Volatility
70 theses under this subject heading
Finansal krizler kapsamında Avrupa borsaları ile Borsa İstanbul arasındaki oynaklık ilişkisinin dinamik koşullu korelasyon modelleri ile analizi
Çalışmanın temel amacı; 2008 Küresel Krizi, Yunanistan Borç Krizi ve Avrupa Borç Krizi'nin, Borsa İstanbul ile Avrupa borsaları arasındaki oynaklık ilişkilerini değiştirip değiştirmediğinin belirlenmesi, oynaklık ilişkilerinde asimetri etkisinin varlığının test edilmesi ve oynaklık ilişkilerinde değişime neden olan spesifik olayların tespit edilmesidir. Bu amaç doğrultusunda Borsa İstanbul ile Avrupa borsaları arasındaki oynaklık ilişkileri, krizler baz alınarak belirlenen dönemler itibariyle dinamik koşullu korelasyon modelleri ile analiz edilmiştir. Yapılan analizlerle oynaklık ilişkilerinde asimetri etkisi bulunmadığı belirlenmiştir. Bununla birlikte belirtilen krizlerin Borsa İstanbul ile Avrupa borsaları arasındaki oynaklık ilişkilerini değiştirdiği tespit edilmiştir. Krizlerin ardından koşullu korelasyonların genel olarak kısa süreyle arttığı ve değişken bir yapı gösterdiği saptanmıştır. Ayrıca 2008 Küresel Krizi ve Yunanistan Borç Krizi'nin genel olarak borsalar arasındaki oynaklık ilişkilerinde şokların kısa ve uzun dönem kalıcılığını değiştirdiği belirlenmiştir. Belirlenen dönemlerde ülkeye özgü spesifik olayların yanında uluslararası gelişmelerin de koşullu korelasyonlarda değişime neden olduğu belirlenmiştir. Çalışma sonucunda analizlerden elde edilen bilgilere bağlı olarak benzer krizlerin yaşanması durumunda yatırımcılara uluslararası portföy çeşitlendirmesinde kullanabilecekleri bilgiler sunulmuştur. Anahtar Kelimeler: Finansal krizler, Borsa İstanbul, Avrupa borsaları, oynaklık ilişkisi,dinamik koşullu korelasyon modelleri.
Döviz kur oynaklığı ve dolarizasyon ilişkisi: Türkiye üzerine ampirik bir analiz
Uluslararası ticaret ortamının sektörel ve bölgesel kompozisyonunda meydana gelen dönüşüm döviz kurunun hem ülkeler hem de uluslararası entegrasyonlarda taşımakta olduğu önemi büyük ölçüde artırmıştır. Piyasalar küresel anlamda gelişen iletişim ağı ve bilgi ile örülmüş uluslararası arbitraj hareketleriyle birlikte tek bir piyasa haline gelmiştir. Bu açıdan küreselleşen finansal dinamikler ekseninde sosyal ve ekonomik etkenlerin çeşitlenmesi de dikkate alındığı zaman döviz kuru hareketlerinin analizi daha önemli hale gelmiştir. Bu çalışmada TCMB veri tabanından Aralık 2012: Ağustos 2022 dönemine ait aylık veri olarak döviz kuru, toplam yabancı mevduatlar ve toplam mevduatlar alınarak dolarizasyon ve oynaklık değişkenleri hesaplanmış ve bu değişkenler arasındaki ilişki ekonometrik yöntemler kullanılarak analiz edilmiştir. Dolarizasyon ve oynaklık değişkenleri için yapısal kırılma testi ile LWZ kriterine göre birer kırılma tespit edilmiş her bir değişken için sırasıyla Mayıs 2016 ve Mayıs 2021 kırılma tarihleri olarak görülmüştür. Aynı değişkenlere LS-LM ve Yapısal Kırılmalı ADF Birim Kök Testleri uygulamış test sonuçlarına göre değişkenlerin seviyede durağan olduğu belirlenmiştir. Bu değişkenler için ayrıca Granger nedensellik testi uygulanmış değişkenler arasında iki yönlü Granger nedensellik ilişkisi tespit edilmiştir. Ayrıca regresyon analizi sonuçları oynaklığın dolarizasyon üzerinde önemli bir etkiye sahip olduğu göstermiştir. Bununla birlikte regresyon modeli sonuçları dolarizasyon seviyesinde Mart 2018 tarihinde önemli bir artış olduğunu göstermiştir. Anahtar Kelimeler: Döviz kuru, Dolarizasyon, Para ikamesi, Oynaklık
Vadeli işlem piyasaları ve spot piyasalar arasındaki volatilite yayılımı: Gelişmekte olan ülkeler örneği
Bu çalışmanın amacı Türkiye ve gelişmekte olan ülkelerin (Yunanistan, Hindistan, Güney Afrika, Polonya, Brezilya, Çin, Güney Kore, Malezya, Meksika) vadeli işlem piyasaları ile spot piyasaları arasındaki volatilite yayılımını incelemek üzere çeşitli ekonometrik modeller kurmaktır. Bu bağlamda Türkiye için Borsa İstanbul'da işlem gören spot ve vadeli BİST 30 endeksi ve diğer gelişmekte olan ülkeler için de ülkelerin spot ve vadeli işlem endeksleri 2012-2021 dönemlerine ait günlük veriler kullanılarak vadeli işlem piyasaları ile spot piyasaların getiri volatilitelerini açıklayan uygun modeller her ülke için ayrı ayrı kurulmuş ve bununla birlikte spot ve vadeli işlem piyasalarındaki volatilite ilişkilerin yönü tespit edilmeye çalışılmıştır. Çalışmada öncelikli olarak spot ve vadeli işlem endeksleri için birim kök testleri yapılmıştır. Bunu takiben zaman serisi analizi olan ARCH LM testine ve sonrasında GARCH ve EGARCH modellerine başvurulmuştur. GARCH modellerinde volatiliteye etki eden şoklar kalıcı bir etki oluşturmamış olup endekste meydana gelebilecek bir şokun endeksi uzun vadede etkilemediği ve kısa vadede ortadan kalktığı, EGARCH modellerinde ise negatif şokların pozitif şoklardan daha fazla etki ettiği görülmüştür. Her ülke için uygun volatilite modelleri seçildikten sonra, ülkelerin vadeli ve spot piyasa getiri volatiliteleri aralarında ilişki nedensellik testi ile yapılmıştır. Analizden elde edilen bulgular incelendiğinde, çalışmada yer alan tüm ülkeler için vadeli ve spot piyasa arasında çift yönlü volatilite ilişkisinin varlığı tespit edilmiştir. Sonuç olarak, bu çalışmada Türkiye ve örneklem içinde yer alan gelişmekte olan ülkelerin vadeli işlem piyasaları ile spot piyasalar arasındaki getiri volatilitesi günlük veriler kullanılarak ampirik olarak sınanmıştır. Bu analiz, vadeli piyasalarla ilgili hipotezlerin doğruluğunu test etmek ve ileriye dönük düzenlemelerde yardımcı olmak için yapılmıştır. Elde edilen sonuçlar, vadeli işlem piyasalarının spot piyasalarla arasındaki ilişkiyi anlamak için önemli bir araç olarak kullanılabileceğini göstermektedir.
İslami ülke endeksleri ve Borsa İstanbul arasındaki volatilite yayılımı
Bu çalışmada İslami Ülke Endeksleri ve Borsa İstanbul (BİST) Katılım Endeksleri arasındaki nedensellik ve endeksler arasındaki volatilite yayılımı incelenmiştir. Bu kapsamda İslami Ülke Endeksleri olarak, Bahrain all Share(BAX), Dubai genel (DFMGI), QE All Shares (QEAS), MSM 30(MSX30), Premier Market- Market Cap Weighted PR (BKP),endeksleri seçilmiştir. BİST Katılım Endeksleri olarak BİST100, BİST50, BİST30, KATILIM30, KATILIM50, KATILIM100, TÜM KATILIM100 endekslerinin 01.02.2015-11.03.2022 tarihleri arasındaki günlük getiri serileri kullanılarak endeksler arasındaki nedensellik ilişkisi Fourer Toda Yamamato testi ile incelenmiştir. Diğer taraftan endeksler arasındaki volatilite yayılımı Hafner Herwatz testi ile incelenmiştir. Çalışmanın sonucunda İslami Ülke Endekslerinden Borsa İstanbul Endekslerine doğru nedensellik ilişkisinin var olduğu tespit edilmiştir. Aynı şekilde İslami Ülke Endekslerinden Borsa İstanbul Endekslerine doğru volatilte yayılımının varlığı tespit edilmiştir. Bu kapsamda İslami Ülke Endekslerinin Borsa İstanbul Endekslerine yatırım yapmayı düşünen yatırımcılar için öncü bir gösterge olarak kullanılabileceği ön görülmektedir. Bu çalışma portföy yatırımcılarına, politika uygulayıcılarına ve kurumsal yatırımcılara önemli bilgiler sunmaktadır. Anahtar sözcükler: Volatilite, Volatilite Yayılımı, Borsa Endeksi, Toda-Yamamoto Nedensellik Testi
Exchange rate volatility and trade flows
After the collapse of Bretton-Woods System in 1973, many countries adopted the floating exchange rate regime. This situation led to fluctation and uncertainties in the exchange rates. There are number of studies that analyse the effect of exchange rate volatility on trade flows both theoretically and empirically. But previous studies can not obtain results about sectoral base due to the lack of disaggregated data sets. This study investigates the effects of exchange rate volatility on trade flows in Turkey. Fort his purpose using yearly data covers the period 2002-2013, the exchange rate volatility is estimated with GARCH model. Then, exports to 15 European Union countries and imports from the same European Union countries are investigated, using Standard International Trade Statistic Revision 3 at the second level, by panel methodology. According to the test results, export sectors are negatively affected from exchange rate volatility; import sectors are both positively and negatively affected from exchange rate volatlity. Keywords: Exchange rate volatility, trade flows, panel data analysis.
Relationship between financial ratios and the volatility of stock prices: An econometric application on BIST manufacturing industry index
The aim of this study is to determine the relationship between financial ratios and the volatility of stock prices by using an econometric analysis such as panel data techniques. The study covers the balance data of the period from 2007 to 2017 for the 123 companies from manufacturing industry in Borsa Istanbul in Turkey. The series to be used in the model were applied "unit root tests" and examined whether they are stationary or not. Correlation matrix analysis, the classical, fixed effect and random effect regression models were obtained. The dependent variable used in the study is the Volatility of the Stock Price and independent variables are financial ratios such as Current Ratio, Leverage Ratio, Receivables Turnover Ratio, Company value, Company value/Book value, Return on Assets, Stock Turnover Ratio, Assets Turnover Ratio and Assets Growth. Based on the study, it was determined that the effects of financial ratios on the volatility of stock prices vary in different significance levels. The results carry important implications for the investors in Borsa Istanbul.
Nonparametric and quantile regression approaches: Energy and commodity market links
Nonparametric regression is of great importance with respect to offering great flexibility in data modelling by not requiring a clear description of functional forms for estimated objects, thus relaxing the parametric assumptions imposed on the data generating process. Considering its significance, this dissertation comprises three essays and mainly aims to carry out nonparametric regression, nonparametric quantile estimation and nonparametric quantile regression approaches in order to analyze energy and commodity markets which can be regarded as one of the driving forces affecting the quality of being competitive and growth for contemporary economies. The first essay has aimed to perform the nonparametric causality-in-quantile framework in order to detect the multivariate causations running from crude oil, technology and stock market composite price indexes towards clean energy price indexes and also obtain the average derivative estimates of the conditional quantile function based on series approximations method. The second essay has dealed with predicting the volatility of Bitcoin returns using squared and original returns as proxies for volatility based on the study by Klemelä (2017) -and also performing the quantile estimation- for different prediction horizons. The third essay has explored the dynamic behaviors between gold and the drivers of gold -namely, crude oil and S&P500 stock prices- using the nonparametric vector autoregression approach in predictions and presenting a comparison with some competitive models for 7-day ahead forecasting. Keywords: Nonparametric regression, causality-in-quantile, average derivative, volatility prediction, energy and commodity markets.
Finansal piyasalar arasındaki oynaklık yayılımı: Kırılgan sekizli ülkeler
Uluslararası sermaye hareketlerinin serbestliği ve bilişim sektöründeki ilerlemeyle birlikte uluslararası finansal piyasalar arasındaki etkileşim son zamanlarda önemli boyutlara gelmiştir. Uluslararası finansal piyasalar arasındaki etkileşim finans literatüründe oynaklık yayılımı kapsamında ele alınan bir konudur. Oynaklık yayılımı, bir piyasada meydana gelen şokun diğer piyasalardaki oynaklığı arttırması şeklinde tanımlanmaktadır. Piyasalarda oluşan oynaklık yayılımı sonucunda menkul kıymetlerin getiri ve fiyatlarının da bu süreçten etkilenebildiği görülmektedir. Bu etkileşimin sonucunda yatırımcıların portföy kararları da değişebilmektedir. Bu çalışmada ABD (S&P, DJI, Kanada), Asya ülkeleri (Çin, Japonya, Güney Kore) ve Avrupa ülkeleri (Almanya, İngiltere, İsviçre, Yunanistan, EuroStoxx50, EuroNext100) hisse senedi piyasalarından kırılgan sekizli ülkelerin (Hindistan, Brezilya, Endonezya, Türkiye, Güney Afrika, Macaristan, Polonya ve Şili) hisse senedi piyasalarına olan oynaklık yayılımının olası varlığının tespit edilmesi amaçlanmıştır. Çalışmada kullanılan veri seti 2006-2015 dönemine ilişkin haftalık hisse senedi kapanış fiyatlarını kapsamaktadır. Ülkelere ilişkin piyasa endekslerinin asimetrik etki gösterip göstermedikleri ve ülkeler arası oynaklık yayılımlarının varlığı EGARCH modelleri kullanılarak araştırılmıştır. Elde edilen bulgular kapsamında ABD, Asya ve Avrupa ülkelerine ilişkin her bir hisse senedi getirisi için kaldıraç etkisinin söz konusu olduğu ortaya koyulmuştur. Endonezya hisse senedi endeksi hariç diğer kırılgan sekizli ülkelerin hisse senedi endeksleri için asimetrik etkinin geçerli olduğu belirlenmiştir. Oynaklık yayılımı değerlendirildiğinde, gelişmiş ülkelerin hisse senedi endekslerinden özellikle Brezilya, Endonezya, Macaristan, Türkiye, Polonya, Hindistan ve Şili'ye doğru bir yayılım olduğu ortaya koyulmuştur. Anahtar Kelimeler: Oynaklık, Oynaklık Yayılımı, GARCH, EGARCH, Asimetrik Etki
Dolar kuru ile BİST şehir endeksleri arasında getiri ve volatilite yayılımı
Finansal piyasalardan fon sağlamak amacıyla kendi aralarında yarışa giren ülkelerin yatırım yapacak olanlar için şeffaf, güvenilir ve öngörülebilir finansal çıktılar sağlaması gerekmektedir. En az finansal performans göstergeleri kadar önemli olan finansal tabloların doğruyu yansıtması, şirketlerin geçmiş ve bugünkü değerleri hakkında yatırım yapacak olanlara yol göstermektedir. Finansal tablo analizleri neticesinde elde edilemeyen ama yapılan detaylı analizler sonucunda ortaya çıkan volatilite yapılan yatırımın getirisini doğrudan etkileyen bir husustur. Özellikle son dönemlerde küresel ölçekteki yatırımcılar tarafından üzerinde çok durulan volatilite, yatırımcıların yatırım kararları alırken dikkat ettikleri noktalardan biri haline gelmiştir. Çalışmada şehir endekslerinin 2010-2017 yılları arasındaki getiri ve volatilite yayılımı çok değişkenli VAR-EGARCH modeli ile incelenmiştir. 2010-2017 yılları arasında kesintisiz veriye sahip olan 8 şehir endeksi analize dahil edilmiştir. Analizi yapılan şehir endeksleri yatırımcıya hangi şehirdeki hangi işletme için yatırım yapmaları gerektiği konusunda yol göstermektedir. Kurulan tüm modellerin sonuçları genel olarak incelendiği zaman; dolar değişkeni, Adana, Ankara, Antalya, Bursa, İstanbul, İzmir, Kayseri ve Kocaeli şehir endekslerinin tamamının kendi gecikmeli getirilerinden ve dolar kurunun gecikmeli getirilerinden etkilendiği görülmektedir. Ayrıca dolar kurunun geçmiş şoklarının, yapılan çalışmadaki şehir endekslerini etkilediği görülmektedir. Sonuç itibariyle dolar kurunun söz konusu şehir endeksleri üzerine anlamlı bir volatilite yayılımı bulunmaktadır. Anahtar Kelimeler: Şehir Endeksleri, VAR-EGARCH, Volatilite
Yapısal kırılmalar, finansal balonlar ve ikili uzun hafıza: Enerji piyasası üzerinde ampirik bir analiz
Enerji, hayatın her alanında her dönemde ihtiyaç duyulan bir kaynak olmuştur. Dünyanın enerji kaynakları bakımından zengin olması, ısınma, sanayi, ulaşım, ticarette kullanımını yaygınlaştırırken, fiyatları etkileyecek nitelikteki krizlerden geniş bir kesim etkilenmesine yol açmaktadır. Bu yüzden enerji piyasalarında, fiyatları etkileyebilecek unsurlar birçok araştırmacı, yatırımcı ve akademisyenlerce ilgi çeken bir konu olmuştur. Enerji kaynaklarının dünya üzerinde eşit dağılmaması, kaynakların temini, işlenmesi, dağıtımı ve son tüketiciye ulaşıncaya kadar birçok aşamadan geçmesine maliyetinin artmasına sebep olmaktadır. Enerji fiyatları arz ve talep, OPEC'in verdiği kararlar, makro ekonomik göstergeler vb. sebeplerle oldukça volatil bir yapıya sahiptir ve fiyatları belirlemek zordur. Bu amaçla çalışmada enerji emtialarını temsilen Brent (Europe), No.2 Heating Oil (New York Harbor), Natural Gas (Henry Hub), WTI (Cushing, Oklahama) günlük verileri kullanılmıştır. Enerji emtialarına ait veriler SADF ve GSADF testleri kullanılarak değerlendirilmiş, finansal balonların varlığı incelenmiştir. Farklı anlamlılık düzeylerinde Brent, Natural gas ve WTI verilerinde finansal balonların varlığına rastlanmıştır. Analizin devamında enerji emtialarının uzun hafızaya sahip olup olmadığı incelenmiş, farklı modeller ve dağılımlar denenmiş FIGARCH modeli ve Skewed Student-t dağılımının en uygun olduğu saptanmıştır. Brent, Heating Oil, Natural Gas ve WTI serilerinin uzun hafıza süreci sergilediği ve piyasa etkinliği açısından etkinliğe en yakın Heating oil ve WTI olduğu sonucuna ulaşılmıştır. Brent ve natural gas ortalamaya dönme konusunda çok dirençli olduğu görülmüştür. Analizin kapsamında enerji emtialarının birbirlerini etkileyip etkilemediğini getiri ve volatilite yayılımını incelemek amacıyla VAR-EGARCH modeli kullanılmıştır. Emtialar arasında çoklu getiri ve volatilite yayılımı olduğu sonucuna varılmıştır. Ayrıca enerji emtialarının spot piyasalarda karşılaşılabileceği risklerin, future sözleşmeler aracılığıyla ortadan kaldırılmasının mümkün olup olmadığını incelemek amacıyla hedge rasyosu hesaplanmış ve zamana bağlı değişimi görmek amacıyla DCC-GARCH modeli uygulanmıştır. Enerji emtialarından natural gas serisinin diğer emtialara göre düşük korelasyona sahip olduğu ve portföy çeşitlendirmesi bakımından uygun olduğu tespit edilmiştir. Diğer emtiaların yüksek korelasyona sahip ve birlikte hareket etme eğilimine sahip oldukları sonucuna ulaşılmıştır.
Dolar kuru ve petrol fiyatları ile seçili BIST endeksleri arasındaki volatilite yayılımının DCC-GARCH modeli ile analizi
Bu çalışmada Dolar/TL döviz kuru, petrol fiyatı endeksi ile seçili Borsa İstanbul (BIST) sektör endeksleri arasındaki volatilite etkileşiminin varlığının araştırılması, eğer etkileşim söz konusu ise hangi yönde etkilediğinin belirlenmesi ve yorumlanması amaçlanmaktadır. Volatilite kalıcılığını ifade eden parametrelerin anlamlılık düzeyinde istatistiksel olarak anlamlılık düzeyine ve kalıcı etkiye sahip olup olmadığı analiz edilmektedir. Borsa İstanbul (BIST) sektör endeksi değişkenleri olan XMEYS, XSUIN, XTEKS, XTRZM, XULAS, XGIDA, ve XU100'e ait verilerin 01.02.2015-28.02.2022 tarihleri aralığında günlük kapanış fiyatlarının kullanıldığı çalışmada, volatilite etkileşim araştırılmasında çok değişkenli GARCH modeli DCC-GARCH modeli kullanılarak analiz edilmiş, analizde değişkenlere ait getiri serileri kullanılmıştır. DCCGARCH modeli ile analiz yapılırken değişkenler ikili gruplar şeklinde incelenmektedir. İkili şekilde ele alınmasının asıl sebebi yüksek boyut sorununun oluşmasını önlemektir. DCC-GARCH modeli sonuçlarına göre volatiliteyi artıran şok etkisi ile karşılıklı olarak volatilite etkileşimi olduğu gözlenmektedir. Dolar/TL döviz kuru, petrol fiyatı endekslerinde yoğun şekilde volatilite kümelenmelerinin oluştuğu ve bu piyasada volatilitenin kalıcı etkiye sahip olduğu görülmektedir. Diğer taraftan seçili Borsa İstanbul'da işlem gören XMEYS, XSUIN, XTEKS, XTRZM, XULAS, XGIDA, XU100 sektör endekslerinde volatilite kümelenmelerinin oluştuğu ve bu endekslerde volatilitenin kalıcı etkiye sahip olduğu anlaşılmaktadır.
Gelişmiş ve gelişmekte olan ülke borsaları ile kıymetli metaller arasındaki volatilite yayılımı
Gelişmiş ve gelişen ülke borsaları yatırımcılarına yüksek getiri sağlayabilecek borsalar olduğundan yüksek risk içerebilir. Bu durumdaki yatırımcılar için altın, gümüş, platin, paladyum gibi kıymetli metaller riskten korunmak için güvenli yatırım aracı olarak görülmektedir. Bu çalışmada kıymetli metallerdeki volatilite değişimlerinin gelişmiş ve gelişen ülke borsaları üzerindeki etkisi incelenmiştir. Çalışma analizi için TVP-VAR metodu ile gelişmiş ülkelerden ABD, İngiltere, Almanya, gelişen ülkelerden ise Türkiye, Çin, Hindistan, Güney Afrika, Brezilya ve Rusya borsa endekslerinin 25.01.2010- 15.11.2021 tarihleri arasındaki verileri kullanılmıştır. Çalışma sonucunda kıymetli metaller arasında en fazla volatiliteyi yayan gümüş metalinin olduğu borsaların volatiliteyi alan taraf olduğu gözlemlenmiş olup borsaların kıymetli metal piyasalarındaki fiyat değişimlerinden etkilendiği görülürken WIZAFL ile FTSE100 endekslerinin yayılıma tepkisiz olduğu sonucuna ulaşılmıştır. Analiz sonuçlarında genel olarak borsa endeksleri ile kıymetli metallerin porföy çeşitlendirmesi açısından aynı portföy içerisinde yer alabileceği sonucuna varılmıştır.
Yatırımcı duyarlılığının seçilmiş endekslerde getiri ve volatilite etkileri üzerine bir araştırma
Bu çalışmada yatırımcı duyarlılığının, yüksek ve üst orta gelirli ekonomiye sahip olan seçilmiş ülke borsalarına etkisi incelenmiştir. 01 Kasım 2013 ile 31 Aralık 2020 tarihleri arasındaki veriler değerlendirilerek analiz yapılmıştır. Yatırımcı duyarlılığı temsilcisi olarak ülke CDS primleri, VIX ve MOVE endeksleri seçilmiştir. Çalışmanın uygulama kısmında öncelikle yatırımcı duyarlılığı ile borsa arasında uzun dönemli ilişkinin varlığı hem yapısal kırılmalı hem de fourier temelli eşbütünleşme testleri ile incelenmiştir. Yapısal kırılmalı eşbütünleşme testine göre Güney Afrika, Türkiye, Çin, Endonezya, Rusya, Meksika; fourier temelli eşbütünleşme testine göre Almanya ve Brezilya ülkelerinde yatırımcı duyarlılığı ile borsalar arasında uzun dönemli ilişki tespit edilmiştir. Fourier temelli testler sayesinde yapısal kırılmalı testlerin tespit edemediği, yumuşak kırılmalara sahip olduğu anlaşılan Almanya ve Brezilya'da eşbütünleşme ilişkisinin varlığı tespit edilebilinmiştir. Yatırımcı duyarlılığının borsa getiri ve volatilitelerine etkisi TVP-VAR modeli ile incelenmiştir. Yüksek gelirli ekonomiler kapsamında incelenen tüm ülke borsalarının hem getiri hem de getiri volatilitelerinin, seçilmiş olan yatırımcı duyarlılığı göstergelerinden en çok VIX endeksinden; Üst orta gelirli ekonomiler kapsamında incelenen tüm ülke borsalarının (G.Afrika hariç), en çok ülke CDS primlerinden etkilendikleri ortaya çıkmıştır. Yatırımcı duyarlılığı getirileri/volatiliteleri ile borsa getirileri/volatiliteleri arasındaki toplam dinamik bağlantılılığın yüksek olduğu dönemler; 2013 yılı sonları, 2017 ikinci çeyreği, 2019 üçüncü çeyreği, 2020 mart ve nisan ayıdır. 2019 üçüncü çeyrek dönemi hariç, diğer dönemler küresel boyutta endişe ve korkulara neden olacak olayların gerçekleştiği zamanken; 2019 üçüncü çeyreğinde inceleme kapsamına alınan tüm ülkelerde ulusal sorunlar yaşanmıştır.
Exploiting trading volume for volatility forecasting
In this paper, we propose a novel GARCH specification which embraces traded volume in a statistically coherent and computationally efficient way. To capture the dependence between traded volume and asset return volatility, the Mixture of Distribution Hypothesis (MDH) is used. We model the time evolution of the latent variable(return variance) ,which drives the bivariate relation in MDH, in the spirit of Generalized Autoregressive Score modelling technique. The resulting volume enhanced GARCH model has quite parsimonious yet flexible structure. Since the peculiar form of score driven models, the likelihood can be obtained in closed form and hence estimation procedure is computationally inexpensive. In an empirical application with IBM, PG and MSFT stock data, we estimate our novel model with its 3 variants. Moreover, standard GARCH models from the literature are considered for comparison. Our results highlight the superiority of volume enhanced models both in-sample estimates and out-of-sample predictions among competing models. Particularly, when we consider returns as t distributed, the gain from traded volume becomes pronounced in out-of-sample prediction study.
Borsa İstanbul sektör endeksleri ile oynaklık endeksi arasındaki ilişkilerin analizi
Teknolojik anlamda yaşanan gelişmeler ekonominin vazgeçilmez parçası olan finansal piyasaları oluşturan aktörleri önemli ölçüde etkilemektedir. Yaşanan gelişmeler finansal piyasalardaki değişim ve dalgalanmaların bir ölçüsü olan oynaklık kavramını finansal aktörler açışından önemli hale getirmiştir. Finansal piyasadaki aktörler yatırım sürecinde finansal göstergeleri baz alarak yatırım kararı verirken oynaklık tahminlerini ölçü kabul ederek doğru kararlar almak hedefi güdüsüyle hareket etmektedirler. Yatırımcılar oynaklık tahminleri ve geçmiş dönem verileri başta olmak üzere finansal verileri kullanarak ve piyasalardaki olası beklenti ve belirsizlikleri baz alarak risk faktörlerini minimize etmek istemektedirler. Finansal piyasalarda riskin bir ölçüsü olarak kabul edilen oynaklık ile ilgili olarak hesaplanan pek çok global, bölgesel ve ülke bazlı endeks bulunmaktadır. Yatırımcılar bu endekslerdeki değişimleri takip ederek yatırımlarını planlama ve yönetme olanağına sahip olmaktadır. Bunun yapılabilmesi için ise yatırım yapılması planlanan borsa veya sektör ile oynaklık endeksleri arasındaki ilişkilerin tespit edilmesi gerekmektedir. Bu bağlamda çalışmanın temel amacı; 6 farklı oynaklık endeksi ile Borsa İstanbul sektör endeks getirileri arasında asimetrik nedensellik ilişkilerinin araştırılmasıdır. Bu amaç doğrultusunda BİST sınai, mali ve hizmetler endeks getirileri ile Euro oynaklık endeksi, altın oynaklık endeksi, petrol oynaklık endeksi, Euro Stoxx oynaklık endeksi, korku endeksi (VIX) ve NASDAQ oynaklık endeksinin 3/18/2011- 3/29/2019 dönemine ait verileri Hatemi-J asimetrik nedensellik testi ile analiz edilmiştir. Analiz sonuçları farklı asimetrik yönlerde olsa da ele alınan tüm oynaklık endeksleri ile BİST sektör getirileri arasında nedensellik ilişkisi bulunduğunu göstermiştir.
Black & Scholes opsiyon modeli için lineer regresyon yaklaşımı
Bu çalışmada satın alma(Call) ve satma(Put) opsiyonlarının fiyatlarını hesaplayan Black&Scholes modelinde hisse senedi fiyatı, uygulama fiyatı, risksiz faiz oranı, volatilite ve vadeye kalan zamanın satın alma ve satma opsiyonu fiyatlarına etkileri incelenmiş, satış opsiyonu ve özellikle uygulama fiyatının komşuluğundaki hisse senedi fiyatları göz önüne alınarak alış opsiyonu için lineer regresyon modelleri elde edilmiştir. Elde edilen lineer regresyon modelleri ile volatilite ve faiz oranının satış ve alış opsiyonları üzerindeki etkileri gözlemlenmiş ve bu modellerin Black & Scholes modeli ile uygunluğu geliştirilen MATLAB Grafik Kullanıcı Arayüzü (GUI) aracılığıyla interaktif olarak incelenmiştir.
Niceliksel gevşeme dönemlerinin emtia, döviz ve hisse senedi piyasalarındaki volatiliteye etkisi
Para politikaları son yıllarda merkez bankaları tarafından yoğun olarak kullanılmaktadır. Özellikle 2008 küresel krizi sonrasında dört büyük merkez bankası FED, BOE, ECB ve BOJ'un uyguladıkları programlarla para tabanını önemli ölçüde arttırdığı görülmektedir. Bu programlar içerisinde FED'in niceliksel gevşeme programlarının (QE) küresel finans üzerinde oldukça etkin olduğu düşünülmektedir. Bu çalışmada QE1, QE2 ve QE3 dönemlerinin emtia, döviz piyasaları ile hisse senedi piyasalarındaki volatiliteye (oynaklığa) etkisi ölçülmeye çalışılmıştır. Bu kapsamda altın ve petrol fiyatlarından oluşan iki adet emtia, USD/TL kurundan oluşan bir adet döviz kuru, BİST30 ve S&P500 endeksinden oluşan iki adet hisse senedi endeksi kullanılmıştır. İncelenen varlıklar için önce uygun ARIMA modelleri tespit edilmiş ve ardından uygun GARCH modeli belirlenerek volatilite modellenmiştir.
Doğrusal olmayan zaman serisi verilerinin modellenmesinde kullanılan değişen varyanslılık testlerinin karşılaştırmalı analizi üzerine bir araştırma
Bu çalışma finansal zaman serilerindeki doğrusal olmayan davranışların belirlenmesinde, özellikle oynaklığın tesbitinde kullanılan değişen varyanslılık testleri üç farklı grupta; doğrusallık testleri, otokorelasyonun belirlenmesine yönelik testler, ve ARCH ve GARCH etkilerinin belirlenmesine yönelik testler şeklinde, ele alarak, bu gruplardan Park, Glejser, Breusch-Godfrey LM, White ve ARCH LM testlerinin karşılaştırılması amacıyla simülasyon verilerine dayandırılarak hazırlanmıştır. Çalışmada farklı modellerin farklı parametre değerlerinin kombinasyonları, farklı büyüklükteki örnek setleri için test istatistikleri ve test güçleri karşılaştırılmıştır. Karşılaştırma sonuçları testlerin kullanım amaçları açısından yorumlanmıştır.Simülasyon sonuçlarının doğrulanması, oynaklığa sahip olduğu bilinen 11 ayrı doğrusal olmayan gerçek veriler üzerinde uygulanan değişen varyanslılık testleri p değeri bakımından karşılaştırılmaktadır.Çalışmanın sonucunda test gücü açısından en güçlü testler olarak yer alan testlerin, gerçek verilerle üzerine yapılan uygulama bölümünde en düşük p değerlere sahip çıkması, çalışmanın sonuçlarının doğrulandığını göstermektedir.Anahtar Kelimeler: ARCH, GARCH, OynaklÕk, De÷iúen VaryanslÕlÕk Testleri, Simülasyon, Testin Gücü.
Şirket olağan genel kurul toplantıların hisse senetleri oynaklığı üzerine etkisi
Finansal sistem birbiriyle rekabet halinde olan pek çok yatırımcıdan oluşmaktadır. Yatırımlarından kar sağlamayı isteyen bu yatırımcılar için hisse senetlerinin oynaklığını etkileyen unsurlar oldukça önemlidir. Mevcut piyasa etkin özellikte ise, normal üstü bir kazanca izin vermez. Bu sebeple çalışma etkin piyasalar hipotezinden hareket ederek, şirket olağan genel kurul toplantılarının hisse senetleri oynaklığı üzerindeki etkisini incelemektedir. Oynaklığın etkisini tespit etmek için, GARCH ve EGARCH modelleri kullanılmıştır. Uygun modeller belirlendikten sonra olağan genel kurul toplantılarının oynaklık etkisi, modele dahil edilen kukla değişken ile incelenmiştir. Uygun modeller belirlendikten sonra olağan genel kurul toplantılarının oynaklık etkisi, modele dahil edilen kukla değişken ile incelenmiştir. Olağan genel kurul toplantılarının varyans kırılmasına yol açıp açmadığı ICSS, Kappa1 ve Kappa2 testlerinin analiz aracı olarak kullanılmasıyla test edilmiştir. Olağan genel kurul toplantılarının üç şirket dışında yapısal değişime yol açmadığı ve etkili olmadığı sonucuna ulaşılmıştır.
Yapısal kırılmalar altında oynaklık öngörümlemesi: İstanbul Menkul Kıymetler Borsası sektör endeksleri örneği
The purpose of this study is to forecast the volatility of the Turkish stock market indices in the presence of structural breaks. The empirical relevance of structural breaks in the volatility of the Istanbul Stock Exchange (ISE) sector indices are examined by conducting GARCH family models in both in-sample and out-of-sample tests.Empirical results indicate the existence of significant structural breaks in the unconditional variance for all the ISE indices, and GARCH parameter estimates differ across subsamples defined by the modified Iterative Cumulative Sum of Squares (ICSS) algorithm indicating instable GARCH processes governing volatility for all of them. In out-of-sample analysis, two different statistical loss functions over forecast horizons of 1, 5, 10, 15, 20, 60, and 120 days are used to compare forecasts of daily stock market index return volatility produced by the econometric models that assume stable GARCH processes to the forecasts generated by the GARCH type of models that accommodate sudden volatility shifts due to the structural breaks in the unconditional variance of daily stock market index returns. It is evidenced that structural breaks are relevant features for the ISE indices and allowing for instabilities in the data leads to forecasting gains. Moreover, empirical findings reveal that decision makers should consider structural breaks as well as sectoral differences in modeling and forecasting stock market volatility in both short-term and long-term. Thus, one should be aware of those facts to reach more accurate conclusions in terms of Value-at-Risk (VaR) calculation, risk management, derivative pricing, and hedging and portfolio allocation.Keywords: Volatility, Structural Breaks, Forecasting, GARCH model, Estimation Window, ISE
İMKB-100 endeksinde oynaklığın doğrusal olmayan zaman serileri ile modellenmesi
Yatırımların iyi bir şekilde değerlendirilebilmesi ve finansal kaynakların değerini yitirmemesi her dönem güncelliğini koruyan bir konudur. Finansal kaynaklar siyasi yapıdan, sosyolojik olaylardan veya zamandan etkilenmekte ve bu etkilerin yatırım araçlarını değerlendirilirken değişkenlik göstermiş olmaları yatırımcıların görevini zorlaştırmaktadır. Gözlemlenen bu değişimlere ekonomide oynaklık denilmektedir.Bu çalışmada amaçlanan zaman ve psikolojik faktörlerden etkilenen finansal bilgilerin en iyi şekilde nasıl modellenebileceğinin ve en iyi öngörülmeye nasıl ulaşılabileceğinin bulunmasıdır. Bu amaçla çalışmada, oynaklık içeren zaman serilerinin en iyi modellenebileceği ekonometrik yöntemlerden biri olan, doğrusal olmayan zaman serisi modelleri incelenmektedir.Bu modeller oynaklık içeren ve zamana bağlı değişen verilere en iyi örneklerden biri olan borsa verilerinden, 02.01.1997 - 31.12.2008 tarihleri arasındaki İMKB-100 getiri endeksine uygulanmakta ve kurulan modeller kriterlere göre incelenmektedir.
Ulusal ve uluslararası yatırım fonlarının karşılaştırmalı risk analizi
Tasarrufların sürekli bir artış gösterebilmesi yatırım yapılacak araçların türüne ve risk düzeyine bağlıdır. Bu araçlardan biri olan yatırım fonları, Dünya'da yaşanan krizler nedeniyle, günümüzde her türlü risk tercihine cevap verebilecek çeşitliliktedir.Yatırım fonlarının Dünya'da ilk uygulamaları 1850'li yıllarda ortaya çıkmıştır. Türkiye'de ilk yatırım fonu organize piyasaların geç kurulmasına bağlı olarak yaklaşık 90 yıllık gecikme ile kurulabilmiştir. Dünya genelinde yaşanan savaşlar ve ekonomik krizler, yatırım fonlarının gelişmesini olumsuz etkilemiştir.Küreselleşme süreci ile birlikte 1990'lı yıllardan itibaren sermaye akımının etkisi ile yatırım fonlarının gelişme ve büyümesi hız kazanmıştır. Fakat bu sermaye akımı, özellikle gelişmekte olan ülkeler için dışarıdan gelebilecek risklere duyarlılığı artırmıştır. 1998 yılında yaşanan Asya Krizi, krizlere bakış açısını değiştirmiştir. Kriz öncesinde getiri odaklı yatırım araçları tercih edilirken, kriz sonrası risk ve getiriyi birlikte dikkate alan yatırım araçları tercih edilmeye başlanmıştır. Yatırım fonları da bu araçlardan biridir.Bilişim teknolojisinde yaşanan hızlı gelişim, karmaşık ve zor olması nedeniyle yapılamayan risk ölçümlerini kolaylaştırmıştır. Riski sayısal olarak hesaplayabilen yöntemler ve doğruluk testleri, bu ölçümlerin kullanımını yaygınlaştırmıştır. Krizlere karşı önlemler ülkelerin tercihlerine bırakılmadan Basel uygulamaları ile zorunlu hale gelmiştir. 2008 yılında yaşanan son kriz, bunun ne kadar gerekli olduğunu kanıtlamıştır. Bu çalışmada ulusal ve uluslararası yatırım fonlarının karşılaştırmalı risk analizi teorik ve uygulamalı olarak incelenmiştir.Anahtar Kelimeler: Yatırım Fonu, Oynaklık, Çarpıklık, Basıklık, Finansal Risk Analizi, Riske Maruz Değer (VaR).
Altın piyasasındaki oynaklık ve altın vadeli işlem sözleşmesi ile korunma yolu
Bu çalışmada, Türkiye altın piyasasındaki altın fiyatlarında meydana gelen değişmeler incelenerek altın piyasasındaki oynaklığın modellenmesi amaçlanmıştır. Oynaklığın modellenmesi amacıyla otoregresif koşullu değişen varyans modellerinden ARCH(1), GARCH(1,1), EGARCH(1,1), TARCH(1,1) ve TARCH(2,2) modellerinden yararlanılmıştır. Sonuç olarak altın piyasasındaki oynaklığın modellenmesinde en uygun modelin TARCH(2,2) olduğu bulunmuştur.Altın fiyatlarının zaman içindeki dalgalanmaları altın sektöründe faaliyette bulunan kuruluşlar ve altın cinsinden borcu olanlar için risk teşkil etmektedir. Altın vadeli işlem sözleşmesi ile altın fiyatlarındaki değişmelerden oluşan risklere karşı bir korunma sağlanmaktadır. Ayrıca altın vadeli işlem sözleşmeleri kullanılarak kar da elde edilmektedir.
Kur rejimlerinin makroekonomik değişkenlerin oynaklığına etkisi: Türkiye örneği
Kur rejimi tercihi, en önemli makroekonomik politikalardan biridir. Son zamanlarda ortaya çıkan yeni kur rejimlerinin (para sepeti-kur bandı-sürünen parite, yönetimli dalgalanma-artı, temel denge döviz kuru, yumuşak marjlar, temel ihraç ürünü fiyatına sabitleme) yanısıra ?iki kutuplu görüş?, ?dalgalanma korkusu? ve ?sabitlenme korkusu? gibi kur rejimi tercihinin belirlenmesine yönelik yaklaşımlar kur rejimi tercihine yönelik önemin artmasına neden olmuştur.Bu çalışma, kur rejimlerinin makroekonomik değişkenlerin oynaklığına etkisini Türkiye bağlamında 1982-2007 dönemi için incelemektedir. Bununla birlikte, çalışmada ilan edilen ve fiilen uygulanan kur rejimleri ayrımı da dikkate alınmıştır. Çalışmada, yinelenen birikimli kareler toplamı algoritması kullanılarak yapısal kırılmalı simetrik ve asimetrik koşullu varyans modelleri tahmin edilmiştir. Elde edilen bulgular, ihracat hacmi, ithalat hacmi, bankacılık sektörü yurtiçi toplam kredi hacmi ve hisse senedi fiyat endeksi oynaklığının yasal kur rejimlerinden; Merkez Bankası brüt döviz rezervleri, nominal döviz kuru, reel döviz kuru endeksi, ihracat hacmi ve toplam YTL mevduat oynaklığının ise, fiili kur rejimlerinden etkilendiğini göstermektedir. Bu bulgular, ?yasal kur rejimi yansızlığı? ya da ?fiili kur rejimi yansızlığı?nın olmadığını ortaya koymaktadır.Tez çalışmamız üç bölümden oluşmaktadır. Birinci bölüm, kur rejimleri, uluslararası para sistemleri ve kur rejimi tercihini içermektedir. İkinci bölüm, kur rejimleri ile makroekonomik değişkenlerin ilişkisini açıklamaya yönelik ?kur rejimi yansızlığı? ve oynaklık çelişkisi? kavramlarını ele almaktadır. İlgili yazın incelenmektedir. Üçüncü bölüm ise, Türkiye'de uygulanan kur rejimlerinin tarihsel gelişimini, çalışmanın uygulama bölümünde kullanılan yöntemleri ve son olarak, uygulamaya ilişkin sonuç ve değerlendirmeleri içermektedir.