Sports clubs
84 theses under this subject heading
Futbolda gelir yönetimi
Günümüz dünyasında futbol hem bir eğlence aktivitesi hem de gittikçe büyüyen bir pazar durumundadır. Yayın ve reklam gelirleri, sponsorluk anlaşmaları, gişe ve lisanslı ürün gelirleri, oyuncu transfer giderleri, futbolcu ve menajer ücretleri futbolun artık endüstriyel bir sektör konumuna geldiğinin göstergesidir. Futbol pazarının parasal hacminin büyümesi futbol otoritelerini de harekete geçirmiş ve rekabet eşitliğini korumak adına finansal fairplay adıyla bir takım kısıtlayıcı kurallar hayata geçirilmiştir. Böylelikle kulüplerin gelir ve giderlerini kontrol altına alması gerekliliği ayrı bir önem kazanmıştır. Türk kulüplerinden bazıları da bu nedenle çeşitli cezalar almışlar ve bazı uluslararası turnuvalardan men edilmişlerdir. Bu çalışmada Türkiye Süper Lig'de mücadele eden kulüplerin gelirlerini artırmaları için izleyebilecekleri yöntemler araştırılmış, futbol sektöründe henüz kullanım alanı bulan gelir yönetimi yöntemlerinden de faydalanarak bu amaca yönelik bir uygulama yapılmıştır. Bu çalışmada öncelikle Galatasaray, Fenerbahçe ve Beşiktaş'ın son beş sezonda iç sahada oynadıkları karşılaşmaların doluluk oranları ile bunlara etki eden faktörler analiz edilmiştir. Daha sonra analiz sonuçları göz önüne alınarak mevcut doluluğun sabit kaldığı durumda gelirlerin maksimize edilmesi amacıyla gelir yönetim modeli olan EMSR-b'nin uygulanmasına karar verilmiştir. Uygulama sonucunda bu yöntemle stadyum gelirlerinin artırılabileceği sonucuna varılmıştır.
Türkiye ve dünyada fan tokenlar
Bu tez kapsamında bir "utility token" türü olan Fan Tokenların Türkiye ve dünyada hâlihazırdaki ve gelecekteki potansiyel kullanımı incelenmektedir. Son yıllarda kripto varlıkların tüm dünya genelinde giderek popülerleşmesi sonucu her geçen gün artan sayıda yenilikçi kripto varlıklar piyasaya çıkmaktadır. Fan Tokenlar da bu kapsamda son yıllarda öne çıkan bir kripto varlık olarak tez kapsamında ele alınmıştır. Fan Tokenların diğer kripto varlıklardan ayrışan tarafları, teknik altyapısı, kullanım amaçları, finansal değeri, spor taraftarları ve spor kulüplerine getirdiği faydalar ve katma değer, piyasaya sunuluş yöntemleri, başta Türkiye olmak üzere kullanıldığı ülkelerin yasal düzenlemelerindeki yeri, günümüz ve gelecekteki spor dünyasında kullanım potansiyeli, spor dünyasına getirdiği ya da getirebileceği finansal yeniliklerin ve modellerin incelenmesi tezin konusunu oluşturmaktadır. Bu çalışmayla, Fan Token kullanımının spor sektöründeki mevcut ve gelecekteki olası durumunun, arkasındaki teknoloji ve altyapısıyla birlikte ele alınması amaçlanmıştır.
Spor kulüplerinin kurumsal sosyal sorumluluk faaliyetlerinin kulüp imajı ve marka imajına etkisi: Beşiktaş JK taraftarı üzerinde ampirik araştırma
Bu araştırma ile spor kulüplerinin kurumsal sosyal sorumluluk faaliyetlerinin, kulüp imajı ve marka imajı üzerindeki etkisi açıklanmaya çalışılmıştır. Çalışmanın örneklem grubu Süper Lig de yer alan Beşiktaş spor kulübünün 26.01.2020 tarihindeki Göztepe-Bjk müsabakasında yer alan seyircilerinden oluşmaktadır (n=400). Rastgele anket tekniği ile elde edilen verilerin analizinde öncelikle demografik değişkenler üzerinde yüzde, frekans gibi betimsel analizler yapılmış, ölçekler ve alt boyutlarına ilişkin doğrulayıcı faktör analizi, güvenirlik analizi gibi istatistiksel analizlerden yararlanılmıştır. Araştırmaya konu olan gizil ve gözlenen değişkenleri arasındaki ilişki ve araştırılmak istenen hipotezler çok değişkenli istatistik yöntemlerinden Yapısal Eşitlik Modeli (Structural Euotion Modeling) ile analiz edilmiştir. Araştırma da öncelikle KSS ve kulüp imajı, KSS ve marka imajı, kulüp imajı ve marka imajı arasındaki ilişkiler incelenmiştir ve sonrasında analizler sonucunda istatistiksel anlamlılığı daha önceden belirlenen ölçek alt boyutlarımızın tek bir model içerisinde birlikte olan ilişkileri incelenmiştir. Böylece neden sonuç ilişkileri, değişkenler arasındaki ilişkilerin anlamlılığı ve derecesi ve kulüp imajının aracılık etkisi incelenmiştir. Çalışmanın temel araştırma hipotezi olan "spor kulüplerinin KSS faaliyetleri, kulüp imajını ve adını taşıdığı işletmenin marka imajını etkilemektedir" hipotezinin kurulan model tarafından kısmen desteklenmekte olduğu sonucuna ulaşılmıştır. Beşiktaş JK seyircilerinin, kulüp imajının marka imajı üzerinde ve hayırseverlik sorumluluğun kulüp imajı üzerinde istatistiksel olarak anlamlı bir etkisinin olduğu sonucuna ulaşılmıştır. Böylece araştırmamıza konu olan temel hipotezin kısmen desteklendiği görülmektedir. Dolayısıyla ikinci aşamada elde edilen modelin hem p- değeri hem de model uyumluluklarına bakıldığında istatistiki bakımdan anlamlı olduğu ortaya çıkmaktadır. Model için bulunan bu değerler bize araştırma modelinin son şeklinin kabul edilebilir bir düzeyde olduğu sonucuna ulaştırmıştır.
Kıbrıs Türk mücadele tarihinde spor kulüpleri
Kıbrıs'ın 1571'de tamamen Osmanlı İmparatorluğu egemenliğine geçmesi ile birlikte Ada'da bir Türk nüfus oluşumu başlar. Ancak, Osmanlı Devletinin 1878'de, çeşitli sebeplerle Ada'nın yönetimini kira yöntemi ile İngiltere'ye devretmesi neticesinde, Rum toplumunun Ada'yı Yunanistan'la birleştirmek yani Enosis yönündeki saldırgan girişimleri hız kazanır. Kıbrıs Türk toplumunun her geçen gün Ada'daki huzuru azalır, refah seviyesi düşer, nüfus dengesi Rum toplumu lehine değişir ve varlığı tehlikeye girer. Kilise önderliğindeki Rum toplum liderliğinin şiddeti her geçen gün artan Enosis faaliyetlerine karşılık, Kıbrıs Türk toplumu 1878'den, Ada'da toplumlar arası çatışmaların başladığı 21 Aralık 1963 tarihine kadar olan süreçte bir varoluş mücadelesi verir. EOKA tedhiş örgütünün Kıbrıs adasında Türk varlığını ortadan kaldırmak üzere, 1 Nisan 1955'te Ada çapında başlattığı tedhiş hareketlerine karşı, Kıbrıs Türk toplumu da canını, malını ve varlığını korumak için topyekûn bir toplumsal mukavemet hareketine girişir. EOKA tedhişine karşı 1955'lerden itibaren Türk toplum liderliğince bir takım öz savunma, direniş ya da mukavemet oluşumları meydana getirilir. İşte bu çalışmada, 1955-63 yılları arasındaki, bu oluşumlarda, teşkilatlanma faaliyetlerinde önemli bir rol oynadığı değerlendirilen Kıbrıs Türk spor kulüpleri incelenmiştir. İnceleme, Kıbrıs Türk toplumunun EOKA tedhişine karşı öz savunma amaçlı teşkilatlanma faaliyetlerini gerçekleştirdiği 1955-1963 yılları ve Türk spor kulüpleri ile sınırlı olarak yapılmıştır. Çalışmanın daha anlaşılır olmasını sağlamak için öncelikle Kıbrıs Meselesinin ve Ada'da sporun gelişim tarihi kısaca ortaya konulmuş, çalışmanın özgünlüğünü sağlamak için de dönemin yaşayan şahısları ile geniş çaplı görüşmeler gerçekleştirilerek, teşkilatlanma faaliyetinde spor kulüplerinin rolü tüm gerçekliği ile dönemin yaşayan aktörlerinin meseleye bakış açısı ile ortaya konulmaya çalışılmıştır.
Türkiye'deki profesyonel futbol kulüplerinin sürdürülebilirlik performansının incelenmesi
Bu araştırmanın amacı Türkiye'deki profesyonel futbol kulüplerinin sürdürülebilirlik performanslarının incelenmesidir. Çalışma boyunca, birinci bölümde öncelikle spor ve sporda sürdürülebilirlik kavramları ayrıntılı olarak incelenmiş olup akabinde aşamalı olarak kulüplerin çevresel, sosyal ve ekonomik sürdürülebilirlikleri ele alınmıştır İkinci bölümde sürdürülebilirlik kriterlerinin neler olduğu ortaya konularak, sürdürülebilirlik performansının finansal, mali, örgütsel ve operasyonel açıdan gerekliliği vurgulanmıştır. Üçüncü bölümde sürdürülebilirlik uygulamalarını Türk futbol kulüplerinin bütünsel biçimde ele alıp buna göre değerlendirmelerini yapmalarına ilişkin gerekenlere değinilmiştir. Nihai bölümde, sporun yönetişiminde bağımsız, tarafsız, güven içinde, organizasyona değer katan, katkı sağlayan, şeffaf ve hesap verebilirlik ilkelerinin benimsenmesinin önemine değinilmiş olup kurumsal sürdürülebilirliğin içeriklendirilebilmesine katkıda bulunmak amaçlanarak görüş ve öneriler sunulmuştur. Çalışmada ülkemizdeki profesyonel futbol kulüplerinin kurumsal sürdürülebilirlik performansının ekonomik, sosyal ve çevresel boyutlar çerçevesinde yönetişim ilkeleri de dahil edilerek değerlendirilmesi amacıyla ulusal ve uluslararası alanyazın taramaları yapılmış olup niteliksel araştırma deseni kullanılmıştır. Nitel verilerin analizinde doküman inceleme ve içerik analizi yönteminden yararlanılmıştır. Elde edilen verilerin belirli temalar altında bir bütünlük oluşturulması hedeflendiğinden içerik analizine başvurulmuştur. İçerik analizi uygulandığında; futbol kulüplerinde kurumsal sürdürülebilirliğinin incelenmesinde "performans", "gelişme", "rekabet" ve "yönetişim ve kurumsallaşma" boyutlarının ortaya çıktığı görülmüştür. Sonuç olarak alanında ilk olan bu çalışmanın çıktılarının içinde bulunduğumuz çağda dünyadaki futbol ekosistemine yaratıcı ve çarpan etkisi yüksek fikir, model, sistem ve uygulamalarla Türkiye'de ki profesyonel futbol kulüplerinin de katılabilmesine öncülük edeceği düşünülmektedir.
Yaratıcı drama programının iletişim, kendine güven ve takım birlikteliği üzerine etkisi: Elit kadın voleybolcular örneği
Bu araştırmada, yaratıcı drama programının elit kadın voleybolcuların uyum, iletişim ve güven düzeylerine etkisinin belirlenmesi amacıyla öntest-sontest kontrol gruplu deneysel araştırma modeli uygulanmıştır. Araştırmada 3 farklı ölçek kullanılmıştır. Bunlar ; İletişim Yeterlilik Ölçeği (Wiemann, 1977; Koca ve Erigüç 2017), Sporda Kendine Güven Kaynakları Ölçeği (Walley vd., 1988; Miçoğulları ve Kirazcı, 2010), Takım Birlikteliği Envanteri (Carron vd., 1985 ; Unutmaz , Kiremitçi ve Gencer, 2011) . Sporda Kendine Güven Kaynakları ölçeğininin Cronbach Alfa güvenirlik katsayısı, birinci takımda hesaplanan Cronbach Alfa katsayısı değeri 0,864, ikinci takımda hesaplanan Cronbach Alfa katsayısı değeri 0,955, üçüncü takımda hesaplanan Cronbach Alfa katsayısı değeri 0,939'dur. Takım bireyleri kaynaklarına ilişkin ölçeğin Cronbach Alfa katsayısı değeri, ölçme aracının homojenliğinin bir göstergesi olup, birinci takımda hesaplanan Cronbach Alfa katsayısı değeri 0,713, ikinci takımda hesaplanan Cronbach Alfa katsayısı değeri 0,616, üçüncü takımda hesaplanan Cronbach Alfa katsayısı değeri 0,731'dir. İletişim düzeyi kaynaklarına ilişkin ölçeğin Cronbach Alfa katsayısı değeri, birinci takımda hesaplanan Cronbach Alfa katsayısı değeri 0,793, ikinci takımda hesaplanan Cronbach Alfa katsayısı değeri 0,858, üçüncü takımda hesaplanan Cronbach Alfa katsayısı değeri 0,685'dur. Verilerin analizi SPSS 26,0 isimli paket programda gerçekleştirilmiştir. Verilerin analizinde, grup içi ve gruplar arası tanımlayıcı istatistik yapılmıştır. Bu bulgulara bakıldığında grupların parametrik olarak dağıldığı gözlemlenmiştir. Kulanmış olduğumuz ölçekler ile deney ön test & son test ile kontrol grubu ön & son test arasında karşılaştırmalı analiz yapılmıştır, bu analizde ANOVA' dan faydalanılmıştır. Bu analiz sonucunda aralarında anlamlı sonuç çıkması halinde Post Hoc Tukey testinden yararlanılmıştır. Araştırmada fonksiyonel ilişki düzeyini görebilmek için çoklu Regresyon analizinden faydalanılmıştır. Bu değişkenler arasında doğrusal ilişkiler tespit edilmiştir. Her bir değişken arasında ilişki katsayısını görebilmek için Pearson Corelation testinden yararlanılmıştır. Bu araştırma 2020-2021 Türkiye voleybol profesyonel 2.ligi, Küçükçekmece voleybol kulübünden, 30 elit kadın voleybolcuyla yapılmıştır. Deney grubunun tamamı ortaöğretim mezunudur. Kontrol grubunun, %13,3'ü ise lisans mezunudur. 30 kişilik sporcu grubunda ortalama yaşlar 15 olup, deney grubu en az 13 , en fazla 17, kontrol grubu en az 13 en çok 26 yaşındadır. Gruplarda sporculuk deneyimi ortalaması deney grubunda 4 yıl, kontrol grubunda 7 yıl, yarışma deneyimleri ortalaması ise deney grubu 4 yıl kontrol grubu da 5 yıldır. Bulgulara göre, 8 oturumluk yaratıcı drama programının sporcularda uyum, kendine güven ve iletişim düzeyine etkisi, yaratıcı drama eğitimi alan voleybolcular (deney grubu) ile yaratıcı drama eğitimi almayan voleybolcular (kontrol grubu) arasında istatiksel olarak anlamlı bir farklılık olduğunu göstermiştir. Araştırmanın amacı doğrultusunda yapılan alan yazın incelemesinde, sporcularda yaratıcı drama programının iletişim, kendine güven ve takım birlikteliği üzerinde ki etkisinin ölçümlendiği bir çalışmaya rastlanmamış olması bu çalışmanın özgünlüğünü ortaya koymaktadır. Bilimsel bilginin kademe kademe yükselebileceği gereğinden hareketle tasarlanan bu çalışmanın bilim insanlarına, psikolojik performans danışmanlarına, sporun yöneticilerine, antrenörlere, sporculara ve yeni araştırmacılara ışık tutacağı ve alan yazında önemli bir boşluğu doldurarak literatüre katkı sağlayacağı düşünülmektedir.
Bir spor kulübündeki milli yüzücülerde psikolojik dayanıklılık, duygu düzenleme becerileri ve psikolojik belirtilerin incelenmesi
Bu araştırmada, milli yüzücülerin psikolojik dayanıklılık, duygu düzenleme güçlükleri ve psikolojik belirtileri incelenmiştir. Araştırmada, milli yüzücüler, sosyo-demografik özellikler bakımından benzer nitelikte olan ve herhangi bir spor dalıyla ilgilenmeyen diğer bir araştırma grubuyla karşılaştırılmıştır. Katılımcılara Sosyodemografik Bilgi Formu, Yetişkin Dayanıklılık Ölçeği, Duygu Düzenlemede Güçlükler Anketi ve SCL-90 Belirti tarama listesi uygulanmıştır. Araştırmada katılımcıların milli sporcu olma durumu ve cinsiyetinin psikolojik dayanıklılık, duygu düzenlemede güçlük ve psikolojik belirti düzeyleri üzerinde etkisi incelenmiştir. Ayrıca, milli sporcuların psikolojik dayanıklılık düzeyleriyle duygu düzenleme güçlükleri ve psikolojik belirtiler arasındaki ilişki incelenmiştir. Araştırmada elde edilen bulgulara göre, kadın milli yüzücülerin psikolojik dayanıklılık düzeyleri milli yüzücü erkeklerden ve sporcu olmayan karşılaştırma grubundan daha yüksek bulunmuştur. Her iki grup karşılaştırıldığında ise psikolojik dayanıklılık puanları milli yüzücülerde daha fazladır. Duygu düzenleme güçlükleri açısından değerlendirildiğinde, sporcu olmayan grubun duygu düzenleme güçlüklerinin açık olma güçlüğü, kabul etme güçlüğü, dürtü kontrol güçlüğü, strateji geliştirme güçlüğü ve amaca yönelik davranış geliştirme güçlüğü bakımından milli yüzücülere kıyasla daha yüksek puanlar aldığı görülmüştür. Psikolojik belirtilerin gruplardaki karşılaştırmasına göre, somatizasyon, anksiyete, depresyon ve kişilerarası duyarlılık ile toplam belirtiler milli sporcularda anlamlı düzeyde daha yüksek bulunmuştur. Milli yüzücülerin psikolojik dayanıklılık puanları ile duygu düzenleme güçlükleri ile psikolojik belirtilerden düşmanlık boyutunun negatif yönlü ve anlamlı ilişkili olduğu bulunmuştur. Araştırmada elde edilen bulguların, sporcuların psikososyal işlevlerinin geliştirilmesi ve performansa olumlu katkı sağlayabilmek adına geliştirilecek müdahalelere ışık tutabilecek bulgular sunduğu düşünülmektedir.
Spor örgütlerinde sosyal sermaye ile örgütsel değişim bağlılığı arasındaki ilişki
Bu çalışmanın amacı spor örgütleri çalışanlarının sosyal sermaye algıları ile örgütsel değişim bağlılığı arasındaki ilişkiyi araştırmaktır. Deneklerin sosyal sermaye algılarını ölçmek için Bullet ve Onxy (2000) tarafından geliştirilen Ardahan (2012) tarafından Türkçeye uyarlanan "Sosyal Sermaye Ölçeği" ile örgütsel değişim bağlılıklarını ölçmek için ise Dunham, Grube, Gardner, Cummings ve Pierce (1989) tarafından geliştirilen Bingül (2006) tarafından Türkçeye uyarlanan "Örgütsel Değişim Algısı Ölçeği" kullanılmıştır. Verilerin nasıl dağıldığını görmek için Kolmogorow-Smirnow testi uygulanmış ve basıklık-çarpıklık değerleri kontrol edilmiştir. Örgütsel değişim ölçeği ve sosyal sermaye ölçeğine ait güvenilirlik analiz yapılarak her iki ölçek için Cronbach's Alpha katsayıları elde edilmiştir. Veri toplama yöntemi olarak gönüllülük esasına dayanan çevrimiçi anket tekniği kullanılmıştır. Araştırmanın evrenini İstanbul ilinde kâr amacı güden ve gütmeyen aktif spor tüketimine haiz hizmet sunucularının teknik, idari, üyelik hizmetleri, eğitim ve temizlik hizmeti çalışanlarından oluşturmaktadır. Araştırma örneklemini ise 533 kişi oluşturmaktadır. Elde edilen veriler doğrultusunda çalışmaya katılan katılımcıların sosyal sermaye algıları arttıkça değişim bağlılıkları da artmaktadır. Sonuç olarak spor örgütü çalışanlarının çalışma arkadaşlarıyla bir araya gelebilecekleri değişimi destekleyen, sosyalleşme faaliyetlerinin, eğlenceli grup çalışmalarının, yardımlaşma ve empati kurma gibi becerileri geliştirmek adına daha üst eğitimler almalarının desteklenmesi olumlu katkılar sağlamaktadır.
Dış kaynak kullanımında spor pazarlamasının ve lojistik faaliyetlerin yeri açısından yeni bir karar modeli önerisi: Futbol endüstrisinde bir uygulama
Spor faaliyetleri içerisinde önemli bir role sahip olan tedarikçi seçimi sportif aktivitelerin başarısına, etkinliğine ve genel performansına doğrudan ve dolaylı etkileri olan önemli bir karar problemidir. Bunun yanı sıra, izleyici memnuniyetinin önemli ve hayati bir bileşeni olarak kabul etmek mümkündür. Dolayısıyla spor kulüpleri ve diğer paydaşlar, organizasyonları planlarken bu faktörü dikkate almak ve buna göre faaliyetlerini yapılandırmak durumundadır. Bu perspektifte bir spor kulübü, faaliyetleri ile ilgili hizmet tedarikçisi seçimini ciddiyetle ele almak ve buna ilişkin süreçler tasarlamak zorundadır. Buna bağlı olarak, olası alternatiflerin titizlikle ele alınması ve bunların değerlendirilmesi ve seçilmesi için dikkate alınması gereken kriterlerin saptanması, ek olarak güçlü, uygulanabilir ve belirsizliklerle başa çıkabilen bir metodolojik çerçevenin oluşturulması, söz konusu karar verme probleminin çözümünde önemli roller üstlenebilmektedir. Bu çalışma sayesinde, derinlemesine bir literatür taraması, ilgili alanda gerçekleştirilen kapsamlı saha çalışmaları ve araştırmaların sonuçlarına dayanarak, literatürde üç önemli boşluğun olduğu tespit edilmiştir. Birinci olarak, spor aktiviteleri için hizmet tedarikçisi seçimine yönelik çalışma sayısı son derece azdır. Bu yönüyle yönetimsel ve pratik çıkarımlar üretebilmek için bu çalışmaların sayısı yetersizdir. İkinci olarak literatürdeki çalışmalarda gereksinimleri karşılayacak nitelikte güvenilir, güçlü ve belirsizliklerin üstesinden gelebilecek metodolojik bir çerçeve eksikliği vardır. Bu açıdan, zaten az sayıda olan mevcut çalışmalar uygulayıcılara gerçek hayat problemlerinde uygulayabilecekleri bir yaklaşım önermemektedir. Üçüncü olarak ise; spor tedarikçilerini değerlendirmek üzere, üzerinde uzlaşılmış ve genel kabul gören bir kriter seti bulunmamaktadır. Mevcut çalışmalarda kullanılan kriter setlerinin nasıl belirlendiği yeterince açık değildir. Aynı zamanda kriterleri belirlemek için uygulanan yöntem ya da yöntemler konusunda da yeterli kanıtlar bu çalışmalarda mevcut değildir. Bütün bu gereksinimleri ve boşlukları akılda tutarak ortaya konan bu çalışma, bahsi geçen üç boşluğun da giderilmesine, futbol endüstrisinde bir uygulama ile katkı sunmayı amaçlamaktadır. Bu kapsamda ilk olarak belirsizlikleri en yüksek düzeyde yakalayan ve işleyen bir yaklaşım olan Tip-2 nötrosopik bulanık sayılar perspektifinde son derece güncel ve etkili bir "çok kriterli karar verme yaklaşımı" olan SWARA yöntemi futbol tedarikçilerinin değerlendirilmesi ve seçilmesi için bir metodolojik çerçeve olarak önerilmektedir. Ek olarak bu çalışma, kapsamlı bir literatür taramasının yanı sıra futbol endüstrisinde deneyimli ve derinlemesine bilgi sahibi uzmanlarla birlikte yürütülen saha çalışması ile gerçekleştirilmiştir. Bu yönüyle, çalışma güncel ve gerçek hayat problemlerine uygun bir kriter seti sunmaktadır. Bu kriter seti futbol endüstrisinde ortaya çıkan karar verme problemlerini çözmek üzere karar vericiler tarafından dikkate alınabileceği gibi, bu konuda gelecekte çalışma yapacak yazar ve araştırmacılar için de ilham verici olabilecektir. Araştırma metodolojisi uygulandıktan sonra, geçerliliğe ve tutarlılığa ilişkin üç aşamadan oluşan kapsamlı bir duyarlılık analizi yapılmıştır. Analizin sonuçları önerilen yeni karar modelinin son derece kararlı, tutarlı ve güçlü bir karar verme aracı olduğunu onaylamaktadır.
Trabzonspor Kulübü'nün, Trabzon kentinin sosyo-ekonomik yapı üzerinde etkisinin, Trabzonspor ışığında değerlendirilmesi
Günümüzde spor, insan hayatını sağlıklı ve daha kaliteli hale getirmek adına yapılan bir faaliyet olarak görülmektedir. Sosyal ve kültürel faaliyetlerin yanında sportif aktivitelerin insanların günlük hayata, fiziksel ve psikolojik olarak hazırladığı bilimsel olarak kanıtlanmış bir gerçektir. Spor Küresel açıdan ise, toplumların bulundukları ortamın sosyo-ekonomik şartlarına bağlı olarak yaygınlık göstermektedir. Ayrıca Spor küresel olgunun hızla yayılmasına yardımcı olan bir tüketim kavramıdır. Anahtar Kelimeler: Spor, Kültür, Küreselleşme, Sosyo-Ekonomik
Trabzonspor A.Ş'de insan kaynakları yönetiminde işe alma ve ücretlendirme fonksiyonlarının incelenmesi
Bir örgütün verimliliğini etkileyen, devamlılığını kaliteli şekilde sağlayan en önemli faktör insan unsurudur. Bu nedenle işletmeler insan kaynakları birimlerine önem vermekte ve uygulamalarını desteklemektedir. İnsan kaynakları yönetiminin ilk fonksiyonu olan işe alma, çalışanların varlığını belirlediği için işletmelerin devamlılığını sağlayan önemli fonksiyonlarından ilki olarak adlandırılabilir. İşletmeye ve işe uygun insan kaynağına ulaşmak için seçme fonksiyonunun etkili bir şekilde uygulanması gerekmektedir. Bunun için işe alım alanındaki tüm yenilikler ve gelişmeler yakından takip edilmelidir. İşgören seçim sürecinde yeterli sayıda ve uygun özelliklere sahip adayın bulunamaması, bazı boşişlerin doldurulamamasına ya da iş için gereken özelliklere yeterli derecede sahip olmayan işgörenlerin işe alınması sonucu verim düşüklüğü, iş kazalarının artması gibi olumsuz durumlara yok açmaktadır. Eğer işe yerleştirilen adayın özellikleri, işin aradığı niteliklere uymuyorsa bu durumda yanlış işgören seçimi yapılmıştır. Bu çalışmanın amacı, insan kaynakları yönetiminin tanımını yapabilmek, işe almanın tüm inceliklerini öğrenmek, insan kaynakları yönetiminin en önemli unsuru olan ücretlendirme faktörünü detaylı şekilde incelemektir. Ayrıca işe alma ve ücretlendirme fonksiyonları arasındaki ilişkinin bir uygulama sonucunda incelenmesi ve varsa önerilerin sunulmasıdır.
Türkiye'deki yüzme antrenörlerinin çalıştıkları kulüp yöneticilerini yönetim ve liderlik stilleri bakımından değerlendirilmesi
Mazlum, Selim. "Türkiye'deki Yüzme Antrenörlerinin Çalıştıkları Kulüp Yöneticilerini Yönetim ve Liderlik Stilleri Bakımından Değerlendirilmesi", Yüksek Lisans Tezi, Trabzon, 2019. Günümüzde yüzme sporuna duyulan ilgi gün geçtikçe artmaktadır. Bununla birlikte yüzme kulüpleri, antrenörler ve yüzme eğitimi süreçleri de önem kazanmıştır. Bu nedenle yüzme kulüplerinin yönetim ve yöneticilerine ilişkin olarak yapılacak çalışmaların alana önemli katkılarının olacağı düşünülmektedir. Araştırmanın amacı, yüzme kulüp yöneticilerinin antrenörleri tarafından algılanan liderlik stilleri ve değişim yönetimlerinin belirli değişkenler (cinsiyet, mesleki kıdem, yaş, medeni durum, yaş ve medeni durum, mesleki tecrübe, antrenörlük kademesi, antrenörlük belgesi, yöneticinin mesleği / yaş aralığı) açısından incelemektir. Ayrıca yüzme kulüp yöneticilerinin antrenörleri tarafından algılanan liderlik stilleri ve değişim yönetimleri arasında herhangi bir ilişki olup olmadığı ve varsa ne yönde olduğu belirlenmeye çalışılmıştır. Bu çalışma yüzme antrenörlerinin kulüp yöneticilerinin antrenörleri tarafından algılanan liderlik stilleri ve değişim yönetimlerini farklı değişkenlere bağlı olarak olası etkilerini açıklama girişiminde bulunmuştur. Nicel bir çalışma olan bu araştırma 2015-2016 eğitim-öğretim yılı güz döneminde Türkiye'nin farklı bölgelerinde halen görev yapmakta olan farklı kulüp, kıdem ve mesleki tecrübelere sahip 100 yüzme antrenörünün katılımıyla gerçekleşmiştir Bu çalışma; veriler ve demografik bilgileri kapsayan 1. bölüm, değişim yönetimi ölçeğinin yer aldığı 2. bölüm ve liderlik davranışları belirleme ölçeğinin yer aldığı 3. bölümden oluşmaktadır. Veriler SPSS 21.0 ile analiz edilmiştir. Verilerin analizinde madde analizleri, bağımsız t-testi, One-Way ANOVA ve korelasyon analizlerinden faydalanılmıştır. Çalışmanın bulgularına göre yüzme antrenörlerinin kulüp yöneticilerine yönelik liderlik stilleri ve değişim yönetimlerinin belirli değişkenler (cinsiyet, mesleki kıdem, yaş, medeni durum, yaş ve medeni durum, mesleki tecrübe, antrenörlük kademesi, antrenörlük belgesi, yöneticinin mesleği/ yaş aralığı) açısından anlamlı değişkenlere sahip olduğu ve liderlik stilleri ile değişim yönetimleri arasında pozitif yönlü anlamlı bir ilişki olduğu belirlenmiştir. Anahtar Sözcükler: Spor, Yüzme, Antrenör, Yönetim, Yönetici, Liderlik.
İç Anadolu bölgesindeki spor kurumlarında görev yapan personelin mantar yönetim algısının örgütsel bağlılığa etkisi
Bu araştırmanın amacı; İç Anadolu bölgesinde bulunan Gençlik ve Spor İl Müdürlüklerinde çalışan bireylerin mantar yönetim algılarının kurum içerisinde önemli bir yere sahip olan örgütsel bağlılık düzeylerine etkisini incelemektir. Araştırmanın örneklem gurubunu 2022 yılında, İç Anadolu bölgesinde yer alan 13 ildeki Gençlik ve Spor İl Müdürlüğü çalışanları oluşturmaktadır. Araştırmada Kişisel Bilgi Formu, Mantar yönetim Ölçeği ve Örgütsel Bağlılık Ölçeği kullanılmıştır. Araştırmanın evrenini yaklaşık 750 kişi oluşturmaktadır. Araştırmada 157' si kadın, 159' u erkek olmak üzere toplam 316 Gençlik ve Spor İl Müdürlüğü çalışanına ulaşılmıştır. Araştırma kapsamında elde edilen veriler IBM SPSS 28.0.1.0 paket programı kullanılarak analiz edilmiştir. Demografik bilgilere göre ölçeklere ait toplam puan ve alt boyut puanlarının karşılaştırılmasında bağımsız örneklemler t-testi ve tek faktörlü varyans analizi (One-Way ANOVA) kullanılmıştır. Farklılığın hangi eğitim düzeyleri arasında olduğunu elde etmek amacıyla Tukey Testi yapılmıştır. Araştırma değişkenleri arasındaki ilişkinin belirlenmesi amacıyla Pearson Momentler Çarpımı Korelasyonu analizi yapılmıştır. Araştırma bulguları dikkate alındığında; çalışanların yaşları mantar yönetimin alt boyutu olan yönetim eksikliğini, cinsiyetleri yetersiz bilgi paylaşımını, yaşları örgütsel bağlılık alt boyutu olan devam bağlılığını, cinsiyetleri duygusal bağlılık ve devam bağlılıklarını, medeni durumları yetersiz bilgi paylaşımı ile yetersiz iletişim, medeni durumları örgütsel bağlılık toplam puan ve alt boyutlarını, hizmet yılları normatif bağlılıklarını, eğitim durumları devam bağlılıklarını etkileyen bir faktör olarak ortaya çıkmaktadır. Mantar yönetim algısı Gençlik ve Spor İl Müdürlükleri'nde çalışan personelin örgütsel bağlılığına (β = -.17) negatif yönde olumsuz bir etkide bulunurken, örgütsel bağlılık alt boyutu olan duygusal bağlılığa da(β = -.32) negatif yönde bir etkisi söz konusudur. Genel çerçevede bir sonuca varıldığında ise spor örgütlerinde mantar yönetim işleyişinin varlığı personelin özellikle örgütsel bağlılık düzeylerini negatif yönde etkileyerek çalışanların iş ortamlarında huzurlu çalışamamalarına, motive olamamalarına ve örgütsel anlamda birtakım sorunların çıkmasına sebebiyet vermektedir. Anahtar Kelimeler: Spor örgütleri, Spor, Mantar yönetim, Örgütsel bağlılık
Taraftarların profesyonel spor takımına ve yıldız sporcuya karşı imaj uyumlarının spor ürün ve hizmetlerini satın alma niyetine etkisi üzerinde bir çalışma
Profesyonel sporlar, gelişmek için birçok fırsat sunan ödüllendirici bir iş olarak ortaya çıkmıştır. Güçlü bir profesyonel spor takımı markası, temel ürünün ötesinde ürün genişletmeleri için fırsatlar yaratmaktadır. Profesyonel spor kulüpleri markalaşma yolunda ilerledikçe, taraftarların kulübe katılımının marka olma kapasitesinde doğru orantılı bir artışın olacağı öngörülebilmektedir. Ayrıca bir takımda bir yıldız sporcunun varlığı, belirli bir takımın genel çekiciliğine katkıda bulunabilir. Spor müsabakalarında olağanüstü performans sergileyen sporcular ulusal medyanın dikkatini çektiği söylenebilir. Dolayısıyla bir yıldız sporcunun özellikleri oyunlarda atmosferi, ürün veya hizmet satışlarını ve en önemlisi bilet satışlarını arttırabilir. Bu çalışmanın amacı, Türkiye'nin üç büyük kulübü; Fenerbahçe, Beşiktaş ve Galatasaray taraftarlarının desteklemiş oldukları takıma ve belirlemiş oldukları yıldız sporcuya dair imaj algılarının belirlenmesi ile takım ve yıldız sporcuyla olan imaj uyumlarının, takım ve yıldız sporcuya ait olan lisanslı spor ürün ve hizmetlerini satın alma niyetlerine etkisini incelemektir. Bu amaç kapsamında, Fenerbahçe (382), Beşiktaş (389) ve Galatasaray (390) taraftarları ile maç günlerinde bu üç kulübe ait stadyumların çevresinde bulunan toplam 1200 taraftardan yüz yüze anket yoluyla çalışmanın analizlerinde kullanılacak veriler toplanmıştır. Çalışmada verilerin analizini gerçekleştirmek için; keşfedici ve doğrulayıcı faktör analizi, varyans analizleri ile yapısal eşitlik modeli analizi tanımlayıcı istatistiki testlerle birlikte uygulanmıştır. Analiz sonuçları, hipotezlere ve araştırma sorularına ilişkin beklentileri destekler niteliktedir. Araştırma sonuçları, Fenerbahçe ve Galatasaray taraftarlarının lisanslı spor ürün ve hizmetlerini satın alma niyetlerini, takım imajı ve destekledikleri takım ile olan imaj uyumları daha çok etkilemektedir. Beşiktaş taraftarlarının lisanslı spor ürün ve hizmetlerini satın alma niyetlerini ise, yıldız sporcu marka imajı ve yıldız sporcu ile olan imaj uyumları daha çok etkilemektedir.
The affective community of Trabzonspor: Emotions, belonging, and affective labour
In this thesis, I research how Trabzonspor has gained the capacity to create and maintain its own distinctive supporter community in its historical process by virtue of circulation of emotions between subjects and objects. In other words, I analyze the process through which Trabzonspor supporters have been brought into existence as an affective community around the football club. And to this end, I study how the supporters' collective belonging to Trabzonspor has occurred and sustained and how emotions operate to turn Trabzonspor supporters into a felt community and a collective body. Firstly, I show how Trabzonspor became an object of love, pride and hope, and how the club gained its affective value within the frame of good feelings. I also observe the processes of Trabzonspor mustering up support in virtue of the value. On the other hand, I show that the happy object gains stickiness through the circulation of emotions around it and I investigate which images and objects stick on the surface of the happy object. Secondly, I research the role of bad feelings in bringing Trabzonspor community into existence as a collective body that has boundaries and surfaces. I especially trace the circulation of shame, pain, and hate in the community. Lastly, I focus on the role of affective labour, which is one of the most important components in creating and sustaining the community as a felt and spiritual community, and providing people's attachment to Trabzonspor in the community.
Türkiye`de profesyonel spor kulüplerinin ve sporcuların vergilendirilmesi
11 YÜKSEK LİSANS TEZ OZU TÜRKİYE'DE PROFESYONEL SPOR KULÜPLERİNİN VE SPORCULARIN VERGİLENDİRİLMESİ CanatayHACIKÖYLÜ Maliye (Mali Hukuk) Anabilim Dalı Anadolu Üniversitesi Sosyal Bilimler Enstitüsü, Eylül 2001 Danışman: Prof.Dr. Fethi HEPER Spor, çağımızda toplumlar üzerinde etkinliğini fazlasıyla hissettiren, giderek kurumsallaşan ve bireylerin her geçen gün daha çok ilgisini çeken bir eylemdir. Spor, başlangıçta daha çok bireysel bir ihtiyaçken bugün toplumsal yönü ağır basan, hatta toplumsal gereksinim haline gelen bir olgudur. Günümüzde, toplumsal etkisinden bahsettiğimiz sportif faaliyetler arasında ağırlığım en belirgin şekilde hissettiren spor dalı ise futboldur. Bu nedenle çalışma profesyonel futbol kulüpleri ve futbolcuların vergilendirilmesi ile sınırlandırılmıştır. Dünyada ve Türkiye'de futbol, günümüzün en gözde sektörlerinden biri haline gelmiştir. Futbol sektöründeki bu hızlı büyüme uluslararası boyutu ile birlikte vergisel problemleri de beraberinde getirmiştir. Ayrıca futbolun kayıt dışı ekonomi ve kara para aklama yollan ile birlikte anılması, futbolun mali yapısının kayıt altına alınmasını bir zorunluluk haline getirmiştir. Bu çalışmada profesyonel futbol kulüplerinin örgütsel yapılanmaları, finansal yapılan ve Türk Vergi Sistemi içindeki yerleri ile vergisel sorumluluklan ele alınmıştır.
Spor kulübü yöneticilerinin ımpostor sendromu düzeylerinin belirlenmesi
Bu araştırma spor kulübü yöneticilerinin impostor sendromu düzeylerinin belirlenmesi amacıyla yapılmıştır. Araştırma verilerinin toplanmasında anket yönteminden yararlanılmıştır. Araştırmaya 211 katılımcı katılmıştır. Ancak kadın katılımcıların sayısı 7 kişi olduğu ve yapılan normallik testlerinde normal dağılımı bozduğu için veriler içerisinden çıkartılarak sadece 204 erkek katılımcının verileri kullanılmıştır. İki bölümden oluşan anket formunun birinci bölümünde katılımcıların demografik bilgilerine ulaşmak için "kişisel bilgi formu (cinsiyet, yaş, eğitim durumu, yöneticilikte toplam çalışma süresi ve kulüpteki görev)" yer almıştır. Anketin ikinci bölümünde ise "Impostor Profil Ölçeği-31 (IPP31)" kullanılmıştır. Impostor Profil Ölçeği İbrahim, Münscher ve Herzberg (2020) tarafından geliştirilen IPP31 ölçeği pratikte uygulanabilmesi için teorik olarak altı farklı ölçekten kurgulanmış 31 maddeden oluşan ve çok boyutlu bir ölçektir. Anket katılımcılara katılım taleplerine göre Google form veya yazılı materyal olarak sunulmuştur. Araştırmada elde edilen verilerin analizi SPSS 25.0 istatistik programı ile gerçekleştirilmiştir. Katılımcılardan elde edilen bulgular doğrultusunda verilen cevapların aritmetik ortalamaları, standart sapma ve standart hataları, minimum ve maksimum değerleri hesaplanmıştır. Araştırmada uygulanacak yapılacak anket uygulamalarından elde edilecek veriler %95 güven aralığında ve 0,05 anlamlılık düzeyinde değerlendirilmiş, Kolmogorov-Smirnov testi uygulanarak anlamlılık düzeyi belirlenmiştir. Verilerinin normal dağılım gösterip göstermediğinin değerlendirilmesinde basıklık (kurtosis) ve çarpıklık (skewness) değerleri dikkate alınmış ve -1.5 ile +1.5 aralığında bulunması nedeniyle normallik varsayımının karşılandığı sonucuna ulaşılmıştır. Değişkenlerin değerlendirilmesinde ise Tek Yönlü Varyans Analizi (Anova) uygulanmış, anlamlı fark gösteren sonuçlarda farkın nereden kaynaklandığını belirlemek için ise Bonferonni post-hoc testi uygulanmıştır. Araştırma sonucunda impostor sendromu ve cinsiyet, eğitim durumu, yöneticilikte toplam çalışma süresi ve kulüpteki görevine göre gruplar arasında anlamlı bir farklılık olmadığı görülmüştür. Ancak yaş değişkenine göre verdikleri cevaplar üzerinden yapılan Anova analizi sonuçlarına göre anlamlı bir farklılık olduğu görülmüştür (.000; p<0.05). Farkın nereden kaynaklandığını bulmak için yapılan Bonferonni testi sonucuna göre 25 yaş ve daha altında yaşı olanların diğer kategorilerde bulunanlara göre daha fazla Impostor sendromu yaşadıkları görülmüştür.
Kamu kurumu çalışanlarının bireysel yenilikçilik kategorilerine göre tüketici karar verme tarzlarının incelenmesi (Bir spor örgütü örneği)
Bu araştırma, Muğla Gençlik ve Spor İl Müdürlüğü Personelinin Bireysel Yenilikçilik Kategorilerine Göre Tüketici Karar Verme Tarzlarının İncelenmesi amacıyla yapılmıştır. Çalışmanın evrenini Muğla Gençlik ve Spor İl ve İlçe teşkilatında görev yapan 700 personel oluşturmaktadır. Örneklem büyüklüğü Salant ve Dilman'ın (1994) belirlediği formül ile hesaplanmıştır. Örneklem formülü kullanılarak homojen bir yapıda olmayan bu evren için %95 güven aralığında, ± %5 örneklem hatası ile gerekli örneklem büyüklüğü n = 700 (1,96)2 (0,5) (0,5) / (0,5)2 (700-1) + (1,96)2 (0,5) (0,5) = 248 olarak hesaplanmıştır. 2021-2022 Eğitim-Öğretim dönemi bahar yarıyılı içerisinde, "Kişisel Bilgi Formu", "Tüketici Karar Verme Tarzları Ölçeği" ve "Bireysel Yenilikçilik Ölçeği" çevrimiçi ortamda, çevrimiçi anket yöntemi ile araştırmacı tarafından uygulatılmıştır. Boş bırakılan ya da eksik doldurulan anket formları veri setine dâhil edilmemiştir. Araştırmada, veri toplamak için, araştırmacı tarafından hazırlanan kişisel bilgi formu, tüketicilerin satın alma tutumlarını ölçmek maksadıyla, Sproles ve Kendall'ın (1986) tarafından geliştirilen ve Dursun ve ark. (2013) tarafından Türkçe' ye uyarlanarak, geçerlik ve güvenirliği yapılan "Tüketici Karar Verme Tarzları Ölçeği" ve Hurth, Joseph ve Cook (1977) tarafından geliştirilen, Türkçe uyarlaması Kılıçer ve Odabaşı (2010) tarafından yapılan "Bireysel Yenilikçilik Ölçeği (BYÖ)" kullanılmıştır. Araştırmada elde edilen veriler SPSS (Statistical Package for Social Sciences) for Windows 22.0 programı kullanılarak analiz edilmiştir. Verilerin değerlendirilmesinde tanımlayıcı istatistiksel yöntemleri olarak sayı, yüzde, ortalama, standart sapma kullanılmıştır. İki bağımsız grup arasında niceliksel sürekli verilerin karşılaştırılmasında t-testi, ikiden fazla bağımsız grup arasında niceliksel sürekli verilerin karşılaştırılmasında Tek yönlü (Oneway) Anova testi kullanılmıştır. Anova testi sonrasında farklılıkları belirlemek üzere tamamlayıcı post-hoc analizi olarak Scheffe testi kullanılmıştır. Araştırmanın sürekli değişkenleri arasında pearson korelasyon ve regresyon analizi uygulanmıştır. Sonuç olarak, personelin bireysel yenilikçilik kategorileri %7,7'si gelenekçi, %21,9'u kuşkucu, %45,8'i sorgulayıcı, %22,7'si öncü, %1,9'u yenilikçi olarak dağılım gösterdiği belirlenmiştir. Tüketici karar verme tarzları ve yenilikçilik puanları arasında anlamlı pozitif yönlü bir ilişki olduğu, bireysel yenilikçiliğin tüketici karar verme tarzları üzerine pozitif yönde anlamlı etkisinin olduğu ve tüketici karar verme tarzları ve bireysel yenilikçilik puanlarının demografik niteliklere göre farklılaştığı tespit edilmiştir. Gençlik ve Spor İl Müdürlüğü Personelinin tüketici karar verme tarzları puanları, bireysel yenilikçilik kategorilerine göre farklılaştığı tespit edilmiştir. Bilgi karmaşa yaşama puanları anlamlı farklılık gösterirken, mükemmeliyetçilik, marka odaklılık, moda odaklılık, fiyat odaklılık, düşünmeden alışveriş, alışkanlık, alışverişten kaçınma, kararsızlık puanları bireysel yenilikçilik kategorilerine göre anlamlı farklılık göstermediği tespit edilmiştir.
Spor örgütlerinde görev yapan antrenörlerin algılanan örgütsel destek, iş tatmini, iş benimseme, iş sadakati ve yaşam tatmini arasındaki ilişkinin araştırılması: Ege Bölgesi spor örgütlerinde görev yapan antrenörler örneği
Bu çalışmada, Spor Örgütlerinde Görev Yapan Antrenörler örneği üzerinden, algıladıkları örgütsel destek, yapmış oldukları antrenmanlarda işini benimseme, yapmış olduğu çalışmalar sonucu iş tatmini, işine bakış açısından iş sadakati ile yaşam tatmini kavramları arasındaki ilişkiler incelenmiştir. Araştırmada genel tarama modeliyle yapılan bu çalışma, nicel araştırma yöntemlerinden betimsel ve ilişkisel tarama metodolojisinin yaklaşımında gerçekleştirilmiştir. Araştırma evreni Ege Bölgesinde (İzmir 123 Antrenör, Manisa 73 Antrenör, Aydın 53 Antrenör, Denizli 28 Antrenör, Muğla 57 Antrenör, Afyonkarahisar 30 Antrenör, Kütahya 42 Antrenör, Uşak 30 Antrenör) toplamda 430 faal antertrenöre ulaşılması amaçlanmıştır. Örneklem grubumuz da ise 325 antrenöre ulaşılarak yeterli sayı sağlanmıştır. Araştırmada kullanılan veri toplama aracı iki bölümden oluşmaktadır. Birinci bölüm 9 maddeden oluşan demogrefik özellikleri belirlemeye yöneliktir. İkinci bölümde ise Ekşi, Ş. (2019) tarafından Türkçe uyarlaması yapılan, Mc Donald, McIntyre (1997) tarafından geliştirilen "İş tatmini ölçeği", 7 madde, Borzaga, Tortia (2006) tarafından geliştirilen "iş sadakati ölçeği", 5 madde, Eisenberger (2001) tarafından geliştirilen "algılanan örgütsel destek ölçeği'', 6 madde, Kanungo ( 1982) tarafından geliştirilen "iş benimseme ölçeği", 10 madde ve 4 madde Pavot, Diener, (1993) tarafından geliştirilmiş "yaşam tatmini ölçekleri kullanılmıştır. Araştırma analizi bilgisayar ortamında SPSS istatistiksel paket program kullanılarak yapılmıştır. Ölçeklerin geçerliliği için AMOS 22 ile Açıklayıcı Faktör Analizi (AFA) ve Doğrulayıcı Faktör Analizi (DFA) yapılmış, güvenirliliği için iç tutarlılık katsayısı (Cronbach Alpha) hesaplanmıştır. Ayrıca tanımlayıcı istatistik yapılmış ve hipoezlerin testinde T-Testi, Anova ve korelasyon analizi kullanılmıştır. Elde edilen verilerin normal dağılım gösterdiği tespit edilmiştir. Elde edilen bulgulara göre; İş tatmini düzeyi, 47 ve üzeri yaşa sahip olanlarda, bekarlarda, lise mezunlarında, 21 yıl ve üzerinde mesleki deneyime sahip olanlarda, milli takım antrenörü olanlarda, 5. kademe antrenörlerde, 1 kez ödül alanlarda, ümitler ve gençler grubuna sporcu yetiştirenlerde, spor bilgi sistemini çok iyi kullananlarda ve herkes için spor projesinde görev yapanlarda en yüksek düzeyde olduğu tespit edilmiştir. İş sadakati düzeyi, 47 ve üzeri yaşa sahip olanlarda, bekarlarda, lise mezunlarında, 21 yıl ve üzerinde mesleki deneyime sahip olanlarda, milli takım antrenörü olanlarda, 5. kademe antrenörlerde, 1 kez ödül alanlarda, minikler ve yıldızlar grubuna sporcu yetiştirenlerde, spor bilgi sistemini iyi kullananlarda ve herkes için spor projesinde görev yapanlarda en yüksek düzeydedir. İş benimseme düzeyi, 47 ve üzeri yaşa sahip olanlarda, bekarlarda, lise mezunlarında, 21 yıl ve üzerinde mesleki deneyime sahip olanlarda, milli takım antrenörü olanlarda, 5. kademe antrenörlerde, 2 kez ödül alanlarda, ümitler ve gençler grubuna sporcu yetiştirenlerde, spor bilgi sistemini çok iyi kullananlarda ve herkes için spor projesinde görev yapanlarda en yüksek düzeydedir. Yaşam tatmini düzeyi, 47 ve üzeri yaşa sahip olanlarda, evlilerde, lise mezunlarında, 21 yıl ve üzerinde mesleki deneyime sahip olanlarda, milli takım antrenörü olanlarda, 5. kademe antrenörlerde, 1 kez ödül alanlarda, büyükler grubuna sporcu yetiştirenlerde, spor bilgi sistemini çok iyi kullananlarda ve herkes için spor projesinde görev yapanlarda en yüksek düzeydedir. Algılanan örgütsel destek düzeyi 47 ve üzeri yaşa sahip olanlarda, bekarlarda, lise mezunlarında, 21 yıl ve üzerinde mesleki deneyime sahip olanlarda, milli takım antrenörü olanlarda, 5. kademe antrenörlerde, 4 ve üzeri kez ödül alanlarda, sporcu yetiştirmeyenlerde, spor bilgi sistemini iyi kullananlarda ve herkes için spor projesinde görev yapanlarda en yüksek düzeydedir. Yapılan korelasyon analizi sonucunda, iş sadakati, iş tatmini, iş benimseme, yaşam tatmini ve algılanan örgütsel destek arasında istatistiksel olarak anlamlı ve pozitif yönde korelasyon görülmüştür. Sonuçlar, algılanan örgütsel desteğin ve antrenman koşullarının iyileştirilmesinin antrenörleri olumlu yönde etkilediğini göstermiştir. Algılanan örgütsel destek, başarıyı olumlu yönde etkilemiştir. Psikolojik güçlendirme ve örgütsel bağlılık davranışı başarıyı olumlu yönde etkilemiştir. Spor örgütünün davranışı antrenörlerin algıladığı örgütsel destek ile başarı arasında olduğu kadar, psikolojik olarak da antrenörün iş tatmini arasında kısmi bir aracı olarak hareket etmiştir. Teori ve yönetimsel uygulama üzerine bir dizi öneri önerildi. Anahtar Kelimeler: Spor Örgütleri, Antrenörlerin algıladığı örgütsel destek, İş benimseme, iş sadakati, Yaşam tatmini, İş tatmini
Futbol kulüplerinin finansmanı ve bir uygulama
Futbol, kalabalık kitleleri peşinden sürükleyen bir oyun olarak ortaya çıkmış olmasına rağmen günümüz itibariyle bir oyun olmaktan çıkarak giderek büyüyen ekonomik sektör haline gelmiştir. Bu çalışmada hisseleri Borsa İstanbul'da işlem gören Beşiktaş, Fenerbahçe, Galatasaray ve Trabzonspor kulübünün Kamuoyu Aydınlatma Platformu üzerinden açıkladıkları yıllık finansal veriler ışığında finansal durumları analiz edilmiştir. Çalışmanın birinci bölümünde futbol oyunun gelişiminden, bir endüstri haline gelmesinden ve televizyonun futbol oyununa etkisinden söz edilmiştir. Çalışmanın diğer bölümlerinde ise futbol kulüplerinin halka arz edilmesi, şirketleşmesi, gelir kaynakları ve gider kalemleri ele alınmıştır. Çalışmanın uygulama bölümünde ülkemizde borsaya kayıtlı dört futbol kulübünün 2016 ile 2020 yılları arasındaki finansal performansları Oran Analizi ve Altman Z Skoru yöntemiyle incelenmiştir. Oran Analizi yöntemi için 21 oran seçilmiş ve uygulanmıştır. Oran Analizi sonucunda elde edilen verilen literatürde belirlenen değerler referans alınarak yorumlanmıştır. Altman Z Skor yöntemi sonucunda elde edilen veriler literatürde kategorize edilen "Güvenli", "Tehlikeli" ve "Gri/Belirsiz" olarak adlandırılan alanlara yerleştirilmiştir.
Spor kulüplerinde iletişim yönetimi: Türkiye profesyonel futbol liglerinde yer alan spor kulüplerinin iletişim uygulamalarına ilişkin araştırma
Günümüzde futbol oyunu tüm dünyada herhangi bir ticari sektör gibi serbest pazar norm ve kurallarına tabi görülmektedir. Gelecek dönemlerde gerek yönetsel gerekse de ekonomik olarak ayakta kalabilir olmayan herhangi bir spor kulübü futbol dünyası içinde varlıgını sürdürmekte güçlük çekecektir. Bu baglamda spor kulüpleri çagdas isletmeciligin basarı getiren yöntemlerini yürütmek ve kurumsal yönetimin gereklerini uygulamak konumundadırlar. Spor kulüpleri kurumsal yönetimin temel gereklerinden biri olarak iç ve dıs çevrelerindeki tüm unsurları kapsayan bir iliski agı gelistirmekte ve bu iliskiyi çagdas yönetim anlayısları ile yönetmektedirler. Spor kulüplerinin iç ve dıs çevreleri ile kurdukları iliskilerin yönetiminde iletisim yönetimi ve/veya kurumsal iletisim olarak adlandırılan yapı ile karsılasılmaktadır. Bu çalısmada kurumsal iletisim yaklasımı spor kulüplerinin iletisim faaliyetlerinin belirlenmesi ve yönetilmesi boyutunda ele alınmıstır. Bu tez çalısması dört bölümden olusmaktadır. Birinci bölümde, Türkiye'de bir endüstri olarak futbol oyunu incelenmeye çalısılarak, spor kulüplerinin bu endüstri içerisindeki yapılanması, organizasyonu ve kurumsal iletisim perspektifi esas alınarak iletisim yönetimleri ele alınacaktır. kinci ve üçüncü bölümde ise, Türk spor kulüplerinde uygulanan iletisim yönetimine dair bir arastırma bulunmaktadır. Arastırma; 2006-2007 futbol sezonunda Türkiye Profesyonel Futbol Liglerinde mücadele eden spor kulüplerine iliskin betimsel bir çalısmadır. Dördüncü bölümde ise yapılan arastırmanın bulguları ısıgı altında sonuç ve öneriler yer almıstır. kinci ve üçüncü bölümdeki arastırma 2006-2007 futbol sezonunda Türkiye Profesyonel Futbol Liglerinde mücadele eden spor kulüplerine odaklanmıstır. Bu çalısma 54 spor kulübü ile gerçeklestirilmistir. Çalısmada spor kulüplerinin uyguladıkları iletisim faaliyetlerini belirlemek ve bu faaliyetleri nasıl yönettiklerini açıklamak üzere bir anket kullanılmıstır. Verilerin analiz edilmesinde ise SPSS 12.0 programından yararlanılmıstır. Tanımlayıcı istatistikte frekans, yüzde, ortalama ve standart sapma hesaplanmıstır. Kullanılan ölçeklerin güvenilirligi için Cronbach's alpha hesaplanmıstır. Arastırma verilerine baglı olarak degiskenler arası iliskiyi degerlendirmede Kruskal-Wallis Test, Mann-Whitney U Test ve Oneway Anova Testi kullanılmıstır. Elde edilen bulgular, spor kulüplerinin genelde yeterli düzeyde iletisim faaliyetinde bulunmadıgını ortaya koymaktadır. Bulgular aynı zamanda spor kulüpleri yöneticilerinin yeterli düzeyde iletisim faaliyeti göstermedikleri dair sahip oldukları inanca isaret etmektedir. Bu arastırmadan elde edilen sonuçlar, spor kulüplerinde iletisim yönetiminin spor kulübü yöneticileri tarafından nasıl yorumlandıgı konusunda önemli çıkarımlar saglamaktadır. Yönetsel ve arastırmaya dayalı çıkarımlar bu sonuçlara dayalı olarak formüle edilebilir.
Sport media perception: A study of leading brands from Turkey interms of readers profile
This research, conducted in 2017 with a sample of quotas representing sports media followers in Turkey, analyzes the profile of the designated persons and sports media in Turkey and measures their perception of the brand. Two different techniques were used as research methods *qualitative and quantitative*. This research provide support to determine the pioneer in sports media brand in Turkey, reads the sports media following profile and also analyzes the different channels. It aims to reveal the effects of evolving media on the target audience of sports media, and expose the motivation and obstacles of traditional and digital media readers. Moreover objective of the research is examining the period from the emergence of sports and sports media in Turkey to the present day, and provide in depth analyze about the behaviriors and habits of sport readers. Therefore, it givesa road map on the importance off the offset the losses of traditional media in favor of sports media brands that are most preferred by sports media target audience. In addition, based on the sense of fanaticism of the sports media target audience towards strong sports clubs, it aims to achieve significant results in terms of the likelihood of gaining a similar sense of belonging to the sport Medias brands. Keywords: Sports, sports media, sports media brands, sports media readers, research
Profesyonel bir takımın şehrin sosyo-kültürel ve sosyo-ekonomik yapısına etkisinin araştırılması (Tavşanlı örneği)
Ülkemizde oldukça yaygın olarak oynanan futbol, sporun en çok rağbet gören bir dalı olarak pek çok bilimsel ve akademik araştırmaya konu olmuştur. Bunun yanında kitlelerin futbola verdikleri önem futbolu bir spor dalı olarak değil, aynı zamanda bir işletme aracı olarak ta gören pek çok araştırmanın yapılmasına da olanak vermiştir. Bu çalışmalara ilave olarak sporun toplum üzerindeki etkileri ve birey üzerindeki etkileri ile ilgili de pek çok araştırma yapılmaktadır. Öte yandan sporun bir şehrin sosyo-kültürel ve sosyo-ekonomik yapısı üzerindeki etkileri ile ilgili herhangi bir çalışmaya rastlanmamıştır. Bu nedenle bu araştırmada profesyonel bir spor takımına, futbol takımına sahip olmanın şehrin sosyo-kültürel ve sosyo-ekonomik yapısına olan katkısının incelenmesi amaçlanmıştır. Araştırmada örnek seçilen Kütahya T.K.İ. Linyit Spor Kulübü'nün faaliyet gösterdiği ilçe olan Kütahya'nın Tavşanlı ilçesinde bulunan yerel halk ile spor müsabakalarının getirileri hakkında bir anket uygulaması yapılarak, yerel halkın spor müsabakalarının getirisi hakkındaki görüşleri alınmış ve toplanan veriler SPSS 15.0 for Windows paket programında analiz edilmiştir. Araştırma sonuçlarına göre halk şehrin sahip olduğu futbol takımını benimsemekte, takımın maçlarında dışarıdan gelen taraftarların şehrin sosyo-kültürel yapısına olumlu katkılar sağladığını, müsabakalar için gelen taraftarın şehrin sosyo-ekonomik yapısına katkıda bulunduğunu ve halkın çoğunluğunun müsabakalar için gelen taraftardan memnun olduğu görülmüştür.Anahtar Kelimeler: Profesyonel futbol, Sosyo-ekonomik yapı, Sosyokültürel yapı, Spor kulübü, Spor.
Yönetim kurulunun itibarı, örgütsel imaj ve örgütsel faaliyetlerden etkilenen tarafların aidiyeti ilişkisini incelemeye yönelik bir araştırma
Bu tez çalışması, gönüllülük esasıyla üye olunan Fenerbahçe Spor Kulübü taraftarlarının katılımı ile yönetim kurulu itibarı, algılanan örgütsel prestij ve spor taraftarı özdeşleşmesi değişkenleri arasındaki etkileşimi ortaya koymayı amaçlanmaktadır. İlk olarak, literatürün taranmasıyla kavramsal model oluşturulmuştur. Akabinde modelin söz konusu kulüp taraftarları nezdinde geçerli olup olmadığını anlayabilmek için pilot anket çalışması yapılmıştır ve elde edilen sonuçların kavramsal modelin geçerliliğini sağlayıp sağlamadığı test edilmiştir. Araştırmanın son aşamasında ise Fenerbahçe Spor Kulübü'nün taraftarlarına ulaşılarak toplanan 3238 kişilik veri üzerinden nicel araştırma yapılmıştır. Elde edilen verilere doğrulayıcı faktör analizi uygulanması yapılmış ve sonucunda uyum değerleri sağlandıktan sonra yapısal eşitlik modellemesi (YEM) ile araştırmanın temel hipotezleri test edilmiştir. Elde edilen sonuçlar, kurulan modelin kabul edilebilir olduğunu sağlamıştır. Sonuç olarak, yönetim kurulu itibarının, algılanan örgütsel prestij ve spor taraftarı özdeşleşmesi üzerinde istatistiki olarak anlamlı bir etki oluşturduğu ispatlanmıştır. Ek olarak, algılanan örgütsel prestijin ise spor taraftarı özdeşleşmesi üzerindeki etkisinin istatistiki olarak anlamlı olduğu sonucuna varılmıştır. Anahtar Sözcükler: Yönetim Kurulu İtibarı, Algılanan Örgütsel Prestij, Spor Taraftarı Özdeşleşmesi, Sosyal Kimlik Kuramı, Yapısal Eşitlik Modeli