Education establishments

372 theses under this subject heading

Master'sOpen AccessTR

II. Abdülhamid dönemindeki mesleki okulların modernleşmeye etkileri

Eğitim bireylerin ve toplumların gelişmesi için vazgeçilmez bir unsurdur. Toplumların karakterlerinin belirlenmesi ve dünyadaki gelişmelere eklemlenmesi eğitim yoluyla gerçekleşir. Osmanlı Devleti de kuruluşundan itibaren zengin bir eğitim sistemine sahip olmuştur. 18. Yüzyılda Avrupa'da yaşanan teknik ve bilimsel ilerleme ile yaşanan ekonomik dengelerdeki değişime uyum sağlamak için Osmanlı Devleti eğitimi araç olarak kullanarak yapısal modernleşmeyi gerçekleştirmek istemiştir. Batılı tarzda modernleşmek için birçok eğitim kurumu açılmıştır. Bu eğitim kurumlarından olan sivil mesleki ve teknik eğitim kurumları Avrupa'daki teknolojik ilerlemenin Osmanlı Devleti'ne transfer edilerek kullanılması için önemli görevler üstlenmiştir. II. Abdülhamid döneminde kapsamlı şekilde değerlendirilerek ülke geneline yayılan mesleki ve teknik eğitim kurumları Osmanlı'nın iktisadi ve sosyal alanda kalkınarak modernleşmesine olumlu katkılar yapmıştır. Bu çalışmada genel olarak Osmanlı Devleti'nin sanayi devrimini gerçekleştiren devletler karşısında geri kalmışlığını nasıl engellemeye çalıştığına değinilecek ve bu ülkelerin ilerleyişinin nedeni olan bilimsel ve teknolojik gelişmelere uyum sağlamak için eğitim alanında yapılan çalışmalar incelenecektir. II. Abdülhamid döneminde modernleşme anlayışı üzerinde durularak bu anlayışla açılan mesleki ve teknik okulların Osmanlı Devleti'nin modernleşmesine ve ekonomik kalkınmasına yaptığı etkiler değerlendirilecektir.

18. yüzyılAbdülhamid IIEkonomi+7
Ömer Kürşat Koçyiğit
Tekirdağ Namık Kemal University · Sosyal Bilimler Enstitüsü
2019
00
Master'sOpen AccessTR

Farklı düzeydeki eğitim kurumlarında atık yönetimi ve geri dönüşüm faaliyetlerinin incelenmesi

Bu çalışmada, İstanbul ilinde dört farklı seviyeden (lise, ortaokul, ilkokul ve anaokulu) seçilen okulların atık üretim miktarları ve kompozisyonları yerinde ölçülerek incelenmiş ve bu eğitim kurumlarındaki öğrencilerin atık ayırmaya yönelik farkındalığının belirlenmesi için anket uygulaması yapılmıştır. Lise, ortaokul, ilkokul ve anaokullarında sırasıyla öğrenci başına ortalama 37,13; 27,93; 16,51 ve 32,81 g/gün atık üretildiği belirlenmiştir. Sonuçlar, atık miktarlarının sadece öğrenci sayısına değil, özellikle eğitim türüne de bağlı olduğunu göstermektedir. Bu nedenle eğitim kurumlarında oluşan atık miktarının karşılaştırılması, okullardaki eğitim düzeyi ve öğrenci sayısı bilgileri ile birlikte yapılmalıdır. Bu çalışmada ayrıca, okullardan üretilen atıkların %36,4'ünün organik, %24'ünün kağıt, %14,4'ünün plastik, %8,1'inin cam ve %4,8'inin metal atık gruplarını içerdiği görülmüştür. Atık kovalarından elde edilen başarılı ayrıştırma oranı ise anket sonuçları ile karşılaştırıldığında oldukça düşük kalmaktadır. Bu çalışmada, eğitim kurumlarındaki sürdürülebilir atık yönetimi için geri dönüşüm faaliyetlerini teşvik etme ve atık üretimini azaltma önerileri ve fırsatları da tartışılmıştır. Anahtar Kelimeler: Atık Üretimi, Atık Kompozisyonu, Ayrıştırma Oranı, Eğitim Kurumları, Eğitim Türü, Geri Dönüşüm Faaliyetleri

Atık yönetimiAyrıştırmaEğitim kurumları+2
Betül Sena Sağlam
Tekirdağ Namık Kemal University · Institute of Graduate Studies in Science
2023
00
Master'sOpen AccessTR

Okullarda informel iletişimimin kullanılma biçim ve düzeyine yönelik öğretmen görüşleri

Bu çalışmanın amacı ortaöğretim kurumlarında öğretmen görüşlerine göre informel iletişim uygulamalarının kullanılma biçim ve düzeyini belirlemektir. Araştırma tarama modelinde gerçekleştirilmiştir. Araştırmada ölçme aracı olarak araştırmacı tarafından geliştirilen "Okullarda İnformel İletişim" ölçeği kullanılmıştır. Araştırmanın evrenini Kahramanmaraş ilinin Onikişubat ilçesinde yer alan liselerde görev yapan 1629 öğretmen oluşturmaktadır. Araştırmanın örneklemini basit tesadüfi örnekleme yöntemi ile seçilen 298 öğretmen oluşturmaktadır. Araştırmanın sonucunda elde edilen veriler R 3.3.1. ve MPlus 7 programlarında organize edilerek, frekans tabloları, uyum istatistikleri, açımlayıcı faktör analizi, geçerlik ve güvenirlik analizleri, doğrulayıcı faktör analizi, t-testi ve ANOVA analizleri yapılarak tablolaştırılmış ve yorumlanmıştır. Araştırma bulgularına göre informel iletişim okul içinde yoğun bir şekilde kullanılırken okul dışında daha mesafeli bir ilişkiye dönüşmektedir. Okulda informel iletişim daha çok yönetsel sorunların arttığı dönemlerde ve rahatlamak amacıyla kullanılmaktadır. Dedikodu ve söylenti şeklindeki informel iletişim ise nadiren yaşanmakta ve öğretmenler bu tür iletişimden rahatsız olmaktadırlar. Öğretmenler informel iletişimin bazen kurum işleyişine zarar veren gruplaşmalara neden olabildiğini ifade etmekle beraber informel iletişimin okul içinde daha anlayışlı ilişkilerin oluşmasına olumlu bir yanı olduğu görüşünü de sahiptirler.Öğretmenlerin informel iletişim algıları cinsiyet değişkenine göreanlamlı bir farklılık göstermezken, lise türü ve kıdem değişkenine göre informel iletişimin kullanılma nedenleri alt boyutunda, anlamlı farklılık göstermiştir. Anahtar Kelimeler: İletişim, Örgütsel İletişim, Formel İletişim, İnformel İletişim

Eğitim kurumlarıOrtaöğretim kurumlarıÖrgütsel iletişim+4
Emine Doğan
Siirt University · Sosyal Bilimler Enstitüsü
2017
00
Master'sOpen AccessTR

Okullardaki örgütsel sapma düzeylerinin öğretmen algılarına göre incelenmesi: Siirt örneği

Bu araştırmanın amacı, okullardaki örgütsel sapma düzeylerinin, öğretmen algılarına göre incelenmesidir. Araştırma açıklayıcı karma yöntemle desenlenmiştir. Araştırmanın nicel kısmında evreni 2017-2018 eğitim-öğretim yılında Siirt ilinde bulunan ilkokul, ortaokul ve liselerde görev yapan 2051 öğretmen oluştururken, bu evrenin örneklemini ise basit tesadüfi örnekleme yöntemi ile seçilen 529 öğretmen oluşturmaktadır. Nitel kısmında ise çalışma grubunu 40 öğretmen oluşturmaktadır. Araştırmanın nicel kısmında Aksu ve Girgin (2013) tarafından geliştirilen "Okullarda Örgütsel Sapma Ölçeği" kullanılmıştır. Elde edilen bulgular betimsel analizler ve fark testleriyle yorumlanmıştır. Araştırmanın nitel kısmında ise araştırmacı tarafından geliştirilen yarı yapılandırılmış görüşme formu uygulanmış ve içerik analizi yapılmıştır. Araştırma sonuçlarına göre: Öğretmenlerin okullardaki örgütsel sapma algıları bireysel, örgütsel ve genel boyutlarda "katılmıyorum-düşük"; etik boyutunda ise "kesinlikle katılmıyorum-çok düşük" düzeyinde algılandığı görülmüştür. Öğretmenlerin okullardaki örgütsel sapma düzeylerine yönelik algılarında görev türü, branş, kıdem ve okul türünde anlamlı farklılıkların olduğu görülmüştür. Okullardaki örgütsel sapma düzeyini korumak ya da daha da düşürmek adına "mesleki yeterlilik, okul iklimi, iş birliği, kamu etiği, iletişim ve yönetsel destek gibi temaların öne çıktığı görülmüştür. Anahtar Kelimeler: Örgüt, Sapma, Örgütsel Sapma, Okullar.

Eğitim kurumlarıOkullarSiirt+2
Ayhan Başdemir
Siirt University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2019
00
Master'sOpen AccessTR

10. sınıf öğrencilerinin okul rehberlik servisinden yararlanma düzeylerinin incelenmesi

Bu çalışmanın amacı 10. sınıf öğrencilerinin rehberlik ve psikolojik danışmanlık hizmetlerinden yararlanma düzeylerini incelemektir. Araştırma evrenini Siirt il merkezinde öğrenim gören 10. sınıf öğrencileri oluşturmaktadır. Örneklem, 2019 yılında, Siirt il merkezinde beş farklı lise türünde öğrenim gören 896 ortaöğretim 10. sınıf öğrencisinden oluşmaktadır. Araştırmada öğrencilere "Kişisel Bilgi Formu" ve araştırmada veri toplama aracı olarak Oran (2013) tarafından geliştirilen "Öğrenci Anketi" uygulanmıştır. Öğrencilerin okul rehberlik servisinden yararlanma düzeylerinin ölçek alt boyutlarına vermiş oldukları yanıtlara göre incelendiği çalışmada elde edilen sonuçlara göre, öğrencilerin rehberlik ve psikolojik danışmanlık hizmetleri alt boyutlarının tümünde orta düzey katılım gösterdiği görülmüştür. Ayrıca, öğrencilerin rehberlik ve psikolojik danışmanlık hizmet alanları alt boyutlarından en yüksek katılım gösterdiği yararlanma boyutunun "Danışmana güven duyma" alt boyutu olduğu görülmektedir. En düşük katılım gösterilen alt boyutun ise "İhtiyaç olarak görme" alt boyutu olduğu bulunmuştur. 10. sınıf öğrencilerinin demografik değişkenlerine göre okul rehberlik servisinden yararlanma düzeylerinin farklılıklarına ilişkin sonuçlara göre, daha önce okul rehberlik servisinden yararlanma durumu bakımından tüm alt boyutlarda farklılığın anlamlı olduğu görülmüştür. Ayrıca, not ortalaması ve anne eğitim düzeyi bakımından okul rehberlik servisinden yararlanma alt boyutlarının farklılığının anlamlı olduğu bulunmuştur. Araştırmada elde edilen sonuçlar doğrultusunda, Siirt il merkezindeki 10. sınıf öğrencilerinin okul rehberlik servisinden yararlanma düzeylerine ilişkin güncel durum hakkında bilgi edinilmiştir. Sonuçların sonraki araştırmalara ve okul rehberlik servisine yönelik düzenlemelere yönelik katkı sağlayabileceği düşünülmektedir. Anahtar Kelimeler: Okul Psikolojik Danışma ve Rehberlik, Ortaöğretim, Öğrenci Kişilik Hizmetleri, Rehberlik Hizmetleri.

Eğitim kurumlarıEğitim psikolojisiOrtaokul öğrencileri+5
Mesut Yılmaz
Siirt University · Sosyal Bilimler Enstitüsü
2019
00
Master'sOpen AccessTR

Okullardaki örgütsel belirsizlik düzeylerinin belirlenmesi

Bu araştırmanın amacı yönetici ve öğretmenlerin okullarda karşılaştıkları belirsizlik durumları karşısında verdikleri tepkileri belirlemek ve buna etki eden değişkenleri (cinsiyet, görev türü, okul türü ve örgütsel belirsizliğin boyutları) incelemektir. Araştırma betimsel tarama modelindedir. Pilot uygulamanın evreni Siirt'in Kurtalan ilçesindeki, ikinci uygulamanın evreni ise Siirt il merkezindeki devlet okullarında görev yapan yönetici ve öğretmenlerdir. Uygun örnekleme yöntemi kullanılmıştır. Araştırma verileri, araştırmacı tarafından geliştirilen "Okullardaki Örgütsel Belirsizlik Ölçeği" ile toplanmıştır. Açımlayıcı ve doğrulayıcı faktör analizi ile geliştirilen ölçeğin güvenirlik ve geçerliliği test edilmiştir. Bunun sonucunda 25 maddeli ve Örgütsel Belirsizliğe Dayalı (ÖBD) Örgütsel Olumsuzluklar, ÖBD Yönetsel Uygulamalar ve ÖBD Bireysel Olumsuzluklar olmak üzere üç boyutlu bir yapıya sahiptir. İncelenen değişkenler arasında ise yapısal regresyon modeli yapılmıştır. Araştırma bulgularına göre ÖBD Örgütsel Olumsuzluklar algı seviyesi ortalamalarında cinsiyet, görev türü ve okul türü değişkenlerinde anlamlı fark tespit edilmiştir. ÖBD Yönetsel Uygulamalar algı seviyesi ortalamalarında görev türü ve okul türü değişkenlerinde anlamlı fark tespit edilmiştir. Ayrıca ÖBD Bireysel Olumsuzluklar algı seviyesi ortalamalarında cinsiyet ve okul türü değişkenlerine göre anlamlı düzeyde bir farkın olduğu görülmüştür. Anahtar Kelimeler: Belirsizlik, Örgütsel Belirsizlik, Okul, Kaos

BelirsizlikEğitim kurumlarıEğitim yönetimi+4
Merve Yavuz
Siirt University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2019
00
Master'sOpen AccessTR

Lise yöneticilerinin paternalist (babacan) liderlik davranışları ile öğretmenlerin örgütsel sessizlik düzeyleri arasındaki ilişki

Bu araştırmanı amacı, lise yöneticilerinin paternalist (babacan) liderlik davranışları ile öğretmenlerin örgütsel sessizlik düzeyleri arasındaki ilişkiyi belirlemektir. Araştırma ilişkisel tarama modelindedir. Araştırmanın evreni, 2019-2020 eğitim-öğretim yılında Siirt il merkezindeki 25 kamu ve 6 özel lisede görev yapan toplam 921 öğretmenden oluşmaktadır. Araştırmanın örneklemini ise, basit seçkisiz (random) yöntemle seçilen 16 kamu ve 6 özel lisede görev yapan toplam 386 öğretmen oluşturmaktadır. Araştırmada "Paternalist (Babacan) Yönetici Davranışları ölçeği" ve "Örgütsel Sessizlik Ölçeği" kullanılmıştır. Araştırma verilerinin analizinde; aritmetik ortalama (X), standart sapma (Ss), frekans (f), yüzde (%) değerleri hesaplanmıştır. Ayrıca araştırmada, t-testi, ANOVA testi, korelasyon analizi ve çoklu regresyon analizi kullanılmıştır. Araştırma sonucunda, genel olarak okul yöneticilerinin paternalist liderlik davranışlarına ilişkin öğretmen algılarının orta düzeyde olduğu belirlenmiştir. Paternalist liderliğin hayırseverlik alt boyutuna ilişkin öğretmen algıları yüksek düzeyde, aile havası alt boyutunda orta düzeyde ve otoriterlik, müdahalecilik, yetersiz görme alt boyutlarında ise düşük düzeyde tespit edilmiştir. Demografik değişkenlere göre incelendiğinde, okul yöneticilerinin paternalist liderlik davranışlarına ilişkin öğretmen algıları cinsiyet ve okul türü değişkenine göre anlamlı şekilde farklılaştığı ancak öğrenim düzeyi, kıdem ve görev yapılan okuldaki çalışma süresi değişkenlerine göre ise anlamlı düzeyde farklılaşmadığı tespit edilmiştir. Araştırmada öğretmenlerin genel olarak örgütsel sessizlik düzeylerinin düşük seviyede olduğu belirlenmiştir. Örgütsel sessizliğin kabullenici ve korunmacı alt boyutlarına ilişkin öğretmen algılarının düşük düzeyde, korumacı alt boyutunda ise orta düzeyde olduğu tespit edilmiştir. Öğretmenlerin örgütsel sessizliğe ilişkin algılarının cinsiyet ve okul türü değişkenine göre anlamlı şekilde farklılaştığı ancak öğrenim düzeyi, kıdem ve görev yapılan okuldaki çalışma süresi değişkenlerine göre farklılaşmadığı tespit edilmiştir. Yapılan korelasyon analizi sonucuna göre, paternalist liderliğin otoriterlik, müdahalecilik ve yetersiz görme alt boyutları ile örgütsel sessizlik arasında pozitif yönde ve orta düzeyde; paternalist liderliğin aile havası oluşturma ve hayırseverlik alt boyutları ile örgütsel sessizlik arasında arasında ise negatif yönde ve orta düzeyde anlamlı bir ilişki olduğu belirlenmiştir. Yapılan regresyon analizi sonucunda ise, okul yöneticilerinin paternalist liderlik davranışları öğretmenlerin örgütsel sessizlik düzeylerini anlamlı düzeyde yordadığı tespit edilmiştir. Genel olarak okul yöneticilerinin paternalist liderlik davranışları öğretmenlerin örgütsel sessizlik düzeylerine ait varyansın %36'sını açıkladığı sonucuna ulaşılmıştır.

Babacan liderlikEğitim kurumlarıEğitim yönetimi+4
Şahin Başar
Siirt University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2022
00
Master'sOpen AccessTR

Öğretmenlerin algılarına göre okullarda farklılıkların yönetimi yaklaşımları

Bu araştırmanın iki temel amacı vardır. Birinci amaç, Dass ve Parker'ın (1999) sınıflandırmasını temele alarak okullarda çalışanların farklılıklarına yönelik hangi yaklaşımların gösterildiğini ölçmeye yönelik bir ölçme aracı geliştirmek; ikinci amaç, öğretmenlerin algılarına göre okullarda farklılıkların yönetimi yaklaşımlarını ortaya koymaktır. Bu doğrultuda araştırma nicel araştırma yöntemlerinden tarama modeline uygun olarak hazırlanmıştır. Araştırma verileri, araştırma kapsamında geliştirilen Farklılıkların Yönetimi Yaklaşımları Ölçeği aracılığıyla toplanmıştır. Araştırmanın örneklemini Siirt ili Merkezi, Eruh, Şirvan, Tillo ve Pervari ilçelerinde görev yapan 333 öğretmen oluşturmaktadır. Araştırma kapsamında ilk aşamada Farklılıkların Yönetimi Yaklaşımları Ölçeği geliştirilmiştir. Bu ölçek kullanılarak öğretmenlerin farklılıkların yönetimi yaklaşımlarına ilişkin algıları ve algılarının sosyo-demografik özelliklerine (cinsiyet, medeni durum, kıdem, okuldaki hizmet süresi, öğrenim süresi, çalışılan eğitim kademesi, görev yapılan okulun bölge/kültürüne ait hissetme durumu ve sendika üyeliği) göre farklılaşıp farklılaşmadığı incelenmiştir. Araştırmada elde edilen bulgular doğrultusunda birtakım öneriler geliştirilmiş ve bunlar çalışmanın öneriler kısmında sunulmuştur.

Eğitim kurumlarıFarklılıklarFarklılıkların yönetimi+3
Servet Baysal
Siirt University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2022
00
Master'sOpen AccessTR

Okullarda veriye dayalı karar alma

Bu çalışmanın amacı okullarda veriye dayalı karar almaya yönelik öğretmen ve yöneticilerin algılarını ölçmektir. 2020-2021 eğitim öğretim yılında Van ili merkez ilçelerindeki (Edremit, İpekyolu, Tuşba) farklı okul kademelerinde görev yapan 392 öğretmen ve yöneticinin katılımı ile yapılan araştırma nicel araştırma yöntemlerinden tarama modelinde tasarlanmıştır. Araştırma kapsamında verilerin toplanması için geliştirilen Okullarda Veriye Dayalı Karar Alma (OVEDKA) Ölçeği kullanılmıştır. OVEDKA Ölçeği, AFA ve DFA sonuçlarından elde edilen güvenilir ve geçerlik kanıtlarına sahip 3 faktörlü 23 maddeli yapıya sahip bir ölçme aracıdır. Verilerin analizinde; tanımlayıcı istatistikler, t-testi ve tek yönlü varyans ‎analizi (ANOVA) tekniklerinden yararlanılmıştır ve anlamlı farklılığın kaynağının tespit edilmesinde ise Scheffe ‎testi kullanılmıştır. Katılımcıların veri toplama ve saklama, veriye dayalı kültür ve okullarında veriye dayalı karar almaya yönelik algı düzeylerinin orta-yüksek aralığında iken, verilerin analiz ve yorumlanmasında ise orta düzeyde olduğu; okullarda verilerin toplanması ve saklanması boyutunda 4-6 yıl kıdeme sahip katılımcıların 10 yıl ve üzeri kıdeme sahip olanlara göre verileri daha fazla toplayıp sakladığı; mevcut okuldaki hizmet süresi değişkeni açısından katılımcıların okullarda veriye dayalı karar almaya yönelik benzer algılara sahip olduğu; okul kademesi değişkeni açısından verilerin analiz ve yorumlanması ile veriye dayalı kültür boyutlarında lise kademesinde çalışan katılımcılarda daha olumsuz bir algı tespit edilirken okullarda veriye dayalı karar almaya yönelik genel algıların ise ilkokul kademesinde daha olumlu olduğu; öğrenim durumu değişkeni açısından verilerin toplanması ve saklanması ile veriye dayalı kültür boyutlarında ve OVEDKA Ölçeği genelinde lisans mezunu katılımcıların daha olumlu algılara sahip olduğu tespit edilmiştir.

Eğitim kurumlarıEğitim yönetimiKarar verme+3
Barzan Batuk
Siirt University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2022
00
DoctorateOpen AccessTR

Türkiye'deki Suriyeli çocukların eğitim sorunları: Farklılıklara saygı eğitimi odağında okul sosyal hizmeti önerisi

Bu araştırmanın temel amacı, karma okullarda eğitim alan Suriyeli göçmen ve Türk çocuklara farklılıklara saygı ve insan haklarına dayalı eğitimler verildiğinde çocukların farklılıklara karşı saygı ve okula karşı tutum düzeylerinin artıp artmadığını belirlemek ve okul sosyal hizmeti model önerisi sunmaktır. Bu bağlamda araştırma kapsamında İstanbul 'da Milli Eğitim bakanlığına bağlı devlet okullarında karma eğitimin verildiği (göçmen ve Türk öğrencilerin beraber eğitim gördüğü) Samandıra Veysel Karani İlkokulu ve Esenler Kazım Karabekir İlkokulunda ebeveynleriyle birlikte yaşayan öğrenciler, veliler, öğretmenler ve okul idarecileri ile görüşülmüştür. Araştırmada karma araştırma yöntemi kullanılmış olup, 244 kişi ile çalışılmış ve elde edilen bulgular olduğu gibi aktarılmaya çalışılmıştır. Araştırmaya katılanlara Yarı Yapılandırılmış Görüşme Formları (Veli, Çocuk, Öğretmen/İdareci için ayrı hazırlanmış), Farklılıklara Saygı Tutum Ölçeği ve Okula Karşı Tutum Ölçeği uygulanmış ve deney grubunu oluşturan İstanbul Samandıra Veysel Karani İlkokulunda yer alan öğrencilere Farklılıklara Karşı Saygı Eğitimi verilmiştir. Ayrıca Suriyeli veliler ve öğretmen/idarecilerle farkındalık arttırmaya dayalı toplantılar yapılmıştır. Elde edilen verilerin girişi SPSS (versiyon 23.0) ile gerçekleştirilmiştir. Araştırma sonucunda Suriyeli velilerin ve öğrencilerin Türkçe bilmemelerinin iletişimin ve okula uyumlarının önünde engel teşkil ettiği, okul çevresinin göçmen çocuklara davranış biçimlerinin göçmen çocukların yaşıtlarını ve öğretmenlerini benimsemelerini etkilediği, Suriyeli ailelerin sosyoekonomik düzeyleri ile çocuklarının okul hayatı arasında ilişki olduğu, göçmen çocuğa eğitim veren öğretmenlere/idarecilere ve ailelerine farklılıklara saygı ve insan haklarına dayalı eğitimler verildiğinde çocukların farklılıklara saygı ve okula karşı tutum düzeylerinin arttığı sonucuna varılmıştır.

EğitimEğitim kurumlarıEğitim sorunları+6
Serdar Aykut
Hacettepe University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2019
00
DoctorateOpen AccessTR

İç denetim sisteminin Milli Eğitim Bakanlığı taşra örgütü denetim sistemine uyarlanması ve bir model önerisi

Bu araştırmanın amacı il milli eğitim müdürlükleri için çağdaş denetim yaklaşımlarına uygun bir denetim modeli sunmaktır. Bu modeli sunabilmek için iç denetim sisteminin benimsenme ve uygulanabilir bulunma düzeyi araştırılmıştır. Bunun yanında demografik değişkenler ile ilişkisine bakılarak; cinsiyet, yaş, kıdem, eğitim düzeyi, görev (meslek), branş, kurum ve çalıştığı yer değişkenlerine göre farklılık gösterip göstermediği araştırılmıştır. Araştırma karma araştırma yöntemi ile desenlenmiştir. Araştırmanın evrenini Nevşehir ilinde MEB'e bağlı resmi kurum ve okullarda görev yapan 3576 öğretmen, 452 yönetici, 10 maarif müfettişi oluşturmaktadır. Veri toplama araçları araştırmacı tarafından geliştirilmiştir. Nicel veriler "İç Denetim Sisteminin Benimsenme ve Uygulanabilme Ölçeği" ile nitel veriler ise yarı yapılandırılmış görüşme formu ile toplanmıştır. Verilerin analizinde nicel verilerin normal dağılım göstermediği anlaşılmış ve ikili küme karşılaştırmaları için "Mann Whitney U Testi", üç veya daha fazla küme karşılaştırmaları için "Kruskal Wallis H Testi" kullanılmıştır. Ayrıca iç denetimin benimsenme ve uygulanabilme düzeyinin sözel anlatıma dönüştürülmesi için ortalama ağırlığı hesaplanmıştır. Nitel verilerin analiz edilmesinde betimsel analiz ve içerik analizi teknikleri kullanılmıştır. Araştırma sonuçlarına göre, katılımcıların iç denetim sistemini büyük ölçüde benimsedikleri ve il milli eğitim müdürlüklerinde uygulanabilir buldukları görülmüştür. Ayrıca katılımcıların görüşleri iç denetim sistemine entegre edilerek, il milli eğitim müdürlükleri için amaç, yapı ve süreç boyutunda bir denetim modeli oluşturulmuştur.

DenetimEğitim denetimiEğitim kurumları+3
Ali Erkan Barış
Hacettepe University · Institute of Educational Sciences
2019
00
DoctorateOpen AccessTR

Cezalandırıcı okul disiplininin okul sosyal hizmeti ve onarıcı adalet açısından fenomenolojik yaklaşımla değerlendirilmesi

Günümüzde öğrenci olarak çocuklar, kendilerini olumsuz olarak etkileyen sayısız sosyal baskıların mağdurları olmaktadırlar. Çocukların karşılanmayan fiziksel ve duygusal ihtiyaçları onların okulda öğrenmelerine ve uyumlarına olumsuz etki etmektedir. Risk altında olan bu çocukların şiddet olaylarına neden olması ve okul sisteminde riskli davranış göstermeleri de kaçınılmaz hale gelmektedir. Türkiye'de ortaöğretim kurumlarında mevcut disiplin uygulamaları geleneksel yöntemler olan kınama ve uzaklaştırma gibi cezalara dayanmaktadır. Öte yandan okullarda riskli davranış gösteren bu öğrencilere uygulanan disiplin cezalarının etkin ve işlevsel olmadığını ortaya koyan çok sayıda araştırma olmasına rağmen ülkemizdeki okullarda disiplin cezaları okulların varoluşundan beri uygulanmaktadır. Mevcut disiplin uygulamalarına eleştirel bakıldığında öğrencilerin "problem" olarak değerlendirildiği ve prosedürlerin cezaya odaklandığı çıkarımı yapılabilmektedir. Bu mevcut durumdan yola çıkılarak bu araştırmanın evreni okul sisteminin önemli aktörleri olan öğretmen, öğrenci ve veliler seçilmiştir. Nitel araştırma yaklaşımlarından yorumsamacı fenomenolojik yaklaşımı kullanılarak gerçekleştirilen bu çalışmada Rize İlinde ortaöğretim düzeyindeki riskli davranış gösteren öğrenciler ile bu özelliğe sahip çocuğu olan veliler ve öğretmenlerin geleneksel disiplin uygulamalarındaki yaşanmış deneyimlerinin keşfedilmesi amaçlanmıştır. Yorumsamacı perspektif kullanılarak öğrenci öğretmen ve velilerin disiplin süreçlerinde yaşadıklarına, yaptırımlara ve yaptırım sonrası deneyimlere odaklanılmıştır. Bu bağlamda 16 öğrenci, 15 öğretmen ve 12 veli ile derinlemesine görüşmeler gerçekleştirilerek veriler toplanmıştır. Görüşmeler sonrası elde edilen veriler, yorumsamacı fenomenolojik analiz yöntemi kullanılarak öğrencilerin deneyimleri, öğretmenlerin deneyimleri ve velilerin deneyimleri olarak üç ana tema altında yorumlanmıştır. Bu bulgular ışığında okullarda uygulanan eksiklik temelli geleneksel disiplin yöntemlerine alternatif olarak pozitif okul iklimi ve kültürü, saygılı sosyal ilişkiler ile sağlıklı ilişkisel işlevler oluşturulmasına imkân veren bir onarıcı okul sosyal hizmet müdahale modeli önerilmiştir.

CezaDisiplinEğitim kurumları+3
Ozan Selçuk
Hacettepe University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2019
00
Master'sOpen AccessTR

Eğitim kurumu yöneticilerinin yönetim sürecinde karşılaştığı zorluklar

Bir taraftan eğitim kurumları yöneticiliğine olan talep her geçen gün azalmakta iken, diğer taraftan eğitim kurumu yöneticilerinden beklentiler sürekli artmaktadır. Kısıtlı mali imkânlarla kurumun fiziki eksiklerini gidermeye çalışırken aynı zamanda eğitim öğretim kalitesini artırmaya çalışmak, yöneticileri zorlamaktadır. Eğitim kurumu yöneticileri bilgi, beceri, birikim ve deneyimleriyle eğitim kurumlarını her alanda ileriye götürme konusunda birinci dereceden sorumlu kişilerdir. Bu nedenle eğitim kurumu yöneticilerinin, yönetim sürecinde karşılaştıkları sorunların belirlenmesi ve yaptıkları işi severek sürdürmeleri için bu sorunların giderilmesi oldukça önem arz etmektedir. Bu çalışmanın amacı eğitim kurumu yöneticilerinin, yönetim sürecinde karşılaştıkları sorunları belirlemek ve bu sorunlara çözüm yolları bulmaktı. Bu amaç doğrultusunda elde edilen verilerin analizleri sonucunda araştırmacı birtakım sonuçlara ulaşmıştır. Araştırmanın evrenini, 2014-2015 eğitim öğretim yılında İstanbul ili Bağcılar İlçesinde ilkokul, ortaokul ve liselerinde görev yapan eğitim kurumu yöneticileri oluşturmaktadır. Araştırmanın örneklemini ise Bağcılar ilçesinde 37 ilkokul, 30 ortaokul ve 25 lisede görev yapan eğitim kurumu yöneticilerinden basit tesadüfi örnekleme yoluyla seçilmiş araştırmaya katılmaya gönüllü 92 eğitim yöneticisi oluşturmaktadır. Bu araştırmada, eğitim kurumu yöneticilerinin, yönetim sürecinde karşılaştığı zorlukları belirlemek amacıyla Kulu (2008) tarafından geliştirilen "Okul Yönetiminde Karşılaşılan Güçlükler" anketi kullanılmıştır. Veriler, Sosyal Bilimler İçin İstatistik Programı 17 ( SPSS 17 )' ye aktarılmış ve istatistiksel analizler bu programla gerçekleştirilmiştir. Araştırma verilerinin değerlendirilmesinde Frekans ve Yüzdeler, Bağımsız Örneklemler için t- testi ve Tek Yönlü Varyans Analizi kullanılmıştır. Tek Yönlü Varyans Analizi sonuçlarının anlamlı çıkması durumunda işlem sonrası testleri Lsd testi aracılığıyla gerçekleştirilmiştir. Denencelerin test edilmesinde gözlenen sayısal farkların '' anlamlı '' ya da '' anlamsız '' olduğu.05'lik hata payı dikkate alınarak belirlenmiştir. Yapılan analizler sonucunda eğitim kurumunda yönetici olarak görev yapmakta olan eğitim kurumu yöneticilerinin yönetim sürecinde karşılaştıkları sorunlar ile cinsiyet, yaş, kıdem, medeni durum, mesleki kıdem, çalışılan okul türü, görevi değişkenleri arasında istatistiksel açıdan anlamlı bir ilişki olduğu görülmüştür.

Eğitim kurumlarıEğitim sorunlarıEğitim yönetimi+3
Veysel Uğur
İstanbul Aydın University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2015
00
Master'sOpen AccessTR

Okul yöneticilerinin disiplin yaklaşımları

Disiplin, okulda, sınıflarda öğrencinin eğitim-öğretim hayatına yaptırım katan bir kavramdır. Okulda disiplini oluşturmak ve uygulamak eğitimcilerin üzerinde uğraştıkları en önemli sorunlardan biridir. Disiplin sadece uygulanacak sıradan kurallar olarak görülmemelidir. Disiplin, eğitimin bir parçası haline gelmeli, öğrencinin günlük hayatta da uygulaması gereken davranışlar halini almalıdır. Disiplin anlayışı her şeyde olduğu gibi hızla değişmektedir. Geçmişten günümüze disiplin olayına paralel olarak, denetimin mutlaka var olması ve okul yöneticileri tarafından uygulanması gerekmektedir. Bu araştırmanın amacı, okul yöneticilerinin disiplin yaklaşımlarının öğretmenlere göre nasıl olması gerektiğinin araştırılmasıdır. Bu araştırma, genel tarama modelinde nicel bir çalışmadır. Veriler 2013-2014 eğitim-öğretim yılında İstanbul ili Başakşehir ilçesine bağlı 4 Anadolu Lisesi, 4 Meslek Lisesinde olmak üzere toplam 8 ortaöğretim kurumunda görev yapan 82 öğretmenin görüşlerinden elde edilmiştir. Veri toplama aracı olarak; İlköğretim okulu yöneticilerinin "Okuldaki disiplin yaklaşımları ölçeği" (Özcan,H.Ö.2008) ,kullanılmıştır. Veriler SPSS 22 for Windows programı kullanılarak t-testi ve tek yönlü varyans analizi ile değerlendirmeye alınmıştır. Yapılan analizler sonucunda, cinsiyet, mesleki kıdem değişkenleri temel alındığında öğretmenlerin, okul müdürlerinin disiplin yaklaşımlarına yönelik tutumlarının genellikle olumsuz olduğu sonucuna ulaşılmıştır. Öğretmenler, okul müdürünün okulda disiplin uygularken adaletli davrandığına, okul müdürü, disiplin kurallarına uygun davranmayan astlarının tutumlarının nedenlerini araştırdığına, okul müdürünün disiplin kurallarına uygun davranmayan astlarını istenen davranışları yapacak şekilde yetiştirdiğine, okul müdürü, disiplin kurallarına uygun davranmayan astlarının sorunlarını çözmek için onlara kılavuzluk yaptığına katılmamaktadır. Çalışma sonucunda ulaşılan öneriler ise; yöneticiler, öğretmenlere güvenmeli, onların öz denetimli olduğuna inanmalı, yöneticiler öğretmenlerin disiplin kurallarına ne derece uyduklarını düzenli ve sürekli kontrol etmeli ve kontrol neticesinde kurallara uyan öğretmenler ödüllendirilmelidir. Anahtar sözcükler: yönetim, yönetici, liderlik, disiplin

DisiplinEğitimEğitim kurumları+6
Ayşe Büyüksarı
İstanbul Aydın University · Sosyal Bilimler Enstitüsü
2015
00
Master'sOpen AccessEN

Customer loyalty in foreign language institutions: An empirical studying Turkey

This empirical study concerns the evaluation of customer loyalty trends and practices in Turkish foreign language learning institutions. Using a mixed methods approach, the research utilized both secondary and primary research methods to study the aspects of the thesis theme. Secondary analyses was based on an assessment of past researchers' perspectives on the subject while primary analysis contained questionnaire based survey analysis. A close-ended questionnaire, consisting of 15 questions, facilitated the researcher in studying about the subject while each sample participant had equal chances of selection into the group. English-medium education enjoys unlimited space in educational sector of Turkey which is why the cultural distinctiveness of other countries seems to have faded away. Even the Turkish culture itself, appears to have been repressed through English-medium education which should be the main purpose why foreign language learning and development within the state is somewhat dubious and challenging. As per the study, some students studying in these institutions believed that the language acquisition is ultimately isolating them from their own country's culture and values. Moreover, based on the responses obtained from the survey, it was seen that an increasing number of students believed that language competence is an ultimate attribute of a globalized world where its proficiency is seen as an integral component of academic and professional success. The educational staff members and academicians were of the view that language development should be made a part of curriculums rather than treating them separately as a limited-period course. The survey results indicated that students need to develop foreign language skills in order to work on an off-shore land where cultural diversity is greatly embedded in all forms of social systems. Here, only those students are successful who have skills in reading, writing and listening in foreign languages. For better international employment opportunities, students need to develop language competence and acquisition in order to succeed in an otherwise dynamic society. Regarding the challenges and requisites of a global era, language competence is necessary to develop. The research also threw light on the key issues of language acquisition debating upon its necessity with regards to economic development, and academic excellence on personal as well as professional fronts. While the participants greatly agreed to the fact that it enriches self-confidence, they were of the view that in Turkey, languages other than English must be treated with similar superiority, as well. This is a situation which calls for immediate revisions of policies in the educational sector whereby the system of foreign language learning can be improved. The thesis also provided the perspective that the present state of foreign language learning in Turkey is comparatively comprised except for English-medium education which has been overly projected within the sector. However the Turkish students delay their learning of English language until they reach their ages of adulthood where they are forced to take up the course as a necessity to qualify their academic programme. Communicative language teaching protocols in Turkey need to stress more upon teaching foreign languages other than English which is greatly the need of the hour. Although language learning necessarily translates into many benefits, it has to be ensured that it does not put other subjects and studies on stake, putting the students on a disadvantaged position altogether. Evidence of this research shows that language learning must accompany academic content as well so that students do not lag behind in any academic realms, and may devote their time equally to each area of study. The background of the research topic deals with illustrating the usefulness of English as a foreign language as well as introduces the reader to the chosen country: Turkey. The research background details out the essentiality of foreign language competency and acquisition, carefully pinpointing the present state of its development and acknowledgement in the chosen nation. Next, the significance of this study and its use to potential stakeholders is explained while discussing the main ethical considerations involved. The last section of this chapter is a detailed outline of all the succeeding chapters in this research work so that the reader develops a clear understanding about the nature and scope of work. English is one of the most widely spoken foreign languages in Turkey, and the current teaching climate of Turkey is mainly designed keeping in mind the need for students to learn and communicate in this universally accepted language from the initial schooling days. English as a Foreign Language (EFL) is thus, a means for economic and social development in the country, and like other responsible countries, Turkey too, owes its students, good educational standards when it comes to teaching EFL. students of foreign language institutions become "customers" in the industry whose loyalty with these institutions and the underlying perceived satisfaction is of utmost significance for the sector and the economy, at large. Along with promoting a foreign language acquisition for the multiple benefits it enfolds, there is also a need to create awareness regarding culture and morals so that both these can be nourished and maintained side by side. The academicians also opined that there is a need to include an entirely Western course in the English Medium educational programme. It is highly necessary to create cultural awareness amongst students from an early stage so that their perceptions regarding native culture and target culture becomes truly enlightening. Despite the fact that there has been a lot of resistance against foreign language learning in Turkey during the Ottoman Empire; however, it is also true that foreign language proficiency has opened many doors to Turkey for its social, economic, technological and political stability. Language learning soundness and intellect has gained integration into the West for Turkey, while improving upon its ties with the global world (Bloom & Martin, 2003). Language education must continue to be imparted with a primary motivation to open new avenues of success for Turkish students in the foreign world, while at the same time; native cultural expertise and its underlying values must not be forgotten. The topic of this empirical study was to seek an understanding into the key concept of customer loyalty as it relates in the Turkish foreign language institutions, understanding the main motivations of customers (students) to enter these institutions and their expectations from these. This study looked into the ways in which such institutions operate, and explored methods of improvements in their functioning so that Turkey's teaching climate for foreign language is significantly improved.The main reason behind choosing Turkish institutes of foreign language learning is that Turkey presents as an interesting case for a variety of factors. Although, the labour market value of learning foreign languages in Turkey was little researched in previous times, the present era brought with it, evident trends and growth in the number of globalized firms operating in the country. The first school opened at the Bosporus, after a hard battle with the government, which later came to be known as the Robert College. Cyrus Hamlin, along with the funding provided by a New York businessperson, took this initiative in the year 1863, while teaching Arabic and English side by side. English thus, acted as a common mean of expression amongst students coming from diverse backgrounds and ethnicities. Robert College, now the Bogazici University, holds the reputation of one of the most esteemed educational institutions in the country that has been supported by its government. The American schools that were already functioning in Turkey started to increase in numbers, with this realization and they derived a massive loyalty from students after they learnt the significance of learning English. The main purpose or aim of this study is to carry out an empirical exploration into concepts of customer loyalty in Turkey's institutions of foreign language learning. This purpose accompanied a comprehensive evaluation and discussion on the key concept of loyalty in foreign institutions in Turkey, aiming to propose methods of further improvements.

CommitmentLanguage teachingEducation establishments+6
Sanaz Tahmasby
İstanbul Aydın University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2015
00
Master'sOpen AccessTR

Okul dönüşümünün öğretmenlerin iş doyumu ile ilişkisi

30.03.2012 Tarihinde yapılan yasal düzenlemelerle zorunlu eğitim 8 yıldan 12 yıla çıkarılmış ve ilköğretim okulları ilkokul ve ortaokul olarak ikiye ayrılmıştır. Öğretmenlerin iş doyum düzeylerinin okul dönüşüm programı ile ilişkili olarak değişip değişmediği literatürde merak edilen ve araştırılması gereken konulardan biridir. Yapılan bu araştırmada genel anlamda öğretmenlerin okul dönüşümlerine yönelik algıları tespit edilmeye ve bu algıların iş doyumu ile ne düzeyde ilişkili olduğu belirlenmeye çalışılmıştır. İstanbul İli Bakırköy, Zeytinburnu, Bağcılar ve Fatih İlçelerindeki ilkokul ve ortaokullarda görev yapan öğretmenler araştırmanın evrenini oluşturmaktadır. Bu öğretmenler arasından seçilen 149 öğretmen de araştırmanın örneklemini teşkil etmektedir. Mevcut amaca ulaşmak üzere Minnesota iş tatmin ölçeği ve okul dönüşümü ile ilgili bir mülakat formu uygulanmıştır. Anket sonuçları SPSS 20 programına girilerek mülakat sonuçları ile birlikte değerlendirilmiştir. Öğretmenlerin genel olarak okul dönüşüm programı hakkında olumlu görüş bildirdikleri ve iş tatmin düzeylerinin de olumlu olduğu görülmüştür.

4+4+4 eğitim sistemiDönüşümEğitim+6
Ferhat Yılmaz
İstanbul Aydın University · Sosyal Bilimler Enstitüsü
2015
00
Master'sOpen AccessTR

Örgüt kültürü ve örgüte bağlılık arasındaki ilişki: Öğretim üyelerine yönelik bir uygulama

"Kültür" ve "bağlılık", son yıllarda örgütlerin üzerinde en sık durdukları konular arasında yer almaktadır. Bunun nedeni sürekli gelişen ve değişen dünyadaki rekabet ortamı içinde örgütleri daha fazla kar ve pazar payı için diğerleriyle yarışmaya zorlarken aynı zamanda insan kaynaklarına daha fazla önem vermeye ve yatırım yapmaya, diğer taraftan da mevcut işgücünden azami ölçüde yararlanmaya yönlendirmektedir. Bu durumun sağlanabilmesi içinde örgüt çalışanlarında oluşacak, "örgüt kültürü" ve "örgütsel bağlılık" ile ilgili algıların önemini de artırmıştır. Bu tez çalışmasında; "örgüt kültürü" ve "örgüte bağlılık" arasındaki ilişkiyi bir vakıf üniversitesi açısından inceleyerek, örgüt kültürü ve örgütsel bağlılığın insan kaynaklarının çok önemli olduğu eğitim kurumları açısından önemini vurgulamaktadır. Bu amaca uygun olarak çalışmada, önce örgüt kültürü ve örgütsel bağlılığın kavramsal çerçevesi ele alınmakta, daha sonra bir vakıf üniversitesinde çalışan akademisyenler ile yürütülen anket çalışmasında elde edilen veriler ile bu kavramlar arasındaki ilişki değerlendirilmektedir.

BağlılıkEğitim kurumlarıKültür+4
Zeynep Keskin
İstanbul Aydın University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2015
00
Master'sOpen AccessTR

Öğrencilerin okullarının imajına ilişkin algıları ve aidiyet düzeyleri( İstanbul Eyüp İlçesi örneği)

Araştırmanın amacı, ortaokul yedinci ve sekizinci sınıflarında öğrenim görmekte olan öğrencilerin, okulun kurumsal imajına ilişkin algıları ve aidiyet duygu düzeyleri arasındaki ilişkiyi belirlemektir. Araştırma ilişkisel tarama modelinde desenlenmiş, amacı gerçekleştirmek için ilgili alan taraması yapılmıştır. Veriler iki farklı ölçme aracı kullanarak toplanmıştır. Bunlar "Okul İmaj Algısı Ölçeği" (OİAÖ), ve "Okula Aidiyet Duygusu Ölçeği", (OADÖ)' dir. Araştırmanın çalışma evreni, İstanbul ili, Eyüp ilçesinde bulunan devlete ait orta okulları oluşturmuştur. Araştırma, seçkisiz eleman örnekleme yöntemi ile belirlenen 7. ve 8.sınıflarında öğrenim gören toplam 428 öğrencinin katılımı ile gerçekleşmiştir. Veriler, SPSS 21 istatistiksel paket programı ile analiz edilmiştir. Değişkenler arasındaki ilişkilerin analizinde Pearson momentler çarpımı ve gruplar arasındaki farklılaşmaların analizinde bağımsız örneklemler t testi kullanılmıştır. İstatistiksel analizler .05 ve .01 anlamlılık düzeyinde yürütülmüştür. Özellikle genel durumu saptamak için aritmetik ortalama (¯X) ve standart sapma (ss) değerleri ve değerlendirme ölçütleri kullanılmıştır. Örgütsel imaj ölçeğinin üç alt boyutunda (akademik çevre, fiziksel ve sosyal çevre, toplumsal algılanma) puan ortalamaları birbiri ile karşılaştırıldığında en yüksek akademik çevre tutum puanı olup, likert ölçek karşılığı "bazen" derecesinde ve "orta" düzeyde olduğu görülmüştür. Öğrencilerin algıladıkları fiziksel ve sosyal çevre ile toplumsal algılanma puan ortalamaları boyutu, likert ölçek karşılığının da "bazen" derecesinde ve "orta" düzeyde olduğu anlaşılmıştır. Buna göre öğrencilerin algıladıkları okullarının kurumsal imaj puanlarının gerek genel gerekse de tüm alt boyutlarda orta düzeyde olduğu sonucuna varılmıştır Ortaokul yedinci ve sekizinci sınıf öğrencilerinin okul aidiyet duyguları alt boyutlar bazında değerlendirildiğinde, okula bağlılık ve reddedilmişlik duygusu puanlarının likert ölçek karşılığının "doğru" derecesinde ve "yüksek" düzeylerde olduğu sonuçlarına ulaşılmıştır. Bu bulgulara göre, öğrencilerin hissettikleri okullarına aidiyet duygusu puanlarının gerek genel gerekse de alt boyutlar bazında yüksek düzeyde olduğu sonucu ortaya çıkmaktadır. . Anahtar Sözcükler: İmaj, Kurumsal imaj, Okul imajı, Aidiyet duygu düzeyi, Okula aidiyet duygu düzeyi.

AidiyetAidiyet duygusuEğitim kurumları+6
Fikri Özkan
İstanbul Aydın University · Sosyal Bilimler Enstitüsü
2015
00
Master'sOpen AccessTR

Özel eğitim okullarındaki okul yöneticilerinin problem çözme becerilerinin incelenmesi

Yöneticiler, özel gereksinimi olan öğrencilerin eğitsel performanslarını dikkate alarak amaç, içerik ve öğretim süreçlerinde uyarlamalara gereksinim duymaktadırlar. Okul yonetiminde görev yapan idarecilerde problem çözmeye ait becerilerin düzeyi yönetsel başarılarını da etkilemektedir. Araştırmanın amacına uygun olarak, araştırmanın evrenini, 2014-2015 eğitim öğretim yılında İstanbul İli sınırları içinde Milli Eğitim Bakanlığı'na bağlı olan resmi özel eğitim kurumlarında (özel eğitim uygulama merkezi, iş uygulama merkezi, mesleki eğitim merkezi) görev yapan 111 yönetici oluşturmuştur. Araştırmada tarama yöntemi kullanılmıştır. Verilerin toplanmasında araştırmacı tarafından geliştirilen ölçekten yararlanılmıştır. Veri toplama aracının geliştirilmesi sürecinde ilk olarak tanımlayıcı özellikleri içeren Kişisel Bilgi Formu ve Problem Çözme Envanteri (PÇE) ile toplanmıştır. Araştırmaya katılan yönetici ve öğretmenlerin kişisel ve mesleki özellikleri ile ilgili verilerin çözümlenmesinde frekans ve yüzde hesaplamaları yapılmıştır. Özel eğitim kurumlarında (özel eğitim uygulama merkezi, iş uygulama merkezi, mesleki eğitim merkezi) görev yapan meslek dersi öğretmenlerinin yeterliklerini belirlemek amacıyla, anketteki 5 alt boyutun aritmetik ortalamaları ve standart sapmaları tespit edilmiştir. Özel eğitim kurumlarında (özel eğitim uygulama merkezi, iş uygulama merkezi, mesleki eğitim merkezi) görev yapan meslek dersi öğretmenlerinin yeterliklerini belirlemek amacıyla bu kurumlarda görev yapan yönetici ve öğretmenlerin bağımsız değişkenlere bağlı olarak görüş farklılıklarının test edilmesi için bağımsız grup T-Testi ile Tek Yönlü Varyans Analizi (ANOVA) uygulanmıştır. Analiz sonucunda bazı alt boyutlar arasında anlamlı bir ilişki tespit edilirken, bir kısmında ise anlamlı bir ilişki tespit edilmemiştir. Yapılan analizler sonucunda; araştırma grubunu oluşturan yöneticilerin yüksek problem çözme becerilerine sahip oldukları anlaşılmıştır. Yapılan son araştırmalar etkin ve başarılı bütün yöneticilerin yüksek problem çözme becerisine sahip olduklarını göstermektedir. Bu doğrultuda elde edilen bu sonuç; genel olarak özel eğitim sektöründe çalışan eğitim yöneticilerinin yüksek problem çözmede dolaylı olarak da başarılı yöneticiler olduklarını göstermektedir.

Eğitim kurumlarıEğitim yönetimiOkul yöneticileri+6
Feyza Yazğan
İstanbul Aydın University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2015
00
Master'sOpen AccessTR

Ortaokullarda okul kültürünün incelenmesi

Bu araştırmada ortaokullarda görev yapan branş öğretmenlerinin demografik yapıları ile çalıştıkları okulun, okul kültürü boyutları arasındaki ilişkiler belirlenmeye çalışılmıştır. Bu araştırmanın evreni, İstanbul ili, Fatih ilçesinde çalışan ortaokul öğretmenleri. Örneklemi ise bu ortaokullarında çalışan 237 branş öğretmeninden oluşmaktadır. Araştırmada veriler Ali Rıza TERZİ' nin geliştirdiği "Okul Kültürü Ölçeği" ile toplanıp değerlendirilmiştir. Bu araştırmada elde edilen bulgular SPSS for Windows 22.0 programı ve Windows Office Excel 2007 programı ile analiz edilmiştir. Bir birinden bağımsız grup arasında sürekli verilerin karşılaştırılmasında t-testi, ikiden fazla bağımsız grup arasında ise tek yönlü Anova testi kullanılmıştır. Buna bağlı olarak tamamlayıcı olarak post-hoc analizi olarak Scheffe testi kullanılmıştır. Yapılan araştırmada bulunan bulgulara göre "Görev Kültürü" boyutunun frekansı değeri daha yüksek çıkmıştır. "Başarı Kültürü" boyutunda; öğretmenlerin yaşları, öğretmenlerin eğitim durumları, okulun yer aldığı çevrenin sosyo-ekonomik düzeyi ve öğretmenlerin aynı okullardaki çalışma süreleri arasında anlamlı fark bulunmuştur. "Destek Kültürü" boyutunda; öğretmenlerin yaşları arasında ile bu boyut arasında anlamlı bir fark bulunmuştur. "Görev Kültürü" boyutunda; öğretmenlerin yaşları ve okulun bulunduğu çevrenin sosyo-ekonomik durumu ile bu boyut arasında anlamlı bir fark bulunmuştur. Araştırmada okul yöneticilerine ve Milli Eğitim Müdürlüklerine Destek Kültürü"' nü geliştirici çalışmalar yapmaları konusunda önerilerde bulunulmuştur. Anahtar Kelimeler: Örgüt Kültürü, Okul Kültürü, Okul Kültürü Boyutları

EğitimEğitim kurumlarıEğitim yönetimi+3
Haşim Işık
İstanbul Aydın University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2017
00
Master'sOpen AccessTR

Özel öğretim kurumlarının vergilendirilmesi ve denetlenmesi

Türkiye'de okul öncesi eğitim, ilköğretim ve ortaöğretim yaşında bulunan öğrencilerin azımsanmayacak bir kısmı 5580 Sayılı Özel Öğretim Kurumları Kanunu kapsamında faaliyette bulunan özel okul öncesi eğitim, özel ilköğretim ve özel orta öğretim kurumlarında eğitim görmektedir. Türk Vergi mevzuatında, her geçen gün sayıları artan özel eğitim kurumlarını ilgilendiren çok sayıda düzenleme mevcuttur. Gelir Vergisi Kanunu'nda ve Kurumlar Vergisi Kanunu'nda yer alan eğitim öğretim kazançları istisnası bunların en önemlileri arasında sayılabilir. Bu çalışmanın amacı, Türkiye'de özel öğretim kurumlarının tarihi gelişimi, vergilendirilmesi ve denetim boyutlarını incelemektir. Ayrıca, özel öğretim kurumlarının vergilendirilmesi ve denetlenmesindeki mevcut durumunu tanıtmak ve geleceğe yönelik bazı öngörülerde bulunmak da hedeflenmiştir. Çalışmada; birinci bölümde, özel öğretim kurumları tanımlanacak, ayrıca Türkiye'deki özel öğretim kurumların tarihi gelişimi anlatılacaktır. İkinci bölümde, özel öğretim kurumlarının vergilendirilmesi hakkında incelemede bulunulmuştur. Üçüncü bölümde, özel öğretim kurumlarının denetimi (vergisel yönden) konusunda bilgi verilmiş ve karşılaşılan bazı sorunlar ve çözüm önerilerinde bulunulmuştur. Sonuç bölümünde ise; özel öğretim kurumları ile ilgili değerlendirmeleri içeren önerilere yer verilmiştir. Çalışmada birinci bölümde özel öğretim kurumları tanımlanacak ayrıca Türkiye'deki özel öğretim kurumların tarihi gelişimi anlatılacaktır. İkinci bölümde özel öğretim kurumlarının vergilendirilmesi hakkında incelemede bulunulmuştur. Üçüncü bölümde özel öğretim kurumlarının denetimi (vergisel yönden) konusunda bilgi verilmiş ve karşılaşılan bazı sorunlar ve çözüm önerilerinde bulunulmuştur. Sonuç bölümünde ise özel öğretim kurumları ile ilgili değerlendirmeli içeren önerilere yer verilmiştir.

Eğitim kurumlarıVergilendirmeÖzel öğretim
Fatih Yaylı
İstanbul Arel University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2017
00
Master'sOpen AccessTR

Ortaöğretim kurumlarında insan kaynakları yönetimi ve bir uygulama (MEV Koleji Özel Basınköy Okulları)

Bu araştırmanın genel amacı; Ortaöğretim kurumlarında insan kaynak-ları yönetimi ilkelerini, felsefesini ortaya koyarak önemini vurgulamaktır.Bu araştırmanın ilk beş bölümünde veri, tarama modeli kullanılmıştır. İnsan kaynakları yönetimi alanında hazırlanan makaleler ve üniversiteler de hazırlanan makaleler, lisansüstü tezler, kitaplar araştırılarak elde etmiştir. Bu araştırmanın altıncı bölümü için MEV koleji Özel Basınköy Okulları ile saha çalışması yapılmıştır. İnsan kaynağı birimi ile veri toplama yöntemi olarak bireysel görüşme tekniği kullanılmıştır. Öncelikle insan kaynakları biriminden, bölüm müdüründen ve okul müdüründen telefon görüşmesi yoluyla araştırma konusu hakkında bilgilendirilmiştir, bir kaç gün sonraya görüşme için ziyaret edilmiştir. Yapılan görüşmelerden sonra veri olarak aktarılmıştır. Okul üç defa ziyaret edilmiştir. İnsan kaynakları yönetimi kurumların verimliği açısından önemli bir alandır. Bu alan ne kadar sistemli, planlı, programlı çalışırsa kurum kültürünü güçlendirir. Diğer kurumlardan bir adım önde götürür. İnsan kaynakları yöne-timinin can damarıdır. Kurumlarda sorunların temelinde insan kaynakları yönetiminin doğru kullanılmaması yatar. Bütün bu sorunların çözümünde ilk adım kurumlardaki işlerin tek tek ele alınıp incelenmesidir. Ancak araştırmaya göre özel okullar hariç genel olarak devlet okullarında İnsan kaynakları biriminin olmadığı bunun merkezlerde yürütüldüğü söylenebilir. Bu eksikliğin giderilmesi için Milli Eğitim Bakanlığı'da tıpkı özel okullardaki gibi birimlerin kurulması sağlanmalıdır. Bu şekilde insan kaynakları yönetimi sistemli bir şekilde yürütülerek eksikler geliştirilir. Gelecekte arzulandığı duruma uygun insan kaynağı belirlenir. İnsan kaynakları bölümünün öncelikle rolü süreci koordine etme, gözlemleme ve sentezlemedir. İnsan Kaynakları Yönetimi, bölüm yöneticileri tarafından takip edilen tabloları oluşturur. Kurumda çalışanlar tarafından ihtiyaçlar belirlenerek insan kaynakları yönetimi birimine ulaştırılır. Tabiî ki insan kaynakları bölümünün ve kurumda çalışanların yoğun çabasıyla gerçekleşecektir. Anahtar sözcükler: İnsan Kaynakları, İnsan Kaynakları Yönetimi, İnsan Kay-nakları geliştirilmesi,

Eğitim kurumlarıEğitim yönetimiOrtaöğretim kurumları+3
Sevgi Tan
İstanbul Arel University · Sosyal Bilimler Enstitüsü
2015
00
Master'sOpen AccessTR

Ortaokul öğrencilerinin ebeveyn tutumları, akademik başarıları ve okulda dışlanmışlıkları arasındaki ilişkilerin incelenmesi

Bu araştırmanın amacı ortaokul öğrencilerinin ebeveyn tutumları, akademik başarıları ve okulda dışlanmışlıkları arasındaki ilişkilerin incelenmesidir. Bu kapsamda geliştirilen araştırma modelinde ebeveyn tutumlarının, akademik başarı üzerindeki etkisi incelenmiş aynı zamanda akademik başarının ve ebeveyn tutumunun dışlanma üzerindeki etkilerine de bakılmıştır. Çalışmanın örneklemini Şanlıurfa ili Harran ilçesi ortaokullarında öğrenim gören, çalışmaya gönüllü katılım gösteren 226 öğrenciden oluşturmaktadır. Bu kapsamda üç bölümden oluşan beşli likert tipinde anket kullanılmıştır. Birinci bölümde katılımcıların demografik özelliklerine ve akademik başarılarına yönelik sorular bulunmaktadır. İkinci bölümde anne baba tutumlarını belirlemek maksadıyla Anne-Baba Tutumları Ölçeği, üçüncü bölümde ise Ergenler İçin Sosyal Dışlanma Ölçeği uygulanmış ve toplanan veriler SPSS programı ile analiz edilmiştir. Çalışma kapsamında geçerlik analizi, güvenirlik analizi, normallik analizi, tanımlayıcı istatistiksel analizler, korelasyon analizi, regresyon analizi, t-tеѕtі ve ANOVA analizi gerçekleştirilmiştir. Demokratik tutumun cinsiyete, anne ve baba eğitim durumuna ve gelir durumuna göre, Koruyucu/istekçi tutumun cinsiyete ve anne eğitim durumuna göre, Dışlanmanın anne eğitim durumuna ve gelir durumuna göre, akademik başarının cinsiyete, anne ve baba eğitim durumuna ve gelir durumuna göre anlamlı farklılık gösterdikleri tespit edilmiştir.

Akademik başarıDışlanmışlıkEbeveyn davranışı+4
Türkan Alan Ödemiş
İstanbul Arel University · Institute of Graduate Studies
2022
00
Master'sOpen AccessTR

Aydın Vilayeti Maarif Müdürü Emrullah Efendi'nin yolsuzluk iddiasıyla yargılanması(1893-1908)

Maarife yaptığı hizmetlerle II. Meşrutiyet devrine damgasını vurmuş bir Maarif Nazırı (1910-1912) olan Emrullah Efendi, maarif nazırlığı ile görevlendirilmeden evvel sırasıyla Yanya, Selanik, Haleb ve Aydın Maarif Müdürlükleri vazifelerini üstlenmiştir. Bu çalışmada ise, Şûrâ-yı Devlet mahkeme evrakı üzerinden onun Aydın Vilayeti Maarif Müdürü (1892-1893) olduğu döneme tesadüf eden yargılanma süreci ele alınmıştır. Emrullah Efendi‟nin Aydın Maarif Müdürü iken maarif sandığından para alarak Gazeteci Tevfik Nevzad ve Avukat Güzel Hasan ile Avrupa‟ya kaçtığı yönünde literatürde yer alan iddialar bu araştırmanın temel problematiğini teşkil etmektedir. Bu olayda dahli olan bir çok kişi mahkeme tarafından Emrullah Efendi‟ye yapıldığı gibi sıkı bir sorgudan geçirilmiş, suçlular ve bu kişilerin hangi gerekçelerle suçlandıkları tesbit edilmeye çalışılmıştır. Bu kişilerin en önde gelenlerinin ifadeleri dinlendikten sonra savunmalarının kayda geçirildiği görülmüştür. Maarif Müdürü Emrullah Efendi ile onun en yakın meslek arkadaşı Maarif Muhasebecisi Mustafa Şükrü Efendi maarifin kasasında kaydına rastlanamayan bir miktar para ile ilgili sorumlu tutulan ve dolayısıyla da bu çalışmanın merkezinde bulunan iki mühim şahsiyettir. Kritik vazifeleri gereği durumla ilgili ifadelerinin alındığı ve sonrasında da savunmalarını mahkemeye sundukları görülmektedir. Ayrıca bu çalışmada, ele alınan dava süreci üzerinden Osmanlı adalet sistemi karşısında sirkat (yolsuzluk) suçu işlediği iddia edilen bir memurun hangi süreçlerden geçerek ne şekilde yargılandığı ve hakkında hükmün nasıl verildiği Emrullah Efendi örneği üzerinden ortaya konulmuş olacaktır. Anahtar Kelimeler: Emrullah Efendi, Mustafa Şükrü, Tevfik Nevzad, Aydın, Soma, maarif nazırı, Aydın vilayeti maarif müdürü, Fransa, Cenevre, İsviçre, maarif sandığı, kaçış, firar, yargı, hâkim, mahkeme, sirkat, ihtilas, senet.

AydınEmrullah EfendiEğitim kurumları+6
Zeynep Aksu
İstanbul 29 MayIs University · Sosyal Bilimler Enstitüsü
2019
00

Related subjects