Property

89 theses under this subject heading

Master'sOpen AccessTR

Cittaslow Hareketi ve Seferihisar örneği; Tarım, emek, mülkiyet ilişkileri ve mekan bağlamında bir çözümleme

Küreselleşme ile birlikte değişen tarım, gıda, yemek, kent dünyanın birçok ülkesinde ve yerel birimlerde değişim ve dönüşümü beraberinde getirmiştir. Küresel kapitalizmin, sermayenin ve neoliberal politikaların önemli ölçüde etkili olduğu bu süreçte bireylerin ve toplumların yaşamları serbest piyasa koşullarına terk edilmiştir. Bu sürece karşı çıkan hareketler ise benzer dönemde farklı coğrafyalarda farklı tepkiler göstermişlerdir. Bu çalışmada küresel gıda ve tarım sermayesine karşı İtalya'da başlayan Slow Food hareketi ve kentsel düzlemde varlığını gösteren bağıl hareket olan Cittaslow hareketinin sosyo-ekonomik etkileri ele alınmıştır. Türkiye'de 2009 yılında başlayan hareketin Seferihisar ilçesi örneğinde sahip olduğu kriterler ve uygulamaları ile tarım, kadın emeği, mülkiyet ilişkileri ve mekân özelindeki etkileri ve dönüşümleri çözümlemek çalışmanın temel amacını oluşturmaktadır. Hareketin Seferihisar'a gelişi ve bağıl projelerin uygulamaya konulması ile birlikte ilçede yaşanan tarımsal değişim, yerelde yaşayanların ekonomik hayatta yer alma süreçleri ve potansiyellerini ortaya çıkarmaları bağlamında önemlidir. Hareket, küçük kentler için küreselleşme ve sermayeye karşı yeni bir model ortaya koymaktadır. Bu süreçte mülkiye ilişkileri ve mekânda yaşanan dönüşümler ise özel önem gösterilmesi gereken kavramlardır.

EmekKüreselleşmeMekan+6
Serkan Çelik
Anadolu University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2017
00
Master'sOpen AccessTR

Kapitalist mülkiyet anlayışının oluşum süreci ve Türkiye'de kapitalist sistemin gelişimi

Bilindiği gibi, tarihsel olarak incelendiğinde, mülkiyet kavramının ortaya çıkışı, ilkel, sınıfsız toplumdan sınıflı topluma geçişi bir zorunluluk haline getirmiştir. Sınıflı topluma geçiş, sermayenin azınlık elinde toplanmasına ve dolayısıyla sömürü kavramının da hayata geçişine neden olmuştur. Toplumsal ve ekonomik dönüşümler mülkiyet ilişkilerine de yansımış, bu değişimler tarihsel olarak önemli olayların da oluşumuna sebebiyet vermiştir.Çalışmanın ilk bölümünde, mülkiyet kavramının tanımı yapılmış, mülkiyet biçimleri ve mülkiyet kavramına ilişkin temel yaklaşımlar ortaya konmuştur. Mülkiyet kavramının tarihsel olarak ortaya çıkmasında yatan nedenler, insanların komün halinde yaşamalarından kapitalist mülkiyet anlayışına kadar olan değişimler, Avrupa'da meydana gelen önemli iktisadi, dini ve siyasi olaylar bağlamında irdelenmiştir. İktisadi yaşama düşünceleriyle katkıda bulunmuş önemli bilim adamları, düşünürlerin mülkiyet kavramına ilişkin bakış açıları ve belli başlı kuramsal mülkiyet anlayışları incelenmiştir.Çalışmanın ikinci bölümünde, Osmanlı İmparatorluğu'ndaki ekonomik yapı, Osmanlı İmparatorluğu'nda iç ve dış ticaret ilişkileri, üretim ilişkilerinin ve sosyal yapısının özellikleri ve Kapitalist Sistem'le olan ilişkisi üzerinde durulmuş, Osmanlı'da mülkiyet ilişkilerine yönelik tartışmalar incelenmiş ve İmparatorluğun çöküşünün Kapitalist üretim ilişkileriyle olan bağlantısı irdelenmiştir.Çalışmanın üçüncü bölümünde ise Cumhuriyetin ilk yıllarında yaşadığı olumsuz ekonomik tablodan başlayarak, ekonomi politikalarda meydana gelen değişiklikler, bu politikaların Türkiye ekonomisinde yarattığı olumlu veya olumsuz sonuçlar ortaya konmuş, Cumhuriyet'in kuruluş yılı olan 1923 yılından başlayarak ekonomik sistemimizin Kapitalist ekonomiye geçiş süreci ve bu süreçte yaşadığı başarı ya da başarısızlıklar incelenmiştir.Anahtar Kelimeler: Kapitalist Mülkiyet Anlayışı, Feodalizm, Tımar Sistemi, İzmir İktisat Kongresi, Düyun-u Umumiye

Cumhuriyet DönemiDuyun-u UmumiyeEkonomi politikaları+9
Mine Demirçelik
Kütahya Dumlupınar University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2011
00
Master'sOpen AccessTR

Hakkı olmayan yere tecavüz suçu (TCK M. 154)

Malvarlığı değerleri, toplumun temel değerlerinden birini teşkil etmektedir. Çalışmanın konusunu oluşturan hakkı olmayan yere tecavüz (TCK m. 154) düzenlemesi de bu malvarlığı değerlerinin bir kısmını korumak maksadına matuftur. Düzenleme üç fıkradan müteşekkildir ve her bir fıkrada ayrı bir suç tipine yer verilmiştir. Bu suçlarda malvarlığı değerleri, taşınmazlar üzerinden gerçekleştirilen ihlallere karşı korunmaktadır. Çalışma iki bölümden oluşmaktadır. Birinci bölümde çalışmayla ilgili bulunan mülkiyet ve zilyetlik kavramları ve bunların diğer hukuk dallarındaki koruma yollarına, taşınmazların korunmasına yönelik bir ceza normu getiren 3091 sayılı kanuna ve 765 sayılı kanunda yer alan hakkı olmayan yerlere tecavüz düzenlemesine değinilmiştir. İkinci bölümde ise 5237 sayılı kanunun 154. maddesinde yer alan suçların incelemesine geçilmiştir. Birinci fıkrada özel mülkiyetteki taşınmazların, malikmiş gibi işgal edilmesi, sınırlarının değiştirilmesi veya bozulması ve hak sahibi kimselerin taşınmazdan faydalanmasına engel olunması suç haline getirilmiştir. İkinci fıkrada köy tüzel kişiliğine ait veya köylünün ortak yararlanmasına terk edilmiş taşınmazların, zapt edilmesi, bunlarda tasarrufta bulunulması ve sürüp ekilmesi suç olarak tanımlanmıştır. Sonuncu ve üçüncü fıkrada düzenlenen suç ise aidiyeti ehemmiyet taşımadan, suların mecrasının değiştirilmesi halinde vücut bulmaktadır.

GayrimenkullerMülkiyetMülkiyet hakkı+6
Abdullah Enes Karacan
Ankara Yıldırım Beyazıt University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2019
00
Master'sOpen AccessTR

Parselasyon işlemlerinde mülkiyet hakkına müdahaleler

Mülkiyet hakkı, insanoğlunun sahip olduğu en önemli haklardan birisidir. İnsanın varlığının başlangıcından bu yana önemini korumuştur. Buna karşın, kısıtlanması mümkün olmayan bir hak değildir. Pek tabi ki mevzuatta öngörülen şartlar dahilinde de kısıtlanması ve bu hakka yönelik bazı müdahalelerde bulunulması mümkündür. İnsanların toplu yaşama içgüdüsü şehirleşmeye ve şehirlerin büyümesine neden olmuştur. Bunun sonucunda ise düzensiz ve çarpık yerleşmeler ortaya çıkmış ve kamu güvenliği, kamu sağlığı ve kamu yararı gibi ihtiyaçlar risk altına girmiştir. Bu nedenle şehirleşmenin bir düzene bağlanması ve bazı kamusal alanların oluşturulması gibi ihtiyaçlar ortaya çıkmış, böylelikle imar kavramı meydana gelmiştir. Bu amaçların yerine getirilebilmesi adına ise imar faaliyetleriyle mülkiyet hakkına yönelik bazı müdahalelerde bulunulmaktadır. İmar kavramının ve İmar Hukukunun en önemli adımlarından birisi olan parselasyon işlemi mülkiyet hakkına büyük oranda müdahale eden bir idari işlem olarak karşımıza çıkmaktadır. Yetkili idareler tarafından tesis edilen parselasyonla doğrudan malikin arazisine veya arazideki hissesine etki edilmektedir. Hak kayıplarının önüne geçilmesi ve yetkili idarelerce keyfiyetinin önlenebilmesi adına mülkiyet hakkı üzerinde yadsınamayacak etkileri olan parselasyonun müdahale şekillerinin ve sınırlarının da ortaya konulması gerekmektedir. Parselasyon işlemini tesis eden idarelere ve hak sahiplerine yararlı olması bakımından bu çalışma dört bölüm olarak hazırlanmıştır. İlk bölümde mülkiyet hakkına ilişkin, ikinci bölümde parselasyon işleminin anlaşılabilmesi adına planlara ilişkin genel bilgiler verilmiştir. Üçüncü bölümde parselasyon ele alındıktan sonra dördüncü ve son bölümde ise parselasyon işlemlerinde mülkiyet hakkına yönelen müdahaleler ele alınmıştır.

Kamu HukukuMülkiyetMülkiyet hakkı+4
Furkan Ustaoğlu
Ankara Yıldırım Beyazıt University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2019
00
DoctorateOpen AccessTR

Kentsel mekânın yeniden organizasyonunun ekonomi politiği ve mülkiyete müdahale - 2000 sonrası dönemde İstanbul TOKİ örneği

Bu çalışmanın amacı, Türkiye'de 2000 sonrası dönemde yaşanan neoliberal dönüşümlerin mekânsal yansımalarını, kentsel ekonomi politik perspektifinde açıklamaya çalışmaktır. Buna göre, David Harvey'in Mekânsal-Zamansal Sabiteler kuramı ile El Koyarak / Mülksüzleştirerek Birikim yaklaşımı, bu açıklama sürecinde temel alınmıştır.2001 krizi sonrasında sermaye grupları, `büyük projeler' için yeni kârlı yatırım bölgelerine ihtiyaç duymaktadır. Ancak bu tür yatırımlara uygun olan büyük-parçalanmamış mülkiyetlerin görece daha fazla bulunduğu kent çeperlerinde, kullanım değeri açısından kârlı yatırımlara açık olmayan ham toprağın, yüksek yapılaşma haklarıyla donatılarak geliştirilmesi ve sermayenin kullanımına açılması gerekmektedir. Dolayısıyla bu işlevleri gerçekleştirebilecek özelliklere ve müdahale gücüne sahip, düzenleyici bir `aygıt'a ihtiyaç duyulmaktadır.2000 sonrası dönemde bu özelliklere sahip olacak şekilde yeniden işlevlendirilen Toplu Konut İdaresi'nin (TOKİ) İstanbul'da gerçekleştirdiği projeler, bu kapsamda değerlendirilmiştir. 2002 ? 2011 kesitlerine ait mülkiyet verileri, TOKİ yatırımlarının yığıldığı bir örnek alanda incelenmiştir.Elde edilen sonuçlar, yatırımların karma bir mülkiyet yapısı üzerinde gerçekleştirildiğini göstermiştir. Öte yandan mülkiyet yapısı ve ilişkilerinin incelenmesi sayesinde, TOKİ'nin gerçekleştirdiği projelerde aslen mülkiyet yapısına müdahale ederek, kamunun ve güçsüz olan aktörlerin `mülksüzleştiği', güçlü olan aktörlerinse `mülklüleştiği', eşitsiz bir zenginlik dağıtımına sebep olduğu görülmüştür.

MülkiyetToplu Konut İdaresi Başkanlığı
Emrah Altınok
Yıldız Technical University · Institute of Graduate Studies in Science
2012
00
Master'sOpen AccessTR

Liberal insan doğası kavrayışının eleştirisi

Bu tezin amacı modern dönemin biçimlenmesinde belirleyici önemi bulunan liberal düşüncenin insan doğası kavramlaştırmasının bir eleştirisini ortaya koymaktır. Her yeni çağın eşiğinde güncellenen bir kavramlaştırma olarak insan doğası yeni toplumun yaşamsal kodlarını içermiştir. İnsanın belirli bir tarihsel evrede ve toplumsal ilişkiler bütünündeki biçiminin o anın dışına çıkarılarak bir evrensellik zeminine oturtulması inşa edilen toplumsal sistemin meşruiyet kaynağı olmuştur. Bu nedenle belirli amaçlar doğrultusunda yapılan insan doğası tanımının kurgusallığını incelemek bütünsel bir sistem eleştirisinin önemli dayanaklarından birini oluşturmaktadır. Bu doğrultuda çabamız, modern dönemin birey nosyonuna temel teşkil eden insan doğası kavrayışının aslında hangi tarihsel ihtiyaçlara cevaben biçimlendiğini betimlemektir. Çalışmamızda insanın bir doğa olarak tanımlanabilmesinin tarihsel arka planı sunulmaya çalışılmıştır. Bilimsel düşüncenin gelişme biçimiyle ilişkilendirilen bu durumun Avrupa'da büyüyen liberal düşünce ve piyasa ekonomisiyle etkileşimi vurgulanmıştır. Feodalizmden moderniteye geçiş evresinde somutlaşan liberal insan doğası tanımının bu çerçevede tarihsel çatışmalardan aldığı içeriğin açığa çıkarılmasına gayret edilmiştir. Anlatılanlar doğrultusunda çalışmamız liberal düşüncenin kurucusu kabul edilen John Locke'un doğa durumu ve insan doğası kavramlaştırmalarına odaklanmıştır. Doğal hukuk geleneğinin moderniteye taşınmasında katkısı olan Locke'un burjuva bireyinin niteliklerini doğal hak kuramı çerçevesinde insan doğasıyla buluşturması incelenmiştir. Bu bağlamda Locke'un merkezi kavramı olarak mülkiyet kavramının oynadığı rol anlatılmaya çalışılmıştır. Moderniteye yönelik ilk kapsamlı eleştiri olma niteliğiyle Jean-Jacques Rousseau'nun uygarlık eleştirisi bizim de eleştirimizin ilk basamağını oluşturmuştur. Liberalizmin rasyonel birey kurgusuna karşı Rousseau'nun toplumsallığı ve eşitliği öne çıkaran ahlaki eleştirisinin sınırlılıkları ortaya konulmuştur. Hem liberal kurgunun hem de "eleştirinin eleştirisi" olma mahiyetiyle Marx'ın tarihselliğe, bilincin emekle olan ilişkisine ve toplumsallığa dair çözümlemeleri ise eleştirimizin ana dayanağını oluşturmuştur. Sonuç olarak çalışmamız değişmezlik ve evrensellik içerisinde ele alınan liberal insan doğası kavrayışının kısıtlayıcılığına işaret etmektedir. Liberal düşüncenin insan doğası yoluyla burjuva toplumunun değişmezliğini ileri sürmesinin dayanaksızlığı savunulmaktadır. Anahtar Kelimeler: Doğa, İnsan Doğası, Doğa Durumu, Doğal Hukuk, Mülkiyet,Birey, Negatif Özgürlük, Gereksinim, Feodalizm, Liberalizm, John Locke, JeanJacques Rousseau, Karl Marx

BireyBurjuvaziKavramsallaştırma+7
Özgün Emre Koç
Yıldız Technical University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2014
00
Master'sOpen AccessAR

ايات الملك وسبل التمكين من خلال سوره يوسف عليه السلام

This study deals with "The Signs of Sovereignty and the Ways of Empowerment in Surat Yusuf", and it includes three chapters; I presented her with an introduction about the causes, motives, and importance of the research, and then paved the way for it by defining the meaning of empowerment and ownership in language and terminology, and the difference between them. The first chapter, which I titled "Objective Vision in the Verses of Sovereignty and Empowerment," contained two chapters: the first chapter on knowing the subject of the surah and the reasons for its revelation and other things that the commentators talked about, in addition to defining the verses of kingship and empowerment related to the subject of the research, and the second chapter included the stages through which our master Yusuf, peace be upon him, went through to reach the conclusion. Ownership and empowerment. The second chapter, which I titled Intellectual Vision in the Verses of Sovereignty and Empowerment, included three topics. In the first topic, I spoke about the meanings derived from the verses of sovereignty and empowerment, such as patience, justice, and knowledge. In the second topic, I dealt with the levels of empowerment, and in the third topic, I studied the fruits that were achieved for our master Yusuf, peace be upon him. The third chapter, which was titled The Artistic Vision in the Verses of Kingship and Empowerment, included three topics: I spoke in the first topic about characters and their symbols, and in the second topic I dealt with the dramatic event and its elements, and I devoted the third topic to studying the image and its sources. I concluded the research with a conclusion in which I mentioned the most important results, and then made a glossary of the sources and references that I used in this research

Bushra Sabhan Khalaf Al-dourı
Çankırı Karatekin Üniversitesi · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2023
00
Master'sOpen AccessTR

Ekonomi politik: Tarih, teori ve kavram

Aristoteles'in görüşleri ile başlayan ekonomi tarihi, günümüzde de güncel konuların arasındaki yerini korumaktadır. Antik çağlarda bir ailenin geçimi noktasında anlamlandırılan ekonomi, çağlar boyunca değişim ve dönüşümlere uğrayarak gelişimini sürdürmüştür. İnsanların toplumsal hayata geçişi ile devlet nizamına olan ihtiyaç doğmuş ve bunun sonucu olarak insanların, belli yasalar çerçevesinde hareket etmeleri sağlanmıştır. Ekonomi politik; insanlarla insanlar, insanlarla kurumlar, insanlarla nesneler arasında oluşan her türlü ilişkiyi inceleyen bir bilim dalı olarak ele alınmıştır. Ekonomi bilimi açısından belli bir dönemi ve klasik iktisadı ifade eden kavram, ekonominin matematikselleşme sürecine kadar politik kavramıyla beraber kullanılmıştır. Tarihsel süreçte ekonomi ve politika arasındaki ilişkilere ve gerilimlere kaynaklık eden ekonomi politik kavramı, ekonominin görece erken bir dönemde bağımsızlaşmasıyla birlikte bazı tartışmalara yol açmıştır. Tezde öncelikle ekonomi politik kavramının kavramsallaşma süreci ele alınmış ve bu bağlamda kavramın tarihi kısaca anlatılmış, ardından konuyla ilgili temel kavram ve tanımların analizine geçilmiştir. Ekonomi politiğin temel kavramları emek-değer, somut ile soyut emek ayrımı, üretim, sermaye, mülk, sınıf, adil fiyat, meta ve artı-değer kavramlarıdır. Bu kavramlar açıklığa kavuşturulmadan, ekonomi politik ile ilgili açıklamalar yetersiz kalacaktır. Bu kavramların ortaya çıkışına belli başlı teoriler kaynaklık etmiştir. Bu teoriler; kısaca feodalizm, merkantilizm, fizyokrasi, liberalizm, sosyalizm ve kapitalizmdir. Tarihsel süreçte Aristotelesçi ekonomiden, ekonomi politiğe bir geçiş yaşanmıştır. Ekonomi matematiksel olarak bir bilim dalına dönüşerek politikten ayrılmış, Aristo ekonomisinden farklı bir ekonomi bilimi doğmuştur. İnsanın ve toplumun sosyolojik, ekonomik ve politik yönleri birbiri ile ilişkili olduğundan, ekonomik problemlere salt matematiksel çözüm aranması yetersiz kalmaktadır. Bu nedenle ekonomi politiğe yeniden dönüşe ihtiyaç duyulmaktadır. Tezde ilgili kavramın tarihsel süreçteki evrimi incelenirken, İslam düşünce geleneğindeki izlerine de yer verilmeye çalışılmıştır.

Değer faktörüEkonomiEkonomi politikaları+5
Musa Bölükbaş
Bursa Technical University · Institute of Graduate Studies
2021
00
Master'sOpen AccessTR

Mülkiyet hakları ve ekonomik büyüme arasındaki ilişki: AB ve OECD ülkeleri üzerine ampirik bir inceleme

Mülkiyet, toplumsal bir olgu, hukuki bir olay ve iktisadi yaşamın en önemli kavramlarından biridir. Mülkiyet hakkı ise; herhangi bir metanın ya da kaynağın tüketilebilmesi, başka birine devredilebilmesi ve kontrol edilebilmesidir. Ekonomik büyümenin bir motoru olarak görülen mülkiyet hakkının korunması, geliştirilmesi ve daha ileri seviyeye taşınması, gelişmiş ve gelişmekte olan ülkelerdeki birçok araştırmacı, akademisyen ve politikacının yoğunlaştığı bir konu haline gelmiştir. Çalışmamızda, mülkiyet hakları ve ekonomik büyüme arasındaki ilişkinin yönü, Avrupa Birliği ve OECD üyesi olan ülkeler bazında incelenmektedir. Bu doğrultuda, AB ve OECD ülkelerinde, mülkiyet hakkının iktisadi büyüme üzerindeki etkisi, 2009- 2017 dönemlerine ait verilerle, panel veri analizi kullanılarak araştırılmaya çalışılmıştır. Yapılan analizin sonuçları, mülkiyet hakları ile ekonomik büyüme arasında aynı yönlü ilişkiye işaret etmektedir. Anahtar kelimeler: Mülkiyet Hakkı, Ekonomik Büyüme, Kurumsal İktisat, Mülkiyet Hakları Endeksi, Panel Veri Analizi.

Ampirik dağılımlarAmpirik yöntemlerAvrupa Birliği+5
Canger Soylu
Çukurova University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2019
00
Master'sOpen AccessTR

Türk ceza hukukunda yağma suçu

1926 tarihinden itibaren uygulanmakta olan 765 sayılı Türk Ceza Kanunu, 01.06.2005 tarihinde yürürlüğe giren 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu ile ilga edilmiştir. Mülga 765 sayılı Türk Ceza Kanunu'nda gasp olarak adlandırılan yağma suçu, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun "Özel Hükümler" başlıklı ikinci kitabının, "Kişilere Karşı Suçlar" isimli ikinci kısmının, "Malvarlığına Karşı Suçlar" şeklindeki onuncu bölümünün 148., 149. ve 150. maddelerinde düzenlenmiştir. 5237 sayılı TCK'nın 148/1. maddesinde yağma suçunun basit hali, 148/2. maddesinde senedin yağması suçu, 149. maddesinde yağma suçunun ağırlaştırıcı nitelikli unsurları, 150. maddesinde daha az cezayı gerektiren haller ve 168. maddesinde ise yağma suçlarına da uygulanacak olan etkin pişmanlık hükümleri düzenlenmiştir. Yağma suçu, tehdit veya cebir kullanmak suretiyle, malın alınmasıdır. Tehdit, cebir ve hırsızlık suçlarından meydana gelen yağma suçu, bileşik bir suçtur. Bileşik suç olması itibarıyla suçla korunan birçok hukuki yarar bulunmaktadır. Zilyetlik, mülkiyet hakkı, yaşam hakkı, kişi özgürlüğü ve vücut dokunulmazlığı gibi hukuki yararlar bu suçla korunmaktadır. Bu nedenle yağma suçu, malvarlığına karşı işlenen suçlar arasında en tehlikeli ve ağır yaptırımlara tabi tutulan bir suçtur. Çalışmamız üç ana bölümden oluşmaktadır. İlk bölümde, kavramsal inceleme, eski ve yeni kanun kapsamında suçun gelişimi, suçla korunan hukuki değerler ve benzer suçlardan ayrımı üzerinde durulmuştur. İkinci bölümde, suça ilişkin genel bilgiler verilmiş, ayrıca suçun unsurları detaylı bir şekilde incelenmiştir. Son bölümde ise suçun nitelikli halleri, özel görünüş şekilleri, etkin pişmanlık, soruşturma ve kovuşturma usulü, görevli ve yetkili mahkeme, yaptırım ile zamanaşımı hususları irdelenmiştir.

Cebir suçuCeza HukukuGasp+7
Esra Şule Korkmaz
Gaziantep University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2020
00
Master'sOpen AccessTR

Mülkiyet kazanma yollarından şüf'a (Libya kanunlarıyla mukayeseli olarak)

Mülkiyet kazanma yollarından Şüf'a (Libya Kanunlarıyla Mukayeseli Olarak) Şüf'a hakkı islam hukukunun tanıdığı bir haktır. ortaklık ve komşuluk ilişkisi olan kişilerden birinin gayr-ı menkulünü satması durumunda ortaya çıkar. Bu durumda ortak veya komşu satım bedelini ödeyerek ilgili akara mâlik olur. Bu çalışma Şüf'a hakkını (ön alım hakkını) islam hukuku esas olmak üzere konuyla ilgili mezheplerin görüşleri dikkate alınarak Libya hukukuyla mukayeseli olarak ele almaktadır. Tezimiz bir giriş ve dört bölümden oluşmaktadır. Giriş Bölümü: Mülkiyeti elde etme yolları İslam hukuku ve Libya Medenî kanununa göre ele alınacak bunlar içerisinde şüf'a hakkının yeri belirlenmiştir. Birinci Bölüm: Şüf'anın sözlük ve terim anlamı verilip hukukî yönü ortaya konulmuştur. İkinci Bölüm: Şüf'anın rükunları belirtildi ve her bir rükunda bulunması gereken şartlar, sebepler belirtildi ve akar ve gayr-i menkuller üzerinde şüf'anın gerçekleşip gerçekleşmeyeceği delilleriyle ortaya konuldu. Üçüncü Bölüm: Şüf'a hakkının gerçekleşebilmesi için gerekli şartlar belirtildi ve şüf'ayı ortaya çıkaran şartlar ile şüf'a hakkına sahip kişinin izleyeceği prosedür anlatıldı. Dördüncü Bölüm: Libya kanunlarına göre şüf'anın gerçekleşmesi, yargı yoluyla şüf'a hakkının gerçekleşmesi, şüf'a hakkıyla temellükün nasıl gerçekleştiği ve şüf'a hakkının düşüren sebepler ile bu hakkı düşürmek için hile-i şer'iye yapılması meseleleri ele alındı.

LibyaMedeni KanunMedeni hukuk+7
Hanı M. Faraj Alrbatı
Kastamonu University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2017
00
Master'sOpen AccessTR

İslâm Hukukunda mülkiyeti aslen iktisap yolları

Bu çalışmada, mülkiyeti aslen iktisap yolları ele alınmaktadır. Araştırma iki bölümden oluşmaktadır. Birinci bölümde, malın ve mülkiyetin tanımı ve kısımlarından bahsedilmiştir. Devamında mülkiyeti kazanma yolu olan fakat meşrû kabul edilmeyen iktisap yolları kısaca anlatılmıştır. İkinci bölümde mülkiyeti aslen kazanma yollarından ilk olarak ihrâz anlatılmıştır. İhrâzın çeşitleri olan avcılık, ölü arazilerin ihyâsı, ot ve ağaçların ihrâzı gibi mubah malların iktisabında gerekli şartlar ve temellük durumlarından bahsedilmiştir. Devamında mülkiyeti aslen kazanma yollarından sayılan lukata, rikâz ve tağyîre uğramış malın kazanımında gerekli şartlar ve kazanılma durumları anlatılmıştır.

Mal iktisabıMülkiyetTaşınmaz iktisabı+2
Recep Kesici
Kastamonu University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2019
00
Master'sOpen AccessTR

Cebri icrada borçluya ve malvarlığına dair bilgilere erişim imkânı

Cebri icra hukukunda borçluya ve malvarlığına dair bilgilere erişim, takibin ilerlemesi bakı-mından önemlidir. Bu çalışma kapsamında çeşitli sınıflandırmalar altında borçluya ve mal-varlığına dair bilgilere erişim imkânı incelenmeye çalışılmıştır. Çalışmanın ilk bölümünde bilgiye erişimin temelleri; kavram, tarihî gelişim, bazı temel haklarla olan bağlantı, cebri ic-ranın etkinliğine dair bazı güncel gelişmeler başlıkları altında ele alınmıştır. Çalışmanın ikin-ci bölümünde bilgiye erişimin kapsam ve içeriği; konu, kişi ve zaman ayrımlarına göre de-ğerlendirilmeye çalışılmıştır. Çalışmanın son bölümünde ise bilgiye erişimin etkinliğini art-tırmaya yönelik araçlar ve bilgiye erişime dair özellik arz eden bazı durumlar incelenmiştir.

Bilgi erişimBorçluCebri icra+3
Bahadır Kuş
Ankara Hacı Bayram Veli University · Institute of Graduate Studies
2022
00
Master'sOpen AccessTR

İslâm aile hukukunda mal ayrılığı rejimi teorisi

Günümüzde, aile problemlerinin artması ve topluma olan etkisinin büyümesi nedeniyle aile kurumu, toplumun önemli konusu haline gelmiştir. Bu sebeple aile hukukuna yönelimler artmış olup, aile ile ilgili çalışmalar önem arz etmeye başlamıştır. İslâm aile hukukunda mal rejimi, mal ayrılığı rejimidir. Mal ayrılığı rejimi, mülkiyet sahibi olan çiftlerden her birinin tek taraflı yetki ile mülkiyetlerinde bulunan malların yönetimi, kullanımı ve tasarruflarından doğan bütün hak ve sorumluluklarının kendilerine ait olduğunu ifade eden hukukî kavramdır. Her insanın mülk edinme ve tasarruf etme hakkı bulunmakla beraber bu hak ve yetkiler bazı durumlarda sınırlandırılmaktadır. Klasik eserlerde mal ayrılığı rejimi, kavramsal olarak bulunmamakla beraber mal ayrılığı rejiminin ihtiva ettiği birçok konu ayrı başlıklar halinde ele alınmıştır. Bu çalışmada, mal ayrılığı rejiminin temeli olan mal, mülkiyet, ehliyet ve haklar konusunu klasik eserler ışığında ele alarak İslâm aile hukuku mal ayrılığı rejimi teorisi tespit edilmeye çalışılmıştır. Birinci bölümde mal ve mülkiyet konusu ele alınıp, sorunlara çözümler üretilmiş, ikinci bölümde ise ehliyet ve hak konusu ele alınıp, problemlere çözüm önerileri sunulmuştur. Anahtar kelimeler; Mal, Mal rejimi, Mal ayrılığı rejimi, Mülkiyet, Ehliyet, Haklar.

Aile hukukuEhliyetMal ayrılığı rejimi+5
Mesut Kement
Kastamonu University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2021
00
DoctorateOpen AccessTR

Metropoliten alanda kentsel dönüşüm uygulamalarında yoksulluk ve mülkiyete yönelik bir model önerisi

Bu çalışmada kavramsal açıklamalardan sonra, Dünyada ve Türkiye'de uygulanan stratejiler incelenmiş ve bu stratejiler kullanılarak oluşturulan kentsel dönüşüm uygulamaları üzerinde durulmuştur. Bunun yanı sıra Türkiye'de ve Dünyada uygulanan kentsel dönüşüm çalışmaları yasal yönetsel ve kavramsal açıdan incelenmiştir. Böylelikle Türkiye'ye özgü koşulları taşıyan kentsel dönüşüm kararları geliştirilmiş ve sonuçta Türkiye'ye özgü yoksulluk ve mülkiyet kaynaklı sorunların giderilmesine yönelik bir kentsel dönüşüm modeli ortaya konmuştur. Tezin amacı değişen, gelişen ve dönüşen fiziki mekânı hedef alan kentsel dönüşüm uygulamalarının sosyal ve ekonomik mekândaki etkilerini saptamak, ulusal ve uluslararası ölçekte kentsel dönüşüm alanlarında uygulanan modelleri başarılı yönleri matematiksel modellemelerle karşılaştırmak ve Türkiye'de en başarılı kentsel dönüşüm modelinin nasıl ortaya konabileceği sorusuna cevap aramaktır. Yapılan çalışmada öncelikle ulusal ve uluslararası ölçekte başarılı kentsel dönüşüm örnekleri incelenerek donüşüm sonucu kazanan ve kaybeden grupların varlığı araştırılmış, ardından incelenen sosyal ve ekonomik durum matematiksel modellerle desteklenerek uluslararası ölçekte de tüm metropoliten kentlerde uygulanabilecek çözüm önerisi ortaya konmuştur.Anahtar Kelimeler : Kentsel Dönüşüm, Yoksulluk, Mülkiyet, Metropoliten Alan

Kentsel yenilemeMetropoliten alanMülkiyet+1
Kadir Kaan Sakaklı
Gazi University · Institute of Graduate Studies in Science
2012
00
Master'sOpen AccessTR

Gazete sahipliği değişiminin köşe yazarlarına etkisi karşılaştırılmalı bir değerlendirme

Sönmez Gülen, Gazete Sahipliği Değişiminin Köşe Yazarlarına EtkisiKarşılaştırılmalı Bir DeğerlendirmeÇalışmanın konusu basın sektöründe yaşanan sahiplik yapılarındaki değişimlerin gazetelerin köşe yazarları üzerindeki etkileridir.Sahiplik yapısındaki değişimin köşe yazarlarına etkilerini analiz et-meyi amaçlayan bu çalışma eleştirel yaklaşımlar içerisinde sahiplik yapısı üzerinde duran Ekonomi-Politik yaklaşımdan yola çıkmış bunun yanında Altschull tarafından ileri sürülen ?sermaye kaynağına göre ideolojideki deği-şimler? tezinden yararlanmıştır.Türk medya sektöründe yer alan Sabah gazetesinin sahiplik yapısı ve içeriğinin analiz edildiği çalışmada, Hürriyet ve Cumhuriyet gazetelerinden de yararlanılarak medyadaki sahiplik yapısı ve içerik ilişkilerine yönelik karşılaştırılmalı bir değerlendirme yapılmıştır.Bu değerlendirme yapılırken sadece günümüzle değil bütünsel ve ta-rihsel bir çalışma elde etmek amacıyla ilk basın çalışmalarından ve basının yapısından yola çıkılarak inceleme yapılmıştır.Anahtar Sözcükler1. İletişim2. Medya mülkiyeti3. Siyaset4. İçerik5. Köşe yazarları

DeğişimGazete yayıncılığıGazeteler+7
Gülen Sönmez
Gazi University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2012
00
Master'sOpen AccessTR

Kamulaştırmada malikin hakları ve yükümlülükleri

Kamulaştırma, İdare ve Anayasa Hukuku'nun temel konuları arasında yer almaktadır. Küreselleşme ile birlikte yabancı yatırımcıların faaliyetlerini gerçekleştirmek için yatırım yaptığı ülkelerdeki taşınmazlara ihtiyaç duyduklarında, kamulaştırmaya başvurulacaktır. Hal böyle olmakla birlikte kamulaştırma işlemiyle bireyin gerek Anayasada gerekse yasalarda güvenceye bağlanan en temel haklarından biri olan mülkiyet hakkına müdahale edilecektir. Bu nedenle kamulaştırmanın ön koşulu olan kamu yararı ile bireyin kamulaştırmaya konu taşınmaza malik olmasından kaynaklı bireysel yarar arasında bir denge gözetilmelidir.Kamulaştırmayla ilgili konularda ortaya çıkan tereddütlerin giderilmesi önem arz ettiğinden, mevzuatta ortaya çıkacak tereddütler yasal düzenlemeler ile giderilmeli böylece mülkiyet hakkı asgari düzeyde ihlal edilmelidir.Çalışmamızın amacı, İdare ve Anayasa Hukuku'nun temel konularından biri olan kamulaştırmayı, 2942 sayılı Kamulaştırma Kanunu ile 1982 Anayasası'nda 2001 yılında yapılan köklü değişiklikler çevresinde tezimizin konusu kamulaştırmada malikin hakları ve yükümlülükleriyle bağlantılı olarak incelemek; tartışmalı konuları ortaya koymak, değerlendirmek ve bir nebze olsun çözüme yönelik görüşleri ortaya koyabilmektir.Anahtar Sözcükler1.Kamulaştırma2.Kamu Yararı3.Bedel Tespiti ve Tescil Davası4.Hak5.Yükümlülük

Anayasa hukukuBedelKamu yararı+6
Muhammed Taha Büyüktavşan
Gazi University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2012
00
Master'sOpen AccessTR

Yerel medyada mülkiyet ilişkilerinin haber üretim sürecine etkileri: Malatya örneği

Medya 1980 sonrası yaşadığı değişimler neticesinde esas görevinden sıyrılarak farklı amaçlara hizmet eden bir ticari sektör haline gelmiştir. Sermayenin özelleşmesi, maddi açıdan güçlü olanların medya patronluğuna soyunmaları medyayı özellikle haber anlamında doğru, güvenilir, tarafsız olmaktan alıkoymuştur. Medya çalışanları da gazetecilerin haklarının korunmadığı bir sistem içerisinde varlıklarını sürdürmek için medya patronlarının propagandaları gölgesinde çalışmaya başlamışlardır. Gerek işten atılma ve gerek bütün medya kuruluşlarından uzaklaştırma korkularıyla yerel medya çalışanları da işverenlerin istekleri doğrultusunda haberlerini oluşturmak durumunda kalmışlardır. Medyayla ilgisi olmayan zengin patronlar ve bu sistem içerisinde tarafsızca haber yapamayan gazeteciler durumun birer göstergesidir. Bu çalışmada, Malatya ilinde yayın hayatına devam eden Vuslat TV, TV Malatya ve Malatya Net Haber Gazetesi ile Bu Sabah Gazetesi'nin haber üretim sürecinde patronların haber diline etkileri yönünden incelenmiş, çalışma neticesinde gazetecilerin kendilerine otosansür uyguladıkları, haber yaparken özgür olmadıkları saptanmıştır. Anahtar Kelimeler: Yerel medya, otosansür, sermaye, gazeteci, iĢveren, haber.

Haber programlarıHaberlerMalatya+7
Nursel Tokgöz
Fırat University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2015
00
Master'sOpen AccessTR

Medya ekonomisi ve Türkiye'de basın piyasasının ekonomik analizi

Bilginin üretiminde ve toplum geneline yayılmasında büyük öneme sahip olan medya, yaşanan hızlı teknolojik gelişmelerin etkisiyle etkinliğini arttırmış, toplumu etkileme özelliğin yanı sıra ekonomideki önemli yeri neticesinde söz konusu çalışmaya konu olmuştur.1980'lerde uygulanmaya başlayan neo-liberal politikalardan gerek ülkemizdeki gerekse Dünya `da ki medya piyasaları etkilenmiş, mülkiyet yapısında ve yatırım yapan sermayenin niteliğinde değişiklikler olmuş, bunun sonucunda da medyada yoğunlaşma eğilimleri ortaya çıkmıştır.Bu çalışmada medya ekonomisinin yapısı incelenmiş, Basın Ekonomisi başlığı altında basın gelir ve gider yapısına değinilerek, basında yoğunlaşma analiz edilmiş ve birçok faaliyetlerinden biri medya olan Türkiye'deki büyük grupların yapısı incelenerek basın piyasadaki azımsanamayacak payları ortaya konulmuştur.

BasınBasın işletmeleriBasın sektörü+6
Çiğdem Akdemir
Gazi University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2011
00
Master'sOpen AccessTR

Suç eşyasının satın alınması veya kabul edilmesi suçu

?Suç eşyasının satın alınması veya kabul edilmesi suçu? adlı tez, tamamı Türkçe kaynaklar kullanılarak hazırlanmış bir çalışmadır. Tez iki bölümden oluşmaktadır.Birinci bölümde, suç kanunda malvarlığına karşı suçlar arasında düzenlenmiş olduğundan malvarlığına karşı suçlara ilişkin genel açıklama yapılmıştır. Malvarlığı kavramı ve malvarlığına karşı suçlar açıklanmış; suçla korunan hukuki değere ilişkin doktrindeki farklı görüşlere yer verilmiştir.Suç eşyası kavramı, medeni hukukta eşya kavramı da değerlendirilerek incelenmiştir. Korunan hukuki değer, suçun unsurları, suçun özel görünüş biçimleri, şahsi cezasızlık ve cezada indirim yapılmasını gerektiren şahsi sebepler, kovuşturma ve yaptırım incelenmiştir. Öncül suçun varlığı doktrinde bazı yazarlar tarafından önşart olarak kabul edildiğinden, önşarta ilişkin açıklamalar yapılmıştır. Kovuşturma başlığında öncül suçun tespitinin gerekliliği tartışılmıştır.Tezin ikinci bölümünde aynı zamanda suçun konusunu oluşturan suç eşyasının nitelikleri belirlenmiştir. Suç eşyasını satın alan kişinin, mülkiyeti kazanma sorunu medeni hukukta iyiniyet ve mülkiyet kavramları kapsamında değerlendirilmiştir. Son olarak suç eşyasının satın alınması veya kabul edilmesi suçunun benzer suçlarla ilişkisi incelenmiştir.Uygulamada sık karşılaşılan bu suça ilişkin yargı kararlarına, tezin içerisinde yer verilmiştir. Doktrinde tartışmalı konular, yargı kararlarıyla birlikte değerlendirilerek belli sonuçlara ulaşılmıştır.

MalvarlığıSatın almaSuç+1
Tuğba Turgut
Gazi University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2011
00
DoctorateOpen AccessTR

Kurumsal yönetim ve şirket nakit tutuşuna etkisi: Bir dinamik panel veri analizi

İşletme aşırı tutarda nakit bulundurduğunda, yöneticiler kendi çıkarlarını gerçekleştirirler ve firma değerinin maksimizasyonu engellenir. Yasalar yatırımcıları iyi koruduğunda, yönetici ve yatırımcı arasında beklenen temsilci maliyetleri düşük ve dışsal finansmana ulaşmak daha kolay olacağından, firmalar daha az nakit tutatcaklardır. Diğer yandan, yasaların hissedarları iyi korumadığı ülkelerde, sahiplik yoğunlaşması artarak kurumsal yönetim mekanizması fonksiyonunu yerine getirmektedir. Yatırımcıların iyi korunmadığı ülkelerde, sermaye piyasaları gelişmediğinden, işletmelerin ek fon ihtiyacının işlem maliyetlerini yükseltmektedir ve işletmelerin daha fazla nakit tutmasına sebep olmaktadır. Bu çalışmada 10 adet gelişen piyasadan 1168 işletme verisiyle 1991?2008 döneminde, işletmelerin bulundurdukları nakit düzeyini etkileyen faktörler dinamik panel veri analizi ile tahmin edilmiştir. Bu çalışma, gelişen piyasalarda kurumsal yönetim könularının önemi üzerine odaklanmıştır. Çalışmaya, mülkiyet yoğunluğu, hissedar ve borçveren korunma seviyesi gibi yasal ve kurumsal özellikler dahil edilmiştir. Çalışmanın bulguları, mülkiyet yoğunluğunun ve yatırımcı korunmasının işletmelerin nakit dengelerini negatif etkilemesi konusunda güçlü istatistiksel kanıtlar sağlamaktadır. GMM analiz sonuçlarına göre, işletmelerin nakit dengelerinde dinamik etkiler önemlidir. Likit varlıklar, kaldıraç ve maddi duran varlık yatırımları nakit düzeyini negatif etkilerken, nakit akışları pozitif etkilemektedir. Şaşırtıcı biçimde yatırım fırsatları olan firmaların teoriyle ters biçimde daha fazla nakde sahip oldukları bulunmuştur. Türkiye, Yeni Zelenda, Hindistan ve Arjantin'deki işletmelerin, hedef nakit düzeylerine oldukça hızlı ulaştıkları bulunmuştur.

Gelişmekte olan piyasalarKurumsal yönetimMülkiyet+7
Mahmut Erdoğan
Gazi University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2010
10
Master'sOpen AccessTR

İdari yaptırım olarak mülkiyetin kamuya geçirilmesi, el koyma ile karşılaştırılması ve örnek olay incelemesi

Günümüzde hayatın her alanında gelişim ve değişim süreci oldukça hızlı bir şekilde yaşanmaktadır. Bu değişim doğrultusunda hukuk kuralları toplumsal hayatı belli sınırlar çizerek güvence altına almak fonksiyonunun üstünde işlevler yüklenmiştir. Bu şekilde yasama, yürütme ve yargı fonksiyonları arasındaki etkileşim artmış, klasik anlamlarından sıyrılarak birbirlerinin yetki ve görevlerini üstlenir, hatta çoğu zaman birbirlerinin yerine görev yapar duruma gelmişlerdir. İdarenin herhangi bir yargı kararı olmadan yasaların kendisine verdiği yetki doğrultusunda idare hukuku ilkeleri doğrultusunda kurduğu bir idari işlem ile uyguladığı zorlama olarak karşımıza çıkan idarî yaptırımlar günlük yaşamın her alanında yer almaktadır. Bu doğrultuda suç olgusu ve suç işleyen kişilerle savaş vermek, ilgili suçun yapılıp yapılmadığını ve yapıldıysa, yapanı tespit etmek amacıyla bireylerin temel hak ve özgürlüklerine ilişkin bazı müdahalelere olanak tanınmıştır. Bu müdahalelerden olan el koyma, idari yaptırımların genel nitelikleri ile birlikte çalışmamızın konusunu oluşturmaktadır.

El koymaKamulaştırmasız el koymaMülkiyet+3
Mehmet Balıkçılar
Çağ University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2015
00
Master'sOpen AccessTR

Mülkiyet hakkı kapsamında kamulaştırma bedelinin tespiti ve tescil davaları

Pierre-Joseph Proudhon'a göre hırsızlık olan mülkiyet, günümüz modern devlet anlayışında kişi hakları arasında önemli bir yere sahiptir. Toplum Sözleşmesiyle yalnız kullanma hakkının mülkiyet olarak değerlendirilmesi gerektiği anlayışına karşılık modern devlette kişiye, şey üzerinde egemenlik sağlayan hak anlayışı olarak karşımıza çıkan mülkiyet hakkı, bu kadar öneme sahip olmasına rağmen mutlak bir hak olmayıp kamu yararı nedeniyle kısıtlanabilen bir haktır. Çalışmanın birinci bölümünde mülkiyet hakkı, bu hakkın kapsamı ve bu hakkın kamu yararı gerekçesiyle kısıtlanmasının en görünen hali olan kamulaştırma işleminden bahsedilecektir. Kamulaştırma işleminin anlaşılması ve ülkemiz hukuk sisteminde kamulaştırma işlemi nedeniyle mülkiyet hakkını kısıtlayan uygulamaların görülmesi açısından mülkiyet hakkının doğuşunun, gelişme evrelerinin ve kapsamının açıklanması ve sonrasında kamulaştırma işleminin anlatılması yolu izlenmiştir. Çalışmanın ikinci bölümünde kamulaştırma işleminin aşamalarına ayrıntılı bir şekilde değinilerek kamulaştırılan taşınmazın gerçek bedelinin belirlendiği ve tapusunun idare adına geçmesi sonucunu doğuran kamulaştırma bedelinin tespiti ve tescil davaları açıklanmıştır. Bu davalar açıklanırken uygulamadan ve yüksek mahkeme kararlarından yararlanılmış, bir nevi üçüncü bölümde incelenecek mülkiyet hakkı ihlali oluşturabilecek durumların altı çizilmeye çalışılmıştır. Çalışmanın son bölümünde ilk iki kısımda incelenen bilgilerle Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi (AİHM) ve Anayasa Mahkemesi (AYM) kararları incelenerek oluşabilecek mülkiyet hakkı ihlalleri üzerinde durulmuştur. Gerek uygulamadaki aksaklıklara gerekse de kanundaki eksikliklere dikkat çekmek suretiyle mülkiyet hakkı ihlallerinin önüne geçmek için birtakım çözüm önerilerinde bulunulmuştur.

Avrupa İnsan Hakları MahkemesiDavalarKamulaştırma+3
İmge Kuru
Çağ University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2019
00
Master'sOpen AccessTR

Türk basınında mülkiyet ve sahiplik yapısı bağlamında özelleştirme uygulamaları: Ciner medya grubu

Bu çalışmanın konusu, Türk basın sektöründe mülkiyet ve sahiplik yapısında yaşanan değişim süreci ve bu süreç içerisinde bir örnek olarak Ciner Medya Grubu'nun sahibi olduğu medya kuruluşlarıdır.1980'lerle birlikte gerek dünya çapında gerekse Türkiye'de girilen yeniden yapılandırma sürecinin, Türk medya sektörünün mülkiyet ve sahiplik yapısı üzerindeki etkilerini ortaya koymayı amaçlayan bu çalışmada, eleştirel ekonomi politik bir yaklaşım sergilenmiştir.Türk medya sektörünün önemli temsilcilerinden biri olan Ciner Medya Grubu'nun, medya faaliyetlerinin ve sektördeki konumunun ekonomik olarak analiz edildiği çalışmada, Ciner Medya Grubu'ndan yola çıkılarak, Türk medya sektörünün ekonomik yapısına yönelik bir değerlendirme yapılmıştır. Bu bağlamda çalışma verilerinin özellikle Ciner Medya Grubu'na yönelik analizlerin yapılacak diğer bilimsel çalışmalara ışık tutması umut edilmektedir.Bu değerlendirme yapılırken yalnızca Türkiye'deki gelişmelerle sınırlı kalınmamış; bütünsel ve tarihsel bir çalışma ortaya koymak amacıyla, öncelikle dünya çapında yaşanan tarihsel, ekonomik ve siyasi süreçler çerçevesinde ele alınmıştır.Anahtar Kelimeler: İletişimKapitalizmMedyaMülkiyetÖzelleştirme

KapitalizmMedyaMülkiyet+2
Özlem Aras
Gazi University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2008
00

Related subjects