Nature

145 theses under this subject heading

Master'sOpen AccessTR

Görsel sanatlarda hayalî bahçe tasvirleri

Doğanın içinde yaşayan insan ilk çağlardan beri doğayı dönüştürerek kendi tarihini yaratmıştır. Çalışmanın birinci bölümünde insanın doğayla olan ilişkisi irdelenmiştir. Doğanın içinde var oluş savaşı veren insanın, ürünlerini yetiştirmesi ve bahçeler oluşturması, insanlık kültürünün ilk başarısı olarak görülür. Bahçelerin dönemler boyunca değişimi ve bulundukları coğrafyalara göre gösterdikleri özellikler, Bahçelerin Kısa Tarihçesi isimli ilk bölümde anlatılmıştır. Bu bölümde; bahçelerin yer aldıkları kültürlere ve inanışlara göre gösterdikleri değişimler incelenmiş, bahçelerin felsefeyle olan ilişkisi kısaca anlatılmış, insanın düşünce tarihindeki yeri irdelenmiştir. İkinci bölümde; hayalî bahçelerin tanımının yanı sıra tarih boyunca insan yaşamlarındaki yeri ve önemi ele alınmıştır. Hayalî bahçelere dair mitlerin bazıları, insanın öldükten sonra gideceği dünyadaki iyilik ve kahramanlıklarının ödülü olan bir bahçeyi anlatırken, bazı mitler bu cennet bahçelerinin yeryüzünde bulunduğunu anlatır. Bu ütopik bahçe mitleri, dönemlere ve fiziksel koşullara göre değişiklikler gösterse de birçok benzer öğeyi barındırır. Farklı dönemlerde pek çok sanatçı bu mitleri - idealleri farklı biçimlerde ve tekniklerde canlandırmıştır. Bu bölümde, hayalî bahçelerin Avrupa, Doğu ve Uzak Doğu sanatındaki yansımasının, felsefi ve toplumsal boyutunun yanı sıra, görsel sanatlarda örnekleri de çözümlemeli olarak incelenmiş ve karşılaştırılmıştır. Tek tanrılı ve çok tanrılı dinlerin yanı sıra yeryüzünde bahçe tasavvurunun incelendiği bu bölümde; Cennet bahçesi, Altın Çağ, Hayat ağacı gibi pek çok mitin hayalî bahçe kavramı açısından görsel sanatlarda önemli bir esin kaynağı olduğu göz ardı edilmemektedir. Anahtar Kelimeler: Görsel Sanatlarda Bahçeler, Cennet Bahçeleri, Hayalî Bahçeler, Altın Çağ, Mitoloji.

BahçelerCennetDoğa+5
Aslı Ayşe Akyüz
Anadolu University · Institute of Fine Arts
2015
00
Master'sOpen AccessTR

İnsan doğa ilişkisi bağlamında 1960 sonrası sanatta doğaya yönelimler

1960 sonrası Arazi Sanatı ve Ekolojik Sanatın çıkış noktası ve temelleri doğa felsefesine dayandırılmıştır. Bu sanatların doğa ile kurmuş olduğu bağların çözümünde, doğada süregelen ilişkilerin tümünü kapsayan doğa felsefesinden yararlanılmış, doğa tanımı ile bağlantılı olan, çevre ve ekoloji tanımları yapılmış, insanın doğada yaratmış olduğu tahribatın etkilerinden bahsedilmiştir. İkinci bölümde, tarihsel süreçte insan ve doğa ilişkilerinin temelleri çevre sosyolojisi çerçevesinde araştırılmış ve incelenmiştir. Bu araştırmada, tarihsel süreçte toplum ve doğa ilişkilerinin arka planında yer alan üç genel toplumdan söz edilmiştir. Bu toplumlar; avcı toplayıcı (ilkel toplumlar), tarım toplumları (uygar toplumlar) ve endüstriyel toplumlar (modern toplumlar) olarak tanımlanmaktadır. Toplumsal hiyerarşinin doğa algısını nasıl şekillendirdiği ve insan merkeziyetçi toplum düzeninin doğayı nasıl araçsallaştırdığı ortaya çıkmıştır. Derin ekoloji felsefesinde yer alan insan merkeziyetçi bakış açısından yola çıkılarak, insanın doğa üzerinde sömürü ve tahribatıyla paralellik olduğu saptanmıştır. Derin ekoloji, insan ve doğa ilişkisine dair çevre krizleri ve ekolojik felaketleri vurgulayan bir yaklaşım sunmuştur. İlksel değerlere dayanan bu tutum, insan merkeziyetçi yaklaşım ve tek tanrılı dinlerin söylemleriyle ekolojik krizlere dayandırılmıştır. Sanatsal uygulamalara esin kaynağı olan ve birçok kültürün temelinde yatan doğa, toplumsal yaşam biçimleriyle birlikte değişime uğramıştır. 1960 sonrası gelişen sanat anlayışı ve formları doğanın ve insanın sömürülmesine karşı tepkisel bir tutumla şekillenmiştir. Sanatçılar, yeryüzünde farkındalık yaratmak, iyileştirmeler yapmak adına bu eylemlerini doğa üzerinde çalışmalar yaparak gerçekleştirmişlerdir. Bu dönemin toplumsal hareketleri, doğanın bir bütün olduğu bir sistem olarak, çevreye duyarlı kültür ve sanat formlarının bir araya gelmesinde etkili olmuştur. Anahtar Sözcükler: Arazi Sanatı, Ekolojik Sanat, Doğa Felsefesi

Arazi sanatıDoğaHeykel+5
Gizem Türkdoğan
Anadolu University · Institute of Fine Arts
2017
00
Master'sOpen AccessTR

XIX.yüzyıl klâsik Türk şiirinde mevsimler

Bünyesinde ihtiva ettiği edebi ve kültürel değerle birlikte, Klasik Türk şiirinin en önemli özelliklerinden biri de, çevresinde var olan birçok unsura sanatsal bir kimlik büründürerek, onu şiir malzemesi yapmasıdır. Dış dünyaya kapalı olduğu düşünülen bu kadim şiir geleneğinin böyle bir yapıya sahip olması önemli bir özelliktir. Şairlerin, değişik hayaller içinde düşündüğü ve konu edindiği unsurlardan biri de mevsimlerdir. Mevsimleri gerçek, mecaz ya da terim anlamlarıyla birlikte düşünen Divan şairleri, böylelikle bir benzetme ilgisi kurmuşlardır. Bahar, yaz, sonbahar, kış; ağaç, çiçek, bağ, bahçe gülzar; ay, yıl gece, gündüz, seher gibi unsurlar âşık, sevgili, rakip üçlüsünün hikâyesini tabiat özelinde oluşturan kavramlardır. Bu çalışmada XIX. yüzyıl Klasik Türk şiirinden hareketle mevsimler ve mevsimsel unsurlar ele alınacaktır. Anahtar Kelimeler: Klasik Türk Şiiri, Mevsim, Zaman, Tabiat

19. yüzyılDoğaKlasik Türk edebiyatı+5
Rıdvan Gündoğdu
Kütahya Dumlupınar University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2017
00
DoctorateOpen AccessTR

Ekonomi – doğa çatışmasına bir çözüm olarak yeşil yeni düzen

Küresel ekonomik sistem sürdürülebilir kalkınmaya ulaşmayı amaçlarken bugün geçmişin krizlerine ek olarak etkisi geri döndürülemez olan iklim krizi ile de mücadele etmek durumundadır. Artık tüm bu krizlerin merkezinde doğası gereği iklim krizi yer almaktadır. Sanayileşme ve ekonomik büyüme saplantısının bir sonucu olan küresel iklim krizini durdurmak ve/veya etkilerini azaltmak amacıyla hem uluslararası kuruluşların yaptığı uyarı ve öneriler hem de uluslararası anlaşmalar etkisiz kalmıştır. Literatürde sürdürülebilir kalkınmaya ulaşmayı sağlamak amacıyla küçülme hipotezi ve yeşil büyüme gibi yaklaşımlar geliştirilmiştir. Ne var ki küçülme yaklaşımının ütopik yapısı ve yeşil büyümenin çoğunlukla sadece büyümeyi odağına koyması daha kapsamlı bir yola başvurulması ihtiyacını doğurmuştur. Bu eksende, bu çalışmada, Yeşil Yeni Düzen'in ekonomi- doğa çatışmasının bir sonucu olan çoklu krizlerle etkin mücadele edip sürdürülebilir kalkınmaya ulaşmayı sağlayacak en etkin ve gerçekçi yol olduğunu göstermek amaçlanmıştır. Bu amaçla, Yeşil Yeni Düzen politikalarıyla paralel olan çevresel mal ve hizmetler sektöründe istihdam sayısı, hükümetlerin genel çevre koruma yatırımları, çevreye duyarlı teknolojik gelişme, yenilenebilir enerji kamu AR-GE bütçesi, çevre ile ilgili resmi kalkınma yardımları ve çevre vergileri Yeşil Yeni Düzen değişkenleri olarak kabul edilmiştir. Erişilebilen veriler çerçevesinde, iki farklı ülke grubu ile 2015- 2019 yılları arasında iki ayrı model kurularak Yeşil Yeni Düzen değişkenleri ile sürdürülebilir kalkınma endeksi arasındaki ilişki sabit etkiler ve rassal etkiler modelleri ile ampirik olarak incelenmiştir. Elde edilen sonuçlara göre, çevresel mal ve hizmetler sektöründe istihdam sayısı, yenilenebilir enerji kamu AR-GE bütçesi, çevre ile ilgili resmi kalkınma yardımları ve çevre vergilerinin sürdürülebilir kalkınma endeksi üzerinde istatistiksel olarak pozitif ve anlamlı etkileri olduğu tespit edilmiştir.

DoğaEkolojik ekonomiEkonomi+7
Sevginaz Işık
Bursa Uludağ Üni̇versi̇ty · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2022
00
Master'sOpen AccessTR

İlköğretim dört ve beşinci sınıf öğrencilerinin çevre kavramına ilişkin görüşleri

Bu çalışma ilköğretim dört ve beşinci sınıf öğrencilerin çevre kavramına ilişkin görüşlerini ortaya koymak ve öğrencilerde çevre kavramının oluşmasında etkili olan faktörleri sebepleriyle belirlemek amacıyla yapılmış nitel bir araştırmadır.Araştırmanın çalışma evrenini Ankara ili, Mamak ilçe merkezinde bulunan Barbaros Hayreddin Paşa İlköğretim Okulu dört ve beşinci sınıf öğrencileri oluşturmaktadır.İlköğretim dört ve beşinci sınıf öğrencilerinin çevre kavramına ilişkin görüşlerinin belirlenmesi amacıyla çizim yöntemi ve yarı yapılaştırılmış mülakat tekniği kullanılmıştır. Uygulanan yöntem ve tekniğin analizi için uzman görüşüne başvurularak, derecelendirme ölçekleri hazırlanmış ve bu ölçeklerden faydalanılarak öğrencilerin çevre kavramına ilişkin görüşleri belirlenmiştir.Elde edilen bulgulara göre ilköğretim dört ve beşinci sınıf öğrencilerinde çevre kavramının oluşmasında canlı çevre, cansız çevre, çevre sorunları ve diğer (sayılan etmenler dışında kalan tüm etmenler) faktörlerin etkili olduğu görülmüştür. Bu sınıflamalardan yola çıkılarak, öğrencilerde çevre kavramının oluşmasında özellikle cansız varlıkların etkili olduğu belirlenmiştir. Öğrencilerde çevre kavramının oluşmasında ağırlık kazanan cansız etmenler, bulut, güneş, ev ve çöp tenekesi iken; öğrencilerde çevre kavramının oluşmasında ağırlık kazanan canlı etmenler ise; ağaç, insan, bitki ve kuştur. Ortaya çıkan bu etmenlerin sebeplerine yönelik olarak yapılan içerik analizinde öğrencilerin canlı ve cansız çevre çizimlerindeki bu etmenlere sıklıkla yer vermelerinde; yakın çevrelerinin, çevrelerindeki varlıklara karşı hissettikleri duygularının, arzu ve isteklerinin, geçmiş yaşantılarının ve hobilerinin özellikle etkili olduğu belirlenmiştir.Öğrencilerin çevre kavramlarına ilişkin yapmış oldukları çizimlerinde ve yapılan görüşmelerde dikkat çeken bir diğer sonuç ise; öğrencilerin çevre sorunlarına yeteri kadar yer vermedikleridir. Çevre sorunlarına değinen öğrencileri ise ağırlıklı olarak kız öğrencilerin oluşturması elde edilen bir başka sonuç olarak karşımıza çıkmaktadır.Araştırma sonuçları bir bütün olarak değerlendirildiğinde; çevre eğitimine daha fazla ağırlık verilmesi, çevre eğitiminin daha erken yaşlarda başlatılması, bu eğitimin gerçekleştirilmesi aşamalarında öğretmenlerin örnek model olmaları ve öğrencilerin çevre bilinçlerine katkı sağlamak amacı ile okul müdürlüklerinin çevresel etkinliklere daha fazla ağırlık vermeleri gerektiği söylenebilir.Anahtar Kelimeler : Çevre, çevre bilinci, öğrenci, eğitim, tutum, doğa, çevre sorunu.

Ankara-MamakDoğaÇevre+6
Ahmet Gül
Kütahya Dumlupınar University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2010
00
Master'sOpen AccessTR

XVI. yüzyıl klasik Türk şiirinde mevsimler

Divân şiirinde mevsimler ve mevsimsel unsurlar yani;bahâr, hazân, kış, yaz, seher, akşam, bahçe, çiçek, rüzgâr v.b. sıkça kullanılmaktadır. Divan şairleri, şiirlerinde çeşitli benzerlikleri ifade ederken tabiat unsurlarına başvurmuşlardır.Tabiat, Divân şiirinin ana konularındandır. Divan şairleri aşkı, sevgiyi, hüznü, sevgiliyi ve ayrılığı anlatırken tabiat unsurlarını kullanmışlardır. Divân şiirinde bahâr, coşkunluğun ve aşkın sembolüdür. Denilebilir ki; tabiat, insan psikolojisinin dilidir.Divan şairlerinin malzemesi tabiattır. Bu malzemeyi ustalıkla ve incelikle kullanırlar. Orijinal manalar oluştururlar. Bu manalar Divân şiirinin bir zeka oyunu oluşunu kanıtlamaktadır. Ya tabiatı olduğu gibi ya da onu, görmek istedikleri gibi kullanırlar. Divân şiirinde çiçekler de geniş yer tutmaktadır. Bunların başında gül gelir. Gül, sevgilidir. Gülün kokusu, sevgilinin kokusudur. Gülü, lale, sümbül, nergis, yasemin, menekşe gibi çiçekler izler.Anahtar Kelimeler: Osmanlı Divân şiiri, Mevsim, Bahâr, Orjinallik, Tabiat, Aşk, Çiçekler, İnsan Psikolojisi

16. yüzyılAşkBahar+7
Bahar Yavaş
Kütahya Dumlupınar University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2011
00
Master'sOpen AccessTR

İntrakoroner stent takılmış hastalarda doğa seslerinin anksiyeteye etkisi

ÖZET İntrakoroner Stent Takılmış Hastalarda Doğa Seslerinin Anksiyeteye Etkisi Araştırma intrakoroner stent takılan bireylerde doğa seslerinin anksiyete düzeylerine etkisinin belirlenmesi amacıyla prospektif deneysel olarak yapılmıştır. Araştırmanın evrenini, Dışkapı Yıldırım Beyazıt Eğitim Araştırma Hastanesi Anjio Labaratuarında stent takılan hastalar, örneklemini ise araştırmaya katılmayı kabul eden toplam 114 intrakoroner stent takılan hasta oluşturmuştur. İntrakoroner stent takılan hastalarda prospektif randomize kontrollü olarak yapılmıştır. Deney ve kontrol ortalamalarının gerçek farkı 4 alındığında, çalışmamızda her grup için 34 kişiye ihtiyacımız olduğu güç analizinde hesaplanmıştır. (PASS=Power Analysis Sample Size Software ) % 10' luk kayıp ile grup sayısı 38 olarak belirlenmiştir. Demografik veriler araştırmacılar tarafından literatür doğrultusunda geliştirilen anket formları ile toplanmıştır. Ayrıca anksiyete düzeylerini belirlemek amacıyla SAI Anketi, Görsel Kaygı Ölçeği ve Fiziksel Ölçümler kullanılmıştır. Verilerin değerlendirilmesinde tekrarlı ölçümler analizi, Mann-Whitney U testi, sayı ve yüzde değerleri, ortanca, ki-kare, Spearman ve Kruskal-Wallis testi yapılarak incelenmiştir. Çalışmamızın sonuçlarına bakıldığında Durumluluk Kaygı Ölçeği (SAI) puanlarına göre doğa sesi ve kulak tıkacı grubundaki hastalar ile kontrol grubunda ki hastalar arasındaki fark istatistiksel olarak anlamlı bulunmuştur (p=0.000). Görsel Kaygı Ölçeği (GKÖ) puanlarına bakıldığında ise en yüksek puan ortalaması birinci ölçüm zamanında elde edilmiştir ve ikinci, üçüncü zamanda elde edilen sonuçlar ile arasındaki fark istatistiksel olarak anlamlıdır (p=0.000). Bu araştırma sonucunda; intrakoroner stent takılmış hastalarda kulak tıkacı kullanımı ve doğa sesi dinletilmesi ile anksiyete arasında istatistiksel açıdan anlamlı, pozitif bir ilişki olduğu saptanmıştır. Anahtar Kelimeler: Anksiyete, Doğa Sesleri İle Terapi, Hemşirelik, Koroner stent, Kulak tıkacı

AnksiyeteDoğaHemşirelik+4
Kamile Akarsu
Ankara Yıldırım Beyazıt University · Institute of Health Sciences
2018
00
Master'sOpen AccessTR

2000 sonrası çağdaş sanatta Türk manzara resmi ve özgün denemeler

2000 Sonrası Çağdaş Sanatta Türk Manzara Resmi ve Özgün Denemeler adlı çalışmada, insanların doğa üzerindeki olumsuz etkilerinin, resim sanatına ve araştırmacının kendi çalışmalarına yansıması ele alınmıştır. Avrupa'daki sosyolojik değişimler özellikle sanayi devriminden sonra değişen düşünce ve hayat biçimlerinin gerek batı sanatındaki manzara sanatçılarının doğaya bakış açısı gerekse ülkemizde cumhuriyet öncesi, cumhuriyet sonrası başat sanatçılarının manzara resmi alanındaki ilerleme süreci günümüze kadar ele alınmıştır. Çalışmasının ilk bölümünde manzara resminin tanımı, tarihçesi ve farklı ülkelerde tarihi süreç içerisinde önemli sanatçılar ele alınmıştır İlk bölüm de yer alan klasik manzara, Rönesans döneminden empresyonizm, post ve neo empresyonizme kadarki zaman dilimine kadar ki belli başlı önemli sanatçılar ve eserleri örnek verilmiştir. İkinci bölümde ise Türk resim sanatında yer edinmiş belli başlı sanatçılar ve eserlerinde kullandığı teknikleri ve künyelerine kısaca değinilmiştir. Üçüncü bölümde ise sanatçının kendi çalışmaları genel olarak doğanın insanlar tarafından tahrip edilme hali başat bir konu olarak sunulmuştur. Araştırma kapsamında resmedilen ilk çalışmalarda insan, hayvan figürlerine yer verilmiştir. İnsanlar tarafından doğanın tahrip edildiği resimlerde ön plana çıkan önemli bir unsur dur. Manzara resim anlayışının tarihsel akışı içinde aldığı geleneksel yaklaşımların yerine yeni bir konu bağlamında, sanatçı tarafından kendiliğinden oluşturulmuş farklı anlatımlara yer verilmiştir. Anahtar Sözcükler: Manzara Resmi, Doğa, Doğa Tahribatı, İzleyici.

DoğaDoğa tahribatıManzara+6
Abdullah Karakuş
Gaziantep University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2023
00
Master'sOpen AccessTR

Alaybey Karoğlu'nun resimlerinde soyutlama ve doğa izlekleri

Bu tezin temel amacı, Alaybey Karoğlu'nun resimlerindeki soyutlama ve doğa izleklerini araştırmak ve eserlerindeki soyut bulguları analiz ederek açıklamaktır. A. Karoğlu'nun yaşamına ve sanatına odaklanan bu çalışmada, resimlerinin farklı evreleri detaylı bir şekilde incelenmiş, betimleme, çözümleme ve eser analizi yapılmıştır. Nitel araştırma desenlerinden biri olan "durum çalışması" yöntemi kullanılarak veriler toplanmış, kaynak analizleri yapılmış ve sanat eserleri titizlikle incelenmiştir. Ayrıca, Alaybey Karoğlu ile yapılan yarı yapılandırılmış görüşmelerde ses kayıtları alınmış ve yazıya dökülmüştür. Tezde, 16 eser amaçsal örneklem yöntemiyle seçilmiş ve betimsel analiz yöntemine göre yorumlanmış, kavramsal ilişkiler kurulmuştur. İncelenen sanatçı, resimlerinde soyutlama stiliyle doğa izleklerini ustaca birleştirerek kendi özgün sanatsal ifadesini oluşturur. Doğal manzaraları soyutlama yöntemiyle yansıtarak, izleyicilere farklı bir bakış açısı ve derin duygular uyandırmayı hedefler. Sanatçı, yaratıcı yapıları ve anlam katmanlarıyla eserlerine zenginlik ve çeşitlilik katar. Bu tür sanatsal yaklaşım, izleyicilere etkileyici ve özgün bir deneyim sunar. Araştırma sonucunda, sanatçının eserlerinde, doğadan aldığı izlenimleri, özgün soyutlamalar, çağdaş bir ifade ve yaratıcılık anlayışıyla soyut figüratif imgelerle, dışavurumcu renk ve çözümlemelerle Türk kültürüne, geleneğe göndermeler yaptığı gözlenmiştir. Sanatçının doğa soyutlamasına olan yaklaşımı, lirik, dışavurumcu, müziksel bir dil oluştururken plastik bir birliktelikle ortaya çıkar. A. Karoğlu'nun eserleri, izleyenleri doğayla daha derin bir bağlantı kurmaya teşvik etmektedir. Bu yöntem, çağdaş Türk Resim Sanatında önemli bir yer edinen sanatçının eserlerine özgün bir katkı sunmaktadır. Anahtar Kelimeler: Doğa, Soyutlama, Sanatçı, Alaybey Karoğlu.

DoğaKaroğlu, AlaybeyResim sanatı+4
Leman Eda Çelikkol
Gaziantep University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2023
00
Master'sOpen AccessTR

Spiralin doğa, bilim, sanatla ilşkilendirilmesi

Spiral; doğada, yaşantılarımızda, bilimde, sanat yapıtlarında, hemen hemen her alanda yansımalarını görebileceğimiz bir şekil veya oluşumdur. İnsanoğlu bunu iyi bilir fakat yine de etkilenir. Bu çalışmada spiralin yarattığı gizemin, algılanışının ve bireyin etkilenme sürecinin bir analizi yapılmaya çalışıldı; bu analiz spiralin tarihsel geçmişi ve bütün yaşamsal yansımaları da katılarak desteklendi. Sanatçıların ve bilim adamlarının aynı paralellikte hem konstrüksiyon yaratma, hem de şekil anlamında kullandığı spiralin doğal olarak bütün insanlar için bir gizemi olmuştur. Birçok farklı tanımlanmış spiral şekli vardır. Bunların bir kısmı direk varoldukları gibi, bir kısmı da günlük hayatımızda kullanılagelen "altın oran" örneğinde olduğu gibi oransal açıdan kullanılmaya devam edilmektedir. Spiral sonsuzluğun, hayat ve ölümün birlikteliğinin simgesi olmuştur. Spirali bir süreç olarak gördüğümüzde, algılanması da görsel bilişim açısından çözümlenebilir. Spiral; fizik, biyoloji, psikoloji gibi bilimler için problem çözücü bir nitelikle kullanıldığı kadar edebiyat, müzik, mimari ve diğer plastik sanatlar alanında da kullanılmıştır. Bu tez, evrende var olan ve günlük hayatımızda kullandığımız spiralin bilimsel ve sanatsal açıdan oluşan etkilerini görsel bilişimin öğeleri ile açıklayarak, etkisini ve gücünü tanımlamaya çalışmaktadır. Anahtar Kelimeler: spiral, sanat ve bilimin birlikteliği, görsel bilişim vııı

BilimDoğaGörsel iletişim+3
Seçil Yaylalı
Yıldız Technical University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2004
00
Master'sOpen AccessTR

Geç dönem Stoacı filozofların yaşam felsefesi

Bu tez çalışması, Geç Dönem Stoacılığın önemli temsilcileri olan Seneca, Epiktetos ve Marcus Aurelius'un yaşam felsefeleri incelenmektedir. Çalışmada, bu filozofların Tanrı, doğa ve insan üzerine görüşleri, evrensel düzen anlayışı çerçevesinde ele alınmış; insanın kozmik bütün içerisindeki yeri ve yaşamın anlamına dair sundukları öğretiler değerlendirilmiştir. Stoacı düşüncede evrene uyumlu yaşamanın merkezinde yer alan erdem kavramı, her filozofun etik anlayışında farklı boyutlarıyla işlenmiş ve bireysel yaşam ile toplumsal sorumluluk arasındaki ilişki ortaya konmuştur. Tez kapsamında, insanın doğa ile uyumlu evrensel düzen içerisindeki rolü ve toplumsal eşitlikçi yaklaşımı ön plana çıkarılmış; bireysel erdem ile toplumsal sorumluluk arasındaki ayrılmaz bağ vurgulanmıştır. Bireysel gelişimin ardından sağlanan fayda, yalnızca kişinin kendisi için değil, toplum ve kültürler için de değer yaratmaktadır. Bu bağlamda, her bireyin kat edeceği erdemli yaşam serüveni, erdemli ve dengeli toplumların oluşumuna katkı sağlayacaktır. Ayrıca, tezde bireyin erdemli yaşamı seçerek doğa yasaları ve evrensel düzenin farkındalığı ile hareket etmesi, doğum ve ölüm arasındaki yaşam sürecini anlamlı kılması ve zamanı bilinçli biçimde değerlendirmesi üzerinde durulmuştur. Çalışma, insanın kimliği, nasıl yaşaması gerektiği, bireysel gelişim, psikolojik dayanıklılık ve içsel huzur gibi konuların günümüz insanı için hâlen bir rehber niteliği taşıdığını göstermektedir. Bu yönüyle tez, Stoacı felsefenin modern dünyada da insan yaşamına ışık tutan evrensel değerini vurgulamaktadır.

Doğa
Esma Taşkın
Çankırı Karatekin Üniversitesi · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2025
00
Master'sOpen AccessTR

İnsanın yaşam alanlarıyla kurduğu ilişkinin resmin olanaklarıyla incelenmesi

Bu araştırma, sanatın doğayı, insanları, nesneleri ve mekanları algılayışındaki gerçeklik olgusunu, sanat tarihsel bir süreç içerisinde ve belli sınırlılıkları koruyarak incelemiştir. Her dönemin kendine özgü bakış açısı, algılama yetisi, gerçeklikleri kavrayış biçimi tarihsel dönemlerin özellikleri göz önünde bulundurularak incelenmiştir.Bu çalışma, sanat ve toplumsal hayat arasındaki ilişkilerin, zaman ve mekân üzerindeki etkileri ile resim sanatındaki yansımalarını sınırlı da olsa ortaya koyabilmeyi amaçlamıştır. İnsan, doğa ve mekânın toplumsal hayat içinde biçimlenişleri ve bunları anlamlandıran süreçler ele alınırken farklı bilgi alanlarının yaklaşımlarına başvurulmuştur.Bu çalışmada, uygarlık tarihinin sanata yansıyan ilk örneklerinden başlayarak yirmibirinci yüzyıla uzanan çok geniş bir zaman aralığı araştırılmış ve ortaya konulan problemi örnekleme yeteneği en belirgin olan sanat ürünlerine başvurulmuştur. Bu geniş zaman alanını sıralı bir şekilde ele alabilmek için hem sanat tarihinin hem de toplumsal tarihin kullandığı dönemselleştirmeler esas alınmıştır.Anahtar Kelime: Doğa, Mekân, toplumsal hayat, görme biçimi, algılama, anlamlandırma.

AlgıAnlamlandırmaDoğa+2
Selda Gümüşay
Çukurova University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2008
00
Master'sOpen AccessTR

Mimari tasarımda doğadan ilham alan strateji: Biyomimikri ve kinetik mimarlık yaklaşımlarının ara kesitinde iklime duyarlı çalışmaların incelenmesi

Yaşamı boyunca doğayla iç içe ve mücadele içinde olan insanoğlu; doğayı gözlemlemiş, ondan esinlenmiş, doğanın ve doğada yaşayan diğer canlıların davranış kalıplarını anlamaya ve yaşamına uyarlamaya çalışmıştır. İnsanoğlunun doğanın mükemmel düzenini ve dengesini anlamaya çalışarak ve ona öykünerek yaptığı tasarımlar, başlangıçta biçimsel taklide yönelik iken, süreç içerisinde biçimin gerisindeki çalışma prensibini anlamaya ve kendi yaşam alanlarına uyarlayarak kullanmaya dönüşmüştür. Yaşamın taklit edilmesi anlamında kullanılan Biyomimikri kavramı, doğadaki yaşamın çalışma mantığını gözlemleyen, araştıran ve doğadaki canlıların kullandıkları stratejileri öğrenerek taklit eden bir tasarım disiplini olarak ortaya çıkmıştır. Doğa, etkileşim içinde olduğu her canlıyla mükemmel bir uyum içindedir ve değişen koşullar karşısında üst düzey algılama, bilgi işleme ve performans gibi yetenekler geliştirmiştir. Doğal çevre gibi yapılı çevrenin de değişen koşullara uyum sağlayabilmesi gerekmektedir. Doğanın izlemiş olduğu yol ve benimsediği strateji, mimarlık disiplini için bir ilham kaynağı niteliğindedir. Bu çalışma doğadan ilham alan Biyomimikri ile Kinetik Tasarım yaklaşımlarını ve bu yaklaşımların arakesitinde üretilmiş çevresel değişimlere uyum sağlayabilen, iklime duyarlı ve enerjinin verimli kullanıldığı arakesitindeki örnekleri analiz ederek değerlendirmeyi amaçlamaktadır. Çalışma kapsamında doğanın bir kılavuz olarak mimari tasarımlar üzerindeki etkisi ve Biyomimikri ve Kinetik Tasarım yaklaşımlarının çözüm olma potansiyelleri örneklerle desteklenerek incelenmiş, günümüz koşullarına ve çevresel değişimlere uyum sağlayabilen Biyomimikri ve Kinetik Tasarım yaklaşımlarının kesişen noktaları analiz edilmiştir. Analiz çalışmaları ile biyomimetik kavramının iklim değişikliği, küresel ısınma, biyolojik çeşitliliğin korunması, enerjinin, suyun, havanın ve malzemenin korunumu, yapı performansının ve kaynak verimliliğinin arttırılması, insan sağlığı ve konforunun sağlanması gibi konularda mimari tasarıma uygulanabilecek potansiyeller barındırdığı sonucuna varılmıştır. Bu bağlamda doğadaki canlılardan alınan ilhamla Biyomimikri ve Kinetik Tasarım ilkeleri doğrultusunda çevresel etkilere ve iklime göre hareket edebilen elemanlarla desteklenmiş, bu değişimlere yanıt verebilen, iç mekân konforu sağlayabilen ve enerjiyi etkin ve verimli kullanabilen tasarım önerileri sunulmuştur.

Biyomimetik bilimBiyomimikriDoğa+2
Zeynep Rumeysa Polat
Yozgat Bozok University · Institute of Graduate Studies
2023
00
Master'sOpen AccessTR

Nazilli halk inançları

Eski medeniyetlerin beşiği olan Nazilli, Aydın?ın en eski yerleşim yerlerinden biridir. Geçmişten günümüze birçok milletin uğrak yeri olan Nazilli, halk inançları konusunda pek çok bilgi sunmaktadır. Bu sebeple araştırma alanı Nazilli olarak belirlenmiş ve bu çalışmada Nazilli halk inançları tespit edilmeye çalışılmıştır. Araştırma giriş, birinci bölüm, ikinci bölüm ve üçüncü bölüm olmak üzere dört bölümden oluşmaktadır. Giriş bölümünde araştırmanın konusu, amacı, metodu ve araştırma alanı ile ilgili bilgiler verilmiştir.Birinci bölümde eski Türk inançları ve bu eski Türk inançlarının Nazilli?deki izleri üzerinde durulmuştur. Eski Türk inançları atalar kültü, tabiat kültleri, gök tanrı inancı ve şamanlık başlıkları altında incelenmiştir.İkinci bölümde Nazilli halk inançları üzerinde durulmuştur. Nazilli halk inançları şu başlıklar altında incelenmiştir; geçiş dönemleri ile ilgili inançlar, nazarla ilgili inançlar, takvim ve zamana bağlı inançlar, tabiat olayları ile ilgili inançlar, hayvanlarla ilgili inançlar ve diğer inançlar. Geçiş dönemleri ve tabiat olayları ile ilgili inançlar alt başlıklara ayrılarak incelenmiştir. Geçiş dönemleri ile ilgili inançlar doğum, evlenme, sünnet, ölüm ile ilgili uygulanan pratikler verilerek incelenmiştir. Tabiat olayları ile ilgili inançlar da güneş ve ay ile ilgili inançlar, yıldırım ve şimşekle ilgili inançlar, yağmur yağdırma ve yağmur duası başlıklarıyla incelenmiştir.Üçüncü bölümde de Nazilli halk hekimliği ile ilgili inançlar üzerinde durulmuştur. Bu bölümde amaç halk hekimliği kapsamında yer alan inançları vermektir. Bu nedenledir ki bölümde sadece yatırlar ve ocaklar üzerinde durulmuştur. Yatırlar başlığında, yatırlar etrafında oluşan inançlar ve Nazilli?de bulunan yatırlar, buralarda gerçekleştirilen pratikler ve uygulamalar verilmiştir. Ocaklar başlığı da ocakların ortaya çıkışı, ocak ve ocaklık sistemi, ocakların tedavi yöntemleri, ocakların özellikleri, Nazilli?de ocak ve işleyiş biçimi, Nazilli?de ocak türleri başlıklarıyla incelenmiştir. Anahtar kelimeler: Eski Türk inançları, Nazilli, Nazilli halk inançları.

Aydın-NazilliDoğaDoğum+7
Seher Çatık
Yozgat Bozok University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2010
00
Master'sOpen AccessTR

Serbest zamanlarında doğa ve macera kampı yapan bireylerin psikolojik iyi oluş düzeyleri ve doğaya bağlılıkları arasındaki ilişkinin incelenmesi: İzmir ili örneği

Bu çalışmanın amacı doğa ve macera kampı yapan bireylerin doğaya bağlılıkları ve psikolojik iyi oluş düzeyleri arasındaki ilişkiyi incelemektir. Bu kapsamda çalışmada doğa ve macera kampı yapan 353 bireyden elde edilen demografik bilgiler ile birlikte doğaya bağlılıkları ve psikolojik iyi oluş düzeyleri incelenmektedir. Çalışma hedefinde 2017 yılında Bektaş, Kural ve Orçan tarafından Türkçeye uyarlandığı bilinen "Doğaya Bağlılık Ölçeği" ve 2013 yılında Telef tarafından Türkçeye uyarlandığı bilinen "Psikolojik İyi Oluş Ölçeği" kullanılmıştır. Analiz kapsamında bu çalışmada öncelikle normallik varsayımı test edilmiş olup ardından bireylerin doğaya bağlılıkları ve psikolojik iyi oluş düzeyleri arasındaki ilişkiyi test etmek amacıyla Pearson korelasyon analizi ve doğaya bağlılığın psikolojik iyi oluş üzerindeki etkisini incelemek amacıyla basit doğrusal regresyon analizi sonuçları incelenmiştir. Ayrıca doğaya bağlılık ve psikolojik iyi oluşun demografik özellikler bakımından karşılaştırma analizlerine yer verilmiştir. Anahtar Kelimeler: Serbest Zaman, Macera, Psikolojik İyi Oluş, Kamp, Doğaya Bağlılık, Rekreasyon, Serbest Zaman Doyumu

DoğaDoğaya adanmışlıkDoğaya yakınlık+6
Eşref Ceran
Manisa Celal Bayar University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2023
00
Proficiency in ArtOpen AccessTR

Savaşın doğa üzerindeki etkilerinin resim sanatına yansıması

Bu araştırmada, 20. yüzyılda yaşanan iki büyük dünya savaşı ve günümüze dek yaşanan toplumsal olayların doğa üzerinde yarattığı etkilerin resim sanatına yansımaları incelenmiştir. 20. yüzyıldaki teknolojik savaşlar sadece büyük insan kıyımına yol açmamış, aynı zamanda doğayı da çok fazla tahrip etmiş, yaşanılmaz bir duruma getirmiştir. 20. yüzyılın son çeyreğinde Orta Doğu coğrafyasında yaşanan Körfez Savaşı ve 21. yüzyılın ilk çeyreğinde yine aynı bölgede Arap Baharı ile başlayan iç savaşlarda doğa, insana özdeş bir zarar görmüştür. Tüm bu yıkımlar ve şiddet karşısında bazı sanatçılar, toplumsal olayların doğa üzerindeki etkilerini gösteren resimler yapmışlardır. Sanatçılar, savaşın sebep olduğu doğa tahribatını ve yıkımı ya doğrudan kendi gözlemlerine başvurarak ya da başka kaynaklardan edindikleri materyallerden beslenerek manzara resmi üzerinden göstermeye çalışmıştır. Bu tez çalışmasında, farklı dönemlerde yaşamış altı sanatçı seçilmiş ve bu sanatçıların yaşam öyküleri ile birlikte konu bağlamında öne çıkan bazı örnek çalışmaları biçimsel ve öyküsel açıdan incelenmiştir. İncelenen bu altı sanatçı farklı dönemlerde ve farklı ülkelerde yaşamıştır ve resimlerinde, yaşadıkları dönemin toplumsal olaylarının doğa üzerindeki etkilerini yine yaşadıkları dönemin sanat anlayışına göre betimlemişlerdir. Resimlerde, genellikle doğanın tahrip hâli başat bir konu olarak sunulmuş ve bazen de kompozisyon içinde insan figürüne yer verilmiştir. Ancak bu figürlerin doğa biçimi içinde etkinliği yok denecek kadar azdır. Savaşın yıkıcı etkilerinin gösterildiği bu resimlerde öne çıkan nokta, manzara resminin sanatın tarihsel akışı içinden aldığı geleneksel yaklaşımların yeni bir konu bağlamında, yenilikçi bir bakış açısıyla yorumlanmış olmasıdır. Ayrıca bu resimler, savaşın toplum yaşamına ve doğaya verdiği tahribatı sorgulamak için de güçlü birer araç olmuştur. Konu bağlamında yapılan uygulamalar, tezin araştırma sürecinde incelenen sanatçıların çalışmaları ışığında yapılandırılmaya çalışılmıştır. Bu süreçte, referans alınan bazı sanatçıların çalışmalarındaki biçimsel yapı ve plastik dil, tezle ilgili yapılan uygulama çalışmalarının teknik yapılanmasında önemli veriler olarak kullanılmıştır. Bununla birlikte, yapılan araştırmalar sonucunda imgenin, ancak yaşamsal deneyimlerin bir yansıması olarak oluşması gerektiğine inanılarak, söz konusu sanatçıların plastik dilinden (biçimsel etkinliğinden) uzaklaşmadan, bireyin hayatından ve yaşadığı coğrafyanın gerçekliğinden çıkan içeriğin biçimle eş zamanlı yaratılması gerektiğine inanılmıştır. Anahtar Kelimeler: Savaş, manzara/doğa, parçalanmış ağaç, apokaliptik, resim

DoğaManzaraResim sanatı+2
Sait Toprak
Çukurova University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2018
00
Master'sOpen AccessEN

Ecocriticism in romantik poetry

This study aims to discuss the nature concept found in the English Romantic period poets William Wordsworth and Samuel Taylor Coleridge in their ecocritical dimensions. The messages given in these poems will be detected which are observed to be in accordance with ecocritical theory because of the ecological consciousness they present, so as to demonstrate the fact that these poets had already done the same thing which today's ecocritical theoriticians try to do, two centuries earlier. The study is consisted of three chapters and the introduction and conclusion parts. In the first chapter, the emergence, development and the tenets of ecocriticism are explained and the relationship between the ecological consciousness and the concept of ethics is argued. In the second chapter, the changes that the society went through during the Industrial Revolution process are demonstrated and general information about Romantic poetry is given. Finally, in the last chapter, the handling of the concept of nature in poems of William Wordsworth and Samuel Taylor Coleridge are scrutinized and their relations to ecocritical principles are demonstrated.

Coleridge, Samuel TaylorNatureEcocriticism+6
Özlem Yılmaz
Manisa Celal Bayar University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2014
00
Master'sOpen AccessTR

1960'sonrası sanatta bozulan doğa

"1960 Sonrası Sanatta Bozulan Doğa" başlıklı tezimde doğanın içinde bulunduğu tehlikeler incelenecek, iklim değişikliğinin sebep olduğu krizler doğayı ve doğadaki canlı yaşamını nasıl etkilediği eleştirel yönden ele alınacaktır. Doğada oluşan bozulmaların doğanın kendi akışı ve döngüsü içerisinde olmadığı, bozulma kavramının insandan kaynaklı bir odaklanma olduğu anlatılmak istenmiştir. İnsanın sebep olmuş olduğu bozulmalar aynı zamanda doğada dengesizliğe sebep olmaktadır. Doğa ve insanın birlikteliğiyle değişen doğaya yer verilecektir. Plastik atıkların canlılara etkisi çevresel haberler doğrultusunda incelenecektir. Doğa bugün çağdaş sanatta önemli kavramlar arasındadır. Geçmiş yıllarda ve günümüzdeki doğa çokça bahsedilen bir konu olarak bu çalışmanın temelini oluşturacaktır. Bu çalışmada sürekli değişen doğanın ikinci yönü ele alınacaktır.

DoğaEkolojiModern sanat+4
Güzin Dilara Kılıç
Düzce University · Institute of Fine Arts
2023
00
Master'sOpen AccessTR

Eski Türk inancında doğa algısı ve Türk-İslam toplumuna yansımaları

Eski Türk dini Gök Tanrı ve Şamanizm sentezi sonucunda oluşan bir inanç sistemini oluşturmaktadır. Gök Tanrıcılık, tek bir Tanrı etrafında şekillenen sistem halindedir. Ancak Şamanizm bir din olarak kabul edilmemektedir. Bu bakımdan Şamanizm, Gök Tanrı dini altında yer alan ritüeller inancı olarak görülmektedir. Bu iki unsur ise eski Türk inanç sistemini doğa ile yakın ilişkiye sevk etmiştir. İnanç temelinde doğa unsurlarına kutsallık verilmiş ve ritüeller ile bu durum ortaya konulmuştur. Doğayı kutsal kabul eden bu inanç ekseninde Türkler su, ağaç, dağ, orman ve diğer doğa unsurlarını Tanrı işareti saymışlardır. Türklerin İslamiyet'i kabul etmesi ile de bazı doğa inanışları devam ettirilmiştir. Günümüzde hala daha bu inanışların etkisini görmekteyiz. Bu bağlamda eski Türk dininin İslamiyet sonrası Türkler için ne tür etkilerde bulunduğu genel olarak ele alınmaktadır. Ayrıca konu özele indirgenerek eski Türk inancının temelleri sayılan doğa kültlerinin Müslüman olan Türklerde nasıl izler bıraktığı ve gidilen uygulamalar irdelenerek önemi belirtilmektedir.

DoğaEski Türk inançlarıEski Türkler+7
Oğuzhan Balaban
Kastamonu University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2020
00
Master'sOpen AccessTR

Nurullah Genç'in şiirlerinde tabiat

Kendi ifadesiyle bir dağ, bir köy ve bir ata diye nitelendirdiği Erzurum'un Horasan ilçesinin Pinaduz köyünde dünyaya gelen Nurullah Genç, edebiyat dünyasıyla küçük yaşta tanışmıştır. İktisat alanında ihtisas yapan ve kariyer basamaklarını tamamlayan şair, şiirleri, romanları ve fotoğraf sanatına dair eserleriyle tanınmaktadır. Nurullah Genç'in tabiatın temel unsurları olan çiçekler ve hayvanlar âlemine olan ilgisi dikkatleri çekmiş, bu vesileyle şiirlerinin medeniyet, inanç ve kozmik unsurlar bağlamında incelenmesi düşüncesi hâsıl olmuştur. Bu çalışmada, şairin tüm şiirilerinin bir araya getirildiği "Mahrem ve Münzevi" kitabı esas alınarak, çiçekler, hayvanlar, kozmik unsurlar ve anâsır-ı erbaa gibi tabiat unsurlarının yer aldığı şiirlerin tahlili yapılmıştır. Dolayısıyla çalışma, şairin Mahrem ve Münzevi adlı şiir kitabıyla sınırlandırılmıştır. Çalışmanın amacı, şairin doğa ile iç içe olan dünyasından ve tabiata karşı tutum ve duruşundan yola çıkarak, bu duygu ve düşüncelerini ortaya koyduğu şiirlerini mana bakımından detaylı olarak incelemek ve bunları, klasik Türk şiirinde geçen örnekleriyle birlikte değerlendirmektir. Buna ek olarak, tasavvufi yönü güçlü olan şairin şiirlerinde kullandığı kozmik âleme dair unsurları ve anâsır-ı erbaa ile anlatmak istediği hususları izah etmek, çalışmanın bir başka yönünü oluşturmaktadır. Giriş'in yanı sıra, dört bölümden oluşan bu çalışmanın giriş kısmında şairin hayatı, edebî kişiliği ve sanat anlayışı açıklanmıştır. Birinci bölümde şairin şiirlerinde geçen bitkilerin ifade ettiği anlamlar detaylı olarak ele alınmıştır. İkinci bölümde şairin hayvanlara olan ilgisinin şiirlere yansıması incelenmiştir. Üçüncü bölümde şairin kozmik dünyası ve bu dünyada anlamlandırdığı duygular tahlil edilmiştir. Dördüncü bölümde ise anâsır-ı erbaa olarak bilinen hava, su, ateş ve toprağın karşıladığı manalar değerlendirilerek şairin tabiata bakışı keşfedilmeye çalışılmıştır. Anahtar Kelimeler: Nurullah Genç, Mahrem ve Münzevi, Çiçekler, Hayvanlar, Kozmik Âlem, Anâsır-ı Erbaa

Anasır-ı erbaaGenç, NurullahHayvanlar+5
Fatma Merve Gurtaran
Fırat University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2021
10
Master'sOpen AccessTR

Elazığ ili Uluova yöresi halk inanışarı ve dinler tarihi açısından değerlendirilmesi

"Elazığ İli Uluova Yöresi Halk İnanışları ve Dinler Tarihi Açısından Değerlendirilmesi" adlı çalışmamız giriş ve iki bölümden oluşmaktadır. Giriş kısmında Uluova Yöresi hakkında kısaca bazı tarihi ve coğrafi bilgiler verilmiştir. Birinci bölümde, Uluova Yöresindeki geçiş dönemleriyle alakalı halk inanışları ve uygulamaları mülakat ve gözlem yöntemleri kullanılmak suretiyle araştırılmıştır. İkinci bölümde ise doğa/tabiat ile ilgili bazı halk inanışları ele alınmış ve değerlendirilmiştir.

Dinler tarihiDoğaDoğum+5
Tarık Çetinkaya
Fırat University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2021
00
Master'sOpen AccessTR

Siverek ve çevresi halk inanışlarının dinler tarihi açısından değerlendirilmesi

Giriş kısmında; ilçenin tarihi, coğrafi konumu, sosyal yapısı, eğitim ve ekonomik durumu, isminin kaynağı hakkında bilgiler verilmiştir. Birinci bölümde Siverek ve çevresindeki geçiş dönemleri ile ilgili halk inanışları ve bu inanışların dinler tarihi açısından değerlendirilmesi, ikinci bölümde ise Siverek ve çevresindeki tabiat ile ilgili inanışlar ve ziyaretlerle ilgili inanışlar ve bu inanışların dinler tarihi açısından değerlendirilmesi yapılmıştır. Araştırmada elde edilen bulgular Dinler Tarihi açısından değerlendirilerek yöre halkının inanç ve uygulamalarının tarihi arka planı ortaya konulmaya çalışılmıştır. Çalışmanın verileri kaynak taraması ve saha araştırması teknikleri ile elde edilmiştir. Ulaşılan veriler deskriptif ve fenomenolojik metotlar kullanılarak yazıya geçirilmiştir. Tezimiz bibliyografya ve ekler kısmı ile sona ermiştir. Anahtar kelimeler: Siverek, Doğum, Evlenme, Sünnet, Ölüm, Tabiat ile ilgili inanışlar.

Dinler tarihiDoğaDoğum+5
Gülistan Uğur
Fırat University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2021
00
Master'sOpen AccessTR

Faruk Duman'ın öykülerinde doğa algısı

Varoluştan günümüze değin insan ve doğa arasındaki ilişki değişip/dönüşüp zaman içinde daha insan merkezli bir tutuma bürünür. Bugün ekolojik krizlerin yaşandığı dünyada, insanın doğa ile kurduğu ilişki bu sebeple daha da önemli bir hal alır. İnsanın doğa ile kurduğu ilişkide, doğa odaklı bir tutumun disiplinlerarası bir perspektifle ele alınması gerekliliği tartışmaları devam ederken bu disiplin alanlarından biri olan edebiyatta, bu görüşlerin yansımaları da görülmeye başlar. 1990 sonrası Türk edebiyatının önemli yazarlarından biri olan Faruk Duman'ın eserleri doğa odaklılığı açısından değerlidir. Eserlerinde içerik olarak öne plana çıkan doğa, orman, hayvan ve mevsimler yazarın düş gücü ve doğa merkezli bir bakış açısı ile işlenir. Bu çalışmada Faruk Duman'ın hayatı, edebi kişiliği ve öyküleri doğa merkezli bir yaklaşımla irdelenerek anlatıların doğa algısı üzerine odaklanmaktadır.

DoğaDuman, FarukEdebi eserler+3
Nur Sümeyye Celayır
Fırat University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2022
00
Master'sOpen AccessTR

Malatya ili Arapgir ilçesi halk inanışları

"Malatya ili Arapgir ilçesi halk inanışları "adlı bu tezimiz giriş kısmı ve iki bölümden oluşmaktadır. Giriş kısmında Arapgir'in tarihi, coğrafi konumu, eğitim ve sosyal yapısı hakkında bilgi verilmiştir. Tezimizi giriş kısmındaki bilgiler kaynak taraması yapılarak elde edilmiştir. Birinci bölümde, Arapgir ve çevresindeki inanışlar ve bu inanışların değerlendirilmesi ortaya konulmuştur. İkinci bölümde ise, Arapgir ve çevresindeki inanışlar ve bu inanışların değerlendirilmesi incelenmiştir. Mülakat ve gözlem teknikleri ile elde edilen veriler, objektiflik esas alınarak, deskriptif metoduyla yazıya geçirilmiştir. Doğum ile ilgili inanışlar araştırılırken bayanlar, sünnet ile ilgili inanışlar araştırılırken çocuğu sünnet ettirenler, evlenme ile ilgili inanışlar araştırılırken evliler, ölümle ilgili inanışlar araştırılırken yakınını kaybedenler, tabiat ile ilgili inanışlar araştırılırken de farklı yaş guruplarındaki insanlarla mülakat yapılarak inanışlar ortaya konulmaya çalışılmıştır. Arapgir ve çevresinde görülen tüm bu inanışların Dinler Tarihi ile olan bağlantısını belirtmek için de kaynak taraması yapmak suretiyle değerlendirilmiştir. Bu tezimiz bibliyografya kısmıyla sona ermektedir.

DoğaDoğumEvlilik+4
Hüseyin Köksal
Fırat University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2018
00

Related subjects