Popular culture
142 theses under this subject heading
Sokak modası ve iki farklı metropolde (Milano ve İstanbul) karşılaştırmalı olarak incelenmesi
Sokak modası podyumdaki modaya alternatif olarak günlük hayatımızda önemli bir yere sahiptir. Sokaklar modanın, tasarımcıların ve markaların vitrinlerinden çıkıp görünür olmaya başladığı ilk yer olarak kabul edilmektedir. Bu tez çalışmasında, öncelikle giyim ve toplumsal değişim elbisenin kullanımı çerçevesinde açıklanmış, sonrasında moda kavramı-gelişimi ve moda olgusu psikolojik ve sosyolojik açılardan ele alınmıştır. Çalışmanın sonraki bölümlerinde sokak modası kavramı detaylandırılmış, sokak modasına yön veren şehirler arasında yer alan Milano ile ülkemiz modasının en önemli merkezi kabul edilen İstanbul şehirleri, sokak stilleri açısından ayrıntılı bir şekilde incelenmiş ve pek çok kaynak incelenerek belirlenen görseller temelinde her iki şehirde görülen sokak stilleri gruplandırılarak karşılaştırılmıştır. Çalışmanın sonunda genel bir değerlendirme yapılarak her iki şehrin sokak stilleri arasındaki farklılık ve benzerlikler çeşitli açılardan değerlendirilmiştir.
Milli Mücadele Dönemi yazarlarından Halide Edip Adıvar, Reşat Nuri Güntekin ve Yakup Kadri Karaosmanoğlu'nun romanlarının popüler kültür içerik özellikleri bağlamında incelenmesi
Bu çalışmada Halide Edip Adıvar, Reşat Nuri Güntekin ve Yakup Kadri Karaosmanoğlu örneğinde Milli Mücadele Dönemi romanlarının popüler kültür içerik özellikleri bağlamında incelenmesi amaçlanmıştır. Bu amaç doğrultusunda, Halide Edip Adıvar'ın Ateşten Gömlek (1923), Kalp Ağrısı (1924) ve Vurun Kahpeye (1923); Reşat Nuri Güntekin'in Ateş Gecesi (1942), Damga (1924), Gizli El (1924) ve Yeşil Gece (1928); Yakup Kadri Karaosmanoğlu'nun Ankara (1934), Kiralık Konak (1922), Sodom ve Gomore (1928) ile Yaban (1932) adlı romanları incelenmiştir. Çalışmada, öncelikle yöntem üzerinde durulmuş ve çalışmanın nasıl yapıldığı açıklanmıştır. Çalışmanın kuramsal çerçeve ve tarihsel ardalan bölümünde ise öncelikle Marksist Ekonomi Politik Yaklaşıma değinilmiş ve bu bağlamda popüler kültür tartışması yapılmıştır. Sonrasında ise Milli Mücadele Dönemi'nin sosyo-kültürel ortamı değerlendirilmiş, yazarların yaşamı, sanat anlayışları ve değerlendirmeye alınan romanlarının konuları üzerinde durulmuştur. Çalışmada, popüler kültürün belirleyicisinin üretim anındaki siyasal ve ekonomik ilişkiler olduğu görüşü temel alınmıştır. Bu bağlamda yapılan değerlendirmede, Milli Mücadele Dönemi popüler kültür içerik özelliklerinin dönemin sosyo kültürel ve ekonomik yapısı doğrultusunda biçimlendiği ve dönemin popüler kültür içerik özelliklerinin günümüzün popüler kültür özellikleri ile benzerlik gösterdiği ve her iki dönemde de popüler kültürün işlevinin aynı olduğu sonucuna varılmıştır. Anahtar Sözcükler: Marksist ekonomi politik, Popüler kültür, Milli mücadele dönemi
Popüler kültür bağlamında okuma: lise öğrencilerinin popüler kültüre karşı tutumları ile okumaya karşı tutumlarının karşılaştırılması (Tavşanlı örneği)
Günlük yaşamın ayrılmaz bir parçası haline getirilen popüler kültürün kitle kültürüne dönüşmesi, okuma alışkanlığının azalmasına dolayısıyla da halkın anlam üretimlerinin kaybolmasına neden olur. Halkın popüler kültür düzeylerinin okuma ile ilişkilendirilerek irdelenmesi, günümüz modern toplumundaki bireyin anlam dünyasını anlamaya yardımcı olur. Popüler kültür kavram olarak halkın çoğunluğu tarafından benimsenen kültürel beğenilerini ifade eder. Günümüzde bu beğeniler, haz ve isteklerin kolayca doyurulması ile şekillenir. Halk, kendisi için üretilen hazır kültür içeriklerini tercih ederek yani sadece tüketerek popüler kültürü şekillendirir. Popüler kültür içerikleri kitle iletişim araçlarıyla dağıtılır ve bireyler bu metinleri yazılı, görsel ve işitsel olarak okurlar. Okuma bilinen anlamıyla, kitapla etkileşim süreci olarak okuyucu ve metin arasındaki iletişimdir. Okuyanın okuduğu metni anlamlandırabilmesi, onu etkin bir şekilde değerlendirebilmesi zihinsel bir beceriyi gerektirir. Popüler kültürün bireyi pasifleştirmesi sonucu okuma becerileri de bundan etkilenir. Bireyin kendine sunulan popüler metinleri edilgin bir biçimde değil de etkin bir biçimde okuyabilmesi toplumu ve popüler kültürü sorgulamasına neden olur. Bu nedenle toplumların popüler kültürden etkilenmeleri ile okuma alışkanlıkları arasında bir etkileşim vardır. Bu çalışmada, popüler kültüre ilişkin öğrenci tutumları ile okumaya ait öğrenci tutumları arasında karşılaştırma yapılmaktadır. Bu karşılaştırma yapılırken popüler kültüre karşı olumlu tutum geliştirenlerin okumaya ait tutumlarının olumsuz olacağı varsayımından hareket edilmektedir.
Kitle iletişim araçları ve yanlış bilinçlilik
Son dönemlerde, kitlesel iletişim üstüne yapılan çalışmaların arttığı görülmektedir.Sosyal bilimlerin ve özellikle sosyolojinin bu alana yüklediği önemin nedeni kitle iletişimaraçlarının yol açtığı toplumsal dönüşümlerdir.Bu çalışmada, kitle iletişim araçlarının neden olduğu toplumsal dönüşümleri anlamakiçin bu araçların kitlelerde yarattığı ?yanlış bilinçlilik? olgusuna merkezi bir önem verilmesigerektiği tartışılmaktadır. Yaşantımızın her alanına son yıllarda giriş yapan kitle iletişimaraçlarının ve bu araçlardan en etkilisi olduğunu düşündüğümüz televizyonun başta habervermek olmak üzere birçok işlevi vardır. Ancak, kitlesel iletişimin hem siyasi hem deekonomik anlamda bireyleri denetim altına almak amacıyla yanlış bilinç ürettiği de göz ardıedilmemelidir.Kitlelerde içinde yaşadıkları döneme ilişkin yanlış bilinç oluşturma olgusu sermayesınıfı için son derece önemlidir. Buradaki önem sadece sermaye sınıfının kitle iletişimaraçlarını kullanarak oluşturmayı hedeflediği yanlış bilinçlilik değildir. Aynı zamanda, siyasalalan da kitle iletişim araçlarını kullanarak seçmen kitlelerinde yanlış bilinçlilik yaratmayıhedeflemektedir.Bu çerçevede, siyaset ve ekonomi arasındaki bağlar irdelenerek Türkiye'deki kitleiletişim araçlarının gelişimi araştırılmaktadır. Bu araştırmanın da gösterdiği temel sonuçyanlış bilinçliliğin kitlesel iletişimle ilişkisinin kesinliği olmaktadır. Tüm budeğerlendirmelerin temeline ?kitle kültürü? ve ?kültür endüstrisi? kavramlarıyerleştirildiğinde, süreç daha anlaşılabilir bir görünüm kazanmaktadır. Türkiye'de kitleiletişim araçlarının gelişimi ve Türk medyasının holdingleşme süreci göz önüne alınarak kitlekültürü ve kültür endüstrisi eleştirilerinin bu süreci açıklayabildiği gerçeği ortayakonulmaktadır.
Kitle iletişim araçlarının gençler üzerindeki etkileri: Kütahya örneği
İnsanları diğer canlılardan ayıran özelliklerden birisi de kendilerine ait bir kültür içerisinde yaşayabilme yeteneğidir. Kültürlerin büyüyüp gelişmesinde en önemli araç ise dildir. Dil, kültürün temel taşıyıcısı olup canlı, değişken ve en önemlisi sosyal bir olgudur. Bireyler dil yardımı ile anlaşır ve onun sayesinde birbirleriyle iletişim kurarlar. İletişim en genel tanımıyla; birimler arası bilgi alış verişidir.Günümüzde kişiler arası iletişimin gerçekleşmesini sağlayan en önemli kurumun medya olduğunu söyleyebiliriz. Medyanın temel işlevi bilgi aktarımı olmasına rağmen, günümüzde üstlendiği bu rolün haricinde de; eğitim, eğlence, alışveriş gibi birçok işlevi bulunmaktadır. Kitle iletişim araçları bu noktada toplumların kültürel yapısını da olumlu ve olumsuz yönlerde etkilemektedir.Bu çalışmada; kitle iletişim araçlarının bireyler üzerine olan etkisi anket tekniği yardımıyla incelenmiştir. Bu çerçevede çalışmanın ilk iki bölümünde kitle iletişim araçları, kültür, kültürel kalıplar ve temel iletişim kuramları ile ilgili kavramlar ayrıntılı bir biçimde açıklanarak literatüre uygun bir alt yapı hazırlanmıştır. Anket araştırması için ?Kütahya? ili merkez olarak seçilmiş ve farklı kuşaklardaki bireylerin medyadan ne yönde etkilendikleri elde edilen istatistiki sonuçlar analiz edilerek yorumlanmıştır.Anahtar Kelimeler: Kitle İletişim Araçları, İletişim, Medya, Kültür, Popüler Kültür, Yabancılaşma, Yozlaşma
Çocukluk imgesi, oyun ve oyuncak: Sosyo-kültürel bir analiz
Çocukluk imgesi, çocuğa yüklenen anlamı, çocukluk anlayışını ifade eder. Çocukluk imgesi, çağlar boyunca farklı anlamlara sahip olmuştur; dolayısıyla çocukluk imgesi, toplumsal bir kurgudur. Oyun kültürü de, çocuk kültürünün ayrılmaz bir parçasıdır. Değişik toplumsal süreçlerde değişik çocukluk imgelerinden bahsedilebildiği gibi, değişik çocuk oyunlarından/oyuncaklarından söz edilebilmektedir. Dolayısıyla çocukluk ve çocuk kültürü, toplumdan topluma, kültürden kültüre farklılık göstermektedir. Çocuk oyunları ve çocukluk imgesi, toplumsal değişimlerden en çok etkilenen ve toplumsalı da en çok niteleyen alanlardan biridir.Günümüzde çocukluk ve çocuk oyunları kültürü hızla değişmektedir. Yaşadığımız küreselleşme sürecinde, post-modern çocukluk imgesinden, sosyal oyunların ve geleneksel oyuncakların ortadan kaybolmasından söz edilmektedir. Dünyada ve Türkiye'de yaşanan toplumsal değişimlerin, çocuk oyun kültürünün ve çocukluk kavramının değişimine etkisi söz konusudur.Bu çalışmada çocukluk'un, oyun ve oyuncağın sosyolojik anlamda neleri ifade ettiği; değişen sosyo-kültürel süreçlerden çocukluk'un ve oyun kültürünün nasıl etkilendiği, değiştiği ve değişimin ne yönde olduğu ele alınmıştır. ?Geleneksel, modern ve post-modern? kavramsallaştırması kullanılarak, çocuk kültürünün toplumsal değişim kaynakları olan sanayileşme, kentleşme, teknolojik ilerlemeler, kapitalizm, tüketim kültürü ve küreselleşme süreçleriyle ne şekilde değiştiği tarihsel karşılaştırmalı yöntemle incelenmiştir.Anahtar Kelimeler: Çocukluk imgesi, oyun, oyuncak, toplumsal değişim, geleneksel, modern, post-modern, sosyo-kültürel analiz.
Kitle iletişim araçlarında ailenin ve ataerkinin yeniden üretimi (Örnek olaylar: Zuhal Topal'la İzdivaç programı ve Geniş Aile dizisi)
ÖZETKİTLE İLETİŞİM ARAÇLARINDA AİLENİN VE ATAERKİNİN YENİDEN ÜRETİMİ (ÖRNEK OLAYLAR: ZUHAL TOPAL'LA İZDİVAÇ PROGRAMI VE GENİŞ AİLE DİZİSİ)ŞAHİN, HaticeYüksek Lisans Tezi, Sosyoloji Ana Bilim DalıTez Danışmanı: Yrd. Doç. Dr. Şehriban ŞAHİN KAYATemmuz, 2011, 123 sayfaBu tez insanlar için son derece önemli bir duygusal destek alanı olan aile kurumunun ataerkillik, popüler kültür ve kapitalizm üçgeninde nasıl tekrar üretildiği, ?aile son buluyor? tartışmaları arasında kadını ikincilleştiren ataerkilliğin kitle iletişim araçlarında nasıl temsil edildiğini ?Geniş Aile? ve ?Zuhal Topal'la İzdivaç? örnek olayları üzerinden ortaya koyma hedefindedir. Bu çalışmada ailenin ve kitle iletişim araçlarının tarihsel gelişimi ve teorik yaklaşımları üzerine basılı yayın araştırması yapılmıştır. ?Geniş Aile? ve ?Zuhal Topal'la İzdivaç? programları üzerine uygulanan gözlem, içerik analizi ve görüşme teknikleri kullanılmıştır.20. ve 21. yüzyılın insanları günlük hayatın her anında ve her alanında kitle iletişiminin ürettiği kimliklere ve imajlara maruz kalırlar. Kitle iletişim araçlarında üretilen anlamlar, üretim ve tüketim ilişkilerini içerir. Üretim ve tüketimin söz konusu olduğu her noktada güç ilişkileri devreye girer. Kitle iletişim araçlarından söz edildiği noktada popüler kültür ve tüketim toplumu ilişkisine bakılması bir zorunluluktur.Çağdaş toplumlarda herkes bir tüketicidir. Tüketim, ister insanın yiyecek, giyecek, barınma ihtiyacı olsun isterse de kültürel ihtiyaçlarını karşılamaya yönelik olsun kitleleri yönlendiren popüler kültürün egemenliği altındadır. Popüler kültür bir eğlence kültürü olarak kitle iletişim araçları tarafından tekrar tekrar üretilmektedir. Popüler kültürün yeniden üretimi esnasında toplumun içinde yaşayan kültür sorgulanmadan gösterime sokulur. Gösterime sokulan görüntü toplumu çağdaşlaştırmanın ötesinde sadece gelirlerini en üst seviyeye çıkarmanın peşindedir.Üreme, seks güdüsü ve duygusal bağlılıklar sonucu ortaya çıkan aile kurumu özel mülkiyet anlayışı ile birlikte ataerkil sistemin tahakkümü altına girmiştir. Kapitalizm kendinden önceki tüm kavramları, yaşam biçimlerini geleneksel olarak niteleyerek kendini farklılaştırmıştır, ancak ataerkillik konusunda bir süreklilik göstermiştir. Kitle iletişim araçları gelirlerini korumak ve artırmak için ataerkil kapitalist sisteme sıkı sıkıya bağlıdır. Kitle iletişim araçları, özellikle televizyon ataerkil aile yapısını korumak için toplumun ataerkil kültürel varlıklarını sorgulamadan ekrana taşır. Geniş Aile dizisi toplumdaki ataerkil aile imajını en iyi yansıtan örneklerden biridir.Zuhal Topal'la İzdivaç programına katılan kişiler çoğunlukla modern yaşam şartlarıyla yalnız kalan insanlar, ekonomik sıkıntı içinde olan ve bir erkeğin bakımına ihtiyaç duyan kadınlar ve kendilerine ev içindeki ihtiyaçlarını karşılayacak beceriler kazandırılmamış erkeklerdir. Geçmiş dönemlerde insanlar yaşlı anne ve babalarının bakımını üstlenmekteydi. Son dönemlerde yaşanan toplumsal ve ekonomik koşullar bunu engellemektedir. Geniş ailelerin parçalanmasıyla birlikte insanlar yaşlılıklarında yalnız kalmaktadır. Bu durumdan kurtulmak için çözümü evlilikte bulmuşlar ve en kolay yol olarak da toplum tarafından sevilen insanlarca sunulan televizyon programlarını tercih etmektedirler.Anahtar Kelimeler: Aile, Ataerkillik, Kapitalizm, Popüler Kültür, Tüketim Toplumu, Kitle İletişim Araçları.
Kültürel bir meta olarak müzik: 90'lar sonrası pop müzik örneği
Bu metin sosyal bilimlerde yer alan müzik'in neliğine ilişkin bir ihtilaftan doğar. Dolayısıyla bu tez öncelikle müzik hakkında, ve daha sonra müziğin modern toplumdaki konumu hakkında bir tezdir. Bunun için öncelikle bu müzik anlayışını doğuran düşünceyi ele alır. Düşüncenin dönüşümünün istikametini tespite çalışır. Ve aynı şekilde bu dönüşümün müziği nasıl dönüştürdüğünü tespit etmeye çalışır. Bunun için ilk olarak, müzik sosyolojisinin kurucu düşünürlerinin —Weber, Adorno, Simmel— görüşlerini ele alır. Bütün bu görüşlerden hareketle bu tez müziğin çağdaş konumunun bir "meta" düzeyine indirgendiğini ileri sürer. Bu doğrultuda tarihe yönelir ve farklı zamanlarda ve farklı kültürlerde müzik anlayışlarını ele alır. Bunda popüler kültürün etkilerini araştırır. Bu minvalde temel bir sorgulamayı geliştirir: Müzik'in popüler versiyonu, müziğin estetik değerini ne yönde etkilemiştir? Anahtar Kelimeler: Müzik, düşünce, metalaşma, popüler, estetik
Yeni Türk sineması: 2000 sonrası Türk sinemasına sosyolojik bir bakış
Bu çalışma Türkiye?nin ekonomik, toplumsal, politik ve kültürel hayatında yaşanan değişimlerin toplumsal alanda nasıl ifade bulduğunu ortaya koymak adına Türk sinemasının elverişli bir alan olduğu savından yola çıkarak hazırlanmış ve 90?ların ikinci yarısından sonra oluşan yeni Türk sinemasındaki sektörel artışı sosyolojik bağlamda incelemeyi kendine problem edinmiştir. Çalışma üç bölümden oluşmaktadır. Birinci bölümde sinemanın Türkiye?ye ilk girişinden 80?li yıllara kadar olan dönem, tiyatrocular dönemi, geçiş dönemi, sinemacılar dönemi ve genç Türk sineması dönemi şeklindeki bölümler halinde ifade edilmiştir. Sonrasında bir taraftan bastırılırken diğer taraftan konuşan Türkiye sloganlarıyla var olan 80?li yıllar Türkiye?sinin siyasi, ekonomik, toplumsal durumundan ve bunların Türk sinemasına yansımalarından bahsedilmiştir. İkinci bölümde 90?lı yılların siyasi, ekonomik, toplumsal etmenleri ve tüm dünyayı saran popüler kültür ve tüketim kültürü olgularının Türk sinemasına etkileri ifade edilmiştir. 90?lı yıllarda artık öldü denilen Türk sinemasının `Eşkıya? ile geri dönüşü söz konusudur ve `Eşkıya?nın açtığı yolda oluşan yönetmen sineması kavramıyla değişen sinema anlayışı ifade edilerek yeni Türk sinemasının ilk izleri verilmiştir.Üçüncü bölümde ise 2000?li yılların siyasi, ekonomik, toplumsal durumundan ve bir anlamda Yeşilçam?dan kopuşu ifade eden yeni Türk sineması anlayışından bahsedilmiştir. Bu bölümün son kısmında ise yerli ve yabancı film sayıları, yerli ve yabancı seyirci sayıları, sinema salon ve perde sayıları, dijital sinema salon ve perde sayıları, devlet desteği miktarları şeklinde niceliksel verilerle çalışmanın probleminde belirtilen artış ifade edilmiş ve artışın nedenleri sektörün içindeki kişilerle yapılan söyleşiler ışığında yorumlanarak çalışma sonlandırılmıştır. Anahtar Kelimeler: Türk Sineması, Yeşilçam, Yeni Türk Sineması, Devlet Desteği, Popüler Kültür, Sektörel Artış
Türkiye`de 1980 sonrası kültürel değişim ve popüler kültür inşası (Popüler müzik örneğinde)
V ÖZET Toplum ve birey açısından toplumsal değerlerin aktarımı basit bir transfer işlemi değildir. Bu sosyal realiteden hareketle, kültür ve özellikle popüler kültürle ilgili ana soruların Türkiye'nin toplumsal formasyonuna nasıl bir anlam kattıklarını saptamak önemlidir. Bu anlamda, kültür ve popüler kültür ile temel toplumsal görüntülerin anlaşılması gerekmektedir. Popüler kültür pratiklerinden belki de en önemlisi olarak kabul edilebilecek popüler müzik ise bu görüntülerin en önemli verilerini sunmaktadır. Günümüz dünyasında popüler kültür sadece belli malları, kullanışları, etkinlikleri popüler yapmamış, bunlarla birlikte gelen, bunlarla iç içe olan belli dünya görüşlerini ve biçimlerini de popülerleştirmiştir. Popüler kültür sorunsalı, genel şeyleşme ve yabancılaşma olgularını da kapsayacak genişlikte bir çerçeveye oturtularak ele alınmayı gerektirmektedir. Bu anlamda popüler kültür tabiler ile güçsüzlerin kültürüdür, bu yüzden de içerisinde daima toplumsal sistemin, dolayısıyla da toplumsal deneyimin merkezinde yer alan egemenlik altına alma ve tabi kılma güçlerinin izlerini, iktidar ilişkilerinin göstergelerini taşır. Popüler kültür aynı zamanda bu izleri en belirgin bir biçimde popüler müzikte gösterir. Türkiye'de ise özellikle 1980 sonrası dönemde kendisini göstermiştir. 80'li yıllarda "arabesk" ve 90'lı yıllarda "pop" müzik bu göstergelerin en önemli kanıtıdır. 1980 sonrası yaşanan hızlı değişim ve bu değişimin ortaya koyduğu kültürel form oldukça önemli değişimler geçirmiştir. Bu değişimlere ise, çoğu şeyin "popülerleştiği" günümüz Türkiye'sinde, kendisini yine her aşamada, bir "yeniden oluşturma" ve "yeniden inşa" etme mekanizmalarıyla direnilmiştir. Bu yeniden inşa edilen olgular ise, öyle çok da azımsanacak olgular değil, genelinde, tüm yaşamı anlamlı kılan "kültür", özelinde ise "popüler kültür" ve "popüler müzik" olmuştur.
Viral reklamlarda popüler kültür inşası: Eti Benim'O virallerinin alımlama analizi
Gelişen ve yöndeşen iletişim teknolojileri yeni medya olgusunu ortaya çıkarmış, yeni sistemler ile tek yönlü iletişim şekli çift yönlü olmaya başlamıştır. Etken konuma gelen tüketici ise medya kullanım tutumlarını yeni teknolojiler kapsamında sürekli bir biçimde değiştirmiştir. Kullanıcılar artık medyada dayatılan metinleri değil arasından seçtiklerini tüketmektedir. Bu yeni düzen içerisinde yeni viral pazarlama stratejilerle tüketiciye ulaşılmaya çalışılmaktadır. Metinlerde meta tüketimini teşvikin yanı sıra sermayenin belirlediği statüyü de pazarlamaktadır. Medya aracılığıyla tahakküm altına alınan tüketici ise popülerleştirilen kültürlerle sürekli bir biçimde yönlendirilmektedir. Birbirini sürekli bir biçimde destekleyerek sermayeye hizmet eden bu sistemlerin nasıl işlediğini analiz etmek artık gerekliliktir. Bu çalışma ile popüler kültürün reklam üretim sürecindeki yapısal etkisinin yanı sıra izlerkitle üzerinde ki yansımaları sorgulanmıştır. İçerik ve alımlama analizi olmak üzere karma bir yöntemle gerçekleştirilen araştırma sonuçlarına göre viraller, popüler kültürün benzerlik, gerçeklik, rutinlik ve doğallık niteliklerini taşımaktadır. Reklam metni ise zamanın popüler kelimelerini ve söylem tarzlarını içerisinde barındırmaktadır. Kimlik ve statü belirleme noktasında popüler metalar reklam içerisinde etkin rol oynamakta, tüketiciler bunları ciddi boyutta eleştirmemektedir. Kültüre uygun viral reklam tüketici üzerinde pozitif yönlü işlerken, tüketiciler ise pop kültürünü bilinçli ya da bilinçsiz tüketmekten memnun olmaktadır.
Çankırı ilinde 'Nişan tepsisi'nin değişen kültürel anlamları
Bu çalışma kültürel değerleri temel alarak, nişan tepsisinin toplumsal hayatlarımızda ne için var olduğunu ve geçmişten günümüze ne şekilde anlamsal değişimler yaşadığını ele almaktadır. Nişan törenleri geçmişten günümüze sürekli bir değişim içerisinde olup, bu değişime Çankırı özelinde dikkat çekmektedir. Nişan tepsisinin bir sembol haline gelmesinde geleneklerin bir katkısı olup olmadığına dikkat çektiğim bu çalışma, kökeni Simmel'a kadar dayanan sembolik etkileşimci kuram ve kökeni Veblen olan gösterişçi kuram ile desteklenerek araştırılmıştır. Çankırı kültüründe 'nişan tepsisi geleneksel bir kültür öğesi olarak mı yoksa popüler bir tüketim metası olarak mı kullanılıyor' sorusuna dayanarak nişan tepsisini nasıl anlamlandırdıklarını ortaya koymak amaçlanmıştır. Bu çalışma yürütülürken nitel araştırma yöntemi tercih edilmiş olup, yarı yapılandırılmış görüşme tekniği kullanılmıştır. Görüşmeler yüz yüze ve çevrimiçi olarak yapılmıştır. Araştırmanın evreni Çankırı ili olarak, örneklem ise yeni nişanlanmış 16 birey olarak belirlenmiştir. Anahtar Kelimeler: Kültür, Aile, Nişan, Nişan Tepsisi, Sembolik Etkileşimcilik
Postmodern kimlik kalıplarının popüler Türk sinemasındaki yansımaları
Bu çalışmanın amacı, popüler Türk sinemasında karşılaştığımız karakterlerin, Postmodern insanın kimlik özelliklerine ne şekilde uygun davranışlar sergilediğini veya söylemlerde bulunduğunu saptamaktır. Bunu yaparken Modernite ve Postmodernite olarak adlandırılan uzun tarihsel dönemlerin ekonomik, siyasal ve sosyo-kültürel gelişim ve dönüşümlerini ele almak, Postmodern kimliğin oluşumuna ışık tutmak açısından önem taşımaktadır. Aydınlanma döneminden itibaren uzun bir süreç içerisinde gelişen ekonomi, sanayi ve bunlara eklemlenen bir siyaset anlayışı doğrultusunda bireylerin de yaşantıları ve hem toplumla hem de kendi benlikleriyle ilgili kavrayışları değişime uğramıştır. Bahsi geçen uzun sürecin son evresi olan Postmodernitede teknolojinin ve medyanın gelişmesiyle gündelik hayatımızda etrafımızı kuşatan imajlar ve tüketime dayalı bir hayat tarzı, kimliğimizi oluşturan etkenlerin arasında öne çıkmaktadır. Postmodern yaşantı, önceki dönemlerin herhangi biriyle karşılaştırılamayacak kadar çok sayıda ürün ve aynı zamanda tecrübe sunmaktadır. Durum böyle olunca, Postmodern insan için kendini gerçekleştirmek büyük önem arz eder hale gelmiştir. Postmodern insanın kendini gerçekleştirme arzusu bir çeşit "ben-odaklılık" yaratmakta ve bu durum kişilerin benliklerini kavrayış biçimlerini değiştirerek kimliklerine sirayet etmektedir. Bu çalışmada, Postmodern ben-odaklılık çerçevesinde ifade edilen Postmodern kimlik özelliklerinin izleri, uzun bir buhrandan sonra 1990'ların ortalarından itibaren yükselmekte olan popüler Türk sinemasında "betimsel analiz" ve "içerik analizi" yöntemleriyle incelenmiştir. Anahtar Kelimeler: Modernite, Postmodernite, Kimlik, Ben-odaklılık, Popüler Türk Sineması
Popüler tüketim kültürünün sosyal ilişkilerde yarattığı görünmez (soyut) hiyerarşi
İnsanoğlu var olduğu günden bu yana topluluklar halinde yaşamayı öğrenmiş ve topluluğun bir parçası olma ihtiyacını her dönem hissetmiştir. Bu nedenle sosyalleşme olgusu insanın en temel gereksinimleri arasında yer almaktadır. İnsanların farklı gruplar içinde yaşadığı etkileşim sonucunda edindiği ve birbirleriyle paylaşarak şekillendirdiği kazanımlar ile kültür kavramı oluşmuştur. Kültürün farklı olgulara işaret eden tanımlamaları da; kitle ve elit kültür, maddi ve manevi kültür, ulusal ve evrensel kültür, popüler kültür ve tüketim kültürü şeklinde adlandırılmıştır. Çalışmamın temel sorularına işaret eden popüler kültür kavramına irdelediğimizde, görüyoruz ki günümüzde tüm dünyada hakimiyetini sürdürmektedir. Televizyondan internete, müzikten giyime, hayatın neredeyse her yerinde yaş, cinsiyet, meslek ve sosyal sınıf ayrımı yapmadan her kesimi etkilemektedir. Popüler kültür kavramı, günümüzde hala etkisini arttırarak gösteren bir olgu niteliği taşımasından dolayı uzmanlar tarafından üzerinde sık sık durulan bir kavram özelliği de taşımaktadır. Bununla birlikte, bu kavrama olan ilginin çokluğu ve popüler kültürle yaşıyor olmamız, popüler kültür kavramına evrensel bir tanımlama getirmenin güçlüğüyle bizi karşı karşıya bırakmaktadır. Gündelik hayatın vazgeçilmez bir olgusu olan popüler kültürün sosyal ilişkilere olan etkileri tezin ana hedefini oluşturmaktadır. Diğer bir ifadeyle insanların tüketim alışkanlıklarıyla birlikte toplumda yer edindiği statü tanımlamasının nasıl bir sonucu beraberinde getirdiği araştırılmış ve popüler tüketim alışkanlıklarının sosyal ilişkilerde bir hiyerarşi oluşturup oluşturmadığı problemine cevap aranmıştır. Araştırma Z Kuşağı üzerinde yapılmıştır. Anahtar Kelimeler: Popüler Kültür, Tüketim Kültürü, Z Kuşağı, Hiyerarşi, Sosyal İlişkiler, Popüler Tüketim, Medya
Kültür ve popüler kültürde çikolatanın yeri ve öneminin kültür, tüketim, sağlık ve lezzet bağlamlarında incelenmesi: Gaziantep örneği
Çikolata, dünyanın birçok yerinde üretilen ve küresel çapta büyük bir tüketim hacmine sahip bir yiyecektir. Tüm dünyada olduğu gibi Türkiye'de de insanların severek tükettiği çikolata, oldukça uzun bir geçmişe sahiptir. Çikolatanın böyle uzun bir geçmişe sahip olması ve tarihle birlikte şekillenerek gelişmesi, onu sadece bir yiyecek maddesi olmaktan çıkarmış ve çok yönlü gastronomik bir öğeye dönüştürmüştür. Tarihin içinde gelişimine devam eden çikolata, kültür ve popüler kültür ile sıkı bağlar kurmayı başarmıştır. Bu çalışmanın amacı, çikolatanın kültür ve popüler kültür içindeki yerini ve önemini kültür, tüketim, sağlık ve lezzet bağlamlarında incelemektir. Bu incelemeyi yaparken, Türkiye'nin en büyük şehirlerinden biri olan Gaziantep örneklem olarak seçilmiştir. Çalışmada yöntem olarak betimsel tarama modeli uygulanmıştır. Veri toplama aracı olarak ise, anket yöntemi kullanılmıştır. SPSS programı kullanılarak verilerin analizi yapılmış ve çıkan sonuçlar tablolar halinde sıralanmış ve yorumlanmıştır. Çikolatanın kültür ve popüler kültürdeki yeri ve önemini kültür, tüketim, lezzet ve sağlık bağlamlarında araştıran bu çalışmanın sonucunda, katılımcıların mesleklerinin çikolatanın kültürle olan ilişkisinde anlamlı bir etki oluşturmadığı görülmüştür. Fakat, yaş, tüketim sıklığı ve özellikle de cinsiyetin çalışmanın sonucunu etkileyen anlamlı farklılıklar yarattığı gözlemlenmiştir. Anahtar Kelimeler: Çikolata, Kültür, Popüler kültür, Tüketim, Sağlık, Lezzet
Popüler kültürün üniversite gençliğine etkileri: Manisa Celal Bayar Üniversitesi örneği
Popüler kültür iletişim çağında küresel düzeyde yayılma imkânı bulmakta ve toplumların kültürel değerlerini dönüşüme uğratmaktadır. Ülkemizde de özellikle 1980'li yıllardan itibaren yaşanan siyasal, ekonomik ve teknolojik dönüşümlerin etkisiyle popüler kültür yaşamımızın her alanını kuşatmıştır. Eğlence ve tüketim odaklı bu kültürün etkileri özellikle genç kesim üzerinde daha belirgindir. Bu araştırmanın yapılma amacı da popüler kültürün üniversite gençliğine etkilerini ortaya koymaktır. Bu amaç doğrultusunda Manisa Celal Bayar Üniversitesi'nde farklı fakültelerde öğrenimlerini sürdüren toplam 400 öğrenciye nicel araştırma çerçevesinde anket uygulanmıştır. Öğrenciler üzerinde popüler kültürün etkileri tüketim alışkanlıkları, boş zaman etkinlikleri ve değer yargıları, tutumları incelenerek ortaya konulmuştur. Popüler kültürün gençliğe etkilerine yönelik literatürde çok fazla çalışma bulunmaması bu çalışmanın önemini göstermektedir. Elde edilen bulgulara göre, popüler kültürün değerlerinin genç kesim tarafından yüksek düzeyde benimsendiği ve gençlerin medya aracılığıyla sunulan tüketimci kültürden etkilendikleri sonucuna ulaşılmıştır.
Popüler kültür ve güvenlik: Türk sinemasında güvenliği okumak
Popüler kültürün Uluslararası İlişkiler (Uİ) çalışmalarında önemli bir alan olarak ele alınması özellikle 2000'li yıllardan itibaren görülmektedir. Bununla birlikte, özellikle Güvenlik Çalışmalarında popüler kültür konuları yeteri kadar ilgi görmemekte ve göz ardı edilmektedir. Bu çalışma, güvenliği etkileyen ve güvenlikten etkilenen popüler kültürün, güvenlik çalışmaları için önemli bir çalışma sahası olduğunu öne sürmekte ve popüler kültür-güvenlik ilişkisini, Türk popüler kültüründe önemi yadsınamayan Türk Sineması çerçevesinde ele almaktadır. Bu çerçevede, 2000'li yıllar Türk Sineması'ndan seçilen film örnekleri üzerinden bir güvenlik okuması yapılarak, Türk Sineması'nın güvenlikle ilgili belli sorulara (kimin güvenliği, hangi tehditler) nasıl cevaplar verdiği ve güvenlikleştirme süreçlerinde nasıl bir rol oynadığı incelenmiştir. Bu çalışma, hem popüler kültür ve uluslararası ilişkiler çalışma sahasına güvenliği ekleyerek mevcut literatüre katkı sağlamayı hedeflemekte hem de Türk popüler kültürü ve güvenlik arasındaki ilişkiyi değerlendirerek bu konuda önemli bir eksikliği ortaya çıkarmaktadır.
Popüler kültür ekseninde taraftar grupları ve sosyal medya ilişkisi: Üç büyükler örneği
İnsanlık tarihiyle birlikte başlayan kültür zamanla belirli dönüşüm ve etkileşimlerle bugüne ulaşmıştır. Kültür kavramı ile ilgili sınıflandırmalar ve tartışmalar içerisinde en dikkat çekenlerden biri popüler kültür kavramıdır. Bazı toplumsal olgularla sürekli bir etkileşim içerisinde bulunan popüler kültür kavramının yakın ilişki içerisinde olduğu olgulardan biri de spordur. Ülkeye ve coğrafyaya göre değişse de tüm dünyadaki popülerlik seviyesi düşünüldüğünde spor dalları içerisindeki en yaygın spor türü ise şüphesiz futboldur. Futbolun bu yaygınlığının oluşturduğu güç ve rant futbolu sadece bir oyun olmaktan çıkararak sosyal, ekonomik ve hatta siyasal boyutları olan bir kavram haline getirmiştir. Onu bir endüstriye dönüştüren bu popüleritesi; taraftar, izleyici, holigan gibi kavramaları da beraberinde getirmiştir. Futbolun aslında baş aktörü olan taraftar kavramı ise yıllar içerisinde bazı değişimler yaşamıştır. Bu değişimlerin geldiği son nokta ise tüm dünyayı etkisi altına alan sosyal medya ile ilişkisi olmuştur. Sosyal medya artık taraftarın buluştuğu en gözde mekan olarak popüler kültür çerçevesinde taraftar kültürü ve bakış açısıyla ilgili en fazla ipucunu veren yerlerden biri olmuştur. Bu çalışmada Türkiye'nin en büyük 3 kulübünün Fenerbahçe, Galatasaray ve Beşiktaş'ın en ünlü ve etkili taraftar grupları; Genç Fenerbahçeliler, Ultraslan ve Çarşı'nın sosyal medya hesapları içerik analizi yöntemiyle analiz edilmiş ve taraftar tutumlarını yansıtan önemli bulgular elde edilmiştir. Anahtar kelimeler: Sosyal medya, futbol, popüler kültür, taraftar, spor
Küreselleşme, popüler kültür ve İslami adaptasyon: İslami müzik ve zikrin dönüşümü
Bu çalışma heterodoks olarak nitelenebilecek olan İslami müziğin ve İslami tarikatların zikir pratiklerinin 1980'den günümüze kadar olan dönüşümünü incelemektedir. Küreselleşme ve popüler kültürün, bu dönüşümün gerçekleşmesindeki rolü ve etkisinin yanında ayrıca İslami kesimin bu konuda sergilediği roller ve Türkiye'nin yakın geçmişteki toplumsal dönüşümü de göz önünde bulundurulmuştur. Bu bağlamda İslami ilahilerin ezgi, ritim ve tınılarının, popüler ilahi sanatçılarının ve tarikatların zikir pratiklerinin popüler kültür formları doğrultusundaki dönüşümleri araştırılmıştır. Anahtar kelimeler: Popüler Kültür, Küreselleşme, İslami Müzik, Zikir
Popüler kültür ve toplumsal cinsiyet açısından Lavazza takvim fotoğraflarının çözümlenmesi
Bu çalışma, küresel bir kahve markası olan Lavazza'nın 1993-2012 yılları arasında basılan takvim fotoğraflarının çözümlenmesi amacı ile yapılmıştır. Takvim fotoğraflarında popüler kültür ve toplumsal cinsiyet konularının ele alındığı çalışmada öncelikle, popüler kültür, tüketim kültürü, beden kültürü, toplumsal cinsiyet, fotoğraf ve reklam kavramları hakkında kuramsal bir çerçeve çizilmiş, kahve kültürü ve Lavazza markası üzerinde durulmuştur. Daha sonra Lavazza takvim fotoğrafları Dyer'in (1982) sıraladığı sözsüz iletişim araçları (görünüş, davranış, hareketlilik, aksesuar ve dekorlar) dikkate alınarak, yıllara göre popüler kültür ve toplumsal cinsiyet açısından çözümlenmiştir. Fotoğraf çözümlemelerinin popüler kültür açısından genel olarak değerlendirilmesi; ?Lavazza takvim fotoğraflarının ünlü yüzleri?, ?Lavazza takvim fotoğraflarındaki mitolojik figürler?, ?Lavazza takvim fotoğraflarında yer alan edebiyat kahramanları?, ?Lavazza takvim fotoğraflarına taşınan çizgi roman karakterleri?, ?Lavazza takvim fotoğraflarında sanatın izlerini sürmek?, ?Lavazza takvimlerinde fotomanipülasyondan faydalanılması? başlıkları altında yapılmıştır. Çözümlenen fotoğrafların toplumsal cinsiyet açısından genel olarak değerlendirilmesi ise; ?Lavazza takvim fotoğraflarında cinselliği ile öne çıkan kadın bedeni?, ?Lavazza takvim fotoğraflarında ikinci planda kalan cinsel yönelimler?, ?Lavazza takvim fotoğraflarına model olan ideal ölçülü bedenler?, ?Lavazza takvim fotoğraflarında aile içi roller bakımından kadın ve erkek?, ?Lavazza takvimlerindeki kraliçe kadınlar ve süper kahraman kadınlar?, ?Lavazza takvim fotoğraflarında beyaz ırktan daha az temsil edilen siyahi ırk?, ?Lavazza takvim fotoğraflarında yerel ve ulusal unsurların kullanılması?, ?Lavazza takvim fotoğraflarında Doğu imgesi? başlıkları ile verilmiştir. Bulgular, Lavazza takvim fotoğraflarında, sözel olmayan iletişim araçları olan görünüş, davranış, hareketlilik ile aksesuar ve dekorların hem popüler kültür hem de toplumsal cinsiyet açısından değiştiğini göstermektedir. Çalışmada ayrıca, yarı yapılandırılmış mülakatlara da yer verilmiştir.
Görsel kültür kuramının ilköğretim 4. sınıf görsel sanatlar dersinde uygulanması
Bu araştırmada görsel kültür olarak nitelendirilen kavram, öğrencilerin içinde yaşadıkları kültür bağlamında birbirleri ile olan iletişimlerinde, okul ortamındaki sosyal etkileşimlerinde ve evdeki günlük yaşamlarındaki önemli gördükleri, en sevilen ya da en popüler olan imaj ve nesneleri anlamayı içermektedir. Aynı zamanda araştırma kapsamında öğrencilerden popüler kültür olarak nitelendirilen kavramların (en popüler ya da sevilen nesne, imaj vb.) resimsel anlatımlarında ne şekilde ortaya çıktığı belirlenmeye çalışılmıştır. Bu doğrultuda araştırma ile ilköğretim 4. sınıf öğrencilerinin resimsel anlatımları ve bunlara anlatımlarına dayalı yazılı ifadelerinde popüler kültür öğelerine ne kadar yer verdiklerini, popüler kültür öğelerinin öğrencilerin düşünsel ve sanatsal ifadelerini ne derece etkilemekte olduğunu belirlemek ve öğrencilere medya okuryazarlığı kapsamında eleştirel bir bakış açısı amaçlanmıştır. Araştırma deseni, bir karma yöntem olarak tanımlanan, nitel ve nicel yöntemlerden birlikte faydalanılan açıklayıcı desendir. Karma yöntem araştırması, araştırmacının nicel ve nitel araştırma tekniklerini tek bir çalışma içerisinde birleştirdiği araştırma olarak tanımlanmaktadır. Buna göre, nicel ve nitel veriler ayrı ayrı toplanmış, analiz edilmiş ve elde edilen veriler sonuçta bir araya getirilmiştir. Araştırmanın nicel boyutunda yarı-deneme modeli seçilmiş, nitel boyutta ise nicel araştırma yöntemiyle elde edilen veriler ışığında, nitel araştırma desenlerinden biri olan eylem araştırması deseni kullanılmıştır. Araştırmanın çalışma grubunu, 2012- 2013 öğretim yılında Ankara ilinde MEB' na bağlı özel bir ilköğretim okulunun 4. sınıfları içinden Görsel Sanatlar Dersine kayıtlı seçkisiz örnekleme ile seçilen 4D sınıfı (Deney Grubu) ? 4E sınıfı (Kontrol Grubu) olmak üzere toplam 54 öğrenci oluşturmaktadır. Araştırmacı tarafından hazırlanan görsel kültür etkinlikleri beş hafta boyunca yapılmıştır. Burada kullanılan etkinlikler, görsel kültür kuramı ile bağlantılı, reklam ve çizgi film inceleme, düşünmeyi düşünme, popüler kültürü tanıma ve eleştirel olarak düşünme yaklaşımlarını içermektedir Araştırmanın nitel boyutunda veriler, 30 öğrenci ile görüşme ve 10 öğrenci ile odak grup görüşmeleri yapılmıştır. Araştırma konusunun alanyazınına ve alan uzmanlarının görüşlerine dayalı olarak oluşturulan yarı yapılandırılmış görüşme formlarıyla toplanmıştır. Araştırmanın nicel boyutunda oluşturulan sonuçlar şu şekilde özetlenebilir: (1) Öğrencilerin görsel kültür etkinlikleriyle ilgili hazır bulunuşluk düzeyleri alt boyutuna ilişkin, görsel medyada yer alan popüler kültür nesneleri öğrencilerin beğeni ve isteklerini yönlendirmektedir. (2) Görsel kültür tabanlı öğretim yönteminin öğrencilerin eleştirel düşünme becerisi kazanması alt boyutuna ilişkin, görsel kültür kuramı ile ilgili yapılan etkinlikler sonucunda çevreye ve doğaya daha duyarlı oldukları ve çevrelerinde yer alan görüntülere karşı eleştirel bir bakış açısı geliştirdikleri anlaşılmıştır. (3) Görsel kültür tabanlı öğretim yönteminin öğrencilerin görsel okuryazarlık kazanması alt boyutuna ilişkin, öğrencilerin günlük hayatlarında televizyon, internet ve dergilerde yer alan renklerden, şekillerden, güçlü karakterlerden etkilendikleri sonucuna varılmıştır. (4) Görsel kültür tabanlı öğretim yönteminin öğrencilerin uygulama becerilerine ve anlamlı ürün ortaya koyabilmeleri alt boyutuna ilişkin, yaptıkları uygulamalarda temayı anlama ve eleştirel bir bakış açısı geliştirmede başarılı olurken, farklı araç gereçleri kullanma ile sanatsal unsur ve ilkeleri kompozisyonlarında kullanmada daha az başarılı oldukları görülmüştür. Araştırmanın nitel boyutunda oluşturulan sonuçlar şu şekilde özetlenebilir: (1) Öğrencilerin görsel kültür etkinlikleriyle ilgili hazır bulunuşluk düzeyleri alt boyutuna ilişkin, kız ve erkek öğrenciler arasında, popüler kültüre ait etkilendiklerinde nesnelerin ve temsillerin farklı olduğu görülmüştür. (2) İlköğretim görsel sanatlar dersi öğretim programında görsel kültür ile ilgili kazanımlarına ait alt boyuta ilişkin, MEB görsel sanatlar dersi öğretim programlarında görsel kültür kuramı ile ilgili dolaylı kazanımların var olduğu, fakat yetersiz olduğu tespit edilmiştir. (3) Görsel kültür tabanlı öğretim yönteminin öğrencilerin eleştirel düşünme becerisi kazanması alt boyutuna ilişkin, yapılan etkinler sonucunda öğrencilerin şiddet içerikli program ve oyunlarından çok fazla etkilendikleri görülmüştür. (4) Görsel kültür tabanlı öğretim yönteminin öğrencilerin görsel okuryazarlık kazanması alt boyutuna ilişkin, görsel medyada yer alan pek çok olay ve durumun gerçek ya da hayal ürünü olup olmadığını öğrencilerin ayıramadıkları anlaşılmıştır. (5) Görsel kültür tabanlı öğretim yönteminin öğrencilerin uygulama becerilerine ve anlamlı ürün ortaya koyabilmeleri alt boyutuna ilişkin, görsel kültür kuramı ile yapılan çalışmalardan öğrencilerin çok etkilendikleri anlaşılmış ve anlamlı ürünler ortaya koyabilmişlerdir. Görsel kültür çalışmalarında filmler, reklamlar vb. yanı sıra her türlü günlük nesneler üzerinde yapılan araştırmalar görsel sanatlar dersi müfredatına çağın bir gereği olarak yerleştirilmelidir. Çağdaş eğitim anlayışlarında sosyal ve kültürel içeriklerin daha çok önemsenmesini ön gören araştırmalar, görsel sanatlar eğitimine farklı bakış açısı ile bakılmasını zorunlu kılmıştır. Bu bağlamada, görsel kültür kuramı eğitimdeki farklı bakış açılarından biridir ve değerlendirilebilir. Anahtar Kelimeler: Görsel Sanatlar Eğitimi, Görsel Kültür, Görsel Kültür Eğitimi, Sanat Eleştirisi, Algı, İmge, Temsil.
Popüler kültür ve işçi gençlik
Bu çalışma işçi gençlik üzerine yoğunlaşmaktadır. Araştırma ile Türkiye?de işçi gençliğin kültürel kodları üzerine bir inceleme yapılmıştır. Araştırma, çeşitli sektörlerde çalışan işçi gençliğe uygulanan anket sonucunda elde edilen verilerin değerlendirilmesinden oluşmaktadır. Araştırmada, gençliğin önemli bir bölümünü oluşturan işçi gençliğin yaşam biçimi, kimlik profilleri, özel hayatı, iş yaşamı, sosyal ve kültürel yaşamı ile siyasal yaşamına dair veriler popüler kültür olgusu çerçevesinde ele alınmıştır. İşçi gençliğin kapsamı ve karşılığı oto sanayi siteleri, tekstil fabrikaları, konfeksiyon atölyeleri, ilaç fabrikaları, metal sanayi, gıda imalat ve matbaa atölyelerinde kol emeğine dayalı işlerde çalışan; düşük gelir düzeyine sahip, kentin genellikle yoksul semtlerinde yaşayan 15-29 yaş arasındaki gençlik kesiti olarak belirlenmiştir. Bu çalışmada, İstanbul gibi metropol bir kentte yaşayan işçi gençliğin, sosyo-kütürel özellikleri incelenerek, gençlerin yaşam biçimleri, kimlik profilleri, iş yaşamının özellikleri, siyaset, tüketim, moda ve eğlence anlayışları özetle popüler kültür ortamıyla kurdukları bağ ele alınmıştır. Çalışma ile işçi sınıfının önemli bir bölümünü temsil eden işçi gençliğin kendine özgü kültürel değerleri yaratma koşulları ve popüler kültürden nasıl etkilendiğinin ortaya konulması amaçlanmıştır. İşçi gençlik üzerine yoğunlaşan bu araştırma üç bölümden oluşmuştur. Birinci bölümde kültür ve popüler kültür kavramları açıklanmıştır. İkinci bölümde, İkinci bölümde, sınıf olgusundan başlayarak, sınıf kültürü ve işçi sınıfı kavramları tartışılmış, Türkiye?deki işçi sınıfının tarihsel gelişimi işçi gençlik ve popüler kültür olgusu bağlamında ele alınmıştır. Üçüncü bölümde, alan araştırması ile elde edilen veriler ortaya konarak elde edilen veriler ışığında bir değerlendirme yapılmıştır.
Moda tasarımı eğitimi alan öğrencilerin popüler kültür ürünü olan çizgi roman ve kahramanlarının günümüz modası ve yaratıcılıklarına etkilerine dair görüşleri
Bu çalışmanın amacı; lisans düzeyinde moda tasarımı öğrencilerinin, günümüzde popülerliğini koruyan çizgi roman türü ve kahramanlarının moda tasarım uygulamaları hakkındaki düşüncelerini ve kendi tasarımları üzerindeki etkilerini belirlemek, özel ve devlet üniversitelerindeki moda tasarımı eğitimi alan öğrencilerin bu konuyla ilgili görüşleri ve ne ölçüde etkilendikleri konusunda aralarında fark olup olmadığını incelemektir. Bu araştırmada tarama yöntemi kullanılmıştır. Yönteme ilişkin veriler, literatür taraması ve bilgi toplama formu ile elde edilmiştir. Bu araştırmanın çalışma grubunu; Ankara ilinde bulunan Yüksek Öğretim Kurumlarında 2011-2012 eğitim-öğretim bahar döneminde Atılım Üniversitesi Güzel Sanatlar Tasarım Mimarlık Fakültesi Moda Tasarımı Bölümü ve Gazi Üniversitesi Mesleki Eğitim Fakültesi Moda Tasarımı Bölümünde, moda tasarımı eğitimi alan toplam 120 öğrenci oluşturmaktadır. Araştırmanın verilerinin toplanmasında araştırmacı tarafından geliştirilen beşli dereceleme ölçekli anket formu kullanılmıştır. Verilerin çözümlenmesinde, görüşlerin dağılımını yansıtmak için %, f ve aritmetik ortalamaya bakılmıştır. Üç başlık altındaki görüşlerin üniversiteler arasında anlamlı bir farkın olup olmadığının saptanması için t testinden yararlanılmıştır. Araştırma verilerine bakıldığında; öğrencilerin popüler kültür konusunda bilgi sahibi oldukları, tür ve kahramanları hakkında ilgili oldukları gözlenmiştir. Öğrencilerin; çizgi romanı sürekli olarak okumasalar da tv, film, animasyon gibi farklı alanlara yansımalarını takip ettikleri, moda tasarım alanında etkilerini gözlemledikleri, kendi tasarımlarında da kısmen kullandıkları ve yaratıcılıklarına iyi yönde etkisi olduğunu düşündükleri bulgulanmıştır. Özel ve devlet üniversitelerindeki öğrencilerden toplanan verilerden yapılan istatistiksel çalışmalara göre, Atılım üniversitesi öğrencileri çizgi roman ve kahramanlarından tasarımlarında daha çok etkilendiği gözlemlenmiştir. Bu bulgular ışığında; popüler kültür ürünü olan çizgi roman ve kahramanlarının, moda tasarım eğitimi alanında kullanılmasına ve ileride yapılabilecek bilimsel araştırmalara dair öneriler sunulmuştur.
Dizi izleme motivasyonu ve tarihi, askeri, savaş, güç, bağımsızlık, kahramanlık temalı dizi tercihlerinin etnosentrizm ile ilişkisi
Televizyon; bugün dünyadaki en etkili kitle iletişim araçlarından birisidir. Hem görsel hem de işitsel olarak kitlelere hitap edebilen, hemen hemen her hanede mutlaka en az bir tane bulunan televizyon, bireyler için bir motivasyon aracına dönüşebilir. Televizyonların vazgeçilmez yayını olan dizileri izlemek, günün yorgunluğunu ve stresini atmada, boş zamanı etkin değerlendirmede bir alternatif olabilir. Son dönemlerde popüler kültürün yayıcısı konumundaki televizyonda tarihi, askeri, savaş, güç, bağımsızlık vs. temalı dizilere sıkça rastlanılmaktadır. Bu çalışma, popüler kültür ile ilişkilendirilmesi anlamlı olduğu düşünülen etnosentrizm kavramı ile dizi izleme motivasyonları (televizyondaki tarihi, askeri vb. temalı) arasındaki ilişkiyi dikkate almaktadır. Etnosentrizm kısaca kendi kültürüne ait olanı benimsemek, milliyetçi bir yaklaşım sergileyerek diğer bakış açılarına karşı o kültürü ve değerleri korumaktır. Çalışma kolayda örnekleme yöntemiyle, internet ve sosyal medya kullanıcıları arasından ulaşılan 418 kişi ile gerçekleştirilmiştir. Araştırma verileri tanımlayıcı istatistiki analizler (frekans, ortalama, standart sapma, çarpıklık, basıklık), faktör analizi, güvenilirlik ve geçerlilik analizi, korelasyon analizi, T-testi ve Anova analizi ile test edilmiştir. Etnosentrizm algısı faktörlerinden yumuşak ve sert etnosentrizm algıları ile dizi izleme motivasyonu faktörlerinden sosyal etkileşim motivasyonu arasında orta düzeyde ilişki olduğu, diğer faktörlerin arasında da zayıf ilişki olduğu tespit edilmiştir. Ayrıca dizi izleme motivasyonu faktörlerinin ve etnosentrizm algısı faktörlerinin katılımcıların demografik özelliklerine göre farklılık gösterdiği de belirlenmiştir.