Problem based learning
66 theses under this subject heading
Matematik öğretiminde probleme dayalı öğrenmenin karma-meta yöntemi ile değerlendirilmesi
Bu araştırmada matematik eğitiminde probleme dayalı öğrenme yönteminin karma meta yöntem bağlamında incelenmesi hedeflenmiştir. Karma meta yöntem kapsamında meta-analiz ve meta-tematik analizler yoluyla literatürde konuya ilişkin yapılmış deneysel veya yarıdeneysel çalışmalar çeşitli analiz ve tekniklerle farklı boyutlarda ele alınmıştır. Meta-analiz kapsamında matematik eğitiminde probleme dayalı öğrenme yönteminin kullanıldığı nicel çalışmalardan istatistiksel değerler alınarak genel etki büyüklüğü hesaplanmıştır. Yapılan analizler sonucunda probleme dayalı öğrenme yönteminin matematik alanındaki akademik başarısı üzerinde pozitif yönde ve geniş düzeyde etkiye (g=0.86) sahip olduğu saptanmıştır. Ulaşılan çalışmalar bağlamında belirlenen araştırmanın bağımsız değişkenleri kapsamında yapılan incelemeler sonucunda ise çalışmaların; yapıldığı öğrenim kademeleri, uygulama süreleri, örneklem büyüklüğü ve yayın türleri araştırmanın genel etki büyüklüğünde anlamlı bir farka rastlanılmamıştır. Doküman analizine dayalı meta-tematik analiz sürecinde çalışmalarda yer alan birincil veriler incelenerek verilerden elde edilen kodlar sonucunda "bilişsel boyuta etkisi, duyuşsal boyuta etkisi, sosyal boyuta etkisi ve olumsuz yönleri" temaları oluşturulmuştur. Ulaşılan sonuçlar kapsamında öğrencilerin probleme dayalı öğrenme ile matematiğe karşı olumlu tutum geliştirdikleri ve yönteme dair olumlu dönütler verdiği görülmüştür. Bu bağlam doğrultusunda meta-analiz ve meta-tematik analiz süreçlerine ilişkin bulguların tutarlı ve birbirlerini destekler nitelikte oldukları görülmektedir.
İlköğretim beşinci sınıf matematik ders kitabında ve öğrenci çalışma kitabında yer alan problemlerin incelenmesi ve bu problemlere ilişkin öğretmen görüşlerinin belirlenmesi
Bu araştırmada, 2008?2009 öğretim yılında Adana ilinde resmi ilköğretim okullarında okutulan ilköğretim beşinci sınıf matematik ders kitabında ve öğrenci çalışma kitabında yer alan problemlerin, araştırmacı tarafından geliştirilen problem kontrol listesi ile incelenmesi ve bu problemlere ilişkin öğretmen görüşlerinin belirlenmesi amaçlanmıştır. Araştırma nitel yöntemlerin kullanıldığı tarama modelinde bir çalışmadır.Araştırmada incelenecek problemlere ilişkin verileri toplamak amacıyla araştırmacı tarafından hazırlanan problem kontrol listesi kullanılmıştır. Araştırmanın güvenirliğini sağlamak amacıyla problem kontrol listesi, başka bir araştırmacı tarafından aynı problemlere tekrar uygulanarak aradaki korelasyona bakılmıştır. Ayrıca ilköğretim beşinci sınıfta görev yapan dokuz sınıf öğretmeni ile görüşme yapılmıştır. Araştırmanın amacı doğrultusunda ortaya çıkan sonuçlara ilişkin frekans ve yüzde değerleri saptanmıştır.Araştırma bulgularına göre söz konusu problemlerin dil ve anlatım ile görsel unsurlar açısından yeterli olduğu; bununla birlikte içerik, 2005 Matematik Öğretim Programı amaçlarına uygunluk ve problem türü açısından eksikliklerinin olduğu ortaya çıkmıştır. Bu sonuçlar doğrultusunda, problemlerin geliştirilmesine yönelik önerilere yer verilmiştir.Anahtar Kelimeler: Problem, Problem Çözme, Matematik Ders Kitabı
6. sınıf matematik dersinde probleme dayalı öğrenme yaklaşımının öğrencilerin akademik başarısına ve matematiğe ilişkin tutumuna etkisi
Bu deneysel çalışmada, probleme dayalı öğrenme tekniğinin ilköğretim altıncı sınıf matematik dersinde öğrencilerin akademik başarıları ve derse ilişkin tutumları üzerindeki etkisi araştırılmıştır. Araştırma, ön test-son test kontrol gruplu deneme modelinde tasarlanmıştır. Uygulama 2011–2012 eğitim-öğretim yılı güz yarıyılında, Düzce ili İsmetpaşa İlköğretim okulunda okuyan toplam 79 öğrenci üzerinde gerçekleştirilmiştir. Araştırmada, bir deney ve bir kontrol grubu kullanılmıştır. Uygulama, sekiz hafta sürmüştür. Dersler, deney grubunda probleme dayalı öğrenme tekniğine, kontrol grubunda ise 2011–2012 Matematik Dersi Öğretim Programına göre hazırlanan kılavuz kitap doğrultusunda işlenmiştir. Dersler deney ve kontrol grubunda araştırmacı tarafından yürütülmüştür. Çalışmada, probleme dayalı öğrenme tekniğinin öğretim sürecindeki etkisinin ortaya konulabilmesi için nitel ve nicel araştırma yöntemleri birlikte kullanılmıştır. Veri toplama aracı olarak, araştırmacı tarafından geliştirilen "Matematik Başarı Testi" deney ve kontrol grubuna araştırmanın başında ön test, sonunda son test ve Baykul (1990) tarafından geliştirilen "Matematiğe Yönelik Tutum Ölçeği" işlem öncesinde ve işlem sonrasında uygulanmıştır. Ayrıca "kişisel bilgiler anketi" çalışma gruplarında yer alan öğrencilerin kişisel bilgilerini almak üzere kullanılmıştır. Nitel verilerin toplanmasında deney grubunda yer alan öğrencilerin sürece ilişkin görüşlerini belirlemeye yönelik yarı yapılandırılmış görüşme formu kullanılmıştır. Araştırmada başarı testi ve tutum ölçeğinden elde edilen veriler üzerinde, istatistiksel teknik olarak kovaryans analizi kullanılmıştır. Analizlerde anlamlılık düzeyi p<.05 olarak alınmıştır. Görüşme formundan elde edilen veriler, nitel araştırmalarda kullanılan içerik analizi yöntemiyle çözümlenmiştir. Araştırma sonunda elde edilen verilere göre, başarı testi ve tutum ölçeği son test puanları açısından deney grubu lehine istatistiksel olarak anlamlı bir fark bulunmuştur. Görüşme formundan elde edilen sonuçların bir kısmı aşağıdaki gibi özetlenebilir. Öğrenciler, probleme dayalı öğrenme tekniği sayesinde, matematik derslerini daha eğlenceli ve farklı bulduklarını dolayısıyla dersi daha çok sevdiklerini, gerçek yaşam senaryolarıyla daha kalıcı öğrenme gerçekleştirdiklerini derse daha çok katılma isteği duyduklarını belirtmişlerdir. Ayrıca bu tekniğin, arkadaşlarıyla iyi iletişim kurmayı ve yardımlaşmayı olumlu yönde etkilediğini söylemişlerdir.
Probleme dayalı öğrenme yaklaşımının onuncu sınıflarda geometriye ilişkin akademik başarı, kalıcılık, tutum ve motivasyona etkisi
Bu çalışmanın genel amacı, onuncu sınıf matematik dersi geometri öğrenme alanında probleme dayalı öğrenme yaklaşımının; akademik başarı, kalıcılık, tutum ve motivasyona etkisini incelemektir. Araştırma, ön test-son test kontrol gruplu deneme modelinde tasarlanmıştır. Uygulama 2018–2019 eğitim-öğretim yılı bahar yarıyılında, Adana ili Seyhan İlçesinde bulunan bir Anadolu Lisesinde okuyan toplam 95 öğrenci ile gerçekleştirilmiştir. Araştırmada, bir deney ve iki kontrol grubu kullanılmıştır. Uygulama, 9 hafta sürmüştür. Dersler, deney grubunda probleme dayalı öğrenme yöntemine, kontrol gruplarında ise 2018–2019 Matematik Dersi Öğretim Programına göre hazırlanan kılavuz kitap doğrultusunda işlenmiştir. Dersler, Deney ve Kontrol-1 grubunda araştırmacı tarafından yürütülmüştür. Kontrol-2 grubunun ise dersleri başka bir matematik öğretmeni tarafından yürütülmüştür. Çalışmada, probleme dayalı öğrenme yaklaşımının öğretim sürecindeki etkisinin ortaya konulabilmesi için nitel ve nicel araştırma yöntemleri birlikte kullanılmıştır. Veri toplama aracı olarak, araştırmacı tarafından geliştirilen "Çokgenler ve Dörtgenler Başarı Testi" deney ve kontrol gruplarında ön test, son test ve kalıcılık testi olarak uygulanmıştır. Bunun yanı sıra Duatepe Paksu (2004) tarafından geliştirilen "Geometri Tutum Ölçeği" ve Aktan (2013) tarafından geliştirilen "Matematik Motivasyon Ölçeği" işlem öncesinde ve işlem sonrasında deney ve kontrol gruplarında uygulanmıştır. Uygulama bitiminden 4 hafta sonra Başarı Testi, Geometriye Yönelik Tutum Ölçeği ve Matematiğe Yönelik Motivasyon Ölçeği kalıcılığı ölçmek amacıyla üç gruba da uygulanmıştır. Nitel verilerin toplanmasında deney grubunda yer alan öğrencilerin sürece ilişkin görüşlerini belirlemeye yönelik yarı yapılandırılmış görüşme formu kullanılmıştır. Araştırmada başarı testi; tutum ölçeği ve motivasyon ölçeğinden elde edilen veriler üzerinde, istatistiksel teknik olarak kovaryans analizi(ANCOVA) kullanılmıştır. Analizlerde anlamlılık düzeyi p<.05 olarak alınmıştır. Görüşme formundan elde edilen veriler, nitel araştırmalarda kullanılan içerik analizi yöntemiyle çözümlenmiştir. Araştırma sonunda elde edilen verilere göre; başarı testi, tutum ölçeği ve motivasyon ölçeği son test puanları açısından deney grubu lehine istatistiksel olarak anlamlı bir fark bulunmuştur. Bu çalışma neticesinde, onuncu sınıf matematik dersinde probleme dayalı öğrenme yaklaşımına göre hazırlanan eğitim ve öğretim sürecinin sonunda öğrencilerin öğrendikleri bilgilerin kalıcılığını arttırdığı sonucuna varılmıştır. Görüşme formundan elde edilen sonuçlar aşağıdaki gibi özetlenebilir. Öğrenciler, probleme dayalı öğrenme yaklaşımı sayesinde, matematik derslerini önceki derslerden daha farklı ve eğlenceli bulduklarını, bunun sonucunda dersi daha çok sevdiklerini, gerçek yaşam senaryolarıyla oluşturulan problem durumları ile ilgi düzeylerini arttırdığı için öğrenmenin daha kalıcı şekilde gerçekleştiğini, ayrıca derse katılma isteklerinin arttığını belirtmişlerdir. Bu yaklaşımın, arkadaşlarıyla olan iletişimlerini arttırdığını ve hep birlikte daha yaratıcı fikirler bulmalarını sağladığını söylemişlerdir. Anahtar kelimeler: Geometri öğretimi, geometriye yönelik tutum, matematiğe yönelik motivasyon, kalıcılık, probleme dayalı öğrenme
Designing an ESP course through a PBL approach in an EFL setting
Student-centered and communication-oriented approaches are gaining importance in language teaching studies. Especially with the approaches that enable language learning through mutual communication, many different approaches and methods have been used since the 1970s. In our country, in line with the 2023 Education Vision Document, it is aimed to use language effectively both in and out of the classroom as the first goal among the goals of language education. In this context, this study aims to bring together two approaches that have become increasingly important in the field of language teaching in recent years at the high school level, so that high school students learning English as a foreign language can use the language effectively and actively, solve real-life problems with their language skills, and participate in classes with high motivation while doing so. In this context, the aim of this study is to demonstrate the effectiveness of using Problem-Based Learning (PBL) and English for Specific Purposes (ESP) approaches together to increase high school students' problem-solving skills and English language use skills. The study also aims to measure the effects of using these two approaches together on students' perceptions of the course content created by the use of these two methods. The study will also shed light on the researcher's perceptions during the lessons prepared using these methods. This study was conducted in a high school with the voluntary participation of 25 students. The convenience sampling method was used to select 25 students as participants. Four different data collection methods were used in the study. First, a one-group pretest posttest and delayed test were applied to the students. In this way, the effectiveness of these two methods was investigated. In addition, a questionnaire was prepared at the end of the process and the students were asked whether they were satisfied with the use of these two teaching methods together. Furthermore, semi-structured interviews were conducted with randomly selected students to provide a qualitative analysis of the process. In addition, the teacher, as a researcher, evaluated the process and his own development during the training by evaluating the diaries he kept since the beginning of the implementation. Keywords: English for Specific Purposes (ESP), Problem-Based Learning (PBL), Teaching English as a Foreign Language
Sosyal bilgiler dersinde probleme dayalı öğrenme yönteminin öğrencilerin, yaratıcı düşünme ve problem çözme becerileri ile akademik başarılarına etkisi
Bu çalışma, ortaokul "Sosyal bilgiler" dersi bünyesinde yapılmıştır. Çalışma kapsamında, "Probleme Dayalı Öğrenme"(PDÖ) yöntemi ile geleneksel öğretim yöntemlerinin, öğrencilerin küresel sorunlara çözüm önerisi getirme konusundaki akademik başarılarına, yaratıcılıklarına ve küresel problemleri çözme becerilerine etkisi araştırılmıştır. Araştırma ön test-son test kontrol gruplu deneysel desen modelinde tasarlanmıştır. Araştırmada deney grubunda probleme dayalı öğrenme yöntemi, kontrol grubunda geleneksel öğretim yöntemleri kullanılmıştır. Veri toplama aracı olarak küresel sorunlar başarı testi, problem çözme envanteri ve yaratıcılık ölçeği kullanılmıştır. Geliştirilen başarı testi ve diğer ölçme araçları Şanlıurfa İli Eyyubi'ye ilçesindeki TOKİ Şehit Jandarma Komando Er Adnan Yaslı Ortaokulunda Sosyal bilgiler dersini alan 7.sınıf öğrencilerine uygulanmıştır. Hipotez testlerine ilişkin karşılaştırmalarda parametrik test olan eşleştirilmiş örnekler t-testi (pairedsamples t-test) kullanılmıştır. Araştırma sonunda, probleme dayalı öğrenme (PDÖ) yönteminin öğrencilerin küresel sorunlara çözüm önerisi getirme konusundaki akademik başarılarında geleneksel öğretim yöntemlerine göre daha fazla artış sağladığı, öğrencilerin problem çözme becerilerinin artırılmasında da etkili olduğu sonucuna ulaşılmıştır. Çalışma sonucunda hem problem çözme hem de geleneksel öğretim yöntemlerinin öğrencilerin yaratıcılık becerilerinde olumlu yönde artış sağladığı görülmüştür. Araştırmadan elde edilen bulgulardan yola çıkarak PDÖ yönteminin küresel sorunları içeren tüm derslerde kullanılması gerektiği önerilmektedir. Ayrıca öğrenciler bu yöntemi benimsediklerini, ilk defa özgürce tartışabildiklerini ve böylece dersteki öğrenmelerin daha kalıcı olduğunu söylediler. PDÖ yönteminin küresel sorunlar konularını içeren diğer derslerde de kullanılmasının sorumluluk bilinci kazanmış, yaratıcı çözümler sunan öğrencilerin yetişmesinde etkili ve kalıcı bir rol oynayacağına inanılmaktadır.
Probleme dayalı öğrenmenin ortaokul öğrencilerinin matematik başarısına, matematik özyeterliğine ve problem çözme becerilerine etkisi
Bu araştırmada, probleme dayalı öğrenmenin ortaokul öğrencilerinin matematik başarılarına, matematik özyeterliklerine ve problem çözme becerilerine etkisi incelenmiştir. Bu amaçla, Ankara, Çankaya bölgesindeki uygulama izni verilen bir ilköğretim okulu 7. sınıf öğrencilerinden 13 er kişilik iki grup seçilmiştir. Gruplar seçilirken aynı öğretmenin her iki şubeye de derse girmesine dikkat edilmiştir. Deney ve kontrol grupları kura yöntemi ile seçilmiştir. 13 kişilik deney grubuna probleme dayalı öğrenme yöntemi, 13 kişilik kontrol grubuna ise geleneksel yöntemle ders anlatılmıştır. 30 saat süren çalışma sonunda matematik başarı testi, matematik özyeterlik ölçeği, performans görevleri uygulanmıştır. Araştırmada nicel ve nitel bulgular elde edilmiştir. Uygulama sonunda elde edilen nicel veriler SPSS istatistik programı kullanılarak analiz edilmiştir. Nitel olarak da, probleme dayalı öğrenme yöntemine göre ders işlenen deney grubunda öğrencilerin sürece ilişkin görüşlerini, tutumlarını betimlemek amacıyla özdeğerlendirme, grupiçi ve gruplararası değerlendirme formlarından yararlanılmıştır. Veriler analiz edilerek yorumlanmış ve aşağıdaki sonuçlar tespit edilmiştir. Probleme dayalı öğrenme yöntemine göre ders işlenen deney grubunda öğrencilerin matematik başarıları, geleneksel yönteme göre ders işlenen kontrol grubundaki öğrencilerin başarılarından .05 anlamlılık düzeyinde daha yüksek olduğu tespit edilmiştir. Probleme dayalı öğrenme yöntemine göre ders işlenen deney grubunda öğrencilerin matematik dersine yönelik özyeterlikleri, geleneksel yönteme göre ders işlenen kontrol grubu öğrencilerinin özyeterliklerinden .05 anlamlılık düzeyinde daha yüksek olduğu tespit edilmiştir. Yöntemin, üst düzey düşünme becerileri olan problem çözme, ilişkilendirme, mantıksal sonuç çıkarma ve iletişim kurma becerileri üzerindeki etkisini belirlemek amacıyla hazırlanan performans görevlerinin değerlendirilmesi sonucunda probleme dayalı öğrenme yöntemine göre ders işleyen öğrenciler üzerinde olumlu bir etkisinin olduğu belirlenmiştir. Probleme dayalı öğrenme yöntemine göre ders işlenen deney grubu öğrencilerinin sürece ilişkin görüşlerinin olumlu olduğu nitel verilerin analizi sonucunda tespit edilmiştir. Araştırmada elde edilen yukarıdaki bulgular ayrıntılı bir şekilde yorumlanarak çalışmanın sonunda çeşitli önerilere yer verilmiştir.
Probleme dayalı öğrenme yaklaşımının denklem kavramının öğretiminde etkisi
Bu araştırmada ilköğretim 6. sınıflarda denklem kavramının, probleme dayalı öğrenme yaklaşımıyla öğretiminin öğrenci başarısı üzerinde etkisinin olup olmadığı incelenmiştir.Araştırma 2009?2010 öğretim yılının ikinci döneminde Kastamonu ili Merkez ilçesinde bulunan Milli Eğitim Müdürlüğüne bağlı bir ilköğretim okulunun 6/B, 6/C, 6/D ve 6/E sınıflarındaki 83 öğrenci ile yapılmıştır.Araştırmada gerçek deneme modellerinden öntest?sontest kontrol gruplu deneme modeli kullanılmıştır. Kontrol ve deney grupları oluşturulurken çalışma grubu olarak seçilen öğrencilerin 2009?2010 eğitim öğretim yılının 1. döneminde aynı öğretmen tarafından verilmiş matematik dersine ait not ortalamalarına bakılmıştır. Ve yansız atama yöntemiyle deney grubu olarak 6/C ve 6/D sınıflarında bulunan 42 öğrenci, kontrol grubu olarak ise 6/B ve 6/E sınıfında bulunan 41 öğrenci seçilmiştir.Araştırma kapsamında deney grubuna probleme dayalı öğrenme yaklaşımı prensiplerine göre hazırlanan bir öğretim yöntemi, kontrol grubuna ise MEB programında uygulanan (yapılandırmacı, etkinliğe dayalı, kavramsal yaklaşım) geleneksel yaklaşım prensiplerine göre düzenlenen bir öğretim yöntemi eş zamanlı olarak uygulanmıştır. Çalışma, araştırmacı tarafından yapılmış ve 10 ders saati sürmüştür.Çalışmada veri toplama aracı olarak araştırmacı tarafından 20 soruluk bir başarı testi geliştirilmiştir. Çalışmanın son aşamasında kontrol ve deney grubu öğrencilerine eş zamanlı olarak sontest uygulanmış ve elde edilen veriler analiz edilerek bağımsız t- testi sonuçları yorumlanmıştır.Yapılan araştırmada elde edilen sonuçlara göre; probleme dayalı öğrenmenin uygulandığı deney grubu ile geleneksel yöntemin kullanıldığı kontrol grubu arasında uygulama sonrası akademik başarı düzeyleri açısından istatistiksel olarak anlamlı bir farklılık bulunmamıştır (t=-,842; p>0,05).
İlköğretim 7. sınıflarda cebirsel ifadeler ve denklemlerin öğretiminde probleme dayalı öğrenmenin etkisi
Bu çalışmanın amacı ilköğretim 7. sınıflarda probleme dayalı öğrenme yaklaşımının ``Cebirsel ifadeler ve denklemler'' konularının öğretimine etkisini incelemektir. Araştırmanın modeli, ön test-son test kontrol gruplu deneme modelidir. Araştırmanın çalışma grubunu 2009-2010 öğretim yılında, Kastamonu İli, Devrekani İlçesine bağlı bir ilköğretim okulunda 7. sınıfa devam eden 46 öğrenci oluşturmaktadır. Deney ve kontrol gruplarında eşit sayıda öğrenci bulunmaktadır. Deney grubuna probleme dayalı öğrenme modeline uygun, kontrol grubuna ise geleneksel yaklaşıma uygun ders işlenmiştir. Araştırmada nicel ve nitel yöntemler kullanılmıştır. Her iki konu için hazırlanan 30'ar soruluk iki ön test SPSS 15.0 paket programında değerlendirilmiştir. Çalışmanın sonucunda öğrencilerin oluşturdukları grupların kendilerini, öğretmeni ve PDÖ sürecini değerlendirmelerine yönelik formlar dağıtılmıştır. Araştırmanın sonucunda deney ve kontrol gruplarının son test başarılarında anlamlı bir farklılık görülmemiştir. Ayrıca süreç sonunda öğrencilerin matematik dersine katılımlarının olumlu yönde arttığı gözlemlenmiştir. Öğrenciler, düşüncelerini değerlendirme formlarında ifade ederek süreci değerlendirmişlerdir.Anahtar Kelimeler: Cebirsel ifadeler, denklemler, probleme dayalı öğrenme.
Probleme dayalı öğrenme yaklaşımının ilköğretim 7. sınıflarda çevre ve alan kavramı öğretiminde öğrenci başarısına etkisi
Son yıllarda bilimde yaşanan yenilikler günlük hayata hızlı bir şekilde yansımakta ve dünyanın sosyal düzenini değiştirmektedir. Bireylerin bu değişime uyum sağlamaları yaşam kaliteleri ve toplumsal düzen bakımından önem taşımaktadır. Değişimin sürekliliği çağımızın insanlarında aranılan nitelikleri (belirli kalıplara bağlı kalmayan, esnek düşünme becerilerine sahip vb.) etkilemektedir. Bu niteliklerin kazandırılması için eğitim programları gözden geçirilerek ele alınan bilgi, beceri ve öğretim yöntemlerinde değişiklikler yapılmaktadır.Ülkemizde 2005-2006 eğitim-öğretim yılından bu yana yapılandırmacılık yaklaşımına göre düzenlenen ders programları uygulanmaktadır. Yapılandırmacılık farklı öğrenme stratejilerini içermektedir. Bunlardan biri olan ?Probleme Dayalı Öğrenme? öğrencilerin merakını uyandıracak problemler etrafında öğrenme etkinliklerini oluşturur. Probleme Dayalı Öğrenme, öğrencilerin problemin çözümünü farklı stratejiler ve beceriler kullanarak ulaşmasını ve böylece çağın gereksinimlerine uygun niteliklere sahip olmasını hedeflemektedir.Bu araştırma ile ilköğretim 7. sınıf matematik dersinde ?alan ve çevre? kavramı öğretiminde Probleme Dayalı Öğrenmenin öğrencilerin akademik başarısına ve geometriye yönelik tutumlarına etkisini belirlemek amaçlanmıştır.Araştırmada ön-test, son-test deney kontrol gruplu deneysel araştırma modeli kullanılmıştır. Araştırma, 2009-2010 öğretim yılı 7. sınıfta öğrenim gören 47 öğrenci ile gerçekleştirilmiştir. 7. sınıf matematik programında yer alan ?Dörtgenlerde Alan ve Çevre? ünitesi 23 öğrenciden oluşan kontrol grubunda Geleneksel Öğretim Yaklaşımı, 24 öğrenciden oluşan deney grubunda ise Probleme Dayalı Öğrenme yaklaşımıyla işlenmiştir. Araştırmada nicel ve nitel araştırma yaklaşımları benimsenmiştir. Yapılandırmacı ve probleme dayalı bir ders modeli geliştirilerek öğrencilerin alan ve çevre konusunda işlemsel ve kavramsal anlamalarını, problem çözme becerilerini ve matematiğe yönelik tutumlarını geliştirilmesi amaçlamıştır. PDÖ' nün etkisi, hazırlanan ders modelinin sonunda öğrencilere uygulanan başarı testi ve tutum ölçeğinin sonuçları ile irdelenmiştir. Araştırma verileri, Geometri Başarı Testi ve Geometriye Karşı Tutum Ölçeği ile toplanmıştır.Elde edilen nicel veriler SPSS 11.5 paket programı ile çözümlenmiştir ve verilerin analizinde Aritmetik Ortalama, Standart Sapma, Varyans Analizi, t-Testi kullanılmıştır.Verilerin analizinden elde edilen sonuçlara göre, uygulanan iki yaklaşımın arasında akademik başarıda ve geometriye yönelik tutumda istatistiksel olarak anlamlı farklılık olmadığı görülmüştür. Ancak deney grubu üzerinde elde edilen izlenimler ve nitel veriler Probleme Dayalı Öğrenmenin katkılarıyla ilgili olumlu yorumlara olanak sağlamıştır.
Probleme dayalı öğrenme sürecinde ısı ve sıcaklık kavramlarının gelişimi üzerine bir durum çalışması
Bu çalışmanın amacı, öğrencilerin öğrenme süreçlerinde kavramakta güçlük çektikleri ısı ve sıcaklığa ilişkin temel kavramların ve bu kavramlar arası ilişkilerin Probleme Dayalı Öğrenme (PDÖ) sürecindeki değişiminin nasıl gerçekleştiğini incelemektir. Bu amaçla; ısı, sıcaklık ve iç enerji kavramları incelenmek üzere seçilmiştir. Isı aktarımı, hal değiştirme ve genleşme olayları da örnek olarak ele alınmıştır.Araştırma, lisans eğitimi sırasında Termodinamik dersi almamış Gazi Eğitim Fakültesi Fizik Öğretmenliği ikinci sınıf öğrencilerinden amaçlı olarak seçilmiş 13 gönüllü katılımcı ile gerçekleştirilmiştir. Katılımcılardan elde edilen veriler, nicel ve nitel tekniklerden yararlanarak çözümlenmiştir. Süreç başında ve sonunda çoktan seçmeli kavramsal test uygulanmıştır. Ayrıca süreç de öğrenciler tarafından kendilerine verilen çeşitli formlarla değerlendirilmiştir. Beş hafta boyunca her hafta öğrencilerden altısı ile kavramlar ve olaylar üzerine yarı yapılandırılmış görüşme yapılmıştır. Bu öğrencilerden biri ile yapılan görüşmeler ayrıntılı olarak incelenmiştir. Analizde üçgenleme yapılmıştır. Verilerin analizinde nicel veriler için betimsel istatistikler, nitel veriler için ise betimsel analiz ve içerik analizi yapılarak gömülü kuramın teknikleri kullanılmıştır.Gömülü kuram yardımıyla katılımcının düşünceleri arasındaki ilişkiler ortaya çıkarılmıştır. Böylelikle öğrencinin öğrenme süreci betimlenmiştir. Araştırma bulguları, ısı kavramının iç enerjiyi de kapsayacak biçimde tanımlandığını göstermiştir. İç enerji kavramının öğrenilmesine ısı kavramı engel olmaktadır. Isı aktarım yollarından ışıma en az bilinendir. Sıcaklık kavramı en iyi algılanan ama tanımlanamayan bir kavramdır. Ayrıca, PDÖ'nün kavramsal değişime olumlu katkıları olduğu görülmüştür. PDÖ'nün duyuşsal etkileri olumludur.
Fen bilgisi öğretmeni adaylarının çevre okuryazarlığının geliştirilmesine yönelik olarak argümantasyon ile probleme dayalı öğrenme yaklaşımının kullanımı
Bu araştırmada fen bilgisi öğretmeni adaylarının çevre okuryazarlığının gelişiminde argümantasyon ile probleme dayalı öğrenme yaklaşımının kullanımının etkisi incelenmiştir. Araştırma eylem araştırması biçiminde desenlenmiştir. Araştırmanın uygulaması 2011-2012 yılı bahar yarıyılında Gazi Üniversitesi Gazi Eğitim Fakültesi İlköğretim Bölümü Fen Bilgisi Öğretmenliği Anabilim Dalında ikinci öğretim üçüncü sınıf öğrencileri ile birlikte gerçekleştirilmiştir. Öğretim uygulamaları 34 öğrencinin tümü üzerinde gerçekleştirilmiş; ancak araştırmada katılımcı olarak üçü kız üçü erkek olmak üzere toplam altı odak öğrenci ile çalışılmıştır. Araştırmanın verileri video kayıtları, yarı yapılandırılmış görüşme, araştırmacı günlüğü, akran değerlendirme formu, öğrenci günlükleri, el ürünleri, sosyal iletişim ağına gönderilen mesajlar, çevreye yönelik başarıtesti, çevreye yönelik duyuşsal eğilimler ölçeği, çevreye yönelik bilişsel beceri ölçeği ile çevreye yönelik sorumlu davranış ölçeği olmak üzere farklı veri toplama araçları ile toplanmıştır. Araştırmanın nicel verileri SPSS 20.00 paket programı ile çözümlenmiştir. Nitel verilerden uygulama süreci sırasında toplanan veriler betimsel analiz ile uygulama sürecinin bitiminde yapılan yarı yapılandırılmış görüşmeler ise kategorisel içerik analizi tekniği temelinde Nvivo-9 programı kullanılarak çözümlenmiş ve elde edilen bulgular araştırma sorularına bağlı kalınarak yorumlanmıştır.Araştırmada ulaşılan sonuçlar öğrencilerin çevre okuryazarlığının bilgi, beceri, duyuşsal eğilimler ve davranış boyutlarında gelişim gösterdiklerini ortaya koymuştur. Diğer taraftan duyuşsal eğilimler ölçeğinin alt boyutları incelendiğinde eyleme niyet etmek ve kişisel sorumluluk alt boyutlarında istatistiksel olarak anlamlı bir farklılık bulunurken duyarlılık ile çevreye verilen zararın önlenmesi ile ilgili alt boyutlarında puanlar arasında anlamlı bir farklılık bulunmamıştır. Yine çevreye yönelik sorumlu davranış ölçeğinin alt boyutları incelendiğinde kişinin ekonomik yararına olan kaynak koruma aktiviteleri davranışının dışında; doğa ile ilgili boş zaman aktiviteleri, geri dönüşüm çabası sorumlu vatandaşlık çevre eylemciliği ile çevreye duyarlı tüketici davranış boyutlarında gelişmenin istatistiksel olarak anlamlı olduğu sonucuna ulaşılmıştır. Ancak nitel verilerde bütün ölçeklerin geneli ve alt boyutların gelişiminin görüldüğü tespit edilmiştir. Odak öğrencilerle uygulama sonunda işlenen çevre bilimi dersinin etkili olup olmadığı konusunda yapılan yarı yapılandırılmış görüşmelerde öğrenci görüşlerinin veri toplama becerisini, verileri analiz etme becerisini ve veri toplama becerisinin gelişimi üzerinde toplandığı görülmektedir. Ayrıca öğrenciler uygulamanın bu boyutu ile ilgili olarak internetle sınırlı olduğunu ancak derse hazırlanmada etkili yöntem olduğunu da ifade etmişlerdir.
Asitler ve bazlar konusunun öğretiminde kullanılan probleme dayalı öğrenme yönteminin farklı değişkenler üzerine etkisi ve yönteme ilişkin öğrenci görüşleri
Bu araştırmanın temel amacı, probleme dayalı (PDÖ) yönteminin fen bilgisi öğrencilerinin Asitler ve Bazlar konusu akademik başarıları, kimya dersine ve PDÖ yöntemine ilişkin tutumları, problem çözme becerileri ve mantıksal düşünme yetenekleri üzerine etkisini belirlemektir. Araştırmanın bir diğer amacı ise fen bilgisi öğrencilerinin probleme dayalı öğrenme yöntemine ilişkin görüşlerini tespit etmektir. Araştırmanın çalışma grubunu Gazi Üniversitesi Gazi Eğitim Fakültesi İlköğretim Bölümü Fen Bilgisi Öğretmenliği Lisans Programı?nda öğrenim gören iki farklı şubedeki toplam 82 fen bilgisi öğrencisi oluşturmaktadır. Karma yöntemin açıklayıcı deseninin kullanıldığı bu araştırma, 2011-2012 eğitim-öğretim yılı bahar döneminde okutulan Genel Kimya-II dersi müfredatına göre gerçekleştirilmiştir. Asitler ve Bazlar konusu; deney grubunda probleme dayalı öğrenme yöntemi, kontrol grubunda ise geleneksel öğrenme yöntemi ile işlenmiştir. Araştırma sürecinde 9 haftada toplam 36 ders saatlik bir uygulama gerçekleştirilmiştir. Araştırmanın nicel verileri, 82 1. sınıf fen bilgisi öğrencisine ?Asitler ve Bazlar Konusu Akademik BaşarıTesti?, ?Kimya Dersine Yönelik İlgi ve Tutum Ölçeği?, ?Probleme Dayalı Öğrenme Yöntemine Yönelik Tutum Ölçeği?, ?Problem Çözme Envanteri? ve ?Mantıksal Düşünme Yeteneği Testi?nin ön ve son test olarak uygulanması sonucu elde edilmiştir. Nitel veriler ise 4 fen bilgisi öğrencisi ile yapılan yarı yapılandırılmış görüşmeler sonucu elde edilmiştir. Araştırmanın nicel boyutunda bağımsız gruplar t-testi, bağımlı gruplar t-testi, tek faktörlü varyans analizi, nitel boyutunda ise içerik analizi yapılmıştır. Bu bağlamda, nicel veriler SPSS 11.5 (Statistical Package for Social Sciences) paket programı kullanılarak çözümlenmiş ve araştırmanın alt problemleri doğrultusunda yorumlanmıştır. Araştırmanın nitel verileri ise vNvivo-9.2 analiz programı ile içerik analizi yapılmış ve elde edilen bulgular görüşme sorularıdoğrultusunda yorumlanmıştır. Buna göre, PDÖ yönteminin GÖ yöntemine göre öğrencilerin Asitler ve Bazlar konusundaki başarılarını artırmada, kimya dersine yönelik tutumlarını, problem çözme becerilerini ve mantıksal düşünme yeteneklerini geliştirmede etkili olduğu; PDÖ yöntemi ile öğrenim gören öğrencilerin bu yönteme yönelik tutumlarında olumlu yönde gelişme olduğu sonucuna ulaşılmıştır. Başarı, tutum ve problem çözme becerileri üzerinde cinsiyetin etkili olmadığı, mantıksal düşünme yeteneği üzerinde etkili olduğu sonucuna ulaşılmıştır. Ayrıca öğrencilerin başarıları ve problem çözme becerileri üzerinde baba eğitim durumunun olumlu bir etkiye sahip olduğu, kimya dersine yönelik tutum ve mantıksal düşünme yeteneği üzerinde olumlu etkiye sahip olmadığı sonucuna ulaşılmıştır. Öğrencilerin PDÖ yöntemine ilişkin görüşlerinin ise olumlu yönde olduğu ortaya çıkmıştır. Bu araştırmanın yapılacak olan yeni çalışmalara rehberlik edeceği, öğrencilerin ileriki meslek hayatlarında onlara ışık tutacağı düşünülmektedir. Anahtar Kelimeler: Probleme Dayalı Öğrenme Yöntemi, Geleneksel Yöntem, Asitler ve Bazlar, Akademik Başarı, Tutum, Problem Çözme Becerisi, Mantıksal Düşünme Yeteneği
Doğrusal denklemler ve eşitsizlikler konusunun öğretiminde probleme dayalı öğrenme yaklaşımının öğrenci başarısına ve tutumuna etkisi
Bu araştırmada Doğrusal Denklemler ve Eşitsizlikler konusunun öğretiminde Probleme Dayalı Öğrenme yaklaşımının sekizinci sınıfta öğrenim gören öğrencilerin başarısına ve tutumuna olan etkisinin incelenmesi amaçlanmıştır. Bu doğrultuda ön-test ve son-test kontrol gruplu deneysel desen modeli uygulanmış ve aşağıdaki sorulara cevap aranmıştır. 1.Doğrusal Denklemler ve Eşitsizlikler konusunun öğretiminde Probleme Dayalı Öğrenme yaklaşımının kullanıldığı "Deney grubu" ve güncel öğretim programının kullanıldığı "Kontrol grubu" öğrencilerinin ön-testten aldıkları başarı puanları ve Matematik tutum ortalamalarında istatistiksel olarak anlamlı bir fark var mıdır? 2. Doğrusal Denklemler ve Eşitsizlikler konusunun öğretiminde Probleme Dayalı Öğrenme yaklaşımının kullanıldığı "Deney grubu" ve güncel öğretim programının uygulandığı "Kontrol grubu" öğrencilerinin son-testten aldıkları başarı puanları ve Matematik tutum ortalamalarında istatistiksel olarak anlamlı bir fark var mıdır? 3. Doğrusal Denklemler ve Eşitsizlikler konusunun öğretiminde güncel öğretim programının kullanıldığı "Kontrol grubu" öğrencilerinin ön-testten ve son-testten aldıkları başarı puanları ve Matematik tutum ortalamalarında istatistiksel olarak anlamlı bir fark var mıdır? 4. Doğrusal Denklemler ve Eşitsizlikler konusunun öğretiminde Probleme Dayalı Öğrenme yaklaşımının uygulandığı "Deney grubu" öğrencilerinin ön-testten ve son-testten aldıkları başarı puanları ve Matematik tutum ortalamalarında istatistiksel olarak anlamlı bir fark var mıdır? Araştırma örneklemini Bitlis'in Merkez ilçesinde bulunan bir ortaokulda öğrenim görmekte olan 33 öğrenci oluşturmaktadır. Kontrol grubunda; öğretim programına uyularak işlenirken, deney grubunda ise Probleme Dayalı Öğrenme yöntemi dikkate alınarak öğretim programları bir problem senaryoları ile işlenmiştir. Dersler, 3 hafta sürecince işlenmiştir. Araştırmada öğrencilerin başarılarını ölçmek amacıyla Matematik Başarı Testi, derse karşı olan tutumlarını ölçmek amacıyla da Matematik Tutum Ölçeği kullanılmıştır. Elde edilen veriler SPSS (Statistical Package for Social Sciences) 25 paket programı kullanılarak analiz edilmiştir. Araştırmada elde edilen bulgular şunlardır: Probleme Dayalı Öğrenme yaklaşımı ile ders işlenen deney grubu ile mevcut öğretim programı ile ders işlenen kontrol grubuna yapılan Matematik Başarı Testinde iki grup arasında anlamlı bir farklılık bulunmuştur. Ayrıca yapılan Matematik Tutum Ölçeğinde deney grubu ve kontrol grubu arasında deney grubu lehine anlamlı bir fark görülmüştür.
5. sınıf yüzdeler konusunun probleme dayalı öğretiminin APOS Teorisi ile incelenmesi
Bu çalışmanın amacı, ortaokul beşinci sınıf öğrencilerinin yüzde ifadesi ile ilgili öğrenme süreçlerinin probleme dayalı öğretim yaklaşımıyla APOS teorik çerçevesinde incelemektir. Konu hakkında yapılan çalışmalar incelendiğinde öğrencilerin yüzde konusunun öğretiminde zorluk yaşadıkları görülmüştür. Öğrencilerin basit işlemler ve pratik yöntemlerdense daha fazla zaman alan kural odaklı işlemler yaptıkları ve yüzdeler konusunu günlük hayatla çok fazla ilişkilendiremedikleri görülmektedir. Ayrıca konu hakkında yapılan çalışmalar incelendiğinde yüzde konusunun öğrenme ve öğretme süreci ile ilgili çalışmaların az sayıda olduğu görülmüştür. Bu çalışma ile APOS modelinin uygulanması yönünden literatüre katkı sağlanacağı düşünülmektedir. Araştırmanın çalışma grubu kolay ulaşılabilir durum örneklemesi yöntemiyle (Yıldırım ve Şimşek, 2003) Elazığ ili Kovancılar ilçesine bağlı bir devlet okulunda araştırmacının öğretmeni olduğu sınıftaki 12 öğrenci olarak belirlenmiştir. Çalışma grubundaki öğrenciler bir önceki yıl matematik dersi yılsonu ortalamaları göz önüne alınarak aynı sınıf içerisinden seçilmiştir. Öğrenciler yılsonu matematik ortalamalarına göre; 0-45 arası ortalama "düşük seviyeli", 45-80 arası ortalama "orta seviyeli" ve 80-100 arası ortalama "yüksek seviyeli" şeklinde belirlenmiştir. Bu çalışmada nitel veriler araştırmacı tarafından toplanıp analiz edildiğinden çalışmanın yöntemi olarak eylem araştırması seçilmiştir. Araştırmada veri toplama aracı olarak ders sırasında "gözlem" ve uygulamada kullanılan problemlerin yer aldığı "öğrenci kâğıtları" kullanılmıştır. Sonuç olarak öğrencilerin çoğunun yüzdeler konusunun APOS teorik çerçevesinde probleme dayalı öğretimi süreci boyunca yapılan gözlem ve hazırlanan açık uçlu sorulara verdikleri cevaplar doğrultusunda hedef davranışları büyük oranda kazandıkları tespit edilmiştir. Ayrıca probleme dayalı öğretim yapılarak işlenen derslerde eğlendikleri, matematiğe karşı olumlu tutum kazandıkları, problem çözebilme becerilerini geliştirdikleri, özgüvenlerini artırdıkları gözlemlenmiştir. Anahtar Kelimeler: APOS Modeli, Matematik Eğitimi, Probleme Dayalı Öğretim
Ortaokul altıncı sınıf öğrencilerinin çarpanlar ve katlar konusundaki bilgi oluşturma süreçlerinin RBC+C Modeli ile incelenmesi
Bu çalışmadaki amaç, önceden planlanmış bir öğrenme ortamında altıncı sınıf öğrencileri için çarpanlar ve katlar konusu ile ilgili bilgi oluşturma kademelerinin RBC+C soyutlama modeli ile incelenmesidir. Çalışma grubu olarak, araştırmacının görev aldığı devlet okulunda öğrenim gören altıncı sınıf öğrencilerinden on kişi seçilmiştir. Bilgi oluşturma süreci, nitel araştırma yöntemlerinden, yorumlayıcı yaklaşımı temel alan öğretim deneyi yöntemi ile incelenmiştir. Seçilen bu öğrencilerin çarpanlar ve katlar konusunda öğrenme süreçleri tanıma, kullanma, oluşturma şeklinde bilişsel basamaklara göre değerlendirilmiştir. Pekiştirme aşamasına, ortaokul düzeyindeki öğrenciler bilişsel olarak uygun görülmediği için yer verilmemiştir. Araştırmacı tarafından belirtilen bilişsel basamaklar kapsamında bir uygulama testi veri toplama aracı olarak hazırlanmıştır. Araştırmada sonuç olarak, uygulama sırasında öğrencilerin bilgiyi oluşturma süreçlerinin derinlemesine incelenmesinin, öğrencilerin bilgiyi yapılandırmalarına ve çarpan-kat bilgisini oluşturma sırasında hangi süreçte ya da kavramda zorlandıklarının anlaşılmasına fırsat vermiştir. Öğrencilerin kavramları anlamlandırmakta başlangıçta zorlandıkları, ancak çarpan-kat kavramlarını etkinlik sonunda yapılandırabildikleri gözlemlenmiştir. Anahtar Kelimeler: Çarpan, Kat, Bölünebilme, RBC+C Modeli
Görsel sanatlar eğitiminde probleme dayalı öğrenme modelinin yaratıcı düşünmeye etkisi
Bu araştırmanın amacı, ilköğretim 7. sınıf Görsel Sanatlar dersinde Probleme Dayalı Öğrenme (PDÖ) yönteminin yaratıcı düşünmeye etkisinin belirlenmesidir. Araştırmada ön test-son test eşitlenmemiş kontrol gruplu deneysel desen kullanılmıştır. Araştırmanın çalışma grubunu, 2009-2010 eğitim öğretim yılının güz döneminde Ankara İli, Yenimahalle İlçesi sınırları içinde yer alan M.E.B'e bağlı Osman Ülkümen İlköğretim Okulu'nun 7. sınıfına devam eden toplam 72 öğrenci oluşturmuştur. Deneysel çalışma öncesinde mevcut 7. sınıflara Torrance Yaratıcı Düşünme Testi (TYDT) Şekilsel-B ve Problem Çözme Envanteri (PÇE) ön test olarak uygulanmıştır. Ön test verilerinin tek yönlü varyans (ANOVA) analizine göre, sınıflar arasında ortalama puanlar açısından istatistiksel olarak anlamlı fark olmadığı, sınıfların birbirine denk olduğu belirlenmiştir. Buna göre sınıflardan biri deney (n:36) diğeri kontrol (n:36) grubu olarak random seçilmiştir. Deney grubu öğrencileri 9 haftalık PDÖ modelli öğrenim görürken, kontrol grubuna bir müdahalede bulunulmamış, süregelen öğretim yöntemine göre öğrenimlerine devam etmişlerdir.Araştırmada veri toplama aracı olarak TYDT Şekilsel A-B eşdeğer formları ve PÇE kullanılmıştır. Bu ölçme araçlarından elde edilen veriler, uygun istatistik teknikler kullanılarak analiz edilmiştir. Dokuz haftalık deney çalışmasının ardından her iki gruba TYDT -A formu ve PÇE son test olarak uygulanmıştır. Elde edilen verilerin analizine göre ortaya çıkan bulgular şu şekildedir: Gruplar arasında deneysel işlem sonunda TYDT ve PÇE son test puan ortalamaları açısından anlamlı farkın deney grubu lehine olduğu gözlemlenmiştir. Bu durum, PDÖ modelli öğrenim gören deney grubu öğrencilerinin bu model ile öğrenim görmeyen kontrol grubu öğrencilerine kıyasla yaratıcı düşünme ve problem çözme becerilerini olumlu yönde geliştirdiklerini göstermektedir. Bu bulgular ışığında, ilköğretim 7. sınıf Görsel Sanatlar Eğitimi'nde PDÖ modelli öğretimin yaratıcı düşünmeye olumlu yönde anlamlı etkisi olduğu sonucuna varılmıştır.Anahtar Kelimeler: Probleme Dayalı Öğrenme, yaratıcı düşünme, problem çözme.
Probleme dayalı öğrenme yaklaşımının öğrencilerin fen bilimleri derslerindeki akademik başarılarına ve tutumlarına etkisi: Bir meta-analiz çalışması
Bu araştırmada probleme dayalı öğrenme (PDÖ) yaklaşımının, öğrencilerin fen bilimleri derslerindeki akademik başarılarına ve tutumlarına etkisini belirlemek amacıyla bir meta-analiz çalışması yapılmıştır. Bunun için Türkiye'de yapılmış çalışmalarla ilgili literatür taraması yapılmıştır. 2003–2013 yılları arasında yapılmış, araştırma problemine uygun ve meta-analiz çalışmasına dahil edilebilecek istatistiksel verilere sahip yüksek lisans tezi, doktora tezi ve makaleler ulusal veri tabanlarından taranarak incelenmiştir. Literatür taraması sonucunda PDÖ yaklaşımının, öğrencilerin fen derslerindeki akademik başarılarına etkisine ilişkin toplam 30 araştırma ve PDÖ yaklaşımının, öğrencilerin fen derslerine yönelik tutumlarına etkisine ilişkin toplam 22 araştırma çalışmaya dahil edilmiştir. Meta-analiz sonucunda PDÖ yaklaşımının, geleneksel öğretim yöntemlerine göre öğrencilerin fen bilimleri derslerindeki akademik başarılarına ve fen bilimleri derslerine yönelik tutumlarına pozitif etkisi olduğu belirlenmiştir. PDÖ yaklaşımının, öğrencilerin fen bilimleri derslerindeki akademik başarılarına ilişkin genel etki büyüklüğü değeri 1,162 (%95 CI, SE=0,149) olarak belirlenmiştir. Bu değer, Cohen ve arkadaşlarının (2007) etki büyüklüğü sınıflandırmasına göre güçlü düzeyde bir etki düzeyindedir. PDÖ yaklaşımının öğrencilerin fen bilimleri derslerine yönelik tutumlarına ilişkin genel etki büyüklüğü değeri 0,769 (%95 CI, SE=0,172) olarak belirlenmiştir. Bu değer, Cohen ve arkadaşlarının (2007) etki büyüklüğü sınıflandırmasına göre orta düzeyde bir etki düzeyindedir. PDÖ yaklaşımının uygulandığı fen bilimleri alanlarında en büyük etki büyüklüğü değerinin kimya alanında olduğu belirlenmiştir. Öğrenim düzeylerinde etki büyüklüğü en yüksek lise düzeyinde çıkmıştır. Yayın türlerine göre etki büyüklüğü en yüksek doktora tezlerinde çıkmıştır. Çalışmanın son bölümünde, araştırmada elde edilen sonuçlara göre uygulayıcılara, program geliştiricilere ve araştırmacılara önerilerde bulunulmuştur. Anahtar Kelimeler: Fen Bilimleri, Geleneksel Öğretim, Meta-analiz, Probleme Dayalı Öğrenme.
Türkiye'nin jeopolitiği ve bölgesel sorunları konusunun probleme dayalı öğrenme yöntemi ile öğrenci başarı ve tutumuna etkisinin değerlendirilmesi
Bu çalışmanın amacı; probleme dayalı öğrenme yaklaşımı ile geleneksel öğretmen merkezli eğitim yöntemini Türkiye'nin jeopolitiği ve bölgesel sorunları konusu kapsamında ilgili öğrencilerin akademik başarı, problem çözme becerileri ve coğrafya'ya karşı tutumları açısından karşılaştırmaktır.Çalışmanın örneklemini, Ankara Etimesgut Lisesi 12.Sınıfta bulunan 70 öğrenci oluşturmaktadır.Araştırmada deney ve kontrol gruplarının eşitliğini belirlemek için bilgi düzeyleri birbirlerine yakın olan, aynı alanda eğitim alan sınıflar belirlenmiştir. Deney grubunda bulunan öğrencilere probleme dayalı öğrenme yöntemi, kontrol grubu öğrencilerine geleneksel öğrenme yöntemi uygulanmıştır. Uygulama, 2010?2011 eğitim yılının ikinci döneminde toplam 4 haftalık bir sürede gerçekleştirilmiştir. Veri toplama aracı olarak; öğrencilere ön test ve son test olarak Türkiye'nin jeopolitiği ve bölgesel sorunları konusu kapsamında hazırlanan başarı testi, coğrafya dersi tutum ölçeği ve problem çözme envanteri kullanılmıştır. Araştırmada elde edilen verilerin analizi SPSS 17 programı ile yapılmıştır. Araştırmada kullanılan değişkenler normal dağılım (Ek?7) gösterdiği için parametrikOlan yöntemler (Eşleşmiş t-testi, bağımsız örneklem t-testi) kullanılmıştır. Elde Edilen bulgular %95 güven Aralığında 0,05 anlamlılık düzeyinde yorumlanmıştır. Elde edilen sonuçlar, Türkiye'nin jeopolitiği ve bölgesel sorunları konusundaki kavramların öğrenciler tarafından kavranmasında, probleme dayalı öğrenmenin geleneksel yaklaşımdan daha etkili olduğunu göstermiştir. Yine öğrencilerin coğrafya dersine karşı tutumları ve problem çözme becerileri açısından da probleme dayalı öğrenme lehine gruplar arasında anlamlı bir farklılığın olduğu tespit edilmiştir.
Probleme dayalı öğrenme yaklaşımının etkililiği: Bir meta-analiz çalışması
Bu çalışmanın amacı, probleme dayalı öğrenme (PDÖ) yaklaşımının öğrencilerin akademik başarıları ve derse yönelik tutumları üzerindeki etkisini meta-analiz yöntemiyle belirlemektir. Bu amaç doğrultusunda yurt içinde ve yurt dışında yayımlanmış çalışmalara yönelik alanyazın taraması yapılmıştır. 2010-2020 yılları arasında yayımlanmış, meta-analiz çalışmasına dâhil edilme kriterlerine, araştırma problemine uygun ve yeterli istatistiksel verilere sahip yüksek lisans tezi, doktora tezi ve makaleler çeşitli ulusal ve uluslararası veri tabanlarından taranarak incelenmiştir. Verilerin toplanmasında araştırmacı tarafından dâhil etme kriterlerine uygun olarak hazırlanmış bir kodlama formu kullanılmıştır. Alanyazın taraması sonucunda akademik başarı ile ilgili 77 adet çalışmanın, derse yönelik tutum ile ilgili 30 adet çalışmanın dâhil etme kriterlerini karşıladığı belirlenmiştir. Yapılan araştırmanın bağımlı değişkenleri PDÖ yaklaşımının akademik başarı ve derse yönelik tutum üzerindeki etki büyüklükleri; bağımsız değişkenleri ise öğrenim düzeyi ve yayın türü olarak belirlenmiştir. Verilerin analizinde, çalışmaların etki büyüklükleri ve genel etki büyüklüğünü hesaplayabilmek için Comprehensive Meta Analysis v3.0 (CMA) İstatistiksel Paket Programı kullanılmıştır. Araştırma sonuçlarına göre, PDÖ yaklaşımının akademik başarı üzerinde olumlu ve geniş düzeyde (ES=0,979) bir etkiye sahip olduğu; derse yönelik tutum üzerinde olumlu ve düşük düzeyde (ES=0,426) bir etkiye sahip olduğu bulunmuştur. Ayrıca PDÖ yaklaşımının akademik başarı ve derse yönelik tutum üzerindeki etki büyüklüğü değerleri öğrenim düzeyi ve yayın türüne göre karşılaştırılmıştır. PDÖ yaklaşımının akademik başarı ve derse yönelik tutum üzerindeki etki büyüklüğü değerlerinin öğrenim düzeyi ve yayın türüne göre farklılaşmadığı belirlenmiştir. Elde edilen sonuçlar doğrultusunda uygulamaya ve araştırmaya yönelik önerilerde bulunulmuştur. Anahtar Kelimeler: Akademik Başarı, Meta-analiz, Probleme Dayalı Öğrenme (PDÖ) Yaklaşımı, Tutum.
Probleme dayalı öğrenmenin fen bilgisi öğretmen adaylarının akademik başarılarına, bilgilerin kalıcılığına ve fene karşı tutumlarına etkilerinin araştırılması
Bu çalışmanın amacı, fen bilgisi öğretmen adaylarının kazan taşı problemi temelinde; fen akademik başarıları, bilgilerin kalıcılığı, fene karşı tutumları ve bilimsel işlem beceri düzeyleri üzerine probleme dayalı öğrenmenin etkilerinin araştırılmasıdır.Çalışma, öntest-sontest kontrol gruplu deneysel bir çalışmadır ve Fen Bilgisi Öğretmenliği Anabilim Dalı 3. Sınıf öğrencileri ile (Deney, n=37 ve Kontrol, n=37) 2009 ? 2010 eğitim-öğretim yılı güz dönemi sürecinde gerçekleştirilmiştir. Araştırmanın verileri Fen Akademik Başarı Testi (FABT), Fene Karşı Tutum Testi (FKTT) ve Bilimsel İşlem Beceri Testi (BİBT) ile toplanmıştır. Elde edilen veriler SPSS (Statistical Package for Social Sciences) paket programı ile gerekli istatistiki teknikler belirlenerek analiz edilmiştir.Araştırmanın uygulandığı deney ve kontrol gruplarının birbirlerine göre denklik düzeylerini belirlemek için bağımsız grupların karşılaştırılması (bağımsız gruplar için t-testi), grupların kendi içinde gelişmişlik düzeylerini belirlemek için bağımlı grupların karşılaştırılması (bağımlı gruplar için t-testi) yapılmıştır. Yapılan veri çözümlemelerinden şu sonuçlara ulaşılmıştır:1. Fen eğitiminde, probleme dayalı öğrenmenin uygulandığı deney grubu ile geleneksel öğretimin uygulandığı kontrol grubunun akademik başarıları arasında deney grubu lehine anlamlı bir fark vardır.2. Fen eğitiminde, probleme dayalı öğrenmenin uygulandığı deney grubu ile geleneksel öğretimin uygulandığı kontrol grubunun bilgilerin kalıcılık düzeyi arasında deney grubu lehine anlamlı bir fark vardır.3. Fen eğitiminde, probleme dayalı öğrenmenin uygulandığı deney grubu ile geleneksel öğretimin uygulandığı kontrol grubunun fene karşı tutumları arasında anlamlı bir fark yoktur.4. Fen eğitiminde, probleme dayalı öğrenmenin uygulandığı deney grubu ile geleneksel öğretimin uygulandığı kontrol grubunun bilimsel işlem beceri düzeyleri arasında deney grubu lehine anlamlı bir fark vardır.Öğrencilerin fene ve diğer derslere ilişkin başarılarını, bilgilerin kalıcılık düzeylerini, tutumlarını ve bilimsel işlem beceri düzeylerini arttırmada probleme dayalı öğrenme yönteminden yararlanılmalı ve ilköğretimin ilk sınıflarından itibaren örgün eğitimin her kademesinde, eğitim programlarına dâhil edilmelidir.Anahtar kelimeler: Fen Eğitimi, Probleme Dayalı Öğrenme, Öğretmen Adayları, Kazan Taşı, Su Sertliği, Tutum, Kalıcılık, Bilimsel İşlem Becerileri.
Fen eğitiminde probleme dayalı öğrenme yaklaşımının öğrencilerin akademik başarısına, tutumuna, akademik risk alma düzeyine ve kalıcılığa etkisi
Bu araştırmanın amacı, fen eğitiminde probleme dayalı öğrenme yaklaşımının etkililiğini belirlemekle birlikte, ilköğretim 6. sınıf Fen ve Teknoloji dersinde ?Madde ve Isı? ünitesinin öğretiminde uygulama öncesi ve sonrasında probleme dayalı öğrenme yaklaşımının öğrencilerin akademik başarısına, bilgilerin kalıcılığına, fen ve teknoloji dersine yönelik tutumuna ve öğrencilerin akademik risk alma düzeylerine etkisi olup olmadığını incelemektir.Bu araştırmada öntest-sontest kontrol gruplu deneysel desen kullanılmıştır. Deney grubunda probleme dayalı öğrenme yaklaşımı, kontrol grubunda ise geleneksel öğrenme yöntemi kullanılarak Fen ve Teknoloji müfredatı çerçevesinde uygulamalar yapılmıştır. Uygulama, 2007?2008 öğretim yılının ikinci döneminde Eskişehir ili, Alpu ilçesinde bulunan bir ilköğretim okulunda 6. sınıfta öğrenim gören 42 öğrenci ile, haftada 4 ders saati olmak üzere 5 haftada gerçekleştirilmiştir.Araştırmada öntest-sontest kontrol gruplu deneysel desen modeline göre Akademik Başarı Testi, Fen ve Teknoloji dersine yönelik Tutum Ölçeği ve Akademik Risk Alma Ölçeği uygulamanın başlangıcında ve bitiminde olmak üzere iki kez uygulanmıştır. Sontestin uygulanmasından 10 hafta sonra Akademik Başarı Testi deney ve kontrol gruplarındaki öğrencilere kalıcılık testi olarak uygulanmıştır. Elde edilen verilerin istatistiksel analizlerinde SPSS programından yararlanılmıştır.Araştırmada istatistiksel olarak analiz edilen sonuçlar, ?Madde ve Isı? ünitesinde probleme dayalı öğrenme yaklaşımıyla yapılan öğretimin öğrencilerin akademik başarılarını ve fen ve teknoloji dersine yönelik tutumlarını geliştirmede, ayrıca bilgilerin kalıcılığını artırmada etkili olduğu sonucu ortaya çıkmıştır. Bu bulgular ışığında probleme dayalı öğrenme yaklaşımının uygulamalarına yönelik ve ileride yapılabilecek bilimsel araştırmalara dair öneriler sunulmuştur.Anahtar Kelimeler: Fen Eğitimi, Probleme Dayalı Öğrenme Yaklaşımı, Madde ve Isı, Fen ve Teknoloji dersine yönelik Tutum, Akademik Risk Alma
Web destekli probleme dayalı öğrenme ortamlarının bilişsel ve duyuşsal öğrenme ürünlerine etkisi: Gazi Üniversitesi Kastamonu Eğitim Fakültesi örneği
Bu araştırmanın amacı, web destekli probleme dayalı öğrenme ortamı kullanımının öğrencilerin "Isı ve Sıcaklık" konusundaki akademik başarılarına, problem çözme becerilerine ve internet kullanımına yönelik tutumlarına etkisini belirlemektir. Araştırmanın deneysel uygulaması 2006-2007 eğitim-öğretim yılında Gazi Üniversitesi Kastamonu Eğitim Fakültesi Sınıf Öğretmenliği 3. sınıf B-C şubelerinde öğrenim gören 68 öğrenci üzerinde gerçekleştirilmiştir. Deney grubunda 30, kontrol grubunda 38 öğrenci yer almıştır. Araştırma ön test-son test kontrol gruplu deneysel desen ile gerçekleştirilmiştir.Araştırmanın verileri "Isı ve Sıcaklık" konusu akademik başarı testi, problem çözme becerisi tutum ölçeği ve internet kullanımına yönelik tutum ölçeği ile toplanmıştır.Akademik başarı testi ve tutum ölçeklerinden elde edilen veriler SPSS 15.0 programında korelasyon, bağımsız gruplar için t testi, tek faktörlü varyans analizi ve tekrarlı ölçümler için iki faktörlü varyans analizi ile değerlendirilmiştir.Araştırmanın nicel bölümünün sonuçlarına göre, "Isı ve Sıcaklık" konusunda web destekli probleme dayalı öğrenme ortamı kullanımı öğrencilerin akademik başarılarında istatistiksel açıdan anlamlı bir farklılık oluşturmuştur [F(1-119) = 145.48, p<0,05)]. Web destekli probleme dayalı öğrenme ortamı problem çözme beceri düzeyi üzerinde istatistiksel açıdan anlamlı bir farklılığın oluşmasına neden olmuştur [F(1-119) = 19.55, p<0,05)]. Web destekli probleme dayalı öğrenme ortamı kullanımı, öğrencilerin internet kullanımına yönelik tutumları üzerinde istatistiksel açıdan anlamlı bir farklılık oluşturmuştur [F(1-119) = 38.31, p<0,05)].Araştırmada öğrencilerin akademik başarı, problem çözme beceri düzeyi ve internet kullanımına yönelik tutumları cinsiyet ve mezun olunan lise türü değişkenine göre de incelenmiştir. Araştırmanın sonucunda Web Destekli Probleme Dayalı Öğrenme Ortamının öğrencilerin akademik başarı, problem çözme beceri düzeyi ve internet kullanımına yönelik tutumlarında artışın meydana geldiği görülmüştür.
İlköğretim 5. sınıf matematik dersinde probleme dayalı öğrenmenin öğrencilerin derse ilişkin tutumlarına, akademik başarılarına ve kalıcılık düzeylerine etkisi
Bu araştırmanın amacı, ilköğretim beşinci sınıf matematik dersinde probleme dayalı öğrenme yönteminin öğrencilerin derse ilişkin tutumlarına, akademik başarılarına ve kalıcılık düzeylerine etkisini incelemektir.Bu araştırmada, öntest-sontest kontrol gruplu yarı deneysel desen kullanılmıştır. Öntest-sontest kontrol gruplu desen, deney ve kontrol gruplarına yansız olarak atanan deneklerin deneysel uygulamadan önce ve sonra ölçüldüğü desen olarak tanımlanmıştır. Araştırmaya ilişkin uygulama, Ankara ilinde bulunan Rauf Orbay İlköğretim Okulunun 5/B ve 5/C sınıflarında öğrenim gören toplam 60 öğrenci üzerinde yürütülmüştür.Araştırmada veri toplamak amacıyla, öğrencilerin akademik başarılarını ve kalıcılık düzeylerini ölçecek bir matematik başarı testi geliştirilmiştir. Ayrıca beşinci sınıf matematik dersinin probleme dayalı öğrenme yöntemine göre işlenebilmesi için ders planları, senaryolar, çalışma yaprakları ve çeşitli öğretim materyalleri yine araştırmacı tarafından geliştirilmiştir. Diğer bir veri toplama aracı olarak, başka bir araştırmacı tarafından geliştirilen, öğrencilerin matematik dersine yönelik tutumlarını ölçen tutum ölçeği kullanılmıştır.Uygulama sürecinde; probleme dayalı öğrenme yönteminin uygulandığı deney grubundaki çalışmalar araştırmacı tarafından, öğretimin öğretmen tarafından planlandığı kontrol grubundaki çalışmalar ise sınıf öğretmeni tarafından yürütülmüştür. Araştırmacı tarafından yapılan uygulama altı haftalık bir sürede tamamlanmıştır. Araştırmaya başlamadan önce ve araştırma bitiminde başarı ve tutum öntest-sontestler uygulanmıştır. Uygulama bitiminden üç hafta sonra da kalıcılık testi uygulanmıştır.Araştırmayla ilgili tüm verilerin istatistiksel analizinde SPSS programı kullanılmıştır. Deney ve kontrol gruplarının ortalama puanları ile standart sapmaları hesaplanmıştır. Grup içi ve gruplar arası karşılaştırmalarda t testinden yararlanılmış ve anlamlılık düzeyi 0.05 güven düzeyi benimsenmiştir.Araştırmada toplanan verilerin analizlerinden elde edilen bulgular sonucunda; matematik dersinde, probleme dayalı öğrenme yönteminin uygulandığı deney grubu ile araştırmacı tarafından öğretime müdahale edilmeyen kontrol grubu öğrencilerinin derse ilişkin tutumları arasında anlamlı bir fark bulunmamıştır. Deney ve kontrol gruplarının akademik başarıları ve kalıcılık düzeyleri arasında deney grubu lehine anlamlı bir fark bulunmuştur. Probleme dayalı öğrenme yönteminin öğrencilerin matematik dersine ilişkin başarılarını olumlu yönde etkilediği sonucuna ulaşılmıştır.