlar arası uyuma bakılmış (Kendall's W) ve uyuşum katsayısının W= ,897 ve p= ,000 olduğu saptanmıştır. Araştırmanın sonucunda, öğrencilerin bireysel çalgı eğitimine yönelik olarak eğitim gördükleri çalgılara karşı yüksek düzeyde olumlu tutum sergiledikleri, çalgı performanslarının orta düzeyde olduğu, öğrencilerin akademik başarı puanlarının yüksek düzeyde olduğu, öğrencilerin çalgıya ilişkin yüksek tutumlarının akademik başarıları üzerinde olumlu etkisinin olduğu, öğrencilerin çalgı performans puanları ile çalgı eğitimine yönelik tutumları ve akademik başarı puanları arasında anlamlı bir ilişki olduğu ve çalgıya ilişkin yüksek tutumları ile başarıya ilişkin yüksek puanlarının icra performansları üzerinde etkisinin olduğu, bu sebeple tutum ve akademik başarının birlikte pozitif yönde artışlarının icra performansını da olumlu yönde etkilediği sonucuna ulaşılmıştır. Anahtar kelimeler: Tutum, Tutum ölçeği, Çalgı Performansı, Çalgı Eğitimi, Akademik Başarı.