New technologies

68 theses under this subject heading

Master'sOpen AccessTR

Kuyumculuk ve takı tasarımı sektörü: Emek yoğun iş gücü yerine alternatif üretim teknikleri ve teknolojilerin kullanılması

Bu çalışma, takı tasarımı ve kuyumculuk sektörünün tarihsel gelişimini, sanayi ve teknolojiyle yaşanan dönüşümleri ve modern üretim tekniklerinin emek yoğun iş gücü üzerindeki etkilerini incelemeyi amaçlamaktadır. Kuyumculuk sektörü, geçmişte usta-çırak ilişkisiyle aktarılan bilgi ve becerilerle ilerlerken, modern sanayi ve teknolojinin gelişmesiyle bu yapının yerini kısmen daha otomasyon odaklı üretim süreçleri almaya başlamıştır. Yeni teknolojiler, CNC makineleri, 3D yazıcılar ve CAD/CAM yazılımları gibi üretim teknikleri, emek yoğun iş gücüne duyulan ihtiyacı azaltmakta ancak tam anlamıyla ortadan kaldırmadığı, yeni iş alanları yarattığına ilişkin bulgular elde edilmiştir. Bu çalışma, takı tasarımı ve kuyumculuğun, binlerce yıllık birikime dayansa da, sektörün modern teknoloji ve sanayi devrimiyle teknolojik gelişmeler ışığında nasıl yeniden şekillendiğini ve bu süreçte emek yoğun iş gücünün nasıl etkilendiğini ortaya koyması bakımından önemlidir. Çalışma sonucunda, teknolojik yeniliklerin kuyumculuk sektöründe verimliliği artırdığı ancak iş gücü üzerindeki etkilerinin karmaşık olduğu gözlemlenmiştir. El işçiliği ve usta-çırak ilişkisinin yerini teknolojik cihazlar almaya başlasa da, geleneksel teknikler ve insan emeği hala önemli bir rol oynamaktadır. Gelecekte, teknolojinin entegrasyonunun daha da artacağı ve emek yoğun iş gücüne olan talebin daha da azalacağı öngörülmektedir. Sektörün, iş gücünü yeni teknolojilere uyumlu hale getirecek eğitim ve gelişim programlarına yatırım yapması önerilmektedir.

EmekKuyumculukTakı tasarımı+2
Koray Taş
Trakya University · Sosyal Bilimler Enstitüsü
2025
00
Master'sOpen AccessEN

A research for the new generation of mobile solutions with technology-management and evolution component

New Generation of Mobil Solution technologies are become an New Generation of Mobil Solution technologies are become an necessary part of our life. The New Generation of Mobil Solution technologies with decreasing the costs of high-speed Information access as well as Wireless network Solution technology, laptop, Smartphone, tablet computers like the İpad, the spread of portable devices, has provided the opportunity to access information from nearly everywhere. As It provides access to any information without Considerable effort and time; it plays a major role in business, education and social life of individuals. After the transition from dial-up Internet access networks to broadband access networks, it's the motto "connect anytime, anywhere seamlessly" has arised. At this point the new technologies for Mobility meet the demands we have encountered. It was thought to touch on the previous technologies of Mobile technology before entering into it to be beneficial and the technologies from 1G to Mobility are explained in summary of the work. The new generation of mobile technology use has been brought to our lives and technological developments and their effects are discussed together with the administrative ease. Mobile technology is brought into our lives the seamless connection of the service facilities of its usefulness, advantages, disadvantages, and which areas of who provides information about how you use it. Also in this study, the historical development of mobile communications systems in the world and this is a major milestone on the technologies and the development of key information about the techniques. Keywords: Evaluation, High-capacity information, Technology, Management.

Mobile communicationMobile technologyTechnology management+2
Gamze Şentürk
İstanbul Aydın University · Sosyal Bilimler Enstitüsü
2016
00
Master'sOpen AccessTR

Dijital dünyada sanal gerçekliğin inşasıyla kripto paraların ilişkisi

Teknolojinin gelişmesiyle birlikte insanlık elinden bulunan imkânların sınırlarını zorlamaya başlamıştır. Özellikle iletişim teknolojilerinin geldiği son noktada, internet teknolojisi temelli düşünüldüğünde, insanların farklı kimliklerle bir sanal hayat yaşadıklarını söylemek mümkündür. Dijital dünyanın içerisinde, yine dijital medya ürünleri vasıtasıyla yaşanan bu sanal hayat, insanların gerçek hayatlarındaki kimliklerinden biraz daha farklı ve popüler bir hayatı inşa etmelerine olanak tanımaktadır. Teknolojinin bu derece içine giren insanların hayatları teknoloji tarafından yönlendirilmekte ve hatta belirlenmektedir. Bir simülasyonun içerisinde yer alan insanların gerçek hayatta olduğu gibi temel bazı ihtiyaçları bulunmaktadır. Bunlar bir kimliğin oluşması, sosyal doyum, statü ve tabi ki en olmazsa olmazı olan paradır. 2009 yılında insan hayatı kripto paralar ile tanışmıştır. Kripto paraların en önemli özelliği merkeziyetçi nakit ve bankacılık yapısını yıkan, tamamen sanal ve dağıtık bir sisteme sahip olmasıdır. Bu sistem hem insanlara anonim kalma hakkı tanırken hem de yapılan tüm işlemlerin şeffaf olmasını sağlamaktadır. İşte sanal hayatı inşa eden insanların beklediği para birimi kripto paralardır. Kripto paraların ortaya çıkmasıyla beraber sanal hayatının içerisine ekonomik anlamda beklediği ürünü de etkileyen insanlar içinde bulundukları sanal gerçekliği ileri bir seviyeye taşımışlardır. Bu sanal gerçeklikte, gerçek hayatında matematik işlemi yapamayan bir insan ekonomi üzerine yorumlar yapmakta, bitcoin ve kripto paralar borsalarını yorumlamaktadır. Sanal gerçekliğin inşasında en önemli etmenlerden biri, bulunan simülasyona yeni insanlar çekerek sahip olunan etkinliği büyütüp arttırmaktır. Kripto paraların popülaritesi ve cazibesi karşısında gözleri parlayan insanlar bu büyüye kapılıp ellerindeki yatırımlarla kripto paralar satın alma davranışı göstererek bu sanal dünyaya ait olacaktır Bu araştırma ile kripto paraların, insanların dijital medya ürünleri vasıtasıyla yarattıkları sanal dünyanın içerisine nasıl kolayca entegre olduğu incelenerek, sanal gerçekliğin inşasıyla ilişkisi ortaya konulmuştur. Anahtar Kelimeler: Simülasyon,Sanal Gerçeklik,Kripto Paralar,Teknolojik Determinizm,Dijital Medya Ürünleri

Bilişim teknolojisiEtkileşimli medyaKripto para birimi+6
Mert Demir
İstanbul Arel University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2019
00
Master'sOpen AccessTR

Yeni teknolojide algılanan fayda, algılanan keyif satın alma niyeti ve alışkanlıklar: GSM sektöründe bir uygulama

Sürekli gelişim içinde olan insan isteklerinin karşılanması amacı ile ticari şirketlerden ülkelerin yönetim sistemlerine kadar her alanda yenilikler yapılması zorunlu olmuştur. Yabancı dildeki karşılığı ile "inovation" bu yenilik anlayışının adıdır. Hemen her alanda yapılan yenilikleri kastetmesine rağmen inovasyon kelimesi ülkemizde genel olarak firmalar tarafından yenileştirilmiş bir ürünü anlatmak için kullanılmaktadır. Fakat inovasyon asıl olarak yeni bir ürün, hizmet sunumu, ya da üretim biçimini de kapsamaktadır. Firmalar inovasyonu piyasadaki rekabet şanslarını artırmak, şirketlerini büyütmek ve karlılıklarını artırmak için kullanırken düşünce alanındaki inovasyon toplumların ilerleme şansını artırmak için düşünce kuruluşları ve okullar tarafından kullanılır hale gelmiştir. İnovasyon ayrıca bu çalışmanın konusu olan teknolojik alanda yaşanan gelişmelere ve yeni teknolojik ürünlere de işaret etmektedir. Yeni teknolojilerin ve teknolojik ürünlerin meydana getirilmesindeki amaç ticari olarak karlılık getirecek satış grafiğinin yakalanmasıdır. Bu durumda çalışmada algılanan fayda, algılanan keyif, alışkanlıklar ve satın alma niyeti gibi argümanların iyi tahlil edilmesi gerekmektedir. Bu çalışmanın amacı da yeni teknolojilerin öncelikle 4.5 G teknolojisinin algılanan fayda ve algılanan keyif açısından satın alma niyetine ve alışkanlıklara etkisini açıklamaktır. Anahtar kelimeler: Yeni Teknoloji, Algılanan Fayda, Algılanan Keyif, Alışkanlıklar, Satın Alma Niyeti

Algılanan keyifAlışkanlıklarFaydalılık algısı+5
Serkan Karabulut
İstanbul Arel University · Sosyal Bilimler Enstitüsü
2016
00
DoctorateOpen AccessTR

Küresel finansal teknoloji sektöründe ortaya çıkan yeni girişimlerin ekonomik ve teknolojik belirleyicileri

Günümüz finansal teknolojilerinin gelişmesine bağlı olarak sunulan finansal hizmetlerin kalitesi ve çeşitliliği zamanla artmaktadır. Finansal ve teknoloji kelimelerinin birleşmesiyle oluşan FinTek kavramı internet, mobil, veri analitiği gibi inovatif teknolojileri kullanarak geleneksel finansal hizmet anlayışını ortadan kaldırmış, yenilikçi bir yaklaşımla finansal hizmetlerin tüketicilere ulaşmasını kolaylaştırmıştır. FinTek girişimleri ise hem gerçek hem de tüzel işletmeler için inovatif ve kaliteli finansal hizmetler, ürünler ve iş modelleri sunmak için yeni teknolojilerin oluşturduğu fırsatlardan yararlanan işletmelerdir. FinTek girişimlerinin faaliyet gösterdiği farklı iş modelleri mevcuttur. Bu iş modelleri sırasıyla ödemeler, varlık yönetimi, kitle fonlaması, kredilendirme, sermaye piyasası ve sigorta hizmetleridir. FinTek girişimleri geleneksel bankacılık ve finans kurumlarıyla doğrudan rekabet ederek, pek çok açıdan banka ve finans kurumlarını şaşırtmaktadır. FinTek girişimleri yapay zekâ, makine öğrenmesi, uygulama programlama arayüzleri (API), blokzinciri ve kuantum bilişimi teknolojilerini etkin bir şekilde kullanarak yenilikçi finansal ürün, hizmet ve iş modellerini tüketicilere sunmaktadırlar. Gelişen yeni teknolojilere bağlı olarak FinTek girişimleri finansal hizmetlerin nasıl sunulması gerektiğiyle ilgili değişimlere devam etmektedir. Değişim yolunda FinTek girişimlerinin tüketicilere sağladığı avantajlar sadece müşteri deneyimi, hız ve kolaylık değildir; aynı zamanda zaman ve mekândan bağımsız hizmetlere erişim ve düşük maliyetlerde tüketicilerin FinTek girişimlerini seçme nedenleridir. Bu tez çalışmasında, küresel finansal teknoloji sektöründeki FinTek girişimlerinin ortaya çıkmasına neden olan ekonomik ve teknolojik belirleyiciler sayma veri modeli yöntemi ile araştırılmıştır. FinTek girişimlerinin ortaya çıkmasında doğrudan ve dolaylı etkisi olduğu düşünülen değişkenler; ekonomi ve teknoloji alanlardan alınarak araştırmaya dâhil edilmiştir. Araştırma 49 ülkenin 2007-2016 dönemindeki yıllık verileri kullanılarak, 490 gözlemden oluşturulmuştur. Bağımsız değişken verileri panel veriseti olarak oluşturulmuştur. Araştırmadaki bağımsız değişkenler arasında yüksek seviyede korelasyon ve doğrusal ilişkinin tespiti için korelasyon matrisi ve varyans büyütme faktörü (VIF) değerleri incelenmiştir. Araştırmada bağımlı değişken sayma verisi olduğu ve aşırı yayılım gösterdiği için Negatif Binom Regresyon modeli kullanılmıştır. Araştırma modelindeki bağımsız değişkenlerin değerleri, gecikmeli olarak modele dâhil edilmiştir. FinTek girişimlerinin %47'si ABD'de kurulduğu için araştırma sonuçları, ABD FinTek girişim verileri dâhil ve hariç olarak incelenmiştir. ABD verilerinin araştırma sonuçlarını etkilediği tespit edilmiştir. Araştırma modeli FinTek girişim sayıları ekonomik, teknolojik ve tüm bağımsız değişkenler ile ayrı ayrı çalıştırılmıştır. Tüm bağımsız değişkenlerin çalıştırıldığı modeldeki elde edilen sonuçlara göre; işsizlik oranındaki artışın görüldüğü ekonomilerde FinTek girişim sayılarında artış gözlemlenmektedir. Ülkelerin bilimsel ve teknik dergi makale sayısındaki artışın FinTek girişim sayısını olumlu yönde etkilediği tespit edilmiştir. Teknolojik belirleyici olan inovasyon seviyesindeki yükselişin daha fazla FinTek girişimlerinin kurulmasına neden olduğu tespit edilmiştir. Finansal piyasalardaki gelişimin ve iş gücü piyasasındaki verimliliğin FinTek girişim sayılarının artmasına neden olduğu tespit edilmiştir.

Finans sektörüFinansal teknolojilerFintek+6
Selim Taştan
Haliç University · Sosyal Bilimler Enstitüsü
2019
00
Master'sOpen AccessTR

Gelişen teknoloji destekli fen eğitimine ilişkin öğretmen görüşleri

Bu araştırmanın amacı, gelişen teknoloji destekli fen eğitimi hakkındaki fen bilim-leri öğretmenlerinin görüşlerini belirlemektir. Araştırma, ülkemizin farklı illerindeki devlet okullarının ortaokul kademesinde görev yapan fen bilimleri öğretmenleri arasından uygun örnekleme yöntemi ile belirlenen 10 fen bilimleri öğretmeni (6-erkek, 4-kadın) ile nitel desen tercih edilerek yürütülmüştür. Araştırmanın verileri, araştırmacının oluşturduğu ve uzman görüşleriyle şekillenen yarı yapılandırılmış mülakat formu yardımıyla toplanmıştır. Araştırmanın verileri betimsel analiz ve içe-rik analizi ile çözümlenmiştir. Araştırmanın bulguları incelendiğinde öğretmenle-rin, teknoloji konusundaki bilgileri, tecrübeleri oranla arttığı görülmüştür. Gelece-ğin belirsizliği öğretmenleri endişelendirse de herkesin merak ve heyecanla gele-ceği düşünülmektedir. Teknoloji ve fen eğitiminin birbirini geliştirerek etkilediği öğretmenlerce belirtilmiştir. Bu sebeple fen eğitimi veren öğretmenlerin teknolojiyi nasıl etkileyebileceklerinin farkına varmaları beklenmiştir. Fen eğitiminde teknoloji konulu müfredatın eksikliği ve güncelleme yapılması gerektiğini belirtmişlerdir. Günümüzde yapılan çalışmalarla müfredat ve kazanımlar güncellense de henüz yeterli olmadığı söylenmiştir. Bu eksikliklerin giderilmesi için neler yapılması ge-rektiğini öğretmenler belirtmişlerdir. Araştırmada günümüz ve gelecek için öğret-men ve öğrenci arasındaki kuşak farkının teknoloji açısından değerlendirmesi yapılmıştır. Öğretmenler gelişen teknolojilerin var olduğu bir gelecekte hayallerin-de tasarladıkları sınıflarla derslerini nasıl işleyebileceklerinin farkına varmışlardır. Öğretmenler gelecek için tasarlamak istedikleri sınıf düşünceleri ilerde oluşturu-lacak teknolojik sınıflar için fikir verebileceği umulmaktadır. Sınıflarında kullandık-ları teknolojilerle fen eğitiminin hız kazanacağı ve daha kolay bir eğitim verileceği de katılımcılar tarafından belirtilmiştir. Gelişen teknolojilerin olumlu yönleri olduğu gibi olumsuz yönleri de olduğu değerlendirilmiştir. Öğretmenlerin çoğunluğu geli-şen teknolojinin eğitime getireceği değişime hazır olmadıklarını belirtmişlerdir. Bu hazırlıksızlığın neden olduğu ve bunun için takviye bilgilendirmeler ve eğitimlerin gerekli olduğu ifade edilmiştir. Araştırmanın eğitimin teknolojik gelişimine katkı sunacağı ümit edilmektedir.

Yeni teknolojilerÖğretim teknolojileriİleri teknoloji
Betül Urhan
Van Yüzüncü Yıl Üniversity · Institute of Educational Sciences
2024
00
Master'sOpen AccessTR

Yeni nesil teknolojilerden insansız hava aracı ve özel hayatın gizliliğinin korunması

Askeri amaçlar için üretilen insansız hava aracının (İHA), birey kullanımına kadar olan evrimi ve gelişimi hayatın her alanına nüfuz etmeye devam etmektedir. İHA'lara entegre edilebilen faydalı yükler, uçuş süresinin uzunluğu, insan faktörünün nerdeyse sıfıra inmesi gibi avantajları sayesinde kamu güvenliğinin ve huzurunun sağlanması için polis teşkilatı tarafından da İHA kullanımı son yıllarda çarpıcı biçimde artmaktadır. Türkiye'de Emniyet Genel Müdürlüğü bünyesindeki Havacılık Dairesi Başkanlığı 2018 yılı itibari ile 81 ilde İHA büro amirliklerinin kurulumu tamamlanmış olup gelecek vizyonu olarak her geçen gün İHA kapasitesini arttırmaktadır. ABD'de yaşanan 11 Eylül saldırısından sonra "tehlikenin tehlikesini önlemek" proaktif polislik anlayışı olarak benimsenmektedir. Tehlikenin önlenmesi ancak gelişmiş gözetim teknolojileriyle mümkün olmaktadır. Bu bağlamda polis tarafından aslında her an var olduğunu bildiğimiz ama aslında çoğu zaman göremediğimiz yeni nesil araçlarla yoğun bir gözetim teknolojisi kullanılmaktadır. Bilimdeki yenilikler, teknolojinin ilerlemesi bunun sonucu olarak, daha sofistike teknolojik kapasite, yalnızca artan verimlilikle değil, aynı zamanda ahlaki değerlerle, politik ve hukuki ilerlemeyle de ilişkilidir. Günümüzde gözetim teknolojilerinin yaygın ve yoğun kullanılması bireylerin, tüm hareket ve davranışlarının her zaman izleniyormuş gibi kendilerini ayarladıkları bir öz disiplin etkisini, Jeremy Bentham'ın kurguladığı ve Michel Foucault tarafından anlatılan "Panopticon" metaforunu beraberinde getirmektedir. Bu nedenle, özel hayatın gizliliği ve kamu güvenliği arasındaki değer çatışması, kolluğun yeni nesil gözetim araçlarından olan İHA kullanarak kapsamlı gözetiminden kaynaklanan en önemli etik sorunu olarak ortaya çıkmaktadır. Kolluğun İHA kullanımının her geçen gün yaygınlaşması ve kullanılan teknolojinin daha sofistike hale geleceği dikkate alındığında özel hayatın gizliliğine müdahale olabilecek durumların ihtimali artmaktadır. Kolluğun yetkilerini, bireyin haklarını belirlemek bu bağlamda özel hayatın gizliliği ile kamu güvenliğini arasındaki hassas dengenin sağlanmasında büyük önem arz etmektedir. Anayasa tarafından korunan temel ve hak hürriyetlere, olabilecek sınırlamaların ancak kanunla düzenlenebileceği noktasından hareketle, kolluğun İHA kullanımı ile ilgili kanuni düzenleme yapılması gerekliliği ortaya çıkmaktadır. Bu çalışmada insansız hava araçlarının kamu güvenliğinin sağlanmasına yönelik artan önemine değinilmiş, bu bağlamda insansız hava araçlarıyla ilgili mevzuatta ve güvenlik yönetimi alanlarında kapsamlı düzenleme yapılması ihtiyacının ortaya konulması gerektiği sonucuna ulaşılmıştır.

Güvenlik önlemleriKamu hukukuPolis+5
Mehmet Enes Yılmaz
Hacettepe University · Sosyal Bilimler Enstitüsü
2022
00
Master'sOpen AccessTR

Çağdaş ve tarihi Türk lehçeleri interaktif platformu

Sürekli ve çok hızlı gelişmekte bilişim teknolojisi dil incelemelerinde de yoğun olarak kullanılmakta, özellikle bilgisayar bilimleri ile dilbilim iş birliği yapması sonucu yeni araştırma alanları ortaya çıkmaktadır. Yirmiyi aşkın yazı dilini ve pek çok konuşma varyantını içine alan ve geniş bir coğrafyada milyonlarca insanlar tarafından konuşan Türk dilleri pek çok araştırmaya konu olmaktadır. Ancak yeni teknolojilerle Türk dili araştırmalarının birleştirilmesinde, ciddi eksiklikler vardır. Oysa eğitim ve araştırma imkânlarını güçlendirmek için Türk dili araştırmalarında teknoloji kullanımı vazgeçilmez durumdadır. Bir deneme olarak bu tezde, Türk dilleri ve Türkoloji anlamında araştırma, alan araştırması verileri, sözlükler gibi değişik türden işlenmiş veya ham verinin bir araya getirilip yayınlanabileceği interaktif bir platformun hazırlanması amaçlanmaktadır. Bu platform sayesinde araştırmacıların ve öğrencilerin bilgiye daha kolay ulaşma imkanı olacak, farklı Türk dillerinde verilerin yer almasıyla da birbirine ekonomik ve kültürel olarak yakınlaşan Türk dil ve lehçelerini konuşanların birbirlerini daha iyi anlamlarına da katkı sağlayacaktır.

ArayüzlerDijital platformlarEtkileşim+3
Salih Çınar
Hacettepe University · Sosyal Bilimler Enstitüsü
2021
00
DoctorateOpen AccessEN

Dinamik makroekonomi üzerine üç makale

Bu tez dinamik makroekonomi ile ilgili üç makaleden oluşmaktadır. Birinci makalede devlet politikası, eğitim ve maaş eşitsizliği arasındaki ilişki Acemoglu (1998, 2002) tarafından kullanılan teorik modellere benzer bir çerçevede incelenmektedir. Teorik modelin analitik çözümü, iki sektörlü ve teknolojik ilerlemenin kar amacıyla icat edilen ve monopolistik rekabet içerisinde satılan yeni teknolojiler ile sağlandığı bir ekonominin desentralize dengesinin optimal olmadığını göstermektedir. Bu çerçevede izlenmesi gereken optimal devlet politikası, sektörlerden birinin görece daha fazla desteklenmesinin ekonomideki göreli fiyatların bozulması ve büyüme oranını düşürmesi nedenleriyle, varolan tüm sektörlerin aynı oranda teşvik edilmesini gerektirmektedir. İkinci makalede merkez bankası bağımsızlığı ve enflasyon arasındaki ilişki hem empirik hem de teorik çerçevede incelenmektedir. Empirik analiz sonunda bu iki makroekonomik değişken arasında doğrusal olmayan bir ilişkinin varlığı gözlenmektedir. Bu gözlemin teorik dinamiklerinin incelenmesi için oyuncularının merkez bankası ve devlet olduğu bir oyun teorisi modeli kurulmuş ve oyuncular arasında mali genişlemenin maaliyetine ilişkin bilgi asimetrisinin varlığının bu doğrusal olmayan ilişkiyi doğuracak unsurlardan biri olabilieceği gösterilmiştir. Üçüncü makalede European Social Survey veritabanından yararlanılarak Avrupa ülkelerindeki nesillerarası eğitimsel hareketlilik dinamikleri empiric olarak incelenmiştir. Ekonometrik analiz sonuçları eğitimsel hareketlilik trendlerinin ülke, nesil, cinsiyet ve aile yapısına göre farklılaştığını göstermiştir.

EducationWageArticle+5
Oğuz Öztunalı
Boğaziçi University · Sosyal Bilimler Enstitüsü
2016
00
DoctorateOpen AccessTR

Geçiş ekonomilerinde finansal gelişme, küreselleşme ve yoksulluk ilişkisi: Panel veri analizi

Küreselleşme, hayatın her alanında etkisini hissettiğimiz çok boyutlu bir gelişim sürecidir. Tüm dünyanın hızlı bir şekilde entegre olduğu bu süreçte yaşanan gelişim ve dönüşümden bütün ülkeler aynı oranda yararlanamamışlardır. Başka bir deyişle ülkelerin kurumsal yapıları, dışa açık olup olmadıkları, yabancı sermaye girişlerinin kısıtlı olup olmaması gibi etkenlerden dolayı bazı ülkeler bu sürece hızlı bir şekilde adapte olurken, bazı ülkeler için ise bu durum daha yavaş ilerlemektedir. Fakat küreselleşme sadece fırsatlar cennetinden ibaret olan bir olgu da değildir. Bu sürecin fırsatları kadar riskleri de olan bir süreç olduğu unutulmamalıdır. Özellikle küreselleşme ile birlikte sıkça kullanılan yoksulluk kavramı literatürde oldukça sık değinilen ve arafta kalınan bir durumu yansıtmaktadır. Başka bir deyişle, acaba küreselleşme yoksulluğu azaltmada etkili midir, yoksa tam tersine bu süreç yoksulluğu artırmakta mıdır? Bu çerçevede bu çalışma, küreselleşmenin yoksulluk üzerindeki etkilerini söz konusu sürecin sürükleyici dinamikleri olan finansal gelişme ve teknolojik yeniliğin yoksulluk üzerindeki etkilerini ortaya koymayı amaçlamaktadır. Bu doğrultuda, planlı ekonomiden serbest piyasa ekonomisine geçiş yapan seçilmiş geçiş ekonomileri; Avrupa Birliği'ne girenler ile SSCB'den ayrıldıktan sonra Bağımsız Devletler Topluluğu'na (BDT) katılan ülkeler olarak iki grup halinde incelenmektedir. Küreselleşmenin yoksulluk üzerindeki etkileri söz konusu ülkeler için 1997-2018 dönemine ait veriler kullanılarak panel veri yöntemiyle analiz edilmektedir. Analizden elde edilen bulgular, AB'ye üye olan geçiş ekonomisi ülkelerinde uzun dönemde küreselleşme, teknolojik yenilik ve finansal gelişmişlik yoksulluğu azaltmaktayken, SSCB'den ayrılan ve sonradan BDT'de yer alan ülkelerde küreselleşme, teknolojik yenilik ve finansal gelişme kısa dönemde yoksulluğu azaltmakta etkili, uzun dönemde ise yoksulluğu azaltmada etkili olmadığına işaret etmektedir.

Finansal gelişmeGeçiş ekonomisiKüreselleşme+4
Ayşe Ünsal
Necmettin Erbakan University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2023
00
Master'sOpen AccessTR

Kamusal sanatta yeni medya teknolojilerinin kullanımı

Dijital donanımlarla yapılandırılan modern kentte sanatçılar hem metropollerin kaotik yapısını görünür kılmış hem de siyasi ve toplumsal olaylara karşı fikirlerini yine kamusal alanda sanat aracılığıyla ifade etmişlerdir. Bu ifadenin en güncel malzemesi olarak yeni medya teknolojileri kamusal alanları şekillendirmektedir. İnternetin gelişimi ve sanatta kullanımıyla yeni bir kamusallık ortaya çıkmış, sanat fiziksel mekânların ötesine geçmiştir. Gerçek zamanlı enstalasyonlar ve performanslarla beraber fiziksel mekânlar, dünyanın her yerinden izleyicilerin katılımına ve müdahalesine açık alanlar olarak işlev kazanmıştır. Heykeller ve mimari yüzeyler gibi kamusal alanları yapılandıran unsurlar; dijital ekran ve video projeksiyon teknolojileriyle yeniden üretilirken arttırılmış gerçeklik ve sanal gerçeklik uygulamalarıyla fiziksel alanlar içerisinde sanal obje ve mekân tasarımları yer almaktadır. Bu tez çalışması, dünya genelinden Türkiye özelindeki gelişmelere kadar geniş bir perspektifte yeni medya sanatının kamusal alanlardaki yansımalarını ortaya koyan bir araştırmadır. Bu nedenle ikinci bölüm kamusal alanın kuramsal bir tanımıyla başlamış, modern dönemlere kadar değişen anlamı ve gelişimi üzerinde durulmuştur. Kamusal sanatın gelişiminden siyasi ve toplumsal açıdan farklı bir çizgide ilerleyen Türkiye'deki kamusal sanat etkinlikleri ele alınmış, Atatürk heykelleriyle başlayan tarihsel sürecin uluslararası festivallere geçişi örnekler üzerinden incelenmiştir. Üçüncü bölümde yeni medya sanatının kavramsal bir incelemesi yapılmış, sanat türleri ile kullanılan teknolojiler tarihsel gelişimleri içerisinde ele alınmıştır. Yapay zekâ ve sanat ilişkisinin yer aldığı dördüncü bölüm, alanda yapılan tez çalışmalarının yetersizliği nedeniyle kapsamlı bir şekilde incelenmiş, ayrı bir bölüm olarak ele alınmıştır. Beşinci bölümde yeni medya teknolojilerinin kamusal sanata yansımaları kategorize edilerek örneklerle açıklanmış hem uluslararası hem de Türkiye'deki etkinlikler karşılaştırmalı olarak değerlendirilmiştir. Sanatçı ve eser odaklı bir yaklaşımın benimsendiği çalışmada yeni medya teknolojilerinin dahil olduğu kamusal sanat üretimleri ve mekâna etkileri Refik Anadol, Erdal İnci, Ferdi Alıcı ve Nohlab ekibi ile yapılan görüşmelerle ele alınmıştır.

Kamusal alanKamusal sanatTeknoloji kullanımı+3
Derya Gözeyik
Mimar Sinan Fine Arts University · Sosyal Bilimler Enstitüsü
2023
00
Master'sOpen AccessEN

Yeni teknolojilerin otel zincirlerinin pazarlama faaliyetlerine etkisi

It may be said that hotels are the most lucrative part of the hospitality industry. But rivalry has been heating up in recent years. In light of this reality, hotel owners and managers are always on the lookout for novel methods to secure the financial success of their establishments. In recent years, the industry has seen an increase in the number of competitors. The goal of this study of work was to conduct an investigation of the part that marketing played in the expansion of the hospitality sector. This research was conducted with the intention of shedding light on the significance of marketing within the hospitality sector. In addition, we wanted to show how marketing contributed to the growth of the hotel industry as a whole, and how it can be used to guarantee success in other industries that are just as dynamic and varied as the hospitality company. This study used a qualitative approach to conduct the empirical section of the research. Supervisors in the hotel industry were recently requested to take part in a less-than-rigorous interview. This study's theoretical underpinnings are grounded on foundational principles of hotel management and marketing. In addition to primary sources, this study relied heavily on secondary data contributed by writers and academics working in the fields of marketing and hotel management. This report's findings make clear that advertising is the report's life blood on which the success of each hotel outlet relies.

Accommadation sectorHotel industryHotel business+5
Mahmoud Mohammad Ali Abdalla Khater
Bahçeşehir University · Institute of Graduate Studies
2023
00
Master'sOpen AccessTR

Çıkarıldınız filmi bağlamında sosyal medyanın sinemada temsili

Yirminci yüzyılda daha hızlı gelişmeye başlayan teknolojiyle beraber insanlar arası iletişim bugün çok farklı gelişim alanları göstermiştir. İcat edildiği dönemden beri önemli bir kitle iletişim aracı olan telefon tarihsel süreçte yaşadığı gelişmeler sonucunda cep telefonlarına ve internetle birlikte kullanılmaya başlanmasıyla da akıllı telefonlara evrilmiştir. Yeni iletişim teknolojilerinin geldiği bu noktada mobil teknolojinin bir sonucu olarak sosyal medya, sanal konuşma grupları ve farklı mobil uygulamalarla beraber bireyler sanal ve reel olarak farklı iki dünyada yaşar hale gelmişlerdir. Gelinen noktada telefonun yaşadığı bu dönüşüm ve etki alanları sinemada da karşılık bulmuş, dünya sinemasında kullanılma biçimleri yapılan araştırmalarda incelenmiş, tarihsel süreç içerisinde yerli ve yabancı örnek filmlerle sınırlandırılarak analiz edilmiştir. Yine bu araştırmalar çerçevesinde, mobil teknolojinin orta yaşlarda yer alan bir karakterde yarattığı geçici değişim kurgusu üzerinden 'Çıkarıldınız' kısa filmi üretilmiştir. Bu tez kapsamında yapılan araştırmalar ve gözlemler neticesinde oluşturulan filmle de iletişim alışkanlıklarının değişiminin insanların hayatlarında birtakım iyi ve kötü sonuçlar doğurmuş olabileceğinden hareketle bu durumun yaşamlara olağan etkisi farklı çıkmazların ortaya çıkmasına sebebiyet verebilme ihtimalini tartışmaya açmaktadır. Anahtar Sözcükler: Yeni İletişim Teknolojileri, İnternet, Sosyal Medya, Akıllı Telefon.

Akıllı telefonlarFilmKısa film+5
Aydın Büngül
Maltepe University · Lisansüstü Eğitim Enstitüsü
2023
00
Master'sOpen AccessEN

Toplumsal fayda için yapay zeka: Küresel bir perspektiften bölgesel bir incelemeye

This thesis looks into the question of how the use of artificial intelligence can be utilized for the social good, what problems can it alleviate and what possible solution we can discover by using these new technologies around aligned with the specific needs of the countries with an emphasis on cases from Japan and China. In answering this question, the reports on the subjects from governments, international organizations, global and regional NGOs are used as a framework to reach conclusions about the means AI-based technologies are implemented for the purpose of social good. While considering these notions, the thesis also examines the proposed and applied AI legislations of the countries, the approaches made by various technology companies and the views from academia. Just like many other organizations and institutions working on the subject, the thesis uses the United Nations' Sustainable Goals as a general scheme while addressing the societal problems that can be solved by AI applications, and offers advices for future frameworks while enabling social good.

JapanSocial benefitArtificial intelligence+2
Nazlı Almira Bağlar
Boğaziçi University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2020
00
DoctorateOpen AccessTR

Yeni ekonomi anlayışı kapsamında gelişmiş ve gelişmekte olan ülkeler: Türkiye örneği

DOKTORA TEZ OZU YENİ EKONOMİ ANLAYIŞI KAPSAMINDA GELİŞMİŞ VE GELİŞMEKTE OLAN ÜLKELER: TÜRKİYE ÖRNEĞİ VerdaCANBEY ÖZGÜLER İktisat Politikası Anabilim Dalı Anadolu Üniversitesi Sosyal Bilimler Enstitüsü, Aralık 2002 Danışman: Prof. Dr. C.Necat BERBEROĞLU ABD'nde 1990'lann ikinci yarısından itibaren ortaya çıkan ekonomik gelişmeler "yeni ekonomi" tartışmalarını da başlatmıştır. Yeni ekonomiyi; küreselleşme,artan uluslararası rekabet, teknolojik yeniliklerin etkileri, insan sermayesi, araştırmaların önemi...gibi kavramların ortaya çıkardığı konusunda fikirbirliği bulunmaktadır. Bu konular çeşitli yazarlarca farklı açılardan ele alınmış ve (geniş, dar anlamda) çeşitli tanımlamalar yapılmıştır. Birinci bölümde; eski ve yeni ekonomi arasındaki farklar, sayısal dönüşüm, bilgisayarlar, network ve internet ele alınmıştır. Sayısal dönüşüm sonucu ortaya çıkan e- ticaret, e-iş gibi yeni durumlar ile sayısal uçurum konuları incelenmiş, buluşlar, yenilikler ve AR-GE faaliyetlerine ilişkin açıklamalara yer verilmiştir. İkinci bölümde; mikroekonomik açıdan; network dışsallıkları, piyasa yapısı ve fiyatlama kavramları, makroekonomik açıdan ise; teknoloji ve bilginin ekonomik büyümedeki önemi, verimlilik, yeni konjonktür dalgası, enflasyon ve NAIRU, gelir dağılımı, sayısal uçurum, yeni para politikası gibi konular ele alınmıştır. Çalışmanın Türkiye ile ilgili bölümünde, Türkiye'de; sayısal dönüşümün altyapısı, BİT(Bilişim İletişim Teknolojileri) ve internet kullanımı ile e-ticaret, e-pazaryerleri ve sayısal uçurum konuları ele alınmıştır. Teknolojik özellikler çerçevesinde yenilik, buluş ve patentler ile AR-GE(Araştırma-Geliştirme) faaliyetleri, risk sermayesi uygulamalarına değinilmiştir.

EkonomiGelişmekte olan ülkelerTeknolojik gelişmeler+3
Verda Canbey Özgüler
Anadolu University · Sosyal Bilimler Enstitüsü
2002
00
Master'sOpen AccessTR

Türk vergi yönetiminin küreselleşme olgusu ve yeni teknolojiler

YÜKSEK LİSANS TEZ ÖZÜ TÜRK VERGİ YÖNETİMİNİN KÜRESELLEŞME OLGUSU ve YENİ TEKNOLOJİLER AÇISINDAN DEĞERLENDİRİLMESİ Semih BİLGE Maliye Anabilim Dalı Anadolu Üniversitesi Sosyal Bilimler Enstitüsü, Eylül 2001 Danışman: Doç. Dr. Recai Dönmez 21. yüzyılı yaşarken, dünya, tarihin hiçbir döneminde görülmedik bir hızla değişim göstermektedir. Bu değişim, pek çok alanda olduğu gibi, Türk vergi yönetimi alanında da olumlu ve/veya olumsuz bir çok etkiye neden olmuştur. Küreselleşmenin ve yeni teknolojinin sağladığı olanakların etkisi ile vergi yönetimlerinin "yükümlüyü, vergisel olay ve işlemleri, vergiyi doğuran olayı" "inceleme, belirleme ve delillendirme" olanakları giderek azalmıştır. Dolayısıyla vergi yönetimleri, bilgi toplama, bilgiye ulaşma ve bu bilgiyi kullanma meselesi ile karşı karşıyadır. Gelecekte, vergi yönetimleri bir kontrol sistemi oluşturmak ve bilgi toplamak bakımından yeni teknolojik olanaklardan giderek daha fazla yararlanmak zorunda kalacaklardır. Türk vergi yönetiminin, küreselleşmenin ve yeni teknolojilerin ortaya çıkardığı olumsuz sonuçlardan etkilenmemesi ve sağlayacağı olanaklardan daha fazla yararlanması için gerekli çalışmalar ve düzenlemeler yapılmalıdır.

Elektronik ticaretKüreselleşmeVergi yönetimi+2
Semih Bilge
Anadolu University · Sosyal Bilimler Enstitüsü
2001
00
DoctorateOpen AccessTR

Teknoloji temelli rahatsızlıkların yeniden değerlendirilmesi ve Metaverse'e yönelik tutumlarla ilişkisi

Bu çalışmanın temel amacı, teknoloji temelli rahatsızlıkları yeniden değerlendiren kapsamlı bir ölçme aracı geliştirmek ve bireylerin Metaverse'e yönelik zihinsel imgeleri doğrultusunda tutumlarını ölçmeye yönelik özgün bir ölçek tasarlamaktır. Ayrıca, bu iki değişken arasındaki ilişkide bilişsel esnekliğin aracılık rolü, yapısal eşitlik modellemesi ile test edilmiştir. Araştırma iki aşamadan oluşmaktadır. İlk aşamada, Aydın Adnan Menderes Üniversitesi öğrencilerinden toplanan verilerle Açımlayıcı Faktör Analizi (AFA) uygulanmıştır. Bu aşamada 122 katılımcıdan Metaverse'e yönelik tutum ölçeği, 282 katılımcıdan ise teknoloji temelli rahatsızlıklar tarama listesi için veri toplanmıştır. İkinci aşamada yaş ortalaması 22,22 olan, Aydın Adnan Menderes Üniversitesi öğrencilerinden 231 katılımcı ile Doğrulayıcı Faktör Analizi (DFA), geçerlik ve güvenirlik analizleri ardından Yapısal Eşitlik Modellemesi (YEM) gerçekleştirilmiştir. Veri toplama araçları arasında demografik bilgi formu, geliştirilen iki ölçek (MYTÖ ve TTRTL), psikolojik iyi oluş ölçeği, teknolojiye karşı tutum ölçeği ve bilişsel esneklik envanteri yer almaktadır. Araştırma bulguları, her iki ölçeğin de geçerli ve güvenilir ölçüm araçları olduğunu ortaya koymuştur. Yapısal modelleme sonuçlarına göre; teknoloji temelli rahatsızlıklar Metaverse'e yönelik pozitif tutumları anlamlı ve olumlu yönde etkilemektedir. Ayrıca, teknoloji temelli rahatsızlıkların bilişsel esnekliği negatif yönde etkilediği, bilişsel esnekliğin ise Metaverse'e yönelik pozitif tutumları olumlu yönde etkilediği bulunmuştur. Aracılık analizinde ise bilişsel esnekliğin, bu iki değişken arasındaki ilişkide kısmî ve negatif yönde aracılık ettiği, dolayısıyla bu ilişkiyi zayıflatan bir rol üstlendiği görülmüştür. Elde edilen bulgular ilgili literatür doğrultusunda tartışılmış, çalışmanın sınırlılıkları ve katkıları değerlendirilmiş ve gelecekteki araştırmalara yönelik önerilere yer verilmiştir.

Bilişsel esneklikMetaverseTutum ölçekleri+1
Aslı Erşan
Aydın Adnan Menderes University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2025
00
Master'sOpen AccessTR

Endüstri 4.0'ın istihdama olan etkisinin panel veri ile ampirik analizi

Son yıllarda insansı robotlar, akıllı fabrikalar, kendi kendini süren otomobiller ve hatta insan kalbi bile üretebilen üç boyutlu yazıcılar gibi teknolojiler günlük hayatımızda giderek daha fazla yer almaya başlamış durumdadır. Önceleri sadece bir filmin senaryosunda gördüğümüz teknolojiler günden güne bir gerçeklik haline gelmektedir. Bu gerçeklikler de son endüstriyel devrim olan Endüstri 4.0 veya diğer adıyla Dördüncü Sanayi Devrimi ile birlikte günlük yaşamımıza dahil olmaktadır. Gelişen yeni teknolojiler yeni endişeleri de beraberinde getirmektedir. En büyük endişe ise son devrimin getirmiş olduğu teknolojilerin, özellikle de insansı robotların istihdam yapısı üzerinde yaratacağı değişikliklerdir. Zira bu konu iktisat literatüründe de tartışma konusudur. Bu çalışmanın amacı Endüstri 4.0 ile birlikte gelen teknolojilerin istihdam üzerinde ne gibi değişikliklere sebep olacağını analiz etmektir. Bu bağlamda çalışmanın ilk bölümünde günümüze kadar yaşanmış olan teknolojik devrimlerin nasıl ortaya çıktığı, getirmiş olduğu yenilikler ve sosyo-ekonomik etkileri yaşanan ilk üç devrim içinde sırasıyla ele alınmıştır. Çalışmanın ikinci bölümünde ise Endüstri 4.0'ın nasıl ve ne zaman ortaya çıktığı ve Endüstri 4.0 ile birlikte sıklıkla anılmaya başlanan ya da bu son devrimle ilk kez adını duyuran teknolojiler tek tek günlük yaşantımızdaki örnekleri ile incelenmiştir. Üçüncü bölüme gelindiğinde ise ilk sanayi devriminden itibaren sanayi devrimlerinin işgücü piyasası üzerindeki etkileri incelenmiştir. Ayrıca son devrimle birlikte oluşabilecek yeni fırsatlar ve riskler değerlendirilmiş ve bunlarla bağlantılı olarak yeni istihdam alanları ve yok olacak işler bu bölümde sunulmuştur. Dördüncü bölümde, Türkiye'nin mevcut durumu ve Türkiye imalat sanayinin teknolojik yapısı incelenmiş olup son bölümde ise Endüstri 4.0'ın istihdam üzerinde oluşturacağı etkinin analizi için panel veri analizi ile bir değerlendirme yapılmıştır. Elde edilen bulgulara göre, yüksek ve orta – yüksek teknolojili üretim arttıkça istihdam azalmaktadır. Bu durum Endüstri 4.0'ın istihdamı baskılayacağı yönündeki endişeleri haklı çıkarmaktadır. Ayrıca literatürdeki bir diğer tartışma olan kamu tarafından gerçekleştirilen AR – GE harcamalarının verimliliği açısından, neo – liberal görüşün aksine kamu tarafından gerçekleştirilen AR – GE harcamalarının Endüstri 4.0 açısından daha verimli olabileceği tespit edilmiştir.

Araştırma-geliştirmeAraştırma-geliştirme harcamalarıEndüstri 4.0+3
Kübra Uysal
Muğla Sıtkı Kocman University · Sosyal Bilimler Enstitüsü
2020
00
DoctorateOpen AccessTR

Bilgi çağında dijitalleşme ve yeni teknolojiye uyum:Türkiye dijital televizyon yayıncılığı örneği

Bu araştırmanın genel amacı Türkiye'de dijital televizyon yayıncılığına uyumlaşanların profilini tanımlayarak, dijital televizyon yayıncılığına olan uyumlaşmanın boyutlarını anlamaktır. Bu amaç doğrultusunda; Anadolu üniversitesi çalışanlarından seçilen örneklem dahilinde dijital televizyon yayıncılığına uyumlaşanların demografik yapıları, yenilikçilik tutumları, uyumlaşma nedenleri ve hizmetlerden tatmin düzeyleri belirlenmeye çalışılmıştır. Ayrıca dijital televizyon yayıncılığına uyumlaşan kullanıcılar ile uyumlaşmayanların demografik değişkenleri, medya kullanım sıklıkları, yeni teknoloji sahiplikleri arasında fark olup olmadığı belirlenmeye çalışılmıştır.Araştırma modeli olarak genel tarama modelinden ilişkisel tarama modeli seçilmiştir. Bu model çerçevesinde seçilen çalışma kümesinde yer alan uyumlaşanların profillerinin tanımlanmasının ardından uyumlaşanlar ile uyumlaşmayanlar arasındaki farklılıklar incelenmiştir.Yapılan analizler sonucunda uyumlaşanlar ile uyumlaşmayanların; gelir, hanede yaşayan kişi sayısı, hanede yaşayan çocuk sayısı, eğitim düzeyleri arasında anlamlı bir fark bulunurken, yaş ve cinsiyet açısından anlamlı bir fark bulunmamıştır. Uyumlaşanlar ile uyumlaşmayanların internet kullanımı, gazete, dergi okuma sıklığı arasında anlamlı bir fark bulunmaktadır. Bunun yanı sıra televizyon izleme süreleri, sinemaya gitme sıklığı arasında anlamlı bir fark bulunmamaktadır. Uyumlaşanlar ile uyumlaşmayanların yeni teknoloji sahiplik düzeyleri arasında anlamlı bir fark bulunmuştur.Çalışmada, uyumlaşanların sağlanan hizmetlere yönelik tatmin düzeylerine ilişkin 3 faktör bulunmuştur. Bunlar; kanal sayısı ve program rehberi, müşteri hizmetleri ve teknik servis, teknik ve etkileşim olanaklarıdır. Uyumlaşma nedeni olarak da 5 faktör bulunmuştur. Bunlar: etkileşim olanağı, yakın çevre ve öz benlik, kanal çokluğu, yabancı dil seçeneği ve teknoloji takibidir. Ayrıca çocuklara yönelik kanalların bulunması ise spesifik faktör olarak tanımlanmıştır.

Yeni teknolojiler
Burçin İspir
Anadolu University · Sosyal Bilimler Enstitüsü
2008
00
DoctorateOpen AccessTR

Bilişim teknolojileri öğretmen adayları arasında çevrimiçi sosyal ağların öğretim amaçlı kullanımı

Bu çalışmanın temel amacı, bilişim teknolojileri (BT) öğretmen adaylarının yoğunlukla kullandıkları çevrimiçi sosyal ağların (ÇSA'ların) öğretim amaçlı kullanımını bir yenilik olarak kabul etme süreçlerinin değerlendirilmesidir. Bu genel amaç doğrultusunda, katılımcıların ÇSA sitelerinin öğretim amaçlı kullanımına ilişkin gereksinimlerinin belirlenmesi; bu gereksinimler paralelinde ÇSA'lar ile harmanlanmış bir öğrenme ortamının hazırlanması; uygulama deneyimlerine ve ilgili alanyazına uygun bir ölçek geliştirilmesi; geliştirilen ölçek yardımıyla bilişim teknolojileri öğretmen adaylarının var olan durumlarının belirlenmesi ve uç değerlere sahip durumların derinlemesine incelenmesi hedeflenmiştir. Çalışmada, karma desenli yöntemler arasından eşzamanlı çoklu desen yaklaşımı kullanılmıştır. Genel amaca yanıt verebilmek için çalışma, dört aşamadan oluşmaktadır. Çalışmanın ilk aşamasında öğrencilerden ayrıntılı bilgi elde edebilmek ve bu bilgiler doğrultusunda ölçek maddeleri geliştirebilmek için Anadolu Üniversitesi, Eğitim Fakültesi, Bilgisayar ve Öğretim Teknolojileri Eğitimi (BÖTE) Bölümü öğrencilerinden 2011-2012 öğretim yılı bahar döneminde açılan BTÖ426 Proje Geliştirme ve Yönetimi II dersini alan 53 öğretmen adayından veri toplanmıştır. İkinci aşamada öğretmen adaylarının belirttiği gereksinimler doğrultusunda, yüz yüze derslerin ÇSA'lar üzerindeki etkinliklerle desteklendiği harmanlanmış bir öğrenme ortamı sunulmuştur. Harmanlanmış öğrenme ortamında yapılan etkinlikler 2011-2012 öğretim yılı bahar dönemi boyunca (14 hafta) sürdürülmüştür. Çalışmanın üçüncü aşamasında, bir önceki aşamadan elde edilen veriler ışığında "Çevrimiçi Sosyal Ağların Öğretim Amaçlı Kabulü ve Kullanımı" ölçeği geliştirilmiştir. Ölçek geliştirme ve faktör analizi için Anadolu Üniversitesi ve Eskişehir Osmangazi Üniversitesi BÖTE öğrencilerinden veri toplanmıştır. Bir sonraki aşamada ölçek, Türkiye genelinde var olan durumun belirlenmesi amacıyla, seçilen yedi devlet üniversitesinin BÖTE bölümlerinde okuyan birinci ve dördüncü sınıf öğrencilerine gönderilmiştir. Örneklem seçiminde, "2012 Sosyal Bilimler Alanında Üniversitelerin Sıralaması Raporu"nda yer alan sıralamadan her alt kümeyi temsil edecek seçkisiz örneklemler alınması süreci izlenmiştir. Gönderilen ölçek, 567 birinci ve dördüncü sınıf öğrencisi tarafından yanıtlanmış ve %66,36 geri dönüş oranı sağlanmıştır. Bu aşamanın bir uzantısı olarak uç değerlere sahip üniversitelerin öğrencilerinden çok düşük ya da çok yüksek kabul etme ve kullanım düzeyine yol açan etmenler hakkındaki görüşleri alınmıştır. Bu aşamadaki nitel veriler, uç değerlere sahip üniversitelerde seçkisiz olarak belirlenen ikisi birinci sınıf ikisi de dördüncü sınıf olmak üzere toplam dört BÖTE bölümü öğrencisinden toplanmıştır. Çalışmanın nicel verileri anketler ve ölçek yardımıyla, nitel verileri ise gözlem, yarı-yapılandırılmış görüşme, odak grup görüşmesi ve ÇSA etkinlik kayıtları yardımıyla toplanmıştır. Çalışmadan elde edilen nicel verilerin analizinde SPSS 20 yardımıyla betimsel istatistikler, açımlayıcı faktör analizi ve parametrik testler gerçekleştirilmiştir. Araştırmada istatistiksel anlamlılık düzeyi 0.05 olarak kabul edilmiştir. Ayrıca LISREL 8.0 yardımı ile ölçek verileri üzerinde doğrulayıcı faktör analizi yapılmıştır. Araştırmadan elde edilen nitel veriler ise, içerik analizi yöntemiyle çözümlenmiştir. Gerek sınıf içi uygulamalardan gerekse ölçekten elde edilen bulgular eşliğinde BT öğretmen adaylarının ÇSA'ları öğretim amaçlı olarak kabul ve kullanım durumlarının performans beklentisi, çaba beklentisi, sosyal etki ve kullanma niyetlerinden etkilendiği sonucuna ulaşılmıştır. Geliştirilen ölçekte bu faktörlerin varyansın %64,37'sini açıkladığı belirlenmiştir. Elde edilen bulgular eşliğinde, BÖTE öğrencilerinin ÇSA'ları öğretim amaçlı olarak kullanmaya ilişkin olumlu yaklaşım sergiledikleri gözlemlenmiştir. Araştırmaya katılan BOT öğretmen adaylarının ÇSA'ların öğretim amaçlı kabul ve kullanımına ilişkin ortalama puanlarının cinsiyet ve üniversite bağlamında farklılaştığı görülmüştür. Araştırmada irdelenen bir diğer değişken sınıf düzeyidir. Gerçekleştirilen çözümlemeler sonucunda, sınıf düzeyi değişkeninin kabul ve kullanım üzerinde anlamlı bir fark yaratmadığı sonucuna ulaşılmıştır. Üniversite ve sınıf düzeyi değişkeninden elde edilen bulgular, var olan BÖTE bölümü öğretim programlarının öğrencilerin benimseme düzeylerini etkileyip etkilemediği sorusunu akla getirmiştir. Farklılığın doğasını belirlemek amacıyla uç değerlere sahip üniversitelerdeki öğrencilerle yarı-yapılandırılmış görüşmeler yapılmıştır. Görüşmeler sonucunda, var olan BÖTE bölümü programlarının ÇSA'ların öğretim amaçlı kabul ve kullanımı üzerinde herhangi bir etkisinin olmadığı sonucuna varılmıştır. Ancak, var olan farklılığın, üniversitelerde görev yapmakta olan öğretim elemanlarının kendi derslerinde ÇSA'ları öğretim amaçlı kullanma düzeyleriyle açıklanabildiği görülmüştür.

Aday öğretmenlerBilgisayar destekli öğretimBilişim teknolojileri dersi+6
Elif Buğra Kuzu
Anadolu University · Institute of Educational Sciences
2014
00
DoctorateOpen AccessTR

Yeni iletişim teknolojileri bağlamında yeni gazeteci kimliği

Bu araştırmanın konusu; yeni iletişim teknolojilerinin günümüz gazeteciliğinin haber üretme pratiğini ve meslek kültürünü nasıl etkilediğidir. Dolayısıyla günümüz gazetecilerinin mesleki pratiklerinde değişim ve dönüşüm farklı konumlarda çalışan habercilerin doğrudan deneyimleri ve meslektaşlarının iş görme pratiklerindeki gözlemlerinden hareketle irdelenmektedir. Araştırmada çoklu araştırma yöntemi kullanılmıştır: Bir taraftan yaygın medyada istihdam edilen gazetecilerin yeni iletişim teknolojilerine yönelik tutum ve düşünceleri ile bu teknolojileri kullanım alışkanlıkları anket yöntemi kullanılarak ortaya çıkarılmaya çalışılmıştır. Diğer yandan ise yeni iletişim teknolojilerinin geleneksel gazeteciliğe etkileri derinlemesine görüş alma tekniği ile derlenen veriler aracılığıyla tartışılmaktadır. Bu kapsamda, yeni iletişim teknolojilerinin (yeni medya ortamının) geleneksel gazetecilik pratiklerine etkileri; gazetecilerin yeni iletişim teknolojilerine yönelik tutumları, iletişim teknolojilerini kullanımları, sosyal medyayı kullanım amaçları, izlerkitle ile etkileşimleri ve profesyonel gazeteci kimliğine yönelik görüşlerinden hareketle ortaya konulmaya çalışılmıştır. Araştırma sonucunda, gazetecilerin çoğunlukla yeni iletişim teknolojilerine yönelik tutumlarının olumlu olduğu görülmüştür. Bu doğrultuda, sosyal medyayı özellikle bilgi ve haber araştırma, gündemi takip etme ve kendi kişisel düşüncelerini açıklama platformu olarak benimsedikleri tespit edilmiştir. Yeni medyanın alternatif/yeni gazetecilik olanakları yarattığı, ancak habercilik açısından geleneksel medya ve mevcut haber üretim kod ve normlarının hala güçlü bir konumda olduğu belirlenmiştir. Anahtar Kelimeler: Yeni medya, yöndeşme, geleneksel gazetecilik kültürü, sosyal medya, yurttaş gazetecilik.

GazetecilikSosyal medyaYakınsaklık+3
Tezcan Özkan Kutlu
Anadolu University · Sosyal Bilimler Enstitüsü
2014
00
Master'sOpen AccessTR

GAP bölgesindeki işletmelerde teknoloji seçimi

GAP bölgesiTeknoloji seçimiYeni teknolojiler+2
Kasım Kaya
İnönü University · Sosyal Bilimler Enstitüsü
2000
10
DoctorateOpen AccessEN

The impact of new technologies on scholarly communication: A case study about education technologies and media

21st century brought a period of change that has started with technology. Change and transformation designated the start of a new period. The Internet and the concepts of new media and social media that emerged based on the Internet have made the masses running lots of their routine and current states through these media. As a result of this change and transformation reflecting on the field of education, the use of technology has increased both in academic studies and scholarly communication processes. The use of technology has emerged in academic processes along with education programs to which technology was adapted, technology-based universities and higher education institutions. Scholarly communication processes have changed with the increase of technology products used by academicians, and they are described as education technology. Database searches and searches on online sources have taken the place of researches on printed publications in libraries. The reading processes have started to occur on computers and tablets. Communication processes have changed by exchanging emails, instant messaging and personal social online accounts. Academic studies are now possible to be done online. Within the scope of the study, how academia underwent change with new media and education technologies and what kind of changes this process created in the processes of the scholars in Turkey communicating with each other and doing joint studies were examined and researched.

Scholarly communicationAcademiciansEducation technology+3
Şebnem Gürsoy Ulusoy
Yeditepe University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2016
00
Master'sOpen AccessEN

Digitalisation, new generation technologies and their effects on finance

Technology usage is increasing day by day as development of the technology is increasing. The aim of this thesis is to investigate and identify the present and future effects of digitalisation and financial technologies which are improved by new generation technologies. In addition the term of digitalisation and new generation technologies are presented. These technologies highlight the world-wide competitive game changer effects, but differ from sectoral constructions. The thesis then identifies the uses of financial technologies, and further outlines the structure of financial technologies and services in sectors. In detailed sections of the thesis provide an overview of sectors which are dominated by new generation technologies, including production channel, distribution channel and social and personal channel with well-defined properties. Moreover, detailed sections reveal the statistical calculations, which draws numbers of the cash flow and customer analytics by banking terms according to countries balance sheets and customer reported graphs. Here, comparison of countries is highlighted according to years and terms, and customer reports which answer the big argument of digitalisation. The thesis argues that digitalisation and new generation technologies affect the finance and countries in terms of economic and global conditions in positively. As a result, statistical calculations outline the importance of the digitalisation and new generation technologies on finance. Keywords: Correlation Analysis, Digitalisation, Technology, Finance, Sectoral Technology, Financial Technologies

Electronic commerceFinancial effectsFinancial capital+7
Burcu Kırık Kutluay
Yeditepe University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2017
00

Related subjects