Technology based instruction

138 theses under this subject heading

Master'sOpen AccessTR

Teknoloji destekli eğitimin özel eğitim öğrencilerinin okuduğunu anlama becerilerine etkisi

Yapılan bu araştırma teknoloji destekli eğitimin özel eğitim öğrencilerinin okuduğunu anlama becerilerine etkisini tespit etmek amacıyla gerçekleştirilmiştir. Bu amaçla hafif zihinsel engelli 6. sınıf öğrencilerinden meydana gelen çalışma grubunun okuduğunu anlama düzeyine teknoloji desteğinin etkisi sınanmaya çalışılmıştır. Karma desende tasarlanan bu araştırma hafif düzeyde zihinsel engele sahip 20 ortaokul öğrencisinden elde edilen nicel ve nitel verilerle gerçekleştirilmiştir. Deney ve kontrol grupları için 2018 Türkçe Dersi Öğretim Programı'nda yer alan bilgilendirici, hikâye edici ve şiir metin türlerin alt türleri olan 9 türe ait metinler haftalık periyotlarla hem deney grubuna hem kontrol grubuna sunulmuştur. Birbirine denk olan bu gruplardan, kontrol grubu öğrencilerine ilgili metinler geleneksel öğretim yöntemleri ile sunulmuş olup deney grubundaki öğrencilere ise etkileşimli tahta aracılığıyla bu metinler sunulmuştur. Metinler işlendikten sonra öğrencilere, her metin için ayrı ayrı hazırlanan 5 soruluk metin değerlendirme ölçeği uygulanmıştır. Testler, her bir soru 20 puan olarak hesaplanmak için toplam 100 puan üzerinden değerlendirilmiştir. Son testin ardından 2 hafta sonra yapılan Kalıcılık Testi yardımı ile öğrencilerin okudukları metinleri anlamlandırma düzeyleri analiz yöntemiyle tespit edilmeye çalışılmıştır. Araştırma bulguları incelendiği zaman, deney grubuyla kontrol grubundaki öğrencilerin ön test puanları arasında önemli bir fark bulunamamıştır. Fakat öğrencilere son test olarak uygulanan Kalıcılık Testi puanları karşılaştırıldığında deney grubuyla kontrol grubunda bulunan öğrencilerin puanlarının arasında istatistiki bakımdan ciddi bir farkın bulunduğu anlaşılmıştır. Araştırma neticesinde deney grubunda bulunan öğrencilerin son test puanlarının kontrol grubunda bulunan öğrencilerin puanlarından daha fazla olduğu tespit edilmiştir. Kalıcılık Testinin ardından deney grubu öğrencilerinin teknoloji destekli eğitime yönelik görüşlerini almak amacıyla hazırlanan 5 soruluk Uygulama Değerlendirme Formu öğrencilere sunulmuş ve bu sorulara verilen cevaplar içerik analizi yöntemi ile incelenmiştir. Araştırma bulguları ışığında yapılan uygulamaya ve araştırmacılara yönelik önerilerde bulunulmuştur. Anahtar Kelimeler: Okuduğunu Anlama, Türkçe Öğretimi, Özel Eğitim, Teknoloji, Dil Becerileri, Materyal Geliştirme, Öğretim Programı

Deneysel incelemeEğitim teknolojisiMateryal geliştirme+7
Nihat Kavan
Siirt University · Sosyal Bilimler Enstitüsü
2020
00
Master'sOpen AccessEN

A conversation analytic study on the displays of task difficulty in task-oriented video-mediated interactions

Technology-mediated task-based language teaching growingly sets to become a vital methodology in language teaching and the learning process yet arises questions regarding the viable implications of task design that affect task complexity and task difficulty. This issue has largely been examined in the classroom environment yet remained unexplored in the technology-mediated and online interactional environments. This study aims to present participants' ways of displaying task difficulty in collaborative information-gap tasks. The data includes screen recordings captured by task participants as a part of a telecollaboration project. The analyses rely on the micro-analytic lens of multimodal Conversation Analysis to examine video-mediated interactions on Skype or Google Hangouts and on-screen behaviours in situ. The findings reveal that task participants deploy diverse sources to display and tackle task difficulty over the process of task engagement such as: (i) expressing the difficulty in an explicit way; (ii) revealing the task-relevant trouble through exclamation; (iii) displaying task difficulty with claims of insufficient knowledge; (iv) orienting to skip the relevant task components after not finding a candidate answer, which becomes observable in-and-through video-mediated interactions. In the light of the results, this study provides significant implications for understanding the concept of task difficulty in interaction, epistemic stances of participants in the act of co-construction of meaning, the implementation of task-based language teaching (TBLT), and its premises for computer-assisted language learning (CALL), and synchronous telecollaboration projects.

Computer assisted language educationLanguage teachingTask-based interaction+7
Merve Nur Yüce
Hacettepe University · Eğitim Bilimleri Enstitüsü
2023
00
Master'sOpen AccessTR

İngilizce öğretiminde teknoloji destekli materyal kullanımına ilişkin öğretmen ve öğrenci görüşleri

Teknolojinin etkileri eğitim alanına yansımakta ve özellikle son yıllarda öğretim programlarında teknoloji destekli materyallere yer verilmektedir. Bu çalışmanın amacı ortaöğretim İngilizce öğretim programında teknoloji destekli materyallere ne sıklıkla yer verildiği, en çok hangi teknoloji destekli materyallerin kullanıldığı ve bu materyallerin kullanımının sınıf içindeki yansımalarına ilişkin öğretmen ve öğrenci görüşlerini belirlemektir. Araştırmanın çalışma grubu 2022-2023 eğitim-öğretim yılında Ankara ili Keçiören ilçesinde Millî Eğitim Bakanlığı'na bağlı Anadolu liselerinde yer alan 9., 10., 11. ve 12. Sınıf İngilizce öğretmenleri ve 9., 10. ve 11. sınıf öğrencilerinden oluşmaktadır. Araştırmada öğretmen ve öğrenci görüşlerine etkili bir şekilde ulaşabilmek amacıyla nicel ve nitel verilerin toplandığı karma yöntem kullanılmıştır. Nicel veriler araştırmacı tarafından hazırlanan anket, nitel veriler ise yarı yapılandırılmış görüşme formu kullanılarak toplanmıştır. Anketten elde edilen veriler SPSS programı kullanılarak, yarı yapılandırılmış görüşme formundan elde edilen veriler ise içerik analizi yöntemiyle analiz edilmiştir. Elde edilen bulgular analiz edildiğinde hem öğretmen hem de öğrenci görüşleri arasında paralellik gözlemlenmiştir. Öğretmenler ve öğrenciler teknoloji destekli materyal kullanımı sayesinde İngilizce öğretim sürecinin kolaylaştığını, kalıcı öğrenmeler meydana geldiğini ve motivasyonu arttırdığı yönünde görüşler bildirmişlerdir. Ayrıca teknoloji destekli materyallerin derslerin farklı aşamalarında kullanıldığı, öğretmenlerin ve öğrencilerin en çok kullandığı teknoloji destekli öğretim materyalinin akıllı tahta olduğu sonucuna varılmıştır. Araştırma sonunda elde edilen verilerin, MEB program geliştirme uzmanlarına, alan uzmanlarına ve öğretmenlere, ortaöğretim İngilizce öğretim programında teknoloji destekli materyallerin kullanımına ilişkin önemli katkılar getirmesi beklenmektedir.

Lise öğrencileriMateryal kullanımıOrtaöğretim okulları+7
Berna Özdemir Şahbaz
Hacettepe University · Institute of Educational Sciences
2023
00
Master'sOpen AccessTR

Ortaokullarda görev yapan sosyal bilgiler öğretmenlerinin araç gereç kullanımına yönelik tutumlarının incelenmesi

Bilgisayar günümüzde her alanda kullanılmaya başlanmıştır. Bu yayılışı eğitim alanına da kaymış, günümüzde de yoğun biçimde kullanılır olmuştur. Bilgisayar teknolojisinin eğitime geçişi ile birlikte eğitimin daha kalıcı olduğu anlaşılmıştır. Bu bağlamda, günümüzde bilgisayar teknolojisi eğitim ortamında önemli bir aktör haline gelmiş bulunmaktadır. Araştırmanın amacı, ortaokul Sosyal Bilgiler dersi öğretmenlerinin, teknolojik araç-gereç kullanımına yönelik tutumlarını belirlemektir. Sosyal Bilgiler Öğretmenlerinin Teknolojik Araç-Gereç Kullanımına yönelik tutumlarının belirlenmesi amacıyla yapılan bu araştırmanın modeli, niceliksel araştırma modeli çeşitlerinden olan, "tarama modeli" ile örtüşmektedir. Bu araştırmanın evreni, 2013-2014 Eğitim-Öğretim yılında İstanbul Avrupa yakası Esenler, Başakşehir ve Bağcılar ilçelerinde resmi ortaokullarda görev yapan Sosyal Bilgiler dersi öğretmenlerini kapsamaktadır. Örneklem ise aynı ilçelerde görev yapan öğretmenler arasında tesadüfü yöntemle seçilen 175 öğretmeni kapsamaktadır. Araştırma için literatür taraması yapılmıştır. Konu ile ilgili önceden yapılmış araştırmaların, bilgi toplama araçları incelenerek araştırma amaçlarına ilişkin, değişkenler belirlenip kişisel bilgileri içeren anket hazırlanmıştır. Ayrıca öğretmenlerin teknolojik araç-gereç kullanımına yönelik tutumlarını belirlemek amacıyla Sevim (2010) tarafından geliştirilen Araç-Gereç Kullanma Tutum Ölçeği ile araç gereç kullanım sıklığını belirlemek amacıyla hazırlanan anket kullanılmıştır. Yapılan inceleme sonunda aşağıdaki sonuçlara ulaşılmıştır: Öğretmenlerin büyük bölümü okullarında Model ve numuneler (gerçek eşya, olay vb.), Basılı gereçler (ders kitabı, gazete, yardımcı kitap vb.), Yazı ve gösterim tahtası, Hareketsiz görüntüler (fotoğraf, resim vb.), Soyut görseller (grafik, tablo, harita vb.), Bilgisayar, Projeksiyon, Bilgisayar laboratuvarı, Fen laboratuvarı veya malzemelerinin var olduğunu bildirmişlerdir. Öğretmenlerin teknolojik araç gereçlere yönelik tutum ölçeği ve alt faktörlerinin puan değerleri incelenmiş ve tutum ölçeği alt faktörlerinden olan "Verimlilik" puan ortalaması incelendiğinde katılımcıların "Kararsızım" düzeyinde bir tutuma sahip oldukları, çok olumlu olmadığı görülmüştür. "Sınıf yönetimi" alt faktörü incelendiğinde öğretmenlerin "Katılmıyorum" düzeyinde düşük bir tutuma sahip oldukları, "Yeterlik" alt faktörüne göre "Kesinlikle Katılıyorum" düzeyinde oldukça yüksek tutuma sahip oldukları ve "Maliyet" alt faktörüne göre ise "Kararsızım" düzeyinde, ancak olumluya doğru bir tutuma sahip olunduğu görülmüştür. Öğretmenlerin teknolojik araç- gereç kullanım tutumlarında cinsiyet, yaş, öğrenim durumu, mesleki kıdem, mezun olunan okul türü ve sınıf mevcudu değişkenleri açısından anlamlı düzeyde fark bulunamamıştır. Ayrıca "Eğitiminiz Sırasında Eğitim Teknolojisi Ya Da Eğitim Araçları İle İlgili Her Hangi Bir Ders Aldınız Mı?", "Eğitim Teknolojisi Ya Da Eğitim Araçları İle İlgili Bir Hizmet İçi Eğitim Kursuna Veya Seminerine Katıldınız Mı?" "Öğrencilerin Araç-Gereçlere Bakış Açılarını Yeterli Buluyor Musunuz?" "Çalışmaya Katılan Öğretmenlerin, Derslerde Araç- Gereçleri Ne Sıklıkla Kullanıyorsunuz?" sorusuna verilen cevaba göre ANOVA testi sonucunda anlamlı fark bulunmamıştır.

Araç-gereçlerBilgisayar destekli eğitimEğitim teknolojisi+7
Tayyip Can
İstanbul Aydın University · Sosyal Bilimler Enstitüsü
2014
00
Master'sOpen AccessEN

The perceptions of students and teachers about the benefits of and bariers to techonology aided EFL

In this study the viewpoints and feelings of EFL students and EFL teachers on the benefits of and barriers to technology aided English as a foreign language (TAEFL) were examined. This study was conducted at Salahaddin University - College of Languages - Department of English Language in Erbil, in the North of Iraq. The purpose of the study was to understand the attitudes of EFL students and teachers who use technology for educational purposes towards the use of technology in the process of English language learning and teaching. In addition, the study aimed to find out the participants EFL students and teachers frequency of technology use. Finally, the study examined the barriers that the EFL students and teachers encounter while using technology. The questionnaires and interviews were administered in order to collect the data. The first questionnaire was administered to 130 EFL students at Salahaddin University - College of Languages - Department of English Language who were first, second, third and fourth year students. The second questionnaire was administered to 50 EFL teachers at Salahaddin University - College of Languages - Department of English Language who were PhD, MA students. Furthermore, in order to get more information, ten EFL students and ten EFL teachers were interviewed in this study. The findings of this study indicated that in spite of having positive attitudes towards integration of technology in EFL, the participants of EFL students and teachers did not use technology in their English language too much. In addition, the use of technology is not too much due to several barriers. Deficiencies and constraints of technological instruments, financial supports, lack of time, lack of information about how to use various types of technological equipment and programs, and lack of effective training courses are the challenges that discourage and prevent the participants EFL students and teachers from utilizing and integrating technology into their English language learning and teaching process. Finally, this study presented several pedagogical suggestions such as providing sufficient funds for technological instruments and training courses in order to increase technology integration in EFL. KEY WORDS: Technology Aided English As A Foreign Language (TAEFL). Attitudes towards TAEFL. Benefits of and Barriers to TAEFL. Frequency of Using Technology.

Computer assisted instructionTechnologyTechnology based instruction+7
Mahmood İmad Mohammed
İstanbul Aydın University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2015
00
DoctorateOpen AccessTR

Multiple sklerozlu hastalarda teknoloji destekli görev odaklı eğitim ve telerehabilitasyonun etkilerinin incelenmesi

Bu çalışma, Multiple Skleroz hastalarında teknoloji destekli görev odaklı eğitim ve mobil uygulama kullanılarak uygulanan telerehabilitasyonun; gövde, denge, ataksi semptomları, yorgunluk, fonksiyonel mobilite, yürüme, üst ekstremite fonksiyonları, yaşam kalitesi, katılım ve fonksiyonel aktivite kinematikleri üzerine olan etkilerini karşılaştırmalı olarak araştırmak amacıyla planlandı. Çalışmaya dâhil edilen 34 hasta randomize olarak iki gruba ayrıldı. Her iki gruptaki hastalar 8 hafta, haftada 3 gün, günde 60 dakika tedaviye alındı. Birinci gruba görev odaklı eğitim istasyonlar halinde uygulandı. Hastalar her istasyonda, 5 dakika egzersiz ve 1 dakikalık dinlenme periyotları halinde aktivite eğitimi aldı. Eğitim kapsamında 10 farklı aktivite kullanıldı. Aktivite istasyonlarının son üçü sanal gerçeklik oyunları ile uygulandı. İkinci gruba araştırmaya özgü geliştirilen mobil uygulama aracılığıyla videolar gönderilerek egzersiz yaptırıldı. Her iki grup için egzersizlerin zorluk seviyesi modifiye borg ölçeğine göre 3-5 olacak şekilde ayarlandı. Gövde, Gövde Bozukluk Ölçeği; denge, Berg Denge Ölçeği; ataksi semptomları, Uluslararası Kooperatif Ataksi Oranlama Ölçeği; yorgunluk, Yorgunluk Şiddet Ölçeği; fonksiyonel mobilite, Zamanlı Kalk Yürü Testi; yürüme, 12 Maddeli Multiple Skleroz Yürüme Ölçeği, üst ekstremite becerileri, Abilhand ve Minnesota testleri; yaşam kalitesi ve katılım, Multiple Skleroz Yaşam Kalitesi Ölçeği ve Amaca Ulaşma Ölçeği; fonksiyonel aktivite kinematikleri ise 10 günlük yaşam aktivitesinde XSens MVN Awinda sensörler kullanılarak kör bir değerlendirici tarafından değerlendirildi. Çalışmayı 32 hasta tamamladı. Grupların yaş ortalamaları görev odaklı eğitim (T-GOE) grubunda 38,7+5,5 olarak, telerehabilitasyon (TR) grubunda 36±8,19 olarak bulundu. Grupların bütün klinik değerlendirmelerinde başlangıç değerleri benzerdi (p>0,05). T-GOE grubunda tedavi öncesi ve sonrası karşılaştırmalarda hastaların gövde, denge, ataksi semptomları, fonksiyonel mobilite, yürüme, üst ekstremite fonksiyonları, yaşam kalitesi ve katılım parametrelerinde gelişme görüldü (p<0,05). TR grubunda ise; gövde, denge, ataksi semptomları, fonksiyonel mobilite, üst ekstremite fonksiyonları, yaşam kalitesi ve katılım parametrelerinde gelişme görüldü (p<0,05). Gruplar arası karşılaştırmalarda T-GOE'nin kinetik fonksiyonlar, gövdenin dinamik dengesi, mental ve bilişsel sağlıkla ilişkili yaşam kalitesi ve tedavi sonrası amaca ulaşma düzeyini geliştirmede TR'ye kıyasla daha etkili olduğu görüldü (p<0,05). Alt ekstremiteye ve gövdeye yönelik kinematik değişkenler de T-GOE grubu lehine görülen klinik değerlendirmelerle benzer sonuçlara sahipti (p<0,05). Çalışmamızın sonuçları fizyoterapi yaklaşımlarına teknoloji entegrasyonunun Multiple Skleroz hastalarının yürüyüş, denge, üst ekstremite becerileri, fonksiyonel mobilite, yaşam kalitesi, katılım ve fonksiyonel aktivite kinematikleri bakımından olumlu etkilere sebep olduğunu gösterdi.

DengeFizik tedaviFizik tedavi yöntemleri+6
Mert Doğan
Hacettepe University · Sağlık Bilimleri Enstitüsü
2022
00
Master'sOpen AccessTR

Teknoloji destekli 5E modeli uygulamasının eşitlik ve denklem konusunda akademik başarıya etkisi

Bu araştırmanın amacı eşitlik ve denklem konusunda teknoloji destekli 5E modeli uygulamasının öğrencilerin akademik başarılarına etkisini incelemektir. Araştırmanın çalışma grubunu 2021-2022 eğitim öğretim yılında Karaman ilinde bir devlet okulunda yedinci sınıfta öğrenim görmekte olan 31 kız, 33 erkek olmak üzere toplam 64 öğrenci oluşturmaktadır. Araştırmada üç farklı gruba farklı öğretim yaklaşımları uygulanmıştır. Birinci gruba teknoloji destekli 5E modeli, ikinci gruba ise 5E modeline göre eğitim uygulanmıştır. Bu iki grup deney grubunu oluşturmaktadır. Kontrol grubuna ise mevcut öğretim programı uygulanarak eşitlik ve denklem konusunun öğretimi gerçekleştirilmiştir. Öğrencilerin akademik başarılarının ölçülmesi amacıyla eşitlik ve denklem başarı testi bütün gruplara ön-test ve son-test olarak uygulanmıştır. Elde edilen verilerin analizinde istatistik programı kullanılarak tek yönlü ANOVA, Wilcoxon işaretli sıralar testi, ilişkili örneklemler için t-testi analizleri gerçekleştirilmiştir. Araştırma sonucunda elde edilen bulgulara göre, öğrencilerin ön test başarı puanları arasında istatiksel bir farklılık yoktur yani öğrencilerin eğitimler öncesi başarı düzeyleri benzerdir. Deney ve kontrol gruplarının son test başarı puanları deney grupları lehine istatiksel bir farklılık göstermiştir. Diğer bir ifade ile teknoloji destekli 5E ve 5E modeline göre hazırlanan eğitim programları mevcut öğretim programına göre eşitlik ve denklem konusunda daha etkili olduğu söylenebilir. Bulgular ışığında teknoloji destekli 5E modelinin cebir öğrenme alanında yer alan diğer konularda uygulanması önerilmiştir.

5E ModeliAkademik başarıDenklemler+5
Kürşat Koç
Hacettepe University · Institute of Educational Sciences
2022
00
DoctorateOpen AccessDE

Der einsatz von neuen medien im daf-unterricht eine kontrastive und semiotische analyse von der verwendung multimedialer hilfsmittel im rahmen neues lernen-neues handeln

Foreign language teaching is not just a teaching and learning process where you learn a new language. It is also a growth and development of oneself accompanied by a new foreign culture. In this sense, it is important to realize a entertaining and dynamic foreign language teaching with examples from daily life. New technological developments have also affected foreign language teaching and made the use of new media inevitable. In this study, the effect of the use of new media on foreign language teaching was examined. The aim of this study is to provide an overview of the use of information technologies within the scope of new teaching methods in foreign language teaching in order to achieve the desired objectives. This study is closely related to how new media can influence foreign language teaching and to what extent the use of information technologies can help foreign language learners in acquiring a new language. In this study, teaching and learning processes implemented in foreign language teaching in schools in Turkey has also been mentioned. This study consists of two parts as theoretical and practical. In this context, firstly theoretical framework is presented. The theoretical framework presented in the first part is consistent with the research method in the application part of the study. The second part of this study reflects the data obtained from interviews with research groups in the application field and the evaluation of the results obtained by analyzing of these data. As a result, the effect of new technological developments on foreign language teaching and the use of new media in foreign language courses were pointed out. Key Words: Foreign language course, information technologies, multimedia, auxiliary resources

Fatma Balkan
Hacettepe University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2020
00
DoctorateOpen AccessTR

Yabancılara Türkçe öğretiminde sosyal medya kullanımının yazma becerisine etkisi

Teknoloji insan hayatını doğrudan etkilemekte, Web 2.0 araçlarında yaşanan gelişmelerle bireylerin internet araçlarını kullanma alışkanlıkları günden güne değişmektedir. Günümüzde insanlar zamanlarının çoğunu internette, özellikle de sosyal medya platformlarında geçirmektedir. Bireylerin var olan internet teknolojilerini ve sosyal medya araçlarını kullanma eğilimleri, uyumlu araçlardan yararlanılarak dil öğrenme fırsatlarına dönüştürüldüğünde öğretimin verimliliği ile öğrenici başarısının artacağı ve öğrenmenin daha kalıcı olacağı düşünülmektedir. Bu çalışmada ders dışı süreçlerde eğitim amaçlı sosyal medya kullanımının Türkçe öğrenen yabancıların yazma becerisi başarılarına ve öz yeterliliklerine etkisi araştırılmıştır. Çalışma kapsamında öncelikle gönüllü katılım formu, kişisel bilgi formu, yarı yapılandırılmış görüşme formları ve odak grup görüşmesi soruları hazırlanmış; hazırlanan formlar uzman görüşüne sunulduktan sonra formlara son şekli verilmiştir. Uygulama öncesinde hazırlanan formlarla öğretici ve öğrenicilerden veri toplanmış, doldurulan formlar betimsel analizle incelenmiş, katılımcıların sosyal medya kullanım alışkanlıkları ve en çok kullandıkları sosyal medya araçları tespit edilerek bu araçlar için ders dışı öğretimi destekleyici etkinlikler oluşturulmuştur. Hazırlanan YouTube ve WhatsApp etkinlikleri yabancılara Türkçe öğreten uzmanlarla paylaşılmış, etkinliklerle ilgili uzman görüşü alınarak etkinliklere son şekli verilmiştir. Araştırmanın çalışma grubu Türkçeyi Gazi, Gaziantep ve İstanbul Aydın üniversitelerinde ikinci dil, Yunus Emre Enstitüsünde yabancı dil olarak öğrenen B2 düzeyinde 79 öğrenici ve bu kurumlarda ders veren 5 öğreticiden oluşmaktadır. Çalışma öncesinde yabancılara Türkçe öğretimi alanında kullanılan dil öğretim setleri incelenmiş, ön test ve son test aşamalarında kullanılmak üzere yazma konuları belirlenmiştir. Ön test ve son test aşamalarında öğrenici kompozisyonlarının değerlendirilmesi için Büyükikiz (2011) tarafından hazırlanan "Yazılı Anlatım Dereceli Puanlama Anahtarı", yazma öz yeterliliklerinin belirlenmesi için Büyükikiz (2011) tarafından geliştirilen "Yazma Becerisi Öz Yeterlilik Ölçeği" kullanılmıştır. Uygulama öncesinde her bir uygulama merkezi için öğreniciler yansız atama ile deney ve kontrol olmak üzere iki gruba ayrılmıştır. Her iki gruba bağımlı değişkenin ön test ölçümü olarak uzman görüşleri doğrultusunda seçilen yazılı anlatım konularından bir kompozisyon yazdırılmış ve öz yeterlilik ölçekleri doldurtulmuştur. Deney grubunun dersleri 6 hafta boyunca bağımsız değişken olarak belirlenen sosyal medya içerikleriyle desteklenmiş, kontrol grubunun derslerinde ise herhangi bir çalışma yapılmamıştır. 6 hafta sonunda her iki gruba son test ölçümü olarak kompozisyon yazdırılmış ve öz yeterlilik ölçekleri doldurtulmuştur. Ön test ve son test aşamalarında öğrenicilerden toplanan nicel veriler SPSS 25.0 programı kullanılarak analiz edilmiştir. Çalışma kapsamında toplanan nitel verilerin analizinde ise betimsel analiz yöntemleri kullanılmış, nicel veriler öğretici ve öğrenicilerin dil öğretim süreçlerinde sosyal medyadan yararlanmaya yönelik görüşleri ile desteklenmiştir. Çalışma sonucunda sosyal medya araçlarının, Türkçeyi yabancı ve ikinci dil olarak öğrenenlerin yazma becerilerini ve yazma öz yeterliliklerini olumlu yönde etkilediği belirlenmiştir. Araştırma kapsamında toplanan nitel veriler, yazma başarısı testi ve yazma öz yeterlilik ölçeği ile toplanan nicel verilerle tutarlılık göstermektedir. Sosyal medya araçları sayesinde öğrenicilerin öz yeterlilikleri yükselmekte, sosyal medyada öğreniciler hedef dilin doğal kullanımlarına tanık olmakta, zaman ve mekân kısıtlaması olmaksızın bilgiye erişmekte, öğretim süreçlerinde kendilerini daha rahat hissetmekte, hata yapmaktan korkmamakta, sınıf dışında da hedef dile maruz kalmakta, arkadaşlarıyla ve öğreticilerle kolaylıkla iletişim kurmakta, öğreticiler sosyal medya uygulamaları üzerinden öğrenicilere anında dönüt verebilmektir. Bununla birlikte dil öğretiminde sosyal medya araçlarından yararlanmanın bazı olumsuz yönleri de bulunmaktadır. Sosyal medya araçları kullanılırken bağlantı problemleri yaşanabilmekte, internete erişimde öğrenicilerin eşit şartlara sahip olmaması fırsat eşitsizliğine neden olmakta, etkinlikler sırasında öğrenicilerin dikkati dağılabilmekte, öğreniciler farkında olmaksızın sosyal medya platformlarında fazla zaman harcamakta, bu durum öğrenicilerde göz sorunları gibi sağlık problemlerine neden olmakta, kontrolü sağlanmadığı takdirde öğrenicilerde istenmeyen öğrenmeler gerçekleşebilmektedir.

Sosyal medyaTeknoloji destekli öğretimTürkçe+6
Önder Çangal
Hacettepe University · Türkiyat Araştırmaları Enstitüsü
2020
00
Master'sOpen AccessTR

Hollanda'da Türk çocuklarına Türkçe öğretimi dersinde teknolojinin kullanımı

Hollanda'da yaşayan Türk çocuklarının ana dillerine, kültürel ve tarihî değerlerine sahip çıkma bilincinde olmaları çok önemlidir. Bu bağlamda Türkiye'den resmî makamlarca, gerek Dışişleri Bakanlığı gerekse Millî Eğitim Bakanlığı tarafından, Hollanda'da yaşayan Türk çocuklarına yönelik Türkçe dersleri alabilmeleri konusunda, sivil toplum kurumları aracılığıyla eğitim vermek üzere çeşitli seviyelerde ders kitapları, Türkçe öğretmenleri ve teknolojik ders materyalleri gönderilmektedir. Bu çalışma kapsamında Türk çocuklarının ana dillerinde dinleme, konuşma, yazma ve okuma gibi temel dil becerileri öğretiminde hangi teknolojilerin kullanıldığına dair görüşlerinin saptanması için nitel araştırma yöntemlerinden biri olan durum çalışması kullanılmıştır. Durum çalışması araştırmanın hem ürünü hem de nesnesi olabilecek nitel araştırma içerisindeki desen türüdür. Başka bir deyişle durum çalışması, araştırmacının gerçek yaşam, güncel bir sistem veya belli bir zaman içindeki çoklu sınırlandırılmış durumlar hakkında gözlem, görüşme, doküman ve raporlar aracılığıyla detaylı ve derinlemesine bilgi topladığı nitel bir yaklaşımdır (Creswell, 2020). Alan araştırması Hollanda'da gerçekleştirilen bu çalışmada, teknolojik araçların kullanımına eğitim ortamında ne kadar yer verildiği ve öğretmenlerin Türkçe öğretimi derslerinde teknolojik araçların kullanımı konusundaki yeterlilikleri ön plana çıkarılmıştır.

Dil öğretimiHollandaTeknoloji destekli öğretim+4
Adem Yavaş
Hacettepe University · Eğitim Bilimleri Enstitüsü
2021
00
Master'sOpen AccessEN

Pre-service teachers' technological pedagogical content knowledge developmentin a computer-assisted mathematics instruction course

In Turkey there is a policy to integrate technology into education. Classrooms have been equipped with interactive white boards, internet networks, and tablet computers. In this process, it is essential for pre-service teachers to know how to use technology for educational purposes. The aim of this thesis is to investigate pre-service mathematics teachers' technological, pedagogical, and content knowledge (TPACK) development in a computer assisted mathematics course. The need to train pre-service teachers as capable of using technology for teaching makes this research important. This research was based on collection and analysis of both quantitative and qualitative data. Qualitative part of this research was a case study. Quantitative data were collected from 29 pre-service teachers with a TPACK Survey. Qualitative data were collected from 6 pre-service teachers by interviewing and observing throughout the course. Findings from this research show that it is possible for a university course to develop pre-service teachers' TPACK and this development is related to given technology, various personal factors of pre-service teachers, group work among them, and the structure of the course. This thesis presents recommendations regarding content specific technology related courses and collaboration among pre-service teachers in these courses in order to support their TPACK development.

Candidate teachersComputer assisted instructionMathematics lesson+7
Nazmi Erdoğan
Boğaziçi University · Sosyal Bilimler Enstitüsü
2014
00
Master'sOpen AccessTR

2000-2022 yılları arasındaki teknoloji destekli geometri öğretiminde başarıyı inceleyen tezlerin sistematik derleme yoluyla incelenmesi

Bu araştırmada 2000-2022 yılları arasında YÖK Ulusal Tez Merkezi'nde yayımlanan teknoloji destekli geometri öğretiminin başarıya etkisi ile ilgili çalışmaları bir sistematik derleme yöntemi olan içerik analiziyle incelemek amaçlanmıştır. Bu amaç doğrultusunda nitel araştırma yöntemlerinden biri olan sistematik derleme modeli kullanılmıştır. Araştırmada belirli kriterler doğrultusunda seçilmiş olan 62 çalışma analiz edilmiştir. Çalışmaların hazırlandığı yıllar, yöntemleri, örneklemi, örneklem büyüklüğü, veri toplama araçları, veri analiz teknikleri, tercih edilen konuları, öğretim teknolojileri ve sonuçları incelenmiştir. Veriler analiz edilirken nitel analiz yöntemlerinden biri olan betimsel analiz tercih edilmiştir. İnceleme sonucu elde edilen veriler grafik, şekil ve tablolar ile ifade edilmiştir. Araştırmanın sonucunda 2013 yılından sonra yapılan çalışmaların sayısında düşüş yaşandığı gözlemlenmiştir. 2019 yılında ani bir artış ile en fazla çalışma yapılmış olmasına rağmen ilerleyen yılda çok az çalışma yapıldığı görülmüştür. Çalışmalarda sıklıkla ortaokul öğrencilerinin tercih edildiği görülmüştür. Okul öncesi, ilkokul, lise ve lisans düzeyindeki öğrenciler ile az çalışma yapılmıştır. Örneklem büyüklüklerinin sıklıkla 31-50 ve 51-100 kişi arasında tercih edildiği görülmüştür. Ancak 30 kişiden az ve 100 kişiden fazla olan örneklem büyüklükleri ile az çalışma yapılmıştır. Araştırma yöntemlerinden sıklıkla nicel ve karma yöntemlerin tercih edildiği görülmüştür. Veri toplama araçlarından daha çok başarı testlerinin ve tutum ölçeklerinin tercih edildiği görülmüştür. Veri analizleri yapılırken t-testlerinin daha çok tercih edildiği görülmüştür. Konular arasında sırasıyla en çok geometrik cisimler ve şekiller, çokgenler ve dönüşüm geometrisi tercih edilmiştir. Öğretim teknolojileri arasında ise sırasıyla en çok Geogebra, Cabri ve Geometer's Sketchpad dinamik yazılımlarının tercih edildiği görülmüştür. Geometrik cisimler ve şekiller konusunun ele alındığı çalışmalarda sıklıkla Cabri'nin kullanıldığı görülmüştür. Ancak diğer öğretim teknolojileri ile yeterli çalışma yapılmadığı fark edilmiştir. Çokgenler konusunda ise Geogebra ve Geometer's Sketchpad yazılımlarının tercih edildiği diğer öğretim teknolojilerinin yeterince tercih edilmediği görülmüştür. Çember ve daire konusunu ele alan çalışmalarda ise sıklıkla Geogebra'nın tercih edildiği tespit edilmiştir. Çalışmalarda elde edilen sonuçlara baktığımızda ise teknoloji destekli geometri öğretiminin öğrenci başarısında etkili olduğu sonucuna ulaşılmıştır. Beklenen başarıyı elde edemeyen araştırmacılar durumun yazılımdaki teknik aksaklıklardan, grubun küçük olmasından, çalışmanın kısa zamanda yapılmış olmasından ve sınıf yönetiminden kaynaklanabileceğini belirtmiştir. Bu alanda yeni çalışma yapacak olan araştırmacılara yeteri kadar çalışma yapılmayan konuları, öğretim teknolojilerini, örneklem türünü, örneklem büyüklüğünü ve araştırma yöntemini tercih etmesi önerilmiştir. Bu şekilde doyum noktasına ulaşan çalışmaların tekrar etmesi yerine alandaki eksiklikleri giderecek çalışmaların yapılması beklenmiştir.

Akademik başarıGeometri öğretimiLisansüstü tezler+5
Hatice Kübra Karabağ
Necmettin Erbakan University · Institute of Educational Sciences
2023
00
Master'sOpen AccessEN

Exploring early childhood teachers' technological pedagogical content knowledge and experiences of technology integrated teaching

The purpose of this mixed-method study is to investigate early childhood education (ECE) teachers' working with children of ages 3 to 6 years technological pedagogical content knowledge (TPACK) and their technology integration in ECE institutions. The first phase, teacher information form, TPACK-Practical Scale and Technology Integration Scale, was used. Interviews focusing on technology-integrated teaching experience and TPACK are held in the second phase to explain and deepen the initial quantitative data set. The scales are analyzed to determine teachers' knowledge levels regarding TPACK and how it relates to their technology integration scores. Thematic analysis is used for interviews. This study revealed the perceived TPACK of in-service ECE teachers, their technology-integrated teaching experiences, and how they relate to their TPACK. The results showed that teachers have a medium to a high level of TPACK. In addition, there is a positive relationship between ECE teachers' technological knowledge and technology integration, and TPACK predicts technology integration at a certain level. In the thematic analyzes, teachers' evaluations that they see technology as a necessity for children's lives and that they blend content, pedagogy and technology knowledge come to the fore. In addition, ECE teachers evaluated TPACK in terms of students, objectives, curriculum, challenges and opportunities, advantages, and disadvantages. At the practical implications level, this study's result suggests that in-service training based on the ECE teachers' needs will help them catch up with the changing technological developments.

Integrated curriculumEarly child educationPreschool period+5
Büşra Gündeş Orman
Boğaziçi University · Sosyal Bilimler Enstitüsü
2022
00
Master'sOpen AccessTR

Türkçe öğretimi ile ilgili web siteleri ve uygulamaların incelenmesi

Bu çalışmada, Türkçe öğretimi için hazırlanan web sitesi ve uygulamaları çeşitli boyutlar çerçevesinde incelemek ve değerlendirmek amaçlanmıştır. Çalışmada nitel araştırma yöntem ve tekniklerinden betimleyici araştırma ile doküman analizi kullanılmıştır. Çalışmanın verilerini Türkçe öğretimi alanında oluşturulan kurumsal ve kişisel web siteleri ile App Store ve Google Play'de bulunan uygulamalar oluşturmuştur. Web siteleri ve uygulamalar için ayrı ayrı veri toplama araçları geliştirilmiştir. Çalışma sonucunda Türkiye'de faaliyet gösteren 207 üniversiteden 131'inde Türkçe öğretim merkezi bulunduğu ve en fazla TÖMER'in İstanbul'da yer aldığı (f=28), Batman, Hakkâri ve Şırnak'ta ise faaliyet gösteren TÖMER bulunmadığı tespit edilmiştir. Bu merkezlerin web siteleri incelendiğinde en fazla içeriğe sahip başlık İletişim (f=128) olurken, en az içeriğe sahip başlığın Diğer Diller (f=10) olduğu saptanmıştır. Üniversiteler; kısaltma isim olarak en fazla TÖMER'i kullanırken (f=94), 8 üniversite ise herhangi bir kısaltma isim kullanmamıştır. Çalışmada Türkçe öğretimi alanında hazırlanan uygulamalarda App Store ve Google Play'deki uygulamalar aldığı beğeni, indirilme sayısı ve hitap ettiği yaş seviyesine göre analiz edilmiştir. Analiz sonucunda en fazla veriye sahip olan anahtar kelimenin Söz Varlığı, en az veriye sahip anahtar kelimenin Karikatür olduğu, App Store'deki uygulamaların genel olarak 4 yaş ve üzeri seviyeye, Google Play'deki uygulamaların genel olarak tüm yaş seviyelerine hitap ettiği sonuçlarına ulaşılmıştır.

Teknoloji destekli öğretimTürkçe eğitimiTürkçe öğretimi+2
Yavuz Selim Eşki
Hatay Mustafa Kemal University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2021
00
Master'sOpen AccessTR

Fen bilgisi öğretmen adaylarının oluşturdukları teknoloji destekli kavramsal değişim etkinliklerinin değerlendirilmesi

Araştırmanın amacı, Fen Bilgisi öğretmen adaylarının oluşturdukları teknoloji destekli kavramsal değişim etkinliklerini değerlendirmek ve öğretmen adaylarının teknoloji destekli kavramsal değişim etkinliklerini gerçekleştirme ile ilgili görüşlerini belirlemektir. Çalışma kapsamında geliştirilen kavramsal değişim etkinliklerinin, teknoloji entegre edilerek oluşturulmasının fen eğitiminde kavram öğretimi açısından önemli olduğu ve kavramların anlamlı ve kalıcı öğretiminin gerçekleştirilmesinde etkili olacağı düşünülmektedir. Çalışma, nitel araştırma desenlerinden durum çalışmasına dayalıdır. On öğretmen adayı, çevrim içi katıldıkları "Fen Bilgisi Öğretiminde Kavram Yanılgıları" dersi kapsamında teknoloji destekli kavram haritaları, zihin haritaları, kavram karikatürleri ve kavramsal değişim metinleri oluşturmuşlardır. Öğretmen adaylarına öncelikli olarak kavramsal değişim etkinliklerine yönelik çevrim içi ortamda bilgi verilmiş daha sonra teknoloji destekli etkinlikleri 2018 Fen Bilimleri Öğretim Programı kapsamında oluşturmaları sağlanmıştır. Öğretmen adayları sırasıyla kavram haritaları için "Inspiration" yazılımı, zihin haritaları için "MindManager" yazılımı ve kavram karikatürleri ve kavramsal değişim metinleri için ise "Powtoon" web sitesini kullanmışlardır. Günümüz 21. yüzyıl dünyasında, eğitim teknoloji desteği ile yürütülmekte; teknolojinin büyük bir öneme sahip olduğu ve ilerleyen zamanlarda çok daha etkili olacağı düşünülmektedir. Araştırmada, veri toplama aracı olarak araştırmacılar tarafından geliştirilen Kavram Haritaları Rubriği, Zihin Haritaları Rubriği, Kavram Karikatürleri Rubriği, Kavramsal Değişim Metinleri Rubriği, Yarı Yapılandırılmış Görüşme Soruları ve Kavramsal Değişim Değerlendirme Soruları kullanılmıştır. Verilerin analizi, içerik analizine dayalı olarak gerçekleştirilmiştir. Öğretmen adaylarının cevapları doğrultusunda kodlar oluşturulup, bu kodlar alt temalar halinde tablo haline getirilerek sunulmuştur. Teknoloji destekli kavramsal değişim etkinlikleri oluşturmayı öğretmen adaylarının kavram öğretimi açısından etkili ve eğlenceli bulmuşlardır. Öğretmen adaylarının oluşturdukları teknoloji destekli kavramsal değişim etkinlikleri, 2018 Fen Bilimleri Öğretim Programındaki kazanımlara uygundur. Öğretmen adaylarının oluşturdukları kavramsal değişim etkinliklerinin nitelikli olduğu sonucuna ulaşılmıştır. Öğretmen adayları, teknolojik uygulamaların İngilizce olmasından kaynaklı olarak kendilerini yetersiz görmektedirler. Öğretmen adaylarının kavramsal değişim değerlendirme sorularına ilişkin son cevaplarının ilk cevaplarına göre daha bilimsel olduğu görülmüştür. Öğretmen adaylarının kavramsal değişim etkinliklerine ilişkin görüşlerinin olumlu olduğu sonucuna ulaşılmıştır.

Aday öğretmenlerEtkinlikEğitim etkinliği+5
Mukaddes Karyağdı
Muğla Sıtkı Kocman University · Institute of Educational Sciences
2022
00
DoctorateOpen AccessTR

Okul öncesi sanat eğitimi için geliştirilen grafik aplikasyon öğrenme modeli

Sanat, evrensel bir dile sahiptir. Bu nedenle herkes tarafından anlaşılabilir olması gerekmektedir. Sanat eğitiminin katkısı, bireyin gelişimi için gerekli olan farklı disiplinlerin öğretiminde yadsınamaz bir gerçek olduğu kanıtlanmış bilimsel bir bilgidir. Sanatla birlikte gelişim gösteren sanat eğitimi, görsel olan her biçim için devamlılığı sağlar ve öğrenmeyi güçlendirir. Okul öncesi dönemde sanat eğitimi, bireylerin gelişim, öğrenme ve yaratıcılıklarını destekleyen uygulamaları ve faaliyetleri kapsamaktadır. Ailede başlayan eğitim, okul ve çevre ile devam etmektedir. Erken çocukluk döneminde sanat eğitimi alan bireyler yaratıcılık bakımından gelişmiş olup bakış açıları daha estetik ve farkındalık sahibi kişiler olarak yetiştikleri görülür. Bu dönemde alınan sanat eğitimi bireylerin sanat ve diğer disiplinlerle akademik bir bağ kurabilmesini sağlayacaktır. Sanatı teknolojiyi kullanarak eğitim sürecine aktarmak bireyin öğrenmesini doğrudan etkilemektedir. Okul öncesi bireylerde sanatı sevdirmek ve estetik bakış açısı oluşturup öğrenmeyi sağlamak için tablet ile yeni bir öğrenme modeli geliştirilmiştir. Bu öğrenme modeli, küçük yaşlardaki bireylerin görsel algılarında anlamlı bir sonuç oluşturmaktadır. Sanat içerikli aplikasyon eğitimi, okul öncesinde 4-6 yaş arasındaki çocuklarla bireysel olarak gelişimlerini destekleyecek yönde bir uygulama olarak geliştirilmiştir. Uygulama, bireyin yaşı, öğrenim durumu, algı ve görsel zekâsı dikkate alınarak hazırlamış olup, dijital bir ortamda güncel kullanılan tablette uygulanmıştır. Uygulama sonrasında bireylerin öğrendiklerini ölçebilmek için anket yapılmıştır. Bireylerin gelişimlerini destekleyecek açık uçlu soruyla yorumlama, analiz yapabilme yetenekleri çözümlenmiştir. Okul öncesi bireylerin sanat eğitimlerini destekleyecek olan aplikasyon oyun yöntemi kullanılarak mantıksal düşüncelerinin eğitilmesi, bilişsel, duyuşsal ve akademik becerilerin geliştirilmesi amaçlanmıştır.

AplikasyonGrafik tasarımıOkul öncesi eğitim+5
Merva Kelekçi Olgun
Yıldız Technical University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2018
00
Master'sOpen AccessTR

Zihin yetersizliği olan öğrencilere görsel-işitsel teknolojilerle sunulan tablet bilgisayar öğretim programının etkililiği

Tablet kullanma becerisi, zihin yetersizliği olan çocuğun kazanması gereken pek çok bağımsız yaşam becerisi ve akademik beceri için önkoşul özelliği göstermektedir. Bu araştırma, hafif ve orta düzeyde zihin yetersizliği olan öğrencilerin bağımsız yaşam ve akademik becerileri kazanmalarında, destekleyici olabilecek tablet becerisinin öğretimine olan gereksinimden hareketle planlanmıştır. Bu araştırmanın amacı; hafif ve orta düzeyde zihin yetersizliği olan öğrencilere tablet bilgisayar kullanma becerisinin öğretilmesinde görsel-işitsel teknolojilerle sunulan Tablet Bilgisayar Öğretim Programının (TABÖP) etkililiğini, sürdürülebilirliğini ve genellenebilirliğini incelemektir. Bu amaçla hafif ve orta düzeyde zihin yetersizliği tanısı almış bir kız, üç erkek toplam dört öğrenci ile çalışma gerçekleştirilmiştir. Katılımcılar 12-16 yaş aralığında olan katılımcılardan ikisi kaynaştırma öğrencisi olup, diğer iki öğrenci ise bir özel eğitim ortaokuluna devam etmektedir. Araştırma, tek denekli araştırma modellerinden katılımcılar arası yoklama evreli çoklu yoklama modeli ile desenlenmiştir. Araştırmanın bağımlı değişkeni tablet bilgisayar kullanma becerisi, bağımsız değişken ise görsel-işitsel teknolojilerle sunulan TABÖP'tür. Araştırmacı tarafından iBooks Author uygulaması yardımıyla geliştirilen TABÖP'ün öğretimi, ipucunun giderek arttırılması öğretim yöntemiyle öğrencilere sunulmuştur. Araştırma bulguları, katılımcıların tablet bilgisayarı kullanma becerisini ölçütü karşılar düzeyde (%85) edindiklerini; edindikleri bu becerileri uygulama bittikten bir, iki ve üç hafta sonra koruduklarını; gerek farklı ortamlara, gerekse farklı tablet bilgisayara genelleyebildiklerini göstermiştir. Sosyal geçerlik verileri ise katılımcıların uygulama sürecinde çok mutlu olduklarını ve anne-babalarının çalışmadan çok memnun kaldıklarını göstermiştir.

Bilgisayar kullanımıEğitim teknolojisiGörsel-işitsel materyaller+6
Ahmet Turan Acungil
Anadolu University · Eğitim Bilimleri Enstitüsü
2014
00
DoctorateOpen AccessTR

Bilişim teknolojileri öğretmen adayları arasında çevrimiçi sosyal ağların öğretim amaçlı kullanımı

Bu çalışmanın temel amacı, bilişim teknolojileri (BT) öğretmen adaylarının yoğunlukla kullandıkları çevrimiçi sosyal ağların (ÇSA'ların) öğretim amaçlı kullanımını bir yenilik olarak kabul etme süreçlerinin değerlendirilmesidir. Bu genel amaç doğrultusunda, katılımcıların ÇSA sitelerinin öğretim amaçlı kullanımına ilişkin gereksinimlerinin belirlenmesi; bu gereksinimler paralelinde ÇSA'lar ile harmanlanmış bir öğrenme ortamının hazırlanması; uygulama deneyimlerine ve ilgili alanyazına uygun bir ölçek geliştirilmesi; geliştirilen ölçek yardımıyla bilişim teknolojileri öğretmen adaylarının var olan durumlarının belirlenmesi ve uç değerlere sahip durumların derinlemesine incelenmesi hedeflenmiştir. Çalışmada, karma desenli yöntemler arasından eşzamanlı çoklu desen yaklaşımı kullanılmıştır. Genel amaca yanıt verebilmek için çalışma, dört aşamadan oluşmaktadır. Çalışmanın ilk aşamasında öğrencilerden ayrıntılı bilgi elde edebilmek ve bu bilgiler doğrultusunda ölçek maddeleri geliştirebilmek için Anadolu Üniversitesi, Eğitim Fakültesi, Bilgisayar ve Öğretim Teknolojileri Eğitimi (BÖTE) Bölümü öğrencilerinden 2011-2012 öğretim yılı bahar döneminde açılan BTÖ426 Proje Geliştirme ve Yönetimi II dersini alan 53 öğretmen adayından veri toplanmıştır. İkinci aşamada öğretmen adaylarının belirttiği gereksinimler doğrultusunda, yüz yüze derslerin ÇSA'lar üzerindeki etkinliklerle desteklendiği harmanlanmış bir öğrenme ortamı sunulmuştur. Harmanlanmış öğrenme ortamında yapılan etkinlikler 2011-2012 öğretim yılı bahar dönemi boyunca (14 hafta) sürdürülmüştür. Çalışmanın üçüncü aşamasında, bir önceki aşamadan elde edilen veriler ışığında "Çevrimiçi Sosyal Ağların Öğretim Amaçlı Kabulü ve Kullanımı" ölçeği geliştirilmiştir. Ölçek geliştirme ve faktör analizi için Anadolu Üniversitesi ve Eskişehir Osmangazi Üniversitesi BÖTE öğrencilerinden veri toplanmıştır. Bir sonraki aşamada ölçek, Türkiye genelinde var olan durumun belirlenmesi amacıyla, seçilen yedi devlet üniversitesinin BÖTE bölümlerinde okuyan birinci ve dördüncü sınıf öğrencilerine gönderilmiştir. Örneklem seçiminde, "2012 Sosyal Bilimler Alanında Üniversitelerin Sıralaması Raporu"nda yer alan sıralamadan her alt kümeyi temsil edecek seçkisiz örneklemler alınması süreci izlenmiştir. Gönderilen ölçek, 567 birinci ve dördüncü sınıf öğrencisi tarafından yanıtlanmış ve %66,36 geri dönüş oranı sağlanmıştır. Bu aşamanın bir uzantısı olarak uç değerlere sahip üniversitelerin öğrencilerinden çok düşük ya da çok yüksek kabul etme ve kullanım düzeyine yol açan etmenler hakkındaki görüşleri alınmıştır. Bu aşamadaki nitel veriler, uç değerlere sahip üniversitelerde seçkisiz olarak belirlenen ikisi birinci sınıf ikisi de dördüncü sınıf olmak üzere toplam dört BÖTE bölümü öğrencisinden toplanmıştır. Çalışmanın nicel verileri anketler ve ölçek yardımıyla, nitel verileri ise gözlem, yarı-yapılandırılmış görüşme, odak grup görüşmesi ve ÇSA etkinlik kayıtları yardımıyla toplanmıştır. Çalışmadan elde edilen nicel verilerin analizinde SPSS 20 yardımıyla betimsel istatistikler, açımlayıcı faktör analizi ve parametrik testler gerçekleştirilmiştir. Araştırmada istatistiksel anlamlılık düzeyi 0.05 olarak kabul edilmiştir. Ayrıca LISREL 8.0 yardımı ile ölçek verileri üzerinde doğrulayıcı faktör analizi yapılmıştır. Araştırmadan elde edilen nitel veriler ise, içerik analizi yöntemiyle çözümlenmiştir. Gerek sınıf içi uygulamalardan gerekse ölçekten elde edilen bulgular eşliğinde BT öğretmen adaylarının ÇSA'ları öğretim amaçlı olarak kabul ve kullanım durumlarının performans beklentisi, çaba beklentisi, sosyal etki ve kullanma niyetlerinden etkilendiği sonucuna ulaşılmıştır. Geliştirilen ölçekte bu faktörlerin varyansın %64,37'sini açıkladığı belirlenmiştir. Elde edilen bulgular eşliğinde, BÖTE öğrencilerinin ÇSA'ları öğretim amaçlı olarak kullanmaya ilişkin olumlu yaklaşım sergiledikleri gözlemlenmiştir. Araştırmaya katılan BOT öğretmen adaylarının ÇSA'ların öğretim amaçlı kabul ve kullanımına ilişkin ortalama puanlarının cinsiyet ve üniversite bağlamında farklılaştığı görülmüştür. Araştırmada irdelenen bir diğer değişken sınıf düzeyidir. Gerçekleştirilen çözümlemeler sonucunda, sınıf düzeyi değişkeninin kabul ve kullanım üzerinde anlamlı bir fark yaratmadığı sonucuna ulaşılmıştır. Üniversite ve sınıf düzeyi değişkeninden elde edilen bulgular, var olan BÖTE bölümü öğretim programlarının öğrencilerin benimseme düzeylerini etkileyip etkilemediği sorusunu akla getirmiştir. Farklılığın doğasını belirlemek amacıyla uç değerlere sahip üniversitelerdeki öğrencilerle yarı-yapılandırılmış görüşmeler yapılmıştır. Görüşmeler sonucunda, var olan BÖTE bölümü programlarının ÇSA'ların öğretim amaçlı kabul ve kullanımı üzerinde herhangi bir etkisinin olmadığı sonucuna varılmıştır. Ancak, var olan farklılığın, üniversitelerde görev yapmakta olan öğretim elemanlarının kendi derslerinde ÇSA'ları öğretim amaçlı kullanma düzeyleriyle açıklanabildiği görülmüştür.

Aday öğretmenlerBilgisayar destekli öğretimBilişim teknolojileri dersi+6
Elif Buğra Kuzu
Anadolu University · Institute of Educational Sciences
2014
00
Master'sOpen AccessTR

Yabancılara teknoloji tabanlı Türkçe öğretimi: Dinleme becerisinin kazandırılmasına ilişkin durum analizi

Bu araştırma, Türkçenin yabancı (ikinci) dil olarak teknoloji tabanlı öğretiminde dinleme becerisinin Türkiye'deki durumuna ve geliştirilmesine yönelik bir alan yazın çalışmasıdır. Bu bağlamda, teknolojinin dil öğretimi sürecine girdiği programlı öğretim uygulamasıyla başlanıp 2000'li yılların İnternet tabanlı teknolojilerine kadarki alan yazın taranmış; olumlu olumsuz yanlarıyla teknolojinin ikinci dil öğretimine katkısı tespit edilmiştir. Çalışmanın sonucunda, Türkçenin ikinci dil olarak öğretiminde teknolojinin yeterli boyutta kullanılmadığı ortaya çıkmıştır.

Dil öğretimiDinleme becerisiTeknoloji destekli öğretim+6
N. Demet Yayla
Anadolu University · Sosyal Bilimler Enstitüsü
2014
00
DoctorateOpen AccessTR

Teknoloji destekli öğrenme ortamlarında çoklu görev yapmanın öğrenmeye etkisi

Günümüz genç nesillerini dijital yerliler, Net nesli ya da milenyum nesli olarak tanımlayan popüler kavramlarla alanyazında sıkça karşılaşılmaktadır. Bu tür kavramların ortak çıkış noktası, yeni nesillerin dijital teknolojiler ile geçmiştekilere göre daha yüksek düzeyde etkileşimde bulunmalarıdır. Bazı araştırmacılar bu yüksek düzeyli etkileşiminin bilgiyi edinme ve işleme gibi temel öğrenme alışkanlıklarını da değiştirdiğini öne sürmektedir. Genç neslin öğrenme alışkanlıklarına ilişkin dikkat çeken iddialardan biri bu bireylerin birden çok bilgi ve iletişim kaynağına dikkatlerini aynı anda vererek farklı kaynaklardan gelen bilgileri eş zamanlı olarak işleyebildikleri varsayımıdır. Alanyazında çoklu görev olarak adlandırılan bu durum dijital yerliliğin en belirgin göstergelerinden biri olarak kabul edilmektedir. Öte yandan son zamanlarda gerek dijital yerlilik kavramına gerekse çoklu görev gerçekleştirme becerisi gibi bir takım dijital yerlilik özelliklerine ciddi eleştirilerin yöneltildiği görülmektedir. Bu eleştirilerde insan bilişsel mimarisinin çoklu görev yapmaya uygun olmadığı ve çoklu görev yapan bireylerin gerek öğrenme gerekse üretim performanslarının bu durumdan olumsuz etkileneceği vurgulanmaktadır. Bu araştırmanın amacı teknoloji destekli öğrenme ortamlarında çoklu görev yapmanın öğrenmeye olan etkisinin incelenmesidir. Bu amaç çerçevesinde öğrencilerin bir yandan öğrenirken diğer taraftan da çoklu görev gerçekleştirmelerine olanak tanıyan web-temelli bir ortam tasarlanmıştır. Web ortamı sıralı ve engelleyici, sıralı ve üretici, eş zamanlı ve engelleyici olmak üzere üç farklı çoklu görev türünü içermektedir. Sıralı ve engelleyici çoklu görev ortamı, öğrenme görevi ile öğrenme ile ilgisiz başka bir görevin yer aldığı iki ortam arasındaki geçiş etkinliklerinden oluşmaktadır. Sıralı ve üretici çoklu görev ortamı, iki öğrenme görevi arasında geçişler içerecek şekilde tasarlanmıştır. Sıralı çoklu görev ortamlarında görevler arası geçiş yapan öğrenciler, öğrenmeye ilişkin görevlerine geri döndüklerinde öğrenmelerine kaldıkları yerden devam edebilmektedirler. Eş zamanlı ve engelleyici çoklu görev ortamında ise katılımcıların çoklu görev gerçekleştirirken öğrenme görevlerini duraklatmalarına izin verilmemiştir. Bu ortamdaki öğrenciler eş zamanlı çoklu görev olarak öğrenme etkinliği sırasında çevrimiçi sohbet etmişlerdir. Araştırmada öğretim içeriği olarak sıtmanın yaşam döngüsü ve yenilenebilir enerji kaynaklarına ilişkin iki farklı öğretim videosu kullanılmıştır. Tam deneysel faktöriyel bir desenle tasarlanan araştırmada iki kontrol ve beş deney olmak üzere toplam yedi araştırma grubu bulunmaktadır. Deney grupları belirtilen üç farklı çoklu görev etkinliğinden birini gerçekleştirirken, kontrol grupları öğrenme etkinliğini çoklu görev gerçekleştirmeksizin tamamlamışlardır. Tüm katılımcılar araştırma gruplarına seçkisiz olarak atanmıştır. Araştırmanın katılımcıları Anadolu Üniversitesi Eğitim Fakültesinde öğrenim görmekte olan 572 lisans öğrencisidir. Araştırmada katılımcıların söz konusu çoklu görev ortamlarındaki öğrenme başarıları, içeriği hatırlama düzeyi ve konu ilgisi olmak üzere iki değişken bağlamında karşılaştırılmıştır. Araştırma bulguları, sıralı çoklu görev yapmanın sunulan içeriği hatırlamayı olumsuz etkilemediğini, eş zamanlı çoklu görev yapmanın ise hatırlamayı olumsuz etkilediğini ortaya koymuştur. Farklı çoklu görev durumlarındaki katılımcıların konu ilgileri karşılaştırıldığında sıtmanın yaşam döngüsü ve yenilenebilir enerji kaynakları videolarını izleyen gruplarda farklı sonuçlarla karşılaşılmıştır. Öğretim içeriği olarak sıtmanın yaşam döngüsü videosunu izleyen gruplarda sıralı çoklu görev gerçekleştirmenin konu ilgisini olumsuz etkilemediği, eş zamanlı çoklu görevin ise olumsuz etkilediği gözlenmiştir. Yenilenebilir enerji kaynakları videosunu izleyen çoklu görev gruplarında ise yalnızca sıralı ve üretici çoklu görev grubunun konu ilgisinde anlamlı bir artış gözlenmiştir. Araştırmada öğrenme başarısının yanı sıra bireylerin birtakım özellikleri ile çoklu görev becerileri arasındaki ilişki de incelenmiştir. Bu özellikler katılımcıların teknoloji kullanım düzeyleri, farklı çoklu ortamlarda günlük geçirdikleri süre, ders çalışırken çoklu görev yapma sıklıkları ve çalışan bellek kapasiteleridir. Bulgular, teknoloji kullanım düzeyi ile çoklu görev yaparak öğrenme becerisi arasında anlamlı bir ilişki olmadığını ortaya koymuştur. Benzer biçimde farklı çoklu ortamlarda günlük geçirilen süre ile sıralı ve engelleyici ve eş zamanlı ve engelleyici çoklu görev durumlarındaki öğrenci başarısı arasında da herhangi bir ilişki gözlenmemiştir. Öte yandan çoklu ortamlarda geçirilen günlük süre arttıkça sıralı ve üretici çoklu görev durumlarında öğrencilerin başarılarının düştüğü görülmüştür. Sıralı ve üretici çoklu görev etkinliklerinin diğer çoklu görev türlerine göre daha uzun sürdüğü dikkate alınarak çoklu ortamlarda günlük geçirilen sürenin artmasının uzun süreli gerçekleşen öğrenme etkinliklerinde bireylerin öğrenmelerini olumsuz etkilediği sonucuna ulaşılmıştır. Ayrıca araştırmada çoklu görev becerisinin geliştirilebilen bir özellik olmadığı sonucuna ulaşılmıştır. Nitekim günlük yaşamdaki ders etkinlikleri sırasında çoklu görev gerçekleştirme sıklığı ile tasarlanan çoklu görev ortamında öğrenme başarısı arasında bir ilişki gözlenmemiştir. Son olarak araştırmada farklı çoklu görev türlerinin farklı çalışan bellek bileşenleri ile ilişkili olabileceğine ilişkin bulgulara ulaşılmıştır. Yukarıda kısaca özetlenen araştırma sonuçları ilgili alanyazın çerçevesinde tartışılmış, araştırma sınırlılıkları vurgulanmış ve gelecekteki çalışmalara ilişkin öneriler sıralanmıştır. Bu araştırmanın dijital yerlilik ve çoklu göreve ilişkin alanyazına önemli kuramsal katkılarda bulunduğu düşünülmektedir. Çalışmada bu katkıların tartışılmasının yanı sıra öğretim ortam ve etkinliklerinin tasarımı gibi uygulamaya yönelik çıktılara da değinilmiştir. Anahtar Kelimeler: Dijital yerliler, çoklu görev, web-temelli öğrenme.

Bilgisayar destekli öğrenmeTeknoloji destekli öğretimWeb tabanlı eğitim+5
Muhterem Dindar
Anadolu University · Eğitim Bilimleri Enstitüsü
2015
00
DoctorateOpen AccessTR

Otizm spektrum bozukluğu olan çocuklara sosyal beceri öğretiminde teknoloji destekli etkileşimli ortam tasarımı ve etkililiği

Otizm Spektrum bozukluğu (OSB) olan bireyler iletişim başlatma, sürdürme, sosyal ipuçlarını anlama, sosyal bağlama uygun tepki verme gibi sosyal becerilerde önemli ölçüde yetersizlikler göstermektedirler. Bu nedenle bu bireylerin eğitim programlarında sosyal becerilerin geliştirilmesi öncelikli amaçlardan birisidir. OSB olan bireylerde sosyal beceri öğretiminde pek çok yöntem kullanılmaktadır. Önemli olan hedeflenen sosyal becerilerin öğretiminde etkililiği ortaya konmuş kanıt temelli uygulamaların kullanılıyor olmasıdır. OSB olan bireylerde sosyal beceri öğretiminde kullanılan kanıt temelli uygulamalardan biri de sosyal öykülerdir. Sosyal öyküler sosyal ipuçlarını anlama ve bu duruma uygun tepki vermeyi açıklayan kısa bireyselleştirilmiş öykülerdir. Dolayısıyla bir kurguya sahiptir ve bu bağlamda Çoklu Ortam Öğrenme Yaklaşımı, farklı içerik sunum biçimlerini destekleyerek sosyal öykülerin dijital ortamlardan verilmesi için uygun bir yaklaşım olarak karşımıza çıkmaktadır. Bu araştırmanın amacı OSB olan ergenlere sosyal beceri öğretiminde etkileşimli ve etkileşimli olmayan ortamlarda hazırlanan sosyal öykülerin tasarımlanması ve etkileşimli ve etkileşimli olmayan sosyal öykülerin etkililik ve verimliliklerinin karşılaştırılmasıdır. Ayrıca, çalışmada deneklerin hedef sosyal becerileri öğretim sona erdikten sonra sürdürmeleri ve bu becerileri farklı ortamlara genellemeleri üzerindeki etkilerinin incelenmesi de amaçlanmıştır. Aynı zamanda annelerin, öğretmenlerin ve akranların görüşleri de değerlendirilerek, çalışmanın sosyal geçerliği incelenmiştir. Araştırma, OSB tanısı olan 12-14 yaş aralığında kaynaştırma eğitimine devam eden dört ergen katılımcı ile yürütülmüştür. Araştırmanın yöntemi karma araştırma yöntemidir. Araştırmada tasarım tabanlı araştırma ve tek denekli araştırma desenlerinden biri olan uyarlamalı dönüşümlü uygulamalar modeli birlikte kullanılmıştır. Bulgular; etkileşimli sosyal öykülerin "etkileşimli, seçim yapma ve karar verme" özelliklerini barındırması nedeniyle etkileşimli olmayan sosyal öykülere göre daha ilgi çekici ve eğlenceli olduğunu göstermektedir. Bununla birlikte her iki uygulamanın da kolay uygulanabilir ve amaca hizmet ettiği belirtilmektedir. Her iki öğretim uygulaması ile deneklerin sosyal becerileri edindikleri ve edindikleri bu becerileri öğretim bittikten sonra da sürdürdükleri, farklı ortam ve kişilere genelledikleri görülmüştür. Araştırmada sosyal becerilerin ediniminde etkileşimli sosyal öykü uygulaması ile etkileşimli olmayan sosyal öykü uygulamasının çok az bir farkla hemen hemen eşit düzeyde etkili olduğu, kalıcılık ve genelleme aşamalarında ise her iki öğretim uygulaması arasında dört katılımcıda da bir farklılık olmadığı görülmektedir. Bulgular verimlilik açısından değerlendirildiğinde ise her dört denekte ölçüt karşılanıncaya değin gerçekleştirilen oturum/deneme sayısı ve hata sayısı açısından etkileşimli sosyal öykü uygulamasının etkileşimli olmayan sosyal öykü uygulamasına göre daha verimli olduğu görülmüştür. Ancak, hedef becerilerde ölçüt karşılanıncaya değin gerçekleşen toplam öğretim süresi açısından değerlendirildiğinde bir denek haricinde üç denekte etkileşimli olmayan sosyal öyküler etkileşimli sosyal öykülere göre daha verimlidir. Sosyal geçerlik bulgularına göre anneler, öğretmenler her iki uygulama için olumlu sonuçlardan söz etmişlerdir. Bununla birlikte etkileşimli sosyal öykülerin etkileşimli olmayan sosyal öykülere göre daha eğlenceli, aktif ve keşfedici bir öğrenme ortamı oluşturduğunu; bu nedenle çocuklarının becerileri daha hızlı öğrenmiş olabileceklerini belirtmişlerdir. Akranlar ise çalışmaya katılmak ve bu çalışmanın bir parçası olmaktan dolayı kendilerini çok mutlu hissettiklerini, arkadaşları için çalışmanın yararlı olduğunu ifade etmişlerdir. Ek olarak birlikte oyun oynamak, vakit geçirmek, grup etkinliklerine katılmak, zor durumlarda ne yapmaları gerektiğini öğrenmek gibi becerilerde çalışmanın hem kendileri, hem arkadaşları, hem de tüm sınıf için yararlı olduğunu dile getirmişlerdir. Anahtar Sözcükler: OSB, Sosyal beceri, Sosyal öyküler, Teknoloji destekli etkileşimli ortam tasarımı.

Ortam tasarımıOtistik bozukluklarOtistik çocuklar+5
Sunagül Sani Bozkurt
Anadolu University · Institute of Educational Sciences
2016
00
DoctorateOpen AccessTR

Zihin yetersizliği olan ortaokul öğrencilerinin bulunduğu bir sınıfta öğretim etkinliklerinin teknoloji desteği ile geliştirilmesi: Bir eylem araştırması

Bu araştırmanın genel amacı, zihin yetersizliği olan ortaokul öğrencilerinin bulunduğu bir sınıfta Fen ve Teknoloji dersinin maddeyi tanıyalım isimli ünitesine ilişkin teknoloji destekli öğretim etkinliklerinin geliştirilmesi ve uygulanmasıdır. Araştırmanın katılımcıları, resmi bir özel eğitim ortaokulunda eğitim alan altıncı sınıf hafif düzeyde zihin yetersizliği olan 11 öğrenci, öğrencilerin aileleri, iki zihin engelliler sınıf öğretmeni, geçerlik komitesi üyeleri, tez izleme komitesi üyeleri ile araştırmacıdır. Eylem araştırması olarak desenlenen araştırma, "Durum Saptama", "Uygulama" ve "İzleme" olmak üzere üç aşamada gerçekleştirilmiştir. Durum saptama sürecinde, öğrenci özellikleri ve gereksinimleri, öğretmenlerin ders etkinliklerindeki teknoloji kullanımları ile teknoloji kullanımında karşılaşılan sorunlar betimlenmiştir. Elde edilen bu veriler doğrultusunda uygulama sürecinde Fen ve Teknoloji dersine teknoloji entegrasyonu sağlanarak, öğretim etkinlikleri planlanmış ve uygulanmıştır. İzleme sürecinde ise, öğretmenlerin ve öğrencilerin uygulama sonrasındaki öğretim etkinlikleri gözlenmiştir. Araştırma verileri, görüntü kayıtları, saha notları, araştırmacı günlüğü, günlük ders planları, geçerlik komitesi toplantı kararları, öğretmenler ile yapılan yansıtma ve birlikte planlama toplantısı kararları, yarı yapılandırılmış ve yapılandırılmamış görüşmeler, süreç ürünleri, ölçüt bağımlı test, kontrol listeleri ve resmi belgelerden elde edilmiştir. Veriler, araştırma sürecinde ve sonunda elde edilerek nitel veri analizi teknikleri ile analiz edilmiştir. Elde edilen veriler; geçerlik komitesi tarafından düzenli olarak incelenmiş, gerçekleştirilen analizler sonucunda oluşturulan temalar yine geçerlik komitesi tarafından irdelenmiştir. Uygulamada, Fen ve Teknoloji dersinin maddeyi tanıyalım ünitesi ele alınarak teknolojinin entegrasyon süreci incelenmiş, bu süreçte karşılaşılan sorunlar ve çözüm yolları betimlenmiştir. Entegrasyon sürecinde sınıfa etkileşimli tahta yerleştirilmiş ve her öğrenciye tablet sağlanmıştır. Bu süreçte, zihin yetersizliği olan öğrencilerin kullanabileceği, evrensel tasarım ilkelerine uygun içeriklerin olmaması karşılaşılan en önemli sorun olarak belirlenmiştir. Bu doğrultuda zihin yetersizliği olan öğrencilerin diz üstü bilgisayar, tablet bilgisayar ve etkileşimli tahta gibi birçok araçta kullanabilecekleri web tabanlı bir yazılım geliştirilmiştir. Teknoloji destekli öğretim etkinliklerinde, olumlu sınıf iklimini yaratmanın teknoloji entegrasyonunda önemli bir aşama olduğu belirlenmiştir. Farklı düzeylerde öğrencilerin yer aldığı sınıfta, teknolojinin öğretim etkinliklerinin öğrenci düzeylerine göre planlanmasına ve sınıfta uygulanmasına fırsatlar yarattığı, bir başka ifade ile teknolojinin farklılaştırılmış öğretim etkinliklerinin gerçekleştirilmesine olanak sağladığı görülmüştür. Teknoloji aracılığıyla sunulan öğretimin öğrencilerin konuyu öğrenmelerinde olumlu katkılar sağladığı belirlenmiştir. Bununla birlikte, öğrencilerin öğrenilen bilgileri genellemesinde ve günlük yaşama aktarmasında gelişmeler kaydettiği görülmüştür. Teknoloji destekli öğretim etkinliklerinin öğrencilerin motivasyonunu ve derse katılımlarını artırdığı, akranları ile işbirliğini geliştirdiği belirlenmiştir. Teknolojinin zihin yetersizliği olan öğrencilerin yalnızca akademik becerilerine katkılarının olmadığı, olumlu davranışlar kazanmalarına da katkılar sağladığı görülmüştür. Uygulamadan sonra yapılan izlemede öğrencilerin öğretmenlerinin yönelttiği soruları yanıtlayabildikleri, uygulamada öğretimi yapılan konuların kalıcı olduğu gözlenmiştir. Öğretmenler, araştırmanın kendileri için çok faydalı olduğunu belirterek, sınıfa yerleştirilen teknolojik araçların hangi etkinlikte, nasıl kullanılacağını öğrendiklerini ifade etmişlerdir. Aileler, çocuklarının araştırma kapsamında öğrendikleri bilgileri günlük yaşama aktardıklarını ve çocuklarının bu performanslarının kendilerini hem şaşırttığını hem de mutlu ettiğini ifade etmişlerdir. Sonuç olarak bu araştırmada, teknoloji destekli öğretim etkinliklerinin öğrencilerin akademik başarılarına önemli katkılar sağladığı görülmektedir. Bunun yanısıra yapılan görüşmelerde, öğretmenler ve aileler tarafından teknoloji destekli öğretim etkinliklerinin öğrencilerin sosyal becerilerine ve bağımsız yaşam becerilerine katkılarının da olduğu belirtilmektedir. Anahtar Kelimeler: Zihin yetersizliği, öğretim teknolojisi, yardımcı teknoloji, öğrenmede evrensel tasarım, zihin yetersizliği olan öğrencilere fen eğitimi

Engelli kişilerEtkinlikEğitim etkinliği+7
Canan Sola Özgüç
Anadolu University · Institute of Educational Sciences
2015
00
DoctorateOpen AccessTR

Zihin engellilere özbakım ve ev içi becerilerinin öğretiminde ailelere yönelik beceri öğretimi yazılımının geliştirilmesi ve değerlendirilmesi

Zihin engelliler bireyler, akranlarına göre akademik, sosyal, dil ve öz bakım becerileri yönünden açık bir şekilde gerilik göstermektedir ve özel eğitime ihtiyaç duymaktadır. Bu bireylerin yaşam kaliteleri, uygun sosyal yardım ve eğitim ile yükseltilebilmektedir. Zihin engelli bireyler zamanlarının çoğunu aileleriyle birlikte geçirdikleri için yaşamlarında ve eğitimlerinde en büyük etkiye sahip kişiler anne ve babadır. Ancak zihin engelli çocuğa sahip birçok aile evde çocuklarına nasıl eğitim verecekleri konusunda yeterli bilgiye sahip değildir. Bu nedenle ailelere bu konuda destek olmak ve onları eğitmek oldukça önemlidir. Yapılan araştırmalar, beceri öğretimi konusunda eğitilen ailelerin, çocuklarına etkili şekilde beceri öğretimi yapabildiklerini göstermektedir. Bu eğitimler ve destek için aileleri belli mekanlarda ve belli zamanlarda toplamak zor, maliyetli ve zaman alıcı olabilmektedir. Bilgisayar, İnternet ve mobil teknolojiler bu noktada ailelere çevrimiçi bir ortamda zaman ve mekandan bağımsız destek verebilmeyi mümkün kılmaktadır. Zihin engelli bireylerin eğitiminde en yaygın kullanılan ve kabul görmüş yöntemler, genel olarak davranışçı yaklaşım ve uygulamalı davranış analizi yöntemleridir. Zihin engelli bireylere beceri öğretiminde çevresel koşulların sistemli bir şekilde düzenlenmesini gerektiren uygulamalı davranış analizi yönteminin etkili şekilde kullanılabildiğini gösteren çeşitli çalışmalar bulunmaktadır. Uygulamalı davranış analizi yönteminin aileler tarafından bilinmesi ve etkili şekilde kullanılması büyük önem taşımaktadır. Bu çalışmada, ailelerin yapacakları beceri öğretimi etkinliklerinde uygulamalı davranış analizi yöntemi temel alınacaktır. Bu araştırmanın amacı; yetişkin (16-22 yaş) zihin engelli bireylere günlük yaşam becerilerinin öğretiminde aile bireylerinin ve zihin engelli bireylerin kullanımına yönelik mobil beceri öğretimi yazılımı geliştirmek ve bu yazılımın etkililiğini incelemektedir. Araştırma; yazılımın geliştirilmesi ve yazılımın etkililiğinin incelenmesi olmak üzere iki temel aşamadan oluşmaktadır. Yazılım geliştirme aşamasında tasarım tabanlı araştırma yöntemi kullanılmıştır. Tasarım tabanlı araştırma, öğrenme ortamlarının tasarlanması ve teorilerin üretilmesinde, geliştirme ve araştırma sürecinde sürekli olarak devam eden tasarım, karar verme, analiz ve tasarımın gözden geçirilmesi döngüsüne sahiptir. Yazılımın etkililiğinin incelenmesi aşamasında dört ebeveynin yazılımı kullanarak beceri öğretimi çalışmaları yapmaları sağlanmış ve bu beceri öğretimi çalışmalarından elde edilen veriler değerlendirilmiştir. Bu çalışmada nitel ve nicel veriler; yarı yapılandırılmış görüşmeler, video kayıtları, yazılıma aileler tarafından girilen bilgiler ve yazılımın kullanım kayıtları gibi değişik kaynaklardan toplanmıştır. Yazılımın etkililiğinin incelenmesi aşamasında yapılan çalışmadan elde edilen sonuçlara göre yazılımı kullanan katılımcıların gerçekleştirdikleri öğretim çalışmaları sonuncunda zihin engelli bireyler yeni bir bağımsız yaşam becerisi öğrenebilmişlerdir. Bu durum, yazılım kullanılarak yapılan öğretim çalışmalarının etkili olduğunu göstermektedir.

Beceri kazandırmaEv içi becerisiTeknoloji destekli öğretim+4
Serkan Çankaya
Anadolu University · Institute of Educational Sciences
2013
00
Master'sOpen AccessTR

Mesleki eğitim öğrencilerinin teknoloji destekli ortamda uzamsal yeteneklerinin gelşiminin incelenmesi

Bu çalışmada bir mesleki eğitim merkezine devam eden öğrencilerin uzamsal yeteneğinin "Açınımlar, Döndürme ve Görünüşler" alt bileşenleri kapsamında gelişimleri teknoloji destekli bir öğretim ortamında incelenmiştir. Çalışma iki bölümden oluşmuştur. Birinci bölümde bir mesleki eğitim merkezine devam eden 30 öğrencinin uzamsal görselleştirme yetenekleri belirtilen bileşenler kapsamında değerlendirilmiştir. Bu değerlendirme ile öğrencilerin ne tür zorluklar yaşadıkları belirlenmeye çalışılmıştır. Bu aşamada Purdue Uzamsal Görselleştirme Testi ve yazılı değerlendirme soruları kullanılmıştır. Ardından klinik görüşmeler gerçekleştirilmiştir. İkinci bölümde ise bu 30 katılımcı arasından öğretim deneyi kapsamında oluşturulan sınıf için sekiz katılımcı belirlenmiştir. Çalışma kapsamında Cabri 3D geometri yazılımı temelli yürütülen eğitimlerde katılımcıların bireysel olarak takip edilmesinin mümkün olması açısından sekiz kişilik sınıfın dördüne odaklanılmıştır. Çalışmanın son kısmında bu sekiz öğrenciye ön değerlendirmede sorulan sorular küçük değişiklikler yapılarak tekrar sorulmuş ve kendileri ile klinik görüşmeler gerçekleştirilmiştir. Ardından bu sekiz öğrenciye Purdue Uzamsal Görselleştirme Testi son test olarak tekrar uygulanmıştır. Çalışma bulguları, katılımcıların uzamsal görselleştirmede çeşitli zorluklar yaşadıklarını göstermiştir. Özellikle, bulgular öğrencilerin verilen 3B cisimlerin 2B açınımlarını ve belirtilen bir yönden görünüşlerini çizmede çeşitli hatalar yaptıklarını göstermiştir. Ayrıca bulgular öğrencilerin verilen bir cismin belirli bir yönde ve açıda döndürülmesi sonucunda elde edilen yeni görüntüyü zihinlerinde canlandırmakta zorlandıklarını göstermiştir. Bulgular teknoloji ortamında verilen eğitimin öğrencilerin bu zorlukları büyük oranda gidermede yardımcı olduğuna işaret etmektedir. Özellikle, Cabri 3D programının dinamik özellikleri -3B cisimlerin gerek 2B açınımlarını gerekse farklı yönlerden görünümlerini almaya imkân vermesi- öğrencilerin yaptıkları hataları görmelerine ve bunları düzeltmelerine yardımcı olmuştur. Anahtar Sözcükler: uzamsal beceri, uzamsal görselleştirme becerisi, Cabri 3D geometri yazılımı, matematik eğitimi, mesleki eğitim

GeometriMatematik eğitimiMatematik öğretimi+6
Zeynep Parmak
Anadolu University · Eğitim Bilimleri Enstitüsü
2016
00

Related subjects