Peer relationships

73 theses under this subject heading

Master'sOpen AccessTR

Erken ergenlik döneminde dijital oyun bağımlılığı, akran ilişkileri, serbest zaman aktivite düzeyi arasındaki ilişkisinin incelenmesi

Erken ergenlik dönemindeki bireyler henüz yetişkin sorumluluğuna sahip olmadıklarından serbest zaman aktivitelerine daha çok zaman ayırabilmektedir. Akranlarının dahil olduğu veya etkilediği serbest zamanlar tercihe bağlı şekilde dijital oyun oynayarak geçirilebilmektedir. Çağımızın en etkili bağımlılıklarından birisi olabileceğine ihtimal verilen dijital oyun bağımlılığı bireylerin oyun oynamadan duramadığı, gerçek hayattan kopma noktasına geldiği tehlikeli bir durumdur. Bu ilişkiler bağlamında çalışmamızda erken ergenlik döneminde dijital oyun bağımlılığı, akran ilişkileri ve serbest zaman aktivite düzeyi arasındaki ilişkileri ölçümlemek amaçlanmıştır. Araştırmanın örneklemi; 2021-2022 eğitim-öğretim yılı Koç Ortaokulu 6. ve 8. sınıf öğrencilerinden basit seçkisiz örneklem yöntemiyle gönüllülük esasına göre elde edilen 413 öğrenciden oluşmaktadır. Veriler; "dijital oyun bağımlılığı", "akran ilişkileri" ve "serbest zaman aktivite düzeyi" ölçeklerinin demografik sorularla birleştirilerek uygulanmasından elde edilmiştir. İlişkisel tarama modeli kurularak veriler SPSS 22 paket programıyla değerlendirilmiştir. Elde edilen bulgularda serbest zaman aktivite düzeyi cinsiyete göre anlamlı farklılaşmazken, dijital oyun bağımlılığında erkekler lehine farklılık belirlenmiştir. Akran ilişkilerinde ise kızlar lehine koruma, yakınlık ve yardım alt boyutlarında anlamlı farklılık görülmüştür. Serbest zaman aktivite düzeyi ile dijital oyun bağımlılığı arasında anlamlı farklılık bulunamamıştır. Yaş ile serbest zaman aktivite düzeyi; dijital oyun bağımlılığı ile akran ilişkileri arasında negatif yönde ilişki kurulmuştur. Serbest zaman aktivite düzeyi akran ilişkilerini pozitif yönde ve anlamlı etkilerken; serbest zaman, akran ilişkileri ve dijital bağımlılık arasında anlamlı ilişki olmadığı tespit edilmiştir. Değişkenlerden elde edilen birçok sonuç diğer çalışmalarla kıyaslanarak yorumlanmıştır. Anahtar Kelimeler: Erken Ergenlik, Akran İlişkileri, Dijital Oyun Bağımlılığı, Serbest Zaman

Akran ilişkileriBağımlılıkBoş zaman+5
Mustafa Sezer
Siirt University · Institute of Health Sciences
2023
00
DoctorateOpen AccessTR

Oyun temelli empati programının çocukların empati, arkadaşlık ve duyguları yönetme becerilerine etkisi

Bu araştırmanın amacı Oyun Temelli Empati Programı'nın (OTEP) beş yaş çocuklarının empati becerilerine, arkadaşlık ilişkilerine ve duyguları yönetme becerilerine etkisini incelemektir. Araştırma karma yöntem deneysel desende tasarlanmıştır. Araştırmanın çalışma grubu benzeşik örnekleme yöntemiyle belirlenmiştir. Çalışma grubu, 2021-2022 eğitim öğretim yılında Ankara İli Etimesgut İlçesinde bulunan Millî Eğitim Bakanlığı'na bağlı bağımsız anaokulunun beş yaş gruplarında eğitim gören 69 çocuktan (34 deney, 35 kontrol grubu) ve bu çocukların aileleri ile öğretmenlerinden oluşmaktadır. Deney grubunda yer alan çocuklara yedi hafta süresince araştırmacı tarafından OTEP uygulanmıştır. Kontrol grubunda yer alan çocuklar ise öğretmenleriyle birlikte günlük eğitim rutinlerine devam etmişlerdir. Araştırmacı tarafından geliştirilen OTEP, bütünleştirilmiş on dört etkinlik ve altı aile katılımı etkinliğinden oluşmaktadır. Araştırmada kullanılan ölçme araçları "4-5 Yaş Empati Becerileri Ölçeği", "Okul Öncesi Sosyal Beceri Değerlendirme Ölçeği (OSBED) Ana-baba ve Öğretmen Formu Arkadaşlık İlişkileri ve Duyguları Yönetme Becerileri alt ölçekleri", "Öğretmenler için Yarı Yapılandırılmış Görüşme Formları" ve "Aileler için Açık Uçlu Anket Formundan" oluşmaktadır. Elde edilen nicel veriler Bağımlı ve Bağımsız Gruplar t Testi, ANOVA ve ANCOVA testleri ile nitel veriler ise betimsel analiz yöntemiyle analiz edilmiştir. Araştırma sonucunda Oyun Temelli Empati Programının çocukların empati becerileri, arkadaşlık ilişkileri ve duyguları yönetme becerileri üzerinde istatistiksel olarak deney grubu lehine anlamlı etkiye ve kalıcılığa sahip olduğu; deney grubu öğretmenlerinin ve ailelerinin de bu sonucu destekler görüşte olduğu tespit edilmiştir.

Akran ilişkileriArkadaşlıkDuygu yönetimi+6
Selda Ata Doğan
Hacettepe University · Institute of Educational Sciences
2023
00
DoctorateOpen AccessTR

Engelli üniversite öğrencilerinin akran ilişkileri üzerine nitel bir araştırma

Üniversiteli engeli olan gençlerin gözünden arkadaşlık ilişkilerine yönelik deneyimlerini sosyal sermaye üzerinden keşfetmeyi konu edinen bu araştırmada engelli gençlerin arkadaşlık ilişkileri, engelliliği ve engelli bedene sahip olma, arkadaşlık ilişkilerinde ailenin rolü, üniversite yaşamı ve pandemide arkadaşlık ilişkileri araştırılmıştır. Üniversiteli engeli olan gençlerin üniversite ortamındaki arkadaşlık ilişkilerini sosyal sermaye üzerinden betimlemek ve anlamak amaçlanmış olup nitel araştırma deseni kullanılmıştır. Araştırmanın amaçlı örneklemini üniversiteli (18-24 yaş aralığındaki) 12 (görme ve/veya ortopedik) engelli genç oluşturmaktadır. Katılımcılara kartopu tekniği ile ulaşılmıştır. Diğer bir ifadeyle tanışılan ve araştırmaya katılmaya gönüllü olan bir katılımcı diğer katılımcıya referans olmuştur. Araştırmanın veri toplama sürecinde derinlemesine görüşme tekniği kullanılmış olup görüşmelerde yarı yapılandırılmış görüşme formları kullanılmıştır. Araştırmanın görüşmeleri pandemi döneminde alınan tedbirler -sokağa çıkma yasaklarının olması -nedeniyle görüşmeler online ortamda gerçekleştirilmiştir. Araştırma verileri tematik analizle değerlendirilmiştir. Araştırmada ulaşılan temalar çerçevesinde arkadaşlığın anlamına ilişkin yardımlaşma, sosyal destek, güven, benzerlik, mekanı ve duyguları paylaşmak, birliktelik ve beraberlik üzerinden açıklamışladır. Arkadaşlık ilişkilerinin başlamasında ve sürdürülmesinde mekan ve yardımlaşma, kabul edilme, birlikte zaman geçirme ve sosyal destek üzerinden değerlendirmişlerdir. Engelliliğe ve engelli olmaya ilişkin anlamlandırmalarında yetersiz/eksik, hasta olma gibi ifadelerin kullanılması ve arkadaşlık ilişkilerinde toplumda var olan olumsuz kültürel tanımlamaların devam ettiği anlamına gelebilir. Üniversiteye gitmek için aileden uzakta yaşama ya da okulda bulunulan süre aileden bağımsızlaşmanın bir adımıdır. Sosyalleşme açısından engelli gençlerin ailelerinin aileye aidiyetten çok onların arkadaşlık ilişkilerine müdahale etmeyerek ya da onların kararlarına saygı duyarak toplumsal yaşama katılımlarını desteklemektedirler. Engelli genç için üniversite ortamı engeliyle ilişkili hem olumlu hem de olumsuz yönlerini deneyimleyip olumsuz yönleriyle başa çıkabilen güçlü bireyler olmasına katkıda bulunmaktadır. Pandemide kampüs yaşamından uzak kalmak engelli gençlerin bir yandan arkadaşlarıyla uzaklaşmalarına neden olurken bir yandan da mekansal birliktelik yoksunluğu yaşamalarına neden olmaktadır.

Akran ilişkileriArkadaşlıkEngelli kişiler+4
Hülya Eker
Hacettepe University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2023
00
Master'sOpen AccessTR

Ergenlerde sosyal medya bağımlılığının yordanmasında akran ilişkileri ve dürtüselliğin rolü

Araştırmanın amacı, ergenlerde sosyal medya bağımlılığının yordanmasında akran ilişkileri ve dürtüselliğin rolünü ve bu üç değişkenin bireylerin demografik özelliklerine bağlı olarak farklılık gösterip göstermediğini incelemektir. Araştırmanın çalışma grubunu 13-19 yaş aralığındaki 199 kadın ve 83 erkek olmak üzere toplam 282 lise öğrencisi oluşturmaktadır. Araştırma verilerini toplamak amacıyla "Demografik Bilgi Formu", "Ergenler İçin Sosyal Medya Bağımlılığı Ölçeği Kısa Formu", "Akran İlişkileri Ölçeği" ve "Barratt Dürtüsellik Ölçeği Kısa Formu" kullanılmıştır. Verilerin analizini yapmak için SPSS 22.0 programı kullanılmıştır. Verilerin analizi aşamasında ise Bağımsız Gruplar t-Testi, Tek Yönlü Varyans Analizi, Pearson Korelasyon Analizi ve Çoklu Doğrusal Regresyon teknikleri kullanılmıştır. Katılımcıların akran ilişkileri ve dürtüsellik puanlarının cinsiyete göre farklılaştığı, sosyal medya bağımlılığında ise gruplar arasında farklılaşma olmadığı bulunmuştur. Üç değişkenin de sınıf düzeyine bağlı olarak farklılık göstermediği tespit edilmiştir. Değişkenler arasındaki ilişki incelendiğinde, akran ilişkileri ve sosyal medya bağımlılığı arasında pozitif ve anlamlı, sosyal medya bağımlılığı ve dürtüsellik arasında ve akran ilişkileri ve dürtüsellik değişkenleri arasında negatif yönlü anlamlı bir ilişki bulunmuştur. Araştırmanın son aşamasında dürtüsellik ve akran ilişkilerinin sosyal medya bağımlılığını etkilediği, dürtüselliğin etkisinin anlamlı olduğu ve akran ilişkilerinin sosyal medya bağımlılığını anlamlı düzeyde yordamadığı görülmüştür.

Akran ilişkileriBağımlılıkDürtüsel davranış+3
Pınar Çiftçi
İstanbul Arel University · Lisansüstü Eğitim Enstitüsü
2022
00
DoctorateOpen AccessTR

Kendiliknesnesi ihtiyaçlarının arkadaşlık ilişkileri ile ilişkisinde ebeveynlik biçimlerinin aracılık rolünün incelenmesi

Bu araştırmada üniversite öğrencilerinde kendiliknesnesi ihtiyaçlarının arkadaşlık ilişkilerine ilişkisinde algılanan ebeveynlik biçimlerinin aracılık rolü incelenmiştir. Araştırma grubu, 2020-2021 eğitim/öğretim yılında Ankara ilindeki üniversitelerde öğrenime devam eden 614 öğrenciden oluşmaktadır. Araştırma grubu tesadüfi-rastgele örnekleme yoluyla seçilerek oluşturulmuştur. Araştırmada veri toplama aracı olarak, Kendiliknesnesi İhtiyaçları Envanteri (Yurduşen ve Gençöz, 2018); "Arkadaş İlişkileri Ölçeği (Kaner, 2000); Young Ebeveynlik Ölçeği (Soygüt, Çakır ve Karaosmanoğlu, 2008); ve Kişisel Bilgi Formu kullanılmıştır. Değişkenler arası ilişkiler Pearson Korelasyon Katsayısı ile, kendiliknesnesi ihtiyaçlarının arkadaşlık ilişkileri ile ilişkisinde ebeveynlik biçimlerinin aracılık etkisi ise yapısal model ile test edilmiştir. Verilerin analizinde SPSS 22.0 ve LISREL 8.80 paket programları kullanılmıştır. Araştırma sonuçlarına göre, kendiliknesnesi ihtiyaçları alt boyutlarından idealizasyon/ikizlikten kaçınma ihtiyacı ve idealizasyona yaklaşma ihtiyacı ile anne baba ebeveynlik biçimleri arasında anlamlı ilişkiler elde edilmiştir. İdealizasyon/İkizlikten kaçınmanın arkadaşlık ilişkisine olan etkisinde algılanan anne ve babanın ebeveynlik biçimlerinin kısmi aracılık etkisi olduğu saptanmıştır ve bu etki negatif yöndedir. Diğer yandan idealizasyona yaklaşma ihtiyacının arkadaşlık ilişkisine etkisinde, algılanan baba ebeveynlik biçimlerinin kısmi aracılık etkisi olduğu belirlenmiştir. Anahtar Kelimeler: Kendiliknesnesi İhtiyaçları, Akran İlişkileri, Ebeveynlik Biçimleri, İkizlik Aktarımı

Akran ilişkileriArkadaşlıkEbeveynler+5
Kamil Tuzgöl
İstanbul Arel University · Lisansüstü Eğitim Enstitüsü
2022
00
Master'sOpen AccessEN

Resilience of Syrian children and adolescents living in Turkey

Resilience is a multidimensional construct which helps individuals to be powerful and maintain their psychological well-being. The aim of this study was to investigate the resilience of 133 children aged 10-18 years in terms of perceived social support, peer relations, parent relations, depression, anxiety, stress, intrusion, avoidance, hyperarousal, emotional problems, PTSD, conduct problems, hyperactivity and prosocial behaviour. Impact of Event Scale-Revised (IES-R), Depression, Anxiety and Stress Scale (DASS-42), The Multidimensional Scale of Perceived Social Support (MSPSS), Child and Youth Resilience Measure (CYRM-12), Strengths and Difficulties Questionnaire (SDQ) and Family Peer Relationship Questionnaire (FPRQ) were administered to the participants. The sample in the study included 59 (44.4%) girls and 74 (55.6%) boys. As a result of the analysis, it was found that the resilience of the children and adolescents who were living in rural regions in Syria and who had an education while in Syria was found to be higher than those who lived in urban areas and didn't have an education. As a result of the correlation analyses, resilience were positively correlated with perceived social support from family, friends, significant other and total perceived support, togetherness with parent, peer relations and parent as a mediator; negatively correlated with depression, anxiety, stress, intrusion, avoidance, hyperarousal and emotional problems. It was found that there was no significant relationship between resilience and conduct problems, hyperactivity, peer problems, prosocial behaviour and nurture disclosure of parents. As a result of ordinary least square regression analyses, it was found that, perceived social support from family, peer relations, hyperactivity, depression, anxiety, stress and Post Traumatic Stress Disorder predicted resilience. The findings of the study were mostly consistent with the related literature. Determining the factors that can have a positive or negative impact on resilience of Syrian children and adolescents will no doubt be significant for developing prevention and intervention programs.

Family relationsPeer relationshipsPerceived social support+6
Fatma Sevde Kurt Akkoyun
Ibn Haldun University · Institute of Graduate Studies
2020
00
Master'sOpen AccessTR

İlk ergenlik döneminde benlik saygısının, evlilik çatışması, akran ilişkileri ve ebeveyn tutumu ile olan ilişkisinde, duygusal güvenliğin aracı rolü

Amaç: Bu çalışmada, ilk ergenlik dönemindeki çocukların, ebeveyn tutumları, çocukların evlilik çatışması algısı ve akran ilişkilerinin duygusal güvenlik seviyeleri aracılığı ile benlik saygılarına yordayıcı etkileri incelenmiştir. Yöntem: Araştırma, İstanbul ve Balıkesir illerinde ortaokul seviyesinde eğitim gören, 10-13 yaşları arasında 390 öğrenci(202 kadın, 188 erkek) ile gerçekleştirilmiştir. Katılımcılara; Sosyo-Demografik Bilgi ve Veri Formu, Rosenberg Benlik Saygısı Ölçeği, Duygusal Güvenlik Ölçeği, Çocukların Evlilik Çatışmasını Algılaması Ölçeği, Anne-Baba Tutum Ölçeği ve Akran İlişkileri Ölçeği verilmiştir. MEB tarafından gerekli izinler alınarak belirlenmiş okullarda, ebeveynleri tarafından araştırmaya katılmasına onay verilen çocuklara, ders saatleri içerisinde anket formları dağıtılarak uygulama gerçekleştirilmiştir. Araştırma sonucunda sosyo-demografik değişkenlerin değerlendirilmesi için betimleyici analizler, sosyo-demografik değişkenlerin çocukların duygusal güvenlikleri üzerindeki etkilerini incelemek için t-testi ve ANOVA analizleri, hipotezleri test etmek için ise korelasyon ve çoklu regresyon analizleri kullanılmıştır. Bulgular: Yapılan analizler sonucunda, öncelikli olarak çocukların duygusal güvensizlik seviyeleri üzerinde, cinsiyet, yaşadıkları şehir, tehdit ve kendini suçlama açısından anlamlı farklar bulunmuştur. Evlilik çatışması alt ölçeklerinden tehdit ve kendini suçlama değişkenleri ile ergenlerin duygusal güvensizlik seviyeleri arasında pozitif yönde ilişki vardır. Ergenlerin cinsiyeti (erkek) ve yaşadıkları şehir(Balıkesir), duygusal güvensizlikleri ile negatif yönde ilişkilidir. Bununla birlikte ergenlerin duygusal güvensizliğinin, tehdit ile benlik saygısı arasındaki ilişkide tam aracılık, kendini suçlama ile benlik saygısı arasında ise kısmi aracılık rolü olduğu bulunmuştur. Bu çalışmanın sonuçları, özellikle evlilik çatışması algılarının ilk ergenlik dönemindeki çocuklarda, hem duygusal güvensizlik seviyelerinin belirlenmesinde hem de benlik saygıları gelişiminde etkili olduğunu göstermektedir. Sonuç: Ergenlik döneminin benlik saygısı gelişimi açısından önemi bilinmektedir. Bu dönemde duygusal olarak güvenli bireylerin, benlik saygısının da yüksek olduğu saptanmıştır. Bulgularımızın, duygusal güvenlik, duygusal güvenliği etkileyen faktörler ve benlik saygısı açısından literatüre katkısı olacaktır. Anahtar Kelimeler: Duygusal Güvenlik, Benlik Saygısı, Ebeveyn Tutumları, Evlilik Çatışması, Akran İlişkileri.

Akran ilişkileriAna-baba tutumuBenlik saygısı+3
Sedef Olcay Atıcı
Feyziye Schools Foundation Işık University · Sosyal Bilimler Enstitüsü
2019
00
DoctorateOpen AccessTR

Okul öncesi dönemde çocuğun akran, ebeveyn ve öğretmen ilişkileri ile mizaç ve sosyal becerileri arasındaki ilişkiler

Bu araştırmanın temel amacı, okul öncesi eğitim kurumuna devam eden 46-72 aylık çocukların akran-öğretmen-ebeveyn ilişkileri ile mizaç değişkenleri ve sosyal becerileri arasındaki doğrudan ve dolaylı ilişkileri ortaya koymaktır. Bu araştırma nicel araştırma yaklaşımıyla yapılandırılmış ve ilişkisel araştırma desenine göre uygulanmıştır. Araştırma, yordayıcı ilişkisel desende planlanmış ve veriler 2020-2021 eğitim öğretim yılı ikinci döneminde toplanmıştır. Veri toplama araçlarından elde edilen verilerin analizinde değişkenler arasındaki doğrudan ve dolaylı ilişkiyi ölçmek için çoklu doğrusal regresyon analizi yapılmıştır. Bu araştırmadan elde edilen sonuçlar sebatkârlık alt ölçeğinde cinsiyete göre anlamlı farklılık olduğunu göstermiştir. Anne-baba olumlu ilişkisi sıcakkanlılık/utangaçlığı negatif yönde, sosyal beceri ise sıcakkanlılık/utangaçlığı pozitif yönde yordamaktadır. Ayrıca analiz sonuçları, anne-baba çatışma puanlarının sebatkârlığı anlamlı düzeyde ve negatif yönde yordadığını göstermiştir. Anne-baba çatışma puanlarının ritmikliği anlamlı olarak yordadığı ve mizaca ilişkin ritmiklik alt boyutunun negatif yönde yordayıcısı olduğu görülmüştür. Akran ilişkileri ve anne-baba çatışması birlikte tepkisellik alt boyutunu anlamlı olarak yordamıştır. Diğer bir sonuç ise akran ilişkileri ve anne-baba çatışmasının birlikte tepkisellik alt boyutunu anlamlı olarak yordadığıdır. Hiyerarşik regresyon analizinden elde edilen sonuçlara göre öğretmen-öğrenci yakınlık, akran ilişkileri ve akran saldırganlığının birlikte sosyal beceriyi anlamlı düzeyde yordadığını göstermiştir. Araştırmadan elde edilen bulgular alanyazındaki bulgular çerçevesinde tartışılmıştır. Anahtar sözcükler: akran ilişkileri, ebeveyn-çocuk ilişkisi, mizaç, okul öncesi dönem, öğretmen-çocuk ilişkisi, sosyal beceri

Aile içi ilişkilerAkranAkran ilişkileri+6
Sabiha Eren
Hacettepe University · Eğitim Bilimleri Enstitüsü
2022
00
Master'sOpen AccessTR

Okul öncesi dönemdeki çocukların akran ilişkileri ve sosyal beceri düzeylerinin anne çocuk ilişkileri açısından incelenmesi

Bu araştırmanın amacı okul öncesi dönemdeki çocukların akran ilişkileri ve sosyal beceri düzeylerini anne-çocuk ilişkileri açısından incelemektir. Çalışmanın örneklemini Ankara ilindeki MEB'e bağlı okul öncesi eğitim kurumlarından kartopu örnekleme yoluyla seçilen 4-6 yaş aralığındaki 200 çocuk oluşturmaktadır. Araştırmada nicel araştırma yöntemlerinden olan ilişkisel model kullanılmıştır. Araştırma verileri Kişisel Bilgi Formu, Çocuk-Ana Baba İlişki Ölçeği, Çocuk Davranış Ölçeği ve Sosyal Beceri Geliştirme Sistemi Derecelendirme Ölçeği yardımıyla toplanmıştır. Yapılan analizler sonucunda çocuk-ana baba ilişki ölçeğinin çatışma alt boyutu puanları ile sosyal beceri ölçeğinin iş birliği ve öz denetim alt boyutları arasında anlamlı ve ters yönlü bir ilişki olduğu; olumlu alt boyutu ve toplam puanları ile sosyal beceri ölçeğinin sorumluluk alt boyutu arasında anlamlı ve ters yönlü ilişki olduğu bulunmuştur. Çocuk-ana baba ilişki ölçeğinin çatışma alt boyutu puanları ile çocuk davranış ölçeğinin saldırganlık alt boyutu puanları arasında anlamlı bir ilişki olduğu sonucuna ulaşılmıştır. Sosyal beceri ölçeğinin alt boyutları ve toplam puanlarında cinsiyete göre anlamlı farklılık olduğu; çocuk davranış ölçeği aşırı hareketlilik alt boyutunda yaşa ve cinsiyete; asosyal ve dışlama boyutlarında ise cinsiyete göre anlamlı farklılık olduğu sonuçlarına varılmıştır. Çalışmanın sonucunda, annelerin çocuklarıyla kurdukları ilişkiler ile çocuklarının akran ilişkileri ve sosyal beceri düzeyleri arasındaki ilişkiye göre araştırmacılar ve uygulayıcılar için öneriler geliştirilmiştir.

Aile içi ilişkilerAkranAkran ilişkileri+5
Serap Doğa Ateş
Hacettepe University · Institute of Educational Sciences
2022
00
Master'sOpen AccessEN

The influence of peer-interaction on middle school students' learning motivation

This research's aim is to investigate the impact of peer interaction on middle school students' learning motivation for English. In this study, the researcher collected both qualitative and quantitative data using a quasi-experimental research design. Firstly, the quantitative data were collected via Gardner's Attitude/Motivation Test Battery (AMTB) (Gardner, 1985), which is originally a 6-point Likert format and was adapted to a 5-point scale ranging from 'Strongly Agree' to 'Strongly Disagree' by (Dogan, 2009). The initial quantitative data were analysed with the latest version of SPSS. Secondly, regarding qualitative data, a student interview form and a teacher interview form were also be utilised, all of which were also developed by the researcher. Interviews with the students and the teachers were audio-recorded and transcribed. Thematic content analysis was used to examine qualitative data. The results have revealed that CLT is much more effective in motivating the students' English learning skills by giving them a chance to practice their passive knowledge of English gained through GTM lessons. Moreover, board games are the most motivating CLT activity for the learners since as a fun activity, the board games match the students' age range. Due to the national examination system which requires grammar and vocabulary test-taking skills, GTM will remain the dominant lesson shape in the school curricula, however, CLT lessons may also gain a foothold in teaching English as a Foreign Language to the students.

PeerPeer interactionsPeer relationships+7
Zeynep Ekin
Hacettepe University · Institute of Educational Sciences
2022
00
DoctorateOpen AccessTR

Okul öncesi dönem çocuklarda bağlanma ile sosyal yetkinlik, kaygı, öfke ve öz-kontrol değişkenlerinde akran ilişkilerinin aracı rolü

Okul öncesi dönemde çocuk aile yaşantısından okul hayatına geçerek aile bireyleri ve yakın çevresi ile sınırlı olan sosyal çevresini akranlarla genişletmektedir. Bu dönemde kurulan olumlu akran ilişkileri çocuğun sosyal duygusal gelişimine ve sosyalleşme sürecine katkı sağlamaktadır. Bu araştırmanın temel amacı, 5 yaş (60-71 ay) çocukların bağlanma türü ile düşük öz-kontrol, sosyal yetkinlik, kaygı, öfke ve akran ilişkileri arasındaki doğrudan ve dolaylı ilişkileri ortaya koyarak; akran ilişkilerinin aracılık etkisini incelemektir. Araştırma yordayıcı ilişkisel araştırma deseninde planlanmış ve veriler 2018-2019 Eğitim Öğretim yılı Bahar döneminde toplanmıştır. Araştırmada veri toplama aracı olarak Sosyal Yetkinlik ve Davranış Değerlendirme Ölçeği-30, Öz-kontrol Değerlendirme Ölçeği, Oyuncak Öykü Tamamlama Testi" ve araştırmacı tarafından Türk kültürü uyarlaması yapılan Çocuk Akran İlişkileri Öğretmen Değerlendirme Ölçeği kullanılmıştır. Ankara'nın yedi merkez ilçesinden tabakalı örnekleme yöntemi ile belirlenmiş 309 çocuk araştırmanın örneklemini oluşmaktadır. Araştırmada değişkenler arasındaki doğrudan ve dolaylı ilişkiyi açıklamak için yol analizi kullanılmış ve akran ilişkilerinin aracılığını belirlemek için ayrıca Sobel testi yapılmıştır. Araştırma sonucunda, bağlanma, akran ilişkileri, düşük öz-kontrol, sosyal yetkinlik, kaygı, öfke değişkenleri arasındaki doğrudan ilişkiler incelendiğinde tüm değişkenlerin düşük, orta veya yüksek düzeyde birbirleri ile ilişkili olduğu bulunmuştur. Model aracılık etkisine bakıldığında ise akran ilişkilerinin bağlanma, sosyal yetkinlik, kaygı ve düşük öz-kontrol arasında tam aracılığı; öfke ile ise kısmi aracılığı olduğu anlaşılmaktadır. Sonuçlar çocukların sosyal duygusal gelişiminde akran ilişkilerinin önemi açısından değerlendirilmiş, araştırmacı ve uygulamacılara öneriler sunulmuştur.

Akran ilişkileriBağlanmaKaygı+7
Nevra Atış Akyol
Hacettepe University · Institute of Educational Sciences
2020
00
Master'sOpen AccessTR

Özel yetenekli öğrencilerin psikolojik sağlamlık düzeylerinin benlik saygısı, akran ilişkileri ve ebeveyn tutumları açısından incelenmesi

Bu araştırma, özel yetenekli öğrencilerin psikolojik sağlamlıklarında benlik saygısının, anne-baba tutumlarının ve akran ilişkilerinin rolünü incelemek amacıyla yapılmıştır. Araştırmanın örneklemini, 3 ayrı Bilim ve Sanat Merkezi'nde öğrenim gören 6.7.8. ve 9.sınıf ve hazırlık sınıfı öğrencileri oluşturmuştur. Araştırmada veri toplama aracı olarak Ergen Psikolojik Dayanıklılık Ölçeği, Rosenberg Benlik Saygısı Ölçeği Kısa Formu, Anne-Baba Tutum Ölçeği ve Akran İlişkileri Ölçeği kullanılmıştır. Verilerin analizi çoklu regresyon analiziyle gerçekleştirilmiştir. Araştırma bulguları, anne baba tutumlarından kabul/ilgi boyutunun özel yetenekli öğrencilerin psikolojik sağlamlığını yordayan en güçlü değişken olduğunu ortaya koymuştur. Bunun yanı sıra anne baba tutumlarının psikolojik özerklik boyutunun, benlik saygısı ve akran ilişkileri değişkenleri, özel yetenekli öğrencilerin psikolojik sağlamlık düzeylerini anlamlı bir şekilde yordarken, anne baba tutumlarının kontrol/denetleme boyutunun özel yetenekli öğrencilerin psikolojik sağlamlığını anlamlı bir şekilde yordamamıştır. Anahtar kelimeler: Özel Yetenek, Psikolojik Sağlamlık, Benlik Saygısı, Anne Baba Tutumları, Akran İlişkileri.

Akran ilişkileriAna-baba tutumuBenlik saygısı+3
İrem Yörük
Ege University · Institute of Educational Sciences
2019
00
Master'sOpen AccessTR

Ergenlerde risk alma davranışlarında akran ve aile ilişkileri ile problem çözme becerisinin incelenmesi

Risk alma davranışlarının ergenlerin yaşamında pek çok olumsuz etkilerinin olduğu bilinmektedir. Risk alma davranışları nedeniyle sorun yaşayan ergenlere yardım edebilmek için öncelikle bu tür davranışları yordayan değişkenlerin belirlenmesi gerekmektedir. Bu çalışma ile ergenin risk alma davranışlarına katılımının yordayıcıları olarak; akran grubunun risk alma davranışlarına katılımı, akranlar ve ebeveynler ile kurulan ilişkilerin kalitesi ve ergenin kişilerarası problem çözme becerisi Problem Davranış Kuramında tanımlanan sistemler temel alınarak incelenmektedir. Çalışmanın örneklemini yaşları 15 ile 18 arasında değişen 1067 lise öğrencisi oluşturmaktadır. Katılımcılardan Demografik Bilgi Formu, Risk Alma Ölçeği, Ergen Aile Süreci Ölçeği, Akran İlişkileri Ölçeği, Sapkın Arkadaşlar Ölçeği ve Kişilerarası Problem Çözme Envanteri aracılığı ile bilgi toplanmıştır. Yapılan hiyerarşik regresyon analizinde erkek, sosyo-ekonomik durumu yüksek ailelerde yetişen, yapıcı problem çözme becerileri düşük, annesiyle yüksek düzeyde çatışma yaşayan, birlikte olduğu arkadaşları annesi tarafından yüksek düzeyde kabul edilen, arkadaş ilişkilerinde sadakat ve bağlılığı yüksek, güveni düşük olan, risk alma davranışı gösteren arkadaşlara sahip olan ve ailesinde alkol kullanan kişi sayısı yüksek olan ergenlerin daha çok risk aldığı görülmüştür. Risk alma davranışlarının en güçlü yordayıcısının Algılanan Çevre Sistemindeki yakın yapının olduğu, bunu Algılanan Çevre Sistemindeki Uzak Yapının izlediği, Sosyal Çevre Sisteminin yordama gücü bakımından üçüncü sırada geldiği ve son olarak kişilik sisteminin risk alma davranışları üzerinde açıklanan varyansa en düşük katkıyı sağlayan sistem olduğu tespit edilmiştir. Elde edilen bulgular, literatür doğrultusunda tartışılmıştır.

AileAile içi ilişkilerAkran+5
Elif Şeker
Ege University · Sosyal Bilimler Enstitüsü
2017
00
DoctorateOpen AccessTR

"Yapabilirim" sosyal duygusal öğrenme programının okul öncesi çocuklarının sosyal becerilerine, akran ilişkilerine ve yürütücü işlevlerine etkisinin incelenmesi

Bu araştırma, "Yapabilirim" Sosyal Duygusal Ögrenme Programının okul öncesi çocukların sosyal becerilerine, akran ilişkilerine ve yürütücü işlevlerine etkisinin incelenmesi amacıyla yapılmıştır. Araştırmada, nicel ve nitel araştırma yöntemlerinin birlikte kullanıldığı karma araştırma deseni kullanılmıştır. Araştırmanın örneklemini, anasınıfına devam eden çocuklar arasından amaçlı örnekleme yöntemi ile seçilen 94 çocuk oluşturmuştur. Çocukların 47'si deney grubu ve 47'si kontrol grubu olarak belirlenmiştir. Araştırma verilerinin toplanmasında çocuk ve aileleri hakkında demografik bilgi edinmek için "Genel Bilgi Formu", çocukların sosyal becerilerini değerlendirmek için Gresham ve Elliott (2008) tarafından geliştirilen Tutkun ve Dinçer (2019) tarafından Türkçe'ye uyarlanmış olan "Sosyal Beceri Geliştirme Sistemi-Derecelendirme Ölçeği" çocukların akran ilişkilerini değerlendirmek için Fantuzzo, Mendez ve Tighe (1998) tarafından geliştirilen Ahmetoğlu, Acar ve Aral (2017) tarafından Türkçeye uyarlanan "Penn Etkileşimli Akran Oyun Ölçeği Öğretmen Formu" ve çocukların yürütücü işlev becerilerini değerlendirmek için Downes ve ark. (2017) tarafından geliştirilen Büyükkaymaz ve Yıldız-Bıçakcı (2021) tarafından Türkçeye uyarlanan "Okul Öncesi Yürütücü İşlevler Görev Değerlendirme" formları kullanılmıştır. Araştırma sonucunda, "Yapabilirim" Sosyal Duygusal Öğrenme Programı uygulanan deney grubundaki çocukların sosyal becerilerinde ve akran ilişkilerinde anlamlı farklılık olduğu belirlenirken (p<,01) yürütücü işlev becerilerinde anlamlı bir farklılık olmamasına rağmen deney ve kontrol grubunun sıra ortalamaları dikkate alındığında, deney grubunun yürütücü işlev becerilerinin daha yüksek olduğu görülmektedir (p>,05). Ayrıca deney grubuna son testten dört hafta sonra uygulanan kalıcılık testi ile eğitimin etkisinin korunduğu görülmüştür (p>.05). Deney grubunda yer alan öğretmenlerin görüşleri ise uygulanan "Yapabilirim" Sosyal Duygusal Öğrenme Programının çocukların; akranlarla iletişim, iş birliği, paylaşma, duygularını anlama, duygularını ifade etme gibi sosyal duygusal becerilerini; sırasını bekleme, isteklerini gerektiğinde erteleme, yönergeleri akılda tutma ve yeniliklere uyum sağlama gibi yürütücü işlev becerilerini olumlu yönde etkilediğine yöneliktir.

Akran ilişkileriBeceriDuygusal öğrenme+6
Zeynep Apaydın Demirci
Ankara University · Sağlık Bilimleri Enstitüsü
2023
00
Master'sOpen AccessTR

Öğrenme güçlüğü olan ergenlerin aleksitimi düzeylerinin ve akran ilişkilerinin incelenmesi

Araştırmanın amacı, öğrenme güçlüğü olan 14-17 yaş arasındaki ergenlerin aleksitimi düzeyleri ile akran ilişkilerinin aralarındaki ilişkinin belirlenmesidir. Araştırmada ayrıca öğrenme güçlüğü olan ergenlerin aleksitimi düzeyleri ile akran ilişkileri çeşitli değişkenler açısından incelenmiş ve yaşına uygun gelişim gösteren akranlarıyla karşılaştırılmıştır. Araştırmada nicel araştırma desenlerinden ilişkisel ve betimsel tarama modellerinden yararlanılmıştır. Araştırmanın örneklemini; İstanbul ilinde yaşayan öğrenme güçlüğü olan 220 ergen ile 220 yaşına uygun gelişim gösteren toplam 440 ergen oluşturmaktadır. Araştırmanın verilerinin toplanmasında Kişisel Bilgi Formu, Toronto Aleksitimi Ölçeği (TAÖ-20) ve Akran İlişkileri Ölçeği (AİÖ) kullanılmıştır. Araştırmanın verileri Haziran 2022 ve Ocak 2023 tarihleri arasında araştırmacı tarafından yüz yüze görüşülerek toplanmıştır. Araştırmanın sonucunda AİÖ ve TAÖ-20 toplam puanları arasında bir ilişki bulunmamış, ancak AİÖ Çatışma alt boyutu ile TAÖ-20 ve Duyguları Tanımlamada Güçlük alt boyutu arasında negatif yönlü bir ilişki saptanmıştır. Ayrıca öğrenme güçlüğü olan ergenler ile yaşına uygun ergenler için olası bir aleksitimiden bahsedilebileceği ancak yaşına uygun gelişim gösteren akranların anlamlı bir şekilde öğrenme güçlüğü olan ergenlerden daha çok aleksitimi belirtisi gösterdiği belirlenmiştir. Yaşına uygun gelişim gösteren ergenlerin aleksitimi düzeylerinin cinsiyete göre farklılaşma gösterirken, öğrenme güçlüğü olan ergenlerde bu farklılaşma görülmemiştir. Yaşına uygun gelişim gösteren ergenlerin akran ilişkilerinin niteliğinin öğrenme güçlüğü olan ergenlerden daha yüksek olduğu belirlenmiştir. Öğrenme güçlüğü olan ergenlerin Çatışma alt boyut puan ortalamasının daha yüksek olduğu görülürken; yaşına uygun gelişim gösteren ergenlerin Birliktelik, Yardım, Koruma ve Yakınlık alt boyut puan ortalamaları daha yüksek bulunmuştur. Ayrıca öğrenme güçlüğü olan ergenlerin akran ilişkilerinin cinsiyet ve kardeş sayısı değişkenlerine göre farklılaştığı belirlenmiştir.

Affektif semptomlarAkran ilişkileriAleksitimi+4
Neslihan Özgül Çakmak
Ankara University · Sağlık Bilimleri Enstitüsü
2023
00
Master'sOpen AccessTR

Okul öncesi öğretmenlerinin sınıflarındaki özel gereksinimli çocukların akran ilişkilerine dayalı sosyal yeterliklerine ilişkin görüş ve uygulamaları

Bu araştırmanın amacı kaynaştırma uygulaması yürütülen okul öncesi sınıflarında öğrenim görmekte olan özel gereksinimli çocukların akran ilişkilerine dayalı sosyal yeterliklerini incelemek ve öğretmenlerin çocukların akran ilişkilerini desteklemeye yönelik uygulamalara ilişkin görüşleriyle beraber bu uygulamaları kullanım sıklıklarını incelemektir. Araştırmanın katılımcı grubunu 98 okul öncesi öğretmeni, 98 özel gereksinimli çocuk ve 98 tipik gelişim gösteren çocuk oluşturmaktadır. Çocuklara ve öğretmenlere ilişkin demografik bilgiler Demografik Bilgi Formu ile toplanmıştır. Çocukların akran ilişkilerini incelemek için Çocuk Davranış Ölçeği ve Akran Şiddetine Maruz Kalma Ölçeği kullanılmıştır. Öğretmenlerin uygulamalara ilişkin görüşleri ve uygulamaları kullanım sıklıkları Okul Öncesi Dönemde Sosyal Etkileşim Uygulamaları Ölçeği kullanılarak elde edilmiştir. Öncelikle çocukların akran ilişkilerindeki davranışları arasındaki ilişkiyi incelemek amacıyla Pearson korelasyon analizi yapılmış ve akran ilişlerindeki davranışları arasında ilişki bulunmuştur. Özel gereksinimli çocukların yetersizlik türlerine göre akran ilişkilerinin farklılaşıp farklılaşmadığını incelemek için Kruskal Wallis H testi yapılmış ve özel gereksinimli çocukların yetersizlik türlerine göre akran ilişkilerinin OSB ve dil konuşma bozukluğuna sahip çocuklar arasında farklılaştığı bulunmuştur. Özel gereksinimli çocukların cinsiyetlerine ve yaş gruplarına göre akran ilişkilerinin farklılaşıp farklılaşmadığını incelemek için Mann Whitney U testi yapılmış ve özel gereksinimli çocukların cinsiyetlerine göre akran şiddetine maruz kalma düzeyinde farklılaşma olduğu ve erkek çocukların daha fazla akran şiddetine maruz kaldığı bulunmuştur. Yaş gruplarına göre hiperaktivite ve saldırgan davranışlarda farklılaşma olduğu belirlenmiş ve 5 yaş grubunun bu davranışları daha fazla sergilediği bulunmuştur. Çocukların özel gereksinimli olma durumlarına göre akran ilişkilerinde farklılaşma olup olmadığını incelemek için yapılan ilişkisiz örneklemler t testi sonucuna göre çocukların prososyal, saldırgan, asosyal, kaygılı korkulu, hiperaktivite davranışların, dışlanma ve akran şiddetine maruz kalma düzeylerinin tipik gelişim gösteren çocukların lehine farklılaştığı bulunmuştur. Öğretmenlerin akran ilişkilerini desteklemek için en çok kabul edilebilir, uygulanabilir buldukları ve en sık kullandıkları uygulamaların doğal stratejiler olduğu belirlenmiş ve en az kabul edilebilir, uygulanabilir buldukları ve en az kullandıkları uygulamalar ise çevresel düzenlemeler olmuştur. Öğretmenlerin uygulamaları kullanım sıklıklarının öğretmenlik tecrübesi, sınıf mevcudu, eğitim düzeyi ve hizmet içi eğitim alma durumları ile ilişkisi incelendiğinde herhangi bir ilişki bulunamamıştır.

Akran ilişkileriKaynaştırma eğitimiOkul öncesi eğitim+6
Mehmet Onur Karataş
Ankara University · Eğitim Bilimleri Enstitüsü
2023
00
Master'sOpen AccessTR

Çatışma çözme programının ortaokul öğrencilerinin çatışma çözüm becerilerine, akran ilişkilerine ve akran zorbalığına etkisi

Bu araştırmanın amacı çatışma çözme eğitim programının ortaokul öğrencilerinin çatışma çözüm becerilerine, akran ilişkilerine ve akran zorbalığına etkisini incelemektir. Bu amaçla İstanbul ili Ataşehir ilçesine bağlı bir ortaokulun 6. sınıf öğrencileri deney ve kontrol grubunu oluşturmaktadır. Öğrencilerine Çatışma Çözüm Becerileri Ölçeği, Akran İlişkileri Ölçeği ve Akran Zorbalık Ölçeği uygulanmıştır. Çatışma Çözme Psikoeğitim için gruplarda toplam 24 öğrenci ile çalışılmıştır (12 birey deney grubu ve 12 birey kontrol grubu). Deney grubuna haftada bir saat olmak üzere 10 hafta süren çatışma çözme eğitim programı uygulanırken, kontrol grubuna herhangi bir işlemde bulunulmamıştır. Araştırmada istatistiksel işlemler de kullanılmak üzere Mann Whitney U Testi ve Wilcoxon İşaretli Sıralar Testi uygulanmıştır. Veriler SPSS 22 paket programında işlem görmüştür. Araştırmada elde edilen bulgulara göre deney grubunda yer alan öğrencilerin çatışma çözüm becerileri ölçeğinin uyma, kaçınma ve bütünleşme boyutları ve akran zorbalık ölçeğinin kurban olma, zorbalık ve nötr boyutlarında aldıkları ön test-son test puan ortalamalarının deney grubu lehine anlamlı düzeyde farklılaşmadığı belirlenmiştir. Öğrencilerin çatışma çözüm becerileri ölçeğinin hükmetme boyutu ve akran ilişkileri ölçeğinden aldıkları ön test-son test puan ortalamalarının deney grubu lehine anlamlı düzeyde farklılaştığı belirlenmiştir. Kontrol grubunda yer alan öğrencilerde çatışma çözüm becerileri ölçeği, akran ilişkileri ölçeği ve akran zorbalık ölçeğin ön test-son test puan ortalamalarında istatiksel şekilde anlamlı olacak bir farklılığın olmadığı sonucuna ulaşılmıştır Buna göre öğrencilerde psikoeğitim uygulamalarının önemine vurgu yapılmış, tartışılmış, okuyucuya öneriler sunulmuştur.

Akran ilişkileriAkran zorbalığıOrtaokul öğrencileri+3
Kadir Yahşi
Maltepe University · Lisansüstü Eğitim Enstitüsü
2023
00
Master'sOpen AccessTR

İlköğretim ikinci kademe ve ortaöğretim kurumlarında eğitim gören öğrencilerin engelli akranlarını sosyal kabul düzeylerinin belirlenmesi

ÖZET Araştırma ilköğretim ikinci kademe ve ortaöğretim kurumlarında eğitim gören öğrencilerin, engelli akranlarını sosyal kabul düzeylerini belirlemek amacıyla yapılmıştır. Balıkesir İli Bandırma İlçesi Milli Eğitim Müdürlüğüne bağlı ilköğretim ikinci kademe ve ortaöğretim düzeyinde eğitim veren okullarda öğrenim gören ve çalışmaya katılmayı kabul eden 580 öğrenci araştırmanın örneklemini oluşturmuştur. Veriler tanımlayıcı anket formu ve 'Sosyal Kabul Ölçeği' ile toplanmıştır. Ölçekten yüksek puan alan öğrencilerin engelli akranlarını kabul düzeyleri yüksek, düşük puan alanların kabul düzeyi düşük olarak değerlendirilmiştir. Değerlendirmede ortanca, ki-kare, yüzde, Mann-Whitney U testleri kullanılmıştır. Araştırma sonucunda öğrencilerin %50.2'sinin kız, %50.3'ü ilköğretim ikinci kademe, %49.7'sinin ortaöğretim düzeyinde eğitim gördüğü, %9.1'inin ailesinde engelli birey olduğu, %4.5'inin sınıflarında engelli öğrenci olduğu, %53.7'sinin ailesi dışında tanıdığı engelli birey bulunduğu belirlenmiştir. Yaş, cinsiyet, engelli bireylerle aynı sınıfta öğrenim görmenin, sosyal kabulü etkilediği (p<0.05) belirlenmiştir. Yaş arttıkça sosyal kabul ölçeğinde alınan puanların arttığı, kız öğrencilerin ölçek puanlarının erkek öğrencilere göre daha yüksek olduğu ve sınıfında engelli birey bulunan öğrencilerin ölçek puanlarının daha düşük olduğu tespit edilmiştir. Öğrencilerin engelli akranlarına yönelik kabul düzeylerinin artırılmasında engellilik eğitimlerinin verilmesi ve okul sağlığı ekibi içinde hemşirelerin işbirliğini arttıran çalışmaların yer alması önerilebilir. Anahtar Kelimeler: Akran, engelli, sosyal kabul

AkranAkran ilişkileriEngelli çocuklar+5
Elif Koyuncuoğlu
Ankara Yıldırım Beyazıt University · Sağlık Bilimleri Enstitüsü
2016
00
Master'sOpen AccessTR

Oyun temelli öğrenmenin okul öncesi dönem çocuklarının akran ilişkileri üzerindeki etkisinin incelenmesi

Çocukların gelişimlerini, öğrenmelerini etkileyen pek çok unsur bulunmaktadır. 0-6 yaş grubunda bulunan okul öncesi eğitim dönemi; çocukların bütün gelişim alanlarında ilerleme yaşadığı, karakteristik özelliklerini oluşturan edinimler kazandığı, öğrenme deneyimlerine açık olduğu hassas bir dönemdir. Bu anlamda bir çocuk için sosyalleşme; bir grubun üyesi olmak ve grupta yer alan diğer çocukların davranışlarını, tutumlarını ve değerlerini kazanmaktır. Bu süreçte en önemli unsur ise çocuğun akranlarıyla olan ilişkileri ve bu ilişkiler sırasında sergilemiş oldukları davranışlardır. Akran ilişkisi çocuğun ailesinden sonra ikinci sosyal çevresidir. Okul öncesi dönem çocuklarda sosyal beceriler ve akran etkileşimleri oyunlarda kazanılmaktadır. Bu bağlamda yapılan bu çalışma okul öncesi eğitim döneminde oyun temelli öğrenmenin akran ilişkileri üzerindeki etkisinin incelenmesini amaçlamıştır. Bu araştırma oyun temelli eğitimin akran ilişkileri üzerindeki etkisinin incelenmesi bakımından yarı deneysel desen kullanılarak yapılmıştır. Araştırmanın evreni, 2020-2021 eğitim öğretim yılında İstanbul ilinde Milli Eğitim Bakanlığına bağlı bağımsız anaokullarında eğitimine devam eden 5 yaş çocuklarından oluşmaktadır. Araştırmanın örneklem grubunu, 2020-2021 eğitim öğretim yılında İstanbul ilinde bulunan bağımsız anaokulundan 5 yaş grubu 26 çocuk oluşturmaktadır. Çalışmada veri toplama aracı olarak, Gülay (2008) tarafından Türkçe'ye uyarlanan ''Çocuk Davranış Ölçeği'', ''Akran Şiddetine Maruz Kalma Ölçeği'' ve araştırmacı tarafından hazırlanan ''Kişisel Bilgi Formu'' uygulanmıştır. İstatistiksel analizin yapılabilmesi için ilk olarak normallik değerlerine bakılmıştır. Çalışmada yer alan verilerin normal dağılım göstermediği görülmüştür. Bundan kaynaklı olarak verilerin analizinde Mann- Whitney U testi ve Wilcoxon işaretli sıralar Testi kullanılmıştır. İlgili analizler doğrultusunda çalışmada elde edilen bulgulara göre, okul öncesi dönem çocuklarında oyun temelli eğitimin akran ilişkileri üzerinde etkisinin bulunduğu tespit edilmiştir.

Akran ilişkileriOkul öncesi dönemOkul öncesi çocuklar+3
Zeynep Yıldırım
Bursa Uludağ Üni̇versi̇ty · Eğitim Bilimleri Enstitüsü
2022
00
DoctorateOpen AccessTR

İlk okuma yazma öğretiminde akran işbirliği

Kişiler ve toplumlar arası iletişimin temel kaynağı olan dil, bireylerin yaşadıkları ortama uyum sağlamalarında en etkili araç rolündedir. Bireylerin düşünmesini, etkileşimde bulunmasını ve kendini ifade etmesini sağlayan dil becerileri, bireylere kazandırılması gereken en temel becerilerdir. Dil becerileri önce ailede sonra da okulda kazandırılmaktadır. Aileden sonra dil becerilerinin kazandırıldığı ve ana dili öğretiminin yapıldığı yer olan okul ortamında, çocukların akranlarıyla ve öğretmenleriyle kurduğu etkileşimler, onların dil becerilerinin gelişmesine yardımcı olmaktadır. Sosyal etkileşimle gelişen dil becerileri arasında yer alan okuma ve yazma, ilkokulda ilk okuma yazma öğretimi ile başlamaktadır. İlk okuma yazma öğretimiyle çocuklar, yaşadığı dünyayı algılama, kendi duygu ve düşüncelerini yazıyla ifade etme becerisi kazanmaktadırlar. Türkçe öğretiminin temelini oluşturan ilk okuma yazma öğretimiyle çocukların ana dilini öğrenmeleri, dil becerilerini geliştirerek okul yaşamındaki başarılarını artırmaları ve yaşamları boyunca gerekli olan nitelikli okuryazar bireyler olarak yetişmeleri sağlanmaktadır. Çocukların ilk okuma yazma öğretimi kapsamında birinci sınıfta akranlarıyla kurduğu etkileşimler, sosyal becerilerinin gelişmesinin yanı sıra okuma ve yazma becerilerinin gelişmesine de katkı sağlamaktadır. İlk okuma yazma öğretiminde akranların işbirliğine dayalı etkinliklerin gerçekleşmesi, çocukların kendi sosyal çevresinde öğrenme yaşantıları kazanmasına yardımcı olmaktadır. Bu araştırmanın amacı, ilk okuma yazma öğretimi sürecinde akran işbirliğinin nasıl gerçekleştiğini ortaya koymaktır. Araştırma nitel araştırma yaklaşımlarından doğal inceleme yaklaşımı ile gerçekleştirilmiştir. İlk okuma yazma öğretiminin, bir öğretim yılını kapsayan uzun bir süreç olması nedeniyle ve bu süreçte gerçekleşen akran işbirliğinin doğal ortamda daha net gözlemlenebilmesi amacıyla doğal inceleme yaklaşımı benimsenmiştir. Araştırma, 2013-2014 öğretim yılı boyunca Eskişehir ilindeki bir ilkokulun birinci sınıf şubeleri arasından belirlenen bir sınıfta gerçekleştirilmiştir. Araştırmanın katılımcılarını; araştırma kapsamında belirlenen okulun birinci sınıfında öğrenim gören öğrenciler, bu öğrencilerin velileri ve sınıf öğretmeni oluşturmaktadır. Araştırmanın temel verileri gözlem yoluyla toplanmıştır. Yapılan gözlemler; öğretmen, veliler ve öğrencilerle yapılan görüşmeler, alan notları ve dokümanlardan elde edilen verilerle desteklenmiştir. Gözlem verileri video kaydıyla; yarı yapılandırılmış görüşme verileri ise ses kaydı yoluyla toplanmıştır. Araştırmadan elde edilen gözlem verileri ve alan notları tümevarım analizi yoluyla; yarı yapılandırılmış görüşme verileri ise tümdengelim analizi yoluyla çözümlenmiştir. Dokümanlar, araştırma verilerini destekleyici veriler olarak ele alınmıştır. Araştırmadan elde edilen verilerden, sınıf ortamında gerçekleşen akran işbirliği, öğrenciler arasında gerçekleşen akran öğretimi ve yetişkin desteği veren öğretmenin akran işbirliğini destekleme durumu olmak üzere üç tema ortaya çıkmıştır. Araştırma bulgularına dayalı kimi sonuçlar şöyle sıralanmıştır: • Öğrenciler, akran işbirliğini en sık olarak yardımlaşma biçiminde gerçekleştirmişlerdir. Arkadaşlarının yardım istemesiyle ya da yardım istenmeden yapılan akran işbirliği, akranlar arasındaki iletişimi artırmıştır. • Arkadaşının yanlışını belirtme biçiminde gerçekleşen akran işbirliğinde öğrenciler, arkadaşlarının okuma ve yazma alanındaki hatalarını bularak düzeltmelerini sağlamışlardır. • Öğrenciler ilk okuma yazma etkinliklerini, arkadaşlarının yanına giderek birlikte yapmışlardır. Bu tür akran işbirliğinde öğrenciler, kendilerine yakın buldukları akranlarıyla etkileşime geçmişlerdir. • Öğrenciler, diğer arkadaşlarının yaptığı çalışmalara bakarak birbirleriyle etkileşim kurmuşlardır. Akranlar, verilen görevleri tamamlamada gerçek anlamda zorluk yaşadıklarında ya da kendisini diğer akranlarıyla karşılaştırmak amacıyla birbirlerinin çalışmalarına bakmışlardır. • Öğrenciler okuma ve yazma kapsamında verilen çalışmaları, akranlarıyla tartışarak ve bilgilerini birbirleriyle paylaşarak tamamlamışlardır. Akranlar bu süreçte yanlış bildiği konuları, akranlarıyla etkileşimi sonucunda yeniden gözden geçirmişlerdir. • Öğrenciler, okuma yazma etkinlikleri öncesi ve sonrasında eşyalarını paylaşmışlardır. Bu durum, akranların verilen görevlere hazırlanma ve öğrenme sorumluluğu kazanmalarında etkili olmuştur. • Öğrenciler yapılan etkinliklerde birbirlerine öneriler getirerek akran işbirliğini gerçekleştirmişlerdir. Bu öneriler arasında; akranların etkinliklere ilişkin ek bilgiler vermesine ve ortaklaşa yapılan görevleri daha farklı bir biçimde yapmalarına ilişkin öneriler yer almaktadır. • Araştırmada akran işbirliğinin okuma ve yazma alanında, yazılı materyalleri okumaya çalışma ve dikte çalışmalarında yapılan yanlışları düzeltme biçiminde çalışmalar gerçekleşmiştir. • Öğrenciler dersin dışında teneffüs aralarında tahtaya yazdıklarını arkadaşlarına okutma, yazdıkları sözcüklerdeki yanlışları belirtme ve arkadaşlarına öğretmen rolünde tahtada okuma ve yazma yaptırma biçiminde akran işbirliğine yönelik paylaşımlar gerçekleştirmişlerdir. • Araştırmada, akran işbirliğinin oluşmasını engelleyen yarışma ve çatışmaya dayalı durumlar da ortaya çıkmıştır. Akranlar, kimi okuma ve yazma etkinliklerinde birbirleriyle rekabete girerek yarışmışlardır. Ayrıca kimi zaman birbirleriyle etkileşim içindeyken çatışma durumları ve anlaşmazlıklar yaşamışlardır. • Akranlar arasında akran öğretimine dayalı etkileşimler gerçekleşmiştir. Düzey olarak birbirinden farklı akranlar, diğer akranlarına okuma yazma öğretme çalışmaları yapmıştır. Akran öğretimi bağlamında sınıf öğretmeni, okuma ve yazma bakımından yeterli düzeyde olan öğrencilere öğretmen rolü vermiştir. • Araştırmada sınıf öğretmeni, ilk okuma ve yazma kapsamında etkili bir yetişkin desteği sağlarken; akran işbirliğini destekleyici etkinliklere yer vermemiştir. • İlk okuma yazma öğretiminde yetişkin desteği ev ortamında, veliler tarafından da gerçekleştirilmiştir. Veliler, çocuklarına ödev yaptırarak yetişkin desteği sağlamışlardır. Anahtar Sözcükler: Akran İşbirliği, İlk Okuma Yazma Öğretimi, Ses Temelli CümleYöntemi, Türkçe, Sınıf Öğretmenliği

AkranAkran etkileşimiAkran ilişkileri+6
Emel Güvey Aktay
Anadolu University · Institute of Educational Sciences
2015
00
Master'sOpen AccessTR

Okul öncesi dönemdeki kekemeliği olan ve olmayan çocukların akran ilişkilerinin karşılaştırılması: Eskişehir örneklemi

Bu araştırmada, okul öncesi dönemde kekemeliği olan ve olmayan çocukların akran ilişkilerinin karşılaştırılması amaçlanmaktadır. Araştırmanın çalışma grubu, 5-6 yaş aralığındaki kekemeliği olan (n=45) ve olmayan (n=45) toplam 90 çocuk ve bu çocukların sınıf öğretmenlerinden oluşmaktadır. Çalışmada veri toplama aracı olarak "Çocuk Bilgi Formu", "Çocuk Davranış Ölçeği" ve "Akranların Şiddetine Maruz Kalma Ölçeği" kullanılmıştır. Elde edilen veriler SPSS 21.0 paket programı kullanılarak Mann Whitney-U Testi ve Ki Kare (Chi Square) Testi ile analiz edilmiştir. Yapılan analizler sonucunda; kekemeliği olan ve olmayan grupların akran ilişkilerinin "Asosyal Davranış Gösterme", "Akranlarınca Dışlanma", "Korkulu-Kaygılı Davranış Gösterme", "Çekingen Davranış Gösterme" ve "Aşırı Hareketlilik" alt boyutları bakımından anlamlı düzeyde farklılaştığı saptanmıştır. Kekemeliği olan gruptaki çocuklar tüm bu alt boyutlardan kekemeliği olmayan gruptaki çocuklardan daha yüksek puanlar almışlardır. Bunun yanında, kekemeliği olan ve olmayan gruplar arasında akran ilişkilerinin "Başkalarına Karşı Yardımı Amaçlayan Sosyal Davranış Gösterme" ve "Saldırgan Davranış Gösterme" alt boyutları bakımından anlamlı düzeyde bir farklılık saptanmamıştır. Kekemeliği olan grup ile kekemeliği olmayan grubun "Akran Şiddetine Maruz Kalma" puanları bakımından anlamlı düzeyde farklılaştığı bulunmuştur. Kekemeliği olan grubun "Akran Şiddetine Maruz Kalma" puanlarının kekemeliği olmayan gruptan daha yüksek olduğu saptanmıştır. Kekemeliği olan grup ile kekemeliği olmayan grup arasında "Okula Uyum Sorunu Yaşama" değişkeni bakımından anlamlı düzeyde bir fark olduğu saptanmıştır. Okula uyum sorunu yaşayan çocukların kekemeliği olan grupta kekemeliği olmayan gruba göre sayıca daha fazla olduğu bulunmuştur. Anahtar Kelimeler: Kekemelik, Akran İlişkileri, Akran Şiddetine Maruz Kalma

AkranAkran ilişkileriAkran zorbalığı+5
Şükriye Kayhan Aktürk
Anadolu University · Institute of Health Sciences
2016
00
Master'sOpen AccessEN

The importance of communication between social stakeholders at school and how it affects a student's social relations and school success

The aim of this study is to see if elementary school age students' communication between stakeholders at school affects their social lives and school success. This study also aims to examine the relationships and communication between stakeholders at school except students. With the methods that were used during the study, qualitative and quantitative data was aimed to collect. Because social science makes collecting qualitative data available; in depth interviews, participant observation and questionnaire could be used in this study. The data was collected from different participants. Questionnaire were done by a private university preparation school students, in depth interviews were done with the participation of some of these students and an English teacher, a counselor, a vice principal, a student and a parent. During participant observations, 1st, 2nd and 3rd grade students were observed for two semesters. In findings section of this study, all the collected data was shown and examined with the help of graphs. With the percentages and the data, it was seen that students did not only learn the subjects at school but also they did social learning during their education. When the percentages of the questionnaire were examined, it was observed that the experiences which the students had in their elementary school ages kept affecting them, including their profession choices, even after they had graduated. In the light of the interviews, the data that were provided by both the stakeholders at school and the students, it was seen that the communication at school might not be enough for the students, the communication at houses between students' parents also affect students' communication and attitudes at school so parents can also be considered as stakeholders at school.

Peer relationshipsFriendshipSchool achievement+6
Gizem Ergün Öcel
Yeditepe University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2019
00
Master'sOpen AccessTR

İlköğretim I. kademe öğrencileri ile II. kademe öğrencilerinin aynı binada eğitim görmelerinin paydaşlarca değerlendirilmesi

Bu araştırma, İlköğretim I. kademe ile II. kademe öğrencilerinin aynı binada eğitim görmelerinin olumlu ve olumsuz yanlarını öğretmen ve idarecileri görüşlerini ortaya koymak amacı ile yapılmıştır.Betimsel tarama modeli olan bu araştırmanın evrenini, İstanbul ili Ataşehir ilçesindeki 34 resmi ilköğretim okulunda görev yapan 2.619 öğretmen ve 326 idareci oluşturmaktadır. Belirlenen evrenin tümüne ulaşılması güç olduğundan tesadüfi seçim yöntemi ile İstanbul ili, Ataşehir ilçesindeki 22 ilköğretim okulundan 192 öğretmen ve 70 idareci örneklem olarak seçilmiştir.Araştırmacı tarafından geliştirilen ?I. kademe öğrencileri ile II. kademe öğrencilerinin bir arada olmalarının paydaşlarca değerlendirilmesine ilişkin anket? ile veriler toplanmış, elde edilen verilerin analizinde SPSS paket programı kullanılmıştır. Verilerin çözümlenmesinde frekans, yüzde, aritmetik ortalama, standart sapma ve kay kare kullanılmıştır. Anlamlılık testinde 0.05 düzeyi esas alınmıştır.Araştırmanın sonucunda; I. kademe öğrencileri ile II. kademe öğrencilerinin aynı binada eğitim görmelerinin paydaşlarca değerlendirilmesinde II. kademe öğrencilerinin I. kademe öğrencilerine şiddet uyguladığı, kötü sözler söylediği, bazı işlerinde kullandığı, okul giriş ve çıkış düzenini bozduğu, merdivenlerden iniş çıkışlarda koridorlarda I. kademe öğrencilerinin ezilme tehlikesi geçirdiği ortaya çıkmıştır. Buna karşın II. kademe öğrencilerinin I. kademe öğrencilerine model olduğu, yol gösterdiği, etkileşim içinde olduğu, derslerinde yardımcı olduğu, kaza durumunda I. kademedeki öğrencilere yardımcı olduğu tespit edilmiştir Verilerin analizi sonucunda elde edilen bulgular ışığında öneriler geliştirilmiştir.

AkranAkran baskısıAkran ilişkileri+9
Caner Dinler
Yeditepe University · Sosyal Bilimler Enstitüsü
2011
00
Master'sOpen AccessTR

Sporcu öğrencilerin internet bağımlılıkları, akran ilişkileri ve sosyal bağlılık düzeyleri arasındaki ilişkiler

Bu araştırmanın amacı sporcu öğrencilerin internet bağımlılığı, akran ilişkileri ile sosyal bağlılık seviyeleri arasındaki ilişkileri incelemektir. Bu amaç doğrultusunda alanyazında yer alan araştırma sonuçları dikkate alınarak çalışma geliştirilmiştir. Çalışmamızda ortaokul ve lise düzeyindeki sporcu öğrencilerde internet bağımlılığı, akran ilişkileri ve sosyal bağlılık düzeyi arasındaki ilişkiler ve bu ölçekler ile çalışmaya katılanların demografik bilgilerinin karşılaştırılması incelenmiştir. Bu araştırma için 603 kişiye anket uygulanmıştır. Fakat 226 öğrenci herhangi bir spor branşı belirtmediği için çalışmaya dâhil edilmemiştir. Geriye kalan 377 öğrenciden 168 tanesi erkek, 209 tanesi kız öğrencidir. Araştırmada veri toplama araçları olarak Young İnternet Bağımlılığı Kısa Ölçeği, Akran İlişkileri Ölçeği, Sosyal Bağlılık Ölçeği ve Kişisel Bilgi Formu kullanılmıştır (Ek 1-4). Araştırmada veriler SPSS 23.0 paket programları ile analiz edilmiştir. Ölçek sonuçlarının normal dağılım gösterip göstermediği çarpıklık basıklık değerleri ile incelenmiştir. Normal dağılım gösterdiğinden iki bağımsız grup arasında sürekli verilerin karşılaştırılmasında t-testi, ikiden fazla bağımsız grup arasında sürekli verilerin karşılaştırılmasında tek yönlü (one way) ANOVA testi kullanılmıştır. ANOVA testi sonrasında farklılıkları belirlemek üzere tamamlayıcı post-hoc analizi olarak Tukey testi kullanılmıştır. Sürekli verilerin birbiri ile ilişkisi Pearson korelasyon testi ile incelenmiştir. İstatistiksel anlamlılık düzeyi p<0.05 olarak kabul edilmiştir. Sporcu öğrencilerde erkeklerin internet bağımlılığı ve sosyal bağlılık düzeyi yüksek çıkmıştır. İnternet bağımlılığı ile akran ilişkileri arasında zıt yönlü ve güçlü düzeyde anlamlı ilişki vardır. Akran ilişkileri ile sosyal bağlılık düzeyi arasında güçlü düzeyde ve anlamlı bir ilişki vardır. Sporcu öğrencilerde takım sporu yapmaları internet bağımlılığını artırmaktadır.

Akran ilişkileriBağımlılıkSosyal bağlılık+5
Cihad Kayalı
Fırat University · Sağlık Bilimleri Enstitüsü
2023
00

Related subjects