School climate
76 theses under this subject heading
Spor bilimleri öğrencilerinin okul iklimi algılarını yordayan faktörlerin incelenmesi
Bu araştırmanın amacı, spor bilimleri fakültelerinde lisans eğitimi alan öğrencilerin okul iklimi algılarını yordayan faktörlerin incelenmesidir. Araştırma, eğitim biliminde sıklıkla kullanılan bir durum tespiti çalışmasıdır. Betimsel bir çalışma desenine sahip olan bu araştırma, anket tekniği ile elde edilen sayısal verilerin analiz edilmesi ile sonuçların yorumlandığı nicel bir çalışmadır. Türkiye evrenindeki spor bilimleri fakültelerinde öğrenim gören tüm öğrencileri temsil edebilecek bir örnekleme ulaşılması hedeflenen araştırma, küresel salgın sebebiyle Muğla ili ile sınırlandırılmıştır. Bu bağlamda araştırmanın çalışma evrenini uygun örnekleme tekniği gereği küresel salgın nedeniyle kısıtlı imkânlarla belirlenen Muğla Sıtkı Koçman Üniversitesi Spor Bilimleri Fakültesi çatısı altında lisans eğitimlerini sürdüren 1239 üniversite öğrencisi oluşturmuştur. Araştırma uzaktan eğitim vasıtası ile ulaşılabilen 436 gönüllü öğrenciden elde edilen veriler ile gerçekleştirilmiş olup bu sayı çalışmanın örneklem büyüklüğü olarak kaydedilmiştir. Cinsiyet, sınıf, bölüm ve öğretim türü değişkenlerinin yazar tarafından hazırlanan kişisel bilgi formu ile tespit edildiği çalışmada temel veri toplama aracı olarak Terzi (2015) tarafından geliştirilen Üniversite Öğrencilerine Yönelik Okul İklimi Ölçeği kullanılmıştır. Çalışmada ayrıca öğrencilerin spora yönelik tutumları ve üniversiteye duydukları güvenin belirlenmesi için Şentürk (2015) tarafından geliştirilen Spora Yönelik Tutum Ölçeği ile Özdoğan ve Tüzün (2007) tarafından geliştirilen Üniversiteye Güven Ölçeği'nden yararlanılmıştır. Normal dağılım gösteren ve yüksek derecede güvenilir olduğu tespit edilen verilere uygulanan parametrik testler sonucunda ortaya çıkan bulguların ışığında öğrencilerin spora yönelik tutumları ile üniversiteye duydukları güvenin, okul iklimi algılarını olumlu yönde etkilediği tespit edilmiştir. Aynı zamanda öğrencilerin spora yönelik tutumları ile üniversiteye duydukları güvenin, birlikte, okul iklimi algıları üzerinde önemli birer yordayıcı (%60) oldukları tespit edilmiştir. Sonuç olarak, spor bilimleri fakültelerinde öğrenim gören öğrencilerin okul iklimi algılarının artırılması için spora yönelik tutumlarının ve üniversiteye duydukları güvenin, akademik ve idari personeller tarafından olumlu yönde desteklenmesinin uygun olacağı önerilmiştir.
Öğretmenlere yönelik şiddetin okul iklimi açısından değerlendirilmesi: Niğde ili örneği
Bu araştırmanın amacı, görüşlerine dayalı olarak öğretmenlerin okullarında maruz kaldıkları şiddet olayları, bu olayların nedenlerine ilişkin bireysel ve örgütsel faktörleri ortaya çıkarmak ve bunlara ilişkin çözüm önerileri geliştirmektir. Araştırmanın evrenini 2015-2016 eğitim-öğretim yılı Niğde ili Merkez ilçede yer alan resmi liselerde görev yapan öğretmenler oluşturmaktadır. Araştırmada, nicel araştırma yöntemlerinden ilişkisel tarama modeli benimsenmiştir. Araştırmada veri toplama aracı olarak öğretmenlere yönelik şiddet anketi ve okul iklim ölçeği kullanılmıştır. Öğretmenlere yönelik şiddet anketi araştırmacı tarafından geliştirilmiş, okul iklim ölçeği ise alanyazında var olan bir ölçeğin uyarlamasıdır. Araştırmanın bulgularına göre, erkek öğretmenler kadın öğretmenlere, lisansüstü mezunu öğretmenler lisans mezunu öğretmenlere, 6-10 yıl arası mesleki kıdeme sahip öğretmenler 1-5, 11-15, 16-20 ve 21 yıl üzeri mesleki kıdeme sahip öğretmenlere göre daha sık şiddete uğramaktadır. Ayrıca C tipi liselerdeki öğretmenler A ve B tipi liselerdeki öğretmenlere göre, meslek liselerindeki öğretmenler genel liselerdeki öğretmenlere göre, kırsaldaki liselerdeki öğretmenler şehirdeki liselerdeki öğretmenlere göre ve büyük liselerdeki öğretmenler daha küçük liselerdeki öğretmenlere göre daha sık şiddete uğramaktadır. Araştırmanın bulgularına göre okul ikliminin başarı baskısı ve kurumun savunmasızlığı alt boyutlarının öğretmenleri şiddetten korumada, meslektaş liderliği ve profesyonel öğretmen davranışı yaşanan olay sonrası öğretmenlerin iyileşme süreci adına daha önemli olduğu söylenebilir. Fakat öğretmenlere yönelik şiddet sorununa öğretmenlerin ve okulların belirli özelliklerinden ziyade öğrencilerin akademik başarı düzeyi, sosyoekonomik ve sosyokültürel seviyeleri açısından yaklaşılmasının daha önemli olduğu söylenebilir. Anahtar Sözcükler: Okul şiddeti, Öğretmenlere yönelik şiddet, Okul iklimi
İlkokul ve ortaokullarda okul iklimi ile örgütsel yaratıcılık davranışları arasındaki ilişki
Bu araştırmada, ilkokul ve ortaokullarda örgüt iklimi ile örgütsel yaratıcılık arasındaki ilişkinin belirlenmesi amaçlanmıştır. Araştırma tarama modelinde desenlenmiştir. Araştırmanın evreni 2014-2015 eğitim öğretim yılında, Kütahya il merkezinde görev yapan 1935, örneklemi ise oransız küme örneklemesi tekniği ile belirlenmiş olan 342 ilkokul ve ortaokul öğretmeninden oluşmaktadır. Araştırma verileri, Hoy ve Tarter (1997) tarafından geliştirilen Yılmaz ve Altınkurt (2013) tarafından Türkçeye uyarlanan "Örgütsel İklim Ölçeği" ve Balay'ın (2010) geliştirdiği "Örgütsel Yaratıcılık Ölçeği" ile toplanmıştır. Verilerin analizinde, betimsel istatistikler, t-testi ve tek yönlü varyans analizi ve Pearson Çarpım Moment Korelasyon Katsayısı kullanılmıştır. Elde edilen bulgulara göre, araştırmaya katılan öğretmenler okul müdürlerinin en çok destekleyici müdür davranışı, daha sonra sırası ile kısıtlayıcı müdür davranışı ve emredici müdür davranışı sergilediğini düşünmektedir. Öğretmen davranışları içinde ise meslektaşlar arası işbirlikçi öğretmen davranışı, samimi öğretmen davranışı ve umursamaz öğretmen davranışı sergilenmektedir. Öğretmenlerin meslektaşlar arası işbirlikçi öğretmen davranışı ve samimi öğretmen davranışı cinsiyete; kısıtlayıcı müdür davranışı ve samimi öğretmen davranışı yaşa; samimi öğretmen davranışı kıdeme; kısıtlayıcı müdür davranışı branşa; kısıtlayıcı müdür davranışı ve emredici müdür davranışı okul türüne; kısıtlayıcı müdür davranışı ve emredici müdür davranışı okuldaki öğretmen sayısına göre değişmektedir. Araştırmaya katılan öğretmenler, örgütsel yaratıcılık alt boyutları arasında en yüksek katılımı sırası ile bireysel boyut, toplumsal boyut ve yönetsel boyuta göstermiştir. Öğretmenlerin örgütsel yaratıcılığın bireysel boyutu ile ilgili görüşleri cinsiyete, yaşa ve kıdeme göre değişmektedir. Katılımcıların destekleyici müdür davranışı, samimi öğretmen davranışı ve meslektaşlar arası işbirlikçi öğretmen davranışı ile örgütsel yaratıcılığın bireysel boyutu arasında düşük düzeyde ve aynı yönde ilişkiler vardır. Katılımcıların emredici müdür davranışı, samimi öğretmen davranışı ve meslektaşlar arası işbirlikçi öğretmen davranışı ile ilgili görüşleri ile örgütsel yaratıcılığın yönetsel boyutu arasında düşük düzeyde ve aynı yönde; destekleyici müdür davranışı ile örgütsel yaratıcılığın yönetsel boyutu arasında orta düzeyde ve aynı yönde; kısıtlayıcı müdür davranışı ile örgütsel yaratıcılığın yönetsel boyutu arasında ise düşük düzeyde ve ters yönde ilişkiler vardır. Katılımcıların destekleyici müdür davranışı, samimi öğretmen davranışı ve meslektaşlar arası işbirlikçi öğretmen davranışı ile ilgili görüşleri ile örgütsel yaratıcılığın toplumsal boyutu arasında orta düzeyde ve aynı yönde; emredici müdür davranışı ile örgütsel yaratıcılığın toplumsal boyutu arasında düşük düzeyde ve aynı yönde; kısıtlayıcı müdür davranışı ile örgütsel yaratıcılığın toplumsal boyutu arasında ise düşük düzeyde ve ters yönde ilişkiler vardır.
İlköğretim okullarında şiddetin yaygınlığı: Okul iklimi, okul kültürü ve fiziksel özellikler
Bu çalışmanın amacı, şiddetin görüldüğü ilköğretim okullarında öğrenci ve öğretmenlerin okul iklimi ve okul kültürünü nasıl değerlendirdiklerini ortaya çıkarmak ve bu okullardaki fiziksel ortamın nasıl olduğunu incelemektir. Araştırmanın evrenini, 2009-2010 Eğitim-Öğretim yılında Adana ilinde Seyhan ilçesi Milli Eğitim Müdürlüğüne bağlı, şiddet olaylarının yaşandığı ilköğretim okullarına devam eden 5., 6., 7. ve 8. sınıf öğrencileri ile öğretmenleri oluşturmuştur. Araştırmanın örneklemi ise, Seyhan RAM ( Rehberlik Araştırma Merkezi) tarafından belirlenen şiddet açısından risk taşıyan okulların listesi temin edildikten sonra, uygun örnekleme yöntemi temele alınarak bu okullar içinden seçilen 3 okuldan oluşmaktadır. Araştırmanın örneklemini 197'si kız, 214'ü erkek olmak üzere 411 öğrenci ile 62'sikadın, 15'i erkek 77 öğretmen oluşturmuştur. Araştırmada veri toplama aracı olarak Kapsamlı Okul İklimi Değerlendirme Ölçeği (Comprehensive Assesment of School Enviroment CASE), Okul İklimiBelirleme Anketi (Organizational Climate Description Questionnaire, OCDQ), Okul Kültürü Ölçeği (School Culture Survey) ve okulların fiziksel koşullarını belirlemek için araştırmacı tarafından hazırlanan gözlem formu kullanılmıştır. Elde edilen veriler bağımsız gruplar t testi ve tek yönlü varyans analizi (ANOVA) ile değerlendirilip anlamlılık derecesi p<,05 olarak kullanılmıştır. Bu araştırmada kız öğrencilerin okul iklimini algılamalarına yönelik olarak yol gösterme, dersyönetimi, cinsel taciz ve cinsiyet ayrımcılığına yönelik algılamaları erkek öğrencilere göre daha olumlu olduğu; alt sınıflarda okuyan öğrencilerin okul iklimi algıları ise üst sınıflarda okuyan öğrencilere göre daha olumlu bulunmuştur. Güvende hissetme boyutunda ise 8. sınıfta okuyan öğrencilerin algıları daha yüksek bulunmuştur. Öğretmenlerin okul iklimi ve okul kültürü algılamalarının cinsiyete göre değişmediği saptanmıştır. Öğretmenlerin aynı okulda çalışma sürelerine göre okul iklimi algıları ?anlayış gösterme? alt boyutu için 11 yıl ve daha fazla çalışanların algılamalarının bu boyutlarda daha olumlu olduğu; okul kültürü algılarında ise ?öğretmen işbirliği? ile ?amaç birliği? alt boyutlarında anlamlı farklılık olduğu ve 11 yıl ve daha fazla çalışanların daha olumlu olduğu bulunmuştur. Şiddetin görüldüğü okulların, okul mevcutlarının kalabalık olduğu, fiziksel olanakların yeterli düzeyde olmadığı, okul bina ve bahçesinin yetersiz olduğu saptanmıştır.Anahtar Sözcükler: Okul Şiddeti, Okul İklimi, Okul Kültürü, Okulun Fiziksel Koşulları.
Ortaöğretim öğrencilerinin girişimcilik becerilerinin bazı değişkenler açısından incelenmesi
Bu çalışmada Tokat il genelindeki ortaöğretim öğrencilerinin girişimcilik becerilerinin bazı demografik özellikler, duygusal zekâ, okul iklimi ve anne-baba tutumları bağlamında analiz edilmesi amaçlanmıştır. Araştırma nicel araştırma yönteminden korelasyonel araştırma deseni kullanılarak tasarlanmıştır. Araştırmanın verileri dijital hale dönüştürülen anketlerin okul yöneticileri tarafından çevrimiçi olarak öğrencilere ulaştırılması şeklinde elde edilmiştir. Araştırmada 1962 ortaöğretim öğrencisinden veri toplanmıştır. Araştırmadaki veriler araştırmacının hazırladığı "Kişisel Bilgi Formu", Orhan (2017) tarafından ülkemize uyarlanan "Girişimcilik Potansiyelini Belirleme Envanteri", Arslan ve Kayıhan (2016) tarafından ülkemize uyarlanan "Duygusal Zekâ Ölçeği" Çalık ve Kurt'un (2010) geliştirdiği "Okul İklimi Ölçeği" ve Yılmaz'ın (2000) uyarlama çalışmasını yaptığı "Anne-Baba Tutum Ölçeği" kullanılarak elde edilmiştir. Çalışmadan elde edilen veriler SPSS 22 programına aktarılarak analiz çalışmaları yapılmıştır. Araştırmanın sonuçlarına göre girişimcilik becerilerinin erkek öğrenciler lehine anlamlı bir şekilde daha yüksek olduğu, yaş ile girişimcilik arasında zayıf düzeyde pozitif yönlü anlamlı bir ilişkinin olduğu; girişimcilik becerisinin yaşanılan yerleşim birimi, okulun bulunduğu yerleşim birimi ve lise türüne göre anlamlı bir şekilde farklılaşmadığı, akademik başarı ile girişimcilik arasında anlamlı bir ilişki olmadığı, girişimcilik ile okul iklimi duygusal zekâ arasında pozitif yönde anlamlı bir ilişki olduğu ve girişimcilik becerisinin demokratik ve izin verici-hoşgörülü aile tutumları ile yetiştirilen katılımcılarda anlamlı bir şekilde daha yüksek seviyede olduğu görülmüştür. Ortaöğretim kademesinde girişimcilik eğitimlerinin yaygınlaştırılması, kız öğrencilerin girişimcilik motivasyonunu artırıcı etkinliklerin planlanıp uygulanması, ortaöğretim girişimcilik dersi öğretim programının kazanımlarının uygulamaya yönelik kısımlarının artırılması, kadın girişimciliğinin teşvik edilmesi, ortaöğretim öğrencilerinin duygusal zekâlarını geliştirici öğrenme alanlarının oluşturulması, okul ikliminin geliştirilmesi ve anne babalara demokratik tutum kazandırmaya yönelik eğitimlerin düzenlenmesi önerilmiştir.
Türkçe öğretmenlerı̇nı̇n örgütsel kı̇mlı̇k ve okul ı̇klı̇mı̇ algıları ı̇le takım çalışması tutumları arasındakı̇ ı̇lı̇şkı̇nı̇n ı̇ncelenmesı̇
Türkçe öğretmenlerinin örgütsel kimlik ve okul iklimi algıları ile takım çalışmasına ilişkin tutumları arasındaki ilişkinin incelenmesini amaçlayan bu araştırma nicel tarama ve ilişkisel tarama modelinde bir araştırmadır. Araştırmanın çalışma evrenini 2021-2022 eğitim-öğretim yılında Kırşehir ili Milli Eğitim Müdürlüğüne bağlı devlet okullarında görev yapan 227 Türkçe öğretmeni oluşturmaktadır. Araştırmada örneklem alma yoluna gidilmemiş olup evren tam sayımı yapılarak Türkçe öğretmenlerinin tamamına ulaşılmıştır. Araştırmada veri toplama aracı olarak gerekli izinler alınarak örgütsel kimlik algısı, revize edilmiş okul iklimi ve takım çalışmaları ölçekleri ölçme araçları olarak kullanılmıştır. Araştırma genelinde Türkçe öğretmenlerinin örgütsel kimlik algısı, okul iklimi ve takım çalışması algı düzeyleri arasında pozitif, yüksek düzeyde ve istatistiki bir ilişkinin olduğu, örgütsel kimliğin, okul iklimi üzerindeki etkisinde takım çalışmasının aracılık ve düzenleyicilik etkisine sahip olduğu sonucuna ulaşılmıştır. Türkçe öğretmenlerinin örgütsel kimlik algı düzeylerinin yüksek düzeyde olduğu, erkek, lisans üstü mezunu, 46 yaş ve üzeri, 21 yıl ve üzeri kıdeme sahip Türkçe öğretmenlerinin örgütsel kimlik algılarının nispeten daha yüksek olduğu sonucuna ulaşılmıştır. Türkçe öğretmenlerinin okul iklimi algı düzeylerinin yüksek düzeyde olduğu, erkek, lisans üstü mezunu, 46 yaş ve üzeri, 21 yıl ve üzeri kıdeme sahip Türkçe öğretmenlerinin örgütsel kimlik algılarının nispeten daha yüksek olduğu sonucuna ulaşılmıştır. Türkçe öğretmenlerinin takım çalışması algı düzeylerinin yüksek düzeyde olduğu, erkek, lisans üstü mezunu, 46 yaş ve üzeri, 21 yıl ve üzeri kıdeme sahip Türkçe öğretmenlerinin örgütsel kimlik algılarının nispeten daha yüksek olduğu sonucuna ulaşılmıştır. Türkçe öğretmenlerinin örgütsel kimlik, okul iklimi, takım çalışması algı düzeyleri arısında pozitif, yüksek düzeyde ve istatistiki olarak anlamlı bir ilişkinin olduğu sonucuna ulaşılmıştır.
Eğitim kurumlarında öğretmenlerin örgütsel iklim algıları üzerinde etkili olan örgütsel davranış faktörleri: Bir meta analiz çalışması
Bu araştırmanın amacı, öğretmenlerin algılarını temel alan araştırmalar kapsamında, örgütsel iklim ile örgütsel davranış faktörleri arasındaki ilişkilerin etki büyüklüklerini meta-analiz yöntemiyle belirlemektir. Araştırmanın kapsamını, Türkiye'de Ocak 1988 ile Ağustos 2022 tarihleri arasında eğitim kurumlarında örgütsel iklim konusunda nicel yöntemlerle yapılmış yüksek lisans ve doktora tezleri ile hakemli dergilerde yayınlanmış araştırma makaleleri oluşturmaktadır. Örgütsel iklim konusunda yapılan tezlere YÖK Ulusal Tez Merkezi ve Proquest veri tabanları üzerinden, araştırma makalelerine ulaşmak için ise Education Resources Information Center (ERIC), Web of Science, EBSCOhost, Ulusal Akademik Ağ ve Bilgi Merkezi (ULAKBİM), DergiPark ve Google Akademik veri tabanları üzerinden ulaşılmıştır. Bu amaçla, veri tabanları üzerinde "okul iklimi", "örgüt iklimi", "örgütsel iklim", "school climate", "organizational climate" kelimeleri kullanılarak tarama yapılmıştır. Tarama sonucunda 448'i tez 350'si makale toplam 798 araştırmaya ulaşılmıştır. Araştırmanın dahil edilme kriterlerine uygun olarak 73 çalışmadan 79 etki büyüklüğü elde edilmiştir. Bu kapsamda, örgütsel iklim ile liderlik tarzı arasındaki ilişkiye yönelik 36 araştırma, örgütsel iklim ile iş doyumu arasındaki ilişkiye yönelik 11 araştırma, örgütsel iklim ile örgütsel bağlılık arasındaki ilişkiye yönelik 10 araştırma, örgütsel iklim ile tükenmişlik arasındaki ilişkiye yönelik 8 araştırma, örgütsel iklim ile örgütsel güven arasındaki ilişkiye yönelik 5 araştırma, örgütsel iklim ile motivasyon arasındaki ilişkiye yönelik 5 araştırma ve örgütsel iklim ile performans arasındaki ilişkiye yönelik 4 araştırma analize dahil edilmiştir. Araştırmaların örneklem büyüklükleri, örgütsel iklimle liderlik tarzı arasındaki ilişki için 13693, örgütsel iklimle iş doyumu arasındaki ilişki için 16705, örgütsel iklimle örgütsel bağlılık arasındaki ilişki için 4030, örgütsel iklimle tükenmişlik arasındaki ilişki için 3221, örgütsel iklimle örgütsel güven arasındaki ilişki için 2178, örgütsel iklimle motivasyon arasındaki ilişki için 2031, örgütsel iklimle performans arasındaki ilişki için ise 1277 öğretmenden oluşmuştur. Verilerinin analizinde Comprehensive Meta-Analysis V3 (CMA) programı kullanılmıştır. Araştırmadaki tüm analizlerde rastgele etkiler modeli kullanılmıştır. Araştırmada yayın yanlılığını bulmak için Huni saçılım grafiği, Rosenthal's Fail Safe N ve Orwin's Fail Safe N istatistiği, Begg ve Mazumdar Sıra Korelasyonu, Egger Regresyon ve Duval ve Tweedie's Kırpma ve Doldurma analizleri yapılmıştır. Araştırmada moderatör olarak araştırmacının cinsiyeti, yayın türü, eğitim kademesi, araştırmanın yapıldığı bölge, liderlik sınıflandırması ve araştırmanın yılı gibi değişkenler esas alınmıştır. Örgütsel iklim ile liderlik tarzı arasındaki ilişkinin etki büyüklüğü orta düzeyde ve pozitif yönlü (r=0,445), örgütsel iklim ile iş doyumu arasındaki ilişkinin etki büyüklüğü orta düzeyde ve pozitif yönlü (r=0,467), örgütsel iklim ile örgütsel bağlılık arasındaki ilişkinin etki büyüklüğü orta düzeyde ve pozitif yönlü (r=0,430), örgütsel iklim ile tükenmişlik arasındaki ilişkinin etki büyüklüğü orta düzeyde ve negatif yönlü (r= -0,325), örgütsel iklim ile örgütsel güven arasındaki ilişkinin etki büyüklüğü orta düzeyde ve pozitif yönlü (r=0,408), örgütsel iklim ile motivasyon arasındaki ilişkinin etki büyüklüğü güçlü düzeyde ve pozitif yönlü (r=0,525) ve örgütsel iklim ile performans arasındaki ilişkinin etki büyüklüğü orta düzeyde ve pozitif yönlü (r=0,358) olarak hesaplanmıştır. Anahtar Kelimeler: Örgütsel İklim, Okul İklimi, Örgütsel Davranış Faktörleri, Meta-Analiz, Öğretmen, Eğitim Kurumları
Akademisyenlerin eleştirel düşünme düzeyleri ile örgütün etik iklimine ilişkin algıları arasındaki ilişkinin incelenmesi
Bu araştırma spor bilimleri alanındaki akademisyenlerin eleştirel düşünme düzeyleri ile örgütün etik iklimine ilişkin algıları arasında ilişkinin belirlenmesi amacıyla yapılmıştır. Araştırma modeli olarak nedensel-karşılaştırma ve bağıntısal yöntemden yararlanılmıştır. Araştırmada veri toplama aracı olarak; Kişisel Bilgi Formu, Kaliforniya Eleştirel Düşünme Eğilimleri Ölçeği (KEDEÖ) kısaltılmış Türkçe versiyonu ve Etik İklim Ölçeği (EİÖ) kullanılmıştır. Araştırmaya Ege Bölgesi'nde bulunan Spor Bilimleri Fakültelerindeki %30'u kadın, %70 erkek olmak üzere toplam 130 akademisyen katılmıştır. Araştırma bulgularına göre; akademisyenlerin Kaliforniya Eleştirel Düşünme Eğilimleri Ölçeğinden aldıkları toplam puan ortalamasına göre orta düzeyde eleştirel düşünme eğilimine sahip oldukları belirlenmiştir. Akademisyenlerin eleştirel düşünme düzeyleri alt boyutlar açısından incelendiğinde ise; doğruyu arama, açık fikirlilik, sistematiklik, kendine güven alt boyutlarında orta düzeyde; analitiklik ve meraklılık alt boyutlarında ise; yüksek düzeyde eleştirel düşünme eğilimine sahip oldukları belirlenmiştir. Araştırmaya katılan akademisyenlerin eleştirel düşünme düzeyleri ile yaş, cinsiyet, medeni durum, hizmet süresi değişkenleri arasında istatistiksel olarak anlamlı bir farklılık bulunamamıştır. Ancak akademisyenlerin eleştirel düşünme düzeyleri ile unvan değişkeni arasında istatistiksel olarak anlamlı farklılık bulunmuştur. Araştırmaya katılan akademisyenlerin etik iklim ölçeği ve alt boyutlarının değerlendirilmesi sonucunda; bağlı oldukları üniversitelerin etik iklimine biraz katıldıkları ve etik iklim algılarının orta düzeyde olduğu görülmüştür. Ayrıca yaş, cinsiyet, medeni durum, unvan ve hizmet süresi değişkeleri ile etik iklim ölçeği ve alt boyutlarına ait elde edilen puanlar incelendiğinde istatistiksel olarak anlamlı fark bulunamamıştır. Ancak egoist iklim alt boyutunda, ünvan değişkenine göre gruplar arasında istatistiksel olarak anlamlı fark bulunmuştur (p>0,05). Son olarak; araştırmaya katılan akademisyenlerin eleştirel düşünme düzeyleri ile örgütsel etik iklim algıları arasındaki ilişki incelendiğinde negatif yönde anlamlı bir ilişki olduğu görülmektedir. Yani eleştirel düşünme düzeyleri artıkça örgütsel etik iklim algı düzeyleri düşmekte, etik iklim algı düzeyleri artıkça eleştirel düşünme düzeyleri düşmektedir.
Sınıf öğretmenlerinin duygusal zekâ, psikolojik iyi olma ve okul iklimine yönelik algıları arasındaki ilişki: Manisa Sarıgöl ilçesi örneği
Araştırmanın amacı, sınıf öğretmenlerinin duygusal zekâ, psikolojik iyi olma ve okul iklimine yönelik algıları arasındaki ilişkiyi incelemektir. Araştırma genel tarama modelinden ilişkisel tarama modeli ile gerçekleştirilmiştir. Araştırmanın çalışma grubu, Manisa ili Sarıgöl ilçesinde görev yapan 87 sınıf öğretmeninden oluşmaktadır. İlçede görev yapan bütün öğretmenlere ulaşılmış ve 87 öğretmenden veriler toplanmıştır. Araştırma 2018-2019 Eğitim-Öğretim yılında gerçekleştirilmiştir. Veriler "Bar-On Duygusal Zekâ Ölçeği", "Psikolojik İyi Olma Ölçeği" (PİOÖ) ve "Örgüt İklimi Betimleme Anketi" ile toplanmıştır. Verilerin çözümlenmesi amacıyla SPSS 23.0 programı kullanılmıştır. Öncelikle normallik varsayımlarına bakılarak duygusal zekâ puanlarının normal dağılmadığı, psikolojik iyi olma ve okul iklimi puanlarının normal dağıldığı belirlenmiştir. Verilerin analizinde, parametrik testlerden bağımsız örneklem t testi, ANOVA ile non-parametrik testlerden Mann-Whitney U Testi, Kruskal-Wallis testi kullanılmıştır. Ayrıca değişkenler arasındaki ilişkinin belirlenmesinde korelasyon analizi yapılmıştır. Verilerin analizi sonucunda, sınıf öğretmenlerinin demografik özellikleri açısından duygusal zekâ puanlarının yaşlarına göre anlamlı farklılık gösterdiği, ancak cinsiyet, okuldaki çalışma yılı ve meslekteki kıdeme göre anlamlı farklılık göstermediği sonucuna ulaşılmıştır. Psikolojik iyi olma puanlarının cinsiyet, yaş, kıdem, okuldaki çalışma yılı açısından farklılık göstermediği ortaya konulmuştur. Okul iklimine yönelik algılarında ise demografik değişkenlere göre anlamlı farklılığa rastlanmamıştır. Araştırmanın sonucunda, psikolojik iyi olma ile duygusal zekâ arasında ilişki olduğu, okul iklimine yönelik algı ile diğer değişkenler arasında ilişki olmadığı görülmüştür.
Okul öncesi dönemdeki çocukların erken akademik ve sosyal becerileri ile okul iklimi arasındaki ilişkinin incelenmesi
Bu araştırmada, okul öncesi eğitim kurumlarına devam eden 60-72 ay aralığındaki çocukların erken akademik ve sosyal becerileri ile okul iklimi arasındaki ilişkinin incelenmesi ve okul iklimini oluşturan faktörlerin (yetişkin tutumu ve ilişkileri, yönetimsel atmosfer, akran ilişkileri, öğretmen tutumu, fiziksel çevre ile öğretimsel planlama ve uygulama) çocukların bu becerilerini yordamadaki ağırlıklarının belirlenmesi amaçlanmıştır. Araştırmanın örneklemini Adana ili merkez ilçelerinde yer alan altı anaokulundan 120 çocuk oluşturmaktadır. Örneklemin belirlenmesi amacıyla, mevcut araştırma kapsamında geliştirilen Okul Öncesi Okul İklimi Değerlendirme Aracı (OKDA) kullanılmıştır. Adana ili merkez ilçelerinde yer alan anaokullarından ulaşım güçlüğü yaşanmayan 36 okuldaki 250 öğretmen ve 41 idareciye OKDA uygulanmıştır. Elde edilen veriler okul bazında değerlendirilmiş ve her okul için bir okul iklimi puanı hesaplanmıştır. Bu puanlar büyükten küçüğe sıralanmış ve çalışma okul iklimi puanları en yüksek ve en düşük olan üçer okul olmak üzere toplamda altı okulda gerçekleştirilmiştir. Bahsi geçen okullardaki 60-72 ay aralığındaki çocukların devam ettiği sınıflardan, aileleri tarafından bu çalışmaya katılmalarına izin verilmiş ve normal gelişim gösterdikleri öğretmenleri tarafından beyan edilmiş eşit sayıda çocuk belirlenmiştir. Her okuldan 20'şer olmak üzere toplamda 120 çocuğa, erken matematik becerilerinin (EMB) belirlenmesi amacıyla TEMA 3 Erken Matematik Yeteneği Testi, ve erken okuryazarlık becerilerinin (EOB) belirlenmesi amacıyla da Erken Okuryazarlık Becerilerini Değerlendirme Aracı yüz yüze görüşmelerle uygulanmıştır. Öte yandan çocukların sosyal becerilerinin (SB) değerlendirilmesi amacıyla, Sosyal Becerileri Değerlendirme Ölçeği öğretmenler tarafından her çocuk için ayrı ayrı cevaplanmıştır. Verilerin analizinde çocukların erken matematik, okuryazarlık ve sosyal becerilerinin okul iklimi düzeyi açısından anlamlı bir farklılık yaratıp yaratmadığını belirlemek için çok değişkenli varyans analizi (MANOVA); okul ikliminin boyutları olan yetişkin tutumu ve ilişkileri, yönetimsel atmosfer, akran ilişkileri, öğretmen tutumu, fiziksel çevre ve öğretimin planlanması ve uygulanmasının çocukların erken akademik becerileri (erken matematik ve erken okuryazarlık becerileri) ve sosyal becerilerini yordamadaki göreli ağırlıklarının belirlenmesi amacıyla da çok değişkenli regresyon analizi yapılmıştır. Araştırma sonucunda, çocukların erken akademik ve sosyal becerilerinin çocukların devam ettikleri anaokullarının okul iklimi düzeyi arasında anlamlı ilişki olduğu saptanmıştır. Okul iklimini oluşturan faktörlerden akran ilişkileri ve öğretmen tutumunun çocukların EMB puanlarını açıklamadaki en önemli okul iklimi boyutları oldukları bulunmuştur. EOB ve SB puanlarını açıklamadaki en önemli okul iklimi değişkenlerinin ise yönetimsel atmosfer ve yetişkin tutumu ve ilişkileri olduğu saptanmıştır. Öte yandan, fiziksel çevre değişkeninin ise hem EMB, hem EOB hem de SB puanları ile en az ilişkili okul iklimi boyutu olduğu belirlenmiştir. Elde edilen sonuçlar, yalnızca sınıf içindeki değil, sınıf dışındaki okul iklimi değişkenlerinin de çocukların erken akademik ve sosyal becerileri ile ilişkili olduğunu ortaya çıkarmıştır. Anahtar kelimeler: Okul iklimi, okul öncesi
Okul öncesi öğretmenlerinin tükenmişlik düzeyleri ile örgüt iklimi algıları arasındaki ilişkinin incelenmesi
Bu çalışmanın amacı, MEB'e bağlı bağımsız anaokulları ve ilkokul bünyesindeki anasınıflarında görev yapan okul öncesi öğretmenlerinin tükenmişlik düzeyleri ile örgüt iklimi algıları arasındaki ilişkiyi incelemektir. Bu araştırmada nicel ve nitel yöntemlerin birlikte kullanıldığı karma yöntem tercih edilmiştir. Araştırmanın evrenini 2019-2020 eğitim-öğretim yılında Mersin ilinde görev yapan 1532 okul öncesi öğretmeni oluşturmaktadır. Araştırmanın nicel verileri uygun örnekleme yöntemi ile belirlenen 464 okul öncesi öğretmeninden, nitel verileri ise ölçüt örnekleme yöntemiyle belirlenen 16 okul öncesi öğretmeninden toplanmıştır. Bu çalışmada nicel araştırma yöntemi için veri toplama araçları olarak; Kişisel Bilgi Formu, Maslach Tükenmişlik Envanteri- Eğitimci Formu, Örgütsel İklim Ölçeği ,nitel yöntem için yarı yapılandırılmış görüşme formu kullanılmıştır. Okul öncesi öğretmenlerinin tükenmişlik düzeyleri ile örgüt iklim algılarının okul türü, yaş, kıdem ve sınıf mevcudu değişkenleri ile anlamlı farklılık yaratıp yaratmadığını belirlemek için Tek Yönlü Çok Değişkenli varyans analizi (MANOVA) tercih edilmiştir. Okul öncesi öğretmenlerinin örgüt iklimi algılarının tükenmişlik düzeylerini yordayıp yordamadığını belirlemek için Çoklu Regresyon analizi kullanılmıştır. Nitel veriler ise betimsel analiz yöntemiyle çözümlenmiştir. Araştırmaya katılan okul öncesi öğretmenlerinin duyarsızlaşma ve kişisel başarı boyutunda düşük düzeyde, duygusal tükenme boyutunda orta düzeyde tükenmişlik yaşadığı sonucuna ulaşılmıştır. Okul öncesi öğretmenlerinin görev yaptıkları okul türü ile tükenmişlik düzeyleri arasında anlamlı bir farklılık bulunmuştur. Bağımsız anaokulunda görev yapan öğretmenler, okul idarecileri tarafından kıyaslandığı ve iş yükünün fazla olmasından şikayetçi oldukları, meslektaşlarıyla ortak hareket etme noktasında sıkıntı yaşadıklarını, aynı branştan oldukları için okul ortamında rekabet olduğunu, zaman zaman ayrımcılık yapıldığını ifade etmişlerdir. İlkokul bünyesindeki anasınıflarında görev yapan öğretmenlerin okul idarecileri tarafından önemsenmediklerini, teneffüs imkanı olmadığı için diğer öğretmenlerle iletişim kuramadıklarını, velilerin kendilerini bakıcı gibi gördüklerini, anasınıfıyla ilgilenen personelin ve yeterli sayıda materyal bulunmaması, fiziki imkanların yetersiz oluşu gibi sebeplerin tükenmiş hissetmelerine neden olduğu sonucuna ulaşılmıştır. Sınıf mevcudu değişkeni ile tükenmişlik arasında anlamlı bir ilişki bulunmuştur. Sınıf mevcudu ile tükenmiş hissetmeleri arasındaki ilişkiyi anlamaya yönelik sorulan soruya okul öncesi öğretmenleri doğrudan bir etkisinin olduğu cevabını vermişlerdir. Yaş ve kıdem değişkeni ile tükenmişlik düzeyleri arasında anlamlı bir farklılık bulunmamıştır. Yapılan görüşmelerde de okul öncesi öğretmenleri yaş ve kıdem faktörlerinin tükenmiş hissetmelerinde etkili olmadığını ifade etmişlerdir. Okul türü değişkeni ile örgüt iklimi algıları arasında anlamlı bir farklılık bulunmuştur. Yaş ve sınıf mevcudu değişkenleri ile örgüt iklimi algıları arasında anlamlı bir farklılık bulunmamıştır. Kıdem değişkeni ile örgüt iklimi algıları arasında umursamaz öğretmen davranışı dışında anlamlı bir farklılık bulunmamıştır. Okul öncesi öğretmenlerinin örgüt iklimi algıları ile tükenmişlik düzeyleri arasında anlamlı düzeyde ilişki saptanmıştır. Destekleyici müdür davranışı ile samimi öğretmen davranışının okul öncesi öğretmenlerinin duyarsızlaşma hissetmelerinde anlamlı yordayıcı olduğu, destekleyici müdür davranışı, kısıtlayıcı müdür davranışı ile umursamaz öğretmen davranışının duygusal tükenme yaşamalarının anlamlı yordayıcısı olduğu, kısıtlayıcı müdür davranışı ile işbirlikçi öğretmen davranışının okul öncesi öğretmenlerinin kişisel başarı konusunda tükenmişlik hissetmelerinin anlamlı yordayıcısı olduğu sonucuna ulaşılmıştır. Yapılan görüşmelerde de öğretmenlerin tükenmiş hissetmelerinde fiziki yetersizlikler, iş yükü, velilerin mesleğe bakış açıları gibi faktörlerden ziyade okul ikliminin çok daha etkili olduğunu görülmektedir. Okul ortamındaki idareciler ve meslektaşlarla olan iletişimin olumlu ya da olumsuz olmasının mesleklerini doğrudan etkilediğini, idarecileri tarafından destek gören, yanlarında oldukları hissettirilen, meslektaşlarıyla daha çok fikir alışverişinde bulunan öğretmenlerin işlerini daha isteyerek yaptıkları, görev yaptıkları ortamı daha çok benimsedikleri sonucuna ulaşılmıştır. Anahtar kelimeler: Örgüt iklimi, tükenmişlik, okul öncesi öğretmeni, müdür, davranış
Algılanan okul iklimi ve öğretmenden algılanan duygusal istismarın akran zorbalığına etkisinin incelenmesi
Bu çalışma akran zorbalığı ile okul iklimi ve öğretmenden algılanan duygusal istismar arasındaki ilişkinin incelenmesi amacıyla gerçekleştirilmiştir. Ayrıca lise öğrencilerinde görülen akran zorbalığı davranışlarının çeşitli değişkenler açısından incelenmesi de hedeflenmiştir. Araştırmanın örneklemini 260 kız, 136 erkek toplam 396 ortaöğretim öğrencisi oluşturmaktadır. Veri toplamak amacıyla Kişisel Bilgi Formu, Akran Zorbalığı Belirleme Ölçeği Ergen Formu, Algılanan Öğretmen Davranışları Ölçeği (AÖDÖ) ve Okul İklimi Ölçeği kullanılmıştır. Elde edilen sonuçlara göre algılanan okul iklimi ile öğrencilerin zorba ve kurban olma durumları arasında negatif yönlü anlamlı bir ilişki elde edilmiştir. Öğretmenden algılanan duygusal istismar ile de zorba ve kurban olma durumları arasında pozitif yönlü anlamlı bir ilişki elde edilmiştir. Ayrıca algılanan okul iklimi ile öğretmenden algılanan duygusal istismar arasında da negatif yönlü anlamlı bir ilişki bulunmuştur. Regresyon sonucuna göre de öğretmenden algılana duygusal istismar öğrencilerin hem zorba hem de kurban olma durumlarını etkilerden algılanan okul ikliminin sadece zorbalık davranışları üzerinde etkili olduğu sonucuna ulaşılmıştır. Elde edilen bulgular ilgili literatür ışığında tartışılmış ve önerilerde bulunulmuştur.
Ortaokul matematik öğretmenlerinin tükenmişliklerinin yordayıcısı olarak okul iklimi ve örgütsel bağlılık (Malatya ili örneği)
Bu tez çalışmasında ortaokul matematik öğretmenlerinin tükenmişlik düzeyleri ile okul iklimi algıları ve örgütsel bağlılıkları arasındaki ilişkiler incelenmiştir. Çalışmada tarama ve ilişkisel tarama yöntemleri kullanılmıştır. Çalışma grubunu, 2016-2017 ve 2017-2018 eğitim-öğretim yıllarında Malatya ilindeki ortaokullar ve imam hatip ortaokullarında görev yapan toplam 312 ortaokul matematik öğretmeni oluşturmuştur. Veri toplama aracı olarak kişisel bilgi formu ile birlikte 22 maddeden oluşan Maslach Tükenmişlik Ölçeği, 9 maddeden oluşan okul iklimi algısı ölçeği ve 15 maddeden oluşan örgütsel bağlılık ölçeği kullanılmıştır. Veriler SPSS paket programı kullanılarak analiz edilmiştir. Araştırmanın bulgularına göre ortaokul matematik öğretmenlerinin tükenmişlik düzeyleri ile örgütsel bağlılıkları ve okul iklimi algıları arasında anlamlı ilişkiler olduğu görülmüştür. Bu ilişkiler; ortaokul matematik öğretmenlerinin duygusal bağlılık ve okul iklimi algıları onların tükenmişliklerini negatif yönde, devam bağlılıkları ise onların tükenmişliklerini pozitif yönde yordadığını göstermektedir.
Lise öğrencilerinin öğrenim gördükleri okulları hakkındaki görüşlerinin belirlenmesi (Düzce ili örneği)
Bu çalışmanın amacı, lise öğrencilerinin öğrenim görmekte oldukları okulları hakkındaki görüşlerinin belirlenmesidir. Bu kapsamda araştırmada öğrencilerin; okul kavramına ilişkin algıları, okullarına yönelik duyguları belirlenmiştir. Ayrıca öğrencilerin, derslerinin içeriğine, öğrenme-öğretme ve değerlendirme süreçlerine, öğretmenlerinin iletişim becerisine, okul yönetimlerine ve uygulamalarına, arkadaşlık ilişkilerine, okullarının fiziki ortamlarına ve okullarında yürütülen sosyal-spor faaliyetlere ilişkin görüşleri alınmıştır.Araştırmanın modeli tarama modelidir ve nitel araştırma özelliği taşımaktadır. Araştırmanın çalışma grubunu 2015-2016 eğitim-öğretim yılında Düzce Merkez ilçede bulunan sekiz lisede öğrenim gören 70, 11. Sınıf öğrencisi oluşturmaktadır. Liselerin seçiminde amaçlı örnekleme yöntemlerinden maksimum çeşitlilik örnekleme yöntemi kullanılmıştır. Araştırma verilerinin toplanması aşamasında öncelikle araştırmanın amacı doğrultusunda alan yazın taraması yapılmıştır. Daha sonra araştırmacı tarafından yarı yapılandırılmış görüşme formu hazırlanmıştır. Yarı yapılandırılmış görüşme formuna son halinin verilebilmesi için uzman görüşüne başvurulmuştur. Görüşme formu 29 sorudan oluşmaktadır. Araştırmada elde edilen verilerin analizinde içerik analizi yöntemi kullanılmıştır. Araştırmanın bulgularına göre; birinci alt amaç kapsamında, öğrencilerin çoğunluğu okul kavramına ilişkin, eğitim yuvası, ikinci ev, arkadaş, aile, ders, öğrenmek için gelinen yer, başarı, hedefe ulaştıracak merdiven/yol, köprü, geleceği vaat eden hazine, hayat, olmazsa olmaz, eğlence gibi olumlu metaforlar ifade etmişlerdir. Bazı öğrenciler ise okulu vakit kaybı, erken kalkmak, ödev, zorunluluk, sınav, vakit doldurmak, cezaevi, disiplin, sıkıcı gibi olumsuz olarak ifade etmiştir. Araştırmanın ikinci alt amacı kapsamında, öğrencilerin okullarına yönelik duyguları araştırılmıştır. Bu kapsamda öğrencilerin okula istekli olarak gittikleri ve okula yönelik daha çok olumlu duyguya sahip oldukları sonucu elde edilmiştir. Araştırmanın üçüncü alt amacında, öğrenciler derslerin içeriğine ilişkin olarak konuların sayıca fazla zor ve bazı konuların da gereksiz olduğunu düşünmektedirler. Öğretmenlerinin derslerinde öğretim yöntemi olarak daha çok anlatım yöntemini kullandıklarını, derslerde yapılan uygulamaların çoğunlukla çoktan seçmeli test çözdürme olduğunu ifade etmişlerdir. Değerlendirme sürecine ilişkin olarak öğrenciler başarının değerlendirilmesi gerektiğini düşünürlerken, kendi öğretmenlerinin adil değerlendirme yapmadıklarını belirtmişlerdir. Araştırmanın dördüncü alt amacı kapsamında öğrencilerin görüşlerine göre, öğretmenlerinin iletişim becerilerinin etkililiğini, kendilerine değer verilmesine göre anlamlandırmaktadır. Ancak bazı öğrenciler öğretmenlerinin öğrenciler arasında ayrımcılık yaptıklarını belirtmiştir. Araştırmanın beşinci alt amacı kapsamında elde edilen sonuç, öğrencilerin çoğunluğunun okul yönetimiyle rahat iletişim kurdukları yönündedir. Bu durumun da okula yönelik daha olumlu tutum içinde olmalarına etki ettiğini ifade etmişlerdir. Araştırmanın altıncı alt amacı kapsamında, öğrencilerin arkadaşlık ilişkilerinin onların okula yönelik görüşlerinin oluşmasında önemli etkisi olduğu sonucu elde edilmiştir. Öğrenciler olumlu arkadaşlık ilişkisine sahip ise okula daha istekli gelmekte, olumsuz ise okul ile olan algısı tamamen değişebilmektedir. Araştırmanın yedinci alt amacında, öğrencilerin çoğunluğu okulun fiziki yapısının olumlu olduğunu ifade etmiştir. Sekizinci alt amaç kapsamında da öğrenciler okullarında uygulanan sosyal faaliyetlere ilişkin olarak; bu faaliyetlerin kendileri için yararlı olduğunu ve kendilerinin birçok açıdan gelişimlerine katkısının olduğunu belirtmişlerdir. Ayrıca bu faaliyetlerin, onların, okula yönelik tutumlarını da olumlu yönde etkilediği sonucuna ulaşılmıştır. Tüm bu sonuçların yanı sıra bazı öğrenciler için arkadaşlık ilişkilerinin, okulun fiziki yapısının ve okulda gerçekleştirilen sosyal – sportif faaliyetlerin öğrenim görmekte oldukları okullarına yönelik görüş ve tutumlarında olumlu veya olumsuz herhangi bir etkisinin olmadığı sonucuna ulaşılmıştır. Bu öğrenciler kendileri için önemli olanın hedeflerini gerçekleştirmek ve bu amaç doğrultusunda okullarında gereken eğitimi almak biçiminde ifade etmişlerdir. Anahtar Kelimeler: Okul Bağlılığı, Okula Yönelik Tutum, Okul İklimi, Okul Yaşam Kalitesi, Metafor
Öğretmenlerin çok kültürlü özyeterlik algısı ve okul iklimi ile mülteci öğrencilere yönelik tutumları arasındaki ilişkilerin incelenmesi
Bu araştırmanın amacı, öğretmenlerin çokkültürlü özyeterlik algısı ve okul iklimi ile mülteci öğrencilerin eğitiminde öğretmen tutumları arasındaki ilişkileri saptamak ve bazı değişkenlere göre incelemektir. Araştırma ilişkisel tarama modelinde tasarlanmıştır. Araştırmanın örneklemi 2018-2019 eğitim öğretim yılında Kastamonu il ve ilçeleri ile Karabük il ve ilçelerindeki ilkokul ve ortaokullardan ölçüt örnekleme yöntemiyle seçilen 450 sınıf ve branş öğretmeninden oluşmaktadır. Araştırmada veri toplamak amacıyla "Çok Kültürlü Eğitime Yönelik Özyeterlik Algısı Ölçeği", "Okul İklimi Anketi" ve "Mülteci Öğrenci Tutum Ölçeği" olmak üzere 3 farklı ölçek kullanılmıştır. Araştırma sonucunda öğretmenlerin çok kültürlü özyeterlik algılarının, mültecilere yönelik tutumlarının ve okul iklimi destekleyicilik boyutundaki algılarının yüksek olduğu; öğretmenlerin çok kültürlü özyeterlik algıları ve mültecilere yönelik tutumlarının cinsiyet, mesleki kıdem, bulunduğu okuldaki görev süresi, eğitim durumu, branş ve sosyo-ekonomik çevre değişkenlerine göre farklılaşmazken, okul iklimi alt boyutlarında farklılık olduğu; hizmetiçi eğitim değişkenine göre ise okul ikliminde farklılık yokken çok kültürlü özyeterlik algıları ve tutumda farklılık olduğu; araştırmanın bütün değişkenleri arasında anlamlı ilişkiler bulunduğu; çok kültürlü özyeterlik, okul iklimi ve hizmetiçi eğitim değişkenlerinin mültecilere yönelik öğretmen tutumlarının anlamlı yordayıcıları olduğu bulunmuştur.
Öğretmenlerin işle bütünleşme düzeyleri ile okul iklimi ve öğretmen liderliği arasındaki ilişkilerin incelenmesi
Bu araştırmanın amacı, ilköğretim okulu öğretmenlerinin işle bütünleşme düzeyleri ile okul iklimi algıları ve öğretmen liderliği arasındaki ilişkinin incelenmesidir. Bu doğrultuda, araştırmada öğretmenlerin araştırma değişkenlerine yönelik algılarının ne düzeyde olduğu; işle bütünleşmeye dönük görüşlerinin görev, cinsiyet, eğitim durumu ve mesleki kıdeme göre anlamlı şekilde farklılık gösterip göstermediği; işle bütünleşme ile okul iklimi ve öğretmen liderliği algıları arasında anlamlı ilişkiler olup olmadığı; okul ikliminin ve öğretmen liderliğinin işle bütünleşmenin anlamlı bir yordayıcısı olup olmadığı incelenmiştir. Araştırma ilişkisel tarama modelinde tasarlanmış olup okul iklimi ve öğretmen liderliği değişkenlerinin öğretmenlerin işle bütünleşmeleriyle ilişkilerini gösteren bir hipotez model test edilmiştir. Araştırmanın çalışma grubunu 2017-2018 eğitim öğretim yılında Kastamonu, Çankırı, Sinop il ve ilçelerinde görev yapan 267 ilköğretim ve okul öncesi öğretmeni oluşturmaktadır. Araştırmada veri toplamak amacıyla Utrecht İşle Bütünleşme Ölçeği, Okul İklimi Ölçeği ve Öğretmen Liderliği Ölçeği kullanılmıştır. Araştırmada ulaşılan sonuçlar şu şekilde özetlenebilir: (1) Araştırmaya katılan öğretmenlerin işle bütünleşme düzeyi yüksektir. (2) Yapılan regresyon analizi sonucunda öğretmen liderliği, işle bütünleşmenin anlamlı bir yordayıcısıdır. (3) Okul iklimi, işle bütünleşmenin anlamlı bir yordayıcısıdır. (4) İşle bütünleşme düzeyleri, demografik değişkenlere göre anlamlı farklılıklar göstermemektedir."
Öğretmenlerin öznel iyi oluş düzeyleri ile okul iklimine ilişkin algıları ve sınıf yönetim becerileri arasındaki ilişkinin incelenmesi
Bu araştırmanın amacı, öğretmenlerin öznel iyi oluş düzeyleri, okul iklimine ilişkin algıları ve sınıf yönetim becerileri arasındaki ilişkiyi ve öznel iyi oluş düzeylerini, okul iklimi algılarını ve sınıf yönetim becerilerini çeşitli değişkenlere göre incelemektir. Araştırmada ilişkisel tarama modeli kullanılmıştır. Araştırmanın örneklemini Eskişehir ili, Odunpazarı ilçesindeki okul öncesi, ilkokul, ortaokul ve ortaöğretim eğitim kurumlarında görev yapan 394 öğretmen oluşturmaktadır. Araştırmanın verileri Renshaw, Long ve Cook (2015) tarafından geliştirilen, Türkçe'ye uyarlaması Ergün ve Sezgin-Nartgün (2017) tarafından yapılan "Öğretmen Öznel İyi Oluş Ölçeği", Tarter ve Hoy (1997) tarafından geliştirilen Türkçe'ye uyarlaması Yılmaz ve Altınkurt (2013) tarafından yapılan "Örgütsel İklim Ölçeği" ve Yüksel (2013) tarafından geliştirilen yeniden uyarlaması Ergen (2016) tarafından yapılan, "Sınıf Yönetimi Becerileri Ölçeği" ve öğretmenlerin kişisel bilgilerini belirlemek amacıyla kullanılan "Kişisel Bilgi Formu" yoluyla toplanmıştır. Araştırma sonucunda öğretmenlerin öznel iyi oluş düzeylerinin cinsiyet, yaş, mesleki kıdem, okul türü, okuldaki görev süresi ve branş değişkenlerine göre anlamlı bir farklılık gösterdiği belirlenmiştir. Öğretmenlerin okul iklimi algılarının cinsiyet ve okul türü değişkenlerine göre anlamlı bir farklılık gösterdiği tespit edilmiştir. Öğretmenlerin sınıf yönetim becerilerinin de branş, okul türü, okuldaki görev süresi değişkenlerine göre anlamlı bir farklılık gösterdiği belirlenmiştir. Bu araştırma sonucunda öğretmenlerin öznel iyi oluş düzeyleri ile okul iklimi algıları arasında pozitif ve anlamlı bir ilişki olduğu belirlenmiştir. Öğretmenlerin öznel iyi oluş düzeyleri ile sınıf yönetim becerileri arasında pozitif ve anlamlı bir ilişkinin olduğu tespit edilmiştir. Öğretmenlerin okul iklimi algıları ile sınıf yönetim becerileri arasında pozitif ve anlamlı bir ilişki olduğu belirlenmiştir. Ayrıca öznel iyi oluş ve okul iklimi değişkenlerinin öğretmenlerin sınıf yönetim becerisi puanlarını birlikte anlamlı yordadığı sonucuna ulaşılmıştır.
Ortaokullarda moral iklim ile öğrencilerin okula bağlılıkları arasındaki ilişki
Bu araştırmanın amacı ortaokul öğrencilerinin okullardaki moral iklime ilişkin algıları ile okula bağlılık düzeyleri arasındaki ilişkinin incelenmesidir. İlişkisel tarama modelinde yapılan bu araştırmanın evrenini, 2016-2017 eğitim öğretim yılında Elazığ il merkezindeki ortaokullarda öğrenim gören öğrenciler oluşturmaktadır. Araştırma, 56 okulda eğitim gören 872 öğrenci üzerinde yürütülmüştür. Araştırmanın verileri Okula Bağlılık Ölçeği (OBÖ) ve Okul Moral İklimi Ölçeği (OMİÖ) kullanılarak toplanmıştır. Verilerin çözümlenmesinde frekans, yüzde, ortalama, t-testi, varyans analizi, korelasyon analizi, çoklu regresyon analizi teknikleri kullanılmıştır. Çalışmada, cinsiyet değişkenine göre; öğrencilerin okula bağlılık düzeylerinin anlamlı farklılık gösterdiği tespit edilmiştir. Kız öğrencilerin okula bağlılık seviyeleri erkek öğrencilerden yüksek bulunmuştur. Anne ve baba eğitim durumlarının ne öğrencilerin okula bağlılık ne de okul moral iklimi algılarında anlamlı farklılık oluşturmadığı tespit edilirken, anne-baba medeni durumunun (evli/boşanmış) okul moral iklimi ölçeğinin "toplum olarak okul" boyutunda anlamlı derecede farklılaştırdığı görülmüştür. Çoklu regresyon analizi sonucunda, okul moral ikliminin öğrencilerin okula bağlılığını anlamlı düzeyde yordadığı belirlenmiştir. Çalışmanın sonunda, politika yapıcılara, uygulayıcılara ve araştırmacılara öneriler sunulmuştur. Anahtar Kelimeler: Okula Bağlılık, Okul Moral İklimi, Ahlakî Muhakeme.
Okul iklimi ve bireysel yenilikçilik kavramları arasındaki ilişkide öğretmen özerkliğinin aracılık rolü
Bu araştırmada okul iklimi ile bireysel yenilikçilik kavramları arasındaki ilişkide öğretmen özerkliği kavramının aracılık rolünü incelemek amaçlanmıştır. Araştırma okul iklimi, bireysel yenilikçilik ve öğretmen özerkliği kavramları arasındaki ilişkiyi inceleyen ilişkisel tarama modelinin kullanıldığı nicel bir çalışmadır. İlişkisel tarama modelinde; evren hakkında bir kanıya varmak adına evrenden alınan örneklem ile iki ya da daha fazla değişken arasında değişimin varlığı ele alınmaktadır. Araştırmanın evreni; 2018-2019 eğitim-öğretim yılında Diyarbakır İli Merkez ilçe'de bulunan ilkokullarda görev yapan öğretmenleri kapsamaktadır. Araştırma örneklemi ise seçkisiz örnekleme yöntemiyle 239 kadın ve 378 erkek olmak üzere toplamda 667 ilkokul öğretmeni belirlenmiştir. Araştırmada verilerin toplanılması amacıyla üç ölçek kullanılmıştır. Bunlar; ilk olarak Memduhoğlu ve Şeker' in (2010) "Okullarda Örgütsel İklim Ölçeği", Çolak ve Altınkurt(2017) tarafından geliştirilen "Öğretmen Özerkliği Ölçeği" ve Hurt, Joseph ve Cook (1977) tarafından geliştirilen Kılıçer ve Odabaşı (2010) tarafından Türkçe' ye uyarlanan "Bireysel Yenilikçilik Ölçeği"dir. Yapılan araştırma kapsamında elde edilen verilerin analizinde SSPS 22.0 (Statistical Package For Social Sciences) paket programı kullanılmıştır. Öncelikle verilerin yapılacak analizlere uygunluğunu belirlemek amacıyla gerekli incelemeler yapılmıştır. Ardından kullanılan ölçeklerden toplanan verilerin normal dağılım gösterip gösterilmediği test edilmiştir. Daha sonra veriler üzerinden korelasyon analizi, regresyon analizleri ve okul ikliminin öğretmenlerin bireysel yenilikçilik düzeyleri ile doğrudan ve öğretmen özerkliği aracılığı ile dolaylı ve toplam etkisini ölçmek amacıyla aracılık analizi (mediation analysis) yapılmıştır. Okul iklimi ve öğretmen özerkliği değişkeninin aracı etkisi F. Hayes (2013) tarafından geliştirilen SPSS uyumlu PROCESS makrosu kullanılarak test edilmiştir. Son olarak da aracı etkisinin etki miktarını ve anlamlılığını ölçmek adına Sobel testi yapılmıştır. Araştırmadan elde edilen sonuçlara göre; okul iklimi ve bireysel yenilikçilik değişkenleri arasında pozitif yönde, orta düzeyde ve anlamlı bir ilişki mevcuttur. Okul iklimi ve öğretmen özerkliği arasında da olumlu yönde, orta düzeyde ve anlamlı bir ilişki tespit edilmiştir. Ayrıca öğretmen özerkliği ve bireysel yenilikçilik değişkenleri arasında pozitif yönlü, orta düzeyli ve anlamlı bir ilişki mevcuttur. Regresyon analizlerine bakıldığında; okul ikliminin öğretmen özerkliği varyansının %16'sını yordadığı, öğretmen özerkliğinin bireysel yenilikçilik varyansının %12'sini yordadığı ve okul ikliminin bireysel yenilikçilik varyansının %10'unu yordadığı sonucuna varılmıştır. Son olarak aracı etkisinin incelenmesinde; okul iklimi ve bireysel yenilikçilik değişkenleri arasındaki ilişkide öğretmen özerkliği kavramının kısmi aracı rolü olduğu bulgusuna ulaşılmıştır. Tüm bunlara ek olarak, araştırma sürecinde elde edilen bulgular ilgili literatürle desteklenerek tartışılmıştır.
Okul ikliminin yordayıcısı olarak öğrencilerin prososyal davranışları ve öğrenci bağlılığı: Lise öğrencileri üzerine yapılan bir araştırma
Bu araştırmanın amacı lise öğrencilerinin okul iklimine ilişkin algılarının öğrenci bağlılığı ve prososyal davranış geliştirme arasındaki ilişkinin incelenmesidir. İlişkisel tarama modelinde yapılan bu araştırmanın evrenini, 2018-2019 eğitim öğretim yılında Malatya il merkezindeki liselerde öğrenim gören öğrenciler oluşturmaktadır. Araştırma farklı lise türlerinde eğitim gören 1406 öğrenci üzerinde yürütülmüştür. Araştırmanın verileri Okul İklim Ölçeği (OİÖ), Öğrenci Bağlılığı Ölçeği (ÖBÖ) ve Olumlu Sosyal Davranışlar Ölçeği (OSDÖ) kullanılarak toplanmıştır. Verilerin çözümlenmesinde yüzde, ortalama, korelasyon analizi, çoklu regresyon analizi teknikleri kullanılmıştır. Çalışmada, okul iklimi ölçeğinin alt boyutlarıyla; öğrenci bağlılığı ve prososyal davranış ölçeklerinin alt boyutları arasında pozitif anlamlı ilişkinin olduğu yalnız olumlu sosyal davranışların özgeci alt boyutuyla negatif yönde ilişkinin varlığı tespit edilmiştir. Çoklu regresyon analizi sonucunda, okul ikliminin öğrencilerin bağlılığını ve olumlu sosyal davranış geliştirme eğilimini anlamlı düzeyde yordadığı belirlenmiştir. Çalışmanın sonunda, politika yapıcılara, uygulayıcılara ve araştırmacılara öneriler sunulmuştur.
Genel lise öğrencilerinin algılarına göre okul tahripçiliği ile okul iklimi arasındaki ilişki
Bu çalışmanın amacı, genel lise öğrencilerinin algılarına göre okul iklimi ile okul tahripçiliği arasındaki ilişkileri belirlemek ve elde edilen verilere göre çözüm önerileri geliştirmektir.Araştırmada kullanılan veri toplama aracı üç bölümden oluşmaktadır. Birinci bölümde kişisel bilgiler; ikinci bölümde Acarbay (2006) tarafından Türkçe'ye uyarlanan 76 maddeden ve 15 boyuttan oluşan ?Okul İklimi Anketi? nin 51 maddesi ve 9 boyutu; üçüncü bölümde Oruç (2008) tarafından geliştirilen ve 26 maddeden oluşan ?Okul Tahripçiliği Anketi? 2 madde daha eklenerek kullanılmıştır.Araştırmada kullanılan anketler, evren olarak belirlenen Sincan İlçesi'nde bulunan altı genel lisenin tümünde 1228 öğrenciye uygulanmıştır. Araştırmanın alt problemleri çözümlenirken, t-testi, Tek Faktörlü Anova (varyans analizi) ve Pearson Korelasyon Katsayısı uygulanmış; frekans, yüzde, aritmetik ortalama ve standart sapma değerleri hesaplanmıştır.Genel lise öğrencilerinin okul iklimi ile ilgili olumlu algılama düzeyleri ile ?sınıf düzeyi?, ?ailedeki birey sayısı?, ?ailenin gelir düzeyi?, ?annenin eğitim düzeyi? ve ?babanın eğitim düzeyi? değişkenleri arasında pozitif yönde anlamlı bir ilişki bulunmuştur. Buna göre, ilgili değişkenlerin düzeyi arttıkça öğrenciler, okul iklimi ile ilgili olumlu algılama düzeylerinin arttığını belirtmektedirler. Okul iklimi konusundaki görüşler ?cinsiyet? değişkenine göre de farklılaşmakta, erkek öğrenciler, kız öğrencilere göre ?öğrenciler arası ilişkiler?boyutunda okul iklimini daha olumlu değerlendirmektedirler.Genel lise öğrencilerinin tahripçilik davranışını algılama düzeyleri ile ?sınıf düzeyi?, ?ailedeki birey sayısı?, ?annenin eğitim düzeyi? değişkenleri arasında negatif yönde anlamlı bir ilişki bulunmuştur. Buna göre, ilgili değişkenlerin düzeyi arttıkça öğrenciler tahripçilik davranışının daha az yaşandığını belirtmektedirler. Tahripçilik konusundaki görüşler ?cinsiyet? değişkenine göre de farklılaşmakta, kız öğrenciler, erkek öğrencilere göre okulda daha çok tahripçilik yaşandığını ifade etmektedirler. Tahripçilik ile ?ailenin gelir durumu? ve ?babanın eğitim durumu? değişkenleri arasında anlamlı farklılık bulunamamıştır.Genel lise öğrencilerinin algılarına göre, okul iklimi boyutları ile okul tahripçiliği arasında düşük düzeyde, negatif ve anlamlı ilişkiler vardır. En yüksek ilişki düzeyinin %4 ile ?tahripçilik? ve ?öğrenciler arası ilişkiler? boyutları arasında; en düşük ilişki düzeyinin ise %09 ile ?tahripçilik? ile ?okul ve çevre ilişkisi? boyutları arasında olduğu saptanmıştır. Bu durum ise tüm okul paydaşları tarafından ortak bir anlayış çerçevesinde geliştirilen ve yaşatılan sağlıklı bir okul ikliminin, okulda yapılan eğitim-öğretim çalışmalarına zarar veren tahripçilik davranışının önlenmesinde önemli bir rol üstlendiğini göstermektedir.
Okulların örgüt ikliminin öğretmenlerin tükenmişlik düzeyine etkisi
Bu araştırmanın genel amacı okullarda görev yapan sınıf öğretmenlerinin görüşlerine göre, okulların örgüt ikliminin öğretmenlerin tükenmişlik sendromu yaşamaları arasında ne gibi bir ilişki olduğunu belirlemeye yöneliktir. Betimsel ilişkisel tarama modeline göre planlanan bu araştırmanın evrenini Malatya ilinin merkez ilçeleri de 2013-2014 yılında görev yapan sınıf öğretmenleri oluşturmaktadır. Bu evren içersin de Malatya ili merkez ilçelerinde – Yeşilyurt ve Battalgazi- görev yapan 786 sınıf öğretmenine anket uygulanmış, bu uygulanan anketlerden 735 incelemeler sırasında geçerlilik kazanarak kabul edilmiştir. Ölçme araçlarının uygulanması sonucunda elde edilen veriler analiz programı ile analiz edilmiştir. Bu çalışmada frekans, yüzde, aritmetik ortalama, standart sapma, bağımsız örneklem t testi (varyansların homojen olmadığı durumlarda Manny Whitney U testi), tek yönlü varyans analizi (varyansların homojen olmadığı durumlarda Kruskal Wallis H testi, Kruskal Wallis H testi değerlerinin homojen olmadığı durumlarda Manny Whitney U testi), tek yönlü varyans analizinde farklılığın kaynağını bulmak için LSD testine başvurulmuştur. Değişkenler arasında ki ilişkiyi belirlemek için de korelasyon analizi yapılmıştır. Araştırmadan elde edilen bulgulara göre; Sınıf öğretmenlerinin Tükenmişlik Sendromun boyutlarından Duygusal Tükenme boyutu ile ilgili algılarını "az tükenmiş" kategorisinde olduğu görülmektedir. Bunun yanında sınıf öğretmenlerinin duygusal tükenme ile ilgili algılarının değişkenler açısından incelediğimizde; Cinsiyet, medeni durum, eğitim durumu, görev yaptığı okuldaki hizmet süresi ve sınıf mevcudu değişkenine göre duygusal tükenme boyutunda herhangi bir anlamlı farklılık bulunamamıştır. Duygusal Tükenme boyutu, yaş değişkenine göre incelendiğinde anlamlı bir farklılık bulunmuştur. Bu anlamlı farklılık, yaş aralığı 31-40 olan öğretmenler ile yaş aralığı 21-30, 41-50 ve 51 ve üzerine sahip öğretmenler arasında meydana gelmiştir.. Bu anlamlı farklılık 31-40 yaş aralığında olan öğretmenlerin algılarının yüksek olmasından kaynaklanmaktadır. Duygusal Tükenme boyutu, kıdem değişkenine göre incelendiğinde anlamlı bir farklılık bulunmuştur. Bu anlamlı farklılık kıdem aralığı 1-5 yıl arası olan öğretmenler ile kıdem aralığı 6-10 yıl, 11-15 yıl, 16-20 yıl, 21 yıl ve üzeri yıllar olan öğretmenler ile ve kıdem aralığı 6-10 yıl arası olan öğretmenler ile kıdem yılı 21 ve üzeri yıllar olan öğretmenler arasında kaynaklanmaktadır. Mesleki kıdemi 1-5 yıl arası olan öğretmenlerin diğer yaş aralığında bulunan öğretmenler ile aralarında anlamlı bir farklığın olmasının nedeni kıdem aralığı 1-5 yıl arası olan öğretmenlerin diğer kıdem aralığına sahip öğretmenlere göre duygusal tükenme algılarının daha düşük olmasından kaynaklanmaktadır. Mesleki kıdemi 6-10 yıl arası olan öğretmenlerin, mesleki kıdemi 21 ve üzeri olan öğretmenlerle aralarında bulunan anlamlı farklılığın nedeni ise mesleki kıdemi 6-10 yıl arası olan öğretmenlerin mesleki kıdemi 21 ve üzeri olan öğretmenlere göre duygusal tükenme algılarının daha yüksek olmasından kaynaklanmaktadır.Sınıf öğretmenlerinin tükenmişlik sendromun boyutlarından duyarsızlaşma boyutu ile ilgili algılarının "çok az tükenmiş" kategorisinde olduğu görülmektedir. Bunun yanında sınıf öğretmenlerinin duyarsızlaşma ile ilgili algılarının değişkenler açısından incelediğimizde; Cinsiyet, medeni durum, yaş, eğitim durumu, kıdem, görev yaptığı okuldaki hizmet süresi ve sınıf mevcudu değişkenine göre duyarsızlaşma boyutunda herhangi anlamlı bir farklılık bulunamamıştır.Sınıf öğretmenlerinin Tükenmişlik Sendromunun boyutlarından Kişisel başarısızlık boyutu ile ilgili algılarının "az tükenmiş" kategorisinde olduğu görülmektedir. Bunun yanında sınıf öğretmenlerinin Kişisel başarısızlık ile ilgili algılarının değişkenler açısından incelediğimizde; cinsiyet, medeni durum, eğitim durumu, kıdem, görev yaptığı okuldaki hizmet süresi ve sınıf mevcudu değişkenine göre duyarsızlaşma boyutunda herhangi anlamlı bir farklılık bulunamamıştır. Kişisel Başarısızlık boyutu, yaş değişkenine göre incelendiğinde anlamlı bir farklılık bulunmuştur. Bu anlamlı farklılık yaş aralığı 51 ve üzeri olan öğretmenlerin ile yaş aralığı 21-30 yaş, 31-40 yaş, 41-50 yaş arası olan öğretmenler arasında kaynaklanmaktadır. Bu anlamlı farklılık 51 ve üzeri yaşa sahip olan öğretmenlerin kişisel başarısızlık algılarının daha düşük olmasından kaynaklanmaktadır.Örgütsel iklimin boyutları yönünden araştırma verilerini incelediğimizde kimi değişkende boyutlar ile değişken arasında anlamlı bir farklılık çıkarken, kimi değişkende anlamlı bir farklılık çıkmamaktadır. Destekleyici Müdür Davranışı boyutunda cinsiyet, yaş, eğitim durumu, sınıf mevcudu değişkenlerine göre anlamlı bir farklılık varken; medeni durum, kıdem ve görev yaptığı okulda hizmet süresi değişkenlerine göre anlamlı bir farklılık yoktur. Emredici Müdür Davranışında eğitim durumu ve sınıf mevcudu değişkenlerinde anlamlı bir farklılık varken, cinsiyet, medeni durum, yaş, kıdem ve görev yaptığı okulda hizmet süresi değişkenlerinde anlamlı bir farklılık yoktur. Kısıtlayıcı Müdür Davranışı boyutunda medeni durum, yaş, kıdem ve görev yaptığı okulda hizmet süresi değişkenlerinde anlamlı bir farklılık varken, cinsiyet, eğitim durumu ve sınıf mevcudu değişkenlerinde anlamlı bir farklılık yoktur. Meslektaşlığa Dayalı Öğretmen Davranışı boyutunda cinsiyet, yaş, eğitim durumu, kıdem, sınıf mevcudu ve görev yaptığı okulda hizmet süresi değişkenlerine göre anlamlı bir farklılık varken, medeni durum değişkenine göre anlamlı bir farklılık yoktur. Samimi Öğretmen Davranışı boyutunda ise yaş, eğitim durumu, kıdem ve görev yaptığı okulda hizmet süresi değişkenlerinde anlamlı bir farklılık varken, cinsiyet, medeni durum ve sınıf mevcudu değişkenlerinde anlamlı bir farklılık yoktur. İlgisiz Öğretmen Davranışı boyutunda ise yaş ve eğitim durumu değişkenlerinde anlamlı bir farklılık varken, cinsiyet, medeni durum, kıdem, sınıf mevcudu ve görev yaptığı okulda hizmet süresi değişkenlerinde anlamlı bir farklılık yoktur.
Ortaöğretim öğrencilerinin okul iklimine ilişkin algıları ile insani değerleri benimseme düzeyleri arasındaki ilişki
Bu araştırmanın genel amacı; ortaöğretim öğrencilerinin okul iklimine ilişkin algıları ile insani değerleri benimseme düzeyleri arasındaki ilişkiyi belirlemektir. Bu amaçla Çalık ve Kurt (2010, s. 177) tarafından geliştirilen ?Okul İklimi Öğrenci Ölçeği? ile Dilmaç (2007, s. 71) tarafından geliştirilen ?İnsani Değerler Ölçeği? kullanılmıştır. Araştırma; Elazığ ilinde genel lise, meslek lisesi, anadolu lisesi ve fen lisesi olmak üzere toplam 21 lisede 1094 öğrenci üzerinde yürütülmüştür. Veriler yüzde, frekans, aritmetik ortalama, t testi, ANOVA, Mann Whitney U Testi, Kruskal Wallis H Testi, Korelasyon Analizi ve Çoklu Regresyon Analizi teknikleri kullanılarak analiz edilmiştir. Araştırmadan elde edilen bulgulara göre; öğrencilerin bulundukları okuldaki destekleyici öğretmen davranışlarını, başarı odaklılığı ve güvenli öğrenme ortamını yeterli görmedikleri ve özellikle destekleyici öğretmen davranışlarını daha düşük düzeyde algıladıkları tespit edilmiştir. Bunun yanında; farklı lise türlerinde öğrenim gören öğrencilerin okul iklimine ilişkin algılarında anlamlı farklılık olduğu sonucuna ulaşılmıştır. Ayrıca, farklı lise türüne devam etmekte olan öğrencilerin insani değerlere ilişkin algıları arasında sorumluluk, saygı, hoşgörü ve dürüstlük boyutlarında anlamlı farklılık tespit edilmiştir. Korelasyon analizi sonuçlarına göre; öğrencilerin okul iklimi algılarının, insani değerleri benimseme düzeyleri ile istatistiki olarak anlamlı düzeyde ilişkili olduğu bulunmuştur. Ayrıca, regresyon analizi sonuçlarına göre; okul iklimi algısının, öğrencilerin insani değerleri benimsemelerinin anlamlı bir yordayıcısı olduğu sonucuna ulaşılmıştır. Anahtar Kelime: Okul iklimi algısı, insani değerler, ortaöğretim kurumları
İlköğretim ikinci kademe öğrencilerinin şiddet ve okul iklimi algıları arasındaki ilişki
Bu araştırmanın amacı ilköğretim 6., 7. ve 8. sınıf öğrencilerinin şiddet ve okul iklimi algılarını cinsiyet, sınıf düzeyi, alınan başarı belgesi, aile birey sayısı, aile gelir düzeyi, annenin ve babanın eğitim düzeyi değişkenleri açısından incelemek ve aralarındaki ilişkiyi tespit etmektir.Araştırma tarama modelinin kullanıldığı betimsel bir çalışmadır. Bu araştırmanın evrenini Ankara ili Çubuk ilçesi sınırları içinde yer alan Milli Eğitim Bakanlığına bağlı ilköğretim okullarında görev yapan 4339 ilköğretim 6., 7. ve 8. sınıf öğrencisi oluşturmaktadır. Araştırmanın örneklemini ise bu evrenden random tekniği ile seçilen 14 ilköğretim okulundan 734 ikinci kademe öğrencisi oluşmaktadır.Araştırma verilerinin istatistiksel analizinde frekans, yüzde, aritmetik ortalama, t-testi, Tek Yönlü Varyans Analizi (ANOVA) ve Tukey-HSD testi kullanılmıştır. Farklılıkların anlamlılığının test edilmesinde anlamlılık düzeyi ?=.05 olarak kabul edilmiştir.Bu araştırmada öğrencilerin şiddet algı düzeylerini belirlemek için 1992 yılında Buss ve Peryy tarafından geliştirilen, Buss ve Warren tarafından 2000 yılında güncellenen ?Aggression Questionnaire? adlı ölçeğin tarafımızdan Türkçe'ye uyarlanmış biçimi olan şiddet ölçeği 29 madde ve 4 boyuttan oluşan 5'li Likert tipi bir ankettir ve okul iklimi algı düzeyini belirlemek için de dilsel eşdeğerlik, güvenirlik ve geçerlik çalışması 2006 yılında Faika Yelda Acarbay tarafından yapılan ?Comprehensive Assesment of School Enviroment (CASE)? ölçeği kullanılmıştır. Ölçek on beş alt boyut ve yetmiş bir sorudan oluşmaktadır. Araştırmamızda kullanılan okul iklimi anketi 6 boyut ve 33 sorudan oluşan 5'li Likert tipi bir ankettir.Araştırmada öğrencilerin şiddet ve okul iklimi algısı yönünden sonuçlar şu şekildedir: İlköğretim 6., 7. ve 8. sınıf öğrencilerinin şiddet genel algısında cinsiyet, sınıf düzeyi, aile gelir düzeyi ve anne eğitim düzeyi gibi değişkenler açısından anlamlı farklılıklar görülmüştür; alınan belge türü, aile birey sayısı ve baba eğitim düzeyi değişkenleri açısından ise anlamlı bir farklılık tespit edilmemiştir. İlköğretim 6., 7. ve 8. sınıf öğrencilerinin okul iklimi genel algısı cinsiyet, sınıf düzeyi ve anne eğitim düzeyi gibi değişkenler açısından anlamlı farklılıklar görülmüştür; aile gelir düzeyi, aile birey sayısı ve baba eğitim düzeyi değişkenleri açısından ise bir farklılık tespit edilmemiştir.Bulgular ilköğretimdeki okul ikliminin öğretmen-öğrenci ilişkisi boyutu ile şiddet ölçeğinin fiziksel şiddet ve öfke boyutları arasında anlamlı ve negatif; idare boyutunun, fiziksel şiddet ile anlamlı ve negatif, sözel şiddet ile ise anlamlı ve pozitif bir ilişkisi bulunmaktadır. Ayrıca, okul-aile ilişkilerinin öğretmen veli iletişimi boyutu ile de okul ikliminin samimilik boyutu arasında anlamlı ve pozitif bir ilişki bulunmaktadır. Öğrencilerin davranışsal değerleri ile fiziksel şiddet ve öfke boyutları arasında anlamlı ve negatif bir ilişki söz konusudur. Son olarak ise okul ikliminin güvenlik ve düzenlilik boyutu ile şiddet ölçeğinin fiziksel şiddet ve öfke boyutları arasında da anlamlı ve negatif ilişkiler gözlemlenmiştir.Anahtar Kelimeler: Şiddet, Okul İklimi