Chemistry education
97 theses under this subject heading
Kimya ders kitaplarındaki soruların yenilenmiş Bloom Taksonomisi'ne göre değerlendirilmesi ve kazanımlarla ilişkisinin incelenmesi
Bu çalışmanın amacı, Milli Eğitim Bakanlığı (MEB) Talim Terbiye Kurulu Başkanlığı (TTKB) tarafından 2018 yılında geliştirilen ve uygulanmaya başlanan Ortaöğretim Kimya Dersi Öğretim Programının kazanımlarına uygun olarak hazırlanmış olan kimya ders kitaplarındaki ünite sonu değerlendirme sorularının Yenilenmiş Bloom Taksonomisi'ne (YBT) göre analiz edilmesi ve programda yer alan öğrenme kazanımlarıyla ünite sonu değerlendirme sorularının uyumuna bakılarak kapsam geçerliğinin belirlenmesidir. Çalışmada, nitel araştırma yöntemlerinden biri olan doküman incelemesi kullanılarak içerik çözümlemesi yapılmıştır. Verilerin toplanması ve çözümlenmesi için MEB TTKB'nin 28.05.2018 gün ve 78 sayılı kararıyla kabul edilen 9, 10, 11 ve 12. sınıf kimya ders kitapları ve 2018 ortaöğretim Kimya Dersi Öğretim Programı kazanımları kullanılmıştır. Çalışma sonucunda tüm sınıf seviyelerinde, ünite değerlendirme sorularının alt düzey bilişsel basamaklarda yoğunlaştığı, üst düzey bilişsel basamaklardaki soru sayısının oransal olarak çok düşük olduğu görülmüştür. Tüm sınıf seviyelerinde, üst bilişsel bilgi basamağında soruya rastlanmamıştır. 12.sınıf ünite değerlendirme sorularından bir tanesinin, başka bir sınıfın kazanımıyla ilgili olduğu, bir kazanımla ilgili soru bulunmadığı, 9.sınıf kazanımlarından 3 tanesiyle ilgili soru bulunmadığı tespit edilmiştir. Ayrıca tüm sınıf seviyelerinde bazı kazanımlarla ilgili az sayıda soru bulunduğu gözlenmiştir.
Analitik kimya laboratuvarında deneyimsel öğrenmenin bilişötesi farkındalık üzerine etkisinin incelenmesi
Bu çalışmada deneyimsel öğrenmeye dayalı analitik kimya laboratuvar uygulamalarının öğrencilerin bilişötesi farkındalıkları üzerine etkisini belirlemek amaçlanmıştır. Öğrenme, deneyimler sonucunda oluşmakta ve bireyler farklı yöntemlerle öğrenmektedir. Bireyler bir durumu kendi deneyimleri yoluyla öğrendiklerinde daha kalıcı öğrenmeler oluşturmaktadır. Laboratuvar ortamı, teorik bilgilerin pratik uygulamalar ile öğrenilmesinde önemli bir rol oynamaktadır. Deneyimsel öğrenme ile yürütülen analitik kimya laboratuvarında bireylerin bilişötesi farkındalıklarında anlamlı farklılıklar oluşması beklenmektedir. Bu düşünceden hareketle analitik kimya laboratuvarı ortamında deneyimsel öğrenme uygulamalarının kimya öğretmen adaylarının bilişötesi farkındalıklarına etkisi incelenmiştir. Araştırmanın çalışma grubunu, 2020-2021 güz döneminde Hacettepe Üniversitesi Eğitim Fakültesi Kimya Eğitimi Anabilim Dalı'nda analitik kimya laboratuvar dersini alan kimya öğretmen adayları oluşturmaktadır. Ders kapsamında uygulamalar, örneklem grubunda deneyimsel öğrenme yöntemi izlenerek yürütülmüştür. Çalışmada veri toplama aşamasında bilişötesi farkındalık envanteri ve yüz yüze/online olarak yöneltilen yarı yapılandırılmış görüşmelerden oluşan araçlar kullanılmıştır. Bu sayede öğrencilerin deneyimsel öğrenme yöntemi ile bilişötesi farkındalık düzeylerindeki değişim belirlenmiştir.
Kimya eğitiminde sorgulamaya dayalı öğrenmenin bibliyometrik analizi
Bu çalışmada kimya eğitiminde sorgulamaya dayalı öğrenme yönteminin kullanımına ilişkin bibliyometrik analiz yöntemi kullanılarak araştırma alanının yapısını ve gelişimini ortaya çıkarmak amaçlanmıştır. Bu amaç kapsamında Web of Science (WoS) veri tabanında 15 Kasım 2022 tarihine kadar kimya eğitiminde sorgulamaya dayalı öğrenme yönteminin kullanımı ile ilgili yayınlanmış 875 makale, performans analizi ve bilim haritalama kullanılarak analiz edilmiştir. Betimsel analiz sonucunda; en çok çalışma yapan yazarın Ellen J Yezierski olduğu ortaya çıkarılmıştır. Bilim haritalama bulgularına göre; en etkili dokümanın Abd-El-Khalick vd. (2004), en etkili kaynağın 'Journal of Chemical Education' ve en etkili ülkenin ABD olduğu belirlenmiştir. En etkili ilk üç yazarın Joseph S. Krajcik, Ronald W. Marx ve Fouad Abd-El-Khalick olduğu tespit edilmiştir. Birlikte en fazla atıf alan yazarlar; National Research Council (NRC), Avi Hofstein ve Barbara A. Crawford iken; birlikte en fazla atıf alan referanslar ise NRC (1996), Hofstein ve Lunetta (2004) ve NRC (2000) şeklindedir. Ülkeler arasındaki ilişki incelendiğinde, merkez rol oynayan ülkenin ABD olduğu belirlenmiştir. Ülkeler arasındaki iş birlikleri incelendiğinde; ABD, İngiltere, Avusturalya, Türkiye, Tayvan, Finlandiya ve Almanya arasındaki iş birliklerinin ön plana çıktığı görülmüştür. Ayrıca en fazla kullanılan anahtar kelimenin; 'inquiry based/discovery learning' olduğu belirlenmiştir. Bu çalışmanın hem literatüre katkı sağlanması hem de bu alanda yeni olan araştırmacılara yol gösterici olması beklenmektedir.
Lise öğrencilerinin kimyasal denge konusunda grafik kulanma becerilerinin çeşitli değişkenler açısından incelenmesi
Bu çalışmada kimya dersi öğretim programının on birinci sınıf düzeyinde yer alan "Tepkimelerde Hız ve Denge" ünitesindeki denge konusunu içeren açık uçlu sorulardan oluşan bir test geliştirerek söz konusu test ile öğrencilerin grafik çizme ile grafikleri okuma ve yorumlama becerilerini incelenmiştir. İlgili becerilere kaygının ve öğrencilerin zekâ alanlarının etkisi olup olmadığını da çalışma kapsamında incelenmiştir. Araştırmaya Ankara ve Eskişehir illerindeki toplam 150 öğrenci katılmıştır. Çalışmanın yöntemi olarak eş zamanlı üçgenleme deseni kullanılmıştır. Veri toplama amacı ile; grafik çizme, okuma ve yorumlama düzeylerini belirlemek amacıyla iki bölümden oluşan bir test, kaygı düzeylerinin belirlemek amacıyla Seçken ve Zan (2012) tarafından geliştirilmiş olan Kimya Derslerinde Grafik Kullanımına Yönelik Kaygı Ölçeği, zekâ alanlarını belirlemek amacıyla Seber'in 2001 yılında geliştirmiş olduğu ölçek kullanılmıştır. Araştırma sonuçları, grafik okuma ve yorumlama beceri testinden alınan ortalama puanların grafik çizme becerilerinden elde edilen ortalama puandan daha yüksek olduğunu göstermiştir. Grafik çizme becerileri ile tüm zekâ alanları arasında pozitif ve anlamlı ilişki olduğu, grafik okuma ve yorumlama becerileri ile yalnızca mantıksal- matematiksel zekâ alanı arasında anlamlı ilişki olduğu sonucu ortaya çıkmıştır. Ayrıca, öğrenci grubunun kaygı düzeyleri ile ilgili becerileri arasında negatif ve anlamlı bir ilişki olduğu görülmüştür.
TGA (Tahmin et-gözle-açıkla) yöntemi destekli etkinliklerin lise öğrencilerinin üst biliş farkındalıkları üzerine etkisinin araştırılması
Bu araştırmanın amacı, 9. Sınıf kimya dersi öğretim programında yer alan ''Maddenin Halleri'' konusunda tahmin et–gözle–açıkla (TGA) yöntemine uygun çalışma yaprakları geliştirerek bu çalışma yaprakları yardımıyla yapılan TGA etkinliklerinin öğrencilerin üst bilişsel farkındalıkları üzerine etkisini incelemektir. Araştırmanın çalışma grubu 2016-2017 eğitim-öğretim yılında Ankara Mehmet Rüştü Uzel Mesleki Anadolu Lisesinde 9. Sınıf şubesinde öğrenim gören 99 öğrenciden oluşmaktadır. Araştırma bir karma yöntem çalışmasıdır. Araştırmanın nicel kısmı ön test-son test kontrol gruplu desen kullanılarak gerçekleştirilirken, nitel kısmı ise odak grup görüşmesi tekniği ile yürütülmüştür. Araştırmada veri toplama aracı olarak Bilişötesi Farkındalık Envanteri kullanılmıştır. Öğrencilerin Bilişötesi Farkındalık Envanteri ve alt boyutlarından elde ettikleri puanların analizleri için betimsel istatistikler, Çok Değişkenli Varyans Analizi (MANOVA) ve bağımlı gruplar t testi uygulanmıştır. Araştırmanın sonucunda TGA yöntemine göre hazırlanmış etkinliklerin deney grubundaki öğrencilerin iki alt boyut haricinde (prosedürel bilgi-değerlendirme) diğer tüm alt boyutlarla karakterize edilen üst bilişsel farkındalıklarını arttırdığı sonucuna varılmıştır. Odak grup görüşmesiyle ortaya çıkan sonuçların hangi ölçüde nicel sonuçları açıkladığı değerlendirilmiş ve yorumlanmıştır.
Kimya öğretmen adaylarının çözünürlük konusundaki kimyasal gösterim seviyelerinin ve anlama düzeylerinin çizimlerle belirlenmesi
Kimya doğası gereği bünyesinde soyut kavramlar barındırdığından dolayı, öğrenilmesi ve öğretilmesi zor olan bilim dallarından biridir. Bu araştırmanın temel amacı kimya öğretmen adaylarının çözünürlük konusundaki kimyasal gösterim seviyelerini ve çözünürlük konusundaki anlama düzeylerini tanecik boyutunda çizimler ile belirlemektir. Araştırmada örneklem grubu olarak Van Yüzüncü Yıl Üniversitesi ve Gazi Üniversitesi'nin Kimya Öğretmenliği programının 3. ve 4. sınıfında öğrenim gören toplam 36 kimya öğretmen adayı seçilmiştir. Bu çalışmada, kimya öğretmen adaylarının çözünürlük konusuna dair anlama düzeylerini derinlemesine incelemek için nitel araştırma yöntemine ait durum çalışması araştırmanın deseni olarak belirlenmiştir. Araştırmada veriler çözünürlük ve çözünürlüğü etkileyen faktörler ile ilgili boşluk doldurma (24 madde), grafik çizme ve yorumlama (3 madde), açık uçlu sorular (4 madde) ve tanecik boyutunda çizim ile açıklama gerektiren sorular (8 madde) içeren bir test yardımıyla toplanmıştır. Testten elde edilen veriler içerik analizi yöntemi ile analiz edilerek, öğretmen adaylarının cevapları ve tanecik boyutundaki çizimleri doğru, kısmen doğru ve yanlış cevap/çizim olarak değerlendirilmiştir. Ayrıca, elde edilen veriler kimyanın temel gösterim seviyeleri olan makroskobik, submikroskobik ve sembolik seviyeye göre gruplandırılarak değerlendirilmiştir. Elde edilen bulgular öğretmen adaylarının her üç gösterim seviyesine dair anlama düzeylerinde eksiklikler olduğunu göstermiştir. Özellikle, submikroskobik düzeyde anlama seviyelerinin düşük olduğu sonucuna ulaşılmıştır. Kimya öğretmen adaylarının çözünürlük konusunda makroskobik düzey ile ilgili doymamış ve doymuş çözelti kavramlarını anladıkları, fakat aşırı doymuş çözeltileri dibinde katısı olan çözeltiler olarak düşündükleri ortaya çıkmıştır. Sembolik seviyede ise kimya öğretmen adaylarının grafik okumada başarılı iken grafik çizmede ve özellikle birim aralıklarını belirlemede zorlandıkları belirlenmiştir. Submikroskobik seviyeye ait bulgular, çok az öğretmen adayının doymamış, doymuş ve aşırı doymuş çözeltilere dair tanecik boyutunda doğru bir çizim yaptıklarını göstermiştir. Ayrıca, öğretmen adaylarının çözünürlük ve çözünürlüğü etkileyen faktörlere dair submikroskobik seviyede molekül, iyon veya tanecikleri göstermekte zorlandıkları tespit edilmiştir.
6.sınıf öğrencilerinin mühendislik ve mühendis algılarının madde ve ısı ünitesindeki FeTeMM eğitimi sürecinde incelenmesi
Yarı deneysel desene sahip bu araştırmada 6.sınıf öğrencilerinin Madde ve Isı Ünitesi'nde uygulanan Fen, Teknoloji, Mühendislik ve Matematik (FeTeMM) etkinlikleri öncesinde ve sonrasında mühendis nedir ve mühendisler nasıl çalışır ile ilgili bilgi ve çizimleri incelenmiştir. Deney ve kontrol grubunda öğrenciler 'Bir termos tasarlayalım' ve 'Isı yalıtımlı ev tasarlayalım' etkinliklerini gerçekleştirmişlerdir. İki grupta da FeTeMM eğitimi aynı etkinlikleri içermekle birlikte eğitim gruplara iki farklı şekilde verilmiştir: deney grubunda verilen FeTeMM eğitimi açık ve düşündürücü mühendislik tartışmaları içermektedir. Bu grupta mühendis nedir, mühendislik nedir ve mühendisler nasıl çalışır soruları üzerinde gerek etkinlikler sırasında gerek ise etkinlikler sonrasında açık ve düşündürücü tartışmalar yapılmış ve farklı mühendislik dalları üzerine videolar izlettirilmiş ve ödev verilmiştir. Kontrol grubunda ise yine aynı FeTeMM etkinlikleri kullanılmakla beraber mühendislik üzerine açık ve düşündürücü tartışmalar gerçekleştirilmemiştir. İki ayrı FeTeMM etkinliğinin uygulanması (8 saat 1. etkinlik için + 8 saat 2. etkinlik için) toplamda 16 ders saati (1 ay) sürmüştür. Araştırmanın çalışma grubunu 2018-2019 eğitim-öğretim yılında Van ili İpekyolu ilçesinde bulunan bir okulda öğrenim görmekte olan 6.sınıf öğrencileri oluşturmaktadır. Çalışmaya deney grubunda 32 (12 kız, 20 erkek) kontrol grubunda ise 30 (14 kız, 16 erkek) öğrenci katılmıştır. Çalışmanın verileri 'Bir Mühendis Çiz' (MÇÖ) ve 'Mühendislik Bilgi Düzeyi Ölçeği''nin (MBDÖ) her iki grupta bulunan öğrencilere ön ve son test olarak uygulanması ile toplanmıştır. MBDÖ'nün nicel analizleri Mann- Whitney U testi ile SPSS paket programı ile yapılmıştır. MÇÖ analizleri ise çizim ve çizim için yazılanların nitel içerik analizi ile incelenmesi sonucu gerçekleştirilmiştir. Yapılan analizlerde iki grubun MBDÖ son testleri arasında deney grubu lehine istatistiksel olarak anlamlı bir farklılaşma bulunmaktadır (U=10,500, z= -6,654, p=,00, r=.85). Nitel analizler başlangıçta her iki grubunda mühendisler ve mühendislerin çalışma alanları hakkında yanlış ve eksik bilgilere sahip olduğunu göstermiştir. Uygulama öncesi çizimlerde her iki grupta da en çok inşaat mühendisi çizilmiştir. Uygulama sonrasında ise deney grubundaki öğrencilerin yanlış bilgilerini doğruları ile düzelttiği ve kontrol grubuna göre daha farklı mühendislik dallarında çalışan kişiler çizdiği belirlenmiştir. Tüm bu bulgular ışığında, FeTeMM etkinliklerinin öğrencilere doğru ve tam bir mühendis algısı kazandırması için etkinlikler sırasında ve sonrasında mühendislik nedir ve mühendisler nasıl çalışır noktasında açık ve düşündürücü tartışmalar yapılmalıdır. Anahtar sözcükler: FeTeMM eğitimi, STEM eğitimi, mühendislik, mühendislik tasarımı
İğde çekirdeğinden aktif karbon üretimi ve boyar madde adsorpsiyonu
Bu çalışmanın amacı, bir tür meyve olan iğde(Elaeagnus) türü, sultan iğdesi çekirdeğinden kimyasal aktivasyon yöntemi ile aktif karbon elde ederek, boyar madde adsorpsiyonugerçekleştirmektir. Aktif karbon Mikrogözenekli bir adsorbandır. Bu adsorban kömür, lignin, şeker ve Hindistan cevizi kabuğu, kayısı çekirdeği, zeytin çekirdeği dâhil çok çeşitli karbonlu materyallerden üretilir. Aktif karbonun adsorpsiyon özelliğini etkileyen bazı faktörler vardır. Bunlar yüksek yüzey alanı, yüksek adsorpsiyon kapasitesi ayrıca mikro gözenek yapısı ve yüzey fonksiyonel gruplarıdır. Aktif karbon elde edilmesinde, Fiziksel ve kimyasal aktivasyon olmak üzere iki farklı süreç kullanılmaktadır. Fiziksel aktivasyon yönteminde ham madde CO2, N2 ya da su buharı atmosferinde aktivasyon işlemi uygulanmaktadır. Kimyasal aktivasyon yönteminde ise hammadde, kimyasal bir madde ile (ZnCl2, KOH, H3BO3K2CO3, H3PO4, H2SO4 gibi) 400-900 °C de karbonize edilmektedir. Bu çalışmada üretilen aktif karbonlar, aşılı olarak tabir edilen iri meyveli bir iğde çeşidi olan sultan iğdesi çekirdeklerinin ZnCl2, KOH, H3BO3 ile impregnasyonu sonucu kimyasal aktivasyon yöntemi ile elde edilmiştir. Elde edilen aktif karbonların yapı ve yüzey özellikleri incelenmiştir. Kimyasal aktivasyon yöntemi kullanılarak üretilen aktif karbonlar ile boyar madde adsorpsiyonu sıcaklık, zaman, pH ve konsantrasyona bağlı olarak incelenmiştir. Adsorpsiyon denge deneysel verilerinden Langmuir ve Freundlich denklemlerine uyumları incelenerek sıcaklık ile değişimleri araştırılmıştır. Boyar madde adsorpsiyonu, hem Langmuir hem de Freundlichizotermine uyum göstermiştir. Aktive edilmemiş maddenin boyar madde adsorpsiyon kapasitesi pH, konsantrasyon, karıştırma süresi ve sıcaklığa bağlı olarak incelenmiştir. Kimyasal aktivasyonun aktif karbonun kapasitesini yükselttiği ölçülmüştür. ZnCl2, KOH, H3BO3 ile aktive edilen aktif karbonların boyar madde adsorpsiyonu çalışmaları sonucunda, kapasite olarak yüksek adsorpsiyon sırasıyla;KOH,ZnCl2,H3BO3 olarak tespit edilmiştir. Adsorpsiyon çalışmalarında sıcaklığa bağlı olarak adsorpsiyon termodinamiği incelenmiştir. Termodinamik veriler bütün adsorpsiyon işlemlerinin kendiliğinden yürüdüğünü göstermektedir.
Sığırkuyruğu bitkisi (Verbascum) saplarından elde edilen ligninin farklı sıcaklık ve çözücülerdeki dönüşümü
Bu çalışmada verbascum bitki saplarından elde edilen ligninin, yüksek basınç reaktöründe ve açık hava basıncında farklı organik çözücülerle katalizörlü ve katalizörsüz olarak yeni ürünlere dönüştürülmeye çalışılmıştır. Organik çözücü olarak etanol, metanol, aseton ve n-butanol, katalizör olarakta NaOH kullanılmıştır. Yüksek basınç reaktörü denemeleri 300 oC'de, açık hava basıncı denemeleri ise çözücülerin kaynama noktalarında yapılmıştır. Elde edilen sıvı ürünler GC-MS analizi ile incelenmiştir. İnceleme sonuçlarına göre yüksek basınç reaktörü ile yapılan denemelerde en yüksek dönüşüm oranı metanol çözücüsü ile % 51 olarak bulunmuştur. Açık hava basıncı denemelerinde ise en yüksek dönüşüm oranı n-butanolde % 63 olarak bulunmuştur. GC-MS sonuçlarına göre elde edilen sıvı ürünler içerisinde aromatik, alifatik, fenolik, oksijen ve azotlu bileşikler olduğu bulunmuştur.
Kimya öğretmenlerinin kimya öğretiminde teknoloji kullanımına yönelik görüşleri ve uygulama düzeyleri
Bu çalışmada kimya öğretiminde öğretim teknolojilerinin kullanımı ele alınmış olup kimya öğretmenlerinin bu teknolojileri derslerinde kullanımlarına yönelik görüşlerinin belirlenmesi amaçlanmıştır. Bu amaç doğrultusunda Ağrı il merkezinde ve Patnos ilçesinde görev yapan 15 kimya öğretmeninin görüşleri incelenmiştir. Araştırmada nitel araştırma yöntemi kullanılmıştır. Araştırmanın verileri, yarı yapılandırılmış görüşme formu ile elde edilmiştir. Görüşmelerden elde edilen verilerin değerlendirilmesinde içerik analizi yöntemi kullanılmıştır. Elde edilen sonuçlara göre kimya öğretmenlerinin çoğunluğu çalıştıkları okulların teknolojik donanımlarının yetersiz olduğunu ve teknolojik cihazların bakımlarının yapılmadığı için onlardan yeterli düzeyde faydalanamadıklarını belirtmişlerdir. Çalışmaya katılan öğretmenler genel olarak akıllı tahta kullandıklarını ve akıllı tahta sayesinde öğrenimin daha kalıcı olduğunu ve öğrenci başarısının arttığını ifade etmişlerdir. Öğretmenlerin büyük bir kısmı teknoloji kullanımı yönünden kendisini yetersiz görmekte ve kendilerini teknoloji kullanımı yönünden geliştirebilmeleri için özellikle hizmet içi eğitimlere ihtiyaçlarının olduğunu düşünmektedirler. Ayrıca, öğretmenler genel olarak müfredatın kendilerini teknoloji kullanımına yönlendiremediğini ve öğretim teknolojilerine ayrılan bütçelerin ise yetersiz olduğunu ifade etmişlerdir. Anahtar Sözcükler: Öğretim teknolojisi, kimya öğretmenleri, kimya öğretimi, nitel çalışma
Türkiye'de 2006-2017 yılları arasında kimya öğretmen eğitimi alanında yayınlanmış yüksek lisans ve doktora tezlerinin içerik analizi
Bu çalışmanın amacı Türkiye'de 2006-2017 yılları arasında kimya öğretmen eğitimi alanında yayınlanmış olan yüksek lisans ve doktora tezlerinin içerik analizini gerçekleştirmektir. Gazi Üniversitesi, Dokuz Eylül Üniversitesi, Hacettepe Üniversitesi, Atatürk Üniversitesi, Orta Doğu Teknik Üniversitesi, Marmara Üniversitesi, Balıkesir Üniversitesi, Karadeniz Teknik Üniversitesi, Selçuk Üniversitesi ve Boğaziçi Üniversitesi'nde tamamlanmış 36 yüksek lisans ve 30 doktora tez çalışması belirlenen değişkenler kullanılarak içerik analizine tabi tutulmuştur. Değişkenler arasında yazarın cinsiyeti, çalışılan kimya konusu, kavramsal çerçeve, örneklem türü ve büyüklüğü, araştırma yöntemi ve türü, veri toplama araçları ve analiz yöntemi, geçerlik ve güvenirlik çalışmaları yer almaktadır. Araştırma sonuçlarına göre kadın araştırmacılar, hem yüksek lisans hem de doktora tez çalışmalarına erkek araştırmacılara oranla daha fazla katkı sağlamışlardır. Kimya öğretmen adayları yüksek lisans ve doktora tezlerinde en fazla çalışılan örneklem grubu olmuştur. Bunun yanında yüksek lisans tezlerinde daha çok nicel araştırma yöntemleri, doktora tezlerinde ise nitel araştırma yöntemleri tercih edilmiştir. Kimya öğretmen eğitimi alanında çalışılan yüksek lisans ve doktora tezlerinde en fazla kullanılan nicel veri toplama araçları ölçekler olurken, veri analiz yöntemi olarak en fazla t-testi kullanılmıştır. Yüksek lisans tezlerinde en fazla kullanılan nitel veri toplama aracı görüşmeler, veri analiz yöntemi ise betimsel analiz olarak tespit edilmiştir. Doktora tezlerinde ise nitel veriler sıklıkla görüşmeler yardımıyla toplanmış ve analiz yöntemi olarak en fazla içerik analizi tercih edilmiştir. Çalışmanın bulguları alanyazın ışığında tartışılmış ve bazı önerilerde bulunulmuştur. Anahtar Sözcükler: Kimya öğretmen eğitimi, yüksek lisans tezi, doktora tezi, içerik analiz
Girişimcilik odaklı STEM etkinliklerinin 7. sınıf öğrencilerinin girişimcilik becerilerine ve STEM tutumlarına etkisi
Bu araştırmanın amacı Saf Madde ve Karışımlar ünitesinde uygulanan girişimcilik odaklı STEM etkinliklerinin 7.sınıf öğrencilerinin girişimcilik becerileri ve algılarına, STEM algılarına ve tutumlarına, fen bilimleri dersine yönelik ilgilerine etkisini incelemektir. Araştırmada karma yöntem desenlerinden ''iç içe gömülü desen'' kullanılmıştır. Araştırmanın çalışma grubunu, 2019-2020 eğitim öğretim yılı, güz dönemi Van ili merkez ilçesinde yer alan bir devlet okulunda 7.sınıfta öğrenim görmekte olan 23 öğrenci oluşturmaktadır. Araştırma kapsamında 6 haftalık bir eğitim sürecini içeren modüller geliştirilmiştir. Araştırmada nicel ve nitel veri toplama araçları birlikte kullanılmıştır. Öğrencilerin girişimcilik becerilerine ve STEM tutumlarına dair nicel veriler Fen Tabanlı Girişimcilik Ölçeği ve STEM Tutum Ölçeği kullanılarak elde edilirken, öğrencilerin girişimcilik algılarına, STEM algılarına ve Fen Bilimleri dersine karşı olan ilgilerine ilişkin nitel veriler ise görüşme ve bağımsız kelime ilişkilendirme testi kullanılarak toplanmıştır. Nicel veriler Wilcoxon işaretli sıralar testi ve ilişkili örneklem t testi kullanılarak analiz edilirken nitel veriler betimsel analiz yöntemiyle analiz edilmiştir. Araştırma sonucunda, girişimcilik odaklı STEM etkinliklerinin öğrencilerin girişimcilik becerilerine ve STEM tutumlarına ait puanlarında artış sağladığı tespit edilmiştir. Diğer taraftan girişimcilik odaklı STEM etkinliklerinin grup çalışmaları açısından bazı güçlükler ortaya çıkardığı için takım becerileri puanlarında düşüş yaşanmıştır. Araştırmanın nitel verilerinden elde edilen bulgularda ise öğrencilerin girişimcilik odaklı STEM etkinlikleri sonrasında girişimcilik kavramına yönelik daha fazla bilgi kazandıkları ve algılarının arttığı ortaya çıkmıştır. Diğer taraftan öğrencilerin etkinlikler sonrasında STEM'in doğasını daha iyi kavradıkları ve STEM'i daha çok proje oluşturma süreci olarak algıladıkları görülmüştür. Ayrıca öğrencilerin büyük bir çoğunluğu girişimcilik odaklı STEM etkinlikleri içeren Fen Bilimleri dersini daha eğlenceli ve öğretici bulduklarını ifade etmişlerdir.
İmidazol Halkasının teorik ve deneysel olarak incelenmesi ve bulguların sanal gerçekçilik ile öğretilmesi
Tez çalışmasında bir merkezi bilim olan kimyanın; deneysel kimya, hesaplamalı kimya ve kimya eğitimi üç ana başlık altında incelenmiştir. Deneysel Kimya çalışmaları kapsamında 16 adet imidazol molekülü sentezlenmiş ve bu moleküllerin floresans ve absorbans davraşıları araştırılmıştır. Sentezlenen bileşiklerin yapı aydınlatılması 1H ve 13C NMR spektroskopisi kullanılarak gerçekleştirilmiştir. Bileşiklerin elektronik yapıları Gaussian paket programında Density Functional Theory (DFT) yöntemi, 6-31G (d, p) kullanılarak B3LYP fonksiyonelleri ile incelenmiş ve teorik olarak modellenmiştir. Deneysel ve teorik bulgular bir sanal gerçeklik platformu olan Cospaces.io/edu'ya aktarılarak sanal bir öğrenme evreni oluşturulmuştur. Geliştirilen bu sanal öğrenme evren için Cospaces. io/edu adresinde 98 adet kod girilmiştir. Sanal gerçeklik evreninde 17 adet eğitim senaryosu tasarlanmış ve kimya eğitiminde öğretilmesi zor konu ve kavramlar olan; absorbans, floresans, molekül geometrisi, organik kimyada önemli halkalar, ışık ve madde etkileşimlerinin sanal gerçeklikle öğretimi incelenmiştir. Ayrıca katılımclıların sanal gerçekliğe karşı tutumları, Kimya eğitiminde alternatif eğitim yöntemlerine farkındalıklar, hesaplamalı kimya hakkında bilgileri çevrimiçi anketler aracılığıyla ölçülmüştür. Çoklu ortamda gerçekleşen öğrenme süreci boyunca öğrencilerin bilişsel yükleri belirlenmiştir.
Tampon çözeltiler konusunda zihinsel modellerin belirlenmesi
Bu çalışmanın amacı kimya öğretmen adaylarının tampon çözeltiler konusundaki zihinsel modellerinin belirlenmesidir. Örneklem grubu Eğitim Fakültesi Kimya Öğretmenliği Programına devam eden 35 kimya öğretmen adayından oluşmaktadır. Tüm katılımcılar Analitik Kimya I ve II derslerinde tampon çözeltiler konusunu görmüşlerdir. Veriler, açık uçlu 10 tane soru içeren bir ölçme aracı ile toplanmıştır. Sorularda tampon çözelti kavramı, tampon çözeltilerde denge, tampon çözeltilerde tepkime mekanizması ve tampon çözeltilerin kullanım amacına yer verilmiştir. Veriler, araştırmacı tarafından betimsel içerik analizi ve temalara göre matrisleme yapılarak, hibrit bir yöntemle analiz edilmiştir. Kimya öğretmen adaylarının tampon çözeltilerle ilgili kavramsal düzeyde anlamalara sahip oldukları ve zihinsel modellerinin bilimsel olmadığı tespit edilmiştir.
Kimya öğretmen adaylarının titrasyonlar konusunda zihinsel modellerinin belirlenmesi
Bu çalışmada kimya öğretmen adaylarının titrasyonlar konusunda zihinsel modellerinin belirlenmesi amaçlanmaktadır. Araştırma durum çalışması olarak yürütülmüştür. Öğrencilerin zihinsel modellerini belirleyebilmek için Analitik Kimya Dersi titrasyonlar konusu kazanımları, ilgili alanyazın taraması ve uzman görüşlerinden yola çıkarak veri toplama aracı geliştirilmiştir. Geliştirilen veri toplama aracı titrasyonlar konusu ile ilgili 19 adet soru içermektedir. Geliştirilen veri toplama aracı bir devlet üniversitesinde Analitik Kimya Dersini almış ve titrasyonlar konusunda ön görülen kazanımlara sahip olduğu düşünülen Eğitim Fakültesi Kimya Öğretmenliği programında eğitimlerini sürdüren 45 öğrenciye uygulanmıştır. Titrasyonlar konusundaki zihinsel modellerin belirlenebilmesi için öğrencilerin her bir soruya dair verdikleri yanıtlardan kodlar oluşturulmuş ve anlama seviyeleri belirlenmiştir. Zihinsel modeller tam bilimsel model, kısmi bilimsel model, temel model ve geçiş modeli olarak belirlenmiştir. Elde edilen bulgular incelendiğinde öğrencilerin ağırlıklı olarak tam bilimsel modele sahip olduğu görülmüştür. Çalışma sonucunda öğrencilerin titrasyonlar konusu ile ilgili ağırlıklı olarak bilimsel düzeyde anlamalara sahip olduğu fakat konu ile ilgili belirgin kavram yanılgılarının da bulunduğu tespit edilmiştir. Bu sonuçlardan yola çıkarak titrasyonlar konusunun laboratuvarda uygulamalı olarak anlatılması ve teknoloji destekli materyallerden yararlanarak somutlaştırılarak sunulması önerilmiştir.
Organik kimya laboratuvar uygulamalarında TGA (Tahmin – gözle- açıkla) destekli etkinliklerin çeşitli değişkenler üzerine etkisinin incelenmesi
Bu araştırmanın amacı, organik kimya laboratuvar dersinde Tahmin Et-Gözle-Açıkla (TGA) yöntemine dayalı olarak hazırlanan laboratuvar uygulamalarının kimya öğretmen adaylarının kimya laboratuvarına yönelik öz yeterlilik ve endişe düzeyleri ile kimya başarıları üzerine etkisini incelemektir. TGA yöntemiyle desteklenen laboratuvar uygulamalarında öğrencilerin öğrenecekleri bilgilerle önceden yapılandırdıkları bilgileri arasında ilişki kuracakları beklenmiştir. Bu şekilde hem teorik bilgilerin hem de pratik becerilerin bir arada kullanılmasının sağlanmasıyla laboratuvar ortamında çok yönlü öğrenme süreçlerinin olumlu bir şekilde sonuçlandırılması beklenmektedir. Bu görüşten hareketle TGA yöntemine dayalı olarak hazırlanan laboratuvar uygulamalarının kimya öğretmen adaylarının öz yeterlilik, endişe ve başarı düzeyleri üzerine etkileri araştırılmak istenmektedir. Araştırmanın çalışma grubunu, 2020-2021 güz döneminde Hacettepe Üniversitesi Eğitim Fakültesi Kimya Eğitimi Anabilim Dalı'nda organik kimya laboratuvar dersini alan kimya öğretmen adayları oluşturmuştur. Araştırmanın nicel boyutunda ön-son test kontrol gruplu yarı deneysel desen kullanılmıştır. Deney grubunda, çalışma kapsamı için belirlenen deneyler TGA yöntemine dayalı çalışma yapraklarıyla; kontrol grubunda ise geleneksel yöntemle (föylerle) yürütülmüştür. Çalışmada, veri toplama aracı olarak "Organik Kimya Başarı Testi" (Önen, Altundağ & Mustafaoğlu, 2015), "Kimya Laboratuvar Öz yeterlilik Ölçeği" (Alkan, 2016) ve "Kimya Laboratuvarı Endişe Ölçeği" (Azizoğlu & Uzuntiryaki, 2006) kullanılmıştır. Araştırmanın nitel boyutunda ise deney grubundaki öğrencilerle uygulanan yönteme yönelik etkinlikler hakkında yarı yapılandırılmış görüşmeler yapılmıştır. Bu şekilde Tahmin Et-Gözle-Açıkla yöntemiyle desteklenen organik kimya laboratuvar uygulamalarının öğrencilerin öz yeterlilik ve endişe düzeyleri ile organik kimya başarıları üzerindeki etkisinin ortaya çıkarılması ve yorumlanması sağlanabilmiştir.
Doğrudan yansıtıcı öğretimin, bilimin doğasına ilişkin görüşlere, bilimsel okuryazarlık düzeyine, başarıya etkisi
Bu araştırmanın amacı, atom ve periyodik sistem ünitesinde, doğrudan yansıtıcı yaklaşıma dayalı bilimin doğası öğretiminin, dokuzuncu sınıf öğrencilerinin bilimin doğasına ilişkin görüşlerine, bilimsel okuryazarlık düzeylerine ve başarılarına etkisini incelemektir. Araştırma, 2018-2019 yılı, güz döneminde Ankara İli, Çankaya İlçesindeki bir Anadolu Lisesinde dokuzuncu sınıfa devam eden 96 öğrenci ile yürütülmüştür. Araştırmanın veri toplama araçları; Bilimin Doğası Hakkında Görüşler Anketi (VNOS-C), Bilimsel Okuryazarlık Testi, Atom Modelleri Başarı Testi ve Kavram Haritalarıdır. Araştırmada nicel araştırma yöntemlerinden ön test son test kontrol gruplu yarı deneysel desen kullanılmıştır. Toplam yedi hafta süren araştırmada dersler, deney grubunda doğrudan yansıtıcı yaklaşıma dayalı bilimin doğası öğretimi ile kontrol grubunda ise Kimya öğretim programının öngördüğü şekilde işlenmiştir. Verilerin analizinde betimsel istatistik analizleri, bağımsız örneklem t-testi, bağımlı örneklemler t-testi ve nitel analiz yöntemlerinden faydalanılmıştır. Araştırmadan elde edilen bulgular sonucunda, deney ve kontrol grubu öğrencilerinin bilimin doğasına yönelik görüşlerinin gelişim gösterdiği tespit edilmiştir. Ayrıca bilimsel okuryazarlık ölçeği ve akademik başarı testlerinden elde edilen bulgular da deney grubu lehinedir. Bu bulgular ışığında doğrudan yansıtıcı yaklaşıma dayalı bilimin doğası öğretiminin öğrencilerin bilimin doğasına yönelik görüşlerinin gelişmesinde, bilimsel okuryazarlık düzeylerinin ve akademik başarılarının artmasında etkili olduğu sonucuna ulaşılmıştır.
Kavram haritalarıyla desteklenen 5E öğrenme modelinin öğrencilerin kimya kavramlarını anlamalarına etkisi
Bu çalışmanın amacı kavram haritalarıyla desteklenen 5E öğrenme modelinin, ortaöğretim 8. sınıf öğrencilerinin kimya konuları ile ilgili kavramsal anlamlarına ve motivasyonlarına etkisinin incelenmesidir. Çalışma, 2018-2019 öğretim yılının bahar yarıyılında, Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti'nde (KKTC) bulunan devlete bağlı bir kolejde yürütülmüştür. Çalışma karma araştırma yöntemlerinden gömülü desen kullanılarak 100 öğrenci ile gerçekleştirilmiştir. Çalışma seçkisiz bir şekilde belirlenen iki deney ve iki kontrol grubu ile yürütülmüştür. Deney gruplarında dersler Kavram Haritaları ile Desteklenen 5E Öğrenme Modeli ile işlenirken kontrol gruplarında geleneksel öğretim yöntemi ile işlenmiştir. Veri toplamada, Kimya Kavram Teşhis Testi (KKTT), Öğrenmede Güdüsel Stratejiler Ölçeği (ÖGSÖ), açık uçlu sorular ve yarı yapılandırılmış görüşmeler kullanılmıştır. Nicel verilerin analizinde, bağımsız örneklem t-testi ve MANOVA gibi istatistiksel analizler, nitel verilerin analizinde ise içerik analizi kullanılmıştır. Çalışma sonucunda, kavram haritaları ile desteklenmiş 5E öğrenme modeli ile ders işleyen deney grubu öğrencilerinin konu ile ilgili kavramsal anlamalarının kontrol grubu öğrencilerine göre daha yüksek olduğu saptanmıştır. Ayrıca deney ve kontrol grubu öğrencilerinin içsel hedef düzenleme sontest puanları karşılaştırıldığında deney grubu öğrencilerinin lehine ve sınav kaygısı sontest puanları karşılaştırıldığında kontrol grubu öğrencilerinin lehine anlamlı bir farklılık olduğu tespit edilmiştir.
Online eğitimde bilişsel faktörler ve kimya başarısı
Bu tez çalışmasının amacı online kimya dersine katılan öğrencilerin sahip oldukları üst bilişsel farkındalık ve öz düzenleme yeteneklerinin akademik başarılarına etkisi olup olmadığını araştırmaktır. Ayrıca uygulama öncesi ve sonrası öğrencilerin online kimya eğitimi ile ilgili algı düzeylerinin değişip değişmediği araştırılmıştır. Uygulamada akademik başarıyı ölçmek için elektrokimya, çözeltiler, asit-baz, kimyasal bağlar konuları seçilmiştir. Araştırmada; araştırma sürecinde geliştirilen akademik başarı testi, "Üst Bilişsel Farkındalık Envanteri", "Özdüzenleyici Öğrenme Stratejileri", "Online Eğitim Algısı Ölçeği" uygulanmıştır. Araştırma deseni deneysel desenlerden tek grup ön test-son test desenidir. Çalışma grubu kimya/kimya teknolojisi, fen bilgisi öğretmenliği mezunu veya son sınıf öğrencisi olan 149 öğretmen adayıdır. Öğrencilerin online eğitim algısında, üstbilişsel farkındalık düzeyinde, çevrim içi öz düzenleyici öğrenme stratejileri seviyelerinde uygulama öncesi ve sonrası anlamlı düzeyde bir artış görülmüştür. Öğrencilerin akademik başarı testinden aldıkları puanlarda ön test son test arasında anlamlı düzeyde artış gözlenmiştir. Araştırmada yapılan öğretim uygulaması bağımsız değişkendir. İki ya da daha çok değişken arasındaki ilişkiyi ölçmek için araştırmada regresyon analiz metodu kullanılmış ve bulgular yorumlanmıştır. Öğrencilerin üst bilişsel farkındalık düzeyleri ve çevrimiçi öğrenmede özdüzenleme stratejileri akademik başarılarını yordamaktadır. Ancak öğrencilerin online eğitim algı düzeyleri akademik başarılarını yordamamaktadır.
Kimya öğretmenlerinin bağlam temelli etkinlik hazırlama ve uygulama becerilerinin geliştirilmesi
Bu çalışmada, kimya öğretmenlerinin bağlam temelli etkinlik hazırlama ve uygulama becerilerinin geliştirilmesi hedeflenmiştir. Bu hedeften yola çıkarak öğretmenlerin; süreçten beklentilerinin, bağlam temelli kimya öğretimi sonucunda elde ettikleri kazanımların, bağlam temelli kimya öğretiminin uygulanabilirliğine ilişkin görüşlerinin ve uygulamalar sonrasında verilen dönütlerin öğretmenlerin bağlam temelli öğretim yeterliklerinin gelişimine etkisinin belirlenmesi amaçlanmıştır. Nitel araştırma paradigmasıyla yürütülen bu araştırmada durum çalışması deseninin kolektif durum çalışması yöntemi kullanılmıştır. Çalışma, araştırmacı tarafından verilen Bağlam Temelli Kimya Öğretimi Hizmet İçi Eğitim Kursu'na katılan iki kimya öğretmeniyle yürütülmüştür. Araştırmada, her bir öğretmen üç bağlam temelli kimya öğretim etkinliği hazırlamış ve uygulamıştır. Uygulamalar sırasında öğretmenler, bağlam temelli öğretim yeterlikleri çerçevesinde gözlemlenmiş ve her uygulama sonrasında öğretmenlere bu yeterlikleri sağlayıp sağlayamamaları durumlarına göre dönütler verilmiştir. Her uygulama video kayıt cihazıyla, yapılan görüşmeler ise ses kayıt cihazıyla kayıt altına alınmıştır. Araştırmanın verileri, gözlem, görüşme ve alan notları aracılığıyla toplanmıştır. Araştırma sonucunda elde edilen verilere betimsel analiz ve içerik analizi yapılmıştır. Elde edilen bulgular kodlar ve kategoriler oluşturularak sunulmuş ve yorumlanmıştır. Araştırmanın sonucunda, A Öğretmen'in beş bağlam temelli öğretim yeterliğinin; B Öğretmen'in ise iki bağlam temelli öğretim yeterliğinin geliştiği tespit edilmiştir. Öğretmenlerin bağlam temelli öğretim yeterliklerinin gelişimine dönütlerin etkisi olduğu düşünülmektedir. Ayrıca, sürece etki eden faktörler öğretmen profili ve öğrenci özellikleri kategorileri altında, öğretmenlerin beklentileri öğrenci ve öğretim sürecine yönelik beklentiler kategorileri altında, öğretmenlerin süreç sonunda elde ettiği kazanımlar mesleki ve bireysel kazanımlar kategorileri altında; bağlam temelli öğretimin uygulanabilirliği öğretim programı, eğitim ortamı ve eğitim politikaları kategorileri altında incelenmiş ve sonuç-tartışma bölümünde sunulmuştur. Anahtar sözcükler: bağlam temelli kimya öğretimi; bağlam temelli öğretim yeterlikleri; öğretmenler; dönüt verme.
5E öğrenme modelinin lise öğrencilerinin çözünürlük dengesi konusundaki başarılarına ve bilimsel süreç becerilerine etkisinin incelenmesi
Bu çalışmanın amacı 5E öğrenme modeli esas alınarak geliştirilen öğretim programının, ortaöğretim kademesi 11. sınıf matematik ve fen alanı öğrencilerinin bilimsel süreç becerilerine ve Çözünürlük Dengesi konusunda kimya başarılarına etkisinin incelenmesidir. Nicel araştırma yöntemi ile yürütülen çalışmada kontrol gruplu öntest sontest deneysel desen kullanılmıştır. Çalışma, 2014-2015 öğretim yılı Bahar döneminde, Ankara ili Çankaya ilçesinde ortaöğretim kademesinde okuyan toplam 67 öğrencinin katılımıyla yürütülmüştür. Deney grubu ve kontrol grubu, çalışmanın örneklemini oluşturan öğrencilerden rastgele seçilmiştir. Deney grubunda 5E öğrenme modeli yaklaşımı ile, kontrol grubunda ise geleneksel yöntem ile konular işlenmiştir. Araştırma kapsamında belirlenen bilimsel becerilerin gelişiminin ölçülmesi amacıyla Temiz (2007) tarafından geliştirilen Bilimsel Süreç Beceri Ölçeği (BSBÖ) kullanılmıştır. İlişkili örneklemler için T-Testi analizi yapılmıştır. Deney grubu öğrencilerinin öntest- sontest puanları arasında anlamlı bir fark gözlenmiştir. Deney grubu ve kontrol grubu öğrencilerinin BSBÖ sontest puanları arasında anlamlı fark gözlenmiştir. Öğrencilerin kimya başarılarını ölçmek amacıyla, araştırmacı tarafından geliştirilen Çözünürlük Dengesi Başarı Testi kullanılmıştır. Çalışmada elde edilen nicel verilerin analizi parametrik olmayan analizlerden Mann – Whitney U Testi, Wilcoxon işaretli sıralar testi ve parametrik testlerden olan t-Testi ile yapılmıştır. Bu çalışmadan elde edilen bulgular ışığında, kimya konularında öğrencilerin akademik başarılarını artırmada, bilimsel süreç becerilerinin kazandırılması ve geliştirilmesinde yapılandırmacı yaklaşımın 5E öğrenme modelinin daha etkili olacağı sonucuna varılmıştır. Anahtar sözcükler: yapılandırmacı yaklaşım, 5E öğrenme modeli, bilimsel süreç becerileri
Design and implementation of a nanoscience and nanotechnology workshop: Investigating 11th grade students' awareness and conceptual understanding of nanoscience and nanotechnology
The purpose of this study was to develop a nanoscience and nanotechnology workshop (NNW) and determine its effectiveness by examining the change in students? awareness and conceptual understanding of nanoscience and nanotechnology related concepts. In this study, a mixed-method design was used. The quantitative part of the study included a pre-experimental design (pre-test and post-test design with no control group) and the qualitative part involved interviews, observations and artifacts. The participants for the research were 79 eleventh grade students from two private schools and a public school. Two different classrooms from the public school attended the NNW. Data regarding students? awareness of nanoscience and nanotechnology were collected through the Nanoscience & Nanotechnology Awareness Questionnaire (NNAQ). Seven items of NNAQ were adapted from Nanotechnology Awareness Instrument developed by Dyehouse et al. (2008). The other items of the NNAQ were added by the researcher. Nanoscience & Nanotechnology Conceptual Understanding Questionnaire (NNCUQ), Workshop Evaluation Questionnaire (NNWEQ) and semi-structured interviews were adapted from the instruments developed by Akaygun (2010a, b). In the study, the NNCUQ was used to measure 11th grade students? conceptual understanding of nanoscience and nanotechnology related concepts. The NNWEQ was used to assess student feedback and recommendations with regard to the workshop. In order to explore students? previous knowledge, understanding and expectations from the workshop, semi-structured interviews were conducted. Each one-to-one interview was audio recorded. Quantitative data were analyzed using the one-way ANOVA, paired samples t-test, independent samples t-test and chi-square tests. The interviews were transcribed and the student answers were coded. The results of the analysis indicated that attending the workshop increased the students? awareness and conceptual understanding of nanoscience and nanotechnology.
Kimyasal tepkimelerde hız, denge ve enerji konuları ile ilgili yapılan çalışmaların içerik analizi
Bu araştırma, Google Akademik ve Dergipark veri tabanları tarafından dizinlenen Türkiye'deki eğitim dergilerinde 2010-2022 yılları arasında kimya eğitimi alanında "kimyasal tepkimelerde hız, denge ve enerji" konularında yayımlanan makaleleri, genel özellikleri ve konuların öğretimiyle ilgili tespit edilen hususlar bakımından incelenerek genel eğilimlerin hangi yönde olduğunu tespit etmeyi amaçlamaktadır. Araştırmada amaçlı örnekleme yöntemi ile seçilen 41 makale içerik analizine tabi tutulmuştur. Ulaşılan çalışmalar yayın yılı, makale türü, örneklem/çalışma grubunun özellikleri, düzeyleri ve sayısı, çalışmaların nerelerde yürütüldüğü, araştırma metot ve desenleri, veri toplama araçları, çalışmaların amacı, öğrencilerin kavramalarını belirlemeye yönelik metotlar, öğrencilerin genel bilgi iddiaları, öğrencilerde tespit edilen kavrama ve öğrenme zorlukları ile kavramsal değişim yaklaşımının nasıl uygulandığı gibi kriterler bakımından analiz edilerek mevcut durum ortaya konulmaya çalışılmıştır. Araştırma bulgularına ilişkin sayısal değerler yüzde ve frekans tablolarıyla sunulmuştur. Araştırma bulgularına göre en çok yayının 2010 yılında yapıldığı, makale türü açısından araştırma makalelerinin sıklıkla tercih edildiği tespit edilmiştir. Örneklem/çalışma grubunun özellikleri açısından en fazla çalışmanın öğretmen adaylarıyla yapıldığı, örneklem büyüklüğü olarak 0-25 ile 26-100 kişi arasında değişen grupların tercih edildiği ve en çok çalışmanın Ankara ilinde yürütüldüğü belirlenmiştir. Çalışmalarda en çok nicel araştırma yöntemleri kullanılırken, veri toplama aracı olarak başarı testlerinin sıklıkla kullanıldığı ortaya konulmuştur. Çalışmaların amaçları bakımından, çoğunlukla öğrencilerin konuları kavramaları ve anlamlı öğrenmelerine yönelik araştırmaların yapıldığı, öğrencilerin kavrama ve keşfetmelerini belirlemeye yönelik metotlar bakımından çoktan seçmeli soruların sıklıkla tercih edildiği görülmüştür. Öğrencilerin genel bilgi iddiaları arasında kimyanın sembolik dilinden kaynaklanan ve kullanılan matematiksel ifadelerle ilgili iddialar, makroskobik gözlemleri mikroskobik açıklamalarla ilişkilendirememe, kimyasal olayları günlük hayatla ilişkilendirememe, ön koşul bilgilerle ilgili eksiklikler barındırma gibi iddialarının görüldüğü belirlenmiştir. Öğrencilerde en fazla tespit edilen kavrama güçlüğünün kimya kavramlarıyla ilgili önkoşul bilgilerin niteliğinden/yetersizliğinden/eksikliğinden kaynaklanan zorluklar olduğu görülmüştür. Kavramsal değişim yaklaşımının benimsendiği çalışmalarda öğrencilerde kavramsal değişimi gerçekleştirmek amacıyla en fazla aktif öğrenme yaklaşımının tercih edildiği tespit edilmiştir.
Ortaöğretim öğrencilerinin iyonize olmayan radyasyona yönelik farkındalık ve algılarının incelenmesi
Her ne kadar iyonlaştırıcı radyasyona yönelik bilgi ve riski ile öğrencilerin bu konudaki bilgi ve farkındalığına çok fazla vurgu yapılsa da, iyonlaştırıcı olmayan radyasyon ve öğrencilerin farkındalığı hakkındaki bilgiler ya eksik ya da fazla vurgulanmaktadır. İyonlaştırıcı radyasyonlar yüksek enerji radyasyonları iken, iyonlaştırıcı olmayan radyasyon, atomları veya molekülleri iyonize etmek için yeterli enerjiye sahip olmayan nispeten düşük enerjili radyasyonlardır. Modern toplumda, iyonlaştırıcı olmayan radyasyon önemli bir role sahiptir. Cep telefonu kullanımı ve kablosuz iletişim teknolojisinin hızla büyümesi ile günlük yaşamımızın bir parçası haline gelmişlerdir. İyonlaştırıcı olmayan radyasyonun, iyonlaştırıcı radyasyondan daha az tehlikeli olduğu düşünülse de, iyonlaştırıcı olmayan radyasyona aşırı maruz kalma, bazı sağlık sorunlarına neden olabilmektedir. Bu çalışmada ortaöğretim 9, 10, 11, ve 12. Sınıflarında öğrenim gören öğrencilerin iyonize olmayan radyasyona yönelik algıları, farkındalıkları ve bilgileri incelenmiştir. Bu amaçla çalışmada ilk olarak iki pilot çalışma yürütülmesi ile bir ölçek geliştirilmiştir. Daha sonra bu ölçek 951 öğrenciye uygulanarak değerlendirilmiştir. Çalışma sonunda öğrencilerin iyonize radyasyon ve radyoaktif radyasyon arasındaki farkı bilmedikleri, cep telefonları ve baz istasyonlarının radyoaktif radyasyon yaydığını düşündükleri belirlenmiştir. Cep telefonu kullanımı konusunda öğrencilerin çok dikkatli olmadığı ve uzun saatler cep telefonu ile zaman geçirdiği sonucuna ulaşılmıştır. Çalışma sonunda ortaöğretim öğrencilerinin elektromanyetik radyasyon konusunda bilgilerinin geliştirilmesi konusunda önerilere yer vermiştir.